Türkiye – Suriye Normalleşmesi: Kazanan Kim?

Türkiye, Suriye ve Rusya’nın savunma bakanları ve milli istihbarat teşkilatı başkanları, Aralık 2022 yılında Moskova’da bir araya geldi. Bu, Türkiye ve Suriye arasında çatışmaların başladığı 2011 yılından bu yana en üst düzey ilk görüşmeydi.

Son olarak Rusya’nın başkenti Moskova’da Türkiye, Rusya, İran ve Suriye’nin dışişleri bakan yardımcıları bir araya geldi. Taraflar, Suriye’nin siyasi geleceğiyle ilgili bir görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmeye Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Burak Akçapar, Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayman Susan, İran Dışişleri Bakanı’nın Siyasi İşler Danışmanı Ali Asgar Hacı ve Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov katıldı.

Görüşmelerin kapsamıyla ilgili kamuoyuna ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. Ancak haber ajansı Reuters’ın Rus ve Suriyeli kaynaklarına dayandırdığı haberinde, söz konusu görüşmeyi yakın gelecekte dışişleri bakanları düzeyinde bir görüşmenin izleyebileceğini, uzun vadede de devlet başkanları düzeyinde bir görüşmenin mümkün olduğu ihtimali vurgulandı. Rus basınına yansıyan bazı haberlere göre de görüşmede Türkiye ve Suriye dışişleri bakanları arasında ikili bir görüşme yapılmasına ilişkin bir tarih ve mekan belirlenmesinin ele alındığı kaydedildi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yılın başında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la görüşebileceği mesajını vermişti. Ancak Şam’dan bu konuda açık bir yanıt gelmedi. Suriye lideri Esad, Türkiye ile görüşmelerde bulunulmasına topyekün karşı olmasa da Ankara ile masaya oturmak bazı şartlar öne sürdü. Bunun başında da Türk askerlerinin Esad karşıtlarının kontrolünde olan Suriye’nin kuzeyindeki bölgeden çekilmesi yer alıyor. Türkiye’nin aynı zamanda muhaliflerin son kalesi olarak tanımlanan ve kısmen El Kaide bağlantılı Heyet Tahrir Şam’ın kontrolü altında bulunan İdlib vilayetinde askeri varlığı bulunuyor.

Türkiye ve Rusya’nın çıkarı ne?

Peki canlandırılmaya çalışan bu ilişkilerden kim ne fazla sağlıyor?

Erdoğan’ın Şam’la temas kurmak istemesinin altında büyük ölçüde yaklaşan seçimler yatıyor. Türkiye’deki Suriyeli mülteciler, seçim kampanyalarının önemli bir konusu. Muhalefet, başlattığı seçim kampanyasında Suriyeli mültecileri evlerine göndereceğini vadediyor.

Ankara’da mültecilerle ilgili devam eden tartışmayı değerlendiren Hessen Barış ve Çatışma Araştırmaları Vakfı’nın Suriye uzmanı Regine Schwab, Erdoğan’ın da bugünlerde mültecileri Suriye’ye göndermekle uğraştığını göstermek istediğine dikkat çekiyor. Erdoğan’ın ayrıca Suriye’de Kürtlerin nüfuzunu ve özerkliğini bastırmak için de çaba sarf ettiğini belirten Schwab, “Erdoğan görüşmelerde bu amacını da hayata geçirmek için çabalayabilir” diyor.

Uzmanlara göre, Moskova’da yapılan görüşmelerden uluslararası ortamda Ukrayna savaşı nedeniyle giderek yalnızlaşan Rusya hükümeti aslında önemli ölçüde fayda sağlıyor. Alman Yeşiller partisine yakınlığıyla bilinen Heinrich Böll Vakfı’nın Ortadoğu Bente Scheller, yaptığı değerlendirmede, Rusya’nın bu görüşmelerle Suriye’de oynadığı önemli role dikkat çekmeye çalıştığını vurguluyor. Scheller, “Moskova aslında kendi görüşme formatlarıyla kendi hakikatini kurmak istiyor” saptamasını yapıyor.

Rusya ayrıca geçmişteki tutumunun aksine Suriye rejiminin temsilcilerinin Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında Cenevre’de yapılan görüşmelere katılmasına onay verdi. Scheller bu gelişme ile ilgili olarak da “Rusya bu tavrıyla, Suriye’de ne olduğuna nihai olarak kendilerinin karar verdiğini, uluslararası ortamda yeniden teyit etmiş oldu” diyor.

