ABD’den Türkiye’ye F-35 Verme Şartı: S-400

Ankara’da temaslarda bulunan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Vekili Victoria Nuland, “Açıkçası, eğer S-400 meselesini çözebilirsek, ki bunu istiyoruz, ABD Türkiye’yi F-35 ailesine geri kabul etmekten memnuniyet duyacaktır” dedi ve ekledi:

“Ama önce bu diğer meseleyi çözmeliyiz ve bunu çözerken de Türkiye’nin güçlü bir hava savunmasına sahip olmasını sağlamalıyız.”

Nuland, “Türkiye’nin F-16 filosunu geliştirmesinin Amerikan güvenliği ve bu düzeyde tam aktif ve katılımcı olmanın müttefikler arasında yük paylaşımı için önemli olduğu” konusunda Amerikalı milletvekillerini ikna etmek için çaba sarf edildiğini bildirdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, TBMM’nin İsveç’in NATO üyeliğini onaylamasının ardından Türkiye’ye 40 F-16 savaş uçağının satışı ve mevcut F-16’ların modernizasyonu konusunda Kongre’ye resmi bildirimde bulunmuştu. 15 günlük bildirim süresi cuma günü başladı.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakan Yardımcısı Vekili Victoria Nuland, Ankara’da temaslarda bulundu.

Victoria Nuland “Patriot satışını müzakere ediyorduk ve bu müzakereler devam ederken Türkiye başka bir yöne gitti… Açıkçası, eğer S-400 meselesini çözebilirsek, ki bunu istiyoruz, ABD Türkiye’yi F-35 ailesine geri kabul etmekten memnuniyet duyacaktır. Ama önce bu diğer meseleyi çözmeliyiz ve bunu çözerken de Türkiye’nin güçlü bir hava savunmasına sahip olmasını sağlamalıyız.” dedi.

Nuland ziyaretinin, Türkiye’nin İsveç’in NATO’ya katılımını onaylamasının hemen sonrasına denk gelmesinin tesadüf olmadığını ve iki ülke arasındaki ilişkileri “yeniden canlandırmak” amacını taşıdığını belirtti.

Ziyaret sırasında CNN Türk kanalına röportaj veren Nuland, Türkiye’nin ABD yapımı F-16 jetlerinin ve modernizasyon kitlerinin satın alınması için Kongre’nin onayına ihtiyaç duyan anlaşma konusunda da konuştu.

Victoria Nuland, “Türkiye’nin F-16 filosunu geliştirmesinin Amerikan güvenliği ve bu düzeyde tam aktif ve katılımcı olmanın müttefikler arasında yük paylaşımı için önemli olduğu” konusunda Amerikalı milletvekillerini ikna etmek için çaba sarf edildiğini bildirdi.

Nuland ayrıca yeni jetlerin ne zamana hazır olacağını bilmediğini, ancak Türkiye’nin bu jetlere kavuşmasının ABD için öncelikli olduğunu da sözlerine ekledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, TBMM’nin İsveç’in NATO üyeliğini onaylamasının ardından Türkiye’ye 40 F-16 savaş uçağının satışı ve mevcut F-16’ların modernizasyonu konusunda Kongre’ye resmi bildirimde bulunmuştu. 15 günlük bildirim süresi cuma günü başladı.

Paylaşın

Yeniden Refah Partisi: AK Parti İle İttifak Görüşmeleri Sona Erdi

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça partilerinde çalışmaları hız kazandı. Yeniden Refah Partisi (YRP), AK Parti ile ittifak görüşmelerinin sona erdiğini duyurdu.

Yeniden Refah Partisi (YRP), yerel seçimlere ilişkin aldığı kararın cuma günü genel başkan Fatih Erbakan tarafından paylaşılacağını açıkladı.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.

Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Suat Kılıç, yaptığı açıklamada AK Parti ile ittifak görüşmelerinin sona erdiğini duyurarak, partisinin yerel seçimlere ilişkin aldığı kararın cuma günü genel başkan Fatih Erbakan tarafından paylaşılacağını söyledi.

Kılıç, parti olarak 31 Mart 2024 yerel seçimlerine yönelik hazırlıklarının devam ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: Yeniden Refah Partisi olarak 31 Mart yerel seçim beyannamemizi hazırladık. Beyannamemiz 10 Şubat tarihinde Ankara’da kamuoyuna açıklanacak. Beyannamemizde yeni başlıklar göreceksiniz.

20 yıldır belediyeleri yönetenlerin vaatleri bir yana belediyeleri bugünden itibaren yönetmeye talip olanların vaatleri bir yana. Yeniden Refah Partisi yerel seçim beyannamesinde çocuklar, gençler, kadınlar, yaşlılar, engelliler, çalışanlar-çalışmayanlar, diploma sahibi olup çalışma imkânı bulamayanlar için hasılı tüm sosyal statüler için yeni bir hayat, yeni bir dünya, güvenli ve huzurlu bir gelecek vaadi var.

10 Şubat’ta yerel seçim beyannamemizi kamuoyuna açıklarken bütün büyükşehir il ve ilçe belediye başkan adaylarımızı da kamuoyuyla paylaşmış olacağız.

Kılıç açıklamalarında şunları kaydetti: İttifak görüşmeleri yapıldı. Heyetler arasındaki görüşmeler tamamlandı. Bundan sonrası için ittifak görüşmeleri ya da heyetler arasında yeni bir buluşma, yeni bir görüşme yapmaya doğrusu gerek kalmadı. Taraflar söylediler, dinlediler, anladılar ve ayrıldılar.

