TİHV’den Dikkat Çeken Rapor: Özgürlükler Sistematik Saldırı Altında

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Akademi, “Kuşatma Altındaki Yurttaşlık Alanı” başlıklı 73 sayfalık bir rapor yayınladı. Raporda, temel özgürlükleri hedef alan baskıların 2015-2019 yılları arasındaki beş yıllık dönemde nasıl bir seyir izlediği mercek altına alındı.

Raporun TİHV Dokümantasyon Merkezi’nin verileriyle hazırlandığına işaret edilen TİHV yazılı açıklamasında, “Rapor, demokratik yurttaşlık alanının siyasi iktidar tarafından nasıl ve hangi mekanizmalarla kuşatılıp daraltıldığını somut veriler ışığında görünür kılmayı amaçlıyor” denildi.

“Kuvvetler ayrılığı ortadan kaldırıldı”

Raporda, Türkiye’nin 2010 Anayasa referandumundan itibaren tedricen anayasızlaştırıldığı, 2017 Anayasa değişikliği ile kuvvetler ayrılığı ve parlamenter rejimin fiilen ortadan kaldırıldığı ifade edildi.

Söz konusu dönemde hukuk devleti, yargı bağımsızlığı ve yargısal denetimin yok denecek düzeye geriletildiği kaydedilen raporda, siyasal çoğulculuk ve seçim güvenliğinin de ağır biçimde zedelendiği uyarısı yapıldı.

Rapora göre anayasasızlaştırma ve her sorunun “beka meselesi” olarak sunulduğu güvenlikleştirme bir döngü halinde birbirini beslerken, polis şiddeti ve yargısal tacizlerle yurttaşlık alanı hızla daraltıldı.

TİHV raporunda, ifade, medya, toplantı, gösteri ve örgütlenme özgürlüklerine ilişkin saldırılar verilerle ayrıntılı bir şekilde ortaya kondu:

İfade özgürlügü ihlalleri (2015-2019)

  • 6.479 kişi gözaltına alındı,
  • 2.801 kişi tutuklandı,
  • 1.372 dava açıldı,
  • 727 kişiye 27.448 ay hapis cezası verildi,
  • 184 yayın kuruluşu kapatıldı,
  • 137 kişi yaralandı,
  • 5 gazeteci öldürüldü.

Toplantı ve gösteri özgürlügü ihlalleri (2015-2019)

  • 20.071 kişi gözaltına alındı,
  • 662 kişi tutuklandı,
  • 4.907 kişiye ceza davası açıldı,
  • 999 kişiye toplam 13.370 ay hapis cezası verildi,
  • 4.450 kişi kolluk güçlerinin fiziksel şiddetine maruz kaldı,
  • 1.022 kişi bombalı sivil şiddet saldırılarında yaralandı,
  • 19 kişi kolluk güçlerinin müdahalesi sonucu öldü,
  • 141 kişi bombalı sivil şiddet saldırıları sonucu öldü.

Toplantı ve örgütlenme özgürlüğü ihlalleri (2015-2019)

  • 15.070 kişi gözaltına alındı,
  • 2.709 kişi tutuklandı,
  • 551 kişiye toplam 32.523 ay hapis cezası verildi,
  • 1.788 örgüt kapatıldı,
  • 127 belediye başkanının yerine kayyım atandı,
  • 120 belediye başkanı tutuklandı,
  • 11 milletvekilinin vekilliği düşürüldü,
  • 17 milletvekili tutuklandı,

351’i kolluk güçlerinin fiziksel şiddet kullanımına, 255’i sivil grupların şiddet saldırılarına, 11’i ise kendisini “polis” veya “devlet görevlisi” olarak tanıtan kişilerce kaçırılıp zorla alıkondukları süre boyunca maruz kaldıkları işkence ve kötü muameleye bağlı olarak toplam 617 kişi yaralandı.

Paylaşın

İYİ Parti Ve CHP Arasında ‘Cumhurbaşkanı Adaylığı’ Tartışması

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun olası adaylığına ilişkin değerlendirme yapan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın’ın açıklaması Millet İttifakı’nı oluşturan CHP ve İYİ Parti arasında tartışma konusu oldu.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın, “Kazanma riski görünen, anket ilmiyle belirlenen bir adayı, İYİ Parti olarak kabul etmiyoruz. Millet İttifakı’nın varlığı seçimi ilk turda kazanabilecek genişlikte, o bakımdan en uygun adayın istişarelerle belirlenerek ortaya konulması Türkiye’ye yapılabilecek en iyi iyilik. Kazanamama ihtimali olan birinin uygun olmayacağını söyleyeceğiz, sonuç odaklı düşüneceğiz.” demişti.

Partinin bir diğer genel başkan yardımcısı Cihan Paçacı ise Aydın’ın sözlerini değerlendirdi ve bu açıklamaların Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çıktıkları anlamına gelmediğini savundu.

Habertürk’e konuşan Paçacı, “Kemal Bey cumhurbaşkanı olması halinde doğru bir isimdir. Ancak tespiti sırasında birinci turda seçilmeyi sağlayacak bunu riske sokmayacak adayın tercihi doğru olur” dedi.

İttifak ortağı CHP’den ise parti sözcüsü Faik Öztrak, İYİ Partili Aydın’ın cumhurbaşkanı adayı açıklamasına ilişkin, ”Genel başkanımızın Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı hakkındaki görüşleri artık kamuoyuna mal olmuştur. Bunların üzerine yorum yapmak gereksizdir. Genel başkanımızın açıklamaları nettir” dedi.

Paylaşın

Türkiye, Dünyada En Fazla Mülteciye Ev Sahipliği Yapan Ülke

Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM), 2020 Dünya Göç Raporu’na göre, Türkiye, dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke. Uluslararası Göç Örgütü’ne göre Türkiye’de çoğu Suriyeli 3,6 milyon mülteci yaşıyor. Türkiye’nin en fazla göç verdiği ülkeler ise sırayla Almanya, Fransa, Hollanda, Avusturya ve ABD.

