Dikkat Çeken Analiz: Kılıçdaroğlu’nun Alevi Açıklaması Erdoğan’ın Silahını Elinden Aldı

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine günler kala, dünya basını da seçimlere ve muhtemel sonuçlarına ilişkin değerlendirmeler yayınlamaya devam ediyor.

Son olarak, İsrail’in önde gelen gazetelerinden Haaretz, dikkat çeken bir analize yer verdi.

Haaretz’de yayınlanan, “Yeni rakibi Erdoğan’ı dindar milliyetçi stratejisini yeniden tanımlamaya zorluyor” başlıklı yazıda, Kılıçdaroğlu’nun “Alevi” açıklaması değerlendirildi.

CHP liderinin, Twitter hesabından paylaştığı videonun 75 milyondan fazla kez izlendiğine dikkat çekilen yazıda, Kılıçdaroğlu’nun dini kimliği daha önce bilinse de açıklamanın sosyal ve siyasi bir coşku yarattığı belirtildi.

Yazıda, “Muhalefet liderinin açıklamasının 14 Mayıs seçimlerini nasıl etkileyeceğini söylemek zor. Ama Kılıçdaroğlu şimdiden net bir zafer elde etti: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kullandığı ‘Alevi Kılıçdaroğlu gerçek Müslüman değil’ silahını elinden aldı” değerlendirmesi yapıldı.

Haaretz’in analizinde Türkiye’deki Alevilerin herhangi bir yasal statüsü bulunmadığına ve bu nedenle sayılarının net olarak bilinmediğine dikkat çekildi.

Yazıda ayrıca 1978’de Kahramanmaraş’ta Alevilere karşı tertiplenen ve 107 yurttaşın katledildiği olaylarla, 1992’de Madımak Katliamı sırasında yaşananlara da değinildi.

Türkiye’de uzun yıllar boyunca Alevilerin dini kimliklerini açık şekilde yaşamaktan geri durdukları belirtilen analizde, “Kılıçdaroğlu’nun açıklaması ve ona gelen halk desteği, Türkiye’de kimlik siyasetine yeni bir soluk getirdi. Açıklama, güç ve statü sahibi bir topluluk olarak Alevileri iktidar yarışına dahil etti” ifadeleri kullanıldı.

Yazıda, “Erdoğan’ın ülkeyi yönettiği 20 yıl boyunca Kürtler, etnik kimliklerini siyasi amaçlarla kullanan tek etnik gruptu. Şimdi etnik değil dini bir kimlik olan Alevi kimliği de siyasi yarışa katıldı. Bu, Erdoğan’ı Sünni dindar milliyetçilik politikasını yeni düzenlemeye ya da yumuşatmaya zorlayabilir” dendi.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Memleket Partisi Milletvekili Adayı İstifa Etti: Kılıçdaroğlu’nu Destekliyorum

Doğukan Ekiz, sosyal medya hesabından, “Memleket Partisi üyeliğimden ve Milletvekili Adaylığımdan sizlerin huzurunda istifa ediyorum” sözleriyle partisinden ve milletvekilliği adaylığından istifa ettiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Doğukan Ekiz, istifa açıklamasında, “Ülkemizin ve halkımızın içerisinde bulunduğu ağır şartlar nedeniyle hayati önem arz eden değişim ve kalkınma gerekliliği bulunmaktadır. Bu değişim ve kalkınma için de en doğru adımlarla ülkeyi aydınlık bir geleceğe götüreceğine inandığım Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’na desteklerimi tüm kamuoyu önünde bildiriyorum” ifadelerini kullandı.

Memleket Partisi’nin Samsun 7. sıra milletvekili adayı Doğukan Ekiz, Muharrem İnce ve parti yönetimini eleştirerek, partisinden ve adaylıktan istifa etti. Doğukan Ekiz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Samsun’da gençliğin sesi olarak çıktığım bu yolda bana var gücüyle destek olan yol arkadaşlarıma, kardeşlerime tekrar huzurunuzda teşekkürü bir borç bilirim.

Memleket Partisi’nde siyasete adım atma heyecanında bulunan bizler için, umut olduğunu düşündüğümüz Sn. Genel Başkan Muharrem İnce’nin ve Genel Merkez Yönetimi’nin söylem ve eylemlerinin AKP iktidarının ekmeğine yağ sürdüğü açıkça biz gençler tarafından görülmüştür.

Milyonlarca insan gibi benim de 24 yıllık yaşantımın 21 yılı AKP iktidarı tarafından her gün baskıların, işsizliğin, ötekileştirmenin daha da arttığı ve geleceğimizin el birliğiyle yok edildiği günleri görerek geçti.

