Babacan: 14 Mayıs Ülkemiz İçin Çok Önemli Bir Dönüm Noktası

Millet İttifakı’nın Ankara mitinginde konuşan DEVA Lideri Babacan, Her şeyi tek kişiye bağlamanın getirdiği sorunlar yaşıyor bu ülke. Son 5 yıldır bütün sistemi Erdoğan tek başına bağladı. Şu ana kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinde 6 parti bir araya gelip bu kadar kapsamlı bir anlaşma yapmamıştı” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Seçimlerden sonra kurulacak hükümetin 20 tane bakanının ne iş yapacağı hepsi hazır. Önümüzdeki pazar günü sizlerin desteğini bekliyoruz. Ülkemiz için çok önemli bir dönüm noktası. Pazar günü sıradan bir seçim değil. Pazar günü aslında bir referandum.”

14 Mayıs seçimlerine saatler kala Millet İttifakı final mitinginin adresi Ankara’da, Tandoğan Meydanı oldu.

Mitinge, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal, cumhurbaşkanı yardımcısı adayları İmamoğlu ve Yavaş’ın da katıldı.

Mitingde konuşan DEVA Lideri Babacan, şunları söyledi:

“Baharımızın arifesinde bu güzel memleketimizden Ankara’dan Türkiye’nin dört bir tarafına sevgilerimi, selamlarımı iletiyorum. Ülkemizin en can alıcı gündemi, 6 şubat Maraş depremlerinden bu yana tam 3 ay 6 gün geçti. Ateşin düştüğü o evler, o günden beri yanıyor. O evlerde yüzler gülmüyor. Taş olsa dağ olsa dayanmaz derler ya, işte öyle bir acıyla kavrulduk. Ben de çok sayıda çalışma arkadaşımı kaybettim.

9 gün deprem bölgesindeydim, 11 il merkezine defalarca gittim. Sesini duyuramayanların sesi oldum. Gittiğim her yerde ne dediler biliyor musunuz ‘İlk 48 saat, ilk 72 saat devlet yoktu, enkazları kendi ellerimizle kaldırdık’ dediler. Muhtarlar ‘enkazı ellerimiz kanayarak kaldırdık’ dediler. Geçen sene hatırlayın orman yangınları çıktı değil mi, ormanlarımız gözümüzün önünde binlerce hektar cayır cayır yanarken bir baktık ki memleketin yangın söndürme uçağı yok. Depremin ilk 72 saati yardım ulaştırılamadı. O 72 saatte ne oldu, diye soruyorum. O iş makinaları parklarda kapalı dururken insanlar enkaz altındaydı. Madenciler neden harekete geçmedi, ne oldu diye soruyorum. Cevap yok.

İşin özünde bu tek kişilik sistemin yürümemesi var. Her şeyi tek kişiye bağlamanın getirdiği sorunlar yaşıyor bu ülke. Son 5 yıldır bütün sistemi Erdoğan tek başına bağladı. Şu ana kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinde 6 parti bir araya gelip bu kadar kapsamlı bir anlaşma yapmamıştı. Seçimlerden sonra kurulacak hükümetin 20 tane bakanının ne iş yapacağı hepsi hazır. Önümüzdeki pazar günü sizlerin desteğini bekliyoruz. Ülkemiz için çok önemli bir dönüm noktası. Pazar günü sıradan bir seçim değil. Pazar günü aslında bir referandum.”

Paylaşın

Mansur Yavaş: Bunlar Mevsimlik, Sezonluk Milliyetçi

Millet İttifakı’nın Ankara mitinginde konuşan ABB Başkanı Yavaş, “Bunlar mevsimlik, sezonluk milliyetçi. Duruma göre şekil alırlar. Bunlara inanmıyoruz artık. Ne muhafazakarlıklarına ne başka bir şeyine. İyi bir Müslümanın ağzından bal damlar, yalan söylemez, hakaret etmez. Bugün Cuma, acaba o sahte broşürleri basanlar ne dua ettiler. Türkiye kararını verdi” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Her gördüğümüz mitinglerde çok kararlı insanlar, bu laflara kulak asmıyorlar. Nereye gidersek gidelim, binlerce milyonlarca genç hakkını almak için meydana çıkmış. Hakkını istiyor, hakkını alacak. İnşallah ayın 15’inden sonra herkese ayar çekmeyen, kimseyi azarlamayan, kimsenin kıyafetine, yediğine içtiğine karışmayan, dertlerini anlatmakta özgür kılan, ‘beni istediğiniz kadar eleştirin’ diyen bir yönetim geliyor.”

14 Mayıs seçimlerine saatler kala Millet İttifakı final mitinginin adresi Ankara’da, Tandoğan Meydanı oldu.

Mitinge, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal, cumhurbaşkanı yardımcısı adayları İmamoğlu ve Yavaş’ın da katıldı.

