Slovenya, Filistin’i Resmen Tanıyacağını Duyurdu

Avrupa’da Filistin’in uluslararası diplomasi sahnesindeki konumunu güçlendirecek kritik adımlar atılmaya devam ediyor. Slovenya, Filistin devletinin resmen tanınacağını duyurdu.

Haber Merkezi / Konuya ilişkin açıklama yapan Slovenya Başbakanı Robert Golob, hükümetin, Filistin’in bağımsızlığı ve egemenliğinin tanınmasına ilişkin kararı kabul ettiğini ve kararnamenin onay için Ulusal Meclis’e gönderildiğini belirtti.

İspanya, İrlanda ve Norveç Filistin’i 28 Mayıs itibariyle resmen tanımıştı. AB içinden yeni devletlerin benzer yönde adım atması bekleniyor. İngiltere ve Avustralya’nın yanı sıra Malta’nın da benzer bir adım atabileceği belirtiliyor.

Öte yandan Almanya ve Fransa ise Filistin’in tanınması fikrine mesafeli yaklaşıyor. Fransa Filistin devletini tanımak için doğru zaman olmadığını ifade ederken Almanya da iki devletli çözümün yalnızca diyalog yoluyla sağlanabileceği konusunda ısrar ediyor.

Aralarında Rusya, Çin ve Hindistan’ın da bulunduğu, Birleşmiş Milletler’e üye 193 ülkeden 144’ü Filistin’in bağımsızlığını tanıyor. 2014 yılında İsveç, Filistin’i bir devlet olarak tanıyan ilk AB üyesi olmuştu. Bulgaristan, Kıbrıs, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya ve Romanya Filistin’i tanıyan diğer birlik üyeleri.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 53 artarak 36 bin 224’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 237 artarak 81 bin 777’ye yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Swap Hariç Net Rezervleri Pozitif Bölgeye Yaklaştı

Merkez Bankası’nın (TCMB), 24 mayıs ile biten haftada, toplam rezervleri 142 milyar 200 milyon dolara, aynı haftada bankanın net rezervler 40 milyar 300 milyon dolara yükseldi.

Haber Merkezi / Aynı hafta Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları toplam büyüklük 14,6 milyar lira geriledi. Toplam Kur Korumalı Mevduat büyüklüğü 2,16 trilyon lira olarak gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 24 mayıs ile biten haftaya ilişkin para ve banka istatistiklerini yayınladı.

Buna göre; Merkez Bankası’nın (TCMB) 24 mayıs ile biten haftada brüt rezervleri 142,2 milyar dolara yükseldi. Net rezervler de aynı dönemde 40,3 milyar dolara çıktı. Aynı hafta swap hariç net rezervler ise 9,7 milyar dolar artışla eksi 5,1 milyar dolar oldu.

Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, aynı hafta yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatları 1,4 milyar dolar düşüşle 170,6 milyar dolar oldu. Parite etkisinden arındırıldığında düşüşün 708 milyon dolar olduğu görüldü.

Parite etkisinden arındırılmış veride tüzellerin ise alım tarafında olduğu izlendi. Buna göre gerçek kişilerin döviz mevduatlarında pariteden arındırıldığında 1,5 milyar dolarlık düşüş görülürken, tüzel kişilerin döviz mevduatları 809 milyon dolar arttı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 24 mayıs ile biten haftada 14,6 milyar TL düşüş kaydetti. Kur korumalı mevduat toplamı 2,16 trilyon TL’nin altına gelmiş oldu.

Merkez Bankası (TCMB) kur korumalı Döviz/altın dönüşümlü mevduat/katılma (DDKKM) ve Türk lirası mevduat/katılma (TL KKM) hesaplarının stok bakiyeleri aylık frekansta ve zaman serisi olarak Aylık Para ve Banka İstatistikleri kapsamında yayımlanmaya başlanacağını duyurdu.

Paylaşın

‘Kur Korumalı Mevduat’ Hesapları 2,16 Trilyon Liraya Düştü

Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 24 Mayıs ile biten haftada 14,6 milyar lira düşüş kaydetti. Böylece kur korumalı mevduat hesapları toplamı 2,16 trilyon liranın altına gelmiş oldu.

Haber Merkezi / Aynı hafta Merkez Bankası’nın (TCMB) swap hariç net rezervleri eksi 5,1 milyar dolara geriledi. Bankanın toplam rezervleri ise 142,2 milyar dolara yükseldi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 24 mayıs ile biten haftada 14,6 milyar TL düşüş kaydetti. Kur korumalı mevduat toplamı 2,16 trilyon TL’nin altına gelmiş oldu.

