Olası İstanbul Depremi: İBB’den 7 Maddelik Eylem Planı

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Buğra Gökçe, olası İstanbul depremi için hazırlanan 7 maddelik eylem planına ilişki yaptığı açıklamada, “Afet sürecinde, koordinasyon yetisinin, asayiş, lojistik, kurtarma vb. süreçlerde ne denli önemli rol oynadığını hepimiz gördük” dedi ve ekledi:

“İBB ve ilçe belediyeleri arasındaki ortak işbirliğinin öneminin farkında olarak, seferberlik ruhunu kaybetmeden, süreci ilerletmemiz çok önemli. Deprem dirençli bir kent istiyorsak hazırlık süreçlerinin tamamında çağdaş temellere dayanan hakikatlerle ve sağduyuyla konuya yaklaşmamız gerekiyor.”

Gökçe, açıklamasının devamında ise, “Denetimden, yönetmelik değişiklerine, güçlendirme veya yenileme çalışmalarına varan çok faktöre sahip bir konuda herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Buğra Gökçe, olası İstanbul depreminde uygulanacak yedi maddelik eylem planını açıkladı.

‘Deprem Seferberlik Planı’ kapsamında 39 ilçe belediye başkanı ve teknik ekipleri ile önceki gün düzenlenen toplantıda depreme ilişkin kritik gündem maddeleri belirlendi.

Gökçe, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Başkanımız Sn. Ekrem İmamoğlu‘nun Deprem Dirençli kent vizyonu ile hazırladığımız İstanbul Deprem Seferberlik Planı’nda uygulama adımlarımız hızlanıyor” dedi.

Gökçe paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“Afet sürecinde, koordinasyon yetisinin, asayiş, lojistik, kurtarma vb. süreçlerde ne denli önemli rol oynadığını hepimiz gördük. İBB ve ilçe belediyeleri arasındaki ortak işbirliğinin öneminin farkında olarak, seferberlik ruhunu kaybetmeden, süreci ilerletmemiz çok önemli.

Deprem dirençli bir kent istiyorsak hazırlık süreçlerinin tamamında çağdaş temellere dayanan hakikatlerle ve sağduyuyla konuya yaklaşmamız gerekiyor.

Denetimden, yönetmelik değişiklerine, güçlendirme veya yenileme çalışmalarına varan çok faktöre sahip bir konuda herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor.”

Gökçe, eylem planını şöyle sıraladı:

  1. Uzlaşı kültürüyle riskli yapılarda dönüşümü ateşlemek.
  2. Kira yardımını ekonomi şartlara uygun hale getirmek.
  3. Kamu yararına maliyetine güçlendirme gerçekleştirmek.
  4. Zemin katlarda kolon-kiriş kesilmesinin önüne geçmek.
  5. İnşaatlarda imar ve yapı denetimini gerçekleştirmek.
  6. Depreme duyarlı park ve meydanlar oluşturmak.
  7. Kurtarma ve afete müdahalede yerel kapasiteyi artırmak.
Paylaşın

TİP Lideri Baş: Ortak Tek Adayda Bu İşi Bitirmek Lazım

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partisinin tutumuna ilişki açıklamalarda bulunan TİP Genel Başkanı şu ifadeleri kullandı: “Herkes bilsin halka yalan söylemek suçtur bize böyle öğrettiler. Dolayısıyla TİP önümüzdeki seçimlerde iktidar olmayacak. Bunu biliyorum ve biz seçim beyannamemiz ‘Biz iktidara gelirsek şunu yapacağız’ diye yazdığımız bir şey değil” dedi ve ekledi:

“Biz güçlenen bir TİP’in, güçlenen bir Emek ve Özgürlük İttifak’ının neleri yapabileceğini anlatmaya çalışacağız ve ülkeye yeni bir vizyon sunmaya çalışacağız. Mesela sadece bu 20 yılda ortaya çıkan yıkımın rehabilite edilmesi meselesi değildir. Bu çok önemlidir, bunun için hep beraber iş birliği yapacağız. 3 buçuk yıldır ortak tek adayda bu işi bitirmek lazım diyen bir çizgiden geliyoruz.”

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, TV100 ekranlarında Uğur Dündar ile Haftanın Panoraması programının konuğu oldu. Programda Dündar’ın sorularına yanıt veren Baş, Türkiye gündemine ilişkin de açıklamalarda bulundu.

Türkiye’deki siyaset anlayışının değişmesi gerektiğini söyleyen Erkan Baş, emekçilerin, kadınların ve gençlerin Meclis’te daha fazla temsil edilmesinin önemine vurgu yaptı. “Biz bir kere dünyayı ve ülkemizi de emek ekseninde değerlendiriyoruz bizim kırmızı çizgimiz emektir, alın teridir ve her emekçi siyasi görüşü, düşüncesi, daha önce oy verdiği parti inancı, etnik kökeni, cinsel kimliği ne olursa olsun bizim açımızdan temel bir kıstas var; emekle sermaye arasındaki mücadelenin hangi tarafındasın? Biz soruyu buradan soruyoruz” diyen Baş şöyle devam etti:

“Sadece iktidarla da sınırlı tutmuyorum, Türkiye’de siyaset düzeni bozuk. Şunu kastediyorum: Yurttaşın yüzde 99’unun emeğiyle, alın teriyle yaşadığı bir ülkede parlamentoda neredeyse hiçbir emekçinin olmaması aslında ne kadar anormali yaşadığımızı gösteriyor. Ülkenin yüzde 50’si kadınlardan oluşuyor parlamentoda kadınların oranı yüzde 17.

Türkiye’de ağzını açan her siyasetçi gençliğin öneminden bahsediyor parlamentoya bakıyorsunuz gençlikten eser yok. Bir kere bizim hem Emek ve Özgürlük İttifakı olarak hem TİP olarak en temel ayrım noktamız budur. Bu ülkede tırnak içinde söylüyorum ‘sıradan’ insanların siyasette daha fazla söz söylemesi lazım.

20 yıllık AKP iktidarının şöyle bir özetini yapabiliriz bence: AKP iktidarı kadın düşmanıdır ve AKP karşıtı Türkiye’de en kararlı muhalefet hareketi kadın hareketedir. Türkiye’nin ana muhalefeti kadınlardır. İstanbul Sözleşmesi’nde çok kararlı bir mücadele sürdürdüler. Kadın cinayetlerine karşı inanılmaz bir kadın dayanışması örgütlenmiş durumdalar.

