Kapanan Şirket Sayısı Yüzde 53.7 Arttı

Temmuz ayında, kapanan şirket sayısı 2021 yılının aynı ayına göre yüzde 53.7 arttı. Kurulan şirketlerin durumuna bakıldığında ise, temmuzda bir önceki aya göre kurulan şirket sayısının yüzde 37.7 oranında azaldığı görüldü.

Haber Merkezi / Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) 2022 Temmuz’a ilişkin kurulan ve kapanan şirket istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, 2022’nin ilk 7 ayında, 2021’in ilk 7 ayına göre kurulan şirket sayısı yüzde 21,1 kurulan kooperatif sayısı yüzde 20,5 artarken, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 10,1 azaldı.​

2022’nin ilk 7 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre kapanan şirket sayısında yüzde 78,6 kapanan kooperatif sayısı yüzde 71,1 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 5,5 artış oldu.

Temmuz ayında, geçen yılın aynı ayına göre kurulan şirket sayısı yüzde 23,9 kurulan kooperatif sayısı yüzde 8,0 kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 2,9 arttı.

Temmuz ayında, kapanan şirket sayısı 2021 yılının aynı ayına göre yüzde 53,7 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 4,8 oranında arttı, kapanan kooperatif sayısında yüzde 30,3 azaldı.

Temmuz ayında, bir önceki aya göre kurulan şirket sayısı yüzde 37,7 kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 35,3 kurulan kooperatif sayısı yüzde 27,1 azaldı.

Temmuz ayında, bir önceki aya göre kapanan şirket sayısında yüzde 39,9 kapanan kooperatif sayısında yüzde 33,9 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 27,3 azalış gerçekleşti.

Gümüşhane, Bayburt ve Ardahan’da şirket kurulmadı

Temmuz ayında kurulan toplam 8.467 şirket ve kooperatifin yüzde 85,6’sı limited şirket, yüzde 12,9’u anonim şirket, yüzde 1,4’ü ise kooperatif olarak görüldü.

Şirket ve kooperatiflerin yüzde 41,4’ü İstanbul, yüzde 8,9’u Ankara, yüzde 5,2’si Antalya’da kuruldu. Bu ay Gümüşhane, Bayburt ve Ardahan’da şirket kuruluşu gerçekleşmedi.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Faiz Kararı Dövizi Ve Enflasyonu Nasıl Etkiler?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 100 baz puan düşürerek yüzde 14’ten yüzde 13’e indirdi.

Piyasalarda gösterge faiz oranının sabit tutulacağı görüşü hakimken gelen bu indirim kararı sonrası döviz kurları hızlı bir şekilde yükseldi. Dolar serbest piyasada 18 liranın üzerine çıktı. Euro da 18,3 liraya kadar yükseldi.

Merkez Bankası açıklamasında ‘fiyat istikrarını sağlamak için farklı enstrümanlara sahip olunduğu’ vurgusunu yaptı. Açıklamada detaylandırılmasa da durumun kontrol altında tutulması için döviz rezervlerinin kullanılarak piyasaya daha fazla dolar sürme ya da yeni swap anlaşmaları yapılması olası alternatifler arasında bulunuyor. Bunların ne kadar etkili olacağı bilinmese de mevcut şartlarda kurların yukarı yönlü seyretmesi bekleniyor.

Dünyanın önde gelen merkez bankalarının neredeyse tamamı yüksek enflasyon endişesiyle faiz artırımlarına giderken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın faizlerin yükseltilmesine karşı tutumunun bilinmesi nedeniyle piyasalarda faiz artışı beklenmiyordu. Fakat yedi aydır sabit tutulan faizlerin daha da indirilmesi herkes için sürpriz oldu.

Ekonomistler enflasyonun artmasını bekliyor

Ekonomistler bu beklenmedik karar sonrası yüzde 80’e yaklaşan resmi enflasyonun çok daha yukarıya çıkacağını öngörüyor.