Rapora göre; geçtiğimiz yıl 26 milyon insan şiddet ve çatışma nedeniyle uluslararası göç, 55 milyon insan ise yaşadığı ülkenin içinde pandemi, afetler, çatışmalar ve şiddet nedeniyle yer değiştirdi/göç etmek zorunda kaldı. Yine Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı ( OECD) iki ay önce yayımladığı “Uluslararası Göç Görünüm Raporu”nda OECD ülkelerindeki yeni göçmen sayısı 2020 yılında 3,7 milyon kişiye gerilediğini belirtmişti.

Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM), 2020 Dünya Göç Raporu’nu yayınladı. Raporda öne çıkan bölümler şöyle,

  • 2020 yılında uluslararası göçmenlerin sayısı seyahat kısıtlamaları nedeniyle 2 milyon indi.
  • Doğduğu ülke dışında yaşayan kişi sayısı 281 milyona ulaştı. Bu sayı 2019’da 272 milyon, 1990’da ise 128 milyondu.
  • Doğu Afrika ülkeleri Somali, Etiyopya ve Güney Sudan, “yerinden edilen insan sayısını”  en fazla olduğu ülkeler oldu.  Etiyopya’da 1,7 milyon kişi evini terk etmek zorunda kaldı.
  • Güney Sudan geçtiğimiz yıl ülkeden kaçmak zorunda kalan 2 milyon kişiyle, Afrika’da en fazla mülteci veren ülke oldu.
  • 2020’de en fazla göç alan kıtalar, tüm göçmenlerin yüzde 61’ini barındıran Avrupa (87 milyon) ve Asya (86 milyon) oldu.
  • Türkiye ise; dünyada en fazla göç alan 20 ülke arasında 12’inci sırada. Uluslararası Göç Örgütü’ne göre Türkiye’de 6 milyon 5 bin göçmen var ve bu sayı nüfusun yüzde 7.2’sini oluşturuyor.
  • Dünyanın en büyük ikinci göç koridoru ise Suriye’den savaş ve çatışma nedeniyle yerlerinden edilip Türkiye’ye gelen insanların oluşturduğu rota. IOM, bu koridorun 2020’de yaklaşık 4 milyon Suriyeli tarafından kullanıldığını belirtiyor.
  • Suriye dünyada en fazla göç veren ülkeler arasında 5’inci sırada.
  • Türkiye, dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke. Uluslararası Göç Örgütü’ne göre Türkiye’de çoğu Suriyeli 3,6 milyon mülteci yaşıyor.
  • Türkiye’nin en fazla göç verdiği ülkeler ise sırayla Almanya, Fransa, Hollanda, Avusturya ve ABD.
  • Avrupa’da 2020’de en fazla yabancı göçmene ev sahipliği yapan ülke 16 milyon kişi ile Almanya oldu. Almanya’ya en fazla göç veren ülkelerden biri ise; Türkiye.

OECD: Sayı geriledi

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı ( OECD) iki ay önce yayımladığı “Uluslararası Göç Görünüm Raporu”nda OECD ülkelerindeki yeni göçmen sayısı 2020 yılında 3,7 milyon kişiye gerilediğini belirtmişti.

OECD’nin raporuna göre; 2020’de en fazla göç alan ülke 576 bin göçmenle ABD oldu.

Tüm göç kategorilerinde düşüş yaşandı en büyük düşüş “aile göçü” kategorisinde yaşandı. Aile göçü geçtiğimiz yıl yüzde 35 geriledi.

Raporun Türkiye başlığında da yaklaşık 3,5 milyon Suriyeliye “geçici koruma” sağladığı belirtildi. Bu 2014’ten bu yana tüm Avrupa Birliği ülkelerinde ağırlanan toplam mülteci sayısının iki katından fazla.

Türkiye’ye 2020’de ilk “sığınma başvurusunda” bulunanların sayısı ise yüzde 44,5 azaldı. Başvurularda büyük çoğunluğu Afganlar oluşturdu. Raporda sığınmacı/göçmen/ mültecilerin toplamda ülkelere 2,5 trilyon dolarlık katkı sağladığı tespit edildi. Devletlerin yaptığı harcamaların toplamı ise 2 trilyon dolar oldu.

(Kaynak: bianet)

Paylaşın

AK Parti İle CHP’li Milletvekilleri Arasında Yumruklu Kavga

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın bütçesi görüşülürken Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri arasında yumruklu kavga yaşandı.

CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın kürsüdeki konuşmasında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya dönerek Sezgin Baran Korkmaz’ın uçağına neden bindiğini sordu. Aydın “Sezgin Baran Korkmaz’ın uçağına neden bindiniz? Fotoğrafınız çıktı başka uçak yoktu dediniz. Cumhurbaşkanı’na söyleseydiniz” dedi.

Buna karşılık Bakan Soylu, Aydın’a, “Yalan söylüyorsun, sahrekarsın” diye bağırdı. Aydın Soylu’ya “Aynen iade ediyorum” diyerek karşılık verdi. Araya giren CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba da Süleyman Soylu tepki gösterdi.

Sözlü atışmanın ardından ayağa kalkan milletvekilleri arasında önce sözlü, sonra yumruklu kavga çıktı. Bunun üzerine oturuma ara verildi.

Oturumun yeniden açılmasının ardından TBMM Başkan Vekili Bilgiç, Meclis’in mehabetine yakışmayan hareketler yaşandığını belirterek, milletvekillerini, görüşmelerin Meclis’in saygınlığına ve İçtüzük hükümlerine göre yürütülmesine yardımcı olmaya çağırdı.