Merkez Bankası (TCMB) kur korumalı Döviz/altın dönüşümlü mevduat/katılma (DDKKM) ve Türk lirası mevduat/katılma (TL KKM) hesaplarının stok bakiyeleri aylık frekansta ve zaman serisi olarak Aylık Para ve Banka İstatistikleri kapsamında yayımlanmaya başlanacağını duyurdu.

Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, aynı hafta yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatları 1,4 milyar dolar düşüşle 170,6 milyar dolar oldu. Parite etkisinden arındırıldığında düşüşün 708 milyon dolar olduğu görüldü.

Parite etkisinden arındırılmış veride tüzellerin ise alım tarafında olduğu izlendi. Buna göre gerçek kişilerin döviz mevduatlarında pariteden arındırıldığında 1,5 milyar dolarlık düşüş görülürken, tüzel kişilerin döviz mevduatları 809 milyon dolar arttı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) aynı hafta brüt rezervleri 142,2 milyar dolara yükseldi. Net rezervler de aynı dönemde 40,3 milyar dolara çıktı. Swap hariç net rezervler ise 9,7 milyar dolar artışla eksi 5,1 milyar dolar oldu.

Paylaşın

İklim Krizi: 2023 Yılında Türkiye 47 Gün Aşırı Sıcak Yaşadı

İklim krizinin etkisiyle, bölgeler özelinde yaşayan insanların maruziyetini referans alarak ve tüm nüfusun ortalaması alınarak yapılan hesaplamaya göre, Türkiye, 2023 yılında 47,6 gün aşırı sıcak yaşadı.

İklim krizinin etkisi olmasaydı bu sayı 18,8 gün olacaktı. 1991 – 2020 döneminde, yerel bölgeler özelinde gözlemlenen sıcaklıkların yüzde 90’ından daha sıcak gerçekleşen gün sayısı, aşırı sıcak gün sayısı olarak ifade ediliyor.

Climate Central, World Weather Attribution (WWA) ve Kızılhaç Kızılay İklim Merkezi, sıcak hava dalgaları ve dünya genelinde aşırı sıcaklara maruz kalan insan sayısına ilişkin dün (28 Mayıs) yeni bir rapor yayımladı.

Rapor, dünyanın kayıtlara geçen en sıcak yılı olan 2023 ve küresel sıcaklıkların rekor kırdığı art arda 11 ay (Haziran 2023 – Nisan 2024) boyunca aşırı sıcak olaylarını inceliyor ve insan kaynaklı iklim krizinin milyarlarca insan için tehlikeli aşırı sıcakları artırdığını ve sıcak hava olaylarını daha uzun ve daha olası hale getirdiğini ortaya koyuyor.

Raporda, 1991-2020 döneminde, yerel bölgeler özelinde gözlemlenen sıcaklıkların yüzde 90’ından daha sıcak gerçekleşen gün sayısı, aşırı sıcak gün sayısı olarak ifade ediliyor.

Raporda öne çıkan bulgular şöyle: “12 aylık dönemde, 6,3 milyar insan (küresel nüfusun yaklaşık yüzde 78’i), insan kaynaklı iklim krizi nedeniyle en az iki kat daha olası hale gelen en az 31 gün aşırı sıcak yaşadı.

Son 12 ayda, dünya genelinde, insan kaynaklı iklim krizi, iklim krizinin olmadığı bir dünyada yaşanacak olan aşırı sıcaklara ortalama 26 gün daha ekledi.

World Weather Attribution kriterlerini kullanan çalışma, 90 farklı ülkede 76 aşırı sıcak dalgası tespit etti. Bu olaylar milyarlarca insanı risk altında bıraktı.”

Raporda Türkiye’den de veriler yer alıyor. İklim krizinin etkisiyle, bölgeler özelinde yaşayan insanların maruziyetini referans alarak ve tüm nüfusun ortalaması alınarak yapılan hesaplamaya göre, Türkiye 2023 yılında 47,6 gün aşırı sıcak yaşadı. İklim krizinin etkisi olmasaydı bu sayı 18,8 gün olacaktı.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Yıldırım’dan ‘Jose Mourinho’ Açıklaması: Sözleşme İmzaladı

Fenerbahçe’de seçim çalışmalarını sürdüren başkan adayı Aziz Yıldırım, “Biz 3 yıllığına geliyoruz. 3 yıllığına Mourinho’yu getiriyoruz. Mourinho geliyor, imzayı attı! Gelmeme durumu yok!” dedi.

