Kılıçdaroğlu’ndan Dikkat Çeken ‘Suriyeli Sığınmacılar’ Açıklaması

Suriyeli sığınmacılara ilişkin açıklamada bulunan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Sağlıklı şartlarda gidecekler, tüm adımlar hazır. İktidarımızda bu sürecimiz 2 senede tamamlanacak” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından Suriyeli sığınmacılara ilişkin açıklamalarda bulundu.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, açıklamasında, Türkiye’de 700 bin Suriyeli bebeğin dünyaya geldiğini belirtti ve ekledi:

“Allah uzun ömürler versin hepsine. Biz meseleye ülkemizin geleceği gözüyle bakıyoruz. Evet, her milletin en büyük zenginliği bebekleridir. Bu bebekler de yıkık dökük Suriye’nin zenginliğidir.

Suriye’nin yeniden ayağa kalkması için, evlatları vatanına dönmelidir. Ancak hep söyledim yine söyleyeceğim, ucuz bir ırkçı tavırla değil, düzgün, devlet aklıyla yapılacak iştir bu.

Sağlıklı şartlarda gidecekler, tüm adımlar hazır. İktidarımızda bu sürecimiz 2 senede tamamlanacak. Bu şartlar da AB fonlaması ile, bizim garantörlüğümüzde oluşturulacak. Davul zurna ile gidecekler.”

Paylaşın

16 Gazetecinin Tutukluluğuna Yapılan İtiraz Reddedildi

Diyarbakır 5’inci Sulh Ceza Hakimliği, 16 Haziran’da tutuklanan 16 Kürt gazetecinin tutukluluğuna yapılan itiraz reddetti. MA’nın haberine göre; 18 gün sonra kararını açıklayan Sulh Ceza Hâkimliği, gazetecilerin tutukluluk hallerine yapılan itirazı reddederek, tutukluluk hallerine devamı yönünde kararı verdi. 

Hakiliğin kararında şu ifadeler yer aldı: “Şüphelinin atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesi varlığını gösteren somut delillerin olması (olaya ilişkin ifade tutanakları ve düzenlenen kolluk tutanakları ) suç nev’inde ve delil durumunda şüpheli lehine herhangi bir değişiklik olmaması ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. Maddesinde öngörülen geçerli şüphe sebeplerinin, 1982 Anayasası’nın 19. Maddesinde belirtilen kuvvetli belirtinin ve CMK’nin 100/1 maddesinde öngörülen kuvvetli suç şüphesini gösterir somut delillerin mevcut olduğu mesnet suçun CMK’nın 100/3-a maddesinde sayılan katolog suçlardan olması, verilmesi beklenen cezaya göre tutuklama tedbirinin ölçülü olması, bu nedenlerle adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı anlaşıldığından şüphelilerin CMK’nin 108 maddesi gereğince tutukluluk halinin devamına”

Ne olmuştu?

Diyarbakır’da 8 Haziran tarihinde gözaltına alınan 20’si gazeteci 22 kişiden JİNNEWS Müdürü Safiye Alagaş, DFG Eşbaşkanı Serdar Altan, MA Editörü Aziz Oruç, Xwebûn Yazı işleri Müdürü Mehmet Ali Ertaş,  Zeynel Abidin Bulut, Ömer Çelik, Mazlum Doğan Güler, İbrahim Koyuncu, Neşe Toprak, Elif Üngür, Abdurrahman Öncü, Suat Doğuhan, Remziye Temel, Ramazan Geciken, Lezgin Akdeniz ve Mehmet Şahin tutuklanmıştı. Gazeteci avukatları daha sonra gazetecilere savcılık ve hakimlik sorgusunda mesleki faaliyetlerle ilgili sorular sorulduğu, ortada somut bir delil yokken gazetecilerin “örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla tutuklandıklarını belirterek, tutukluluk kararına itirazda bulunmuştu.