Biz ittifak sürecinin daha fazla uzaması düşüncesinde değiliz. Bu konuda Yeniden Refah Partisi Merkez Yürütme Kurulu’nda değerlendirmesini yapmıştır. Genel Başkanımız gerekli gördüğü diğer değerlendirme ve istişareleri yapacaktır. Nihai kararını önümüzdeki günlerde kamuoyuna açıklayacaktır. 3

1 Mart yerel seçimlerine yönelik ittifak arayışlarına ilişkin Yeniden Refah Partisi’nin görüş ve yaklaşımı Genel Başkanımız sayın Fatih Erbakan tarafından cuma günü saat 14.30’da İstanbul’da düzenlenecek basın toplantısıyla kamuoyuna duyurulacaktır.

Dolayısıyla Yeniden Refah Partisi olarak kamuoyunu yeterince meşgul eden bu konudaki görüşümüzü Genel Başkanımızın yapacağı açıklamayla Türk toplumuyla paylaşmış olacağız. Alınacak kararın, atılacak adımların herkes için, hepimiz için, ülkemiz için hayırlara vesile olmasını diliyor, temenni ediyoruz.

Paylaşın

TİP Milletvekili Can Atalay’ın Vekilliği Düşürüldü

Tutuklu Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay milletvekili Şerafettin Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesine yönelik Yargıtay kararı Türkiye Millet Meclisi Genel Kurulu’nda okundu ve böylece vekilliği düşürüldü.

Haber Merkezi / Gezi Davası’nda Osman Kavala ile birlikte yargılanan 8 sanıktan biri olan Atalay, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, 26 Nisan 2022’de darbeye teşebbüse yardım suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Türkiye İşçi Partisi (TİP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilleri karar okunurken kürsüye yürüdü ve Bozdağ’a tepki gösterdi.

Ellerindeki dövizleri anayasaları TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ’a gösteren milletvekilleri Anayasa’yı çiğniyorsunuz”, Okuyamazsınız” diye seslendi. Bozdağ, oturuma ara verirken, muhalefet milletvekilleri genel kurul kürsüsünde kararı protesto etti.

Verilen aranın ardından TBMM Başkanvekili Bozdağ, çalışmalara devam edilememesi gerekçesiyle oturumu kapattı. Genel Kurul, çalışmalarına çarşamba günü devam edecek.

Kararın okutulması öncesinde siyasi partilerin grup başkanvekilleri söz aldı. Saadet Grup Başkanvekili Bülent Kaya, gruplara son dakikada haber verildiğini belirterek kararın bugün okutulmamasını istedi.

İYİ Parti Grup başkanvekili Erhan Usta ise Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin AYM kararına uymamasını eleştirdi. “Biz Can Atalay’ın tarafında değiliz. Anayasa ve hukukun yanındayız” diyen Usta, Yargıtay’ın bu tutumuyla kuvvetler ayrılığı ve hukukun üstünlüğü kavramına aykırı olduğunu söyledi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit de Genel Kurul’un açılmasına 5 dakika kala Atalay kararının okunacağı bilgisinin paylaşılmasını eleştirerek, bu kararın okunmasıyla Anayasa’ın bir kez daha ihlal edileceğini söyledi.

Koçyiğit “Halkın iradesine darbe yapan iktidar olarak tarihe geçtiniz. Halk, millet iradesine darbe yapıyorsunuz burada. TBMM Başkanı da yurtdışında. Can Atalay kararının bugün burada okunmasını reddediyoruz. Sizi Anayasa’ya uymaya davet ediyoruz” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ise kararın okunmasının, “Anayasal düzenin kalıp kalmadığının” da göstergesi olacağını söyledi. Şimdiye kadar kararı okutmayan TBMM Başkanı Kurtulmuş’un karar okunacağı gün yurt dışında olmasını eleştiren Günaydın, “TBMM Başkanı! Birleşik Arap Emirlikleri’nde saklanarak Meclis’teki hukuksuzluktan kaçamazsın” diye konuştu.

AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise Atalay hakkındaki yargı kararı kesinleştiği için Anayasa gereği kararın okutulduğu görüşünü savundu.

Daha sonra Bozdağ, Atalay hakkındaki kararı okutacağını duyurdu. Bu açıklamayı TİP, CHP ve DEM Parti milletvekilleri alkışlarla protesto etti.

Ne olmuştu?

Gezi Davası’nda Osman Kavala ile birlikte yargılanan sekiz sanıktan biri olan Atalay, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, 26 Nisan 2022’de darbeye teşebbüse yardım suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 25 Nisan 2022’de verdiği karara ilişkin temyiz incelemesini 23 Eylül 2023’te tamamladı ve Atalay’ın yasama dokunulmazlığı bulunduğu gerekçesiyle yargılamada durma kararı verilmesi ve tahliye edilmesi talebini reddetti.

Karar üzerine dava, Atalay’ın bireysel başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi’ne taşındı. 12 Ekim’de bir üyenin dosyaya hazırlanamadığını beyan etmesi gerekçesiyle Atalay’ın bireysel başvurusunu erteleyen AYM, cezaevinde tutuklu bulunan Atalay’ın ‘seçilme hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği’ haklarının ihlal edildiğine hükmetti.

Ancak Yargıtay 3. Ceza Dairesi, AYM’nin Atalay hakkında verdiği kararını reddetti. Davayı yeniden değerlendiren AYM, Atalay’a karşı ikinci kez hak ihlali yapıldığı yönünde karar aldı ve Atalay’a 100 bin TL manevi tazminat ödenmesi, mahkumiyet kararının infazının durdurulması ve tahliyesi için kararın İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine oybirliğiyle hükmetti.

