Özel’den “İmralı” Açıklaması: CHP Çizgisini Yapısını Koruyacak

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan sürece ilişkin konuşan CHP lideri Özgür Özel, “Biz diyoruz ki; Meclis zemininde olacak, şeffaf olacak, toplumsal mutabakata dayalı bir süreçte CHP her zaman olduğu gibi Atatürk’ün izinde yurtta barış der, dünyada barış der” dedi ve ekledi:

“Misak-ı Milli sınırlarını gözeten, ay yıldızlı al bayrağı benimseyen, CHP’nin kurucu değerlerine saygılı birlikte yaşama iradesini sonuna kadar savunuyoruz. Kürtler de bizim, Türkler de bizim. Alevi de bizim, Sünni de bizim. Hepimiz kardeşiz, kardeşçe ve barış içerisinde yaşayacağız. Bundan sonraki süreçte de CHP çizgisini, yapısını koruyacaktır.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Göle Belediye Başkan Gökhan Budak’ı ziyaret etti. Ziyaret öncesi belediye binası önünde toplanan vatandaşlara hitap eden Özel, şöyle konuştu:

“Göle, henüz Kars’a bağlıyken 1950 yılı seçimlerinde yani çok partili dönem başlayınca belediyesini Cumhuriyet Halk Partisi kazanmıştı. Cumhuriyet Halk Partisi olarak; 1973 seçimlerinde Göle’yi kazandık, 1984 seçimlerinde Göle’yi kazandık ve son dört yıldır kazanamadığımız Göle’yi bu seçimlerde büyük bir mücadelenin sonunda kazandık.

Belediye Başkanımız Gökhan Başkan, 60 yaşında. Göle’de doğmuş. Eğitiminin ilk, orta, lise kısmını Göle’de tamamlamış. Ankara Üniversitesi’nde Halkla İlişkiler tahsil etmiş. Ardından çok sayıda kamu kurumunda farklı görevlerde bulunmuş, tecrübeli, devleti tanıyan, işleyişi bilen, Ankara’ya aşina ve buraya hizmet getirmek için atılması gereken adımları bilen biri. Tabii diğer belediye başkanlarımız gibi çok zor şartlarda görev yapıyor. Kendisinin mesul olmadığı borçlarla, faizleriyle muhatap.

Bütün imkansızlıklara rağmen Göle’nin 10 yıllık içme suyu krizini öz kaynaklarla çözmenin, üstelik kısa sürede, daha ilk yaz bu sorunu çözmüş olmanın büyük bir memnuniyetini yaşıyoruz. Gökhan Başkanımızla gurur duyuyoruz. Göle Cumhuriyet Meydanı’nın yenilenmesi, hastane ve otogara ulaşım sorunlarının çözülmesi, yüzde 80’i hayvancılıkla geçinen Göle’de hayvan pazarının düzenlenmesi, beklentilere uygun çağdaş bir pazar yerinin yapılması, yine sokak hayvanları ile ilgili barınak sorunun çözülmesi, Ulusal Kültür ve Kaşar Festivali’ni tam 42 yıl sonra Göle’de yeniden hayata geçirmesi 9 ay gibi kısa bir sürede yaptığı önemli işler.

Onu kutluyorum, belediye meclis grubumuzu, belediye meclisini kutluyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar. Bundan sonraki sürede de elbette 400 üzerinde belediyemizin her biri hizmet bekliyor. Ancak kardeş belediyecilik uygulamalarımızla, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katkılarıyla, yine sosyal demokrat belediyelerin; SODEM-Sen’in birlikteliğiyle Göle’mizin de ihtiyaçlarını zaman içinde hızla gidermek istiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı olarak Göle’nin yanındayız, Gökhan Başkanın da arkasındayız.

Tabii Göle’de bu hizmetler; hayvan barınakları, hayvan satış yerleri, mezbahalar, kesimhaneler, meydanlar, yollar, belediyenin yapacağı işler. Yapılır, yapılmaya gayret gösterilir. Ama bazı işler var ki onları genel yönetimin yapması lazım. Özellikle şu anda Türkiye’de en büyük sorun; Göle gibi ilçelerin göç verme sorunu, gençleri burada tutamama sorunu. Burada Göle’ye, Ardahan’a, pozitif ayrımcılıkların yapılması lazım. Buradaki esnafın ayrı desteklenmesi lazım. Buraya yatırım yapacak sanayiciye başka yerlere yaptığı teşviklerden çok öte teşvikler vermek lazım.

Her şey bir yana şu anda eksi 17 derecede konuşuyoruz. Şimdi hava sıcaklığının 15 derece olduğu yer de kış, burası da kış. Ama burada doğalgaz saati fıldır fıldır dönüyor. Buraya da aynı doğal gazı satmak, bizim Manisa’ya, İzmir’e de aynı fiyattan doğalgaz satmak doğru değil. Böyle kış şartlarının çetin olduğu yerlerde herkesin küçük evladı var, hastası var. Kış şartlarının çetin olduğu yerlerde doğalgaz fiyatlarında buralara yüzde 50’nin üzerinde indirimler yapmak lazımdır. Bunları projelendirmek lazım.

Ayrıca Cumhuriyet Halk Partisi özellikle son bir yıldır emeklilerin, asgari ücretlerin, tarımla geçinenlerin, hayvancılıkla uğraşanların, esnafların sorunlarını sürekli gündemde tutmaya çalışıyor. Bir tarafta Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Bahçeli. Ülkeyi her gün yeni tartışmaların içine sokmak isterken ‘Önce anayasa değiştirelim’ sonra teğmenler tartışması, sonra efendime söyleyeyim ‘İsrail Türkiye’ye saldıracak’ sonra Suriye. Diyorlar ki ‘Göreli, evet açsın, yoksulsun, işsizsin, güvencesizsin, geleceğin karanlık, üzülüyorsun ama üzülme zafer büyük sevinmelisin.

Suriye’de zafer kazandık.’ Ne kazandın? 13 yıldır Türkiye’ye 4 buçuk milyon Suriyeli senin yüzünden geldi. 200 milyar dolar para. ‘Bugün emekliye zam yapamıyorum’ diyor, o parayla 100 yıl boyunca emekliye maaş ödeyebilir. O para Suriyelilere harcandı. 283 Mehmetçik Suriye’de şehit oldu. Dünya kadar şehitler oldu, Gaziantep’te, Kilis’te, Karkamış’ta. Ne oldu? 13 yıl sonra ‘Zafer kazandık, HTŞ liderine takım elbise giydirdik, kravat taktık, artık korkmayacağız.