Mitingde konuşan Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, şunları söyledi:

“2019 yılında bugün yaşadıklarımızın hemen hemen hepsini yaşadık. Anketlerde geri kaldıklarını görünce her türlü iftirayı attılar. Ankara halkı bunlara inanmadı. Dolayısıyla Ankara’da ayrıştırıcı siyaset ortadan kalktı. İnsanlar 25 yıl aynı yönetimi görünce onların ayrıştırıcı siyaseti görünce başka yönetimi denemedi ama 25 yıl sonra bir deneme yaptı ve Ankara halkı belediyeciliğin ne olduğunu gördü.

Pandemi döneminde 40 bin öğrenciye 10’ar GB internet verdik. Sayın Cumhurbaşkanı da 21 yıldır verilmeyen interneti seçimden sonra vereceğini söylüyor. Yine birer aylık doğal gaz ücretleriyle sadece mutfakta harcanan gazın ücretini bir yıl ayrılmayacak. Bu seçim zamanı yapılıyor. Halbuki bu kardeşiniz geçen yıl ve bu yıl tam 200 bin aileye doğal gaz yardımı yaptı.”

Eskiden 1.8 dolara su satıp, aldıkları bu parayı da koli şeklinde yardımlarla dağıtıp, onlardan aldığı parayla onlara yardım yapıp ‘Biz fakir fukarayı kolluyoruz’ diyorlardı. Şu anda 10 ton su kullanan ailenin ödediği ücret sadece 10 lira. 2019 yılındaki iftiralara inansaydı insanlar, şimdiki gibi ayrıştırıcı siyasete cevaz verseydi Ankara’da bunların hiçbirisi olmayacaktı. Şimdi Türkiye’de 21 yıldır hep aynı hükümeti gördüler. Öğrenmişler ‘bunlar üç koyunu güdemez’ diye. Verin bakalım, güdüyor mu gütmüyor mu? Ama inşallah mitinglerde gördüğümüz kadarıyla bu iş bitmiş.

“Ankara’da bir jeliboncu kafa var”

Ankara’da bir jeliboncu kafa var. Ta 1994 yılında bile aday olabilmek için rakibine kumpas kurduğu iddiaları var. Bu kafa kendi partisinden olan kişiye bile tuzak kurdu. Fakat o tuzak kurduğu şahısla şimdi yan yana çalışmak zorunda kalıyor. FETÖ döneminde başlayan kaset komploları yine bir şekilde konuşuluyor, Muharrem İnce ile ilgili aynı şeyleri ortaya çıkardılar. Ama bunun başlangıcı nerede? Yıllardır Ankara’da sahte broşür dağıtılıyor. Ha birinin özel hayatını kaydedip siyaseten kullanmışsınız, ha genel başkanımızla ilgisi olmayan montaj videolarını sahnede göstermişsiniz. Ne farkı var?

Sizin hiçbir şeyden şikayet etmeye hakkınızı yok. Açılım döneminde şehit olanların fotoğraflarıyla siyaset yapıyorsunuz. Şehitlerin kanlarıyla siyaset yapıyorsunuz. Artık yeter bu ülkede nefret siyaseti ortadan kalkacak. İstanbulluya önce ‘ümmet elden gider’, ‘Mekke düşer, Kudüs düşer Ekrem İmamoğlu’na oy vermeyin’ demediler. İstanbullular dik durdu. Osman Öcalan’ı kalkıp televizyonlara çıkardılar. ‘Ekrem Bey’e oy vermeyin, Binali Bey’e oy verin’ dediler. O da yetmedi bebek katilinin mektubunu televizyonda okuttular. İktidarda kalmak için gerekirse papaz cübbesi giyerim diyenler bunlar değil miydi?

Bunlar mevsimlik, sezonluk milliyetçi. Duruma göre şekil alırlar. Bunlara inanmıyoruz artık. Ne muhafazakarlıklarına ne başka bir şeyine. İyi bir Müslümanın ağzından bal damlar, yalan söylemez, hakaret etmez. Bugün Cuma, acaba o sahte broşürleri basanlar ne dua ettiler.

Türkiye kararını verdi. Her gördüğümüz mitinglerde çok kararlı insanlar, bu laflara kulak asmıyorlar. Nereye gidersek gidelim, binlerce milyonlarca genç hakkını almak için meydana çıkmış. Hakkını istiyor, hakkını alacak. İnşallah ayın 15’inden sonra herkese ayar çekmeyen, kimseyi azarlamayan, kimsenin kıyafetine, yediğine içtiğine karışmayan, dertlerini anlatmakta özgür kılan, ‘beni istediğiniz kadar eleştirin’ diyen bir yönetim geliyor.”

Paylaşın

İmamoğlu: Bu Kez Kardeşçe, Barış İçinde Yaşamak İsteyenler Kazanacak

Diyarbakırlılara seslenen İmamoğlu, “Bu seçim kendini vatandaşın hizmetkarı olarak gören yöneticiler ile, vatandaşa hükmetmek isteyen yöneticiler arasında olacak. Bu seçim farklılıklarımızın zenginliğimiz olduğunu düşünenler ile hepimizi tek bir kalıp içine sokmak isteyenlerin arasındaki seçim olacak. Size söz, bu kez kardeşçe, barış içinde yaşamak isteyenler kazanacak” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bu ülkede kazanmak için her şeyi yapabileceklerini zannedenler var. Bunu en iyi sizler biliyorsunuz. Kaybedeceklerini gördükleri için yine her türlü hukuksuz yola başvuruyorlar. Geçen hafta Diyarbakır dahil çeşitli illerde yürütülen soruşturmaların seçime ayarlı olduğunu hepimiz biliyoruz. Kaybedeceklerini gördüler, gerekli gereksiz, haklı ve haksız demeden operasyonlara başladılar.

