Boğaziçi Üniversitesi’nde Üç Dekan Görevden Alındı

Boğaziçi Üniversitesi Akademisleri imzasıyla yapılan basın açıklamasına göre; Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci İnci, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yasemin Bayyurt, Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özlem Berk Albachten ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Ercan’a elektronik belge sistemi üzerinden bir yazı göndererek 18.01.022 tarihli Yükseköğretim Genel Kurulu (YÖK) toplantısında alınan karara istinaden Bayyurt, Albachten ve Ercan’ın dekanlık görevinden alındıklarını bildirdi.

Açıklamada “Seçilerek göreve gelmiş olan dekanlarımızın görevden alınmasına dair basını ve kamuoyunu en kısa zamanda bilgilendireceğiz” denildi. Dekanların görevden alınma gerekçeleri ise açıklanmadı. Boğaziçi Üniversitesi’ne Prof. Dr. Melih Bulu’nun rektör olarak atanması sonrası başlayan protesto gösterilerinin ardından Prof. Dr. Bulu’nun görevine son verilmiş, yerine Prof. Dr. Naci İnci atanmıştı. Ancak Boğaziçi akademisyenleri Prof. Dr. İnci’nin atanmasına da siyasetin etkisi olduğu gerekçesiyle karşı çıkıyordu.

Boğaziçi akademisyenleri Danıştay’a başvurmuştu

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri, Prof. Dr. İnci’nin rektör olarak atandığı 21 Ağustos 2021 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararı’nın iptali için Danıştay’a başvurmuştu. Akademisyenler, Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle rektör atanmasının kabul edilemez olduğunu belirterek “Ülkemizin gelişmesi yolunda olmazsa olmaz olduğunu düşündüğümüz özgür, özerk ve demokratik üniversite için temel olan üniversite rektörünün üniversite bileşenlerinin görüşleri doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini savunmaktan vazgeçmiyoruz” açıklamasını yapmıştı. Boğaziçi akademisyenleri, daha önce de Prof. Dr. Melih Bulu’nun rektörlüğe atanmasının iptali için Danıştay’a başvurmuştu.

Boğaziçili öğrencilerin yargılanmasına devam ediliyor

Prof. Dr. Bulu’ya karşı düzenlenen gösteriler nedeniyle çok sayıda öğrencinin yargılandığı davalar devam ediyor. Boğaziçi Üniversitesi’nde geçen yıl 1 Şubat’ta düzenlenen protesto gösterileri, kampüs içinde ve dışında toplam 159 kişinin gözaltına alınmasıyla sonuçlanmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma sonucunda 97 kişi hakkında “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” suçlamasıyla ve 3 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlamıştı.

4 Ekim 2021 tarihinde, kampüste yaptıkları eylem sırasında gözaltına alınan öğrencilerden Enis Berke Gök ve Caner Perit Özen ise 6 Ekim’de tutuklanmıştı. Haklarında 5 yıl 3 aydan 25 yıla kadar hapis cezasıyla dava açılan 14 Boğaziçi Üniversitesi öğrencisinin yargılandığı davanın 7 Ocak’taki duruşmasında Ersin Berke Gök ve Caner Perit Özen “yurt dışı çıkış yasağı” şeklindeki adli kontrol şartlarıyla tahliye edilmişti. Biri araştırma görevlisi 11’i öğrenci olmak üzere 12 kişinin yargılandığı başka bir dava daha devam ediyor. Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Kampüsü önündeki eylemlerle ilgili olarak 12 sanığın 3 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Bakan Koca’dan Uyarı

Kovid 19’da son 24 saatte 72 bin 615 yeni vaka tespit edilirken, 176 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “65 yaş üstünün riskten kaçınması, yatırılarak tedavi gerektiren bir hastalıktan kendini koruması gerekir.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 412 bin 031 test yapılırken, 72 bin 615 yeni vaka tespit edildi. 176 kişi hayatını kaybederken, 84 bin 426 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; Son verilere göre, 65 YAŞ VE ÜSTÜ, vakaların %8’ini oluşturuyor. Tüm vakalar içinde hastaneye yatış oranı %1,45 iken bu gruptakilerin HASTANEYE YATIŞ ORANI %10’un üzerinde. 65 yaş üstünün riskten kaçınması, yatırılarak tedavi gerektiren bir hastalıktan kendini koruması gerekir.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Osmaniye’yi, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Manisa takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Paylaşın

Avrupa’da En Fazla Sigara İçilen Ülkeler: Bulgaristan Ve Türkiye

Türkiye’de 2022’ye girerken alkol ve sigaradan alınan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) yüzde 47 arttırıldı. Araştırmalar sigaraya gelen zamların tiryakileri pek etkilemediğini gösterirken Avrupa’da en fazla sigara içilen ülkeler Bulgaristan ve Türkiye çıktı.