Ancak Yargıtay 3. Ceza Dairesi, AYM’nin ikinci hak ihlali kararına uyulmaması yönünde hüküm verdi ve kararında, AYM kararının “hukuki değerinin olmadığı”nı belirtti. Yargıtay’ın AYM’nin kararını tanımayarak mahkeme üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunması hukuk tartışmalarını alevlendirmişti.

Paylaşın

Açlık Sınırı 15 Bin 48, Yoksulluk Sınırı 49 Bin 19 Liraya Yükseldi

Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 15 bin 048 liraya yükseldi.

Haber Merkezi / Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı yani yoksulluk sınırı 49 bin 019 liraya yükseldi.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Ocak 2024 Açlık Ve Yoksulluk Sınırı verilerini açıkladı. Buna göre; Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 15 bin 048 TL’ye yükseldi.

Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 49 bin 019 TL’ye yükseldi. Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 19 bin 630 TL’ye yükseldi.

Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 4,27, son on iki ay itibariyle değişim oranı yüzde 69,76, on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı ise yüzde 79,44 olarak hesaplandı.

TÜRK-İŞ hesaplamasında temel alınan ve doğrudan piyasadan düzenli olarak derlenen fiyatlara göre, gıda ürünlerinde Ocak 2024 itibariyle gözlemlenen değişim harcama gruplarına göre şu şekilde oldu:

Süt, yoğurt, peynir grubunda; Bu grupta yeni açıklanan çiğ süt fiyatları henüz raflara yansıtılmadığı için, geçen ay tespit edilen fiyat seviyeleri yerini korudu. Fakat bazı marketlerde fiyat ayarlaması yapıldığı da gözlemlendi.

Et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller, ürünlerinin bulunduğu grupta; Et fiyatlarında -geçen ay olduğu gibi- bu ay da artış görüldü. Bu grupta en yüksek artış balık fiyatlarında gözlemlendi. Ortalama balık fiyatlarında 32 TL’lik bir artış görüldü. En fazla tüketilen hamsinin kilogram fiyatı 120 TL’ye kadar yükseldi. Hesaplamada her zaman olduğu gibi yaygın satılan balıklar esas alınmıştır.

Yumurta fiyatları yılsonu fiyat ayarlamaları nedeniyle 0,20 kuruşluk bir artış gözlemlendi. Tavuk fiyatları ise geçen aya göre 5 TL artış göstererek ortalama kg fiyatı 77 TL’den marketlerde yer aldı. Kuru baklagiller grubunda bir miktar fiyat artışı görüldü. Bu grupta en yüksek artış yeşil mercimekte gerçekleşti. Yeşil mercimeğin kilogram fiyatı ortalama 86 TL’den, marketlerdeki raflarda yer aldı.

Taze sebze-meyve grubunda; Bu ay mevsim şartlarının nispeten olumlu ilerlemesi nedeniyle ortalama sebze fiyatlarında kısmi bir artış gözlemlendi. Lahana, ıspanak, pırasa, brokoli ve kereviz gibi kış mevsiminde ağırlıklı tercih edilen sebzelerin kilogram fiyatlarında 5 ila 10TL arasında bir artış olduğu tespit edildi. Taze meyve sebze grubunda fiyatı aynı kalan tek ürün patates olarak tespit edildi.

Meyve tezgahlarında sadece elmanın fiyatında bir miktar düşüş gözlemlendi. Bu ay kalan diğer meyve fiyatlarında ortalamada 3 TL’lik bir artış hesaplandı.

Ortalama sebze (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık vb. salata yeşillikleri dâhil değil) kg fiyatı 34,34 TL, ortalama meyve kg fiyatı 34,25 TL oldu. Hesaplamada -bu ay- 25’i sebze ve 10’u meyve olmak üzere toplam 35 üründeki fiyat değişimi dikkate alındı. Ortalama meyve-sebze kg fiyatı 32,53 TL olarak tespit edildi (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık gibi salata yeşillikleri bu hesaplamada “Ortalama Meyve-Sebze Fiyatı”na dâhil edilmektedir).

Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta; Bu ay ekmek fiyatı arttı ve Ankara’da 200 gramlık ekmek fiyatı 8 TL olarak belirlendi. Böylece 4 kişilik ailenin aylık sadece ekmek fiyatında 105 TL’lik artış meydana geldi. Tahıllar grubunda bu ayda sınırlı seviyede artış yaşandı. Marketlerde ürün çeşitliliğinde azalma tespit edildi.

Temel yağ ürünlerinin bulunduğu grupta; Geçen ay fiyatı bir önceki aya göre sabit kalan zeytinyağı bu ay litre fiyatında ortalama 30 TL’lik artışla bu grubun en yüksek artışa sahip ürünü olarak belirlendi. Zeytinyağı fiyatları marketlerde ortalama litresi 330 TL’den satılmaktadır.

Aynı şekilde zeytin fiyatlarında görülen 17 TL’lik artış ile siyah zeytin ortalama 225 TL, yeşil zeytin ortalama 190 TL’den market raflarında yer almaktadır. Yağlı tohumlar ise (ceviz, fındık, yer fıstığı ve ay çekirdeği) kilogram fiyatında %8 oranında artışla ortalama 339 TL’den satılmaktadır.