Herkesi terörist ve suçlu ilan edilerek yapılan siyasete, milletin iradesini yok sayarak kayyum atamalarını normalleştiren akla asla geçit vermeyeceğiz. Seçim ve sandık güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Köylerimiz ve kasabalarımızda, şehirlerimizde Türkiye gönüllülerine üye olacak ve oyumuza sahip çıkacağız.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Diyarbakır Milletvekili Adayı Sezgin Tanrıkulu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Diyarbakırlılara çağrıda bulunduğu videoyu, sosyal medya hesabından paylaştı.

Tanrıkulu paylaşımına “Cumhurbaşkanı Yardımcımız, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sevgili Ekrem İmamoğlu‘nun, 13. Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ve Diyarbakır 1. Sıra Adayı olarak yer aldığım Milletvekilliği seçimlerine destek için Diyarbakırlı hemşerilerime özel mesajı” notunu düştü.

Videoda İmamoğlu, şunları söyledi:

“Bu seçim kendini vatandaşın hizmetkarı olarak gören yöneticiler ile, vatandaşa hükmetmek isteyen yöneticiler arasında olacak. Bu seçim farklılıklarımızın zenginliğimiz olduğunu düşünenler ile hepimizi tek bir kalıp içine sokmak isteyenlerin arasındaki seçim olacak. Size söz, bu kez kardeşçe, barış içinde yaşamak isteyenler kazanacak.

Bu ülkede kazanmak için her şeyi yapabileceklerini zannedenler var. Bunu en iyi sizler biliyorsunuz. Kaybedeceklerini gördükleri için yine her türlü hukuksuz yola başvuruyorlar. Geçen hafta Diyarbakır dahil çeşitli illerde yürütülen soruşturmaların seçime ayarlı olduğunu hepimiz biliyoruz.

Kaybedeceklerini gördüler, gerekli gereksiz, haklı ve haksız demeden operasyonlara başladılar. Herkesi terörist ve suçlu ilan edilerek yapılan siyasete, milletin iradesini yok sayarak kayyum atamalarını normalleştiren akla asla geçit vermeyeceğiz. Seçim ve sandık güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Köylerimiz ve kasabalarımızda, şehirlerimizde Türkiye gönüllülerine üye olacak ve oyumuza sahip çıkacağız.”

İmamoğlu, Diyarbakırlılara “15 Mayıs sabahında yeni ve güzel bir ülkeye uyanmak, bu bozuk düzenden kurtulmak için, oyunuzu liyakatli, yetenekli, çözüm üretecek olan Millet İttifakı kadrolarına istiyoruz. Oyunuzu 13. Cumhurbaşkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na vermenizi istiyoruz” dedi.

Paylaşın

MHP Lideri Devlet Bahçeli: 15 Temmuz’un Rövanşını İstiyorlar

Karaman’da halka seslenen MHP Lideri Bahçeli, “15 temmuz benzeri bir ihanetin tekrar yaşanmaması için gereken sosyal siyasi ekonomik önlemeleri kararlılıkla alacağız. FETÖ kumpaslarına hız veriyorlar. Kılıçdaroğlu ve ittifakı milli güvenlik sorunudur. Kılıçdaroğlu’nun geleceğe ışık tutan projesi yoktur. 15 Temmuz’un rövanşını istiyorlar” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “PKK, Kılıçdaroğlu’na aleni destektir. Bağımsızlığımıza asla gölge düşürmeyeceğiz. Daha refah dolu bir Türkiye’ye el ele vererek ulaşacağız. Daha güvenli, huzurlu Türkiye’ye hep birlikte ulaşacağız. Türkiye’ye tuzak kuranlar 14 Mayıs’ta alt edilecektir.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçim çalışmaları kapsamında Karaman’da gerçekleştirdiği mitingde konuştu. Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Sayın Erdoğan’ın açık ara farkla tekrar cumhurbaşkanı seçilmesi milli ve tarihi bir sorumluluktur. TBMM’de milletvekili sayısı itibariyle Cumhur İttifakı’nın tecelli etmesi Türk yüzyılına hizmettir. 14 Mayıs seçimleri Türkiye’nin kaderini tayin edecektir. Ya geleceğimiz zillete düşüp heder olacak. Ya da cumhurun cesaretiyle bütün oyunlar bozulacak.