Euronews’ta yer alan habere göre; Erkeklerde ise en fazla sigara içilen ülke Türkiye. Hangi ülkede ne kadar sigara içiliyor? Cinsiyete göre sigara içenlerin oranı nasıl değişiyor?

Avrupa Birliği (AB) İstatistik Ofisi (Eurostat) Avrupa’da sigara içenlere ilişkin son ayrıntılı verileri açıkladı. Buna göre 2019 yılında Avrupa ülkelerinde en fazla sigara içilen ülke yüzde 29 ile Bulgaristan oldu. İkinci sıradaki Türkiye’de ise halkın yüzde 27,3’ü sigara içiyor. AB ortalaması ise yüzde 18,4.

İskandinav ülkelerinde sigara içme oranı düşük

En az sigara içilen yerlerin İskandinav ülkesi olması dikkat çekti. Sigara içme oranı yüzde 6,4 ile en düşük İsveç’te. Bu oran Finlandiya’da yüzde 9,9 ve Norveç’te yüzde 10,2.

Diğer bazı ülkelerdeki sigara içme oranı ise şöyle: Yunanistan 23,6; Almanya 21,9; Fransa 17,8 ve İtalya 16,5

Hangi ülkede ne kadar sigara içiliyor?

Araştırma insanların günde 20 sigaradan az mı yoksa çok mu içtiğine dair bilgiler de içeriyor. Buna göre günde 20’den fazla sigara içme oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 15,8 ile Sırbistan. İkinci sırada Türkiye var. Türk halkının yüzde 14,8’i günlük 20’den fazla sigara içerken yüzde 12,5’i de 20’den daha az sigara içiyor.

Erkeklerde zirve Türkiye’nin

Cinsiyet açısından bakıldığında ise erkeklerde en fazla sigara içme oranı Türkiye’de. Türkiye’de erkeklerin yüzde 41’i sigara içiyor. Erkeklerde AB ortalaması yüzde 22.

Türkiye kadınlarda AB ortalamasının altında

Kadınlarda en yüksek sigara içme oranı yüzde 24 ile Sırbistan’da. Bu oran Bulgaristan’da yüzde 21 ve Almanya’da yüzde 19. Kadınlarda AB ortalaması ise yüzde 14,8. Türkiye’de kadınların ise yüzde 14,4’ü sigara kullanıyor.

Paylaşın

CHP’li Özel: HDP’li Güzel’in Dokunulmazlığının Kaldırılmasına ‘Evet’ Diyeceğiz

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, bir PKK üyesiyle fotoğrafları bulunan HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel’in dokunulmazlığının kaldırılması istemiyle düzenlenen Cumhurbaşkanlığı fezlekesine ilişkin, “Soruşturmasının yürüyebilmesi açısından bu dosyaya özel olarak dokunulmazlığının kaldırılması noktasında ‘evet’ oyu kullanacağız” dedi.

Haber Merkezi / TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Özel, “HDP’li Semra Güzel büyük bir yanlış yapmış. Cumhurbaşkanı’nın valilere, kaymakamlara, alay komutanlarına ‘dokunmayın’ dediği zamanda bir teröriste dokunmuş. Bu affedilir bir şey değil. Ama biz Semra Güzel’in örgüt kıyafetleriyle çektirdiği fotoğraf ve elindeki silahla çektirdiği fotoğrafın doğru olmadığını, bunun milletvekilliğiyle bağdaşır olmadığını düşünüyoruz. Soruşturmasının yürüyebilmesi açısından bu dosyaya özel olarak dokunulmazlığının kaldırılması noktasında ‘evet’ oyu kullanacağız” dedi.

Fezleke perşembe günü görüşülecek

TBMM Anayasa ve Adalet Komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyonu da perşembe günü toplanacak. Komisyon, HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel hakkında terör örgütü üyeliğiyle ilgili hazırlanan iki fezlekeyi görüşecek. Komisyon ve Genel Kurul’da dokunulmazlığının kaldırılması yönünde karar verilmesi halinde, bu dosyadan yargılama yolu açılmış olacak.

