Babacan’dan ‘Altılı Masa’ Dağılacak İddialarına Çarpıcı Yanıt

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Altılı Masa’nın dağılacağı yönündeki iddialarına “Bu masayı bozan olmak hiçbir siyasi partinin kaldırabileceği bir yük değil” ifadelerini kullandı.

FOX TV’de Çalar Saat programına katılan Babacan, Altılı Masa’da birçok farklı fikrin bulunduğunu söyledi ve “Kriz kelimesini asla kullanmamak lazım. Altılı Masa’da pek çok görüşte farklı görüşler var. Ama masaya oturduğumuzda herkes fikrini söylüyor. Bu masayı bozan olmak hiçbir siyasi partinin kaldırabileceği bir yük değil” dedi.

Babacan, Davos’a davet aldığını ve programa katılacağını söylerken “Davos’taki mesajımız; ‘Asla Türkiye’den vazgeçmeyin. Türkiye büyük bir ülke. Türkiye seçimlerden sonra dünyayla barışık, dünyayla konuşan, alışveriş eden, sözünün gücü olan bir ülke olacak. Ülkemize güvenin’ olacak” dedi.

Babacan açıklamalarına şöyle devam etti;

“Erdoğan bir tarafına Çilleri aldı, bir tarafına Bahçeli’yi bir tarafına da Perinçek’i.

Sayın Erdoğan, korku siyaseti üzerinden yürüyor. O yüzden o panoya her hafta birini yazmak zorunda. Cumhuriyet tarihinde bir ilk; binlerce bir eylem hazırladık. Bu seçimlerden sonra kurulacak hükümetin, her bakanın masasının üzerinde duracak bir kitap.

İlk kez bir siyasi parti, seçim tarihi dahi açıklanmamışken, en ufak detayına kadar hükûmet programını açıklıyor. İlk kez bir parti muhalefetteyken, ‘İktidara gelirseniz ne yapacaksınız?’ sorusuna kalın bir kitapla yanıt veriyor.

“AK Parti, MHP’ye muhtaç”

AK Parti seçimleri kaybetmiş durumda. O yüzden MHP’ye muhtaç. Bu seçimlerde de 2018 seçimlerinden çok daha kötü bir sonuç olacak. Yorulmuş ve yorgun bir iktidar iş başında. Son 4 buçuk yıldır ülkenin menfaatine ürettiği şeyler ne? ‘Ben ekonomistim’ diye diye aldığı kararlarla ülkemizin geldiği durum belli.

Türkiye çıkmış ve şimdi iniyor. İstişare terk edilince başarı mümkün değil. Cumhuriyet tarihinin en yüksek enflasyon rakamını üretti Sayın Erdoğan.

Yoksul daha yoksul oldu, zengin daha zengin oldu. Türkiye’nin satın alma gücü düştü ama o faiz nereye aktarıldı; zengine. Devletin hazinesinden ödenen faizlere bakın. Bir de ben ekonominin başındayken faizlere bakın. Ne zaman Erdoğan tek imza veriyor, bu böyle oldu. Tek imzayla Sayın Erdoğan bu faizi ödüyor. Cumhurbaşkanı adına bakanlar iş yapıyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin en yüksek faizini ödeyen iktidar şu anki iktidar. Faizi zaten parası olan alıyor. Sizin maaş bordronuz faize gidiyor. Alışveriş yapıyorsunuz, cep telefonu kullanıyorsunuz… Bunlar faize gidiyor. Hesap çok basit.

‘Gezi’den sonra troll orduları oluşturuldu’

Şu gerçeği artık görüyorlar; AK Parti ve MHP’nin toplam milletvekili sayısı artık Meclis’te çoğunluk sağlayamıyorlar. Diyorlar ki, ” Biz kaybedeceğiz. Gelin birlikte olalım ama biz yöneteceğiz” Ben Sayın Bahçeli’nin cümlelerini böyle okuyorum.

Seçim tarihi ya Meclis kararı ya da Cumhurbaşkanı kararıyla oluyor. Ama biz, ‘6 Nisan’dan sonra olacak hiçbir seçime oy vermeyeceğiz’ dedik. Biz Erdoğan’ın ikinci dönemi olduğunu söylüyoruz. Erdoğan, tek imzayla seçime giderse biz DEVA Partisi olarak YSK’ya itiraz dilekçemizi vereceğiz.

AK Parti’de olduğum dönemde Gezi olaylarına kadar troll hesaplar yoktu. İktidar Gezi olaylarından sonra kendi troll ordularını oluşturdu. Şu andaki iktidar için kaynak sorunu yok.

EYT’yi bunca yıldır geciktiren de hükümet. Seçime 3 ay kala mı aklınıza geliyor. Erdoğan, şimdiye kadar yapmadığı popülizmi yapıyor. Seçimi kaybedeceğini anladı. Gerçek enflasyonla bu ülkede herkesin satın alma gücü düştü. Maaşlı, sabit geliri olan herkes, enflasyon karşısında ezilmiş durumda.”

