Adalet Partisi Lideri Vecdet Öz: ATA İttifakı Sona Erdi

ATA İttifakı bileşenlerinden Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz, “ATA İttifakı resmen sona ermiştir. Nezaketen birbirimize sorduk. Ümit Hoca’nın alacağı karara saygı duyarım. Sinan Oğan bey de bir oy almıştır, dilediği şekilde hareket edebilir. Saygı duyarız” dedi.

Öz, açıklamasının devamında, “Biz yola çıkarken muhalefet ittifakı olarak çıktık. İktidarı desteklemek planımızda yoktu. Biz kazanmayı arzu ediyorduk. 21 yılda ülkeyi bu hale getirenin yeniden ümit olması mümkün değil. O yüzden, bizim arkadaşlarımız da ben de bunu kabullenemiyorum. Dolayısıyla bizi temsil etmiyor. Ziyareti kendi tasarrufudur; bizimle bir ilgisi yoktur.” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini duyuran ATA İttifakı bileşenlerinden Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz, Halk TV canlı yayınında ittifak üzerine değerlendirme yaptı.

“ATA İttifakı resmen sona ermiştir” diyen Öz, şunları söyledi:

“Seçime girdik. Seçim neticelendi. Milli irade bize yüzde 5 oy verdi. Seçim devam ediyor. Bir karar vermek zorundaydık. Milli iradeye baskı olmaz. Deriz ki; biz böyle düşünüyoruz. Şu anda ATA İttfakı’nın kurulmasının sebebi; muhalefet.

İlk önceliğimiz iktidarın gitmesidir. Dolayısıyla; şu anda bizim tercihimiz Kemal Kılıçdaroğlu’nun şahsına destek vermek oldu. Bu destek kararını kendisine ilettik. Bu demokratik bir hakkımızdır. Dolayısıyla seçmenlerimize biz böyle karar verdik diyoruz.

“ATA İttifakı resmen sona ermiştir”

Ümit Hoca’ya ‘Nasıl karar vereceksiniz’ diye sordum; ‘Yönetimimize soracağız’ dedi. Hayhay dedim. Biz de çıkan kararımız açıkladık. İttifak biliyorsunuz; seçimle birlikte başlar, seçim bittiğinde nihayetlenir. İkinci tura kalmışsanız devam eder.

ATA İttifakı resmen sona ermiştir. Nezaketen birbirimize sorduk. Ümit Hoca’nın alacağı karara saygı duyarım. Sinan Oğan bey de bir oy almıştır, dilediği şekilde hareket edebilir. Saygı duyarız.

Biz yola çıkarken muhalefet ittifakı olarak çıktık. İktidarı desteklemek planımızda yoktu. Biz kazanmayı arzu ediyorduk. 21 yılda ülkeyi bu hale getirenin yeniden ümit olması mümkün değil. O yüzden, bizim arkadaşlarımız da ben de bunu kabullenemiyorum. Dolayısıyla bizi temsil etmiyor. Ziyareti kendi tasarrufudur; bizimle bir ilgisi yoktur.”

Paylaşın

The Times’dan Dikkat Çeken “Kılıçdaroğlu” Yorumu

14 Mayıs Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde, ikinci tura kalan cumhurbaşkanlığı seçimi uluslararası basında geniş yer bulmaya devam ediyor.

Son olarak Birleşik Krallık merkezli The Times gazetesinden Louise Callaghan kampanya sürecini değerlendirdi.

CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz perşembe günü yaptığı açıklamalara değinen Callaghan, Kılıçdaroğlu’nun söylemlerine ilişkin “Kılıçdaroğlu perşembe günü kürsüye çıktığında, onun bir kişilik nakli yaptırdığını düşündüyseniz eğer bu tamamen anlaşılır bir durum olurdu” ifadelerini kullandı.

“Erdoğan’ın rakibi aşırı sağın desteğini almak için kalp emojisini bıraktı” başlığını kullanan Callaghan, “Demokrasi ve çoğulculuktan bahseden ve eliyle kalp emojisi yapan dede imajı gitmişti. Pazar günü yapılan seçimde ikinci sırada yer alan Kılıçdaroğlu, hedefinin Suriyeli mültecileri göndermek olduğunu tekrar tekrar söyleyerek sert bir milliyetçiye dönüştü” değerlendirmesinde bulundu.

Louise Callaghan imzalı haberde, “Kılıçdaroğlu’nun konuşması neden aşırı sağcıları yanına çekmek istediğini gösteriyor. Bunu yapmak için de “Bay İyi Adam” imajını terk etmeli. O ve Erdoğan, destek için aşırı sağcı liderlerle görüştü” denildi.

Kılıçdaroğlu ne demişti?

Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz perşembe günü CHP Genel Merkezi’nde açıklama yaptı. Suriyeli mültecilere ilişkin de konuşan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

“28 Mayıs’a giderken vatandaşlarımıza seslenmek isterim: Farkında mısınız? Bunlar kalırsa 10 milyondan fazla sığınmacı daha Türkiye’ye gelecek. Farkında mısınız? Bunlar kalırsa dolar 30 liraya dayanacak. Bir kuru ekmek 10 liraya çıktığında sefalet derinleşecek. Bu kaçaklar, sığınmacılar potansiyel suç makinesine dönüşecek, yağmalar başlayacak.

Farkında mısınız? Bunlar kalırsa şehirler sığınmacıların, mafya çetelerinin, uyuşturucu baronlarının kontrolüne geçecek. Farkında mısınız? Bunlar kalırsa kadın cinayetleri artarak devam edecek. Genç kızlar sokaklara kendi başlarına çıkamayacaklar ve gezemeyecekler.

Farkında mısınız? Bunlar kalırsa domuz bağıyla insanlarımızı öldüren, iktidara ortak olacak. Farkında mısınız? Bunlar teröristlere taviz vererek ülkeyi yönetecek, her meşrepten teröristi memlekete ve meclise sokacaklar. Kimse kusura bakmasın, biz buna asla izin vermeyeceğiz. Vatanını seven hiç kimse buna izin vermeyecek. Nokta.”

Paylaşın

İBB Başkanı İmamoğlu: Karamsarlığa, Yılgınlığa Yer Yok

Demokrasi Neferleri Buluşması’nda konuşan İBB Başkanı İmamoğlu, “28 Mayıs’a unutmayın çok daha güçlü gidiyoruz. Bu çerçevede en önemli görevlerimizden biri sandık hakimiyetini sağlamak. Oylara sahip çıkmaktan söz etmiyorum. Sandık hakimiyeti diyorum. Bu çok daha önemli. Sandığa hakim olmak, seçimden önce başlayan bir süreçtir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Her dakikası mühimdir. Sizler aynı zamanda az önce ifade ettiğim gibi mahallelerinizdeki sorumlu insanlarsınız. Seçim gününe kadar yürütülecek çalışmalarda göreviniz olduğunu lütfen unutmayın.

İmamoğlu, konuşmasının devamında, “Bizi sadece kendi yılgınlığımız ve karamsarlığımız yenebilir. Başka hiçbir güç yenemez. Onun için karamsarlığa, yılgınlığa yer yok. Bu ülkeye demokrasi getirmekten hiçbir güç bizi alıkoyamadı, alıkoyamayacak. Kimse bizim mücadele azmimizi ve irademizi yenemedi, yenemeyecek. Bizler bu ülkenin demokratları ve vatanseverleri olarak asla vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı yardımcısı adayı Ekrem İmamoğlu, Maltepe Sahil Etkinlik Alanı’nda Demokrasi Neferleri Buluşması’nda konuştu. İmamoğlu, “Bu hükümet milletimizden güvenoyu alamadı” dedi ve şunları söyledi:

“14 Mayıs seçimlerinin çok net bir sonucu var. Bu hükümet milletimizden güvenoyu alamadı. Bu seçmen iktidara bütün kullandığı imkanlara, baskısına, iftirasına rağmen dur seni seçmiyorum dedi. Bir çeşit yarı final maçı gibiydi. Eleyen elendi, final maçında bu iki liderin yanı sıra bir süreç, bir sistem sorgulanacak.

O sistemin gidişini isteyenler Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verecek. Dolayısıyla bu önümüzdeki önemli final maçında kim ne yapmış ne demiş önemi yok. Bu yepyeni, sıfırdan bir maç.

28 Mayıs’a 0-0 başlayacağız. Vatandaşlarımız bu bir haftada ortaya koyacağı performansa göre değerlendirme yapacak. Milletimiz iktidarı kime vereceği konusunda yeni ve çok önemli bir değerlendirme yapacak. İkinci turun anlamı budur. Yani asıl seçim haftaya, final maçı haftaya. Doğru olan nedir? İlk turdan ders aldık. Ona göre bu süreçte ne gerekiyorsa yapacağız demektir.

Bir kirletme, yalan üretme politikası uygulanmıştır. Biz biraz suskun kalmışızdır. Ama biz artık onların yaptığı gibi yalanı, iftirayı konuşmayacağız. Ama onların yalanlarına, iftiralarına net cevapları vereceğiz, onlara haddini bildireceğiz.

Onun için 28 Mayıs’a unutmayın çok daha güçlü gidiyoruz. Bu çerçevede en önemli görevlerimizden biri sandık hakimiyetini sağlamak. Oylara sahip çıkmaktan söz etmiyorum. Sandık hakimiyeti diyorum. Bu çok daha önemli. Sandığa hakim olmak, seçimden önce başlayan bir süreçtir. Her dakikası mühimdir. Sizler aynı zamanda az önce ifade ettiğim gibi mahallelerinizdeki sorumlu insanlarsınız. Seçim gününe kadar yürütülecek çalışmalarda göreviniz olduğunu lütfen unutmayın.

Bizi sadece kendi yılgınlığımız ve karamsarlığımız yenebilir. Başka hiçbir güç yenemez. Onun için karamsarlığa, yılgınlığa yer yok. Bu ülkeye demokrasi getirmekten hiçbir güç bizi alıkoyamadı, alıkoyamayacak. Kimse bizim mücadele azmimizi ve irademizi yenemedi, yenemeyecek. Bizler bu ülkenin demokratları ve vatanseverleri olarak asla vazgeçmeyeceğiz.

“Bu iktidardan kurtulmak zorundayız”

28 Mayıs gecesi seçimi kazandığımızda millet kazanacak. Size söz! Bana gelip nasıl kazandınız diye sorduklarında, ‘bana sormayın, sandık başında demokrasi tarihi yazan gençlere sorun’ diyeceğim. Her şey çok güzel olacak.

Biz doğru bildiğimiz yolda sonunu düşünmeden yola çıkmış insanlarız. O gün sandıklarda 1 milyon kişi olacağız. Karamsarlığa, yılgınlığa yer yok. Unutmayın bu ülkeye demokrasi getirmekten kimse bizi alı koyamadı, koyamayacak. Onların Anadolu Ajansı numaralarını da biliyoruz. Onlar bize sökmez.

Bu iktidardan kurtulmak zorundayız, bu bir avuç insan dışında herkes mutlu olacak göreceğiz. Biz seçimi kazandığımızda millet kazanacak. Sandığı protesto etmenin, evde kalmanın maliyeti çok yüksek olacaktır. Mutlaka sandığa gidin ve oyunuzu kullanın. Oyunuzu kullanırken derin düşünün. Sadece kendinizi için değil çocuklarınız için düşünün.”

Paylaşın

“Sinan Oğan, Cumhur İttifakını Destekleme Eğiliminde” İddiası

Zafer Partisi, Adalet Partisi, Ülkem Partisi ile Türkiye İttifakı Partisinden oluşan ATA İttifakı’nın adayı Sinan Oğan’ın, “Cumhur İttifakı’ndan yana tavır sergilemesi” yönünde bir eğilimin ağırlık kazandığı öne sürülüyor.

Millet İttifakı adayı Kılıçdaroğlu’nun milliyetçilik ile ilgili açıklamasının da “sahada karşılık bulmadığını” düşünen Oğan cephesi, “Oğan, daha önce HÜDA PAR ile ilgili ‘Ne domuz bağı ne Kandil’ ifadelerini kullanmış ve tavrını net olarak ortaya koymuştu” değerlendirmesini yapıyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalmasının ardından yüzde 5,17’lik oy oranı ile hangi adayı destekleyeceği merak konusu olan ATA İttifakı’nın adayı Sinan Oğan’ın, “Cumhur İttifakı’ndan yana tavır sergilemesi” yönünde bir eğilimin ağırlık kazandığı ifade ediliyor.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun haberine göre Sinan Oğan cephesinde, seçimlerinde CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na giden oylarda “HDP seçmeninin etkisinin olduğu” değerlendirmeleri yapılıyor.

Sinan Oğan cephesinde, “Terörle mücadele konusunda Cumhur İttifakı’nın söylemlerinin daha net ortaya çıktığı” iddia ediliyor.

Kılıçdaroğlu’nun milliyetçilik ile ilgili açıklamasının da “sahada karşılık bulmadığını” düşünen Oğan cephesi, “Oğan, daha önce HÜDA PAR ile ilgili ‘Ne domuz bağı ne Kandil’ ifadelerini kullanmış ve tavrını net olarak ortaya koymuştu” değerlendirmesini yapıyor.

Paylaşın

GP Lideri Davutoğlu: Daha Başarılı Olabilirdik

14 Mayıs’ta yapılan seçimlere ilişkin değerlendirmede bulunan GP Lideri Davutoğlu, “Seçimin mantığı gereği bunu ölçmek çok zor. Biz de kendi amblemimiz ile girmek isterdik ama bu seçim sisteminde zor. Bunu İYİ Parti’ye eleştiri için söylemiyorum. Tek listeden kastım, her yerde CHP listesi değil baştan beri kanaatim 50 ilde CHP, 30 ilde İYİ Parti listesiydi” dedi ve ekledi:

“Güçlere göre. belli yerlerde seçmenin niteliğinde şu veya bu partiye oy vermekte zorlanıyor. Öyle olsaydı daha başarılı olabilirdik. Birlikte olsa daha iyi olurdu. Seçim yasası değiştiği gün, partilerimizin alacağı oylardan daha çok topluca Meclis’te çoğunluk elde etmemiz, hangi opsiyona uyum sağlayacağımızı söyledik.”

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, TELE1’de katıldığı programda gazeteci Zeynel Lüle’nin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Davutoğlu şunları ifade etti:

“14 Mayıs’tan 2 gece önce bir aradaydık. Prensip olarak, seçim gecesi Ankara’da olma kararı vermiştik. Genel Merkez’de takip ettik. Gece 12’de diğer liderle beraber CHP Genel Merkezi’nde izledik. İlk sonuçtan ne üzüldüm ne sevindim. Birçok tecrübeden sonra kesin sonuçların sabaha alınacağını biliyorduk. Telaş anımız da yoktu.

Seçimin mantığı gereği bunu ölçmek çok zor. Biz de kendi amblemimiz ile girmek isterdik ama bu seçim sisteminde zor. Bunu İYİ Parti’ye eleştiri için söylemiyorum. Tek listeden kastım, her yerde CHP listesi değil baştan beri kanaatim 50 ilde CHP, 30 ilde İYİ Parti listesiydi.

Güçlere göre. belli yerlerde seçmenin niteliğinde şu veya bu partiye oy vermekte zorlanıyor. Öyle olsaydı daha başarılı olabilirdik. Birlikte olsa daha iyi olurdu. Seçim yasası değiştiği gün, partilerimizin alacağı oylardan daha çok topluca Meclis’te çoğunluk elde etmemiz, hangi opsiyona uyum sağlayacağımızı söyledik.

Arkadaşlar birçok kanaati oldu. Toplantılarda konuşulanları dışarı konuşmayı sevmem. Bu da dahil bütün opsiyonlar konuşuldu. Her konu konuşulabilir. Ben olabilecek bir makamdan değil, sahip olduğum makamı Türkiye için çekildi. Türkiye’nin en kudretli Başbakanlık makamını hiç tereddüt etmeden bıraktım.

Kimse bana şuradan çekilir misin diyemez, bütün makamları gördük. Sayın Kılıçdaroğlu ile iki kez seçim rekabeti yaptık. Onun cumhurbaşkanlığını destekliyorum hiçbir ego yapmadan. Şimdi de derse kamuoyu, Kılıçdaroğlu tek çıksın benim için sorun yok.

Önemli olan bir ekip olarak gören kitlelerin bize vereceği oyda olumlu yönde bir değişim olacaksa makamlar hiçbir önemi yok. 6-7 Cumhurbaşkanlığı yardımcısı bir karışıklık yaptıysa muhasebesi yapılır. Kılıçdaroğlu, isterse bir an bile düşünmem. Farklı kesimlere teminat vermek için bulunuyoruz.

“Siyasi bir pazarlık söz konusu olmadı”

Siyasetin insani bir boyutu var. Sinan bey bu seçimde bir göz önüne alınması gereken bir oy oranı aldı. Ortak dostumuz vasıtasıyla görüştük. Orada da kendisine ifade ettim. Kılıçdaroğlu, sizinle konuşur ben bir akademisyen devlet adamı olarak konuştum. Toplantının sohbeti iklimi buydu. Siyasi bir pazarlık söz konusu olmadı. Türkiye’nin gerçekleri ilişkileri nedir? Nasıl bir siyasi tavır almak lazım? Bunları konuştuk.

Kılıçdaroğlu’na bir gün önce görüşeceğimi bildirdim. Mansur Yavaş ile de görüştüm çünkü onun da bazı temasları vardı. Burada demokrasinin tarafında olanlar var. Sayın Bahçeli ve yardımcıları bizi tehdit edebilir, Erdoğan hakaret edebilir ama bize düşen doğruyu söylemek. Oğan ile geçmiş insani boyutumuz sebebiyle rahat bir konuşmaydı. Teklif götürecek kişi Kılıçdaroğlu’ dur. Ben bizim perspektifimizi anlattım.

Onun yerine kendime koyarak, konuştum. Kendisi de ifade ediyor, topyekun oyun bir yana kalması kolay değil. Ama onun yapacağı tercih, psikolojik olarak, iklim olarak önemli. Kararı, ülke için sonuç doğuracak. Soğukkanlı bir şekilde karar verecek. Oğan’a MHP’den gelen tepkiler vahim. Oğan’a söylenenler bize söylense biz o masaya oturamazdık. Oğan’ın hesap etmesi gereken şey temelde bu.

Çok net olarak şunu söylerim biz hiçbir lideri rencide edecek bir şey söylemeyiz. Bizi desteklerse borçlandırmayız. Özdağ ile geçmişimiz var ama çok sert dili var. Karşılaştık da selamını verdi aldık. Kimseyi rencide edecek bir söz söylemem. Erdoğan Bahçeli, en ağır hakaretlerle saldırdılar.

Onları tenkit ettik ama aynı üslubu ortaya koymadık. Oğan’ı ciddiye alınacağı, süreçte rahat eder Altılı Masa’da. Seçimden sonra Oğan, şu anda taşıdığı değeri Cumhur İttifakı’nda taşıyacak mı? Yoksa bu kadar ağır ifadeler kullanan MHP, tasfiye etmeye mi çalışacak.

Destici niye giremedi parlamentoya? Niye AKP listesinden yer bulamadım. Geçmişti BBP’ye ihtiyacı vardı şimdi Hüdapar’a. Şimdi Oğan’a 3 ay sonra kime ihtiyacı olacağı belli olmaz Erdoğan da Bahçeli de makyavelist siyaset yapıyorlar. Yok etmeyecekleri ilke yok.

Kullanmayacakları dini milli değer yok. Tam bir öğütme makineleri. Her şeyi yok ettiler. Millet ve devlet, karşı tarafı suçlayan unsurlar oldu. Bunların hiçbir kaygısı yok. Sinan bey bütün bunları göz önüne alması gerekir. Karar aldıktan sonra da görüş ayrılıklarımız da olur.

Paylaşın

Adalet Partisi’nden Kılıçdaroğlu’na Destek Verme Kararı

14 Mayıs’ta yapılan seçimlerde Sinan Oğan’ı Cumhurbaşkanı adayı olarak gösteren Ata İttifakı bileşenlerinden Adalet Partisi’nin Lideri Vecdet Öz, “İttifak bileşenlerimizle yaptığımız görüşmede partilerimizin GİK kararlarını uygulama ve açıklama kararı aldık” dedi ve ekledi:

“Adalet Partisi’nin GİK kararı, ittifak ortaklarımızla birlikte belirlediğimiz şartlar yazılı olarak teminat altına alınmak suretiyle başkaca hiçbir beklenti içinde olmadan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na destek vermek ve bize gönül verenleri daha fazla sürüncemede bırakmamak olmuştur. Resmi kararımız Sayın Kılıçdaroğlu’nun Pazartesi günü genel merkezimize yapacağı ziyarette açıklanacaktır. Milletimize hayırlı uğurlu olsun.”

14 Mayıs’ta Zafer Partisi’yle birlikte seçimlere giren ve cumhurbaşkanlığı yarışında Sinan Oğan’ı destekleyen Ata İttifakı üyesi Adalet Partisi, ikinci turda Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararı aldı.

Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz tarafından partinin Genel İdare Kurulu’nun aldığı karar belirtilerek yapılan açıklamada 22 Mayıs’ta Kılıçdaroğlu’nun partiyi ziyaret edeceği de belirtildi. Öz’ün açıklaması şöyle:

“Ata İttifakı’na gönül vermiş değerli arkadaşlarım, sizler Atatürk çizgisindeki Türk milliyetçiliğini düstur edinmiş zeki ve iradesi bağımsız vatan evlatlarısınız. Sizlere istikamet belirlemek kimsenin haddi değildir.

İlkeli bir siyaset yaptık ve bizlere destek verdiniz. Sizlere minnettarım. Bu destek yüzde 5’le sınırlı kaldı ve maalesef ki amacımıza ulaşamadık. Lakin hep birlikte ortaya milli bir irade koyduk.

Şunu unutmamak gerekirki ülkemiz tarihi bir süreçten geçmektedir. Öncelikle mevcut iktidardan kurtulmamız elzemdir. Bunun yolu ideallerimize uymasa dahi kontrol altında birlikte hareket edilebilecek bir müttefiktir. Zira tarafsız kalmak mevcut iktidara dolaylı destek vermektir.

Bu benim şahsi fikrimdir. Biz adalet partililer bu minvaldeki kararları şahsi değil 50 kişilik Genel İdare Kurulu ile birlikte alırız. Bugün yapılan GİK toplantısında çıkan kararımız da tam katılımla düşündüğüm gibi çıkmıştır ve genel başkan olarak bunu uygulamak zorundayım.

Kılıçdaroğlu’na destek verme kararı

Tabii ki bu karar sizleri bağlamaz ve bizlerin de hiçbir seçmenimizi tahakküm etmek gibi bir düşüncemiz olamaz. İttifak bileşenlerimizle yaptığımız görüşmede partilerimizin GİK kararlarını uygulama ve açıklama kararı aldık.

Adalet Partisi’nin GİK kararı, ittifak ortaklarımızla birlikte belirlediğimiz şartlar yazılı olarak teminat altına alınmak suretiyle başkaca hiçbir beklenti içinde olmadan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na destek vermek ve bize gönül verenleri daha fazla sürüncemede bırakmamak olmuştur.

Resmi kararımız Sayın Kılıçdaroğlu’nun Pazartesi günü genel merkezimize yapacağı ziyarette açıklanacaktır. Milletimize hayırlı uğurlu olsun..”

Paylaşın

Ata İttifakı Adayı Sinan Oğan’dan 11 Maddelik Açıklama

Sosyal medya hesabından 11 maddelik açıklamada bulunan Sinan Oğan, “Yürüttüğümüz ilkeli ve kaliteli siyaset tarzı toplumumuzun büyük takdir ve desteğini görerek siyaset yapma tarzımızla farkındalık oluşturduk. Bizi izlemeye devam edin” dedi.

14 Mayıs’ta yapılan seçimlerde Zafer Partisi, Adalet Partisi, Ülkem Partisi ile Türkiye İttifakı Partisi’nden oluşan Ata İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Sinan Oğan, cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turu için kararını açıklamadan önce sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı.

Paylaşımında ‘#OAnGeliyor’ ve ‘#Pazartesi’ etiketlerine de yer veren Oğan, 11 maddelik açıklamasında şunları söyledi:

“Bu seçimleri toplumun önüne koyduğumuz amaç ve hedefler açısından değerlendirdiğimizde;

Türk Milliyetçiliği ve Atatürkçülüğü ülkenin ana gündemlerinden birisi haline getirdik,
HDP üzerinden oluşturulan ‘kilit parti’ söylemlerini yıkarak Türk milliyetçilerini kilit konumuna yükselttik,
İki ittifak arasında serpiştirilmiş, ikinci plana itilmiş ve adeta ‘yedek’ olarak görülen Türk Milliyetçisi seçmeni yeniden siyasetin merkezine yerleştirdik,

“Sığınmacılar konusunda yeterli farkındalığı oluşturduk”

Türkiye’de güçlü bir Milliyetçi Seçmen kitlesinin görülmesine katkı sağladık, bu söylem milliyetçi kitlenin genişlemesini sağladı
Seçimlerin ikinci tura kalmasını sağlamakta beraber, ikinci turun ana gündemini de belirleme yetisine sahip olduk
İkinci tura kalan adayların bizim söylemlerimize sarılmalarını sağladık, bizi ‘dikkate almak istemeyen’, ‘saymaya gerek görmeyen’ siyasetin bu başlattığımız hareketi saydığını gördük
Sığınmacılar konusunda yeterli farkındalığı oluşturduk, bu konuda her iki ittifaka da bir geri dönüş takviminin oluşturulmasına katkıda bulunduk

“Anayasa’nın değiştirilemez ilkelerinde farkındalık oluşturduk”

PKK, FETÖ vb gibi her türlü terör örgütüyle mücadele konusunda takındığımız ilkeli ve kararlı tavrın siyasetin ana akımında da yer bulmasını sağladık,
HDP ve Hüda-Par’ın Türk siyasetini esir almalarına engel olduk,
Anayasanın değiştirilemez ilkeleri, Türklük gibi konularda farkındalık oluşturduk.
Yürüttüğümüz ilkeli ve kaliteli siyaset tarzı toplumumuzun büyük takdir ve desteğini görerek siyaset yapma tarzımızla farkındalık oluşturduk. Bizi izlemeye devam edin.”

Paylaşın

Aydın, Sanatçı Ve Yazarlardan “28 Mayıs” Çağrısı: Bu Karanlık Bitsin

Aralarında, Ahmet Ümit, Arzu Çerkezoğlu, Ayşegül Devecioğlu, Garo Paylan, Genco Erkal, Rıza Türmen, Selçuk Erez, Şebnem Korur Fincancı’nın da olduğu bir grup aydın, sanatçı ve yazar 28 Mayıs’taki ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde oy verme çağrısı yaparak, “Tek Adam’a geçit vermeyeceğiz” dedi.

28 Mayıs’ta yapılacak olan ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi bir grup aydın, sanatçı ve yazar “28 Mayıs’ta oy ver gitsin, bu karanlık bitsin” diyerek imza kampanyası başlattı.

Ahmet Türk, Ahmet Ümit, Arzu Çerkezoğlu, Ayşegül Devecioğlu, Binnaz Toprak, Erdoğan Aydın, Eşber Yağmurdereli, Figen Çalıkuşu, Gaye Boralıoğlu, Garo Paylan, Genco Erkal, Gençay Gürsoy, Gürhan Ertür, Hüseyin Mat, İlhan Tekeli, Jülide Kural, Murathan Mungan, Nesrin Nas, Oya Baydar, Ömer Madra, Rıza Türmen, Selçuk Erez, Şebnem Korur Fincancı ve Üstün Ergüder’in ilk imzacılar olduğu kampanyanın çağrı metni şöyle:

“28 Mayıs’ta sadece iki ayrı cumhurbaşkanı adayından birine değil, nasıl bir ülkede yaşamak istediğimize, geleceğimize karar vereceğiz.

Yıllardır Tek Adam’ın keyfi yönetimi altında, kavga, nefret, yoksulluk, adaletsizlik, baskı, yalan talan düzeninde, insanların yatağa aç girdiği, ekonomisi çökmüş, kurumları yok edilmiş, geleceği karartılmış bir ülkede yaşıyoruz.

Şimdi eşit, özgür, huzur, refah ve adalet içinde yaşama isteğimiz, hakkımız ve umudumuz var.

Tek kişi eksilmeden, çoğalarak, büyüyerek, kazanma azmiyle sandığa gidiyoruz. Tek Adam’a geçit vermeyeceğiz.

Neşemizi, hayatımızı, ağacımızı, nehrimizi, geleceğimizi ve oylarımızı çaldırmayacağız.

Bütün kamu kaynaklarını, devlet imkanlarını, yalana dayalı propaganda olanaklarını zorbaca kullanmasına karşın birinci turda durdurmayı başardığımız Tek Adam’ı bu kez göndereceğiz.

Daha önce el ele verip nasıl kazandıksa öyle kazanacağız.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’na Bir Destekte Alevi Örgütlerinden

28 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçiminde Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğini açıklayan Alevi Örgütleri, “Barış içinde, sevgiyle yaşayacağımız vatanımıza yani geleceğimize sahip çıkıyoruz..! Yaygınlaşan ultra milliyetçiliğe, siyasal İslamcılığa, Kürt, Alevi, mülteci düşmanlığına karşı toplumun direnen yarısına ve demokrasi kavgasına omuz vereceğiz” ifadelerini kullandılar.

Haber Merkezi / Açıklamanın devamında, “Unutma 28 Mayıs’ta Türklerin, Kürtlerin, Alevilerin, Sünnilerin yani bu topraklarda varolmuş tüm halkların ve inançların, düşmanca değil dostça, nefret içinde değil sevgiyle bir arada yaşadığı bir ülke için oy kullanacağız..! Hızır aşkına ayağa kalkın. Haydi Canlar Kazanacağız.” sözlerine yer verdiler.

Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi Kültür Dernekleri, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu ve Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, 28 Mayıs’taki 2. Tur Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini duyurdular.

28 Mayıs’ta sandığa oy kullanmaya çağıran Alevi örgütleri yaptıkları açıklamada, şu ifadelere yer verdiler:

“Hırsızlığa, yalana, talana,

Katilleri affedenlere,

Dini inançları sömürenlere,

Alevi-Kürt-Ermeni düşmanlığı yapanlara,

Yoksul halk çocuklarının ölümünden rant devşirenlere,

Kadın düşmanlarına,

Eğitimi ve çocuklarımızın geleceğini tarikatlara teslim edenlere,

Doğayı yağmalayanlara,

Siyasi, dini ve etnik linç kültürünü savunup, kendisi gibi olmayanları dışlayanlara,

Çocuk tecavüzcülerini savunanlara,

Kardeşi kardeşe kırdırıp oy peşinde koşan siyasetçilere karşı;

Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekliyoruz.

Çünkü biz;

Barış içinde, sevgiyle yaşayacağımız vatanımıza yani geleceğimize sahip çıkıyoruz..! Yaygınlaşan ultra milliyetçiliğe, siyasal İslamcılığa, Kürt, Alevi, mülteci düşmanlığına karşı toplumun direnen yarısına ve demokrasi kavgasına omuz vereceğiz.

Unutma 28 Mayıs’ta Türklerin, Kürtlerin, Alevilerin, Sünnilerin yani bu topraklarda varolmuş tüm halkların ve inançların, düşmanca değil dostça, nefret içinde değil sevgiyle bir arada yaşadığı bir ülke için oy kullanacağız..! Hızır aşkına ayağa kalkın. Haydi Canlar Kazanacağız.”

Paylaşın

Akşener: Kazanmaktan Başka Seçeneğimiz Yok

14 Mayıs’ta yapılan seçimlerin ardından ilk kez açıklamalarda bulunan İYİ Parti Lideri Akşener, “Saray’ın büyüyen gölgesinde kayıp mı olacağız, yoksa millet iradesini yeniden hakim mi kılacağız? Yandaşların rant düzenine yol mu vereceğiz, yoksa 85 milyon için zenginlik ve refahı mı seçeceğiz?” dedi ve ekledi:

“Ucube bir sistemin ilelebet devamına boyun mu eğeceğiz, yoksa Cumhuriyet’in yeni asrını hep birlikte mi müjdeleyeceğiz?”

Akşener, açıklamalarının devamında, “Ülkemizi devam eden bir yıkımın son halkasına mı bırakacağız, yoksa köprüden önce son çıkışla ülkemiz için yepyeni bir yolun önünü mü açacağız?

Hiç şüphem yok ki milletimiz, güç hırsından yolunu kaybetmiş bir kişinin ihtiraslarına teslim olmayacak. Bir büyük millet olarak istibdadın karşısında ‘Hürriyet’ diye haykıracağız.

İftirayla, yalanla, zulümle abad olacağını zanneden vesayetçilere, adaletsizlikten bıkmış, zulümden yılmış koskoca bir millet olarak gereken cevabı sandıkta vereceğiz. Önümüze kimler dikilirse dikilsin bizim kazanmaktan başka seçeneğimiz yoktur.” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 14 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nin ardından ilk kez açıklamalarda bulundu. Akşener’in açıklamalarında öne çıkanlar şöyle:

“Bir seçim geçirdik. Hem Meclis hem Cumhurbaşkanı seçimi şeklinde. Bu seçimde 14 Mayıs’a kadar ben ve arkadaşlarım 45 miting yaptık, 54 noktada çalışma yaptık. Bütün il ve ilçelerde arkadaşlarımız çalıştı.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun potansiyel seçmeni, sandığa gitmeyen, geçersiz oy atan ve Erdoğan’a oy vermeyen seçmen; Kılıçdaroğlu’na verilen oy düşüldükten sonra 12 milyon 416 bin 477 potansiyel seçmen var.

Bu seçim, 0-0 ile başlayan ve bir referandum haline dönmesi gereken bir seçim oluyor.

14 Mayıs’tan sonra İyi Parti olarak neler yaptık? Millet İttifakı liderleri ile sandık güvenliği başta olmak üzere ikinci tura yönelik görüşmeler yaptık ve sadece Sayın Kılıçdaroğlu’na çalışılacağı için merkezinin CHP olduğu, iletişim dilinin CHP tarafından organize edildiği, ortaya konulduğu bir çalışma gerçekleştirildi ve bir iletişim grubu, kampanya grubu kuruldu.

Bu grubun içinde, seçmenlerin oy kullanmasından sandıkların korunmasına kadar her konu için her partiden genel başkan yardımcıları yer aldı. Bizden Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Şenel Unat ve Buğra Kavuncu bu kampanya grubunda yer aldılar.

Kanaat önderi dediğimiz pek çok insan üzerinde etkili olan, kendi çevremizdeki pek çok insanla bire bir görüşmeler yaptım.

Partimizin yetkilisi konumunda olan tecrübeli arkadaşlarımız da benzer çalışmalar yaptılar.

81 ildeki tüm teşkilatlarımız, eski ve yeni vekillerimiz çarşamba günü akşamından itibaren saha çalışmasına başladılar. Önümüzdeki dokuz günlük süreçte de partimizin tüm kurumları sabah akşam demeksiniz sahada olacaklar.

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun 13. Cumhurbaşkanımız olarak seçilmesi için hepimiz en şiddetli şekilde, elimizden gelenin sonuna kadar çalışacağız.

Ben de bu süreç içerisinde, ilk turda tercihini Erdoğan’dan yana kullanan ya da Kılıçdaroğlu’ndan yana kullanmayan ama Erdoğan’a oy vermeyen vatandaşlarımızla birebir görüşmeler gerçekleştireceğim.

İstanbul’da yoğun bir saha çalışması programı olacak. Bu akşam İstanbul’a gidiyorum. Yarından itibaren bu programım başlıyor.

Bu tür ilçelerimizde önce görünür şekilde bir çalışma, arkasında hemşeri dernekleri, arkasından derin yoksulluğa dair daha önce başlattığım çalışmanın devamı olacak nitelikte ev toplantıları, ev ziyaretleri, yani kapı zili çalmak dahil olmak üzere mikro bazda bir çalışma yapacağım.

Meclis’in Cumhur İttifakı tarafından alınmış olması, Millet İttifakı’nın adayının mutlaka kazanması gerektiğini ortaya koyan bir seçim oldu.

Çünkü hem Millet İttifakı’nın yerine Sayın Erdoğan’ın kazanması halinde hem Meclis hem bu ucube sistemin seçtirdiği partili cumhurbaşkanlığı sistemi bir daha Türkiye’de tartışılamaz bir hale gelir. Dolayısıyla buna mutlaka mani olmalıyız.

Meclis, Cumhur İttifakı’nın bileşenlerinin olabilir ama daha da elzem halde Sayın Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı seçilmesi lazım ki bu ucube sistemin en azından denge ve denetleme mekanizmasının oluşabilmesi için.”

“Kazanmaktan başka seçeneğimiz yok”

Artık önümüzde iki seçenek var” diyen Akşener, sözlerinin devamında başta İyi Partililer olmak üzere, Sinan Oğan ve Muharrem İnce’ye oy veren vatandaşlar ile sandığa gitmeyen vatandaşlara seslenerek şunları kaydetti:

Saray’ın büyüyen gölgesinde kayıp mı olacağız, yoksa millet iradesini yeniden hakim mi kılacağız? Yandaşların rant düzenine yol mu vereceğiz, yoksa 85 milyon için zenginlik ve refahı mı seçeceğiz?

Ucube bir sistemin ilelebet devamına boyun mu eğeceğiz, yoksa Cumhuriyet’in yeni asrını hep birlikte mi müjdeleyeceğiz?

Ülkemizi devam eden bir yıkımın son halkasına mı bırakacağız, yoksa köprüden önce son çıkışla ülkemiz için yepyeni bir yolun önünü mü açacağız?

Hiç şüphem yok ki milletimiz, güç hırsından yolunu kaybetmiş bir kişinin ihtiraslarına teslim olmayacak. Bir büyük millet olarak istibdadın karşısında ‘Hürriyet’ diye haykıracağız.

İftirayla, yalanla, zulümle abad olacağını zanneden vesayetçilere, adaletsizlikten bıkmış, zulümden yılmış koskoca bir millet olarak gereken cevabı sandıkta vereceğiz. Önümüze kimler dikilirse dikilsin bizim kazanmaktan başka seçeneğimiz yoktur.”

Paylaşın