Fotoğrafın çekildiği sırada çözüm sürecinin devam ettiğini, o dönem hiçbir siyasi parti ile ilişkisinin olmadığını, Bora’nın üzerinden çıkan fotoğrafla ilgili de hakkında şimdiye kadar bir soruşturma açılmadığını belirten Güzel, 5 yıl önce ele geçtiğini tahmin ettiği fotoğrafların kendisine yönelik “kumpas” amaçlı kullanıldığını savunmuştu.

Süreç nasıl işliyor?

Hakkında suç isnadı bulunan milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılmamasına ilişkin talepler, Adalet Bakanlığına sunuluyor. Bakanlık, talebi gerekçeli bir yazıyla Cumhurbaşkanlığına, Cumhurbaşkanlığı ise TBMM Başkanlığına iletiyor.

Meclis Başkanlığına gelen fezlekelerin gündeme alınmasındaki süreç, İçtüzüğe göre işliyor. Milletvekili dokunulmazlığı, İçtüzüğün “Yasama Dokunulmazlığı ve Üyeliğin Düşmesi” başlıklı dokuzuncu kısmının “yasama dokunulmazlığı” alt başlıklı birinci bölümünde düzenleniyor.

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması hakkındaki istemler, TBMM Başkanlığınca “Gelen Kağıtlar” listesinde yayınlanarak Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona havale ediliyor.

Söz konusu fezleke ile Meclis’teki mevcut fezlekeler, sevk edildikleri Karma Komisyonda bekletilebiliyor ya da komisyonda gündeme alınabiliyor. Fezlekelerin gündeme alınması halinde süreç başlıyor. Karma Komisyon toplanıyor ve hangi fezlekeye ait dosyayı değerlendireceğine karar veriyor.

Hazırlık Komisyonu kuruluyor

Hazırlık Komisyonu, kurulduğu andan itibaren en geç 1 ay içinde dosyayı inceleyerek raporunu hazırlıyor. Bu komisyon bütün kağıtları inceleyip gerekirse o milletvekilini dinliyor ancak tanık dinleyemiyor.

Hazırlık Komisyonu, yasama dokunulmazlığının kaldırılması yönünde karar alırsa dosya Karma Komisyona havale ediliyor. Karma Komisyon da 1 ay içinde Hazırlık Komisyonu raporunu ve eklerini görüşerek sonuçlandırıyor.

Karma Komisyon, dokunulmazlığın kaldırılmasına veya kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar veriyor.

Karma Komisyon kovuşturmanın ertelenmesini kararlaştırmışsa bu yöndeki raporu Genel Kurulda okunarak bilgiye sunuluyor. Bu rapora milletvekilleri tarafından 10 gün içinde itiraz edilmezse kesinleşiyor, itiraz edilmesi halinde ise rapor Genel Kurul gündemine alınıyor. İtiraz edilmeyen dosyalar Cumhurbaşkanlığına gönderiliyor.

Dokunulmazlığın kaldırılması yönündeki Karma Komisyon raporları, doğrudan Genel Kurul gündemine giriyor. Genel Kurul, raporu kabul ederek dokunulmazlığın kaldırılmasını kararlaştırabileceği gibi, raporu reddederek yargılamanın dönem sonuna ertelenmesine de karar verebiliyor.

Kovuşturma ertelenmiş ve bu karar Genel Kurulca kaldırılmamış ise dönem yenilenmiş olsa bile milletvekilliği sıfatı devam ettiği sürece ilgili hakkında kovuşturma yapılamıyor.

Genel Kurul aşaması

Milletvekillerine dağıtılan Karma Komisyon raporu, Genel Kurulda okunarak görüşülüyor. Biri lehte diğeri de aleyhte olmak üzere, iki milletvekili rapor üzerinde konuşma yapıyor.

Fezlekesi olan milletvekili isterse Hazırlık Komisyonunda, Karma Komisyonda veya Genel Kurulda kendi savunmasını yapabiliyor ya da başka bir milletvekili arkadaşına savunma yapması için bu hakkını verebiliyor.

Söz ve savunma talebi yoksa görüşmeler tamamlanıyor. Daha sonra Karma Komisyonun yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına dair raporu oylamaya sunuluyor. Genel uygulamaya göre açık oylama yapılıyor. Genel Kurulda dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin oylamada, karar yeter sayısı (151) yeterli oluyor.

