HDP’li Beştaş: Yasak Sistemi Saraydan Başlıyor

İstiklal Caddesi’nde Kürtçe müzik yapmaları engellenen sokak müzisyenlerini gündemine alan HDP’li Beştaş, “Taksim’de Kürtçe müzik yapan bir grubun şarkı söylemesi engellendi. Bir kolluk gücü, bir polis memuru diyor ki buraların hepsi benden sorulur. Ben sorumluyum diyor. Bu gücü nereden alıyor, Saray’dakinden alıyor. Yasak sistemi saraydan başlıyor” dedi.

Haber Merkezi / Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün yerine Bekir Bozdağ’ın atanmasıyla ilgili konuşan Danış Beştaş “Bürokratlar değişiyor. Bunların hepsi gece yarısı ve karanlıkta oluyor. Aslında bu iktidarın karanlığa boğduğu sistemin bir sonucudur” dedi.

Bekir Bozdağ’ın 2017’de görevi Abdülhamit Gül’e devrettiğini hatırlatan Danış Beştaş, “Burada görevden alınan Adalet Bakanı değil adalettir. Adalet iş başında değildir. Adalet yürümüyor. Adaletsizliğin sürdürülmesi için bakanlıklar değiştiriliyor” diye konuştu. Beştaş, sonrasında ise şöyle devam etti:

“Bu değişiklik aslında tek cümle ile kaynayan kazanın AKP iktidarının ve MHP ile kurdukları ittifakta kaynayan kazanın bir sonucudur. İç dengelerden kaynaklıdır, günlerdir tartışılıyor o buna yakın bu buna yakın. Ama bizim ilgili olduğumuz bölüm şudur, adalet tesis edilecek mi edilmeyecek mi? Bu nedenle diyoruz bu adaletsizliğin devam ettirilmesi için yapılan bir görev değişikliğidir.”

“Mesele adaleti tesis etmek değildir. Dikkat edin Adalet Bakanı gece yarısı affını istedi. İstifa ya da görevden alma da af olarak değerlendiriliyor. AİHM kararlarını uygulamaması tartışılmıyor. Başka ne tartışılmıyor, her gün öldürülen kadınlar, şiddet gören kadınlar tartışılmıyor. Hasta mahpusların cenazeleri cezaevlerinden çıkmaya devam ediyor bu da tartışılmıyor. Adil yargılama artık sadece dilimizde kalan bir kavram, bu da tartışılmıyor. Tutuklu gazeteciler, siyasetçiler tartışılmıyor. Bütün bunlar orta yerde dururken adaletsizlik sistemine bakan dayanmıyor. Bu nedenle biz bu adaletsizliğin kesinlikle daha fazla hüküm sürmemesi için mücadelemize devam edeceğiz.”

“Temel haklarla ilgili Cumhurbaşkanı kararname çıkaramaz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla Cumartesi günü Resmi Gazete’de yayınlanan, “milli ve manevi değerlerin yıpratılmasının önüme geçilmeyi amaçlayan genelgeyle ilgili olaraksa Danış Beştaş, bunu sansür genelgesi olarak nitelendirdi. “Garip bir genelge. Ucube, hukuksuz, anayasaya aykırı bir genelge” diyen Danış Beştaş, sözlerine şöyle devam etti:

“Erdoğan kendisini Anayasa’nın üstünde görüyor. Kendisini Anayasa’ya bağlı hissetmiyor. Şu anda bir darbe anayasasına göre bile temel haklarla ilgili Cumhurbaşkanı kararname çıkaramaz. Yeni sistemde de çıkaramaz. Temel haklarla ilgili Cumhurbaşkanının kararname yetkisi yoktur.

Anayasa’nın 28. maddesi emredici niteliktedir. Basının hür olduğunu kayıt altına alır. Peki genelgede ne diyor; milli manevi değerlere aykırı yayın yapanların sansürlendiği ve benzeri yaptırımların uygulanacağı ifade ediliyor. Canlı yayında dil koparan, canlı yayında küçücük bir çocuğa nefret siyaseti ürettiren çocuk istismarını alkışlayanların milli ve manevi değerlere aykırı yayınları durdurma gibi bir genelge yayınlaması da oldukça manidar.

