Önder’den Kılıçdaroğlu Açıklaması: Güç Vermemiz Gerekiyor

Yeşil Sol Parti Milletvekili adayı Sırrı Süreyya Önder, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na ilişkin, “Sayın Kılıçdaroğlu omuzlarına tarihi bir sorumluluk aldı, önemli niyet ve irade beyanlarında bulundu” dedi ve ekledi:

“Bu irade beyanı demokratik bir dönüşüme yönelme kararlılığını sürdürürse, Kılıçdaroğlu’na güç vermemiz gerekiyor. Kılıçdaroğlu’nu sağcılığın olmayan vicdanına, fırsatçılığına, pazarlıkçılığına terk etmemek gerekiyor.”

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İstanbul 1. Bölge Milletvekili adayı Sırrı Süreyya Önder, bianet’ten Tuğçe Yılmaz’a konuştu. Önder’in açıklamalarından bir bölümü şöyle:

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, dün cumhurbaşkanlığı yarışından çekildiğini duyurdu. Sizce bu gelişme yarışı nasıl etkileyecek?

“Muharrem İnce Vakası”nı, ele alınış biçimini baştan beri sorunlu buluyorum. Daha önce bu konudaki düşüncelerimi “selde kütük” olarak özetlemiştim. Ne demek bu? Bir doğrultusu, bir iradesi yok. Gelişmelerin yönlendirdiği yere göre, çarpa çarpa, kıra döke gidiyor.

Bütün siyasi bakışların bu konuda tabiri caizse şavulladığını düşünüyorum. Çünkü bütün bakışlar apolitik gibi. Burada önemli ve aslolan Muharrem İnce’ye değil, bir ara sonuçlarda çıktığı söylenen yüzde on seçmen desteğine odaklanmak olabilirdi.

Politik ve doğru bakış ancak böyle bir şeyle mümkündü. Kimse bunun sosyolojisine, kimyasına dönük bir merakın içerisinde olmadı. Muharrem İnce’nin kendisi bir vaka olarak önemli değildir; ama onun olduğu söylenen ve bir arada gözlemlenebilen bu kitle önemlidir.

Bu da her seçim olabilecek bir kümeyi temsil eder aslında. Bugünlerde artık çok rağbet görmeyen, lümpen proleterya dediğimiz, üretim süreçlerine fazlaca dahil olmayan, gündemle bire bir sıcak bir alışveriş içinde olmayan bir kitle bu. Doğru, politik yaklaşımlarla bu kitlenin bir kısmı kazanabilirdi. Hâlâ da kazanılabilir.

Buradan kopan kitle ne olacak?

Buradan dağılan kitle muhtelif yerlere gidecek, kimse bundan beklediği hasılayı elde edemeyecek.

Anket sonuçlarında Kılıçdaroğlu’nun önde olduğunu görüyoruz. Ama Erdoğan ve Soylu’nun “darbe” açıklamaları da sürüyor. Kılıçdaroğlu’nun kazanması halinde Erdoğan’ın tutumunun ne olacağını düşünüyorsunuz?

Ben “Bu kadar sessiz duruyorlar, bir planları vardır, bir bildikleri vardır, niye bu kadar rahatlar?” gibi soruların iki kaynağı olduğunu düşünüyorum. Birincisi, bu soruları dolaşıma kendilerinin bizzat soktuğu. Çünkü herhangi bir planlarının olmadığını düşünüyorum. Niye? Bunun müstenidi neresi? Şurası: Tekli bir iktidar odağı yok.

AKP dediğimiz, şu an güçler savaşının had safhada yürüdüğü bir yapı. O kadar çok kümeler var, içeride o kadar çok birbirleriyle didişme ve çatışma halindeler ki, burada tekcil bir plan yapmanız mümkün değil. Uygulamanız hiç mümkün değil.

Kolluğu başka bir telden çalıyor, kolluğun başka kesimleri başka bir yaklaşım içerisinde. Siyasileri desen, beş dakika geçmiyor ki birinin dediğini diğeri yalanlamasın. Bu, bu yönüyle birinci müstenit. İkincisi, yerel seçimlerde gördük ki, bunların gitmesini isteyen demokratik irade, yani seçmen iradesi bunları destekleyen iradeden çok daha yüksek ve kararlı. Burası bir kartel gibi çalışıyor. Kâr dağıtmadığı zaman ortada kartel falan kalmaz.

Bunların gitmesini isteyenlerin çok katmanlı talepleri var. Bunun önünde durmak, bu değişim arzusuna ket vurmak mümkün değil. Böyle olunca alttan alta bu söylentileri dolaşıma sokuyorlar ya da gereksizin biri söyleyince onu köpürtmeye çalışıyorlar.

Partinizin parlamentodaki çoğunluğu sağlamasına dair pek çok çağrısı var ve 100 milletvekili hedefiniz var. Bununla ilgili ne söylemek istersiniz?

