DSP’den “Cumhur İttifakı” İstifaları: CHP’ye Katıldılar

Demokratik Sol Parti’nin (DSP) Cumhur İttifakı’na katılmasının ardından DSP Yunak İlçe Başkanı Hüseyin Atıcı ve önceki dönem DSP Tuzlukçu İlçe Başkanı Nevzat Şahin, partilerinden istifa ederek Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) katıldılar.

Her iki ismin CHP rozetini, CHP Konya 1. sıra milletvekili adayı Barış Bektaş ve Konya İl Başkanı Bekir Yaman taktı. CHP’ye katılımlara ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan Barış Bektaş, şu ifadeleri kullandı:

“DSP Yunak ilçe başkanı Hüseyin Atıcı ve yönetim kurulu ve DSP Tuzlukçu önceki dönem ilçe başkanı Nevzat Şahin partilerinin Cumhur İttifakı’na katılması nedeniyle istifa ederek partimize katıldılar. İl Başkanımız Sn. Bekir Yaman ile birlikte kendilerine CHP rozetlerini takma onurunu yaşadık.”

Ne olmuştu?

Adalet ve Kalkınma Partisi yetkilileri, Demokratik Sol Parti Genel Merkezi’ni ziyaret etmişti. AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım bugün sabah saatlerinde beraberindeki heyetle birlikte Demokratik Sol Parti’yi (DSP) ziyaret etmişti. Ziyarete AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de katılmıştı.

Yıldırım ziyaret sonrasında yaptığı açıklamada, “Bu seçimlerde beraber yol yürüyebileceğimizi düşündüğümüzü Sayın DSP Genel Başkanı ve arkadaşlarına ilettik” demişti. Aksakal da “Bu değerli öneriye biz de karşılık olarak, TBMM’de katkı sunmak istediğimizi paylaştık. Bugün saat 14’te başkanlar kurulu toplantısından sonra kararı duyuracağız ve AK Parti’yi ziyaret edeceğiz” demişti.

DSP Genel Başkanı Aksakal da, “Bu değerli öneriye biz de karşılık olarak, TBMM’de katkı sunmak istediğimizi paylaştık. Bugün saat 14’te başkanlar kurulu toplantısından sonra kararı duyuracağız ve AK Parti’yi ziyaret edeceğiz” demişti.

Sabah saatlerindeki görüşmenin ardından Aksakal, AK Parti Genel Merkezi’ne gitmişti. Ziyaretin ardından açıklama yapan Aksakal, “Erdoğan’ın desteklenmesi yönünde görüş oluşturduk” dedi. Aksakal, ayrıca, DSP’nin AK Parti listelerinden seçime gireceğini açıklamıştı.

DSP’li 74 bakan ve milletvekili, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklediklerini açıklamıştı.

DSP Lideri Aksakal’ın Cumhur İttifakı’nı destekleyeceklerini açıklamasının ardından Genel Başkan Yardımcıları Onur İste, Dilara Tambova ve Selçuk Karakülçe partiden istifa ettiklerini açıklamışlardı.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Sanayi Üretimi Yüzde 8,2 Azaldı

İktidar ekonomide pembe tablolar çizmeye çalışsa da açıklanan her veri yaşanan derin ekonomik krizi gözler önüne seriyor. Son olarak sanayi üretiminin şubat ayında aylık bazda yüzde 6, yıllık bazda yüzde 8,2 azaldığı açıklandı.

Haber Merkezi / Açıklanan verilerde, sanayinin alt sektörleri madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18,2, imalat sanayinin yüzde 8,2 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörünün ise yüzde 4,5 gerilediği görüldü.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sanayi Üretim Endeksi Şubat 2023 verilerini açıkladı. Buna göre, Şubat ayında takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 8,2 azalış gösterdi.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, Şubat’ta madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18,2, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 8,2 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 4,5 geriledi.

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, Şubat’ta bir önceki aya göre yüzde 6 azaldı.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, Şubat’ta madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 11,2 ve imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 6,6 azalırken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,4 arttı.

Arındırılmamış sanayi üretim endeksi de Şubat’ta yıllık bazda yüzde 8,23 azalış gösterdi.

Sanayi üretim endeksinin hesaplanmasında aylık sanayi üretim anketi ve katma değer vergisi (KDV) beyannamelerinden elde edilen veriler kullanılıyor. Deprem felaketinden etkilenen illerde mücbir sebep ilan edilmiş ve beyannameler ertelenmiş, bu illerden derlenen anketlerden yüzde 67 oranında cevap alınabildi.

Bu nedenle, Şubat ayına ilişkin hesaplamalarda eksik gözlemler için e-fatura, e-arşiv fatura verileri gibi alternatif veri kaynakları ve istatistiksel yöntemler kullanılarak tahmin yapıldı. Bu yöntemlerle tahmin edilen büyüklüğün toplam içindeki payı yüzde 1,94 olarak belirlendi.

Paylaşın

Uluslararası Af Örgütü’nden AYM’ye HDP Çağrısı

Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılması istemli davada, partinin sözlü savunma yapmama kararını ele alacak. Uluslararası Af Örgütü, HDP hakkında AYM süren kapatma davasıyla ilgili bir açıklama yayımladı.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Türkiye’nin en büyük ikinci muhalefet partisi olduğuna işaret edilen açıklamada, partiyle ilgili davanın kapatma kararıyla sonuçlanmasının, ifade ve örgütlenme özgürlüğü haklarının ihlaline yol açacağı uyarısı yapıldı.

Açıklamada, “Ülke 6 Şubat’taki yıkıcı depremlerin ardından kritik önemdeki seçimlere hazırlanırken HDP’nin kapatılması ve geçmişteki ve mevcut yüzlerce HDP üyesine siyasi yasak getirilmesi Türkiye’nin uluslararası yükümlülüklerini açıkça ihlal eder” ifadesine yer verildi.

Uluslararası Af Örgütü, örgütlenme özgürlüğü hakkına yönelik kısıtlamaların ancak kesin ve erişilebilir yasalarla getirilebileceğine ve uluslararası insan hakları hukuku gereğince izin verilen bir veya birden fazla amaca hizmet ediyorsa ve bu meşru amaç doğrultusunda gerekli ve orantılıysa haklı gösterilebileceğine işaret etti.

