Ankara Seçimi: Cumhur İttifakı’nın Mansur Yavaş Çaresizliği

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere sayılı günler kala, Mansur Yavaş’ın Altındağ’da seçim bürosu açılışındaki katılım ve Yavaş’ın “belediye meclisinde çoğunluğu sağlayacak kadar oy verin, hizmetlerimiz engellenmesin” sözlerinin karşılık bulması Cumhur İttifakı’nı iyice telaşlandırmış gibi.

Tam bu noktada yeni taktiklerin devreye sokulması için AK Parti ve MHP’nin ana omurgasını oluşturduğu Cumhur İttifakı’nda siyasetin üst katlarının hareketlendiği bilgileri kulislere düşmeye başladı. Bu taktiklerden birisi var ki genel seçimlerde devreye sokulmuş ve sonuç da alınmış…

Cumhuriyet’ten Sertaç Eş’in haberine göre; Ankara kulisleri hareketli. Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, anketlerde gücünü koruyor ve yükseliyor. Bunu CHP lideri Özel de hissediyor ve Etimesgut’taki konuşmasında “en yüksek oy” vurgusu yapıyor. Belli ki “Az laf çok iş” sloganı da çok yalın, net ve Yavaş’ı tam olarak anlatıyor.

Polatlı’da, Beypazarı’nda, Keçiören’de, Altındağ’da, Gölbaşı’nda Yavaş’ın önerileriyle kapsayıcı isimler CHP’den aday oldu. Mamak’tan da zaten AKP’lilerin pek umudu yok gibi…

Bu ortamda, Yavaş’ın Altındağ’da seçim bürosu açılışındaki katılım, “belediye meclisinde çoğunluğu sağlayacak kadar oy verin, hizmetlerimiz engellenmesin” sözlerinin karşılık bulması Cumhur İttifakı’nı iyice telaşlandırmış gibi. Tam bu noktada yeni taktiklerin devreye sokulması için Cumhur İttifakı’nda siyasetin üst katlarının hareketlendiği bilgileri kulislere düşmeye başladı. Bu taktiklerden birisi var ki genel seçimlerde devreye sokulmuş ve sonuç da alınmış…

Değerlendirme şu: “Mansur Yavaş’ın Cumhur İttifak unsurlarıyla zayıflatılamayacağı artık net. O zaman farklı bir aktör devreye alınmalı.”

Umut o ki, kendisini, “Atatürkçü, milliyetçi, ülkücü” olarak sunmaya çalışan partinin Ankara adayı devreye sokulursa Yavaş biraz zayıflatılabilir. Bu küçük partinin, kitle partilerinin dengeli davranmak zorunda olduğu “yabancılar” konusundaki bilinen karşıt tavrı da dikkate alındığında yapılacak kurgunun işe yaraması umuluyor.

Yavaş’a yönelen kitlenin Cumhur İttifakı’nın adayına oy vermesini sağlayacak dönüşümden umut kesilmiş durumda. O zaman Yavaş’a giden oyların bir kısmının küçük parti adayına, yani boşa yönelmesini sağlamak lazım. Oylar boşa gidecek bile olsa Yavaş’ın bu yöntemle zayıflatılabileceği, oyunun düşürülebileceği düşünülüyor. Hesap tutarsa “oyları azalıyor” söylemi geliştirilecek ve toplum üzerinde bir psikolojik etki için kullanılabilecek.

Ankara kulislerine, bu taktiğin görüşüldüğü üst düzey toplantıların yapıldığı bilgisi de yansıdı. İktidar partisinden üst düzey bir siyasetçi, özellikle Ülkücü taban üzerinde etkili olabilecek soyadı taşıyan bir siyasetçi ve küçük partinin yöneticileri bir araya gelmiş. Görüşler alınmış, değerlendirmeler yapılmış… Küçük parti adayının Yavaş’ın seçmeninden bir parça koparması amacıyla verilecek destekler tartışılmış. Özellikle de Yavaş’ın kitlesine hitap eden tüm televizyon kanallarının dahi devreye sokulabileceği dile getirilmiş.

Amaç net: Yavaş’ın kitlesi biraz küçülsün ki, Cumhur İttifakı’nın adayının varlığı biraz anlam kazansın. Seçime kadar kim bilir daha neler göreceğiz, neler…

Paylaşın

TÜİK’e Göre; Ücretli Çalışan Sayısı Yüzde 1,7 Arttı

Ücretli çalışan sayısı aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,7 arttı. Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 14 milyon 800 bin 999 kişi iken, aralık ayında 15 milyon 57 bin 373 kişi oldu.

Haber Merkezi / Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında, aralık ayında ücretli çalışanlar aylık olarak sanayi sektöründe yüzde 0,3 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 0,8 arttı ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 0,1 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ücretli Çalışan İstatistikleri Aralık 2023verilerini açıkladı.