Bu ciddi bir hedef ve biz de bu hedefe odaklı bir çalışma yürütüyoruz. Millet İttifakı biraz sağ karakterli bir ittifak haline dönüştü. CHP’yi bir parça bunun dışında tutarsak orada sağ düşüncenin temsiliyeti baya yüksek. Sayın Kılıçdaroğlu omuzlarına tarihi bir sorumluluk aldı, önemli niyet ve irade beyanlarında bulundu.

Bizim bu irade beyanı demokratik bir dönüşüme yönelme kararlılığını sürdürürse, Kılıçdaroğlu’na güç vermemiz gerekiyor.

Hem anahtar hem kilit

Kılıçdaroğlu’nu sağcılığın olmayan vicdanına, fırsatçılığına, pazarlıkçılığına terk etmemek gerekiyor.

O anlamda bizim sayısal gücümüz çok önemli ve tarihsel bir işlev görecektir. Diyelim ki bu böyle olmadı ve tekrar müesses nizamın aynen devam etmesi yönünde bir sonuç ortaya çıktı. Bunu yerinde sayma bile değil, geriye gidiş olarak değerlendiririz. O zaman da sayısal çoğunluğumuz bu geriye dönüşün kapısını kapalı tutmaya yarayacak bir anahtar işlevi görecek. Bundan dolayıdır ki kendimizi hem anahtar hem kilit metaforuyla açıklıyoruz.

Sırrı Süreyya Önder’in açıklamalarının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

France 24: Gençler, Dinin Zincirlerinden Kurtulmanın Peşinde

Fransa merkezli yayın kuruluşu France 24, 14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine ilişkin dikkat çeken bir analiz habere yer verdi.

“Erdoğan kuşağı: 5 milyondan fazla genç ilk kez oy kullanacak” başlığıyla yayınlanan analiz haberde, “Erdoğan bir zamanlar ‘dindar bir nesil’ yetiştirmenin hayalini kuruyordu. Ancak pek çok genç, kendilerini dinin zincirlerinden kurtarmanın ve daha fazla sivil özgürlüğün tadını çıkarmanın peşinde” ifadelerine yer verildi.

Uluslararası basın, 14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine saatler kala, seçimlere ve olası sonuçlarına ilişkin değerlendirmelere yer vermeye devam ediyor.

“Seçimi kaybederse sebebi ekonomi”

Almanya merkezli Handelsblatt gazetesi, ekonomik krize dikkat çektiği seçim haberinde, “Seçimlere çeşitli krizler eşlik ediyor. Ulusal para birimi olan lira, son iki yılda avro karşısında yüzde 52’den fazla değer kaybetti ve ülkedeki enflasyon yüzde 44 civarında” denildi. Haberde Erdoğan’ın seçimleri kaybetmesi halinde bunun temel nedeninin ekonomi olacağı yazıldı.

“Erdoğan için sonun başlangıcı olabilecek bir seçim”

Danimarka merkezli Politiken, “Türkiye’nin diktatörü Pazar günü devrilir mi?” başlıklı haberinde şu ifadelere yer verdi:

“Erdoğan yirmi yıldır iktidarda ve bu zamanı milliyetçilik ve din ile dolu bir ülke yaratmak için harcadı. Ancak Türkler, Erdoğan için sonun başlangıcı olabilecek bir seçimde oy kullanacak. Çünkü bu kez bir meydan okuyan var. Pek çok açıdan Kılıçdaroğlu kazanmaya aday ve bu gerçekleşirse 85 milyon Türk’ü yeni bir gerçeklik bekliyor.”

“Erdoğan otoriterliğinin sonu mu?”

Birleşik Krallık merkezli The Guardian gazetesi, “Türkiye oy kullanmaya hazırlanırken Erdoğan gerçek bir kaybetme olasılığıyla karşı karşıya” başlıklı bir makalede yayınladı. Jon Henley imzalı makalede “Kılıçdaroğlu liderliğindeki birleşik bir muhalefet grubu nihayet Türk cumhurbaşkanının onlarca yıllık iktidarını sona erdirebilir” denildi.

Gazetede “Guardian’ın Türkiye’deki seçimlere bakışı: Erdoğan otoriterliğinin sonu mu?” başka bir analizde ise “Erdoğan’ın 20 yıllık iktidardan sonra aldığı yenilgi, Türkiye’nin demokrasiye ve daha fazla özgürlüğe doğru ilerlemesine izin verebilir. Onun için bir başka zafer, doğrudan otokrasiye kayarak, cumhurbaşkanı ve AKP’nin saldırılarından zaten ağır şekilde zarar görmüş olan temel kurumların ve sivil toplumun yok olmasına yol açabilir” ifadeleri yer aldı.

“Erdoğan’ın seçim beklentisi darbe aldı”

The New York Times (NYT), “Erdoğan’ın seçim beklentileri, bir adayın çekilmesiyle darbe aldı” başlıklı haberinde, “Türkliyeliler, Pazar sandık başına giderken, Erdoğan hızlı bir zafer umuyordu. Ancak bir adayın ayrılması, ana rakibine (Kılıçdaroğlu) büyük olasılıkla fayda sağlayacaktır” diye yazdı.