Paylaşın

Rusya’nın Dnipro’ya Düzenlediği Füze Saldırısında Can Kaybı 35’e Yükseldi

Rusya’nın Ukrayna’nın doğusundaki Dnipro kentinde düzenlediği füze saldırısında en az 35 kişinin hayatını kaybettiği, 75 kişinin de yaralandığı açıklandı. 14’ü çocuk olmak üzere 39 kişi enkazdan kurtarılırken yaklaşık 35 kişinin enkaz altında olduğu tahmin ediliyor. 

Dnipropetrovsk Bölgesel Askeri İdaresi Başkanı Valentyn Reznichenko, Rusya güçlerinin Ukrayna’nın Dnipro kentinde dokuz katlı bir apartmana yönelik füze saldırısı hakkında son bilgileri paylaştı.

CNN International’ın aktardığına göre, saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısı 35’e yükseldi. 14’ü çocuk olmak üzere 39 kişi enkazdan kurtarılırken yaklaşık 35 kişinin enkaz altında olduğu tahmin ediliyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski de saldırıyla ilgili bir açıklama yapmış, Rusya’nın füze saldırısında hayatını kaybedenlerin sayısının 30’a yükseldiğini açıklamıştı.

Gece paylaştığı görüntülü mesajında halka seslenen Ukrayna Devlet Başkanı, kayıp 30 kişi için enkaz alanında arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğünü söylemişti. Zelenski, “Kurtarma operasyonu, bir canı kurtarmak için en ufak bir umut olduğu sürece devam edecektir” demişti.

Dnipro Belediye Başkanı Boris Filatov, saldırının üstünden bir gün geçmişken binalarda canlı birinin bulunmasının düşük ihtimal olduğunu söylemişti.

“Donbass’ta sıcak çatışmalar sürüyor”

Dünkü mesajında savaşın ülkenin doğu ve güney bölgelerindeki gidişatı hakkında da bilgi veren Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Donbass bölgesinde sıcak çatışmaların sürdüğünü söyledi.

Özellikle en yoğun çatışmaların Luhansk ve Donetsk bölgelerinde yaşandığına dikkati çeken Zelenski, “Savaş, Soledar, Bahmut ve tüm Donetsk bölgesi için Luhansk bölgesi için tek bir mola vermeden, tek bir duraklama olmadan devam ediyor” dedi.

Rusya’yı sivillere yönelik saldırılar düzenlemekle suçlayan Zelenski, Rusya’ya yaptırımların arttırılması için çalışmaya devam ettiklerini kaydetti.

Rusya’dan açıklama

Rusya, saldırıda Ukrayna’ya ait askeri tesisler ve enerji altyapısının hedef alındığını açıkladı.

Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki ise bu tip saldırıların insanlık dışı olduğunu söyledi. Morawiecki, “Rusya bilinçli olarak savaş suçları işlemeye devam ediyor” dedi.

Rusya, Ukrayna’da Cumartesi günü Kiev, Harkiv ve Odesa’da da hava saldırıları düzenlemişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’daki operasyonlarının planlandığı gibi ilerlediğini söyledi.

Rusya ve Belarus bugün ortak tatbikata başlayacak. Belarus Savunma Bakanlığı tatbikatın savunma amaçlı olduğunda ısrarlı ancak Batı’da, Rusya’nın Ukrayna’nın işgaline katılması içine Belarus’a baskı yaptığına dair endişeler artıyor.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Pazar günü yaptığı açıklamada, Batılı müttefiklerinin Ukrayna’ya daha fazla ağır silah yardımı yapacağını söyledi.

Stoltenberg, Alman basınına yaptığı açıklamada da, “Ağır savaş teçhizatı için son taahhütler önemli ve yakın gelecekte daha fazlasını bekliyorum” dedi.

İngiltere Ukrayna’ya Challenger 2 tanklarından verme kararı almış, Rusya bunun daha yoğun operasyonlara ve sivil ölümlere yol açabileceğini vurgulayarak kararı eleştirmişti.

Paylaşın

Afganistan’da En Az 20 Kişi Donarak Yaşamını Yitirdi

Dondurucu soğukların etkili olduğu Afganistan’da en az 20 kişi donarak hayatını kaybetti. Afganistan’da, ekonomik kriz nedeniyle kış mevsiminde odun ve kömür alamayan dar gelirli büyük bir kesim bulunuyor.

Özellikle kırsal kesimlerde resmi kayıt tutma konusundaki eksiklik de benzeri can kayıplarının sayısının daha yüksek olduğu ihtimalini artırıyor.

Özellikle kış mevsiminde olumsuz hava koşulları nedeniyle yaşanan ulaşım zorlukları, insani yardım kuruluşlarının muhtaç ailelere yardım götürmesini de güçleştiriyor.

TOLOnews haber kanalının haberine göre, Badgis ve diğer vilayetlerinde en az 4 bin büyükbaş hayvan da soğuk sebebiyle yaşamını yitirdi.

