TÜİK Açıkladı: İşsizlik Oranı Yüzde 10,2

15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı nisan ayında bir önceki aya göre 74 bin kişi artarak 3 milyon 585 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 10,2 seviyesinde gerçekleşti.

Haber Merkezi / İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,1 iken kadınlarda yüzde 14,3 olarak tahmin edildi. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı nisan ayında bir önceki aya göre 1,7 puanlık artış ile yüzde 23,8 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), İşgücü İstatistikleri Nisan 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı nisan ayında bir önceki aya göre 74 bin kişi artarak 3 milyon 585 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 10,2 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,1 iken kadınlarda yüzde 14,3 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerin sayısı nisan ayında bir önceki aya göre 521 bin kişi artarak 31 milyon 610 bin kişi, istihdam oranı ise 0,8 puan artarak yüzde 48,4 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 65,9 iken kadınlarda yüzde 31,2 olarak gerçekleşti.

İşgücü nisan ayında bir önceki aya göre 594 bin kişi artarak 35 milyon 195 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,9 puan artarak yüzde 53,9 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,7 iken kadınlarda yüzde 36,4 oldu.

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 1,2 puanlık azalış ile yüzde 19,1 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 15,7, kadınlarda ise yüzde 25,4 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi nisan ayında bir önceki aya göre 0,2 saat azalarak 44,4 saat olarak gerçekleşti.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı nisan ayında bir önceki aya göre 1,7 puanlık artış ile yüzde 23,8 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 17,1 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 17,5 olarak tahmin edildi.

Paylaşın

CHP’li Özgür Özel’den Değişim Çıkışı: Cesaretli, Kararlı Ve Vefalı Olmalı

Seçimlerin ardından CHP’de hareketlilik devam ediyor… Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Özgür Özel, “Değişim cesaretli, kararlı ve vefalı olmalı. Kemal Kılıçdaroğlu incitilmemeli” dedi.

Özgür Özel, “Hiçbir şey olmamış gibi davranamayız. Hiçbir şey olmamış gibi davranırsak seçmen hepimizi siler atar. Hepimizin birbirimizle hukuku, birbirimize borcu var. Ancak en büyük borç vatana olan borç” ifadelerini kullandı.

14 Mayıs’ta yapılan cumhurbaşkanı seçiminde adayların salt çoğunluğu alamaması nedeniyle Türkiye, yeni cumhurbaşkanını belirlemek için 28 Mayıs’ta tekrar sandık başına gitti.

Türk siyasi tarihinde ilk kez yaşanan cumhurbaşkanı seçimi ikinci turunda Cumhurbaşkanı adayları Recep Tayyip Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu, 60 milyonu aşkın seçmenin oyunu almak için yarıştı.

Resmi sonuçlara göre Cumhur İttifakı adayı Erdoğan, Türkiye’nin 13. cumhurbaşkanı seçildi.

Erdoğan’ın seçimi kazanmasının ardından eleştiri oklarının bir bölümü muhalefete ve Kemal Kılıçdaroğlu’na çevrildi. Özellikle İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun başlattığı ‘değişim’ çağrısı, muhalefet kanadında yeni bir tartışma başlattı.

İmamoğlu, son olarak “CHP Genel Başkanlığı’na aday mısınız?” sorusuna, “Benim aday olduğum tek şey var; ülkemizde aynen İstanbul’da olduğu gibi büyük bir değişim” yanıtını vermişti.

Son değişim çağrısı da Özgür Özel’den

CHP’deki ‘değişim’ çağrıları sürerken; benzer bir çıkış da CHP Grup Başkanı Özgür Özel’den geldi.

Halk TV’den İsmail Küçükkaya’ya konuşan Özel, “Değişim cesaretli, kararlı ve vefalı olmalı. Kemal Kılıçdaroğlu incitilmemeli” dedi.

Küçükkaya’nın aktardığına göre Özel, “Hiçbir şey olmamış gibi davranamayız. Hiçbir şey olmamış gibi davranırsak seçmen hepimizi siler atar. Hepimizin birbirimizle hukuku, birbirimize borcu var. Ancak en büyük borç vatana olan borç” dedi.

