Ayla Kutlu Kimdir? Hayatı, Eserleri

14 Ağustos 1938 yılında Hatay’ın Antakya ilçesinde dünyaya gelen Ayla Kutlu, ilköğrenimine önce Antakya Kurtuluş İlkokulu’nda başlamış ancak başladıktan hemen sonra kısa sürelik bir ara vermiş; daha sonra 1945’te Antakya İnönü İlkokulu’na devam etmiş, 2. sınıftan sonra ise babasının tayini nedeniyle Namık Kemal İlkokulu’na (İskenderun) geçerek ilköğretimini burada tamamlamıştır.

Orta öğrenimini İskenderun Ortaokulunda okumuştur. İskenderun’da lise olmadığı için halasının yanına Gaziantep’e gönderilmiş ve liseyi önce Gaziantep Lisesi’nde okumuş, daha sonra ailesinin yanına dönerek Antakya Lisesi’nden mezun olmuştur. Kutlu, lise öğreniminden sonra felsefe okuma isteğiyle sadece bir öğrenci kabul eden Yüksek Öğretmen Okulu Felsefe Bölümü’ne kabul edilmiştir. Burada okurken felsefe öğretmeni, Ayla Kutlu’nun Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni burslu olarak kazandığını öğrenince ona Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne gitmesini tavsiye etmiştir.

1956’da başladığı Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde İçişleri Bakanlığından aldığı bursla okumuş ve 1960’da buradan mezun olmuştur. Üniversiteyi bitirdikten sonra zorunlu hizmet görevi nedeniyle İçişleri Bakanlığı’nda çalışmaya başlamış, daha sonra sırasıyla Devlet İstatistik Enstitüsü, Başbakanlık, Emekli Sandığı ve Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü gibi kurumlarda çalışmıştır.

1964’te kendisiyle aynı üniversiteden mezun olan Sahir Behlülgil ile evlenmiştir. 1965’te oğlu Ahmet Kemal doğmuştur. 1970’lerden sonra ülkenin içinde bulunduğu siyasi kargaşa yıllarında zaman zaman sürgün edilmiştir. 1977’de eşinden boşanan Kutlu, 1980’de emekliye ayrıldıktan sonra kendini tamamen yazı yazma işine vermiştir.

1990’dan itibaren çocuk kitapları yazmaya yönelmekle birlikte roman ve hikâye yazmaya da devam etmiştir. Halen Ankara’da yaşayan Kutlu, kadın sorunlarına temas eden sempozyumlara katılmaktadır.

Ayla Kutlu’nun eserleri:

Roman: Kaçış (1979), Islak Güneş (1980), Cadı Ağacı (1983), Tutsaklar (1983) (2004 yılında Ateş Üstünde Yürümek olarak yeniden basıldı), Bir Göçmen Kuştu O (1985), Hoşça Kal Umut (1987), Kadın Destanı (1994), Emir Bey’in Kızları (1998), Asi… Asi (2010), Taş Duvar Açık Pencere (2009) (Çok yazarlı derleme), Yedinci Bayrak: Urumeli’den İzmir’e (2016)

Öykü: Hüsnüyusuf Güzellemesi (1984), Sen de Gitme Triyandafilis (1990), Mekruh Kadınlar Mezarlığı (1995), Zehir Zıkkım Hikâyeler (2001)

Çocuk kitapları: Merhaba Sevgi (1989), Yıldız Yavrusu (1994), Başı Kuşlu Çocuk (1995), Beceriksizler Sirki (1995), Gezgin Kertenkele ile Kutup Ayısı (1995), Çiçek Elli Robot (1995), Küçük Mavi Tren (1995), Kendini Köpek Sanan Ayakkabılar (1995), Harika İkizler 1 / İkizlerin Sırrı (1997), Harika İkizler 2 / Artık Çok Oldunuz (1997), Harika İkizler 3 / Zavallı Mideler (2000), Minik Sultan Sihirbaz (2000), Minik Sultan ile Deniz Kızı (2000), Minik Sultan Beceriksiz Palyaço (2000), Mavi Saçlar Pembe Gözler (2007), Huvava İlk Çevre Koruyucusu (2009), Melek ve Dostları (2013), Eyvah Kardeşimi Sevmeye Başladım (2015)

Ödülleri: “Babaya Çiçek Götürmek” isimli öyküsü 1976 yılı 13. Antalya Film Şenliği Film Öyküsü Ödülü’nü kazandı. Bu öykü 1984 yılında yayımlanan Hüsnüyusuf Güzellemesi kitabında da yer aldı.

1985 yılında yayımlanan Bir Göçmen Kuştu O adlı yapıtı 1986 yılı Madaralı Roman Ödülü’ne layık görüldü. 1987’de kaleme aldığı Hoşça Kal Umut adlı romanı 1988 yılı Mülkiyeliler Birliği Rüştü Koray Ödülü’nü aldı.

1990 yılında yayımlanan ikinci öykü kitabı Sen de Gitme Triyandafilis 1990 yılı Sait Faik Hikâye Armağanı’na layık görüldü. 1994 yılında yayımlanan Mekruh Kadınlar Mezarlığı adlı öykü kitabı 1996 yılı Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü aldı.