Bu günlerin tekrarlanmaması adına aydınlık, çağdaş, umut dolu bir Türkiye Cumhuriyeti hayalimiz için AKP iktidarının yolunda koşar adımlarla ilerleyen Memleket Partisi üyeliğimden ve Milletvekili Adaylığımdan sizlerin huzurunda istifa ediyorum.

Ülkemizin ve halkımızın içerisinde bulunduğu ağır şartlar nedeniyle hayati önem arz eden değişim ve kalkınma gerekliliği bulunmaktadır. Bu değişim ve kalkınma için de en doğru adımlarla ülkeyi aydınlık bir geleceğe götüreceğine inandığım Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’na desteklerimi tüm kamuoyu önünde bildiriyorum.”

Paylaşın

Papa Francesco’dan Tarihi Karar: Kadınlar İlk Kez Oy Kullanacak

Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa Francesco bir sonraki Piskoposlar Meclisi’nden itibaren kadınların da oy kullanma hakkına sahip olmasına karar verdi. Değişiklikle piskopos olmayan üyelere de oy kullanma hakkı tanındı.

Papa Francesco, daha önce de kadınların Vatikan Devlet yönetiminde üst düzeyde roller alması konusunda adımlar atmıştı.

Papa Francesco, gelecek Ekim’de yapılacak Piskoposlar Meclisi toplantısında ilk kez kadınların da oy kullanmasına karar verdi.

Dünya çapındaki piskoposlardan oluşan dini meclis (sinod) toplantısında, piskopos olmayan din insanları, sivil kişiler ve kadınlara da oy hakkı tanınacak.

Papa, Ekim’deki sinodda piskopos olmayan 70 kişinin de oy kullanmasına, bunların yarısının kadın olmasına hükmetti.

Bu kararla, yaklaşık 370 kişilik sinodda kadınlar, yüzde 10 civarında oya sahip olacak.

1960’larda tesis edilen sinod Katolik Kilisesi’nin öğretilerini, tartışmalı konuları ele alıyor ve Papa’ya tavsiyelerde bulunan bir danışma kurulu işlevi görüyor.

Geçmişteki sinodlarda aile, eşcinsellik gibi konular görüşülmüş, boşanma gibi konularda ‘’reform’’ niteliğinde kararlar alınmıştı.

Piskoposlar Meclisi’ne bugüne kadar kadınlar en fazla gözlemci olarak katılabilmişti.

Katolik Kilisesi’nde kadınların piskoposluk gibi mevkilere erişimi ise bulunmuyor. Gelecek sinodda kadınların kilise içindeki rolünün de tartışılması bekleniyor.

Papa Francesco’nun sinodu piskopos olmayan kişilere, sivillere ve kadınlara da açması, kilise için kritik karar süreçlerine yalnızca üst düzey din adamlarının değil cemaatin de dahil edilmesi girişimi olarak değerlendiriliyor.

“Devrim değil, normal değişim”

Sinodda ilk kez kadınlara oy hakkı tanınması İtalya’da ve dünya basınında tarihi bir adım olarak ilgiyle karşılandı.

La Repubblica gazetesi haberi, ‘’Papa sinoda kadın kotası getirdi’’ başlığıyla duyurdu.

Corriere della Sera bugün baş sayfasından ‘’Papa Francesco’dan dönüm noktası’’ diye yazdı.

İtalyan Katolik Kilisesi’nin gazetesi Avvenire de baş sayfadan ‘’tarihi dönüm noktası’’ ifadesini kullandı.

Bu dönüm noktasını dün gazetecilere açıklayan Sinod Baş Raportörü Kardinal Jean-Claude Hollerich ise “Bu önemli bir değişim ama devrim değil: hayatta ve tarihte değişimler normaldir’’ dedi.

Papa 2021’de de Piskoposlar Meclisi’ne müsteşar olarak ilk kez bir kadını atamıştı. Fransız rahibe Nathalie Becquart’ın oy hakkı bulunan bu pozisyona atanması o dönem, yeni adımların habercisi olarak görülüyordu.

Piskoposlar Meclisi Genel Sekreteri Kardinal Mario Grech 2021’de bu atamayla ilgili olarak, “Becquart’ın atanması ve oy hakkına sahip olmasıyla bir kapı açıldı, gelecekte bunu ne gibi adımların takip edeceğini göreceğiz” demişti.