Özel’in “Üzerime düşen sorumluluğu yapmaya hazırım” dediğini aktaran Küçükkaya, Özel ile olan diyaloğunu” ‘Genel Başkanlık da dahil mi?’ dedim, ‘Genel Başkanlık da dahil’ dedi” sözleriyle anlattı.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: İnşaat Maliyetleri Yüzde 52,99 Arttı

İnşaat maliyetleri nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 1,03, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 52,99 arttı. İnşaat maliyetleri mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2,16, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 60,70 artmıştı.

Haber Merkezi / Nisan ayında malzeme endeksi bir önceki aya yüzde 1,37, işçilik endeksi yüzde 0,18 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 39,80, işçilik endeksi yüzde 102,72 arttı.

Mart ayında malzeme endeksi bir önceki aya yüzde 2,31, işçilik endeksi yüzde 1,76 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 48,21, işçilik endeksi yüzde 105,09 artmıştı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İnşaat Maliyet Endeksi Nisan 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, İnşaat maliyet endeksi, nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 1,03, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 52,99 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 1,37, işçilik endeksi yüzde 0,18 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 39,80, işçilik endeksi yüzde 102,72 arttı.

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,91, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 54,55 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 1,21, işçilik endeksi yüzde 0,18 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 41,14, işçilik endeksi yüzde 103,02 arttı.

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,46, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 48,01 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 1,89, işçilik endeksi yüzde 0,21 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 35,67, işçilik endeksi yüzde 101,61 arttı.

Paylaşın

İYİ Parti’de İstifa Depremi: ‘Partisiz Muhalefet’ Saflarına Katıldım

Partisinden istifa ettiğini sosyal medya hesabından duyuran İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ahat Andican, “Ne yazık ki bugün geldiğimiz noktada İYİ Parti Yönetimi ile siyasal ve yapısal açıdan uyumlu bir çalışma yürütme imkanı kalmamış durumdadır” dedi.

Haber Merkezi / Ahat Andican, “‘Partisiz muhalefet’ saflarına katılmış bulunuyorum. Bugünden sonra sade bir vatandaş olarak bulabildiğim her mecrada yukarıda tanımladığım zihniyete karşı mücadeleyi sürdüreceğim” ifadelerini kullandı.

Seçimlerin ardından İYİ Parti’de yaşanan hareketlilik devam ediyor… İYİ Parti 27. dönem İzmir Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Aytun Çıray’ın ardından; İYİ Parti’nin kurucularından ve İstanbul Milletvekili Ahat Andican da partisinden istifa ettiğini sosyal medya hesabından duyurdu.

İYİ Parti’ye gerektiği şekilde hizmet ettiğine inandığını, bu konudaki takdirin millette olduğunu ifade eden Andican, “Ne yazık ki bugün geldiğimiz noktada İYİ Parti Yönetimi ile siyasal ve yapısal açıdan uyumlu bir çalışma yürütme imkanı kalmamış durumdadır” dedi.

Sosyal medyadan yaptığı açıklamada iktidarı da eleştiren Andican, “Oy için devletin tüm kurum ve kaynaklarını insafsızca kullanmaktan, din suistimali yapmaktan, vatandaşlık satmaktan, cumhuriyet düşmanlarını meclise taşımaktan, yalan sloganlar ve montaj videolarla halkı aldatmaktan çekinmeyen bu zihniyet küçük bir farkla da olsa seçimleri kazanmıştır ve iktidarını sürdürmektedir. Dolayısıyla mücadele devam etmelidir” ifadelerini kullandı.

“Partisiz Muhalefet” saflarına katıldığını belirten Andican, “Bugünden sonra sade bir vatandaş olarak bulabildiğim her mecrada yukarıda tanımladığım zihniyete karşı mücadeleyi sürdüreceğim” dedi.

İYİ Parti 27. dönem İzmir Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Aytun Çıray da, geçen hafta partisinden istifa ettiğini duyurmuştu. Çıray, “Kurucu Genel Sekreteri olarak yola çıktığım ve birçok görevde bulunduğum İYİ Parti’den istifa ediyorum” ifadelerini kullanmıştı.

Abdul Ahat Andican kimdir?

Özbekistanlı göçmen bir ailenin çocuğu olarak 1951 yılında Afganistan’ın Kunduz şehrinde dünyaya geldi. Babasının adı Hacı Yoldaş, annesinin adı Bibi Hacire’dir. Ailesiyle birlikte 1953 yılında Türkiye’ye göç etti ve ailesi Akşehir’e yerleşti.

