HDP’li Mithat Sancar: Bu Düzeni Değiştireceğiz

Yeşil Sol Parti’nin İzmir Karabağlar’daki seçim bürosunun açılışında konuşan Sancar, “Bu partinin kökleri aynı toprakta, dalları ve yaprakları aynı kaynaktan beslenmektedir. Bu parti yürüyüşü omuzladı hedefe doğru kararlı adımlarla ilerliyor. Bu zülüm iktidarını mutlaka göndereceğiz ve bu düzeni değiştireceğiz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bu nedenle oylarımızı birleştirelim. Boşa giden her oy AKP-MHP iktidarına gider. Oylarımıza değişimin gücüne, dönüşümün iradesine, Yeşil Sol’a verelim. Deniz Poyraz yoldaşımızın hayalleri ve umutlarını gerçekleştirmeye söz verdik. Onu da sizin desteğinizle yapacağız.”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Mithat Sancar, Yeşil Sol Parti’nin İzmir Karabağlar’daki seçim bürosunun açılışına katıldı. Burada bir konuşma yapan Sancar, şunları söyledi:

“Ez we hemûyan bi dil û can slav dikim. Her caran spas ji bo vê coşa we. Sevgili dostlar hepiniz hoş geldiniz. Bu coşkunuz için hepinize teşekkür ediyoruz. Seçim bürosu diye geldik gördük ki alan mitinge dönüşmüş. İşte bizler buradayız, hazırız, geliyoruz. HDP bu yolda her türlü engeli aşarak geldi. Sizlerin desteğiyle, kararlılığıyla dimdik ayakta duruyor ve değiştirmeye geliyor bu düzeni. Bu düzeni değiştirmeye geliyoruz.

HDP bu ülkedeki bütün devrimci mücadelelerin, özgürlük ve demokrasi mücadelelerinin, bütün sosyalizm mücadelelerinin birikimine dayanan bir partidir. Bunları temsil eden bir partidir. Kürtlerin özgürlük mücadelesi ve direnişi, Türkiye’nin devrimci demokrat çevrelerinin mücadelesiyle bu partide buluştu. Bu parti bütün unsurları, bireyleri ve bileşenleriyle bir bütündür. Bu parti bu ülkenin umudunun rengarenk tablosudur.

İşte bu nedenle bu iktidar da bu rejim de HDP’den korkuyor. HDP iktidarın kabusu, bu rejimin korkulu rüyasıdır. Çünkü gerçek değişimin alternatifi olan parti ve hareket buradadır. Sizlerin iradesindedir. O nedenle korkuyorlar. O nedenle engellemeye çalışıyorlar. Davalar açtılar, saldırdılar, ellerinden gelen her şeyi yaptılar ama sizlerin iradesini bu sandıklara, bu seçimlere yansıtmaya asla engel olamayacaklarını söylemiştik. Bu sözümüzü tuttuk.

“Bu zulüm iktidarını mutlaka göndereceğiz”

Şimdi HDP’nin bütün birikimi Yeşil Sol Parti’dedir. Buradayız işte. Yeşil Sol Parti’nin ağacının kökleri aynı topraklardadır, dalları ve yaprakları aynı kaynaktan besleniyor. Bu parti şimdi yürüyüşü omuzladı, hedefe doğru kararlı adımlarla yürüyor. Bu iktidarı göndermeye geliyoruz, bu zulüm iktidarını mutlaka göndereceğiz. Bu düzeni değiştireceğiz. Bu zulüm düzenini, bu sömürü ve talan düzenini mutlaka değiştireceğiz. Bu yalan düzenini mutlaka bitireceğiz.

İktidarın temsilcileri, AKP’nin başı, bakanları Kürt illerine gittiklerinde birden Kürt dostu kesiliyorlar. Ne diyor Adalet Bakanı? “Kürtçe üzerindeki yasakları biz kaldırdık”. Hangi yasakları kaldırdınız? Bu bir inkar ve yalan iktidarıdır. İnkarcıdır bu iktidar. Kürtçe tiyatro oyunlarını yasaklayan, kitapları yasaklayan bu iktidardır. Kürtçeyi bir hak olarak tanımıyorlar. Kürtçe onlar için suç unsurudur, güvenlik tehdididir.

Sadece Türkiye’de değil, nerede olursa olsun Kürtlerin kazanımlarına saldıran bu iktidarın kendisidir. Japonya’da bir üniversitede Kürtçe dili bölümü açılıyor ona bile müdahale ediyorlar. Kürtçenin herhangi bir yerde gelişmesi yönünde atılan her adımı engelliyorlar. Gidin oradan! Kürtçe üzerindeki yasakları bunlar kaldırmışlar güya. Hepsi yalan. Bu iktidar inkar ve yalan iktidarıdır. AKP bu iktidarın başı olarak Kürt düşmanıdır. Bu iktidar Kürt düşmanlığını en üst noktaya taşımıştır. Biz bu iktidarı göndermeye geliyoruz.

İktidarın bu ülkeye yaşattığı felaketlerin haddi hesabı yok. O nedenle artık yeter diyoruz! Em çi dibêjin: Êdî Bese! Em ê biguherinin, ew ê herin, em tên. Birlikte ilerliyoruz, başarıya emin adımlarla gidiyoruz. Bu başarı da ülkeye demokrasiyi getirecektir, yoksulluğu bitirecektir. Değişimin gerçek adresi biziz, demokratik dönüşümün güvencesi de biziz. Bu iktidarı göndereceğiz fakat bu düzeni değiştireceğiz.

Bu düzen eski haliyle yenilenmiş gibi sürdürülemez. Değişim ve dönüşüm bizimle olacaktır. Kürt sorununa demokratik çözüm bizimle gelecektir. Kalıcı barışı biz kuracağız, halklar birlikte kuracak. Burada, İzmir’de yaşayan bütün halklar ve demokrasi güçleri birleşecek ve Yeşil Sol’u Meclis’e en güçlü şekilde gönderecek. Buna söz veriyoruz değil mi?

