Ali Koç: Önümüzdeki Sezon Sistemi De Yeneceğiz

Yüksek Divan Kurulu (YDK) üyeleriyle buluşmasında önemli açıklamalarda bulunan Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, “Seneye daha da güçlü bir kadro kuracağız” dedi ve ekledi:

“Geçmişten aldığımız, tecrübe edindiğimiz konulardan hareketle daha iyi nokta atışları yapacağız. Önümüzdeki sezon sistemi de yeneceğiz.”

Fenerbahçe’de başkan adayı Aziz Yıldırım ile yarışacağı seçim öncesi çalışmalarını sürdüren Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Yüksek Divan Kurulu üyeleriyle buluşmasında önemli açıklamalarda bulundu.

Ali Koç, sportif direktör Mario Branco’nun kulüpte kalacağını belirtirken, “Mario Branco bizimle devam edecek. İrfan Can, Fred, Ferdi, Osayi… Bunların hepsi olağanüstü astronomik bir rakam gelmediği taktirde takımda kalacak” ifadelerini kullandı.

Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Ali Koç açıklamalarının devamında ise şu ifadeleri kullandı: “Fenerbahçemize her türlü haksızlığı her türlü adaletsizliği hatta her türlü saldırıyı yapanlara karşı geldiğimiz günden beri mücadele ettik. Mücadelenin dozajı arttı.

Fitilini ateşlediğimiz mücadeleyi sonuçlandırmak için adayım. Sayın Aziz Yıldırım kuvvetliyken yapmadınız da şimdi nasıl yapacağınızı bir anlatmanızda fayda olduğunu düşünüyorum. Bu kulüp 6 sene öncesine dönemez. Hepimiz kulübümüzü şampiyon yapmak istiyoruz. Ama ne demek borç beni ilgilendirmez? Nasıl ilgilendirmez?

Kendi dönemlerinde Fenerbahçe’ye operasyon yapılırken haykırıp isyan edenler, bugün yine Fenerbahçemize karşı operasyon yapıldığında birliktelik değil ayrıştırma, bölücülük yapıyorsa, saldırıları küçümsüyorsa, hatta alay ediyorsa onların da Fenerbahçeliliğine yazıklar olsun.

Seneye daha da güçlü bir kadro kuracağız. Geçmişten aldığımız, tecrübe edindiğimiz konulardan hareketle daha iyi nokta atışları yapacağız. Önümüzdeki sezon sistemi de yeneceğiz.”

Paylaşın

Yeni Anayasa Tartışmaları: CHP Kapıları Kapattı

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 27 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı Anayasası Sivil Anayasa Güçlü Türkiye Sempozyumu’nda yaptığı, “Mevcut Anayasa ile devam edemeyiz” açıklaması CHP PM’nin gündemine geldi.

Edinilen bilgiye göre, “Bizim mevcut anayasaya uyulmadığı ve yargıya müdahaleler sürdüğü konusundaki eleştirilerimizde hiçbir değişiklik yok” yorumunu yapan CHP PM üyeleri, AK Parti ile Anayasa değişikliği konusunda yan yana duramayacaklarını söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) 26 Mayıs’ta düzenlenen Büyük Emekli Mitingi’nin ardından gerçekleştirilen Parti Meclisi toplantısında, “Normalleşme” süreci, mitingler, tüzük değişikliği ve yeni anayasa tartışmaları ele alındı.

CHP Lideri Özel’in kurmaylarına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yle gerçekleştirdiği görüşmeler detaylarını paylaştı. Liderler arasındaki zirvelerin, “Yumuşama” ve “Normalleşme” kelimeleriyle tanımlanmaması gerektiğini ifade eden CHP yetkilileri, “Amacımız kutuplaşmayı azaltmak. Bu bir kutuplaşmayı azaltma sürecidir” dedi.

BirGün’den Mustafa Bildirci’nin haberine göre, CHP’nin, toplumsal sorunlarla ilgili sözünü en sert şekilde söylemeye devam edeceğini kaydeden parti yetkilileri, “Öğretmenler ve emekliler ile bir araya geldik. Siyasi iktidarın politikaları nedeniyle mağdur olan, dezavantajlı pozisyona düşen tüm kesimlerle bir araya olmaya, gücümüzü birleştirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 27 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı Anayasası Sivil Anayasa Güçlü Türkiye Sempozyumu’nda yaptığı, “Mevcut Anayasa ile devam edemeyiz” açıklaması da CHP PM’nin gündemine geldi. Edinilen bilgiye göre, “Bizim mevcut anayasaya uyulmadığı ve yargıya müdahaleler sürdüğü konusundaki eleştirilerimizde hiçbir değişiklik yok” yorumunu yapan CHP PM üyeleri, AK Parti ile Anayasa değişikliği konusunda yan yana duramayacaklarını söyledi.