Dünya genelinde başta enerji ve gıda fiyatları kaynaklı enflasyon artışını frenlemek için merkez bankaları politika faizlerini arttırarak para arzını düşürmeyi hedefliyor. Bu kararlar her ne kadar ekonominin yavaşlaması anlamına gelse de para politikası yöneticileri kontrolden çıkmış bir enflasyonu kısa süreli resesyonlardan daha tehlikeli görüyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ise yaptığı açıklamada “Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın güçlendirilmesi için atılan ve kararlılıkla uygulanan adımlar ile birlikte, küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesiyle dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörmektedir” ifadelerine yer vererek sanayi üretiminde yakalanan ivmeyi desteklemek için faiz indirmeyi tercih ettiğini vurguladı. Yani banka enflasyonun küresel anlamda azalacağı öngörüsüyle ekonomik aktiviteyi canlandırma yolunu tercih etti.

Yükselen piyasalara odaklanan BlueBay Asset Management Ekonomisti Timothy Ash “aptalca bir hareket” olarak yorumladığı faiz indiriminin Rusya ve Körfez’den gelen paraya güvenilerek yapıldığını ileri sürdü.

Öte yandan Merkez Bankası faiz kararından ayrı olarak toplam rezervlerin 12 Ağustos haftasında bir önceki haftaya göre 5 milyar 101 milyon dolar artarak 113 milyar 738 milyon dolara çıktığını duyurdu. Türkiye’nin brüt döviz rezervleri de son 3 haftada 15 milyar dolar arttı. Faiz kararı sonrası Bloomberg’e açıklamalarda bulunan ekonomist Per Hammarlund, Merkez Bankası’nın uluslararası rezervlerindeki artışın politika faizini düşürmeye teşvik ettiği yorumunda bulundu.

Ekonomist Mahfi Eğilmez ise “Durum, sürekli işkence yapılan insanın son aşamalarda artık acı hissetmemesine ve tepki vermemesine benziyor. O aşamada ölüm, uyarı vermeden gerçekleşebilir. Son faiz indirimi, sistemin, yeterince tepki veremez duruma gelmiş olduğunu gösteriyor,” yorumunda bulundu.

Fakat bazı ekonomistler 100 baz puanlık indirimin yüksek enflasyon ortamında sembolik olduğunu belirtti.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Merkez Bankası Faiz İndirdi; Dolar Yılın Zirvesini Gördü

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranında 100 baz puanlık faiz indirimi yaptı. Piyasa beklentilerinin aksine faizi yüzde 14’ten yüzde 13’e indirdi.

Kararın ardından dolar kuru yılın en yüksek seviyesine çıktı. Karar öncesi 17,94 seviyesinde olan kuru 18,15’e kadar yükseldi. Konuya ilişkin bir duyuru yapan Merkez Bankası, jeopolitik risklerin dünya genelinde iktisadi faaliyet üzerindeki zayıflatıcı etkisinin artarak sürdüğü belirtti.

Gelecek döneme ilişkin küresel büyüme tahminlerinin aşağı yönlü güncellenmeye devam ettiği ve resesyonun kaçınılmaz bir risk faktörü olduğu ifade eden Merkez Bankası şu açıklamayı yaptı:

“Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın güçlendirilmesi için atılan ve kararlılıkla uygulanan adımlar ile birlikte, küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesiyle dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörmektedir. Bununla birlikte, üçüncü çeyreğe ilişkin öncü göstergeler iktisadi faaliyette bir miktar ivme kaybına işaret etmektedir.

Küresel büyümeye yönelik belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde sanayi üretiminde yakalanan ivmenin ve istihdamdaki artış trendinin sürdürülmesi açısından finansal koşulların destekleyici olması önem arz etmektedir. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin 100 baz puan düşürülmesine karar vermiş, mevcut görünüm altında güncellenen politika faiz düzeyinin yeterli olduğunu değerlendirmiştir.

Fiyat istikrarının sürdürülebilir bir şekilde kurumsallaşması amacıyla TCMB’nin tüm politika araçlarında kalıcı ve güçlendirilmiş liralaşmayı teşvik eden geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci devam etmektedir. Değerlendirme süreçleri tamamlanan kredi, teminat ve likidite politika adımları para politikası aktarım mekanizmasının etkinliğinin güçlendirilmesi için kullanılmaya devam edilecektir.”

Faiz ve enflasyon ilişkisi

Faiz, enflasyon ve döviz kurları birbirinden bağımsız değil, arasında yakın bir ilişki var. Bir noktadaki dengesizlik diğerlerini etkiliyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayımladığı verilere göre Temmuz’da yıllık enflasyon yüzde 79,60’a ulaştı. Aylık enflasyon da yüzde yüzde 2,37 oldu. Politika faizi ise şimdilik yüzde 13 seviyesinde.

