TÜİK Açıkladı: İnşaat Maliyetlerinde Rekor Artış

İnşaat maliyet endeksi haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 3,47, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 106,87 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 4,16, işçilik endeksi yüzde 0,72 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 130,59, işçilik endeksi yüzde 45,67 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), İnşaat Maliyet Endeksi Haziran 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre, inşaat maliyet endeksi, 2022 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 3,47, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 106,87 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 4,16, işçilik endeksi yüzde 0,72 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 130,59, işçilik endeksi yüzde 45,67 arttı.

Böylece inşaat maliyetlerinde Haziran ayında endeks tarihinin yeni rekoru kaydedildi.

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 2,58, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 101,79 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 3,08, işçilik endeksi yüzde 0,68 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 124,22, işçilik endeksi yüzde 45,38 arttı.

Bina dışı yapılar maliyet endeksi yıllık yüzde 124,27 arttı

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 6,31, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 124,27 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 7,51, işçilik endeksi yüzde 0,86 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 151,73, işçilik endeksi yüzde 46,77 arttı.

Paylaşın

Genç Nüfusta İşsizlik Oranı Yüzde 20,4

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre değişim göstermeyerek yüzde 20,4 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 16,3, kadınlarda ise yüzde 27,9 olarak tahmin edildi.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) İşgücü İstatistikleri Haziran 2022 verilerini açıkladı. Verilere göre Haziran’da işsiz sayısı azaldı. Mayıs’a oranla 136 bin kişi düşerek 3 milyon 541 bin kişi oldu.

Dar tanımlı işsizlik oranı ise 0,3 puanlık azalış ile yüzde 10,3 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,5 iken kadınlarda yüzde 13,8 olarak tahmin edildi.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı da (geniş tanımlı işsizlik) bir önceki aya göre 1,7 puan azalarak yüzde 20,4 oldu.

İstihdam oranı yüzde 47,8

İstihdam edilenlerin sayısı Haziran’da bir önceki aya göre 46 bin kişi azalarak 30 milyon 866 bin kişi, istihdam oranı ise 0,1 puanlık azalış ile yüzde 47,8 oldu.

Bu oran erkeklerde yüzde 65,3 iken kadınlarda yüzde 30,6 olarak gerçekleşti.

İşgücüne katılma oranı yüzde 53,2

İşgücü ise Haziran’da bir önceki aya göre 182 bin kişi azalarak 34 milyon 407 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,4 puanlık azalış ile yüzde 53,2 olarak gerçekleşti.

İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,3, kadınlarda ise yüzde 35,5 oldu.

Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 20,4

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre değişim göstermeyerek yüzde 20,4 oldu.

Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 16,3, kadınlarda ise yüzde 27,9 olarak tahmin edildi.

Haftalık ortalama fiili çalışma süresi 44,5 saat

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi de bir önceki aya göre 0,6 saat artarak 44,5 saat olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Mahkemelerdeki İcra Dosyaları 24 Milyonu Aştı

Türkiye’de ekonomik krizin etkileri geçen gün artarken, borcunu ödeyemeyen ve icralık olan vatandaşların sayısı da çoğalıyor. İcra dairelerindeki dosya sayısı 24 milyon barajını da geçti.

Borcunu ödeyemeyen ve icralık olan vatandaşların sayısı arıtıyor. İcra dairelerindeki dosya sayısı 24 milyon barajını da geçti. Bu yıl 1 Ocak-5 Ağustos dönemini kapsayan 7 aylık süreçte icra ve iflas dairelerine 5 milyon 379 bin yeni dosya daha eklendi.

İcra dairelerindeki dosya sayısı ise son bir yılda 1 milyon 466 bin adet artarak 5 Ağustos itibarıyla 24 milyon 53 bine ulaştı. AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılında 8 milyon icra dosyası bulunuyordu.

Vatandaşın muhtarlıklara gelen icra tebligatlarını bile almaya gitmediğini söyleyen CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, “Çünkü ödeyemiyorlar. İktidar ise izliyor, hiçbir önlem almıyor. Büyük bir borç krizi adım adım geliyor” diye konuştu.

