Kemal Kılıçdaroğlu İçin Suikast Girişimi Uyarısı

Gelecek Partili Selçuk Özdağ, Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik bir suikast girişiminde bulunabileceğini belirtti. CHP’li Erdoğan Toprak ise iddiaları doğruladı ve bu konuda devlete güvendiklerini söyledi.

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik bir suikast girişiminde bulunabileceğini belirtti.

Selçuk Özdağ, Cumhuriyet gazetesine yaptığı değerlendirmede, “Geçmişte siyasetçilere ve gazetecilere yönelik çok sayıda suikast girişimi oldu. Seçime az bir zaman kala Kılıçdaroğlu’nun adaylığı kesinleştikçe suikast girişimi ihtimalini de daha çok düşünmek gerekiyor. Bu nedenle koruma tedbirlerini artırmak gerekiyor” dedi.

CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak ise iddiaları doğruladı. Toprak, “Duyumlar almadığımızı söyleyemeyiz. Ancak devletin bu konuda duyarlılık göstereceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bu konuda devlete güvendiklerini söyleyen Toprak, “Devletin elinde istihbarat imkânı var. Bu konuda deneyimli, namuslu insanlar var. Onlara güveniyoruz. Bu ihbarları gözden geçiriyorlardır” dedi.

Paylaşın

Uzak Doğu’da Sular Durulmuyor: Kuzey Kore Uzun Menzilli Balistik Füze Fırlattı

Son dönemde sık sık yeni füze ve silah denemeleri gerçekleştiren Kuzey Kore’nin Japon Denizi (Doğu Denizi) yönüne orta ya da uzun menzilli balistik bir füze fırlattığı açıklandı.

Denemenin, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un, ülkesinin askeri caydırıcılığını “daha pratik ve saldırgan” şekilde güçlendirme çağrısından sonra gelmesi dikkati çekti.

ABD, Kuzey Kore’nin uzun menzilli balistik füze denemesini şiddetle kınayarak, müzakere masasına oturması için diplomatik angajman çağrısı yaptı.

Japonya ve Güney Kore, Kuzey Kore’nin balistik füze denemesi yaptığını duyurdu. Japonya Savunma Bakanlığı, Kuzey Kore’nin, Japon Denizi (Doğu Denizi) yönüne orta ya da uzun menzilli balistik bir füze fırlattığını açıkladı.

Japonya Sahil Güvenliği, balistik füzenin ülkenin kuzeyindeki Hokkaido bölgesi içine düşebileceği mesajı yayımladı.

“J-Alert” erken uyarı sistemi, bölgedeki halka bina içlerine ya da yer altı sığınaklarına tahliye çağrısı yaptı, caddelerde sirenler çalındı.

Yerel saatle 07.50 sularındaki uyarının ardından tahliye çağrısının sehven yapıldığı bildirildi.

Bakanlık, Japonya’nın Pekin Büyükelçiliği vasıtasıyla, Kuzey Kore’ye protesto notası çekildiğini açıkladı.

Kabine Baş Sekreteri Matsuno Hirokazu, gazetecilere demecinde, J-Alert’in üstlendiği rol dolayısıyla, sehven de olsa yapılan uyarı ve tahliye çağrısının uygun olduğunu savundu.

Japonya Savunma Bakanı Hamada Yasukazu, balistik füzenin Hokkaido açıklarına ve Japon münhasır ekonomik bölgesi dışına yerel saatle 08.00 sularında düştüğünü duyurdu.

Japonya Başbakanı Kişida Fumio, tehditkar füze denemesine ilişkin Ulusal Güvenlik Konseyini toplayacağını ve J-Alert sistemine yönelik durum tespiti yapılacağını bildirdi.

Bölge genelinde hızlı tren seferleri kısa süreliğine durduruldu.

ABD, Güney Kore ve Japonya yetkilileri görüştü

Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı, orta ya da uzun menzilli füzenin yerel saatle 07.23’te başkent Pyongyang yakınlarından Japon Denizi yönüne fırlatıldığını duyurdu.

Havada 1000 kilometre yol alan füzeye ilişkin, “Deneme yalnızca Kore Yarımadası değil, uluslararası toplumun barış ve istikrarına zarar veren ciddi bir provokatif eylem” şeklinde nitelendirildi.

Telefon görüşmesi yapan ABD, Japonya ve Güney Kore Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Kuzey Kore’nin tam olarak nükleersizleştirilmesine yönelik üçlü bölgesel işbirliğini güçlendireceklerini açıkladı.