Kanala konuşan yurttaşlardan Herat sakini Hüseyin, İran’a geçmek üzereyken soğuk hava sebebiyle donma tehlikesi atlattığını ve bu sebeple hastaneye kaldırıldığını söyledi: “Kar yağışı başladığında dört saattir yoldaydık ve daha fazla hareket edemedik.”

Herat Bölgesel Hastanesi’nin paylaştığı verilere göre, en az 70 kişi hipotermi sebebiyle hastaneye başvurdu.

Yerel yöneticiler de Badgis vilayetinde en az beş kişinin hayatını kaybettiğini ve bu kişilerin hepsinin çoban olduğunu söyledi.

Badgis Valiliği Sözcüsü Ahmet Hanzala, “Bir çoban ve dört çocuk hipotermi sonucu hayatını kaybetti” açıklamasını yaptı.

Yerel yetkililerin açıklamasına göre, Host’ta beş kişi, Faryab vilayetinde iki kişi ve Cevzcan vilayetinde iki kişi soğuktan öldü.

Soğuk havalar ve kar yağışları sebebiyle çok sayıda vilayette binlerce hektarlık tarım alanı ve sera da zarar gördü.

Anadolu Ajansı (AA) ise Afganistan basınına dayandırdığı haberinde, ülkedeki hava koşulları sebebiyle yaşanan can kaybını 24 olarak açıkladı. Buna göre, Badgis’de 4’ü çocuk 5, Herat ve Bağlan’da 9, Host’ta 5, Faryab’da 2, Cüzcan’da 2 ve Sar-e Pol’da 1 kişi donarak yaşamını yitirdi.

Afganistan’da, ekonomik kriz nedeniyle kış mevsiminde odun ve kömür alamayan dar gelirli büyük bir kesim bulunuyor.

Özellikle kırsal kesimlerde resmi kayıt tutma konusundaki eksiklik de benzeri can kayıplarının sayısının daha yüksek olduğu ihtimalini artırıyor.

Özellikle kış mevsiminde olumsuz hava koşulları nedeniyle yaşanan ulaşım zorlukları, insani yardım kuruluşlarının muhtaç ailelere yardım götürmesini de güçleştiriyor.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Çok Kapsamlı Reform Listemiz Var

İstanbul Sözleşmesi’nin ‘sadece bir başlangıç’ olduğunu belirten CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “İlk 6 ayda; halka açık şirketlerde kadınların yönetim kurulu kademesinde eşit biçimde temsil edilmeleri için alt sınır getirerek kadınlara uygulanan “cam tavanı” kadınlarla birlikte paramparça edeceğiz. İstanbul Sözleşmesi sadece bir başlangıç. Çok kapsamlı reform listemiz var.” dedi.

Kamuoyunda İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen ‘Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’, 20 Mart 2021’de bir gece yarısı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla feshedilmişti.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, bu kararı ‘hukuka uygun’ bulmuştu. Muhalefet liderleri, iktidara gelmeleri halinde bu sözleşmeyi geri getireceklerini belirtiyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

“İlk 6 ayda; halka açık şirketlerde kadınların yönetim kurulu kademesinde eşit biçimde temsil edilmeleri için alt sınır getirerek kadınlara uygulanan “cam tavanı” kadınlarla birlikte paramparça edeceğiz. İstanbul Sözleşmesi sadece bir başlangıç. Çok kapsamlı reform listemiz var.”

Paylaşın

“DEVA Partisi, HDP Listelerinden Meclis’e Girecek” İddiası

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi’nin Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile ikinci bir ittifak yaparak HDP listelerinden TBMM’ye girebileceği iddiasında bulundu. HDP Milletvekili Erol Katırcıoğlu da görüşmeleri doğruladı.

Tele1 ekranlarında “Fikir Kulübü” adlı tartışma programının konukları olan MAK Araştırma Grubu Başkanı Mehmet Ali Kulat, Ankara kulislerinde HDP’nin kapatılmasının ciddi şekilde tartışıldığını söyledi.

”DEVA Partisi bir ittifak yapabilir”

HDP’nin farklı partilerle seçime girmek için hazırlıkları olduğunu belirten Kulat, “Ancak HDP’nin farklı bir hamle yapma ihtimalini de söyleyebilirim. HDP kapatma ihtimali karşısında DEVA Partisi çatısı altında seçime girebilir” dedi.

Kulat, yeni seçim yasasının partileri ittifakla seçime girmeye yönlendirdiğini ifade ederek, “DEVA Partisi de yüzde yedi meselesini çok rahat bir şekilde HDP ile birlikte aşma gibi bir zorunluluğun getirdiği bir beraberlik de gündeme gelebilir” diye konuştu.

Görüşmeleri doğruladı

Programın bir diğer konuğu HDP Milletvekili Erol Katırcıoğlu’na da bu konu soruldu. Erol Katırcıoğlu da iki parti arasındaki görüşmeleri doğruladı.