İlk ve orta öğrenimini Akşehir’de tamamladıktan sonra 1968 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne girdi ve 1974 yılında doktor oldu. Askerlik görevini bitirdikten sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı’na asistan olarak girdi. 1980 yılında Genel Cerrahi Uzmanı, 1984 yılında Doçent ve 1991 yılında profesör olarak akademik kariyerini sürdürdü.

Aynı Fakültede Genel Cerrahi Uzmanlığı yaptı. 1984 yılında Ahat Andican ve arkadaşlarının çalışmalarıyla ile 12 Eylül darbesi sonrasında kapatılan Türkistanlılar Kültür ve Sosyal Yardım Derneği yeniden kuruldu, dernek başkanlığına Ahat Andican seçildi. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanlığı ve Öğretim Üyeliği yaptı. 2003-2016 yılları arasında Okan Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyeliği yaptı.

20. ve 21. dönemde Anavatan Partisi’nden İstanbul milletvekili seçildi. 55. Hükûmet’te Devlet Bakanlığı ve Hükûmet Sözcülüğü yaptı. Haziran 2015 Türkiye genel seçimlerinde MHP’den İstanbul 2. bölge milletvekili adayı olduysa da seçilemedi. İYİ Parti’ye katıldı. 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan genel seçimlerde İstanbul milletvekili seçildi.

8 Temmuz 2018 tarihinde TBMM İYİ Parti Grup Başkanı seçildi ve 8 Kasım 2018 tarihinde grup başkanlığı görevinden istifa etti. 14 Mayıs 2023 seçimlerinde İYİ Parti’den İstanbul Milletvekili olarak TBMM’ye girdi. İstanbul Başakşehir’de adını taşıyan bir ortaokul bulunmaktadır. Abdul Ahat Andican, evli ve 2 çocuk babasıdır.

Paylaşın

İsrail’de 12 Bin Yıllık Müzik Aleti Bulundu

İsrail’in kuzeyinde yer alan Ain Mallah arkeolojik alanında 12 bin yıllık flüt bulundu. Aynı alanda 1950 yıllında ilk flüt keşfedilmişti. Ain Mallah bölgesinde bu güne kadar altıdan fazla flüt bulundu.

Haber Merkezi / Bazı kuşların kemiklerinden yapılan flütlerden sadece biri sağlam durumda. Diğer flütlerin hepsinde çeşit hasarlar mevcut.

Flütlerin o dönemde Levant bölgesinde yaşayan natufian kültürüne mensup insanlar tarafından yapıldığı sanılıyor. Levant bölgesi bugünkü İsrail, Filistin, Ürdün ve Lübnan’dan oluşmakta.

Avcılık ve toplayıcılıkla hayatlarını devam ettiren natufian kültürüne mensup insanlar, taşlardan alet yapımında uzmandılar. Bu topluluk avcılık, balıkçılık ve küçük ölçekli çiftçilikte kullanılabilecek aletler yapmışlardır.

Bilim insanları, flütlerden gelen sesi bilgisayar sistemleriyle incelediklerinde bir şeyin farkına vardılar. Bu flütlerden çıkan sesler, o dönemde bölgede uçan bazı yırtıcı kuşların seslerine çok benziyordu. 

Natufian kültürünün insanları neden kuş sesi çıkaran bir flüt kullanmış olabilir? Bilim insanları birkaç olasılık üzerinde durmaktadırlar.

Birinci olasılık, flütlerin avlanmak için kullanıldığı yönündedir. Kuşlarla iletişim kurmak için kullanılmış olması da mümkün. Her halükarda, natufianların akustikteki ustalığı hayret ettirmeye devam ediyor.

Dünyanın en eski flütü 60 bin yıllıktır. Slovenya’daki Divje Babe Mağarası’nda bulunan flüt ayı kemiğinden yapılmıştır.

Paylaşın

Sıfır Kilometre Otomobillerde Döviz Depremi: İkinci, Üçüncü Zam Kapıda

Döviz kurlarının ‘kısmen’ serbest bırakılması sonrası hem dolar hem de avro rekor kırmıştı. Sıfır km otomobillerde zamların süreceğini belirten Cardata Genel Müdürü Hüsamettin Yalçın, haziranda ikinci kez zam yapmak zorunda kalacak firmaların üçüncü zammı yapmasının da beklenebileceğini söyledi.