Paylaşın

Kovid 19’a Karşı 4. Doz Aşı Uygulaması Başlıyor

Kovid 19 vaka sayılarının yükselmeye başlamasıyla birlikte Sağlık Bakanlığı harekete geçti. Bakanlığın açıklamasına göre son Kovid 19 aşısının üzerinden en az altı ay geçen kişiler, dördüncü doz aşılarını; yani ikinci doz hatırlatma aşılarını olabilecek.

Randevular, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden alınabilecek. Hatırlatma dozu için TURKOVAC, Sinovac veya BioNTech aşılarından biri tercih edilebilecek.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Omicron’a bağlı vakalar Türkiye’de de artış gösteriyor.” ifadelerini kullanmıştı:

Türkiye’de Kovid 19 vakaları haftalık olarak açıklanıyor.

Haziran ayına kadar koronavirüs tespit edildiği açıklanan kişi sayısı 10 binin altında seyrederken 13-19 Haziran haftasında sayı 11 bine yaklaşmıştı.

20-26 Haziran haftası hızlı bir yükselişle 26 bin 635’e yükselen haftalık koronavirüs vaka tespit sayısı; 27 Haziran – 3 Temmuz arasında 57.113’e yükseldi.

Sağlık Bakanlığı, özellikle 50 yaş üzerindeki kişilerle risk grubundakilerin dördüncü doz aşılarının vurulması konusunda çağrıda bulunuyor.

Paylaşın

Erdoğan Ve Kılıçdaroğlu Arasındaki Oy Farkı Yüzde 1’e Düştü

Avrasya Araştırma Başkanı Kemal Özkiraz, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin son anket sonuçlarını sosyal medya hesabından paylaştı. Ankete göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun oy oranı yüzde bire düştü.

Araştırmaya katılanlara, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tüm partiler ayrı aday gösterirse kime oy verirsiniz?” diye  sorulduğunda “Kemal Kılıçdaroğlu” yanıtını verenleri oranı yüzde 28,8 oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oyu oranı ise yüzde 29,8 olarak ölçüldü.

Akşener, Sancar ve Babacan yükselişte

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e oy vereceklerin söyleyenlerin oranı  yüzde 12,5, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar aday olursa oy vereceklerini söyleyenler de yüzde 9,8 oldu.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın Cumhurbaşkanı adayı olması halinde anket araştırmasına göre yüzde 6,3 oy alacak.  Bahçeli’ye oy vereceklerini söyleyenlerin oranı ise yüzde 6,0.

Yüzde 2’nin altında kalanlar

Mültecilere karşı ırkçılık ve nefret söylemleriyle gündeme gelen Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın oy oranı da yüzde 1,9 olarak ölçüldü.

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce  ve Gelecek Partisi Genel Başkanı  Ahmet Davutoğlu Cumhurbaşkanı adayı olursa oy vereceklerini söyleyenlerin oranı ise aynı, her iki isminde alacakları oy oranı yüzde 1.5 olarak tespit edildi.

Millet İttifakı’nda yer alan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun oy oranı ise yüzde 1,2 olarak açıklandı.

Paylaşın

İYİ Parti’den “Akşener ‘Altılı Masa’dan Ayrılacak” İddiasına Yanıt

İYİ Partili Erhan Usta, MHP’li Mevlüt Karakaya’nın “Akşener ‘altılı masa’dan ayrılacak” iddiasına, “Fitne çıkartılmaya çalışılıyor, bu fitnelere de hiçbir şekilde kulak asmayız.” yanıtını verdi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, AKP heyeti ile bayramlaşma sohbetinde İYİ Parti lideri Meral Akşener’in ‘altılı masa’dan ayrılacağını iddia etti.

Cumhuriyet’ten Gizay Çelik’e konuşan İyi Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta şu ifadeleri kullandı:

“Cumhur İttifakı tabii 6’lı masa dağılsın istiyor. Ama biz 6’lı masanın bu ülkenin geleceği açısından önemini biliyoruz. 6’lı masanın mutlak süratle sürmesi gerektiğine inanan bir siyasi partiyiz. Fitne çıkartılmaya çalışılıyor, bu fitnelere de hiçbir şekilde kulak asmayız.