Katırcıoğlu şunları söyledi:

“Son Ali Babacan’ın yaptığı açıklamalar tabii çok sempatiyle karşılandı. Zaten daha önceden beri de öyleydi. Yani özellikle Kürtlerin nezdinde. Ben de duyuyordum zaten temaslarımız oluyor. Yani kimsenin Kürt Meselesi’ni konuşmadığı bir zeminde Ali Babacan gibi bir insan çıkıp konuşabiliyor. Bu çok değerli bir şey bence.”

Paylaşın

Erdoğan İle Kılıçdaroğlu Arasında “Alkışlaşma” Polemiği: Bırak Palavrayı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki “alkışlama” polemiği, Kılıçdaroğlu’nun, Erdoğan’a verdiği cevapla bir adım daha ileri gitti.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Komutanlarımızla coşkumuza tahammül edemedi” sözüne karşı, “Bırak palavrayı, benimle ilgili iftiralarını askerlere alkışlattın” dedi.

Tank Palet Fabrikası’ndaki törende, Kuvvet Komutanlarının, Erdoğan’ın konuşmasındaki Kılıçdaroğlu ile ilgili sözlerini de alkışlamaları üzerine başlayan karşılıklı açıklamalar bugün ilk polemiğe dönüştü.

Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da katıldığı açılış töreninde, daha önce kuvvet komutanlarına “haddinizi bilin” açıklaması yapan Kılıçdaroğlu’na yönelik olarak, “Gerçi müstemleke zihniyetlilerin kepazelikleri bitip tükenmek bilmiyor. Geçtiğimiz günlerde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gücüne güç katacak bir savunma sanayi projemizin açılışında ordumuzun komutanlarıyla yaşadığımız sevince tahammül edemediklerini hep birlikte gördük” ifadelerini kullandı.

“Bırak palavrayı, iftiralarını alkışlattın, Kenan Evren kafasısın”

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu sözleriyle, kuvvet komutanlarının Tank Palet Fabrikası’ndaki ‘alkışlama’larının, savunma sanayi projesine ilişkin sözlerine yönelik olduğunu iddia ederken CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, alkışlanan sözlerin Erdoğan’ın iddia ettiği gibi projeye yönelik olmadığını belirterek şunları kaydetti:

“Erdoğan bırak palavrayı. Benimle ilgili iftiralarını askerlere alkışlattın. Sen artık Kenan Evren kafasısın, biz özgürlükçüyüz, reformcuyuz. Komuta kademesine tekrar sesleniyorum; siyaset istiyorsanız, o kutsal üniforma ile yapamazsınız. İzin vermem. Türkiye’nin askerisiniz siz!”

Ne alkışlanmıştı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya’daki Tank Palet Fabrikası’nda yapılan ‘Yeni Nesil Fırtına Obüsleri Teslimat Töreni’ndeki konuşmasında “Amerika’dan İngiltere’ye, oradan Almanya’ya kapı kapı dolaşarak benzin istasyonlarındaki afedersiniz restoranlarda bir şeyler yemeye gayret edenler, yabancı yabancı ekonomi komiserlerinden yardım dileniyor” demişti.

Paylaşın

Demirtaş’tan Dikkat Çeken Yazı: Hesap Sorma Günü Geliyor

Yaklaşan seçimlerle ilgili dikkat çeken bir yazı yazan Demirtaş, “Unutmadığımız daha çoook şey var. Ve şimdi sandıkta hesap sorma günü geliyor. Sandığa gidip bunların ve daha fazlasının hesabını sormayı, daha aydınlık bir geleceği yaratmayı neden unutalım ki?” dedi ve ekledi:

“Sen bu halkı balık hafızalı mı yoksa onursuz mu sanıyorsun? Ha, unutmadığımız bir şey daha var, onu da seçim akşamı söyleyeceğim. Bekle.”

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, yaklaşan seçimlerle ilgili bir yazı yazı. Demirtaş’ın Yeni Yaşam’da “Merak etme, unutmadık” başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle:

“Etrafındaki bir avuç müteahhit, medya tetikçisi, bürokratın çuvalla para götürürken açlıktan, yoksulluktan intihar edenleri unutmadık! Sıfır yeterlilikteki kişileri profesör, hakim, savcı, bakan, bürokrat yapıp da üstümüze saldığın sefil tayfayı unutmadık!

Satın aldığın havuz medyasıyla gece gündüz bize hakaret etmeni unutmadık! Koltuk uğruna çözüm sürecini bitirip savaş kararı almanı, tecridi unutmadık. Toprağa emanet ettiğimiz binlerce insanımızı unutmadık.