Buna göre; Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,7 arttı.

Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 14 milyon 800 bin 999 kişi iken, 2023 yılı Aralık ayında 15 milyon 57 bin 373 kişi oldu.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2023 Aralık ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe yüzde 1,4 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 10,1 arttı ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 2,0 arttı.

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2023 Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,1 arttı.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2023 Aralık ayında ücretli çalışanlar aylık olarak sanayi sektöründe yüzde 0,3 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 0,8 arttı ve ticaret-hizmet sektöründe %0,1 arttı.

Paylaşın

CHP’de İstifalar Devam Ediyor: Parti Yönetimine Sert Eleştiriler

Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa ettiğini duyuran eski Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven, “Değişim adına yeşeren umutlarımız ne yazık ki boşa çıkmıştır” dedi ve ekledi:

“Genel Başkan Özgür Özel ve yönetimi, partimizi özüne döndürerek sosyal demokrasi çizgisine oturtacakları, aday belirlenirken ön seçim ve halk anketi yapacakları yönünde Türkiye kamuoyuna verdikleri sözleri tutmamışlardır. Partimizin karar mekanizmalarını istila edenler, yurttaşlarımızın gönlünü kıran, seçmene saygı duymayan yanlış kararlar vermişler, CHP’deki çürümüşlük ayyuka çıkmıştır.”

Bölgede ‘efsane başkan’ olarak anılan Eski Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven, Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa etti. Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Özgüven istifasına ilişkin basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Cumhuriyet Halk Partisi’nde değişim adına yeşeren umutlarımız ne yazık ki boşa çıkmıştır. Genel Başkan Özgür Özel ve yönetimi, partimizi özüne döndürerek sosyal demokrasi çizgisine oturtacakları, aday belirlenirken ön seçim ve halk anketi yapacakları yönünde Türkiye kamuoyuna verdikleri sözleri tutmamışlardır. Partimizin karar mekanizmalarını istila edenler, yurttaşlarımızın gönlünü kıran, seçmene saygı duymayan yanlış kararlar vermişler, CHP’deki çürümüşlük ayyuka çıkmıştır.

Gelinen noktada, başta Özgür Özel olmak üzere, genel merkez yönetiminin yarattığı derin hayal kırıklığı içindeyim. 81 yaşımdayım. Aktif siyasi yaşamımı noktalayalı 11 yıl oldu. Hiçbir kişisel beklentim yok. Şan, şöhret, methiye, ödül, rant hırslarım hiç olmadı. Umudum, partimizde reform hareketinin gerçekleşmesiydi. Umudum, geçmişte Dikili’de hayata geçirdiğimiz ve benden sonra sonlandırılan sosyal belediyecilik uygulamalarının yeniden canlandırılmasıydı. Umudum, tıpkı 1989 yılında başardığımız gibi yerel seçim zaferinin ardından partimizin iktidara gelmesiydi”

CHP Lideri Özgür Özel, Osman Özgüven hakkında ne demişti?

Osman Özgüven’in istifasının ardından gözler bir yandan da CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e çevrildi. Özel, çocukluk ve gençlik yıllarında yaz mevsimlerini Dikili’de geçirdiğini belirterek, “Özgür Özel’de gördüğünüz ne varsa, ilk tohumlar, ilk filizlenmeler Dikili’de olmuştur” demişti. Özel, Osman Özgüven Belgeseli için verdiği röportajda, “Benim adımın onunla aynı cümlede geçmesi bile hak ettiğimden fazlası olur. Biz ancak Osman Özgüven’i rol model kabul eden, ona benzemeye çalışan solcular olabiliriz” ifadelerini kullanmıştı.

16 Aralık’ta Manisa’da gerçekleştirilen CHP Gençlik Kolları Buluşmasında ise Özel, “Yeni dönemde sıradan belediye başkan adayları açıklamıyoruz, suyu bedava veren Osman Özgüvenleri açıklıyoruz” diye konuşmuştu.

Osman Özgüven “hatadan dönün” çağrısı yapmıştı

28 Ocak’ta gerçekleştirilen CHP Merkez Yönetim Kurulu ve Parti Meclisi toplantılarında, mevcut Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz tek isim olarak yer almış ve tekrar aday gösterilmişti. Tepki gösteren Özgüven, CHP Genel Merkezi’ne Dikili kararının gözden geçirilerek hatadan dönülmesi çağrısı yapmış ancak daha sonraki MYK ve PM toplantılarında bu konu yeniden gündeme alınmamıştı.

Osman Özgüven kimdir?

