8 Ayda İşsizlik Ödeneğine Başvuran Sayısı 1.1 Milyonu Aştı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Utanmadan sıkılmadan işsizlik var diyorlar” dese de yılın ilk 8 ayına ilişkin veriler Erdoğan’ı yalanladı. Öyle ki bu yılın ilk 8 ayında çalışırken işten atılan ve işsizlik ödeneğine başvuran kişi sayısı 1 milyon 105 bin 947 oldu. Böylece 8 aylık dönemde her ay 138 bin 243 kişi, her gün ise 4 bin 608 kişi işten atılmış oldu.

Konu hakkında açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, “Bakan Nebati her ne kadar Türkiye’nin büyüdüğünü, istihdamın arttığını söylese de resmi veriler bunun tam tersini iddia etmeye devam ediyor. Sadece temmuz ve ağustos ayında yani bir aylık dönemde işten çıkartılanların sayısı ise 140 bin 889 kişi oldu” dedi.

Bu yıl şu ana kadar en çok işten atılmaların olduğu şehrin 236 bin 400 kişi ile İstanbul olduğunu anlatan Ağbaba, “İstanbul’u 73 bin 440 kişi ile Ankara ve 58 bin 121 işten atılmayla İzmir izledi. Sanayinin yoğun olduğu Bursa ‘da 47 bin 84 kişi işten atılırken, Kocaeli’de bu yıl içerisinde işten atılanların sayısı ise 30 bin 718 olarak kayıtlara geçti” diye konuştu.

İşsiler kaderlerine terk ediliyor

Ocak-ağustos ayları arasında 1 milyon 105 bin 947 kişi işten atıldığı için işsizlik ödeneğine başvuru yaparken, başvuru yapanların sadece 538 bin 798’i ödenek almaya hak kazandı. Bu durumda işten atılanların neredeyse yarısı ödenek almaya hak kazanamadı. Türkiye’de işsizlik sigorta fonu işsizlerden çok işverenlere ve yandaş sermayeye kaynak olarak aktarılırken, işsizler ve işten atılanlarda bizzat iktidar tarafından kendi kaderlerine terk ediliyor.

Paylaşın

Küresel Gıda Zinciri, Çok Az Sayıda Şirketin Tekelinde

ETC Group’un raporuna göre küresel gıda zinciri, çok az sayıda şirketin tekelinde. ETC Group’tan Jim Thomas, özellikle Rusya – Ukrayna savaşı nedeniyle gıda fiyatlarının fırladığı bir dönemde tarım sektöründeki tekelleşmenin artmasının kaygılandırıcı olduğunu belirtti.

Independent Türkçe’nin aktardığına göre, Thomas, “Küresel gıda sistemi üzerindeki güç çok az sayıda kişinin elinde yoğunlaşmış durumda. Bundan endişelenmeliyiz” dedi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli iklim adaleti grubu ETC Group’un raporuna göre küresel gıda zinciri, çok az sayıda şirketin tekelinde.

Perşembe günü yayımlanan raporda, ticari tohum piyasasının yüzde 40’ını iki şirketin kontrol ettiği belirtildi. Öte yandan 25 yıl önce aynı dilim, 10 şirket tarafından paylaşılıyordu.

Tarım ürünü ticaretinde de 2020’de 10 firmanın yaklaşık yarım trilyonluk piyasayı kontrol ettiğine dikkat çekildi.

Kâr amacı gütmeyen kuruluşun raporunda, Çin devletine ait Cofco şirketinin, dünyanın en büyük ikinci tarım ürünü şirketi konumunda olduğu ifade edildi.

Pekin merkezli firmanın 2020’de en az 100 milyar dolarlık kâr elde ettiği belirtildi.

Bu alanda en büyük firmaysa, 2020’de 134 milyar dolar kazanç elde eden ABD merkezli gıda devi Cargill.