Hükümet ve Merkez Bankası uygulayacağı politikalarla bunlar arasında bir denge kurulmaya çalışılıyor. Merkez Bankası’nın piyasadaki para arzını yönetebilmek için sahip olduğu en etkili araçsa politika faizi.

Faiz oranlarının düzeyi, bireylerin ve kurumların kaynaklarını tasarrufa ya da harcamaya yöneltmesinde belirleyici.

Genel kabul gören ekonomi teorisinde, faiz oranlarının düşük tutulmasının enflasyon yaratacağı ve enflasyonun arttığı bir dönemde de fiyat artışlarını dizginlemek için faiz artırımına gidilmesi gerektiği görüşü bulunuyor.

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduata Geçen Şirketlere Kredi Kolaylığı

Bankaların döviz mevduatlarını, Kur Korumalı Mevduata (KKM) dönüştürme hedeflerini gerçekleştirebilmek için KKM’ye geçen şirketlere kredi kolaylığı sağladığı öğrenildi.

Dünya gazetesinden Şebnem Turhan’ın bankacılık kaynaklarına dayandırdığı haberine göre bankalar, ticari kredi başvurusunda bulunan müşterilerine döviz mevduatını KKM’ye dönüştürmesi durumunda bunu teminat olarak kabul edeceğini bu yöntemi izlediğinde ise avantajlı kredi faizi oranları vereceğini belirtiyor.

Döviz mevduatını KKM’ye çeviren müşterilerine kamu bankaları yüzde 14, özel bankalar ise yüzde 17-18 ticari kredi faizi uygulamaya başladı. Bu durum da bankalar arası döviz mevduatı geçişini hızlandırdı.

Döviz mevduatını KKM’ye döndürdüğünde bunu kredi için teminat kabul eden bankalar mevduat faizi uygulaması konusunda da avantajlı durumda bulunuyor. Öyle ki dövizden KKM’ye dönüşen hesaplarda bankacılık sektörü güncel TL mevduat faiz oranı yüzde 22-23 seviyesinde olsa bile yüzde 17’den fazla faiz uygulayamıyor. Yönetmelik gereği KKM faizi politika faizi olan yüzde 14’ün üç puan üzerine kadar verilebiliyor.

Aradaki kur farkı da Merkez Bankası tarafından karşılandığı için bankalar bu sistemle faiz oranlarını da güncel faizden daha düşük olarak müşterisine sunabiliyor. Böylelikle hem dövizden dönüşüm hedefinin tutturulması kolaylaşıyor, hem kredi ile kaynak yaratılmış oluyor hem de düşük faiz oranları ile maliyetleri de azalmış oluyor.

TCMB 30 Haziran’da zorunlu karşılık ve ihbarlı döviz hesaplarında uygulanan yüzde 1,5 seviyesindeki komisyon oranının yüzde 5 seviyesine yükseltilmesine karar vermişti.. Ayrıca, dönüşüm oranı gerçek ve tüzel kişiler için ayrı ayrı yüzde 10’a ulaşamayan bankalardan iki katı oranında komisyon alınması uygulamasının kaldırıldığı aktarılmıştı.

KKM nedir?

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nca, her gün saat 11.00’de dolar, euro ve sterlin üzerinde alış kuru duyurulmaktadır.

Kur dönüşüm miktarı miktarı oranlanırken vade nihayetindeki TCMB dolar, euro ve sterlin alış kuru ile ilk zamanda yürürlükte olan TCMB USD, EUR ve GBP alış kuru arasındaki oransal ayrım göz önünde bulundurulacaktır.

KKM TL Hesabı ile alakalı bütün tediyeler Türk Lirası cinsinden yapılır. Açılışta her zaman TCMB tarafından duyurulan USD, EUR ve GBP döviz kuru dikkate alınır.

KKM hesabı nasıl açılır?

Kur Korumalı Mevduat Hesabı, hali hazırda müşterisi olduğunuz bankanın mobil internet bankacılığı ya da bankanın uygulamaları üzerinden açılabilir.

Aynı zamanda bank şubesine giderek KKM hesabı başvurusunda bulunabilirsiniz. Kur Korumalı Mevduat TL hesabı açtırmak için müşterisi olduğunuz banka önemli değildir. Dilediğiniz bankada bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz.