1943 yılında İzmir’in Dikili İlçesinde dünyaya gelen Osman Özgüven, Ege Üniversitesi’nden inşaat mühendisi olarak mezun oldu. 1984 yılında SODEP’ten Dikili Belediye Başkanı seçilince inşaat malzemeleri sattığı dükkanını kapattı ve etik değerler gereğince ticari faaliyetlerini tamamen sonlandırdı. Dört çocuğu, dört torunu olan Özgüven’in mal varlığı bulunmuyor. Tek gelir kaynağı ise emekli maaşı.

Siyasi yaşamını SODEP, SHP, CHP ekseninde sürdürmüş olan Osman Özgüven, hem Cumhuriyet Halk Partisi’nin hem de Türkiye ve dünyadaki sol kitlelerin saygı duyduğu önemli bir siyaset adamı olarak tanınıyor. Emek, demokrasi, barış mücadelesinin simge isimlerinden Özgüven, 12 Eylül Darbe yönetiminin baskıcı rejimine karşı ilk örgütlü mücadele zeminini Dikili’de oluşturarak adını duyurdu ve tarihe geçen festivaller düzenledi.

1984 – 1994 ve 2004 – 2013 yılları arasında Dikili’deki dört dönem belediye başkanlığı görevinde yerel devrim yaparak tarihe geçti. Sosyal belediyeciliğin ülkedeki en etkili uygulayıcısı oldu. Türkiye ekoloji hareketinin öncüleri arasında yer aldı. İnsan hakları savunucusu olan Özgüven’in en önemli somut başarılarından biri de Türkiye ve Yunanistan halkları arasında on yıllarca ilişkilerin kopuk kalmasından sonra, “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesiyle Ege’deki dostluk kapısını açan önder olmasıydı.

Paylaşın

Dünyanın Üçüncü Büyük Ekonomisi Artık ‘Almanya’

Geçen yılın sonunda beklenmedik bir şekilde resesyona giren Japonya, dünyanın üçüncü büyük ekonomisi olma unvanını Almanya’ya kaptırdı. Hindistan’ın 2026 yılında hem Japonya’yı hem de Almanya’yı geçmesi bekleniyor.

Euronews Türkçe’de yer alan habere göre; Japonya’nın 2023 yılı gayrisafi yurtiçi hasılası dolar bazında yüzde 1,9 büyümesine rağmen 4,2 trilyon dolar olurken, Almanya’nın 4,5 trilyon dolar oldu.

Ekonomistlere göre pozisyonlardaki değişim, 2023 yılında yüzde 0,3 daralan Alman ekonomisinin Japonya’dan daha iyi performans göstermesinden ziyade, Japon para birimi yenin dolar karşısındaki keskin düşüşünü yansıtıyor.

Japon para birimi ABD para birimi karşısında 2022 ve 2023 yıllarında neredeyse beşte bir oranında, geçen yıl ise yaklaşık yüzde yedi oranında değer kaybetti.

Bunun nedeni kısmen, yükselen enflasyonla mücadele etmek için borçlanma maliyetlerini artıran diğer büyük merkez bankalarının aksine, Japonya Merkez Bankası’nın fiyatları artırmak amacıyla negatif faiz oranlarını sürdürmesiydi.

Almanya’nın büyük ölçüde ihracata bağımlı üreticileri, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından yükselen enerji fiyatlarından özellikle olumsuz etkilendi.

Avrupa’nın en büyük ekonomisi, Avrupa Merkez Bankası’nın Euro Bölgesi’nde faiz oranlarını yükseltmesinin yanı sıra bütçe konusundaki belirsizlik ve kalifiye işgücündeki kronik sıkıntılar nedeniyle de sekteye uğradı.

Her ne kadar zayıf yen ihracatı daha ucuz hale getirse de Toyota gibi büyük firmaların Çin gibi kilit pazarlardaki zayıflığı dengelemesine yardımcı oldu.

Perşembe günü açıklanan veriler Japonya ekonomisinin 2023’ün son üç ayında bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,1 oranında küçüldüğünü ve yüzde 0,2’lik büyüme beklentisinin altında kaldığını gösterdi.

Üçüncü çeyrek büyümesi de aşağı yönlü revize edilerek negatif yüzde 0,8 olarak açıklandı ve bu da Japonya’nın 2023’ün ikinci yarısında teknik resesyonda olduğu anlamına geliyor.

Paylaşın

Erdoğan İle Sisi Görüştü: İlişkilerde Yeni Dönem Mesajları

Recep Tayyip Erdoğan ve Abdulfettah es-Sisi, düzenlenen ortak basın açıklamasında sıcak mesajlar verdiler. Sisi’ye “değerli kardeşim” diye seslenen ve Ankara’ya davet eden Erdoğan, “İki ülke arasındaki köklü mirastan aldığımız güçle Türkiye-Mısır ilişkilerini hak ettiği seviyeye çıkartma gayretindeyiz. Aynı güçlü iradenin Mısır tarafında da olduğunu görüyoruz” dedi.