Görüşmenin asıl kazananı: Esad

İran’daki hükümet karşıtı protesto eylemleri nedeniyle baskı altında bulunan İran hükümeti ise gelecek dönemde Suriye’deki varlığını artırmak ve istikrarlı hâle getirmek isteyecek gibi görünüyor.

Tahran yönetimi, birkaç hafta önce de Suudi Arabistan ile yeniden diplomatik ilişkilere başlanması konusunda mutabakata varmıştı. Böylesine bir adım, Suriye ve Yemen’de şu ana kadar birbirleriyle savaşan grupları destekleyen iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesi anlamına gelebilir. Schwab, “İlişkilerdeki olası bir rahatlama, İran’ı, Suriye’deki varlığını daha da artırmaya ve askeri araçlar vasıtasıyla ABD ve İsrail ile sürdürdüğü çatışmalara odaklanmaya itebilir” değerlendirmesini yapıyor.

Moskova’daki görüşmelerin gizli kazananını ise Beşar Esad. Suriye hem Moskova hem de Tahran’ın dış politika hesaplarında önemli bir rol oynuyor. Suriye sayesinde her iki ülke de Akdeniz’de önemli bir varlık sağlamış oluyor.

Birkaç gün önce, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Suriye’yi Mayıs ayında Riyad’da yapılacak Arap Ligi zirvesine davet etti. Bu davet, Esad açısından son derece önemli bir diplomatik başarı olma niteliğini taşıyor. Tüm bu gelişmelerin, 2011 yılında patlak veren “Arap Baharı’nın” beraberinde getirdiği liberal atmosferin bölgede giderek zayıflamasına paralel gerçekleştiğini de unutmamak gerekiyor. Ancak Esad’ın söz konusu başarıdan ekonomik açıdan fayda sağlayıp sağlayamayacağı belirsiz.

İsrail zor durumda

ABD’nin de şu anda Suriye’de IŞİD’le mücadele etme amacı taşıyan yüzlerce askeri bulunuyor. Hatta geçen hafta, Amerikan güçlerinin üst düzey bir IŞİD üyesini öldürdüğü bildirildi. Söz konusu kişinin, Avrupa’da terör eylemleri planladığı ve IŞİD’in mevcut yönetiminin oluşturulmasında önemli bir rol oynadığı belirtiliyor.

ABD hükümeti, Suriye’de Amerikan askerlerine düzenlenen saldırılardan İran destekli grupları sorumlu tutuyor: Örneğin 23 Mart’ta Haseke’deki bir üsse düzenlenen İHA saldırısından. Basına yansıyan haberlere göre, söz konusu saldırıda, bir Amerikalı hayatını kaybederken beş Amerikalı ise yaralandı.

İran aynı zamanda Suriye’de, kendisini bir tehdit olarak tanımlayan İsrail ile de çatışıyor. Örneğin geçen Salı günü İsrail Şam’ın yakınlarında çeşitli hedeflere hava saldırısı düzenledi. Ancak İsrail, Suriye’deki çatışmalarda giderek izole hâle geliyor.

Son yıllarda çeşitli Arap devletleriyle yakınlaşma içerisinde bulunan İsrail, 2020 yılında ABD arabuluculuğunda, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn ile Abraham Mutabakatı’nı imzalamıştı. Suudi Arabistan mutabakatı imzalamasa da anlaşmaya sıcak baktığı biliniyor. Ancak şimdi Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, İran ile bir yakınlaşma içerisinde.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Kılıçdaroğlu, Sarıgül’ü Ziyaret Etti: Türkiye’nin Değişime İhtiyacı Var

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Değişim Partisi (TDP) Genel Başkanı Mustafa Sarıgül’ü, TDP Genel Merkezi’nde ziyaret etti.

Haber Merkezi / Kılıçdaroğlu’na eşlik eden ziyaret heyetinde CHP Genel Başkan Yardımcıları, Gülizar Biçer Karaca, Gökçe Gökçen ve Muharrem Erkek de hazır bulundu.  Kılıçdaroğlu ve Sarıgül, görüşmelerinin ardından parti genel merkezi önünde ortak açıklama yaptı.

Güzel bir görüşme olduğunu söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu, “Önümüzdeki süreç içerisinde Türkiye’nin değişime ihtiyacı var. Halil İbrahim sofrasını büyütmek zorundayız” dedi.