O katliam yapmayacak, artık demokratik yönetecek.’ Beyefendi sonunda diyorlar ki ‘Dört sene seçim yok, ondan sonra bakacağız.’ O yüzden biz Suriye’nin hep toplam bütünlüğünü savunduk, Suriyelilerin memleketine dönmesini hep savunduk. ‘Orada iç karışıklık yapmayın’ dedik. Suriye’de hem Alevileri hem Sünniler’i hem Türkmenleri hem Arapları hem Dürzileri hem de Kürtleri kapsayacak demokratik bir yönetim olsun dedik. Bunu Esad’a anlatmak istedik, anlatamadık. Şimdi gene söylüyor, Suriye’de istikrar istiyoruz.

Bir yandan son günlerde Türkiye’de Sayın Bahçeli’nin, düne kadar bu kürsülerden ip atan Bahçeli’nin, düne kadar bizi Meclis’te bulunan meşru siyasi parti DEM’le görüşüyoruz diye ‘Demleniyorlar’ diyen Bahçeli’nin bir çağrısıyla başlayan bir süreç var. Cumhuriyet Halk Partisi, tarihinin hiçbir döneminde asla ve asla çatışmadan, kandan, gözyaşından taraf olmadı. Analar ağlamasın istedik, terör dursun, gözyaşı dinsin istedik. ‘Bu işleri Meclis’te yapın’ dedik, vaktiyle kaçırdılar. Şimdi ‘Evet, Meclis doğru zemin’ diyorlar.

Biz de diyoruz ki, ‘Meclis zemininde olacak, şeffaf olacak, toplumsal mutabakata dayalı bir süreçte Cumhuriyet Halk Partisi her zaman olduğu gibi Atatürk’ün izinde yurtta barış der, dünyada barış der. Misak-ı Milli sınırlarını gözeten, ay yıldızlı al bayrağı benimseyen, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucu değerlerine saygılı birlikte yaşama iradesini sonuna kadar savunuyoruz. Kürtler de bizim, Türkler de bizim. Alevi de bizim, Sünni de bizim. Hepimiz kardeşiz, kardeşçe ve barış içerisinde yaşayacağız. Bundan sonraki süreçte de Cumhuriyet Halk Partisi çizgisini, yapısını koruyacaktır.

Kimse ama kimse endişe etmesin. Ne tıkayan oluruz, ne bozan oluruz. Ama kimse kusura bakmasın; hiçbir siyasi partinin de planının parçası olmayız. Bu işin çıkar siyasetine, parti siyasetine dökülmesine, bir kişinin yeniden seçilmesine endekslenmesine de Cumhuriyet Halk Partisi toplumsal mutabakat zemini içinde bakar ve böyle bir meselenin kişisel çıkar meselesi olarak, yeniden seçim meselesi olarak kullanılmasına asla ve asla izin vermez.

“Bu maaşla, bu asgari ücretle, bu emekli maaşıyla geçim olur mu?”

Bugün TÜİK; Tayyip Bey’i Üzmeyen İstatistik Kurumu enflasyonu bir açıklamış; ’1’. Niye? Çünkü gerçekte olduğu gibi enflasyonu yüzde 1 yerine 3 açıklasa, memur emeklisi 2 puan daha zam alacak. 11 almayacak da 13 alacak. İşçi emeklisi 14 almayacak, 16 alacak. O 2 puanın bile peşine düşmüşler. Zamlarda ocağı göstermişler, enflasyonu düşük göstermişler. Gerçek enflasyon yüzde 82, ENAG açıkladı.

TÜİK enflasyonu yüzde 44. Ama asgari ücretliye sadece yüzde 30 verdiler. Şimdi 12 bin 500 liralık en düşük emekli maaşını 14 bin – 14 bin 500 lira yapmanın hesabı içindeler. Bu geçim ücreti değildir, bu sefalet ücretidir, bu yoksulluktur. Bu doğalgazı yakamamak, bu çocuğun altına bezini, mamayı alamamak, bu okula giden çocuğa harçlık verememek, bu geçinememek demektir. Dün memleketim Manisa’da yılın ilk mitingini yaptım. Orada sordum Manisalılara ‘Bu maaşla, bu asgari ücretle, bu emekli maaşıyla geçim olur mu?’ diye.

Size soruyorum, Ardahan‘dan soruyorum, bu kez Göle‘den soruyorum, 2 bin 500 kilometre doğudan soruyorum, sınırdan size soruyorum: Bu maaşla geçim olur mu? Peki geçim yoksa? ‘Geçim yoksa, seçim var’ diyor Göleliler, Ardahanlılılar. Ey Erdoğan, sıcak salonlarda oturup kendi atadıklarına kendini alkışlatmak kolay. Göle’ye gelebiliyor musun? Ardahan‘a gelebiliyor musun? Posof‘a gelebiliyor musun? Vatandaşın hatırını sorabiliyor musun? Hayvancılıkla, tarımla uğraşana, emekliye, asgari ücretliye ‘Geçinebiliyor musun?’ diye sorabiliyor musun? Erdoğan geçmişte sokaktan geldiğini söylüyordu. Şimdi sokaktan kaçıyor. Salon siyasetçisi olmuş.

Sıcak salonlarda kendini alkışlatan Erdoğan’a sesleniyoruz: Memleket zorda, vatandaş darda. Cüzdanda yangın var, mutfakta yangın var, pazarda yangın var. Vatandaşın geçimi yok. Onun sesini duymuyorsun ama o sana sesleniyor. ‘Geçim yoksa seçim var’ diyor. O sandığı bizden kaçıramazsın. Sandık gelecek, halkın iktidarı kurulacak. Bunun başka yolu yoktur. Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı olarak, hepinizi bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Bu soğuk havada sıcak misafirperverliğiniz için teşekkür ediyorum. Göle’yi seviyoruz, sizleri seviyoruz, saygıyla selamlıyoruz. Sağ olun, var olun.”

(Kaynak: chp.org)

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Dervişoğlu, DEM Parti’ye Kapıları Kapattı

DEM Parti ile görüşmeye kapıyı kapatan İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu, “İYİ Parti olarak bizim, ‘Cumhuriyet düşmanlarıyla’ müzakere edecek hiçbir şeyimiz olamaz” dedi ve ekledi:

“İYİ Parti, affedilmek istenen terör örgütünü ve sözde liderini, onları meşrulaştırmak isteyen sözcülerini, ortaklarını ve siyasi sorumluluğu olmayan heyetlerini hiçbir surette muhatap almayacaktır!”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin genel merkezinde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Müsavat Dervişoğlu, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) PKK Lideri Abdullah Öcalan önerisi sonrası Meclis’teki siyasi partilerle başlattığı görüşmelere dair görüşlerini açıkladı. Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Dervişoğlu, şunları söyledi:

“10 yıl önce ilk denemesi yapılan bugün ise yeni paradigma adı altında tekrar tedavüle sokulan ihanet planı, tek adam ve iktidarının devamı için Beştepe, Balgat ve İmralı’nın ortaklaştığı bir kalkışma olarak karşımızdadır.