CHP’de 31 Mart Yerel Seçimleri sürecinde parti aleyhine çalışan üyelerin raporlanma sürecinde sona gelindiği de öğrenildi. Parti kaynakları, CHP üyesi olmasına karşın rakip aday adına çalışan üyelerin kesin ihraç istemiyle disipline sevk edileceğini bildirdi. Bu kapsamda genel merkeze gelen bilgilendirmeleri inceleyeceklerini söyleyen CHP yetkilileri, parti aleyhine çalıştığı net şekilde tespit edilen kişi sayısının 800’e yakın olduğunu belirtti.

“Kimse kimseyi kandırmasın”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Meclis’te düzenlenen grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel, toplantı öncesi, İYİ Parti’den istifa ederek CHP’ye geçen Prof. Dr. Taner Demirer’e parti rozetini taktı.

AK Parti’nin hazırlığını sürdürdüğü sokak hayvanlarına yönelik düzenlemeyle ilgili konuşan Özgür Özel, “Bakım evine alacağız 30 günde sahiplenen olmazsa öldüreceğiz diyorlar. Bir eczacı olarak ötenazi ilacının maliyetini de biliyorum. Kısırlaştırmadan da pahalı bu rakam. Kimse kimseyi kandırmasın. Burada bir anlayış ve bilgisizlik yoksa inanılmaz bir vicdansızlık var” diye konuştu.

Geçtiğimiz pazar günü Ankara’da düzenlenen Emekli Mitingi hakkında değerlendirmelerde bulunan Özel, “Bu ülkeyi bugünlere getirenlere selam olsun. Yanınızdayız, arkanızdayız. Birinci parti olmanın sorumluluğuyla birlikte yürüyoruz. Emeklilerle bu sorunu gündemde tutmaya onların hakkını söke söke almaya devam edeceğiz” ifadelerine kullandı.

Paylaşın

Dervişoğlu’ndan Yeni Anayasa Açıklaması: Tayyipizm’den Türkiye’yi Kurtulalım

Partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu, yeni Anayasa tartışmalarına ilişkin, “Yürürlükte olan 1982 Anayasasında vesayet yok değil. Elbette var. Var ama askeri yönetimlerin vesayetinden ziyade yaptığınız anayasa değişikliklerinden kaynaklı olarak Recep Tayyip Erdoğan vesayeti var” dedi ve ekledi:

“Gelin, doğru bir iş yapmak istiyorsanız biz hazırız. Bu anayasadan bütün vesayetlerin izlerini silelim. İşe de Tayyip Erdoğan vesayetini kaldırmakla başlayalım. Cumhurbaşkanlığı Hükumet sistemi diye adlandırılan Tayyipizm’den Türkiye’yi elbirliği ile kurtulalım.”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM’deki grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Gereksiz tartışmalara hiç gerek yok. 60’lara, 71’lere, 80’lere dönmenin de anlamı yok. 1982 Anayasa’sında değişmemiş sadece 58 madde var. O maddelerde askeri vesayetle falan ilgili değil. Ayrıca yapılan Anayasa değişikliklerinin çoğunu da, 22 yıldır işbaşında bulunan iktidar yani sizler gerçekleştirdiniz.

2010’daki anayasa değişikliğiyle devlet yönetimine ve yargıya FETÖ’yü ortak ettiniz. 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün yaşanmasına vesile oldunuz. Sonra 2017’de olağanüstü hal koşullarında zata mahsus bir anayasa değişikliği yaparak Cumhurbaşkanlığı Hükumet sisteminin anayasal çerçevesini belirlediniz.

2018’den beri bu milletin başına tek adamlığı siz bela ettiniz. Ayrıca neden şikayet edersiniz ki? Bizleri hayatımızın baharında mapushanelere gönderen askeri darbeler sizleri saraylara taşıdı işte. Yürürlükte olan 1982 Anayasasında vesayet yok değil. Elbette var.

Var ama askeri yönetimlerin vesayetinden ziyade yaptığınız anayasa değişikliklerinden kaynaklı olarak Recep Tayyip Erdoğan vesayeti var. Gelin, doğru bir iş yapmak istiyorsanız biz hazırız. Bu anayasadan bütün vesayetlerin izlerini silelim. İşe de Tayyip Erdoğan vesayetini kaldırmakla başlayalım. Cumhurbaşkanlığı Hükumet sistemi diye adlandırılan Tayyipizm’den Türkiye’yi elbirliği ile kurtulalım.

İYİ Parti olarak bugüne kadar sayısız yasa teklifi, araştırma önergesi ve yazılı soru önergesi verdik. Derneklerle, barınaklarla görüştük. Dertlerini dinledik. Çözümler geliştirdik. Hayvan hakları yasası çıkmalı dedik. Kontrol ve kısırlaştırma gerekiyor dedik. Bu hususlarda büyük gayret gösteren öncelikle milletvekillerimize ve emek veren tüm partili arkadaşlarıma huzurunuzda teşekkür ediyorum.