Tüm zamanların en iyi teknik direktörleri arasında kabul edilen Jose Mourinho, son olarak İtalya’nın köklü ekiplerinden Roma’yı çalıştırdı. Mourinho, Roma ile UEFA Avrupa Konferans Ligi’ni kazandı.

Fenerbahçe’de Aziz Yıldırım’ın seçim vaadi olan Jose Mourinho ile ilgili yeni gelişme yaşandı. Başkan adayı Aziz Yıldırım, Mourinho’nun imzayı attığını duyurdu.

Fenerbahçe başkan adayı Aziz Yıldırım, “Cumartesi günü Londra’ya gideceğim ve Şampiyonlar Ligi Finali’ni izleyeceğim. Yine konuşmalarımda ifade ettiğim gibi, Jose Mourinho ile yüz yüze görüşeceğim. Mourinho ile anlaşıp İstanbul’a getireceğim” demişti.

Aziz Yıldırım bugün yaptığı son dakika açıklamasında, “Biz 3 yıllığına geliyoruz. 3 yıllığına Mourinho’yu getiriyoruz. Mourinho önümüzdeki hafta geliyor, imzayı attı. Gelmeme durumu yok!” dedi.

İtalya’nın önde gelen gazetelerinden Corriere dello Sport’un haberine göre; Jose Mourinho ile Aziz Yıldırım anlaşma sağladı. Yüksek tazminat maddesini kabul eden Aziz Yıldırım, başkanlığa seçilmesi durumunda Mourinho’yu resmen açıklayacak.

Jose Mourinho kimdir?

Jose Mourinho, 26 Ocak 1963 yılında Portekiz’in Setubal kentinde dünyaya geldi. Teknik direktör ve eski profesyonel futbolcudur. İngiliz medyası tarafından “The Special One” olarak adlandırılan Jose Mourinho, gelmiş geçmiş en donanımlı teknik direktörlerden biridir ve yaygın olarak tüm zamanların en iyi teknik direktörleri arasında kabul edilmektedir.

Portekiz liglerindeki sıradan bir orta saha oyuncusu olarak Mourinho, 24 yaşında futbol kariyerini sonlandırdı ve önce Sporting ve Porto’da Sir Bobby Robson’ın tercümanlığını yaptı, ardından da hem Robson hem de halefi Louis van Gaal yönetimindeki Barcelona’da yardımcı antrenör olarak çalıştı.

Benfica ve União de Leiria’daki kısa süreli görevlerinin ardından 2002 yılında Porto’ya teknik direktör olarak dönen Mourinho, iki kez Primeira Liga, bir Taça de Portugal, UEFA Kupası ve Porto’nun 1987’den bu yana ilk Avrupa Kupası şampiyonluğu olan UEFA Şampiyonlar Ligi’ni kazandı.

Bu başarıların ardından Premier League ekibi Chelsea’nin teknik direktörü oldu. Kulüpte geçirdiği üç sezonda iki Premier League şampiyonluğu, bir FA Cup ve iki Lig Kupası kazandı. 2007 yılında kulübün sahibi Roman Abramoviç ile yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle görevinden ayrıldı.

2008 yılında İtalyan kulübü Inter Milan’a geçen Mourinho, burada Serie A’yı iki kez kazandı ve 2010 yılında bir İtalyan kulübü için ilk olan Serie A, Coppa Italia ve UEFA Şampiyonlar Ligi’nden oluşan Avrupa üçlüsünü elde etti. Bu onu iki kulüple Avrupa Kupası’nı kazanan beş teknik direktörden biri yaptı ve aynı yıl ona ilk FIFA Dünyada Yılın Teknik Direktörü ödülünü kazandırdı.

Mourinho daha sonra İspanya’da Real Madrid’e geçti ve 2011-12 sezonunda rekor bir puanla La Liga’yı kazanarak dört ülkede lig şampiyonluğu kazanan beşinci teknik direktör oldu. Ayrıca bir Copa del Rey ve bir Supercopa de España kazandı.