2022 yılı rakamını söyleyeyim size; 381 kadın katledilmiş. 381 kadının katledildiği bir ülkede İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmak nasıl açıklanabilir? Kadının sokağa çıkmasını bile günah ilan eden bir zihniyetle ittifak kurmak, bunları parlamentoya taşımaya çalışmak bu nasıl açıklanabilir? Hiç lafı falan yumuşatmaya gerek yok bu memlekette ciddi bir kadın düşmanlığı var ve bunun somutlandığı yer bugün Cumhur İttifakıdır.

Bu hareket Refah Partisi döneminden bu yana sözde kadını önemseyen, kadını siyasete kazanmayı amaçladıklarını ifade eden bir yaklaşımla geldiler. Şimdi bakın grup başkanvekili, AKP milletvekili sadece bir kanunu savunduğu için ‘Tehdit ediliyorum’ diyor. Kadın düşmanlığının daha belirgin bir hali olabilir mi?”

“‘Sen git beni temsil et’ demesini yeterli görmüyoruz”

Programın devamında Türkiye siyasetindeki temsil mekanizmasının yeniden tarif edilmesi gerektiğini söyleyen TİP Genel Başkanı, “Biz de siyasette aslında tam bunu yapmaya çalışıyoruz. O temsil ilişkisini ortadan kaldırarak insanların birilerine ‘Sen git beni temsil et’ demesini yeterli görmüyoruz” dedi.

Yurttaşların siyasete daha fazla katılması gerektiğini belirten Erkan Baş şöyle devam etti:

“Hiç tartışmaya gerek yok bu iktidar işçi düşmanıdır, bu iktidar kadın düşmanıdır, bu ülke genç düşmanıdır. Bunların açıkça ifade edilmesi gerekiyor. Biz de siyasette aslında tam bunu yapmaya çalışıyoruz. O temsil ilişkisini ortadan kaldırarak insanların birilerine ‘Sen git beni temsil et’ demesini yeterli görmüyoruz. Yurttaşın daha katılımcı bir biçimde bu siyasette özne olabileceği bir şey yapıyoruz.

Hatta şöyle söyleyeyim; Emek ve Özgürlük İttifakı’nın iddiası şudur: Bizim dışımızdaki bütün ittifaklar yurttaşa seçmen gözüyle bakıyor. ‘5 yılda bir sandığa gitsin oyunu versin ve beni iktidar yapsın ondan sonra evinde otursun.’ Biz yurttaşlık kimliğini haklarıyla, ödevleriyle bir bütün olarak görüyoruz ve bunu daha dinamik bir ilişki haline getirmek gerektiğini söylüyoruz.”

Programda partisinin 14 Mayıs’taki seçimlerde milletvekilliği adaylığı için belirlediği isimlere ilişkin de açıklamalarda bulunan Erkan Baş, “Biz ‘Meclis halkın Meclis’i olacak’ diyorduk şimdi onu yapmaya çalışıyoruz” dedi.

“TİP sadece ünlüleri aday gösteriyor” eleştirilerine de yanıt veren Baş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Emine Büyüknohutçu ile henüz tanışmadım. Meryem Göktepe ile bir ay kadar önce tanıştım. İrfan Değirmenci ile daha önce konuk olmuştum. Mehmet Aslantuğ’u partimizin Kültür Sanat Bürosu önerdi. Dediler ki ‘Mehmet Aslantuğ’ adayımız olabilir. Arkadaşlar değerlendirme yaptılar ben de sayın Aslantuğ ile tanıştım. Sohbet ettik birlikte çalışmanın koşulları var mıdır diye baktık sağ olsun kabul etti. Mesela Emine Büyüknohutçu’yu Ekoloji Büromuz önerdi. Bunlar tanınan isimler olduğu için söylüyorum.

İstanbul’da bir İGDAŞ işçisi bizim adayımız sevgili Anıl 13 yıldır İGDAŞ’ta çalışan bir arkadaşımız. İzmir’de Mehmet Kani bir üretici köylü arkadaşımız. Mısra Öz… Türkiye’nin en önemli sorunu adalet değil midir? Düşünsenize 5 yıl önce evladını kaybetmiş. Kaza diye adlandırılan katliam. O gün bugündür yapıştı yakasına adalet arıyor. Gerçekten soruyorum, herkes elini vicdanına koysun; Mısra Öz milletvekilliği hak etmeyecek de kim hak edecek?

Sevgili İrfan tabii ki bir ekran yüzü olduğu için toplumun çok geniş kesimlerinin tanıdığı bir isim. Mehmet Aslantuğ yıllardır sinemada emek veren bir arkadaşımız ve dolayısıyla toplum çok tanıyor ve şöyle algılanıyor: ‘TİP ünlüleri mi milletvekili yapıyor?’ 10 tane aday açıklamışız daha. 600 adaydan 10 tanesi açıklanmış. Anıl İGDAŞ işçisi, Meryem Göktepe belediye işçisi.

Yıllardır KESK’te görevleri var, yöneticilik yapıyor ve yine adalet mücadelesinin önemli isimlerinden bir tanesi. Mehmet Kani üretici köylü. Şimdi onun yanında İrfan’ı ekleyin artık emekli olacak kadar çalışmış bir gazeteci. Mesela Aylin bugün açıkladık belediye işçisi bir arkadaşımız. Emine Büyüknohutçu doğasına, toprağına sahip çıktığı için annesi babası katledilmiş bir arkadaşımız. Şimdi bu hepimizin sorunu değil mi? Biz Meclis halkın Meclis’i olacak diyorduk şimdi onu yapmaya çalışıyoruz.”

“Ülkeye yeni bir vizyon sunmaya çalışacağı”

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partisinin tutumuna ilişkin de açıklamalarda bulunan TİP Genel Başkanı şu ifadeleri kullandı:

“Herkes bilsin halka yalan söylemek suçtur bize böyle öğrettiler. Dolayısıyla TİP önümüzdeki seçimlerde iktidar olmayacak. Bunu biliyorum ve biz seçim beyannamemiz ‘Biz iktidara gelirsek şunu yapacağız’ diye yazdığımız bir şey değil. Biz güçlenen bir TİP’in, güçlenen bir Emek ve Özgürlük İttifak’ının neleri yapabileceğini anlatmaya çalışacağız ve ülkeye yeni bir vizyon sunmaya çalışacağız.

Mesela sadece bu 20 yılda ortaya çıkan yıkımın rehabilite edilmesi meselesi değildir. Bu çok önemlidir, bunun için hep beraber iş birliği yapacağız. 3 buçuk yıldır ortak tek adayda bu işi bitirmek lazım diyen bir çizgiden geliyoruz.”