Tekin, şunları söyledi: “Vatandaş boğazına kadar borca batmış durumda. İcra daireleri icra dosyasıyla dolup taşıyor. İcra iflas dosyalarının patlaması, muhtarlıkların tebligatlarla dolmasına neden oldu. Temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlanan vatandaş kredi, kredi kartı ve borçla yaşıyor. Bu tablo yıl sonuna doğru daha da kötüleşecek. Artan fiyatlar borç ödeme gücünü de düşürüyor. Yıl sonunda çok daha fazla insan hacizle karşılacak, icra dosyaları iyice patlayacak. AKP milleti hacze düşüren parti diye anılacak.”

Sözcü’den Başak Kaya’nın haberine göre, Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) raporlarına göre Mayıs 2022 itibarıyla kredi veya kredi kartı borcunu ödememiş olanlardan, 4 milyon 148 bin kişinin borcu devam ediyor.

2022’nin ilk beş ayında borcunu ödeyemediği için yasal takibe girenlerin sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 83 artarak 748 bin 437 kişi oldu. BDDK’nin birinci çeyreğe kadar paylaştığı verilere göre, ödenmediği için takibe giren kredi tutarı, Mart 2022 itibarıyla 163 milyar TL.

Paylaşın

HSBC, Yıl Sonu Dolar/TL Tahminini 19,5’e Yükseltti

HSBC, dolar/TL için yıl sonu tahminini 17,5’ten 19,5’e yükseltti. Kurumun notunda, “Mevsimsel turizm gelirlerinin daha az destekleyici olması ve Avrupa’da resesyon baskısı ile ihracatın zayıflamaya devam etmesiyle Türk lirasının sonbaharda daha belirgin şekilde değer kaybedeceğine inanıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

HSBC, son çeyrekte turizm gelirlerinin desteğinin azalmasıyla cari açığın daha da genişleyebileceğine işaret ederek, Dolar/TL tahminini 2022 yıl sonu için 17,5’ten 19,5’e, 2023 ikinci çeyrek sonu için de 18,2’den 21’e yükseltti.

Orta ve Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Kur Stratejisti Murat Toprak imzalı notta, Türk lirasının son aylarda yükselen enflasyonun reel faizleri daha da baskılaması, liralaşma stratejisinin ilk çoşkusunun kalmaması ve cari açığın genişlemesiyle birlikte değer kaybettiğine işaret edildi.

Para politikası duruşunda önümüzdeki dönemde değişiklik olacağına dair bir işaret bulunmadığı belirtilen notta, kur korumalı mevduatın yurt içi yerleşiklerin büyük Döviz alımlarını önlemede rol oynamaya devam ettiği değerlendirmesi yapıldı.

Notta, “Tabii ki destekleyici para politikası ile dolarizasyon arasındaki etkileşim Türk lirası için risk faktörü olmayı sürdürecek ama en azından şimdilik bize göre ana endişe kaynağı değil. Bize göre, Türk lirası için temel makro risk, bozulmanın beklentilerin üzerinde gerçekleştiği ödemeler dengesi dinamikleri ile ilgili.

Rekor seviyelere yakın olan dış ticaret açığı, cari açığı, turizm sektörünün en güçlü olması gereken bir dönemde dahi genişletiyor. Mevsimsel turizm gelirlerinin daha az destekleyici olması ve Avrupa’da resesyon baskısı ile ihracatın zayıflamaya devam etmesiyle Türk lirasının sonbaharda daha belirgin şekilde değer kaybedeceğine inanıyoruz” denildi.

Paylaşın

81 İlin Borç Haritası Ortaya Çıktı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) ikinci çeyrek Fintürk verileri banka borçlarının 81 ildeki hızlı artışını ortaya koyuyor. Verilere göre Haziran 2022 itibarıyla toplam kredi kartı harcamaları 284 milyar 801 milyon TL’ye ulaşırken, son bir yılda en hızlı artış gösteren il yüzde 107 ile Konya oldu.

Sözcü’de yer alan habere göre, hem pahalılık hem de alım gücünde azalma nedeniyle kullanımın artmasıyla 81 ilde kredi kartlarında ortalama artış hızı yüzde 85 oldu. Kartların hızlı artışı tüm illerde kendini gösterirken en düşük büyüme oranı yüzde 40.46 ile İstanbul’da gözlendi.

Faizi yüksek olmasına karşın kullanımı artan kredili mevduat hesapları ise toplamda 43 milyar 648 milyar TL’ye yükseldi, KMH’ta en fazla artış gösteren il ise yüzde 87.77 büyümeyle Kilis oldu. 81 ilin ortalama artış hızı yüzde 64’ü bulan KMH’da en düşük artış gösteren il yüzde 42.93 ile Nevşehir oldu. 81 ilin ihtiyaç kredisi toplamı da haziran sonu itibarıyla 499 milyar 284 milyon TL olurken, ihtiyaç kredisinde ise en yüksek artış yüzde 36.26 ile İstanbul’da görüldü.