Hüsamettin Yalçın, “Faiz, kur ve enflasyon dengesi kuruluncaya kadar 1990’lardakine benzer bir piyasanın yaşanacağına, ayda üç kez zam yapılacak bir döneme girdik” dedi.

Yalçın, “Haziranın ilk haftasında ilan sitelerinde fiyat artışları yüzde 11 düzeyine ulaşsa da gerçekleşen fiyatlardaki artışın yüzde 6 oldu. 0 km otomobillerdeki fiyat artışı beklentisi nedeniyle ikinci el satıcılarının beklemeye geçtiğini, arzın azaldığını ve ikinci el pazarında satışlar çok yavaşladı. İlan sitelerinde araç ilanları bir önceki aya göre yüzde 3.5 oranında azalması da bunu destekleyen bir veri” diye konuştu.

Sıfır kilometre otomobillere ardı ardına zam gelirken ikinci el piyasasında satışlar durdu. Cardata Genel Müdürü Hüsamettin Yalçın, “Faiz, kur ve enflasyon dengesi kuruluncaya kadar 1990’lardakine benzer bir piyasanın yaşanacağına, ayda üç kez zam yapılacak bir döneme girdik” dedi.

Cumhuriyet’ten Halit Bolkan’ın haberine göre 2 Haziran haftası 15 kadar otomobil markası aylık zamlarını yaparken C, D ve E segmentlerindeki ortalama fiyat artışı yüzde 4’ü aştı. Bazı modellerde zamlar yüzde 10’un üzerine çıktı.

Cardata Genel Müdürü Hüsamettin Yalçın, 0 km otomobillerde zamların süreceğini, haziranda ikinci kez zam yapmak zorunda kalacak firmaların üçüncü zammı yapmasının da beklenebileceğini söyledi.

Yalçın, “Faiz, kur ve enflasyon dengesi kuruluncaya kadar 1990’lardakine benzer bir piyasanın yaşanacağına, ayda üç kez zam yapılacak bir döneme girdik” dedi.

Yalçın, “Haziranın ilk haftasında ilan sitelerinde fiyat artışları yüzde 11 düzeyine ulaşsa da gerçekleşen fiyatlardaki artışın yüzde 6 oldu. 0 km otomobillerdeki fiyat artışı beklentisi nedeniyle ikinci el satıcılarının beklemeye geçtiğini, arzın azaldığını ve ikinci el pazarında satışlar çok yavaşladı. İlan sitelerinde araç ilanları bir önceki aya göre yüzde 3.5 oranında azalması da bunu destekleyen bir veri” diye konuştu.

Paylaşın

Türk Lirası Mevduat Faizi Yüzde 47’ye Kadar Çıktı

Türk Lirası (TL) mevduat faizi bir yılda 20 puan, 2022 sonundan bu yana ise 13 puan arttı. Bankacılık sektörü kaynakları ise geçen hafta TL mevduat faiz oranının yüzde 47’ye kadar çıktığını vurguladı.

Ekonomi yönetim değişse de henüz bankacılık sektörüne yönelik makroihtiyati önlemlerde bir düzenleme gelmedi.

Sektör halen daha TL mevduat oranında yüzde 60 ve yabancı para dönüşüm oranında hedefl erini tutturmak ile ihtiyaç ve ticari kredi faizlerinde belli bir oranın üzerine çıkmamaya çalışmak zorunluluğunda. Bu durum TL mevduat faizlerinde sert yükselişin de devam etmesine neden oluyor.

Bankacılık sektörü makroihtiyati önlemler nedeniyle hedefleri yakalamak için mevduat faizi yarışını hızlandırdı.

Ekonomi yazarı Şebnem Turhan’ın aktardığına göre Merkez Bankası verilerine göre 3 aya kadar vadeli TL mevduat faizleri 2 Haziran haftası itibariyle ortalamada yüzde 37,39’a yükseldi.

TL mevduat faizi bir yılda 20 puan, 2022 sonundan bu yana ise 13 puan arttı. Bankacılık sektörü kaynakları ise geçen hafta TL mevduat faiz oranının yüzde 47’ye kadar çıktığını vurguladı.

Türkiye’de seçimlerden sonra başka Hazine ve Maliye Bakanlığı olmak üzere ekonomi kadrolarında değişiklik yaşanıyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ardından geçen hafta Merkez Bankası başkanlığına Gaye Erkan atandı. Ancak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) başına ise eski Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu getirildi.