“Erdoğan’ın yenilmesi Putin’e de darbe olur”

Radio Free Europe Radio Liberty (RFERL) adlı haber kuruluşu da “Erdoğan Türkiye’de seçimi kaybetmesi Putin’e de darbe olur” başlıklı bir makale yayınladı. Makalede Putin’in Erdoğan’ı istediğine vurgu yapılırken, “Kılıçdaroğlu zirveye çıkarsa, Putin’in Erdoğan’a yatırımı başarısız olabilir” denildi.

“Erdoğan’ın rakibi Rusya’yı uyardı”

Rusya resmi devlet kanalı Russia Today ise Kılıçdaroğlu’nun Rusya’yı seçimlere müdahale etme konusundaki uyarısını, “Türkiye’nin cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Moskova’yı ‘komplo’ yaymakla suçladı” diye yazdı. Haberde, Kılıçdaroğlu’nun şu anda yarışı Erdoğan’nın önünde sandık başına gittiği belirtildi.

Paylaşın

Reuters: Erdoğan, İktidarı Elinde Tutmak İçin Her Yolu Deneyebilir

Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters, 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere ilişkin yayınladığı analizde Erdoğan’ı işaret ederek, “Cumhurbaşkanlığı seçimi onu muhalefetteki rakibi Kılıçdaroğlu ile sıkı bir yarışa sokarken, Türkiye’yi güçlü bir kolla yöneten alıngan siyasetçinin yenilgiyi nezaketle kabul etmesine ve sessizce görevi bırakmasına inanmak zor” ifadelerine yer verdi.

Samia Nakhoul imzasıyla yayınlan analizde şu ifadeler dikkat çekti: “Erdoğan’ın son otuz yıldaki yükselişini takip edenler, Erdoğan’ın iktidarı elinde tutmak için her yolu deneyeceğini ve zayıf bir zafer elde etmek ya da az farkla yenilgiye uğramak için devlet kaynaklarını kendi yararına kullanabileceğini savunuyor.

Erdoğan’ın gücüne karşı herhangi bir başkaldırıya karşı hoşgörüsü aşındı ve otokratik yönetime doğru kayma daha belirgin hale geldi. Devletin kritik organlarının içini boşalttı.”

Uluslararası basın, 14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine saatler kala, seçimlere ve olası sonuçlarına ilişkin değerlendirmelere yer vermeye devam ediyor.

“Erdoğan için sonun başlangıcı olabilecek bir seçim”

Danimarka merkezli Politiken, “Türkiye’nin diktatörü Pazar günü devrilir mi?” başlıklı haberinde şu ifadelere yer verdi:

“Erdoğan yirmi yıldır iktidarda ve bu zamanı milliyetçilik ve din ile dolu bir ülke yaratmak için harcadı. Ancak Türkler, Erdoğan için sonun başlangıcı olabilecek bir seçimde oy kullanacak. Çünkü bu kez bir meydan okuyan var. Pek çok açıdan Kılıçdaroğlu kazanmaya aday ve bu gerçekleşirse 85 milyon Türk’ü yeni bir gerçeklik bekliyor.”

“Erdoğan döneminin sonu”

Arab News adlı haber sitesinde Andrew Hammond imzasıyla yayınlanan makalede şöyle kaydedildi: “Önemli sayıda yorumcu Erdoğan döneminin sonunu tahmin ediyor. Seçim sonuçları bıçak sırtındayken, Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı yarışını kıl payı farkla Kılıçdaroğlu’na kaptırması da son derece makul.”

“Seçimi kaybederse sebebi ekonomi”

Almanya merkezli Handelsblatt gazetesi, ekonomik krize dikkat çektiği seçim haberinde, “Seçimlere çeşitli krizler eşlik ediyor. Ulusal para birimi olan lira, son iki yılda avro karşısında yüzde 52’den fazla değer kaybetti ve ülkedeki enflasyon yüzde 44 civarında” denildi. Haberde Erdoğan’ın seçimleri kaybetmesi halinde bunun temel nedeninin ekonomi olacağı yazıldı.

“Erdoğan otoriterliğinin sonu mu?”

Birleşik Krallık merkezli The Guardian gazetesi, “Türkiye oy kullanmaya hazırlanırken Erdoğan gerçek bir kaybetme olasılığıyla karşı karşıya” başlıklı bir makalede yayınladı. Jon Henley imzalı makalede “Kılıçdaroğlu liderliğindeki birleşik bir muhalefet grubu nihayet Türk cumhurbaşkanının onlarca yıllık iktidarını sona erdirebilir” denildi.

Gazetede “Guardian’ın Türkiye’deki seçimlere bakışı: Erdoğan otoriterliğinin sonu mu?” başka bir analizde ise “Erdoğan’ın 20 yıllık iktidardan sonra aldığı yenilgi, Türkiye’nin demokrasiye ve daha fazla özgürlüğe doğru ilerlemesine izin verebilir. Onun için bir başka zafer, doğrudan otokrasiye kayarak, cumhurbaşkanı ve AKP’nin saldırılarından zaten ağır şekilde zarar görmüş olan temel kurumların ve sivil toplumun yok olmasına yol açabilir” ifadeleri yer aldı.

