TÜİK’e Göre Ekonomi İlk Çeyrekte Yüzde 2,5 Büyüdü

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerine göre, ekonomi yılın ocak-mart döneminde geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla zincirlenmiş hacim endeksiyle yüzde 2,5 büyüdü.

Ekonomik faaliyetler içinde en güçlü performans bilgi ve iletişim sektöründe görüldü. Sektörün katma değeri ilk çeyrekte yüzde 9,5 artarken, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 5,2, tarım sektörü yüzde 4,6, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 3,7 büyüme kaydetti.

Finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 3,5, inşaat sektörü yüzde 3,2, gayrimenkul faaliyetleri ise yüzde 3 artış gösterdi. Buna karşılık sanayi sektörü yüzde 0,8 daralarak büyümeyi sınırlayan alanlardan biri oldu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ekonomi bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,1 büyüdü. Takvim etkisinden arındırılmış yıllık büyüme oranı ise yüzde 2,6 olarak hesaplandı.

Cari fiyatlarla hesaplanan GSYH, yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35,7 artarak 16 trilyon 999 milyar 977 milyon liraya ulaştı. Aynı dönemde Türkiye ekonomisinin büyüklüğü dolar bazında 389 milyar 598 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Büyümenin önemli sürükleyicilerinden biri hanehalkı tüketimi oldu. Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları ilk çeyrekte yüzde 4,8 artarken, devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 2,1, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 3 yükseldi.

Dış ticaret tarafında ise dikkat çekici bir gerileme yaşandı. Mal ve hizmet ihracatı yılın ilk çeyreğinde yüzde 12,7 azalırken, ithalat yüzde 2 düşüş gösterdi.

Gelir yöntemiyle hesaplanan verilere göre işgücü ödemeleri ilk çeyrekte yüzde 35,9 artış kaydetti. Net işletme artığı ve karma gelirlerdeki artış ise yüzde 34,4 oldu.

İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla gayrisafi katma değer içindeki payı geçen yılın aynı döneminde olduğu gibi yüzde 42,7 seviyesinde kaldı. Net işletme artığı ve karma gelirin payı ise yüzde 36,3’ten yüzde 35,8’e geriledi.

İlk çeyrek verileri, iç tüketimin büyümeyi desteklemeyi sürdürdüğünü, buna karşın sanayi üretimi ve dış ticaretteki zayıf görünümün ekonomik aktivite üzerinde baskı oluşturduğunu ortaya koydu.