Bu ittifakın, özellikle de ülkenin güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş konusunda bir kararlılığı var. Bu kararlılık, 6’lı masa olarak sembolleşti. Biz bu ittifakın kesinlikle sürmesinden yanayız”

Paylaşın

CHP’li Öztrak: Enflasyonu Kısa Sürede Tuş Edeceğiz

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, partisinin yükselen enflasyona karşı çözüm önerilerine ilişkin Cumhuriyet gazetesinden Sefa Uyar’a açıklamalarda bulundu. Strateji ve Planlama Teşkilatı (SPT) gibi kurumlarla ekonomide güven sağlayacaklarını vurgulayan Öztrak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ve AKP’nin ekonomi politikalarını eleştirdi. 

İktidarın “Faiz sebep, enflasyon sonuç” politikasıyla enflasyonu bilerek yükselttiğini vurgulayan Öztrak, “Eylülden itibaren Merkez Bankası talimatla faiz düşürdükçe, hem döviz kurları hem enflasyon azdı. Erdoğan o dönemde sürekli açıklamalar yaparak piyasalardaki ateşe odun taşıdı. Aralık sonunda model dedikleri safsata taşınamaz noktaya gelince, bu kez doğrudan kumanda ekonomisine geçtiler. İhracatçının dövizine el koydular” ifadelerini kullandı.

Bugün faizlerin geçen ağustosun üzerinde olduğunu söyleyen Öztrak, şöyle konuştu:

“‘Düşürdük’ dedikleri dolar kuru, yeniden tarihi zirvesine yaklaşıyor. Altı ay boyunca döviz kurlarını tutmak için bütçeden harcanan milyarlarca lira, satılan millete ait milyarlarca doların üstüne bir bardak soğuk su içildi. Tüketici Enflasyonu, Eylül 1998’den bu yana, Üretici Enflasyonu ise Şubat 1995’ten bu yana, en yüksek seviyeye çıktı. Üretici fiyatlarındaki artış yüzde 140’a dayandı.”

Ekonomide yaşananların güven eksikliğinden kaynaklandığını belirten Öztrak, “İlk adımı milletimiz atacak, sandıkta kendisini ezen bu liyakatsiz yönetimi evine gönderecek. Bunun ardından biz, demokrasi aşığı ortaklarımızla, daha önce ülkeyi krizden çıkaran kadrolarımızla göreve gelip enflasyon canavarını kısa sürede tuş edeceğiz” dedi.

‘SPT’yi kuracağız’

İktidara geldiklerinde yapacaklarını anlatan Öztrak, şunları kaydetti:

“Merkez Bankası’nın başına derhal liyakatli bir ismi atayacağız. Kuracağımız SPT teşkilatıyla küresel gelişmeleri ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini de göz önüne alarak bütüncül bir yaklaşımla, ulusal, bölgesel ve sektörel çerçevede strateji, reform, plan ve programları hazırlayıp uygulayacağız. Ekonominin gerçek fotoğrafı çekmek için Durum ve Hasar Tespit Komisyonu’nu kuracağız.”

‘ÖTV’siz mazot’ vaadi

Çiftçiler için yapacaklarını da aktaran Öztrak, şunları anlattı:

“Ziraat Bankası sadece çiftçiye, Halk Bankası da sadece esnafa avantajlı kredi sağlayacak. Çiftçiye elektik, gübre, yem gibi girdileri ucuza vereceğiz. Çiftçi tohumu atarken hasatta ne kazanacağını bilecek. Taban fiyatı, maliyet ve makul kârı karşılayacak şekilde önceden açıklayacağız. Kuracağımız güneş enerjisi tesislerinin üreteceği enerjiyi Çiftçi Kooperatiflerine ücretsiz vereceğiz. Tarımsal üretimde kullanılan mazottan ÖTV almayacağız.”