İki ülke ticaret hacmini kısa süre içerisinde 15 milyar dolara çıkarma konusunda mutabık kaldıklarını açıklayan Erdoğan, “Mısır savunma sektörüne önemli yatırımlar yapıyor. Mısır ile güç birliğine giderek ortak projeler geliştireceğimize inanıyorum” diye konuştu.

Sisi ise iki ülke ilişkilerinde yeni bir döneme adım atıldığını söyleyerek, “Yakın zaman içerisinde 15 milyar dolarlık ticaret hedefini gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önümüzdeki nisan ayında Türkiye’yi ziyaret etme davetine cevap vermeyi sabırsızlıkla bekliyorum. İki ülke arasında yeni bir sayfa açıyoruz” dedi.

Ankara ile Kahire’nin diplomatik ilişki seviyesini yükseltmesi ve karşılıklı büyükelçi atamasının ardından Sisi’nin 27 Temmuz 2023’te Türkiye’ye geleceği yazılmıştı. Ancak Sisi’nin birkaç hafta boyunca ulusal ve yabancı basında yer verilen bu ziyareti o dönem gerçekleşmemişti.

Mısır’ın başkenti Kahire’deki İttihadiye Sarayı’nda resmî törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı es-Sisi’nin tören alanındaki yerlerini almasının ardından top atışı gerçekleştirildi ve iki ülkenin millî marşları çalındı.

Mısır Cumhurbaşkanı es-Sisi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tören kıtasını denetledikten sonra tokalaşarak basın mensuplarına poz verdi. Ülkelerin heyetlerinin takdiminin ardından Mısır Cumhurbaşkanı es-Sisi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ikili görüşmeye geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, ortak basın toplantısı öncesinde Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantıları’nın Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin ortak bildiriyi imzaladı. İki lider ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Sayın Cumhurbaşkanının nazik davetine icabetle uzun bir sürenin ardından 12 yıl sonra yeniden Kahire’de olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Şahsıma ve heyetime gösterilen hüsnü kabulden ötürü sayın Sisi başta olmak üzere tüm Mısırlı kardeşlerime şahsım ve heyetim adına teşekkür ediyorum.

Dünkü kazadan dolayı Erzincanlı kardeşlerime buradan geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Özel bir maden ocağında dün yaşanan toprak kaymasında maalesef 9 işçimiz toprak altında kaldı. Bu 9 kardeşimizi arama kurtarma çalışmaları çok yoğun şekilde devam ediyor.

Çalışmaları koordine etmek üzere İçişleri Bakanımız ile Enerji Bakanımızı Erzincan’a gönderdik. Düzenli olarak kendilerinden bilgi alıyoruz. Bölgede 827 uzman personel bulunuyor. Ayrıca 626 araç, 32 iş makinası, 97 aydınlatma kulesi, 6 drone, 44 jeneratör kaza sahasındaki çalışmalara destek veriyor. İşçilerimize ulaşıncaya kadar çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Mısır’la bin yılı aşan içiçe geçmiş ortak bir tarih ve kültüre sahibiz. Bu köklü mirastan aldığımız güçle Türkiye-Mısır ilişkilerini hak ettiği seviyeye çıkarma gayretindeyiz. Aynı güçlü iradenin Mısır tarafında da olduğunu görüyoruz. Değerli kardeşimizi konsey toplantımızı gerçekleştirmek üzere ilk fırsatta Ankara’ya beklediğimi söyledim.

İlave adımlar hakkında fikir alışverişinde bulunduk. Savunma sanayi çok ciddi potansiyele sahip olduğumuz diğer alan. Mısır savunma sektörüne önemli yatırımlar yapıyor. Mısır’la güçbirliğine giderek ortak projeler geliştireceğimize inanıyorum. Nükleer ve yenilenebilir alanındaki işbirliğini geliştirmeyi değerlendiriyoruz.

Turizm ve kültür alanında mevcut bağları daha da kuvvetlendirmek adına gayret sarfedeceğiz. Kahire’deki Yunus Emre Enstitüsü Türkçe’ye en fazla ilgi gösterilen şube konumundadır. 20 bin Mısırlının Türkçe öğrenmek üzere kurslara kayıt yaptırması memnuniyet vericidir.

İşgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan insanlık dramı gündemimizin ilk sırasında yer aldı. Çocuk ve kadın 28 binden fazla Filistinli kardeşimiz şehit edildi, 70 bine yakın masum yaralandı. Savaşta dahi dokunulmaması gereken cami, kilise, hastane, okul BM binaları bombalandı. Netanyahu yönetimi işgal, yıkım ve katliam politikasını tüm tepkilere rağmen pervasızca sürdürüyor.