Bu iktidar gidecek diyoruz. Bu iktidarın gitmesi elbette bu düzenin değişmesi için bir imkandır ama bu imkanı hayata geçirmek için bizler en güçlü şekilde Meclis’e girmeliyiz. Meclis’e Yeşil Sol’u en güçlü şekilde göndermeliyiz hep birlikte. Bizler yoksulluğu, talanı, yalanı ve inkarı bitirmeye geliyoruz. Savaş politikalarını durdurmaya geliyoruz. Çözüm için geliyoruz, barış için geliyoruz. Oylarımızı bütünleştirelim. Boşa giden her oy AKP-MHP iktidarına yarar. Bunu açıkça görelim! Oylarımızı boşa vermeliyim. Oylarımızı değişimin gücüne, direnişin iradesine yani Yeşil Sol’a verelim.

“Deniz Poyraz’ın hayallerini mutlaka gerçeğe dönüştüreceğiz”

Yapacak çok işimiz var. Deniz Poyraz yoldaşımızın hayalleri ve umutları var. Onlar bizim sırtımızda sorumluluk olarak duruyor, kalbimizde görev olarak duruyor. Deniz Poyraz’a söz vermiştik. Senin umutlarını ve hayallerini mutlaka gerçeğe dönüştüreceğiz. Burada bir kez daha Deniz Poyraz yoldaşımızı ve bu uğurda hayatını kaybeden bütün kardeşlerimizi saygıyla ve minnetle anıyoruz. Onların hayallerini ve umutlarını gerçekleştireceğimize söz veriyoruz. Bunu mutlaka başaracağız. Onların anısı, umutları ve düşleri için oyları Yeşil Sol’da buluşturuyoruz, birleştiriyoruz.

Hiçbir saldırı, hiçbir oyun, hiçbir kumpas bizi durduramaz. Bugüne kadar her şeyi denediler ama diz çökmedik, boyun eğmedik. Tam tersine kararlılığımız arttı, inancımız güçlendi, yürüyüşümüz daha da büyüdü. İşte şimdi artık bütün bunları sonuca ulaştırma zamanıdır. Mahalle mahale, ev ev, sokak sokak dolaşacağız.

İzmir’de bütün halkların iradesini Yeşil Sol’un altında buluşturacağız. Demokratik Cumhuriyetin yollarını açacağız. Hepimiz eşit ve özgürce yaşayacağız. Böyle bir gelecek hedefimizdir. Bu gelecek yakındır, ellerinizdedir. En başta kadınların ve gençlerin elindedir. Gençler, kadınlar hazırız değil mi?

Özgürlük için geliyoruz. Bütün bireylerimizle, bileşenlerimizle, dostlarımızla zafere doğru ilerliyoruz. Mutlaka kazanacağız. Bu iktidarı göndereceğiz, bu düzeni değiştireceğiz. İnancımız tamdır. Sizlere güvenimiz tamdır. Hepimizin yolu açık olsun. Riya me vekirî be serkeftin.”

Paylaşın

Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Akın: Tayyip Erdoğan 15 Mayıs’ta Gidecek

Siirt’te partisinin seçim bürosu açılışında konuşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, “Biliyoruz ki; korkunun ecele faydası yok. Buradan bizi izleyenlere sesleniyorum; az kaldı, geliyoruz. Tayyip Erdoğan 15 Mayıs’ta gidecek, bu ülkede bir bahar açacak. Bunu bir kez daha ilan ediyoruz” dedi.

Haber Merkezi / Akın, konuşmasının devamında, “14 Mayıs’ta herkes gidip sandıkta oyunu verdiğinde bu iş bitmiş olacak. 14 Mayıs çok çok önemli, oy verip gitmek yok. Sandıklara sahip çıkacağız. Bunlarda her türlü hırsızlık hile, kötülük var. Bu kötülüklerle mücadele etmeyi öğrendik ama bundan sonra bunun hesabını soracağız. Bütün halkımızdan sandığa sahip çıkmalarını istiyoruz. 15 Mayıs baharını birlikte yaşamak için bundan başka çaremiz yok.” ifadelerini kullandı.

Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk ve Siirt milletvekili adayları ile birlikte Siirt’te yapılan seçim bürosu açılışına katıldı. Burada konuşan Akın, şunları ifade etti:

“Sevgili dostlarım, sevgili halkımız, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Türkiye önemli bir tarihi seçimden geçecek. Sizlere selamlar getirerek sözlerime başlamak istiyorum. Sevgili Hakan İstanbul’dan selamlar getirdi, ben de size İzmir’den özel olarak şu selamı iletmek istiyorum. Sevgili Deniz Poyraz’ın annesinin selamını getirdim. Ona sözümüz var. Deniz Poyraz’ın katilini ve katilin arkasındaki güçleri biliyoruz. Onlardan hesabı soracağız ve her yerde bunu hatırlatacağız, asla unutmayacağız. Aklımızla, vicdanımızla bunları iktidardan gönderene kadar bu hesaplaşmayı yapacağız.

Sevgili halkımız, şu anda Nusaybin’den başlayarak bölgemizde iki gündür bir seçim startı veriyoruz. İnanılmaz bir coşku ve moral var. Gördüğümüz şudur: Bu ceberrut tek adam rejimini Kürt halkı, bölgedeki Arap halkı, Ermeni halkı ile birlikte göndermeye karar vermiştir. Bu gönderme kararının iradesi bizim için çok muhteşem arkadaşlar. Bunu Türkiye çapında aynı heyecanla güçlü bir şekilde örgütlemeye çalışıyoruz. Ama görüyorsunuz, bu ceberrut iktidar ve Saray rejimi “Osmanlı’da oyun bitmez” misali her şeyi yapıyor.