Geldiğimiz noktaya bir fikir ve eylem takibiyle varmışlardır. Önce Milli Mücadele’nin karargahı Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni devreden çıkarmışlar, sonra Cumhuriyet devletini saraya peşkeş çekmişler, şimdi ise son hamle olarak, üniter idari yapımızı, etnik ve bölgesel parçalara ayırmak kararında ortaklaşmışlardır.

Bahçeli ve Erdoğan’ın güç verdiği, terörist başının da katkı vereceğini vadettiği ‘yeni paradigma’ tam olarak budur.

İktidarın kendisini devlete izafe etmesi, kendisini devletin bütünü zannetmesi, bu ihaneti bir devlet projesi diye dayatması, bu ithal senaryonun ‘nesebi gayrı sahihliğini’ ortadan kaldırmaz. Unutulmamalıdır ki Türklük; dün olduğu gibi bugün de kendini devlet zannedenlerden büyüktür.

Bu yeni paradigmanın ortadan kaldırmak istediği, AK Parti ve DEM’in 100 yıllık parantez olarak addettikleri Cumhuriyetimizdir.  MHP Genel Başkanı’nın da iştahla alkışladığı proje budur. Kurdukları ittifakın hedefi, Atatürk’ün Türkiyesi’dir. Hedefi Türk’ün devletidir. Mesele bu kadar basit ve nettir.

Arsızlıkları öyle bir hale gelmiştir ki, eli kanlı bebek katili terör örgütü elebaşı büyük Türk milletinin önüne
barış güvercini diye çıkartılmaktadır. İYİ Parti olarak bizim, ‘Cumhuriyet düşmanlarıyla’ müzakere edecek hiçbir şeyimiz olamaz. İYİ Parti, affedilmek istenen terör örgütünü ve sözde liderini, onları meşrulaştırmak isteyen sözcülerini, ortaklarını ve siyasi sorumluluğu olmayan heyetlerini hiçbir surette muhatap almayacaktır!

İYİ Parti, Türk milletinin ve Türk devletinin beklentisinin hilafına atılacak hiçbir adımın içinde olmaz, olanlarla da yol yürümez. Sorunlarımızı konuşmaya değil; sorunlarımızı, sorunun kaynağıyla müzakere etmeye karşıyız.

‘Terörsüz bir Türkiye’ye değil, terör örgütlerinin ve terörist başının meşrulaştırılmasına karşıyız. ‘Terörsüz Türkiye’ ambalajıyla sunulan, ‘onursuz siyasetin’ karşısında dimdik duracak ve milletimizin bir kere daha kandırılmasına izin vermeyeceğiz.

Herkes emin olsun ki, İYİ Parti tarihin doğru yerinde konumlanmaya devam edecektir. Sorumluluğumuzun farkındayız. Süreci vakarla izleyen milletimizin duygularına tercüman olmaya devam edeceğiz. İYİ Parti, Türklüğün son ocağının ateşini söndürtmemek için vardır. İYİ parti, Türk milletinin aklını da, hakkını da, hukukunu da ne pahasına olursa olsun sonuna kadar savunacaktır!

Bu mücadele neyi gerektiriyorsa fikren, zihnen, bedenen; kimlerle verilecekse gençlerle, kadınlarla, yaşlılarla; nerede verilecekse Meclis’te, meydanlarda, sokaklarda, İYİ Parti bunun çatısıdır, yoludur ve cephesidir! Türk milletinin sinesinde, yine milletimizle el ele ve omuz omuza başlattığımız bu kutlu mücadele, sonsuza kadar kararlılıkla sürdürülecektir.

Sevdası Türkiye, kaygısı Türk milletinin geleceği olan herkesi İYİ Parti’nin çatısı altında buluşmaya ve milli mücadeleye katkı sağlamaya davet ediyorum.

Operasyon aparatları milletin vicdanında her geçen gün çığ gibi büyüyen İYİ Parti’yi zaafa uğratmaya uğraşsa da yolumuzdan dönmeyeceğiz. Türkiye’yi Türksüzleştirmeyeceğiz! Cumhuriyeti yıktırmayacağız! Türk milletini ve Türk devletini bu karanlık tünelden çıkartacak ve aydınlık ufuklarla buluşturacağız! Neferi olduğumuz Türk milletine saygıyla arz ederim.”

Paylaşın

Ahmet Türk’ten “Devlet Bahçeli” Yorumu: Samimi

Devlet Bahçeli ile görüşmesine ilişkin konuşan Ahmet Türk, “Tutumunu görünce insan şok oluyor, samimi olduğunu da insan fark ediyor. Artık Kürtlerle Türklerin oturup kendi sorunlarını kendilerinin çözmesi zamanıdır” dedi.

İmralı Adası’na giderek Abdullah Öcalan ile görüşen DEM Parti heyeti ile birlikte siyasi parti ziyaretlerine katılan Ahmet Türk, dün MHP GENEL Başkanı Devlet Bahçeli ile yapılan görüşme ve süreçle ilgili Halk TV’den İsmail Saymaz’a konuştu.

Bahçeli ile görüşmeniz nasıl geçti? Sizi nasıl karşıladı?

Gerçekten çok iyi karşıladı. İnsani ilişkileri çok farklı, yakın, candan. Düşüncelerini açık ifade eden bir tavrı vardı. Birileri bu süreci farklı bir noktaya çekmeye çalışıyor.

Bizim tek derdimiz şudur; geçmişte 1000 yıllık Türk-Kürt kardeşliğinin yeniden inşasıdır. Türklerle Kürtlerin dost olması Ortadoğu’daki geleceğini belirler, demokratik bir geleceğe öncülük yapmış olur. Ortadoğu’nun nereye evrileceğini bilmediğimiz bir dönemde Türkler ve Kürtler yeniden kucaklaşmalı. Yeniden kardeşçe ortak bir geleceği oluşturması gerekiyor. Bizim derdimiz budur. Bunun dışında ne belediyeyi ne de seçimleri düşünüyoruz. Elbette ki demokratik bir anayasa, Kürtleri kucaklayan bir anlayış ortaya çıktığı zaman bizim için mesele yok.