Bizler, hayvanlara eşya muamelesi yapmayan En’am Suresi 38. Ayette ifadesini bulan ‘Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir.’ İlahi emrini, iman hakikati olarak kabul etmiş bir milletiz. Yüzyıllardır hayvanlara merhamet gösteren, şefkatli bir millet olarak, hayvanlarla çocuklar arasında yaşamsal bir tercih yapmamışız. Elbette bunları kıyaslanacak şeyler olarak da görmemişiz.

Bizler Avrupalılar gibi sıfır sokak hayvanı politikası üretecek bir tarihten de gelmiyoruz. Veba salgınını, kedilerle birlikte atlatmış Yörük çadırını, dostu bildiği köpeğiyle birlikte taşımış, Asya’dan Avrupa’ya kısrak başı gibi uzanan bir toprağın çocuklarıyız. Gel gelelim birtakım ülkeler gibi, hayvan ve insanların birbirine karıştığı, bir şehir anarşisini de tercih edecek değiliz. Ancak bu anarşiden beslenen vicdan vampirleri kendi riyakarlıklarını örtmek için sabrımızı ve vicdanlarımızı sınıyorlar.

“Muhbirlik yap, para kazan”

Diyor ki Tarım ve Orman Bakanı; ‘Bilimsel verilere göre, başıboş köpeklerin çoğalmalarının kontrol altına alınabilmesi, bir sene içinde toplam sayının yüz 70’inin kısırlaştırılması ile mümkündür. Ancak son 5 yılda ortalama 260 bin, bir yılda en fazla 350 bin köpek kısırlaştırılabilmiştir.’ Yani paranız mı yok? İmkânınız mı yok sayın bakan? Yoksa işinizi yapmaya niyetiniz mi yok? Elbette bu sorular belediyeler için de geçerli. Sorumluların birbirine topu atmasına gerek yok.

Meselenin çözümü bellidir. Zor da değildir. Öncelikle iyi niyet gereklidir. Sonra merkezi hükümet ile yerel yönetimler arasında sivil toplum ve gönüllüler arasında, koordinasyon ve iş bilirliği gereklidir. Sonra yapılacak şeyin formülü bellidir. Topla, kısırlaştır, aşıla, koru. Bu süreçte barınakların kapasitesi ve imkanları da arttırılmalıdır. Evcil Hayvan ticareti tamamen yasaklanmalıdır. Hayvanlar takip edilmeli, onları sokağa terk edenlere yaptırım uygulanmalıdır. Yani hayvan hakları yasası çıkartılmalıdır.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek kamu görevlilerinin servislerini kaldırarak başladığı şahane tasarruf tedbirleriyle ekonomik krizi çözeceğinden o kadar emin olmuş olacak ki eşsiz uygulamalarına bir yenisini daha eklemeye karar verdi.

Biz bunun adını MUYAP koyduk. Yani muhbirlik yap, para kazan projesi. Sen garibanı gammazla, biz kalantoru kayırırız projesi. Ne hikmetse bakanın aklına vergi borcu affedilen iş adamları, ballı maaş alan üst düzey yöneticiler, israf rekoru kıran saray harcamaları, görev zararı konusunda rekor üstüne rekor kıran kamu bankaları gelmemektedir.

Kollukta kimin kime operasyon yaptığı belli değildir. Hangi cemaat, hangi tarikat derken emniyet ve jandarma İçişleri’nden alınıp neredeyse Diyanet’e bağlanacak seviyeye gelmiştir. Vatandaş bugününden şüpheli, yarınından ise umutsuzdur.”

Paylaşın

2023 Yılında En Az Bin 153 Kişi İdam Edildi

2023 yılında 16 ülkede kafa kesme, ateşli silahla vurma ya da zehir kullanma gibi farklı şekillerde en az bin 153 idam cezasının infaz edildiği bildirildi. Bu, 2015 yılından bu yana görülen en yüksek rakam.

Çin, Kuzey Kore ve Vietnam’da gerçekleşen, ama kaydedilmeyen idamlar buna dahil değil. 2022 yılında idam cezası uygulayan Belarus, Japonya, Myanmar ve Güney Sudan’da 2023 yılında infaz gerçekleşmedi.

Uluslararası Af Örgütü, dünyadaki idam cezalarına ilişkin yıllık raporunu açıkladı. Örgütün 2023 yılı verilerine göre dünya genelinde idam cezasını uygulayan ülkelerin sayısı azalsa da infaz edilen idam cezalarının sayısında artış kaydedildi.

Raporda 2023 yılında 16 ülkede kafa kesme, ateşli silahla vurma ya da zehir kullanma gibi farklı şekillerde en az bin 153 idam cezasının infaz edildiği belirtildi. Af Örgütü’ne göre bu, 2015 yılından bu yana görülen en yüksek rakam.

Uluslararası Af Örgütü, 2022 yılında dünyada 883 idam cezasının infaz edildiğini tespit etmişti. 2023 yılında ise idam cezalarında ortalama yüzde 30 artış kaydedildi.