Paylaşın

14 Mayıs Seçimleri: Adaylarının Oy Pusulasındaki Yerleri Belli Oldu

Cumhurbaşkanı adaylarının birleşik oy pusulasındaki yerlerinin belirlemesi için çekilen kurada birinci sırada Recep Erdoğan, ikinci sırada Muharrem İnce, üçüncü sırada Kemal Kılıçdaroğlu, dördüncü sırada Sinan Oğan yer aldı.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı adaylarının oy pusulasındaki yerlerini belirlemek için Yüksek Seçim Kurulunda (YSK) kura çekildi.

Kura çekimini Kemal Kılıçdaroğlu’nu temsilen Av. Mehmet Hadimi Yakupoğlu, Muharrem İnce’yi temsilen Av. Halil İlker Çelik, Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen Av. Doç. Dr. Hüseyin Aydın, Sinan Oğan’ı temsilen Av. Kürşat Ergün yaptı.

Cumhurbaşkanı adaylarının birleşik oy pusulasındaki yerlerinin belirlemesi için çekilen kurada 1. sırada Erdoğan, 2. sırada İnce, 3. sırada Kılıçdaroğlu, 4. sırada Oğan yer aldı.

8 Nisan’da ittifakların ve siyasi partilerin oy pusulasındaki yerlerinin belirlenmesi için kura çekimi yapılacak. 9 Nisan’da milletvekili aday listeleri Yüksek Seçim Kurulu’na teslim edilecek. 19 Nisan’da da milletvekili kesin aday listeleri ilan edilecek.

Seçim takviminin önemli aşamaları

28 Mart: Cumhurbaşkanı geçici aday listesi Resmi Gazete’de yayımlandı ve saat 08.00 itibarıyla itiraz süreci başladı.

29 Mart: Cumhurbaşkanı geçici aday listesine yapılacak itirazların süresi saat 17.00’de sona erecek ve itirazlar YSK tarafından incelenmeye başlanacak.

30 Mart: Cumhurbaşkanı geçici aday listesine yapılan itirazların YSK tarafından karara bağlanması süreci sona erecek.

31 Mart: Cumhurbaşkanı kesin aday listesi Resmi Gazete’de yayımlanacak ve cumhurbaşkanı seçimi propaganda dönemi başlayacak.

1 Nisan: Cumhurbaşkanı adaylarının birleşik oy pusulasındaki yerlerinin belirlenmesi için YSK’da kura çekimi yapılacak.

2 Nisan: Muhtarlık bölgesi askı listeleri ve tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlülere ilişkin askı listeleri askıdan indirilecek ve itiraz süreci sona erecek.

3 Nisan: Muhtarlık bölgesi askı listelerine ve yurt dışı seçmen kütüğü ile tutuklular ve taksirli suçlardan hükümlülere ilişkin askı listelerine yapılacak itirazlar karara bağlanacak.

6 Nisan: İttifak yapan siyasi partilerin ittifaktan vazgeçmelerine ilişkin süre saat 17.00’de sona erecek. İttifaktan vazgeçen siyasi partiler YSK tarafından saat 18.00’e kadar ittifak içerisindeki diğer siyasi partilere bildirilecek.

7 Nisan: İttifaktan vazgeçen siyasi parti/partiler olması halinde, ittifak içerisinde kalan diğer siyasi partilerin ittifak protokolünde değişiklik yapmaları veya ittifaktan vazgeçtiklerini bildirmelerine ilişkin süre saat 17.00’de son bulacak.

8 Nisan: İttifakların ve siyasi partilerin birleşik oy pusulasındaki yerlerinin belirlenmesi için YSK’da kura çekilecek.

9 Nisan: Siyasi partilerin genel merkezlerinin, seçime katılacakları seçim çevrelerine ait milletvekili aday listelerini YSK’ya alındı belgesi karşılığında taşınabilir bellek ve kağıt ortamında teslim etme süresi 17.00’de sona erecek. YSK tarafından partilerin verdikleri aday listelerinin incelenmesine başlanacak.

Bağımsız milletvekili adaylığı için il seçim kurullarına başvuru süresi de aynı saatte son bulacak ve il seçim kurulları bağımsız milletvekili adaylarını YSK’ya bildirecek.

10 Nisan: Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden alınan bilgilere göre seçmenlerden ölmüş olanlar ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarılanların Seçmen Kütüğü Genel Müdürlüğünce işlenmesi tamamlanacak.

12 Nisan: Yurt içi ve yurt dışı seçmen kütükleri kesinleştirilecek. Yurt içi seçmenlerin oy vereceği yer ve sandıklar belirlenecek.

19 Nisan: Seçmen bilgi kağıtlarının dökümüne ve dağıtımına başlanılacak, siyasi partilerden sandık kurulunda görev alacak olan üye listelerinin ilçe seçim kurulu başkanlığına verilmesi istenilecek. YSK tarafından milletvekili kesin aday listelerinin seçim çevreleri itibarıyla ilan edilmek üzere il seçim kurullarına ve Resmi Gazete ile radyo ve televizyonda yayımlanmak üzere ilgili mercilere gönderilecek.

27 Nisan: Gümrük kapıları ile yurt dışında oy verme işlemi başlayacak.

4 Mayıs: Propaganda serbestliği ve bir kısım seçim yasakları başlayacak.

7 Mayıs: Radyo ve televizyon propaganda konuşmaları başlayacak. Seçmen bilgi kağıtlarının seçmenlere dağıtımı tamamlanacak.

9 Mayıs: Yurt dışında oy verme işlemi sona erecek.

13 Mayıs: Seçim propaganda süreci saat 18.00 itibarıyla sona erecek.

14 Mayıs: Oy verme günü. Seçim yasakları saat 24.00’te sona erecek. Cumhurbaşkanı seçimi geçici sonuçları saat 23.59’a kadar ilan edilecek.

İlk oylamada geçerli oyların salt çoğunluğu sağlanmadığı takdirde 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ikinci oylamasına ilişkin seçim takvimi ise şöyle işleyecek:

15 Mayıs: İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin herhangi bir nedenle seçime katılmaması halinde aday ikamesi için belirlenen süre saat 17.00’de sona erecek. Geçici sonuçların ilanının gecikmesi halinde aday ikamesine ilişkin seçim takvimi buna göre teselsül ettirilecek. Propaganda dönemi başlayacak. Sandık kurullarının kararları ve tutanaklarına karşı ilçe seçim kurullarına yapılacak itiraz süresi saat 17.00’de sona erecek ve ilçe seçim kurullarınca en geç saat 23.59’a kadar karara bağlanacak.