Paylaşın

14 Mayıs Seçimleri: Bahis Şirketleri Kimi Favori Görüyor?

14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerine saatler kaldı. 2023’ün en önemli siyasi olaylarından biri olarak gösterilen seçimler Türkiye’nin yanı sıra tüm dünyada da ilgiyle takip ediliyor.

Uluslararası medya kuruluşları ve siyasi kurumlar kadar bahis büroları da seçimlere ilgi gösteriyor.

Türkiye’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerini kimin kazanacağına ilişkin oyunlarda, Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden seçimleri kazanması “sürpriz” olarak görülüyor.

Birleşik Krallık merkezli bürolardan William Hill, Erdoğan’ın seçimi kazanmasına 1’e 2,5 oran verirken, “diğer adaylardan biri” seçeneğine ise 1’e 1,5 oran veriyor.

Birleşik Krallık’ın bir diğer önemli bahis şirketi Betway de Erdoğan’ın seçim zaferine para yatırmak isteyen kullanıcılarına 1’e 2,5 oran teklif ediyor. Betfair’deyse bu oran 2,82’ye kadar yükselmiş durumda.

Bu iki büro da Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılacak bahisleri kapatmış durumda. Bu karar, şirketlerin bu seçeneği “ağır favori” olarak görerek daha fazla bahis oynatmak istemedikleri anlamına geliyor.

Bahis piyasasındaki 4 önemli büro ve analiz şirketinin verilerini derleyen Election Betting Odds isimli siteyse, cumhurbaşkanlığı seçimlerini Kemal Kılıçdaroğlu’nun kazanma ihtimalini yüzde 65, Erdoğan’ın kazanma ihtimaliniyse yüzde 35 olarak gösterdi.

Sitede Kılıçdaroğlu’nun şansının son 24 saatte yüzde 10 artış gösterdiği kaydedildi. Aynı site 1 Mart’ta Erdoğan’ın seçimleri kazanma ihtimalini yüzde 69 olarak hesaplıyordu.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Seçim Güvenliği Açıklaması: Bütün Sandıklarda Müşahitlerimiz Var

Millet İttifakı’nın Ankara mitinginde konuşan Kılıçdaroğlu, “Bütün Türkiye’de huzur ve barışı sağlayacağız. Tam 1,5 yıldır sandık güvenliği için çalışıyoruz. Bütün sandıklarda müşahitlerimiz, temsilcilerimiz var. Sizden ricam; bahar havasında sandığa gidin” dedi.

Haber Merkezi / 14 Mayıs seçimlerine saatler kala Millet İttifakı final mitinginin adresi Ankara’da, Tandoğan Meydanı oldu.

Mitinge, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal, cumhurbaşkanı yardımcısı adayları İmamoğlu ve Yavaş’ın da katıldı.

Mitingde konuşan Kılıçdaroğlu, Kılıçdaroğlu; “Bütün Türkiye’de huzur ve barışı sağlayacağız. Tam 1,5 yıldır sandık güvenliği için çalışıyoruz. Bütün sandıklarda müşahitlerimiz, temsilcilerimiz var. Sizden ricam; bahar havasında sandığa gidin” dedi.

Kılıçdaroğlu, konuşmasında ayrıca şu ifadeleri kullandı:

“Bu ülkeye demokrasiyi, barışı getirmeye hazır mısınız? Huzur içinde birlikte yaşamayı getirmeye hazır mısınız? Söz veriyorum, ben de hazırım. Birlikte yapacağız. Bu ülkenin gençleri ve kadınları otoriter bir yönetimi, demokratik yollarla değiştirecekler. Gençleri ve kadınları yürekten kutluyorum. Mustafa Kemal’in başkentindeyiz.

Mansur Başkan gerçekten de Ankara’yı, Mustafa Kemal’in Ankarası yapmak için elinden gelen her türlü çabayı gösteriyor. Ama şimdi bütün Türkiye’yi Mustafa Kemal’in Türkiye’si yapacağız. Bütün Türkiye’de huzur ve barışı sağlayacağız.

Sinan Ateş’in katillerini bulacağım ve onların kulaklarından yakalayıp, adalete teslim edeceğim.

Benim saraylarda oturma gibi alışkanlığım yok. Saray maray bize vız gelir. Ankara’nın seymenleriyle, oyun havalarıyla beraber Gazi Mustafa Kemal’in Çankaya Köşkü’ne gideceğiz. Çankaya Köşkü halkın köşküdür. Çankaya’da mütevazı bir hayat var.

Sizler gibi olacağım, sizler gibi dertleneceğim, sizler gibi sevineceğim. Varsa bir yerde sorun, soruna kilitleneceğim ve mutlaka çözeceğim.