Ateşkesin bir an evvel tesisi, insani yardımların engelsiz bir şekilde Gazze’ye sevki önceliğimizdir. Ülkemizden uçak ve gemilerle 34 bin tonun üzerinde yardım malzemesini sevk ettik. Yardımların ulaştırılmasında Mısır makamlarının desteğini özellikle ifade etmek istiyorum. Mısır Kızılay, Sağlık ve Nüfus Bakanlığı ve kurumlara teşekkür ediyorum.

İnsani yardımlarımızın yanısıra refakatçıları dahil 700’den fazla Filistinli kardeşimizi ülkemize getirdik. Gazze içinde bir sahra hastanemizin tesisi için uzmanlarımız çalışıyor. Hastanenin en kısa zamanda faaliyete geçmesi noktasında Mısırlı kardeşlerimizin desteğine güveniyoruz. Gazze halkının topraklarından sürgün ettirilmesi girişimleri bizler için yok hükmündedir. Gazze’nin insansızlaştırılması kabul edilemez.

Mısır’ın bu konudaki dirayetli ve kararlı tutumunu takdirle karşılıyor ve destekliyoruz. Netanyahu yönetimi katliamlarını Gazzeli sivillerin sığındığı son nokta olan Refah’a taşımaktan uzak durmalıdır. İslam dünyası, BM Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası toplum sonu soykırıma varacak bu çılgınlığa izin vermemelidir. Mısırlı kardeşlerimizle işbirliği ve dayanışma halinde olmaya devam edeceğiz. Gazze’nin yeniden toparlanması ve imarı için Mısır’la birlikte çalışmaya hazırız.

Sisi: İlişkileri geliştireceğiz

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’nin konuşmasından öne çıkanlar; Strateji ortaklığı kesinlikle iki ülkenin çok iki merkezli ağırlıklı, barış anlamında, istikrarı ve aynı zamanda refah ve gelişme açısından görüyoruz.

İki ülkenin ciddi anlamda terör ve diğer ekonomik sıkıntıları şu andaki genel bir durum. Burada şu andaki Mısır’la Türkiye arasındaki ilişkilerden ciddi anlamda gurur duyuyoruz. İnsani yardımlar, Gazze’deki yardımları ciddi anlamda önemsiyoruz.

Yardımlar ihtiyaçları karşılamıyor. Sayın Erdoğan’la konuştuğumuzda özellikle ateşkesin yapılması, Batı Şeria’da sukunete ulaşılmasını ve bir an önce Filistin’in ilanını istiyoruz. 1967 anlaşma ve sınırlarına göre başkentin Kudüs olarak ilan edilmesi lazım.

İki ülkenin Libya konusundaki anlaşmasını beyan ettik. Meclis ve askeri açıdan Libya’daki bütünlüğü ve gelişmesiyle alakalı konular. Libya konusunda Türkiye ile işbirliği yapıyoruz. Bölgedeki bütün ilişkileri Türkiye ile beraber bir an önce daha iyi bir seviyeye getireceğiz.

Aynı zamanda yeni gelişmeler ve refah istiyoruz. Son olarak ileride Türkiye ziyareti yapacağım Sayın Erdoğan’ın talebi üzerine. İlişkileri geliştireceğiz.

Mısır ziyareti neden tarihi olarak tanımlanıyor?

Erdoğan’ın yaklaşık 10 yıl boyunca çok ağır ifadelerle eleştirdiği, “diktatör” ve “katil” gibi ifadelerle kamuoyu önünde suçladığı Sisi’nin daveti üzerine Mısır’a gidiyor olması sadece Türkiye-Mısır bağları açısından değil bölgesel açıdan da tarihi bir gelişme olarak görülüyor.

Bu ziyaretin bölgenin iki büyük ve önemli ülkesi arasında yaşanan soğukluğun kesin ve resmi olarak sona ermesi ve yeni bir dönemin başlaması açısından önem ve anlam taşıdığı her iki başkentte de yapılan değerlendirmeler arasında.

Ziyaretin başta İsrail, Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan, Libya, Sudan ve diğer Arap dünyasından da yakından izleneceği öngörülüyor.

İki lider arasındaki soğukluk, dönemin Savunma Bakanı Sisi’nin Temmuz 2013’te Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye karşı askeri darbe düzenlemesi ile başladı.

Türkiye, Müslüman Kardeşler hareketine mensup Mursi’nin 2012’de yapılan seçimlerden zaferle çıkmasından büyük memnuniyet duymuş, ideolojik yakınlık içinde olduğu Mursi yönetimiyle ilişkileri güçlendirmek için önemli adımlar atmıştı.