AKP’nin sözünü ettiği milli ve manevi değerler nedir biliyor musunuz? AKP’den yana olanların söyledikleri, AKP’nin muhalif olanların eleştirenlerin söyledikleri. İktidar partisini ve ortağını eleştirenler hiçbir şey söylemese de bu sansür genelgesiyle, genelgesi genel ve soyut, oldukça muğlak, bunun içeriğine bir cümle yazarak sansürlenebilecek. Bu yönüyle milli ve manevi değer dedikleri aslında AKP’yi savunmaktır, başka bir izahı yok.

“Türkiye’de artık temel bir gıda krizi vardır”

Ekonomik krize ilişkin de konuşan Danış Beştaş, “Türkiye’de artık temel bir gıda krizi vardır. Bunun adını koyalım. Tüketimi arttırarak ekonomiyi ayakta tutma çabası da iflas etmiş durumdadır” dedi.

Danış Beştaş Meclis’in bir an önce devreye girmesi gerektiğini belirtti ve bu konuda atılması gereken adımları şöyle sıraladı: “Temel gıda ürünlerinde vergi sıfırlanmalıdır. ÖTV kaldırılmalıdır. Elektrik faturalarındaki vergi yükü hemen kaldırılmalıdır. Elektrik üretim ve dağıtım süreçleri kamulaştırılmak zorundadır. Doğalgaz faturalarındaki vergi yükü kaldırılmalı, hanelerin doğalgaz yükü en az  yüzde 50 oranında düşürülmelidir. Sanayi tesisleri için zamlar geri alınmalıdır.

“Yoksa zarar çok daha büyüyecektir. Kimse bunu nasıl yaparız demesin. Aman hazinede para yok demesin. Bunun yolunu da söylüyoruz. Altına imza atmaya da hazırız. Meclis’e gelmesi için biz de ilgili teklifleri veriyoruz. Bütçeden faiz giderleri ve vergi istinalarnı kaldırırsak 500 milyar TL civarında bir kaynak oluşuyor. Bu kaynağı da faiz lobilerine ve yandaşlara değil halklarımıza verirsek bu sorun çözülmüş olur.”

Yasak sistemi saraydan başlıyor

Danış Beştaş son olarak İstiklal Caddesi’nde Kürtçe müzik yapmaları engellenen sokak müzisyenlerini gündemine aldı. Danış Beştaş konuyla ilgili şunları söyledi: “Taksim’de Kürtçe müzik yapan bir grubun şarkı söylemesi engellendi. Bir kolluk gücü, bir polis memuru diyor ki buraların hepsi benden sorulur. Ben sorumluyum diyor. Bu gücü nereden alıyor, Saray’dakinden alıyor. Yasak sistemi saraydan başlıyor. İstemedikleri her şeyi yasaklamakla bu ülkede kendilerince yönetimi devam ettirebileceklerini sanıyorlar.

“Bu Kürt düşmanlığının, Kürt diline, müziğine yansıyan düşmanlığın bir sonucudur. Kadınlara yönelik şiddeti önlemeyen polis Kürtçe şarkı söyledi diye grubu engelliyor, yasaklıyor. Kürtçe müzik çalınan düğünleri basıyor. Bu kadim dillerin hiçbirini yasaklayamazsınız. Kürt dilini de yasaklayamazsınız.”

Danış Beştaş sözlerini müzik yapması engellenenlerin okuduğu şarkı sözleriyle bitirdi: “Zimanê me hebûna me ye. Zimanê me pêşeroja me ye. Em ê her tim zimanê dayikê biparêzin. (Dilimiz varlığımızdır. Dilimiz geleceğimizdir. Anadilini her zaman koruyacağız.)

Paylaşın

En Güçlü Pasaportlar Listesi Güncellendi: Türkiye 50. Sırada

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) verilerine dayanarak hazırlanan The Henley Passport Index’e göre 199 ülkelik listede Türkiye 2021 yılına göre vizesiz seyahat edilebilen ülke sayısı değişmese de 7 basamak yükselerek 50. sırada yer aldı.

Euronews’ta yer alan habere göre; Dünyanın en güçlü pasaportları sıralaması güncellendi. Asya ülkelerinden Japonya ve Singapur ilk basamaktaki yerlerini korudu. İkinci sırayı Almanya ve Güney Kore paylaşırken, üçüncü basamakta İtalya, İspanya, Finandiya ve Lüksemburg yer buldu.