Sınırları yol geçen hanına döndürdüler. En geç 2 yıl içinde bütün Suriyeli kardeşlerimizi kendi ülkelerine uğurlayacağız. Türkiye’yi 5’li çetelerden kurtaracağım. Benim cumhurbaşkanı olmamam için her oyunu denediler, her iftirayı attılar.

Ben size güveniyorum. Bu ülkeye barışı getireceğim. Huzuru getireceğim. Bu ülkenin sorunlarına talibim saraylara değil. Kızılay’dan bir kez daha söylüyorum. Allah nasip ederse hep beraber Gazi Mustafa Kemal’in Çankaya Köşkü’ne çıkacağız.

Bu ülkeyi adalete getireceğim. 450 kilometreyi yürüdüysem o bir başlangıçtı. Şimdi ayın 15’inde önemli bir aşamayı daha kat etmiş olacağız. Bu ülkenin bütün coğrafyasına adaleti, hakkı ve hukuku getireceğim. En ufak endişeniz olmasın.”

Paylaşın

İBB Başkanı İmamoğlu: İlk Turda Bitireceğiz

Millet İttifakı’nın Ankara mitinginde konuşan İBB Başkanı İmamoğlu, 13. Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nu hep birlikte seçeceğiz. 3 kişinin 2’si Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verebilir. O oy vermeyen 1 kişinin gönlüne gireceğiz. Kalbini buz kaplamışsa onu kırmayacağız, onu sevgimizle eriteceğiz. Bu seçimde sen de kazanacaksın kardeşim diyeceğiz. Oy verse de vermese de kazanacak” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bugünün işini yarına bırakmayacağız, hep birlikte ilk turda bitireceğiz. Devlette dirlik, millette birlik, ülkeye hep birlikte kardeşli getireceğiz. Göreceksiniz 15 Mayıs’ta güneş bir başka doğacak. Mustafa Kemal Ankara’ya adım attığında Dikmen sırtlarında doğan güneş gibi pırıl pırıl doğacak. Demokrasi gibi ışık saçacak. Gecemizi, geleceğimizi, çocuklarımızı, gençlerimizi aydınlatacak.”

14 Mayıs seçimlerine saatler kala Millet İttifakı final mitinginin adresi Ankara’da, Tandoğan Meydanı oldu.

Mitinge, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal, cumhurbaşkanı yardımcısı adayları İmamoğlu ve Yavaş’ın da katıldı.

Mitingde konuşan İBB Başkanı İmamoğlu, şunları söyledi:

“Heyecanımız yüksek, gençliğimiz var. Yolumuz uzun. Pazar günü bu iş bitecek mi? Memleketin her yerinde yakılan o güzel meşaleler Ankara’da Meclis’te birleşir. Geleceğimizi aydınlatır. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu yerdir.

Son günlerde Ankara’nın ışığını kısmak isteyenler oldu. Milletin meclisini yok sayıp, devleti tek bir şahsa, bir saraya bağlamak isteyenler oldu. Vatandaşa kendi kişisel iktidarlarını dayatmak isteyenler oldu. Cumhuriyetin başkentini parsel parsel satmaya kalkanlar oldu. Ankaralı kardeşim 31 Mart’ta izin vermedi, Mansur Başkanı seçti. 14 Mayıs’ta da izin vermeyecek. Bu pazar Ankara’nın sandıklarında baharlar açacak. Demokrasi, özgürlük, adalet çiçekleri açacak. O güzel canım ayyıldızlı bayraklarımız gibi.

Bir süredir Anadolu’nun dört bir yanında milletimizle bir gerçeği paylaşıyorum. Kazanıyoruz, milletçe kazanıyoruz. Geleceğimizi kazanıyoruz. Ülkemizi, devletimizi, cumhuriyetimizi kazanıyoruz. Bir avuç insan dışında hiç kimsenin kaybetmediği bir seçim bu. Sandıktan adalet, eşitlik, huzur, refah, mutluluk çıkacak. Söz veriyoruz. Pazartesi sabahı bize yapılanları biz hiç kimseye yapmayacağız.

13. Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nu hep birlikte seçeceğiz. 3 kişinin 2’si Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verebilir. O oy vermeyen 1 kişinin gönlüne gireceğiz. Kalbini buz kaplamışsa onu kırmayacağız, onu sevgimizle eriteceğiz. Bu seçimde sen de kazanacaksın kardeşim diyeceğiz. Oy verse de vermese de kazanacak. Bugünün işini yarına bırakmayacağız, hep birlikte ilk turda bitireceğiz.

Devlette dirlik, millette birlik, ülkeye hep birlikte kardeşli getireceğiz. Göreceksiniz 15 Mayıs’ta güneş bir başka doğacak. Mustafa Kemal Ankara’ya adım attığında Dikmen sırtlarında doğan güneş gibi pırıl pırıl doğacak. Demokrasi gibi ışık saçacak. Gecemizi, geleceğimizi, çocuklarımızı, gençlerimizi aydınlatacak.”