Kimseyle pazarlığımız yok. Bizim pazarlığımız bu ülkede demokrasinin kalıcı hale gelmesidir. Buna ihtiyaç var, Ortadoğu’da yarın ne olacağını kimse bilmiyor. Bugün Ortadoğu’da 50 milyonluk bir Kürt nüfusu var ve hepsinin yüzü Türkiye’ye dönük, kendilerini Türkiye’nin bir parçası olarak görüyorlar. Bunu kalıcı hale getirmek lazım. Yani yersiz tartışmalar yapılıyor, henüz işin başlangıcındayız. Neler olacağını nasıl gideceğine dair henüz ortaya çıkmış bir durum yok.

Kimseyle de bir pazarlık yok ama şu var ki bu seferki hem gelişmeler Kürtler ve Türklerin bir arada olmasını zorlayan bir süreç, zorunlu kılan bir süreç başka şansımız yok, eskisi gibi çok uç şeyleri gündeme getirmemek gerekir çünkü bir pazarlığa dönüşüyor, seçimle bunun ilgisi yok, bir pazarlık yok. Zaman içerisinde çok açık bir şekilde meclisle kamuoyuyla toplumla partilerle paylaşılacak. Bu bir ilk adımdır, ikinci, üçüncü adım nasıl gelişir biz de bilmiyoruz.

Görüşme sırasında Bahçeli’nin tutumu nasıldı? Anlattıklarınıza karşılık verdiği cevaplar itibarıyla tutumu nasıldı?

Çok iyi bir tutumu vardı. Gerçekten sayın Bahçeli’nin tutumunu görünce insan şok oluyor, samimi olduğunu da insan fark ediyor. Artık Kürtlerle Türklerin oturup kendi sorunlarını kendilerinin çözmesi zamanıdır.

Çok acılı, sancılı süreçler yaşandı. Toplumda bir ayrışmanın bir gerginleşmenin olduğu bir noktada, emperyalizmin tüm güçleriyle Ortadoğu’ya saldırdığı bir noktada kendi meselemizi kendimizin çözmesi gerek. O da aynı bakışta, aynı yaklaşım gösterdi.

Şamil Tayyar’ın kayyum tweeti… Sizce de burada çelişki yok mu, ne dersiniz bu yoruma?

Burada partimin verdiği bir karar üzerine heyete katıldım. Orada bir çelişki yok, bizim için kayyum atanmış bilmem ne bizim tepkimiz halkın iradesine konan ipotek, mevki makam peşinde değiliz. Benim heyete katılmamın devletle ilgisi yok, partimin verdiği karardır.

Bundan sonra ne olacak?

Görüşmelerden sonra tahmin ediyorum ikinci bir görüşme yapılacak

Öcalan’a gidecek mi?

Olabilir, mümkündür. Ondan sonrasına bakacağız artık nasıl bir açıklama yapılacak. Fotoğraf daha net olur.

Erdoğan ile görüşecek misiniz?

Tabii ki bizim hedefimiz bütün siyasi partilerle buluşmaktır. Ama tabii ki bazıları görüşmeyebilir. O bizim meselemiz değil. birileri randevu vermezse yapacağımız bir şey yok.

Erdoğan’dan randevu talebi olacak mı?

Partinin temsili nasıl olur onu bilemeyiz.

PYD ile görüşme olacak mı?

Yok şu aşamada böyle bir şey yok ama biz isterdik ki Türkiye, PYD ile dostane bir ilişki kursun. Şu çok nettir Ortadoğu’nun en seküler halkı Kürtlerdir. Türkiye’nin Kürtleri kucaklaması Ortadoğu’da etkili bir aktör olmasını sağlar.

Paylaşın

Özgür Özel: Tuzu Kuruların Ensesi Kalınların İktidarı Bitiyor

Ardahan’da halka seslenen CHP Lideri Özgür Özel, “Sizin iktidarınızı, halkın iktidarını, emeklinin, emekçinin, çiftçinin, hayvancılıkla uğraşanın iktidarını kuracağız” dedi ve ekledi:

“Var mısınız halkın iktidarını kurmaya? Var mısınız? Göreceksiniz hep birlikte başaracağız, biz kazanacağız, biz kazanacağız. Biz kazanınca yoksullar kazanacak. Biz kazanınca garibanlar kazanacak. Tuzu kuruların, ensesi kalınların iktidarı bitiyor.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Ardahan’da halka seslendi. Erdoğan’ı eleştiren Özel, “Erdoğan diyor ki, ‘Emekliyi asgari ücretliyi enflasyona ezdirmedim’. Maalesef doğru söylemiyor. Tayyip bey gelmeden önce onun kötülediği 3’lü koalisyon döneminde. Ecevit’in son döneminde en düşük emekli maaşı 1 buçuk asgari ücretti. Bugün asgari ücret 22 bin lira 1 buçuk katı olsa emekli maaşı 33 bin lira olacak. Şimdi 14 bin lira yapmaya hazırlanıyorlar. 14 bin lira emekliyi aç bırakma maaşıdır” diye konuştu.

Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Emekliyi sefalete mahkum etme maaşıdır. 14 bin lira ile emekli ev kirası ödese, Ardahan’da ortalama ev kirası 12 bin 200 lira. Yani bütün evlere ödenen kirayı ev sayısına böl, 12 bin 200 lira. 14 bin lira maaş, 12 bin lira ev kirası. Nasıl olacak bu geçim? Hadi ortalaması 12, en kötü eve razı oldun. 6 bin, 7 bin, 8 bin liradan aşağı ev yok. Maaşın yarısından çoğu kiraya geçiyor. Maaşı kiraya versen aç kalırsın, karnını doyursan sokakta kalırsın.

Diğer taraftan asgari ücrette 17 bin lirayı bir yıl boyunca zam yapmadılar. Neymiş efendim? Asgari ücrete zam yaparsak enflasyon artarmış. Hayatımda duyduğum en büyük yalan. Merkez Bankası hesaplamış, asgari ücret yüzde 1 artınca, enflasyon binde 0,7, 10 binde 7 artıyor. Enflasyonu eğer elektriğe zam yaparken düşünmezsen, doğalgaza zam yaparken düşünmezsen, sene başında MTV, ÖTV’ler arttı, şoför esnafı diyor ki ‘Arabalar eski, kaza yapacağız. Bırak araba değiştirmeyi lastik değiştiremiyorum.’ ÖTV, KDV’yi düşürmezsen enflasyon düşmez.

Geçen sene 17 bin 2 liralık asgari ücrete bir yıl boyunca 1 kuruş zam yapmadılar. Enflasyon işte çıktı yine yüzde 50. Bugün enflasyonu yüzde 1 olarak açıkladılar. Niye? Bugün açıklanan enflasyon toplam enflasyona etki edecek. Yüzde 2,5-3 çıksa, 2 puan fazla zam verecek. Emekliye yüzde 12 değil, 11 vermek için, 16 değil, 15 vermek için bugün enflasyonu geçen sene olduğu gibi bütün zamlar 1 Ocak’tan geçerli, enflasyon yüzde 1 dediler. Yine SSK emeklisinin, yine devlet memurluğundan emekli olanın, Bağ-Kur emeklisinin, tarım Bağ-Kur emeklisinin cebinden para çaldılar.