TDP Lideri Sarıgül ise, “İnanıyorum ki Türkiye’yi demokratik parlamenter sisteme geçirecek olan aday sayın Kemal Kılıçdaroğlu’dur. İnanıyorum ki Türkiye’yi raylarına oturtacak olan aday sayın Kemal Kılıçdaroğlu’dur” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, özetle şu ifadeleri kullandı:

“Önümüzdeki süreç içinde Türkiye’nin değişime ihtiyacı var. Türkiye’nin bahar havasına ihtiyacı var. Bu bahar için de Halil İbrahim sofrasını büyütmek zorundayız. Türkiye’de anneler, babalar, öğrenciler, gazeteciler, hayatın her alanında çalışan insanlar büyük bir endişe duyuyor.

Birlikte olmak lazım, Türkiye’yi yeniden inşa etmek lazım. Kadın erkek eşitliğini sağlamak lazım. Demokrasiyi getireceksek o zaman siyaseten görevimizi yerine getireceğiz. Bu ayrıntıları Sayın Sarıgül ve arkadaşlarıyla konuştuk, dertleştik, güzel bir görüşme oldu.”

Sarıgül ise şöyle konuştu:

“Türkiye cumhuriyetinin inşallah 13’üncü cumhurbaşkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu Türkiye Değişim Partisi’nde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Tarafsız cumhurbaşkanı, güçlü Meclis, bağımsız yargıyı arzu ediyoruz. İnanıyorum ki Türkiye’mizi demokratik parlamenter sisteme geçirecek en doğru aday Sayın Kılıçdaroğlu’dur.

İnanıyorum ki Türkiyemiz’i raylarına oturtacak aday Kılıçdaroğlu’dur. Sorumluluğumuzun farkındayız. Bugünler birleşme günü. Armudun sapı üzümün çöpü deme günü değil. Toplumsal konuşma günü. TDP olarak inşallah 13’üncü cumhurbaşkanımızı genel merkezde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk.

14 Mayıs seçimlerinde demokrasi kazansın, barış kazansın, inançlara saygıda laiklik kazansın. İnşallah 13’üncü cumhurbaşkanımıza yolunuz açık olsun Allah’ım her zaman sizi korusun.”

Kılıçdaroğlu, daha önce de Milli Yol Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Halkların Demokratik Partisi ve Memleket Partisi’ni ziyaret etmişti. Kılıçdaroğlu’nun sonraki durağı ise Demokratik Sol Parti (DSP) olacak. Kılıçdaroğlu ile Genel Başkan Önder Aksakal ile DSP Genel Merkezi’nde görüşecek.

Paylaşın

Kaftancıoğlu Açıkladı: CHP İstanbul İl Başkanlığı Binasına Silahlı Saldırı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, partinin Seyrantepe semtindeki il başkanlığı binasına düzenlendiği düşünülen bir silahlı saldırı olduğunu açıkladı.

Haber Merkezi / Canan Kaftancıoğlu, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Bugün saat 05.00 sularında TEM Otoyolu Seyrantepe mevkiinde bulunan il başkanlığımıza yönelik düzenlendiği düşünülen bir silahlı saldırı gerçekleşmiştir.

Binada görev yapan nöbetçi polis memuru ile binanın bulunduğu alandaki özel güvenlik görevlisinin ifadelerine göre olayda 6-7 el ateş edilmiştir.

İlk belirlemelere göre İl Başkanlığımıza isabet eden mermi bulunamamış, olay mahalinde boş kovanlar bulunmuştur. Olayla ilgili savcılık tahkikatı devam etmektedir. Gelişmeler sizlerle paylaşılacaktır.”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan açıklama

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP İstanbul İl Başkanlığını hedef aldığı belirtilen saldırıyla ilgili emniyetin kamera ve tespit çalışmalarının devam ettiğini belirtti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada “TEM otoyolu üzerinde CHP İstanbul il Başkanlığı karşı istikametinde, havaya araç içerisinden bir kaç el ateş ediliyor, binaya isabet yok, emniyetin kamera ve tespit çalışmaları devam ediyor.” denildi.

Olayla sosyal medya hesabından paylaşım yapan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise iktidarın kutuplaştırıcı diliinin etkili olduğunu idddia etti.

“İstanbul il Başkanlığımıza silahlı saldırıda bulunuldu. Kimseye siz yaptınız diyemeyiz Kimseye siz yaptırdınız da diyemeyiz Cumhur İttifakının kutuplaştırıcı dilinin bunları tetiklediğini söyleyene de haksızsın diyemeyiz. Saldırıyı kınıyor faillerin yakalanmasını bekliyoruz.”

İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı binası da kurşunlanmıştı

İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı binası da 31 Mart’ta kurşunlanmıştı. Olaya ilişkin inşaat bekçisi Melihşah E. gözaltına alınmıştı.

Melikşah E.’nin savcılık ifadesinde şu ifadeleri kullanmıştı:

“Şantiyenin güvenlik hususuyla benim ilgilenmem gerekiyor. 30 Mart günü E-5 tarafında tel örgülerde farklı yerlerde kesilmeler olduğunu gördüm. Saat 18:40 sıralarında şantiyede çalışan başka biri beni arayarak yine şantiyenin çevre tellerinin kesildiğini, malzemelerin tellere yakın bölgeye atıldığını söyledi.

Ben bu esnada evde iftarı bekliyordum. Saat 21.00 sıralarında bulundurma ruhsatlı silahımı da yanıma alarak tekrar şantiyeye geldim. Silahımı yanıma alma sebebim hırsızlarla bir münakaşa yaşayabilme endişemdendir.

Daha sonra şantiyenin E-5 tarafından 3 kişinin TIR’ın fren ön diski dediğimiz ağır malzemeyi taşımaya çalıştıklarını gördüm. Hatta bu olayla ilgili olarak gündüz şirket patronumuza çektiğim fotoğrafları da attım. Bahsettiğim parçaların çalınmaya çalışıldığından bahsettim.”

Melikşah E. ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.

Paylaşın

HDP Eş Genel Başkanı Sancar: Kritik İllerde TİP Aday Çıkarmayacak

Türkiye İşçi Partisi (TİP) adaylarının seçilebilir yerlerden Yeşil Sol Parti listelerinde yer almasının söz konusu olmadığını kaydeden HDP Eş Genel Başkan Sancar, “Son noktaya gelmiş değiliz. Son nokta 9 Nisan’dır, vekil listelerinin teslim edileceği tarihtir” dedi ve ekledi:

“Orada da bizim az oyla kaybettiğimiz kritik illerde TİP aday çıkarmamayı kabul ediyor. Bir örnek söylediniz mi hep onun üzerinden gidiliyor. Bizim bugüne kadar yüksek oy aldığımız ama çeşitli nedenlerle milletvekili çıkaramadığımız yerlerde TİP aday çıkarmayacak. Bunu bir mutabakata bağlamış durumdayız.”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) bazı kentlerde Emek ve Özgürlük İttifakı çatısı altında ayrı listeyle seçime girme kararını katıldığı Artı TV yayınında değerlendirdi.

İttifak içindeki tartışmalarla ilgili değerlendirmelerin sağlıklı bir yaklaşımla yapılmadığını söyleyen Sancar, “TİP sadece 41 ilde girmiyor. Daha fazla ilde girecek. İttifak içinde yer alan öznelerin her birinin kendine göre de bir planı ve bir hedefi olabilir. Bundan daha doğal bir durum da düşünemiyorum açıkçası. Önemli olan ortak ilkeler ve ortak hedefin titizlikle gözetilmesi” dedi.

Ortak listenin en iyi çözüm olduğu fikrinde olduklarını vurgulayan Sancar, “Şu anda TİP’le yürüyen görüşmelerde de ittifakın toplamına, kazanımlarına hiçbir şekilde zarar vermeyecek formüller üzerinde titizlikle çalışılıyor. Ortak listenin en iyi çözüm olduğu fikrindeyiz. Kazanımları en üst düzeye çıkaracak asıl formül ortak liste, tek parti çatısı altında seçime girmek. Bu teklifimizi son ittifak buluşmasında da yine dostlarımıza ilettik.

Görüşmeler yaptık. TİP ayrı listede girme kararından vazgeçmedi. Daha doğrusu, ayrı listeyle girme kararından vazgeçmediği ifadesi de yanlış anlamalara yol açabilir. Ortak liste fikrinden başka bir formül çalışmayı önerdi. Şimdi biz de bunu prensip olarak kabul ettik ama temel ölçütümüz şu olmalıdır dedik; bu seçimler herhangi bir seçim değil” şeklinde konuştu.

“Elbette bütün toplumsal mücadeleler Meclis’te tükenmiyor” diyen Sancar sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama istiyoruz ki gelecek dönem, Meclis bizim gücümüz olmadan bu süreçleri işletemesin. Meclis’te bir tek vekilin bile çok önemli olacağı bir dönem bekliyor bizi. O halde, en yüksek sayıya çıkarmak gibi bir hedef de gözetmeliyiz. Çoğulcu bir Meclis grubu ama aynı zamanda sayısı yüksek ve anahtar konumda olan bir temsiliyet.”