Ya istiklal ve istikbal haklarımızdan vazgeçeceğiz ya da bu haklarımızla sonsuza kadar var olmanın yol haritasını belirleyeceğiz. Artık başka çare kalmamıştır. Demokratik hesaplaşmaya sadece iki gün kalmıştır. Türkiye’yi lider ülke seviyesine biz taşıyacağız. Devletimizin egemenlik haklarıyla milletimizin muhteşem varlığı, bağımsızlığımızı ve bölünmez bütünlüğüyle kinin sorunu varsa bizim de onlarla sorunumuz vardır.

Alayını birden her cephede karşılamaya hazır olduğumuz iyi bilinmelidir. Açıkça sesleniyorum aziz milletim sıra sende. Bağımsızlığımız bedava kazanılmadı, bu topraklarla kolay vatan olmadı. Bilinsin ki işbirlikçi kalpazanlara çiğnetilmeyecektir. HDP’yi Yeşil Sol Parti’yi teröristleri yanına alanlar bölünme ve yıkım sevdalılarıdır.

Bizim böyle bir sevdayı içinde taşıyanlarla iki dünyada da hesabımız vardır. Türk tipi başkanlık sistemini kurumsallaştıracak yeni bir anayasa olmak üzere gereken tüm hukuki ve idari, siyasi alt yapıyı temin edeceğiz. 15 temmuz benzeri bir ihanetin tekrar yaşanmaması için gereken sosyal siyasi ekonomik önlemeleri kararlılıkla alacağız. FETÖ kumpaslarına hız veriyorlar. Kılıçdaroğlu ve ittifakı milli güvenlik sorunudur.

Kılıçdaroğlu’nun geleceğe ışık tutan projesi yoktur. 15 Temmuz’un rövanşını istiyorlar. PKK, Kılıçdaroğlu’na aleni destektir. Bağımsızlığımıza asla gölge düşürmeyeceğiz. Daha refah dolu bir Türkiye’ye el ele vererek ulaşacağız. Daha güvenli, huzurlu Türkiye’ye hep birlikte ulaşacağız. Türkiye’ye tuzak kuranlar 14 Mayıs’ta alt edilecektir.”

Paylaşın

Skandallarla Gündeme Gelen Kızılay’ın Başkanı Kerem Kınık İstifa Etti

11 ilde büyük yıkıma ve 50 binden fazla can kaybına neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremler sonrası çadır satma skandalıyla gündeme gelen Kızılay’ın başkanı Kerem Kınık, istifa etti.

Haber Merkezi / Kızılay’dan yapılan açıklamada, “Türkiye Kızılay Derneği Yönetim Kurulu 12.05.2023 tarihinde yapmış olduğu olağanüstü toplantıda oybirliği ile olağanüstü genel kurula gitme kararı almıştır. 2016 yılından bugüne genel başkanlığı yürütmekte olan Dr. Kerem Kınık’ın talebi ile alınan karar çerçevesinde olağanüstü genel kurula kadar tüzük gereği 1’inci Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Yönetim Kurulu Başkanlığına vekalet edecektir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur” denildi.

Kerem Kınık ise Twitter’daki bio’suna “Kızılay Başkanı” ifadesi yerine “Kızılay gönüllüsü” ibaresini ekledi. Ayrıca bir paylaşım da yapan Kınık, “Rabbim! Gireceğim yere dürüstlükle girmemi; çıkacağım yerden de dürüstlükle çıkmamı sağla! Bana tarafından yardım edici bir güç ver!” sözlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, depremlerin ardından Kızılay’a yönelik eleştirilere hakaret ederek karşılık vermiş ve “Terbiyesiz, terbiyesizliğini bırakmaz. Çıkmış bir tanesi ‘Kızılay nerede, ne çadırını ne yemeğini görmedik’ diyor. Be ahlâksız, be adi, be namussuz; günde 2,5 milyon insana bu Kızılay yemek ulaştırıyor. Böyle vicdansızlık olur mu? Bir ülkede kendi kurum ve kuruluşuna bu denli ahlaksızca yaklaşmak yenilir yutulur değildir” demişti.

Erdoğan, Kızılay’a yönelik devam eden tepkiler sonrası dün katıldığı yayında ise Kerem Kınık’ın ismini anmadan, “Bu konu beni de ciddi manada üzmüştür” ifadelerini kullanmıştı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da, Perşembe günü çadır ve kan satışı ile gündeme gelen Kızılay ile ilgili açıklamasında, Genel Başkan Kerem Kınık’ın istifa etmesi gerektiği mesajını vermişti.

Koca, Kızılay’ın kan satmasına yönelik soru üzerine, “Kızılay hizmet ediyor. Eyvallah. Bunda hiç şüphe yok. Gerçekten çok çalışan fedakar, cefakar kardeşlerimizin olduğunu biliyoruz. Ve memleketin bütün hastalarının sadece kan sorununu organize etmiş olması bile çok önemli bir ihtiyaç. Ama bazen algılar, olguların önüne geçiyor. Ve biz bu algıya sebep veriyor isek gereğini yapmalıyız. Bir kişinin bile kan vermesini, bir vatandaşımızın bile kan vermesini, kan ihtiyacı için kan vermesini etkileyebilecek bir algıya sebep olabiliyorsak, biz orada durmamalıyız. Kanaatim bu” yanıtını vermişti.