Bu durum piyasada eski politikalardan dönüş bekleyen piyasada soru işareti yarattı. Kavcıoğlu döneminde bankacılık sektörüne yönelik sonunda menkul kıymet alım zorunluluğuna çıkan birçok makroihtiyati önlem getirildi.

Yönetim değişse de henüz bankacılık sektörüne yönelik makroihtiyati önlemlerde bir düzenleme gelmedi.

Sektör halen daha TL mevduat oranında yüzde 60 ve yabancı para dönüşüm oranında hedefl erini tutturmak ile ihtiyaç ve ticari kredi faizlerinde belli bir oranın üzerine çıkmamaya çalışmak zorunluluğunda. Bu durum TL mevduat faizlerinde sert yükselişin de devam etmesine neden oluyor.”

Paylaşın

Türk Lirası, Şahap Kavcıoğlu Döneminde Yüzde 64 Değer Kaybetti

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanlığı’na atanan eski Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMM) Başkanı Şahap Kavcıoğlu döneminde Türk Lirası yüzde 64 oranın değer kaybetti.

Şahap Kavcıoğlu’nun Merkez Bankası başkanı olarak göreve geldiği 19 Mart’ta 7,4573 TL olan dolar, 2 Haziran’a kadar olan dönemde TL karşısında yüzde 178,3 değerlenerek 20,7529 TL’ye yükselmişti.

Başka deyişle TL, bu dönemde dolar karşısında yüzde 64,1 değer yitirmişti.

Dünya yazarı Naki Bakır’ın yazısına göre Şahap Kavcıoğlu’nun görevine başladığı 19 Mart 2021’de ‘brüt’ rezervler 93,2 milyar dolar düzeyinde bulunuyordu.

Bankanın brüt rezervi, 2 Haziran 2023 itibarıyla kâğıt üzerinde 100,5 milyar dolar oldu.

Bankaların tutulan zorunlu karşılıkları ve Merkez Bankası’ndaki mevduatlar düşülünce ‘net’ rezerv 13,7 milyar dolardan ‘eksi’ (-) 5,7 milyar dolara geriledi. Net rezervde bu dönemdeki erime 19,4 milyar dolara ulaştı.

19 Mart 2021’e göre brüt rezervdeki artış ise tamamen swaplardan (takas) kaynaklandı.

Swaplar hariç tutulduğunda Merkez Bankası’nın net rezervinin eksi (-) 61,2 milyar dolar olduğu hesaplandı.

Buna göre ulusal ekonominin bu tutarda yeni rezerv kazanması durumunda net rezerv ancak sıfıra yükselecek.

Kavcıoğlu’nun görev döneminde Merkez Bankası’nın swaplar hariç net rezervi 12,8 milyar dolar daha azaldı. Başka deyişle ‘eksi’ rezerv bu tutarda büyüdü.

TL ne kadar değer kaybetti?

Bakır’a göre politika faizinin idari kararla kademeli olarak hızla düşürüldüğü bu dönemde Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin hızla eriyerek eksi yönde büyümesinde, ‘yükselişe geçen dövizin ateşini düşürmek’ için açıktan ve kapı arkasından yapılan müdahale satışları etkili oldu.

Buna rağmen, Kavcıoğlu’nun göreve geldiği 19 Mart’ta 7,4573 TL olan dolar kuru, 2 Haziran’a kadar olan dönemde TL karşısında yüzde 178,3 değerlenerek 20,7529 TL’ye yükseldi.

Başka deyişle TL, bu dönemde dolar karşısında yüzde 64,1 değer yitirdi. Merkez Bankası döviz alış kurlarına göre dolar kuru geçen haftayı ise son işlem gününde 23,4314 TL düzeyinden kapadı.

Paylaşın

“Erdoğan, 2 Hamle İle AK Parti’de Çok Ciddi Tasfiye Yaptı” İddiası

Gazeteci Sedat Bozkurt; Süleyman Soylu, Hulusi Akar ve Binali Yıldırım’ın, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından tasfiye edildiğini öne sürdü:

Hakan Fidan ve İbrahim Kalın ile ABD’ye önemli mesaj verildiğini iddia eden Bozkurt, “Erdoğan deneme yanılma yöntemiyle bir kez daha kendisine diplomatik hat belirledi. Atandığı bakanlarla batıya yönelme niyetini ortaya koyuyor. Sadece Şimşek ile batının finans çevrelerine mesaj yok, Fidan ve İbrahim Kalın ile bizzat ABD’ye çok çok önemli mesaj var ve bu alınmış gözüküyor.” ifadelerini kullandı.