“Kritik illerde TİP aday çıkarmayacak”

TİP adaylarının seçilebilir yerlerden Yeşil Sol Parti listelerinde yer almasının söz konusu olmadığını kaydeden Sancar, “Son noktaya gelmiş değiliz. Son nokta 9 Nisan’dır, vekil listelerinin teslim edileceği tarihtir. Orada da bizim az oyla kaybettiğimiz kritik illerde TİP aday çıkarmamayı kabul ediyor. Bir örnek söylediniz mi hep onun üzerinden gidiliyor. Bizim bugüne kadar yüksek oy aldığımız ama çeşitli nedenlerle milletvekili çıkaramadığımız yerlerde TİP aday çıkarmayacak. Bunu bir mutabakata bağlamış durumdayız” şeklinde konuştu.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Yurt Dışına Göç Yüzde 117 Arttı

2021 yılında, Türkiye’den yurt dışına göç edenlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 116,9 artarak 739 bin 364 kişi oldu. Göç eden nüfusun yüzde 51,9’unu erkekler, yüzde 48,1’ini ise kadınlar oluşturdu.

Haber Merkezi / Yurt dışından gelen nüfusun ise 124 bin 269’unu Türk vatandaşları, 615 bin 95’ini ise yabancı uyruklular oluşturdu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Uluslararası Göç İstatistikleri 2021 verilerini açıkladı.

Buna göre, Yurt dışından Türkiye’ye göç edenlerin sayısı 2021 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 116,9 artarak 739 bin 364 kişi oldu.

Göç eden nüfusun yüzde 51,9’unu erkekler, yüzde 48,1’ini ise kadınlar oluşturdu. Yurt dışından gelen nüfusun 124 bin 269’unu Türk vatandaşları, 615 bin 95’ini ise yabancı uyruklular oluşturdu.

Türkiye’den yurt dışına 287 bin 651 kişi göç etti

Türkiye’den yurt dışına göç eden kişi sayısı 2021 yılında bir önceki yıla göre yüzde 31,6 azalarak 287 bin 651 oldu. Göç eden nüfusun yüzde 55,7’sini erkekler, yüzde 44,3’ünü ise kadınlar oluşturdu.

Türkiye’den yurt dışına giden nüfusun 103 bin 613’ünü Türk vatandaşları, 184 bin 38’ini ise yabancı uyruklular oluşturdu.

Türkiye’ye 2021 yılında göç edenlerin yaş grubu incelendiğinde, en fazla göç edenlerin yüzde 12,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü.

Bu yaş grubunu yüzde 12,1 ile 25-29 ve yüzde 10,7 ile 30-34 yaş grubu izledi. Türkiye’den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,4 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,3 ile 30-34 ve yüzde 11,6 ile 20-24 yaş grubu izledi.

Türkiye’ye 2021 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 47,8 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul’u yüzde 8,2 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 2,7 ile Bursa ve yüzde 2,4 ile Mersin takip etti.

Türkiye’den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,2 ile İstanbul’un en fazla göç veren il olduğu görüldü. İstanbul’u yüzde 11,9 ile Ankara, yüzde 6,2 ile Antalya, yüzde 3,7 ile İzmir ve yüzde 2,7 ile Bursa izledi.

Türkiye’ye 2021 yılında gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 12,1 ile Irak vatandaşları aldı. Irak’ı yüzde 10,9 ile İran, yüzde 6,5 ile Özbekistan, yüzde 6 ile Suriye ve yüzde 5,5 ile Afganistan vatandaşları izledi.

Türkiye’den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 21,8 ile yine Irak vatandaşları aldı. Irak’ı yüzde 6,7 ile Afganistan, yüzde 5,6 ile İran, yüzde 5,2 ile Suriye ve yüzde 4,9 ile Türkmenistan vatandaşları takip etti.

Paylaşın

“Millet İttifakı, Seçime İYİ Parti Hariç Tek Listeyle Girebilir” İddiası

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kaldı. Seçimlerden en iyi sonucu almak isteyen ittifakların ve partilerin hazırlıklarına dair kulis haberlerde gelmeye devam ediyor.

Son olarak, Millet İttifakı’nın İYİ Parti hariç seçime tek listeyle girebileceği öne sürüldü. CHP’nin bileşenlerine 30 milletvekili için kontenjan ayırdığı iddia edildi.

