“Millet İttifakı’nda Çatlak Var” İddiasının Nedeni Belli Oldu

Geçen hafta Ahmet Davutoğlu – Kemal Kılıçdaroğlu ve Ahmet Davutoğlu – Meral Akşener arasındaki görüşme trafiği, Ahmet Davutoğlu’nun ittifaka katılmak için bazı talepleri olduğu yönünde kamuoyuna yansımıştı.

Altı muhalefet partisinin ortak masasına ilişkin olarak Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile ittifak konusunda çatlak olduğu yönündeki iddialarının perde arkası belli oldu.

CHP, İYİ Parti ve DEVA Partisi’nin temsilcileri geçen 4 Ocak’ta muhalefet masasında oluşturulan ortak metnin ayrıntılarını anlatmak üzere bir televizyon programına katıldı. “Programın, salgın koşulları nedeniyle altı değil üç temsilci ile yapıldığına” ilişkin bilgiye yayında da yer verildi.

Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal’ın haberine göre; “kısmi temsilden rahatsız olduğu” belirtilen Davutoğlu’nun CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i arayıp “sitemde” bulunduğu öne sürüldü.

Kılıçdaroğlu ve Akşener, konu hakkında kurmaylarıyla yaptıkları görüşmelerde, “Programa salgın nedeniyle üç temsilci katıldı. Bu durum yayıncının tercihiydi. Masadaki genel başkan yardımcıları arasında ‘üçlü temsil’ bir görüş ayrılığı ya da kırgınlık yok” bilgisini aldı. Ardından Akşener, 6 Ocak’ta Davutoğlu’nu konutunda ziyaret etti. Kılıçdaroğlu da 11 Ocak’ta Davutoğlu ile akşam yemeğinde bir araya geldi. Liderler arasındaki ikili görüşmeler, kamuoyuna, Davutoğlu’nun ittifaka katılma konusunda bazı şartları olduğu yönünde yansıdı.

Bu gelişmelerin ardından muhalefet masası, bir hafta ertelenen toplantıyı yaparak ortak metne son şeklini verdi. Kaynaklar, “muhalefet masasındaki genel başkan yardımcıları arasında herhangi bir sorun bulunmadığını, dört aylık çalışmanın uyum içerisinde yürütüldüğünü” vurguladı.

Paylaşın

AFAD’dan ‘Zorunlu Olmadıkça Dışarı Çıkmayın’ Uyarısı

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklama ile, cuma günü akşam saatlerinden itibaren ülke genelinde etkili olacak soğuk hava nedeniyle uyarıda bulundu.

Meteoroloji verilerine göre akşam saatlerinden itibaren Batı Karadeniz’de, Marmara’nın güneyi ve doğusu ile İç Ege’nin kuzeyinde yoğun kar yağışı beklendiğini bildiren AFAD, tipi, buzlanma, don, yüksek kesimlerde çığ tehlikesi ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı tedbirli olunması çağrısı yaptı.

Balkanlar üzerinden gelmesi beklenen soğuk ve yağışlı havanın batı kesimlerden başlayarak ülke genelinde etkili olması beklenirken Pazartesi gününden itibaren ülkenin Karadeniz üzerinden gelecek daha soğuk ve yağışlı havanın etkisi altına gireceği  ve  tüm  yurtta  kuvvetli, yer  yer  yoğun  kar  şeklinde  yağışlara neden olacağı tahmin ediliyor.

“Eliniz cebinizde yürümeyin”

Buzlanma ve don tehlikesine karşı alınabilecek önlemleri sıralayan AFAD, zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmaması, küçük ve dengeli adımlarla yürünmesi, kayarak düşme tehlikesine karşı yürürken ellerin cepte bulundurulmaması, cep telefonları bataryası ve varsa mobil şarj ünitesinin şarjlarının dolu tutulması, radyo ve el feneri için yedek pil bulundurulması, çatılarda oluşan buz sarkıtlarından uzak durulması gibi tavsiyelerde bulundu.