Her dosya için ayrı oylama yapılıyor

Genel Kuruldaki oylamada, her milletvekili ve fezleke için ayrı oylama yapılıyor. Bir milletvekili hakkında iki dosya varsa iki dosya ayrı ayrı oylanıp karara bağlanıyor. Dokunulmazlık hangi dosya hakkında kaldırıldıysa yalnızca o fezleke hakkında yargılama yapılabiliyor. Milletvekilinin dönem sonuna bırakılan dosyası hakkındaki dokunulmazlığı devam ediyor.

Genel Kurul kararından sonra milletvekilinin dokunulmazlığı, söz konusu dosya için kaldırılmış oluyor.

Meclis Başkanlığı, dosyayı Cumhurbaşkanlığı aracılığıyla Adalet Bakanlığına gönderiyor. Bakanlık da dokunulmazlığı kaldırılan milletvekili hakkında gereğinin yapılması için dosyası ilgili savcılığa havale ediyor.

Savcılık da dosyanın ulaşmasının ardından soruşturmaya kaldığı yerden devam ediyor, söz konusu milletvekilini tutuklanması talebiyle mahkemeye de sevk edebiliyor ya da tutuksuz olarak yargılanmasına da devam edebiliyor.

Dokunulmazlık kalkıyor, vekillik devam ediyor

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kalkmasıyla milletvekilliği düşmüyor, devam ediyor. Milletvekili maaşını alıyor ve diğer sosyal haklarından yararlanıyor. Tutuklanmamışsa Meclise gelerek yasama çalışmalarına da katılabiliyor.

Ancak milletvekili hakkındaki ceza kesinleştikten sonra Genel Kurulda okunuyor ve o zaman milletvekilliği düşürülüyor.

Milletvekilinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine karar verilmesi halinde, Genel Kurul kararının alındığı tarihten itibaren 7 gün içinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptal için Anayasa Mahkemesine başvurabiliyor. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini 15 gün içinde kesin karara bağlıyor.

Paylaşın

AYM’den 10 Yıl Sonra Yaşam Hakkı İhlali Kararı

2011 yılında Mardin Nusaybin’de askerlerin düzenlediği bir operasyonda ellerinde hilti uzun namlulu silah sanılan işçilere ateş açılması sonucu bir işçi yaşamını yitirmişti, bir işçi de yaralanmıştı. Anayasa Mahkemesi 10 yıl sonra yaşam hakkı ihlali kararı vererek yeniden yargılanma yolunu açtı. 

İnşaat işçileri “terörist”; “Hilti” uzun namlulu silah sanıldı. Düzenlenen operasyonda bir işçi hayatını kaybederken, bir işçi yaralandı. Operasyona katılan güvenlik güçleri hakkında açılan dava cezasızlıkla sonuçlandı. Anayasa Mahkemesi; 10 yıl sonra “yaşam hakkı ihlal edildi” dedi. Yargılamanın yenilenmesine karar verdi. Hayatını kaybeden işçinin eşi ve yaralanan işçiye 175’er bin TL tazminat ödenmesi kararlaştırıldı.

Habertürk’ten Fevzi Çakır’ın haberine göre; Olay 2011 yılında Mardin’in Nusaybin ilçesi kırsalındaki bir köyde meydana geldi. Bir eve teröristlerin geldiği yönündeki ihbarı değerlendiren güvenlik güçleri operasyon düğmesine bastı. Söz konusu eve akşam saatlerinde baskın düzenlendi. Termal kameradan elinde uzun namlulu silah olduğu değerlendirilen iki şüpheliye ateş açıldı. Biri hayatını kaybederken, biri yaralandı.

Ancak; iki ismin evde tadilat yapan işçiler olduğu, ellerinde bulunan ve silah olarak değerlendirilen şeyin ise Hilti olduğu ortaya çıktı. Olaya dair soruşturma başlatıldı. Savcılık; köylülerin ve tim görevlilerinin ifadesini aldı. Operasyon timinin komutanı; termal kamera görüntülerinden Hilti’nin silah olarak görüldüğü ifade etti. Kendilerine bölgeden ateş açıldığını savunan tim komutanı, bu nedenle karşılık verilmek durumunda kalındığını söyledi.

Ancak soruşturmasını tamamlayan Savcılık; 5 tim görevlisi hakkında “taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma” suçundan dava açtı. Yargılama 2016 yılında tamamlandı. Mahkeme, “güvenlik güçleri Hilti’yi silah sanıp hataya düştü” diyerek; ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi. Bu karar istinaf tarafından da onaylandı.