16 Mayıs: İlçe seçim kurulu kararları ile birleştirme tutanaklarına karşı il seçim kuruluna yapılacak itiraz süresi saat 17.00’de son bulacak ve yapılan itirazlar il seçim kurullarınca en geç saat 23.59’a kadar karara bağlanacak.

17 Mayıs: İl seçim kurulu kararlarına ve il birleştirme tutanaklarına karşı YSK’ye yapılacak itiraz süresi 17.00’de sona erecek. İlçe seçim kurullarınca, sandık kurulu ve diğer görevlilerin değişikliklerinin SEÇSİS’e işlenmesine başlanacak. Yurt dışı ilçe seçim kurulunca, varsa saklama ve ulaştırma kurulu, sandık kurulu ve diğer görevlilerin değişiklikleri yapılacak.

18 Mayıs: İl seçim kurulu kararlarına ve il birleştirme tutanaklarına karşı yapılan itirazlar YSK tarafından karara bağlanacak.

19 Mayıs: YSK tarafından kesin seçim sonuçları Resmi Gazete ile radyo ve televizyonda ilan edilmek üzere ilgili mercilere gönderilecek.

20 Mayıs: Gümrük kapılarında ve yurt dışında oy verme işlemi başlayacak.

22 Mayıs: Cumhurbaşkanı adaylarının radyo ve televizyonda yapacakları propaganda konuşmalarının yayın ve zaman sıralarının belirlenmesi için YSK’de kura çekilecek.

24 Mayıs: Yurt dışında oy verme işlemi sona erecek. Radyo ve televizyon propaganda konuşmaları başlayacak.

27 Mayıs: Seçim propaganda dönemi saat 18.00’de sona erecek.

28 Mayıs: Oy verme günü.

29 Mayıs: Cumhurbaşkanı seçimi geçici sonuçları ilan edilecek. Sandık kurullarının kararları ve tutanaklarına karşı ilçe seçim kurullarına yapılacak itiraz süresi 17.00’de sona erecek ve yapılan itirazlar ilçe seçim kurullarınca en geç 23.59’a kadar karara bağlanacak.

30 Mayıs: İlçe seçim kurulu kararları ile birleştirme tutanaklarına karşı, il seçim kurullarına yapılacak itiraz süreci saat 17.00’de sona erecek ve en geç saat 23.59’a kadar karara bağlanacak.

31 Mayıs: İl seçim kurulu kararlarına ve il birleştirme tutanaklarına karşı, YSK’ye yapılacak itiraz süresi sona erecek.

1 Haziran: İl seçim kurulu kararlarına ve il birleştirme tutanaklarına karşı yapılan itirazlar YSK tarafından karara bağlanacak. YSK tarafından kesin seçim sonuçları Resmi Gazete ile radyo ve televizyonda ilan edilmek üzere ilgili mercilere gönderilecek.

Paylaşın

İYİ Parti İl Binası’na Saldırı Yok, Hırsız Kovalaması Var; Zanlı Gözaltında

İstanbul Emniyet Müdürlüğü, İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı binasına isabet eden kurşunun saldırı olmadığını açıkladı. Kurşunlarla ilgili gözaltına alınan inşaat bekçisi M.E., Asayiş Şube Müdürlüğü’ne götürüldü.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı’na isabet eden kurşunlarla ilgili yapılan açıklamada, “Yapılan alan çalışmasında; olayın, bölgede bulunan bir inşaatta meydana gelen hırsızlık girişimine karşılık, inşaatın bekçisinin hırsızları kaçırmak için ateş etmesi nedeniyle gerçekleştiği tespit edilmiştir.

Hırsızların İyi Parti İl Binası istikametine kaçması nedeniyle binaya tesadüfi olarak kurşunların gelmesine neden olmuştur. Şahsın olayda kullanmış olduğu bulundurma ruhsatlı silahı ile beraber yakalanması yapılmıştır” ifadelerine yer verildi.

İsabet eden kurşunlarla ilgili ruhsatlı silahı ile birlikte gözaltına alınan inşaat bekçisi M.E. Asayiş Şube Müdürlüğü’ne götürüldü.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, sosyal medya hesabından failin yakalandığını açıklamıştı. Soylu, açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:

“İYİ Parti İl Başkanlığına isabet eden saldırı ile ilgili fail yakalandı. Sorumlu mevkidekilerin suçlamalarda bulunurken dikkatli olmaları gerekir. Bizim görevimiz yakalamak. Devletinize ve Polisinize itimat ediniz. Mahcup olursunuz.”

Akşener: Recep Bey’in tehdidi ile partimiz kurşunlanmıştır

Saldırı sonrası, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı önüne gelmiş ve burada bir açıklama yapmıştı. Akşener, açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:

Seçime 1,5 ay kala ve Sayın Cumhurbaşkanı demem ama Cumhurbaşkanı böyle olmaz, Recep Bey’in tehdidi ile partimiz kurşunlanmıştır.

Daha önce dedi ki bana bunlar iyi günlerin, linçe uğradım, evim basıldı, bu defa beni kendinle uğraştırma dedi; partimizin İstanbul İl Başkanlığı 2 yerinden kurşunlandı.

Türkiye bir kabile devleti olamaz. Partilerin seçime 1,5 ay kala korkutulması kabul edilemez. Akşener’i korkutacak adam anasından doğmadı. Cenab-ı Hak’tan başka kimseden korkmam.

Evim basıldı beraat ettiler. Linçe uğradım beraat ettiler. Torunuma iftira attılar, beraat ettiler. Aziz milletim, bu ucube sistem süremez.

Bugün bana, yarın size. 14 Mayıs’ta sandığa gideceksiniz, bu pis sistemi bitireceksiniz. Yanımda Ekrem başkan var. Seçimi iptal ettiler. Ben milletime güveniyorum.

Kadın kardeşlerim sizlere sesleniyorum. Erkek siyasetçilere yapılmayan iğrençlik bana yapıldı. Eğer bu zulmün bitmesini istiyorsanız 14 Mayıs’ta oylarınızı Millet İttifakı’na oy vereceksiniz.

Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanı seçeceksiniz, İYİ Parti’yi birinci parti yapacaksınız. Işıklar söndüğünde evinden işe nasıl gidildiğini biliyorum. Bir lokantada yalnız yemek yiyorsanız başınıza neler geldiğinizi biliyorum.

Recep Bey size sesleniyorum. Devri iktidarınızda başıma gelmeyen kalmadı. 14 Mayıs’tan sonra iftiralar, hakaretler bitecek. Etrafındaki yalaka tayfa yerine bize bağırmaya tercih ediyor.”