Biliyorsunuz, biz aslında Halkların Demokratik Partisi ile seçime girecektik. Ama seçimin tam bir ay arefesinde Halkların Demokratik Partisi’ne yönelik bir kapatma girişimiyle karşı karşıya kaldık. Ülkede hukuk yok, siyasi karar veriyorlar. Talimatla karar veriyorlar. Birçok kere olduğu gibi Saray’dan verilen kararlarla kurulan oyunu bozmak için bizim de kurucusu olduğumuz Halkların Demokratik Partisi yerine Yeşil Sol Parti ile seçime girmeye karar verdik.

Yeşil Sol Parti 11 yıl önce kurulmuş, HDP’nin kurucu partilerindendir. Yeşil Sol Parti bütün renkleri ve kimlikleriyle Kürtlerin, Türklerin, Arapların ortak partisidir. İnanıyoruz ki bugün halaylarda yan yana durduğumuz gibi omuz omuza verirsek bu kötülük düzenine karşı, bu Saray rejimine karşı, bu otoriter ve faşizan rejime karşı kazanmamak için hiçbir gerekçe yok.

O nedenle 2015 yılından bu yana bize yapmadıklarını bırakmadılar. Ama biliyorsunuz ki Kürt halkı ve bütün halklar direnerek her türlü oyunu bozdular. HADEP’i de kurdular, DEHAP’ı da kurdular, HDP’yi de kurdular. Şimdi bütün oyunlarını bozarak bu iktidarı göndermek için Yeşil Sol Parti şemsiyesi altında örgütlü bir şekilde mücadele ediyorlar.

Yeşil Sol Parti, bilge ağaçtır. Bu bilge ağacın altında bütün insanlarımızın toplanması ve ortak mücadele etmesi mümkündür. O nedenle biz buradan şunu söylemek isteriz; bu rejimi değiştirmek ve bu rejimin sonrasında bir baharı birlikte yaşamak istiyoruz. Bu rejimi değiştirmediğimiz sürece bizim nefes alma hakkımız yok. Açlıktan kurtulma, savaşı durdurma şansımız yok. O nedenle her gün kendisini üreten bu rejimden kurtulacağız. Cehennemin kapısını kapattıktan sonra cennete açılacak kapı 15 Mayıs’ta açılacaktır. Birlikte olduğumuz zaman bunu başaracağız.

“Tayyip Erdoğan 15 Mayıs’ta gidecek”

Kayyım rejiminin temsilcisi olan bu iktidar hemen yanı başında Tuncer başkanı görevden aldılar. Halkımızın temsilcisi Tuncer başkan şimdi yine sizin temsilciniz olmak için burada. Amed’den de Selçuk Mızraklı’yı rehin alıp Selahattin Demirtaş’ın yanına koydular. Biz bu arkadaşlarımızın alnının akıyla halkı temsil ettiğini, onurlu bir şekilde mücadele yürüttüğünü biliyoruz. Demirtaş’ın cezaevinden bile Erdoğan’ın korkulu rüyası haline geldiğini biliyoruz. Biliyoruz ki; korkunun ecele faydası yok. Buradan bizi izleyenlere sesleniyorum; az kaldı, geliyoruz. Tayyip Erdoğan 15 Mayıs’ta gidecek, bu ülkede bir bahar açacak.

Bunu bir kez daha ilan ediyoruz. Şunu iddia ediyoruz; bu iktidarın, bu tek adam rejiminin tek bir sorunu çözemeyeceğini gördük. Biz 70 gün önce ağır bir deprem yaşadık. Depremin ikinci günü Eş Sözcümüz Çiğdem ile Adana’dan başlayarak dolaştığımızda insanlarımız devlet nerede diye bağırıyordu. Devlet ortada yoktu. Dayanışma yapan gönüllüler, az sayıdaki belediyemiz vardı. Silopi Belediyemiz aç kalmış insanlara çorba veriyordu. Ama koca koca belediyeler Cumhurbaşkanın talimatını bekliyorlardı. Hatay Valisi “bize herhangi bir talimat gelmedi” diyebiliyordu. Merkeze bakan, hiçbir hizmet vermeyen bu valiler, bu kaymakamlar, bu emniyet müdürleri artık talimat beklemeyecekler, her yerde halka hizmet edecekler.

Sözün, kararın, yetkinin halkta olduğu bir iktidar istiyoruz biz. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesini istiyoruz. Yerel yönetimler güçlendirilmezse bu felaketler karşısında kimse bizi kurtaramaz. 15 Mayıs’tan sonra belediyelerimizi tekrar alacağız, kayyım sistemini tasfiye edeceğiz, onlara güle güle diyeceğiz. Önümüzde hiçbir engel yok. Artık tahammülümüz kalmamıştır. Bunların bir oyluk güçleri var.

14 Mayıs’ta herkes gidip sandıkta oyunu verdiğinde bu iş bitmiş olacak. 14 Mayıs çok çok önemli, oy verip gitmek yok. Sandıklara sahip çıkacağız. Bunlarda her türlü hırsızlık hile, kötülük var. Bu kötülüklerle mücadele etmeyi öğrendik ama bundan sonra bunun hesabını soracağız. Bütün halkımızdan sandığa sahip çıkmalarını istiyoruz. 15 Mayıs baharını birlikte yaşamak için bundan başka çaremiz yok. Hepimize kolay gelsin, an serkeftin, an serkeftin.”

Paylaşın

Meksika’da Silahlı Saldırı: Biri Çocuk 7 Ölü

Meksika’nın Guanajuato eyaletine bağlı La Palma tatil beldesindeki bir su parkına düzenlenen silahlı baskında biri çocuk 7 kişi hayatını kaybetti. Saldırının ardından bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı.