AYM’den 10 yıl sonra ihlal kararı

Bu gelişme üzerine saldırıda hayatını kaybeden işçinin eşi ve yaralı kurutulan işçi Anayasa Mahkemesi’nin kapısını çaldı. Yüksek Mahkeme “yaşam hakkının usul boyutu ihlal edildi” dedi. Yeniden yargılama yapılmasına hükmetti. Ayrıca başvuruculara 175’er bir TL tazminat ödenmesini kararlaştırdı.

AYM kararında; davanın makul bir özen ve süratle yürütülmediği vurgulandı. Bu durumun; benzer yaşam hakkı ihlallerinin önlenmesinde sahip olunan önemli rolün zarar görmesine neden olabileceği kaydedildi.

Paylaşın

Atanacak Öğretmen Sayı 15 Bin, Atama Bekleyenlerin Sayısı 500 Bin

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer,  dün (18 Ocak) İstanbul’da öğretmen atamalarıyla ilgili açıklama yaptı. Özer, “31 Ocak’ta yapılacak 15 bin öğretmen atamasının yüzde 50’si, yani 7 bin 500 öğretmeni inşallah İstanbul’a vereceğiz” dedi.

“Türkiye genelinde eğitim yatırımlarını hızlandırdıklarını” belirten Özer, şöyle devam etti: “İstanbul’a hakikaten büyük önem veriyoruz. İstanbul’daki eğitim yatırımlarını 2022 yılında tamamlamak için tüm imkanlarımızı seferber ettik ve şu ana kadar İstanbul’umuza 5 milyarın üzerinde bir eğitim yatırımını 2022 yılında verdik.

“Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamış olduğu gibi, 31 Ocak’taki 15 bin öğretmen atamasının yüzde 50’sini, yani 7 bin 500 öğretmeni de inşallah İstanbul’a vereceğiz. Yani sadece İstanbul’da okullar yapmak değil, aynı zamanda öğretmen, insan kaynağı takviyesi, altyapının güçlendirilmesi noktasında ciddi yatırımlarla desteklemeye devam edeceğiz.”

500 bin 41 öğretmen atama bekliyor

Eski Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Temmuz 2021’de yaptığı açıklamada  2019 ve 2020’de yapılan KPSS’ye girmiş atama bekleyen potansiyel aday sayısının 500 bin 41 olduğunu söyledi.

Selçuk, MEBSİS veri tabanı kayıtlarına göre de öğretmen ihtiyacının 74 bin 781 olduğunu belirtti. MEB’e bağlı resmi eğitim kurumlarında, 2002’de 516 bin 242, 2007’de 598 bin 367, 2011’de 731 bin 257, 2015’te 893 bin 559, 2018’de 858 bin 10, 2021’de (11.03.2021 itibarıyla) 865 bin 405 öğretmenin görev yapıyor.

Paylaşın

Demirtaş’tan Miting Çağrısı: Farz Edin Ki Ben De Oradayım

Edirne F Tipi Cevaevi’nde tutuklu bulunan Halkların Demokrasi Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, avukatlarının kullandığı sosyal medya hesabı üzerinden miting çağrısı yaptı.

Haber Merkezi / Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabından bu sabah yaptığı paylaşımda cumartesi günü 12.00’de Diyarbakır’da ‘zamlara, zulümlere, yoksulluğa karşı en güçlü şeklide buluşalım’ ifadelerini kullandı ve ‘Farz edin ki ben de oradayım’ dedi.

Demirtaş daha önce; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisi için söylediği “cezaevinde miting yap” sözlerine attığı bir tweet mesajıyla yanıt vermiş; “Çok istiyorsan haydi. İki saat için çıkayım, tek bir megafonla Yenikapı’ya gideyim. Bir kişi eksik toplayan siyaseti bıraksın, var mısın?” demişti.

Selahattin Demirtaş hakkında

Siyasetçi, avukat, yazar, şair, ressam, çizer.

10 Nisan 1973’te Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinin Suriçi semtinde doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. 2004’te İHD Diyarbakır Şube Başkanı oldu. 2007 seçimlerinde Diyarbakır milletvekili seçildi.

2014’te Figen Yüksekdağ ile birlikte, çeşitli partilerin ve siyasi oluşumların bir araya gelerek kurduğu Halkların Demokrasi Partisinin (HDP) eş genel başkanlığına seçildi.

Bu görevini sürdürürken ve İstanbul milletvekiliyken 4 Kasım 2016 gecesi, HDP’li 10 milletvekili ile birlikte gözaltına alındı, ardından tutuklandı.