Son grup içinde yer alan diğer gıda maddelerinden; Bu grupta en yüksek artış ortalamada 56 TL ile baharatlarda (kimyon, nane, karabiber vb.)gerçekleşmiştir. Ihlamur fiyatında geçen aya göre kısmi bir artış belirlenmiş, pekmezin fiyatında ise 14,50 TL’lik bir artış tespit edilmiştir.

Salça, reçel, bal ve şeker fiyatlarında bazı marketler sabit kalmış bazı market fiyatlarında indirim tespit edilmiştir. Fakat hesaplama da ortalama fiyatlar aynı kalmıştır.

Paylaşın

Erdoğan, 8 Başlıklı “Seçim Beyannamesi”ni Açıkladı

AK Parti’nin Seçim Beyannamesi Tanıtım Toplantısı’nda konuşan Erdoğan, Seçim günü olan 31 Mart’ta kadar gelmeyene gideceğiz, küskünü barıştıracağız, sevmeyeni sevdireceğiz, her eve iş yerine gireceğiz, kararsızları ikna edeceğiz, zaten gönlünde olduklarımızı unutmayacağız” dedi ve ekledi:

“Siyasetin sokakta yapıldığını unutmayacağız. Seçimin sandıkta kazanıldığını bileceğiz. Sizlerden seçim gününe kadar her anı değerlendirmenizi, seçim günü sandığı da namusumuz olarak görerek sahiplenmenizi istiyorum. AK Parti olarak mahalli seçimlerdeki ilk sınavımızı AK eller, AK iller yerel kalkınma başlıyor diye 2004’te vermiştik. 31 Mart seçimlerinde ise ‘Gerçek belediyecilik için hazırız, kararlıyız’ diye gidiyoruz.”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçime ilişkin hazırladığı  8 başlıklı “Seçim Beyannamesi”ni açıkladı. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle oldu:

“Sözlerimin özellikle şu çatı altında farklı bir geleceğe, farklı bir doğuma vesile olmasını Allah’tan diliyorum. AK Parti Genel Merkezimizin toplantısını gerçekleştirdiğimiz ek binasının hayırlı olmasını diliyorum. Bu binamızın partimize kazandırılmasında emeği geçenleri yürekten kutluyorum.

Gerçekten her seçim yeni bir tarihin, yeni bir dönemin başlangıç noktasıdır. Seçim demokrasiyle yönetilen ülkelerde, halk adına ülkenin idaresinin sorumluluğu yöneten iktidarın en önemli meşruiyet kaynağıdır. Geçmişte ülkemizde açık oy, gizli sayım yönetimiyle demokrasiyle uyuşmayan seçimler elbette yapılmıştır. Bugün 28. Dönemiyle faaliyet gösteren TBMM’nin yeni dönemi çok partili hayata geçildikten sonra seçimlerle oluşmuştur.

Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçtiği 2018 yılında ve daha sonra yapılan Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri ülkemizin önemli tarihi noktasında yerini almıştır. Çok partili hayata geçildikten sonra ilk defa 1950 yılında yapılan yerel seçimler bugüne kadar 14 defa tekrarlanmıştır. İnşallah bu yerel seçimleri de demokrasi şöleniyle gerçekleştireceğiz.

Geride bıraktığımız 21 yıl boyunca vesayetin türlü baskılarına, terör örgütlerinin saldırılarına, emperyalistlerin nice sinse oyunlarına rağmen milletimizin iradesini yere düşürmedik, milli irade bayrağını hep yukarıda tuttuk. 31 Mart’ta bu imtihandan alnımızın akıyla çıkacağımıza inanıyorum. Büyük hayallere kavuşmak için iyi hazırlıklar yapmak, azimle çok çalışmak gerekir.

Biz ülkeye ve millete hizmet yolculuğunda 30 yıl önce başlamış bir hareketiz. Önce şehirlerimizdeki başarılarımızla milletimizin gönlüne girdik. İktidara geldikten sonra da aynı hissiyatın vatan topraklarının her karışını eser ve hizmetle buluşturduk. 2023 hedeflerimizle ardından Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla ülkemizin geleceğini inşa ettik. Evlatlarımıza büyük ve güçlü Türkiye bırakma hedeflerine çelme takılmaması için kimseye malzeme vermemeliyiz.

İçeride ve dışarda Türkiye’nin tökezlemesini, yeniden eskiye dönmesini isteyen bir güruh var. Her ne kadar oklar bizlere çevrilmiş olsa da asıl hedef Türkiye ve milletimizdir. Bunun için sözümüzü rakiplerimize, yarıştığımız adaylara ve partilere değil doğrudan milletimize söylüyoruz. Bunun için vizyonumuzu tüm belediye ve şehirlerimizi kucaklayacak şekilde hazırlıyoruz.

Seçim günü olan 31 Mart’ta kadar gelmeyene gideceğiz, küskünü barıştıracağız, sevmeyeni sevdireceğiz, her eve iş yerine gireceğiz, kararsızları ikna edeceğiz, zaten gönlünde olduklarımızı unutmayacağız. Siyasetin sokakta yapıldığını unutmayacağız. Seçimin sandıkta kazanıldığını bileceğiz. Sizlerden seçim gününe kadar her anı değerlendirmenizi, seçim günü sandığı da namusumuz olarak görerek sahiplenmenizi istiyorum.

AK Parti olarak mahalli seçimlerdeki ilk sınavımızı AK eller, AK iller yerel kalkınma başlıyor diye 2004’te vermiştik. 31 Mart seçimlerinde ise ‘Gerçek belediyecilik için hazırız, kararlıyız’ diye gidiyoruz. Türkiye Yüzyılı hayatımızın her alanı gibi şehirlerimizi de kapsıyor. Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazırız, kararlıyız diyoruz. Bunun için seçim beyannamemizin başlığını ‘Türkiye Yüzyılı İçin Gerçek Belediyecilik’ belirledik.