“Beni İçtüzük hükümlerini, disiplin hükümlerini uygulamakla baş başa bırakmamanızı rica ediyorum” diyen Bilgiç, kürsüye gelen milletvekillerinin kaba ve yaralayıcı ifadeler kullanmamasını istedi. Bilgiç, bu yönde tutum sergileyenlerin sözünü keseceğini vurguladı.

Paylaşın

DSÖ: Omicron’un Baskın Tür Olması Bekleniyor

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) acil durum direktörü Mike Ryan, öncül verilerin Omicron varyantının önceki varyantlara göre daha bulaşıcı olduğuna dikkat çekerek, Omicron’un Delta varyantının yerini alarak baskın tür olmasının beklenebileceğini söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) acil durum direktörü Mike Ryan, varyantla ilgili hala öğrenilecek çok şey olduğunu, ancak Güney Afrika’dan elde edilen öncül verilerin, Omicron varyantının Delta veya diğer varyantlara göre hastalığın daha ağır geçirilmesine neden olmadığını ortaya koyduğunu söyledi.

“Öncül veriler bu varyantın daha ağır olduğuna işaret etmiyor. Tam tersine, yön daha az ağır olduğu tarafa doğru” şeklinde konuşan Ryan, daha fazla araştırma gerektiğinin altını çizerek, “Ancak hala erken, işaretleri nasıl yorumladığımız konusunda dikkatli olmalıyız” dedi.

DSÖ: Korumayı etkisiz kıldığına dair işaret yok

Ryan ayrıca Omicron’un mevcut aşıların sağladığı korumayı etkisiz kıldığına dair bir işaret olmadığını söyledi. “Ağır hastalık ve hastaneye yatış bağlamında, bütün varyantlara karşı tesirli olduğu kanıtlanan yüksek etkili aşılarımız mevcut” ifadelerini kullanan epidemiyolojist Ryan, “Omicron’da da böyle olmaması için bir neden yok” dedi.

Ryan Güney Afrika’dan elde edilen öncül verilerin “aşıların koruma sağlamaya devam ettiğini” gösterdiğini kaydetti. Mevcut aşıların Omicron’a karşı daha az etkili olabileceğini kabul eden yetkili, aşı korumasının tamamen iptal olma durumunun “muhtemel olmadığını” belirtti.

“Korumanın sona ermesi mümkün mü teyit etmeliyiz ancak bir miktar koruma olmasını bekliyorum” diyen yetkili, bütün Kovid 19 varyantlarına karşı “en iyi silah aşı olmak” şeklinde konuştu.

Baskın tür olması bekleniyor

DSÖ yetkilisi Ryan öncül verilerin yeni varyantın öncekilere göre daha bulaşıcı olduğuna işaret ettiğini söyledi. Ryan Omicron’un Delta varyantının yerini alarak baskın tür olmasının beklenebileceğini kaydederek Omicron’un aşılanmış veya Kovid 19’u atlatmış kişilere de bulaşma konusunda diğer varyantlara göre daha etkili olduğunu söyledi.

Yetkili aşıların hastalığın ağır geçirilmesini engellediğini ancak virüsün bulaşmasını tamamen engellemediğini belirterek hafif şiddette hastalığın atlatılmasının daha az endişe verici olduğunu kaydetti.

Güney Afrika’da yapılan, henüz başka uzmanlar tarafından değerlendirilmemiş olan yeni ve küçük çaplı bir çalışma da, Pfizer/BioNTech aşısının Omicron’a karşı diğer varyantlardan 40 kat daha az etkili olabileceğini ortaya koydu.

Afrika Sağlık Araştırmaları Enstitüsü’nden araştırmayı yürüten Prof. Dr. Alex Sigal, henüz Omicron’un aşıyla gelişen antikorlardan kaçma kapasitesi konusunda net bir veriye ulaşmadıklarını belirtti.

12 kişiden alınan kan örnekleri üzerinde yapılan çalışma sonucu Prof. Sigal, “Omicron konusunda beklediğinden daha iyi sonuçları alındığını” söyledi.

Buna göre iki doz Pfizer aşısı olmuş kişilerde antikorların etkinliği azalsa da, bir kez Kovid 19 hastalığına yakalandıktan sonra iki doz aşı olmuş kişilerde, Omicron’a karşı ciddi bir koruma sağlayan antikorların oluştuğu görüldü. Bu da, 3. doz takviye aşıların Omicron’a karşı koruyuculuğu önemli ölçüde artıracağını ortaya koyuyor.

Pfizer aşısının Omicron varyantına karşı ne kadar etkili olduğu konusunda daha detaylı ve kesin bilgiler, önümüzdeki günlerde açıklanacak. Henüz Moderna, Johnson&Johnson ve diğer aşılarla ilgili açıklanabilecek seviyede bir veri yok.

Kovid 19 vaka sayısında ciddi bir artış var

Omicron, bugüne kadar ortaya çıkan en fazla mutasyon geçirmiş koronavirüs varyantı. İlk olarak Güney Afrika’da ortaya çıkan varyant sebebiyle ülkede bugün birkaç kez Kovid 19’a yakalanmış kişilerin sayısında ciddi bir artış var.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın sözcüsü de, Delta varyantına göre Omicron’un daha bulaşıcı olduğuna dair veriler olduğunu açıklamıştı. Ancak Omicron’un daha ağır hastalığa sebep olduğuna dair herhangi bir netleşmiş veri yok.

ABD’nin bulaşıcı hastalıklar konusunda en üst düzey danışmanı Dr. Anthony Fauci, araştırmaların ilk sonuçlarına göre Omicron’un daha bulaşıcı ama daha hafif belirtiler gösteren bir varyant olduğunu ifade etti.

Johns Hopkins Üniversitesi verilerine göre pandeminin başından bu yana, yani yaklaşık iki yıldır dünya çapında 267 milyon vaka görüldü; 5 milyondan fazla kişi Kovid 19 sebebiyle hayatını kaybetti.