Yüzde 11 ile, yüzde 15 ile geçim olmaz. 22 bin lira asgari ücretle geçim olmaz. 14 bin lira emekli maaşıyla geçim olmaz. Geçim olmazsa ne olur? Geçim yoksa, seçim var. Erdoğan, dün Sayın Erdoğan Manisa’da benim hemşerilerim bağırıyordu, ‘Geçim yoksa seçim var’ diye. Bugün Ardahan’da Ardahanlı hemşerilerim bağırıyor. Eksi 17 derece sıcaklıkta, Türkiye’nin öbür ucunda, Manisa’dan 2 bin 400 kilometre ötede ses aynı. ‘Geçim yoksa, seçim var.’

Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak dün bismillah dedik, ilk çağrımızı Manisa’dan yaptık. Bugün Ardahan’dayız. Birazdan Ardahan’ımızın, Kars’ımızın güzel ilçelerine tek tek gideceğiz. Yarın Kars’tayız. Öbür gün Sarıkamış’tayız. Öbür gün Erzurum’dayız. Haftaya Konya’da, Mersin’de, Kahramanmaraş’tayız. Biz emeklinin sesini duyurmaya, emekçinin sesini duyurmaya, yetimin, yoksulun hakkını aramaya, çiftçimize sahip çıkmaya, arıcımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz.

“Milletin ve halkın iktidarı geliyor”

Erdoğan zenginlerin dostudur. O emekliye bulamadığı parayı, beşli çeteye, 40 haramilere bulmaktadır. Onun 43 zengin müteahhidinin 37’si geçen sene 1 kuruş vergi vermedi ama buradaki Ardahanlıların vergi vermekten anası ağladı. Elektrik kullanırken vergi, suda vergi, mazota vergi, ekmeğe vergi, kıyafete vergi, kırtasiyeye vergi, bu vergilerin; dolaylı vergilerin toplamı yüzde 67. Yüzde 20 de maaşlarından kestin, yüzde 87. Şirketler ne verdi? ‘Yüzde 13’ dedin, yüzde 11 vergi toplandın.

Koca koca holdinglerden, koca koca zenginlerden, 40 haramilerden yüzde 11, garibandan, emekliden, emekçiden yüzde 87. Lanet olsun böyle düzene. Bu düzeni değiştireceğiz. Sizin iktidarınızı, halkın iktidarını, emeklinin, emekçinin, çiftçinin, hayvancılıkla uğraşanın iktidarını kuracağız. Var mısınız halkın iktidarını kurmaya? Var mısınız? Göreceksiniz hep birlikte başaracağız, biz kazanacağız, biz kazanacağız. Biz kazanınca yoksullar kazanacak. Biz kazanınca garibanlar kazanacak. Tuzu kuruların, ensesi kalınların iktidarı bitiyor. Ardahanlıların iktidarı geliyor, milletin ve halkın iktidarı geliyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

İmamoğlu’ndan “Ahmet Türk” Sorusu: Muteber İse Neden Görevden Aldınız?

DEM Parti heyetinde yer alan Ahmet Türk’ün TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve MHP Lideri Devlet Bahçeli ile görüşmesine atıfta bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Ahmet Türk muteber ise neden görevden aldınız?” diye sordu.

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu, Esenyurt Belediyesi önünde Kent Lokantası açılışında konuştu.

Cumhuriyet’in aktardığına göre; Ekrem İmamoğlu, dün MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile görüşen DEM Parti heyetine atıfta bulunarak kayyum politikasına ve yerine kayyum atanan eski Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutukluluğunun devam etmesine tepki gösterdi.

DEM Parti’nin TBMM ziyaretleri heyetinde DEM Parti Milletvekilleri Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder ile birlikte yer alan yerine kayyum atanan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk’ü örnek gösteren İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:

”Dün ne oldu devletimizin terörist diye görevden aldığı Sayın Ahmet Türk, devlet protokolümüzün ikinci sırasında yer alan TBMM Başkanı ile görüştü. Ardında da devletimizi yöneten ittifakın ortağı partinin genel başkanıyla bir araya geldi.

Yani devlet terörist diye görevden aldığı bir belediye başkanını devlet protokolü kapsamında kabul etti. Demek ki; Ahmet Türk muteber biri. Bize göre de öyle zaten ama bakıyorsunuz daha dün bir ay önce koca harflerle terörist yazıyorsun bakanlığın sitesine yerine kayyum atanmış Mardin’i yönetiyor. Muteber biriyse neden terörist diyerek kayyum atadınız. Terör bağı varsa neden devlet protokolüyle karşılıyorsunuz? İşte dün yaşanan bu garabet Esenyurt’ta yaşanan garabettir. Dün devletimizi düşürdükleri durum, tam da Ahmet Özer hocamızın yaşadığıyla aynıdır.”

Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Esenyurt’ta 2022 yılında yaşanan sel felaketinden sonra çizmelerini giyerek bölgeye gitmesini işaret eden İmamoğlu şunları söyledi:

“İşte sorunu yaratan aklın temsilcileri ise bizim burada yürüttüğümüz bu çalışmanın tam da göbeğinde yağan bir yağmurdan sonra çizmelerini giyip burada şov yapmışlardı. O zaman demiştim ben çizmelerimi yağmurdan sonra şov yapmak için giymem. Yağmurdan önce, yağmur yağınca sel o insanları rahatsız etmesin diye proje başlatmak için çizme giyerim demiştim. İşte bu millet o arkadaşı evine gönderdi, bizim söylediğimiz anlayışı da bu ilçede iktidar yaptı.”

Paylaşın

Erdoğan’dan “Enflasyon” Açıklaması: Veriler Yaptıklarımızın Doğruluğunu Teyit Ediyor

TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerine ilişkin konuşan Erdoğan, “Enflasyon verileri yaptıklarımızın doğruluğunu teyit etmiştir. Yıllık enflasyon 2023 sonuna göre 20 puan, zirveye göre 31 puan düşmüştür. 2025’te de OVP ve Enflasyon Raporu’yla beraber seyredecektir. Umut verici gelişmeler sürecek. Piyasalar hükümetimize, programımıza güveniyor” dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde “2024 yılı ihracat rakamlarının açıklanması programı”nda açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamaları şöyle: “İsrail’le ticari faaliyetlerini durduran tek ülke Türkiye olmuştur. Katliamların bir an önce durması kalıcı barışın yolunun açılması için gayret ediyoruz. Hükümetimizin aldığı bu karara destek veren şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum.