9 kentte batık üç haneli büyüdü

Borçluluk hızla büyürken, ödenemediği için takibe düşen kredilerin tutarı da BDDK’nın takibe atma esnekliğine rağmen hızla arttı. Haziran 2021 – Haziran 2022 tarihlerini kapsayan bir yılda takipteki bireysel krediler yüzde 57.7 artış gösterdi ve 20 milyar 765 milyon liraya ulaştı. BDDK verilerine göre Hakkari’de takibe düşen alacak miktarı 2021 Haziran ayına göre yüzde 129.40 arttı, Şırnak’ta yüzde 122.49, Bingöl’de yüzde 113.57, Bayburt’ta yüzde 112.60, Van’da ise yüzde 110.45 artış yaşandı. Takipteki alacak artışında ise 7 ilde üç haneli büyüme yaşandı.

İhtiyaçta İstanbul öne çıktı, Hakkari geride kaldı

İhtiyaç kredilerinde 81 ilde görülen ortalama artış oranı yüzde 23 oldu. 500 milyar lirayı bulan ihtiyaç kredilerinin en çok arttığı il yüzde 36.27 ile İstanbul oldu. Onu yüzde 32.74 ile Kocaeli, yüzde 32.16 ile Ankara, yüzde 31.02 ile Tekirdağ, yüzde 30.86 ile Gaziantep izledi. En düşük artış yüzde 9.54 yükseliş ile Hakkari’de görüldü.

Paylaşın

Vatandaşların Bankalara Borcu 153 Milyar TL Arttı

Son 3 ayda vatandaşların bankalara olan borçlarında 153 milyar TL’lik artış yaşandı. Ödenen faiz de 6 ayda yüzde 47,4 oranında artarak 78,9 milyar TL’ye yükseldi. BDDK verilerine göre vatandaşların kredi kartı borcunda da son bir yılda 120 milyar 800 milyon TL’lik artış yaşandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grubu’nun ekonomi raporunda da bankacılık sektöründeki gelişmeler incelendi.

Rapora göre, sektörün toplam aktiflerinin yüzde 74, özkaynaklarının ise yüzde 62,7 oranında arttığı bir dönemde net kârlarındaki artış ise yüzde 400,5’i buldu. Geçen yıl kârı 33,7 milyar TL olan bankalar bu yılın ilk 6 aylık döneminde net olarak 169,1 milyar TL kâr elde etti.

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre, bankacılık sektörünün net kârını artırmasında iktidarın ekonomi politikalarının önemli rolü olduğuna işaret edilen raporda, şu bilgiler yer aldı:

“Devlet, Kur Korumalı Mevduat’la (KKM) bankaların topladığı 1,1 trilyon TL’lik mevduatın faiz maliyetinin büyük bir kısmını üstlenirken bankalar yüzde 14-17 faiz oranıyla topladıkları bu parayı Hazine’ye, şirketlere ve vatandaşlara çok daha yüksek bir faiz oranıyla borç ve kredi olarak sattı.

Bu yılın ilk 6 aylık döneminde bankaların toplam faiz ödemeleri geçen yıla göre yüzde 43,9 oranında artarken toplam faiz gelirlerindeki artış ise yüzde 99,1 olarak gerçekleşti. Net faiz geliri yüzde 203 oranında artarak 285 milyar TL’yi buldu.

Bankalar kazanırken KOBİ’lerin bankacılık sektörüne olan kredi borçları haziranda 66,9 milyar lira daha artarak bir trilyon 573 milyar TL kadar yükseldi.

Tarım sektörünün borçları ise haziranda 16,8 milyar TL artarak 224,8 milyar TL’ye yükseldi.

Son 3 ayda yurttaşların bankalara olan borçlarında ise 153 milyar TL’lik artış yaşandı. Ödenen faiz de 6 ayda yüzde 47,4 oranında artarak 78,9 milyar TL’ye yükseldi.”

Kredi kartı borçları

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre yurttaşların kredi kartı borcunda da son bir yılda 120 milyar 800 milyon TL’lik artış yaşandı.

