TÜİK Duyurdu: Hanehalkı Gelirinin Yüzde 66’sı Gıda, Kira Ve Ulaşıma Gidiyor

Hanehalkı bütçesinden en çok pay ayırdığı harcamalar yüzde 22,8 ile gıda, yüzde 22,4 ile kira ve konut harcamaları, yüzde 21,3 ile ulaştırma oldu. Hanelere giren her 3 TL’nin 2’si bu kategorilere harcandı. En düşük payı ise yüzde 1,4 ile eğitim, yüzde 2,2 ile sağlık ve yüzde 2,5 ile eğlence ve kültür aldı.

Haber Merkezi / Yoksulların bütçelerinde gıda ve kira harcamalarının oranı ise daha yüksek oldu. En düşük gelirli yüzde 20’lik grubun bütçesinde gıda harcamaları yüzde 35,8, kira ve konut harcamaları da yüzde 29,3 pay alırken bu oran en yüksek gelirli yüzde 20 için sırasıyla yüzde 16,6 ve yüzde 19,3 oldu.

Fert başına aylık ortalama tüketim 6 bin 259 TL olarak belirlendi. En düşük gelirli yüzde 20’de yer alan haneler aylık 4 bin 911 TL harcarken en yüksek gelirli yüzde 20’deki hanelerin harcaması 22 bin 716 TL oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hanehalkı Tüketim Harcaması 2022 verilerini açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde hanehalklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalar içinde en yüksek payı yüzde 22,8 ile gıda ve alkolsüz içecek harcamaları alırken, ikinci sırayı yüzde 22,4 ile konut ve kira harcamaları, üçüncü sırayı ise yüzde 21,3 ile ulaştırma harcamaları aldı.

Toplam tüketim harcamalarında en düşük payı alan harcama türleri ise yüzde 1,4 ile eğitim hizmetleri, yüzde 2,2 sağlık ve yüzde 2,5 ile eğlence ve kültür harcamaları oldu.

Hanelerin tüketim harcamalarını karşılaştırılabilir hale getirmek amacıyla hanehalkı büyüklüğü ve kompozisyonu dikkate alınarak elde edilen eşdeğer fert başına tüketim harcaması kullanılmaktadır. Aylık ortalama tüketim harcaması hanehalkı başına 12 bin 159 TL ve eşdeğer fert başına 6 bin 259 TL olarak tahmin edildi.

Temel gelir kaynağı maaş, ücret, yevmiye geliri olan hanehalkları; ulaştırma harcamalarına yüzde 22,5, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına yüzde 21,0 ve konut ve kira harcamalarına yüzde 20,8 pay ayırırken, müteşebbis geliri olan hanehalkları; ulaştırma harcamalarına yüzde 27,2, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına yüzde 22,9 ve konut ve kira harcamalarına yüzde 18,5 pay ayırdı.

Gelire göre sıralı yüzde 20’lik gruplar itibarıyla tüketim harcamalarının 2022 yılındaki dağılımına bakıldığında; en düşük gelir grubu olan birinci yüzde 20’lik grupta yer alan hanehalkları, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına yüzde 35,8, konut ve kira harcamalarına yüzde 29,3, ulaştırma harcamalarına yüzde 8,3 ve mobilya ve ev eşyası harcamalarına yüzde 5,5 pay ayırdı.

En yüksek gelir grubu olan beşinci %20’lik grupta yer alan hanehalkları ise, ulaştırma harcamalarına yüzde 28,5, konut ve kira harcamalarına yüzde 19,3, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına yüzde 16,6 ve lokanta ve otel harcamalarına yüzde 6,8 pay ayırdı.

Hanehalkı büyüklüğüne göre tüketim harcamalarının 2022 yılındaki dağılımına bakıldığında; tek kişilik hanehalkları, konut ve kira harcamalarına yüzde 27,7, ulaştırma harcamalarına yüzde 20,4 ve gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına yüzde 16,8 pay ayırdı.