Araç kullanırken alınabilecek önlemlere de dikkat çeken AFAD, toplu taşıma araçlarının tercih edilmesini, özel araçta kar lastiği kullanılmasını, afet ve acil durum çantası, zincir ve çekme halatı gibi ekipmanların bulundurulmasını, farların gündüz de açık bulundurulmasını istedi. Araç sürücülerine seyahat planlarının gözden geçirilmesi, alternatif yol planları hazırlanması, aile ve yakınlara yer ve rota hakkında haber verilmesi, araçta yeterli miktarda yakıt bulundurulması ve her zaman görülemeyen şeffaf ve kaygan bir buz tabakası olan “siyah buz”a dikkat edilmesi de hatırlatıldı.

Çığ tehlikesi

Çığ tehlikesine de dikkat çekilen açıklamada çığ bölgelerinden uzak durulması, izinsiz doğa kampı ve yürüyüş yapılmaması, olası çığ durumunda bölgenin hızla terk edilerek çığın daha yavaş ve yüksekliğinin az olduğu kenar kısımlarına ulaşmaya çalışılması tavsiye edildi.

AFAD, çığa yakalanma durumu kesin ise veya o anda kayak yapılıyorsa alınacak önlemleri de sıraladı ve “Kayak botları ve kayaklar çıkarıp atılmalı, sabit bir ağaç, kaya veya başka bir cisme tutunmaya çalışılmalıdır. Kırılmış ağaç ve kaya parçalarından uzak kalmaya veya korunmaya çalışılmalıdır. Yüzme hareketi yaparak akan karın üstünde kalmaya çalışılmalıdır. Çığ durmadan önce mutlaka el, ağız ve burnu kapatacak şekilde yüz üzerinde tutulmalı ve kar altında kalındığı süre boyunca hayati önem taşıyacak olan nefes boşluğu oluşturulmalıdır. Bu arada baş sağa sola çevrilerek boşluk büyütülebilir” tavsiyelerinde bulundu.

Paylaşın

HDP’den ‘Cumhurbaşkanı Adayı Ve İttifak’ Açıklaması

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, ‘Cumhurbaşkanı adayı, ittifak ve güçlendirilmiş parlamenter sistem’ hakkında değerlendirmelerde bulundu.

DW Türkçe tarafından hazırlanan Nevşin Mengü Soruyor programına katılan Temel, Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili olarak, “Muhalefet tümü ilkeler ve kriterler doğrultusunda (Cumhurbaşkanı adayı için) bir isimde buluşursa bu konuda ısrarla kendi adayımızı çıkarma gibi bir tutumumuz yok” ifadelerini kullandı.

Temel, “mevcut sistemin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a tanıdığı bütün yetkilerden feragat edecek” bir isim üzerinde uzlaşabileceklerini ifade etti.

Son dönemde sık sık gündeme gelen Cumhur ve Millet ittifakları dışında olası bir “Üçüncü Yol İttifakı” ile ilgili soruyu da yanıtlayan Tayip Temel, “Yan yana geldiğimiz tüm partilerle fikir birliğine ulaştığımız tek konu şudur: Her koşulda mücadele, her koşulda toplumu örgütleme ve her koşulda yan yana durma, toplumun biriken tepkisini, öfkesini tabii ki de demokratik yollarla protesto hakkını da yetkince kullandırarak yürütme. Bu güçler birlikte büyük mitingler, büyük yürüyüşler, büyük etkinlikler yapabilir” ifadelerini kullandı.

Temel, bu yürüyüş ve mitinglerin “hem ekonomik kriz, hem adalet, hem de kadın temalı” olabileceğini belirtti.

Altı muhalefet partisinin bir araya gelerek üzerinde çalıştığı güçlendirilmiş parlamenter sistem hakkında da görüşlerini aktaran HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Temel, “Umut veren, en azından mevcut rejimi kısmen de olsa iyileştirebilecek öneriler barındırdığını düşünüyoruz. Örneğin hukuki alanda, örneğin kayyum politikası ile ilgili önemli tespitlerin olduğunu biliyoruz” diye konuştu.