Paylaşın

CHP Lideri Özel: Türkiye’yi Kucaklamak İçin Yola Çıkıyoruz…

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere sayılı günler kala, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, sosyal medya hesabından bir tanıtım videosu paylaştı.

CHP Lideri Özgür Özel, “Türkiye’yi kucaklamak için yola çıkıyoruz…” notuyla yayınladığı kısa videoda bir kahvehanedeki televizyonda görülüyor. TV’de Özel’in “Biz Türkiye ittifakıyız, biz Türkiye’yi kucaklıyoruz” sözleri duyuluyor.

Video Özgür Özel’in “Sizden bunun için destek istiyoruz” sözleriyle biterken ekranda “Yakında” yazısı beliriyor.

Paylaşın

İYİ Parti’de Aday Krizi: Ankara İl Başkanı Görevden Alındı

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme kararı alan İYİ Parti’de Ankara İl Başkanı Yener Yıldırım, aday tanıtım toplantısında yaşanan kriz sonrası görevden alındı.

Konuya ilişkin değerlendirme yapan parti kaynakları, uzun süredir Ankara İl Başkanı Yener Yıldırım ve Yerel Yönetimler Başkanı Burak Akburak arasında sorun yaşandığını, yaşanan gerilimin de bunun sonucu olduğunu kaydetti.

İYİ Parti Ankara İl Yöneticilerinden Akif Sarper Önder, İYİ Parti’nin yeni Ankara İl Başkanı olarak atandı.

İYİ Parti Genel Merkezi’ndeki tanıtım toplantısında Etimesgut ilçe örgütü, belirlenen adayın kendi adayları olmadığını belirterek İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı Burak Akburak’ı ve Parti Sözcüsü Kürşat Zorlu’yu protesto etti.

Etimegut ilçe örgütü yöneticileri AK Parti eski ilçe başkanının Etimesgut’ta aday olarak gösterilmesinin kabul edilemeyeceğini ifade etti. Akşener kürsüdeyken gerçekleşen protestoda “Akburak istifa”, “Zorlu istifa”, “Teşkilat istemiyor” sloganları atıldı. İlçe örgütünün tepkilerinin dindirilmeye çalışılması üzerine protesto arbedeye dönüştü.

Teşkilatın protestolarının ardından konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Burada bağıran arkadaşlarımızın ahlaklarını sizin vicdanınıza bırakıyorum. An itibarıyla hepsi bitmiştir” dedi.

Medyascope’un haberine göre gerilim yaşanan bir diğer ilçe de Çubuk oldu. Habere göre Yıldırım, aday tanıtım toplantısında Akşener’e Çubuk Belediye Başkan adayı olarak, ilçe başkanı Halil İbrahim Özdemir’i tanıttı.

Ardından Yerel Yönetimler Başkanı Burak Akburak müdahale ederek belirlenen adayın Korhan Merki olduğunu söyledi. Bunun üzerine tansiyon yükseldi ve bir arbede daha yaşandı.

Paylaşın

Davutoğlu’ndan AYM Başkanı Zühtü Arslan’a Övgü: Helal Olsun

Erdoğan’ın bir konuşmasında “buyruğumdur” ifadesini kullandığını söyleyen Davutoğlu, “Buyruk ile Merkez Bankası arka kapı operasyonlarıyla Merkez Bankasının içi boşaltıldı. Buyruklarla servet transferi yapıldı. Şirketlere hangi şirketlere kredi verileceği, hangi şirketlere kredi verilmeyeceği buyruklarla oluşturuldu” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Buyruklarla KHK mağdurları ortaya çıktı. Darbenin baş organizatörünün kardeşi bir buyrukla büyükelçi tayin edilirken, fakir-fukara çocuğunu okula gönderemeyenlerin aileleri buyrukla yedi sülalesi hapse atıldı. Buyrukla FETÖ borsası oluşturuldu kimi gerçek FETÖ’cüler para verip kurtuldu, parası olmayanlar da buyrukla hadleri bildirildi işte bu.”

Davutoğlu konuşmasının devamında, “Buyruğun olduğu yerde anayasa olmaz. Şimdi de buyrukla ne yapmak istiyorlar biliyor musunuz? Anayasa Mahkemesini, önlerindeki son engeli budamak istiyorlar çünkü Anayasa Mahkemesi buyruk dinlemiyor. Dinleyin Zühtü Arslan’ın son konuşması, ferman padişahınsa hukuk bizimdir dedi” ifadelerini kullandı.