Hanehalkı büyüklüğü 7 ve daha fazla kişi olan hanehalkları, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına yüzde 35,9, konut ve kira harcamalarına yüzde 18,8 ve ulaştırma harcamalarına yüzde 14,4 pay ayırdı.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Sanayi Üretimi Yüzde 1,2 Azaldı

Sanayi üretimi nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,2, mart ayına kıyasla ise yüzde 0,9 azaldı. Yüksek teknoloji, orta-düşük teknoloji ve düşük teknoloji ürünlerin üretimi azalırken artış yaşanan tek alan orta-yüksek teknoloji ürünleri oldu.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sanayi Üretim Endeksi Nisan 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, nisan ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,2 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi aynı kaldı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 4,3 azaldı.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, nisan ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,9 ve imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,0 azalırken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0,5 arttı.

Sanayi üretim endeksi nedir?

Sanayi Üretim Endeksi, sanayi sektöründe yer alan kuruluşların üretimlerindeki değişimi gösteren bir endekstir. TÜİK tarafından 2005 yılı üretimi 100 olarak alınmak suretiyle, her ay 4850 işyerinden Aylık Sanayi Üretim Anketiyle derlenen verilere dayanılarak hesaplanmaktadır.

Sanayi üretimi ne demek?

Sanayi, endüstri veya işleyim devamlı veya belli zamanlarda, makine ve benzeri araçlar kullanarak bir madde veya gücün niteliğini veya biçimini değiştirerek toplu üretimde bulunan faaliyet dalı ve ekonominin ana sektörlerinden birisidir.

Sanayi grupları nelerdir?

Günümüzde sanayi faaliyetleri birincil, ikincil ve üçüncül sanayi olarak sınıflandırılmıştır. Bu kategorileri biraz daha açacak olursak tabii, sınai ve hizmet sanayisi şeklinde sınıflandırmaya tabi tutulduğu belirtilebilir.

Paylaşın

Bitcoin 26 Bin 500 Doların Altında; BNB Ve Solana Sert Düştü

Bitcoin (BTC) 25 bin 432 dolara gerilerken, Ethereum (ETH) ise bin 850 dolar seviyesinin hemen altında işlem görüyor. BNB ve Solana da yatırımcısına kaybettiren kripto paralar arasında yer aldılar.

Haber Merkezi / Haftaya sert düşüşle başlayan kripto para piyasaları, çarşamba günü toparlanma eğilimi gösterse de perşembe günü düşüşe devam etti.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 1,52 düşüşle 25 bin 432, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 1,94 düşüşle bin 839 dolara geriledi.

Diğer en iyi kripto para birimlerinden BNB ve Solana da yüzde 6’yı aşan düşüşle, yatırımcısına kaybettiren kripto paralar arasında yer aldılar.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 27,11 düşerek yaklaşık 17,38 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 512 milyar dolar civarında oldu.

Küresel kripto para piyasalarının değeri, yüzde 2,3 düşerek 1,1 trilyon dolar civarında işlem görüyor.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 26.432 dolar, değer kaybı yüzde 1,52
Ethereum 1.839 dolar, değer kaybı yüzde 1,94
Tether 1,00 dolar, değer kaybı yüzde 0,04
BNB 261 dolar, değer kaybı yüzde 6,1

XRP 0,5192 dolar, değer kaybı yüzde 1,66
Cardano 0,3271 dolar, değer kaybı yüzde 4,43
Dogecoin 0,0678 dolar, değer kaybı yüzde 2,32
Polygon 0,7683 dolar, değer kaybı yüzde 4,22

Solana 18,63 dolar, değer kaybı yüzde 6,77
Litecoin 88,29 dolar, değer kaybı yüzde 1,97
Polkadot 5,03 dolar, değer kaybı yüzde 2,54
Tron 0. 07703 dolar, değer kaybı yüzde 0,35

Avalanche 13,91 dolar, değer kaybı yüzde 4,24
Shiba Inu 0,000007971 dolar, değer kaybı yüzde 0,85

Paylaşın

Çaya Yüzde 43 Zam!

Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR), kuru çay fiyatlarında artışa gitti. Çaya ortalama yüzde 43 zam yapılırken, sektör paydaşları, önümüzdeki aylarda çaya yeniden yüzde 10-15 oranında bir zam daha yapabileceğini ifade etti.

Ocak 2023’te yayınlanan eski listede 1 kilogramlık Rize Turist çayının tavsiye edilen perakende satış fiyatı 97,81 TL iken bugün şirketlere gönderilen yeni listede aynı çayın fiyatı 141,54 TL olarak belirlendi.

2023 ürünü yaş çay alım fiyatının yüzde 64 artışla destek primi dahil kilogramda 11.30 TL olarak açıklanmasının ardından Çaykur, kuru çay fiyatlarında artışa gitti.

Bloomberg HT’den İrfan Donat’ın haberine göre Çaykur, çaya ortalama yüzde 43 oranında zam yaparken, yeni fiyat listeleri toptan satış yapan şirketlere gönderildi.

Çaykur’un en çok tüketilen iki çay markası Tiryaki ve Rize Turist olarak biliniyor.

Ocak 2023’te yayınlanan eski listede 1 kilogramlık Rize Turist çayının tavsiye edilen perakende satış fiyatı 97,81 TL iken bugün şirketlere gönderilen yeni listede aynı çayın fiyatı 141,54 TL olarak belirlendi.

Böylece Rize Turist çayı yüzde 44,7 zamlandı. Çaykur’un tüm kategorilerindeki çaylara yapılan zamların ortalaması ise yüzde 43’e tekabül ediyor.

TÜİK’in mayıs ayı verilerine göre çay ve diğer demlendirilen içecek çeşitleri grubu aylık bazda yüzde 1.48 artarken, yıllık bazda yüzde 47.25 yükseldi. Haziran ayında gelen bu zammın etkisi temmuz ayı enflasyon rakamlarında görülecek.

Benzin, motorin ve LPG’ye zam geliyor

Öte yandan benzin, motorin, otogaz fiyatlarına bu gece yarısı itibarıyla geçerli olmak üzere zam geliyor.

Dolar kurunda son günlerde yaşanan sert artış zamda etkili oldu.

Bu geceden itibaren geçerli olmak üzere litre fiyatı benzinde 2 lira 70 kuruş, motorinde 1 lira 37 kuruş, otogaz 67 kuruş zamlanacak.

Dünya gazetesine sektör kaynaklarının verdiği bilgiye göre, bu geceden itibaren geçerli olmak üzere litre fiyatı benzinde 2 lira 70 kuruş, motorinde 1 lira 37 kuruş, oto gazda 67 kuruş zamlanacak.

Sözcü’nün haberine göre, bu geceki zamla birlikte benzinin litre fiyatı yaklaşık olarak İstanbul’da 23,99 TL’ye, Ankara’da 24,35 TL’ye, İzmir’de 24,38 TL’ye yükselecek.

Paylaşın

Mayıs Ayında Yatırımcısına En Fazla Kazandıran “Külçe Altın”

Külçe altın, mayıs ayında en yüksek reel getiri sağlayan araç oldu. Külçe altın, üç ve altı aylık değerlendirmede de yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan araç oldu. Külçe altın, yıllık değerlendirmede ise yatırımcısına yüzde 2,41 reel getiri sağladı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları Mayıs 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, mayısta en yüksek reel getiri, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 4,55 ile külçe altında oldu. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde de külçe altın yatırımcısına yüzde 3,91 kazanç sağladı.

Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde, yatırım araçlarından DİBS yüzde 2,6, dolar yüzde 1,57, mevduat faizi (brüt) yüzde 0,96, avro yüzde 0,69 yatırımcısına reel getiri sağlarken, BIST 100 endeksi yüzde 8,29 yatırımcısını kayba uğrattı.

TÜFE ile indirgendiğinde DİBS’in yüzde 3,23, doların yüzde 2,19, mevduat faizinin (brüt) yüzde 1,58, avronun yüzde 1,3 yatırımcısına reel getirisi oldu, BIST 100 endeksinin yatırımcısını yüzde 7,73 kayba uğrattığı görüldü.

Külçe altın, üç aylık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 16,84, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 13,66 yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan araç olarak kayıtlara geçti. Aynı dönemde BIST 100 endeksi Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 9,22, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 11,69 yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı olarak hesaplandı.

6 aylık değerlendirmeye göre külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 21,53, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 12,08 yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken, aynı dönemde DİBS’in, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 7,17, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 14,39 ile yatırımcısına en çok kaybettiren araç olduğu belirlendi.

Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 33,84, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 34,96 yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu.

Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde, yatırım araçlarından külçe altın yüzde 2,41 yatırımcısına reel getiri sağlarken, DİBS yüzde 1,53, avro yüzde 8,37, dolar yüzde 10,73 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 17,58 yatırımcısına kaybettirdi.

TÜFE ile indirgendiğinde külçe altın yüzde 3,27 yatırımcısına reel getiri sağladı, DİBS yüzde 0,7, avro yüzde 7,6, dolar yüzde 9,99 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 16,89 yatırımcısını kayba uğrattı.

Paylaşın

Hayat Pahalılığının En Fazla Arttığı Şehir “İstanbul”

Kentlerin Hayat Pahalılığı Raporu’na göre, İstanbul, hayat pahalılığının bir yılda en fazla arttığı şehir oldu. İstanbul geçen yıla göre 95 sıra yükselerek dünyanın en pahalı 108. kenti oldu.

Steven Kilfedder, bu yükselişle ilgili olarak, “Şehir Ukrayna’daki savaştan etkilendi ancak artışın temel sebebi yeniden seçilen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi politikaları sonucunda fiyatların yüzde 80’e yakın artması oldu. Kiralar, özellikle Şubat ayındaki depremler nedeniyle yerlerinden edilen Türk vatandaşlarının etkisiyle yükseldi” dedi.

Ülkeleri dışında çalışanlar için danışmanlık hizmetleri sağlayan ECA International, kentleri hayat pahalılığına göre sıraladığı Hayat Pahalılığı Raporunun sonuçlarını açıkladı.

Listede hayat pahalılığının bir yılda en fazla arttığı şehir İstanbul oldu. İstanbul geçen yıla göre 95 sıra yükselerek dünyanın en pahalı 108’inci kenti oldu.

ECA International’ın Üretimden Sorumlu Yöneticisi Steven Kilfedder, bu yükselişle ilgili olarak, “Şehir Ukrayna’daki savaştan etkilendi ancak artışın temel sebebi yeniden seçilen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi politikaları sonucunda fiyatların yüzde 80’e yakın artması oldu. Kiralar, özellikle Şubat ayındaki depremler nedeniyle yerlerinden edilen Türk vatandaşlarının etkisiyle yükseldi.” dedi.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre Avrupa’daki şehirlerin yüzde 54’ünün hayata pahalılığındaki artış nedeniyle listede üst sıralara yükseldiği belirtiliyor.

ECA International’a göre Avrupa’nın en pahalı 10 şehri şu şekilde:

Cenevre, İsviçre
Londra,Birleşik Krallık
Zürih, İsviçre
Bern, İsviçre
Kopenhag, Danimarka
Moskova, Rusya

Oslo, İsveç
Lüksemburg Şehri, Lüksemburg
Dublin, İrlanda
Amsterdam, Hollanda

ECA International’a göre dünyanın en pahalı 10 şehri şöyle:

New York, ABD
Hong Kong, Hong Kong
Cenevre, İsviçre
Londra,Birleşik Krallık
Singapur, Singapur

Zürih, İsviçre
San Francisco, ABD
Tel Aviv, İsrail
Seul, Güney Kore
Tokyo, Japonya

Paylaşın

OECD’den Türkiye İçin “Türbülans” Riski Uyarısı

OECD, Mart ayında yayımladığı ara raporda Türkiye için büyümenin devam etmesine karşın belirgin risklerin devam ettiği ve, “Büyük dış finansman ihtiyaçları ve hızla azalan rezerv tamponları, ekonomiyi türbülansa ve ters rüzgarlara karşı oldukça savunmasız bırakıyor” uyarısında bulunuyor.