Ömer Çelik: Provokatif dili kınıyoruz

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı’na yönelik silahlı saldırıya ilişkin açıklama yapmıştı. Çelik, şu ifadeleri kullanmıştı:

“İyi Parti İstanbul İl binasına yapılan saldırıyı lanetliyoruz. İyi Parti’ye geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Siyaset kurumuna dönük her türlü taciz ve saldırının karşısındayız. Hiçbir provokasyon ve saldırı amacına ulaşamaz.

Siyaset kurumunun bu saldırılara karşı kararlı ve sağduyulu bir duruş göstermesi önemlidir. Buna karşın Sn Akşener’in bu saldırıdan sonra Sn Cumhurbaşkanımızı suçlayan açıklaması ise sorumsuz ve provokatif bir yaklaşımdır.

Sn. Akşener’in Sn. Cumhurbaşkanımıza dönük kullandığı yakışıksız ve provokatif dili kınıyoruz.

İyi Parti il binasına yapılan saldırının failleri ortaya çıkacaktır. Özellikle seçime giderken tüm provokasyonlara karşı ortak tutum alınması önemlidir. En güçlü iradeyle siyaset kurumuna dönük saldırılara karşı duracağız.

Bunun kadar önemli olan ise sorumsuz açıklamalar yaparak provokasyona katkı sağlamamaktır. Sn. Akşener doğrudan Sn. Cumhurbaşkanımıza karşı yakışıksız bir dil kullanarak maalesef bu saldırıyla amaçlanan provokasyona katkı sağlayabilecek bir açıklama yapmıştır.

Sn. Akşener şu anda bu saldırı karşısında tüm siyaset kurumunun ortak dayanışma tutumunun altını çizmelidir. Bu lanetli saldırıyı sorumsuz yaklaşımlarla siyasi kazanç malzemesi yapmaya çalışmak, birileri tarafından üretilmek istenen ortama katkı sağlamaktan başka işe yaramaz.

Siyasi partilere yapılan saldırılar karşı durulması gereken eylemlerdir, sorumsuz yaklaşımlarla siyasi rant üretme malzemesi değildir. Bu sorumsuz yaklaşımlarla kimse siyasi rant elde edemez.

14 Mayıs’ta ülkemizi için demokratik bir yarışla seçim gerçekleştireceğiz. Bu ortamı lekelemek isteyen provokasyonlara karşı olduğumuz gibi, sorumsuz açıklamalarla bunlara destek veren siyasi yaklaşımlara da karşıyız.”

İstanbul Zeytinburnu’nda bulunan İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı binasına, henüz kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişilerce sabaha karşı silahlı saldırı düzenlendi.

Muhalefet liderlerinden peş peşe açıklamalar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti lideri Meral Akşener’i arayarak geçmiş olsun dileklerini iletti. Kılıçdaroğlu, “Meral Hanım güçlü bir liderdir, Asena’dır, böyle korkutamazsınız. Faillerin derhal yakalanmasını ve yargı önüne çıkarılmasını bekliyorum” dedi.

Akşener’i arayarak geçmiş olsun dileklerini ileten Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun da gün içinde İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı’nı ziyaret edeceği açıklandı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı’na gerçekleştirilen menfur saldırıyı kınıyor, İYİ Parti camiasına geçmiş olsun dileklerimi iletiyor; faillerin hukuk önünde hesap vermelerini temenni ediyorum. Öfke, şiddet ve nefret siyaseti kaybedecek; umut, huzur ve güven hakim olacak” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise, “İYİ Parti’ye ve Sayın Meral Akşener’e geçmiş olsun temennilerimi iletiyorum. Saldırının sorumluları derhal bulunup cezalandırılmalıdır. Ülkemizin şiddetten arındırılması için mücadeleye kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

AK Parti Sözcüsü Çelik: Akşener’in Cumhurbaşkanımıza Dönük Kullandığı Dili Kınıyoruz

İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı’na yönelik silahlı saldırıya ilişkin açıklama yapan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Siyaset kurumunun bu saldırılara karşı kararlı ve sağduyulu bir duruş göstermesi önemlidir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Buna karşın Sayın Akşener’in bu saldırıdan sonra Sn. Cumhurbaşkanımızı suçlayan açıklaması ise sorumsuz ve provokotif bir yaklaşımdır. Sayın Akşener’in Sayın Cumhurbaşkanımıza dönük kullandığı dili kınıyoruz.”

Ömer Çelik, açıklamasının devamında, “Sayın Akşener şu anda bu saldırı karşısında tüm siyaset kurumunun ortak dayanışma tutumunun altını çizmelidir. Bu lanetli saldırıyı sorumsuz yaklaşımlarla siyasi kazanç malzemesi yapmaya çalışmak, birileri tarafından üretilmek istenen ortama katkı sağlamaktan başka işe yaramaz.” ifadelerini kullandı.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı’na yönelik silahlı saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Çelik’in açıklamaları şöyle:

“İyi Parti İstanbul İl binasına yapılan saldırıyı lanetliyoruz. İyi Parti’ye geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Siyaset kurumuna dönük her türlü taciz ve saldırının karşısındayız. Hiçbir provokasyon ve saldırı amacına ulaşamaz.

Siyaset kurumunun bu saldırılara karşı kararlı ve sağduyulu bir duruş göstermesi önemlidir. Buna karşın Sn Akşener’in bu saldırıdan sonra Sn Cumhurbaşkanımızı suçlayan açıklaması ise sorumsuz ve provokatif bir yaklaşımdır.

Sn. Akşener’in Sn. Cumhurbaşkanımıza dönük kullandığı yakışıksız ve provokatif dili kınıyoruz.

İyi Parti il binasına yapılan saldırının failleri ortaya çıkacaktır. Özellikle seçime giderken tüm provokasyonlara karşı ortak tutum alınması önemlidir. En güçlü iradeyle siyaset kurumuna dönük saldırılara karşı duracağız.

Bunun kadar önemli olan ise sorumsuz açıklamalar yaparak provokasyona katkı sağlamamaktır. Sn. Akşener doğrudan Sn. Cumhurbaşkanımıza karşı yakışıksız bir dil kullanarak maalesef bu saldırıyla amaçlanan provokasyona katkı sağlayabilecek bir açıklama yapmıştır.

Sn. Akşener şu anda bu saldırı karşısında tüm siyaset kurumunun ortak dayanışma tutumunun altını çizmelidir. Bu lanetli saldırıyı sorumsuz yaklaşımlarla siyasi kazanç malzemesi yapmaya çalışmak, birileri tarafından üretilmek istenen ortama katkı sağlamaktan başka işe yaramaz.