Denemenin, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un, ülkesinin askeri caydırıcılığını “daha pratik ve saldırgan” şekilde güçlendirme çağrısından sonra gelmesi dikkati çekti.

ABD’den açıklama

ABD, Kuzey Kore’nin uzun menzilli balistik füze denemesini şiddetle kınayarak, müzakere masasına oturması için diplomatik angajman çağrısı yaptı.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Adrienne Watson, konuya ilişkin yazılı açıklamasında, “ABD, Kuzey Kore’yi uzun menzilli balistik füze denemesi nedeniyle şiddetle kınıyor.” ifadesine yer verdi.

Başkan Joe Biden’ın ve ulusal güvenlik ekibinin, müttefikler ve ortaklarla yakın koordinasyon halinde durumu değerlendirdiğini belirten Watson, Kuzey Kore’nin füze fırlatma denemesinin BM Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararlarının “küstahça ihlali” olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Hazineden Çalınan 418 Milyar Doları Getireceğim

Adıyaman’da katıldığı iftar programında konuşan Kılıçdaroğlu, “Hazineden çalınan 418 milyar doları getireceğim ve bu milletin cebine koyacağım. Kimse endişe etmesin.‘Efendim, parayı nasıl alacaksın’ diyorlar. Hiç endişe etmeyin. Bu kardeşiniz, son kuruşuna kadar alacak. Son kuruşuna kadar alacak ve getireceğiz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Sanıyorlar ki, ‘çaldık götürdük, Kılıçdaroğlu onu bulamaz.’ Bulurum efendim, bulurum, Fizan’a götürseler bulacağım, Fizan’a! O paraların bir kısmını değil, tamamını getireceğiz; bu millet zenginleşecek, bu ülke zenginleşecek. Çalanın yanına bırakmayacağız.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, afet bölgesi Adıyaman’da; Millet İttifakı Liderleri Meral Akşener, Ali Babacan, Gültekin Uysal, Temel Karamollaoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile birlikte Saadet Partisi’nin organize ettiği iftar programında depremzede vatandaşlarla bir araya geldi.

Kılıçdaroğlu, iftarın ardından yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:

“Kul hakkı yiyenlere oy vermeyin. Kul hakkı yiyenlere oy vermek, kul hakkı yiyenlerle ortak olmak demektir. Bu kadar açık, bu kadar net söylüyorum.

Millet İttifakı olarak şu sözü verdik: Sizden alınan her kuruş, vergi olarak ödediğiniz her kuruşun hesabını size vermek bizim boynumuzun borcudur. Parayı yerinde harcayacağız ve hesabını vereceğiz. Millet için harcayacağız, kendimiz için değil. Siyaset zenginleşme aracı değildir, siyaset halka hizmet etme aracıdır; bu kadar açık, bu kadar net söylüyoruz.

Biz sizden helalliği şöyle isteyeceğiz; evinizi yapacağız, dükkânınızı yapacağız, ahırınızı yapacağız. Sizden beş kuruş, bir kuruş dahi almayacağız. Ondan sonra geleceğiz, anahtarlarınızı teslim ederken diyeceğiz ki, ‘yakınınızı kaybettiniz, öleni geri getirmek mümkün değil, ama size evinizi, dükkânınızı, ahırınızı ne varsa yaptık, anahtarınızı teslim ediyoruz, gelin şimdi helalleşelim.’ Bizim helalleşmemiz böyle olacak.

Hazineden çalınan 418 milyar doları getireceğim ve bu milletin cebine koyacağım. Kimse endişe etmesin.‘Efendim, parayı nasıl alacaksın’ diyorlar. Hiç endişe etmeyin. Bu kardeşiniz, son kuruşuna kadar alacak. Son kuruşuna kadar alacak ve getireceğiz.

Sanıyorlar ki, ‘çaldık götürdük, Kılıçdaroğlu onu bulamaz.’ Bulurum efendim, bulurum, Fizan’a götürseler bulacağım, Fizan’a! O paraların bir kısmını değil, tamamını getireceğiz; bu millet zenginleşecek, bu ülke zenginleşecek. Çalanın yanına bırakmayacağız.”

Paylaşın

Türkiye Merkezli İki Şirkete ABD’den Yaptırım: Bu Bir Uyarı Atışı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Türkiye merkezli Dexias Türkiye ve Azu International’a, Rusya’ya Ukrayna işgalinin ardından uygulanan yaptırımların delindiği gerekçesiyle yaptırım getirildiğini açıkladı.