Mourinho, 2013 yılında Real Madrid’den ayrılarak Chelsea’ye geri döndü ve burada bir lig şampiyonluğu ve Lig Kupası daha kazandı ancak kötü sonuçların ardından 2015 yılında görevine son verildi. İngiltere’de kalarak sırasıyla Manchester United ve Tottenham Hotspur’un başına geçti, ancak her iki kulüpte de görev süresi nispeten kısa sürdü ve hırçın bir şekilde sona erdi. Buna rağmen Mourinho, Manchester United’daki ilk sezonunda UEFA Avrupa Ligi, Lig Kupası ve FA Community Shield’i kazandı ve Tottenham’ı Lig Kupası’nda finale taşıdı, ancak finalin oynanmasına bir haftadan az bir süre kala kovuldu.

Kısa süre sonra Roma tarafından işe alındı ve ilk kez düzenlenen UEFA Avrupa Konferans Ligi’ni kazandı. Bu onu dört kulüple büyük bir Avrupa yarışmasını kazanan ilk teknik direktör ve üç ana UEFA kulüp yarışmasını kazanan üçüncü teknik direktör yaptı.

Portekiz Futbol Federasyonu (FPF) tarafından 2015 yılında Yüzyılın Portekizli Teknik Direktörü seçildi ve transferlere 1 milyar Euro’dan fazla harcayan ilk teknik direktör oldu.

Taktik bilgisi, karizmatik ve tartışmalı kişiliği ve çekici futboldan ziyade sonuçlara öncelik vermesiyle tanınması nedeniyle hem hayranları hem de eleştirmenler tarafından Arjantinli teknik direktör Helenio Herrera ile karşılaştırıldı.

Porto (6 Kupa)

UEFA Şampiyonlar Ligi (1): 2004
UEFA Avrupa Ligi (1): 2003
Primeira Liga (2): 2003, 2004
Taça de Portugal (1): 2003
Supertaça (1): 2003

Chelsea (8 Kupa)

Premier League (3): 2005, 2006, 2015
FA Cup (1): 2007
EFL Cup (3): 2005, 2007, 2015
FA Community Shield (1): 2005
UEFA Süper Kupası İkinciliği (1): 2013

Inter (5 Kupa)

UEFA Şampiyonlar Ligi (1): 2010
Serie A (2): 2009, 2010
Coppa Italia (1): 2010
Supercoppa (1): 2008

Real Madrid (3 Kupa)

La Liga (1): 2012
Copa del Rey (1): 2011
Supercopa (1): 2012
Copa del Rey İkinciliği (1): 2013

Manchester United (3 Kupa)

FA Community Shield (1): 2016
EFL Cup (1): 2017
UEFA Avrupa Ligi (1): 2017
FA Cup İkinciliği (1): 2017-18
UEFA Super Kupası İkiciliği (1): 2017

Roma (1 Kupa)

UEFA Avrupa Konferans Ligi (1): 2022
UEFA Avrupa Ligi İkinciliği (1): 2022-23

Paylaşın

Erdoğan – Özel Ne Zaman Görüşecek? Tarih Verildi

CHP lideri Özgür Özel’e iade-i ziyaret  tarihine ilişkin açıklamada bulunan Erdoğan, Özel’i 9 Haziran’dan sonra ziyaret edeceğini ifade etti. Erdoğan ile Özel 2 Mayıs’ta AK Parti Genel Merkezi’nde bir araya gelmişti.

Haber Merkezi / Partisinin grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’e yapacağı iade-i ziyaretin tarihine ilişkin konuşu. Erdoğan, Özgür Özel’i 9 Haziran’dan sonra ziyaret edeceğini ifade etti.

Erdoğan, “İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile görüşecek misiniz?” sorusuna ise “Görüşmemek için hiçbir neden, sebep yoktur” şeklinde yanıt verdi.

Ne olmuştu?

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 2 Mayıs’ta AK Parti Genel Merkezi’nde bir araya gelmişti. Görüşme 1 saat 35 dakika sürmüştü.

Görüşmede, CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi Namık Tan ile AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş da yer almıştı. Erdoğan ile Özel görüşmesi sonrası basın mensuplarına açıklama yapılmamıştı.

Erdoğan ile Özel’in görüşmesine boş koltuk damgasını vurmuştu. Erdoğan, Özel ile görüşme esnasında Özel’in karşısında değil de ortada ve daha farklı bir koltukta oturması akıllara “Erdoğan eşit değiliz imajı mı yaratmak istiyor?” sorusunu gündeme getirmişti.