Papa, geniş kapsamlı bir sinod toplantısı için 2021’de ilk adımı atmıştı. 2 yıllık danışma sürecinin ardından 4-29 Ekim tarihlerinde Vatikan’da Piskoposlar Meclisi’nin ilk genel kurul toplantısının yapılması ve sinodun bir yıl sonra, Ekim 2024’te sona ermesi planlanıyor.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

İmamoğlu: Bir Avuç İnsana Değil, 86 Milyona Hizmet Etmeye Geliyoruz

Seçim çalışmaları kapsamında Çanakkale Biga’da yurttaşlara seslenen İBB Başkanı ve cumhurbaşkanı yardımcısı adayı Ekrem İmamoğlu, “Bir avuç insana değil, 86 milyon insana hizmet etmeye geliyoruz” dedi.

Seçimlere ilişkin mesajlarına devam eden İmamoğlu, “Birleşe birleşe kazanacağız. Coşa coşa sandıklara gideceğiz, sandıklara sahip çıkacağız. Komşularımızı ikna edeceğiz. Herkesle konuşup onları ikna edeceğiz” diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Adayı Ekrem İmamoğlu, 14 Mayıs seçimlerine ilişkin ziyaretlerini sürdürüyor. İmamoğlu, Çanakkale Biga’da yurttaşlara seslendi.

“Bir avuç insana değil, 86 milyon insana hizmet etmeye geliyoruz” diyen İmamoğlu, “Herkes patates, soğan fiyatlarını dert etmeden pazara, manava gidecek. Yurt sorunu olmayacak. Okulda ücretsiz yemeği olacak. Bu milletin parası bu millete yeter. Yeter ki bu milletin parasını çar çur etme!” ifadelerini kullandı.

İktidara tepki gösteren İmamoğlu, “Karşınıza gelecekler ve meydan okuyacaklar. Bu iş öyle olmaz, meydan okuma işi değil bu. Bugün karşınıza gelip -cek, -cak diyenler kim biliyor musunuz? Yalancı pehlivan onlar” dedi.

“Bu memleketin 86 milyon insanımızın pehlivan evlatlarına inanıyoruz” diyerek sözlerine devam  eden İmamoğlu, “Millet İttifakı olarak göreve geleceğiz ve vatandaşımıza hizmet edeceğiz. Birleşe birleşe kazanacağız ve kazandığımızı milletle paylaşacağız” diye konuştu.

İmamoğlu, şöyle devam etti: “Milletle konuşurken sen şu partilisin, sen bu partilisin demeyeceğiz. Allah şahit, şu güzel annelerimize baktığımda evimdeki anneme bakar gibi bakmıyorsam namertim! Bütün milletimize bakışım böyle.”

“Partizanlığı söküp atacağız”

“Devlet, milletine ayırt etmeden bakar” diyen İmamoğlu, “Devlet, milletine fırça atmaz. Millet İttifakı kimseyi ayırt etmeyecek. Partizanlığı devletin bütün kurumlarından söküp atacağız” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, “13. Cumhurbaşkanımız sayın Kemal Kılıçdaroğlu sizin bir kuruşunuza bile zeval gelmemesi için çalışacak” dedi ve ekledi: “Tarım için çalışacağız. Tarımda köyünde çalışan kadının sosyal haklarını biz sağlayacağız. Bu şehirde ve bütün Türkiye’de sosyal imkanları artırırken, bir yandan yaşamı daha kaliteli bir hale geleceğiz.”

Seçimlere ilişkin mesajlarına devam eden İmamoğlu, “Birleşe birleşe kazanacağız. Coşa coşa sandıklara gideceğiz, sandıklara sahip çıkacağız. Komşularımızı ikna edeceğiz. Herkesle konuşup onları ikna edeceğiz” diye konuştu.

(Kaynak: Birgün)

Paylaşın

TBB’den Sandık Güvenliği Uyarısı: Endişemiz Var

Deprem bölgesinde seçim güveliği konusu da düşüncelerini paylaşan TTB Başkanı Sağkan, “Bugüne kadar yaşananlardan dolayı hem deprem bölgesinde hem de genele yaygın bir sandık güvenliği konusunda endişemiz var” dedi ve ekledi:

“Deprem bölgesi şu anda seçim güvenliği anlamında en riskli alan. Çünkü deprem bölgesindeki çok sayıda yurttaşımız başka illere göç ettiler. Bunların büyük bir oranının geçici olarak bir başka ile gittiklerini ve haliyle ikametlerini almadıklarını biliyoruz. İkametgahlarını farklı illere taşıyanlar bakımından bir sorun yok.

Onlar bulundukları illerde oylarını kullanacaklar ancak başka illere göç edip ikametgahlarını almayanların seçim günü kendi memleketlerine dönüp oy kullanmalarını beklemek bu kadar maddi ve manevi zararın olduğu bir süreçte çok da ayağı yere basan bir beklenti olmuyor.”