İddianamenin önemli bölümü “barış süreci” dönemine yönelik

HDP’nin kapatılmasına yönelik iddianamenin önemli bir bölümünün, partinin 2013-2015 yılları arasındaki faaliyetlerini kapsadığı, ancak buna rağmen PKK ile Türkiye devleti arasında o dönemde hükümetin isteğiyle yürütülen barış süreci bağlamında sunulmadığına dikkat çekilen açıklamada, “Türkiye yetkililerinin, HDP’nin siyasi hedeflerini ve eylemlerini güç kullanarak gerçekleştirmeye çalıştığı iddiaları dayanaktan yoksundur” denildi.

HDP’nin 1993’ten bu yana Türkiye’de anayasaya aykırı eylemlerde bulunma iddiasıyla kapatmayla sonuçlanabilecek bir davayla karşı karşıya kalan sekizinci Kürt tabanlı sol siyasi parti olduğuna da işaret edildi.

“Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı davayı geri çekmeli”

Açıklamada, “Uluslararası Af Örgütü, Türkiye yetkililerini, uluslararası insan hakları hukuku kapsamındaki yükümlülüklerinin gereğini yerine getirmeye ve bu hakların gerektiği gibi korunmasını sağlamak için Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS), sözleşmenin protokolleri ve geçmiş Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uymaya çağırmaktadır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı özellikle, AİHM’in, son yıllarda Türkiye yetkililerinin siyasi partileri kapattığı benzer koşullar nedeniyle örgütlenme hakkı ihlalleri tespit ettiği önceki kararlarını dikkate alarak HDP’ye karşı kapatma istemiyle açtığı davayı geri çekmelidir” ifadelerine yer verildi.

Örgüt, Anayasa Mahkemesini de, mevcut davayla alakalı olan geçmişte AİHM’in verdiği çok sayıda bağlayıcılığı bulunan kararı da göz önünde bulundurmaya çağırdı.

Açıklamada, “Anayasa Mahkemesi, ülkedeki insanların ifade ve örgütlenme özgürlüğü haklarını misillemeye uğrama kaygısı taşımadan, özgürce ve güvenli bir şekilde kullanabilmesini tesis etmek için AİHM’in bu davaya uygulanabilir ilgili kararlarında belirlediği standartlara uyulmasını sağlamalıdır” denildi.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

MP Lideri İnce: Millet İttifakı Kurulurken Davet Edilmedik

29 Mart’ta CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeye ilişkin konuşan MP Lideri İnce, “29 Mart’tan önce veya sonra Kılıçdaroğlu’yla hiçbir görüşmem olmadı. Yakınındaki kişilerin bazıları kendilerini siyasi aktör yapmak için çıkıp açıklamalar yaptı. Önemsemedim. Ben Sayın Kılıçdaroğlu’yla görüşmeyen birisi değilim” dedi ve ekledi:

“Özel telefonlarımızı bilmeyen insanlar değiliz. Ama herhangi bir görüşmemiz olmadı. Millet İttifakı’nı kurarken davet edilmedik, mutabakat metinleri yapılırken davet edilmedik. Yok sayıldık. Biz ittifaklara karşı değiliz ama ittifaklar omurgalı olmalıdır. Onlarınki menfaat ittifakı.”

Memleket Partisi Genel Başkanı ve 13. cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Cumhuriyet’e konuştu.

Muharrem İnce, partisinin 600 kişilik milletvekili listesinin YSK’ye teslim edildiğini anımsattı ve Memleket Partisi’nin adaylarını “toplumda karşılığı olan ve partiye emeği geçen insanlardan seçtiklerini” vurguladı.

MP Lideri İnce, “Çankaya bölgesinde 1. sırada Mülkiye’de profesör var. CHP’nin listesinde de Ali Dibo var. Ali Dibo’yla yarışacak adayımız” dedi.

Muharrem İnce, “Adaylarımız arasında doktorlarımız, tarım uzmanımız, BoğaziçiODTÜ mezunlarımız var. Parti meclisinde bunları tek tek oyladık. Biz 1.5 yaşında bir partiyiz. Elimizden bu geliyor” diye konuştu.

Çankaya’da bir kadın bir erkek olmak üzere fermuar yöntemi uyguladıklarını kaydeden İnce, “Bizim listemizde; Ali Dibo’lar, kumpasçılar, Atatürk’e hakaret edenler, ‘Kemalizm faşistliktir’ diyenler yok” ifadelerini kullandı.

MP Lideri İnce, “CHP’nin listesine koyduğu bir milletvekili ‘Kılıçdaroğlu’nda adamlığın zerresi yok’ demişti. Hele Yüksel Taşkın, direnişin kenti İzmir’e büyük hakarettir. Bu ittifakın adı Millet İttifakı değil, Ali Dibo ittifakıdır” diye konuştu.

‘Meclis’te iki AKP olacak’

Meclis’te “iki tane AKP olacağını” söyleyen İnce, “Ali Babacan, Sadullah Ergin, Davutoğlu 2017 referandumunda ‘evet’ oyu kullandılar. Erdoğan bunları kandırmıştı. Şimdi CHP listelerindeler. Erdoğan tekrar kandırırsa ne olacak” diye sordu.

29 Mart’ta CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeye ilişkin de konuşan İnce, şöyle konuştu:

“29 Mart’tan önce veya sonra Kılıçdaroğlu’yla hiçbir görüşmem olmadı. Yakınındaki kişilerin bazıları kendilerini siyasi aktör yapmak için çıkıp açıklamalar yaptı. Önemsemedim. Ben Sayın Kılıçdaroğlu’yla görüşmeyen birisi değilim.

Özel telefonlarımızı bilmeyen insanlar değiliz. Ama herhangi bir görüşmemiz olmadı. Millet İttifakı’nı kurarken davet edilmedik, mutabakat metinleri yapılırken davet edilmedik. Yok sayıldık. Biz ittifaklara karşı değiliz ama ittifaklar omurgalı olmalıdır. Onlarınki menfaat ittifakı.”