Hapishanede yazdığı Seher (2017) ve Devran (2019) adlarında iki öykü kitabı ile Leylan (2020) ve Efsun (2021) adlarında iki romanı yayımlandı. Bunların yanı sıra, yaptığı şarkılar çeşitli sanatçılar tarafından seslendirildi. Ayrıca yayımlanmış resim, kara kalem ve karikatür çalışmaları da bulunuyor.

Halen, Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevinde tutuluyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) “serbest bırakılsın” kararına rağmen serbest bırakılmıyor.

Paylaşın

Erdoğan’ın ‘İmralı’ Açıklamasına Akşener’den Tepki: Sakın Ha!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Şu anda Edirne’deki en büyük hesabı, İmralı’dakine verecek’ sözlerine tepki gösteren İYİ Parti Lideri Akşener, “Seni şimdiden uyarıyorum. Eğer arzu ettiğin hesabı kesmesi için İmralı’daki çıkarmanın peşindeysen, orada duracaksın. Sakın ha!” İfadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Şu anda Edirne’deki en büyük hesabı, İmralı’dakine verecek’ sözlerine tepki gösterdi.

“Bu ülkenin cumhurbaşkanı böyle abuk sabuk konuşamaz” diyen Akşener, “Seni şimdiden uyarıyorum. Eğer arzu ettiğin hesabı kesmesi için İmralı’daki çıkarmanın peşindeysen, orada duracaksın. Sakın ha!” İfadelerini kullandı.

Bu ülkenin Cumhurbaşkanı geçen hafta yargı süreci devam eden Selahattin Demirtaş’ı gitti terörist başı Abdullah Öcalan’a şikayet etti. Dedi ki, ‘Edirne’deki en büyük hesabı, İmralı’dakine vereceksin.’ Rezalete bakar mısınız? Türk yargısının düşürüldüğü şu duruma bir bakar mısınız? Neymiş, en büyük hesabı İmralı’daki kesecekmiş. Yazıklar olsun. Sayın Erdoğan, bu memlekette bir hesap kesilecekse onu yüce Türk yargısı kesecektir, kesmelidir. Makamının ciddiyetinin farkına var artık. Seçilmiş Cumhurbaşkanıyım diye caka satarak geziyorsun ama AKP Genel Başkanlığı fikrinden, anlayışından kurtulamadın gittin kardeşim. Bu ülkenin cumhurbaşkanı böyle abuk sabuk konuşamaz.”

Belli ki 2019 seçimlerinden ders almamışsın. Anketlerde çakılınca Cumhur İttifakı’nın pek de gizli olmayan gayriresmi ortağının peşine takılıyorsun. Geçen sefer mektupla işi kurtarmaya çalışmıştın, bu sefer başka oyunlar peşindesin. Seni şimdiden uyarıyorum. Eğer arzu ettiğin hesabı kesmesi için İmralı’daki çıkarmanın peşindeysen, orada duracaksın. Sakın ha!”

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, geçen hafta partisinin grup toplantısında, “Şu anda Edirne’deki (Selahattin Demirtaş’ı kastediyor) en büyük hesabı İmralı’dakine (Abdullah Öcalan’ı kastediyor) verecek” demişti.

Meral Akşener partisinin grup toplantısında gençlere ücretsiz ve konforlu yurt sözü de verdi.

Türkiye’de üniversite öğrencilerinin yurt sorunu son olarak ‘Barınamıyoruz’ hareketi ve üniversite öğrencisi Enis Kara’nın intiharıyla gündeme gelmişti.

Bizim devletimiz öğrencilere yurt yapmaktan aciz midir? Geleceğin mühendisine, avukatına, öğretmenine barınabileceği bir yuva sunmaktan yoksun mudur? Devletimizin gençlere bu ortamı sağlayacak gücü var. Bu acizliğin tek sebebi iktidarın iş bilmezliğidir. Ben böyle konuşunca Sayın Erdoğan’ın sinirleri bozulacak. Türkiye’nin en büyük şantiye şefi Sayın Erdoğan. İnşaatları konusunda çok hassastır. Çünkü malum en büyük meziyeti, önceki hükümetlerden daha fazla inşaat yapmış olmasıdır.”