Raporda kayıtlara geçen infazların yaklaşık üçte birinin, yani 853’ünün İran’da gerçekleştiği aktarıldı. Bu, İran için bir önceki yıla göre yüzde 48 artış anlamına geliyor.

İran’da verilen idam cezalarının önemli bir kısmının siyasi ve uyuşturucu suçlarıyla ilgili olduğu belirtildi. İran’daki etnik azınlık Belucilerin de idamlardan en çok etkilenen grup olduğu ifade edildi. Raporda İran nüfusunun yüzde 5’ini oluşturmalarına rağmen idam edilenlerin yüzde 20’sinin Beluci olduğu aktarıldı.

Raporda ilk sırada bulunan İran’ın ardından ikinci sırada 172 idamın gerçekleştiği Suudi Arabistan, üçüncü sırada 38 idam cezasının infaz edildiği Somali ve dördüncü sırada 24 infazın tespit edildiği ABD yer aldı. ABD ve Somali de bir önceki yıla göre daha fazla idam cezası uyguladı.

Uluslararası Af Örgütü’ne göre Sahra Altı Afrika ülkelerinde 2022 yılında 298 idam cezası verilmişti. Raporda 2023’te ise bu rakamın 494’e çıkarak yüzde 66 oranında dikkat çekici bir artış gösterdiği vurgulandı.

Suudi Arabistan’da da idam edilenlerin altısının kadın olduğu not edildi. Rapora göre Suudi Arabistan geçen yıl ölüm cezasına çarptırılan kişileri kafa keserek infaz eden tek ülke oldu. Ülkede insan kaçırma ve tecavüz gibi eylemlere idam cezası verilirken hükümeti eleştiren kişiler de sert cezalarla karşı karşıya kaldı.

Suudi Arabistan’da Temmuz 2023’te emekli öğretmen Muhammed el Hamdi, hükümeti eleştiren sosyal medya paylaşımları nedeniyle idam cezasına çarptırılmıştı.

Uzmanlar Çin’de de yüksek sayıda idam cezasının verildiğini ve infaz edildiğini tahmin ediyor. Ancak Çin’deki idamlar resmi olarak açıklanmadığı için Af Örgütü’nün raporundaki rakamlara dahil edilmedi.

Rapora Çin’in yanı sıra Kuzey Kore ve Vietnam’da gerçekleşen, ama kaydedilmeyen idamlar da dahil değil. Uluslararası Af Örgütü; Çin, Kuzey Kore ve Vietnam’da binlerce gizli infazın gerçekleştirildiğini tahmin ediyor.

Çin medyasında uyuşturucu kaçakçılığı ve rüşvet gibi suçların ölümle cezalandırılabileceği halka düzenli olarak hatırlatılıyor. Kuzey Kore, Korece konuşmayan kişilerin ölüm cezasına çarptırılmasının önünü açan yeni bir yasa çıkarttı.

144 ülke idamı kaldırdı

DW Türkçe’nin haberine göre; Uluslararası Af Örgütü’nün Almanya’daki Genel Sekreteri Julia Duchrow da raporla ilgili değerlendirmesinde giderek daha fazla ülkenin idam cezası uygulamaktan uzaklaştığını söyledi.

2022’de idam cezası uygulayan Belarus, Japonya, Myanmar ve Güney Sudan’da 2023’te infaz gerçekleşmedi. Dünyada bugüne kadar 144 ülke ölüm cezasını yasayla veya uygulamada kaldırdı.

Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard da yaptığı açıklamada idam cezası uygulayan ülkelerin giderek yalnızlaştığını belirterek “Bu iğrenç cezaya karşı kampanyamız işe yarıyor. İdam cezasına son verene kadar devam edeceğiz” dedi.

Paylaşın

Erdoğan’a “Parti İçinde Ekipleşmeler Başladı” Uyarısı

Erdoğan başkanlığında yapılan YİK toplantısında, “Partide farklı bir yapı oluşmaya başladı. ‘Şunun adamı, bunun adamı’ diye bir şey yoktu. Şimdi ise teşkilatlar dâhil parti içinde ekipleşmeler başladı” görüşü dile getirildi.

AK Parti’nin “fabrika ayarları”na dönmesine yönelik tartışmalar ise “AK Parti’nin kuruluş aşamasındaki ayarlar ile bugünün şartları farklı… Değişim olacaksa bu geciktirilmemeli, zamanlaması önemli. Fazla bekletilirse de sıkıntı olur. Sonuç alınamaz” şeklinde değerlendirildi.

“AK Parti’nin Abileri” olarak nitelendirilen ve eski TBMM Başkanları İsmail Kahraman, Köksal Toptan, İsmet Yılmaz, Binali Yıldırım, Mehmet Ali Şahin, Cemil Çiçek gibi isimlerin üye olduğu Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu toplantısında AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a uyarılarda bulunuldu.