Paylaşın

SP Lideri Karamollaoğlu: Bir Devrim Yaşayacağız

Millet İttifakı’nın Ankara mitinginde konuşan Saadet Partisi Lideri Karamollaoğlu, “Bir devrim yaşayacağız diye de ümit ediyorum. İnşallah sandıkta patlama meydana gelecek ama manevi patlama. Tek adam dönemi bitecek” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Sayın Cumhurbaşkanımız 21 yıldır makamını işgal ediyor. Ama problemlere artık çözüm üretemiyor patinaj yapıyor. Bir değişikliğe ihtiyacımız var. Benim sık sık tekrarladığım hep şu oldu, biz yaşanabilir bir Türkiye istiyoruz. Herkesin mesut olduğu, inandığı gibi yaşadığı, rahat geçinebildiği, ülkede emniyet için de kendisini hissettiği bir ülke istiyoruz biz. Bölge bir ülkenin inşası ahlaki ve manevi değerlerin ihyası ile mümkün.”

14 Mayıs seçimlerine saatler kala Millet İttifakı final mitinginin adresi Ankara’da, Tandoğan Meydanı oldu.

Mitinge, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal, cumhurbaşkanı yardımcısı adayları İmamoğlu ve Yavaş’ın da katıldı.

Mitingde konuşan Saadet Partisi Lideri Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“Bir devrim yaşayacağız diye de ümit ediyorum. İnşallah sandıkta patlama meydana gelecek ama manevi patlama. Tek adam dönemi bitecek.

Sayın Cumhurbaşkanımız 21 yıldır makamını işgal ediyor. Ama problemlere artık çözüm üretemiyor patinaj yapıyor. Bir değişikliğe ihtiyacımız var. Benim sık sık tekrarladığım hep şu oldu, biz yaşanabilir bir Türkiye istiyoruz. Herkesin mesut olduğu, inandığı gibi yaşadığı, rahat geçinebildiği, ülkede emniyet için de kendisini hissettiği bir ülke istiyoruz biz. Bölge bir ülkenin inşası ahlaki ve manevi değerlerin ihyası ile mümkün.

Sadece gösterişle, insanlara hakaret ederek, insanları küfürle itham ederek, insanları yanlış yönlendirerek Türkiye’ye huzur, barış germez. Önce lisanına sahip olacaksın. Davranışına sahip olacaksın. Hak hukuk nedir bileceksin. Ama önce sen uyacaksın. Adalet olmadan barış huzur olmaz. Adaletin kamil manada tecellisi önemlidir ama o da yetmez. Güvenilir olacaksın. Elin toplum malına uzanmayacak. Yemeyeceksin, yedirmeyeceksin. Rüşvet alıp vermeyeceksin. Yolsuzluğa fırsat tanımayacaksın. Hele de israf kesinlikle yapmayacaksın.

Bugün sıkıntılı bir duruma düştü ülkemiz. Bu iktidar tasarruf nedir bilmiyor. İsraf nedir anlamıyor. Yolsuzluk adeta kural haline geldi. Yanlış politikalar, yatırımlar bu ülkeyi perişan etti. Düne kadar kendi ürettiğimiz malları bugün ithal ediyoruz. Niye biz şeker ithal edelim. Geçenlerde İzmit’teydik. Kağıt fabrikası kapatılmış. Yerine insanlara hizmet verecek bir lokal açılmış.

Bugün biraz önce Samsun’daydık. Samsun Türkiye’nin en gelişmiş illerinden birisi olması icap ederken bugün işsizlik belli bir noktaya gelmiş, göç veriyor. Ben sigara içmem, kimsenin içmesini tavsiye etmem. Tütün ekimini yasaklayıp zorla insanımıza Virginya tütünü ektirilmesinin karşısındayım. Biz güzel ahlakı ajandamızın başına koyduk. Adalet de gözettiğimiz mefhum. Bugün işçiye zamlar yapılıyor. Bugünkü gidişat devam ederse memur da işçi de gene muhtaç duruma düşecek. Biz buna razı değiliz, istikrar istiyoruz. Herkesin rahat etmesini arzu ediyoruz.

Milli gelirin adil dağılımı bizim şiarımız. Allah nasip ederse pazartesi gününden itibaren Türkiye’nin görünümü değişecek. Cumhurbaşkanı adayımız belli. Kemal Bey Cumhurbaşkanımız olacak. Bütün meseleleri istişare edeceğiz, karar vereceğiz ve bu memleketi ayağa kaldıracağız. Pazar günü sandık başına gittiği zaman oyunuz mutlaka millet ittifakı için olmalı.”