Gelecek Partisi (GP) Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden (TBMM) Saadet Partisi – Gelecek Partisi ortak grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Davutoğlu, Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden ocağında yaşanan toprak kaymasına ilişkin şu ifadeleri kullandı: Sizler modernitenin açtığı çevre felaketlerinin Türkiye’deki temsilcilerisiniz! Erzincan İliç’te olan asla bir kader olarak düşünülemez. Kısa sürede zengin olabilmek, bir külçe altın elde etmek isteyenlere sesleniyorum; medeniyet altında değil zihinlerde, medeniyet rant ile değil ahlak ile kurulur.

Siz tabiata baktığınızda dolar dışında yeşil görmezsiniz. Bizim için Anadolu’nun suyu, toprakları, ateşi ve güneşi azizdir. Türkiye’de ne kadar felaket varsa 5 baronun elinde gerçekleşiyor. İktidara yakın bir şirketin Kanada’lı SSR şirketinin yapısına baktım. Bu şirketin 7.2 milyon dolar vergi borcu silinmiş. Kimin hakkını kimin için siliyorsunuz?

Kanal İstanbul ihanetin adıdır

Antalya’da yaşanan sele de değinen Davutoğlu, iktidarın şehirlerin dokusunu anlayamadığını söyledi. Kanal İstanbul Projesi’nin, İstanbul’a saygısızlık olduğunu savunan Davutoğlu, “Kanal İstanbul, İstanbul’un havasına, suyuna, toprağına, ateşine hürmetsizliğin, nobranlığın, ihanetin adıdır.” dedi.

İstanbul’un büyük bir hazine olduğunu dile getiren Davutoğlu, “Bunu ben Sayın Erdoğan’ın yüzüne ifade ettim. Yazılı rapor var, yayınlarım. Mektup yazdım Kanal İstanbul için, ‘Yapmayın, kıymayın İstanbul’a’ diye.” şeklinde konuştu.

Türkiye’yi, imar, uyuşturucu, faiz, ihale ve siyaset baronlarından kurtaracaklarını ifade eden Davutoğlu, siyaseti kar ve rant alanı olmaktan çıkaracaklarını kaydetti. Ahmet Davutoğlu, devletin ve Türkiye’nin yeniden imara ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir konuşmasında “buyruğumdur” ifadesini kullandığını söyleyen Davutoğlu, şöyle konuştu:

Buyruk yazacaksan, dön Netanyahu’ya ‘Ben ki Selahaddin Eyyubi’nin, Hazreti Ömer’in mirasının takipçisi, Yavuz Sultan Selim Han’ın fethettiği diyarların bugünkü hamisi, Sultan Abdülhamid Han’ın reddettiği siyonist projelerin takipçisi ve karşılığı, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ım; sen ki Netanyahu’sun ‘sana ticareti kesiyorum, sana hava sahalarımı kapatıyorum.

Eğer zulmünü durdurmazsan gemilerimle yardım gönderiyorum, ebabil kuşları gibi helikopterlerle yardım indiriyorum Gazze’ye, ramazan yaklaşırken saldırılarını kesmezsen bütün gücümle orada olacağım’ de. Buyruk böyle yazılır.

“Faiz düşürülecek dendi, düşmedi”

Ekonomide yaşanan krize de değinen Davutoğlu şöyle konuştu: Faiz düşürülecek dendi, düşmedi. Devlet planlama teşkilatı kapatıldı. Hiçbir denetime tabi olmayan Varlık Fonu kuruldu. Başına, buyruğu veren kayınpeder, vekili olarak da damat atandı. Varlık fonu üzerinden de neler döndüğünü sadece bir bürokrattan sordular. İhale kanunu 200 defa değiştirildi.

Paylaşın

Yargıdan ‘Kanal İstanbul’ Kararı: İmar Planı İptal

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB), Kanal İstanbul Projesi’nin imar planına ilişkin açtığı davayı karara bağlayan İstanbul 11. İdare Mahkemesi, Kanal İstanbul Yenişehir Rezerv Yapı Alanı imar planını iptal etti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB), Kanal İstanbul’a ilişkin yargıya taşıdığı plan süreçlerine dair diğer davalar için yargı süreci devam ediyor. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) davası da Danıştay’da görülüyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca 15 Temmuz 2021’de onaylanan ve 16 Temmuz 2021’den itibaren bir ay süreyle askıya çıkarılan İstanbul İli, Yenişehir Rezerv Yapı Alanı (Kanal İstanbul Projesi) 1. Etabına ilişkin 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği’ne itiraz etti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İBB’nin söz konusu imar planı değişikliğiyle ilgili itirazını zımnen reddetti. İBB, bu işlem üzerine imar planının iptal edilmesi için konuyu yargıya taşıdı.