Babasıyla katledildikten sonra cenazesinin başına silah bırakılan Uğur Kaymaz’ı, cenazesinin alınmasına günlerce izin verilmeyen Taybet Ana’yı, tekmelerle katledilen Ali İsmail Korkmaz’ı, cenazesi derin dondurucuda saklanan Cemile Cağırga’yı, polisin attığı gaz fişeğiyle katledilen Abdullah Cömert’i, cenazesi yerlerde sürüklenen Hacı Lokman Birlik’i, Ankara’nın orta yerinde vurularak katledilen Ethem Sarısülük’ü, bin parçaya ayrılan Ceylan Önkol’u, aylarca eriye eriye can veren Berkin Elvan’ı, bir Newroz günü sırtından vurularak katledilen Kemal Kurkut’u, İzmir il binamızda vahşice katledilen Deniz Poyraz’ı unutmadık!

Sokakta dövdürdüğün, yerlerde ve mahkemelerde süründürdüğün Cumartesi Annelerini unutmadık! Cezaevi önünde, içerideki evlatlarından bir haber almak isteyen Barış Annelerini tartaklayarak iteklemeni unutmadık! Şenyaşar ailesine yapılanları, adalet direnişçisi Emine Şenyaşar’ı unutmadık! Gasp ettiğin belediyelerimize atadığın talancı kayyımlarını da Boğaziçi’ne yaptıklarını da unutmadık!

Talimatlarınla hapishanelere doldurulan siyasetçileri, gazetecileri, gençleri unutmadık! Talimatlarınla salıverilen katilleri, mafya bozuntusu, uyuşturucu kaçakçısı çeteleri de unutmadık! Her gün vahşice katledilen kadınları, İstanbul Sözleşmesini tek imzayla çöpe atmanı unutmadık!

Tarikat yurtlarında zemin hazırladığın, sessiz kaldığın çocuk istismarlarını unutmadık! Sokakta dövdürdüğün milletvekillerini, kadınları, üniversitelileri, memurları, işçileri, avukatları, doktorları unutmadık!

KHK rezaletiyle ağaç kökü yemeye mahkum ettiğin ama onurlarıyla ekmek kazanan milyonları, barış akademisyenlerini, el koyduğun televizyon ve gazeteleri unutmadık! Halkın HDP’ye verdiği Hazine payına el koymanı, HDP’ye kapatma, bize ağır kumpas davalarını unutmadık!

Miting meydanlarında ve televizyonlarda bize defalarca “terörist”, “katil” dediğini unutmadık! Sur’u yakıp yıkmanı, Cizre bodrumlarında diri diri yakılan insanlarımızın çığlıklarını unutmadık!

İnsan kemiklerini kaldırımlara gömdüğünü, çuvalla babalarının kucağına verdiğini, mezarlıklarımızı dozerlerle yerle bir ettiğini UNUTMADIK!

Unutmadığımız daha çoook şey var. Ve şimdi sandıkta hesap sorma günü geliyor. Sandığa gidip bunların ve daha fazlasının hesabını sormayı, daha aydınlık bir geleceği yaratmayı neden unutalım ki?

Sen bu halkı balık hafızalı mı yoksa onursuz mu sanıyorsun? Ha, unutmadığımız bir şey daha var, onu da seçim akşamı söyleyeceğim. Bekle.”

Paylaşın

Erdoğan, ‘Altılı Masa’yı Hedef Aldı: Herkesten Ayrı Ses Çıkıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir masa kurmuşlar, etrafındaki herkesten ayrı ses çıkıyor. Herkes ayrı baş çekiyor, herkes ayrı hesap yapıyor. Bunlar Anayasa’yı da hiç okumamışlar. Sen nasıl oluyor da daha seçilmemişsin ve seçilmediğin halde nasıl oluyor da ‘hemen seçime gideriz’ diyorsun? Neyse, olanlar oldu. Bunların, ‘Allah bir’ dediğine inanın, başka hiçbir şeye inanmayın. Çünkü Allah bir” dedi.

Haber Merkezi / “Masanın altında, üstünde sakladıkları, gözükmeyen ortakları ayrı telden çalıyor” ifadesini kullanan Erdoğan, “Daha ortada fol yok, yumurta yok. Sizin deyiminizle şerlenmelerinden, şımarmalarından yanlarına varılmıyor. Çünkü bunlar sadece zarar dostudur. Ülkenin ve milletin iyiliğini istedikleri tek bir örnek görülmemiştir. Ülkemize 20 yıldır kazandırdığımız her eser ve hizmeti, demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın tamamını nasıl bunlara rağmen yaptıysak inşallah Türkiye Yüzyılı vizyonunu da aynı şekilde hayata geçireceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu’nun “Komuta kademesi haddini bilsin. Siyaset askerin işi değildir. Siyaset mi yapmak istiyorlar, çıkarsınlar o kutsal üniformayı, hizalansınlar Erdoğan’ın yanına. Perinçek’e de takılsınlar. Erdoğan artık o dünyaların adamı.” sözlerini bu sözlerinin değerlendiren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Müstemleke zihniyetlilerin kepazelikleri bitip tükenmiyor. TSK’nın gücüne güç katacak projemizin açılışında ordumuzun komutanlarıyla yaşadığımız sevince tahammül edemedikleri gördük. Bay Kemal, Sakarya Arifiye’de bu ordunun başkomutanı olarak Tayyip Erdoğan ne yaptı, Fırtına Obüsleri’nin teslim törenini yaptı. Senin hayatında, aklında böyle bir şey var mı? Altay tanklarının teslimini yaptık. Ordumuz bunlarla çok daha güçlü”