Nisan başında da AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kızılay Başkanı Kınık’ın Şahan Gökbakar’a verdiği yanıtı alıntılayarak şunları yazmıştı:

“Bu nasıl bir üslup? Yok mu sizin avukatınız/basın danışmanınız açıklama yapılacaksa yapsın! Göreviniz Recep İvedik tiplemesiyle bu seviyede bir polemik midir? Sadece işinize odaklansanız artık!”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank da katıldığı bir canlı yayında yaptığı açıklamalarla Kınık’ı eleştirmişti.

Bakan Varank, Kızılay Başkanı’nın görevde olmasının kişisel olarak kendisini rahatsız ettiğini söylemişti.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da Kınık’ı eleştiren hükümet yetkililerinden birisi olmuştu:

“Çadır satma meselesi yanlıştı. Bunu daha sonra Kerem Bey de söyledi. Kendi kurumunu ve arkadaşlarını savunmak için yaptığı ilk açıklama yanlıştı. Eleştirileri anlıyorum.”

Kerem Kınık kimdir?

1970 yılında Malatya’da doğan Kerem Kınık 1993 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun oldu.

Kınık, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde “Afet Tıbbı” doktora programını tamamladı.

Sağlık Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde idarecilik yaptı. İstanbul 10. Dönem İl Genel Meclisi’nde meclis üyeliği ve Sağlık Komisyonu Başkanlığı görevlerini yürüttü.

Ulusal ve uluslararası teknoloji firmalarında genel müdürlük görevi de yapan Kınık, Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde Öğretim Üyesi, Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölüm Başkanı görevini de yürütüyor.

Kerem Kınık’ın Kızılay’daki görevi ise 2004 yılında gönüllülük ile başladı. Kınık, 2015 yılında Kızılay Genel Başkan Yardımcısı 2016 yılında Kızılay Başkanı seçildi.

2015’ten Kasım 2017’ye kadar IFRC Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonunda yönetim kurulu üyeliği yapan Kınık, 6 Kasım 2017 tarihinde Antalya’da gerçekleştirilen 21. IFRC Yasal Toplantılarında Avrupa ve Orta Asya Bölgesi’nden sorumlu IFRC Başkan Yardımcısı seçilmişti.

Paylaşın

MP Lideri İnce: Adaylıktan Çekilmemin Nedeni İftiralar Değil

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Muharrem İnce, “Bilmenizi isterim ki; adaylıktan çekilmem bu rezil kampanyada ortaya saçılan iftiralar değildir. Bazı şeref yoksunlarının öne sürdüğü gibi başka sahte kasetler olduğu içinde değildir. Ben bunlara boyun eğmem. Ama bunlar seçmeni etkilemiştir. Bu iftiraları atanlar maalesef amaçlarına ulaşmışlar ve seçmeni manipüle etmiş ve oylarımızı aşağı çekmişlerdir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “FETÖ ve PKK ile irtibatlı kaynaklardan bize bu yapılanlar karşısında demokrat olma iddiasındaki bazı siyasiler ve bazı gazeteciler ellerini ovuşturmuş, gizliden gizliye zevk almışlardır. Seçimde ikinci tura kalamayacağım belli olmuştur. Ancak bu rezil kampanyanın, bu memleketin son kalesi Memleket Partisi’ni baraj altında bırakmaya doğru gittiği için bu kararı aldım. Harp sanatında ricat etmek (yani tekrar güç toplamak üzere geri çekilmek) de vardır. Bu, savaştan çekildiğimiz ve mağlubiyeti kabul ettiğimiz anlamına gelmez.”

Cumhurbaşkanlığı adaylığından çekildiğini açıklayan Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce sosyal medya hesabından partililerine yazdığı bir mektubu paylaştı.

“Ortaya hangi karanlık odaklar tarafından yayıldığı belli olmayan, tamamen gerçek dışı, uydurma görüntü ve sahte belgelerle haysiyet cellatları 45 gündür üzerime saldırdı” diyen İnce şu ifadeleri kullandı:

“Yalan üzerine yalan, iftira üzerine iftira attılar. Bunların hiçbirisi doğru değil, bunu en iyi ben biliyorum. Buna rağmen bunlardan etkilenmemek, psikolojik olarak yıpranmamak normal bir insan için mümkün değildir. Meramımızı en yakınlarımıza anlatamadık. En yakın dostlardan gelen şüpheli bakışlar kadar yaralayıcı bir şey olamaz.

Bunları izleyen, dinleyen, gören bazılarınızın kafası karışabilir. Yüce Türk Milleti bilsin ve emin olsun ki; Muharrem İnce hiçbir zaman kul hakkı yemez. Saraydan para aldı çekilemez iftirasını atanlar bilsin ki; beni satın alacak parayı basacak matbaa henüz icat olmadı. Açıkladıklarımın dışında bir malvarlığım yoktur. Neyim varsa kuruşuna kadar her zaman hesap vermeye hazırım.