AK Parti, boş koltuğun özel bir anlam ifade etmediği, oda düzeninden kaynaklandığı, diğer liderlerle veya konuklarla yapılan görüşmelerdeki protokolün uygulandığı vurgulamıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan’a dönerek, en kısa sürede CHP Genel Merkezi’ne iade-i ziyaret gerektiğini söylemişti. Özel, bu ziyaretten memnun olacağını ifade etmişti.

31 Mart seçimlerinde CHP’nin çok sayıda büyükşehir ve belediyelerine yenilerini eklemesinin ardından Özel verdiği demeçlerde Erdoğan ile görüşebileceğini aktarmıştı.

Erdoğan ile Özel, 23 Nisan’da TBMM’de düzenlenen resepsiyonda başka diğer siyasi partilerin de olduğu ortamda ilk kez bir araya gelmiş ve kısa bir görüşmenin ardından özel kalemlerin buluşma tarihi belirleyeceği duyurulmuştu.

Paylaşın

Fitch’ten Türkiye İçin Yıl Sonu Enflasyon Tahmini: Yüzde 40

Türkiye ekonomisine ilişkin açıklama yapan Fitch Ratings, enflasyonun 2024’ün kalan döneminde yavaşlamasını ve yıl sonunda yüzde 40’a ulaşmasını beklediklerini bildirdi.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’deki yerel ve bölgesel yönetimlerin (YBY) faaliyet performansının, vergi gelirlerini destekleyen ekonomik büyüme sayesinde zorlu makroekonomik ortama karşı dirençli olmasını beklediklerini bildirdi.

Ancak Fitch, Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra beklenen parasal sıkılaştırmanın reel GSYH büyümesinin 2024’te yüzde 2,8’e düşmesine ve 2025’te yaklaşık yüzde 3’te kalmasına yol açacak olması nedeniyle, YBY’lerin faaliyet performansının yavaşlamasını beklediklerini de vurguladı.

Raporda enflasyonun 2024’te yavaşlamasını ve yıl sonunda yüzde 40’a ulaşmasını beklediklerini bildirdi.

Fitch, raporda şu değerlendirmeleri yaptı: “Nisan 2024’te yüzde 69,8 olan yüksek enflasyon (2023: yüzde 64,8), lirada beklenen değer kaybı ve Ocak 2024’te asgari ücrette yapılacak artışla birlikte Türkiye’deki LRG’lerin faaliyet harcamaları üzerinde baskı oluşturmaya devam edecek.

Fitch, daha sıkı para politikası nedeniyle enflasyonun 2024’te yavaşlamasını ve yıl sonunda yüzde 40’a ulaşmasını bekliyor. Enflasyonun olumsuz etkilerinin, LRG’lerin faaliyet gelirlerinin sırasıyla yaklaşık yüzde 65 ve yüzde 17’sini oluşturan artan vergi gelirleri ve merkezi hükümetten yapılan transferlerle kısmen dengelenmesini ve faaliyet dengesinin 2023’teki yüzde 39’dan daha düşük olsa da 2027’ye kadar ortalama yüzde 29 olmasını bekliyoruz.

Yerel seçimler öncesinde büyükşehir belediyelerinin planlanan yatırımlarını orta vadede azaltmasını bekliyoruz ve bu durum harcama oynaklığını azaltmaya yardımcı olacaktır. Bununla birlikte, yüksek yurt içi faiz oranları ve kısa lira vadeleri, yeni borçlanma maliyetinin 2023’te yüzde 25’ten 2024’te yüzde 50’nin üzerine çıkarak iki katına çıkması nedeniyle, altyapı yatırımlarını kısmen finanse etmek için borçlanma ihtiyaçlarını daha da zorlaştıracaktır.

Beklenen TL değer kaybı (2024 sonu itibariyle USD/TRY 38) LRG’lerin borçlarını olumsuz etkileyecektir, zira borçlanmalarının ortalama yüzde 60’ından fazlası hedge edilmemiş döviz cinsindendir. Bununla birlikte, 2023-2027 yılları için reyting senaryomuza göre, tahmin edilen dirençli işletme performansı ile desteklenen gelecekteki döviz kuru değer kaybına dayanmak için yeterli boşluk payı olmasını ve bunun da reytingleri sabit tutmasını bekliyoruz.”