Yine Çin devletine ait tohum, böcek ilacı ve biyoteknoloji firması Syngenta’nın, 2020’de tarımsal kimya piyasasının yaklaşık çeyreğini tek başına kontrol ettiği belirtildi.

15 milyar dolarlık satış yapan şirket, Almanya’daki rakipleri Bayer ve BASF’ı da geride bıraktı.

Raporda ayrıca tarım ve gıda işleme alanındaki dev firmalardan Hollanda merkezli Louis Dreyfus’un hisselerinin yüzde 45’inin geçen yıl Birleşik Arap Emirlikleri yönetimine ait ADQ holding şirketine satıldığı da hatırlatıldı.

ETC Group’tan Jim Thomas, özellikle Rusya – Ukrayna savaşı nedeniyle gıda fiyatlarının fırladığı bir dönemde tarım sektöründeki tekelleşmenin artmasının kaygılandırıcı olduğunu belirtti.

Thomas, “Küresel gıda sistemi üzerindeki güç çok az sayıda kişinin elinde yoğunlaşmış durumda. Bundan endişelenmeliyiz” dedi.

Paylaşın

Merkez Bankası Faizi Yüzde 12’ye Çekti

Merkez Bankası, politika faizini yüzde 13’ten yüzde 12’ye indirildiğini bildirdi. Karara ilişkin yapılan açıklamada, “Temmuz başından bu yana öncü göstergeler zayıflayan dış talebin etkisiyle büyümede bir yavaşlamaya işaret etmektedir” ifadelerine yer verildi.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) faiz kararını açıkladı. Merkez Bankası politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 13’ten 12’ye çekti.

Merkez Bankası geçen ay politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 13’e düşürmüştü. TCMB böylece 2022 yılında yüzde 14 seviyesinde tuttuğu politika faizini ikinci kez değiştirdi.

Kurul tarafından yapılan açıklamada büyüme vurgusu ve istihdam kazanımları şu ifadelerle paylaşıldı: “2022’nin ilk yarısında güçlü bir büyüme gözlemlenmiştir. Temmuz başından bu yana öncü göstergeler zayıflayan dış talebin etkisiyle büyümede bir yavaşlamaya işaret etmektedir.

İstihdam kazanımları benzer ekonomilere göre daha olumlu seyretmektedir. Özellikle istihdam artışına katkı veren sektörler dikkate alındığında büyüme dinamiklerinin yapısal kazanımlarla desteklenmekte olduğu görülmektedir. Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı artarken, turizmin cari işlemler dengesine beklentileri aşan güçlü katkısı devam etmektedir…

Ayrıca, son dönemde belirgin şekilde açılan politika-kredi faizi makasının ilan edilen makroihtiyati tedbirlerin katkısı ile geldiği denge yakından takip edilmektedir. Kurul, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini destekleyecek araçlarını güçlendirmeye devam edecektir.

Bununla birlikte, üçüncü çeyreğe ilişkin öncü göstergeler azalan dış talebin etkisiyle iktisadi faaliyette ivme kaybının devam ettiğine işaret etmektedir. Küresel büyümeye yönelik belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde sanayi üretiminde yakalanan ivmenin ve istihdamdaki artış trendinin sürdürülmesi açısından finansal koşulların destekleyici olması önem arz etmektedir.

Bu çerçevede Kurul, politika faizinin 100 baz puan düşürülmesine karar vermiş, mevcut görünüm altında güncellenen politika faiz düzeyinin yeterli olduğunu değerlendirmiştir.

Fiyat istikrarının sürdürülebilir bir şekilde kurumsallaşması amacıyla TCMB’nin tüm politika araçlarında kalıcı ve güçlendirilmiş liralaşmayı teşvik eden geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci devam etmektedir. Değerlendirme süreçleri tamamlanan kredi, teminat ve likidite politika adımları para politikası aktarım mekanizmasının etkinliğinin güçlendirilmesi için kullanılmaya devam edilecektir. “

TCMB’nin kararı öncesinde dolar/TL kuru Aralık 2021’deki tarihi zirvesini geçti ve gün içinde 18,40 seviyesini aştı.