Bir zamanlar sakin bir eyalet olarak bilinen Guanajuato, Jalisco Nueva Generacion kartelleri ile akaryakıt hırsızlığı yapan Santa Rosa de Lima arasındaki savaş nedeniyle Meksika’nın en şiddet dolu eyaletlerinden biri haline geldi.

Resmi verilere göre, Meksika’da hükümetin uyuşturucu kaçakçılığına karşı 2006 yılında başlattığı kampanyadan bu yana çoğu organize suç örgütlerine atfedilen 350 binden fazla cinayet işlendi.

Meksika basınında yer alan habere göre, kimliği belirsiz kişiler, eyalete bağlı La Palma tatil beldesindeki bir su parkına silahlı baskın yaptı.

Saldırının gerçekleştiği Cortazar Belediyesi’nden yapılan açıklamada, polisin olay yerinde mermi kovanlarıyla birlikte üç erkek, üç kadın ve bir çocuk cesedi bulduğu belirtildi. Bir kişininse saldırıdan ağır yaralı bir şekilde kurtulduğu açıklandı.

Yetkililer, saldırının 20 kişilik silahlı grup tarafından gerçekleştirildiğini ve doğrudan bir grubun hedef alındığını bildirdi. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde tatilcilerin silah sesleriyle panikle etrafa kaçışmaları yer alıyor.

Saldırının ardından bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı. Güvenlik yetkilileri saldırganların kaçtığını ve güvenlik kameralarını da beraberlerinde götürdüğünü söyledi.

Bir zamanlar sakin bir eyalet olarak bilinen Guanajuato, Jalisco Nueva Generacion kartelleri ile akaryakıt hırsızlığı yapan Santa Rosa de Lima arasındaki savaş nedeniyle Meksika’nın en şiddet dolu eyaletlerinden biri haline geldi.

Resmi verilere göre, Meksika’da hükümetin uyuşturucu kaçakçılığına karşı 2006 yılında başlattığı kampanyadan bu yana çoğu organize suç örgütlerine atfedilen 350 binden fazla cinayet işlendi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Babacan: Bir Seçim Beyannamesi Açıkladılar, Baştan Aşağı Kopya

DEVA Lideri Babacan, “20 yıldır iktidarda olanlar, Ortak Politikalar Mutabakat Metninden 2 buçuk ay sonra bir seçim beyannamesi açıkladılar. Bir baktık; baştan aşağı kopya. Sayın Erdoğan ‘Mülakattı kaldıracağız’ diyor. Bir dakika… Mülakatla en büyük haksızlığı, kayırmacılığı yapan siz değil misiniz?” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “‘Gençlere internet’ imiş… Biz bunları 3 yıl önce söyledik, 2 buçuk ay önce yazdık. Açıkladıkları sosyal destek sistemi bizimkinin birebir kopyası. Artık çözüm üretemeyen, ancak Millet İttifakı’nın hazırladığı Ortak Politikalar Mutabakat Metninin bir kopyasını ortaya koyabilen bir iktidardan bahsediyoruz. Artık iktidarın değişme zamanı geldi.”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin İstanbul İl Başkanlığı’nın düzenlediği Millet Sofrası İftar Programı’nda konuştu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da katıldığı programda Babacan şu ifadeleri kullandı:

“Hep beraber İstanbul’u sokak sokak adımlayacağız. Girilmedik mahalle, dinlemedik insan bırakmayacağız. Endişeye mahal yok. Buradayız ve ülkemizi içinde bulunduğu derin krizden hep beraber çıkaracağız. Altı partinin genel başkanları ve çok kıymetli belediye başkanlarımız Sayın Ekrem İmamoğlu ve Sayın Mansur Yavaş’la beraber, hep beraber çalışacağız. Çok çalışacağız. Allah doğrunun yardımcısıdır. Allah çalışanın yardımcısıdır. Biz buna inanıyoruz ve bu inançla çalışacağız. Herkesi, 14 Mayıs’ta yazmaya başlayacağımız ve tüm dünyaya örnek olacak demokrasi hikâyemize davet ediyorum.

14 Mayıs’ta öyle bir seçim yapacağız ki, Türkiye kazanacak. Sağcı-solcu demeden;muhafazakâr-seküler demeden; Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkes demeden; Sünni- Alevi demeden hep beraber ‘Daha fazla demokrasi’ diyeceğiz ve adayımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu ülkemizin 13. Cumhurbaşkanı yapacağız.

Birlikte kazanacağız, birlikte yöneteceğiz. İstişareyle, ortak akılla yöneteceğiz. Yine hep beraber, Millet İttifakı olarak, mecliste çoğunluğu sağlayacağız. Bu seçim;CHP’li, MHP’li, AK Partili, HDP’li, İYİ Partili, Gelecek Partili, Demokrat Partili, Saadet Partili hiç fark etmez. DEVA Partili dostlarım; bu seçim 7’den 70’e, kuzeyden güneye, doğudan batıya tüm Türkiye kazanacak. Hep beraber, birleşe birleşe kazanacağız.

Ben bugün buradayım. Adaleti alaşağı eden, demokrasiyi ezen, hakkı yerle bir eden ve artık eskiyen bir hikâyeyi kabul etmediğim için buradayım. Çünkü biz, yola çıkarken ulaşmayı hedeflediğimiz özgürlüklerden asla vazgeçmeyeceğiz. İleri demokrasiden, çoğulculuktan, katılımcılıktan vazgeçmeyeceğiz. Hukuk devletinden vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz.