Siyasi partilere yapılan saldırılar karşı durulması gereken eylemlerdir, sorumsuz yaklaşımlarla siyasi rant üretme malzemesi değildir. Bu sorumsuz yaklaşımlarla kimse siyasi rant elde edemez.

14 Mayıs’ta ülkemizi için demokratik bir yarışla seçim gerçekleştireceğiz. Bu ortamı lekelemek isteyen provokasyonlara karşı olduğumuz gibi, sorumsuz açıklamalarla bunlara destek veren siyasi yaklaşımlara da karşıyız.”

İstanbul Zeytinburnu’nda bulunan İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı binasına, henüz kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişilerce sabaha karşı silahlı saldırı düzenlendi.

Akşener: Recep Bey’in tehdidi ile partimiz kurşunlanmıştır

Saldırı sonrası, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı önüne geldi. Meral Akşener, burada bir açıklama yaptı. Akşener’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Seçime 1,5 ay kala ve Sayın Cumhurbaşkanı demem ama Cumhurbaşkanı böyle olmaz, Recep Bey’in tehdidi ile partimiz kurşunlanmıştır.

Daha önce dedi ki bana bunlar iyi günlerin, linçe uğradım, evim basıldı, bu defa beni kendinle uğraştırma dedi; partimizin İstanbul İl Başkanlığı 2 yerinden kurşunlandı.

Türkiye bir kabile devleti olamaz. Partilerin seçime 1,5 ay kala korkutulması kabul edilemez. Akşener’i korkutacak adam anasından doğmadı. Cenab-ı Hak’tan başka kimseden korkmam.

Evim basıldı beraat ettiler. Linçe uğradım beraat ettiler. Torunuma iftira attılar, beraat ettiler. Aziz milletim, bu ucube sistem süremez.

Bugün bana, yarın size. 14 Mayıs’ta sandığa gideceksiniz, bu pis sistemi bitireceksiniz. Yanımda Ekrem başkan var. Seçimi iptal ettiler. Ben milletime güveniyorum.

Kadın kardeşlerim sizlere sesleniyorum. Erkek siyasetçilere yapılmayan iğrençlik bana yapıldı. Eğer bu zulmün bitmesini istiyorsanız 14 Mayıs’ta oylarınızı Millet İttifakı’na oy vereceksiniz.

Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanı seçeceksiniz, İYİ Parti’yi birinci parti yapacaksınız. Işıklar söndüğünde evinden işe nasıl gidildiğini biliyorum. Bir lokantada yalnız yemek yiyorsanız başınıza neler geldiğinizi biliyorum.

Recep Bey size sesleniyorum. Devri iktidarınızda başıma gelmeyen kalmadı. 14 Mayıs’tan sonra iftiralar, hakaretler bitecek. Etrafındaki yalaka tayfa yerine bize bağırmaya tercih ediyor.”

Paylaşın

Diyanet’in Milyonlarca Liralık Harcamalarına Bir Yenisi Eklendi

Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) kameralar, fotoğraf makinaları, kurgu kartları ve tripodları da içeren teçhizat için 3 milyon TL’nin üstünde para harcadı. Başkanlık, bu harcamalar için bir günde 5 farklı ihale sözleşmesi imzaladı.

5 farklı ihaleden ilki, “Beş adet sine kamera aksesuarlarından 12 adet alım” ihalesi oldu. İhalelerden ikincisi “13 parça yarı profesyonel kamera ve aksesuarları alım” ihalesi olarak kayıtlara geçti.

İhalelerden üçüncüsünde, 365 bin 240 TL harcayarak 17 adet fotoğraf makinesi, bir sineline kamera ve aksesuar satın alındı.

Başkanlığın dördüncünde dijital kurgu kartları, video çeviriciler ve kurgu yazılımları satan bir markanın ürünlerinden de toplam 18 adet alarak 559 bin 300 TL harcadığı belirtildi.

Beşinci ve son ihalede yedi adet tripod, monitör ve objektif alımı karşılığında 687 bin TL harcama yapıldı.

Bütçesi ve fetvalarıyla yurttaşların tepkisini çeken Diyanet İşleri Başkanlığı’nın milyonlarca liralık harcamalarına bir yenisi eklendi.

Diyanet; kameralar, fotoğraf makinaları, kurgu kartları ve tripodları da içeren teçhizat için 3 milyon TL’nin üstünde para harcadı. Başkanlık, bu harcamalar için bir günde 5 farklı ihale sözleşme imzaladı.

BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre 24 Ocak’ta Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yayınlar Genel Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen 5 farklı ihaleden ilki, “Beş adet sine kamera aksesuarlarından 12 adet alım” ihalesi oldu.

“Film kamerası” olarak anılan sine kameraların aksesuarları için öngörülen maliyetin çok üzerinde harcama yapıldı. Diyanet, 589 bin 639 TL’lik harcama öngördüğü aksesuarlar için 723 bin TL’ye imza attı.

İhalelerden ikincisi ise “13 parça yarı profesyonel kamera ve aksesuarları alım” ihalesi olarak kayıtlara geçti. İhale kapsamında imzalanan sözleşmenin bedelinin, 722 bin 100 TL olduğu bildirildi.

Harcamada hız kesmeyen başkanlık, 24 Ocak günü saat 14.30’da ise 365 bin 240 TL harcayarak 17 adet fotoğraf makinesi, bir sineline kamera ve aksesuar satın aldı.

Başkanlığın yine 24 Ocak’ta dijital kurgu kartları, video çeviriciler ve kurgu yazılımları satan bir markanın ürünlerinden de toplam 18 adet alarak 559 bin 300 TL harcadığı belirtildi. Aynı gün yedi adet tripod, monitör ve objektif alımı karşılığında 687 bin TL harcama yapıldı.

Paylaşın

Meral Akşener: Recep Bey’in Tehdidi İle Partimiz Kurşunlanmıştır

İYİ Parti Lideri Akşener, partisinin İstanbul İl Başkanlığına yapılan saldırı sonrası yaptığı açıklamada, “Seçime 1,5 ay kala ve Sayın Cumhurbaşkanı demem ama Cumhurbaşkanı böyle olmaz, Recep Bey’in tehdidi ile partimiz kurşunlanmıştır” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Daha önce dedi ki bana bunlar iyi günlerin, linçe uğradım, evim basıldı, bu defa beni kendinle uğraştırma dedi; partimizin İstanbul İl Başkanlığı 2 yerinden kurşunlandı.”