İktidara yakın Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, geçen günlerde Erdoğan’ın başkanlığında yapılan toplantıda, seçim sonuçları analiz edildi. Bazı kurul üyeleri, AK Parti’nin “bürokratik oligarşi ile mücadele ederek bugünlere geldiğine fakat son dönemde bürokrasinin siyaseti teslim almaya başladığına” dikkati çekti.

Toplantıda “Parti de bürokrasiye göre hareket ediyor. Mesela, kanuni düzenlemeler bile, siyasetin bakış açısı ile değil bürokrasinin taleplerine göre yapılıyor. ‘Toplumdaki karşılığı nedir bunun’, ‘Vatandaştaki etkisi ne olacak’ gibi bu konular dikkate alınmıyor. Siyaset ön plana çıkarılmalı” değerlendirmesi yapıldı.

“Bugünün şartları farklı”

AK Parti içinde bir süredir yaşanan “ekipleşme”nin de vurgulandığı toplantıda “Partide farklı bir yapı oluşmaya başladı. ‘Şunun adamı, bunun adamı’ diye bir şey yoktu. Şimdi ise teşkilatlar dâhil parti içinde ekipleşmeler başladı” görüşü dile getirildi. AK Parti’nin “fabrika ayarları”na dönmesine yönelik tartışmalar ise “AK Parti’nin kuruluş aşamasındaki ayarlar ile bugünün şartları farklı” şeklinde değerlendirildi.

Habere göre, seçim sonrası partide oluşan değişim beklentisi de masaya yatırıldı. Kurul üyelerinden bazıları “Değişim olacaksa bu geciktirilmemeli, zamanlaması önemli. Fazla bekletilirse de sıkıntı olur. Sonuç alınamaz” dedi. Toplantıda şu görüşler dile getirildi:

“1989 seçimleri ile bugünkü seçimleri aynı düzlemde değerlendirilmez. O günkü CHP ile bugünkü CHP aynı değil. Seçim sonuçlarını değerlendirirken, seçmen sosyolojisini de dikkate almamız lazım. Biz hata yapmış olabiliriz, eksiğimiz olabilir ama, bu insanlar hangi saiklerle CHP’ye oy verdi? Asıl buna bakılması lazım. CHP, 1989 şartlarından farklı olarak daha merkezde yer aldı. Kent Lokantalarına yönelik seçim sürecinde çok tartışma oldu ama bu yöntem aslında bizim kullandığımız bir yöntemdi. Bunları iyi analiz etmek lazım.”

Paylaşın

Davutoğlu’ndan Bahçeli’ye: Gençleri Sokağa Davet Etmeyin

Gelecek – Saadet ortak grup toplantısında Ahmet Davutoğlu, Devlet Bahçeli’nin “Elinde ve vicdanında ülkücü kanı taşıyan alçaklarla kesif bir hesaplaşmaya hazırız, helalleşmeyeceğiz” sözlerini hatırlatarak, “Gençleri hesaplaşacağız diye sokağa davet etmeyin” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Gelecek Partisi ve Saadet Partisi ortak grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşmasının büyük bölümünü ‘Sinan Ataş’ cinayetine ayıran Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi Sayın Bahçeli, ‘hesaplaşacağız kesinlikle helalleşmeyeceğiz’ diye bir ifade kullandı. Artık yaşı kemale ermiş bir siyasetçinin kullanmaması gereken bir ifade. Düşmanla hesaplaşabilirsin ama vatandaşınla helalleşeceksin ama en önemlisi o ülkücü şehitlerin son halkası olan Sinan Ateş’in eşiyle annesiyle helalleşeceksin Sayın Bahçeli.

Bu resme bakın rahmetli Sinan Ateş, 5 yıl önceki Ülkücü Şehitler Günü’nde Sayın Bahçeli’nin hemen arkasında, şimdi de yeni Ülkü Ocakları Genel Başkanı hemen arkasında. Şimdi Ülkü Ocakları Genel Başkanı genç kardeşim şu resme bakıp kendi geleceğiyle ilgili ne tahayyül eder veya bu işlerin içinde bir rolü varsa ne düşünür Sinan Ateş’in ailesi onlar hakkında.

Sayın Bahçeli siyasete girdiğinde en çok takdir edilen yönü gençleri sokaktan çekmesi olmuştu. O zamanki ifadelerini hatırlatırım Sayın Bahçeli, ‘Gençleri sokaklardan çekeceğiz, bize okumuş genç lazım.’ O zaman 40 yaşlarındaydı Sayın Bahçeli, şimdi 70’li yaşlarda. 70’li yaşlarda gençleri hesaplaşacağız diye sokağa davet etmeyin Sayın Bahçeli.

Biz o günleri çok acı yaşadık, nice yiğit insanlar evlerinde şehit edildiler. Gençler idealisttir, olumlu yönde bir idealizm verirseniz dünyayı ihya ederler, olumsuz bir şekilde onları şiddete sevk ederseniz kendileri için de ülkeleri için de felaket sebebi olurlar.