1996 yılında Sen de Gitme Triyandafilis isimli öyküden uyarlanan “Sen de Gitme” filmi aynı yıl Altın Koza En İyi Senaryo Ödülü’ne (Tunç Başaran ve Macit Koper’le) ve Altın Portakal Film Festivali En İyi 2. Film Ödülü’ne layık görüldü. Tunç Başaran, Altın Portakal Film Festivali’nde bu filmiyle ‘En İyi Yönetmen’ ödülünü aldı.

Sinemaya uyarlanan eserleri: İzinli: Hüsnüyusuf Güzellemesi kitabında yer alan öykü 1980 yılında sinemaya uyarlandı, Hoşça Kal Umut: Aynı adlı romandan 1993 yılında sinemaya uyarlandı, Cadı Ağacı: Aynı adlı romandan 1995 yılında sinemaya uyarlandı., Sen de Gitme: 1996 yılında Sen de Gitme Triyandafilis isimli öyküden sinemaya uyarlandı, Solgun Bir Sarı Gül: Mekruh Kadınlar Mezarlığı kitabında yer alan öykü 1998 yılında sinemaya uyarlandı.

Tiyatroya uyarlanan eserleri: Mekruh Kadınlar Mezarlığı adlı öykü Zeynep Kaçar tarafından tiyatroya uyarlandı ve Zafer Kayaokay rejisörlüğünde Erzurum Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelendi, Sen de Gitme Triyandafilis adlı öykü Seyfettin Babat tarafından tiyatroya uyarlandı ve Serhat Nalbantoğlu rejisörlüğünde Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelendi.

Paylaşın

Ayhan Bozfırat Kimdir? Hayatı, Eserleri

1932 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Ayhan Bozfırat, 30 Aralık 1981 yılında yine İstanbul’da yaşama veda etti. Ayhan Bozfırat’ın asıl adı Ayhan Köksal’dır. Deneme yazarı Sırma Köksal kızıdır. 

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitiren Ayhan Bozfırat, eğitimini tamamladıktan sonra aynı fakültenin Ceza ve Ceza Usulü Kürsüsünde asistan olarak çalıştı. Daha sonra işinden ayrılıp, Paris’te bulunan eşinin yanına gitti. Bozfırat, ilk öykülerini burada yazdı. İstanbul’a döndükten sonra bir süre serbest avukat olarak çalıştı.

Ayhan Bozfırat, şiir ve yazılarını Yeni Gazete, Yeni Dergi ve Yansıma dergilerinde yayımlamıştır. Bozfırat’ın öykülerinde kişi, mekân ve zaman somut olarak belli değildir. Yazar, arka planı çeşitli çağrışımlara açık, soyutlamalar ve sembollerle örülü bir anlatım sergilemiştir.

Yazarın anlatımındaki bu soyutlamalara, kullandığı şiirsel dil de katkı sağlamıştır. Bozfırat, öykülerinin içeriğinde genellikle toplumsal bunalımlara yer vermiştir. O, olaylardan çok durumları ele almayı tercih etmiş ve küçük ayrıntılar üzerinde durduğu öykülerinde duru, temiz bir ifade ile kent insanının psikolojik konumunu ortaya koymuştur.

Yazar, öykülerinde bizden birini anlatmayı tercih etmiştir. Öyle ki yazarın herhangi bir öyküsünü okuduğunuzda tanıdık biriyle karşılaşmanız olasıdır. Bozfırat, toplumdaki karmaşada kendine yer edinmeye çalışan küçük insanları (çocukları) da unutmamış ve üç romanını onlara ithafen yazmıştır.

Ayhan Bozfırat’ın eserleri:

Hikaye: İstasyon, Fırıldak, Dörtyol Ağzındaki Ev, Sokak Lambaları, Bütün Hikâyeleri

Roman: Akraba Hasan, Osman, Hayri Usta

Paylaşın

Ayfer Tunç Kimdir? Hayatı, Eserleri

2 Mart 1964 yılında Adapazarı’nda dünyaya gelen Ayfer Tunç, ilk ve ortaokulu burada okudu. Ayfer Tunç, sonrasında Erenköy Kız Lisesi’ni bitirdi ve İstanbul Üniversitesinde Siyasal Bilgiler okudu. 

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitiren Ayfer Tunç, üniversite yıllarında çeşitli edebiyat ve kültür dergilerinde yazılar yazmaya başladı. 1989 yılında Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği Yunus Nadi öykü Armağanı’na katıldı, Saklı adlı yapıtıyla birincilik ödülünü aldı.

1999-2004 arasında Yapı Kredi Yayınları’nda yayın yönetmeni olarak görev yaptı. 2001 yılında yayınlanan ve okurdan büyük ilgi gören Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek-70’li Yıllarda Hayatımız adlı yapıtı, 2003 yılında yedi Balkan ülkesinin katılımıyla düzenlenen Uluslararası Balkanika Ödülü’nü kazandı ve altı balkan diline çevrilmesine karar verildi. Aynı kitap Suriye ve Lübnan’da Arapça olarak yayınlandı.

Tunç’un 2003 yılında Sait Faik’in öykülerinden hareketle yazdığı Havada Bulut adlı senaryosu filme çekildi ve TRT’de gösterildi.

Ayfer Tunç’un eserleri

Hikâye: Saklı (1989), Mağara Arkadaşları (1996), Aziz Bey Hadisesi (2000), Taş-Kağıt-Makas (2003), Evvelotel (2006)

Roman: Kapak Kızı (1992), Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi (2009), Yeşil Peri Gecesi (2010), Suzan Defter (2011), Dünya Ağrısı (2014)

Senaryo: Düş, Gerçek, Bir de Sinema (1995), Havada Bulut (Sait Faik öykülerinden uyarlama) (2003), Usta (2008), 72. Koğuş (2011)

Diğer: İkiyüzlü Cinsellik (araştırma, 1994), Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek (yaşantı, 2001), Belki Varmış Belki Yokmuş (2003), Ömür Diyorlar Buna (yaşantı, 2007)

Paylaşın

Aslıhan Aykaç Yanardağ Kimdir? Hayatı, Eserleri

1975 yılında İzmir’de dünyaya gelen Aslıhan Aykaç Yanardağ, lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde tamamladı. Yüksek lisans ve doktora derecelerini Binghamton Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden aldı.

Burada yazdığı doktora tezi Yeni İşler, Yeni İşçiler adıyla 2009 yılında İletişim Yayınları’ndan Türkçe olarak yayımlandı. 2007 yılında Middle East Research Competition fonundan yararlanarak yürüttüğü araştırmanın sonuçları Toplum ve Bilim dergisinde “Karşılaştırmalı Bir Bakış Açısından Sosyal Güvenlik Reformunun Emek Piyasasına Etkisi” başlığıyla yayınlandı.

2014 yılında Fulbright Doktora Sonrası Araştırma Bursunu kazandı ve 2014-15 akademik yılını Rutgers Üniversitesi’nde araştırmacı olarak geçirdi. Bu araştırma 2017 yılında İngiltere’de Routledge yayınlarından Political Economy of Employment Relations: Alternative Theory and Practice adıyla İngilizce olarak yayımlandı. 2018 yılında Metis Yayınları’ndan çıkan Dayanışma Ekonomileri bu araştırmayı temel almaktadır.

Makaleleri Toplum ve Bilim, New Perspectives on Turkey, Anatolia gibi dergilerde yayımlandı. Nazilli Basma Fabrikası üzerine yürüttüğü araştırması Devletin İşçisi Olmak: Nazilli Basma Fabrikası’nda İşçi Sınıfı Dinamikleri adıyla 2021 yılında İletişim Yayınları tarafından basıldı.

Çalışma alanları arasında, siyaset sosyolojisi, çalışma ilişkileri, sosyal politika ve turizm sosyolojisi yer alıyor. Halen Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde çalışmalarını sürdürüyor.

Eserleri: Devletin İşçisi Olmak & Nazilli Basma Fabrikası’nda İşçi Sınıfı Dinamikleri, Dayanışma Ekonomileri & Üretim ve Bölüşüme Alternatif Yaklaşımlar, Yeni İşler, Yeni İşçiler Turizm Sektöründe Emek.

Paylaşın

Aslı Der Kimdir? Hayatı, Eserleri

22 Temmuz 1975 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Aslı Der, Galatasaray Lisesi’nde eğitim aldı. Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden mezun olan Aslı Der, İngilizce ve Fransızcadan çeviriler yaptı, firmalar için yayınlar hazırladı.

İlk kitabı Küçük Cadı Şeroks’u, aynı karakterin diğer macerası olan Büyük Tuzak izledi. Bu eser Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği (ÇGYD) tarafından 2007 Yılın En İyi Çocuk Romanı seçilerek ödül aldı. Ayrıca aynı kitap ile 2010’da Uluslararası Çocuk Kitapları Kurulu’nun (IBBY) Onur Listesi’ne girdi. Yazar Şeroks’un maceralarını üçüncü kitap olan Barış Odaları ile devam ettirdi.

Çocuk kitaplarında uyguladığı fantastik kurgu ile dikkat çeken yazar, Tehlikeye 3 Yolculuk ve Kayıp Rüyacı eserleriyle de okuyucusu ile buluştu. İlk çocukluk dönemi için yazdığı eserlerin yanı sıra gençler için de eserler kaleme aldı. İlk gençlik romanı Defne’yi Beklerken’in ardından Darmadağın kitaplarını da yazdı. Aslı Der, evli ve iki çocuk annesidir.

Yazarın sevilen eserlerinden olan Küçük Cadı Şeroks, okuyucusuna fantastik bir sayfa açar ve orada yeni maceralar sunar. Alışılmışın dışında masalsı bir dille Şeroks, maceradan maceraya atılır. Şeroks’un yaşadığı maceralar hem okuyucuyu kurgunun içine çeker hem de ana karakter ile yeni şeyler öğrenme ve bu yeni şeyleri sorgulama fırsatı sağlar.

Yazarın eserlerine genel olarak bakıldığında ilk dikkat çeken unsur, bunların okuyucunun ruhsal ihtiyaçlarını karşılamadaki yeterliliğidir. Eserin hitap ettiği yaş grubuna göre kurgu ayarlanmış, dönemin özellikleri göz ardı edilmemiştir. Dönem okuyucusunun ilgi duyduğu konular kurguda sıklıkla verilmiştir.

Sosyal ve duygusal gelişim açısından eserlerde olumlu mesajlar görülebilir. Karakterlerin sosyal ve bireysel alanlarda yaşadığı olaylar üzerinden okuyucuya birtakım problemlerin ve bunların çözüm yollarının mesajı iletilir. Fakat bazen karakterler de çözümsüz kalır. Hatta bu problemler karakteri ağır psikolojik sorunlara iter.

Eserlerindeki olaylar birbiri ardına çözülen düğümler gibi bütünden parçaya, parçadan bütüne bir akış izler. Zaman olgusu okuyucu tarafından kavranabilecek niteliktedir. Olayın başlayışı ve bitişi okuyucu için anlamlı bir zaman diliminde geçer. Açık ve sade bir dille, sürükleyici bir üslupla eser sona doğru ilerler. Eserlerde zaman bakımından geridönüşleri ve ya tam tersi durumları görmek mümkündür.

Yazarın eserlerinde seçtiği temalarda kız çocuklarının toplum tarafından gördüğü baskı, aile içi iletişim problemleri, topluma ayak uydurmada yaşanılan zorluklar kurgu içerisinde kendini belli eder. Karakterlerin yaşadığı bu durumlar okuyucuya olayları uzaktan izleme ve objektif değerlendirme imkânı sunar.

İlk çocukluk dönemi için yazılmış eserlerde sık konuşmalar ve kısa paragraflarla metnin canlılığı ve çeşitliliği artırılmıştır. Fakat gençlik dönemi eserlerinde, okuyucunun da özellikleri dikkate alınarak sık konuşmalardan ziyade, iç hesaplaşmaların yoğunlaştığı görülür.

(Kaynak: yesevi.edu.tr)

Paylaşın

Arzu Çur Kimdir? Hayatı, Eserleri

1967 yılında Bursa’da dünyaya gelen Arzu Çur, çocukluk ve ilk gençlik yılları; İstanbul, Diyarbakır ve Eskişehir’de geçirdi. 1984 yılında İstanbul’da Gültepe Endüstri Meslek Lisesini bitiren Arzu Çur, 1992 yılında Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Bölümünden mezun oldu.

1997 yılından beri yazarlıkla uğraşan Arzu Çur, 1997 yılından bu yana kaleme aldığı şiir, öykü ve denemeleriyle yazı hayatına başlamıştır. Yazarın ilk romanı Ayşegül Boşanıyor adıyla İletişim Yayınları tarafından 2004 yılında yayımlanmıştır.

Yazar, bu romanda boşanma olgusunun gündelik hayatta gerçekten nasıl yaşandığını; bir tarafta boşanıyor olmanın psikolojisini yeniden, yeniden inşa etmenin bezdirici duygusal mesaisinin; diğer tarafta yeni bir hayata başlama itkisinin altında bulunan kahramanı Ayşegül’ün şahsında sorgulamıştır.

Arzu Çur, ayrıca Tanıl Bora tarafından derlenen; Ahmet Turan Alkan, Haydar Ergülen ve Hasan Ali Toptaş gibi isimler tarafından katkı sağlanan Taşraya Bakmak adlı esere, taşradaki kadın sorunsalını ele alarak “Kadınlar: Taşranın Yurtsuzları” başlıklı makalesiyle katkı yapmıştır. Yayınları dikkate alındığında yazarın kadın meselelerine eğildiği görülmektedir.

Arzu Çur’un eserleri: Çeliktepeli Delikanlı Kızlar İçin, Geçiyordun Uğradın, Kalbimin Son Gözağrısı, Kalsa da Gitse de, Kurdele Türküsü, Nişanlı Midye 1168, Umut

Paylaşın

Alev Alatlı Kimdir? Hayatı, Eserleri

1944 yılında İzmir’in Menemen ilçesinde Fürüzan ve Ertuğrul Alatlı’nın kızı olarak dünyaya gelen Alev Alatlı, ilkokula Ankara Mimar Kemal İlkokulunda başlar, bir dönem Karaköse’de okuduktan sonra Erzurum Kültür Kurumu İlkokulundan mezun olur.

Ankara Namık Kemal Ortaokulunu bitirdikten sonra babasının Japonya’ya askerî ataşe olarak atanması sonucu liseyi Tokyo şehrindeki American School in Japan’da okur. Ortaokul İngilizcesiyle gittiği bu Amerikan kolejini başarıyla bitirir. İngilizcenin yanı sıra burada Japoncayı da öğrenir.

Ortadoğu Teknik Üniversitesi Ekonomi İstatistik Bölümüne girer. Ekonomi & İstatistik lisansını ODTÜ, Ekonomi & Ekonometri Yüksek Lisansını Fulbright bursu ile gittiği ABD, Vanderbilt Üniversitesinden (Nashville,Tennessee) aldı.

Felsefe öğrenimine  de başlayan Alev Alatlı doktora çalışmalarını New Hampshire, Dartmouth College’de sürdürdü. İlâhiyat, Düşünce ve Medeniyet Tarihi üzerinde yoğunlaştı. 1974’de Türkiye’ye döndü, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde öğretim görevlisi, Ankara Devlet Planlama Teşkilatında kıdemli ekonomist olarak çalıştı.

California Üniversitesi (Berkeley) ile ortak psiko-dilbilim çalışmaları yürüttü. Cumhuriyet Gazetesi ile birlikte “Bizim English” adında bir dergi çıkaran Alatlı, daha sonra Türk Yazarlar Kooperatifinde (YAZKO) başkan yardımcısı olarak görev aldı.

1985 ve 1986 yıllarında Edward Said’in “Haberlerin Ağında Islam” (Covering Islam) and “Filistin’in Sorunu” (The Question of Palestine) yayınlandı. Filistin davasını duyurmak üzere yaptığı çalışmalar, 1986’da Tunus’ta sürgünde olan Yaser Arafat tarafından “Özgürlük Madalyası” ile onurlandırıldı.

2006 yılında Rusya’da Mihail Aleksandroviç Şolohov 100. Yıl Edebiyat Ödülü’nü aldı. 2014 yılında edebiyat alanında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülünün sahibi oldu.

2012 yılında Bülent Ecevit Üniversitesi; 2017 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi tarafından fahri doktora payesi ile onurlandırıldı.

2005-2017 yılları arasında Kapadokya Meslek Yüksekokulu mütevelli heyet başkanı olarak görev yapmıştır. 2017 yılı itibariyle de Kapadokya Üniversitesi mütevelli heyet başkanı olarak görevini sürdürmektedir.

Alev Alatlı’nın Eserleri

Roman: Yaseminler Tüter Mi Hala? (1985), İşkenceci (1986), Kadere Karşı Koy A.Ş. (1995), Or’da Kimse Var mı?: Viva La Muerte (Yaşasın ölüm) (1992), Nuke Türkiye (1993), Valla Kurda Yedirdin Beni (1993), O.K. Musti Türkiye Tamamdır (1994), Schrödinger’in Kedisi: Kabus (2001), Rüya (2001)…, Gogol’un İzinde: Aydınlanma Değil Merhamet!., Dünya Nöbeti (2005), Eyy Uhnem Eyy Uhnem (2008)

İnceleme – Deneme: Aydın Despotizmi (1986), Eylül (1998), Hayır Diyebilmeli İnsan (2005), Şimdi Değilse Ne Zaman?, Hollywood’u Kapattığım Gün (2009)

Tercüme: Haberlerin Ağında İslam (özgün adı: Covering Islam) (1985)- Edward W. Said, Filistin’in Sorunu (özgün adı: The Question of Palestine) (1986) – Edward W. Said, En Emin Yol “Akvam ül-Mesâlik’li Marifat Ahval el-Memalik” (Kasım 1986) – Tunuslu Hayreddin Paşa

Köşe Yazarları ve Obskürantizm (araştırma): Ayrıca yazarın internet sitesi tartışma grubuyla birikte hazırladığı Safsata Kılavuzu isimli bir kitabı vardır. (Ocak 2001, Boyut Yayınları.)

Paylaşın

Afet Ilgaz Kimdir? Hayatı, Eserleri

2 Ocak 1937 yılında Çanakkale’nin Ezine İlçesinde dünyaya gelen Afet Ilgaz (Muhteremoğlu), 16 Ocak 2015 yılında hayatını kaybetmiştir. Afet Ilgaz’ın mezarı Yedikule Mezarlığı’ndadır.

Çocukluğunun üç yılı, babasının işi dolayısıyla Kars ve Iğdır’da geçti. Okula Iğdır’da başladı. Babasının mesleği dolayısıyla Ankara’ya taşındılar. Ezine’de bir süre kaldıktan sonra İstanbul’a yerleştiler. Ilgaz’ın çocukluğu ve genç kızlığı, dindar bir muhit olan Kocamustafapaşa’da geçti.

Bu semtteki yaşamına, hikâyelerinde çok yer veren yazar, bu durumu “Ben çocukluğumdan beri bu havayı soludum. Muhafazakâr insanlardan oluşan bir ailede büyüdüm. Yazılarıma yasadıklarım aksetti. Semtin bende uyandırdığı intibalar ve ruhumda oluşturduğu düğümlerin çözülmesi gerekiyordu. Başörtülüler’de böyle bir girişim vardır.” diyerek açıklar. Ilgaz’ın babası Kırım kökenli bir Bulgaristan göçmeni, annesi ise Ezinelidir.

Iğdır ve Kars‘ı rüya şehirleri olarak nitelendirerek buraları, en güzel hatıralarının cereyan ettiği yerler olarak görür. Iğdır’da başladığı ilköğrenimini İstanbul’da tamamlayan Ilgaz, sonrasında 8 yıl (1949-1957) aynı okulda okumuştur. Çapa Uygulama Ortaokulu’ndan sonra, Çapa Öğretmen Okulu, sonrasında ise Çapa Eğitim Enstitüsü’nde öğrenim görmüştür. Öğreniminin hemen ardından Pınarhisar’a ortaokul öğretmeni olarak atanmıştır.

Türkoloji’ye girmek ve üniversitede kalmak düşüncesinde olan yazar görevinden istifa ederek İstanbul’a gelir. Eğitim Enstitüsü’nde yeterli bir eğitim aldığına inanmayan Ilgaz üniversiteye giriş döneminde, kararından vazgeçerek Türkoloji’ye değil, Felsefe ’ye kayıt yaptırır. Ilgaz felsefe öğrenimine başladığı yıl, Latin ve Grek edebiyatını ve dillerini öğrenmek üzere Klasik Filolojiye kaydolarak kendi deyimiyle “öğrenim yıllarında ikinci aşamayı” yapar.

Afet Ilgaz; 1960‟lı yılların edebiyat hayatında zirve yaptığı dönem olduğunu belirtir. 1965 yılında Başörtülüler hikâye kitabıyla Türk Dil Kurumu Hikâye ödülünü alır. 1963 yılında yayımlanan Toprak hikâye kitabı, içeriğiyle Türk edebiyatında ilk sayılabilecek bir eserdir. İtalya gezileri sırasında yazdığı İnsancıklar adlı oyun mansiyon ödülü alır. 1970‟lerden sonra hikâyelerden çok romana ağırlık veren yazarın Yol romanı da Türkiye Yazarlar Birliği‟nce yılın romanı ödülünü kazanır.

İlk soyadını (Muhteremoğlu) taşıyan bir kitabevi açıp yönetir. Ardından sahibi olduğu özel bir anaokulunda öğretmenlik ve yöneticilik yapar. 1970’te Rifat Ilgaz’la Sınıf Yayınları’nı kurar. Bir dönem Türkiye Yazarlar Sendikası’nda çalışır. İstanbul, Yücel, Varlık, Yeditepe, Türk Dili gibi birçok dergide ve gazetede hikâye ve makaleleri yayımlanan A. Ilgaz, Yeni Şafak’ta haftada üç gün fıkra yazmış, Kanal 7 televizyonunda, haftanın yedi günü “Okuma Saati”ni ve haftada bir gün “Yorum”u hazırlayıp sunmuştur.

Afet Ilgaz’ın Eserleri:

Öykü: Eşiktekiler (1960), Ahmet Beylerin Bedriye (1963), İtalya Notları (gezi, 1962), Başörtülüler (1964), Toprak İnsanları (1971), Halk Hikâyeleri (1972), Çeribaşı Abdullahla İdamlık İsmail (1974).

Çocuk kitapları: Annem Annem (çocuk romanı, 1972; TV filmi, 1981), Değişen Sevgililer (1976), Çocuklar da Savaştı (1979), Karadaylak (1991), Filiz Büyüyor (1991).

Roman: Aşamalar (1977), Ölü Bir Kadın Yazar (1983), Garip Bir Dava (1987), Bir Feministin Doğruya Yakın Portresi (1988), Sendika (1987), Ad Semud Medyen (1991), Yol (1993), Yolcu (1994), Menekşelendi Sular (1997).

Çeviri: En Güzel İtalyan Hikâyeleri (1962).

Öteki eserleri: Ateş Denizinde Yol, Ermiş (2000), İbnü’l-Vakt (2000), Kazdağı Öyküleri (2000), Ateş Denizinde Yol Alan Gemi (2001), İkindi Güneşi (2003), Vahiy Sürecinde Kadın (2004), Statükocu Dana (2005), Yarım Kalan “Devrim” (2009), 11 Zabit 11 Subay (2009), Sorgu ve Derviş (2010).

Ödülleri: 1960, Törehan, Sanat ödülü (Eşiktekiler), 1965, Türk Dil Kurumu, Hikaye ödülü (Başörtülüler), 1973, Türkiye Yazarlar Birliği, Yılın Romanı ve Romancısı ödülü (Yol).

Paylaşın

Adalet Ağaoğlu Kimdir? Hayatı, Eserleri

23 Ekim 1929 yılında Ankara’nın Nallıhan ilçesinde dünyaya gelen Adalet Ağaoğlu, 14 Temmuz 2020 yılında çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. 15 Temmuz’da Kocatepe Camisindeki cenaze namazından sonra Cebeci Asri Mezarlığında toprağa verildi.

Adalet Ağaoğlu’nun annesi 93 Harbi’nde (1878) Saraybosna’dan zorunlu olarak İstanbul’a göç etmiş varlıklı Boşnak bir aileye mensup olan Emine İsmet Hanım, babası tüccar Mustafa Sümer’dir.