AK Parti yerel yönetim vizyonu
Katılımcılık, şeffaflık ve hesap verebilirlik
Dirençli şehirler
Türkiye Yüzyılında şehir ve çevre
Toplumsal refah öncelikli şehir ekonomileri
Duyarlı ve kapsayıcı sosyal belediyecilik
Kültür üreten şehirler
Hizmet ve eser belediyeciliği

Bir önceki seçimde belediye yönetimlerini bizden devralanlarının şehirlerimize 5 yıl kaybettirmek dışında hiçbir katkılarının olmadığını milletimiz gördü. Bunun seçim çalışmalarımızın merkezine gerçek belediyeciliğini yerleştirdik. Amacımız şov ve ajans belediyeciliğinden kurtarmaktır. Siz bakmayın birilerinin engellendik edebiyatı yaptığına. Şu an onlar AK Parti belediyelerinin aldıkları paradan daha fazlasını aldılar. Bunların tamamı sorumluluktan kaçmadır.

Diğer belediyelere ne veriliyorsa, hangi kritere göre tahsis yapılıyorsa bunun için de geçerlidir. Her belediye kaynaklardan adil bir şekilde yararlanmaktadır. İBB’yi aldığım zaman bizim borcumuz 2,5 milyar dolardı. Devrederken 1,5 milyar dolarla devrettik. Ama şimdi İBB’nin 3 milyar dolar borcu var. Bunların tek derdi beceriksizliklerinin üstünü örtmektir. Biz hükümet çalışmalarını yönetirken kimsenin siyasi kimliğine bakmıyoruz. Bizim odaklandığımız tek yer, ülkemizin ve şehirlerimizin ihtiyacı, milletimizin beklentisidir.”

Paylaşın

Yükseköğretim Mezunlarının Yüzde 3,2’si Yoksul

Okur – yazar olmayan fertlerin yüzde 27,8’i, bir okul bitirmeyenlerin yüzde 24,7’si, lise altı eğitimlilerin yüzde 14,0’ı, lise ve dengi okul mezunlarının yüzde 7,7’si, yükseköğretim mezunları ise yüzde 3,2’si yoksul olarak hesaplandı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerinin hesaplandığı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2023 yılı sonuçlarına ilişkin gelir bilgileri, bir önceki takvim yılı olan 2022 yılını referans almaktadır. Gelir ve yoksulluk hesaplamalarında; hanehalkı gelirleri, büyüklüğü ve kompozisyonu dikkate alınarak eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine dönüştürülmektedir.

Toplumun genel düzeyine göre belirli bir sınırın altında gelire sahip olan bireyler göreli anlamda yoksul sayılmaktadır. Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı 2023 yılında 0,5 puan azalarak yüzde 13,9 oldu.

Medyan gelirin yüzde 60’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre hesaplanan yoksulluk oranı ise son yılda 0,1 puan artarak yüzde 21,7 olarak gerçekleşti.

Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 40’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,2 puanlık azalış ile yüzde 7,4 olarak gerçekleşti. Medyan gelirin yüzde 70’i dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre hesaplanan yoksulluk oranı ise bir önceki yıla göre 0,4 puanlık artış ile yüzde 29,7 oldu.

Hanehalkı tipine göre eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranlarına bakıldığında; çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarında yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 3,7 puan azalarak yüzde 8,0, tek kişilik hanehalklarında ise 2,0 puan artarak yüzde 9,5 olmuştur.

En az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranı 2,1 puan azalarak yüzde 17,5, tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranı ise 0,3 puan azalarak yüzde 13,6 oldu.

Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranına göre; okur-yazar olmayan fertlerin yüzde 27,8’i, bir okul bitirmeyenlerin yüzde 24,7’si, lise altı eğitimlilerin yüzde 14,0’ı, lise ve dengi okul mezunlarının ise yüzde 7,7’si yoksul olarak hesaplandı. Yükseköğretim mezunları ise yüzde 3,2 ile en düşük yoksulluk oranına sahip grup oldu.

Maddi ve sosyal yoksunluk oranı hesabında hane düzeyinde sorgulanan değişkenler; otomobil sahipliği, ekonomik olarak beklenmedik harcamaları yapabilme, evden uzakta bir haftalık tatil masrafını karşılayabilme, kira, konut kredisi ve faizli borçları ödeyebilme, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek yiyebilme, evin ısınma ihtiyacını karşılayabilme ve mobilyaları eskidiğinde değiştirebilme durumudur.

Bu oran için fert düzeyinde toplanan değişkenler ise; eskimiş giysileri yerine yenisini alabilme, düzgün iki çift ayakkabıya sahip olabilme, ayda en az bir kez tanıdıkları ile toplanabilme, ücretli boş zaman faaliyetlerine katılabilme, kendini iyi hissetmek için bir miktar para harcayabilme ve kişisel amaçlı kullanım için internet sahipliği olarak belirlenmiştir.

Yukarıda belirtilen on üç maddenin en az yedisini karşılayamayanların oranı olarak tanımlanan maddi ve sosyal yoksunluk oranı; 2022 yılında yüzde 16,6 iken 2023 yılı anket sonuçlarında 2,2 puan azalarak yüzde 14,4 olarak tahmin edildi.

Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan sürekli yoksulluk oranı, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ına göre son yılda ve aynı zamanda önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksul olan fertleri kapsamaktadır. Buna göre, 2023 yılı anket sonuçlarına göre sürekli yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 1,7 puan azalarak yüzde 12,3 oldu.

Ülkemizde yaşanan deprem nedeni ile 2023 yılında TR63 (Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye) bölgesinde alan çalışması yapılamadığı için İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması (İBBS) ayrımında verilen bölgesel sonuçlar 25 bölgeyi kapsamaktadır.

İBBS 2. Düzey bölgelerinin her biri için eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’sine göre hesaplanan yoksulluk sınırına göre, gelire dayalı göreli yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler; yüzde 16,1 ile TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan), %14,0 ile TR41 (Bursa, Eskişehir, Bilecik) ve yüzde 13,9 ile TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) oldu.

Göreli yoksulluk oranı en düşük olan İBBS 2. Düzey bölgeleri ise %4,8 ile TRC1 (Gaziantep, Adıyaman, Kilis), yüzde 7,1 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ve yüzde 8,0 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) oldu.

Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanlar; göreli yoksulluk, maddi ve sosyal yoksunluk ve düşük iş yoğunluğu göstergelerinin en az birinden yoksun olanları ifade etmektedir.

Son yıl sonuçlarına göre fertlerin yüzde 31,0’ı yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında kaldı. Bu oran yaş gruplarına göre incelendiğinde; 0-17 yaş grubunda yüzde 39,7, 18-64 yaş grubunda yüzde 28,0, 65 ve üstü yaş grubunda ise yüzde 26,6 olarak tahmin edildi.

Oturulan konuta sahip olanların oranı geçen yıla göre 0,5 puan azalarak 2023 yılında yüzde 56,2 olarak hesaplanırken, kirada oturanların oranı yüzde 27,8, lojmanda oturanların oranı yüzde 0,9, kendi konutunda oturmayıp kira ödemeyenlerin oranı ise yüzde 15,1 oldu.

Kurumsal olmayan nüfusun yüzde 32,6’sı konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu yaşarken yüzde 32,0’ı ise sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçeveleri vb. problemlerle, yüzde 19,8’i trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlarla karşılaştı.

Geçen yıla göre konut alımı ve konut masrafları dışında borç veya taksit ödemesi olanların oranı 1,4 puan azalarak yüzde 58,0 oldu. Nüfusun yüzde 5,7’sine bu ödemeler yük getirmezken yüzde 14,9’una çok yük getirdi.

Konut masraflarının çok yük getirdiği hanelerin oranı 0,3 puan artarak yüzde 17,5 olurken, bu masrafların biraz yük getirdiği hanelerin oranı 8,8 puan artarak yüzde 66,5 oldu. Konut masrafların yük getirmediğini belirten hanelerin oranı geçen yıla göre 9,2 puan azalış ile yüzde 15,9 hesaplandı.

Hanelerin yüzde 58,8’i evden uzakta bir haftalık tatil masraflarını, yüzde 39,2’si iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek masrafını, yüzde 31,8’i beklenmedik harcamaları, yüzde 19,5’i evin ısınma ihtiyacını, yüzde 64,2’si eskimiş mobilyaların yenilenmesini ekonomik olarak karşılayamadığını beyan etti.

Paylaşın

Can Atalay’ın Milletvekilliği Bu Hafta Düşürülecek

TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın durumuna ilişkin açıklamada bulunan AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, “Tutuklu milletvekili Can Atalay’ın bugün veya bu hafta düşecek” dedi.

Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Yargıtay’ın Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay ile ilgili aldığı kararların ardından gözler Meclis’e çevrildi.

AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, Can Atalay kararının bu hafta TBMM’de okutulmasını planladıklarını açıkladı. Usta, “Can Atalay kararı bugün veya bu hafta Meclis’te okunarak milletvekilliği düşecek” şeklinde konuştu.

Son olarak Ankara, İstanbul ve İzmir baro başkanlarının da aralarında bulunduğu 57 baro başkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı (TBMM) Numan Kurtulmuş’a hitaben Gezi Parkı davasından tutuklu bulunan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürüleceği iddialarına ilişkin açık mektup yayımlamıştı.

Ne olmuştu?

28 Dönem Milletvekili Genel Seçiminde TİP Hatay milletvekili seçilen Can Atalay’ın avukatları, “müvekkillerinin milletvekili seçilmesi nedeniyle hakkındaki yargılamanın durması ve tahliye edilmesi” talebiyle Yargıtay’a başvurmuştu.

Yargıtay’ın talebi reddetmesi üzerine Atalay, Anayasa Mahkemesine bireysel başvurusunda bulunmuş, mahkeme de “seçilme ve siyasi faaliyette bulunma” ile “kişi hürriyeti ve güvenliği” haklarının ihlal edildiğine ve Atalay’ın yeniden yargılanarak tahliyesine karar verilmesine hükmetmişti.

Anayasa Mahkemesince Atalay’ın yeniden yargılanması ve tahliyesi istemiyle yerel mahkemeye gönderilen dosya, yerel mahkemece karar verilmeden Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne iletilmiş, söz konusu ceza dairesi ihlal kararına uymamıştı.

Paylaşın

Türkiye’de Her İki Çocuktan Biri Yoksul

“Türkiye’nin Yokluk ve Yoksulluk Raporu”nda, “Türkiye’de 9.4 milyon çocuk yoksulluk çekiyor. Yani Türkiye’deki her iki çocuktan birisi yoksul” bilgisi yer aldı.