Paylaşın

Yurt Dışı Sandık Kurullarında, HDP Yerine MHP Temsilci Bulunduracak

Yurt dışı sandık kurullarında, HDP yerine MHP temsilci bulunduracak. Yurtdışı Seçim Kurulu ise tek seçim çevresi olarak kabul ediliyor. Ülke genelinde son seçimde ilk üçü paylaşan siyasi partiler yurtdışı sandık kurullarında görev alabiliyordu.

24 Haziran 2018 Genel Seçimlerinde, ülke genelinde AK Parti, CHP ve HDP ilk üç sırayı paylaşmaları dolayısıyla yurtdışı sandık kurullarında, 14 Mayıs seçimleri için üye bulundurma hakkı elde etmişti.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) , hakkındaki kapatma davası nedeniyle 14 Mayıs seçimlerine katılmayan Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) sandık kurullarında temsilci bulunduramayacağına karar verdi.

Siyasi Partiler Yasası’na göre son genel seçimde oy oranına göre ilk beş sırada bulunan siyasi partilerin temsilcileri sandık kurullarında görev alabiliyor. Bu kararla yurt dışı sandık kurullarında, HDP yerine MHP temsilci bulunduracak.

Habertürk’ten Fevzi Çakır’ın haberine göre HDP, Anayasa Mahkemesi’nde süren kapatma davası nedeniyle seçimlere Yeşil Sol Parti listelerinden girme kararı almıştı. Bu karar sonrası bir önceki seçimde ülke genelinde üçüncü parti konumunda bulunan HDP’nin sandık kurulundaki varlığı tartışılmaya başlandı. Söz konusu tartışmaların ardından MHP harekete geçti.

MHP YSK Temsilcisi Avukat Kürşat Türker Ercan, Yüksek Seçim Kurulu’na başvurdu. Ercan, HDP’nin seçimlere katılmama durumunun aday listesi teslim edilmemesi nedeniyle kesinleştiğini belirtti. Bu nedenle; HDP’nin 14 Mayıs seçimlerinde sandık kurullarında bulunamayacağını vurguladı. HDP de YSK’ya sandık kurullarındaki durumlarına ilişkin görüş sordu.

Kurul, seçime girmeme kararı kesinleşen HDP’nin sandık kurullarında görev alamayacağına hükmetti. Bu durumda, HDP temsilcileri 14 Mayıs’ta sandık kurullarında görev yapamayacak.

Siyasi Partiler Yasasına göre; son genel seçimde ilk beş sırada bulunan siyasi partilerin temsilcileri sandık kurullarında görev alabiliyor. İlk beş her seçim çevresinde ayrı olarak belirleniyor. Yani sandık kurullarında görev alacak partiler seçim çevrelerine göre farklılık gösterebiliyor.

HDP yerine MHP temsilci bulunduracak

Yurtdışı Seçim Kurulu ise tek seçim çevresi olarak kabul ediliyor. Ülke genelinde son seçimde ilk üçü paylaşan siyasi partiler yurtdışı sandık kurullarında görev alabiliyordu. 24 Haziran 2018 Genel Seçimlerinde, ülke genelinde AK Parti, CHP ve HDP ilk üç sırayı paylaşmaları dolayısıyla yurtdışı sandık kurullarında, 14 Mayıs seçimleri için üye bulundurma hakkı elde etmişti.

Ancak; YSK’nın son kararı sonrası HDP sandık kurullarında bulunamayacak. Yurtiçinde HDP’yi takip eden partiler sandık kurullarına girecek.

Yurtdışı sandık kurullarında ise HDP’nin yerine 2018 seçimlerinde ülke genelinde dördüncü parti konumunda bulunan MHP temsilcileri görev yapacak.

Paylaşın

YRP’de Toplu İstifa Depremi: Fırıldak Olmaya Gerek Yok

Toplu istifayı sosyal medya hesabından duyuran Samsun İl Başkanı Salih Şahin, “Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu başkanımızın sözüyle bir saniyesine hükmedemediğimiz bir dünya için fırıldak olmaya gerek yok” dedi ve ekledi:

“Onurumuzla, doğrularımızla yüzde 7’ye çok yakınken yalanla dolanla olmayacak bir meçhule gidemeyiz, gitmeyeceğiz. Tüm Samsun’lu hemşerilerime ve bizi seven bizim için buraya gelen emek veren imza veren yanımızda olan dostlarımıza duyulur. Hakkınızı helal edin.”

14 Mayıs seçimlerine Genel Başkan Fatih Erbakan’ı Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterip daha sonra Cumhur İttifakı’nı destekleme kararı alan Yeniden Refah Partisi’nde istifa depremi yaşandı. Partinin Samsun İl Başkanı ile yönetim kurulu üyelerinin de içinde bulunduğu 25 kişi toplu istifa etti.

İstifa kararını başkan sosyal medyadan duyurdu

Sözcü’den İsmail Akduman’ın haberine göre, İl Başkanı Salih Şahin toplu istifayı sosyal medya hesabından, “Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu başkanımızın sözüyle bir saniyesine hükmedemediğimiz bir dünya için fırıldak olmaya gerek yok. Onurumuzla, doğrularımızla yüzde 7’ye çok yakınken yalanla dolanla olmayacak bir meçhule gidemeyiz, gitmeyeceğiz. Tüm Samsun’lu hemşerilerime ve bizi seven bizim için buraya gelen emek veren imza veren yanımızda olan dostlarımıza duyulur. Hakkınızı helal edin” ifadeleriyle duyurarak bir açıklama paylaştı.

Açıklamada, 3 yıldır partisinin İl Başkanlığı görevini yürüttüğünü belirten Şahin, ittifak sürecinin heves ve heyecanlarını kaçırdığını belirtti. Genel Başkan Erbakan’ın her iki kararı alırken yanlış yönlendirildiğini vurgulayan Salih Şahin, partinin Milli Görüş değerlerinden uzaklaştığını ve istifa talebinde bulunduğunu ancak kabul edilmediğini dile getirdi.