Hangi ideolojiye mensup olursa olsun bütün gençlere sesleniyorum, bu kritik günlerde asla provokasyonlara gelmeyiniz ve bütün hukukçulara sesleniyorum hiçbir yerden talimat almayın. Sinan Ateş’in katilleri cezalandırılmadıkça hiçbir gencimiz emniyette, hiçbir sokağımız huzurda olmayacak.”

Paylaşın

MGK’dan Yedi Maddelik Bildiri: Yapay Zeka Vurgusu

Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrası yayınlanan bildiride, “Türkiye’nin, yapay zeka çalışmalarının ilmi, askeri, iktisadi ve içtimai neticelerine hazırlıklı olmasının ve bu alanda ileri kabiliyetler geliştirmesinin önem ve önceliğine işaret edilmiştir” ifadelerine yer verildi.

Haber Merkezi / Bildiride ayrıca, “Gazze’deki katliamlarını sürdüren İsrail’in insanlığa karşı işlediği suçlara son vermesi için dünyanın dört bir yanında yükselen sesleri bastırmaya yönelik uygulamaların; hukukun üstünlüğü, demokrasi ve ifade hürriyetini savunduğunu iddia eden çevrelerin samimiyetsizliğini bir kez daha gözler önüne serdiği belirtilmiştir. Buna mukabil tarihin doğru tarafında yer alarak Filistin Devleti’ni tanıyan ülkelerin sayısının ve katliamın sorumlularının adalete karşı hesap vermesine yönelik çabaların artmasının kritik önemde olduğu ifade edilmiştir” denildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen toplantı yaklaşık 3 saat 40 dakika sürdü. Toplantının ardından yayımlanan yedi maddelik bildiri yayınlandı. Bildiride şu ifadelere yer verildi:

“1. PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ VE DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere millî birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla gerçekleştirilen operasyonlar hakkında kurula bilgi sunulmuştur.

2. Komşumuz Irak’la eş güdüm ve iş birliğimizin, ülkelerimiz arasındaki ahdî zeminin genişlemesiyle daha ileri aşamalara taşınacağı vurgulanarak güvenlik alanında kaydedilecek somut ilerlemelerin, bölgemizin kalkınmasına yönelik müşterek gayretlerimizi kuvvetlendireceği belirtilmiştir.

3. Irak ve Suriye’de gasp ettiği toprakları terör yuvası hâline getiren PKK/KCK-PYD/YPG’nin ve ona sağlanan desteğin bölgemizdeki tüm unsurlarıyla birlikte bertaraf edileceği, millî güvenliğimiz ve komşularımızın toprak bütünlüğü hilafına herhangi bir oldubittiye fırsat verilmeyeceği vurgulanmıştır.

4. Uluslararası hukuktan kaynaklanan mesuliyetlerini yok sayarak Gazze’deki katliamlarını sürdüren İsrail’in insanlığa karşı işlediği suçlara son vermesi için dünyanın dört bir yanında yükselen sesleri bastırmaya yönelik uygulamaların; hukukun üstünlüğü, demokrasi ve ifade hürriyetini savunduğunu iddia eden çevrelerin samimiyetsizliğini bir kez daha gözler önüne serdiği belirtilmiştir. Buna mukabil tarihin doğru tarafında yer alarak Filistin Devleti’ni tanıyan ülkelerin sayısının ve katliamın sorumlularının adalete karşı hesap vermesine yönelik çabaların artmasının kritik önemde olduğu ifade edilmiştir.

5. Ukrayna’daki insani durumun her geçen gün kötüleşmesine sebep olan savaşa ilişkin son gelişmeler ele alınarak adil ve kalıcı bir barışın en kısa sürede tesisine ilişkin imkânlar değerlendirilmiş; kıyıdaş ülkelerle birlikte, Karadeniz’de seyrüsefer emniyetinin tahkimine yönelik çalışmaların sürdürülmesinin önemi vurgulanmıştır.

6. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki müzakerelerde kaydedilen müspet gelişmelerin barışı sağlayacak bir anlaşma ile neticelenmesi yönündeki temennimiz ve kalıcı barışın tesisini hedefleyen tüm iyi niyetli çabalara desteğimiz teyit edilmiştir.

7. Yapay zekâ alanında kaydedilen ilerlemenin, insanlık tarihinde yeni bir merhaleye geçilmesini mümkün kılabilecek büyük fırsatlar sunduğuna; bununla birlikte, bahse konu sahadaki potansiyelin birtakım sınamaları ve siber alanda oluşan yeni tehditleri de beraberinde getireceğine dikkat çekilmiştir. Türkiye’nin, yapay zekâ çalışmalarının ilmî, askerî, iktisadi ve içtimai neticelerine hazırlıklı olmasının ve bu alanda ileri kabiliyetler geliştirmesinin önem ve önceliğine işaret edilmiştir.”

