Özel’den “Normalleşme” Açıklaması: Yanlışa Doğru Diyecek Halimiz Yok

Yazıhan’da düzenlenen Halk Buluşması’nda açıklamalarda bulunan CHP Lideri Özgür Özel, “22 yıllık AKP iktidarının yükünü sırtlanacak halimiz yok, yanlışına doğru diyecek halimiz yok” dedi.

Özgür Özel, Mehmet Şimşek ile yapılacak görüşmeye ilişkin ise, “Pazartesi soracağız Mehmet Şimşek’e, önceliğin vatandaş mı, yandaş mı?” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Malatya’nın Yazıhan ilçesinde düzenlenen Halk Buluşması’nda açıklamalarda bulundu. Özel’in açıklamalarından başlıklar şöyle:

“Kazanılan belediyeler kadar kazanılamayanlara da bakmak lazım. Bu şu demek; CHP artık üzerindeki cam tavanı aşmıştır. Malatya’da Veli Ağbaba ile yüzde 39 oy aldık. Artık Malatya iyi gün dostunu, kötü gün dostunu görmüştür. Kazanacağımızı gördük. Ulaş Karasu bana dedi ki; ‘Bir dahaki sefere de alacak bir büyükşehir kalsın, Malatya’yı da bir dahaki sefere alırız’ dedi.

Bu seçimlerde Yazıhan’ı kazanma ihtimaliniz yok dediler ama biz adayımızı Veli Ağbaba’dan dinledik. ‘Abdulvahap Göçer bu işi halleder’ dediler. Şahmurat Başkanı ve Abdulvahap Başkanı hepinizi birden birbirine emanet ediyorum.

Bu partide bundan sonra bir yol yürüyüşü var. Abdulvahap Göçer’in cebinde bir anahtar var. Bir dahaki seçimde iktidar olacak anahtar Başkanın cebindedir. El ele omuz omuza hep beraber çalışıp Atatürk’ün partisini ilk seçimlerde iktidar yapacağız.

Malatya’da sadece İsmet İnönü’yü anmak olmaz. Turgut Özal’ı da anmak lazım. 1980 darbesinden sonra askerler millete istikamet dayatırken devleti karşısında bulmasına rağmen 4 eğilimi birleştirerek girdiği mücadelede başarılar kazandı. Çok farklı düşündüğümüz noktalar vardı ama Malatya’nın evladı Turgut Özal’a da Allah’tan rahmet diliyoruz.

Dün Diyarbakır-Mardin arasında çıkan yangınlarda ölen 12 evladımız var. Türkiye’nin her yerinde orman yangınları sürüyor. Bu meseleye artık TBMM’nin el koyması gerekir. Bunun için çalışacağız.

Kayısının memleketi Malatya’da üreticiye bir dokunup bin ah işitiyorsun. Kuru kayısı üreticide 140 TL, pazarda 300, markette 370 lira. Geçen sene bahçede kuru kayısı 100 liraydı. 1 senede mazot, gübre, işçilik ikiye katladı fiyat sadece yüzde 40 artmış. Marketteki fiyat ikiye katlıyor ama buradaki fiyat yüzde 40. Üzümde de, fındıkta da, kayısıda da böyle. Kayısının hakkını aramak için ne gerekiyorsa onu yapacağız.”

“Vatandaş mı yandaş mı?”

Özel, CHP’nin 30 Haziran’da Kocaeli’de ‘Geçinemiyoruz Mitingi’ düzenleyeceğini de duyurarak herkesi davet etti.

CHP’nin ekonomiden sorumlu gölge bakanı Prof. Dr. Yalçın Karatape’nin önümüzdeki pazartesi günü Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile yapacağı görüşme hakkında da konuşan Özel, “Şimşek’e parayı nereden bulabileceklerini gösterecek. Pazartesi soracağız Mehmet Şimşek’e, önceliğin vatandaş mı yandaş mı? Müteahhitten yana mısın, Yazıhanlı kayısı üreticisinden mi yana mısın?” diye konuştu.

Normalleşme tartışmalarına da yanıt veren Özel, “22 yıllık AKP iktidarının yükünü sırtlanacak halimiz yok, yanlışına doğru diyecek halimiz yok” dedi.