Açıklamada Dexias Türkiye’nin, Rusya’daki Radioavtomatika şirketi için aracılık yaptığı aktarıldı. Rusya’daki bu şirket hali hazırda ABD yaptırımlarına tabiydi.

Dexias’ın Batılı şirketlerle iletişime geçerek ABD menşeili elektronik ürünler almaya çalıştığı öne sürüldü. Dexias Türkiye’nin yanı sıra Rusya’daki kolu olan Dexias Rusya ve bu iki şirketin de yöneticisi olan Alim Khazişmeloviç Firov’a da yaptırım açıklandı.

Yaptırım uygulanacak Türkiye merkezli ikinci şirket ise Azu International. ABD Hazinesi’ne göre Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin hemen ardından, Mart 2022’de kurulan bu şirketin amacı yaptırımlara takılan elektronik ürünleri Rusya’ya göndermekti.

ABD bu şirketin Rusya’ya birden fazla bilgisayar çipi sevkiyatı yaptığını açıkladı. Reuters ajansı da Aralık ayında Rus gümrük kayıtlarını inceleyerek yaptığı haberde bu şirketi Rusya’ya en az 20 milyon dolarlık elektronik parça sattığını yazmıştı.

ABD’nin yaptırım listesine aldığı şirketlerin ABD’deki varlıkları donduruluyor, SWIFT sistemini kullanarak uluslararası para transferi yapmaları da yasaklanıyor.

Dışişleri Bakanlığı’ndan da yaptırımlarla ilgili henüz bir açıklama gelmedi.

NATO üyesi Türkiye, Batı’nın Rusya’ya uyguladığı yaptırımlara ilkesel olarak karşı çıkmakla birlikte yaptırımların, Türkiye’de delinmeyeceğini ve sevk edilen ürünlerin Rus ordusu tarafından kullanılamayacağını belirtmişti.

Türkiye, geçen ay Batı ülkelerinin yaptırım listesinde olan malların Rusya’ya iletilmesini durdurmak üzere adım atmıştı.

ABD Maliye Bakanlığı’nın Terörizm ve Mali İstihbarat Müsteşarı Brian Nelson konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:

“Kremlin kapsamlı, çok taraflı yaptırımların ve ihracat kontrollerinin etrafından dolanmanın yollarını ararken ABD müttefik ve ortaklarıyla birlikte Putin’i savaşta destekleyen yaptırımların delinmesine yönelik girişimleri, sekteye uğratmaya devam edecek.”

Brian Nelson geçtiğimiz Ocak ayında Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman’ı kapsayan bir ziyaret gerçekleştirmiş ve yaptırımların uygulanması odaklı ziyaret kapsamında Türkiye’de iş dünyası ve banka yöneticilerine yönelik yaptığı konuşmada uyarıda bulunmuştu.

Paylaşın

Erdoğan, Mansur Yavaş Ve Ekrem İmamoğlu’nu Hedef Aldı

AKM-Gar-Kızılay Metro Hattı açılışında açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu da hedef aldı.

Haber Merkezi / Son 7 yılda Ankara’ya 44,5 kilometrelik metro hattı kazandırıldığını söyleyen Erdoğan, “Yerel yönetimin iş bilmezliğine rağmen Ankara’da kayda değer trafik sıkışıklığı yaşanmıyorsa arkasında bu metro yatırımları var” dedi ve devam etti:

“İstanbul’da da benzer bir durum yaşanıyor. Çünkü Belediye Başkanları kendi şehirlerine hizmet etmek yerine başka hayaller, hevesler peşinde koşuyor. Ama biz ülkemizin 81 vilayeti gibi bu şehirlerimizi de asla sahipsiz bırakmadık.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da AKM–Gar–Kızılay Metrosu Açılış Töreni’nde açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarında öne çıkan bölümler şöyle:

“AKM Gar hattı Ankara’nın farklı alanlarını birbirine bağlayan bir öneme sahip. Bu hattın ülkemize yapacağı katkıların yıllık değeri 9 milyar lirayı bulacak. Toplamda 44 km’lik metro hattını Ankara’ya kazandırmış olduk.

Eğer bugün Ankara’da kayda değer bir trafik sıkıntısı yaşanmıyorsa gerisinde inşa ettiğimiz metro istasyonları var. Bu şehir ve İstanbul’un belediye başkanları ise başka hayallerin peşinden koşuyor. Biz ise şehirlerimizi Türkiye Yüzyılı’na hazırlamak için gece gündüz çalışıyoruz.