Paylaşın

Ahmet Davutoğlu: Türkiye’yi Birlikte İnşa Edeceğiz

Millet İttifakı’nın Ankara mitinginde konuşan Gelecek Partisi Lideri Davutoğlu, “Ülkeye, millete söyleyecek sözü olmayan iktidar bizlere saldırdı. Birkaç madde ile onlara cevap vermek zorundayız. Diyorlar ki Erdoğan, Bahçeli, Binali Yıldırım, Önder Aksakal, 14 Mayıs yabancı istilacılara ülkeyi teslim etmeyecekmiş. Biri daha ileri gitti, küffara teslim etmeyecekmiş. Bre gafiller size Ankara’dan sesleniyorum” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bütün mazlum milletlerin, anti emperyalist sömürge karşı mücadelesine ışık tutan Gazi Mustafa Kemal’in Ankara’sından sesleniyorum. Biz nefes alıp verdikçe yabancı istilacılar bu ülkeye gelemeyecek; ama yabancı bankalarda hesap tutan devlet adamları bir daha iktidara gelemeyecek. Yeni bir baharda, onurlu bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz.”

14 Mayıs seçimlerine saatler kala Millet İttifakı final mitinginin adresi Ankara’da, Tandoğan Meydanı oldu.

Mitinge, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal, cumhurbaşkanı yardımcısı adayları İmamoğlu ve Yavaş’ın da katıldı.

Mitingde konuşan Gelecek Partisi Lideri Davutoğlu, şunları söyledi:

“Ülkeye, millete söyleyecek sözü olmayan iktidar bizlere saldırdı. Birkaç madde ile onlara cevap vermek zorundayız. Diyorlar ki Erdoğan, Bahçeli, Binali Yıldırım, Önder Aksakal, 14 Mayıs yabancı istilacılara ülkeyi teslim etmeyecekmiş. Biri daha ileri gitti, küffara teslim etmeyecekmiş. Bre gafiller size Ankara’dan sesleniyorum.

Bütün mazlum milletlerin, anti emperyalist sömürge karşı mücadelesine ışık tutan Gazi Mustafa Kemal’in Ankara’sından sesleniyorum. Biz nefes alıp verdikçe yabancı istilacılar bu ülkeye gelemeyecek; ama yabancı bankalarda hesap tutan devlet adamları bir daha iktidara gelemeyecek. Yeni bir baharda, onurlu bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz. Sözü tükenenler diyor ki, onlar iktidarı kaybederlerse ülkeye terör gelecekmiş. Bu ülkenin dağlarını, ovalarını hep beraber şenlendireceğiz ama asla teröre izin vermeyeceğiz.

Ne FETÖ ne PKK ne İŞİD hiçbir terör örgütü bu ülkede nefes alamayacak. Kendileri kırmızı bültenle aranan Osman Öcalan’ı TRT ekranlarını çıkaranlar var ya, işte onlar 15 Mayıs’ta hesap verecekler. Terörle işbirliğinin hesabını verecekler. Bizim alnımız açık, hiçbir terör örgütü ile alakamız, iltisakımız yok. Bugün sayın Erdoğan, gerekirse 15 Temmuz gibi direnirmiş. 15 gecesi 251 şehidimizin kanı yerde iken, sizler 15 Temmuz’un faili olan paşanın kardeşini Hollanda’ya büyükelçi atamadınız mı? Faili diye suçladığınız Birleşmiş Arap Emirlikleri’ne 3-5 milyar dolar için el açmadınız mı? Bu FETÖ okullarında okuyan damadınız Berat Albayrak’ı bakan yapmadınız mı? Diyanet İşleri Başkanlığını kapatacakmışız. Külliyen yalan.

Din ve vicdan özgürlüğü sonuna kadar korunacak. Ama din istismarına asla izin vermeyeceğiz. Cami avlularından siyasi mesaj verilemeyecek. Sayın Kılıçdaroğlu başörtüsü yasal çerçeveye kavuşsun dediğinde Erdoğan sulandırdı. Başörtüsü başta olmak üzere bütün özgürlükler korunacak, yasaklar kalkacak.

Bahçeli bize mermi gösterdi. Ya müebbet hapis, ya mermi. İşte burdayız. Bağrımız açık buradayız. Bahçeli Türkiye’nin birliğini savunduğunu iddia eden ama Hakkari’ye adım atmamış, Şırnak’a gitmemiş olan, Diyarbakır’a gitmeyen Bahçeli, sizden korkan namerttir. Susmayacağız, durmayacağız. Sizin otoriter yolsuzluk düzeninizde mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu ülke, bu millet, bu demokrasi sahipsiz değil.

Kutuplaşma gidecek kucaklaşma gelecek. Yasaklar gidecek, özgürlükler gelecek. Hukuksuzluk gidecek, hak, hukuk, adalet gelecek. Yolsuzluklar gidecek, temiz siyaset, siyasi ahlâk gelecek. İmar baronları, faiz baronları, ihale baronları, uyuşturucu baronlarının iktidarı gidecek, milletin iktidarı gelecek. Mülakat gidecek, liyakat gelecek. Bütün bu bozukluklarının kaynağı olan Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi gidecek güçlendirilmiş parlamenter sistem gelecek. Cumhur İttifakı gidecek milletin sesi, iradesi Millet İttifakı gelecek.”