Aday belirleme safasında teşkilat olarak görevlerini yerine getirdiklerini kaydeden İl Başkanı Şahin, şunları söyledi:

İftira kampanyası, dedikodu kumkuması tekrar gün yüzüne çıktı. Tüm teamülleri yok sayıp geçmiş dönem İl Başkanımız ve MKYK üyemiz Halil İbrahim Demirelli Bey için akla hayale gelmeyecek iftiralarla genel merkezimizin son birkaç saat içinde ablukaya alındığını fark ettik.

Bu iftiraya önayak olan ismin geçmiş dönem MKYK üyesi olan Mustafa Barutçu olduğuna düşünüyoruz ve biliyoruz. Ve yine bu işin içinde aday adayı olan ve liste pazarlığında ödülünü alan ilçe başkanları olduğunu da biliyoruz.

Mustafa Bey’in bu davranışlarının geçmiş dönem çalıştığı yapılarda ve partimizin üç yıllık geçmişinde de tebarüz ettiğini biliyor ve anlayabiliyoruz. Fakat bahis olan ilçe başkanlarının yönetimlerinden ve delegelerinden habersiz bu yalan, iftira ve dedikodu kampanyasına katılmalarını anlamak güç.

Ve hatta bu işin öncüsü olanların da bazı ilçe başkanlarının ismini ve makamını kullanarak habersiz bir şekilde imzalarını kullandığını biliyoruz.

25 kişi istifa etti

Gelinen son noktada niyetler ile söylenenlerin ve icraatların aynı olmadığının anlaşıldığını belirten Şahin, “Milli görüş davasını temsil ettiğini her fırsatta söyleyen sözde dava erlerinin ne kadar dedikodu ve fitne hareket edebileceklerini görmüş bulunmaktayız.

İftira, dedikodu ile listeye girenlerin ne bu ülkeye ne bu şehre ne bu teşkilata ne de milli görüş davasına bir hayrı ve katkısı olmayacağı aşikardır. Bu sebepler vechilesiyle görevlerimizden il başkanlığından ve il yönetimimizden 25 arkadaşımızla birlikte istifa ettiğimi Samsun kamuoyuna duyururum” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

14 Mayıs Seçimleri: İttifakların Liste Stratejileri Ne Anlama Geliyor?

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kaldı. İttifaklar ve siyasi partiler milletvekili aday listelerini Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) sundu.

Saadet Partisi, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve İYİ Parti’den 80’e yakın isim CHP’den aday olarak gösterilirken, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti ile yapılan “fermuar modeli” kapsamında 16 ilde ortak aday çıkardı.

81 ilde seçime giden Emek ve Özgürlük İttifakı Yeşil Sol Parti listelerinden adaylarını belirlerken sadece Türkiye İşçi Partisi (TİP) 53 seçim bölgesinde aday çıkardı.

Adalet ve Kalkınma Partisi’de (AK Parti) 27. Dönem’de görev alan milletvekillerinin yaklaşık yarısı değişti. Kabinede ise Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy hariç tüm üyeler aday gösterildi.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) listesinde mevcut 48 milletvekilinden 43’ü yeniden aday oldu, 5 milletvekili ise listede yer almadı.

Zafer Partisi’nden milletvekili adayı gösterilen isimler de Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) teslim edildi. Böylece ittifakların Meclis’te en yüksek vekil çoğunluğunu sağlayabilmek için uzunca bir süredir sürdürdüğü vekil listesi mesaisi de son buldu.

Peki ittifakların liste stratejileri ne anlama geliyor? MHP’nin kendi adaylarıyla seçime girmesi Cumhur İttifakı’nı nasıl etkileyecek?

Yöneylem Sosyal Araştırmalar Merkezi Genel Koordinatörü Derya Kömürcü, geçen yıl seçim kanununda yapılan değişiklikle birlikte Cumhur İttifakı’nın yaklaşık 20 vekil kaybedeceğini ifade ediyor.

Kömürcü’ye göre nedenlerinden biri MHP’nin ayrı liste çıkarması:

‘’Cumhur İttifakı’nın diğer partileri de vekil sayısını arttıracak bir etki yaratmıyor. Örneğin, Yeniden Refah’ın bir oy potansiyeli var. Ama bu ittifakın toplamına yani ortak listeye yazılmayınca fayda sağlamıyor. Tüm bu ittifak genişlemesinin temel kaygısının Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ın oyunu arttırmak. Buraya pozitif bir etkisi olabilir ama ben getirisinden çok götürüsü olacağı kanısındayım.’’

CHP listelerinde diğer ortaklara çok fazla kontenjan verildiğine dair yapılan tespitlerin “beklentiler doğrultusunda” olduğunu söyleyen Kömürcü, liste stratejisinin CHP tabanına iyi anlatılması gerektiğine dikkat çekiyor:

‘’İstanbul 1. Bölge DEVA, Gelecek, Saadet listelerine ayrılmış. Bunun CHP tabanına iyi anlatılması gerekiyor, yoksa bir tepki oluşması muhtemeldir. Bu tepkinin nerelere gidebileceğini düşünürsek, Memleket ve TİP avantajlı çıkabilir. Ama CHP, uzun yıllar sonra iktidar olma ihtimalini koyuyor partililerin önüne. Bence bu önemli. Bu beklenti bir takım memnuniyetsizliklerin belli bir süre ertelenmesine, seçime tek bir ruhla girilmesini sağlayabilir’’

Llistelerin kamuoyunda bir karşılığı olacağını düşünen Kömürcü, seçimin odak noktasının ise “Cumhurbaşkanı seçimi” olduğu görüşünde.

Derya Kömürcü’ye göre vekil seçimlerinde bir süpriz olabilir. Düşük oy alan partilerin oylarının yükselebileceğini söyleyen Kömürcü, ana akım partilerden protesto amaçlı kopuşlar yaşanabileceğini belirtiyor:

‘’300 üzerinde vekil çıkarmak isteyen bir ittifak her yerde tek liste olarak girmeliydi. Bu olmadı. O nedenle benim öngörüm iki ittifakın 300’ü bulamayacağına yönelik. 260-290 her iki ittifak için… Yeşil Sol Parti de 60-70 civarında vekil alabileceğini düşünüyorum.’’