Nüfus cüzdanında asıl adı Fatma İnayet olarak yazılıydı. On bir yaşına kadar bunu bilmeyen yazar, daha sonra -üniversite ikinci sınıftayken- mahkeme kararıyla adını Adalet olarak değiştirdi. Çocukluğuna ait ilk izlenimleri Nallıhan’da şekillendi:

“Çocukluğum ilkokulu bitirinceye kadar, doğum yerim Nallıhan’da geçti. Üç erkek kardeşimden büyüğü, abim Dr. Cazip Sümer (Kumburgaz’da yürürken bir trafik saldırısına uğrayarak öldü. 1975), benden iki yıl önce ilkokulu bitirmiş, Nallıhan’da ortaokul olmadığından Bursa’ya (Balıkesir de olabilir, şimdi bilmiyorum) yatılı gönderilmiştir. Ben de ortaokula gidebilmek için fazla diretince (ölüm orucuna yatmışım, söylendiğine göre), benim küçüğüm, kardeşlerimin içinde en sadık arkadaşım Ayhan, daha ilkokulu bitirmeden 1938’de gidip Ankara’ya yerleştik. Abim de oraya geldi. Güner Sümer henüz bir buçuk yaşındaydı.”

Nallıhan’da yaşadığı deneyimler ileride kaleme alacağı romanlarına yansıması bakımından hayli mühimdir. Adalet Ağaoğlu, 1946’da Ankara Kız Lisesi’ni bitirdi. 1951’de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu.

Açılan bir sınavla Ankara Radyosu’na girdi. 1951-1970 yılları arasında bu kurumda ve kuruluşundan sonra TRT’de dramaturgluk ve idarecilik gibi çeşitli görevler üstlendi. TRT Radyo Dairesi Başkanlığı’ndan, kurumun özerkliğine el konulması sonucu istifa etti (1971). Ankara Meydan Sahnesi’nin kurucuları arasında yer aldı.

1961-1965 yılları arasında dramaturg ve çevirmen olarak çalıştı. 15 Aralık 1954’te mühendis Halim Ağaoğlu (d. 1927-ö. 2018) ile evlendi ve “Sümer” olan soyadı “Ağaoğlu” oldu. Evlilikleri eşi Halim Bey ölünceye kadar devam etti. Öğrencilik yıllarında başladığı yazarlığını 1970’ten sonra aktif bir biçimde sürdürdü ve başka bir işle meşgul olmadı. Parker Quinck, Remüs Telada ve Adalet Sümer imzalarını kullandı. Radyo ve sahne oyunlarını; roman, hikâye, anı ve deneme kitapları izledi. Eserleri Almanca, İngilizce, Slovakça, Bulgarca ve Hollandacaya çevrildi. Yaşamak adlı oyunu Fransız ve Alman radyolarında yayımlandı.

Tunç Okan, yazarın Fikrimin İnce Gülü adlı romanını “Sarı Mercedes” adıyla filme çekti (1993). The Reader’s of Encylopedia of World Drama (New York, 1969) adlı tiyatro ansiklopedisinde adına yer verildi. Jezabel (Jean Anouilh’ten, 1955), Mezarsız Ölüler (Oyun, J. P. Sartre’dan, 1962), Kafkas Tebeşir Dairesi (Oyun, B. Brecht’ten, 1963) ve Amerikanomanyaklar (Roman, Serge Razvani’den, 1963) gibi eserleri dilimize kazandırdı. 1996’da geçirdiği kaza sonucu ağır bir şekilde yaralandı. Uzun yıllar tedavi gördü. TYS’nin kurucu üyesi Edebiyatçılar Derneği’nin onur kurulu üyesiydi.

Adalet Ağaoğlu’nun başlıca eserleri

Oyun: Bir Piyes Yazalım (Sevim Uzgören’le; oynanışı: 1950/1951 dönemi); Evcilik Oyunu (oynanışı, basılışı: 1964); Çatıdaki Çatlak (oynanışı: 1965/1966 dönemi; basılışı 1970); Tombala (1967); Sınırlarda (1970); Üç Oyun (Çıkış; Kozalar; Bir Kahramanın Ölümü, 1973; 1974 Türk Dil Kurumu Oyun Ödülü); Kendini Yazlan Şarkı (1977); Oyunlar (Bir Piyes Yazalım dışındaki bütün oyunları, 1982); Çok Uzak Fazla Yakın (1991); Duvar Öyküsü (1992); Çağımızın Tellalı (2011).

Roman: Ölmeye Yatmak (1973); Fikrimin İnce Gülü (1976; 1992’de sinemaya uyarlandı); Bir Düğün Gecesi (1979; 1980 Sedat Simavi Vakfı Ödülü; Orhan Kemal ve Madaralı Roman ödülleri); Yaz sonu (1981); Üç Beş Kişi (1984); Hayır (1987); Ruh Üşümesi (1991); Gece Hayatım (1992); Romantik Bir Viyana Yazı (1993); Dert Dinleme Uzmanı (2014).

Öykü: Yüksek Gerilim (1974; 1975 Sait Faik Hikaye Armağanı); Sessizliğin İlk Sesi (1978); Hadi Gidelim (982); Hayatı Savunma Biçimleri (1997).

Anı: Göç Temizliği (1985).

Deneme-eleştiri: Geçerken (1986); Başka Karşılaşmalar (1996); Öyle Kargaşada Böyle Karşılaşmalar (2002): Yeni Karşılaşmalar (2011).

Ödülleri: 1974 Türk Dil Kurumu Tiyatro Ödülü (Üç Oyun ile), 1975 Sait Faik Hikâye Armağanı (Yüksek Gerilim ile), 1979 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü (Bir Düğün Gecesi ile), 1980 Orhan Kemal Roman Armağanı (Bir Düğün Gecesi ile), 1980 Madaralı Roman Ödülü (Çok Uzak-Fazla Yakın ile), 1992 Türkiye İş Bankası Edebiyat Büyük Ödülü, 1995 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü (Romantik Bir Viyana Yazı ile), 1997 Aydın Doğan Vakfı Roman Ödülü (Romantik Bir Viyana Yazı ile), 1997 NTV Yılın Yazarı Ödülü, 1999 Aziz Nesin Ödülü

Paylaşın

Beşiktaş, Uzatmalarda Galibiyete Uzandı

Süper Lig’in 19. haftasında Konyaspor ile Beşiktaş, Konya Büyükşehir Belediye Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Beşiktaş, 1. dakikada 1-0 geriye düştüğü maçta Josef’in 90+5. dakikada attığı golle Konyaspor’u 2-1 yendi.

Haber Merkezi / Beşiktaş’ın ilk golünü 67. dakikada Cenk Tosun kaydetti. 3 maçlık aradan sonra deplasmanda kazanma başarısı gösteren ve ligdeki galibiyet serisini 3’e çıkaran Beşiktaş, puanını 32’ye yükselterek zirve takibini sürdürdü. Ev sahibi Konyaspor ise 27 puanda kaldı.

Karşılaşmadan dakikalar

2. dakikada Rosier’in yerden gönderdiği geri pasta kaleci Mert’in kontrol edemediği top ağlarla buluştu. 1-0

14. dakikada Masuaku’nun sol kanattan arka direğe yaptığı ortada bekletmeden vuran Redmond’un şutunda meşin yuvarlak direğe çarpıp auta çıktı. 16. dakikada ceza sahası içi sağ çaprazında topla buluşan Cenk’in pasında ceza yayı üzerinden yaptığı vuruşta top az farkla yandan dışarı gitti.

22. dakikada Cenk’in ceza yayı önü kaleyi cepheden gören yerden direkt kaleye kullandığı serbest vuruşta meşin yuvarlak az farkla üstten auta çıktı. 27. dakikada sağ çaprazdan ceza sahasına giren Fernandes’in şutunu kaleci Erhan son anda çeldi. Arka direğe doğru seken topa Cenk dokunmak istedi fakat yetişemedi.

45+3. dakikada kullanılan taç atışıyla sol çaprazdan ceza sahasına giren Bytyqi kaleciyle karşı karşıya pozisyonda yaptığı vuruşta top uzak direğin yanından auta gitti.

47. dakikada ceza sahası içi sağ çaprazında topla buluşan Fernandes’in yaptığı vuruşta top yakın direğin yanından dışarı gitti. 54. dakikada Welinton’un uzaktan sert şutunda top yandan auta çıktı.

56. dakikada Guilherme’nin ortasında iyi yükselen Diouf’un kafa vuruşu istediği gibi olmayınca, top yandan auta gitti. 63. dakikada Bytyqi’nin ceza yayı üzerinden kullandığı serbest vuruşta üst direğe çarpan top, auta çıktı.

67. dakikada Beşiktaş, eşitliği sağladı. Sol kanattan atak geliştiren N’Koudou’nun pasında ceza sahası içinde topla buluşan Fernandes, topuk pasıyla meşin yuvarlağı Cenk Tosun’a bıraktı. Bu oyuncunun bekletmeden vuruşunda top ağlarla buluştu: 1-1.

83. dakikada Guilherme’nin ortasına Soner Dikmen’in kafa vuruşunda, top kaleci Mert Günok’ta kaldı. 90+5. dakikada Beşiktaş öne geçti. N’Koudou’nu sol kanattan ortasında Tayfur Bingöl, ceza sahası içinde topu geriye çıkardı. Topu önünde bulan Josef de Souza’nın vuruşunda meşin yuvarlak ağlara gitti: 1-2.

Stat: Konya Büyükşehir Belediye

Hakemler: Abdulkadir Bitigen, Ceyhun Sesigüzel, İbrahim Çağlar Uyarcan

Konyaspor: Erhan Erentürk, Ahmet Oğuz, Adil Demirbağ, Calvo, Guilherme, Michalak (Muric dk. 64), Hadziahmetovic, Bruno Paz (Soner Dikmen dk. 77), Bytyqi, Muhammet Demir (Çekiçi dk. 46), Diouf (Ikpeazu 90+3)

Beşiktaş: Mert Günok, Welinton (Tayfur Bingöl dk. 55), Saiss, Tayyip Talha Sanuç, Rosier, Josef, Fernandes, Masuaku, Redmond (N’Koudou dk. 55), Muleka (Emrecan Uzunhan dk. 90+7 ?), Cenk Tosun (Dele Alli dk. 90)

Goller: Mert Günok (dk. 2 k.k.) (Konyaspor), Cenk Tosun (dk. 67), Josef (dk. 90+5) (Beşiktaş)

Paylaşın