Paylaşın

Papa ‘İlahiyat Fakültelerinde İbnelik Havası Var’ Sözleri Nedeniyle Özür Diledi

Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Francis, katıldığı bir toplantıda kullandığı, ‘İlahiyat fakültelerinde ibnelik havası var’ sözleri nedeniyle özür diledi.

Vatikan sözcüsü Matteo Bruni, Francis’in 20 Mayıs’ta İtalyan piskoposlara kapalı kapılar ardında yaptığı açıklamalarla ilgili olarak medyada çıkan söylentileri kabul eden bir açıklama yaptı.

İtalyan medyası, Papa Francis’in psikoposlarla yaptığı görüşme sırasında İtalyanca konuşurken şaka yollu “ibnelik” (frociaggine) terimini kullandığını aktarmıştı.

İtalyan medyasının bildirdiğine göre Papa, 20 Mayıs’ta İtalyan piskoposlarla yaptığı toplantıda kilisenin ‘eşcinsel erkeklere kapalı’ pozisyonunu teyit ederken ilahiyat fakültelerinde “zaten bir ibnelik havası var” ifadesini kullandı.

Papa Francis bu terimi, Vatikan’ın eşcinsel erkeklerin ruhban okullarına girmesine ve papaz olarak atanmasına izin verme yasağını teyit ederken kullanmıştı.

Sözcü Bruni, Papa’nın basında çıkan haberleri duyduğunu ve uzun zamandır Katolik Kilisesi’nde “herkese yer olduğu” konusundaki politikasını hatırlattı.

Bruni, “Papa hiçbir zaman homofobik terimlerle kendisini ifade etmeyi ya da rencide etmeyi amaçlamamıştır ve bu terimin kullanılmasından rahatsız olanlara özürlerini iletmektedir” dedi.

Papa Francis, geçtiğimiz günlerde İtalyan papaz adaylarının eğitimine ilişkin psikoposların katıldığı toplantıda bir konuşma yaptı.

Vatikan, “eşcinselliği uygulayan, eşcinsel eğilimler gösteren veya sözde eşcinsel kültürünü destekleyen” erkekleri ilahiyat fakültelerine kabul edemeyeceğini veya papaz olarak atayamayacağı eğilimini benimsemişti.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

CHP Sözcüsü Yücel’den Erdoğan’a ‘Yeni Anayasa’ Tepkisi

Erdoğan’ın ‘yeni anayasa’ söylemlerine ilişkin açıklamada bulunan CHP Sözcüsü Deniz Yücel, “‘Türkiye Yüzyılı Anayasası’ diye bir anayasa olmaz! ‘Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ olur!” dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından Türkiye Yüzyılı Anayasası Sivil Anayasa Güçlü Türkiye Sempozyumu’ndan fotoğraflar paylaşarak şu ifadeleri kullandı:

“Yeni Türkiye’nin sembollerinden olan Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda düzenlenen Sivil Anayasa, Güçlü Türkiye Sempozyumu’nun demokrasimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Kıymetli fikirleriyle sempozyuma katkı veren hocalarımıza ve hukukçularımıza teşekkür ediyorum.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Sözcüsü Deniz Yücel’de sosyal medya hesabından Erdoğan’ın paylaşımını alıntılayarak şu ifadeleri kullandı:

“Yassı Ada’nın adını ‘Demokrasi ve Özgürlükler Adası’ olarak değiştirmekle ülkeye demokrasi ya da özgürlük gelmiyor Sayın Erdoğan. AKP döneminde Yassı Ada’nın adı değiştirildikten sonra adada yapılan ilk işlem, imar düzenlemesi oldu. Yargılamaların yapıldığı spor salonu, Adnan Menderes’in kaldığı oda dahi yıkıldı.

Ada beton cehennemine çevrildi. Yani betonlaşmaya özgürlük getirdiler. Sayın Erdoğan ‘Anayasa normlar hiyerarşisinin tepesinde yer alır’ diyor. Çok doğru. Ama lafla peynir gemisi yürümez. Kendilerinin onlarca maddesini değiştirdikleri mevcut Anayasa’yı dahi uygulamayanların, yeni, daha demokratik bir anayasa yapımında samimi olmaları düşünülemez.

Sayın Erdoğan, her 27 Mayıs’ta Adnan Menderes ve arkadaşlarının hatırasını sömürerek demokrasi dersi vereceğinize, önce Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasının önünü açın. Ayrıca, ‘Türkiye Yüzyılı Anayasası’ diye bir anayasa olmaz. ‘Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ olur.”

Erdoğan ne demişti?

Erdoğan, Türkiye Yüzyılı Anayasası Sivil Anayasa Güçlü Türkiye Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullanmıştı:

“Yeni anayasa ile tüm bu kazanımları daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz. Yeni anayasaya ülkemizin neden lüzum duyduğunu aktardık. 1921 ve 1924 anayasalarını dışarıda bırakırsak bütün anayasalarımız vesayetçilerin direktifiyle yapılıp halka empoze edildi. Anayasalarımız içinde vesayetin en fazla nüfuz ettiği 1961 anayasasıdır. 61 Anayasası ve 82 Anayasası’nın hazırlanma sürecinde milletin iradesi tecelli etmedi.