Her yıl bir önceki yılın dış ticaret rakamlarını değerlendirmek iktidarımızın bir geleneği oldu. Bu toplantılarımıza büyük önem veriyoruz. Bunu aynı zamanda halka hesap vermenin bir yolu olarak görüyoruz. Her yıl artan dış ticaret rakamlarının bir tarafından hükümet varsa diğer tarafında özel sektörümüz bulunuyor. Ürünlerimizi dünyanın dört bir yana ulaştıran iş dünyasının temsilcilerini tebrik ediyorum.

Türkiye olarak bölgesel gelişmeler bağlamında belirsizliklerle dolu bir yıl geçirdik. Rusya-Ukrayna savaşı kimi zaman çok tehlikeli boyutlara vardı. Koronavirüs döneminde geçici denilerek devreye alınan önlemler küresel ekonomiyi geçen yıl da etkiledi. Jeopolitik gerilimler, siyasi çalkantılar, henüz tam istenilen seviyeye gelinemeyen enflasyonla mücadele dünyaya geçen yıl damga vurdu. 2025’te bizi nispeten daha iyi bir yıl bekliyor. Toparlanmayla birlikte salgın öncesi rakamların altında seyredeceği anlaşılıyor.

Kendimize yeni pazarlar, yeni ticaret ortakları bularak riskleri minimize etmeye çalışacağız. Küresel mal ve hizmet ticareti 2025 yılı için olumlu sinyaller vermesine karşın daha tedbirli hareket etmemiz gerekiyor.

“Nereden nereye…”

Türkiye hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlemektedir. Büyüme stratejimizle yeni başarı hikayeleri yazmaya devam ediyoruz. 3. çeyrekte yüzde 2,1 büyüyen ekonomimiz, 17 çeyrektir kesintisiz büyüyor. Böylece ilk 9 ayda yüzde 3,2 büyümeye ulaştık. 2024’te ekonomimiz 3. çeyrekte yıllıklandırılmış 1 trilyon 260 milyar doları buldu. Kişi başı gelirimiz 15 bin doları aşmasını, 2025’te 17 bin doları aşmasını bekliyoruz. Nereden nereye…

Yüzde 4 büyümeye ulaşmayı hedefliyoruz. İstihdam son 1 yılda 1 milyon 31 bin kişi arttı, 2024 ekim ayında 32 milyon 970 bin kişi istihdamla tarihin en yüksek seviyeyi gördük. Ocak-Ekim’de işsizlik 8,8 ile son 23 yılın en düşük düzeyine inmiştir. 2023 Haziran ayında başlayan ve enflasyonla mücadelede ilk aşama haziranda bitmiş, 2. aşama dezenflasyon dönemi başlamıştır.

Bugün açıklanan enflasyon verileri yaptıklarımızın doğruluğunu teyit etmiştir. Yıllık enflasyon 2023 sonuna göre 20 puan, zirveye göre 31 puan düşmüştür. 2025’te de OVP ve Enflasyon Raporu’yla beraber seyredecektir. Umut verici gelişmeler sürecek. Piyasalar hükümetimize, programımıza güveniyor.

Bugün dünyanın her köşesinde ihracattayız. 2024 yılının ihracat rakamlarına baktığımızda bunu görüyoruz. 2024 yılı aralık ayında ihracatımız yüzde 2,2 artışla 23,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Böylece aylık ihracat rekoru kırdık. İthalat 11,1 artışla 33,1 milyar dolar oldu.

İhracatta cumhuriyet tarihi rekoru kırdık. 2023’e göre yüzde 2,5 artışla 262 milyar dolara çıktı. Dış ticaret dengemizde 106,3 milyar olan açık, 2024’te 82,2 milyar dolara kadar indik. Açığı 24 milyar dolar düşürdük. En fazla ihracat yapan 5 ilimiz İstanbul, Kocaeli, İzmir, Bursa ve Tekirdağ’dır. Döviz ihracatımız azalırken makroekonomik göstergelerimiz güçlenmektedir. İhracat rakamlarının ülkemiz, milletimiz ve ekonomimiz için hayırlı olmasını diliyorum.

Geçtiğimiz sene 2024 yılı mal ve hizmet ihracatı için sizlere 375 milyar dolar hedefini koymuştum. Hamdolsun size olan güvenimi boşa çıkartmadınız. 2025 yılında toplamda 390 milyar doları geçeceğimize inanıyorum. Önümüzdeki yıl bu rakamı da aşan bir ihracata ulaşacağımıza ben Cumhurbaşkanınız olarak sizlere güveniyorum.”

Paylaşın

DEM Parti İmralı Heyeti’nin Siyasi Partiler Görüşme Takvimi Netleşti

Abdullah Öcalan ile görüşen DEM Parti Heyeti’nin Meclis’te bulunan siyasi partilerle görüşme takvimi netleşti. Heyet, dün TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşmüştü.

Haber Merkezi / İmralı’da PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşen Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Heyeti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bulunan siyasi partilerle görüşme programı belli oldu.

DEM Parti Heyeti, 6 Ocak’ta Gelecek Partisi, AK Parti ve Saadet Partisi’ni 7 Ocak’ta ise Yeniden Refah Partisi ve DEVA Partisi ile görüşeceği bildirildi.

DEM Parti’den konuya dair yapılan paylaşımda şu ifadeler kullanıldı: “Heyetin önümüzdeki hafta için netleşen ziyaret programı şöyledir:

6 Ocak Pazartesi:

11.00 – Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu. Yer: Gelecek Partisi Genel Merkezi
13.30 – Abdullah Güler Başkanlığındaki AKP Heyeti. Yer: TBMM
15.30- Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan. Yer: Saadet Partisi Genel Merkezi

7 Ocak Salı

13.00 – DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan. Yer: DEVA Partisi Genel Merkezi
15.30 – Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan. Yer: Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi.”

DEM Parti vekilleri Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder’den oluşan iki kişilik heyet, İmralı’da PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmüştü. İki ismin İmralı Adası’na nasıl gittiği ise güvenlik sebepleriyle açıklanmamıştı. Buldan ve Önder, çözüm sürecinin başlarına denk gelen 2013 yılının Mart ayında da İmralı’ya giden heyette yer almıştı.

Görüşmeye katılan Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder’in imzasıyla pazar günü yayımlanan açıklamada, “İmralı’da Sayın Abdullah Öcalan ile 28 Aralık 2024 tarihinde kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdik. Kendisinin sağlığı iyi, morali oldukça yüksekti. Kürt Sorununa kalıcı çözüm bulmaya yönelik yaptığı değerlendirmeler hayati önemdeydi” denilmişti.