CHP üyesi Şerafettin Bahadır’ın dün Kayseri Pınarbaşı’nda silahlı saldırıya uğramasına ilişkin de konuşan Özel, “Seçim seçimde kaldı, başkanımız herkesi kucaklayacak. Hala daha birileri gerilim yaratmak derdinde. Savunmasız bir adama 5 kişi saldırmak ne güçtür ne cesarettir, ne kabadayılıktır olsa olsa acizliktir, zavallılıktır” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

ABD’den Hizbullah’a Karşı İsrail’e Tam Destek

ABD, Hizbullah’la savaş durumunda İsrail’e tam destek güvencesi verdi. İsrail, Hizbullah’ın, Hayfa limanı da dahil olmak üzere çeşitli yerlerdeki askeri ve sivil bölgeleri göstere görüntüleri yayınlamasının ardından, Hizbullah’la savaşa girmeye hazır olduğunu duyurmuştu.

Öte yandan Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 101 artarak 37 bin 551’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 169 artarak 85 bin 911’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

İsrail Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Tzachi Hanegbi, bu hafta Washington’da ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Beyaz Saray Ortadoğu Koordinatörü Brett McGurk’le bir araya geldi.

Amerikan medya kuruluşu CNN, görüşmede İsrail-Lübnan sınırındaki çatışmalar, İran ve Gazze’de ateşkes müzakereleri dahil çeşitli konuların ele alındığını aktardı. Kimliğinin paylaşılmasını istemeyen Amerikalı üst düzey yetkililer, toplantıda Hizbullah’la topyekun savaş çıkması halinde Joe Biden yönetiminin Tel Aviv’e tam destek vereceğinin iletildiğini belirtti.

İsrail-Lübnan sınırındaki gerginliğin düşürülmesi için farklı senaryolar üzerinde fikir alışverişi yapıldığı da aktarıldı. Bu kapsamda çatışmalar nedeniyle yerlerinden edilen Lübnanlıların ve İsraillilerin evlerine dönmelerine dair görüşmeler gerçekleştirildiği ifade edildi.

CNN’in 20 Haziran’daki haberinde de geniş kapsamlı bir savaş başlaması halinde Biden yönetiminin İsrail’e savunma desteği vereceği belirtilmişti. Ancak ABD’nin bölgeye asker konuşlandırmayı düşünmediği aktarılmıştı.

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları’nın 7 Ekim’de düzenlediği Aksa Tufanı’yla başlayan Gazze savaşında, Hizbullah ve İsrail arasındaki çatışmalar da son dönemde yoğunlaştı. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, çarşamba günkü açıklamasında topyekun savaş halinde “hiçbir kural ve sınır tanımayacaklarını” söylemişti.

İsrail ordusu da Lübnan’da askeri harekat düzenlenmesine yönelik operasyonel planların onaylandığını açıklamıştı. Nasrallah ayrıca savaş durumunda İsrail’e destek vermeleri halinde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni (GKRY) vuracaklarını da söylemişti.

Bu tehdidin ardından GKRY Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, olası savaş halinde İsrail’e destek sağlamayacaklarını duyurmuştu. İsrail-Lübnan sınırındaki çatışmalarda toplamda en az 347 Hizbullah mensubu, 63 Lübnanlı sivil, 19 Emel Hareketi, 13 Hamas, 15 İslami Cihad mensubuyla 14 İsrail askeri ve 10 İsrailli sivil öldürüldü.

İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) paylaştığı rakamlara göre 7 Ekim’den bu yana Hizbullah’la çatışmalar nedeniyle Lübnan sınırındaki en az 53 bin İsrailli evlerini terk etti. Lübnan Sağlık Bakanlığı da İsrail sınırındaki en az 94 bin sivilin saldırılar sebebiyle yerinden edildiğini bildirdi.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Erdoğan, Talimat Verdi: Partide Köklü Değişiklikler Kapıda

31 Mart’ta yapılan seçimlerde ikinci parti konumuna gerileyen AK Parti’de yönetim kongreye kadar teşkilatlardaki yenilenme sürecini tamamlamayı hedefliyor. Erdoğan’ın da teşkilatlara getirilecek yeni isimler hakkında değerlendirme yaptığı ifade ediliyor.

Önümüzdeki günlerde hız kazanacak değişim sürecinin teşkilatlardan başlanmasına parti içinde itiraz edenler de bulunuyor. Ancak il ve ilçe bazında değerlendirmeleri tamamlama aşamasına gelen AK Parti yönetimi, değişimin tabandan tavana doğru ilerlemesinin teşkilatları canlı tutacağı görüşünde.