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, 14 Mayıs’ta gerçekleşecek seçimlerde hem deprem bölgesi hem de genele yönelik endişe taşıdıklarını söyledi.

Birgün’ün aktardığına göre, seçim güvenliğinde önceliğin seçmenlerin bilinçlenmesi olduğunu vurgulayan Sağkan, yurttaşların sandık güvenliği konusunda endişelerinin anketlere de yansıdığını ifade etti.

Sağkan, “Birçok seçimde sosyal medyaya yansıyan, basının da paylaştığı çöplerden oy pusulalarının çıkması, elektriklerin kesilmesi, mühürsüz oyların geçersiz sayılması ya da İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinin YSK’nın ‘bana göre hukuksuz’ şekilde iptal edilmesi gibi insanlarda seçime dönük ciddi bir endişe ve kaygı var. Bunun da haklı sebepleri olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Sandığa katılım oranının yüksek olduğuna dikkat çeken Sağkan, “Sandığı önemsiyoruz ve sandığın değiştirebilme kabiliyetine inanıyoruz ve önemsiyoruz. Ancak hem deprem bölgesinde hem de genele yaygın bir sandık güvenliği endişemiz var. TBB de bu konuda sorumluluk bilinciyle hazırlıklarımızı yaptık” diye konuştu.

“Öncelikle seçmenlerin kendi haklarını bilmesi gerekiyor” diyen Sağkan sözlerini şöyle sürdürdü:

“2018 seçimde yüzde 2’lik geçersiz oy sayısı var ve bunun büyük oranda hatalı oy kullanmaktan kaynaklı olduğunu görüyoruz. Bu nedenle bu hatayı en aza indirgemeleri için seçmenler için bir hukuk rehberi hazırladık.  TBB internet sayfasından da yayınladık. Öncelikle kendimiz hata yapmayacağız, haklarımızı bileceğiz. Bunu hazırladık ve vatandaşlarımızın kullanımına sunduk.”

“Deprem bölgesi şu anda seçim güvenliği anlamında en riskli alan”

Deprem bölgesinde seçim güveliği konusu ile ilgili de düşüncelerini de paylaşan Sağkan, “Bugüne kadar yaşananlardan dolayı hem deprem bölgesinde hem de genele yaygın bir sandık güvenliği konusunda endişemiz var” dedi. Sağkan şunları söyledi:

“Deprem bölgesi şu anda seçim güvenliği anlamında en riskli alan. Çünkü deprem bölgesindeki çok sayıda yurttaşımız başka illere göç ettiler. Bunların büyük bir oranının geçici olarak bir başka ile gittiklerini ve haliyle ikametlerini almadıklarını biliyoruz.

İkametgahlarını farklı illere taşıyanlar bakımından bir sorun yok. Onlar bulundukları illerde oylarını kullanacaklar ancak başka illere göç edip ikametgahlarını almayanların seçim günü kendi memleketlerine dönüp oy kullanmalarını beklemek bu kadar maddi ve manevi zararın olduğu bir süreçte çok da ayağı yere basan bir beklenti olmuyor.”

Deprem bölgesinde oy kullanımının düşük olmasını beklediklerini kaydeden Sağkan, “Göç edenler bakımından aynı yabancıların oy kullandıkları şekilde bulundukları illerde bazı bölgelere sandıklar kurularak onların da bu seçime katılmalarını sağlamak aslında devletin pozitif yükümlülüğüdür.

Ancak bu yöndeki taleplerin YSK tarafından reddedildiğini biliyoruz. Haliyle bu vatandaşların o gün kendi memleketlerine dönmesini sağlayacak sistemleri hem devletin hem siyasi partilerin çalışması gerekiyor. Seçime katılımı artırmak adına bu zorunlu. Bizim vatandaşların ayağına sandığı götürüyor olabilmemiz gerekirdi” ifadelerini kullandı.

 “Barolarımız bu konuda ciddi bir çalışma içerisinde”

Deprem bölgesinde sandık güvenliğinin sağlanması açısından yeterli sayıda sandık görevlisi, müşahit bulunmasının önemine dikkat çeken Sağkan, şöyle konuştu:

“Sivil toplumun orada yer alması çok büyük bir dert olarak görünüyor. Örneğin, bizler orada mesela Hatay Barosu ile çalışacağız, Kahramanmaraş’ta Kahramanmaraş Barosu ile çalışacağız, Malatya’da da Malatya Barosu ile çalışacağız. Ancak oralarda da çok sayıda meslektaşlarımızın geçici olarak başka illere gittiğini biliyoruz.

Belirli bir oranda hayat düzene girdiği zaman illerine geri dönecekler o sebepte bizlerin de örgütlenmekte, sandık güvenliğini sağlayacak hukukçu kimliğiyle meslektaşlarımızı zorlandığımız bir süreç yine de barolarımız bu konuda ciddi bir çalışma içerisinde meslektaşlarını görev yerlerine davet ettiler. Orada en azından avukatların bulunacağını söyleyebilirim.”

Paylaşın

İYİ Parti’de Aytun Çıray İle Müsavat Dervişoğlu Arasındaki Sert Tartışma Devam Ediyor

İYİ Parti’de Aytun Çıray’ın katıldığı bir programda kullandığı, “Belki yakından takip edilmez, çok önemli bir iş değildir ama son yapılan İzmir’deki il başkanlığı seçiminde Müsavat Dervişoğlu bir aday çıkardı, ben bir aday çıkardım, benim çıkardığım aday kazandı” sözlerine Müsavat Dervişoğlu’ndan sert yanıt geldi.

Müsavat Dervişoğlu, “Kongrede desteklediğin il başkan adayının olduğuna dair tek bir açıklamanı göster siyaseti bırakacağım. Utanmazlığın da bir sınırı vardır ama utanması olana… 14 Mayısı bekle!..” dedi.

Aday listelerine tepki göstererek milletvekilliği adaylığından çekilen İzmir Milletvekili Aytun Çıray ile Müsavat Dervişoğlu daha önce de tartışmışlardı.

İYİ Parti İzmir Milletvekili Aytun Çıray ile İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu arasındaki tartışma devam ediyor.

Aytun Çıray, CNN Türk’te katıldığı programda, “Ben bu partinin kurucu genel sekreteriyim. Birçok bölgede ittifaklar konusunda, Millet İttifakı konusunda, diğer konularda katkısı olmuş birisiyim. Benim taban sorunum da yok” dedi.

Aytun Çıray, şunları söyledi: “Belki yakından takip edilmez, çok önemli bir iş değildir ama son yapılan İzmir’deki il başkanlığı seçiminde Müsavat Dervişoğlu bir aday çıkardı, ben bir aday çıkardım, benim çıkardığım aday kazandı. Benim tabanla ilgili bir problemim yok. Hiç kimseyle bir problemim yok, ben sadece ilkesel davranıyorum.”

Aytun Çıray’ın sözlerine Müsavat Dervişoğlu’ndan sert yanıt geldi.

Sosyal medya hesabından Aytun Çıray’a yanıt veren Müsavat Dervişoğlu, “Sen kongre sürecinde tarafsızlık teranelerinde bulunan, çeyrek adamların arkasında saklanan bir siyasi sahtekar ve zafer hırsızısın” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, “Kongrede desteklediğin il başkan adayının olduğuna dair tek bir açıklamanı göster siyaseti bırakacağım. Utanmazlığın da bir sınırı vardır ama utanması olana… 14 Mayısı bekle!..” dedi.

Aytun Çıray ise Müsavat Dervişoğlu’nun sözlerinin ardından İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i etiketledi.

“Sonsuza kadar susacağım”

Aytun Çıray ile Müsavat Dervişoğlu daha önce de tartışmışlardı. Aday listelerine tepki göstererek milletvekilliği adaylığından çekilen İzmir Milletvekili Aytun Çıray’a tepki gösteren Dervişoğlu, şunları söylemişti:

“DYP’de siyaset yaptın DYP’li, ANAP’ta siyaset yaptın ANAP’lı, CHP’de siyaset yaptın CHP’li hiç olmadın. Vekillik koparabilmek için MHP ve AK Parti’de de bulunmak istedin ama beceremedin.

İYİ Parti’de ise zaten en başından itibaren sadece problem oldun. Siyaset yaptığın partilerde şahsına kefil olacak 5’er kişi bul sonsuza kadar susacağım. Ne yaparsan yap, bu zamana kadar herhangi bir faydana şahit olmadığımızdan, vermeyi planladığın zarardan asla endişe duymayız.

Ayrıca sen kimsin ki, İYİ Parti’ye zarar verebilesin? Merak etme 14 Mayıs akşamı, hem bu ceberrut iktidardan, hem de senin gibi bir musîbetten kurtulmanın bayramını yaşayacağız.”

Paylaşın

Millet İttifakı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu “Google Trend”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Google’da en çok aranlalar listesinde yerini aldı. Son 30 günde Kılıçdaroğlu en yüksek ilgiyi 1 Nisan 2023 tarihinde gördü.