Ülkemizin yarınlarıyla ilgili detaylı hazırlıklar yaptık. 22 alanda eylem planı hazırladık. Seçimlerden sonra kurulacak hükûmetin ne yapacağını bütün detaylarıyla ortaya koyduk. Arkasından altı siyasi parti olarak çok kıymetli, siyasi tarihimizde çok özel bir yeri olan, diyaloga dayanan, müzakere ve uzlaşıyı esas alan bir istişare süreci başlattık. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni hazırladık. 83 maddelik Anayasa metnimizi tamamladık. Tam bir mutabakatla 2300 maddelik Ortak Politikalar Metni imzaladık. Hükûmet kurulduğu anda sağlık bakanının, milli eğitim bakanının, millî savunma bakanının, ekonomiyle ilgili bakanların, adalet bakanların ev ödevi hazır.

‘Seçim beyannameleri baştan aşağı kopya’

20 yıldır iktidarda olanlar, Ortak Politikalar Mutabakat Metninden 2 buçuk ay sonra bir seçim beyannamesi açıkladılar. Bir baktık; baştan aşağı kopya. Sayın Erdoğan ‘Mülakattı kaldıracağız’ diyor. Bir dakika… Mülakatla en büyük haksızlığı, kayırmacılığı yapan siz değil misiniz? ‘Gençlere internet’ imiş… Biz bunları 3 yıl önce söyledik, 2 buçuk ay önce yazdık. Açıkladıkları sosyal destek sistemi bizimkinin birebir kopyası. Artık çözüm üretemeyen, ancak Millet İttifakı’nın hazırladığı Ortak Politikalar Mutabakat Metninin bir kopyasını ortaya koyabilen bir iktidardan bahsediyoruz. Artık iktidarın değişme zamanı geldi.

Tarihimizde görülmemiş bir birliktelik inşa ettik. ‘Bir elin sesi yok’ dedik, binlerce el birleştik. ‘Ya hep beraber ya hiçbirimiz’ dedik. Çünkü önümüzde çok kritik bir soru var: Türkiye mi, yoksa tek tek partilerimiz mi? Partilerimiz mi, yoksa 86 milyon mu? Altı parti olarak Türkiye’yi önceledik. ‘Bir araya geleceğiz’ dedik. Evet, fedakârlık istiyor, kolay değil. Bunu ülkemiz için yaptık. Biz ‘Ne olacaksa olsun, kazanan Türkiye olsun’ dedik. Tüm demokratlara, özgürlük aşıklarına, ülke sevdalılarına söz verdik: ‘Birleşe birleşe kazanacağız’ dedik.

Geçtiğimiz hafta çok ama çok zor bir karar verdik. DEVA Partisi 87 seçim bölgesinde 600 adayıyla seçime girmeye hazırlandı. Listeleri tamamladık. Partimiz kurulduğundan bu yana en büyük kampanya programını başlattık. Fakat listelerin teslimine 2 gün kala önemli bir karar verdik. Birleşe birleşe güçleneceğiz ya, tek bir listeden seçime girildiğinde toplam milletvekili sayısının oldukça fazla olacağıyla ilgili kanaatimizi perçinledik. Tek bir listeyle seçime giriyoruz ki tek bir oy dahi zayi olmasın. Bu iş hesap kitap işi, matematik işi.

Her bir adayımız, bütün adaylar içinde en çalışkan olmak zorunda. Herkes 16 saat çalışıyorsa, bizim adaylarımız günde 20 saat çalışmak zorunda. DEVA çalışkandır. ‘DEVA, çalışan Türkiye’nin sesidir’ dedirtmek zorundayız.”

Paylaşın

WSJ: İran, İsrail’e Saldırmak İçin İslami Cihad, Hizbullah, Hamas’la Görüşüyor

İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Kudüs Gücü’nün komutanı İsmail Kaani’nin geçen hafta gizlice Lübnan’a giderek Hamas, Hizbullah ve Filistin İslami Cihad Hareketi liderleriyle görüştüğü  iddia edildi.

Kaani’nin Hizbullah, Hamas ve diğerlerini bir araya getirerek yaptığı son çalışmalar, İsrail için büyüyen bir tehdide işaret ediyor.

ABD’nin önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal (WSJ), İran’ın İsrail’e saldırı düzenlemek için Hamas, Hizbullah ve Filistin İslami Cihad Hareketi’yle görüştüğünü öne sürdü.

WSJ’ye konuşan ve kimlikleri açıklanmayan kaynaklar, İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Kudüs Gücü’nün komutanı İsmail Kaani’nin geçen hafta gizlice Lübnan’a giderek Hamas, Hizbullah ve PIJ liderleriyle görüştüğünü iddia etti.

Görüşmenin Lübnan’ın başkenti Beyrut’taki İran Büyükelçiliği’nde gerçekleştirildiği savunuldu.

Haberde, taraflar arasındaki görüşmenin, Lübnan’ın güneyinden İsrail’e düzenlenen füze saldırılarıyla aynı döneme denk geldiğine de dikkat çekildi.

WSJ’ye konuşan kaynaklar, Kaani’nin Hamas’ın lideri İsmail Haniye ve yardımcısı Salih Aruri’nin yanı sıra Hizbullah’ın genel sekreteri Hasan Nasrallah’la görüşüp, bu saldırıyla ilgili planlara son halini verdiğini iddia etti.

Geçen hafta İsrail’e Gazze ve Suriye’den de roket saldırıları düzenlenmişti. Tel Aviv yönetimiyse misilleme saldırıları yapmış ve hava savunma sistemlerinin güçlendirileceğini bildirmişti.

Öte yandan Tahran yönetimi, Hamas ya da Hizbullah saldırıların sorumluluğunu üstlenmemişti.