Gazeteci Sedat Bozkurt’un Kısa Dalga’da yayımlanan “Erdoğan’ın ‘İnce’ siyaseti” başlıklı yazısında öne çıkanlar şöyle:

“Tartışma hep özneleri yeni bakan olan isimler üzerinden yürüdü. Ama bu yeni kurgunun bir de arka planı bulunduğunu unutmayın. Erdoğan 2 hamle ile partisinde çok ciddi bir tasfiye yaptı. Bunu çok ince yaptığını söylemek lazım. Aralarında sıkıntı olduğu bilinen Süleyman Soylu ile Hulusi Akar’ı bakanlıktan uzaklaştırmak için bakanların ikisi hariç hepsini TBMM’ye taşıdı ve orada bıraktı. Turizm ve sağlık bakanlarına da aday olmayacakları, siyaseti bırakmayı düşündüklerine ilişkin açıklama bizzat Erdoğan tarafından yaptırıldı. Çünkü onlarla çalışmak istiyordu. Mevlüt Çavuşoğlu ile de çalışmak istiyordu ama bu nedenle istisna yaratmamalıydı. Hakan Fidan’a da makam bulması lazımdı. Muhtemelen Çavuşoğlu Antalya’dan belediye başkan adayı olacak.

Bu yönteme muhatap olan Soylu da Akar da hayli kızgın. Akar’ın bu kızgın hali devir teslim töreninde de görüntülere yansıdı. Akar kızgınlığını tepki haline getirecek ve TBMM’de hiçbir görevi kabul etmeyecek. TBMM çalışmalarına da çok katılmayı, grup toplantılarına bile gelmeyi düşünmüyor. Çünkü meseleyi anladı, bu tasfiyeydi. Soylu politik profili daha yüksek bir isim. Daha politik davranacaktır. TBMM’de olmasa bile belediye başkan adaylığı beklentisi muhtemelen vardır. Gösterilir mi? Bu biraz muallak ve ihtiyaca bağlı Erdoğan siyasetinin bu gibi kararları.

Hakan Fidan bakan oldu. Başbakan olduğu zaman 15 Temmuz’da yaşadığı sıkıntı nedeniyle onu MİT Müsteşarlığı görevinden almak isteyen Binali Yıldırım parti tüzüğündeki 3 dönem kuralı, kendisinin yoğun talebine karşın esnetilmedi ve aday gösterilmedi, cumhurbaşkanlığı yardımcılığı görevine de getirilmedi beklentisi olmasına karşın. Buna çok bozuldu. Politik hamleleri anlayacak deneyime sahip olduğu için uzun zamandır uygulamada olan tasfiyenin yeni bir aşamasında olduğunu hemen anladı. Onunla birlikte pek çok önemli isim de tasfiye planının içindeydi.

Ortalıkta gözükmediği için tartışmaların merkezinde olan Berat Albayrak da damatlık hukuka karşın tasfiye edilenler listesinde. Önceki bakanlardan Mehmet Muş, Nurettin Nebati ve Fatih Sönmez Albayrak kontenjanından bakandı. Şimdi Albayrak kontenjanından bakan koltuğuna oturan hiç kimse yok. Enerji bakanlığı için Albayrak tarafından bir talep iletildiği ama kabul edilmediğine ilişkin bir bilgi de ortalıkta dolaşıyor. Ve ekonominin direksiyonunda bir dönem yanına Erdoğan’ı da alarak mücadele ederek tasfiye ettiği anlayışın en katı savunucusu oturuyor. Ve şimdi Erdoğan onun yanında.

‘Fidan ve Kalın ile bizzat ABD’ye çok çok önemli mesaj var’

Erdoğan deneme yanılma yöntemiyle bir kez daha kendisine diplomatik hat belirledi. Atandığı bakanlarla batıya yönelme niyetini ortaya koyuyor. Sadece Şimşek ile batının finans çevrelerine mesaj yok, Fidan ve İbrahim Kalın ile bizzat ABD’ye çok çok önemli mesaj var ve bu alınmış gözüküyor.