Halk TV yazarı İsmail Saymaz, köşe yazısında Millet İttifakı, İYİ Parti hariç tek listeyle girebileceğini yazdı.

Saymaz, “Millet İttifakı’nı oluşturan altı partiden CHP, Saadet, Gelecek, DEVA ve Demokrat partileri ortak liste noktasında uzlaşma aşamasına vardı” dedi.

Beş parti Millet İttifakı’nın çatısı altında amblemleriyle değil, CHP’nin milletvekili listelerinden seçime gireceğini belirtten Saymaz, Kılıçdaroğlu’nun ısrarına rağmen İYİ Parti, 15 şehirde ortaklaşmayı kabul ettiğini aktardı.

Saymaz, bu şehirlerde oy oranına bağlı olarak CHP ya da İyi Parti listeleri tercih edeceğini söyledi.

CHP’nin bileşenlerine 30 milletvekili için kontenjanı ayırdığı söyleyen Saymaz, şunları belirtti:

“Altı parti tek listeden girerse 360, beşi girerse 280 milletvekili çıkarılacağı hesap ediliyor. Nihai kararın ise cuma günü verileceği belirtiliyor.

Diğer yandan DEVA, Gelecek ve Saadet’i içeren ittifak içinde ittifak formülünden vazgeçildi. DEVA Partisi’nın kendi çatısında seçime girilmesi önerisi reddedildi.”

Cumhur İttifakı’nda “ortak liste” çatlağı

Öte yandan AK Parti’de Osmaniye, Iğdır, Çanakkale gibi illerde MHP ile “birliktelik sağlanabilir mi?” değerlendirmesi yapılıyordu.

AK Partili kurmayların çalıştığı formüle hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hem de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den “ret geldiği” belirtildi.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun kulis haberine göre, aralarında Osmaniye, Iğdır, Çanakkale gibi illerin de yer aldığı 19 ilde “MHP’nin aday çıkarmayarak, AK Partili isimleri, bazı illerde ise AK Parti’nin aday çıkarmayarak MHP’li isimleri destekleyebileceği” ileri sürülmüştü.

Ancak AK Parti’nin, MHP ile yürüttüğü çalışma ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP lideri Bahçeli’den “ret kararının” geldiği belirtiliyor.

Erdoğan’ın, “AK Parti’nin iktidar partisi olduğu, bazı illerde aday göstermemesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağı” gerekçesiyle, Bahçeli’nin ise, “MHP’nin siyasi geçmişi ve birikimi ile partinin üç hilale oy veren seçmen yapısı” gerekçesiyle “bu çalışmaya ret kararı verdiği” ileri sürülüyor.

Paylaşın

Cumhur İttifakı’nda “Ortak Liste” Çatlağı: Erdoğan Ve Bahçeli’den Ret

İttifaklar ve partiler 14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinde en iyi sonucu almak için çalışmalarını sürdürüyor. AK Parti’de Osmaniye, Iğdır, Çanakkale gibi illerde MHP ile “birliktelik sağlanabilir mi?” değerlendirmesi yapılıyordu.

AK Partili kurmayların çalıştığı formüle hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hem de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den “ret geldiği” belirtildi.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun kulis haberine göre, aralarında Osmaniye, Iğdır, Çanakkale gibi illerin de yer aldığı 19 ilde “MHP’nin aday çıkarmayarak, AK Partili isimleri, bazı illerde ise AK Parti’nin aday çıkarmayarak MHP’li isimleri destekleyebileceği” ileri sürülmüştü. Ancak AK Parti’nin, MHP ile yürüttüğü çalışma ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP lideri Bahçeli’den “ret kararının” geldiği belirtiliyor.

Erdoğan’ın, “AK Parti’nin iktidar partisi olduğu, bazı illerde aday göstermemesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağı” gerekçesiyle, Bahçeli’nin ise, “MHP’nin siyasi geçmişi ve birikimi ile partinin üç hilale oy veren seçmen yapısı” gerekçesiyle “bu çalışmaya ret kararı verdiği” ileri sürülüyor.

Erdoğan’dan bakanlara: Hepiniz milletvekili adayı olacaksınız

Öte yandan AK Parti’de, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan üst komisyon, milletvekili listelerini büyük ölçüde tamamladı. Bazı bakanların Erdoğan’dan milletvekili adayı olmamak için izin istediği, ancak Erdoğan’ın, “Hepiniz aday olacaksınız” dediği öğrenildi.