Yerel seçimlerde beklediği sonucu alamayan AK Parti’de teşkilatlardan başlayan değişim süreci önümüzdeki günlerde hız kazanacak. AK Parti yönetimi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile kongre takvimi ile ilgili alternatifli formüller hazırlamıştı.

Kongrenin 2025 yılı içinde yapılmasının daha doğru olacağı sonucuna varılmış, ancak bu süre içinde il ve ilçe başkanlarından başlayarak değişim sürecinin başlatılması kararlaştırılmıştı. Erdoğan, yerel seçimlerden sonra katıldığı parti toplantılarında ‘Bayrak değişimine’ gidileceğini açıklamasında rağmen, şu ana kadar parti üst yönetimine ilişkin herhangi bir adım atmadı.

Türkiye Gazetesi‘nde yer alan habere göre Erdoğan’ın, parti üst yönetimi yerine değişim sürecini teşkilatlardan başlatılması görüşünde olduğu belirtiliyor. Bu kapsamda, bayramdan önce genel merkezin talimatı ile Rize, Adıyaman ve Batman il başkanları istifa etmişti.

Önümüzdeki günlerde hız kazanacak değişim sürecinin teşkilatlardan başlanmasına parti içinde itiraz edenler de bulunuyor. Ancak il ve ilçe bazında değerlendirmeleri tamamlama aşamasına gelen AK Parti yönetimi, değişimin tabandan tavana doğru ilerlemesinin teşkilatları canlı tutacağı görüşünde.

Erdoğan’ın, ‘Seçmenden geçer not alamayan bizim takdirimize de mazhar olamaz’ şeklindeki açıklamasını hatırlatan AK Parti kurmayları, özellikle seçim kaybedilen illerde kapsamlı bir değişimin kapıda olduğunu kaydetti.

Edinilen bilgilere göre kongreye kadar, teşkilatlardaki yenilenme sürecini tamamlamayı hedefleyen AK Parti yönetimi, istifa ettirilecek il ve ilçe başkanlarının yerlerine atanacak isimler için de detaylı bir çalışma yapıyor. Erdoğan’ın da teşkilatlara getirilecek yeni isimler hakkında ‘güvendiği isimlerle ve fikrine önem verdiği yakın dostları’ ile bizzat değerlendirme yaptığı ifade ediliyor.

Paylaşın

Otomotiv Satışlarında Sert Düşüş

Mayıs ayında otomobil ve hafif ticari araç pazarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,1 azalarak 100.305 adet oldu. Mayıs ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,19 azalarak 80.260 adet olurken, hafif ticari araç pazarı yüzde 17,0 azalarak 20.045 adet oldu.

Haber Merkezi / Öte yandan otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2024 yılının ilk beş aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,0 oranında artarak 471.743 adet oldu. Otomobil satışları, 2024 yılının ilk beş aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10,25 oranında artarak 375.097 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 7,9 azalarak 96.646 adet oldu.

Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD), Otomobil ve Hafif Ticari Araç Pazarı Mayıs 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre; Otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2024 yılının ilk beş aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,0 oranında artarak 471.743 adet oldu. Otomobil satışları, 2024 yılının ilk beş aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10,25 oranında artarak 375.097 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 7,9 azalarak 96.646 adet oldu.

Mayıs ayında otomobil ve hafif ticari araç pazarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,1 azalarak 100.305 adet oldu. Mayıs ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,19 azalarak 80.260 adet olurken, hafif ticari araç pazarı yüzde 17,0 azalarak 20.045 adet oldu.

Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık Mayıs ayı ortalama satışlara göre yüzde 45,7 arttı. Otomobil pazarı, 10 yıllık Mayıs ayı ortalama satışlara göre yüzde 48,5 artış gösterdi. Hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık Mayıs ayı ortalama satışlara göre yüzde 35,6 arttı.

Otomobil pazarı segmentlere göre; Pazarın yüzde 87,8’ini vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu. C segmenti otomobiller 208.714 adetle yüzde 55,6 pay, B segmenti otomobiller 118.670 adetle yüzde 31,6 pay aldı.

Otomobil pazarı gövde tiplerine göre; Gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi SUV otomobiller ( yüzde 54,7 pay, 205.208 adet) oldu. SUV otomobilleri, yüzde 26 pay ve 97.554 adet satış ile Sedan, yüzde 17,7 pay ve 66.500 adet satış ile H/B otomobiller takip etti.

Otomobil pazarı motor tipine göre; Benzinli otomobil satışları 247.828 adetle yüzde 66,1 pay, hibrit otomobil satışları 54.065 adetle yüzde 14,4 pay, dizel otomobil satışları 39.351 adetle yüzde 10,5 pay, elektrikli otomobil satışları 31.070 adetle yüzde 8,3 pay ve otogazlı otomobil satışları 2.783 adetle yüzde 0,7 pay aldı.

Elektrikli otomobil pazarı elektrik motor gücüne göre; 160 kW altındaki elektrikli otomobil satışları yüzde 282,6 artarak yüzde 7,4 pay, 160 kW üstü elektrikli otomobil satışları yüzde 4,2 artarak v0,9 pay aldı.

Otomobil pazarı motor hacmine göre; 1600cc altındaki otomobil satışları yüzde 1,2 azalarak yüzde 76,6 pay, 1600-2000cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 20,5 azalarak yüzde 0,5 pay, 2000cc üstü otomobil satışları yüzde 2,3 artarak yüzde 0,2 pay aldı.

Otomobil pazarı emisyon seviyelerine göre; 100-120 gr/km arasındaki otomobiller 99.569 adetle yüzde 26,5 pay, 120-140 gr/km arasındaki otomobiller 96.412 adetle yüzde 25,7 pay aldı.

Otomatik şanzımanlı otomobiller; 339.296 adetle yüzde 90,5 pay alırken, manuel şanzımanlı otomobiller 35.801 adetle yüzde 9,5 pay aldı.

Hafif ticari araç pazarı gövde tipine göre; Van gövde tipi yüzde 70,8 pay ve 68.458 adet ile en çok tercih edilen gövde tipi olurken; Kamyonet gövde tipi yüzde 15 pay ve 14.511 adetle 2. sırada yer aldı.

Paylaşın

Ermenistan Filistin’i Tanıdı; İsrail’den Tepki

Filistin’in uluslararası diplomasi sahnesindeki konumunu güçlendirecek kritik adımlar atılmaya devam ediyor. Ermenistan, Filistin devletini resmen tanıdığını açıkladı.

Haber Merkezi / Ermenistan’ın kararına tepki gösteren İsrail ise, Ermenistan’ın İsrail’deki büyükelçisi kınama amacıyla Dışişleri Bakanlığına çağrıldı.

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Komitesi Genel Sekreteri Hüseyin el-Şeyh, Ermenistan’ın kararını memnuniyetle karşıladı. El Şeyh, “Bu, hukuk, adalet, meşruiyet ve Filistin halkımızın kurtuluş ve bağımsızlık mücadelesi için bir zaferdir” dedi.

Ermenistan, Filistin devletini resmen tanıdığını açıkladı. Ermenistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, acil ateşkes çağrısında bulunan Birleşmiş Milletler kararlarına katıldığını ve “Gazze’deki feci insani durumun ve devam eden çatışmanın” uluslararası gündemin en önemli konularından biri olduğunu bildirdi.

Açıklamada, “İsrail-Filistin çatışmasına yönelik ‘iki devletli’ çözümü destekliyoruz” denildi ve hem Filistinliler’in hem de İsrailliler’in meşru isteklerini yerine getirebilmelerini sağlamanın tek yolunun Filistin devletinin tanıması olduğu belirtildi.

Şimdiye kadar onlarca ülke Filistin devletini tanımış olsa da hiçbir büyük Batılı ülke henüz aynı adımı atmadı. Filistinliler, özellikle Gazze’deki insani krize yönelik uluslararası öfke ortamında atılan bu adımların, mücadelelerine uluslararası meşruiyet kazandırdığına inanıyor.

Geçtiğimiz ay İspanya, İrlanda ve Norveç, Filistin devletini tanımaya karar verdiklerini açıklamıştı ve o tarihten bu yana Slovenya ile Karayip ülkesi Antigua ve Barbuda da aynı adımı attı.

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Komitesi Genel Sekreteri Hüseyin el-Şeyh, Ermenistan’ın kararını memnuniyetle karşıladı. El Şeyh, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada “Bu, hukuk, adalet, meşruiyet ve Filistin halkımızın kurtuluş ve bağımsızlık mücadelesi için bir zaferdir” dedi.

İsrail ise Ermenistan’ın kararına tepki gösterdi. İsrail Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nün yaptığı açıklamaya göre, Ermenistan’ın İsrail’deki büyükelçisi kınama amacıyla Dışişleri Bakanlığına çağrıldı.

Ermenistan’ın Filistin devletini tanıması Türkiye tarafından ise memnuniyetle karşılandı. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“İspanya, İrlanda, Norveç ve Slovenya gibi ülkelerin ardından Ermenistan’ın da Filistin Devleti’ni tanıma kararı almasından memnuniyet duyuyoruz. Daha önce de hep vurguladığımız gibi, Filistin’in tanınması, uluslararası hukukun, adaletin ve vicdanın gereğidir. Türkiye olarak, daha fazla ülkenin Filistin’i tanıması yönünde çaba harcamayı sürdüreceğiz.”

Filistin’i tanıyan ülkeler

15 Kasım 1988’de, birinci İntifada’nın ilk yıllarında, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Lideri Yaser Arafat, Filistin’i başkenti Kudüs olan bağımsız bir devlet olarak ilân etti. Bunu sürgünde olduğu Cezayir’de yaptı ve Cezayir, Filistin’i resmen tanıyan ilk ülke oldu. Türkiye de Filistin’i tanıyan ilk ülkelerden.

Mayıs 2024 itibarıyla Birleşmiş Milletler’in 194 üyesinden 145’i Filistin’i devlet olarak tanıyor. İspanya, Norveç ve İrlanda, mayıs ayında yaptıkları ortak açıklamayla Filistin devletini tanıyacaklarını duyurdu.

Orta Doğu, Afrika ve Asya’nın çoğu Filistin devletini tanıyor; ancak ABD, Kanada, Avustralya, Japonya, Güney Kore ve birçok Batı Avrupa ülkesi, Filistin’i tanımıyor.

Paylaşın

Tacikistan’da “İslami Semboller” Yasaklandı

Resmi verilere göre, halkın yüzde 99’unun Müslüman olduğu Tacikistan’da türban, başörtüsü ve diğer tüm İslami sembollerin kullanımını yasaklayan yasa tasarısı onaylandı.

Yasaları ihlal eden siviller 7.920 Tacikistan somonisi (25.000 lira), hükümet yetkilileri 54.000 somoni (167.000 lira) ve dini otoriteler 57.600 somoni (178.000 lira) para cezalarına çarptırılacak.

Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman, başörtüsüne yasak getiren “Gelenek ve Merasimlerin Düzenlenmesi” ile “Çocuk Eğitimi ve Yetiştirilmesi Sorumluluğu” kanunlarını da içeren 35 yasa tasarısını Perşembe günü imzaladı.

Bu kapsamda ülkede ulusal kültüre aykırı kıyafetlerin kullanımı, Kurban bayramı gibi dini bayramlarda çocukların ev ev gezerek bayramlık isteme adeti olan “iydgardak” yasaklandı.

Cumhurbaşkanı Rahman’ın onayıyla başörtüsü, türban ve İslami sembolleri barındıran tüm kıyafetlerin kullanımı “Tacik kültürüne yabancı olduğu” gerekçesiyle yasaklanmış oldu.

Euronews Türkçe’nin aktardığına göre; Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada yapılan kanun değişiklikleriyle milli kültürel değerlerin korunması, batıl inanç ve aşırıcılığın önlenmesi, merasim ve bayramlarda israfa yer verilmemesi amaçlandığı belirtildi.

Yasaları ihlal eden siviller 7.920 Tacikistan somonisi (25.000 lira), hükümet yetkilileri 54.000 somoni (167.000 lira) ve dini otoriteler 57.600 somoni (178.000 lira) para cezalarına çarptırılacak.

Resmi verilere göre Tacik halkının yüzde 99’u Müslüman. Tacikistan’da başörtüsünün kullanımı uzun yıllardır devlet kurumlarında ve okullarda fiili olarak yasak.

Yapılan resmi açıklamada, başörtüsünün kamusal alanda kullanılmasını yasaklayan yeni yasa tasarısının sadece belirli bir yaş grubundaki çocukları kapsayıp kapsamadığı konusunda bir açıklık getirilmiyor.

Ülkede erkeklerin sakal uzatmasına da izin verilmiyor. Geçtiğimiz yıllarda binlerce erkeğin polis tarafından durdurulduğu ve sakallarının zorla tıraş edildiği bildirildi.

Paylaşın

Batık Kredi Miktarı 1 Trilyon Lirayı Aştı

Prof. Dr. Şenol Babuşcu, yakın takipteki 800 milyar liralık krediler de dahil edildiğinde batık kredi miktarının 1 trilyon lirayı aştığını söyledi ve ekledi: Bundan sonraki süreç çok daha kötüye gidecek.

Babuşcu ayrıca, şu detayı verdi: “Bankacılardan aldığım bilgilere göre aralık ayında ticaride 100 kişi krediyi batırıyorsa mayısta 170 kişi kredisini batırıyor. Bireysel kredileri ise aralık ayında 100 kişi batırıyorsa mayısta bu sayı 200’e yükseldi.”

Türkiye’de batık kredi sorunu büyürken şirketleri de zor günler bekliyor. Artık yüksek faizle borçlanmak zorunda olan firmalar ve bireysel müşteriler çektikleri kredileri ödeyemez duruma geldiler. Nisan 2024 sonu itibarıyla batık kredi miktarı 204 milyar lirayı aştı. Geçen yıl aynı dönemde bu miktar 170 milyar liraydı.

Cumhuriyet’ten Şehriban Kıraç’a konuşan Başkent Üniversitesi Uluslararası Finans ve Bankacılık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şenol Babuşcu, yakın takipteki 800 milyar liralık krediler de dahil edildiğinde batık kredi miktarının 1 trilyon lirayı aştığını vurguladı.

İki yıldır yüzdürülen, yapılandırılan krediler olduğunu ancak ekonomide sorunlar arttığı için idare etme durumunun da ortadan kalktığını anlatan Babuşcu, “Faizler çok yükseldi. Bundan sonra ödenmeyecek krediler artacak. Konkordatolar hızlanacak. Bundan sonraki süreç çok daha kötüye gidecek” dedi.

Babuşcu ayrıca, özellikle Aralık 2023 ile Mayıs 2024 arasında batık oranlarının dramatik şekilde arttığına dikkat çekerek şu detayı verdi: “Bankacılardan aldığım bilgilere göre aralık ayında ticaride 100 kişi krediyi batırıyorsa mayısta 170 kişi kredisini batırıyor. Bireysel kredileri ise aralık ayında 100 kişi batırıyorsa mayısta bu sayı 200’e yükseldi.”

Tasfiye olunacak krediler Nisan 2024 itibarıyla 248 milyar TL’ye dayandı. Bu miktar Nisan 2023’te 200 milyar TL civarındaydı. Türkiye Bankalar Birliği’nin verilerine göre tasfiye olunacak kredilerin 66 milyar TL’si bireysel kredilerden oluşuyor. Bu geçen yıl 37 milyar TL idi. Tasfiye olunacak kredilerin 45 milyar TL’si inşaat sektörü, 33 milyar TL’si elektrik gaz sektörü, 16 milyar TL’si emlak komisyonculuğu ve yaklaşık 9 milyar TL’si tekstil sektörü kredilerinden oluşuyor. Nisan 2024 itibarıyla tasfiye olunacak kredi oranı en yüksek olan sektör yüzde 26.7 ile bireysel krediler, yüzde 18 ile inşaat ve yüzde 10 ile perakende ticaret.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na (BDDK) göre Nisan 2024 itibarıyla bankaların kullandırdığı toplam nakdi krediler 13.3 trilyon lirayı aştı. Bu Nisan 2023’te 9 trilyon liraydı. Bu kapsamda bankalarda kullandığı krediyi en fazla batıran sektörler arasında inşaat, imalat sanayi ve enerji başı çekiyor.

BDDK’ye göre Nisan 2024 itibarıyla son bir yılda inşaat sektöründe takipteki kredi miktarı 24 milyar liradan 35 milyar liraya ulaştı. Bu sektörün kullandığı kredi ise 627 milyar liradan 861 milyar liraya yükseldi. İnşaat sektörüne emlak komisyonculuğunu da eklersek toplam batık 48 milyar liraya dayanıyor.

Takipteki krediler imalat sanayisinde 22.9 milyar liradan 23 milyar liranın üstüne çıktı. Kullanılan toplam kredi ise 2 trilyon liradan 3 trilyon liraya yükseldi. Ayrıca takipteki krediler, enerji sektöründe 20.8 milyar TL, perakende sektöründe 18 milyar TL oldu.

Paylaşın

AK Parti’de Yeni Seçmen Kitlesine “Ulaşılamadığı” Eleştirileri

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde ikinci parti konumuna gerileyen AK Parti’de, yıllar içerisinde değişim gösteren yeni seçmen kitlesine “ulaşılamadığı” eleştirileri yapılıyor.

Partide “Genç seçmenin tercihinin genellikle CHP’den yana olduğu” değerlendirmesi yapılırken, “Partinin yeni ve genç seçmenlerin de birinci tercihi olması için artık yeni şeyler de söylemek lazım. Gençlere yönelik yeni atılımlar, onların isteklerine kulak veren ve bu istekleri yerine getiren bir anlayışla hareket edilmeli” görüşleri dile getiriliyor.

31 Mart yerel seçimleri sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinde seçim yenilgisinin nedenleriyle ilgili detaylı çalışmaların yapılması talimatını vermişti. Erdoğan’ın talimatları sonrası seçim yenilgisini masaya yatıran AK Parti’de, partiye yönelik özeleştiriler de ön plana çıkmaya başladı.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun haberine göre; AK Parti’de, seçim yenilgisinin en başlı nedenlerinden birinin Türkiye’deki artan enflasyon ve ekonomi yönetimi olduğuna dikkat çekiliyor. Ancak AK Parti’de, en önemli nedenlerden birinin ekonomi olmasına karşın en az ekonomi kadar önemli nedenlerden bir diğerinin ise “sorunların görülememesi” olduğuna da dikkat çekiliyor.

Bu nedenle sorunları yerinde tespit edebilmek ve çözüm önerileri belirleyebilmek için TBMM’nin yaz tatiline girmesinin ardından gerek parti yöneticilerinin gerekse milletvekillerinin “oy kayıplarının en yüksek olduğu il ve ilçelerde bire bir iletişime geçerek, yurttaşların söylemlerine ve isteklerine kulak verecekleri” kaydedilirken, AK Parti’nin 2028 yılına giden süreçte de “icraatın içinden” stratejisini yürüteceğine işaret ediliyor.

Sorunların yerinde tespit edilmesinin ardından AK Parti’nin o sorunların çözümüne yönelik icraatlara yöneleceği, bu süreçte partinin bugüne değin yaptıkları ve bundan sonra atacakları adımlar konusunda bizzat parti yöneticileri, milletvekillerinin kamuoyunu bilgilendireceği de ifade ediliyor.

“Gençlere yönelik yeni atılımlar…”

AK Parti’de, yıllar içerisinde değişim gösteren yeni seçmen kitlesine “ulaşılamadığı” eleştirileri de yapılıyor. “Genç seçmenin tercihinin genellikle CHP’den yana olduğu” değerlendirmesi yapılırken, “31 Mart yerel seçimleri gösterdi ki yeni seçmen kitlesine ulaşmakta zorluk yaşıyoruz.

Burada bir yanlış var ve bu yanlış, gazetecilerin ekranlarda partimizi anlatmasıyla düzelmiyor aksine yurttaşlarda partiye güveni azaltıyor. Bu güvenin yeniden tesis edilmesi gerekiyor. Partinin yeni ve genç seçmenlerin de birinci tercihi olması için artık yeni şeyler de söylemek lazım. Gençlere yönelik yeni atılımlar, onların isteklerine kulak veren ve bu istekleri yerine getiren bir anlayışla hareket edilmeli.

Ancak tüm bunları yapabilmek için de genç ve yeni seçmenle de parti üyelerinin bire bir buluşması, oturup onların geleceğe ve ülke yönetimine dair fikirlerinin dinlenmesi elzem. Bu nedenle sahayı boş bırakmayacağız. Gerekirse kapıları tek tek çalacağız. Bu süreç devamlılık arz edecek” görüşleri dile getiriliyor.

Paylaşın

Kredi Kartı Harcamaları Yüzde 103 Arttı

Ekonomi yönetiminin “parasal sıkılaştırma” adımları kapsamında aldığı önlemlerin kredi kartı harcamalarını azaltmadığı ortaya çıktı. Mayıs ayında kredi kartı ile yapılan harcamalar yüzde 103 artarak 1,3 trilyon TL’ye yükseldi.

Kredi kartında yaşanan artışı değerlendiren uzmanlar, mayıs ayında yüzde 75’i geçen enflasyo­nun kredi kartı harcamalarında­ki artışın temel sebebi olduğunu söylerken yıllık yüzde 80’e yakla­şan ihtiyaç kredi faizlerinin kre­di kartı faizlerine oranla hâlâ çok yukarıda olmasından dolayı kredi kartı kullanımının arttığını söy­lüyor.

Ban­kalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre mayıs ayında kredi kartı ile yapılan harcamalar yüzde 103 artarak 1,3 trilyon TL’ye yükseldi. Önümüzdeki günlerde kredi kartı kullanımını azaltmak için limit ve taksit sayılarını azaltmaya yönelik adımların atılması bekleniyor.

Dünya gazetesinin haberine göre; Türkiye’de kredi kartı kul­lanımı hızla artıyor. BKM verilerine göre kartlı öde­meler son bir yılda iki kattan faz­la artarken toplam kart adedi de 410 milyona yaklaştı.

Kredi kartında yaşanan artışı değerlendiren uzmanlar, mayıs ayında yüzde 75’i geçen enflasyo­nun kredi kartı harcamalarında­ki artışın temel sebebi olduğunu söylerken yıllık yüzde 80’e yakla­şan ihtiyaç kredi faizlerinin kre­di kartı faizlerine oranla hâlâ çok yukarıda olmasından dolayı kredi kartı kullanımının arttığını söy­lüyor.

Merkez Bankası bu kapsamda mart ayında yaptığı düzenleme ile kredi kartı kullanımını kısıtlamak ve parasal sıkılaştırmayı artırmak için kredi kartı nakit avans çekim­lerinde faiz oranı yüzde 4,42’den yüzde 5’e yükseltildi, kredili mev­duat hesabı faizi de yüzde 5’e çıkar­mıştı. Ancak bu artışın kredi kartı kullanımını azaltmadığı görülüyor.

Önümüzdeki günlerde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) kredi kartı limitlerine yönelik bir düzenleme yapacağı konuşuluyor.

Kredi kartını kısa süredir kullananlar için maksimum limit aylık gelirin 4 katı, uzun süredir kart sahibi olan ve düzenli ödeme yapan müşterilere ise maaşları ve yan gelirleri toplamının 8 katı oranında limit tahsis edilmesi planlanıyor. Ayrıca yüksek taksitli harcamaların azaltılmasına yönelik taksit sayısını düşürüleceği de konuşulanlar arasında yer alıyor.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler: Gazze’de Altyapının Yüzde 67’si Yıkıldı

Hamas’ın başlattığı İsrail – Filistin savaşının 158. günü geride kalırken, Gazze Şeridi’ndeki su ve temizlik tesisleri ile altyapının yaklaşık yüzde 67’si İsrail saldırılarında yıkıldı.

Haber Merkezi / Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), sosyal medya hesabından, Gazze’deki duruma ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, İsrail’in 7 Ekim 2023’te başlattığı ve yaklaşık 9 aydır süren saldırıları altında Gazze Şeridi’ndeki su ve temizlik tesisleri ile altyapının yaklaşık yüzde 67’sinin yıkıldığı veya hasar gördüğü belirtildi.

Bulaşıcı hastalıkların yayılmaya devam ettiği ve sıcaklıkların yükseldiği vurgulanan açıklamada, hijyen eksikliği ve susuzluğun Gazze’deki insanların sağlığını tehdit ettiğine dikkat çekildi.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 24 artarak 37 bin 396’ya yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 71 artarak 85 bin 523’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Dairesi (OHCHR), İsrail güçlerinin Gazze’deki savaş sırasında savaş hukukunun temel ilkelerini defalarca ihlal etmiş ve Gazze Şeridi’ndeki askeri operasyonlarında siviller ile savaşçılar arasında ayrım yapmamış olabileceğini kaydetti.

OHCHR, İsrail’in yüksek sayıda can kaybına ve sivil altyapının tahrip edilmesine neden olan altı saldırısını değerlendirdiği raporunda, İsrail güçlerinin “ayrım, orantılılık ve saldırıda tedbir ilkelerini sistematik olarak ihlal etmiş olabileceğini” belirtti.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, “Sivillerin zarar görmesini önleyecek ya da en azından, en aza indirecek savaş araç ve yöntemlerinin seçilmesi gerekliliği, İsrail’in bombalama kampanyasında sürekli olarak ihlal edilmiş gibi görünüyor” dedi.

İsrail’in Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, olası savaş hukuku ihlallerine ilişkin raporu, “olgusal, yasal ve metodolojik açıdan kusurlu” olarak nitelendirdi. İsrail diplomatik misyonu, “OHCHR en iyi ihtimalle kısmi bir olgusal tabloya sahip olduğundan, yasal sonuçlara ulaşmaya yönelik her türlü girişim, doğası gereği kusurludur” dedi.

Raporda, 7 Ekim ve 2 Aralık tarihleri arasında düzenlenen ve BM İnsan Hakları Dairesi’nin bu saldırılarda kullanılan silah türlerini, araçları ve yöntemleri değerlendirebildiği altı operasyonun ayrıntıları yer alıyor.

Paylaşın