29 Mart 2023’teki puanı 75 olan Kılıçdaroğlu’nun son 30 gündeki ortalama puanı ise 43 oldu. Aynı dönemde Erdoğan’a yönelik ilgi ortalama 38 puan olarak gerçekleşti.

17-23 Nisan haftasına bakıldığında ise Kılıçdaroğlu’na gösterilen ilgi, 19 Nisan’dan itibaren artış göstererek 21 Nisan’da en yüksek seviyeye ulaştı. Verilerde 9 Nisan’daki Alevi videosu sonrasında Kılıçdaroğlu’na yönelik ilginin belirgin bir şekilde arttığı görünüyor.

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), ‘Google trendler üzerinden 2023 seçimlerine bakış’ adlı bir değerlendirme yayımladı. Değerlendirme notunda belli bölgelerdeki eğilimlere ilişkin anlık veri sağlayan Google Trendler kullanılarak adaylara yönelik yurttaş eğilimlerinin seçim sonuçlarına ilişkin gösterge olarak kullanılabilirliği incelendi.

Değerlendirmede önce 2020 ABD Başkanlık Seçimleri, 2022 Brezilya Başkanlık Seçimleri ve 2019 İstanbul Büyükşehir Belediye Seçimleri incelendi. Üç seçim öncesinde yurttaşların adaylara yönelik ilgisinin seçim sonuçlarına paralellik gösterdiği dikkati çekti.

2023 cumhurbaşkanlığı seçimleri açısından yapılan çalışmada da anketlere paralel sonuçlar ortaya çıktı.

Son 30 günde Kılıçdaroğlu en yüksek ilgiyi 1 Nisan 2023 tarihinde gördü. 29 Mart 2023’teki puanı 75 olan Kılıçdaroğlu’nun son 30 gündeki ortalama puanı ise 43 oldu. Aynı dönemde Erdoğan’a yönelik ilgi ortalama 38 puan olarak gerçekleşti. 17-23 Nisan haftasına bakıldığında ise Kılıçdaroğlu’na gösterilen ilgi, 19 Nisan’dan itibaren artış göstererek 21 Nisan’da en yüksek seviyeye ulaştı.

Verilerde 9 Nisan’daki Alevi videosu sonrasında Kılıçdaroğlu’na yönelik ilginin belirgin bir şekilde arttığı görünüyor. Değerlendirmede son bir haftalık verilerde Erdoğan’a ilgi gösterilen bazı illerde Kılıçdaroğlu’na yönelik ilginin arttığına dikkat çekildi.

Muharrem İnce’ye yönelik ilgi ise 100 bin imzayı tamamladığı günden bu yana gerileme gösteriyor. Nisan’ın ikinci haftasında bir artma eğilimi görülse de güncel verilere göre ilginin son bir aydaki en düşük seviyelere indiği görülüyor.

Raporu kaleme alan TEPAV Maliye ve Para Politikası Araştırmaları Merkezi Direktörü Coşkun Cangöz, BirGün’den Havva Gümüşkaya’ya yaptığı değerlendirmede “Google trendler anket aracı değil ancak özellikle seçime yaklaştıkça daha iyi sonuç veriyor gibi görünüyor” dedi.

Paylaşın

14 Mayıs Seçimleri: Millet İttifakı’ndan Sandık Güvenliği Hamlesi

14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine günler kaldı. CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan Millet İttifakı’ndan seçim güvenliği için dikkat çeken bir hamle geldi.

Millet İttifakı, Doğu ve Güneydoğu’da seçim güvenliğini tesis etmek için, Saadet, Gelecek, Deva ve Demokrat Parti’nin sandık kurulu üyelerini, CHP ve İYİ Parti üzerinden gösterdi.

Millet İttifakı, Doğu ve Güneydoğu’da seçim güvenliği için çalışma başlattı başlattı. Yapılan çalışma çerçevesinde her okulda bir görevli olacak. Sonuçları anında parti merkezine iletecek. Kurmaylar seçim günü bölgeye gidecek.

Seçime 17 gün kala sandık güvenliği çalışmalarını sürdüren Millet İttifakı’nda; DEVA, Gelecek, Saadet ve Demokrat partileri, CHP ve İYİ Parti’nin sandık kurulu üyeliklerindeki açığını kapatmak için 23 Nisan itibarıyla üyelerini iki partinin listelerine kaydettirdi.

Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal’ın haberine göre 6’lı masanın seçim güvenliği komisyonunun üyeleri, “Dört parti seçime kendi logosuyla girmediği için sadece CHP ve İYİ Parti sandık kuruluna üye verebiliyor. Bu nedenle 4 parti de geride kalan pazar günü itibarıyla sandık kurulu üyesi olmak için adlarını İYİ Parti veya CHP listelerine kaydettirdi. Yani şu an Türkiye’de boş yer kalmadığını söyleyebiliriz” bilgisini paylaştı.

Sandık başında duracak görevlilere ilişkin de bilgi veren kurmaylar, “Her oy kullanılacak okulda neredeyse bir yetkili avukatımız var. Sonucu il merkezine ve genel merkezlere iletecek sorumlular da belirlendi. Seçim günü sandığın başında gezici olarak görev yapacak gözlemcilerimiz de olacak” dedi.

Doğu ve Güneydoğu’da bazı köylerde riskli alanlar olduğunu söyleyen kurmaylar, “Buralara dışarıdan takviyelerle, gönüllülerle açığı kapatmak istiyoruz” dedi.

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduat Sahibi Zarar Ediyor

İktidarın Türk Lirası’ndaki birikimleri döviz kurlarındaki değişimlere karşı korumak için uyguladığı Kur Korumalı Mevduat’ta (KKM) mevuat sahibinin zarar ettiği ortaya çıktı. 

Kur korumalı mevduat hesaplarının büyüklüğü 14 Nisan haftası itibariyle 1.9 trilyon liraya ulaştı. Bugün Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) 21 Nisan haftası itibariyle yeni veriyi açıklayacak. Her ne kadar bayram tatili nedeniyle kısa bir hafta olsa da KKM hesaplarındaki yükselişin sürmesi bekleniyor.

Bankalararası piyasa ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) döviz kuru fiyatları ile serbest piyasa ve bankalardan satış fiyatları arasında açılan makas kur korumalı mevduatta da yatırımcının zarar etmesine neden oluyor. 3 ay önce 10 bin dolarlık KKM hesabı yapan tasarruf sahibi dün vade sonu eline geçen TL ile serbest piyasadan 9533 dolar, bankadan ise ortalama 9468 dolar alabildi.

Ekonomi gazetesinden Şebnem Turhan’ın haberine göre, son dönemde dövize artan talebe karşılık bankalararası piyasa ile banka ve serbest piyasa döviz satış fiyatları makası 1 lirayı aştı. Yüzde 5-6 seviyesinde oluşan bu fark son haftalarda rekor üstüne rekor kıran kur korumalı mevduatı tercih eden mevduat sahiplerini de olumsuz etkiliyor. KKM mevduatlarının vadesi dolduğunda TL ödemeleri Merkez Bankası’nın vade sonu gün için ilan ettiği döviz kuru fiyatından gerçekleşiyor.

Tasarruf sahibi vade sonunda aldığı TL ile serbest piyasa ve bankalardan döviz alımı yapmaya kalktığında ise aynı miktar dövizi alması mümkün değil. 3 ay önce 10 bin dolar karşılığı KKM hesabı açan bir tasarruf sahibi dün itibariyle KKM’den Merkez Bankası’nın ilan ettiği kur ile 194 bin 300 lira kazanıyor. Ancak serbest piyasada dolar/TL 20.38’den işlem görüyor. Yani 3 ay sonra 10 bin dolar yerine mevduat sahibi sadece 9533 dolar alabiliyor. 3 aylık zararı 467 dolar oluyor.

Kur korumalı mevduat hesabı için bankalar Merkez Bankası’nın ilan ettiği döviz kuru üzerinden işlem yapıyor. 3, 6 ve 12 ay vadelerde kur korumalı mevduat hesapları açılabiliyor. Ve dövizdeki fiyat değişimlerine göre bankaların faiz oranı düşük kalırsa Merkez Bankası veya Hazine farkı kapatıyor. KKM’ye girdiğiniz gün elinizdeki döviz miktarı veya TL’nizin o gün alabildiği döviz miktarını vade sonunda size banka geri ödemeyi taahhüt ediyor. 10 bin dolar veya 10 bin doların o günkü TL karşılığını KKM hesabına yatırdığınızda vade sonunda size banka yine 10 bin doların TL karşılığını ödüyor.

Bankaların döviz kurunda hem alım satım hem de bankalararası piyasaya göre daha yüksek fiyat uygulaması sonrasında serbest piyasada da döviz fiyatları yükseldi. Son haftalarda ise serbest piyasa ve bankalar ile Merkez Bankası ve bankalararası piyasa arasındaki döviz fiyatları arasındaki makas ise çok daha fazla açıldı. Bankalararası piyasada dün dolar/TL 19.42 seviyelerinden işlem görürken, Merkez Bankası tarafından ilan edilen ve KKM’de baz alınan dolar/TL seviyesi 19.43 oldu. Serbest piyasada dolar/TL 20.38 seviyesinde olurken bankalarda ise dolar 20.47 ile 20.70 lira arasında işlem gördü.