Paylaşın

HDP Kulisi: Kılıçdaroğlu’nun Adaylığına Güçlü Destek Çıkıyor

Gazeteci Sedat Bozkurt, Halkların Demokratik Partisi (HDP) içinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığına, muhtelif eleştiriler bulunsa da güçlü bir destek çıktığını söyledi.

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine bir yıl gibi az bir süre kalan Türkiye’de, ekonomi başta olmak üzere neredeyse her alanda yaşanan sorunlar ‘sandık’ gündemini sıcak tutuyor.

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi’nden oluşan altılı masanın tek bir isim üzerinde anlaşabileceği konuşulurken, HDP de ‘açık ve şeffaf görüşme yapılması halinde, daha önce duyurdukları ilkeler çerçevesinde ortak aday fikrine açık olduklarını’ sıklıkla söylüyor.

‘Ankara kulislerini iyi koklamasıyla’ tanınan gazeteci Sedat Bozkurt, Kısa Dalga’da yayımlanan yazısında HDP kulislerinden edindiği bilgileri aktardı.

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı meselesinin de partinin resmi olmayan gündemleri arasında olduğunu kaydeden Bozkurt, şunları söyledi:

“Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına güçlü bir destek çıkıyor, muhtelif eleştiriler bulunsa da. Bir dönem öncesine göre mutlak destek alacağı varsayılan Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı ise eskisi kadar destek görmüyor.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Cumartesi Anneleri: Galatasaray’ı Kendimize Mezar Yeri Yaptık

Bayram nedeniyle Galatasaray Meydanı’na karanfil bırakan Cumartesi Anneleri: 23 yıl boyunca yaslarını tutamadığımız evlatlarımızla ölümle yaşam arasındaki sınırın silindiği bir mekana dönüştürdüğümüz Galatasaray’da buluştuk. Antik çağlardan beri masum kanının işareti olan kırmızı karanfillerimizi Galatasaray’a bıraktık. Galatasaray’ı kendimize mezar yeri yaptık.

Cumartesi Anneleri /İnsanları, adalet arayışlarının 902’inci haftasında 2018’den bu yana kendilerine yasaklanan Galatasaray Meydanı’na çıktılar. Polisin engel olmak istemesine rağmen Cumartesi Anneleri/İnsanları, polis barikatlarıyla kuşatılan Galatasaray Meydanı’na karanfiller bıraktılar. +

Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın 902. hafta açıklaması şöyle:

“Hiç şüphe yok ki, bayramlar ancak gökyüzü gibi herkesi kapsadığı zaman bayram olurlar. Yaşadık biliyoruz; bu topraklarda bayramlar herkesi kapsamıyor. Gözaltında kaybedilenlerin aileleri için bayramlar kalbe saplanan paslı bir hançere dönüşüyor.

Geride kalanlar için ziyaret edilecek, başında dertleşip, dua okunabilecek, taşından teselli bulunacak bir mezarın yokluğu bayramlarda daha da derinden hissedilen bir boşluk yaratıyor.

Bu nedenle 23 yıl boyunca yaslarını tutamadığımız evlatlarımızla ölümle yaşam arasındaki sınırın silindiği bir mekana dönüştürdüğümüz Galatasaray’da buluştuk. Antik çağlardan beri masum kanının işareti olan kırmızı karanfillerimizi Galatasaray’a bıraktık. Galatasaray’ı kendimize mezar yeri yaptık.

Ancak Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne geçişle birlikte karanfillerimizi bırakacağımız Galatasaray bize yasaklandı. Daha önce Cumartesi Anneleri’ni; taleplerinin mutlaka karşılanması gereken yurttaşlar olarak gördüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı, dört yıldır elimizdeki karanfilere, dilimizdeki meşru taleplerimize ağır polis şiddetini reva görüyor.