Çerçevesini darbecilerin çizdiği dili sorunlu mevcut anayasa ile yola devam edemeyiz. Türk demokrasisi yeni ve sivil anayasa yapacak güce sahiptir. Artık yeni bir anayasa kaçınılmazdır. Mevcut anayasa siyasete güveni zedeliyor. Yapıcı ve uzlaşmacı tavrımızı koruyacağız. Muhalefetteki muhataplarımızın da bu istekte ısrarcı olmayacağını düşünüyorum.”

Paylaşın

Aziz Yıldırım’dan Kendisine ‘FETÖ’ İmasında Bulunan Ali Koç’a Yanıt

Ali Koç’un “Aziz Başkanın, örgüt lideri ile ilgili daha çelişkili açıklamaları da var 2013’ten sonra. Benim çizgim aynı, yanlış olur, doğru olur, benim çizgim aynı” sözlerine yanıt veren Aziz Yıldırım, “Benden FETÖ’cü çıkmaz” dedi ve ekledi:

“Benden Atatürkçü, ülkesini seven, laik bir Fenerbahçeli olur başka bir şey olmaz. Benim hakkımda böyle söylemlerde bulunup kızdırmaya çalışıyorlar. Ama biz işimize bakacağız. Yapmamız gereken çok iş var.”

Fenerbahçe’de başkan adayı Aziz Yıldırım, Ali Koç’un kendisi hakkındaki açıklamalarına da cevap verdi. Aziz Yıldırım, “Şimdi benim FETÖ’cü olduğumu ima ediyorlar. Benden FETÖ’cü çıkmaz. Benden Atatürkçü, ülkesini seven, laik bir Fenerbahçeli olur başka bir şey olmaz. Benim hakkımda böyle söylemlerde bulunup kızdırmaya çalışıyorlar. Ama biz işimize bakacağız. Yapmamız gereken çok iş var” diye konuştu.

Teknik direktör Jose Mourinho hakkında da konuşan Aziz Yıldırım, “Şampiyon olabilmek için önce iyi bir teknik direktör ve yönetim olması lazım. İyi bir teknik direktör getireceğiz” dedi. 1 Haziran Cumartesi günü Şampiyonlar Ligi finalini izlemek için Londra’ya gideceğini kaydeden Aziz Yıldırım, burada Jose Mourınho ile de yüz yüze görüşeceğini ve anlaşacaklarını söyledi.

Ali Koç ne demişti?

Fenerbahçe’nin mevcut başkanı ve başkan adayı Ali Koç, pazartesi akşamı kongre üyeleriyle bir araya geldiği toplantıda şu sözleri kullanmıştı; “Kelimeleri dikkatli seçmeye çalışıyorum. Aziz Başkanın, örgüt lideri ile ilgili daha çelişkili açıklamaları da var 2013’ten sonra. Benim çizgim aynı, yanlış olur, doğru olur, benim çizgim aynı.

Aziz Başkan, Cumhuriyet değerlerine son derece önem veren, biz de onun tornasından geçtik, önem veren biri, Fenerbahçe’nin de DNA’sında bu konularda bir duruşu var. Bu ne yazık ki zaman içerisinde siyasete çekildi. Çünkü Cumhuriyet değerleri bir siyasi malzeme haline geldi. Bize göre değil. Nasıl anayasanın ilk dört maddesi tartışılamazsa, bizim savunduğumuz değerler de tartışılamaz.

Biz siyaset falan yapmıyoruz, siyaset bizim savunduğumuz alan girdi. Aziz Başkanın da, benim de, bizden sonraki başkanların da burada bir pozisyon değiştireceklerini sanmıyorum. ‘Sistemle iyi geçinin’ diyen de var. Biz öyle olamıyoruz. Fenerbahçe’nin bir duruşu var bu konularda. Bunun devam etmesi de buranın, milyonların elinde. Şunu da söylemek istiyorum, Aziz Başkan, ‘Kim engellemek istiyor?’ diyor. O da bizi siyasete itmeye çalışıyor. Ama zaten bana proje diyen Aziz Yıldırım, bana FETÖ projesi diyen Aziz Yıldırım.

Onun için rakip takımın başkanı proje deyince ben cevap vermiyorum. Çünkü dönüp, ‘Senin başkanın dedi’ diyecek. Ankara’nın kafasına benim bu işi siyaset için yaptığımı sokan da Aziz Yıldırım. Geçen gün bir lafım oldu. ‘Aynaya bak. Bizi engellemek isteyenlerden biri sensin’ dedim. Bana sorarsanız, Aziz Başkanın, şu yaşında, şu sağlığında, bir numaralı önceliği 2018’in intikamını almak. Bunu da yakın çevresine söylediğini biliyoruz.”

Paylaşın