(Kaynak: ekonomim.com)

Paylaşın

Kredi Kartlarından Nakit Çekimler Yüzde 57,8 Azaldı

2024 yılı Şubat ayında 121,7 lira ile rekor kıran kredi kartından nakit çekim tutarı, Mart ayında 89,7 milyar liraya, Nisan ayında 51,3 milyar liraya geriledi. Kredi kartından nakit çekim tutarında iki aylık düşüş oranı yüzde 57,8 oldu.

2022 yılı Şubat ayında 16,1 milyar TL, 2023 yılı Şubat ayında 52,2 milyar TL olan kredi kartından nakit çekim tutarı, 2024 yılı Şubat ayında 121,7 milyar TL’ye kadar yükselmişti.

Bir dönem düşük faiz etkisiyle yoğun olarak kullanılan kredi kartı nakit çekimde tutarlar, artan faizle birlikte hızlı geriledi.

Sözcü’den Emre Deveci’nin haberine göre, Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, 2024 yılı Şubat ayında 121,7 TL ile rekor kıran kredi kartından nakit çekim tutarı, Mart ayında 89,7 milyar TL’ye, Nisan ayında 51,3 milyar TL’ye geriledi.

Enflasyonla birlikte alım gücü düşen vatandaşların günlük ihtiyaçlarını karşılamak için de yoğun olarak kullandığı kredi kartından nakit çekim tutarında iki aylık düşüş oranı yüzde 57,8 oldu.

Şubat 2022’de 16,1 milyar TL, Şubat 2023’te 52,2 milyar TL olan kredi kartından nakit çekim tutarı, Şubat 2024’te 121,7 milyar TL’ye kadar yükselmişti.

Geçen sene seçimler öncesinde nisan ayında 83,9 milyar TL’ye kadar yükselen kredi kartından nakit çekim tutarı, seçim sonrası alınan önlemler ve artan faizlerle birlikte haziranda 41,5 milyar TL’ye kadar gerilemişti. Ancak sonrasında tekrar artışa geçti ve Aralık 2023’te 100 milyar barajını aşarak 104,8 milyar TL’ye ulaşmıştı.

Artan enflasyon, geçim koşullarının zorlaşması, seçimlerin ardından faizlerde ve döviz kurlarında artış beklentisi bir kez daha seçim öncesinde nakit çekim tutarlarını artırmıştı.

Enflasyonu yüksek talebe, yüksek talebi de kredi kartı harcamalarına bağlayan ekonomi yönetimi, bu konuda önlemler aldı. Bu önlemlerden biri, enflasyon ve rezervlerdeki baskı nedeniyle erkene, yani seçim öncesine çekilmişti.

Merkez Bankası (TCMB) mart ayı ortasında önce sözlü talimat sonra da resmi karar yoluyla kredi kartı nakit avans kullanımına karşı önlem almıştı.

TCMB’nin sözlü talimatıyla öncelikle 11 Mart’ta bankalar nakit çekimde limitleri ve taksit tutarlarını düşürmüştü.

16 Mart’ta ise TCMB bir tebliğ yayımlayarak kredi kartı nakit çekim işlemleri ve kredili mevduat hesaplarında (KMH) uygulayacak aylık azami akdi faiz oranını yüzde 4,42’den yüzde 5’e, gecikme faizini yüzde 4,72’den yüzde 5,30’a yükseltmişti.

Seçimlerin ardından kredi kartlarında azami akdi faiz oranı aylık yüzde 3,66’dan yüzde 4,25’e, gecikme faiz oranı yüzde 3,96’dan yüzde 4,55’e yükseltilmişti.

Kredi kartı harcamalarında düşüş

Yüksek faizler, kartlı harcamaları frenlemeye başladı. Martta yıllık yüzde 126 artışla 1 trilyon 181,4 milyar TL olan kartlı harcamalar, nisanda yıllık yüzde 107 artışla 1 trilyon 127,8 milyar TL oldu.

Martta yıllık yüzde 138 artışla 991,8 milyar TL olan kredi kartı harcaması, nisanda yıllık yüzde 120 artışla 930,4 milyar TL’ye geriledi.