AK Parti listeleri seçim sonucuna nasıl yansır?

Optimar Araştırma Başkanı Hilmi Daşdemir ise AK Parti listesine baktığında “ciddi bir değişim” olduğunu belirtiyor.

Siyasi partilerin listelerini genel olarak sıkıntılı bulduğunu dile getiren Daşdemir, AK Parti’nin bu sorunu güçlü kadrolarla aşabileceği fikrinde:

‘’Mesela, Kayseri’de Ayşe Böhüler’in olması Kayserilileri biraz rahatsız edebilir. Çünkü oralı değil ve orada yaşamıyor. Ama bu aşılabilir. Hulisi Akar gibi güçlü bir figürün olması da önemli. Akar’ın Kayseri yapısına uygun olduğunu düşünmüş olabilirler. ’’

AK Parti listelerinde özellikle bakanların, genel başkan yardımcılarının yer almasının önemli olduğunu belirten Daşdemir, bu durumun seçim çevrelerinde etki yaratabileceği görüşünde.

Daşdemir, AK Parti’nin “gençleşmiş” bir parti olduğunu ve toplumun farklı kesimlerden isimleri aday gösterdiğine dikkak çekiyor:

‘’AK Parti genel olarak gençleşmiş parti olarak karşımıza çıkıyor. Her kesimden bilim insanı, sporcular ve sanatçıların olmasına dikkat edilmiş. Milli Görüş hareketinden önemli isimler var. Üç dönem kuralı tartışılıyordu, Hamza Dağ yok. Bu tartışmaya son verildi. Bakanları yazarken mesela Urfa önemliydi. Deneyimli bir siyasetçi yazıldı Bekir Bozdağ. Bu Urfa’ya verilen önemi de gösteriyor. Tuğrul Türkeş var. Listelerin üzerine çalışıldığı özellikle de Cumhurbaşkanının özel olarak listelerde çalıştığı bilgisi var bende.’’

Genel olarak seçmenin listelerle yakalanmaya çalışıldığını söyleyen Daşdemir, bu kadar polarize olmuş bir ortamda seçmenin cumhurbaşkanı adaylarına bakacağını ifade ediyor.

Bununla birlikte, Doğu ve Güneydoğu’da AK Parti listelerinde yerel aktörlerin yer almasının etki yaratacağını belirtiyor.

Her ne kadar bölge illerinde seçmen motivasyonunun farklılık gösterebileceğini düşünse de yapılan yatırımların etkili olabileceğini ve bu durumun AK Parti ya da Cumhur İttifakı açısından az da olsa oya dönüşebileceğinin altını çiziyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

İmamoğlu: Bu Seçimi İlk Turda Kazanacağız, İkinci Tur Yok

Tokat’ta halka seslenen İBB Başkanı İmamoğlu, “Hilelere başvurdular, seçimi elimizden almaya kalktılar. Onları yuhalamayın. Onlar iyi bir demokrasi tokadı yediler, hâlâ kendilerine gelemediler. Oraya vekaleten atanan kişi gelecek diye ta Beylikdüzü’nden astığım portreyi kaldırdılar. O portrede Mustafa Kemal Atatürk köylü ile konuşuyor. O köylü Tokatlı Turhallı” dedi.

Haber Merkezi / İmamoğlu, konuşmasının devamında, “Bu seçimi ilk turda kazanacağız. İkinci tur yok. Milletçe sevdiğimiz bir söz var: Bugünün işini yarına bırakmayacaksın. Millet İttifakı olarak sandıklarda oy patlaması yapacağız. İstanbul’da nasıl hep birlikte sandığa koştuk, sandığa sahip çıktık. Türkiye’de de aynısını yapacağız. Milletçe kazanacağız. 86 milyon insan kazanacak” ifadelerini kullandı.

İBB Başkanı İmamoğlu, konuşmasını, “Ben Mustafa Kemal Atatürk’ten ilham aldım. Milletimin gözüne onun gibi bakıyorum. Memleketimin hiçbir insanı yoklukla sınanmasın. Hiçbir evladımız yatağa aç girmesin. Ramazan ayında dua ederiz. Ramazana layık olmaya gayret ederiz” sözleriyle devam ettirdi.

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Merzifon ve Amasya’nın ardından Tokat’a gitti. Tokat’ta halka seslenen İmamoğlu’nun açıklamasından satır başları şöyle:

“Hilelere başvurdular, seçimi elimizden almaya kalktılar. Onları yuhalamayın. Onlar iyi bir demokrasi tokadı yediler, hala kendilerine gelemediler.

Oraya vekaleten atanan kişi gelecek diye ta Beylikdüzü’nden astığım portreyi kaldırdılar. O portrede Mustafa Kemal Atatürk köylü ile konuşuyor. O köylü Tokat’lı Turhallı. Ben Mustafa Kemal Atatürk’ten ilham aldım. Milletimin gözüne onun gibi bakıyorum.

Memleketimin hiçbir insanı yoklukla sınanmasın. Hiçbir evladımız yatağa aç girmesin. Ramazan ayında dua ederiz. Ramazan’a layık olmaya gayret ederiz. Tokat tarım şehri. Tokat Türkiye’nin en fazla göç veren şehirlerinden. Tokat bunu hak etmiyor. Hep birlikte çiftçimizi var edeceğiz.

Halkçı, demokrat, çiftçisini düşünen Millet İttifakı geliyor. 100 bin öğretmen atamasını göreve geldiğimizde hemen yapacağız. Şehirlerimizde ayrım yapmayacağız. Memleketten partizanlığı kaldıracağız.

14 Mayıs’ta biz hanımefendilere anneler günü hediyesi vermeye geliyoruz. Sevgili gençler bu ülkede emek, liyakat zinciri maalesef yerinden kopmuştur. O partiye üye olmamışsa işe girebilir mi o gençler? Biz bu düzeni ortadan kaldıracağız.

Bu ülkenin gençleri hayallerini bu ülkede, Tokat’ta, Zile’de, Erbaa’da kuracak. Gençleri özgür bırakmalısınız. Gençleri üretime davet etmek için onları iyi meslek sahibi yapacak fırsatlar vermelisiniz. Biz gençlerimizin yüzünü güldürecek, mutlu, umutlu edecek bir dönemi getiriyoruz.

Hak, hukuk, adaletin bütün zincirlerini kıran anlayışa karşı diyoruz ki: Güçlü bir demokrasi getireceğiz, halkımızla birlikte konuşacağız, halkımızla birlikte üreteceğiz, ülkenin zenginliğini 86 milyon insanla paylaşacağız. Bunların dönemi bir avuç insanla paylaşma dönemi.

‘İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır’ demişti. ‘İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder’ demişti. Son zamanlarda ilk kez doğruyu gördü. Bu seçimi kazanacağız. Bu seçimi ilk turda kazanacağız. İkinci tur yok. Milletçe sevdiğimiz bir söz var: Bugünün işini yarına bırakmayacaksın.

‘Oy patlaması yapacağız’

Millet İttifakı olarak sandıklarda oy patlaması yapacağız. İstanbul’da nasıl hep birlikte sandığa koştuk, sandığa sahip çıktık. Türkiye’de de aynısını yapacağız. Milletçe kazanacağız. 86 milyon insan kazanacak. Bunların kazanma dönemi bitti. Kazananlar kulübü değişti. Bir avuç insanın kazanma kulübü vardı. Şimdi 86 milyonun kazanma vakti geldi.

Tokat’la ilgili bir söz vardı: Sen sırtını Tokatlıya yasla başka bir şey düşünme. Tokatlılar sözünün eri, vatansever insanlardır. Doğru karar vereceğiz, asla bölünmeyeceğiz, ayrışmayacağız. Hedefimiz tek; bugünün işini yarına bırakmayacağız.

15 Mayıs sabahı çok önemli. Size söz veriyorum; 15 Mayıs sabahı kalktığınızda hava size başka güzel gelecek, yüzünüz gülecek, artık televizyonlarda saat başı konuşan yüzü asık bir insan görmeyeceksiniz. 15 Mayıs sabahı itibariyle her gün vatanı ve milleti için çok çalışan bir heyeti göreceksiniz.”

Paylaşın

Kapatma Davası: AYM, HDP’nin Sözlü Savunma Yapmama Kararını Ele Alacak

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, HDP’nin kapatılması istemiyle hazırlanan iddianamenin 21 Haziran 2021’de kabul edilmesiyle başlayan yargılama sürecinde, Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu, Halkların Demokratik Partisinin (HDP) kapatılması istemli davada, partinin sözlü savunma yapmama kararını yarın ele alacak.

Genel Kurul, partinin sözlü savunmadan feragat ettiğine karar verirse, dosya esas hakkındaki raporunu hazırlaması için Anayasa Mahkemesi raportörüne verilecek.

Raporun, Yüksek Mahkeme üyelerine dağıtılmasının ardından Başkan Zühtü Arslan toplantı için bir gün belirleyecek ve kapatma istemi esastan görüşülmeye başlanacak.

Yüksek Mahkeme Heyetinin, karar verene kadar aralıksız her gün bir araya gelerek ve çalışmalarını sürdürmesi bekleniyor. Raportörünün raporunun, Anayasa Mahkemesi heyetini bağlayıcılığı bulunmuyor.

Türkiye 14 Mayıs seçimlerine giderken HDP hakkında açılan kapatma davasındaki takvim işliyor.

Anayasa Mahkemesi (AYM) kapatma davasında HDP’nin “sözlü savunmasını” dinlemek üzere 11 Nisan Salı günü toplanacak.

11 Nisan’da HDP’nin sözlü savunma yapması öngörülüyordu. Ancak HDP 6 Nisan’da yaptığı açıklamada, seçim yoğunluğunu gerekçe göstererek sözlü savunma yapmayacağını bildirdi.

Açıklamada, bunun gerekçesi olarak “siyasi çalışmaların yarattığı yoğunluk” gösterildi. “Serbest ve adil seçimlere müdahale anlamına gelen AYM’nin bu tutumuna karşı partimiz 11 Nisan’da sözlü savunma vermeyecektir” denildi.

Peki şimdi AYM ne yapabilir?

11 Nisan’da toplanacak olan Anayasa Mahkemesi normal bir ceza yargılaması gibi HDP’nin savunma yapmama kararını “susma hakkını” kullanma olarak değerlendirebilecek. Bu durumda dosya, esas hakkındaki raporunu hazırlaması için AYM raportörüne gönderilecek. Mahkeme, bunu yapmayarak HDP’ye savunma yapması için son kez ihtarda bulunup süre de verebilir.

Eğer dosya raportöre giderse, yaklaşık bir aylık sürede bu raporun hazırlanması bekleniyor. Bu işlemin ardından hazırlanacak rapor üyelere dağıtılacak. AYM Başkanı Zühtü Arslan’ın belirleyeceği bir günde de kapatma davası esastan görüşülecek. Bu görüşme tarihinin seçim öncesinde veya sonrasında olup olmayacağına ise heyet karar verecek.

Kapatma kararı için 15 üyenin 10’unun oyu gerekiyor. Ancak bugüne kadar AYM’de HDP aleyhinde alınan kararlarda 10 kişinin bulunmaması, kapatma kararının kolay çıkmayacağı yorumlarına neden oldu.

Siyasi yasak istenen isimler yeniden aday

Bu arada HDP de 14 Mayıs seçimlerine ilişkin milletvekili aday listelerini Yüksek Seçim Kurulu’na teslim etti. Yeşil Sol Parti adı altında seçimlere girecek HDP’nin adayları arasında, kapatma davası kapsamında hakkında siyasi yasak istenen en az 17 isim de yer aldı: Pervin Buldan, Mithat Sancar, Sezai Temelli, Mehmet Rüştü Tiryaki, Saliha Aydeniz, Ömer Öcalan, Habip Eksik, Berdan Öztürk, Dilşat Canbaz Kaya, Muazzez Orhan ışık, Necdet İpekyüz, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Murat Sarısaç, Saruhan Oluç, Meral Danış Beştaş, Gülüstan Koçyiğit Kılıç, Sırrı Süreyya Önder.