Raporda, Türkiye’de beş yaş altı çocukların yüzde 1,7’sinin akut yetersiz beslenme, yüzde 6’sının ise kronik yetersiz beslenme yaşadığının altı çizildi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karabük milletvekili Cevdet Akay, “Türkiye’nin Yokluk ve Yoksulluk Raporu”nu açıkladı. Sol Haber’in aktardığına göre; Ekonomiden yoksulluğa, eğitimden adalete kadar farklı verileri içeren “Türkiye’nin Yokluk ve Yoksulluk Raporu”na göre, Türkiye’de her iki çocuktan biri yoksul.

Çalışmaya göre, 2018’de 3 milyon 494 bin 931 olan sosyal yardımdan yararlanan hane sayısı, 2023’te 4 milyon 400 bin haneye yükseldi. Bu hanelerde yaşayan kişi sayısı ise 17.6 milyon olarak kayıtlara geçti.

Raporda, “AKP iktidarı 3 Kasım 2002 tarihinden bu yana yoksulluğa son verecek çalışmalar yapmak yerine, yurttaşlarımızı sosyal yardımlara bağımlı hale getirmiştir. Yoksulluk her yıl önemli bir artış gösterirken, yardım alan yurttaş sayısı da bununla bağlantılı olarak artmıştır. AKP yaptığı sosyal yardımlarla yoksulluğa geçici çözüm üretmiş, bu sorunu kökten çözecek reformları hayata geçirmemiştir. Özetle, iktidar muhtaç ve yoksul bir toplum yaratarak, biat zihniyetini politika aracı haline getirmiştir” ifadeleri kullanıldı.

En çok yoksulluk içindeki çocukların durumuna dikkat çekildi. 15-29 yaş arasında eğitim öğretim almayan gençlerin oranı yüzde 28.7. Türkiye, çocuk yoksulluğu açısından OECD’ye üye 41 ülke arasında yüzde 22 oranıyla en yüksek yoksulluk oranına sahip ikinci ülke konumunda. Ekonomik yoksunluk nedeniyle ailesinin bakamadığı çocuk sayısının 2002’de 12 bin 75 iken, 2023’te 165 bine yükseldiğine de işaret edildi.

Raporda “Türkiye’de 9.4 milyon çocuk yoksulluk çekiyor. Yani Türkiye’deki her iki çocuktan birisi yoksul” bilgisi yer aldı.

Türkiye’de beş yaş altı çocukların yüzde 1,7’sinin akut yetersiz beslenme, yüzde 6’sının ise kronik yetersiz beslenme yaşadığının altı çizildi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun, Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuk İstatistiklerine göre, çocukların karıştığı olay sayısı 2022 yılında, 2021 yılına göre yüzde 20,5 oranında artarak 601 bin 754’e ulaştı. 2014’te 11 bin 95 olan, “Çocukların Cinsel İstismarı”na ilişkin suç sayısı ise 31 bin 885’e yükseldi. Türkiye’de 9 bin 308 çocuk, “Uyarıcı madde kullanmak, satmak veya satın almak” suçundan güvenlik birimlerine götürüldü.

CHP’li Akay, “Güç zehirlenmesine maruz kalan iktidar, halkı yavaş yavaş öldürüyor. Bağımsız olması gereken Merkez Bankası ve TÜİK Saray’ın emrinde. Saray sadece kendi lüksü ile şahsi hırsını odağına almakta” ifadesini kullandı.

Eğitim durumu

6-17 yaş arasında 570 bin 293 çocuğumuz eğitim dışında.

Devlet okulları işletmeye dönüştü. Özellikle meslek liselerinde açılan işyerleri ile döner sermayeye para akışı, eğitim adı altında öğrencilerin işgücü ile sağlanmaya çalışıldı.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) yayımladığı son rapora göre, Türkiye’de orta eğitim (lise) harcamalarında 40 ülke arasında 38. sırada.

OECD ortalamasında, ilköğretimden yükseköğretime kadar öğrenci başına eğitim kurumları harcaması, 11 bin 680 dolar. Türkiye’de yapılan harcama, 5 bin 723 dolar.

Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) araştırma sonuçlarına Türkiye, araştırmaya dahil olduğu 2003 yılından bu yana okuma, matematik ve fen bilimleri alanlarının tümünde OECD ortalamasının altında kalmıştır.

15-19 yaş aralığında yüzde 69 olan okullaşma oranıyla OECD ülkeleri arasında son sıralardayız.

Akademik özgürlükler endeksine göre, 175 ülke arasında 170. sıradayız.

Para nereye harcandı?

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından hazırlanan Genel Faaliyet Raporları incelendiğinde vakıf ve derneklere;

2012 yılında 381 milyon lira,
2013 yılında 590 milyon lira,
2014 yılında 628 milyon lira,
2015 yılında 874 milyon lira,
2016 yılında 581 milyon lira,
2017 yılında 581 milyon lira,

2018 yılında 818 milyon lira,
2019 yılında 841 milyon lira,
2020 yılında 1 milyar 92 milyon lira,
2021 yılında 866 milyon lira,
2022 yılında 1 milyar 792 milyon para transferi gerçekleştirilmiştir.

Raporda, “Son 11 yılda iktidar, merkezi yönetim kapsamındaki kuruluşlar aracılığıyla vakıf ve derneklere toplam 9 milyar 44 milyon lira para transferi yapmıştır. Hangi vakıf ve derneklere bu paralar aktarıldı? Biz soruyoruz, iktidar en iyi yaptığı işi yapıyor, duymazlıktan gelerek kaçıyor” ifadeleri kullanıldı.