OCED, depremin tetiklediği ekonomik kaybın yapım faaliyetleriyle aşılacağını tahmin ediyor. OECD, Türkiye’de enflasyonun 2023’te yüzde 44,6; 2024’te yüzde 41 seviyesinde gerçekleşeceğini öngörüyor.

OCED’nin yapısal reform önerileri arasında, “Merkez Bankası’nın bağımsızlığına olan güvenin, Banka yönetim kurulundaki devir hızının düşürülmesi de dahil olmak üzere iyileştirilmesi” yer alıyor.

OECD, “İzinler, lisanslar veya imtiyazlar almak için karmaşık ve külfetli idari prosedürlerle ilgili rekabet politikası ve iş yönetmeliğinden kaynaklanan yapısal zayıflıklar, resmi işlerin kurulmasını engellemektedir.” ifadelerini kullanıyor.

Haziran Ayı Ekonomik Görünüm Raporu’nu yayımlayan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Türkiye için 2023 yılı büyüme tahminini yüzde 3,6’ya çıkardı. Türkiye ekonomisinin 2024’e ilişkin büyüme tahmini de yüzde 3,8’den yüzde 3,7’ye indirildi.

OECD Mart ayında yayımladığı ara raporda Türkiye için yüzde 3 olan büyüme tahminini yüzde 2,8’e düşürmüştü.

OECD, büyümenin devam etmesine karşın belirgin risklerin devam ettiğini söylüyor ve, “Büyük dış finansman ihtiyaçları ve hızla azalan rezerv tamponları, ekonomiyi türbülansa ve ters rüzgarlara karşı oldukça savunmasız bırakıyor.” uyarısında bulunuyor.

Raporda, “Zayıf ihracat nedeniyle ekonomik büyümenin 2023’te yüzde 3,6’ya gerileyeceği tahmin edilirken, iç talep büyümenin ana itici gücü olmaya devam edecek.” ifadeleri yer alıyor.

OCED depremin tetiklediği ekonomik kaybın yapım faaliyetleriyle aşılacağını tahmin ediyor. Örgütün işsizlik ve enflasyon tahminleri ise şu şekilde:

“İşsizlik oranının yüzde 10 civarında kalması bekleniyor. Rahat finansal koşullar, 2023 ve 2024’te enflasyonun yüzde 40’ın üzerinde kalmasını destekleyecek ve nominal ücretler de hızla artacak.”

“Enflasyon beklentilerinde çıpa arayışı zorlu bir şekilde devam ediyor. Bu amaçla, para politikası sıkılaştırılmalı, politika faizi artırımları dikkatli bir şekilde zamanlanmalı ve gelecekteki hamleler hakkında net bir iletişim kurulmalı.”

OECD Türkiye’de enflasyonun 2023’te yüzde 44,6; 2024’te yüzde 41 seviyesinde gerçekleşeceğini öngörüyor.

Örgütün yapısal reform önerileri arasında, “Merkez Bankası’nın bağımsızlığına olan güvenin, Banka yönetim kurulundaki devir hızının düşürülmesi de dahil olmak üzere iyileştirilmesi” yer alıyor.

OECD, “İzinler, lisanslar veya imtiyazlar almak için karmaşık ve külfetli idari prosedürlerle ilgili rekabet politikası ve iş yönetmeliğinden kaynaklanan yapısal zayıflıklar, resmi işlerin kurulmasını engellemektedir.” ifadelerini kullanıyor.

OECD, ABD ekonomisi ve Çin ekonomisi için 2023 büyüme tahminini 0,1 puan artırarak sırasıyla yüzde 1,6 ve yüzde 5,4’e yükseltti.

Örgütün Almanya için görünümü keskin bir şekilde düşürmesi dikkati çekti. Almanya için büyüme beklentisi yüzde 0,3’den “sıfır büyümeye” düşürüldü.