Kapatma kararında bağımsız vekil olabilirler

Bir dönem Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nda Siyasi Partiler Masası’nda savcı olarak görev yapan emekli yargıç Ömer Faruk Eminağaoğlu, kapatma kararı çıkması durumunda siyasi yasak kararı verilen bu isimlerin partileriyle ilişiğinin kesileceğini kaydetti. Bu vekillerin bağımsız milletvekili olacağını belirten Eminağaoğlu, “Ayrıca haklarında yürütülen terör soruşturmaları yönünden de dokunulmazlıkları olmayacak ve soruşturmaları veya davaları devam edecek” değerlendirmesini yaptı.

Peki, HDP kapatma davasında süreç nasıl başladı, parti neyle suçlanıyor, hangi isimlere siyaset yasağı isteniyor?

DW Türkçe’den Alican Uludağ, HDP kapatma davasına mercek tuttu.

Bahçeli konuştu, başsavcılık harekete geçti

HDP hakkında açılan kapatma davasında süreç, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrılarla başladı. 11 Aralık 2020 ve 11 Ocak 2021’de iki çağrıda bulunan Bahçeli, 16 Şubat 2021’de de “Bahçeli, “HDP’yle hesaplaşmadan ‘PKK’yı bitirdik, yok ettik, mahvettik.’ diyemeyiz. Bu itibarla HDP’nin kapatılması elzemdir, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı inanıyorum ki gereğini yapacaktır” şeklinde ifadelerini sürdürdü. 2 Mart 2021’de de konuşan Bahçeli, HDP’nin “kapatılmasının acil bir gereklilik olduğunu” söylerken “Başka bir isimle tekrardan faaliyette bulunmasına izin verilmemelidir” dedi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 2 Mart 2021’de HDP hakkında inceleme başlatarak, Ankara Başsavcılığı’ndan HDP’li üst düzey yöneticilerin de arasında bulunduğu 108 sanıklı Kobani İddianamesi ile HDP’liler hakkında düzenlenen fezlekelerin birer örneğini istedi.

Başsavcı 4’üncü sıradan seçilmişti

Bu işlemleri yapan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 4 Haziran 2020 tarihinde bu görev atanmıştı. Şahin, Yargıtay Genel Kurulu’nda yapılan seçimlerde en fazla oy alan 5 kişi arasında 4’üncü sırada yer almıştı.

İlk iddianame iade edildi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmayı kısa sürede tamamlayarak 17 Mart 2021’de HDP’nin kapatılması talebiyle iddianame hazırlayarak Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. İddianamede, HDP’nin temelli kapatılmasının yanı sıra Hazine yardımına el konulması istendi. Ayrıca partinin Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile tutuklu eski yöneticileri Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın arasında bulunduğu 687 HDP’li hakkında siyasi yasak istendi.

Ancak Anayasa Mahkemesi, 31 Mart 2021’de iddianamenin Yargıtay Başsavcılığı’na iade edilmesine karar verdi. AYM’nin iade gerekçesinde, “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne” aykırı olduğu ileri sürülen, ancak soruşturma ve kovuşturma konusu olması dışında bir gerekçeye yer verilmeyen eylemler ile partinin bu eylemlerin odağı haline gelmesi arasındaki ilişkinin kurulmadığı belirtildi.

451 kişiye siyasi yasak istendi

Yargıtay Başsavcısı Şahin, eksikleri tamamlayarak 7 Haziran 2021’de iddianameyi bir kez daha AYM’ye gönderdi. 843 sayfalık iddianamede, 451 HDP’li hakkında 5 yıl süreyle siyasi yasak istendi.

İddianamede, partinin “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin odağı haline geldiği” savunuldu.

İmralı görüşmeleri de delil

Yargıtay Başsavcısı’nın kapatma davasına delil olarak gösterdiği olaylar arasında “Kobani” ile “Hendek” olayları, Diyarbakır Anneleri’nin eylemleri yer aldı. 2013 yılında çözüm süreci kapsamında İmralı Adası’na giden Pervin Buldan, Selahattin Demirtaş, Sırrı Süreyya Önder ve İdris Baluken’in Abdullah Öcalan ile yaptığı konuşma içerikleri de iddianamede suçlama konusu yapıldı. İddianamede, şöyle denildi:

“Davalı Partinin silahlı terör örgütü PKK/KCK/PYD ile süreklilik ve çeşitlilik arzeden eylemleri itibariyle organik bir bağ içinde bulunduğunun anlaşıldığı, silahlı terör örgütü ile aynı saikle gerçekleştirdiği eylemler itibariyle yakın ve açık tehlike halinin var olduğu, bu bağlamda kapatma yaptırımının demokratik toplum gereklerine uygun olduğu, orantılılık koşuluna haiz bulunduğu değerlendirilmiştir.”

Kapatma davası 21 Haziran 2021’de başladı

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 21 Haziran 2021’de iddianameyi kabul etti ve resmen kapatma davası açılmış oldu. HDP’nin hazine yardımlarının bulunduğu banka hesabına bloke konulması yönündeki tedbir talebinin bu aşamada reddine hükmedildi. İddianame, 9 Temmuz’da HDP’ye 70 ek klasör ve flaş bellekler içinde resmi olarak gönderildi.

HDP, davaya ilişkin 173 sayfalık ön savunmasını 5 Kasım 2021’de AYM’ye sundu. 29 Kasım 2021’de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, davaya ilişkin esas hakkındaki mütalaasını Anayasa Mahkemesi’ne verdi. Partinin kapatılmasında ısrarcı olan başsavcılık, davalı partinin ön savunmasında belirtilen itiraz ve taleplerin reddini istedi.