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) verilerine dayanarak hazırlanan The Henley Passport Index’e göre 199 ülkelik listede Türkiye 2021 yılına göre vizesiz seyahat edilebilen ülke sayısı değişmese de 7 basamak yükselerek 50. sırada yer aldı.

Japonya ve Singapur vatandaşları geçen yıl olduğu gibi 192 ülkeye vizesiz ya da ülkeye giriş sırasında verilen vize ile seyahat edebiliyor. Güney Kore ve Almanya ikinci (190), İtalya, Finlandiya, İspanya ve Lüksemburg (189) ise üçüncü sırada yer aldı.

Sıralamanın en son sırasını ise 111. basamaktaki Afganistan aldı. 2010’dan beri son sırada bulunan ülke vatandaşları sadece 26 ülkeye vizesiz kabul ediliyor. Sondan ikinci sırayı 28 ülke ile Irak, üçüncü sırayı ise 29 ülke ile Suriye aldı.

ABD ve İngiliz pasaportları eski günlerinden uzak

2014 yılında listenin zirvesinde yer alan Amerikan ve İngiliz pasaportları bu yıl İsviçre, Norveç, Yeni Zelanda ve Belçika ile birlikte 6’ncı sırada yer alabildi. Endeks’te dikkat çeken bir diğer gelişme de sıralamanın tutulduğu 2006 yılından beri birçok Asya ülkesinin üst sıralara tırmanması oldu.

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Günlük Vaka Sayısında Korkutan Artış

Kovid 19’da son 24 saatte 93 bin 261 yeni vaka tespit edilirken, 182 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Salgın halen gündem olmaya devam etse de, kısa süre zarfında bunun da değişeceğinden emin olun. Bu noktaya gelişimizde aşının rolünü ise asla unutmayın.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 435 bin 513 test yapılırken, 93 bin 261 yeni vaka tespit edildi. 182 kişi hayatını kaybederken, 93 bin 438 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; Virüsle mücadelede zorlu dönemi geride bıraktık. Uygulamakta olduğumuz kişisel tedbirler dışında hayat normale yakın. Salgın halen gündem olmaya devam etse de, kısa süre zarfında bunun da değişeceğinden emin olun. Bu noktaya gelişimizde aşının rolünü ise asla unutmayın.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Osmaniye’yi, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Manisa takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Paylaşın

DEVA Lideri Babacan’dan Dikkat Çeken ‘İttifak’ Yorumu

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, esnaf ziyareti yaptığı Konya’da partisinin seçimlerde belirleyeceği tutuma ilişkin, “Halkın ağzı yöndür” açıklamasında bulundu.

Duvar’da yer alan habere göre; DEVA Lideri Babacan, Konya’da esnafı ziyaret etti. Bir boya dükkanında esnafla bir araya gelen Babacan, esnafın “Biraz önce 150 liraya 9 litrelik mazot aldım. Daha önce 20 litre alıyordum. Yakında 5 litreye düşecek. Ne zaman duracak?” sorusunu şu sözlerle yanıtladı:

“Durmaz. Döviz kurunun kontrolünü elden kaçırdılar. Tüketici fiyatı artacak. Artan maliyetler vatandaşa daha tam yansımadı. Herkes stokunu önce bir eski fiyata satıyor. Ne yapsın? Borcu var. Ama yeni fiyata aldığı anda yükseltmek zorunda kalıyor. Fiyat şokunun vatandaşa yansıması 3-4 ay daha sürecek.”

Yüksek elektrik faturasından şikâyet eden esnafın sabah erken saatlerde ışık yaktıklarını söylemesi üzerine Babacan, “Damadın mirası… Tasarruf edeceğiz diye saati değiştirdi. Bu sefer millet sabahtan ışık yakmaya başladı” diyerek, Berat Albayrak’ın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olduğu dönemde başlayan kalıcı yaz saati uygulamasına gönderme yaptı.