“Seçmeni etkilemiştir”

Görüntülerin hepsi montajdır. Bunların montaj olduğu zaten ispatlandı. Bilmenizi isterim ki; adaylıktan çekilmem bu rezil kampanyada ortaya saçılan iftiralar değildir. Bazı şeref yoksunlarının öne sürdüğü gibi başka sahte kasetler olduğu içinde değildir. Ben bunlara boyun eğmem. Ama bunlar seçmeni etkilemiştir. Bu iftiraları atanlar maalesef amaçlarına ulaşmışlar ve seçmeni manipüle etmiş ve oylarımızı aşağı çekmişlerdir.

FETÖ ve PKK ile irtibatlı kaynaklardan bize bu yapılanlar karşısında demokrat olma iddiasındaki bazı siyasiler ve bazı gazeteciler ellerini ovuşturmuş, gizliden gizliye zevk almışlardır. Seçimde ikinci tura kalamayacağım belli olmuştur. Ancak bu rezil kampanyanın, bu memleketin son kalesi Memleket Partisi’ni baraj altında bırakmaya doğru gittiği için bu kararı aldım. Harp sanatında ricat etmek (yani tekrar güç toplamak üzere geri çekilmek) de vardır. Bu, savaştan çekildiğimiz ve mağlubiyeti kabul ettiğimiz anlamına gelmez.”

Öte yandan Memleket Partisi Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Kayhan Yüreğir, Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanlığı adaylığından çekilmesine ilişkin resmi dilekçesi Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) sunuldu.

Evrakın YSK’ya iletilmesiyle İnce’nin adaylıktan çekilmesi konusunda resmi süreç başlamış oldu.

Paylaşın

18 Anketin 15’inde Kılıçdaroğlu Önde; 7 Ankette İlk Turda Bitiyor

18 firmanın yaptığı anketin 15’inde Kemal Kılıçdaroğlu önde giderken üç ankette Erdoğan ilk sırada bulunuyor. 18 anketten 7’sinde seçim ilk turda bitiyor. 11 ankette ise ikinci tura kalıyor.

18 firmanın açıkladığı son anketlerin ortalamasına göre Kılıçdaroğlu yüzde 48,9; Erdoğan ise yüzde 45,8 oy alıyor.

14 Mayıs’ta gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı seçimi için araştırma firmaları son anketlerini açıkladı. Anketlerin büyük bir kısmı Muharrem İnce’nin seçimden çekildiğini açıklamasından önce gerçekleşti.

Anket sonuçlarını değerlendirirken bu durumun da dikkate alınması gerekiyor. Kararsızlar dağıtıldıktan sonra 18 anketin ortalamasına göre Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 48,9 oy alıyor. Cumhur İttifakı adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın oy oranı ise yüzde 45,8.

ATA İttifakı adayı Sinan Oğan yüzde 3 oy alırken Memleket Partisi lideri Muharrem İnce yüzde 2,3’te kaldı.

18 anketin 15’inde Kılıçdaroğlu önde

18 firmadan 15’inde Kemal Kılıçdaroğlu önde giderken üç ankette (Optimar, SONAR ve HBS) Erdoğan ilk sırada bulunuyor.

7 ankete göre ilk turda bitiyor

Kararsızlar, cevap vermeyenler ve oy kullanmayacağını söyleyenler orantısal olarak dağıtıldıktan sonra 18 anketten 7’sinde seçim ilk turda bitiyor. 11 anket ise ikinci tura kalacağını gösteriyor.

Sadece Optimar anketi Erdoğan’ın ilk turda kazanacağını gösteriyor.

Kılıçdaroğlu’nun ilk turda seçileceğini tahmin eden 6 firma ise şöyle: PİAR, ALF, Artıbir, MAK, Avrasya ve ORC

Hangi firmalar yer alıyor?

Ortalama hesaplamasına dahil edilen 18 firma şöyle: KONDA, Optimar, Metropoll, Türkiye Raporu, PiAR, ALF, Artıbir, AREA, Mak, AR-G, HBS, SONAR, SAROS, Yöneylem, Gezici, Avrasya, ORC, PanaromaTR.

Bu firmalardan HBS açıkladıkları anket sonucunda kararsız, cevap vermeyen ve oy kullanmayacağını söyleyenleri orantısal olarak dağıtmadı. Euronews Türkçe’nin hesaplamasında bu firmanın sonuçlarında yer alan bu gruptakiler orantısal dağıtıldı.

GENAR firması sonuç açıklamasına rağmen listede yer almadı çünkü firma sadece seçimin ikinci tura kalması durumundaki olası sonucu açıkladı.

Aksoy ve TEAM’in araştırmaları da nisan ayında tamamlandığından bunlara ortalamada yer verilmedi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

İmamoğlu Ve Yavaş’tan Gençlere Mesaj: Sizlere Güveniyoruz

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı (ABB) Mansur Yavaş, sosyal medya hesaplarından eş zamanlı olarak, “Gençler, sizlere güveniyoruz. Aramızda kalsın, sizlerle birlikte kazanıyoruz” başlıklı bir video paylaştı.