Paylaşın

Borcu Nedeniyle Takibe Düşen Kişi Sayısı Yüzde 112 Arttı

Kredi kartı borcu nedeniyle takibe düşen kişi sayısında geçen yıla göre yüzde 112’lik artış yaşandı. TBB Risk Merkezi verilerine göre bireysel kredi ve kredi kartı borcunu ödememiş gerçek kişilerden borcu devam etmekte olan kişi sayısı da haziran ayı itibarıyla 4 milyon 126 bin 858 kişiye çıktı.

Emeğiyle yaşayan yurttaşlar yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı sonrası yaşamını sürdürebilmek adına bankalara yöneldi. Milyonlarca kişi kredi, faiz, borç sarmalında hayatını idame ettirmeye çalışırken; geri ödemelerde yaşanan sorunlar nedeniyle takibe düşen kişi sayısı da arttı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) pandemiyle birlikte bankalara tanıdığı takibe atma süresi esnekliğinin sona ermesiyle de bu artışta etkili oldu.

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi’nin verilerine göre Ocak-Haziran dönemini kapsayan yılın ilk yarısında bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe düşmüş kişi sayısı 470 bin 990, bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı ise 583 bin 561 oldu. 2021 yılının Ocak- Haziran döneminde ise kredi borcundan takibe düşen 474 bin 355, kredi kartı borcundan takibe düşen ise 222 bin 377 kişiydi.

Geçen yılın aynı dönemine göre kredi kartı borcu nedeniyle takibe düşen kişi sayısında yüzde 112’lik artış yaşanırken bireysel kredi borcunu nedeniyle takibe düşün kişi sayısı yüzde 23 arttı. Bireysel kredi kartı borcunu ödememiş gerçek kişi sayısı haziranda, bir önceki aya göre ise 3 bin 953 kişi artarak 78 bin 799 kişiye ulaştı.

4,1 milyon kişinin borcu bulunuyor

BirGün’de yer alan habere göre TBB Risk Merkezi’nden yapılan açıklamada, kredi geri ödemeleri süresi konusunda sağlanan esnekliklere ilişkin düzenlemelerin, yasal takibe intikal etmiş kişi sayısındaki gelişmelerde etkili olduğu belirtildi. Risk Merkezi’nin verilerine göre bireysel kredi ve kredi kartı borcunu ödememiş gerçek kişilerden borcu devam etmekte olan kişi sayısı da haziran ayı itibarıyla 4 milyon 126 bin 858 kişiye çıktı.

Bireysel kredi kartlarını da içeren bireysel kredilerde tasfiye olunacak alacaklar da bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 52,8 oranında artarak 29,8 milyar TL’ye çıktı.

Paylaşın

Merkez Bankası Para Basımına Hız Verdi

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) para basımına hız verdiği ve piyasadaki 200 TL’lik ve 100 TL’lik banknot adedinin arttığı bildirildi. Enflasyon ve alım gücünün düşmesi nedeniyle, 50-20 ve 10 TL’lik para basım miktarları ise giderek azalırken, 20 TL’lik banknot adedi 253 milyona düştü.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez Yürütme Kurulu’na (MYK) da Genel Başkan Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak tarafından konuya ilişkin hazırlanan rapor sunuldu. Raporda, “Enflasyonun karşısında artık 200 TL’ler gündelik hayat ve ticari ilişkilerde yetmiyor. Yüksek kupürlü kâğıt para ihtiyacının üzerini örtmek için de 200 TL’den daha fazla, 100 TL basılmaya başlandı. Dolaşımda işlem gören banknotların toplamı 3,4 milyar adet olurken bunun üçte biri tek başına 100 TL’lik para oluşturuyor” ifadeleri yer aldı.

Sözcü’den Cem Yıldırım’ın haberine göre raporun devamında, “Toplam kağıt paralar içinde 100 TL’nin payı yüzde 35,6, 200 TL’nin payı yüzde 21,1 düzeyinde bulunuyor. İki kupürün emisyon hacmi içindeki toplam payı ise yüzde 56,7’ye ulaşıyor. 50, 20, 10 ve 5 TL’likler enflasyon nedeniyle tamamıyla anlamsız ve ihtiyaca cevap vermekten uzak hale geldi. Olağan koşullarda işleyen bir ekonomide yüksek değerli kupürlerin az erişilir olması gerekirken Türkiye’de bu oran üçte iki düzeyine çıktı” denildi.