“Bazıları ‘ittifaka girmeyin, yalnız yürüyün’ diyor”

DEVA Partisi’nin seçimlerde belirleyeceği tutuma ilişkin olarak vatandaşların fikrini de alan Babacan’a bir vatandaş, “Halkın size bir sempatisi var. Bunu boşa çıkarmayın. Halk bir arayışta. Hepimiz bunaldık” dedi. Babacan ise, “Bizim önümüzdeki aylarda karar vermemiz gereken bir konu var. Bize bazıları ‘İttifaka girmeyin, yalnız yürüyün’ diyor. Bazıları da ‘Bir olun, beraber olun’ diyor” ifadelerini kullandı.

Vatandaşın “Doğruyu bulacağınıza inanıyorum” demesi üzerine Babacan “Rahmetli dedem, halkın ağzı yöndür. Biz de birlikte istişare edelim fikrinizi bilelim istiyoruz” dedi.

Paylaşın

HDP’li Sancar: Bu Rejimi Tarihin Çöplüğüne Gömecek Gücümüz Var

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Kobani Davası duruşması öncesi yaptığı açıklamada, “Bu rejimi tarihin çöplüğüne gömecek gücümüz vardır. Yeter ki bu gücü ortak mücadelenin kaynağı haline getirelim” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, 108 sanıklı Kobani davasının dokuzuncu duruşması öncesinde Ankara Sincan Cezaevi Kampüsü önünde açıklama yaptı. Sancar, Kobani davasının sadece Türkiye değil dünya tarihine de hukuksuzluk ve adaletsizlik örneği olarak geçtiğini söyledi.

Evrensel normlara uygun bir yargılama yapılmadığını belirten Sancar, “Bırakın evrensel normlara uygunluğu, Türkiye’de asgari hukuk kurallarına uygunluk bile söz konusu değildir” dedi. Mahkeme heyetinin tutumunun ve iktidar ile ortaklarının mahkemeye yönelik açıklamalarının bu davanın amacını net bir şekilde ortaya koyduğunu dile getiren Sancar, “Bu dava, HDP’ye karşı bir siyasi tasfiye ve intikam davasıdır” ifadelerini kullandı.

HDP Eş Genel Başkanı Sancar konuşmasının devamında ise şunları söyledi;

“Bu dava, HDP’ye karşı bir siyasi tasfiye ve intikam davasıdır. Hedef sadece HDP değildir; hedef adalet arayışı, demokrasi mücadelesi ve barış özlemidir. Bu dava adalete, demokrasiye, barışa karşı yürütülen çok yönlü programların laboratuvarı gibidir. Adaletsizliklerin burayla sınırlı kalmayacağını, herhangi bir alanda karşılaşılan hukuksuzlukların sadece o alanla sınırlı kalmayacağını bizler söylüyoruz, dünya tarihi söylüyor. Türkiye’deki tecrübeler gösteriyor. O nedenle bir yerde bir adaletsizlik yaşanıyorsa, o adaletsizliğin ülkenin diğer alanlarına ve diğer meselelerine de yayılacağını aşikar.

Adalet herkes için varsa ancak anlam taşır, ancak gerçekleşebilir. Sadece kendisi için adalet isteyenlerin adaletsizlik sisteminin yaygınlaşmasında doğrudan ya da dolaylı bir paylarının olduğunun bilinmesi gerekiyor. Bu duruşmada gördüğümüz keyfilikler ülke yönetiminin niteliklerini de ortaya koyuyor. Her gün yeni bir olayla karşılaşıyoruz. Cumhurbaşkanı, bir çocuğu mitinge çıkarıp muhalefet liderlerine hain dedirtebiliyor. Bu iktidarın zavallılığını, çaresizliğini ortaya koyuyor.

Burada bugün olan aynı zamanda Kürt halkının Kobani direnişine yönelik sergilediği dayanışmanın yargılanmasıdır. Kürtçeye, Kürtlere, Kürt kültürüne ve halkına karşı baskılar yaygınlaşıyor. Daha dün İstiklal Caddesi’nde Kürtçe müzik yapan sokak sanatçılarına polisin pervasızca müdahalesinin görüntülerini gördük. Buna benzer örnekler başka alanlarda da karşımıza çıkıyor. Amacımız bu ülkede adaleti herkes için eşit şekilde tesis etmektir.