Metro hatlarında çalışan araç sayısının da 4 katına artırarak kapasiteyi artırdık. Şimdi buradan soruyorum. 14 Mayıs’ta geleceğimize sahip çıkıyor muyuz. Kazanımlarımızı daha da ileri taşıyor muyuz? Türkiye Yüzyılı için doğru adımlarla ilerlemeye devam ediyor muyuz.

Şimdi Türkiye Yüzyılı için kolları sıvama vaktidir. Geçtiğimiz 21 yılda gerçekleştirdiğimiz demokrasi ve kalkınma adımlarını bundan sonra yapacaklarımızın girizgahı olarak görüyoruz.

Şimdi soruyorum. İP hani sen yerliydin. Bay bay Kemal neden terör örgütünün uzantısı olan partiyle partilerinde değil de Meclis’te görüştü. Şimdi ne yaptılar, partilerinin ismini değiştirdiler. Ayaklar altına alınmadık değer bırakmadılar.

Kumar masası dediler sonra tıpış tıpış o masaya oturdular. Bizi beğenmeyip ayrı parti kuranlar yedili masanın dolgu malzemeliğine razı oldular. Kirli bir ortaklık kurdular.

Seçimden sonra neymiş Selo’yu bırakacaklarmış. Yetmiyor Diyanet İşleri Başkanlığı’nı da kaldıracaklarını söylüyorlar. Tabi bir de çocuklarımızı geçlerimizi sapkın akımların malzemesi yapmak için yanıp tutuşanlar var. Neymiş bu LBGT.

Hiçbirinin adını vermeme gerek yok. İP’i de DEVA’sı da diğerleri de ne millidir ne yerlidir. Bunun adı asla siyaset değildir. Bugüne kadar yedili masadan terör örgütleriyle mücadelede taviz verilmeyeceğine dair bir söz duydunuz mu?

Sapkın akımların ülkemizden uzak tutulması konusunda bir söz duydunuz mu? Şu anda ana muhalefetin Ankara, İzmir ve İstanbul gibi büyükşehir belediyeleri onlarda. Ya bir eserleri var mı? Onlar yapmaya değil yıkmaya geliyor. Biz ise yaptıklarımızın üzerine daha fazlasını koymaya geliyoruz.

14 Mayıs’ta bunları siyasi mevta yapamaya hazır mıyız? Öyleyse evlatlarımızın geleceğinin yedili kumar masasında harcanmasına izin vermeyelim. Türkiye Yüzyılı Vizyonuz gibi varsa bir vizyonları çıksınlar görelim. Unutmayın 14 Mayıs’ta sandığa gidince atacağınız oylarla 15 Mayıs sabahı nasıl bir Türkiye’ye uyanacağımıza karar vereceğiz. “

Paylaşın

Meral Akşener: Çalanlar Ve Yiyenler Hukukla Hesap Verecek

Ankara Büyükşehir Belediyesi Projeleri’nin Tanıtım ve Açılış Töreni’nde konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, Türkiye’de sizin paranızı çalanlar hesap verecek. Çalanlar ve yiyenler hukukla hesap verecek. Cumhurbaşkanı parmağını uzatıp ‘Meral Akşener bu daha iyi günlerin, daha başına nelere gelecek’ demeyecek” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Çünkü siyasetçi intikam makamı değildir; ama çalanın hırsızlık yapanın ensesinde olması için de yargıyı hür objektif bağımsız kılandır. Gençler az sabredin siz burada kalıp iş sahibi olacaksınız. Yurt dışına giden çocuklarımız Türkiye’ye dönüp hizmet edecek.”

Akşener, konuşmasının devamında, “14 Mayıs günü sandıklara sahip çıkılacak. 14 Mayıs akşamı sayın Erdoğan’ı elbette gayet büyük bir saygıyla yolculayacağız, Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanlığı makamında alkışlayacağız.” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara Büyükşehir Belediyesi Projelerinin Tanıtım ve Açılış Töreni’nde konuştu. Akşener’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Bu ülkenin gençlerini işsiz bırakanlara, buna karşılık danışmanlarına 5-10 maaş ödeyenlere yuh olsun yuh!

Mansur Başkanım, hep hayırlı hizmetler sana nasip oldu, niye, çalmıyorsun, kayırmıyorsun, cebe atmıyorsun be başkanım. Harama el uzatmadığın zaman, yandaş kayırmadığın zaman yapılamayan hizmetler, son derece uygun paralarla yapılabiliyormuş.