Reuters anketine katılanların çoğu, TCMB’nin faizleri sabit tutmasını bekliyordu. Ankete katılan 14 ekonomistin 11’i TCMB’nin faizleri değiştirmeyeceğini öngörüyor, biri 50 baz puan; ikisi 100 baz puan indirime gideceğini tahmin ediyordu.

Reuters’ın aktardığına göre Londra merkezli bağımsız ekonomik araştırma şirketi Capital Economics’ten kıdemli ekonomist Liam Peach, TCMB’nin bu ay büyümenin önünü açmak gerekçesiyle faizleri indirebileceğini söylüyor ve Temmuz ayında endüstriyel üretimin aylık bazda düştüğünü hatırlatıyor.

Bloomberg HT Araştırma Birimi tarafından gerçekleştirilen ankete katılan17 kurumun ortalama beklentisiyse faizin 50 baz puanla yüzde 12,50 seviyesine indirileceği yönündeydi.

Buna göre 9 kurum faizlerde indirime gidilmesini beklerken, bunların 8’i 100 baz, biri ise 50 baz puanlık faiz indirimi beklentisi açıklamıştı.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Tüketici Güveni Yüzde 0,3 Arttı

Tüketici güven endeksi, eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 0,3 oranında arttı. Ağustos ayında 72,2 olan endeks, eylül ayında 72,4 oldu. Endeks, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Haber Merkezi / TÜİK, Tüketici Güven Endeksi’nin eylül ayında yüzde 0,3 oranında artarak 72,4 olarak kaydedildiğini açıkladı. TÜİK’ten yapılan açıklama şöyle:

“Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, Eylül ayında bir önceki aya göre %0,3 oranında arttı; Ağustos ayında 72,2 olan endeks, Eylül ayında 72,4 oldu.”

Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor.

Tüketici güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Tüketici güven endeksi, aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülmektedir.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Tüketici eğilimine ilişkin endekslerden, tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali endeksinin artması iyimser durumu, azalması ise kötümser durumu göstermektedir.

Benzer şekilde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşünce ve beklenti endekslerinin artması tüketici fiyatlarında düşüş düşüncesini/beklentisini, azalması ise tüketici fiyatlarında artış düşüncesini/ beklentisini göstermektedir.

İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısında azalma beklendiğini, endeksin azalması ise işsiz sayısında artış beklendiğini ifade etmektedir.

Paylaşın

Fed, Piyasaların Merakla Beklediği Faiz Kararını Açıkladı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Merkez Bankası (Fed), politika faizini 75 baz puan artırarak yüzde 3-3,25 aralığına yükseltti. Faiz artırma kararı oybirliği ile alındı. Fed, bundan önceki iki toplantısında da faiz artışına gitmişti.

Haber Merkezi / Piyasalarda, Fed’in enflasyonun 1980’lerden bu yana en yüksek düzeye çıktığı ülkede fiyat artışlarını dizginleyebilmek amacıyla faizleri bu yıl beşinci kez artıracağı ve bu artışın yüzde 0,75 olacağı tahminleri yaygındı.

Karar metninde önümüzdeki toplantılarda faiz artışlarının devam etmesinin uygun olacağı yönündeki yönlendirme yeniden kullanıldı.

Enflasyon hedefinin yüzde 2 olduğu tekrar edildi. Ağustos ayında ise enflasyon yıllık yüzde 8,3 olarak kaydedilmişti.

Banka faizlerin artmasıyla birlikte tüketimin azalmasını ve talebin düşmesiyle de fiyatların aşağı çekilmesini umuyor. Ancak ekonomide faizlerdeki değişikliklerin etkilerini göstermesi zaman alıyor.