Erdoğan, Demirtaş üzerinden CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklendi. Erdoğan, Kılıçdaroğlu’na “Bay Kemal, sen bu teröristlerle dirsek dirseğe dolaştın. Cezaevlerindeki teröristleri de nasıl çıkarırız diye bunun gayreti içerisindesin. Boşuna uğraşma o teröristler öyle oralardan çıkamazlar. Ama bu şimdiden vaadediyor. Diyarbakır’da 51 vatandaşımızın ölümüne neden olan bu Demirtaş değil miydi?” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Muğla’da bir açılış töreninde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“Geçtiğimiz günlerde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) gücüne güç katacak bir savunma sanayi projemizin açılışında, ordumuzun komutanlarıyla birlikte yaşadığımız sevince tahammül edemediklerini hep birlikte gördük. Bay Kemal, Sakarya Arifiye’de bu ordunun başkomutanı olarak Tayyip Erdoğan ne yaptı? Orada Fırtına obüslerinin teslim törenini yaptı. Senin hayatında, senin aklında böyle bir şey var mı, böyle bir şey yapabilir misiniz? Altay tanklarının teslimini yaptık Bay Kemal. Bunlarla ordumuz çok daha güçlü. Ordumuz bunlarla o terör örgütlerini ne yaptı? İnlerine gömdü inlerine.

“Bu millet terörden beslenenlere, kan emicilere bu ülkede yol vermez”

Bay Kemal, sen bu teröristlerle dirsek dirseğe dolaştın. Cezaevlerindeki teröristleri de nasıl çıkarırız diye bunun gayreti içerisindesin. Boşuna uğraşma, o teröristler öyle oralardan çıkamazlar. Ama bu şimdiden vadediyor. Yahu, Diyarbakır’da 51 vatandaşımızın ölümüne neden olan bu Demirtaş değil miydi? Şimdi çıkmış bu, ‘onları çıkaracağım’ diyor. Bu millet sana bu yolu açmaz. Bu millet terörden beslenenlere, kan emicilere bu ülkede yol vermez.

Bu yolda böyle yürüyeceğiz. El ele yürüyeceğiz, omuz omuza yürüyeceğiz. Hak ve özgürlük denilince biz milletimizle el ele olmayı anlarız, kan emicilere asla prim vermeyiz. Ama bu zihniyet önce Sakarya Arifiye’deki fabrikanın bu seviyeye gelmesini sağlayan yatırımlarımızı sabote etmek için yapmadığını bırakmadı. Her türlü yalan ve iftirayı kullanarak yürüttüğü bu ihanet kampanyasında başarılı olamayan bu habis zihniyet, bu defa doğrudan kahraman ordumuzu ve şerefli komutanlarımızı hedef alarak asıl niyetini gösterdi.

Her gün sınırlarımızı taciz eden Yunanistan’a, elinde on binlerce masumun kanı olan PKK’ya, ülkemizin son dönemde gördüğü en büyük ihanet çetesi olan FETÖ’ye, egemenliğimizi hedef alan ülkelere, velhasıl Türkiye ve Türk milleti düşmanlarına göstermediği, gösteremediği tepkiyi, ordumuzun komutanlarına fütursuzca sergileyen, seviyesizce hakaret eden bir kişi bu ülkenin siyasetçisi olabilir mi? Kardeşlerim anayasamıza göre bu kardeşiniz, bu ordunun başkomutanıdır. Bunu ben söylemiyorum anayasamız söylüyor.

Tabii biz bunların asıl karın ağrılarını çok iyi biliyoruz. Bunlar Arifiye’deki atıl fabrikanın, ülkenin savunma sanayiinin en önemli üretim tesislerinden biri olmasından rahatsızlar. Bunlar karasından havasına, denizinden siberine kadar savunma sanayiinin her alanında kendi tasarımını, kendi üretimini yapabilen Türkiye gerçeğine tahammül edemiyorlar. Bunlar, terörü sınırları içinde bitirmekle kalmayıp sınırları ötesinde de teröristlerin başını ezen Türkiye fotoğrafına dayanamıyorlar.

Çünkü bunların tüm hayatları, vesayetçilerin ve darbecilerin yönetimini kendilerine altın tepside sunduğu ülke hayaliyle geçmiştir. Rahmetli Menderes’i idam sehpasına gönderip ülkenin başına böyle çullandılar. Rahmetli Demirel’i muhtıralarla yıpratıp ülkenin başına böyle çöreklendiler. Rahmetli Özal’ı binbir yalan ve iftirayla devreden çıkartıp ülkenin başına böyle musallat oldular. İktidara geldiğimiz ilk günden itibaren bize de aynısını yapmak için çok uğraştılar. Ülkeye ve millete daha büyük hizmetler kazandırmak için harcamamız gereken vaktimizin ve enerjimizin bir kısmını, bunlarla mücadeleye ayırmak mecburiyetinde kaldık.