Paylaşın

Türkiye’de Her Üç Çocuktan Biri Aşırı Yoksulluk İçinde

Türkiye’nin “başkanlık sistemi”ne geçişinin ardından artan yoksulluk, çocukları da etkiledi. CHP’li İlgezdi’nin raporuna göre 7 milyon 436 bin derin bir yoksullukla karşı karşıya kaldı. İlgezdi, söz konusu dönemde suça sürüklenen çocukların sayısındaki artışa da dikkat çekti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, hazırladığı “Çocuk Yoksulluğu” raporunu paylaştı. Raporda, “başkanlık sistemi”ne geçişle birlikte ortaya çıkan yoksulluğa işaret edilirken; 2017 yılında 6 milyon 893 bin olan yoksul çocuk sayısının tek adam rejimine geçişle birlikte yüzde 8 artarak, 2021 yılında 7 milyon 436 bine ulaştığı belirtildi.

‘Türkiye’de her 3 çocuktan birinin aşırı yoksulluk içinde’

“2022 itibarıyla Türkiye nüfusunun yüzde 27’sini çocuklar oluşturuyor. Ne var ki iktidarın geleceksizleştirme politikalarının sonucu olarak 22 milyon 738 bin 300 çocuğun yüzde 33’ü yani 7 milyon 436 bini derin bir yoksullukla karşı karşıya kaldı. Bu veri Türkiye’de her 3 çocuktan birinin aşırı yoksulluk içinde hapsolduğu, sefalet ve sömürü çarkı arasında yaşama tutunmaya çalıştığı anlamına geliyor” ifadelerine yer verilen raporda, “Türkiye’nin kaynaklarını 5’li çetenin emrine sunan, para musluklarını sonuna kadar yandaş havuzuna akıtan, halkın alın terini naylon vakıflar aracılığıyla yurt dışına transfer eden Erdoğan rejimi 2017 yılından bugüne her hafta yoksullar ordusuna 2 bin yeni çocuk ekleyerek ülkenin geleceğini kararttı” denildi.

Evrensel’den Damla Kırmızıtaş’ın haberine göre, gelinen noktada tek adam rejiminin her aileye en az bir yoksul çocuk vaat ettiği ifade edilen raporda, “Haziran 2022 verilerine göre yoksulluk sınırının 20 bin lirayı geçtiği Türkiye’de, TÜİK’in makyajlı verilerine göre 2021 yılında geliri 19 bin liranın altında olan 23 milyon 789 bin yoksul bulunuyor. ‘Ben ekonomistim’ diyerek tüm yetkiyi elinde toplayan ve yılda bir milyon 200 bin lira maaş geliri olan Erdoğan, bugün mevcudu 390 bin 960 olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nden tam 19 kat daha büyük bir yoksullar ordusu yaratarak, sefalet düzeninin de başkomutanı oldu” ifadeleri kullanıldı.

Çocuklar suça sürüklendi

Erdoğan’ın, çocukların “yaşama-gelişme-büyüme” haklarını ortadan kaldıran politikalarda ısrar ettiği vurgulanan raporda, “Yoksulluğun pençeleri bir aileye uzandığında, çocuk haklarının da yaygın biçimde ihlal edilmesine yol açıyor. Suç verileri kara tabloyu gözler önüne seriyor. 2009-2020 yıları arasında 18 yaşından küçük 88 bin 741 çocuk ceza infaz kurumuna girdi. Bu çocukların yüzde 15’ini yani 13 bin 376’sını 15 yaşından küçükler oluşturdu. Siyasetin toplum üzerinde giderek artan baskısı suça sürüklenen çocuk istatistiklerine de doğrudan yansıyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçildiği 2014’ten sonra suç işleyerek ceza infaz kurumuna giren çocuk sayısında yüzde 35 artış yaşandı. Ayrıca 2009-2020 yılları arasında ceza infaz kurumuna giren toplam çocuk sayısının yüzde 85’i yani 75 bin 345’i Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçildiği döneme denk geliyor” bilgileri yer aldı.

Paylaşın

Zorunlu Trafik Sigortasına Zam!

Sigorta Emeklilik Düzenleme Denetleme Kurumu ( SEDDK ) zorunlu trafik sigortası için yeni tarifeyi belirledi. Düzenlemelerle birlikte Mayıs-Ağustos arasındaki artış yüzde 35’e ulaştı. Tekrar bir artış olmazsa bu yıl resmi artış yüzde 46 civarında olacak.