İBB Başkanı İmamoğlu, “Ankara’dayız, Mansur Başkanımızla birlikteyiz, sizi konuşuyoruz sevgili gençler” diyerek başladığı videoda, bu seçimin anahtarının gençlerin elinde olduğunu, ülkenin bugününe ve yarınına gençlerin karar vereceğini belirtti.

14 Mayıs’ta gençleri sandığa çağıran İmamoğlu, “Biz geleceği sizlerle birlikte hayal edecek, birlikte çalışacağız. Yeter ki siz bize inanın, bize güvenin” dedi.

ABB Başkanı Yavaş da, 5 milyon gencin ilk kez bu seçimde oy kullanacağına dikkat çekerek, “Değişimi onların enerjisiyle, gücüyle sağlayacağız. Ben gençlere güveniyorum. Onların kaygılarını, şüphelerini anlıyorum. Hepsini de konuşur çözeriz, biz buradayız” ifadelerini kullandı.

Ülkenin gençlerinin sahipsiz olmadığını belirten Yavaş, seçimin ilk turda bitirilmesini gençlerden istedi.

Videonun sonunda ise Yavaş’ın İmamoğlu’na hitaben, “Her mitingde söylediğiniz gibi, ülkemizde herşey çok çok güzel olacak inşallah” demesi üzerine, İmamoğlu “Allah’ın izniyle Başkanım. Gençler tarih yazacak. Bu arada Başkanım aramızda kalsın kazanıyoruz, gençler bilsin” karşılığını verdi.

Paylaşın

14 Mayıs Seçimleri; Yatırımcılar: Yüzyılın Seçimi Olabilir

Uluslararası basın, 14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine saatler kala, seçimlere ve olası sonuçlarına ilişkin değerlendirmelere yer vermeye devam ediyor.

Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters, Türkiye’de yapılacak kritik seçimler öncesinde en deneyimli yatırımcıların bile piyasaların seçimlere nasıl tepki vereceğine göre pozisyon aldığını kaydetti.

Haberde cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın aşırı kontrollü yönetilen ve bunun getirdiği kriz nöbetleriyle şekillenen ekonomi vizyonuyla, Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde liberal ortodoks ekonomi politikalarına dönüş planını karşı karşıya olduğu belirtildi.

Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerine ilişkin kamuoyu yoklamaları, Millet İttifakı ya da AK Parti’nin çoğunluğu alabileceği yönünde değişkenlik gösteriyor.

Cumhurbaşkanlığı ve TBMM’nin Kılıçdaroğlu ya da Erdoğan arasında bölünmesi, partilerin parlamentoda koalisyon oluşturma çabalarını ya da en karmaşık seçenek olan sonuçların kabul edilmemesi senaryosunu da gündeme getiriyor.

İki adaydan birinin ilk turda oyların yüzde 50’sinden fazlasını alamaması halinde 28 Mayıs’ta ikinci tura gidilecek.

Gelişmekte olan piyasalar fonu Gramercy’den uzman Petar Atanasov özellikle son derece sıkı yönetilen bir ekonomi açısından, “14 Mayıs’taki ilk turla 28 Mayıs’ta yapılması öngörülen ikinci tur arasındaki süreç piyasalar için çok çalkantılı olabilir” dedi.

Atanasov, “Gelişmekte olan piyasalara odaklanan bazı yatırımcılar bu seçimlerin yüzyılın seçimi olabileceğini söylüyor” şeklinde konuştu.

Erdoğan’ın düşük faiz oranlarındaki ısrarı, bol kredi ve geleneksel olmayan bir piyasa yönetimi, yabancı yatırımcıların ülkeden uzaklaşmasına neden oldu. Ancak birçok yatırımcı, Erdoğan’ın seçimleri kaybetmesi durumunda Türkiye piyasasına dönebileceklerinin sinyalini verdi.

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanlığı yarışından çekildiğini açıklaması, Kılıçdaroğlu’nun seçimi kazanma şansını yükselten bir etken olarak görüldü ve bunun üzerine borsa ve tahvil piyasaları canlandı.

Citibank, daha yüksek faiz oranları gibi ekonomide genel kabul gören politikaların kararlı şekilde uygulanmasının 900 milyar dolarlık Türkiye ekonomisine bir yıl içinde 45 ila 50 milyar dolarlık yabancı sermaye çekebileceğini kaydetti. Ancak daha karamsar öngörüler de yok değil.

Örneğin JPMorgan, ekonomi politikalarında sadece ılımlı değişiklikler yapılması halinde bir doların 30 liraya çıkabileceği tahmininde bulundu.

“İskambil kağıtlarından ev” benzetmesi

Varlık yönetimi firması Ninety One’dan Werner Gey van Pittius, seçimlerin sonucuyla lira ve faiz oranlarındaki hareketleri tahmin etmenin “gelişmekte olan yerel piyasalarda bu yıl doğru yapılması gereken en önemli şey” olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’nin iktidarda kalmaya devam etmesi ve olağandışı ekonomi politikalarını sürdürmesi ise piyasaların sendelemesine yol açabilir.