Kayıplarımıza bir mezar sözümüzün gereğini yerine getirmekten asla geri durmayacağız. Bayramı mazlumlar için takvimdeki bir yazıdan ibaret hale getirenler bilsin ki, bayramların herkesi kapsadığı bir Türkiye mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.”

Paylaşın

AK Parti’nin Umudu Kan Kaybının Durdurulmasında

BirGün yazarı Yaşar Aydın, Erdoğan’ın konuşmalarından yola çıkarak AK Parti’nin seçim politikasını değerlendirdi. Halkın yaşadığı sorunlara AK Parti’nin çözüm bulamadığını belirten Aydın, “AKP, yenilgiyi iliklerine kadar hissetmeye başladı” ifadelerini kullandı.

Yaşar Aydın, “Artık kaybedecek çok şeyi olan kim?” başlıklı yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasını ve AKP’nin seçimde izleyeceği politikaları aktardı.

“AKP, yenilgiyi iliklerine kadar hissetmeye başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Kaybedecek çok şeyimiz var’ diyerek örgütü toparlamaya çalışsa da açlıkla boğuşan milyonlar için bu söz bir şey ifade etmiyor” diyen Aydın, Erdoğan’ın son iki konuşmasında milletten sabır istediğini kaydetti.

“Erdoğan son birkaç aydır sürekli sabır isteyen konuşmalar yaptı. Her seferinde uzattığı iyileşme takvimini yine revize etti. Bu sefer ki tarihi 2023 Şubat-Mart” diyen Yaşar Aydın yazısını şöyle sürdürdü:

“Çok kafadan attığını söyleyemeyiz. 2021 Aralık enflasyonu 13,58; 2022 Ocak 11,1; 2022 Şubat 4,8 olarak gerçekleşmişti. Aslında ülke batmayacaksa daha doğrusu hiper enflasyona doğru ilerlemeyecekse Erdoğan’ın haklı çıkma ihtimali çok yüksek. Aralık ve Ocak aylarına geldiğimizde yıllık olarak aşağıya düşmeye başlayacak. Tabi bu şubat ayı ile birlikte daha net görülecek.

Erdoğan’ın bu sözleri zamanında yapılacak bir seçimde iktidarın stratejisini de ortaya koyuyor aslında. Küçük iyileşmeler abartılacak yeniden yükselişin başladığı muştalanacak ve oyların yeniden evine dönmesi beklenecek.”

Erdoğan mesaisini parti içindeki kopuşları engellemekle geçirecek

Erdoğan’ın ilk iş olarak partideki kan kaybını durdurmayı hedefe koyduğunu belirten Aydın, partiden kopuşların Erdoğan’ı fazlasıyla endişeye sevk ettiğini belirtti. BirGün yazarı, parti içinden aldığı bilgileri ise şöyle aktardı:

“Kulislerden aldığımız bilgilere göre neredeyse tüm yazı, Hayatı Yazıcı ile birlikte örgütün tamiriyle geçirecek.

Başta ağır toplar olmak üzere örgüte verilecek ilk mesajı konuşmasında verdi. Erdoğan iktidarları boyunca neredeyse tüm kamu kaynakları AKP’li isimlere aktı. İş dünyasında olanlara ihale yağdı. Öyle ki en küçük ilçeye kadar genişleyen AKP’li ihale şebekeleri oluştu. İş dünyası dışındakiler kamuda birer ikişer maaşlarla, lojman ve araçlarla ayrıcalıklı hayat yaşadı. Sadece kendileri değil. Bu ayrıcalık 20 yıl boyunca babadan çocuklara geçti.”

“Çare bulamayacaklarını iktidar cephesi de kabul etti”

AKP’nin dış politika hamlelerini de değerlendiren Yaşar Aydın, yazısını şöyle sürdürdü:

“Yurttaşın içinde yaşadığı ekonomik krize kısa sürede çare bulamayacaklarını iktidar cephesi de kabul etti. O yüzden halkın dikkatini sürekli ülke sınırlarının dışında tutmaya gayreti var. NATO, Suriye, Rusya derken yeni fırsatlar edebiyatına geçti bile. Dünya konjonktürünün de yardım etmesini bekliyor. İşin aslı iki eliyle Biden’le Putin’in ipine sarılmış durumda. Birini çok yakına bırakacak ve seçim siyasetini iki elle sarıldığı projenin üzerine yılacak.

Yurttaşa gelince. Dışarda anlatacağı “başarı” içeride ekonomide rakamsal iyileşmeye eşlik edecek aralık asgari ücret zammı, EYT gibi bir düzenleme ile toparlayabileceğini düşünüyor.

AKP artık iliklerine kadar yenilgiyi hissediyor. O yüzden Erdoğan sadece muhalif olanları değil kendi taraftarlarını da korkutarak hizada tutmaya çalışıyor. Kaybedecek çok şeyi olanlar son ana kadar Erdoğan’ı terk etmeyecektir. Kim bunlar?

•Erdoğan’la zenginleşenler

•Erdoğan’la bürokrasiye yerleşenler

•Erdoğan’la büyüyen cemaatler

Ama bunların toplamı iktidarda kalmaya yetmiyor. Çünkü ülkenin yüzde 80’inin zincirinden başka kaybedecek bir şeyleri kalmadı.”

Paylaşın

İktidar, Seçim Tarihiyle İlgili Muhalefetle Uzlaşma Arayabilir

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine bir yıl gibi az bir süre kalan Türkiye’de, ekonomi başta olmak üzere neredeyse her alanda yaşanan sorunlar ‘sandık’ gündemini sıcak tutuyor. Birçok kamuoyu araştırmasına göre vatandaşlar, seçimlerin öne çekilmesi beklentisi içinde.

Gazeteci Fehmi Koru, kendi ismini taşıyan internet sitesinde bu yönde bir sürprizle karşılaşılabileceğini söyledi

“Geçmiş bayramlarda siyasi partilerin yönetim kademesinden insanlar bir gün öncesine kadar sert çıktıkları rakip partilerin yöneticilerini ziyaret ederler, ziyaret edilenler de kendilerini ziyaret edenlere aynı şekilde mukabelede bulunurlardı” diyen Koru, şöyle devam etti:

“Çay-kahve muhabbeti bu yıl bakarsınız muhabbetlerini artırır. Yine şimdikine benzer uzun bayram tatillerinde, geçmişte, ziyaret sayesinde hiç olmayacakmış gibi görünen gelişmelerle karşılaşıldığı olmuştur.

Kurulacağına yüzde yüz emin olunan hükümetler, parti liderlerinden birine beklenmedik ziyarette bulunanların ikazları sonucu kurulamaz olduğu gibi, öncesinde ölümüne düşman görüntüsü veren liderler bayram sonrasında kurdukları koalisyon hükümetinde yan yana görev alabilmişlerdir.

‘Sürpriz bekliyorum’

Bu bayram tatilinden de, ben, sonrasında seçim tarihinin erkene alınmasını getirebilecek bir sürpriz bekliyorum.

AK Parti lideri Tayyip Erdoğan ile MHP lideri Devlet Bahçeli’nin bayramda bir araya gelmelerine dikkat etmek gerek.

Milletvekillerinin bayramı seçim bölgelerinde geçirmeleri beklenir. İktidar milletvekilleri uzun zamandır halkla doğrudan temasta değillerdi; bayramda ister istemez kendilerini seçenleri dinlemek zorunda kalacaklar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bayramını kutlamaya gelecek AK Parti milletvekilleri bölgelerinin hassasiyelerini ona aktardıklarında hava değişebilir.

İktidar cephesi ‘Ne olacaksa bir an önce olsun’ noktasına gelebilir ve muhalefetle uygun bir seçim tarihi üzerinde uzlaşma arayışına girebilir.”

Paylaşın