“Kobanî davasını, kapatma davasını boşa çıkaracağız”

Adaletin mahkeme salonlarında aranamayacağı bir rejim yaratılmıştır. Adaletin gerçekleşmesini mahkeme salonlarına sınırlayarak izlemek, bununla yetinmek bu sistemin pervasızlaşmasını teşvik etmektedir. Mahkeme salonlarında yargılanan arkadaşlarımız, bu davayı ve arkasındaki zihniyeti etkili bir biçimde yargılamaktadır. Avukat arkadaşlarımız hukukun ve adaletin gereklerinin yerine gelmesi için var güçleriyle çalışmaktadır ama adaleti sağlayacağımız yer sadece burası değildir.

Adalet mücadelesi HDP’nin varoluş sebeplerinden biridir. Adalet olmadan barış ve demokrasi olmaz. Bu nedenler Kobani Kumpas Davasında adalet arayışını hem burada mahkeme önünde hem içeride ama en çok halkın içinde yürüteceğiz. Çünkü biliyoruz ki hakikat, adalet, barış ve demokrasi birbirine kopmaz bağlarla bağlıdır. Kim adaletsizlikle karşılaşırsa HDP orada olacaktır.

Bu sisteme karşı gerçek alternatifi ortaya koyacak şey de demokrasi güçlerinin bir araya gelmesidir. Barış ve demokrasi üzerine kurulacak bir gelecek için güçlü bir birlikteliğe ihtiyaç vardır. Kobani Kumpas Davasını boşa çıkaracağız, kapatma davasını boşa çıkaracağız. Bu rejimi dayandığı adaletsizliklerle birlikte tarihin çöplüğüne gömecek gücümüz var. Yeter ki bu gücü etkili ortak mücadelenin bir kaynağı haline getirelim. Herkesin bu konuda üzerine düşen görevi eksiksiz yerine getirmesi gibi bir sorumluluğu var.

Paylaşın

İllere Göre Haftalık Kovid 19 Vaka Sayıları Açıklandı: İstanbul Zirvede

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından vaka yoğunluğu bir önceki haftaya göre en çok artan 10 ilin Erzurum, Bursa, Çankırı, Yalova, Erzincan, Uşak, Batman, Elazığ, Siirt, Bayburt olduğunu açıkladı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 15-21 Ocak tarihleri arasında illere göre vaka sayılarını açıkladı.

Bakan Koca’nın sosyal medya hesabından paylaştığı haritaya göre, 100 binde Kovid 19 vaka sayısı İstanbul’da 1245,73, İzmir 729,81, Ankara’da 725,62 oldu.

Bir önceki hafta her 100 bin kişide görülen Kovid 19 vaka sayısı İstanbul’da 1571,46, İzmir 714,29, Ankara’da 629,65 olmuştu.

Bakan Koca’nın paylaştığı verilere göre 15-21 Ocak arasında vaka yoğunluğu bir önceki haftaya göre en çok Erzurum, Bursa, Çankırı, Yalova, Erzincan, Uşak, Batman, Elazığ, Siirt, Bayburt’ta arttı.

Bir önceki hafta vaka yoğunluğuna göre en çok artış Bingöl, İstanbul, Bolu, Rize, Kocaeli, Erzurum, Ankara, Bilecik, Tunceli ve Trabzon olmuştu.

Paylaşın

“Abdulhamit Gül, Dört Günde İki Kez İstifa Sunmuş” İddiası

Eski Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün istifasını 4 günde 2 kez sunduğu iddia edildi. İddiada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk istifayı kabul etmediği ancak Abdulhamit Gül’ün MOBESE eleştirilerinin ardından Erdoğan’ın istifayı kabul ettiği iddia edildi.

Halk TV yazarı İsmail Saymaz, eski Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün istifasını 4 günde 2 kez sunduğunu öne sürdü.

Saymaz, Gül’ün ‘affının’ kabulünden dört gün önce, 25 Ocak Salı sabahı Cumhurbaşkanlığı’ndaki kritik bir görüşme için Beştepe’de olduğunu ifade ederek, “Beştepe kaynaklarından aldığım bilgiye göre gizli tutulan bu zirveye Gül’ün yanı sıra Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve iki bakanlığın bürokratları ile MİT Başkanı Hakan Fidan katıldı. Toplantıda Avrupa Konseyi’nin yakından ilgilendiği, başta Osman Kavala olmak üzere siyasi davalarda nasıl bir politika belirleneceği konuşuldu. Gül, tutuksuz yargılamaları savundu her zamanki gibi” dedi.

Saymaz, yazısında şu ifadeleri kullandı:

“Ne olduysa, nasıl bir tartışma yaşandıysa… Gül, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a istifa etmek istediğini açıkladı. Erdoğan da “Olur mu öyle şey!” diye reddetti. Ancak bir kere vazo kırılmıştı.

İki gün sonra… Gül, 27 Ocak Perşembe günü istifasını yazıya döktü ve ardından Beştepe’ye gönderdi. Ertesi gün. Gül’ün resmi programında ’28 Ocak Veri Koruma Günü’ vardı. Adalet Bakanı sıfatıyla katılacağı son tören olacaktı. Ne var ki, bu gerçeği Gül’den başka bilen yoktu.

Gül, törende 15 dakika konuştu. Adalet Bakanlığının Youtube hesabında paylaşılan konuşmasında Gül’ün metin dışına çıktığı görülüyor. Veri madenciliğinden söz ederken konudan saparak, şunları söylüyor: ‘Hukuk devletinde haysiyet cellatlığı, itibar suikastı olmaz. Hukuk asla izin vermez, veremez, vermemelidir. Dijital kumpaslarla insanların hayatını tarumar eden, insanlara kumpas kuran FETÖ’cü zihniyetin asla unutulmaması gereken bir mücadele alanı olduğunu hatırlatmak isteriz. Bu FETÖ’vari anlayış ve uygulamaların gerçekleştirilmemesi yönünde tedbir alınması en esaslı görevlerden biridir. ‘Geçmişte oldu, şimdi de olsa ne olur’ diye bir şey kimsenin aklından geçemez. Hukuk izin vermez. Geçmişte acı örneklerini hep birlikte yaşadık.’

MOBESE eleştirisi

Bu cümleler İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun MOBESE kayıtlarının sızdırılmasına yönelikti. İsim vermeden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu eleştirmişti. Toplantı biterken… Gül’ün ekibi bakanlıktan ayrılık hazırlıklarına başladı. Erdoğan, MOBESE eleştirisinin etkisiyle mi, bilinmez, dört gün önce sözlü istifasını geri çevirdiği Gül’ün dilekçesini aynı gün kabul etti. 29 Ocak Cumartesi sabahı saat 01.35’te Resmi Gazete yayınlandığında Türkiye, Gül’ün ‘affını’ istediğini, yerine Bekir Bozdağ’ın getirildiğini öğrendi.”

Paylaşın

“Erdoğan Bozdağ’a ‘AK Parti Yargıyı Ele Geçirdi, Dedirtme’ Dedi”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Bekir Bozdağ’ı Adalet Bakanlığı görevine getirirken ilk talimatın da “Yargıda birliği sağla, aksaklıkları çöz ve ‘AK Parti yargıyı ele geçirdi’ dedirtme’ olduğu” iddia edildi.

AK Parti kulislerinde Bekir Bozdağ’ın üçüncü kez Adalet Bakanlığı görevine getirilmesinin perde arkasında “Bakanlıktaki Hakyol ve Menzilci yapılanmanın yarattığı rahatsızlık olduğu” iddia ediliyor.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun haberine göre, AK Parti içinde uzun zamandır, görevden affını isteyen Abdulhamit Gül döneminde, “yargı içinde halen aktif görevde bulunduğu bilinen ve çoğu kez basına da yansıyan ‘FETÖ bağlantılı’ hakim ve savcılara ilişkin gerekli işlemlerin yapılmadığı ya da geç yapıldığı” iddiaları da tartışılıyordu.

AK Parti içindeki pek çok isim de başta Hakyol ve Menzilciler olmak üzere bu grubun Adalet Bakanlığı içinde “ağırlık kazandığı ve FETÖ’den boşalan kadrolara bu tarikat mensuplarının yerleştirildiği” yönünde eleştirilerde bulunuyordu.

AK Parti kulislerinde Bozdağ’ın üçüncü kez göreve getirilmesinin perde gerisinde “bakanlıktaki bu yeni yapılanmadaki rahatsızlığın olduğu” belirtiliyor.

İddiaya göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Bozdağ’ı göreve getirirken ilk talimatının da “Yargı içindeki bu yapılanmanın etkisini kır. Yargıda birliği sağla, aksaklıkları çöz ve ‘AK Parti yargıyı ele geçirdi’ dedirtme” olduğunun altı çiziliyor.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Maaşlı Trolleri İfşa Etti

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından “Halkımızdan vergiyle, zamlarla çalınan paraları, devasa bir trol ağını beslemek için harcıyorlar. Milletin mutfağı yangın yeri, Sarayın tek derdi illegal dinleme, mobese ile izleme, trollerle küfür kıyamet. Ahlaksızlığın sınırı yok, çocuklar bile araç…” notuyla bir video paylaştı.

Haber Merkezi / CHP Lideri Kılıçdaroğlu, paylaştığı videoda trollerin bazı bilinen isimlerini ifşa ederken trol ağıyla ilgili bilgiler sundu. Kılıçdaroğlu, trol olduğunu belirttiği ‘Nevzat Kanlı ve Trakyalı’ gibi isim ve hesapları sayarak ‘sizi biliyoruz’ ifadelerini kullandı. Bu hesapların her gün kendisine küfür ettiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, ‘milletin parasının bu kişilere harcandığını’ söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Neden 6 milyar lira beşli çeteden birine aktarılıyor. Onlar bu parayla havuz medyası gibi kanalları finanse ediyorlar. finanse edilen diğer bir illegal ordu da işte bu troller. Sizin paranızı önce hazineye alıyorlar sonra bunları aktarıyorlar. Yetmiyor para o yüzden sizlere döndüler vergi üstüne vergi zam üstüne zam..” dedi.

“Bugün saray tarafından bana özel olarak atanan trolleri ve Türkiye genelinde kurulan devasa trol ağını anlatmak için sizleri davet ettim” diyen Kılıçdaroğlu, videosunda şunları dile getirdi;

“Sevgili halkım merhaba. Şahıs ve ailesinin trolleri geldiniz mi? Size de merhaba. Bugün Saray tarafından bana özel olarak atanan trolleri ve Türkiye genelinde kurulan devasa trol ağını anlatmak için sizleri davet ettim.

Biliyorsunuz. Bu Saray’ın şatafatını devam ettirmek için beslediği yapılar var. Milletin mutfağı faturalardan kırılırken, devasa bir trol ağı Hazine’den çalınan paralarla besleniyor. Anladınız mı şimdi. Bir imza ile neden 6 milyar TL 5’li çeteden birine aktarılıyor. Onlar bu parayla havuz medyası gibi kanalları finanse ediyorlar. Finanse edilen diğer bir illegal ordu da işte bu troller. Sizin paranızı önce Hazine’ye alıyorlar, sonra bunlara aktarıyorlar. Ama yetmiyor artık Hazine. O yüzden sizlere döndüler. Vergi üstüne vergi, zam üstüne zam. Faturayı yine size çıkarıyorlar. Çünkü yeniden ‘götürmek üzere! Hazine’ye para aktarmaları gerekiyor, ıslak imzalarla.

Bende bu trol ağının deşifre edilmesi için araştırmacılardan yardım istedim. Elimde bir rapor var. Bu rapor dünyada bir ilk. İllegal bir trol ağının nasıl çalıştığını gösteriyor. Ayrıca isim isim deşifre ediyor bu trolleri. Ama ben bana atanan trolleri tebrik ederim müthiş bir iş çıkarmışlar.

İsimleri saydı

Son 6 ayda beni etiketleyen 700 binden fazla tweet atılmış. Bunların 300 binini bu maaşlı trollere ürettirmişler. Bu sarayın her şeyi sahte her şeyi illegal. Devleti suça alet ediyorlar. Ses dinlemesi yapıyorlar, mobese ile her hareketimizi takip ediyorlar. Dijitalde de bir trol ordusu ile karalamalar yapıyorlar. Sarayın tüm meşgalesi bu. Halk ise sefalet içerisinde. Durun birincisini anlatayım: Nevzat Kanlı diğer namı son laik bükücü. Nevzat Kanlı benim dijital sapığım gibi bir şey. Ne yazsam ne tweet atsam nerede konuşmam yayınlansa bu sapığım hemen altına küfürleri döşüyor.