Fon yönetimi firması GMO’dan Carl Ross, döviz rezervlerin tükendiği, bankalar ve tasarruf mevduatı sahipleri üzerindeki baskının sürdüğü bir ortamda tam bir kriz riskinin ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.

Ekonominin yapay olarak ayakta tutulması, enflasyon ve döviz sorunları, sermaye kontrolu denemeleriyle ekonominin pamuk ipliğine bağlı olduğu görüşünü dile getiren uzman Arjantin örneğini hatırlatarak, “Bu durum biraz iskambil kağıdından eve benziyor” ifadelerini kullandı.

Hükümet, faiz oranlarını düşürmenin ihracatı ve yatırımları canlandırdığını savunuyor.

Türkiye’nin hala görece istikrarlı olan makroekonomik tabanı ve özel sektörü, “iskambil evin” şimdilik yerle bir olmadığı anlamına geliyor.

Ancak Carl Ross, “Mevcut düzenin bir dört yıl daha devam etmesi, bir Arjantin vakası yaşanmasına çok yaklaşılması anlamına gelebilir” şeklinde konuştu.

Faiz oranı beklentileri

Türkiye, hala birçok ülkeye kıyasla çok daha düşük borç seviyesinde. Ancak bu durum bir kriz ortamında hızla değişebilir. Yıllar içinde döviz rezervlerinin tüketilmesi ve merkez bankası bağımsızlığının erozyona uğratılması ekonomiyi yaraladı.

Kredi derecelendirme kuruluşları Moody’s ve Fitch’in verdiği kredi notları, 2016’da “yatırım yapılabilir” seviyesinden bugün Bolivya ve Kamerun ile aynı seviyeye indirdi. Hem tahvil hem de hisse senedi piyasalarında uluslararası yatırımcıların payı azaldı.

Muhalefetin seçimi kazanması durumunda liranın hızla değer yitirmesi ve faiz oranlarının yüzde 30, 40 hatta 50’ye çıkması, kredi almak zorunda olan firmaların başının derde gireceği anlamına gelebilir.

Hisse fiyatlarıysa düşük seyrediyor. Sermaye piyasası şirketi MSCI’ın dolar cinsinden Türkiye endeksindeki fiyat kazanç oranı, gelişmekte olan piyasalar genelindeki ortalama olan 12,41’e kıyasla 3,7’nin biraz üzerinde.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’nun Rusya İddialarına Kremlin’den Yanıt: Reddediyoruz

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Rusya’nın seçimlere müdahale ettiği iddiasına yanıt veren Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov “Bu açıklamaları güçlü bir biçimde reddediyoruz” diyerek “Resmi olarak açıklıyoruz: Herhangi bir müdahale söz konusu olamaz” dedi.

Haber Merkezi / “Eğer birisi Sayın Kılıçdaroğlu’na böyle bir bilgi iletmişse, onlar yalancıdır” diyen Peskov Moskova’nın Ankara ile ilişkilere büyük değer verdiğini söyledi. Peskov “Türkiye’nin karşı karşıya olduğumuz bir dizi bölgesel ve küresel soruna ilişkin son derece sorumlu, egemen ve iyice düşünülmüş bir pozisyonu var” diye konuştu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Memleket Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin yer aldığı iddia edilen cinsel içerikli görüntülerin gündeme gelmesinin ardından Twitter mesajında bunların arkasında Rusya’nın olduğunu öne sürmüştü.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu paylaşımında, “Sevgili Rus Dostlarımız, Dün bu ülkede ortaya saçılan montajlar, kumpaslar, Deep Fake içerikler, kasetlerin arkasında siz varsınız. Eğer 15 Mayıs sonrası dostluğumuzun devamını istiyorsanız, elinizi Türk’ün devletinden çekin. Biz hala iş birlikten ve dostluktan yanayız” yazmıştı.

Kılıçdaroğlu, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Eğer sağlam kanıtımız olmasaydı tweet atmazdım” dedi. Partisinin bu konuyla ilgili Türkiye’deki Rusya Büyükelçiliği’yle iletişime geçmediğini eklemişti.

Kemal Kılıçdaroğlu şöyle devam etmişti: Başka bir ülkenin Türkiye’deki seçim sürecine bir parti lehine müdahale etmesi kabul edilemez. Bütün dünyanın bunun farkında olmasını istiyorum, bu nedenle açıkça tveet attım.

Kılıçdaroğlu’nun Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak seçimlere Rusların müdahale ettiklerine dair duyumlar aldıklarını söylemişti.

Toprak, “Devletlerin iç işlerimize bu süreçte müdahale etmesini veya partilerden birini tercih etmesini doğru bulmayız” demişti. Toprak “Şöyle yapıldı’ demiyorum ama altını çiziyorum: Bu süreçteki duyum ve davranışları CHP olarak yakından takip ediyoruz. Aldığımız duyumlar konusunda tabi ki bazı şeylerimiz var. Bunun doğru olmamasını temenni ediyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın