İmamoğlu, Erdoğan’a 2019’u Hatırlattı

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Erdoğan’a 2019 seçimini hatırlatarak, “2019’da bunlar seçimi kazandıktan sonra çaldılar dediler mi, dediler. Hırsız dediler mi, dediler. Sandık başındakilere terörist dediler mi? Dediler. Bir bakan ‘sandık başlarında 700 tane terörist tespit ettik’ dedi. Bu millet öyle bir demokrasi tokadı attı ki… Mİlletimizin vicdanı, adaleti büyüktür. Kul hakkı yediler, hesabını vermediler. Millet hesabını kesti” dedi.

Ekrem İmamoğlu, 17 bakanın İstanbul’da siyaset yaptığı vurgulayarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrı yaptı: Bir kişi daha var, yakında o da gelecek. Bekliyoruz vallahi, gel. 23 Haziran’da 806 bin kere nasıl misafir ettiyse şimdi daha büyük rakamla misafir edecek.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin başkan adayı Ekrem İmamoğlu, yerel seçimler kapsamında Pendik’teki mitingde yurttaşlara seslendi.

Mitingdeki bir yurttaşa seslenen Ekrem İmamoğlu, “Ağabeyim, İliç’teki acını paylaşıyoruz. İçimiz yanıyor, 9 canımız toprak altında. Doğamız tehdit altında ve bu konudaki sorumluların ağzında tek bir cümle yok. Sanki o dağ kendiliğinden aşağı gelmiş, can almış, doğayı perişan etmiş!” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, şöyle devam etti: “Ama ne devleti yönetenler, ne o dönem imza atan sayın Bakan (Murat Kurum), ne de diğerleri tek bir açıklama yok. Sanki izinler gökten indi. Böyle bir durumdayız, her işleri böyle! İliç halkı, hakkını helal etmeyecek o kötü imzaları atıp milletin canına mal olan süreci yaratanlara.”

“Onlar oy vermeyenlere hasımlık yapar, biz oy vermeyenlere hizmet yaparız” diyen İmamoğlu, şunları anlattı: “Aramızdaki fark bu. Önümüzdeki 5 yıl Pendik’te yapacağımız çok şey var. Onlar 2016’ta ihale yaptılar, kazma bile vurmadılar. Hani temel attık diyorlar ya ihale yaptılar, biz geldik Pendik-Kaynarca-Tuzla Metrosu’nu başlattık, Pendik-Kaynarca kısmını seneye açıyoruz.”

2019 seçimini hatırlatan İmamoğlu, “2019’da bunlar seçimi kazandıktan sonra çaldılar dediler mi, dediler. Hırsız dediler mi, dediler. Sandık başındakilere terörist dediler mi? Dediler. Bir bakan ‘sandık başlarında 700 tane terörist tespit ettik’ dedi. Bu millet öyle bir demokrasi tokadı attı ki… Mİlletimizin vicdanı, adaleti büyüktür. Kul hakkı yediler, hesabını vermediler. Millet hesabını kesti” ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a tepki gösteren İmamoğlu, “Savcı gibi her gün açıklama yapıyor Adalet Bakanı. Üzülüyorum onun haline” dedi.

17 bakanın İstanbul’da siyaset yaptığını vurgulayan İmamoğlu, şunları söyledi: “17 tane bakan İstanbul’da siyaset yapıyor. 17 bakan + 1 aday… 17+1, bir kişi daha var, yakında o da gelecek. Bekliyoruz vallahi, gel. Bekliyoruz, bu İstanbullu misafir ağırlamayı sever mi? 23 Haziran’da 806 bin kere nasıl misafir ettiyse şimdi daha büyük rakamla misafir edecek.”

Kanal İstanbul projesi ile ilgili de measj veren İmamoğlu, “Biz 10 yılda 50 yıllık iş yaparız. Bunları o kibrini, kumpaslarını, yalanlarını, rantçılığını, Kanal aşkını tarihe gömeceğiz” diye konuştu.

“Bu partiler ötesi bir seçimdir”

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Eminönü Meydanı Çevre Düzenlemesi açılışına da katıldı. Burada açıklamalarda bulunan İmamoğlu, “Onlar anladılar ki biz bu adamla ve ekibiyle boy ölçüşemeyeceğiz. Belediyecilikte bunlarla yarışamayacağız. Er meydanından kaçtılar. Ne yapmaya çalışıyorlar? Kumpas meydanına çekmeye çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, şöyle devam etti: “12 günde ne yapacaklar? Ekrem’i nasıl alabora ederiz, nasıl kumpaslar yaparız, mektup mu yazdırırız, yeni montajlar mı yaptırırız? İsterseniz Hollywood’da film çevirin bu milleti aldatamazsınız.”

31 Mart yerel seçimi için mesaj veren İmamoğlu, “Oyumuzu ve gücümüzü birleştirmeye hazır mıyız? İstanbul’un en güçlü buluşması 31 Mart’ta sandıkta. İstanbul’un zaferi için birleşmeye hazır mıyız? Bu partiler ötesi bir seçimdir. İstanbul’un ittifakını kurmaya hazır mıyız?” diye konuştu.

(Kaynak: Birgün)

Paylaşın

Ekonomik Krizin Faturası Dönüp Dolaşıp Vatandaşa Kesiliyor

Seçimlerden sonra TBMM’ye vergi torbası gelmesi bekleniyor.  Bu yıl devletin almaktan vazgeçeceği vergi ve gelirlerin toplamı 947 milyar lirayı aşıyor. Bu kaynağın yarısının toplanmasına karar verilmesi halinde vatandaşın cebinden yaklaşık 500 milyar lira çıkması ve devletin kasasına girmesi öngörülüyor.

Ayrıca yüzde 20’nin altında kalan ürün ve hizmetlerin KDV oranları ile ÖTV’de yapılacak artışların da etkisiyle seçimlerden sonra vatandaşın üzerine yeni zamlar yağması bekleniyor. Çünkü alınmayan KDV’ler alınmaya başladığında ya da yüzde 1 ile 10 uygulanan mal ve hizmetlerin KDV’si arttırıldığında, fatura dönüp dolaşıp nihai tüketiciye, yani vatandaşa çıkıyor.

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre; İktidarın bütçe giderlerini karşılayabilmek için seçimlerden sonra Katma Değer Vergisi (KDV) ve Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) başta olmak üzere birçok vergide değişikliğe gideceği ifade edildi. Ayrıca devletin almaktan vazgeçtiği ya da iade ettiği vergi ve gelirlerin bir kısmının da tahsilatına başlanacağı belirtildi.

Tüm bunlar için seçimlerden sonra TBMM’ye vergi torbası gelmesi bekleniyor.  Bu yıl devletin almaktan vazgeçeceği vergi ve gelirlerin toplamı 947 milyar lirayı aşıyor. Bu kaynağın yarısının toplanmasına karar verilmesi halinde vatandaşın cebinden yaklaşık 500 milyar lira çıkması ve devletin kasasına girmesi öngörülüyor.

“Fatura dönüp dolaşıp vatandaşa çıkıyor”

Ayrıca yüzde 20’nin altında kalan ürün ve hizmetlerin KDV oranları ile ÖTV’de yapılacak artışların da etkisiyle seçimlerden sonra vatandaşın üzerine yeni zamlar yağması bekleniyor. Çünkü alınmayan KDV’ler alınmaya başladığında ya da yüzde 1 ile 10 uygulanan mal ve hizmetlerin KDV’si arttırıldığında, fatura dönüp dolaşıp nihai tüketiciye, yani vatandaşa çıkıyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, muafiyet ve istisna sağlanan vergi ve gelirleri incelemeye aldıklarını, muafiyet ile istisnaların bir bölümünü kaldıracaklarını söyledi. Bu yıl devletin ret ve iade edeceği 947 milyar liranın 928 milyar lirasını vergiler, vergilerin de 844 milyarını KDV oluşturuyor.

Altın, gümüş, platin arama faaliyetleri ile külçe altın ve gümüş ile elmas ve pırlanta gibi kıymetli taşların ithali ve borsada el değiştirmesinden KDV alınmıyor. Liman ve havaalanı yapanlarla dini tesis yapanlar, bağışlayanlar da KDV’den muaf. Daha yüzlerce muafiyet alanı bulunuyor.

Türkiye’de KDV’de muafiyet ve istisnalar dışında yüzde 1, yüzde 10 ve yüzde 20’lik oranlar uygulanıyor. İktidarın, temel gıda maddelerinden oluşan yüzde 1’lik gruptaki bazı ürünlerin KDV’sini yüzde 10’a, yüzde 10 olan giyim, atık su, köprü ve otoyol geçiş ücretleri gibi bazı mal ve hizmetlerin KDV’sini de yüzde 20’ye çıkarması bekleniyor.

Ayrıca düşük oranlı ÖTV mal ve hizmetlerde oran artışı da beklenen önlemler arasında yer alıyor. ÖTV ve KDV artışıyla vatandaşın vergi yükünün daha da ağırlaşması bekleniyor.

Paylaşın

CHP: Türkiye İttifakı Söylemimiz Halkta Karşılık Buldu

Yerel seçimlere ilişkin konuşan CHP’li kurmaylar, “Türkiye ittifakı söylemimiz halkta karşılık buluyor. İnsanların da ilgisini çekiyoruz. Bunu da adaylarımız sağlıyor. Bu adaylarla CHP topluma ‘Ben geniş bir yelpazenin siyasi partisiyim’ mesajını veriyor” değerlendirmesini yaptı.

CHP’li kurmaylar, Bahçeli’nin Erdoğan’a “Ayrılamazsın” demesine ilişkin ise “Tekleşmiş bir parti gibiler. Bu birliktelikte Bahçeli biraz daha başat bir rol izliyor ve AKP’yi biraz kendisine benzetiyor. Bundan kaynaklı da AKP’deki oy erimesi devam ediyor. Bunların bir kısmını MHP, bir kısmını YRP alıyor” dediler.

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere kısa süre kalmışken, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kurmayları Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal‘a değerlendirmede bulundu.

Partililer, “AKP ve MHP önceki seçimde 30 yerde işbirliği yapıyorlardı. Şimdi 59 ilde ortak adayla çıkıyorlar. Bunların hepsi de CHP’nin önceki dönem kazandığı ya da yeni dönemde kazanma ihtimalinin yüksek olduğu iller” dedi.

Buna karşın CHP’nin daha fazla il kazanma ihtimali olduğunu söyleyen kurmaylar, “Bizim Türkiye ittifakı söylemimiz de halkta karşılık buluyor. İnsanların da ilgisini çekiyoruz. Bunu da adaylarımız sağlıyor. Bu adaylarla CHP topluma ‘Ben geniş bir yelpazenin siyasi partisiyim’ mesajını veriyor” değerlendirmesini yaptı.

Bahçeli’nin “ayrılamazsın” çağrısı

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “ayrılamazsın” demesini de yorumlayan CHP’liler, “Tekleşmiş bir parti gibiler. Bu birliktelikte Bahçeli biraz daha başat bir rol izliyor ve AKP’yi biraz kendisine benzetiyor. Bundan kaynaklı da AKP’deki oy erimesi devam ediyor. Bunların bir kısmını MHP, bir kısmını YRP alıyor” dedi.

“Artık AKP ve MHP birbirlerine tutunarak siyasette bir güç oluşturabiliyor” diyen kurmaylar, “Bu nedenle Bahçeli, Erdoğan’ın devam etmesini istiyor. Erdoğan da Bahçeli’nin genel başkanlığını sürdürmesini sağlıyor” ifadelerini kullandı.

Gökhan Zan’ın adaylığı

Öte yandan Hatay’da TİP’in Gökhan Zan’ın adaylığını çekmesinin seçimleri etkileyeceğini söyleyen kurmaylar, “Lütfü Savaş’a sahada bir ilgi var. Seçimi kazanma ihtimali aday olduğu güne göre yükseldi” dedi.

Paylaşın

BTI Endeksi: Türkiye ‘Ilımlı Otokrasi’ Kategorisinde

2024 Dönüşüm Endeksi’ne (BTI) göre, kötü yönetilen ve demokrasinin gerilediği ülkeler arasında Türkiye de yer alıyor. Raporda, Belarus ve Rusya ile birlikte “otokrasinin kök saldığı” ülke olarak tanımlanan Türkiye’nin “Kutuplaştırıcı ve otoriter bir liderlik tarzına sahip aktör tarafından yönetilmekte olduğu” aktarılıyor.

Türkiye, 10 üzerinden 4,23 puanla “Ilımlı otokrasi” kategorisinde, Singapur, El Salvador, Papua Yeni Gine, Tunus, Tanzanya, Togo, Gabon, Cezayir, Uganda, Angola ve Irak gibi ülkelerin de gerisinde yer alıyor. Raporda, El Salvador, Guatemala, Mozambik, Nikaragua, Tayland ve Uganda’da olduğu gibi Türkiye’de de en önemli demokratik kurumların erozyona uğramasının otokratik yönetimlerin inşasını kolaylaştırdığı kaydediliyor.

Bertelsmann Vakfı’nın bugün yayımladığı 2024 Dönüşüm Endeksi (BTI), demokrasinin dünya genelinde zemin kaybetmeye devam ettiğini, kötü yönetilen devletlerin sayısında da daha önce görülmemiş bir artış olduğunu ortaya koydu. “Ilımlı otokrasi” olarak sınıflandırılan Türkiye’nin de kötü yönetilen ülkeler arasında yer aldığına işaret edilen raporda, dikkat çekici saptamalara yer verildi.

137 gelişmekte olan ülkede demokrasinin durumunu, ekonomik kalkınma ve yönetişim performansını mercek altına alan BTI Endeksi, karamsar bir tablo ortaya koydu. Rapora göre son iki yılda demokratik olarak nitelendirilebilecek ülkelerin sayısı azaldı, otokrasiler ise zemin kazandı. 63 ülkenin demokratik ilkelere bağlı kaldığı, buna karşın 74 ülkenin otoriter bir yönetimin pençesi altında olduğu belirtildi.

“Daha az demokrasi, daha az başarı” ifadelerine yer verilen raporda devletlerin yönetişim performansının da “dip seviyeye” gerilediğine, bu gelişmelerin “kasvetli bir küresel tablo ortaya koyduğuna” vurgu yapıldı.

Kötü yönetişimin demokratik kurumlara güvenin erozyona uğramasına yol açtığına, demokratik ve piyasa odaklı reformları savunanların artan oranda dışlandığına, yürütmenin hesap verebilirliğinin zayıfladığına, hükümet politikalarının eleştirilmesinin de giderek zorlaştığına dikkat çekildi.

“Görevi kötüye kullanma, yolsuzluk ve kötü yönetim vakaları çoğu zaman cezalandırılmayarak cezasızlık kültürü sürekli kılınıyor” tespitine yer verilen raporda, hükümetlerin uzun vadede sürdürülebilir ve sosyal açıdan kapsayıcı ekonomi politikaları benimsemek yerine “yozlaşmış bir patronaj sistemini sürdürmeye yöneldikleri,” kayırmacılık ve yolsuzluğun güçlendiği aktarıldı.

Türkiye, otokrasinin kök saldığı ülkelerden biri

BTI Endeksi’ne göre kötü yönetilen ve demokrasinin gerilediği ülkeler arasında Türkiye de yer alıyor. Raporda Belarus ve Rusya ile birlikte “otokrasinin kök saldığı” ülke olarak tanımlanan Türkiye’nin “Kutuplaştırıcı ve otoriter bir liderlik tarzına sahip aktör tarafından yönetilmekte olduğu” aktarılıyor.

Türkiye, 10 üzerinden 4,23 puanla “Ilımlı otokrasi” kategorisinde, Singapur, El Salvador, Papua Yeni Gine, Tunus, Tanzanya, Togo, Gabon, Cezayir, Uganda, Angola ve Irak gibi ülkelerin de gerisinde yer alıyor. Raporda, El Salvador, Guatemala, Mozambik, Nikaragua, Tayland ve Uganda’da olduğu gibi Türkiye’de de en önemli demokratik kurumların erozyona uğramasının otokratik yönetimlerin inşasını kolaylaştırdığı kaydediliyor.

Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bu ülkelerde reformları önceliklendirme ve hayata geçirme yetkinliği ve iradesinin azaldığı, hükümetlerin ders çıkarma kapasitesinin de gerilediği belirtilirken, “Bu örnekler, politikalar tartışılmadığında, siyasi karar alma süreçlerinin daha az bilgiye dayandığını, daha az verimli olduğunu, nihayetinde de yön vermekten yoksun hale geldiğini göstermekte” görüşü aktarılıyor.

BTI Endeksi’ne göre hukuk devleti alanındaki en sert gerileme Türkiye ve Macaristan’da yaşandı. Raporda, Anayasa değişiklikleri ile Türkiye’yi parlamenter sistemden “cumhurbaşkanlığı cumhuriyetine” dönüştüren Erdoğan’ın bu yolla otoritesini daha da sağlamlaştırdığına vurgu yapılıyor.

Erdoğan’ın yasama, yargı, ordu ve medyayı kontrol ettiğinin altı çizilirken, Türkiye’de yolsuzluğun yaygın olduğuna işaret edilerek, “Hükümet, özellikle de kendi saflarından veya ilişkili iş çevrelerinden kişiler bu işe bulaşmışsa, ihtiyatlı davranmakta” gözlemi aktarılıyor.

BTI Endeksi’nin ekonomik dönüşüm verileri de Türkiye’nin son iki yılda bu alanda gerilediğine işaret ediyor. Türkiye’nin iki yıl önceki raporda 6,1 olan puanı, 5,68’e geriledi.

Raporda, ülkelerin ekonomide Covid-19 salgını ve Rusya’nın Ukrayna savaşı nedeniyle karşı karşıya kaldıkları sınamalara nasıl yanıt verdikleri de mercek altına alındı. Sınamalara verilen yanıtlarda hükümetlerin sergilediği esnekliğin ve öğrenme kabiliyetinin büyük önem taşıdığına vurgu yapıldı. İncelenen 137 ülkeden 88’inde sıkı para politikası izlendiği ve ülkelerin büyük bir bölümünün de enflasyonist eğilimlere karşı esnek ve uyum gösterecek hamlelerle yanıt verdiği aktarılırken, “Olumsuz istisnalar arasında ise Laos, Lübnan ve Türkiye yer aldı” denildi.

Türkiye’de enflasyon oranlarının üç haneli rakamlara kadar çıktığına dikkat çekilen raporda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın karar alıcılarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atandıklarına ve onun talimatlarını uyguladıklarına dikkat çekilerek şunlar kaydedildi:

“Hatta Erdoğan’ın talimatları uygulayan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, enflasyonist eğilimlere rağmen yatırımları teşvik etmek için 2021 yılında faiz oranını düşürdü. Bunun ulusal para biriminde yol açtığı hızlı değer kaybı 2022 yılında yüksek enflasyon oranlarını beraberinde getirdi. Bu da ülkede ağır sosyal maliyetlere yol açarken, uluslararası alanda da Türkiye’ye duyulan güvenin önemli ölçüde kaybedilmesine yol açtı.”

BTI Endeksi’ne göre Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 53 ülke iyi yönetişimden yoksun ve bu ülkelerde oydaşma erozyona uğradı. 10 üzerinden 3,75 puan ile Türkiye iyi yönetilmeyen ülkeler arasında yer aldı.

Oydaşma sağlama kapasitesindeki eksikliğin, yönetişim performansında gerilemeye yol açan etkenler arasında yer aldığına dikkat çekilen raporda, “Özellikle ülke içindeki gerilimleri azaltma ve uluslararası alanda iş birliği yapma konusundaki isteksizlik alarm verici” ifadelerine yer verildi.

Raporda ayrıca Türkiye örneğinin, “kişiye bağlı, dar yönetim anlayışının, sistemik sorunlara ve yanlış ekonomi politikalarına yol açabileceğini gösterdiği” de vurgulandı.