(Kaynak: BBC Türkçe, DW Türkçe)

Paylaşın

Meteoroloji’den Kuvvetli Sağanak Ve Yoğun Kar Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), aralarında Mersin, Adana, Osmaniye, Kahramanmara, Hatay, Tunceli, Bingöl, Muş, Siirt, Şırnak, Hakkâri, Diyarbakır ve Batman’ında bulunduğu 26 il için kuvvetli sağanak ve yoğun kar uyarısında bulundu. MGM, sağanak ve kar yağışın etkili olacağı yerlerdeki vatandaşlara olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalı çağrısı da yaptı.

Haber Merkezi / MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinin çok bulutlu ve yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, genellikle yağmur ve sağanak, Ege ve Akdeniz kıyılarında gök gürültülü sağanak, Akdeniz’in Toroslar Mevkisi, Batı ve Doğu Karadeniz’in iç ve yüksek kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunda karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde görüleceği tahmin ediliyor.

Yağışların; Mersin, Adana, Osmaniye ve Kahramanmaraş çevreleri ile Hatay’ın kıyı kesimlerinde kuvvetli ve çok kuvvetli (30-60 kg/m²) sağanak ve gök gürültülü sağanak, Akdeniz’in Toroslar Mevkii, Tunceli, Bingöl, Muş, Siirt, Şırnak ve Hakkâri çevreleri ile Diyarbakır ve Batman’ın merkez ve kuzey, Elazığ’ın doğu ilçelerinde kuvvetli karla karışık yağmur (20-50 kg/m²), yüksek kesimlerinde ise yoğun kar yağışı şeklinde olması bekleniyor. Bu gece saatlerinde iç ve batı kesimlerde pus, yer yer sis bekleniyor.

Hava sıcaklığının Marmara ve Ege’de mevsim normalleri civarında, diğer yerlerde mevsim normallerinin 2-4 derece üzerinde seyretmesi beklenirken, rüzgarın ise genellikle güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Orta ve Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’da güneyli yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına (30-90 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.

Kuvvetli yağış uyarısı

Yağışların Mersin, Adana, Osmaniye ve Kahramanmaraş çevreleri ile Hatay’ın kıyı kesimlerinde kuvvetli ve çok kuvvetli (30-60 kg/m²) sağanak ve gök gürültülü sağanak, Akdeniz’in Toroslar Mevkisi, Tunceli, Bingöl, Muş, Siirt, Şırnak ve Hakkâri çevreleri ile Diyarbakır ve Batman’ın merkez ve kuzey, Elazığ’ın doğu ilçelerinde kuvvetli karla karışık yağmur (20-50 kg/m²), yüksek kesimlerinde ise yoğun kar yağışı şeklinde olması beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

Kuvvetli rüzgar uyarısı

Rüzgarın Orta ve Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’da güneyli yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına (30-90 km/sa) şeklinde esmesi beklendiğinden ağaç ve direk devrilmesi, çatı uçması, soba ve baca gazı zehirlenmesi ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

Bölgelerimizde hava durumu ise şöyle;

Marmara ve Ege Bölgesi

Marmara Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bu gece saatlerinde bölgenin güneyinde pus, yer yer sis beklenirken, Ege Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bu gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.

Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi

Akdeniz Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Mersin, Adana, Osmaniye ve Kahramanmaraş çevreleri ile Hatay’ın kıyı kesimlerinde kuvvetli ve çok kuvvetli (30-60 kg/m²) sağanak ve gök gürültülü sağanak, Akdeniz’in Toroslar Mevkisi’nde ise yoğun kar yağışı şeklinde olması bekleniyor. Bu gece saatlerinde Batı Akdeniz’in iç kesimlerinde pus, yer yer sis beklenirken, İç Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Doğusunun yükseklerinde gece ve sabah saatlerinde beklenen yağışların karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde görülmesi bekleniyor. Bu gece saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.

Karadeniz Bölgesi

Batı Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, genellikle yağmur ve sağanak, bölgenin iç ve yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışı şeklinde görülmesi beklenirken, Orta ve Doğu Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, genellikle yağmur ve sağanak, bölgenin iç ve yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışı şeklinde görülmesi bekleniyor. Rüzgarın; bölgenin iç kesimlerinde güneyli yönlerden kuvvetli ve fırtına (60-90 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi’nin çok bulutlu, bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Malatya, Elazığ ve Iğdır çevrelerinde yağmur, yağış alan diğer yerlerde karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde görüleceği tahmin ediliyor. Yağışların; Tunceli, Bingöl, Muş, Siirt, Şırnak ve Hakkâri çevreleri ile Elazığ’ın doğu ilçelerinde kuvvetli karla karışık yağmur (20-50 kg/m²), yüksek kesimlerinde ise yoğun kar yağışı şeklinde görülmesi bekleniyor. Rüzgarın; güneyli yönlerden kuvvetli ve zaman zaman fırtına (30-70 km/sa) şeklinde esmesi beklenirken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin çok bulutlu, bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Genellikle yağmur ve sağanak şeklinde görülmesi beklenen yağışların; Siirt çevreleri ile Diyarbakır ve Batman’ın merkez ve kuzey ilçelerinde kuvvetli karla karışık yağmur (20-50 kg/m²), yüksek kesimlerinde ise yoğun kar yağışı şeklinde görülmesi bekleniyor.

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Bakan Koca’dan Uyarı

Kovid 19’da son 24 saatte 22 bin 687 yeni vaka tespit edilirken, 198 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Aşılı kişilerin hastalığı büyük oranda hafif geçirmesi de tesadüf değil. Geride kalan 10 ayın sonuçlarına güvenin” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 355 bin 317 test yapılırken, 22 bin 687 yeni vaka tespit edildi. 198 kişi hayatını kaybederken, 24 bin 366 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; Türkiye’nin her yerinde yoğun bakımda yatan Covid-19 hastaları var. Bunların önemli bir bölümünün hiç aşı yaptırmamış veya aşıları eksik kişiler olması tesadüf değil. Aşılı kişilerin hastalığı büyük oranda hafif geçirmesi de tesadüf değil. Geride kalan 10 ayın sonuçlarına güvenin.