Hürriyet’te yer alan habere göre; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki gün İstanbul, Ankara ve İzmir listelerine son şeklini verdiği, listelerde son ana kadar bir değişiklik olmazsa üç dönem kuralını istisnasız uyguladığı belirtildi.

Partide daha önce alınan kararla 24., 26. ve 27. dönemi kapsayan üç döneme takılan bazı milletvekilleri, 25. dönemde aday olmamalarını gerekçe göstererek üç dönem kuralına takılmadıklarını söyledi. Ancak Erdoğan’ın bunu esprili bir dille reddettiği ifade edildi.

Kulislere yansıyan bilgilere göre; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın Ankara’dan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın Kayseri, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun İstanbul ya da Karadeniz illerinden, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın Şanlıurfa’dan, Çevre Bakanı Murat Kurum ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun İstanbul’dan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Hatay’dan, Mevlüt Çavuşoğlu’nun Antalya’dan, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in İzmir’den, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un Aydın’dan birinci sıradan aday yapılabileceği konuşuluyor.

Ayrıca, bazı bakanların Erdoğan’dan milletvekili adayı olmamak için izin istediği, ancak Erdoğan’ın, “Hepiniz aday olacaksınız” dediği öğrenildi.

Paylaşın

Erdoğan’dan Bakanlara: Hepiniz Milletvekili Adayı Olacaksınız

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kaldı. Seçime katılan ittifaklar ve partiler seçimlerde en iyi sonucu almak için çalışmalarını sürdürüyor.

AK Parti’de, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan üst komisyon, milletvekili listelerini büyük ölçüde tamamladı. Bazı bakanların Erdoğan’dan milletvekili adayı olmamak için izin istediği, ancak Erdoğan’ın, “Hepiniz aday olacaksınız” dediği öğrenildi.

Hürriyet’te yer alan habere göre; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki gün İstanbul, Ankara ve İzmir listelerine son şeklini verdiği, listelerde son ana kadar bir değişiklik olmazsa üç dönem kuralını istisnasız uyguladığı belirtildi.

Partide daha önce alınan kararla 24., 26. ve 27. dönemi kapsayan üç döneme takılan bazı milletvekilleri, 25. dönemde aday olmamalarını gerekçe göstererek üç dönem kuralına takılmadıklarını söyledi. Ancak Erdoğan’ın bunu esprili bir dille reddettiği ifade edildi.

Kulislere yansıyan bilgilere göre; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın Ankara’dan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın Kayseri, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun İstanbul ya da Karadeniz illerinden, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın Şanlıurfa’dan, Çevre Bakanı Murat Kurum ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun İstanbul’dan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Hatay’dan, Mevlüt Çavuşoğlu’nun Antalya’dan, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in İzmir’den, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un Aydın’dan birinci sıradan aday yapılabileceği konuşuluyor.

Ayrıca, bazı bakanların Erdoğan’dan milletvekili adayı olmamak için izin istediği, ancak Erdoğan’ın, “Hepiniz aday olacaksınız” dediği öğrenildi.

Erdoğan ve Bahçeli’den “ortak listeye” ret

Öte yandan Osmaniye, Iğdır, Çanakkale gibi illerin de yer aldığı 19 ilde “MHP’nin aday çıkarmayarak, AK Partili isimleri, bazı illerde ise AK Parti’nin aday çıkarmayarak MHP’li isimleri destekleyebileceği” ileri sürülmüştü. Ancak AK Parti’nin, MHP ile yürüttüğü çalışma ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP lideri Bahçeli’den “ret kararının” geldiği belirtiliyor.

Erdoğan’ın, “AK Parti’nin iktidar partisi olduğu, bazı illerde aday göstermemesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağı” gerekçesiyle, Bahçeli’nin ise, “MHP’nin siyasi geçmişi ve birikimi ile partinin üç hilale oy veren seçmen yapısı” gerekçesiyle “bu çalışmaya ret kararı verdiği” ileri sürülüyor.

Paylaşın

Demirtaş: Erdoğan Kazanırsa, Türkiye Yeni Bir Tür Diktatörlüğe Dönüşecek

Financial Times’a konuşan eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş “Türkiye adım adım otoriter bir bir rejime doğru ilerledi. Erdoğan bu seçimi kazanırsa, Türkiye yeni bir tür diktatörlüğe dönüşecek” dedi.

CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “değişim ve demokrasi için samimi bir çaba gösterdiğini” söyleyen Demirtaş, Kürtlerin “ortak bir cumhurbaşkanı adayını değerli bulduğunu” ancak “bir seçim yapmadan önce olayların nasıl geliştiğini görmek istediklerini” vurguladı.

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, avukatları aracılığıyla Birleşik Krallık merkezli Financial Times’a konuştu.

Demirtaş, “Kürt seçmenin desteğini almayan bir parti hiçbir zaman iktidara gelmedi. Bu seçimde de Kürtler belirleyici olacak” dedi.

Selahattin Demirtaş, Millet İttifakı’nın 13. Cumhurbaşkanı adayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “değişim ve demokrasi için içten bir çaba sarf ettiğini” belirtti.

“Kürtler ortak bir cumhurbaşkanı adayına önem veriyor” diyen Demirtaş,  aynı zamanda Kürt seçmenin CHP liderinin kampanyasından “umutlu” olduğunu, ancak kesin bir karar vermeden önce sürecin biraz ilerlemesini bekleyeceklerini söyledi.

“Türkiye adım adım otoriter bir rejime dönüştü” diyen Selahattin Demirtaş, “Eğer Erdoğan bu seçimi kazanırsa Türkiye yeni bir tür diktatörlüğe geçiş yapmış olacak” ifadesini kullandı.

Deemirtaş,  “Erdoğan toplumu bölerek iktidarda kalmayı başardı. Muhalefetin birlik olması sadece kutuplaşmayı ortadan kaldırmak için değil, seçimi kazanmak için de önemli” değerlendirmesinde bulundu.

Selahattin Demirtaş, “Siyaseti asla bırakmadım ve mücadelenin içinde yer almaya çalışıyorum. Erdoğan açıkça beni hapiste tutacağını söylüyor. Seçimden sonra da bunu söyleyebilecek mi göreceğiz” diye konuştu.

Paylaşın

DEVA Lideri Babacan 04:17’de Konuştu: Erdoğan, İhmali Örtmeye Çalışıyor

11 ilde büyük yıkıma ve resmi verilere göre 50 binden fazla can kaybına neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerin ikinci ayı geride kaldı. 

Haber Merkezi / Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, depremin meydana geldiği saat 04.17’de açıklamalarda bulundu. DEVA Lideri Babacan, en önemli gündeminin deprem olduğunu ve depremi unutturmayacaklarını söyledi.

Babacan, depremzedelerin ilk 48 saat “devlet yoktu” dediğini hatırlattı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “ihmali örtmeye çalıştığını” savundu.

Ali Babacan, Elâzığ ve İzmir depremlerinden sonra, “Bir gün burası da Elazığ’ın, İzmir’in kaderini yaşarsa; benim için, ailem için veya herhangi biri için ‘melek’ oldu diye iyileştirmeler yapmayın. Hakkımızı arayın” diyen ve depremde Kahramanmaraş’ta yaşamını yitiren üniversite öğrencisi Şeyma Gökkaya’yı hatırlatı

DEVA Lideri, “Şeyma’nın sözlerini kimseye unutturmamamız gerekiyor. Verdiği görevi yerine getirmek zorundayız. Güzeller güzeli Şeyma kardeşimin, depremde kaybettiğimiz on binlerin, evi barkı, iş yeri yerle yeksan olmuş yüz binlerce dostumun, arkadaşımızın hakkını arayacağız” diye konuştu.

DEVA Partisi’nin depremden önce ve sonra hazırlıklar yaptığını söyleyen Babacan, depremden sonraki ilk 2 ve 3 günde yaşanan ihmallere ilişkin sorularını da yineledi.

Babacan şöyle devam etti;

“Aradan geçen şu son 60 güne bir bakın. Erdoğan bu tek kişilik sistemin gücüyle, ihmali, hataları örtmeye çalışıyor. Konuları kapatmaya çalışıyor. Bol bol temel atma… Attığınız temeller, kaybettiğimiz canları geri getirmiyor ki. Varsın onlar örtmeye çalışsın.

Biz, yıkılmış sokaklarda benim yüzüme ‘Benim çocuğumun bana cenazesini vermediler’ diye feryat eden anneyi, ‘Başkanım, buraya kimse gelmedi, televizyonlar doğruları göstermiyor’ diyen genç arkadaşımı, yıkılan evinden çıkardığı çaydanlığı ile bize canhıraş çay ikram etmeye çalışan güler yüzlü ablamı hiç unutmadık.”

Paylaşın