“Yeni oyunlar peşinde koşuyorlar”

Partimizi kapatmaya teşebbüs etmekten sokakları karıştırmaya, terör örgütlerini cesaretlendirmekten darbecilere alkış tutmaya kadar her yolu denediler. Dışarıda ve içeride Türkiye’yi hedef alan kim varsa hepsinin yanında bunlar yer aldılar. Ne yaparlarsa yapsınlar, işte ben şu anda karşımdaki bu muhteşem kalabalığın, az önce resmi rakamını sordum, dedim ne kadar? Resmi rakamı aldım, elhamdülillah 50 bine varan bir katılımla bugün buradayız. Bunlar bir tek kendi ülkelerinin, kendi insanlarının mücadelesine destek olmadılar. Şimdi de aynı kafayla, yeni oyunlar peşinde koşuyorlar.

Bir masa kurmuşlar, etrafındaki herkesten ayrı ses çıkıyor. Herkes ayrı baş çekiyor, herkes ayrı hesap yapıyor. Bunlar Anayasa’yı da hiç okumamışlar. Sen nasıl oluyor da daha seçilmemişsin ve seçilmediğin halde nasıl oluyor da ‘hemen seçime gideriz’ diyorsun? Neyse, olanlar oldu. Bunların, ‘Allah bir’ dediğine inanın, başka hiçbir şeye inanmayın. Çünkü Allah bir.

Masanın altında, üstünde sakladıkları, gözükmeyen ortakları ayrı telden çalıyor” ifadesini kullanan Erdoğan, “Daha ortada fol yok, yumurta yok. Sizin deyiminizle şerlenmelerinden, şımarmalarından yanlarına varılmıyor. Çünkü bunlar sadece zarar dostudur. Ülkenin ve milletin iyiliğini istedikleri tek bir örnek görülmemiştir. Ülkemize 20 yıldır kazandırdığımız her eser ve hizmeti, demokrasi ve kalkınma atılımlarımızın tamamını nasıl bunlara rağmen yaptıysak inşallah Türkiye Yüzyılı vizyonunu da aynı şekilde hayata geçireceğiz.”

Paylaşın

İran, Casusluk Suçlamasıyla Bir Kişiyi Daha İdam Etti

2019 yılında “İngiltere için ajanlık yaptığı” suçlamasıyla tutuklanan İran’ın eski savunma bakan yardımcısı Ali Rıza Akbari, idam edildi. Akbari, hakkındaki iddiaları reddetmişti.

İran yargısının resmi internet sitesi Mizan, cumartesi günü yayımladığı haberde Ali Rıza Akbari’nin asılarak idam edildiğini belirtse de tam bir tarih veya yer bilgisi paylaşmadı.

Haber, İran’ın Akbari’ye ait, zorla konuşturulduğu anlaşılan bir “itiraf videosunun” yayımlanmasının ardından paylaşıldı. Videonun paylaşılmasıyla birlikte İran İstiharat Bakanlığı da, Akbari için “İngiltere’nin İran’daki en önemli ajanlarından biri” ifadelerini kullanmıştı.

İngiltere hafta başından bu yana yaptığı açıklamalarda Alireza Akbar’ın casuslukla suçlanması ve idam cezası kararı verilmesinin tamamen siyasi bir karar olduğunu ve Akbari’nin derhal serbest bırakılması gerektiğini dile getiriyordu.

İdamın infazının ardından İngiltere Başbakanı Rishi Sunak da yaptığı açıklamada, idam cezasının uygulanmasının kendisini dehşete düşürdüğünü söyledi ve “kendi halkı ve insan haklarına saygı duymayan barbar rejimin korkakça bir eylemi”olarak nitelendirdi.

İran Adalet Bakanlığı’nın açıklamalarını geçen Mizan haber ajansı, Alireza Akbari’nin idam edildiğini duyurdu ancak infazın nerede gerçekleştiğine dair herhangi bir detay bilgi paylaşmadı.

Mizan ajansının haberinde “Alireza Akbari, yolsuzluk ve ülkenin iç ve dış güvenliğinine karşı İngiliz hükümeti istihbarat servisi için casusluk yaptığı gerekçesiyle idam cezasına çarptırıldı ve cezası infaz edildi” ifadelerine yer verdi. Mizan ayrıca Akbari’nin casusluk faaliyetleri kapsamında 1 milyon 805 bin Euro, 265 bin İngiliz sterlini ve 50 bin dolar aldığını iddia etti.

İngiliz yayın kuruluşu BBC’nin Farsça yayın servisi Çarşamba günü Akbari’nin bir ses kaydını yayınladı. Ses kaydından Akbari, kendisine işkence yapıldığını ve üzerine atılı suçları kabul etmesinin istendiğini anlatıyordu.