İBB, başvurusunda işlemin haksız ve hukuka aykırı olduğu, uyuşmazlık konusu plan değişikliklerinin kamu yararına aykırılık teşkil ettiği, İstanbul’un geleceği için hayati önem taşıyan tarım topraklarına, orman alanlarına ve su havzalarına geri dönülemez zarar vereceği gerekçeleriyle plan değişikliğinin iptalini istedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın işlemiyle ilgili kararını veren İstanbul 11. İdare Mahkemesi, İBB’nin itirazını haklı bularak imar planını iptal etti. 2023/3120 numaralı kararda “15/07/2021 onay tarihli, İstanbul İli, Yenişehir Rezerv Yapı Alanı (Kanal İstanbul Projesi) 1. Etabına ilişkin 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği ile bu plan değişikliklerine yapılan 16/08/2021 tarih ve BK No:4274, İBB No:138918 sayılı itirazın zımnen reddine ilişkin işlemde şehircilik ilke ve esaslarına, planlama tekniklerine ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır” denildi.

ÇED davası Danıştay’da

Birgün’ün aktardığına göre; Kararda dava konusu revizyon imar planı değişikliklerinde dava konusu planın payına düşen nüfusun nasıl tespit edildiğinin bilinmediği belirtildi. Bu durumun dava konusu plan değişiklikleri için nüfus denetimi yönünden belirsizlik yarattığı kaydedildi.

Yine plan değişikliklerinin bilirkişi raporunda bu hususa yönelik yapılan açıklamalar kapsamında nüfus hesapları yönünden eksikler içerdiği, değişen yol güzergahına bağlı olarak genişleyen ve yeni önerilen donatı alanları hakkında yatırımcı kurum ve kuruluşlarının görüşlerine dair bilginin bulunmadığı, mezarlık alanlarının ağaçlandırılacak alan olarak gösterilmesinin mevzuata uygun olmadığı belirlendi.

Paylaşın

CHP’de İstifa Furyası: Tek Amaçları Kamusal Kaynakları Yağmalamak

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlerde aday gösterilmeyen Adana Seyhan Belediye Başkanı Akif Kemal Akay, Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa ettiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Akif Kemal Akay, istifasına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Emeğe değer veren, hemen her alanda üretim yapan, ürettiğini ve diğer kaynakları en verimli şekilde kullanan, muhtaçlara yaptığı paylaşımlarda hiçbir şekilde kimlik ayrımı yapmayan, başarısı tüm kamuoyu tarafından kabul edilen bir başkana tahammül edemeyen; tek amaçları kamusal kaynakları yağmalamak olan yöneticilerin ahlak dışı yollarla işgal ettiği, 55 yıl hemen her alanında onurla ve gururla hizmet verdiğim Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ediyorum. Seyhan’a ve Adana’ya, layık olduğu hizmetlere devam edeceğimi bir atasözünü anımsatarak tüm hemşehrilerime saygı ile duyuruyorum. ‘İstendiğin yere erinme, istenmediğin yere görünme!'”

Gürsel Tekin ve Soner Çetin’in istifası

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), yerel seçimlerde kritik noktalarda adaylarını Parti Meclisi toplantısında belirlemişti. Toplantının ardından bugün CHP’de peş peşe istifalar yaşanmıştı. Partinin eski genel sekreteri Gürsel Tekin ile Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin istifa ettiklerini duyurmuşlardı.

Gürsel Tekin istifa kararına ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı: “Hiçbir objektif koşul, liyakat ve ehliyetin olmadığı, parti içi hemşehricilik, gruplaşma, ekipleşme ilişkileri ile makam ve mevkilerin dağıtıldığı, partiye emek veren, partinin iktidar olması için çalışan insanların dışlandığı, Türkiye’de iktidar mücadelesi yerine parti içi iktidar mücadelesinin yeğ tutulduğu, parti hukukunun ve partimiz emekçilerinin haklarının yok sayıldığı, Genel Merkezin kendi açıkladığı kural ve talimatlara bile uymadığı, parti hukukuna ve açıklamalarına güvenerek emek sarf eden insanların emeklerinin gasbedildiği, ideoloji, ilke veya düşünce ile oluşan yoldaşlık ruhu yerine ahbap-çavuş, eş, dost, akraba ilişkilerinin her düzeyde belirleyici olduğu bir yapı haline dönüşmüştür.”

Soner Çetin ise istifa açıklamasında, “Önce yerelde, ardından genelde iktidarı hedeflemesi gerekirken Cumhuriyet Halk Partisi mevcut yönetiminin sadece kendi parti içi iktidarlarını korumaya yönelik taktikler geliştirmeye çalıştığını kaygıyla izlemekteyiz. Bunu son aday belirleme yöntemlerinde de net bir şekilde gördük.” demişti.

Paylaşın