Kaani’nin Ortadoğu’daki militanları kendi yanına çekerek İsrail’e karşı tehdit oluşturduğunun savunulduğu haberde, şu değerlendirmelere yer verildi:

Kaani’nin Hizbullah, Hamas ve diğerlerini bir araya getirerek yaptığı son çalışmalar, İsrail için büyüyen bir tehdide işaret ediyor. Ayrıca Çin ve Rusya gibi diğer güçlerin Ortadoğu’da daha büyük roller kazanmaya çalıştığı bir dönemde ABD için de sorun yaratıyor.

WSJ, Tahran’ın asıl amacının bölgedeki diğer ülkelerin İsrail’le diplomatik bağlar kurmasını engellemek olduğunu savundu.

Çin arabuluculuğuyla Suudi Arabistan ve İran arasındaki diplomatik ilişkilerin 7 yıl sonra tekrar başlamasının, Riyad yönetimiyle arasını düzeltmek isteyen İsrail lideri Binyamin Netanyahu’nun dış politika stratejisine büyük darbe indirdiğine de dikkat çekildi.

WSJ’nin görüş aldığı eski İsrail Ulusal Güvenlik Danışmanı Yaakov Amidror, Tahran yönetiminin İsrail’deki iç karışıklıktan faydalanmak istediğini de savundu. Netanyahu hükümetinin tartışmalı yargı reformu nedeniyle ülkede aylardır büyük protestolar yaşanıyor.

65 yaşındaki Kaani, General Kasım Süleymani’nin ABD’nin Irak’ın başkenti Bağdat’ta 2020’de düzenlediği saldırıda öldürülmesinin ardından görevi devralmıştı.

Süleymani’ye düzenlenen suikastta İsrail istihbaratının da önemli rol oynadığı öne sürülmüştü.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

“Havada Görülen Cisimler Uzaylı Sondası Olabilir” İddiası

Son zamanlarda ABD üzerinde görülen cisimlere ilişkin yeni bir teoriler ortaya atıldı. Teoride, cisimlerin, uzaydaki bir “ana gemiden” Dünya’yı incelemek üzere gönderilen uzaylı sondaları olabileceği öne sürüldü.

ABD, ikisi kendi, biri de Kanada hava sahasında tespit edilen üç tanımlanamayan uçan cismi art arda vurarak düşürdüğünü açıklamıştı.

Pentagon’da tanımlanamayan uçan cisimleri (UFO) inceleyen gizli bir birimin başındaki yetkili, son zamanlarda Amerika Birleşik Devletleri hava sahasında görülen cisimlerin, uzaydaki bir “ana gemiden” Dünya’yı incelemek üzere gönderilen uzaylı sondaları olabileceğini öne sürdü.

ABD Savunma Bakanlığı’nın Tüm Alanlarda Anomali Çözüm Ofisi (AARO) Başkanı Sean Kirkpatrick ve Harvard Üniversitesi’nden Profesör Avi Loeb tarafından kaleme alınan yeni bir makalede, son zamanlarda ABD üzerinde görülen cisimlere ilişkin yeni teoriler ortaya atıldı.

Kirkpatrick, “fizik kurallarına meydan okuyan” bu cisimlerin uzaydaki bir “ana gemiden” gelen “sondalar” olabileceğini söyledi.

Makalede, sondaların 2017 yılında Güneş Sistemi’nin dışından geldiği tespit edilebilen ilk yıldızlararası nesne Oumuamua gibi bir “ana gemiden” Dünya yakınlarından geçişi sırasında yollanmış olma ihtimali göz önünde tutuldu.

Kirkpatrick ve Loeb’e göre, bu sondalar yıldız ışıklarını bataryalarını şarj etmek için, Dünya’daki suyuysa yakıt olarak kullanmış olabilir.

7 Mart’ta yayımlanan ve henüz hakem denetimi yapılmayan makalede yazarlar, “Yaşanabilir gezegenler, uzay, hava ve su arasında hareket edebilen ve ortamlar arası geçiş yapabilen uzaylı sondaları için özellikle cazip olacaktır. Uzak bir mesafeden bakıldığında Venüs, Dünya ya da Mars sondalar için eşit derecede çekici gelebilir. Ancak daha yakından incelendiğinde, Dünya su ve bitki örtüsünün spektral izlerini gösterecektir.” ifadelerine yer verdi.

Yazarlar Güneş’in çekim gücüyle ana uzay aracından ayrılmış olması muhtemel bu sondaları karahindiba tohumlarına benzetti.

Yazarlar uzaylılar tarafından yapılan bu yolculuğun amacının ne olabileceği sorusunuysa şöyle cevapladı:

“Karahindiba tohumlarına benzer şekilde, bu sondalar da göndericisinin planını yayıyor olabilir. … Gezegenin yüzeyindeki hammaddeler onlar tarafından da kendilerini çoğaltmak ya da sadece bilimsel keşif yapmak için kullanılıyor olabilir.”

Pentagon UFO açılımı mı yapıyor?

Hükümet yetkililerinin dünya dışı yaşam olasılığını tartışmaları çok alışıldık bir durum değil.

Pentagon’un UFO’lara ilişkin bilimsel tartışmalara açık olduğunu gösteren bu makale, akademik dünyaya gönderilen önemli bir sinyal olabilir.

Öte yandan Los Angeles Kaliforniya Üniversitesi’nden Astronomi Profesörü David Jewitt, makaledeki bazı iddiaların “son derece tartışmalı” olduğunu söyledi ve Kirkpatrick’in yazarlardan biri olmasını “tuhaf” olarak nitelendirdi.

ABD son aylarda hava sahasına giren ve Çin’in casusluk balonları olduğu bildirilen bazı cisimleri vurarak düşürmüştü.

ABD daha sonra ikisi kendi, biri de Kanada hava sahasında tespit edilen üç tanımlanamayan uçan cismi art arda vurarak düşürdüğünü açıklamıştı.