20 Ocak 2022’ye gelindiğinde mahkeme, başsavcılığın mütalaasını göndererek, buna karşı savunma yapmasını istedi. Ayrıca, İrfan Fidan’a yönelik reddi-hakim talebi de kabul edilmedi. HDP, 19 Nisan 2022’de davaya ilişkin yazılı savunmasını AYM’ye verdi. Savunmada, başsavcının iddialarına tek tek yanıtlar verilirken, davanın “HDP’yi demokratik siyasetin dışına itme operasyonu” olduğu iddia edildi.

Semra Güzel’in davası da dosyaya girdi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Nisan 2022’de ise “ek deliller” içeren bir dosyayı AYM’ye verdi. Bu ek deliller arasında “terör örgütü üyeliği” iddiasıyla eski HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım’ın davası ve öldürülen bir PKK üyesiyle fotoğrafları ortaya çıkan, bu nedenle dokunulmazlığı kaldırılan HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel’in dosyası yer aldı.

Hazine hesaplarına bloke konuldu

Seçimlerin yapılacağı 2023 yılına girilmesiyle birlikte ise davada hareketlilik yaşandı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, AYM’ye başvurarak “terör örgütü ile organik bağının devam ettiği, Hazine kaynaklarının terör örgütüne aktarıldığı” gerekçesiyle HDP’nin Hazine yardımı bulunan hesaplarına bloke konulmasını istedi. AYM, 5 Ocak 2023’te toplanarak 7’ye karşılık 8 oyla HDP’nin buna ilişkin savunması alınıncaya kadar hesaplarına bloke konulmasına karar verdi.

Başsavcı Bekir Şahin, 10 Ocak’ta ise bu kez AYM üyelerinin önünde HDP kapatma davasına ilişkin sözlü beyanda bulundu. 45 dakikalık sözlü beyanda bulunan Şahin, çıkışta gazetecilere “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin odağı haline geldiğini delillerle ortaya koyduğumuzu bildirdik” dedi.

Bloke kararı kaldırıldı, dava seçim sonrasına bırakılmadı

Anayasa Mahkemesi, HDP’nin kapatma davasının görüşülmesinin seçim sonrasına bırakılması talebini ise 26 Ocak’ta reddetti. Anayasa Mahkemesi, 9 Mart’ta ise sürpriz bir karar alarak HDP’nin Hazine hesaplarına konulan blokenin kaldırılmasına karar verdi. Karar, 7’ye karşılık 8 oyla alındı. Kararda, daha önce bloke kararının altında imzası bulunan üye Rıdvan Güleç’in görüşünü değiştirmesi etkili oldu. Ayrıca HDP’nin 14 Mart’ta yapacağı sözlü savunma ise Kahramanmaraş depremleri gerekçe gösterilerek 11 Nisan’a ertelendi. HDP’nin sözlü savunma yapmayacağını bildirmesinin ardından AYM’nin vereceği karar bekleniyor.

Paylaşın

Dikkat Çeken Dolar Tahmini: 2023 Sonunda 26 TL

Capital Economics Kıdemli Gelişen Piyasalar Ekonomisti Liam Peach, “Türkiye ekonomisinin, seçim sonuçlarından bağımsız olarak, lirada çok büyük bir değer kaybı olmadan dengeye gelmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Liam Peach, Dolar/TL’nin 2023 sonunda 26 liraya, 2024 sonunda ise 32 liraya yükselebileceğini öngördüklerini aktardı.

Yabancı ekonomistlere göre Türkiye’de iktidarın değişeceğine yönelik “umut”, Batı’da hissedilenden daha fazla. Muhtemel bir değişimde ise politikaların iyileşmesi konusunda beklenti yüksek. Döviz kuru için biraz daha zamana ihtiyaç var.

Independent Türkçe’den Gökçen Tuncer, Capital Economics Kıdemli Gelişen Piyasalar Ekonomisti Liam Peach’in dolar tahminlerine yer verdiği bir yazı kaleme aldı. Yazıda 2023 ve 2024 sonu dolar tahminlerine yer verildi.

Türkiye’nin makroekonomik dengesizliklerinin giderek derinleştiğini ve bu durumu yönetmenin yıllar alacağını söyleyen Capital Economics Kıdemli Gelişen Piyasalar Ekonomisti, “Muhalefetin zaferi Türkiye’nin finansal piyasalarına bir canlanma getirebilir, özel sermaye akışı dalgası yaratabilir. Ancak diğer yandan bu canlanma hızlı şekilde yok olabilir. Reform süreci kararlılıkla hayata geçene kadar, Türkiye büyük yatırım akımlarının olmasında bir tereddüt yaşayabilir” dedi.

Peach sözlerini şöyle sürdürdü: “Buna ek olarak, Türkiye ekonomisinin, seçim sonuçlarından bağımsız olarak, lirada çok büyük bir değer kaybı olmadan dengeye gelmesi gerektiğini düşünüyoruz.” Peach Dolar/TL’nin 2023 sonunda 26 liraya, 2024 sonunda ise 32 liraya yükselebileceğini öngördüklerini aktardı.

Yazıda görüşlerine yer verilen gelişen piyasalar ekonomisti Timothy Ash ise kendi blogunda yer alan yazısında “Muhalefetin kazanmasıyla hızlı bir şekilde ortodoks politikalara geçileceğini ve 2023’ün ikinci yarısında gelişen piyasaların en iyi hikayelerinden birinin yazılabileceğini söyledi.

Timothy Ash’e göre ekonomi yönetimi için kamuoyunda ismi öne çıkan muhalefet temsilcileri “güvenilir, ortodoks ve piyasa tarafından biliniyor.”

İYİ Parti’den Bilge Yılmaz’ın DEVA’dan Ali Babacan ve İbrahim Çanakçı ikilisini örnek veren Ash, Merkez Bankası yönetiminde yer alması muhtemel kişiler olarak da TCMB Eski Baş Danışmanı Hakan Kara ve Citibank yöneticilerinden İlker Domaç’ın ismini verdi:

“Muhalefetin kazanması durumunda bence bu ekip, hızlıca para politikasını normalleştirmeye başlayacaktır. Faiz oranları en az yüzde 25-30 seviyesine çıkarılabilir. Kredibilitelerinin yüksek olması nedeniyle piyasa onlara güvenecektir.”

Paylaşın