Bloomberg HT’nin haberine göre Ağustos itibarıyla İstanbul’da trafiğe yeni çıkan araç için (4’üncü basamak) uygulanan azami prim tutarı 3 bin 149 lira olacak.

Yine İstanbul’da son 2-3 yıldır hiçbir kazaya karışmamış ve 7’nci basamağa yükselmiş bir sürücü, bu ay sigortasını yenilediğinde en fazla 1.732 lira ödeyecek.

Sigorta şirketleri, rekabet politikalarına göre kaza yapmayan sürücülere daha düşük tarifelerle trafik sigortası poliçesi kesebiliyor.

Sigorta primleri 7 basamakta belirleniyor. İlk kez araç alıp trafiğe çıkanların basamağı 4’ten başlıyor, Sürücüler kazaya karıştıkça 1’inci basamağa kadar düşüyor. Ard arda üç yıl hiç kaza yapmayanlar yedinci basamağa yükseliyor. Yedinci basamağa yaklaştıkça sigorta ucuzluyor, 1’e yaklaştıkça pahalanıyor.

Poliçenin ilk yılı hasarla kapatılırsa, sigorta bedeli yüzde 50 artıyor. İkinci yıl hasarda yüzde 100 artıyor, Art arda üçüncü yılı da hasarlı kapatıp 1’inci basamağa düşenler için fiyatlar yüzde 150 artırımlı oluyor.

İstanbul için tarife;

1. basamak (Yüzde 150 artırım): 7 bin 872 TL
2. basamak (Yüzde 100 artırım): 6 bin 298 TL
3. basamak (Yüzde 50 artırım): 4 bin 723 TL
4. basamak: 3 bin 149 TL
5. basamak (Yüzde 15 indirim): 2 bin 676 TL
6. basamak (Yüzde 30 indirim): 2 bin 204 TL
7. basamak (Yüzde 45 indirim): 1.732 TL

Trafik sigortası tavan fiyatları ve artışı Sigorta Emeklilik Düzenleme Denetleme Kurumu ( SEDDK ) tarafından belirlenip yayınlanıyor.

31 Aralık 2021’e kadar tavan fiyatlardaki artış bir önceki aya göre yüzde 1’di. Şubat 2022 itibarıyla artış katsayısı yüzde 1,50 olarak uygulanmaya başladı. Ayrıca 1 Şubat’ta tek seferlik yüzde 20 artış yapıldı.

13 Nisan 2022 tarihli genelgesine göre azami prim tutarlarının 1 Mayıs itibarıyla aylık yüzde 2,25 oranında artırılması kararlaştırıldı. Aylık yüzde 2,25’lik artış devam ederken sigortacılar zarar nedeni ile ek zam talep ediyor.

Paylaşın

Temmuz Ayında Euro, Altın Ve Borsa Yatırımcısına Kaybettirdi

Temmuz ayında en yüksek reel getiri Devlet İç Borçlanma Senetleri’nde (DİBS) olurken, euro, altın ve borsa ise yatırımcısına kaybettirdi. Yıllık en yüksek reel getiri dolar da yaşanırken, DİBS ise yatırımcısına kaybettirdi.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları Temmuz 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre, aylık en yüksek reel getiri, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 2,50 oranında Devlet İç Borçlanma Senetleri’nde (DİBS) gerçekleşti. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde ise DİBS yüzde 0,23 oranında yatırımcısına kaybettirdi.

Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından dolar yüzde 2,17, mevduat faizi (brüt) yüzde 3,76, Euro yüzde 5,51, külçe altın yüzde 7,22 ve BIST 100 endeksi yüzde 7,39 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

TÜFE ile indirgendiğinde dolar yüzde 0,51 oranında reel getiri sağlarken, mevduat faizi (brüt) yüzde 1,12, Euro yüzde 2,93, külçe altın yüzde 4,68 ve BIST 100 endeksi yüzde 4,85 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

Dolar, üç aylık değerlendirmede; TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 7,47 oranında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlarken; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 2,64 oranında yatırımcısına kaybettirdi. BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 16,69, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 8,04 oranında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

Altı aylık değerlendirmeye göre dolar, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 16,10, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 1,52 oranıyla yatırımcısına en az kaybettiren yatırım aracı oldu. Aynı dönemde Mevduat faizi (brüt), Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 29,41, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 17,14 oranında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

Yıllık bazda en çok getiri dolarda

Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde dolar, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 13,06 oranında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 16,99 oranında yatırımcısına kaybettirdi.

Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından külçe altın yüzde 19,88, BIST 100 endeksi yüzde 26,20, Euro yüzde 28,38, DİBS yüzde 52,14 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 52,47 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

TÜFE ile indirgendiğinde ise külçe altın yüzde 9,11 ve BIST 100 endeksi yüzde 0,52 oranında yatırımcısına kazandırırken; Euro yüzde 2,45, DİBS yüzde 34,81 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 35,26 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

Paylaşın

Vatandaş Kredi Kartı Borcunun Tamamını Ödeyemiyor

Tüketici Birliği Federasyonu’nun, ‘Cüzdanımızda Ne Var?’ başlıklı temmuz ayı raporu yayımlandı. Araştırmaya göre, tüketicilerin yüzde 33’ü kredi kart hesap özetinin tamamını ödeyemiyor. Borcunu öteleyen tüketiciler 20 milyonu bulurken üç aydır bu sayıda artış yaşanıyor.

Haber Merkezi / Geçen ay yapılan araştırma sonuçlarını değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, “36 milyon kredi kartının limiti dönem bitmeden dolmaktadır. Semt pazarlarında dahi kredi kartı kullanımının arttığı tespit edildi. Bu sonuç, kredi kartı harcamalarının büyük oranda tüketicinin yaşamını sürdürmesi için zorunlu olarak satın almak zorunda olduğu kalemlerde gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Geçen hafta Cumhurbaşkanlığı kabine toplantısında konunun ele alınacağı duyurulmuş, ancak toplantı sonrası açıklama yapılmamıştır” dedi.

Acil önlem uyarısı yapan Deniz, aksi takdirde yasal takipte olan 750 bin tüketiciye, milyonlarca kişinin eklenmesinin kaçınılmaz olacağına dikkat çekti. Deniz, yasal takip süresinin 90 günden salgın dönemindeki gibi 180 güne veya daha fazla süreye çıkarılması, yasal takibe düşen kredi kartı borçlarının yanı sıra hesap özeti kısmi olarak ödenerek ötelenen borçlara da yapılandırma olanağı getirilmesi çağrısı yaptı.

Öte yandan araştırmaya göre yurttaşların yüzde 33’ü kredi artı borcunu ödeyemezken; bu grupta yer alanlar daha çok düşük gelir grupları, öğrenciler, ücretli çalışanlar, çalışmayanlar ve kirada oturanlar oldu. Kredi kartı borcunu hiç ödeyemediğini söyleyenler arasında emekli, öğrenci ve ücretli çalışanlar dışında profesyonel meslek sahibi kişiler de yer aldı.

Araştırma, kronik olarak kredi kartı borcunu kısmi ödeyenlere son 3 ay içinde yüzde 10 oranında yeni bir grup yurttaş eklendiğini gösterdi. Araştırmaya göre, kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin yüzde 60’ı nakit avans çekiyor. Üstelik, bir zamanlar nakit ödemenin tercih edildiği manav, bakkal, kasap ödemelerinde kredi kart kullanımının yüzde 20’lerden yüzde 70’lere çıktığı görülüyor.

Borç yüküne 120,8 milyar eklendi

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) haftalık verilerine göre 29 Temmuz itibarıyla bireylere ait kredi kartı kullanımı 294 milyar 611 milyon TL’ye ulaşmış durumda. Bu tutar son bir yılda yüzde 70’lik hızlı bir artışa işaret ediyor. Yurttaşın kartlara yüklenmesiyle 12 ayda borç yüküne 120 milyar 800 milyon TL daha eklendiği görülüyor.

Araştırmada öne çıkan bulgular

Araştırmada, kredi kartı borçlarını ödeyemediği için takibe düşenler ile ilgili öne çıkan bazı bulgular şöyle:

  • Bekarlar içinde takibe düşme oranı ise açık ara fazla.
  • Z kuşağı (18-24) yaş arası takibe düşme oranı daha yüksek; bu yaş grubunu 25-34 ve 35-44 yaş grupları takip ediyor.
  • Kirada oturanlar arasında takibe düşme oranı daha yüksek.
  • Kredi takibine düşenlerin yüzde 53’ü kartlarından nakit avans çekiyor.
  • BDDK verilerine göre takibe düşen bireysel kredi kartı borcu 6,9 milyar TL’yi buluyor.
Paylaşın