14 Mayıs günü kullanacağınız oyların önemi burada. Sayın Mansur Yavaş, Ankara’da aday olduğu zaman su, elektrik paralarını toplayacak olan DHKP-C’li ve PKK’lıydı. Sizin evinize PKK’lı geldi mi kardeş? Ben biliyorum Ankaralı kadınlar PKK’lı gelse var ya ayakkabının tersiyle kadınlar kovalar. Sizin gibi ailelerin iş bulmaktan yorulmuş çocukları okuyor faturalarınızı.

15 Mayıs’ta inşallah Millet İttifakı iktidar olacak. İyi Parti bu ülkenin sigortasıdır. 13. Cumhurbaşkanı dürüstlüğüne, namusuna kefil olduğu Kılıçdaroğlu olacak.

Türkiye’de sizin paranızı çalanlar hesap verecek. Çalanlar ve yiyenler hukukla hesap verecek. Cumhurbaşkanı parmağını uzatıp ‘Meral Akşener bu daha iyi günlerin, daha başına nelere gelecek’ demeyecek. Çünkü siyasetçi intikam makamı değildir; ama çalanın hırsızlık yapanın ensesinde olması için de yargıyı hür objektif bağımsız kılandır. Gençler az sabredin siz burada kalıp iş sahibi olacaksınız. Yurt dışına giden çocuklarımız Türkiye’ye dönüp hizmet edecek.

14 Mayıs günü sandıklara sahip çıkılacak. 14 Mayıs akşamı sayın Erdoğan’ı elbette gayet büyük bir saygıyla yolculayacağız, Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanlığı makamında alkışlayacağız.”

Paylaşın

Oğan, Kılıçdaroğlu’nu Ziyaret Etti: Gündem Seçim Güvenliği

Kılıçdaroğlu ile görüşme gerçekleştiren Oğan, görüşmede gündemin sadece seçim güvenliği olduğunu söyledi. Oğan seçim güvenliği konusunu görüşmek üzere diğer cumhurbaşkanı adayları Muharrem İnce ve Recep Tayyip Erdoğan’dan da randevu talep edeceklerini söyledi.

Zafer Partisi, Adalet Partisi, Ülkem Partisi ile Türkiye İttifakı Partisi’nden oluşan ATA İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek için CHP Genel Merkezi’ne gitti.

Kısa süren görüşmenin ardından açıklama yapan Sinan Oğan, Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmede gündemin sadece seçim güvenliği olduğunu söyledi.

“Bugün seçim güvenliği ile ilgili endişelerimizi paylaşmak için kendisini ziyaret ettik. Kendisinin Millet İttifakı olarak yaptıkları çalışmalardan bahsettiler. Karşılıklı veri alışverişinde bulunmak için arkadaşları görevlendirdik. Bu seçimin selameti için bundan sonra da diyalog kapılarını açık tutacağımızı ifade ettik. Seçmen listesinde oldukça fazla sayıda Suriyeli, Iraklı, Afganistanlı, Pakistanlı, başka bölgelerden seçmenlerin olduğunu tespit ettik. Bu yönde endişelerimiz var.

“Diğer endişe kaynağımız, deprem dolayısıyla bölgeyi terk eden 2 milyonun üzerinde seçmenin sadece 450 bininin kayıt altına alınması. Yani oy kullanacak noktaya getirilmesi. Ama 1 milyon 626 bin seçmenin kayıt yaptırmamış olmasıdır.”

ATA İttifakı ve onu oluşturan siyasi partilerle birlikte STK’larla sandık güvenliği için ortaklıklar yaptıklarını belirten Oğan, ülkenin en önemli seçiminde “hala gri noktaların olduğunu” belirtti. Oğan seçim güvenliği konusunu görüşmek üzere diğer cumhurbaşkanı adayları Muharrem İnce ve Recep Tayyip Erdoğan’dan da randevu talep edeceklerini söyledi.

Sinan Oğan, dün yaptığı açıklamada yabancı uyruklu kişilerin e-Devlet’ten isim değişikliği yaptığını belirtmiş, seçim güvenliğinin Türkiye’nin en önemli meselesi olduğunu savunarak tüm cumhurbaşkanı adalarına çağrı yapmıştı. Oğan, “Seçim güvenliğini azıcık olsa önemsiyorlarsa bir araya gelip seçim güvenliğini konuşmamız lazım” demişti.