Bir yandan da Fed faiz artışlarında fazla ileri giderse, bu kez de tam tersine ekonomik büyümeyi boğması ve işsizliği daha da artırarak, resesyon kaygılarını körüklemesi riski dile getiriliyor.

Fed, son faiz artışıyla enflasyonu aşağı çekme konusunda kararlı olduğunu gösterdi. Fed yönetim kurulu üyesi Christopher Waller geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada bunu “Enflasyonu indiremezsek sıkıntıya gireriz. O nedenle birinci önceliğimiz enflasyon olacak” sözleriyle anlatmıştı.

Waller işsizlik oranı yüzde 5’in altında kaldığı sürece faizler konusunda agresif olabileceklerini yüzde 5’i aştığı durumda bazı tavizlerin gündeme gelebileceğini vurgulamıştı.

Fakat Fed, borçlanma maliyetlerini bu kadar hızlı artırmasına rağmen fiyatlardaki artışı dizginleme konusunda henüz başarılı olabilmiş gibi görünmüyor.

Ağustos ayındaki yıllık enflasyon yüzde 8,3 ile bir önceki aydan biraz daha az gelse de beklentilerin üzerinde kalmıştı.

Petrol fiyatlarındaki gerilemeyle ikinci el otomobil ve uçak bileti gibi doğrudan etkilenen ürün ve hizmetlerin fiyatları düşerken gıda, kira ve elektrik faturaları gibi diğer temel harcama kalemlerindeki artış sürdü.

Paylaşın

“ABD, Türk Bankalarının ‘Mir’i Askıya Almasını Bekliyor” İddiası

İş Bankası ve Denizbank’ın Rusya ödeme sistemi ‘Mir’in kullanımını askıya aldıklarını açıklamasının ardından üst düzey bir ABD’li yetkili, “Diğer bankaların da koalisyon yaptırımlarında yanlış tarafta kalmamak için Mir’i sonlandırmalarını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Mir ödeme sistemi, Rusya Ulusal Kart Ödeme Sistemi tarafından işletilmektedir ve Rusya Merkez Bankası’nın yüzde yüz iştirakidir. Sistem, 2016 yılında, birkaç Rus bankasının ABD merkezli Visa ve MasterCard tarafından onlara uygulanan yaptırımlar nedeniyle hizmetleri reddedilmesinin ardından potansiyel elektronik ödeme bloklarının üstesinden gelmenin bir yolu olarak tasarlandı.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) daha fazla Türk bankasının Rusya’nın SWIFT’e alternatif olarak geliştirdiği Mir ödeme sistemini sonlandırmasını bekliyor. Washington’ın Mir’i işleten şirketin tepe yöneticisini yaptırım listesine almasının ardından İş Bankası ve Denizbank ayrı ayrı yaptıkları açıklamada Mir kullanımını askıya aldıklarını açıklamıştı.

Reuters’ın isim vermeden görüşlerini aktardığı üst düzey yetkili “Bu akıllıca bir karar. Bir bankayı Rusya ile iş yaparak yaptırım radarına sokmamanın en iyi yolu Mir sistemini kesmek. Diğer bankaların da koalisyon yaptırımlarında yanlış tarafta kalmamak için Mir’i sonlandırmalarını bekliyoruz,” ifadelerini kullandı.

Geçtiğimiz ay Amerikan hazinesi TÜSİAD’a gönderdiği bir mektupla yaptırım altındaki Rusya ile iş yapmaya devam eden Türk şirketlerin cezalarla karşı karşıya kalma riski olduğu uyarısında bulunmuştu. Bunun üzerine Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati ise bu konuda endişe edilecek bir durum olmadığını söylemişti.

Batı yaptırımlarına katılmayan Türkiye, Kiev ve Moskova arasında dengeli bir politika izlemeye çalışıyor. Öte yandan Rusya’nın işgalini kınayan Ankara, Ukrayna’ya SİHA gönderiyor.

Mir Ödeme Sistemi nedir?

Mir, Rusya Merkez Bankası tarafından 1 Mayıs 2017’de kabul edilen yasa ile kurulan bir ulusal ödeme sistemidir. Şu anda çoğunlukla Aeroflot ve Rus Demiryolları gibi Rusya merkezli şirketler tarafından kabul edilmektedir, ancak Rus iştirakleri olan yabancı şirketler arasında yavaş yavaş kabul görmektedir. Sistem, Rusya Ulusal Kart Ödeme Sistemi tarafından işletilmektedir ve Rusya Merkez Bankası’nın yüzde yüz iştirakidir.

Sistem, 2016 yılında, birkaç Rus bankasının ABD merkezli Visa ve MasterCard tarafından onlara uygulanan yaptırımlar nedeniyle hizmetleri reddedilmesinin ardından potansiyel elektronik ödeme bloklarının üstesinden gelmenin bir yolu olarak tasarlandı.

Mir sisteminde çalışan ilk kartlar Aralık 2015’te piyasaya sürüldü. Rusya’nın önde gelen bankası Sberbank tarafından da Ekim 2016’da kullanılmaya başlandı. 2016 yılı sonunda 64 banka tarafından 1.76 milyon Mir kartı çıkarıldı ve Kasım 2019’a kadar bu sayı 69.8 milyona yükseldi.

Mir esas olarak Rus hükümeti tarafından desteklenir ve tüm vergi ve emeklilik ödemelerinin 1 Mayıs 2017’de yürürlüğe giren mevzuatla Ocak 2018’e kadar sistem üzerinden uygulanmaya başlanmasını zorunlu tuttu. Bankalar, daha yerleşik ödeme sistemlerine ait kartlara kıyasla maliyetlerinin daha yüksek olabileceğinden korktukları için Mir kartları kullanmak konusunda isteksizdi.

Paylaşın

Tarımsal Girdi Enflasyonu Yıllık Yüzde 133,41 Arttı

Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) Temmuz ayında da yükselmeye devam etti. Tarım-GFE, Temmuz’da aylık bazda yüzde 1,31 artarken, yıllık bazda yüzde 133,41 yükseldi.

Endekste, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 83,43 ve on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 79,72 artış gerçekleşti.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE), Temmuz 2022 verilerini açıkladı. Buna göre, Tarım-GFE, Temmuz’da aylık bazda yüzde 1,31 artarken, yıllık bazda yüzde 133,41 yükseldi.

Endekste, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 83,43 ve on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 79,72 artış gerçekleşti.

Ana gruplarda bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 0,71, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 6,44 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre göre tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 82,16, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 141,75 artış gerçekleşti.

Yıllık Tarım-GFE’ye göre 7 alt grup daha düşük, 4 alt grup daha yüksek değişim gösterdi.

Yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 234,88 ile gübre ve toprak geliştiriciler ve yüzde 201,13 ile enerji ve yağlar oldu. Bina bakım masrafları yüzde 151,70 artarken, hayvan yemi ise yüzde 145,25 yükseldi. Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 33,90 ile veteriner harcamaları ve yüzde 51,82 ile tohum ve dikim materyali oldu.

Aylık Tarım-GFE’ye göre 3 alt grup daha düşük, 8 alt grup daha yüksek değişim gösterdi.

Aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 6,57 ile malzemeler ve yüzde 6,47 ile gübre ve toprak geliştiriciler oldu. Bir önceki aya göre azalış gösteren alt gruplar ise yüzde 4,72 ile enerji ve yağlar ve yüzde 0,28 ile diğer mal ve hizmetler oldu. Aylık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 1,22 ile hayvan yemi ve yüzde 1,50 ile makine bakım masrafları oldu.

Paylaşın

İsviçre’den Türkiye’ye ‘Altın İhracatı’ Dokuz Yılın Zirvesinde

İsviçre’nin Türkiye’ye altın ihracatı ağustos ayında 23.7 ton olarak gerçekleşti. İsviçre’nin dünyanın en büyük rafine ve transit merkezi olması ülke verilerinin küresel pazar trendlerine yönelik fikir vermesini sağlıyor.