Çünkü söyleyeceği karşı bir fikir, görüş yok. İşi gücü deliler gibi küfretmek. Aslında bu ağlar iç içe geçmiş durumda. Nevzat Kanlı bir iç ağ, ona bağlanmış troller var. Onun sinyaliyle bu troller devreye girip onun küfürlerini paylaşıp duruyorlar. Mesela son üç-dört ay içinde Nevzat Kanlı bana yaklaşık 4 bin kez küfretmiş. Günde ortalam 40 küfür eder. Sanmayın ki Nevzat Kanlı bir robot. Sizin gibi gerçek bir kişi. Sarayın taşıyıcı trollerinden biri. Gerçi şu sıralar hesabı askıda ama biz biliyoruz onun ne yaptığını.

Bu arada Nevzat Kanlı gibi 10 civarında taşıyıcı trol daha var. Bunların altındaysa yine örgütlenmiş sinyal bekleyen başka troller de var. Sayıları 10 binleri buluyor bunların. Tıpkı bir ordu gibi. Mesela… Trakyalı diye bir diğer ‘trol başı.’ Günde beni hedef alan 30 tane tweet atıyor.

Günde 30 küfür. Bu troller vallahi de billahi de harcanıyor. Bunların yeri Guiness Rekolar Kitabı. Erdoğan, sen bunların sigortasını yapıyor musun? Bir ıslak imzana bakar. Seversin sen ıslak imzayı. Sonra, Servet K. -rakamları uzun- diye bir trol başı daha var. Bu trollün de son 3-4 ayda 3 bin 315 tweet yazmış. Evladım sen de harcanıyorsun buralarda.

Sabri Konte, Jaba Recep 8 sizleri de biliyorum. Ve tabi sizlerin lider ekibinizi de. The marjinal, medya adamı anladınız değil mi beni? Mesela bir tanesi demiş ki, Çok afedersiniz ‘Lan Kemal sen seçimi kazan ben de donla gezeceğim’. Bak ben bunu söz olarak kabul ediyorum. Evladım öyle sahte isimlerim arkasına gizlenerek kendini kurtaramazsın. Hepinizi biliyoruz.

Sevgili halkım, bunların işleyişleri çok basit. Trol başkaları ve yazılımlarıyla bir etiket açıyorlar ve sürülerine talimat veriyorlar. Saldırın diye. Hepsi fake. Etiketler, hepsi bot hesapların marifeti. Dilleri de çok tanıdık; ağbabalarının dili. Kılavuzlar camide dil kopartıyor, bunlar da dijitalde.

Sevgili troller, size bir tavsiye; verdikleri üç-beş kuruşa kanmayın. Gün gelir bunların sonuçları çok ağır olur. Sevgili baş algıcı, asıl sözüm sana. Çoluğu çocuğu bu pis işlerine bu algı işlerine niye alet ediyorsun. Teşkilatlarını küfür merkezlerine dönüştürmüşsün. Utanmıyor musun onların başını yakmaya? Otur kendin yaz tweetlerini. Ya da topla cesaretini çık karşıma. Sen zaten küfür etsen kimse şaşırmaz. Merak etme. Bugünün hashtagi de benden olsun. ‘Saray’ın trolleri ifşa oldu’. Bunun altına yazarsınız . Ya da boşverin etiket falan da yazmayın. Hadi eyvallah.”

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Günlük Vaka Sayısı 90 Bin Sınırında

Kovid 19’da son 24 saatte 88 bin 145 yeni vaka tespit edilirken, 189 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Hastalık hafif seyrediyor. Tedbir ise halen şart. Aşı (Turkovac) ve kişisel tedbirler ile salgın gündeminden çıkma zamanı.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 428 bin 214 test yapılırken, 88 bin 145 yeni vaka tespit edildi. 189 kişi hayatını kaybederken, 81 bin 530 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; Omicron varyantına bağlı vaka sayılarındaki artış salgının ilk donemlerindeki sonuçlara sebep olacak bir artış değil. Toplum önemli ölçüde aşılı. Hastalık hafif seyrediyor. Tedbir ise halen şart. Aşı (Turkovac) ve kişisel tedbirler ile salgın gündeminden çıkma zamanı.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Osmaniye’yi, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Manisa takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Paylaşın