‘Zaman kazanmak peşindeler’

CHP’li Erdoğan Toprak tarafından hazırlanan raporda verilen bilgiye göre, iktidar TL’den attığı sıfırları geri alma beceriksizliği ile anılmamak için 500 TL veya bin TL banknot basmak zorunluluğundan kaçmaya çalışıyor. Raporda, “Para piyasalarının temel ilkesi, en yüksek kupürlü paranın emisyon hacmindeki payı yüzde 50’yi aştığında bir üst değerde kupür basımına geçilmesidir. İktidar ise 200 TL basımını sınırlı miktarda tutarak ağırlığı 100 TL’ye veriyor. 100 TL’nin payı yüzde 50’yi geçtiğinde bir üst kupür olan 200 TL basımına hız vererek, payı yüzde 50’yi geçene kadar zaman kazanmak peşindeler” ifadeleri kullanıldı.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Konut Satışları Yüzde 12,9 Azaldı

Türkiye genelinde konut satışları temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,9 azalarak 93 bin 902 oldu. Konut satışlarında İstanbul 14 bin 350 konut satışı ve yüzde 15,3 ile en yüksek paya sahip oldu.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Konut Satış İstatistikleri Temmuz 2022 verilerini açıkladı.

Açıklanan verilere göre, Türkiye genelinde konut satışları temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,9 azalarak 93 bin 902 oldu. Konut satışlarında İstanbul 14 bin 350 konut satışı ve yüzde 15,3 ile en yüksek paya sahip oldu.

Satış sayılarına göre İstanbul’u 7 bin 417 konut satışı ve yüzde 7,9 pay ile Ankara, 4 bin 868 konut satışı ve yüzde 5,2 pay ile İzmir izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 31 konut ile Hakkari ve Ardahan, 49 konut ile Şırnak oldu.

Konut satışları Ocak-Temmuz döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 24,2 artışla 820 bin 300 olarak gerçekleşti.

Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı, temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,2 azalarak 28 bin 688 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı yüzde 30,6 oldu.

İlk el konut satışları ocak-temmuz döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 18,2 artışla 237 bin 139 olarak gerçekleşti.

İkinci el konut satışlarında 65 bin 214 konut el değiştirdi

Türkiye genelinde ikinci el konut satışları temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,2 azalış göstererek 65 bin 214 oldu.

Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı yüzde 69,4 olarak kaydedildi. İkinci el konut satışları ocak-temmuz döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 26,8 artışla 583 bin 161 olarak gerçekleşti.

Yabancılara 3 bin 939 konut satıldı

Yabancılara yapılan konut satışları temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,4 azalarak 3 bin 939 oldu.

Temmuz ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 4,2 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı bin 421 konut satışı ile Antalya aldı. Antalya’yı sırasıyla bin 154 konut satışı ile İstanbul ve 289 konut satışı ile Mersin izledi.

Yabancılara yapılan konut satışları Ocak-Temmuz döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzdw 57,4 artarak 39 bin 322 oldu.

Temmuzda en çok Ruslar konut aldı

Temmuz ayında Rusya Federasyonu vatandaşları Türkiye’den bin 28 konut satın aldı. Rusya Federasyonu vatandaşlarını sırasıyla 431 konut ile İran, 380 konut ile Irak vatandaşları izledi.

Paylaşın

Açlık Sınırı 6.856, Yoksulluk Sınırı 23.715 Liraya Yükseldi

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı temmuz ayında 6 bin 856 liraya yükselirdi. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan yoksulluk sınırı ise 23 bin 715 liraya yükseldi.

Haber Merkezi / Temmuz ayında, yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 1.866 lira; yetişkin bir kadın için 1.785 lira; 15-18 yaş bir genç için 1.934 lira; 4-6 yaş arası bir çocuk için 1.271 lira oldu.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası Araştırma Merkezi BİSAM, Temmuz 2022 için açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı.

Açıklamada, “TÜİK Temmuz 2022 harcama gruplarına göre endeks rakamları, İstanbul Halk Ekmek, zincir market fiyatları ve BİSAM Beslenme Kalıbı üzerinden yapılan hesaplamaya göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı Temmuz 2022 için 6 bin 856 liradır. Bu harcama tutarı sadece gıda için yapılması gereken minimum tutardır. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 23 bin 715 lira olarak gerçekleşmiştir.” denildi.