Temel diğer yandan, söz konusu programın kendileri ve kamuoyu ile paylaşılmadığı için çok da bilgi sahibi olmadıklarını dile getirdi.

Paylaşın

RTÜK’ten Kanallara Sezen Aksu Telefonu

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkan Yardımcısı İbrahim Uslu’nun müzik yayını yapan kanalları arayarak Sezen Aksu’nun şarkısını yayınlamaları durumunda ağır yaptırımlarla karşılaşabileceklerini ifade ettiği bildirildi. Uslu ise “Mağdur olmamaları için tedbirli davranmaları konusunda ikaz ettik” dedi.

Birgün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre “Şahane Bir Şey Yaşamak” şarkısında geçen “Selam söyleyin o cahil Havva ile Adem’e” sözleri nedeniyle hedef gösterilen Sezen Aksu için RTÜK devreye girdi.

RTÜK Başkan Yardımcısı İbrahim Uslu’nun müzik yayını yapan kanalları arayarak kanal yetkilileriyle gerçekleştirdiği görüşmelerde, Aksu’nun şarkısını yayınlamaları durumunda ağır yaptırımlarla karşılaşabileceklerini ifade ettiği bildirildi. Uslu ayrıca “Milli ve manevi değerlere aykırı tüm şarkılar için” de aynı uyarıyı yaptı.

Birgün’e konuşan Uslu, görüşmelerin “kanallar zarar görmesin diye” yapıldığını öne sürdü ve şunları dedi:

“Sezen Aksu’nun kamuoyunun gündemine gelen şarkısı ile alakalı bir uyarıda bulunduk.

“Katiyen ‘Sezen Aksu yayınlamayın’ diye bir talimatımız olmadı zaten hukuken böyle bir yetkimiz de yok. Şarkı incelemeye alındı, takdiri kuruluşların kendilerine ait olmak üzere mağdur olmamaları için tedbirli davranmaları konusunda ikaz ettik. Çünkü bu defa bir sorun tespiti varsa ve işlem yapmamız gerekecek, durup dururken kuruluşlar idari para cezaları ile muhatap olacaklar.

“Bu arada sadece bu şarkı ile de ilgili değil milli manevi değerler konusunda gerekli hassasiyeti korumayan tüm müzik parçalarının çalınmaması konusunda da genel bir ikazda da bulunduk. Biz yayın kuruluşlarını genelde önden uyarırız. Mağdur olmamaları için. Ama hiçbir yayının da yayınlanıp yayınlanmamasında karar bize ait değildir. Biz ikaz ettik, takdir medya kuruluşlarımızındır.”

Ne olmuştu?

Sezen Aksu’nun 2017 yılında çıkardığı “Şahane Bir Şey Yaşamak” şarkısında geçen “Binmişiz bir alamete. Gidiyoruz kıyamete. Selam söyleyin o cahil Havva ile Adem’e…” sözleri iktidara yakın isimler tarafından sosyal medyada hedef gösterilmişti. Ankara’da Mikail Yılmaz isimli bir avukat ile beraberindeki bir grup ise Aksu hakkında, “dini değerlere hakaret ve tahrik veya aşağılama” suçunu işlediği iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuş, iktidara yakın bir grup Aksu’yu evinin önünde protesto etmişti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise partisinin grup toplantısında Aksu’yu hedef göstermişti.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu, Akşener ve Davutoğlu’ndan Sürpriz Görüşme

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, akşam yemeğinde bir araya geldi. Partilerden görüşmeye ilişkin bir açıklama yapılmadı.

Haber Merkezi / CHP Parti Meclisi Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı Deniz Demir, sosyal medya hesabından buluşmaya ait fotoğraf paylaştı.

Demir, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Sayın Ahmet Davutoğlu ile Ankara’da akşam yemeğinde bir araya geldi.”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, yaklaşık 20 gündür Millet İttifakı ortakları CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile “ev ziyareti” ve “akşam yemeği” buluşmalarında bir araya geliyor.

Kulislere yansıyan bilgiler, Davutoğlu’nun, önümüzdeki seçime yönelik olarak, partisinin de içinde yer alacağı “yeni bir ittifak tasarımı” için mesai yaptığı yönünde.