“Casus balon” gelişmeleri, Pentagon’un havadaki diğer nesneleri daha yakından incelemeye başlamasına yol açtı.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Uçar: Bedel Ödeyerek Haklarımızı Kazandık

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “AKP hükümeti zamanında Kürtler ve Aleviler kendi kimliklerini söyleyebildiler” sözlerine de yanıt veren Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Uçar, “Hiç sizin mevzunuz değil! Size rağmen bu ülkede yaşayan Kürtler, Aleviler kendi haklarını ve kimliklerini bedel ödeye ödeye kazandılar” dedi ve ekledi:

“Bugün buradaysak, Türkiye siyasetine müdahale ediyorsak sizin yok saydığınız Kürtlerin, Alevilerin, Çerkeslerin, Lazların mücadelesi sayesinde buradayız. Bu mücadele ile biz kazanacağız, onlar kaybedecekler. Buradayız, birlikte değiştireceğiz.”

Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesi seçim bürosu açılışında komuştu.

MA’nın haberine göre; Erdoğan’ın Diyarbakır’da yaptığı konuşmaya tepki gösteren Kılıçgün Uçar, şunları söyledi:

“Tek adam rejiminin cumhurbaşkanı Amed’deydi. Amed halkına seslendi. Amed’de ‘Kürt kardeşlerim’ diyorlar ama Ankara’ya gittiklerinde ‘Kürt terörü’ oluyor. Kürtler onların kardeşi değil! Onların kardeşleri Torosçular, onların kardeşleri beşli çete, onların kardeşleri Kürtleri inkar eden faşist milliyetçiler.

Bir iddiası da var, ‘Yeni yüzyılı Kürtlerle kuracağız’ diyor. Cumartesi Annelerine oturma eylemi yaptırmayan bir iktidarla Kürtlerin kuracağı bir yeni yüzyıl yok. Kadınları şiddetle evlere hapsetmeye, biat ettirmeye çalışan iktidarla yeni bir yüzyıl yok. Erdoğan’ın beyannamesini açıkladığı gün Van’da helikopterden atılan Osman Şiban’a 7 yıl 6 ay ceza verildi.

Bunu reva görenlerle Kürtlerin kurabileceği yeni bir yüzyıl yok. Kürt dilini ve varlığını inkar edenlerle, çözüm sürecini buzdolabına kaldırıp masayı devirenlerle Kürtlerin kuracağı yeni bir yüzyıl yok. 15 Mayıs geldiğinde Kürtler size yeni bir yüzyılın, yeni bir düzenin nasıl kurulacağını tokat gibi gösterecek.”

Uçar, ayrıca İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “AKP hükümeti zamanında Kürtler ve Aleviler kendi kimliklerini söyleyebildiler” sözlerine de yanıt verdi.

“Hiç sizin mevzunuz değil! Size rağmen bu ülkede yaşayan Kürtler, Aleviler kendi haklarını ve kimliklerini bedel ödeye ödeye kazandılar. Bugün buradaysak, Türkiye siyasetine müdahale ediyorsak sizin yok saydığınız Kürtlerin, Alevilerin, Çerkeslerin, Lazların mücadelesi sayesinde buradayız. Bu mücadele ile biz kazanacağız, onlar kaybedecekler. Buradayız, birlikte değiştireceğiz.”

“Kürtler sorun değil gerçek”

“Türkiye’nin en temel sorunlarından biri Kürt gerçekliğidir. Biz sorun değil gerçekliğiz” diyen Uçar, devletin bu gerçeklikle yüzleşmediğini söyledi:

“Bir daha söyleyeyim; Kürt sorununu çözmeye bizler adayız, halkımız aday, Yeşil Sol Parti aday. Çözmek için geliyoruz, hiç kimseye muhtaç ve mahkum değiliz.

Biz 7 Haziran 2015’te AKP’nin olmadığı bir Türkiye’yi inşa ettik ama yarım kaldı. 2023 14 Mayıs’ında AKP’siz demokratik bir Türkiye’ye hazır mıyız? Yeni yüzyılın kurucusu olmaya hazır mıyız? Yolumuz açık olsun, hiçbir engelimiz yok. 15 Mayıs’ımız kutlu olsun.”

Paylaşın

5 Yılda 583 Bin 314 Esnaf İflas Etti

Esnaf iflaslarına ilişkin yazılı basın açıklaması yapan CHP’li Ağbaba, “Başkanlık sistemi ile dünyanın en büyük 3 ekonomisi arasına gireceğimiz iddia edilmişti. 5 yıllık toplam iflas nüfusu 583 binin altında alan 44 ilin nüfusundan daha fazladır” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Lakin Türkiye son 5 yılda tarihinin en büyük ekonomik krizin yaşarken, küçük esnafımızda bu krizden payını almış oldu. Öve öve bitirilemeyen başkanlık sisteminde aradan geçen 5 yıldan bugüne tam 583 bin 314 esnaf iflas ederek ekmek teknesini kaybetmiş oldu.”

Ağbaba, açıklamasının devamında, “14 Mayıs seçimlerinden hemen sonra esnaflarımız nefes alabilmesi için, ekmek teknelerini kaybetmemeleri için yapacağımız ilk iş bankalara ve kredi kefalet kooperatiflerine olan borçlarının faizleri silinecek. Ayrıca işyeri kira ödemelerinde stopaj oranını sıfırlayacağız.