18 yaş ve üzeri nüfusun aşılanması verilerinde 1’inci doz Türkiye ortalaması yüzde 90.90, 2’nci doz ortalaması yüzde 81.75 olarak ölçüldü. Ayrıca, 1’inci dozda 56 milyon 422 bin 378, 2’nci dozda 50 milyon 740 bin 424 ve 3’üncü dozda 12 milyon 448 bin 995 olmak üzere toplam 121 milyon 160 bin 790 aşı uygulandı.

En az 2 doz aşı olan kişi sayısının en yüksek olduğu iller; Ordu, Osmaniye, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Burdur olurken, 2 doz aşı yapılan kişi sayısının en az olduğu iller ise Şanlıurfa, Batman, Siirt, Diyarbakır, Muş, Bingöl, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Bayburt oldu.

Paylaşın

Demirtaş: Halk Devleti Nasıl Denetleyecek?

Kasım 2016’dan bu yana Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyete kapılarını açmamasını eleştiren bir yazı kaleme aldı.

Selahattin Demirtaş, yazısında “Devlet ve kurumları kimsenin babasının malı değildir, hükümetlerin hiç değildir. Devletin bir toplu iğnesi bile halka aittir. Devleti yönetenler, o toplu iğneyi nasıl kullandığının hesabını halka vermek zorundadır. Bu hesap verme işi hükümetlerin keyfine bağlı değildir, Anayasal ve ahlaki bir zorunluluktur.

Peki halk devleti nasıl denetleyecek? Elbette seçtiği temsilciler, milletvekilleri ve yargı aracılığıyla. Dolayısıyla TÜİK’e giden milletin vekilleri bilgi edinme hakkı kapsamında değil, TBMM’nin, Anayasa’nın ve milletin onlara verdiği denetleme hakkı, yetkisi, görevi kapsamında oradadırlar” ifadelerini kullandı.

Ana muhalefet partisinin bilgi almak için devlet kurumunu ziyaret etmek istemesinin iktidar kanadınca ‘TÜİK baskını’ olarak nitelendirildiğini belirten Demirtaş,  “TBMM içtüzüğü ve Anayasa, milletvekillerine iki temel görev vermiştir. Birincisi yasama yani kanun yapma, ikincisi ise denetleme yani iktidarın icraatlarını teftiş etmedir” diye yazdı.

Demirtaş, yasama görevi ve yetkisinin yaygınca bilindiğini, ancak denetleme görevi ve yetkisinin ya pek bilinmediğini ya da kutsal devlet zihniyeti nedeniyle hiç kullanılmadığını, kullandırılmadığını söyledi.

Demirtaş’ın Gazete Duvar’da yer alan yazısı şöyle: “Ana muhalefet partisi temsilcilerinin Türkiye İstatistik Kurumu’nu (TÜİK) ziyaret etmek istemeleri üzerine iktidarın verdiği tepki buydu, TÜİK baskını! Muhalefet partilerinin ne yapacakları, nasıl davranacakları kendi bilecekleri bir iş.

Bu ziyaretle ilgili dikkatimi çeken bir şey oldu. Kimileri, milletvekillerinin kamu kurumlarından bilgi edinme hakkı kapsamında ve TÜİK’i, kurumun kendi web sitesindeki açıklama çerçevesinde kamu kurumlarını ziyaret edebileceklerini savunurken kimileri bunu bir baskın olarak niteledi. İki anlayış da devlet kavramına bakış açısında ciddi bir yetersizlik, bir çarpıklık içeriyor.

İki yaklaşım da özünde otoriter kutsal devlet anlayışını onaylıyor, normalleştiriyor. Muhalefet bunu bilmeden, farkında olmadan, iktidar ise bile isteye yapıyor.

Temsili demokrasi

Ne demek istediğimi açıklamayacağım. Ama önce, temsili demokrasinin ne olduğuna değinmek gerekiyor. Antik Yunan şehir devletlerinde doğrudan demokrasi uygulanırdı. Yurttaş sayılanlar şehrin meydanında toplanır ve tüm kararlar halk meclisinde alınırdı. Bu, doğrudan demokrasiydi. Halk temsilcileri, milletvekilleri, başkaca seçilmişler yoktu. Yurttaş olarak kabul edilenler kendi kararlarını doğrudan kendileri alırlardı.

Sonra şehirler giderek kalabalıklaştı, yurttaş kabul edilenlerin sayısı arttı ve artık şehir meydanlarına sığmayacak, sağlıklı tartışıp karar alınamayacak bir kitleselliğe ulaştı.

Bunun üzerine çözüm olarak herkesin halk meclisinde toplanması yerine, halk adına birilerinin seçilmeleri ve seçilen temsilcilerin halk adına toplanıp karar alması uygun görüldü, böylece temsili demokrasi doğdu.

Zamanla temsili demokrasi halkın aleyhine işledi, temsilciler ele geçirdikleri halk iradesi sayesinde ayrıcalıklı bir sınıfa dönüştüler. Bu temsilciler, halk adına karar alıp devleti yönetmek yerine, kendilerini devletin sahibi olarak görmeye başladılar ve maalesef halk da zaman içinde bunu kabullendi, normalleştirdi.

Yani öyle oldu ki, başlangıçta doğrudan halka ait olan devleti yönetme iradesi, temsilciler (milletvekilleri) aracılığıyla halkın elinden alınıp gasp edildi. Böylece, devlet halkın üzerinde bir yerde konumlanırken devleti yöneten seçilmişler halkın üzerinde bir statü elde etmiş oldular.

Yani sevgili halk, ne devlet sizin üzerinizdedir ne milletvekilleri. Ne devlet kutsaldır ne de oylarınızla seçilenler. Hele hele TÜİK hiç kutsal değildir. Devlet de onu yönetenler de sadece ve sadece halkın hizmetkârıdırlar. Bunu unuttuğumuz anda devlet başımıza çöreklenir ve otoriter zulüm devletine dönüşür.

Denetleme yetkisi ve görevi

Bu değerlendirmeden sonra gelelim mevcut vakaya. TBMM içtüzüğü ve Anayasa, milletvekillerine iki temel görev vermiştir. Birincisi yasama yani kanun yapma, ikincisi ise denetleme yani iktidarın icraatlarını teftiş etmedir.

Yasama görevi ve yetkisi yaygınca biliniyor, açıklamaya gerek yok. Ama denetleme görevi ve yetkisi ya pek bilinmiyor ya da kutsal devlet zihniyeti nedeniyle hiç kullanılmıyor, kullandırılmıyor. Oysa iktidarın istisnasız tüm faaliyetleri yargı ve yasama denetimine tabidir.

En azından Anayasa böyle söylüyor. Yani millet, vekilleri aracılığıyla, devleti yönetenlerin her şeyini ama her şeyini denetleme hakkına hatta sorumluluğuna sahiptir.

Devlet ve kurumları kimsenin babasının malı değildir, hükümetlerin hiç değildir. Devletin bir toplu iğnesi bile halka aittir. Devleti yönetenler, o toplu iğneyi nasıl kullandığının hesabını halka vermek zorundadır.

Bu hesap verme işi hükümetlerin keyfine bağlı değildir, Anayasal ve ahlaki bir zorunluluktur. Peki halk devleti nasıl denetleyecek? Elbette seçtiği temsilciler, milletvekilleri ve yargı aracılığıyla.

Dolayısıyla TÜİK’e giden milletin vekilleri bilgi edinme hakkı kapsamında değil, TBMM’nin, Anayasa’nın ve milletin onlara verdiği denetleme hakkı, yetkisi, görevi kapsamında oradadırlar.

Sen halksın yaparsın

Bir iktidar milletvekili herhangi bir kamu kurumuna gittiğinde onu kapıda önünü ilikleyerek karşılayan bürokratlar, bir muhalefet milletvekili gittiğinde kapıyı açmıyorsa ortada ciddi bir zihniyet çarpıklığı ve otoriter devlet var demektir.

TBMM’de her milletvekili aynı hakka sahipken iktidar, devletin sahibi gibi davranıyor ve bu da normal karşılanıyorsa durum vahim demektir. Gerçek bir demokratik parlamenter sisteme geçilecekse milletvekillerinin devleti denetleme yetkisi özellikle düzenlenmelidir.

Özetle sevgili ve değerli halk; devlet senindir, senin öz malındır. Ne hükümetin ne bürokratlarındır. Eğer senin vekilin senin adına senin kurumlarını denetlemeye gittiğinde birileri buna baskın diyorsa bil ki sana ait olanı birileri gasp etmiş demektir. Ne yapacaksın o halde? Elbette onu geri alacaksın. Sen halksın, yaparsın. “

Paylaşın

Avrupa Konseyi’nden Dikkat Çeken ‘Alevi Davaları’ Kararı

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 30 Kasım-2 Aralık tarihleri arasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Türkiye aleyhine ihlal kararı verdiği davaların icra süreci değerlendirildiği toplantıda ele aldığı başlıklardan biri de Alevi davalarıydı. Komite, “Devlet yetkililerinin Alevi topluluğuna, Alevilerin dini uygulamalarına ve ibadet yerlerine yönelik tutumu, Devletin tarafsızlık ve eşit mesafelilik yükümlülüğüne ve dini toplulukların özerk olarak var olma hakkına aykırı” dedi.

Bakanlar Komitesi’nin cemevleri ve zorunlu din dersleriyle bağlantılı olarak, din veya inanç özgürlüğüne ilişkin ihlal tespitleri içeren AİHM davalarının uygulanmasına dair önemli kararlar verdiğini belirten İnanç Özgürlüğü Girişimi, bu davalar arasında, “Zengin Grubu Davaları/Türkiye, Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi Vakfı/Türkiye ve İzzettin Doğan ve Diğerleri/Türkiye” davalarının yer aldığını aktardı.

İnanç Özgürlüğü Girişimi’nden (İÖG) Dr. Mine Yıldırım, Bakanlar Komitesi’nin Alevi davalarına ilişkin kararının bu davalarda ortaya konan din veya inanç özgürlüğü meselelerinin çözümü için atılması gereken köklü adımlarla ilgili ilerleme sağlanmadığına ve bu sorunların çok uzun zamandır sürdüğüne işaret etmesinin önemli olduğunu söyledi:

“İÖG olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nezdinde din veya inanç özgürlüğü hakkındaki kararların uygulanmasını yakından izliyoruz. Bu süreçte gerek zorunlu Din Kültürü Ahlak Bilgisi dersleri gerekse cemevlerinin ibadet yeri statüsü ve kamusal din hizmetlerinin eşitlik ilkesi gözetilerek sunulmaması konusunda ulusal düzeyde maalesef adım atılmadığını gözlemliyoruz.

“Oysa, AİHM’in bulguları Türkiye’de herkesin inanç özgürlüğünün korunması için atılması gereken önemli bulgular içeriyor. 2022 yılı Türkiye için kapsamlı bir danışma süreci ile bu sorunları çözmeye odaklanma olanağı sunuyor. Gerek sivil toplum gerekse din veya inanç toplulukları bu konuda katkı sunmaya hazır.”