Paylaşın

DP Lideri Uysal: Türk Demokrasisi En Zor Sınavı İle Karşı Karşıya

Millet İttifakı’nın Ankara mitinginde konuşan Demokrat Parti Lideri Uysal, “Belki de Türk demokrasisinin en zor sınavı ile karşı karşıyayız. Birileri milletin önüne duvar örmek istiyor. Birileri insanımızın arasına duvarlar örmek istiyor. Nafile çabalar, millet önüne duvarlar örülmez. Milletin iradesi deler de geçer” dedi.

Haber Merkezi / 14 Mayıs seçimlerine saatler kala Millet İttifakı final mitinginin adresi Ankara’da, Tandoğan Meydanı oldu.

Mitinge, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal, cumhurbaşkanı yardımcısı adayları İmamoğlu ve Yavaş’ın da katıldı.

Mitingde konuşan DP Lideri Uysal, şunları söyledi:

“Belki de Türk demokrasisinin en zor sınavı ile karşı karşıyayız. Birileri milletin önüne duvar örmek istiyor. Birileri insanımızın arasına duvarlar örmek istiyor. Nafile çabalar, millet önüne duvarlar örülmez. Milletin iradesi deler de geçer.

Ankara’nın üstündeki Moğol istilasından bu yana gördüğü en büyük yağma hareketini 2019 yerel seçimlerinde Mansur Başkan’la kaldırdınız. Bir jeliboncu vardı. Artık sadece sosyal medyadan tırmalanıyor. Şimdi asıl büyük vazife var. Türkiye’nin üzerinde Moğol istilasından bu yana gördüğümüz bu yağma hareketini bu rantiye düzenini, bu kravatlı soygununu Ankara’mız bitirmeye hazır mı? Allah’ın izniyle güzel günleri müjdeleyeceğiz.

13. Cumhurbaşkanımız hasretimizi bitirecek Sayın Kılıçdaroğlu’nu bekliyorsunuz. Cemrelerin toprağa, havaya, suya düştüğü günlerdeyiz. İşte gençlerimizin, kadınlarımızın seçimi. 14 Mayıs’ta cemre olarak milletin yarınlarını aydınlatmak için o sandıklara elbette düşeceğiz Allah’ın izniyle.”

Paylaşın

Akşener: Recep Bey Ve Arkadaşlarını Emekli Edeceğiz

Millet İttifakı’nın Ankara mitinginde konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, “13. Cumhurbaşkanı Sayın Kılıçdaroğlu olacak ve kendisini alkışlarımızla Çankaya’ya götüreceğiz, Recep Bey ve arkadaşlarını da emekli edeceğiz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / Her bir genç, kadın kardeşim mutlaka sandığa götürecek. 1 oy Kemal’e 1 oy Meral’e verecek. İnşallah 14 Mayıs akşamı 13. Cumhurbaşkanımızla birlikte Türkiye’nin nefes aldığı, hukukun üstünlüğünün kabul edildiği, hak hukuk adaletin tesis edildiği ve tarih yazıldığı bir akşam olacak.”

14 Mayıs seçimlerine saatler kala Millet İttifakı final mitinginin adresi Ankara’da, Tandoğan Meydanı oldu.

Mitinge, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal, cumhurbaşkanı yardımcısı adayları İmamoğlu ve Yavaş’ın da katıldı.

Sahneye partisinin kurucularından görme engelli Güneydoğu gazisi Hüseyin Özlük ile çıkan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, konuşmasının başında sözü Özlük’e bıraktı. Özlük, şunları söyledi:

“Ben bir Güneydoğu gazisiyim. Arkadaşlarım yanımda şehit oldu. Şehitlik ne demek onu söyleyeyim. Şehitlik başkalarının çocukları ölmesin diye kendi öz evlatlarını yetim bırakan kahramanlardır. Bize terörist dediler.

Onlar aynaya baktıklarında çadır mahkemelerinde ‘ben Türk bayrağı altında yargılanmam’ diyenleri görecekler. İmralı’da televizyon tahsis edileni görecekler. Aynaya baktıklarında Gaffar Okan’ı görecekler. Bizden terörist olmaz. Ankara olur İstanbul olur Türkiye olur.”

Meral Akşener ise, şunları söyledi:

“Umarım duymuşlardır. Sağ ellerinde Hizbullah, sol ellerinde PKK olanlar duymuşlardır Hüseyin’i. Her türlü hakareti iftirayı siz de gördünüz biz de gördük. Ama bugün gördüm ki Recep Bey vedalaşıyor. 13. Cumhurbaşkanı Sayın Kılıçdaroğlu olacak ve kendisini alkışlarımızla Çankaya’ya götüreceğiz, Recep Bey ve arkadaşlarını da emekli edeceğiz.

Her bir genç, kadın kardeşim mutlaka sandığa götürecek. 1 oy Kemal’e 1 oy Meral’e verecek. İnşallah 14 Mayıs akşamı 13. Cumhurbaşkanımızla birlikte Türkiye’nin nefes aldığı, hukukun üstünlüğünün kabul edildiği, hak hukuk adaletin tesis edildiği ve tarih yazıldığı bir akşam olacak.”

Paylaşın