Paylaşın

Demirtaş: Halkımızı Sandıkta Bu Faşist İktidarı Gömmeye Davet Ediyoruz

Kobani Davası’nın 24’üncü duruşmasında savunma yapan Demirtaş, “Siz bizi burada tutarak suç işlediniz. Diktatörlüğü inşa ettiniz. Referanduma, seçimlere müdahale ettiniz. Yaptığınız şey yargıç gibi davranmak. Seçime 33 gün kala o kürsüden seçime müdahale etmenize sessiz kalmayacağız. Siz kumpasçısınız. Dosyaya sahte delil koydunuz” dedi ve ekledi:

“Cumhurbaşkanlığı seçimlere müdahale eden, açıkça darbe yapan insanlarsınız. Sizin bizi suçlamaya hakkınız yok. Siz suçlusunuz. Fahrettin Altun’dan, Erdoğan’dan, Bekir Bozdağ’dan talimat aldığınız için. Mütalaayı bugün alıp almamanız umurumda değil. 150 yıl vermezseniz hatırım kalır. Ama sizinle bağımsız mahkemelerde çatır çatır hesaplaşacağız. Biz halkımızı sandıkta bu faşist iktidarı gömmeye davet ediyoruz. Çalışmaya davet ediyoruz.”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) önceki dönem Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ile Selahattin Demirtaş, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) eski Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, HDP Onursal Başkanı Ertuğrul Kürkçü ve HDP MYK üyelerinin de aralarında olduğu 17’si tutuklu 108 kişinin yargılandığı Kobanî davasında 24’üncü duruşmasının 1’nci oturumu, Sincan Cezaevi Kampüsü duruşma salonunda görüldü.

MA’da yer alan habere göre, Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından görülen davanın duruşmasını, Yeşil Sol Parti milletvekili adayları, HDP’li milletvekilleri ile yöneticiler İHD ve ÖHD üyesi avukatlar izledi. Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde bulunun siyasetçilerin bir kısmı duruşmaya gelirken, farklı cezaevinde bulunan siyasetçiler duruşmaya SEGBİS aracılılığıyla katıldı.

Demirtaş: Sorgu aşaması bitmedi

Duruşmada söz alan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, dosyaya eklenen belgelere ilişkin savunma yaptı. Demirtaş, Ayhan Bilgen hakkındaki iddialara takipsizlik kararı verildiğini hatırlatırken, mahkeme hakimi “Takipsizlik kararının bizim için bir delil mahiyeti yok” dedi.

Demirtaş, takipsizlik kararı verilen beyanların delil olarak dosyaya eklendiğine dikkat çekerek, şunları söyledi: “Takipsizlik kararı bu dosyaya gönderildi ama bu dosyada bu okunmuyor. Gelen evrakları kabul etmiyoruz. Şu ana kadar sorgumuz yapılmadı. Bir önceki periyotta mütalaayı hazırlamak üzere karar verdiniz. Ama biz sorgumuzun yapılması üzerine ısrarımızı sürdürüyoruz. Bizim sorgu aşamamız bitmeden yapılan bir mütalaa hukuka aykırıdır ve eksiktir. Niye bizim ne söyleyeceklerimiz önemsenmeden mütalaa okunacak ki. Bunu ne ile açıklayabiliriz.”

“Erdoğan yargıya açıktan müdahale ediyor”

Mütalaanın seçim ayarlı olduğunu dile getiren Demirtaş savunmasının devamında şunları söyledi: “14 Mayıs’ta seçim yapılacak. HDP Kapatma davası da Kobanê Kumpas davasında da mütalaa seçime göre ayarlandı. Erdoğan grup toplantısında şöyle diyor: ‘Ana muhalefet, ‘Demirtaş’ın suçu ne ki! Benim milletim üzerimdeki sorumluluğum çok büyük ve 14 Mayıs bu bakımdan büyük önem arz ediyor’ diyor.

Astığım estik, kestiğim kestik, çaldığım düdük bir otorite ve yönetim biçimi, yargıya açıktan müdahale ediyor ve bunu pratikte gösteriyor. Bu zat ’14 Mayıs bu bakımdan önem arz ediyor ve milletime çağrı yapıyorum. Bunların bırakılmaması için 14 Mayıs’ta bize oy vermeniz gerekiyor’ diyor. Bunu yargıya müdahale olarak alacak mıyız?

“Erdoğan mahkemenizi arayıp neler söylemez ki”

Erdoğan, AYM üyelerini bizzat arayarak ‘Siz HDP’nin hazine yardımı bloke kararını nasıl kaldırırsınız’ diye azarlamış. AYM üyelerinin birçoğu bizzat Erdoğan tarafından arandıklarını ifade etti. Fakat mahkemeler hiyerarşisinde de en yetkili AYM’nin üyelerini bir fiil arayarak azarlıyor, ‘Siz HDP davasında niye bu kararı verdiniz’ diyor.