Paylaşın

Şimşek’ten Enflasyonla Mücadelede ‘Zaman, Kararlılık Ve Sabır’ Vurgusu

Enflasyona ilişkin açıklamalarda bulunan Mehmet Şimşek, “Bütün hedefimiz sürdürülebilir yüksek büyüme ve toplumsal refah. En büyük önceliğimiz fiyat istikrarı, adil bir gelir dağılımı açısından fiyat istikrarı çok önemli” dedi ve ekledi:

“Enflasyonun tek haneye indirilmesi çok ciddi bir iş, zaman ve sabır gerektiriyor. Ilk yılımızı geçiş dönemi olarak tanımladık ve bu ay itibarıyla geçiş dönemi sona eriyor. TCMB ne gerekiyorsa yapıyor, çok iyi bir ekibimiz var, sonuç alacağımıza inanıyorum.”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Maliye Hesap Uzmanları Vakfı tarafından düzenlenen etkinlikte konuştu. BloombergHT’nin aktardığına göre; Şimşek, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Bütün hedefimiz sürdürülebilir yüksek büyüme ve toplumsal refah. En büyük önceliğimiz fiyat istikrarı, adil bir gelir dağılımı açısından fiyat istikrarı çok önemli. Enflasyonun tek haneye indirilmesi çok ciddi bir iş, zaman ve sabır gerektiriyor.

“Ne gerekiyorsa yapacağız”

Ilk yılımızı geçiş dönemi olarak tanımladık ve bu ay itibarıyla geçiş dönemi sona eriyor. TCMB ne gerekiyorsa yapıyor, çok iyi bir ekibimiz var, sonuç alacağımıza inanıyorum. TCMB ihtiyaç duyarsa likiditeyi çekmek için borçlanacağız. Fazla likidetinin piyasadan çekilmesi için TCMB ile yakın çalışacağız ve ne gerekiyorsa yapacağız.

Bütçe açığının iki haneye gitme ihtimali varken 5.2 ile sınırladık. Cari açık milli gelire oranla yüzde 2,5’in altına inecek. Hedefimiz cari açığı kalıcı bir şekilde yüzde 2,5’in altına indirmek. Kurda istikrar öngörümüz var, bu da dezenflasyonu beraberinde getirecek.”

Paylaşın

Erdoğan’dan “İslam Dünyası”na Gazze Tepkisi: Daha Neyi Bekliyorsunuz?

Partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan, Müslüman ülkelerin Gazze tepkisizliğini sert bir dille eleştirerek, “Daha neyi bekliyorsunuz? Bebeklerin boynu koparılıyor çadırlarda insanlar yakılıyor. Ne zaman bir araya geleceksiniz?” dedi ve ekledi:

“İslam alemi ne zaman Filistinli kardeşlerimin hukukunu onurunu koruyacak? Vallahi Allah bunun hesabını soracak. Tepkisiz kalana Allah bunun hesabını sorar. Bu barbarlık Gazze ile sınırlı mı sanıyorsunuz. Asla ve asla kan içmeye doymayacaklar. Bunlar sadece Gazze için değil bütün insanlık için tehdittir.”

Erdoğan, konuşmasının devamında, “İsrail, uluslararası hukukun kontrolüne girmeden hiçbir devlet güvende değildir. Buna Türkiye de dahildir. Netanyahu ve cinayet şebekesi tamamen kontrolden çıkmadan bu soykırım insanlığın ittifakıyla artık derhal durdurulmalı” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin haftalık grup toplantısında gündeme yönelik açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

“Bugün 1071 ile başlayan fetihler zincirinin altın halkası olan İstanbul’un Fethi’nin 571’inci seneyi devriyesi. Cesaretiyle İstanbul’u bize armağan eden Fatih Sultan Mehmet’i rahmetle yad ediyoruz. Fatih Sultan Mehmet Han henüz 21 yaşındayken bir çağı kapatıp yeni bir çağın kapılarını açmıştı.

Fetih anlaşılmadan milletimizin mefkuresi kızıl elma ideali anlaşılmaz. Fetih anlaşılmadan gemileri karadan yürüten strateji anlaşılmaz. Fetih İstanbul’un bahtını aydınlığa çevirmek demektir. Fetih bayındır kılmak, sadece şehirleri ve toprağı değil gönülleri de mamur etmektir.

Fethe işgal diyenlerin Haçlı sürülerinden farkı yoktur. İstanbul’un fetih ve Fatih ruhundan koparılmasına göz yummayacağız. Birileri hala kabullenemese de İstanbul Türk’tür, İstanbul Müslüman’dır. Allah’ın izniyle ebediyen öyle kalacaktır. İstanbul her şeyden önce bize ecdadın bize Fatih Sultan Mehmet Hanın, şehit ve gazilerin emanetidir.

Dün 28 Mayıs 2023 seçimlerinin de birinci yıl dönümüydü. Milletimizin tercihine mazhar olarak tekrar görevi üstlendik. 28 Mayıs seçimleri sonrası ifşa olan gizli anlaşmalar ülkemizin nasıl büyük bir felaketin eşiğinden döndüğünü gösteriyor.

Vatan, millet, ahlak edebiyatı yapanların koltuk uğruna savundukları değerleri nasıl sattığını takip ediyoruz. 6’lı masanın Cumhurbaşkanı adayının üzerindeki şüpheleri temizlemesi önemli. İmalarla konuşmayı bırakıp açık açık ifade etsin. O hançerin 14-28 Mayıs seçimlerinde milletimizin sırtına saplanmasına izin vermedik.

Pazartesi günkü kabine sonrasında hükümetimizin 1 yıllık karnesini kamuoyuyla paylaşacağız, hangi eserleri kazandırdığımızın hesabını milletimize vereceğiz.”

Refah’taki görüntülere can dayanmıyor. Refah’a saldırılarla daha kanlı safhaya girildi. İçinizde insanlıktan kırıntı kalmadı mı? 15 bin masum çocuktan ne istediniz. Ey Amerikan devleti bu kan senin eline de bulaşmıştır. Bu soykırımdan en az onlar kadar siz de sorumlusunuz. Çünkü sustunuz. Gazze’de insanlık ölürken Avrupa’da demokrasi ölüyor, ifade özgürlüğü ve çocuk hakları da ölüyor.

“Daha neyi bekliyorsunuz?”

Dünya bir manyağın barbarlığını izliyor. Ey BM sen ne işe yararsın. Dünya barbarlığı canlı yayında izliyor. Buradan İslam dünyasına bir çift sözüm var. Daha neyi bekliyorsunuz? Bebeklerin boynu koparılıyor çadırlarda insanlar yakılıyor. Ne zaman bir araya geleceksiniz?

İslam alemi ne zaman Filistinli kardeşlerimin hukukunu onurunu koruyacak? Vallahi Allah bunun hesabını soracak. Tepkisiz kalana Allah bunun hesabını sorar. Bu barbarlık Gazze ile sınırlı mı sanıyorsunuz. Asla ve asla kan içmeye doymayacaklar.

Bunlar sadece Gazze için değil bütün insanlık için tehdittir. İsrail, uluslararası hukukun kontrolüne girmeden hiçbir devlet güvende değildir. Buna Türkiye de dahildir. Netanyahu ve cinayet şebekesi tamamen kontrolden çıkmadan bu soykırım insanlığın ittifakıyla artık derhal durdurulmalı.

Türkiye’de darbeler dönemi sona ermiştir. Siyasete müdahale etmeye kalkışanlar hapiste yaşlanacaklardır. Milli iradenin vesayet altına alınmasına izin vermeyeceğiz. Biz pusulası millete, milletin sesine ayarlanmış siyasetin temsilcileriyiz.

“Kimse merhamet üzerinden ders vermeye kalkmasın”

Türkiye’de 4 milyon civarında sahipsiz köpek olduğu sanılıyor. Bu sayı asimetrik bir şekilde katlanarak artıyor. Kuduz tehdidi de aynı oranda artıyor. Gelişmiş hiçbir ülkede olmayan bir başıboş köpek sorunumuz var. Öyle ki bazı ülkeler Türkiye’ye gelecek vatandaşlarını kuduz ile ilgili konularda uyarmaya başladı. Bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Bizim medeniyetimiz bir merhamet devletidir.

Canlıya insan olsun hayvan olsun bitki olsun her zaman merhametle yaklaştık. Bu konuda vakıfların kurulduğunu görürsünüz. Biz doğum yapacak bir köpek için ordusunun yolunu değiştiren bir peygamberin ümmetiyiz. Hiç kimse merhametimizi sorgulamasın. Kimse merhamet üzerinden ders vermeye kalkmasın.

Gerçek şudur toplumun çok büyük bir kesimi bu meselenin bir an önce çözülmesini ve sokakların çocuklar başta olmak üzere herkes için güvenli olmasını istemektedir. Bu sorunu köklü bir şekilde çözüme kavuşturmamız şart. Tüm taraflarla istişare ediyoruz. Biz sahipsiz köpeklerin sahiplenilmesini amaçlıyoruz. Yegane amacımız bu. Bu mevzuatta yapılacak değişiklikteki amacımız budur. Sahipsiz hayvanlar bakımevlerinde tutulacak. ”

Paylaşın