Esnafımızın emekli olabilmesi için en son 2000-2008 arası için uygulanan geriye doğru borçlanma hakkını, ticari sicil kayıtlarına ve esnaf odalarına bağlı kalınan süreleri göz önünde bulundurarak tanıyacak, 9 bin gün prim eşitsizliğine de son vereceğiz.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, toplu esnaf iflaslarına ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. Ağbaba’nın açıklaması şöyle:

“Bu yılın ilk üç ayında meslekten ve sicilden terkinini yaparak iflas eden esnaf sayısı en az 35 bin 774 olarak kayıtlara geçti. Yılın ilk üç ayında meslekten terkinini yapan esnaf sayısı 7 bin 67 olurken, sicilden terkinini yapan esnaf sayısı ise 28 bin 707 oldu. Bu yılın ilk üç ayında 35 bin 774 esnaf iflası, 2019’dan bu yana en yüksek üç aylık esnaf iflası oldu.

AKP Genel Başkanı Erdoğan 2018 seçimlerin öncesinde ‘Siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle, şunla bunla nasıl uğraşılır göreceksiniz’ demişti. Başkanlık sistemi ile dünyanın en büyük 3 ekonomisi arasına gireceğimiz iddia edilmişti. 5 yıllık toplam iflas nüfusu 583 binin altında alan 44 ilin nüfusundan daha fazladır.

Lakin Türkiye son 5 yılda tarihinin en büyük ekonomik krizin yaşarken, küçük esnafımızda bu krizden payını almış oldu. Öve öve bitirilemeyen başkanlık sisteminde aradan geçen 5 yıldan bugüne tam 583 bin 314 esnaf iflas ederek ekmek teknesini kaybetmiş oldu.

14 Mayıs seçimlerinden hemen sonra esnaflarımız nefes alabilmesi için, ekmek teknelerini kaybetmemeleri için yapacağımız ilk iş bankalara ve kredi kefalet kooperatiflerine olan borçlarının faizleri silinecek. Ayrıca işyeri kira ödemelerinde stopaj oranını sıfırlayacağız.

Esnafımızın emekli olabilmesi için en son 2000-2008 arası için uygulanan geriye doğru borçlanma hakkını, ticari sicil kayıtlarına ve esnaf odalarına bağlı kalınan süreleri göz önünde bulundurarak tanıyacak, 9 bin gün prim eşitsizliğine de son vereceğiz.”

Paylaşın

NATO’ya Üye Olan Finlandiya Rusya Sınırına Çit Çekmeye Başladı

Yaklaşık iki hafta önce NATO’ya (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üye olan Finlandiya, Rusya sınırına tel örgü çekmeye başladı. Finlandiya, Moskova hükümetinin çok sayıda göçmeni sınırlarına yönlendirmesinden endişe ediyor.

Maliyeti 380 milyon euro olarak tahmin edilen çitler sınır boyunca bin 300 kilometre uzunluğunda bir hatta konumlandırılacak. Geçen yıl Helsinki hükümeti tarafından onaylanan üç metre yüksekliğindeki çitlerin ilk bölümü başkentin 250 kilometre kuzeydoğusundaki Imatra’da çekiliyor.

Projesinin sorumlu yöneticisi Ismo Kurki, Cuma günü yaptığı açıklamada amacın olası bir istilayı engellemek olmadığını, daha ziyade en yoğun göçmen akınının beklendiği yaklaşık 200 kilometrelik kısmın güvenliğinin sağlanmasının hedeflendiğini ifade etti.

“Finlandiya-Rusya sınırındaki durum istikrarlıydı ve şu anda da istikrarlı” ifadelerini kullanan Finlandiya Sınır Muhafızlarından Tuğgeneral Jari Tolppanen, buna rağmen herhangi bir durum değişikliği karşısında ülkesinin sınır üzerinde daha fazla kontrol sahibi olması gerektiğini vurgulayarak, “Finlandiya’nın Rus sınır kontrolüne daha az bağımlı hale gelmesi gerekiyor” diye konuştu.

Finlandiya Sınır Muhafızları’ndan yapılan açıklamada, geçen yıl Finlandiya’nın 30 yasa dışı geçiş kaydettiği, Rusya tarafında ise yaklaşık 800 geçiş girişiminin engellendiği bildirildi.

İskandinav ülkesi Finlandiya, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı sonrasında NATO’ya dahil olmuştu.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Millet İttifakı Adayı Kılıçdaroğlu’ndan ‘Sandık Güvenliği’ Çağrısı

Sosyal medya hesabından seçim güvenliğine ilişkin bir video yayımlayan Kılıçdaroğlu, “14 Mayıs’ta gerçekleşecek seçimlerde her bir oy çok değerli. Halkın iradesinin sandığa güvenli ve şeffaf bir biçimde yansıması için herkesi Türkiye Gönüllüleri’ne katılmaya davet ediyorum” dedi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından seçim güvenliğine ilişkin bir video yayımladı.

“14 Mayıs’ta gerçekleşecek seçimlerde her bir oy çok değerli. Halkın iradesinin sandığa güvenli ve şeffaf bir biçimde yansıması için herkesi Türkiye Gönüllüleri’ne katılmaya davet ediyorum” notuyla paylaştığı videoda şu ifadeleri kullandı:

Sevgili halkım, Millet İttifakı olarak 85 milyona bereket, huzur ve zenginlik sağlamak için geliyoruz. 14 Mayıs’ta sandığa gideceksiniz. Bizim için her yol değerlidir.

Verilen oyun doğru kayda alınması ve sonuçların kamuoyu ile şeffaf şekilde paylaşılması demokrasimiz için ekmek gibi su gibi gereklidir. Seçme ve seçilme hakkını korumak, huzurlu ve güvenli bir seçim iklimi oluşturmak için her bir vatandaşımıza önemli görevler düşüyor.

Bu anlamda değerli halkımızın sandık güvenliği için görev alacağına ve değerli oylarının korunmasına özen göstereceğine güvenim tam. Hemen bugün turkiyegonulleri.org adresine kaydınızı yaptırın ve Türkiye gönüllüsü olun. Türkiyemizi el birliği ile feraha, refaha yani güzel bir geleceğe taşıyalım.”

Paylaşın