AYM’yi arayıp azarlayan bir siyasetçi, Ankara 22’nci Ağır Cezayı arayıp neler söylemez ki. ‘Demirtaş, giymesi gerekenden hükmü almadı’ diyor. Bu dosyayı kast ediyor. Yani şu an karşımızda bulunan 3 yargıçtan beklentisini anlatıyor. Nasıl ki AYM üyelerini arayıp fırça attıysa, bu mahkeme ile ilgili süreç de devam ediyor, ‘Şu anda bunun takipçisiyiz’ diyor. Erdoğan’ın bunun şu anda takipçisi olduğuna emin olabiliriz.”

‘AKP-MHP faaliyeti yürütüyorsunuz”

Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Baştan beri diyoruz, verebileceğiniz en büyük cezayı verin. Eğer hesap bizi suçlu diye göstererek muhalefete oy verilmesini engellemekse, bu celsede cezayı verin. İddia ediyoruz, bu mahkemede verilecek her karar politikaya hizmet edecektir. Zaten CMK’ya göre çalışmıyorsunuz. Bariz AKP-MHP faaliyeti yürütüyorsunuz. Bugünden sonra vereceğiniz hiçbir kararı tanımıyoruz.

Siz yargıç değilsiniz, burası mahkeme değil. Cübbe giymiş olmanız durumu değiştirmez. AKP’nin siyasi heyetine karşı verecek savunmamız yoktur. Sandıktan ne karar çıkarsa çıksın, siz de bu kumpas suçunu işleyenler de bağımsız yargı önünde hesap vermekten kurtulmayacak. Biz halkımız için 6 buçuk milyon yıl da yatarız ama hesabını da sorarız.

“Seçime müdahaleye müsaade etmeyeceğiz”

AYM üyeleri, bu dosyadaki kumpasa müdahale etmeyen HSK üyeleri kumpas yoluyla örgüt kurarak seçimlere müdahale etmektedir. Gününü bekliyoruz. Dünya Sultan Süleyman’a kalmış mı Tayyip Erdoğan’a kalacak? Size söz olsun, sanık sandalyesine siz oturacaksınız. Tutanaklara geçsin diye söylüyorum. Vasiyetimi tutanağa geçiriyorum, suç duyurumu tutanağa geçiriyorum. Siz bizi burada tutarak suç işlediniz. Diktatörlüğü inşa ettiniz. Referanduma, seçimlere müdahale ettiniz. Yaptığınız şey yargıç gibi davranmak.

Seçime 33 gün kala o kürsüden seçime müdahale etmenize sessiz kalmayacağız. Siz kumpasçısınız. Dosyaya sahte delil koydunuz. Cumhurbaşkanlığı seçimlere müdahale eden, açıkça darbe yapan insanlarsınız. Sizin bizi suçlamaya hakkınız yok. Siz suçlusunuz. Fahrettin Altun’dan, Erdoğan’dan, Bekir Bozdağ’dan talimat aldığınız için. Mütalaayı bugün alıp almamanız umurumda değil. 150 yıl vermezseniz hatırım kalır. Ama sizinle bağımsız mahkemelerde çatır çatır hesaplaşacağız. Biz halkımızı sandıkta bu faşist iktidarı gömmeye davet ediyoruz. Çalışmaya davet ediyoruz.”

Paylaşın

Financial Times: Seçmen, Erdoğan’dan Yoruldu

Dünya basını, 14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kala, seçimler ve muhtemel sonuçlarını ilişkin değerlendirmeler yapmaya devam ediyor.

Birleşik Krallık merkezli Financial Times gazetesinden Adam Samson, Konya’ya giderek seçim öncesi seçmen eğilimleri konusundaki gözlemlerini kaleme aldı. Samson, hükümetin ekonomiyi batırdığı yönündeki seçmen yorumunu başlığa taşıdığı makalesinde seçmenlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan yorulduğunu yazdı.

Erdoğan’ın kalesi olarak bilinen şehirde kendisine olan inancın azaldığını, fakat bunun doğrudan doğruya muhalefete desteğe dönüşmediğini vurgulayan Samson, her geçen gün daha fazla seçmenin değişim istediğini fısıldadığını belirtti.

Makalesinde Konya’da bir kafede çalışan bir aşçının anlatımlarına yer veren Samson, ekonomik krizin yanı sıra temel hak ve özgürlüklerde yaşanan gerilemenin ve gücü cumhurbaşkanının elinde toplayan hükümet sisteminin de seçmenleri Cumhurbaşkan Erdoğan’dan uzaklaştırdığı yorumunda bulundu.