Almanya’nın saygın düşünce kuruluşlarından Bertelsmann Vakfı, Dönüşüm Endeksi’ni 2006 yılından bu yana, iki yılda bir yayımlıyor. Rapor, gelişmekte olan 137 ülke hakkında 5 bin sayfayı aşan kapsamlı ülke raporları ışığında, 120’den fazla ülkeden yaklaşık 300 uzmanın katkısıyla kaleme alınıyor. 2024 BTI raporu, 1 Şubat 2021 ile 31 Ocak 2023 tarihleri arasındaki dönemde yaşanan gelişmeleri kapsıyor.

Paylaşın

Karamollaoğlu’ndan Erdoğan’a İsrail Çağrısı: Tweet Atma, Ticareti Kes

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından, 29 Ocak 2009 tarihinde İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’ndaki ‘one minute (bir dakika)’ çıkışını da hatırlan bir mesaj paylaştı.

Haber Merkezi / Erdoğan, mesajında şu ifadeleri kullandı: “Ülkemizde kimileri Filistin, Gazze, Ramallah diye yerlerin varlığından ilk kez 7 Ekim’de haberdar olmuş olabilir. Bazı çevreler Filistin halkının hak ve adalet mücadelesini ilk kez 7 Ekim’de duymuş da olabilir. Ama biz bu mücadeleye ömrümüzü adadık.

Türkiye, Irak-İran savaşında nasıl komşularına kucak açtıysa… Suriye’deki zulümden kaçan muhacirlere nasıl ensar olduysa… Kafkasya’dan Kırım’a nasıl hiçbir kardeşine sırtını dönmediyse… Bugün de tüm imkânlarıyla Gazzeli kardeşlerine sahip çıkmaktadır. Bu gerçeği hiçbir iftira değiştiremez; yalanlar, çarpıtmalar bu hakikatin üstünü asla örtemez. Filistinli yiğitlere terörist iftirası atanların listesinden Meclise girenler ile bu zihniyetle aynı çizgide buluşanların bize söyleyecek sözü olamaz.

Dünyada hiçbir siyasetçinin yapmaya cesaret edemeyeceği dik duruşu, bundan 15 sene önce one minute diyerek açıkça ortaya koyduk. Dün nasıl zalimlerin karşısında, mazlumların yanında yer aldıysak bugün de aynı yerdeyiz, aynı vakur tavrımızı muhafaza ediyoruz. İnşallah bundan sonra da bu duruşumuzdan geri adım atmayacağız.”

“Tweet atma, ticareti kes”

Erdoğan’ın bu uzun mesajını alıntılayan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 4 kelimelik yanıt verdi: “Tweet atma, ticareti kes.”

Gazze’de can kaybı 31 bin 726’ya yükseldi

Öte yandan Gazze’de İsrail saldırılarında can kaybı son 24 saatte 81 artarak 31 bin 726’ya yükseldi. İsrail saldırılarında yaralı sayısı ise 73 bin 792’ye ulaştı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Paylaşın

İmamoğlu, Metro Hattı Açılışında Konuştu: Çıldırıyorlar

Ataköy – İkitelli metro hattı açılışında konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “2015 yılında bu hattın ihalesini yapan bizden önceki İBB yönetimine de teşekkür ediyorum. Ataköy – İkitelli metro hattını bizden önce başlatan insanların yaptığını da önemsiyorum ancak süreci doğru yönetemediler” dedi ve ekledi:

“Bu hattaki çalışmalar kısmen durduruldu. 2019 göreve geldiğimizde 10 metro hattın da çalışmalar durdurulmuştu. Bunlar finansman, mühendislik ve tasarım sorunları çözülmeden alelacele başlanmış projeler olduğu için yürütülemedi. Kimilerinin aylarca yıllarca durdurulmuş olması dünya tarihine geçecek bir skandaldır. Bizden önce 25 yılda yapılan 122 km metro hattının yarısından fazlasını 5 yılda yaptık. 5 yılda 25 yıla bedel iş yaptık, bunun için çıldırıyorlar.”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin başkan adayı Ekrem İmamoğlu, Ataköy – İkitelli metro hattı açılışında konuştu. İmamoğlu’nun konuşmasından önce çıkan başlıklar şu şekilde:

“18 Mart Çanakkale Zaferi gününde Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere aziz şehit ve gazilerimizi saygı ve rahmetle anıyorum. Kurtuluş Savaşı’nın üzerinde yükselen Cumhuriyetimizin hedeflerinden birisi de çok çalışmak ve hep birlikte ülkeyi demir ağlarla örmekti. 10. Yıl Marşı’nda hep beraber söyleriz.

Demiryollarının gelişimi cumhuriyetin kuruluşunda bize büyük güç katmıştır. Bugün de yeraltını demir ağlarla örmek hedefiyle çalışıyoruz. Bu hedef doğrultusunda önemli bir sınavı çok başarıyla tamamladık. 5 yılda 65 kilometre metroyu 62 istasyonu bütün çalışma arkadaşlarımla birlikte kazandırdık. Bu tarihi rekoru Cumhuriyetimize ve Atatürk’e layık yöneticiler olabilmemizin bir yolu olarak görüyorum.

Tekrar ifade edeyim emeği geçen herkese çalışma arkadaşlarıma mühendislerimize, yüklenici firmamıza, müşavirlerimize, yer altında günlerce aylarca emek saf eden binlerce emekçi dostuma teşekkür ediyorum. 2015 yılında bu hattın ihalesini yapan bizden önceki İBB yönetimine de teşekkür ediyorum. Ataköy – İkitelli metro hattını bizden önce başlatan insanların yaptığını da önemsiyorum ancak süreci doğru yönetemediler.

Bu hattaki çalışmalar kısmen durduruldu. 2019 göreve geldiğimizde 10 metro hattın da çalışmalar durdurulmuştu. Bunlar finansman, mühendislik ve tasarım sorunları çözülmeden alelacele başlanmış projeler olduğu için yürütülemedi. Kimilerinin aylarca yıllarca durdurulmuş olması dünya tarihine geçecek bir skandaldır. Bizden önce 25 yılda yapılan 122 km metro hattının yarısından fazlasını 5 yılda yaptık. 5 yılda 25 yıla bedel iş yaptık, bunun için çıldırıyorlar.

“Bu siyaset anlayışı 31 Mart’ta tarihe gömülecek”

8 kilometre yalanını atanlar hadlerini bilecek özür dileyecekler. 65 kilometre metroyu inşa etmek için yeraltında yer üstünde ter döken emekçilerden, yüklenicilerinden onlardan özür dileyecekler. Yeni açtığımız 62 istasyonu kullanan bu şehrin İnsanlarından İstanbullulardan özür dileyecekler. Ama bakın söyleyeyim.