İsviçre’den Türkiye’ye altın ihracatı ağustos ayında 23.7 ton ile Haziran 2013 yılından bu yana görülen en yüksek seviyeye yükseldi. Temmuz ayında bu rakam 20.1 ton düzeyindeydi.

NTV’nin haberine göre İsviçre gümrük verilerine göre ülkeden Çin’e yapılan ihracat ise ağustos ayında temmuzdaki 5.5 yılın zirvesinden geriledi.

Altın fiyatlarında son aylarda yaşanan düşüşler ile güvenli liman yatırımlarından olan altının ABD ve İngiltere’de bulunan ticari depolardan talebin daha yüksek olduğu ve genelde fiyatlardaki düşüşün iştah yarattığı Asya’daki ülkelere satışların artmasına neden oldu.

İsviçre’nin dünyanın en büyük rafine ve transit merkezi olması ülke verilerinin küresel pazar trendlerine yönelik fikir vermesini sağlıyor.

Veriler aynı zamanda ağustos ayında İsviçre’nin Rusya’dan ithal ettiği altın miktarının Nisan 2020’den bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştığını ve 320 milyon dolar değerinde 5.7 ton altın ithal edildiğini gösterdi. İsviçreli yetkililer bu altının Rusya orjinli olsa da İngiltere’den geldiğini ifade etmişlerdi.

Paylaşın

Yurt Dışı Üretici Enflasyonu, Ağustos Ayında Rekor Tazeledi

Yurt dışı üretici endeksi Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 2,64, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 39,79, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 118,94 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 88,82 arttı.

Haber Merkezi / Temmuzda yıllık yüzde 111,34 artışla rekor kıran yurt dışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE), ağustosta rekor tazeledi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi Ağustos 2022 verilerini açıkladı. Buna göre, YD-ÜFE 2022 Ağustos’ta bir önceki aya göre yüzde 2,64, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 39,79, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 118,94 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 88,82 arttı.

Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taşocakçılığında yüzde 116,48, imalatta yüzde 118,98, ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 130,78, dayanıklı tüketim malında yüzde 102,47, dayanıksız tüketim malında yüzde 104,51, enerjide yüzde 244,92, sermaye malında yüzde 107,74 artış olarak gerçekleşti.

Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taşocakçılığında yüzde 2,16, imalatta yüzde 2,65, ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara malında yüzde 2,68 artış, dayanıklı tüketim malında yüzde 4,11 artış, dayanıksız tüketim malında yüzde 3,04 artış, enerjide yüzde 8,36 azalış, sermaye malında yüzde 3,66 artış olarak gerçekleşti.

YD-ÜFE sektörlerinden giyim eşyası yüzde 79,89, tütün ürünleri yüzde 81,19, metal cevherleri yüzde 97,85 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu. Buna karşılık kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 244,92, kimyasallar ve kimyasal ürünler yüzde 144,34, diğer metalik olmayan mineral ürünler yüzde 140,32 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

YD-ÜFE sektörlerinden kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 8,36, metal cevherleri yüzde 2,34, tütün ürünleri yüzde 0,84 ile endekslerin en fazla azalış gösterdiği alt sektörler oldu. Buna karşılık diğer madencilik ve taş ocakçılığı ürünleri yüzde 5,84, temel eczacılık ürünleri ve müstahzarları yüzde 5,61, diğer metalik olmayan mineral ürünler yüzde 5,11 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

Denizbank Ve İş Bankası Rusya Ödeme Sistemi ‘Mir’den Çıktı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Hazinesi Yabancı Varlıklar Kontrol Dairesi’nin (OFAC), Rusya Merkez Bankası tarafından 1 Mayıs 2017’de kurulan Mir ödeme sisteminin kullanımının Rusya dışında yayılmasına yardım edenlere yaptırım uygulamaya hazır olduğunu duyurmasının ardından, Denizbank ve İş Bankası sistemden çıktı.