Akşener, açıklamasının devamında, “Türkiye bir kabile devleti olamaz. Partilerin seçime 1,5 ay kala korkutulması kabul edilemez. Akşener’i korkutacak adam anasından doğmadı. Cenab-ı Hak’tan başka kimseden korkmam” ifadelerini kullandı.

İstanbul Zeytinburnu’nda bulunan İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı binasına, henüz kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişilerce sabaha karşı silahlı saldırı düzenlendi.

Saldırı sonrası, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı önüne geldi. Meral Akşener, burada bir açıklama yaptı. Akşener’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Seçime 1,5 ay kala ve Sayın Cumhurbaşkanı demem ama Cumhurbaşkanı böyle olmaz, Recep Bey’in tehdidi ile partimiz kurşunlanmıştır.

Daha önce dedi ki bana bunlar iyi günlerin, linçe uğradım, evim basıldı, bu defa beni kendinle uğraştırma dedi; partimizin İstanbul İl Başkanlığı 2 yerinden kurşunlandı.

Türkiye bir kabile devleti olamaz. Partilerin seçime 1,5 ay kala korkutulması kabul edilemez. Akşener’i korkutacak adam anasından doğmadı. Cenab-ı Hak’tan başka kimseden korkmam.

“Ben milletime güveniyorum”

Evim basıldı beraat ettiler. Linçe uğradım beraat ettiler. Torunuma iftira attılar, beraat ettiler. Aziz milletim, bu ucube sistem süremez.

Bugün bana, yarın size. 14 Mayıs’ta sandığa gideceksiniz, bu pis sistemi bitireceksiniz. Yanımda Ekrem başkan var. Seçimi iptal ettiler. Ben milletime güveniyorum.

Kadın kardeşlerim sizlere sesleniyorum. Erkek siyasetçilere yapılmayan iğrençlik bana yapıldı. Eğer bu zulmün bitmesini istiyorsanız 14 Mayıs’ta oylarınızı Millet İttifakı’na oy vereceksiniz.

Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanı seçeceksiniz, İYİ Parti’yi birinci parti yapacaksınız. Işıklar söndüğünde evinden işe nasıl gidildiğini biliyorum. Bir lokantada yalnız yemek yiyorsanız başınıza neler geldiğinizi biliyorum.

Recep Bey size sesleniyorum. Devri iktidarınızda başıma gelmeyen kalmadı. 14 Mayıs’tan sonra iftiralar, hakaretler bitecek. Etrafındaki yalaka tayfa yerine bize bağırmaya tercih ediyor.”

Paylaşın

İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı’na Silahlı Saldırı: Muhalefetten Tepki

İstanbul Zeytinburnu’nda bulunan İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı binasına, henüz kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişilerce sabaha karşı silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda binanın penceresine kurşun isabet ederken, ölen ya da yaralanan olmadı.

Parti binasındakilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis geldi. Polis inceleme başlatırken saldırganın kaçtığı öğrenildi.

Saldırı sonrası kısa bir mesaj paylaşan İYİ Parti Lideri Akşener “Devri iktidarınızda; evime, dava arkadaşlarıma yönelen tüm saldırılar cezasız kalmıştı. Bugün de İstanbul İl Başkanlığımıza silahlı saldırı düzenlendi Recep Bey! Tehditlerini vazife bilerek üzerimize gelen kurşunları çek; eğer geleceksen, sen gel!” dedi.

İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz da silahlı saldırı ile ilgili açıklamasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı suçladı. Poyraz, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kullandığı tehdit dili sonrası meydana gelen bu saldırıyı millet vicdanına bırakıyoruz” dedi.

Sözcü Gazetesi Yazarı Aytunç Erkin’e konuşan İYİ Parti İstanbul İl Sekreteri Alper Akdoğan, “Kurşun ana giriş kapısındaki kafeteryalar bölümünde koltuğa saplanmış” dedi.

İBB İYİ Parti Grup Başkan Vekili İbrahim Özkan, “İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığımız kimliği belirsiz kişiler tarafından kurşunlandı. Olay yeri inceleme ekipleri araştırmalarına devam ediyor” dedi.

Saldırıya CHP’den tepki

Saldırı sonrası Genel Başkan Akşener’le görüştüğünü duyuran Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da “Meral Hanım güçlü bir liderdir, Asena’dır, böyle korkutamazsınız. Faillerin derhal yakalanmasını ve yargı önüne çıkarılmasını bekliyorum” dedi.

CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu; İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Coşkun Yıldırım’ı arayarak geçmiş olsun dileklerini ve dayanışma mesajını iletti. Kaftancıoğlu, Twitter’dan yayınladığı mesajda, “İyiliğin karşısında kurşunlarınızın bile etkisi olmaz, olmayacaktır. Geçmiş olsun” ifadelerini kullandı.

Akşener’i arayarak geçmiş olsun dileklerini ileten Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun da gün içinde İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı’nı ziyaret edeceği açıklandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu, saldırıyı kınadı ve geçmiş olsun dileklerini iletti. İmamoğlu, “Faillerin bir an evvel adalete teslim edilmesi beklentimizin de altını çiziyorum” ifadesini kullandı.

CHP Sözcüsü Faik Öztrak da Twitter hesabından “Seçimlere 43 gün kaldı. Tehdit, şiddet yeniden sahnede. İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığına yapılan hain saldırıyı kınıyor, @iyiparti’ye geçmiş olsun diyoruz” açıklamasını yaptı.

Ne olmuştu? 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Mart’ta katıldığı bir televizyon yayınında kendisini eleştiren İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i hedef alarak “Bizim adımıza dikkat et. Benim adım Tayyip, soyadım da Erdoğan. Erdoğan’a da dikkat et, Tayyip ismine de dikkat et. Yalanla dolanla iş yapma. Yanlış yere kafanı çarpıyorsun. Beni kendinle uğraştırma” demişti.

Genel Başkanı Meral Akşener de dün deprem bölgesi Adıyaman’da “Sayın Erdoğan da beni iyi tanır ki ben, bugüne kadar hiçbir tehdide pabuç bırakmadım. Demirden korksak trene binmezdik. Ben buradayım, adresim belli, evimizi bastınız adres belli, partimin adresi belli, çantam elimde, benim için Silivri soğuk değil; buyurun Recep Bey. Bu sinire gerek yok. Ben sana tavsiye edeyim, eskiden tanıyan biri olarak; papatya çayına devam” açıklamasını yapmıştı.