Araştırmaya göre yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 1.866 lira; yetişkin bir kadın için 1.785 lira; 15-18 yaş bir genç için 1.934 lira; 4-6 yaş arası bir çocuk için 1.271 lira oldu:

“Daha dar bir gruplandırmaya göre harcamalarda süt ve süt ürünlerinin payı yüzde 34.6 ile en yüksek paya sahiptir. Et, yumurta ve kurubaklagil grubunun payı yüzde 26.2 ile ikinci sıradadır. Sebze ve meyvenin harcamalar içindeki payı yüzde 18.5’dir. Ekmek, makarna vb. için ise pay yüzde 10,7’dir. Diğer gıda harcamalarının toplam içindeki payı ise yüzde 10.1’dir.”

Paylaşın

Gıda Fiyatları Dünyada Yüzde 13 Azalırken, Türkiye’de Yüzde 94 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı yıllık tüketici enflasyonu Temmuz ayında yüzde 79,6’ya çıktı. Gıda ürünlerinde ise yıllık enflasyon yüzde 94 oldu. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) açıkladığı Gıda Fiyat Endeksi ise aynı dönemde yüzde 13 yükseldi.

Türkiye’de gıda fiyatları bir yıldır aralıksız yükseliyor; küresel gıda fiyatları ise son dört aydan bu yana düşmeye devam ediyor. Türkiye, yıllık gıda enflasyonunda Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) üyeleri arasında ilk sırada bulunuyor. Peki, dünyada ve Avrupa’da yıllık gıda enflasyonu hangi ülkede ne kadar?

FAO ve TÜİK’in açıkladığı gıda fiyat endeksleri arasındaki fark Türkiye’nin “yeni ekonomik modele” geçtiği Kasım 2021’den bu yana iyice belirginleşmeye başladı. Veriler, yeni ekonomik modelden sonra Türkiye’de gıda fiyatlarının nasıl hızla artmaya başladığını gösteriyor.

TÜİK ve FAO’nun açıkladığı gıda fiyat endekslerini Temmuz 2018’de 100 birime eşitliyoruz. Bu, “Dünyada ve Türkiye’de gıda fiyatları eşit” anlamına geliyor. Türkiye’de fiyatlar artmaya başlarken dünya ile aradaki fark çoğu zaman yakın seyrediyor.

Temmuz 2019’da dünyadaki gıda fiyatları hala 100 iken Türkiye’de 118’e yükselmiş durumda. 2020 temmuzunda ise küresel gıda fiyatları 99’a düşerken Türkiye’de 133’e çıkıyor. 2021 temmuz ayına gelindiğinde ise dünyada gıda fiyatları 131 birime; Türkiye’de ise 168 birime çıkmış durumda. İki endeks arasındaki fark hala ciddi açılmış değil.

Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 30 Kasım 2021’de ilan ettiği “yeni ekonomik model”den sonra dünyada ve Türkiye’de gıda fiyatları arasındaki fark iyice açılmaya başlıyor. Temmuz 2018’de dünyada gıda fiyatları 100 iken Temmuz 2022’de 148’e yükseliyor. Türkiye’de ise aynı dönemde gıda fiyatları 100’den 326’ya çıkıyor.

FAO Gıda Fiyat Endeksi ile TÜİK Gıda Fiyat Endeksini Temmuz 2021’de 100’e eşitlediğimiz ise fiyat değişimi daha net ortaya çıkıyor. Temmuz 2021’de dünya ve Türkiye’de gıda fiyatları eşit ve 100 birim kabul edildiğinde dört ay boyunca dünyada ve Türkiye’de gıda fiyatları neredeyse hep aynı seyrediyor. Hatta Eylül ve Ekim aylarında Türkiye’de fiyatlar az farkla daha da düşük. Kasım 2021’de ise dünyada 109; Türkiye’de ise 110’a çıkmış durumda. Neredeyse eşitler.

Yeni ekonomik model sonrası fark başlıyor

Aralık 2021’den itibaren aradaki fiyat farkı her ay daha fazla açılıyor. Temmuz 2022’ye geldiğimizde bir sene önce dünyada 100 birim olan gıda fiyatı 113’e çıkmış durumda. Türkiye’de ise bir sene önce 100 birim olan gıda fiyatı 194’e kadar yükseliyor.