Heyetin yazılı mesajında aktardığına göre Öcalan’ın mesajları şöyle: “Türk-Kürt kardeşliğini yeniden güçlendirmek tarihi bir sorumluluk olduğu kadar tüm halklar için de kader belirleyici bir önem ve aciliyet kazanmıştır.

Sürecin başarısı için Türkiye’deki tüm siyasi çevrelerin dar ve dönemsel hesaplara takılmadan inisiyatif alması, yapıcı davranması ve pozitif katkı sunması elzemdir. Bu katkıların en önemli zeminlerinden biri de şüphesiz TBMM olacaktır.

Gazze ve Suriye’de yaşanan hadiseler göstermiştir ki, dışarıdan müdahalelerle kangrenleştirilmeye çalışılan bu sorunun çözümü artık ertelenemez bir hal almıştır. Bunun ciddiyetiyle doğru orantılı bir çalışmayı başarıya ulaştırmak için muhalefetin de katkı ve önerileri değerlidir.

Sayın Bahçeli’nin ve Sayın Erdoğan’ın güç verdiği yeni paradigmaya, ben de pozitif anlamda gerekli katkıyı sunacak ehil ve kararlılığa sahibim.

Heyet bu yaklaşımımı gerek devletle gerekse siyasi çevrelerle paylaşacaktır. Bunlar ışığında gereken pozitif adımı atmaya ve çağrıyı yapmaya hazırım.

Bütün bu çabalarımız, ülkeyi hak ettiği düzeye taşıyacak ve aynı zamanda demokratik bir dönüşüm için de çok kıymetli bir kılavuz olacaktır.

Devir Türkiye ve bölge için barış, demokrasi ve kardeşlik devridir.”

İmralı’ya son ziyaret yaklaşık 10 yıl önce yapılmıştı

Kürt siyasi hareketi son İmralı ziyareti 2015’te gerçekleşmişti. DEM Parti heyetinin geçen hafta İmralı’ya gitmesiyle Kürt siyasi yaklaşık 9 yıl sonra Abdullah Öcalan’ı parti olarak ilk kez ziyaret etmiş oldu.

Nisan 2015’ten sonra siyasetçilerin adaya gitmesine izin verilmemişti. HDP’nin sık sık yaptığı çağrı ve başvurulara da olumlu yanıt çıkmamıştı.

Paylaşın

AK Parti Seçmeninin Yüzde 78’i Asgari Ücret Artışını Yeterli Bulmadı

Asgari ücret zammı gündemdeki yerinin korurken, AK Parti seçmeninin yüzde 77,9’unun, MHP seçmenlerinin yüzde 70,7’sinin, CHP seçmenlerinin ise yüzde 95,5’inin asgari ücret artışını yeterli bulmadığı ortaya çıktı.

Bağımsız düşünce kuruluşu Toplum Çalışmaları Enstitüsü “Türkiye Siyasi Gündem Araştırması” anketinin sonuçlarını paylaştı. BirGün’ün aktardığına göre; 27-28 Aralık tarihleri arasında 18 yaş üzeri bin 500 kişiyle yapılan ankette katılımcılara Suriye’den asgari ücrete, genel seçimden Erdoğan’a dek pek çok soru yöneltildi.

Hükümetin Suriye politikasına desteğin pek çok kritik soruna oranla daha yüksek olduğu görüldü. Yurttaşlara yöneltilen AK Parti’nin Suriye politikasını başarılı buluyor musunuz? Sorusuna katılımcıların yüzde 44,8’i evet, 44,0’ı ise hayır yanıtını verdi. Aynı soru katılımcılara CHP için de yöneltildi. Katılımcılar yüzde 28,3’ü CHP’nin Suriye politikasını başarılı bulduğunu, yüzde 53,2’lik bir oranın ise başarısız bulduğu ortaya çıktı.

“Ak Parti’nin ana aktörü olduğu uluslararası zafer atmosferine rağmen asgari ücretin beklentilerin çok altında kalması ve umulan ekonomik rahatlamaya hâlâ ulaşılamamış olmasının da etkisiyle Cumhuriyet Halk Parti’sinin az farkla birinci parti olduğu görülüyor” analizine yer verilen araştırmaya göre, “Bugün bir milletvekili seçimi olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz?” sorusuna kararsızlar dağıtıldığında; katılımcıların yüzde 31,3’ü CHP, yüzde 30,8’i AK Parti, yüzde 10,9’u MHP, yüzde 8,4’ü DEM Parti, yüzde 4’ü Zafer Partisi, yüzde 4’ü İYİ Parti, yüzde 3,4’ü ise Yeniden Refah Partisi yanıtını verdi.

Asgari ücret artışı da katılımcılara soruldu. Araştırma sonuçlarına göre AK Parti seçmenlerinin yüzde 77,9’u, MHP seçmenlerinin yüzde 70,7’si, CHP seçmenlerinin ise yüzde 95,5’i asgari ücret artışını yeterli bulmadığını ifade etti. Katılımcıların toplam yüzde 85,4’ü artışı yeterli bulmadığını, yüzde 6,9’u yeterli bulduğunu, yüzde 7,7’si ise kısmen yeterli bulduğunu ifade etti.

Katılımcılara yöneltilen “Ekrem İmamoğlu’na siyasi yasak getirilmeli mi?” sorusuna katılımcıların yüzde 66,5’i “Hayır” yanıtını verirken siyasi yasak getirilmesini savunanların oranı yalnızca yüzde 22,7. Dikkat çekici olan ise tüm siyasi parti seçmenlerinde yasağa karşı çıkanların oranının yasağı destekleyenlerden fazla olması.

“Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhurbaşkanı aday olmazsa iktidarın adayı kim olmalı?” sorusuna katılımcıların yüzde 24,3’ü Hakan Fidan yanıtını verirken onu yüzde 12,9’la Mansur Yavaş, yüzde 12,3’le Ekrem İmamoğlu, yüzde 5,8’le Selçuk Bayraktar takip ediyor. Eylül 2024’de aynı soruya katılımcıların yüzde 9,7’si Hakan Fidan cevabını vermişti. Yine Eylül 2024’de AK Partililerin yüzde 18,1’i Hakan Fidan derken bugün Fidan’a AK Parti seçmenlerinin desteği yüzde 41,5. Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde muhalefetin adayının kim olmasını istersiniz sorusunda ise Mansur Yavaş yüzde 25,5 ile birinci sırada, onu yüzde 9,3 ile Ekrem İmamoğlu takip ediyor.