Bunlar özür dilemez, yalanları iftiraları açığa çıkınca şöyle diyorlar “Siyaseten söylenmiş sözler” derler geçerler. Hatırlıyorsunuz, İstanbul seçimini iptal ettiler demedikleri lafı bırakmadılar, Yalancı dediler, hırsız dediler terörist dediler. Ondan sonra da “siyaseten söyledik” dediler. Allah aşkına birine siyaseten yalancı, hırsız, terörist denir mi? İstanbul bu siyaset anlayışını ne yapacak biliyor musunuz, 31 Mart’ta tarihe gömecek.”

Paylaşın

Yeniden Refah’tan Erdoğan’a Yanıt: Eleştiriyi Üzerimize Almıyoruz

YRP Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın isim vermeden YRP’yi eleştirmesine ilişkin, “Biz bunları üzerimize alınmadık. Ve dedik ki; öznesi doğrudan belirtilmemiş herhangi bir cümleyi ya da sert eleştiriyi üzerimize almıyoruz” dedi ve ekledi:

“Biz yolumuza bakacağız. Sonuçta adaylarımız kamuoyundan teveccüh görürlerse kazanırlar, görmezlerse kazanamazlar. Şanlıurfa’da, Elazığ’da ya da başka illerde ya da ilçelerde Yeniden Refah Partili adaylar toplumdan teveccüh görürse bu diğer partilerin doğru aday tespiti yapamadıklarının da göstergesi olarak görülecektir. Herhangi bir il ya da ilçedeki adayımız teveccüh görüyor diye, kazanma potasına girdi diye, potansiyel oluşturdu diye bundan rahatsızlık duyacak halimiz yok. Ama temelde iktidarla kavgalı olalım, didişelim, itişelim, kakışalım, siyasetin dilini sertleştirelim gibi bir yaklaşım içinde de değiliz.”

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkan Yardımcısı ve YRP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Suat Kılıç, T24’ten Cansu Çamlıbel’in sorularını yanıtladı.

Suat Kılıç, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ne ilişkin yaptığı değerlendirmede yüzde 50+1 modelinin sürdürülmesinin zorluğuna dikkat çekerek “İktidar tarafında da konuşulduğu gibi bu model ‘40+1’ şeklinde de uygulanabilir. Bu takdirde her siyasi partinin kendi başına ‘40+1’e ulaşma olasılığı daha kuvvetli olur. Böylece de partiler diğer partilerin içinde erimemiş olur. Zorunlu ittifaklar ortadan kalkmış olur. Tabii başkanlık modelini ilkesel olarak benimsiyor olmakla birlikte kuvvetler ayrılığının da takviye edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Denge ve denetim mekanizmalarının bugün olduğundan daha etkili çalışması gerektiğini düşünüyoruz. Yargının bağımsızlığını hiçbir şekilde yitirmemesi lazım” ifadelerini kullandı.

Kılıç, iktidarın gündeminde olan yeni anayasa çalışmalarına ilişkin ise net bir açıklamada bulunmadı. “Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay arasındaki çatışma, bir yetki çatışmasına dönüşmek üzere” diyen Kılıç, “Bu çatışmanın gitmesi, yoruma mahal bırakılmaması için bir anayasa değişikliği yapılması gerekiyor. Bu anayasa değişikliğinin ivedi yapılması lazım” ifadelerini kullandı.

Kılıç, şunları söyledi: “Bir anayasa değişikliği teklifi var mı ortada? Varsa bilelim. Görmediğin anayasa değişikliği teklifine ‘evet’ ya da ‘hayır’ nasıl diyebilirsiniz? CHP’den gelecek bir anayasa değişikliği teklifine de ‘evet’ denilebilir. AK Parti’den gelecek bir anayasa değişikliği teklifine de ‘evet’ denilebilir. Önemli olan içinde ne olduğu.”

Kılıç, Erdoğan’ın dördüncü kez seçilmesinin önünü açacak bir düzenlemeye ilişkin sorulan bir soruya ise “Böyle bir teklife hiçbir muhalefet partisi ‘evet’ demeyecektir” yanıtını verdi.

Kılıç, “Mecliste belli bir çoğunlukları var ama anayasa değiştirecek çoğunlukları yok. Sistematik bir sorun varsa bununla ilgili bir anayasa değişikliği teklifine dahil oluruz. Yoksa Cumhurbaşkanı’na bir dönem daha seçilme hakkı getirecek bir anayasa değişikliği teklifi AK Parti’nin gündeminde yok ki bizim gündemimizde olsun. AK Parti böyle bir değişiklik teklifi getireceğini söyledi de ben mi duymadım acaba? Hiç gündemde olmayan bir şey. Bekir Bozdağ’ınki sadece bir yorum; meclis erken seçim kararı alırsa Cumhurbaşkanı da yeniden seçilme hakkına sahip olur. Bu bir yorum” ifadelerini kullandı.

“Eleştiriyi üzerimize almıyoruz”

YRP’li Suat Kılıç, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın isim vermeden YRP’yi eleştirmesine ilişkin ise “Biz bunları üzerimize alınmadık. Ve dedik ki; öznesi doğrudan belirtilmemiş herhangi bir cümleyi ya da sert eleştiriyi üzerimize almıyoruz” yanıtını verdi.

Kılıç şunları söyledi: “Biz yolumuza bakacağız. Sonuçta adaylarımız kamuoyundan teveccüh görürlerse kazanırlar, görmezlerse kazanamazlar. Şanlıurfa’da, Elazığ’da ya da başka illerde ya da ilçelerde Yeniden Refah Partili adaylar toplumdan teveccüh görürse bu diğer partilerin doğru aday tespiti yapamadıklarının da göstergesi olarak görülecektir. Herhangi bir il ya da ilçedeki adayımız teveccüh görüyor diye, kazanma potasına girdi diye, potansiyel oluşturdu diye bundan rahatsızlık duyacak halimiz yok. Ama temelde iktidarla kavgalı olalım, didişelim, itişelim, kakışalım, siyasetin dilini sertleştirelim gibi bir yaklaşım içinde de değiliz.”

Söyleşinin tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

AK Parti’de İstanbul Hareketliliği: ‘Rantçı Ekip’ Kaybettirecek

31 Mart’ta yapılacak seçimlere sayılı günler kalırken, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) kulisleri, Erdoğan’ın mutlaka alınmasını istediği İstanbul için hareketlendi.

Anketleri değerlendiren parti kurmayları, AK Parti ve MHP’nin ana omurgasını oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın ortak adayı Murat Kurum’un istenen çıkışı yapamadığını belirtiyor.

Parti içinde İstanbul seçimini kazanmak için hazırlanmış farklı stratejilerin olduğu, gelişmelere göre bunların devreye sokulacağı ifade ediliyor.

Cumhuriyet’ten Nagihan Yılkın’ın aktardığına göre; Son haftanın kritik olduğunu söyleyen AK Partililer, cemaatler, STK’ler ve hemşeri derneklerini yakın takibe aldı.

İl örgütü ve genel merkezin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “mutlaka sahada görmek” istediği, Murat Kurum’un ısrarla bunun kendisine zarar vereceği düşüncesinde olduğu ileri sürüldü.

Bazı kurmaylar, 2019 yılında seçimi “rant ekibi” olarak niteledikleri “reisçi ekibin” kaybettirdiği düşüncesinde. Aynı ekibin yine devrede olduğunu belirten AK Partililer, “Bu ekibin ‘her türlü işe’ imza atarak 31 Mart akşamı da seçimi kaybettirebileceğini” değerlendiriyor.

AK Partili kurmayları kaygılandıran bir diğer unsur ise İstanbul’daki Karadenizlilerin, Trabzonlu olan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’dan yana tavır alacak olması.

Paylaşın

Ali Yerlikaya Açıkladı: Üç Suç Örgütü Çökertildi

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, üç ayrı organize suç örgütünün çökertildiğini duyurdu. Yerlikaya, operasyonlarda elebaşlarının da içerisinde bulunduğu 22 suç örgütü şüphelisinin yakalandığını belirtti.

Haber Merkezi / İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabı üzerinden ‘Mahzen-12’ operasyonu hakkında bilgilendirme paylaşımında bulundu. Ali Yerlikaya, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

Van, Gaziantep ve Kırklareli merkezli 4 ilde eş zamanlı olarak Jandarma tarafından düzenlenen “Mahzen-12″ operasyonlarında; Van’da Seyithan Durdu’nun (Düzensiz göçmen Kaçakçısı Organize Suç Örgütü), Gaziantep’te Abdulmuttalip Kurtoğlu’nun (Nitelikli Dolandırıcı Organize Suç Örgütü), Kırklareli’nde Doğan Sabuncu’nun (Nitelikli Dolandırıcı Organize Suç Örgütü) elebaşılığını yaptığı 3 ayrı Organize Suç Örgütü çökertildi.

Operasyonlarda elebaşlarının da içerisinde bulunduğu organize suç örgütü üyesi 22 şüpheli yakalandı.

Van: Van, Saray Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Van İl Jandarma Komutanlığınca yapılan çalışmalar sonucu; İran üzerinden gelen düzensiz göçmenleri yasa dışı yollardan ülkemize geçişini sağlamaya çalışarak Göçmen Kaçakçılığı suçunu örgütlü olarak işledikleri tespit edilen organize suç örgütü üyesi 7 şüpheli yakalandı.

Gaziantep: Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Gaziantep İl Jandarma Komutanlığınca yapılan çalışmalar sonucu; Gaziantep ve Adana’da eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarda; İnternet üzerinden araç satış ilanı vererek, kendileri ile iletişime geçen vatandaşlardan para toplamak suretiyle Bilişim sistemlerini kullanarak nitelikli dolandırıcılık suçunu örgütlü olarak işleyen organize suç örgütü üyesi 10 şüpheli yakalandı.

Kırklareli: Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Kırklareli İl Jandarma Komutanlığınca yapılan çalışmalar sonucu; Kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtarak Nitelikli Dolandırıcılık suçunu örgütlü olarak işledikleri tespit edilen organize suç örgütü üyesi 5 şüpheli yakalandı.

Operasyonlar sonucu: Çok sayıda dijital materyale, suçtan elde edildiği değerlendirilen çok miktarda altın, döviz ve Türk Lirasına el konuldu.”

Paylaşın

Özel’den Erdoğan’a: Kimseyi Sana Ezdirmeyiz

Staj ve çıraklık mağdurlarının Erdoğan’ın Konya’daki mitinginde gözaltına alınmasına ilişkin konuşan Özel, “Staj mağdurları var. Geçmişte staj yapmış, çıraklık yapmış, ödemiş ama sayılmamış. EYT çıkmış emekli olamamış. İş ver çalışayım, iş yok. Bırak emekli olayım, geçmişteki stajını saymıyor. Onların meselesinin sonuna kadar arkasındayız. Yıllarca söyledik, taşerona kadro getirdik, ama dışarıda bırakılanlar var. KİT işçileri var BİT işçileri var, mağdurlar var. Hepsinin sesi olmaya, hepsine sahip çıkmaya sonuna kadar devam edeceğiz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Ayrıca ister emekli olsun ister çalışan, ister memur olsun ister işsiz kalan. Kim olursa olsun bugün iktidar onları değil, zenginleri düşünüyor. Garibanları değil, kodamanları düşünüyor. Güvencesizleri değil, limitsiz parası olanları, sınırsız parası olanları, süper zenginleri düşünüyor ve sizleri, halkımızı ezmek istiyor. Buradan, Ceyhan’dan bir kez daha söylüyorum ki, kimseyi sana ezdirmeyiz. Sol, sosyal demokrat bir parti olarak, herkese sahip çıkacağız. Kimseyi ezdirmeyiz. Karıncanın kardeşi var, onun da adı Cumhuriyet Halk Partisidir.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçimler kapsamında partisinin Adana’nın Ceyhan ilçesinde düzenlediği halk buluşmasında konuştu. Özel, konuşmasında şunları söyledi:

“Bugün Osmaniye’deydim. Sabahın 10’u, Düziçi meydan dolu. Ramazan, mübarek gün meydan dolu. Düziçi’nden Osmaniye’ye geçtik, saat 11 meydan dolu. Bugün Ceyhan’a geleceğiz, Ramazandır, pazardır, saat erkendir dediler. Dedim ki siz Adana’yı bilmiyorsunuz, siz Ceyhan’ı bilmiyorsunuz. Tayyip Bey’e not veriyorlar 25 bin kişi var, bakıyor 5’le çarpıp söylüyor. Tayyip Bey çarpım defterine güvenme, meydanlara güven meydanlara. Emeklilerin durumu bu kadar kötü değildi. Tayyip Bey geldiğinde en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücretti.

Tayyip Bey hiç karışmasa, hiç ilişmese, düzeninizi hiç bozmasa bir buçuk asgari ücret bugün 17 bin liradan 26 bin lira yapar. Geldi emekliyi enflasyona ezdirmeyeceğim dedi ama bütün hesabı TÜİK’e göre yaptı. TÜİK ne demek? Tayyip’i Üzmeyen İstatistik Kurumu. TÜİK Tayyip Bey’i üzmüyor ama emekliyi üzüyor. Gerçek enflasyon yüzde 120, TÜİK 68 hesaplıyor. İşin kötüsü bu sene TÜİK 68 demesine rağmen Tayyip Bey son zamda 7 bin 500’ü 10 bin yaptı. Yüzde 33 emekliye yeter dedi, emekliyi perişan etti. Türkiye’de her hesap şaşar. Bir hesap şaşmaz. Altın hesabı şaşmaz. 3 Kasım 2002’de en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün, en düşük emekli maaşı 10 bin lira. Git sarrafa 2 buçuk çeyrek altın alamıyorsun.

Şimdi bir emekli, cebinde bir çeyrek altın olsa, yürürken eve varsa baksa ki kaybetmiş döner gider arar değil mi? Bütün Adana’yı bütün Ceyhan’ı gezer. Yahu değerli büyüklerim; bir emekli değil her emekli, bir sefer değil her ay, bir çeyrek altın değil, 5 buçuk çeyrek altın kaybediyor. Peki, bir çeyrek altın kaybedince düşürdüğün yerde arıyorsun değil mi? Bunu nerede kaybettiniz? Seçim sandığında kaybettiniz, Tayyip Bey gelince kaybettiniz. O gelmeden önce 8 çeyrek altın alıyordunuz. O zaman nerede arayacaksınız? Kaybettiğiniz yerde yani 31 Mart günü nerede arayacaksınız? Sandıkta! 31 Mart günü sandığa gidilecek, kaybedilen altın aranacak.

Altın anlamam, altını kim kaybetmiş ben bulayım, ben boğazıma bakarım diyene de şunu anlatayım: 2015 yılında, hatırlayalım ve selamlayalım. Birisi çıktı dedi ki emekliye iki bayramda birer ikramiye. Kimdi o? Kemal Kılıçdaroğlu. İki bayram birer maaş ikramiye dedik. Önce veremezsin dediler. 7 Haziranı kaybedince 1 Kasıma giderken biz de vereceğiz dediler. Olur dedik. Sonra klasik iş. Verdiği sözü unuttu. 3 yıl, 6 bayram söz verdiği halde ikramiyenizi vermedi. 2018’de seçimlere giderken bayramda emekli ikramiyesi vereceğim dedi, bin lira verdi. Biz itiraz ettik, bir asgari ücret ver niye bin lira veriyorsun dedik. Ama o beğenmediğimiz bin lira o gün 24 kilo kıyma alıyordu, 24 kilo kıyma. İnanmayan gitsin kasaba sorsun. 2018’de kıyma 42 lira ve 24 kilo kıyma alıyordu emeklinin ikramiyesi.

Al 3 bin lirayı git kasaba, kaç kilo kıyma alıyor zorla 6 kilo. Sadece 2018’den 2024 yılına sofradan 18 kilo kıyma kayıp. Ramazan mübarek gün. 30 sahur, 30 iftar ardından bayram sofrası. Emeklinin mutfağından, emeklinin dolabından, emeklinin sofrasından, çocuğunun evladının kursağından 18 kilo kıymayı çaldılar, sırf bayram ikramiyesinden. Yazıklar olsun. Hangi hesabı yaparsan şaşmaz hangi hesabı. Dün akşam şalgama vurdum. 500 bardak şalgam 300 bardağa inmiş. Adana kebabı sorduk, 100 liradan 250 liraya çıkmış. Porsiyon hesabında 75 porsiyondan 40 porsiyona düşmüş. Yani hesabı altına da vursan, kıymaya da vursan, kebaba da vursan, şalgama da vursan hep zarar, hep emekliye hüsran hüsran. Yeter artık.

Ben Tayyip Bey’e dedim ki bir emekli kart çıkartalım, 7 bin lira eksik ödüyorsun ayda asgari ücretten. Hiç olmazsa onu verelim. Dedi olmaz. Elektrik, su, telefon, doğalgaza yüzde 40 indirim verelim, dedi olmaz. Sonra çıktı dedi ki birisi çıkmış dedi, emeklileri bana karşı kışkırtıyor. Yahu Tayyip Erdoğan sen emeklinin cebinden 5 buçuk çeyrek altını, sofrasından 16 kilo kıymayı çalacaksın, sonra emekli çıldırınca Özgür Özel kışkırtıyor diyeceksin. Vallahi de kışkırtacağım, billahi de. Gün gelecek, emeklinin yanında arkasında değil önünde yürüyeceğim. Hakkınızı söke söke alacağım. Söke söke alacağım.

Bu arada sadece sıkıntı emeklide değil. Burası benim memleketimle beraber pamuk üreten, beyaz altın üreten dünyanın en güzel ovası Çukurova. Burada adamı ters diksen, dik çıkar toprak o kadar verimli. Ceyhan, alnının terini toprağa damlatan, o topraktan bereket fışkırtan, o bereketle çoluğunun çocuğunun rızkını kazanan, haramdan ve yalandan korkan, kalbinde vatan, millet, bayrak ve Atatürk sevgisi olan mert insanların memleketidir. Çiftçiye 19 liralık mazot geçen sene Mayısta oldu bu yıl 43 lira. Antalya’da konuşuyordum 42’di.

Burdur’da konuşuyordum 41’di. Memleketimde konuşurken 40 liraydı, oldu 43 lira. 9 ayda yüzde 118 zam yapınca, çiftçinin ürününü ekerken, dikerken, sürerken, çapalarken, toplarken, getirirken, götürürken maliyetleri artıyor. Ancak desteklemeler hem zayıf hem eksik hem verilen sözler tutulmuyor. AB diyor ki, 2 lira yatırım yapıyorsa fon veriyorsa 1 lirası tarıma diyor. Ama bizimkiler gayrisafi milli hasılanın, milli gelirin yüzde 1’ini verecekler kanunen. O 283 milyar yapıyor. Bunun 85’ini ödemiş, 178 milyar liranızı vermemiş. Peki, bu parayı kime vermiş? Kur Korumalı Mevduata vermiş. Yani gariban köylüye vermemiş, kodaman zengine vermiş yazıklar olasıca.

Öbür taraftan köprüden geçmeyenin parasını ben öderim, uçmayan uçağın parasını ben öderim demiş, geçiş garantilerine 155 milyar vermiş. Herkese parayı bulmuş, emekliye bulmamış, çiftçiye bulmamış. Adana’dayız. Buradan çiftçilikle uğraşanlara, hayvancılıkla uğraşanlara hatırlatıyorum. Benim partimin genel başkanı, ilk cumhurbaşkanı diyordu ki “çiftçi milletin efendisidir”. Bu sonuncusu, AK Partinin Genel Başkanı diyor ki Adana’da “Al ananı da git” diyor. Şimdi sıra geldi. Sandıkta artık Adana Tayyip Bey’e diyecek ki “Al adayını git artık buradan, al adayını git.

Bakın Ceyhan’da ihtiyacımız olan elbette sosyal demokratların oylarıdır. Ama yetmez. Ceyhan’da iyi insanların, İyi Partililerin, yakasında güneş olanların, gönlünde güneş olanların ya da oradan kopmuş ama gönlünde vatan, millet Atatürk sevgisi olanların oylarına talibiz. Biraz önce 5 yıl İyi Parti’de il başkanlığı yapan büyüğüm geldi, tanıştık. Dedi ki Zeydan Başkanla birlikteyiz. Çünkü biz sizin gibi vatanseveriz, memleketimizi severiz. Eski dosttan düşman olmaz. Bakın Tayyip Bey ittifak ortağına, hem de yabancı değil Necmettin Erbakan hocanın oğluna 9 ay önce methiyeler düzüyordu, elini kaldırıyordu.

Şimdi Yeniden Refah Partisi ittifak dışına çıktı. Diyor ki ip cambazı, gölgemde yürüyor diyor. Bunlar dolandırıcı diyor, bu Zübük diyor. Yahu kardeşim bugün birlikte olursun yarın ayrı olursun. Ama bir sayın genel başkana zübük demek, ip cambazı demek şu demek: Tayyip Bey kimseyle samimi ilişki kurmuyor. Hep çıkar ilişkisi. Bu gün oyu ona verirsen senden iyisi yok. Yarın biraz uzak durursan hemen hainsin, teröristsin, FETÖ’cüsün, zübüksün, cambazsın. Oysa, neler neler duydu bu kulaklar. Ne diyor? Canınız sağ olsun.

Çünkü biz sadece sosyal demokratların değil, milliyetçi demokratların, yalandan ve haramdan korkan muhafazakar demokratların, Türk’ün, Kürt’ün, Laz’ın, Çerkes’in bütün demokratların, herkesin oyuna talibiz, herkesle birlikte yöneteceğiz, hepinize beraber hizmet edeceğiz. O yüzden Cumhuriyet Halk Partisi karşısında Cumhur İttifakının bütün birbirine benzeyen kötü diline, kötü sözüne, tehdidine, deprem bölgesindeki şantajına, oy vermeyene doğalgaz vermem diyecek kadar hem yalana hem taş kalpliliğe karşı bambaşka bir ittifaktadır. İyi insanlarla, güzel insanlarla, memleketin neresinde doğmuş olursa olsun, nereden gelmiş olursa olsun bu ülkenin güzel insanlarıyla, bütün Adanalılarla birlikte biz Adana İttifakıyız, Türkiye İttifakı’yız.

Kendilerine söz verdim, unutturmak yok. Tayyip Bey geldiğinde 80 bin atanamayan öğretmen vardı. Diyordu ki bunları niye atamıyorsun? Madem mezun ediyorsun niye öğrencisiyle kavuşturmuyorsun? Madem tayin etmeyeceksin, neden okuttun diyordu. Şimdi 1 milyon atanmamış öğretmen var. Ve onlara Tayyip Bey diyor ki ‘atanamayan öğretmenler’. Öğretmenin ne kusuru var da atanamamış? Sen atamamışsın, bir de önüne mülakat çıkarmışsın. Geçen seçimde memur alımlarında, öğretmen alımlarında mülakat olmayacak diye söz verdi, mülakatı kaldırıyor. Öğretmenler 80 bin mülakatsız atama istiyor. Onların sesi olacağız, onlara sahip çıkacağız.

Staj mağdurları var. Geçmişte staj yapmış, çıraklık yapmış, ödemiş ama sayılmamış. EYT çıkmış emekli olamamış. İş ver çalışayım, iş yok. Bırak emekli olayım, geçmişteki stajını saymıyor. Onların meselesinin sonuna kadar arkasındayız. Yıllarca söyledik, taşerona kadro getirdik, ama dışarıda bırakılanlar var. KİT işçileri var BİT işçileri var, mağdurlar var. Hepsinin sesi olmaya, hepsine sahip çıkmaya sonuna kadar devam edeceğiz. Ayrıca ister emekli olsun ister çalışan, ister memur olsun ister işsiz kalan.

Kim olursa olsun bugün iktidar onları değil, zenginleri düşünüyor. Garibanları değil, kodamanları düşünüyor. Güvencesizleri değil, limitsiz parası olanları, sınırsız parası olanları, süper zenginleri düşünüyor ve sizleri, halkımızı ezmek istiyor. Buradan, Ceyhan’dan bir kez daha söylüyorum ki, kimseyi sana ezdirmeyiz. Sol, sosyal demokrat bir parti olarak, herkese sahip çıkacağız. Kimseyi ezdirmeyiz. Karıncanın kardeşi var, onun da adı Cumhuriyet Halk Partisidir.

Bütün Adana’ya, ayırmadan, kayırmadan temiz hizmet etti. Ve bugünlere geldiğinde Adana’da çok büyük bir hüsnükabul gördü. O gün insanların gözündeki umut bugün mutluluk. Ve bundan sonra Adana’da bir dönem daha size hizmet etmeye, Adana’nın yüzünü güldürmeye, yoksuluna, garibanına, canından çok sevdiği hemşehrilerine, sahip çıkmaya, Adana’yı bir marka kent yapmaya, eski günlerine kavuşturmaya, Adana’yı çekim merkezi haline getirmeye, gençlerin yüzünü güldürmeye, bundan sonraki dönemde 5 yıl boyunca size hizmet etmeye geliyor.

Zeydan Başkan’a 31 Martta ikinci kez bu onurlu görevi verecek misiniz? O da sizi seviyor. Biz de ona güveniyor ve inanıyoruz. Kadir Aydar kardeşim. Eğer kabul buyurursanız Ceyhanlılar, O benim size özel emanetim. Özgür Özel’den Ceyhan’a özel rica. Bir mağduriyeti ortadan kaldırın, bir haksızlığı ortadan kaldırın. Yarım kalan bu hikâyeyi bu sefer sandıkta sonlandırın, bu gencin önünü açın. Ben Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak Kadir ne zaman bana ihtiyaç duysa yanında değil, kapı gibi arkasında olacağım. Adana’mızın kıymetli milletvekilleri var. Her birisi bizim için çok değerli. Dördü birlikte koşuyorlar, birlikte çalışıyorlar. Biz her birisine, Müzeyyen başkana, Orhan başkana, Burhan başkana ve Ayhan başkana ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Size de onlara sahip çıktığınız için teşekkür ediyorum. Genç il başkanımız kısa konuştu ama güzel konuştu. Ben gerçekten bu genç başkanımızın emeklerini görüyorum. Ve her birinize Cumhuriyet Halk Partisi’ne, baba evine sahip çıktığınız için teşekkür ediyorum. Türkiye İttifakının renklerini biliyor muyuz? Kırmızı, Beyaz. En büyük Türkiye. Kadir kazanacak Ceyhan kazanacak, Zeydan kazanacak, Adana kazanacak. Türkiye İttifakı kazanacak, Türkiye kazanacak. Hepinizi çok seviyorum. Hepinize inanıyorum, hepinize güveniyorum. Adaylarımızı size, sizi de Allaha emanet ediyorum.”

Paylaşın