Son 3 yılda öyle bir yokluk yaşattın ki ailelerin özel yurtlara verecek parası yok. Öğrencilerin kirada oturacak paraları yok. Ev bulamayıp sokakta kalan da oldu. Devlet yurtlarında 10 kişilik koğuşlarda kalanlar var mı, o da var. Metropoll’ün araştırmasına göre vatandaşların yüzde 63’ü devlet yurtlarının yetersiz olduğunu, yüzde 73’ünü cemaat yurtlarının yanlış olduğunu, yüzde 83’ü ise bu yurtlara vermek istemediğini söylüyor. Yapılan bütün araştırmalarda yüzde 80’e varan oranlarda milletimiz bu eylemi yapmanı bekliyor.”

İYİ Parti iktidarında yurtlar ücretsiz olacak. Yurt yemekleri ücretsiz ve sağlıklı olacak. Yurt odalarını gelişmiş ülkelerdeki konforu geçecek şekilde yeniden tasarlayacağız. Yurt odaları 2 kişilik olacak. Her yurtta öğrenci kapasitesine göre çalışma ortamı, bilgisayar odası, kütüphane yapılacak. Hızlı, kotasız internet hizmeti sağlanacak. Siyasi sebeplerle yurttan atılma tehditleri son bulacak. Sosyal medya hesapları takip edilmeyecek. Giriş-çıkış saatleri sosyal hayatı etkilemeyecek düzeye çekilecek. Bir bina olarak değil, çok yönlü bir kampus olarak tasarlayacağız. Yurtlarda düzenli olarak kültür, sanat, spor faaliyetleri düzenlenecek.”

Paylaşın

AİHM, Türkiye’yi İki Davadan Mahkum Etti

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Elif Kaya’nın cezaevinde çıplak aramaya direnmesinden dolayı disiplin cezası alması ve “Hayata Dönüş” adlı operasyonda ölen mahkum ve tutuklular anısına şiirler ve marşlar söyleyip slogan atan mahkumları cezalandırmaktan Türkiye’yi suçlu buldu. 

Haber Merkezi / AİHM, 2000’de jandarma güçlerinin hapishanelere düzenlediği “Hayata Dönüş” adlı operasyonda ölen mahkum ve tutuklular anısına şiirler ve marşlar söyleyip slogan atan mahkumları cezalandırmaktan Türkiye’yi suçlu buldu.

Aralık 2016’da Edirne Cezaevi’nde iki mahkum diğer 26 mahkumla birlikte 2000’de gerçekleştirilen “Hayata Dönüş Operasyonu” kapsamında hayatını kaybeden tutukluları anmak için şiirler okumuş marşlar söylemişti.

Mahkum ve tutuklular, F tipi hücre sistemine ve tecrit uygulamasına geçilmesini protesto etmek için açlık grevine başlamıştı. Bu grevin sona erdirilmesi için jandarma kuvvetleri 19 Aralık 2000’de farklı hapishanelere operasyon düzenlemişti.

Bazı mahkumların kendisini ateşe vererek öldüğü olaylarda toplam 30 tutuklu ve iki jandarma hayatını kaybetmişti.

Ocak 2017’de cezaevi yönetimi, “sebepsiz yere şiir okuma, marş söyleme ve slogan atma eyleminin yasaları ihlal ettiğini ve disiplin cezasına sebebiyet verdiğini” açıklayarak iki tutukluya bir ay boyunca dış dünya ile iletişim yasağı getirmişti.

Bu kararın ardından AİHM’e başvuran iki tutuklu hakkındaki kararını salı günü açıklayan mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesiyle güvence altına alınan ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğine hükmederek Türkiye’yi suçlu buldu.

12 bin 500 euro para cezası

AİHM, Gezi eylemlerinde tutuklanan öğrenci Elif Kaya’nın cezaevinde çıplak aramaya direnmesinden dolayı disiplin cezası almasını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 8. Maddesi’ne aykırı bularak Türkiye’yi 12 bin 500 euro para cezasına çarptırdı.

Kaya’ya uygulanan disiplin cezasının ailesini ziyaret etme hakkına “müdahale teşkil ettiğine” hükmeden AİHM, kanunla öngörülen müdahalenin meşru amacının, “kamu güvenliğini ve ceza infaz kurumlarında disiplini sağlamak” olduğu belirtildi.

AİHM’e göre Elif Kaya’ya verilen disiplin cezasını onayan AYM, “disiplin tedbirinin orantılı olup olmadığını” veya söz konusu müdahalenin hedeflediği amacı ve bu tür bir yaptırımın Kaya’nın cezaevinde tutulduğu süre boyunca özel hayatı üzerindeki etkisini “incelemedi”.