Akbari yayınlanan ses kaydında “3500 saat süren işkencelerle bana ilaçlar verdiler psikolojik ve fiziksel şiddet uygulayarak irademi elimden aldı ve beni delirmenin eşiğine getirdiler. Silah zoruyla ve ölüm tehditleriyle yalan itiraflarda bulunmaya zorladılar” ifadelerini kullandı.

İran asıllı İngiliz vatandaşı Alireza Akbari’nin idam edilmesi, nükleer anlaşma, son dönemde ülkedeki protestolara yönelik sert uygulamalar gibi batıyla İran arasında yaşanan sorunlara bir yenisi olarak eklenecek gibi duruyor.

İran devlet medyasıysa Perşembe günü yayınladığı bir görüntülü haberde Alireza Akbari’yi süper casus olarak nitelendirirken Akbari’nin 2020 yılında İran nükleer programının üst düzey yöneticisi Mohsen Fakhrizadeh’nin suikaste uğramasından da sorumlu olduğu iddia edildi.

İran’da genelde üst düzey yöneticilerin idam edilmesi gibi bir duruma pek rastlanmıyor. Bunun son örneklerinden biri 1984 yılında İran Deniz Kuvvetleri Kumandanı Bahram Afzali olmuş bu kişi de Sovyetler Birliği adına casusluk yapmakla suçlanarak idam edilmişti.

Paylaşın

Emek Ve Özgürlük İttifakı’nın Adayı Bu Ay Belli Olacak

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Emekçi Hareket Partisi (EHP) ve Sosyalist Meclisler Federasyonu’nun (SMF) oluşturduğu Emek ve Özgürlük İttifakı, 20 Ocak’ta gerçekleştireceği kritik toplantının ardından Cumhurbaşkanı adayını belirlemeyi planlıyor.

Altılı Masa’ya ortak aday için diyalog çağrısında bulunan Emek ve Özgürlük İttifakı, yarın saat 13.00’te ‘Yoksulluğa, savaşa, baskılara dur diyelim’ sloganıyla İstanbul Kartal Meydanı’nda bir araya gelecek. Mitingde, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili mesajlar verilecek. İttifak, daha sonra adaylık ve liste konularını görüşmeye başlayacak.

HDP’nin öncülüğünü yaptığı Emek ve Özgürlük İttifakı, ilk kitlesel buluşmayı yarın ortak mitingle gerçekleştirecek. Daha sonra 20 Ocak’ta genel başkanların yapacağı toplantıda seçime yönelik hazırlıkları ele alacak ittifak, bu toplantıda cumhurbaşkanı adayını da isim bazında konuşacak.

Birgün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre, kulislerde, ortak aday olarak eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gülten Kışanak ile HDP Danışma Kurulu Üyesi, eski AİHM yargıcı Rıza Türmen’in adı geçiyor.  Kadın aday göstermeyi önceleyen ittifakın, Kışanak isminde uzlaşabileceği kaydedildi. Yaklaşık altı yıldır cezaevinde olan Kışanak’ın adaylığının önünde şu an hukuki bir engel bulunmadığını bildiren ittifak temsilcileri, 20 Ocak’ta bu yönde bir karar alınması durumunda, ortakların konuyu yetkili birimlerine taşıyacağını, daha sonra adayın kesinlik kazanacağını kaydetti.

İkinci tur riskli görünüyor

Altılı Masa’nın kendilerine danışarak bir aday belirlemesi durumunda, ortak aday fikrine açık olduğunu duyuran ittifak, kendi adayını belirledikten sonra kısa bir süre Altılı Masa’yı bekleyecek. Altılı Masa’nın aday belirleme sürecinde ya da adayın belirlenmesinin ardından kendileri ile temasa geçmesi durumunda Emek ve Özgürlük İttifakı, kendi adayının seçimlere katılmamasını tartışacak. Seçimlerin ikinci tura kalması durumunda AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kazanma ihtimalinin artacağı tespiti ile hareket eden Emek ve Özgürlük İttifakı, bu nedenle ilk turdan sonucun alınabilmesi için birliktelik çağrılarını sürdürecek.

Ortak liste ayrımı

Emek ve Özgürlük İttifakı, ayrıca ittifak üyesi örgüt ve partilerin seçimlerde yarışma yöntemini de tartışıyor. Bu konuda ayrı ayrı seçime girmektense “ortak liste” seçeneğinin ağırlık kazandığı ancak bu konuda TİP ile henüz görüş birliği sağlanamadığı öğrenildi.

Yüzde 3 dolayında oy alacağını savunan TİP yöneticilerinin, TBMM’de grup kurmaya yetecek sayı olan 20 milletvekilinin seçilmesi garantili yerlerden aday gösterilmesini istediği ifade edildi. HDP yetkililerinin ise bu konuda bir garanti veremeyeceklerini ilettiği öğrenildi. 20 Ocak’taki toplantıda ayrıca HDP’nin kapatılması durumunda seçimlere hangi parti listelerinden girileceği de konuşulacak.

Paylaşın