Paylaşın

HDP’den Parti Tarihinde Bir İlk: Askeri Anlaşmaya “Hayır” Demedi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Finlandiya’nın NATO’ya (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) katılımına onay verdi. TBMM görüşmelere katılmayan Halkların Demokratik Partisi (HDP), ilk kez bir askeri kararı reddetmemiş oldu.

HDP Dışişleri Komisyonu Sözcüsü Hişyar Özsoy, partisinin oylamaya katılmamasıyla ilgili konuştu.

Özsoy askeri anlaşmalara hiçbir zaman ‘evet’ oyu vermediklerini, daima ‘hayır’ oyu kullandıklarını belirterek “İlk defa askeri bir anlaşmada böyle yapıyoruz” dedi ve şunları söyledi:

“Şimdiye kadar hepsine ret oyu verdik. Ama bu defa Finlandiya’nın güvenlik kaygılarını meşru gördüğümüz için bu oylamaya katılmama kararı aldık, ‘Hayır’ da demek istemedik. HDP olarak hiçbir askeri ittifaka ‘Evet’ demeyiz, diyemeyiz, programımızda var.”

‘Kuzey Atlantik Antlaşmasına Finlandiya Cumhuriyetinin Katılımına İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi’, dün TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldü. Meclis’teki oylamada teklif kabul edildi.

Halkların Demokratik Partisi, Finlandiya’nın NATO’ya üyeliğine onay veren görüşmelere katılmadı ve ilk kez bir askeri anlaşmaya ‘hayır’ dememiş oldu. Meclis’teki tüm partiler teklife destek verirken, HDP’liler genel kurulda salonda bulunmalarına rağmen oy kullanmadı.

Finlandiya’nın önümüzdeki hafta Salı ve Çarşamba günü Brüksel’de yapılacak NATO Dışişleri Bakanları toplantısında büyük olasılıkla NATO’nun 31’inci üyesi olarak ilan edilmesi bekleniyor.

Finlandiya’nın NATO’ya kabulüne ilişkin henüz yerine getirilmeyen bazı formalitelerin önümüzdeki günlerde tamamlanabileceği ve Finlandiya’nın kabulüne karar verilebileceği belirtiliyor.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, kanun teklifinin TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesini memnuniyetle karşıladığını bildirdi. Twitter’dan bir paylaşım yapan Stoltenberg, “Bu bütün NATO ailesini daha güçlü ve güvenli yapacak” dedi.

Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ise, “Finlandiya, NATO’nun güvenliğine kendini adayan, güçlü bir müttefik olacak” ifadesini kullandı.

Finlandiya Başbakanı Sanna Marin de destek için tüm ülkelere teşekkür ederek, “Müttefikler olarak karşılıklı güvenlik sağlayacağız. Birbirimizi savunacağız” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin ABD’ye bildirmesi gerekiyor

NATO kaynaklarından edinilen bilgilere göre, tamamlanmayan formalitelerden biri de Türkiye’nin, Finlandiya’nın katılım protokolünün onaylandığını resmi olarak ABD Dışişleri Bakanlığı’na bildirmesi.

ABD Dışişleri Bakanlığı NATO’nun Kurucu Antlaşmasına göre ittifakla ilgili belgelerin kayıt altına alınmasından da sorumlu merci.

Ankara’nın Washington’u resmen bilgilendirmesinden sonra NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Finlandiya’yı Kuzey Atlantik Antlaşması’na katılmaya davet edebilecek. Finlandiya, katılımı onaylaması ve ilgili belgeleri ibraz etmesinin ardından resmi olarak üye kabul edilecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki hafta önce Finlandiya’nın katılımına yönelik itirazdan vazgeçildiğini açıklamıştı.

Türkiye “terör örgütlerine destek verdikleri” gerekçesiyle İsveç ile birlikte Finlandiya’nın NATO üyelik başvurularına itiraz etmişti. Daha sonra Finlandiya’ya yeşil ışık yakan Ankara, İsveç’e onayın ise mevcut koşullarda henüz mümkün olmadığı sinyalini vermişti.

 

Paylaşın

Milliyetçi Türkiye Partisi’nden Kemal Kılıçdaroğlu’nu Destekleme Kararı

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kala Milliyetçi Türkiye Partisi, CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini açıkladı.

Haber Merkezi / Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, 14 Mayıs’taki seçimlerde 4 aday cumhurbaşkanlığı için yarışacak: Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce, Recep Tayyip Erdoğan ve Sinan Oğan.

Cumhurbaşkanı adayı çıkarmayan ve bir ittifakta yer almayan siyasi partiler de destekleyecekleri adayı açıklıyor. Son olarak Ahmet Yılmaz’ın lideri olduğu Milliyetçi Türkiye Partisi de Kemal Kılıçdaroğlu’na destek vereceklerini açıkladı.

Ahmet Yılmaz konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:

“Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet diyoruz.

Baskı, sansür, zulüm bitsin diyoruz.

Nefes alalım diyoruz.

Sınav soruları ve çocuklarımızın geleceği çalınmasın; beyin göçü dursun diyoruz.

Türkiye ortadoğu olmasın diyoruz.

Cumhuriyetimizin 100. yılında kuruluş ayarlarımıza ve parlamenter sisteme kavuşabilme umudumuz olsun diyoruz.

Akp zihniyeti ve keyfi uygulamalarının Türk Milliyetçileri için siyasi sorun olmaktan çıkıp milletimiz için millî güvenlik sorunu haline geldiğini değerlendirdiğimiz bu kritik seçim birinci turda bitsin, kurtulalım diyoruz.

Türk Milliyetçilerini, derin devlet taklidi yapan derin çetelerden kurtarabilmek için,

Milliyetçi gençlerimize yapılan içi boş, popülist, siyasi operasyonlara ümit bağlayanların stratejik hesaplarını bozmak için,

Hakkın ve hukukun üstünlüğüne dayalı, liyakatı esas alan, şeffaf ve denetlenebilir bir devlet yönetimi için,

Adalet ve demokrasi için,

Sınırları ve şehirleri güvenli, kaçakların olmadığı; mutlu, huzurlu bir Türkiye için,

Milliyetçi Türkiye Partisi, 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde “milletimize verdiği söze güvenerek” Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararı almıştır.

Türk Milliyetçileri olarak başarı dileklerimizle birlikte samimi desteğimizi, seçim sonrasında güven duygumuzu ve devlet yönetimimizi Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun “samimiyetine, dürüstlüğüne ve namusuna” emanet ediyoruz.”

Karar bizim, takdir milletimizin, hüküm tarihindir.”

Paylaşın