“Özgür Özel’in CHP genel başkanlığı performansını nasıl buluyorsunuz?” sorusuna katılımcıların yüzde 43,7’si “çok başarılı” ve “başarılı” derken yüzde 46,4’ü “çok başarısız” ve “başarısız” olduğu cevabını veriyor. Dikkat çekici olan Özel’in başarılı olduğunu düşünenlerin parti dağılımlarında DEM Parti’nin CHP’nin önünde olması. DEM Parti seçmenlerinin yüzde 68,4’ü CHP Genel Başkanının başarılı olduğunu düşünürken CHP seçmenlerinde bu oran yüzde 65,8.

Paylaşın

“Akşener’e Yakın İYİ Partili Vekiller AK Parti’ye Geçebilir” İddiası

İYİ Parti’de milletvekiliği yapan Dr. Aytun Çıray, eski İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yakın 10 milletvekilinin istifa ederek AK Parti’ye katılacağını öne sürdü.

Eski İYİ Parti Sözcüsü ve Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu bugün sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile partisinden istifa ettiğini duyurdu.

Kürşat Zorlu, açıklamasında “Almış olduğum bu kararın geçmişte ortaya koyduğumuz birliktelik ruhuna zarar vermemesi yahut polemiklere kapı aralamasına izin verilmemesi en büyük temennimdir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkeme hizmet için azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı.

Zorlu’nun istifası üzerine üç dönem CHP’de bir dönem ise İYİ Parti’de milletvekiliği yapan Dr. Aytun Çıray, İYİ Parti’de istifaların süreceğini iddia etti.

Konuya dair Cumhuriyet TV’ye konuşan Aytun Çıray, “Ankara’da birlikte siyaset yaptığımız, kulis bilgisi konusunda güvenilebilir bir arkadaşım, iki gün önce bana durumu anlatmıştı. Acele etmeyip durumu görmek istedim. Bugünkü istifa haberi aldığım bilgilerin doğru olduğuna işaret. Arkadaşımın söylediğine göre 10’a yakın milletvekili istifa edebilir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir dönem daha aday olmasının önünü açacak olası bir Anayasal düzenlemenin, Meclis aritmetiğinin önemini arttırdığını vurgulayan Çıray, “İstifa edenlerin kimler olacağını tahmin etmek zor değil ancak isim vermek istemem. Akşener’e çok yakın olanlara bakmak lazım. Bir de siyasette görünmeyen, birdenbire ortaya çıkan ve nasıl milletvekili adayı oldukları anlaşılmayan kişilere bakmak lazım. Meral hanıma yakın olanların çoğu AKP’ye katılır diye tahmin ediyorum” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

DEM Parti Heyeti, MHP Lideri Devlet Bahçeli İle Görüştü: Açıklama Yapılmadı

28 Aralık’ta PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşen DEM Parti heyeti, TBMM temasları kapsamında MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti. Görüşme sonrası açıklama yapılmadı.

Haber Merkezi / DEM Partili TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder ve Van Milletvekili Pervin Buldan’ın İmralı’da PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmelerinin ardından duyurulan temas trafiği bugün başladı.

DEM Parti heyeti ilk olarak TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından kabul edildi. Kurtulmuş’un meclisteki makamında gerçekleşen görüşmede Önder ve Buldan’ın yanı sıra eski Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk de yer aldı.

DEM Parti heyeti, daha sonra MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti. Devlet Bahçeli, DEM Parti heyetini kapıda karşıladı. Yaklaşık 40 dakika süren görüşme sonrası açıklama yapılmadı.

DEM Parti heyetinde yer alan Ahmet Türk’ün görüşmede Devlet Bahçeli’ye kehribar tespih hediye ettiği öğrenildi.

DEM Parti vekilleri Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder’den oluşan iki kişilik heyet, İmralı’da PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüştü. İki ismin İmralı Adası’na nasıl gittiği ise güvenlik sebepleriyle açıklanmadı. Buldan ve Önder, çözüm sürecinin başlarına denk gelen 2013 yılının Mart ayında da İmralı’ya giden heyette yer alıyordu.

Görüşmeye katılan Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder’in imzasıyla pazar günü yayımlanan açıklamada, “İmralı’da Sayın Abdullah Öcalan ile 28 Aralık 2024 tarihinde kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdik. Kendisinin sağlığı iyi, morali oldukça yüksekti. Kürt Sorununa kalıcı çözüm bulmaya yönelik yaptığı değerlendirmeler hayati önemdeydi” dendi.

Heyetin yazılı mesajında aktardığına göre Öcalan’ın mesajları şöyle: “Türk-Kürt kardeşliğini yeniden güçlendirmek tarihi bir sorumluluk olduğu kadar tüm halklar için de kader belirleyici bir önem ve aciliyet kazanmıştır.

Sürecin başarısı için Türkiye’deki tüm siyasi çevrelerin dar ve dönemsel hesaplara takılmadan inisiyatif alması, yapıcı davranması ve pozitif katkı sunması elzemdir. Bu katkıların en önemli zeminlerinden biri de şüphesiz TBMM olacaktır.

Gazze ve Suriye’de yaşanan hadiseler göstermiştir ki, dışarıdan müdahalelerle kangrenleştirilmeye çalışılan bu sorunun çözümü artık ertelenemez bir hal almıştır. Bunun ciddiyetiyle doğru orantılı bir çalışmayı başarıya ulaştırmak için muhalefetin de katkı ve önerileri değerlidir.

Sayın Bahçeli’nin ve Sayın Erdoğan’ın güç verdiği yeni paradigmaya, ben de pozitif anlamda gerekli katkıyı sunacak ehil ve kararlılığa sahibim.

Heyet bu yaklaşımımı gerek devletle gerekse siyasi çevrelerle paylaşacaktır. Bunlar ışığında gereken pozitif adımı atmaya ve çağrıyı yapmaya hazırım.

Bütün bu çabalarımız, ülkeyi hak ettiği düzeye taşıyacak ve aynı zamanda demokratik bir dönüşüm için de çok kıymetli bir kılavuz olacaktır.

Devir Türkiye ve bölge için barış, demokrasi ve kardeşlik devridir.”

İmralı’ya son ziyaret yaklaşık 10 yıl önce yapılmıştı

Kürt siyasi hareketi son İmralı ziyareti 2015’te gerçekleşmişti. DEM Parti heyetinin geçen hafta İmralı’ya gitmesiyle Kürt siyasi yaklaşık 9 yıl sonra Abdullah Öcalan’ı parti olarak ilk kez ziyaret etmiş oldu.

Nisan 2015’ten sonra siyasetçilerin adaya gitmesine izin verilmemişti. HDP’nin sık sık yaptığı çağrı ve başvurulara da olumlu yanıt çıkmamıştı.

Paylaşın