Dün itibariyle 3,6 ve 12 aylık KKM vadesi biten bir mevduat sahibi ise tüm bu kur enflasyonu arasında zarar etti. 3 ay önce 10 bin dolar ile KKM hesabı açan mevduat sahibi dün 194.300 lira aldı. Bu parasını yeniden serbest piyasa veya bankalarda dolar alarak değerlendirmek istediğinde ise serbest piyasadan 9533 dolar, en yüksek kur fiyatı veren bankadan aldığında ise 9386 dolar alabildi. En düşük dolar kurunu veren bankadan ise alabildiği 9491 dolar olarak hesaplandı. Yani vade boyunca 10 bin doları erimiş oldu.

Hesaplama yapıldığında serbest piyasada 3 ayda yüzde 7,38 getiri elde edecekken 10 bin dolarının TL karşılığı, Merkez Bankası kuruyla yüzde 3,30 kazandırdı. KKM yatırımcıları, yine 6 ayda serbest piyasada yüzde 9,45 kazanacakken TL karşılığı olarak, Merkez Bankası kuruyla yüzde 4,57, 12 ayda ise yüzde 37,61 kazanacakken yüzde 31,64 ile yetinmek zorunda kaldı.

KKM, 1.9 Trilyon TL’ye yükseldi

Kur korumalı mevduat hesaplarının büyüklüğü 14 Nisan haftası itibariyle 1.9 trilyon liraya ulaştı. Bugün Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) 21 Nisan haftası itibariyle yeni veriyi açıklayacak. Her ne kadar bayram tatili nedeniyle kısa bir hafta olsa da KKM hesaplarındaki yükselişin sürmesi bekleniyor.

Paylaşın

Millet İttifakı Adayı Kılıçdaroğlu’ndan “Kirli İşler” Paylaşımı

Sosyal medya hesabından, “Kirli işler” başlığı ile video yayımlayan Kılıçdaroğlu, “Bu seçimi, manipüle etmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Çünkü bu onlar için hayat memat meselesi. Ya bitecekler, ya kalacaklar. Düşünün, kendinizi bir an için onların yerine koyun. Şu ana kadar başarılı oldukları şeyler de yok değil” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Mesela, halktan çalınan 418 milyar doları geri alacağım dediğim kampanya filmimizin televizyonlarda yayınlanmasını engellemeyi başardılar. Eyvallah, ben de defalarca kendilerine sert olacağımı söylemiştim. Dolayısıyla yiğide savaş, bayramdır, unutmayın. Yiğide savaş bayramdır. Böyle gelsinler, hepsi gelsin.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından, “Kirli işler” başlığı ile video yayımladı.

Kılıçdaroğlu yayımladığı videoda şu ifadeleri kullandı:

“Sevgili halkım; bundan aylar önce ‘önümüzde uzun bir mücadele, ıstırap dolu bir süreç ve korkunç kara propagandalar var’ demiştim. Tam da beklediğim gibi oluyor. Büyük çaplı ve bol kaynaklı iftira kampanyaları. Ve muhalefeti engelleme çabalarıyla karşı karşıyayız.

Hileciler, yalancılar, düzenbazlar, kışkırtıcılar, troller, sabotajcılar, lüks hayat yaşayan çete patronlarının parasıyla bir araya getirildi. Ayrıca Erdoğan’ın prens ve prenseslerini, milyar dolarlık vakıfları, kirli kampanya merkezlerine dönüştürüldü. Şimdi bu çeteler ve kirli vakıfların himayesinde çok tehlikeli oyunlar oynuyorlar. Türk milletini birbirine düşürüyorlar.

Bu seçimi, manipüle etmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Çünkü bu onlar için hayat memat meselesi. Ya bitecekler, ya kalacaklar. Düşünün, kendinizi bir an için onların yerine koyun. Şu ana kadar başarılı oldukları şeyler de yok değil.

Mesela, halktan çalınan 418 milyar doları geri alacağım dediğim kampanya filmimizin televizyonlarda yayınlanmasını engellemeyi başardılar. Eyvallah, ben de defalarca kendilerine sert olacağımı söylemiştim. Dolayısıyla yiğide savaş, bayramdır, unutmayın. Yiğide savaş bayramdır. Böyle gelsinler, hepsi gelsin.”

Paylaşın