Son 4 ayda fiyatlar dünyada yüzde 12 düştü, Türkiye’de yüzde 20 yükseldi

Gıda fiyatları son dönemde dünyada iniş eğilimine girerken Türkiye’de yükseliş sürüyor. Son 4 ayda gıda fiyatları dünyada yüzde 12 düşerken Türkiye’de yüzde 20 artış gösterdi.

OECD ülkelerinde en fazla artış açık ara Türkiye’de

Öte yandan OECD ülkelerinde gıda fiyatlarının en çok arttığı ülke açık ara Türkiye. Haziran ayı itibariyle gıda ve alkolsüz içecek fiyat endeksi Türkiye’de yüzde 94 artış gösterdi. Aynı dönemde fiyatlar OECD ortalamasında yüzde 13; AB’de ise yüzde 12 yükseldi.

Türkiye’ye en yakın artış ise yüzde 29 ile Litvanya’ya ait. Gıda ve alkolsüz içecek fiyatlarının en az yükseldiği ülkeler ise yüzde 2 ile İsviçre ve yüzde 4 ile İsrail ve Japonya. Yıllık gıda enflasyonu Almanya’da yüzde 12, İngiltere’de yüzde 10 ve Fransa’da yüzde 6’ya çıktı.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduatın Bütçeye Maliyeti 60 Milyar TL’yi Aştı

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Temmuz ayına ilişkin merkezi yönetim bütçe verilerini yayımladı. Açıklanan verilere göre bütçe 64 milyar TL açık verdi. Verilere göre bütçe iki ay üst üste açık vermiş oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından dövizden dönen hesaplara ödenen tutar hariç kur korumalı mevduatta 5 aylık maliyet ise 60 milyar TL’yi aştı.

Bloomberg HT’nin haberine göre kur korumalı mevduatta Temmuz ayı en maliyetli ay olarak kayıtlara geçti.

Merkezi yönetim bütçesi Temmuz ayı sonuçlarına göre TCMB tarafından dövizden dönen hesaplara ödenen tutar hariç kur korumalı mevduatta kur farkı olarak bütçeden tasarruf sahiplerine ödenen tutar 23,4 milyar TL oldu.

Böylelikle 5 ayda toplam maliyet 60,6 milyar TL olarak kaydedildi. 5 Ağustos haftası itibariyle kur korumalı mevduat 1,17 trilyon TL’ye yükseldi.

Bütçe iki ay üst üste açık verdi

Açıklanan verilere göre bütçe iki ay üst üste açık vermiş oldu. Buna göre Temmuz’da bütçe gelirleri, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 106,7 artışla 196 milyar 980 milyon liraya, bütçe giderleri yüzde 85 artarak 260 milyar 999 milyon liraya yükseldi.

Faiz dışı denge Temmuz’da 47,3 milyar TL açık verdi, faiz dışı denge Haziran’da 18,3 milyar TL açık vermişti.

Faiz hariç bütçe giderleri, temmuzda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 108 artarak 244 milyar 305 milyon liraya ulaştı. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı yüzde 9,8 olarak hesaplandı.

Haziran’da 152,6 milyar TL olan vergi gelirleri bu dönemde 168,8 milyar TL’ye yükseldi.

KKM nedir?

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nca, her gün saat 11.00’de dolar, euro ve sterlin üzerinde alış kuru duyurulmaktadır.

Kur dönüşüm miktarı miktarı oranlanırken vade nihayetindeki TCMB dolar, euro ve sterlin alış kuru ile ilk zamanda yürürlükte olan TCMB USD, EUR ve GBP alış kuru arasındaki oransal ayrım göz önünde bulundurulacaktır.

KKM TL Hesabı ile alakalı bütün tediyeler Türk Lirası cinsinden yapılır. Açılışta her zaman TCMB tarafından duyurulan USD, EUR ve GBP döviz kuru dikkate alınır.

KKM hesabı nasıl açılır?

Kur Korumalı Mevduat Hesabı, hali hazırda müşterisi olduğunuz bankanın mobil internet bankacılığı ya da bankanın uygulamaları üzerinden açılabilir.

Aynı zamanda bank şubesine giderek KKM hesabı başvurusunda bulunabilirsiniz. Kur Korumalı Mevduat TL hesabı açtırmak için müşterisi olduğunuz banka önemli değildir. Dilediğiniz bankada bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz.

Paylaşın