Seçimler döneminde dillerden düşmeyen ‘yükselen Türk milliyetçiliği’ söylemine karşın bakanların tamamı muhafazakâr. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’i bilmiyoruz. Ziyaret edeceği yazarlar aracılığıyla Hulusi Akar’da olduğu gibi belki bunu öğrenebiliriz.”

Paylaşın

Prof. Dr. Demirtaş, Ekonomideki Olası Üç Senaryoyu Anlattı

Youtube kanalından “Ekonomiye ne olacak?” başlıklı bir video yayınlayan Prof. Dr. Özgür Demirtaş, “Mehmet Şimşek giderse akıldışı politikalar uygulanır ve yapısal reformlar yapılamaz. Uzun vadede bir şey olabilmesi için kısa vadede acı çekilmesi gerekir. Uzun vadede yapısal reform yapılması lazım” dedi ve ekledi:

“En başında yargı reformu gelir. Yargıyı bağımsız yapalım, hukuk ve adalet inanılmaz derecede önemli. Eğitime ideolojiyi sokmayalım. Eğitim, Ticaret, Adalet Bakanlarının devreye girmesi lazım. Bunlar olursa Türkiye hakettiği yere doğru gider.”

Ekonomist Prof. Dr. Özgür Demirtaş, Youtube kanalından “Ekonomiye ne olacak?” başlıklı bir video yayınladı. “Bina yıkıldığı zaman binanın altında herkes kalıyor. En çok fakir fukara, orta direk binanın altında kalıyor, zengine bir şey olmuyor” diyen Demirtaş, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in uzmanlardan oluşan bir kurul oluşturabileceğini söyledi.

Demirtaş, “Bu kurulda Türkiye’nin en entellektüel, en bilgili, en dünya çapında bilinen, en liyakatlı insanları olabilir. Uzman oldukları alanda görüş bildirebilirler. Bunların bir kuruş para almasına gerek yok. Bu kurul geçmiş 15 günü değerlendirir ve 15 günde bir rapor yazar” dedi.

Demirtaş, uzmanlardan oluşan kurulda şu isimlerin yer alması gerektiğini vurguladı: Prof. Dr. Hakan Kara, Mehfi Eğilmez, Prof. Dr. Kamil Yılmaz, Kerim Rota, Prof. Dr. Selva Demiralp, Hakan Bürümcekçi, Prof. Dr. Veysel Ulusoy, Murat Uçer, Prof. Dr. Ümit Özlale, İbrahim Kahveci, Prof. Dr. Refet Gürkaynak, Uğur Gürses.

” Mehmet Şimşek’in de eli bağlanırsa hiç olmaz. Aradaki farkı daha çok açar ve farkı kapatamayabiliriz” diyen Demirtaş şöyle devam etti:

“Mehmet Şimşek giderse akıldışı politikalar uygulanır ve yapısal reformlar yapılamaz. Uzun vadede bir şey olabilmesi için kısa vadede acı çekilmesi gerekir. Uzun vadede yapısal reform yapılması lazım. En başında yargı reformu gelir. Yargıyı bağımsız yapalım, hukuk ve adalet inanılmaz derecede önemli. Eğitime ideolojiyi sokmayalım. Eğitim, Ticaret, Adalet Bakanlarının devreye girmesi lazım. Bunlar olursa Türkiye hakettiği yere doğru gider.

3 tane senaryo var. Eğer Mehmet Şimşek giderse tekrar bu ‘Türkiye modeli’ ekonomiye geçileceğini düşünebiliriz.

Mehmet Şimşek tam gelirse ve söylediklerini uygularsa, buna ortadoks ekonomi politikası, akıldolu politika, rasyonel ekonomi politikası deriz.

Mehmet Şimşek yarım gelirse, işine karışılırsa, istediği yere istediği kişiyi atayamazsa o zaman ‘vitrin ekonomi modeli’, ‘makyaj ekonomi modeli’, ‘hibrit ekonomi modeli’ olur.

Eğer Mehmet Şimşek kısa vadede tam rasyonel ve ortadoks politikaları uygulayıp, tam yapısal reformlara geçerse ülke, uzun vadede mutlu, güçlü ve inanılmaz bir Türkiye ile karşı karşıya kalabiliriz. Keşke böyle bir şey olsa.”

Paylaşın