Dolayısıyla, başvuranın Sözleşme’nin 8. maddesi ile güvence altına alınan “özel ve aile hayatına saygı” hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

Ne olmuştu?

24 Ekim 2017’de çıplak aramaya direndiği için kendisine verilen cezayı AİHM’e taşıyan Elif Kaya, Gezi olayları sırasında terör örgütü üyeliği iddiasıyla 23 Haziran 2013’te tutuklanmıştı.

Cezaevine kabulü sırasında çıplak aramaya direnen Kaya, cezaevi tarafından disiplin cezasına çarptırılarak bir aylık ziyaretçi yasağı almıştı.

Bu karara itiraz eden Kaya, 2013’te mahkemece reddedilmiş, 2017’de Anayasa Mahkemesi ‘kamera kaydı olmadığı’ gerekçesiyle Kaya’nın başvurusunu reddetmişti.

Elif Kaya, maruz kaldığı durumun AİHS’in “işkence, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele yasağı”na aykırı olduğunu belirterek AİHM’e başvurmuştu.

Paylaşın

Sekiz Partiden ‘Üçüncü İttifak’ Görüşmesi: Ortak Açıklama

Sol siyasi partiler HDP’nin çağrısıyla Ankara’da bir araya geldi. Saat 14.00’te başlayan toplantının yeri basınla paylaşılmadı. Toplantıya HDP adına Eş Genel Başkanlar Pervin Buldan ve Mithat Sancar katılırken diğer partilerden 2-3 kişiden oluşan temsilcilerin yer aldığı öğrenildi.

Haber Merkezi / HDP yetkilileri toplantıya genel başkan düzeyinde katılım yapıldığına dikkat çekerek bu temsiliyetin yapılan çağrıya verilen önemin göstergesi olduğuna dikkat çekti.

HDP geçtiğimiz hafta EMEP, TKP, TİP, TÖP, SMF, Halkevleri, EHP ve SOL Parti’ye çağrı yapmıştı. SOL Parti dışında diğer parti ve oluşumların genel başkan ve MYK üyesi düzeyinde katılım gösterdiği öğrenildi.

Ortak açıklama

Toplantının bitiminde yazılı bir açıklama yapıldı:

Türkiye’nin içinde bulunduğu toplumsal, siyasal ve ekonomik sorunlar çığ gibi büyümektedir. İktidarın sömürü, talan ve ayrımcılık politikaları, toplumun ezilen bütün kesimlerinin her türlü insani haklarının ellerinden alınmasına, yoksullaşmaya neden olmakta ve doğanın talan edilmesine yol açmaktadır.

Bu gidişattan çıkmak için umudu büyütecek, topluma güven verecek güçlü bir birliği kurabilir, mevcut baskı rejiminin önünü kesebilir, demokratik değişim ve dönüşümün önünü açabiliriz. Bu nedenle Türkiye’nin demokratik, sol, sosyalist ve devrimci güçlerin geniş bir mücadele ortaklığı sağlaması gerektiğine inanıyoruz.

Bu çerçevede, HDP’nin yapmış olduğu çağrıyla 18 Ocak 2022 tarihinde aşağıda imzası bulunan siyasal yapılar olarak bir araya geldik. Bu toplantıda aldığımız kararları kamuoyuyla paylaşıyoruz:

Ortak mücadeleyi sürdürmeyi, bu mücadele zeminlerini çoğaltmayı ve güçlendirmeyi,

Ortak mücadele konularını belirlemek, bunları hayata geçirmeye yönelik içerik, yöntem ve takvimi oluşturmak için düzenli görüşmelere devam etmeyi,

Mevcut katılımla kendini sınırlamayan, ortak mücadelenin Türkiye’nin bütün demokratik, sol, sosyalist ve devrimci güçlerini kapsayacak şekilde genişletilmesini hedeflemeyi karar altına aldık.

Türkiye’nin bütün ezilenleri, ötekileştirilenleri, mağdurları, emekçileri, kadınları, gençleri ve ekoloji mücadelesi verenleri ile en geniş demokrasi, eşit yurttaşlık ve mücadele ortaklığını kurmanın yol ve yöntemlerini konuşmaya devam edeceğiz. Demokratik, sol, sosyalist ve devrimci güçler olarak üzerimize düşen toplumsal sorumluluğu yerine getirmeye kararlıyız.

Dayanışma, mücadele ve umutla…

EMEP
EHP
Halkevleri
HDP
SMF
TİP
TÖP
TKP

Paylaşın