Paylaşın

Erdoğan’ın Görev Onayı Yüzde 40,7

MetroPoll Araştırma, “Türkiye’nin Nabzı Ocak 2022: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Görev Onayı” başlığıyla yaptığı son anketinden elde ettiği sonuçları sosyal medya hesabından paylaştı.

Haber Merkezi / Buna göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görev onayı, geçen aya göre yaklaşık 2 puan artışla yüzde 40,7’ye yükseldi. Yüzde 54,4’lük kesim ise Erdoğan’ın görevi için “Hayır, onaylamıyorum” dedi. Bu oran, 7 Haziran 2015 yılındaki seçimlerden sonra en yüksek üçüncü seviye oldu.

Partiler bazında ise CHP’lilerin yüzde 92,2’si, İYİ Partililerin de yüzde 92,2’si Cumhurbaşkanı Erdoğan’a görev onayı vermedi. Bu iki partinin ardından Erdoğan’a onay vermeyen en yüksek oransa HDP’lilerden geldi: Yüzde 90,5.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görev onayına “hayır” diyenlerinin oranının MHP’de 26,7 olması ise dikkat çekti. Görev onayı konusunda Erdoğan’ın kendi partisinin seçmenlerinde 93,5 evetten, yüzde 3,7 hayırdan yana tavır alındı. Oy tercihini “Kararsız”, “protesto oy” ve “cevap yok” olarak belirtenlerde ise birbirine yakın oranlar görüldü.

Metropoll Araştırma’nın “Türkiye’nin Nabzı Aralık 2021” anketine de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı görevini yapış tarzını onaylayanların oranı yüzde 38,6, onaylamayanların oranı yüzde 57,2’di. Yüzde 4,3’lük kesim ise herhangi bir fikri ya da cevabı olmadığını ifade etmişti.

Metropoll Araştırma’nın “Türkiye’nin Nabzı Kasım 2021” anketine de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı görevini yapış tarzını onaylayanların oranı yüzde 39,3, onaylamayanların oranı yüzde 54,5’ti. Yüzde 6,2’lik kesim ise herhangi bir fikri ya da cevabı olmadığını ifade etmişti.

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Günlük Vaka Sayısı 70 Binin Üzerinde

Kovid 19’da son 24 saatte 71 bin 843 yeni vaka tespit edilirken, 166 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Küresel salgının ulaştığı nokta ve hastalığın yayılma hızı dikkate alındığında, maske kullanımı ile sosyal mesafeye, hijyen kurallarına uyulmasının önemi daha çok artmıştır.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 414 bin 312 test yapılırken, 71 bin 843 yeni vaka tespit edildi. 166 kişi hayatını kaybederken, 85 bin 948 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; Küresel salgının ulaştığı nokta ve hastalığın yayılma hızı dikkate alındığında, maske kullanımı ile sosyal mesafeye, hijyen kurallarına uyulmasının önemi daha çok artmıştır. Hatırlatma dozu aşılarının da aynı şekilde Omicron varyantına karşı önemli bir tedbir olduğu unutulmamalı.

Sağlık Bakanlığı’nın paylaştığı haritada, 2. doz aşılamada hedef nüfusun yüzde 75 ve üzerinin aşılandığı iller mavi renkle gösteriliyor. Sağlık Bakanlığı’nın koronavirüs verilerine ilişkin yayınladığı tabloda yer alan bilgilere göre; 2. doz aşılamada yüzde 88.5 aşılama oranıyla Osmaniye birinci sırada yer alıyor.

Yüzde 61 aşılama oranı ile Şanlıurfa ise son sırada bulunuyor. 2. doz aşılamada üç büyük ilde ise birinci sırada yüzde 84.4 ile İzmir, ikinci sırada yüzde 82.2 ile Ankara ve üçüncü sırada yüzde 77 ile İstanbul yer alıyor.

Paylaşın

Türkiye ve Katar, Kabil Havalimanı’nın Güvenliği Konusunda Anlaştı

Reuters haber ajansının Türk diplomatik kaynaklarına dayanarak verdiği habere göre, Türkiye ve Katar, Taliban hükümetiyle devam eden müzakerelerde görevi almaları halinde Kabil Havalimanı’nda güvenliğin sağlanması konusunda anlaşmaya vardı.

Katar ve Türkiye arasındaki anlaşmanın Taliban tarafından onaylanması gerekiyor.

Taliban’ın Ağustos ayında Afganistan’da yönetimi ele geçirilmesinin ardından Türkiye, güvenlik taleplerinin karşılanması koşuluyla, Kabil uluslararası havaalanını Katar ile birlikte işletmeye açık olduğunu söylemişti.

Reuters, Birleşik Arap Emirlikleri’nin de havaalanını işler halde tutmak için Taliban ile görüştüğünü bildirdi.

Diplomatik kaynakların Perşembe günü gazetecilere verdiği demeçte, Ankara ve Doha’nın havaalanı misyonu için bir güvenlik çerçevesi üzerinde anlaştıklarını, ancak finansman gibi diğer konularda görüşmelerin sürdüğünü belirtti.

Bir kaynak, “Dış güvenliği Taliban’ın sağlaması, içeride ise havaalanını kim işletiyorsa onun sağlaması bekleniyor” dedi. İsminin açıklanmasını istemeyen kaynak, “Süreç yapıcı bir şekilde devam ediyor” dedi.

Türk ve Katarlı yetkililerden oluşan bir heyetin bu hafta Kabil’de konuyla ilgili görüşmelerde bulunduğu belirtildi.

Katar devlet haber ajansı, havalimanının işletilmesi ve yönetimi konusunda Katar ve Türkiye ile görüşmeleri “tamamlamak” için Taliban hükümetinin önümüzdeki hafta Doha’da olacağını söyledi.

Perşembe günü yapılan açıklamada, Katar ve Türkiye’den gelen heyetlerin bu hafta Kabil’de havaalanının kontrolü konusunda iki gün “yoğun müzakereler” düzenlediği ifade edildi.

Paylaşın

AB’den Osman Kavala Açıklaması: Davayı İzlemeye Devam Ediyoruz

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut, insan hakları savunucusu Osman Kavala’nın dava sürecini takip etmeye devam ettiklerini söyledi. Büyükelçi, “Bu davayı izlemeye devam ediyoruz ve gerekli diplomatik çalışmayı merkezimize iletiyoruz” dedi.

Diplomasi Muhabirleri Derneği üyeleri ile AB Delegasyonu’nda biraraya gelen Meyer-Landrut’a, Osman Kavala’nın Ekim’deki duruşmasının ardından yaşanan, “istenmeyen kişi” krizi hatırlatıldı ve AB üyesi ülkelerin son duruşmada açıklama yapmamaları nedeniyle tutum değiştirip değiştirmediği soruldu.

Büyükelçi Meyer-Landrut, AB Delegasyonu’nun davayı izlediğini ve bunu sosyal medya hesaplarından da paylaştığını belirterek, “Dolayısıyla biz uygulamamızı değiştirmedik. Bu davaları izlemeye devam ediyoruz ve gerekli diplomatik çalışmayı merkezimize iletiyoruz” dedi.

Meyer-Landrut, AB üyesi diğer ülkelerin de davayı izlemeye devam ettiğini belirtirken, Almanya hükümeti adına açıklama yapıldığını hatırlattı.

Büyükelçi, üye ülkeler tarafından son duruşmayla ilgili bir açıklama yapılmadığını söylemenin adil olmayacağını belirterek, “Bu davayı daha önce olduğu gibi izlemeye devam ediyoruz” dedi.

Büyükelçi, Avrupa Konseyi’ne üye tüm ülkelerin yükümlülüklerine uymasını ve bu kurumun bünyesindeki AİHM ve Konsey kararlarına saygılı olmasının beklendiğini de hatırlattı.

Strazburg’da, Türkiye’nin Kavala ile ilgili AİHM kararını uygulamaması nedeniyle başlatılan ihlal sürecinin AB-Türkiye ilişkilerinin geleceğine nasıl etki edeceği sorusunu, Büyükelçi, “Gelecekte olabilecek varsayımsal gelişmeler konusunda yanıt vermeyeceğim” diyerek yanıtsız bıraktı. Konunun Avrupa Konseyi uhdesinde olduğunu belirten Büyükelçi, AB üyesi birçok ülkenin Avrupa Konseyi üyesi de olduğunu hatırlattı ve “Bu prosedürlerin AB’nin pozisyonuna etkisini zamanla göreceğiz” dedi.

Türkiye savunmasını Avrupa Konseyi’ne gönderdi

Öte yandan, Türkiye, AİHM kararını uygulamaması nedeniyle başlatılan ihlal sürecine yanıtı Avrupa Konseyi’ne iletti. Türkiye’nin cevabı Bakanlar Komitesi’nin 2 Şubat’taki toplantısında gündeme gelecek. Bu aşamada Türkiye’nin yanıtının gizli kalacağı belirtilirken, Komite 2 Şubat’ta yanıtın AİHM’e iletip iletmeyeceğine karar verecek.

Avrupa Konseyi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uymayan Türkiye’ye savunma yapması için 19 Ocak’a kadar son bir süre tanımıştı.

(Kaynak: bianet)

Paylaşın

HDP’li Ebru Günay’dan Muhalefete Dokunulmazlık Tepkisi

Karma Komisyon’da HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel’in “dokunulmazlık” kaldırılması görüşmelerine dair açıklamalarda bulunan HDP Sözcüsü Günay, “Bildiğiniz üzere karma komisyon, bugün Milletvekilimiz Semra Güzel ile ilgili dokunulmazlık fezlekesini görüşmeye başladı. Elbette vekilimizi yalnız bırakmayacağız, arkadaşlarımız, milletvekillerimiz karma komisyon toplantısındalar. Toplantı sonrası yaşananlara dair arkadaşlarımız kamuoyunu bilgilendireceklerdir” dedi.

Haber Merkezi / Günay, konuya ilişkin açıklamasının devamında ise “Kendilerine muhalefet diyen bazıları ise tek doğru olan çözüm sürecini mahkum ederek, diyalog girişimlerine karşı çıkarak iktidarın vekilimiz üzerinden yaptığı siyasi operasyona çanak tutmaktadır. Bu yaptığınız muhalefet değil, iktidarın oyunlarına çanak tutmaktır. Bir kez daha bu konuda uyarılarımızı yapmak istiyoruz. Karma komisyon ve sonrasında yaşananları takip edeceğiz, görüş ve değerlendirmelerimiz olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, parti Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısıyla gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Günay’ın açıklamaları şöyle;

“Katledilişinin 15’inci yılında Hrant Dink’i saygıyla anıyorum. Bize bıraktığı kardeşlik ve özgürlük mücadelesinin ektiği tohumlar her yerde yeşermeye devam ediyor. Bizler, kardeşçe özgürlük mücadelesinde tohumları yeşertmeye ve büyütmeye hep birlikte devam edeceğiz.

Semra Güzel’i yalnız bırakmayacağız

Bildiğiniz üzere karma komisyon, bugün milletvekilimiz Semra Güzel ile ilgili dokunulmazlık fezlekesini görüşmeye başladı. Elbette vekilimizi yalnız bırakmayacağız, arkadaşlarımız, milletvekillerimiz karma komisyon toplantısındalar. Toplantı sonrası yaşananlara dair arkadaşlarımız kamuoyunu bilgilendireceklerdir. 90’larda hafızalarda kalan bir görüntü var. DEP’li milletvekillerinin Meclis’ten çıkarılma görüntüleri hepimizin hafızalarında kalıcı yer edinmiş durumda. AKP Kürt halkının iradesini gasp ediyor ve attığı her adımla da bu hafızayı maalesef daha da güçlendiriyor ve derinleştiriyor.

Bunu önce kayyımlara eliyle gerçekleştirdiler, seçilmiş belediye eşbaşkalarının, belediye eşbaşkanlıklarını gasp ettiler, vekillerimizin dokunulmazlıklarını kaldırarak vekillikleri düşürüldü, eşbaşkanlarımızın da aralarında olduğu vekillerimiz tutuklandı. 27’nci dönemde ise Leyla Güven, Musa Farisoğulları ve Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun dokunulmazlıklarını kaldırarak demokratik siyasete darbeler yaptı ve bugün de darbe siyasetini sürdürüyorlar. Şimdi de aynı darbe siyasetini Semra Güzel üzerinden gerçekleştirmeye çalışıyorlar.

Dokunulmazlığın kaldırılması için kullanılan her oy AKP- MHP iktidarının dizayn etme çalışmalarına onay vermektir, kabul etmektir, evet demektir. Semra Güzel vekilimiz insani bir öykü sonucu çözüm sürecinde gerçekleştirdiği bir ziyaret sonucu iktidarın özel operasyon merkezleri tarafından fotoğrafları servis edilerek bir linç kampanyasına maruz kaldı. Karma komisyonda insani, hukuki ve siyasi bütün hakikatleri ortaya sereceğiz, bunu kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz.

HDP her zeminde barışçıl ve demokratik siyaseti savunmuştur

Bu yaşananlara ve linç kampanyasına dair birincisi Semra Güzel vekilimiz AKP’nin Kürt sorununa gerçekçi yaklaştığı çözüm sürecinde bu ziyareti gerçekleştirmişti, bu fotoğrafların tam da bu ziyaretten 6 yıl sonra partimize yönelik karalama kampanyası ve siyasi operasyonlara malzemesi yapılması asla kabul edilemez. Bu fotoğraflar üzerinden HDP’yi parti olarak başka bir denklem içinde göstermek, demokratik ve barışçıl ziyaret zemini dışında yer alıyormuş gibi göstermek kimsenin haddine değildir. İkincisi, HDP, bütün sorunların savaşsız, çatışmasız, diyalog ve barışçıl yöntemlerle çözülmesi için mücadele eden bir partidir. Savaş ve çatışmadan beslenen bir iktidar bu konuda HDP’yi asla suçlayamaz. HDP, her zeminde barışçıl, demokratik, çatışmasız müzakere siyasetini savunmuştur, demokratik siyaseti savunmuştur. Bu konuda da ısrarcı olmaya ve mücadele etmeye devam edecektir.

Üçüncü sözümüz ise muhalefete olacaktır. Kendilerine muhalefet diyen bazıları ise tek doğru olan çözüm sürecini mahkum ederek, diyalog girişimlerine karşı çıkarak, iktidarın vekilimiz üzerinden yaptığı siyasi operasyona çanak tutmaktadır. Bu yaptığınız muhalefet değil, iktidarın oyunlarına çanak tutmaktır. Bir kez daha bu konuda uyarılarımızı yapmak istiyoruz. Karma komisyon ve sonrasında yaşananları takip edeceğiz, görüş ve değerlendirmelerimiz olacaktır.

Üçüncü seçeneğe dair arayışlarımız sürüyor

Türkiye toplumu sistemin çizdiği sınır içinde siyaset yapan, çözüm arayan siyasi kutuplara elbette mahkum ve mecbur değildir. Bu nedenle üçüncü seçeneğe dair arayışlarımız sürüyor. Bunu önemsediğimizi birçok kez ifade ettik. Bu kapsamda bir başlangıç olması itibariyle bir toplantı gerçekleştirdik 18 Ocak Salı günü. EMEP, EHP, Halkevleri, SMF, TİP, TÖP, TKP ve HDP’nin aralarında olduğu siyasi partilerle bir toplantı gerçekleştirdik. Bu, bir başlangıç toplantısıydı, karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk, Türkiye siyaseti açısından önemli bir toplantıydı. Toplantı sonrası bütün siyasi partiler ortak bir bildiri yayınladı.

Türkiye’nin bütün ezilenleri, ötekileştirilenleri, mağdurları, kadınları, gençleri ve ekoloji mücadelesi verenler ile en geniş demokratik, eşit yurttaşlık ve mücadele ortaklığını kurmanın yol ve yöntemlerini konuşmaya devam edeceğiz demişlerdi. Bu anlamıyla çok önemli bir gelişme. Bu toplantı ve bu başlangıç görüşmeleri birilerinin iddia ettiği gibi seçim, koltuk ve pazarlığının yapıldığı buluşmalar değil. Ülkenin içinde olduğu çoklu sorun ve krizlere karşı hep birlikte omuz omuza alanlarda, meydanlarda, fabrikalarda, sokaklarda mücadele yollarının konuşulduğu, faşizme karşı karşı mücadele edildiği, en geniş konuşma zeminleridir. En geniş yelpazede mücadeleyi büyütme kararlılığımız elbette devam edecektir.

Tek dertleri karanlık iktidarlarını ayakta tutmaktır 

AKP ve küçük ortağı MHP’nin hukuk, refah, adalet gibi en ufak gibi dertlerinin olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Tek dertleri, karanlık iktidarlarını ayakta tutmanın yol ve yöntemlerini aramaktır. Bu karanlık iktidara karşı derdi toplum olan, krizler, yoksulluk, yoksunluk, işsizlik gibi sorunlara karşı talepleri dile getirenleri, itirazları dile getirenleri bastırmaktan başka bir şey yapmayan bir AKP-MHP iktidar gerçeği var.

AKP’nin  2022’si Türkiye’de  zamlarla başladı. Her gün yeniden neredeyse her saat başı yeni zamlarla hayata devam ediyoruz. Türkiye halklarının mutfaklarına ateş düşüyor bu zamlarla. Zamlarla uyuyoruz ve sabah tekrar zamlarla uyanıyoruz. Yakıt ve motorine yapılan zamlar kuşkusuz hayatın bütün alanlarına etki etmeye devam ediyor. AKP’lilerin derdi halkın içinde bulunduğu açlık ve ölüm sınırındaki yaşam koşulları değil, karanlık iktidarlarını devam ettirmek olduğunu tüm Türkiye biliyor. Bunlara rağmen enflasyon 2023 Haziran’a dek enflasyona tek haneli rakamlara inecek diyorlar. 2023 Haziran’ında dertlerinin zamlar, enflasyon, kadınların, gençlerin işsizliği ve “barınamıyoruz” diyen gençler olmadığını, dertlerinin “geçinemiyoruz” diyen Türkiye toplumu olmadığını biliyoruz. Dertleri karanlık iktidarlarını devam ettirip yandaşlarını korumaktır.

Düşüreceğiz dedikleri işsizlik oranı şu an yüzde 20’nin üzerinde

2023 yılını hedef gösterenlerin Türkiye’ye söylediği kimi yalanlara ve referanslarına bakalım. Ben buradan birkaçını söyleyeceğim, çünkü onların topluma söylediklerine zaman yetmez. “İşsizliği yüzde 5’e düşüreceğiz” dediler, geniş tanımlı işsizlik oranı şu an Türkiye’de yüzde 20’nin üzerinde. “Yoksulluk sınırının altındaki nüfus azalacak” dediler bu oran Türkiye nüfusunun yüzde 75’i artık. Bölgeler arası gelişmişlik farkını kabul edilebilir düzeylere indireceklerini söylediler, bugün bu fark uçurumlar düzeyinde. Bunlar bile sadece Türkiye’nin içinde olduğu durumu gösteriyor.

HDP olarak, Türkiye haklarına alternatif siyaset yollarını açarak, mücadele hattını güçlendirerek halkımızla, sokaklarda, meydanlarda omuz omuza direnerek, halkımızın esas sorunlarına çözüm bulacağımızın sözünü verdiğimizi bir kez daha belirtmek istiyoruz. Birilerinin hedefi 2023 olabilir, ama bizim hedefimiz haklarımızın geleceği, boğuştuğu sorunları aşıp daha huzurlu bir Türkiye’de hep birlikte bir arada yaşamaktır.”

Paylaşın