Paylaşın

Eski İYİ Partili İsimden Meral Akşener’i Kızdıracak Sözler

Yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme girme kararının ardından İYİ Parti’den istifa eden Ece Güner, İYİ Parti’nin İstanbul adayı Buğra Kavuncu’ya verilen oyların, Cumhur İttifakı adayı Murat Kurum’a fayda sağlayacağın söyledi.

İYİ Parti’nin toplumsal politikalardan sorumlu eski Genel Başkan Yardımcısı Ece Güner, 31 Mart yerel seçimleri hakkında sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Güner, yaptığı 3 maddelik paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“1-İstanbul’u sadece E. İmamoğlu veya M. Kurum kazanabilir.
2- Belediye seçimi MV seçimi gibi “nispi” değil: Önde gelen kazanıyor.
3- İmamoğlu’na verilmeyen her oy; Kurum’u seçtirmeye yarayacaktır.”

Güner bu değerlendirmesiyle, İYİ Parti’nin İstanbul adayı Buğra Kavuncu’ya verilen oyların, Cumhur İttifakı adayı Murat Kurum’a fayda sağlayacağına vurguladı.

Temmuz 2023’te İYİ Parti Toplumsal Politikalar Başkanı (Genel Başkan Yardımcısı) olan Avukat Ece Güner, seçimlere ayrı girme kararının ardından Aralık 2023’te partisinden istifa etmişti.

Güner istifa açıklamasında, “Oyları bölersek AK Parti’nin adayı kazanacaktır. Bu somut bir gerçektir. Bu yüzden vicdani kanaatim şöyledir: Kazanabilecek tek aday (ve başarılı bir Büyükşehir Belediye Başkanı) olduğu için, hepimiz -tek bir oy bile fire vermeden- Sayın Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’u tekrar kazanmasını desteklemeliyiz” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın

Türkiye, En Yüksek İşsizlik Oranının Görüldüğü Dördüncü Ülke

OECD ülkeleri  arasında en yüksek işsizlik oranı yüzde 11.9 ile İspanya’da gerçekleşti. İspanya’yı yüzde 10.3 ile Kolombiya ve yüzde 9.4 ile Yunanistan takip etti. Türkiye ve Şili ise, yüzde 9’luk işsizlik oranlarıyla dördüncü sırayı paylaştı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’de geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 22.7 seviyesinde.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’ne (OECD) üye 38 ülke arasında Türkiye, en yüksek dördüncü işsizlik oranının görüldüğü ülke oldu. OECD ülkelerinde işsizlik oranı, Kasım 2023 itibarıyla yüzde 4.8 ile tarihi düşük seviyelerde seyretmeyi sürdürdü.

Sözcü’den Tolga Uğur’un haberine göre OECD ülkeleri  arasında en yüksek işsizlik oranı yüzde 11.9 ile İspanya’da gerçekleşti. İberya ülkesini, işsizlik oranının yüzde 10.3 olduğu Güney Amerika ülkesi Kolombiya ve yüzde 9.4 ile komşu Yunanistan takip etti. Türkiye ve Şili ise, yüzde 9’luk işsizlik oranlarıyla dördüncü sırayı paylaşıyor.

Kasım itibarıyla Türkiye’de 3 milyon 116 bin kişi işsizken, OECD ülkelerindeki işsiz sayısı 33.3 milyon oldu. 38 üyeli örgütteki neredeyse her 10 işsizden 1’i (yüzde 9.3) Türkiye’de bulunuyor. Aynı dönemde Türkiye’de erkeklerde işsizlik oranı yüzde 7.5, kadınlarda ise yüzde 11.8 olarak tahmin ediliyor.

Türkiye, OECD ülkeleri arasında erkeklerdeki işsizlik oranında altıncı sırada, kadın işsizliğinde ise üçüncü sıradayız. Kadınlardaki işsizlik oranında yalnızca İspanya ve Kolombiya, Türkiye’nin üzerinde bulunuyor. Geniş tanımlı işsizlik verilerine göre Türkiye’de işsizlik oranı yüzde 22.7 seviyesinde bulunuyor.

İstihdam oranında ise Türkiye sonuncu sırada yer aldı. 2023’ün üçüncü çeyreğinde Türkiye’de 15-64 yaş aralığına çalışabilir nüfusun istihdam oranı yüzde 53.9, işgücüne katılım oranı da yüzde 59.5 olarak hesaplandı. Türkiye, mevsimsel etkilerden arındırılmış iki veride de OECD ülkeleri arasında sonuncu oldu.

OECD’de istihdam oranı yüzde 70.1 ile rekor seviyede bulunuyor. İşgücüne katılım oranında ise 38 ülkenin ortalaması yüzde 73.8 oldu. Türkiye’de 31.6 milyon kişi istihdam ediliyor.

En yüksek işsizlik oranına sahip 10 ülke şöyle:

İspanya: 11.9
Kolombiya: 10.3
Yunanistan: 9.4
Türkiye: 9.0
Şili: 9.0

İsveç: 7.9
Finlandiya: 7.6
İtalya: 7.5
Fransa: 7.3
Kosta Rika: 7.2

En düşük işsizlik oranına sahip 10 ülke ise şöyle:

Çekya: 2.4
Japonya: 2.5
Polonya: 2.8
Güney Kore: 2.8
Meksika: 2.8

İsrail: 2.8
İzlanda: 3.1
Almanya: 3.1
Hollanda: 3.5
ABD: 3.7

Paylaşın