“Alınan tedbirler ayrımcılığı çözmek için yetersiz”

Komitenin aldığı kararlarda Türkiye Hükümeti’nin şimdiye kadar aldığı tedbirlerin, AİHM tarafından tespit edilen ihlallerin çözümü ve Alevilere yönelik ayrımcılığın önüne geçilmesi açısından yetersiz olduğunun altını çizdi.

Bakanlar Komitesi’nin söz konusu davalarla ilgili kararları şu şekilde:

Bireysel tedbirlerle ilgili olarak Komite

  • yetkilileri, Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi Vakfı davasında başvuran vakfın Eylül 2017’den bu yana aydınlatma masraflarından muaf tutulup tutulmadığı konusunda bilgi vermeye ve başvuran vakfın bu masrafları düzenli olarak geri almasına olanak tanıyan pratik çözümleri değerlendirmeye yeniden davet etti;
  • bu tedbirin ve bu davalardaki diğer bireysel tedbirlerin genel tedbirlerle bağlantılı olduğunu kaydetti.
    Mart 2023’te yeniden ele alınacak

Genel tedbirlerle ilgili olaraksa Komite,

  • Önceki kararlarına atıfta bulunarak, yerel mahkemelerin cemevlerinin aydınlatma masraflarının geri ödenmesine karar verme uygulamasının, Alevi topluluğunun Devletin dinî sübvansiyonlarından ve vergi muafiyetleri dahil diğer avantajlardan genel olarak dışlanması da dahil olmak üzere, Mahkeme tarafından tespit edilen ayrımcılığı çözmek için yetersiz olduğunu belirtti;
  • Bu nedenle yetkilileri, Alevi inancına eşit davranılmasını sağlamak için daha kapsamlı önlemler almaya ve cemevlerini aydınlatma masraflarından muaf tutmak için bazı pratik çözümleri değerlendirmeye çağırdı;
  • İlk ve orta dereceli okullarda verilen zorunlu “din kültürü ve ahlak bilgisi” derslerine yönelik 2018 müfredatının Mahkeme tarafından dile getirilen tüm endişeleri gidermediğini bir kez daha kaydetti;
  • Bu nedenle yetkilileri, Türk eğitim sisteminin, Devletin çeşitli dinlere, mezheplere ve inançlara karşı tarafsızlık ve eşit mesafelilik yükümlülüğünü yerine getirmeye, çoğulculuk ve nesnellik ilkelerine saygı duymaya ve Sünni İslam’dan farklı bir dinî veya felsefi inancı olan ebeveynlerin çocuklarına, öğrencilerin ebeveynlerinin dinî veya felsefi inançlarını açıklamak zorunda kalmadan zorunlu din eğitiminden muaf olması için için uygun seçenekler sunmayı ısrarla tavsiye etti;
  • Alevi çalıştaylarında bu kararlarda vurgulanan sorunların nasıl çözüleceğine dair ulusal bir tartışma başlatıldığını hatırlatarak, yetkililere, 2010 yılında bu çalıştayların nihai raporunda uzlaşmaya varılan tavsiyelerin uygulanmasının ilerletilmesi için çağrıda bulundu;
  • Bununla ilgili, yetkilileri daha fazla gecikmeden belirli yasal ve idari önlemleri gösteren somut bir takvim içeren kapsamlı bir eylem planı hazırlamaya; bu bağlamda, 10 Aralık 2010 ve 29 Haziran 2016’da kabul edilen Irkçılığa ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu’nun (ECRI) raporları da dahil olmak üzere ilgili Avrupa Konseyi tavsiyelerinden ilham almaya teşvik etti;
  • Yetkilileri, Mahkeme’nin mevcut dava grubundaki bulgularını ele almak için yeni İnsan Hakları Eylem Planı’nın uygulanması çerçevesinde belirli çözüm odaklı tedbirler almaya şiddetle teşvik etti; bu bağlamda Avrupa Konseyi’nin destek sağlamaya hazır olduğunu ifade etti;
  • Bu davalarda incelenen uzun süredir devam eden sorunlar ve şimdiye kadar kaydedilen ilerleme eksikliği göz önüne alındığında, bu davaların Mart 2023’te AİHM kararlarının icrasına dair yapılacak BK toplantısında (CM-DH) yeniden ele alınmasına karar verdi;
  • Sekretarya’ya bu toplantıda incelenmek üzere genel tedbirlerin olumlu bir değerlendirmesine olanak tanıyan kapsamlı bilgilerin bulunmaması durumunda, bir geçici karar taslağı hazırlaması talimatını verdi.

Davaların arka planı

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 46/4 maddesi uyarınca AİHM kararları, sözleşmeye imza atan devletleri bağlıyor. Bakanlar Komitesi ise ulusal makamlar, başvuru sahipleri, STK’lar, insan hakları kurumları ve diğer ilgili taraflarca sağlanan bilgilere dayanarak bu kararların uygulanıp uygulanmadığını denetliyor. Bu denetim süreci kapsamında İnanç Özgürlüğü Girişimi de 12 Ekim 2021’de, din veya inanç özgürlüğüne ilişkin ihlal tespitleri içeren söz konusu AİHM kararlarının uygulanmasına dair bildirim sunmuştu.

Zengin Grubu Davaları olarak adlandırılan “Hasan ve Eylem Zengin/Türkiye” ve “Mansur Yalçın ve Diğerleri/Türkiye” kararlarında AİHM’nin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) derslerine ilişkin önemli bulguları yer alıyor.

Kararlarda;

  • DKAB ders içeriğinin nesnel ve objektif niteliklere sahip olmadığına,
  • Eğitim sisteminin ebeveynlerin çocuklarını kendi dinî veya felsefi görüşleri doğrultusunda yetiştirme haklarına saygı gösterme konusunda yapısal sorunlar içerdiğine,
  • Okullarda din eğitimi konusunda insan hakları standartlarıyla uyumlu bir reformun ivedilikle gerçekleştirilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.

Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi Vakfı/Türkiye davası ise, Yenibosna Cemevi’nin aydınlatma giderlerinin, ibadet yeri olarak tanınan diğer mekânlar açısından olduğu gibi, devlet tarafından karşılanması talebinin “Cemevleri ibadet yeri değildir” gerekçesiyle reddedilmesi ile ilgili. AİHM bu davayla ilgili verdiği kararında AİHS’nin ayrımcılık yasağını içeren 14. maddesinin, din veya inanç özgürlüğünü koruyan 9. madde ile bağlantılı olarak ihlal edildiğini tespit etmişti.

Benzer şekilde, “İzzettin Doğan ve Diğerleri/Türkiye” başvurusunun şikâyet konusu da İslam’ın Sünni geleneğine bağlı çoğunluğa sunulan dinî kamu hizmetinin Alevilere de sunulmasına ilişkin taleplerin reddedilmesiydi. Başvurucuların bu talepleri, Alevi dinine ilişkin hizmetlerin kamu hizmeti kapsamına alınması, Alevilerin ibadet yerlerinin ibadet yeri statüsü kazanması, Alevi din adamlarının memur olarak işe alınması ve Alevi inancını taşıyanların ibadetlerine bütçe ayrılması için özel bir hüküm çıkartılmasıydı.

AİHM Büyük Daire 2016 yılında Türkiye’nin din veya inanç özgürlüğü hakkını koruyan 9. madde ve 9. maddeyle bağlantılı olarak ayrımcılığı yasaklayan 14. maddeyi ihlal ettiğine karar vermişti.

Paylaşın

Meteoroloji’den Çok Sayıda İl İçin Sarı Ve Turuncu Kodlu Uyarı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), son hava durumu raporunda 35 kent için sarı ve turuncu kodlu uyarıda bulundu. MGM, uyarıda bulunduğu illerde yaşayan vatandaşlara olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalı çağrısı da yaptı.

Haber Merkezi / MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Akdeniz (Kahramanmaraş dışında), İç Anadolu (Sivas dışında) ile Batı Karadeniz’in (Sinop dışında) yağmur ve sağanak, Marmara’nın batısı, Kıyı Ege ile Akdeniz kıyılarının yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların; Kıyı Ege, Batı Akdeniz, Manisa, Balıkesir ve Çanakkale çevreleri ile Konya’nın güneybatı kesimlerinde kuvvetli, Muğla, Antalya çevreleri, İzmir ve Aydın’ın kıyı ilçeleri, Balıkesir’in batı kıyıları ile Isparta’nın güney, Burdur’un doğu kesimlerinde yer yer çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor. Rüzgarın; Güney Ege, Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusu, Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun batısında güney yönlerden kuvvetli ve fırtına (50-90 km/sa) şeklinde eseceği tahmin ediliyor.

Hava sıcaklığının Marmara ve Ege’de 2 ila 4 derece azalacağı diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin edilirken, rüzgarın ise genellikle güneyli, Güney Ege, Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusu, Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun batısında güney yönlerden kuvvetli ve fırtına (50-90 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.

Kuvvetli yağış uyarısı

Yağışların; Kıyı Ege, Batı Akdeniz, Manisa, Balıkesir ve Çanakkale çevreleri ile Konya’nın güneybatı kesimlerinde kuvvetli, Muğla, Antalya çevreleri, İzmir ve Aydın’ın kıyı ilçeleri, Balıkesir’in batı kıyıları ile Isparta’nın güney, Burdur’un doğu kesimlerinde yer yer çok kuvvetli ve şiddetli olması beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar, ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

Kuvvetli rüzgar uyarısı

Rüzgarın; Güney Ege, Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusu, Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun batısında güney yönlerden kuvvetli ve fırtına (50-90 km/sa) şeklinde esmesi beklendiğinden ağaç ve direk devrilmesi, çatı uçması, soba ve baca gazı zehirlenmesi ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

Bölgelerimizde hava durumu ise şöyle;

Marmara ve Ege Bölgesi

Marmara Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Çanakkale ve Balıkesir çevrelerinde yerel olmak üzere kuvvetli, Balıkesir’in batı kıyılarında yer yer çok kuvvetli ve şiddetli olması beklenirken, Ege Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların kıyı kesimleri ile Manisa çevrelerinde yerel olarak kuvvetli, Muğla çevreleri ile İzmir ve Aydın’ın kıyı kesimlerinde yer yer çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor. Rüzgarın; Güney Ege’de güney yönlerden kuvvetli ve fırtına (60-80 km/sa) şeklinde eseceği tahmin ediliyor.

Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi

Akdeniz Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, Kahramanmaraş çevreleri hariç bölge genelinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Batı Akdeniz ile Mersin ve Adana çevrelerinde yerel olmak üzere kuvvetli, Antalya çevreleri ile Isparta’nın güney, Burdur’un doğu kesimlerinde yer yer çok kuvvetli ve şiddetli olması bekleniyor. Rüzgarın; güney yönlerden kuvvetli ve fırtına (60-90 km/sa) şeklinde eseceği tahmin edilirken, İç Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, Sivas çevreleri hariç bölge genelinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların akşam saatlerinden sonra Konya’nın güneybatı kesimlerinde kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; güney ve doğu kesimlerinde güney yönlerden kuvvetli ve fırtına (50-80 km/sa) şeklinde eseceği tahmin ediliyor.

Karadeniz Bölgesi

Batı Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, Sinop çevreleri hariç bölge genelinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; iç kesimlerinde güney yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (50-70 km/sa) şeklinde esmesi beklenirken, Orta ve Doğu Karadeniz’in parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; bölgenin iç kesimlerinde güney yönlerden kuvvetli ve fırtına (60-90 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; bölgenin batısında güney yönlerden kuvvetli ve fırtına (50-70 km/sa) şeklinde esmesi beklenirken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı bulutlu, batısının yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

Paylaşın