Şu anda çoğunlukla Aeroflot ve Rus Demiryolları gibi şirketler tarafından kabul gören Mir ödeme sistemi, Türkiye’yi ziyaret eden onbinlerce Rus turist arasında popüler popülerdi.

İş Bankası’nın hisseleri Mir ödeme sistemini askıya aldığını açıklamasının ardından yüzde 10 değer kaybederken, banka ulusal ve uluslararası kanunlar, düzenlemeler ve ticari iş prensiplerine bağlı olduğunu açıkladı.

Denizbank ise “Şu anda Mir’de hizmet sağlayamıyoruz” dedi ve bankanın uluslararası ambargo kurallarına uygun hareket ettiğini” belirtti.

Ankara, prensipte Rusya’ya uygulanan Batı ambargolarına ilke olarak karşı çıkıyor ve hem Moskove hem de Kiev ile yakın ilişkileri bulunuyor.

Ancak Amerika’da diplomatlar özellikle geçen hafta Özbekistan’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya lideri Vladimir Putin’in görüşmelerinin ardından Türkiye ve Rusya arasında gelişen ekonomik ilişkilerden kaygı duyuyor.

Amerikan Hazine Bakanlığı geçen ay büyük Türk işletmelerine bir mektup yollayıp, ambargo uygulanan Ruslarla ticari ilişkilerini devam ettirmeleri durumunda ceza uygulanacağı uyarısında bulunmuştu.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ise bu kaygıların “anlamsız” olduğunu söylemişti.

Nebati Nisan ayında da, Türkiye ekonomisi açısından kritik önemdeki Rus turistlerin Mir sistemiyle kolayca ödeme yapabileceklerini belirtmişti.

İş Bankası ve Denizbank’n Mir ödeme sisteminden çıkmasına karşın, Halkbank, Vakıfbank ve Ziraat Bankası gibi devlet bankaları hala sistemi kullanıyor.

Mir Ödeme Sistemi nedir?

Mir, Rusya Merkez Bankası tarafından 1 Mayıs 2017’de kabul edilen yasa ile kurulan bir ulusal ödeme sistemidir. Şu anda çoğunlukla Aeroflot ve Rus Demiryolları gibi Rusya merkezli şirketler tarafından kabul edilmektedir, ancak Rus iştirakleri olan yabancı şirketler arasında yavaş yavaş kabul görmektedir. Sistem, Rusya Ulusal Kart Ödeme Sistemi tarafından işletilmektedir ve Rusya Merkez Bankası’nın yüzde yüz iştirakidir.

Sistem, 2016 yılında, birkaç Rus bankasının ABD merkezli Visa ve MasterCard tarafından onlara uygulanan yaptırımlar nedeniyle hizmetleri reddedilmesinin ardından potansiyel elektronik ödeme bloklarının üstesinden gelmenin bir yolu olarak tasarlandı.

Mir sisteminde çalışan ilk kartlar Aralık 2015’te piyasaya sürüldü. Rusya’nın önde gelen bankası Sberbank tarafından da Ekim 2016’da kullanılmaya başlandı. 2016 yılı sonunda 64 banka tarafından 1.76 milyon Mir kartı çıkarıldı ve Kasım 2019’a kadar bu sayı 69.8 milyona yükseldi.

Mir esas olarak Rus hükümeti tarafından desteklenir ve tüm vergi ve emeklilik ödemelerinin 1 Mayıs 2017’de yürürlüğe giren mevzuatla Ocak 2018’e kadar sistem üzerinden uygulanmaya başlanmasını zorunlu tuttu. Bankalar, daha yerleşik ödeme sistemlerine ait kartlara kıyasla maliyetlerinin daha yüksek olabileceğinden korktukları için Mir kartları kullanmak konusunda isteksizdi.

Paylaşın