Deveci’nin anlatımları üzerinden seçmenlerin yine de Millet İttifakı’na oy vermek için çok az sebebi olduğu değerlendirmesini paylaşan gazeteci, seçmenlerin muhalefete de güven duymadığını aktardı. Erdoğan ve AK Parti’nin iktidarda olduğu son 20 yıl içindeki en zorlu seçim sürecini yaşadığını da kaydeden Samson, anketlerin Erdoğan ile Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu başa baş gösterdiğini hatırlattı.

Konya’daki her dört seçmenden üçünün 2018’deki Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’a oy verdiğini kaydeden gazeteci, bu sefer durumun farklı olduğu, çünkü ülkenin devasa bir ekonomik kriz ile karşı karşıya olduğu ve Sabancı Üniversitesi’nden Profesör Berk Esen’in ifadesiyle söz konusu şartların AK Parti tabanının erimesini beraberinde getirdiği değerlendirmesini paylaştı.

Haberinde bir eczacının görüşlerine de yer veren Samson, bu kişinin ekonominin her gün kötüye gittiği ve artık değişime ihtiyaç olduğu yönündeki yorumunu paylaştı.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Rusya’dan Gözdağı: Kıtalararası Balistik Füze Denemesi

Rusya Savunma Bakanlığı, “gelişmiş” bir kıtalararası balistik füze denemesinin başarıyla gerçekleştirdiğini açıkladı. Rusya ayrıca, yeni bir kıtalararası balistik füze türünü de konuşlandırmaya hazırlanıyor.

Devlet Başkanı Vladimir Vladimir Putin, Sarmat füzesinin yıl sonunda hazır olacağını duyurmuştu.

Batılı analistler tarafından “Şeytan 2”  olarak adlandırılan Sarmat, birden fazla nükleer başlık taşıma kapasitesine sahip ve Putin’in “yenilmez” olarak tanımladığı Rusya’nın yeni nesil füzeleri arasında yer alıyor.

Rusya’nın “gelişmiş” bir kıtalararası balistik füze denemesini başarıyla gerçekleştirdiği açıklandı.

Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Salı günü, “muharebe mürettabatının yerden mobil olarak fırlatma özelliğine sahip kıtalararası balistik füzeyi Kapustin Yar test sahasında başarıyla fırlattığı” kaydedildi. Açıklamada, eğitim başlığı takılı olan füzenin Kazakistan’da bulunan Sary-Shagan eğitim sahasındaki sahte hedefi verilen hassasiyetle vurduğu” belirtildi.

Rusya’nın füze denemesi, ABD ile aralarındaki son nükleer silah kontrol anlaşmasına katılımını askıya alması sonrasına denk geldi.

Ukrayna’nın işgal edilmesinden bu yana Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya’nın tehdit edilmesi halinde nükleer silah kullanabileceğine dair üstü kapalı uyarılarda bulunuyor.

Anlaşma katılımı askıya aldı

Putin Şubat ayı sonunda, Rusya ve ABD’nin nükleer stokları sınırlamasını ve karşılıklı denetime tabi tutmasını düzenleyen Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Antlaşması’na (New START) katılımı askıya aldığını açıklamıştı.

Putin ayrıca, komşu ve müttefik ülke Belarus’a taktik nükleer silahlar yerleştireceğini ilan etmişti. Rusya’nın her iki adımı da NATO tarafından kınanmıştı.

Salı günkü fırlatmada kullanılan füzenin türü açıklanmazken, Savunma Bakanlığı tatbikatın amacının “kıtalararası balistik füzelerin gelişmiş savaş ekipmanlarını test etmek” olduğunu kaydetti.

Açıklamada, “Bu fırlatma, yeni stratejik füze sistemlerinin geliştirilmesinde kullanılan devre tasarımının ve teknik çözümlerin uygunluğunu teyit etmeyi mümkün kıldı” denildi.

Putin’in Sarmat füzesi hazır mı?

Rusya ayrıca, yeni bir kıtalararası balistik füze türünü de konuşlandırmaya hazırlanıyor. Putin, Sarmat füzesinin yıl sonunda hazır olacağını duyurmuştu. ABD ise söz konusu füzenin yakın zamanda yapılan bir testte başarısız olduğunu açıklamıştı.

Batılı analistler tarafından “Şeytan 2” olarak adlandırılan Sarmat, birden fazla nükleer başlık taşıma kapasitesine sahip ve Putin’in “yenilmez” olarak tanımladığı Rusya’nın yeni nesil füzeleri arasında yer alıyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın