Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Yine Arttı!

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ağustos ayı, Piyasa Katılımcıları Anketi’nin sonuçlarını paylaştı. Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 69,94 iken, bu anket döneminde yüzde 70,60 oldu.

Haber Merkezi / 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 40,23 iken, bu anket döneminde yüzde 41,99 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 24,27 ve yüzde 24,35 olarak gerçekleşti.

Dolar/TL

Katılımcılar cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 18,99 TL iken, bu anket döneminde 19,65 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla 20,92 TL ve 22,03 TL olarak gerçekleşti.

2021 yılı aralık ayı anketinde 12 ay sonrası dolar/TL kuru beklentisi 15,56 olarak tahmin edilmişti. Böylece yıl sonu dolar kuru beklentisi sekiz ayda 4,09 TL arttı.

Faiz

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde yüzde 14,00 olmuştur. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi de bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde yüzde 14,00 olarak gerçekleşti.

Büyüme

Katılımcıların GSYH 2022 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,6 iken, bu anket döneminde yüzde 3,7 olarak gerçekleşmiştir. GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde değişmeyerek yüzde 3,8 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Merkez Bankası Yıl Sonu Dolar Tahminini Yine Yükseltti

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), sektör ve finansal sektör temsilcileri ile profesyonellerden oluşan 41 katılımcı tarafından yanıtlanmış Ağustos ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’nin sonuçlarını paylaştı.

Haber Merkezi / Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 18,99 TL iken, bu anket döneminde 19,65 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla 20,92 TL ve 22,03 TL olarak gerçekleşti.

2021 yılı aralık ayı anketinde 12 ay sonrası dolar/TL kuru beklentisi 15,56 olarak tahmin edilmişti. Böylece yıl sonu dolar kuru beklentisi sekiz ayda 4,09 TL arttı.

Enflasyon

Katılımcılar cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 69,94 iken, bu anket döneminde yüzde 70,60 oldu.

12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 40,23 iken, bu anket döneminde yüzde 41,99 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 24,27 ve yüzde 24,35 olarak gerçekleşti.

Faiz

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde yüzde 14,00 olmuştur. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi de bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde yüzde 14,00 olarak gerçekleşti.

Büyüme

Katılımcıların GSYH 2022 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,6 iken, bu anket döneminde yüzde 3,7 olarak gerçekleşmiştir. GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde değişmeyerek yüzde 3,8 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Sanayi Üretimi Yüzde 8,5 Arttı

Sanayi üretimi, haziran ayında aylık 1,3 artarken, yıllık artış yüzde 8,5 olarak gerçekleşti. Arındırılmamış sanayi üretiminde yıllık artış yüzde 8,4 olarak hesaplandı. Mayıs ayı sanayi üretim verisi yıllık yüzde 9,1’den yüzde 9’a revize edildi.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sanayi Üretim Endeksi Haziran 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre yıllık bazda sanayi üretimi yüzde 8,5, aylık bazda yüzde 1,3 arttı.

Haziran ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,1 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 10 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0,6 arttı.

2022 yılı Haziran ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 2,1 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,6 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0,1 arttı.

Mayıs ayı sanayi üretim verisi yıllık yüzde 9,1’den yüzde 9’a revize edildi.

Anketlerde aylık artışta değişim beklenmezken, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretiminin Haziran’da yüzde 6.7 artması bekleniyordu.

Sanayi üretim endeksi, eko­nomide meydana gelen gelişmelerin ve uygulanan ekonomik politikaların, kısa dönemde olumlu veya olumsuz et­kilerinin ölçülebilmesi için aylık olarak hesaplanan bir endekstir.

Sanayi üretim endeksi, madencilik ve taş ocakçılı­ğı, imalat sanayisi ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörlerini kapsamaktadır. Toptan ve perakende ticaret ile ulaştırma sektör­lerindeki değişim de genellikle sanayi sektöründeki değişime paraleldir.

Sana­yi üretiminde bir artış ortaya çıktığında ulaştırma faaliyetinde de aynı nitelik­te bir canlanma yaşanır.

Sanayi üretim endeksi, geleceği tahmin için oluşturulan modellerin başlangıç noktasıdır. Eğilim ve güven endeksleri de sanayi üretim endeksi ile karşılaş­tırıldıktan sonra açıklanır. Sanayi gös­tergeleri öncü göstergeler endeksinin hesaplanmasında da önemli bir role sa­hiptir.

Paylaşın

Merkez Bankası Rezervleri 6 Milyar 668 Milyon Dolar Arttı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Haftalık Para ve Banka İstatistikleri yayımlandı. Buna göre, 5 Ağustos itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri, 6 milyar 668 milyon dolar artışla 67 milyar 769 milyon dolara yükseldi. Brüt döviz rezervleri, 29 Temmuz’da 61 milyar 101 milyon dolar seviyesindeydi.

Haber Merkezi / Söz konusu dönemde altın rezervleri de 705 milyon dolar artarak 40 milyar 163 milyon dolardan 40 milyar 868 milyon dolara yükseldi. Böylece Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, 5 Ağustos haftasında bir önceki haftaya kıyasla 7 milyar 374 milyon dolar yükselişle 101 milyar 263 milyon dolardan 108 milyar 637 milyon dolara çıktı.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın

Sigara Ve Alkole Zam Yolda!

Derinleşen ekonomik kriz zam olarak fiyatlara yansımaya devam ediyor. Sigara fiyatlarına 2 lira zam geleceği duyurulurken; alkol fiyatlarına da yüzde 10-15 oranın zam beklendiği açıklandı.

Tekel Bayileri Dayanışma Derneği Başkanı Erol Dündar, yıl başından bu yana toplam 10 TL tutarında zamlanan sigara fiyatlarına ağustos ayında yaşanan maliyet artışları nedeniyle 2 TL dolayında zam yapılacağını söyledi.

Gazete Durum’da yer alan habere göre, Dündar, “Sigaraya geçtiğimiz günlerde 2 lira zam yapıldı. Aslında 4 lira zam yapılacaktı ama firmalar 2 lirasını sübvanse etti. Sübvanse edilen 2 liranın zam olarak yansımasını bekliyoruz” dedi.

Alkole de zam

Erol Dündar, “Bu gidişle fiyatlar durmayacak. Çünkü her gün elektrik, doğalgaz, akaryakıt, çalıştırdığınız elemanın maliyetleri zincirleme olarak artıyor. Biz de bu işin sonunun nereye varacağını bilemiyoruz” ifadelerini kullandı.

Alkole de zam beklediklerini söyleyen Erol Dündar, “Yüzde 10-15 civarında bir zam gelebilir” diye konuştu.

Paylaşın

Cari Açık 15 Ayın Zirvesinde

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), haziran ayı ödemeler dengesi verilerini açıkladı. Verilere göre; cari işlemler açığı Haziran’da bir önceki yılın aynı ayına göre 2 milyar 269 milyon dolar artarak 3 milyar 458 milyon dolara çıktı. 12 aylık aylık cari işlemler açığı ise 32 milyar 667 milyon dolara yükselerek 15 ayın en yüksek seviyesini kaydetmiş oldu.

Haber Merkezi / Haziran ayında kaydedilen açıkla birlikte cari açık serisi sekiz aya çıkmış oldu. Son olarak 2021’in Ekim ayında 3,2 milyar dolarlık fazla verilmişti. Artan enerji fiyatlarının ticaret açığında sert büyümeye yol açmasıyla Haziran ayında cari açığın 3.4 milyar dolar olacağı tahmin ediliyordu.

TCMB’den yapılan değerlendirmede hazirandaki cari açıkta; bir önceki yılın aynı ayına göre, hizmetler dengesi kaynaklı girişlerin 2 milyar 508 milyon dolar artarak 4 milyar 24 milyon dolara yükselmesi ve birincil gelir dengesi kaynaklı çıkışların 105 milyon dolar azalarak 946 milyon dolara gerilemesine rağmen, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığının 4 milyar 794 milyon dolar artarak 6 milyar 426 milyon dolara yükselmesi etkili oldu.

Cari Açık nedir?

Ülkenin dış dünya ile olan mal ve hizmet ticaretinin sonucu cari denge olarak adlandırılır. Sadece mal ticaretinin sonucu ise dış ticaret dengesidir.

Eğer ülkenin sattığı mallar satın aldığı mallardan fazla ise dış ticaret fazlası, tersi geçerli ise dış ticaret açığı vardır. Mal ticaretinin sonucuna hizmet ticaretinin (en önemli kalem turizm)  sonucu eklenerek cari dengeye ulaşılır.

Örneğin dış ticaret açığı -60 milyar $ olan (yani mal ticaretinde – 60 milyar $ açık veren) bir ülkenin turizm gelirleri giderlerinden 20 milyar $ daha fazla ise (yani hizmet ticaretinde +20 milyar $ fazla vermişse)  cari açığı 40 milyar $ dolar olacaktır.

Cari açık ülkenin dış dünyadan dolar talebini gösterir. Bir başka deyişle bu açığın finansmanı için 40 milyar dolar bulunması gerekir.

Döviz bir ülkeye nasıl girer?

Dolar arzı yani ülkeye döviz girişi esas olarak üç kanaldan olur.

a-Doğrudan yabancı yatırımlar (yabancıların şirket satın almak, fabrika kurmak amacıyla ülkeye getirdikleri dövizler)

b-Portföy yatırımları (yani yabancıların özel şirket tahvil ve hisse senetleri ile devlet tahvillerini satın almak üzere ülkeye soktukları döviz)ve

c- Kısa ve uzun vadeli borçlanmalar.

Cari açığın finansmanı içinde portföy yatırımları ile kısa vadeli borçların payının artması ülke ekonomisinin kırılganlığının da artması demektir. Çünkü bu tür dövizler iç ve dış faktörlere bağlı olarak kolaylıkla her an ülkeyi terk edebilirler.

Paylaşın

EYT’de Görüşme Trafiği Hızlandı

Ankara’da Emeklilikte Yaşa Takılanlara (EYT) ilişkin çözüm trafiği hızlandı. EYT Platformu üyelerinden oluşan bir heyet, önceki gün AKP Grup Başkan Vekili Mehmet Emin Akbaşoğlu ve MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ile görüştü.

EYT düzenlemesindeki beklentilerini anlatan EYT Platformu üyeleri, dün de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin ile bir araya gelerek EYT’nin bu yılın sonuna kadar çözülmesi için söz aldı.

Türkiye gazetesinde yer alan habere göre Sakarya EYT Dernekleri Başkanı Mehmet Ali Çelik “Sendikaları, AKP ve MHP Grup Başkan Vekillerini ziyaret ettik. Çalışma Bakanı Vedat Bilgin’e dosyamızı sunduk. Bakan Bey, üç milyon kişinin mağdur olduğunu, bütçe görüşmeleri sonrasında, aralık ayında meselenin kesinlikle çözüme kavuşturulacağını söyledi” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin ile yaptıkları görüşmeyi de anlatan Çelik, şunları kaydetti:

“EYT Platformu olarak, Bakan Bilgin’e mağduriyetlerimiz anlatıldığı kapsamlı dosyamızı sunduk. Sayın Bilgin, basında çıkan formüllerin hiçbirinin masada olmadığını ve kendilerinin herhangi bir açıklaması bulunmadığı halde yanlış bilgilendirmeler yapıldığını söyledi. Bu konuda 3 milyon kişilik bir mağdur kesimin olduğunu, bunların 2 milyonunun 4A statüsünde, kalan 1 milyon kişinin de diğer statülerde olduğunu belirtti.

Çözüm noktasında ise sürecin bir noktaya geldiğini ve özellikle bütçe görüşmeleri sonrasında EYT’nin masaya yatırılıp konunun taraflarıyla görüşüldükten sonra çözüme kavuşturulacağını ifade etti. Bakan Bey, aralık ayı içerisinde kesinlikle konunun çözüleceğini dile getirdi. Bakan Bilgin’in sözleri, EYT’liler için bir müjdedir. EYT, iktidarın gündeminde ve aralık ayı içinde çözüleceği ortada.”

Paylaşın

DİSK-AR: Geniş Tanımlı İşsizlik Dar Tanımlı İşsizliğin İki Katı

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından bugün yayımlanan işsizlik verilerine ilişkin İşsizlik ve İstihdamın Görünümü Raporu’nu hazırladı.

Geniş tanımlı işsizliğin dar tanımlı işsizliğin iki katı olduğu, geniş tanımlı işsiz sayısının 7 milyon 607 bin olarak hesaplandığı, geniş tanımlı işsiz sayısının salgın öncesine göre 1 milyon 35 bin arttığı, genç kadın işsizliğinin yüzde 28,3 olduğu vurgulandı.

Rapor şu şekilde özetlendi: “Mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 10,3,mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik oranı (âtıl işgücü) ise yüzde 20,4 seviyesinde gerçekleşti. TÜİK’e göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı (mevsim etkisinden arındırılmış) 2022 Haziran ayında bir önceki aya göre136 bin kişi azalarak 3 milyon 541 bin kişi oldu.

“DİSK-AR tarafından TÜİK verilerinden yararlanarak yapılan hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı ise Haziran 2022’de 7 milyon 607 bin kişi olarak gerçekleşti.

TÜİK’e göre işsizlik azaldı

TÜİK’e göre Haziran’da işsiz sayısı azaldı. Mayıs’a oranla 136 bin kişi düşerek 3 milyon 541 bin kişi oldu.

Dar tanımlı işsizlik oranı ise 0,3 puanlık azalış ile yüzde 10,3 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,5 iken kadınlarda yüzde 13,8 olarak tahmin edildi. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı da (geniş tanımlı işsizlik) bir önceki aya göre 1,7 puan azalarak yüzde 20,4 oldu.

İstihdam edilenlerin sayısı Haziran’da bir önceki aya göre 46 bin kişi azalarak 30 milyon 866 bin kişi, istihdam oranı ise 0,1 puanlık azalış ile yüzde 47,8 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 65,3 iken kadınlarda yüzde 30,6 olarak gerçekleşti.

İşgücü ise Haziran’da bir önceki aya göre 182 bin kişi azalarak 34 milyon 407 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,4 puanlık azalış ile yüzde 53,2 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,3, kadınlarda ise yüzde 35,5 oldu.

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre değişim göstermeyerek yüzde 20,4 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 16,3, kadınlarda ise yüzde 27,9 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi de bir önceki aya göre 0,6 saat artarak 44,5 saat olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Kiralar Son Bir Yılda Yüzde 156 Arttı

Türkiye genelinde kiralar son bir yılda yüzde 156 arttı. Son 4 yıldaki artış ise yüzde 234 oldu. Ortalama kira ücretli 5 bin 361 TL olarak hesaplanırken, İstanbul’un bazı semtlerinde 2+1 bir evin kira fiyatı 20 bin liraya kadar çıkıyor.

Derinleşen ekonomik kriz barınmka krizine de yol açarken, kiralardaki fahiş artışlar nedeniyle yurttaşlar tek başına yaşamak konusunda sorun yaşamaya başladı. Özellikle büyükşehirlerde ev arkadaşı aramak mecburiyetinde olan birçok yurttaş bulunurken, ayrimenkul değerleme platformu Endeksacom’un verilerine göre, Türkiye genelinde kiralar son bir yılda yüzde 156 arttı. verilere göre son 4 yıldaki artış ise yüzde 234 oldu. Ortalama kira ücretli 5 bin 361 TL olarak hesaplanırken, İstanbul’un bazı semtlerinde 2+1 bir evin kira fiyatı 20 bin liraya kadar çıkıyor.

Cumhuriyet’ten Kader Çukay’ın haberine göre İstanbul’a bir yıl önce çalışmak için geldiğini söyleyen Yasemin A., Beyoğlu’ndaki bir dairede 2 ev arkadaşıyla birlikte kaldığını söyledi. Özel sektörde asgari ücretle çalıştığını belirten Yasemin A., “İstanbul gibi bir yerde zorunlu olarak arkadaşlarımla eve çıkmak zorunda kaldım. Önceden kira fiyatımız 2 bin 100 lirayken ev sahibi 4 bin liraya çıkardı. İtiraz ettik ancak bize ‘’Üç kişisiniz, ödersiniz’’ dedi. Tek başıma yaşasam mutfak, kira, faturalar derken elimde hiçbir şey kalmaz. Aileme para göndermek istiyorum ama elimde bir şey kalmıyor. Maddi durumum karşılasa tek başıma eve çıkmak isterim. Çünkü insan bazen yalnız kalmak istiyor” diye konuştu.

‘3. bir arkadaş daha aldık yanımıza’

Bahçelievler’de 2+1 evde 2 arkadaşıyla birlikte yaşayan ve adını vermek istemeyen bir yurttaş da tek başına eve çıkmak istediğini ancak maddi durumunun bunu karşılayamadığını söyledi. 4 yıl önce çalışmak için İstanbul’a geldiğini söyleyen yurttaş, “Arkadaşımla evin ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çektiğimiz için 3. bir arkadaş daha aldık yanımıza” dedi.

İstanbul’da emlakçılık yapan Muhammer Kızılaslan, insanların tek başına 8-9 bin lira kira veremeyip ev arkadaşı aradıklarını belirtti. Kızılaslan artan kiralarla ilgili, “Bekâr ve genelde İstanbul’a çalışmaya gelen insanlar arkadaşlarıyla beraber ev tutup kirayı paylaşıyor. Arkadaşlarıyla anlaşamasalar bile anlaşmak zorunda kalıyorlar. Çünkü kira fiyatları çok yüksek. Kimse yüksek kira ücreti verip tek başına bir evi geçindiremiyor. İstanbul’a tek başına çalışmak için gelen insanlar geldikten sonra sıkıntı yaşıyor. Ucuz kiralık ev bulmaya çalışıyorlar. Mahalle aralarında bodrum katında oturmak zorunda kalan insanlar görüyorum. Daireler o kadar kötü oluyor ki kiralayan kişi sadece uyumak için evine gitmek istiyor” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

5 Yılda Yabancılara 200 Bin Konut Ve İş Yeri Satıldı

CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, son 5 yılda ve 2021 yılında yabancılara ne kadarlık veya kaç adet konut, arsa, gayrimenkul satışı yapıldığına ilişkin Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesine gelen yanıtla ilgili yazılı açıklama yaptı.

Kılıç, “Bakan Kurum’un cevabı ülkemizin ve topraklarının parsel parsel yabancılara peşkeş çekildiğini ortaya koymaktadır” dedi. Bakan Kurum’un, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün “İstatistik Bilgi Sistemi” kayıtlarından alınan bilgilere göre önergesine yanıt verdiğini belirten Kılıç, şunları kaydetti:

“Türkiye’de son beş yılda yabancı gerçek kişiler 10 bin 419 ana taşınmaz (arsa, arazi, tarla, bağ, bahçe vb.) 197 bin 555 de konut, işyeri vb. taşınmaz satın aldı. Yabancılar son beş yılda en çok İstanbul’da ana taşınmaz ile konut ve işyeri satın aldı. Yabancıların son beş yılda İstanbul’da aldığı ana taşınmaz 2 bin 492 adet; konut, işyeri vb. taşınmaz ise 93 bin 909 adet olarak gerçekleşti. Bakan Murat Kurum, cevabında 2021 yılında yabancı gerçek kişilere yapılan ana taşınmazlar ile konut ve işyeri satışları hakkında da bilgi verdi. Buna göre; geçen yıl yabancılar 3 bin 794 ana taşınmaz, 62 bin 124 adet de konut ve işyeri satın aldı. Yabancılara geçen yıl en çok ana taşınmaz ile konut ve işyeri satışı yine İstanbul’da yapıldı. İzmir’de 2021 yılında yabancılara 76 adet ana taşınmaz (arsa, arazi, tarla, bağ, bahçe vb.), bin 518 de konut ve işyeri satışı gerçekleştirildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum cevabında, taşınmaz satışı ile ilgili verilen rakamların ‘aktif taşınmazları’ içerdiğini, süreç içerisinde yabancıların Türk vatandaşı veya tüzel kişilere yaptıkları devirlerin ‘pasif istatistikler’ olduğunu ve hesaba dahil edilmediğini kaydetti.”

“Gerçek rakam daha yüksek”

Sevda Erdan Kılıç, Kurum’un verdiği yanıtı şöyle değerlendirdi:

“Bakanın bu cevabı ülkemizin ve topraklarının parsel parsel yabancılara satıldığını ve peşkeş çekildiğini tüm gerçekliği ile ortaya koymaktadır. 2017 yılından beri yabancılara 200 bin konut ve işyeri satılmış ve bu satışın 62 bini de geçen yıl gerçekleşmiş. Yani son beş yıldaki toplam satışın yaklaşık üçte biri 2021 yılında gerçekleşmiş. Bu da yıllar içerisinde yabancılara ülkemizde satılan konut ve işyeri sayısının arttığını ortaya koymaktadır. Tabi bunda AKP iktidarının ‘Önce 250 bin dolara sonra 400 bin dolara konut alanlara Türk vatandaşlığı vermesinin’ de etkisi olduğu muhakkak. Üstelik cevapta belirtilen yabancılara satış rakamlarının, bakanın da ‘Süreç içerisinde yabancıların Türk vatandaşlarına yaptıkları devirlerin hesaba dahil edilmediği’ sözleri ile belirttiği gibi daha yüksek olduğu gerçeği ortadadır.

“Oy hesabı yapıyorlar”

Ülkemizi, ormanlarımızı, dağlarımızı, ovalarımızı, en verimli arazilerimizi, deniz kenarlarındaki hazine arazilerimizi yabancılara peşkeş çektikleri yetmezmiş gibi, üstüne bir de 400 bin dolara Türk vatandaşlığını yabancılara sattılar ve satıyorlar. Ülkemiz adeta istila edilmektedir, işgale uğramaktadır. Tabi yabancılara vatandaşlık hakkını niye bu kadar kolay verdiklerini tahmin etmek çok zor olmasa gerek. Yapılacak seçimde yabancıların AKP’ye oy vermelerinin hesabını yapmaktadırlar. Ama istediklerini yapsınlar, ister tüm yabancılara vatandaşlık vererek oy hakkı tanısınlar isterlerse mezarda bulunanlara oy hakkı tanısınlar, Türkiye’nin geleceğinin belirleneceği seçimde, Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi ve Millet İttifakı iktidarını engelleyemeyecekler.”

(Kaynak: Gerçek Gündem)

Paylaşın