(Kaynaak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Bitcoin 26 Bin 900 Doların Üzerinde; Dogecoin Ve XRP Sert Yükseldi

Bitcoin (BTC) 25 bin 936 dolara yükselirken, Ethereum (ETH) ise bin 850 dolar seviyesinin üzerinde işlem görüyor. Dogecoin ve XRP de yatırımcısına kazandıran kripto paralar arasında yer aldılar.

Haber Merkezi / Haftaya sert düşüşle başlayan kripto para piyasaları, çarşamba günü toparlanma başladı.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 4,55 artışla 25 bin 936, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 3,716 artışla bin 883 dolara yükseldi.

Diğer en iyi kripto para birimlerinden Dogecoin ve XRP de yüzde 4’e varan artışla, yatırımcısına kaybettiren kripto paralar arasında yer aldılar.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 17 artışla yaklaşık 23,77 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 522 milyar dolar civarında işlem görüyor.

Küresel kripto para piyasalarının değeri, son 24 saatte yüzde 3,14 artarak 1,13 trilyon dolar civarında işlem görüyor.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 26.936 dolar, değer kazancı yüzde 4,55
Ethereum 1.883 dolar, değer kazancı yüzde 3,71
Tether 1,00 dolar, değer kaybı yüzde 0,01
BNB 278 dolar, değer kazancı yüzde 0,42
XRP 0,5361 dolar, değer kazancı yüzde 4,69

Cardano 0,3462 dolar, değer kaybı yüzde 1. 52 %
Dogecoin 0,06983 dolar, değer kazancı yüzde 4,84
Polygon 0,8096 dolar, değer kaybı yüzde 2,69
Solana 20,2 dolar, değer kazancı yüzde 1,16

Litecoin 91 dolar, değer kazancı yüzde 3,94
Polkadot 5,19 dolar, değer kazancı yüzde 2,2
Tron 0,07728 dolar, değer kaybı yüzde 1,99
Shiba Inu 0,00000806 dolar, değer kazancı yüzde 0,49

Paylaşın

Dünya Bankası, Türkiye’nin 2023 Yılı Büyüme Tahminini Yükseltti

Dünya Bankası (The World Bank), Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,2, gelecek yıl yüzde 4,3 ve 2025’te yüzde 4,1 büyümesinin beklendiğini bildirdi. Ocak ayı tahminlerinde Dünya Bankası bu yıl yüzde 2,7; 2024’te ise yüzde 4 büyüme öngörmüştü.

Türkiye’nin Şubat ayının başında 2 büyük depremle sarsıldığı hatırlatılan Dünya Bankası, depremlerin doğrudan kaybının 2021 gayri safi milli hasılasının yüzde 4’üne denk geldiğinin tahmin edildiğini belirtti. Ancak yeniden yapılanma ve toparlanma çalışmalarının tam maliyetinin bunun iki katı olabileceği kaydedildi.

Dünya Bankası, Merkez Bankası tarafından daha fazla faiz indirimiyle yönetilmeye çalışılan yüksek enflasyon ve Mayıs ayındaki seçimlerin makroekonomik politikaların geleceğini belirsiz hale getirdiğini ifade etti. Dünya Bankası, bu politikaların seçimden sonra değişebileceği ihtimaline dikkat çekti.

Dünya Bankası Küresel Ekonomik Beklentiler Raporu’nun Haziran sayısında Türk ekonomisinin bu yılki büyüme tahminlerini Ocak ayındaki tahminlere göre arttırdı. Türkiye’de ekonomik büyümenin dirençli olduğu belirtildi. Raporda Türk ekonomisinde bu yıl yüzde 3,2; 2024’te yüzde 4,3 ve 2025’te yüzde 4,1 büyüme tahmini yapıldı.

Ocak ayı tahminlerinde Dünya Bankası bu yıl yüzde 2,7; 2024’te ise yüzde 4 büyüme öngörmüştü.

Türkiye’nin Şubat ayının başında 2 büyük depremle sarsıldığı hatırlatılan raporda, depremlerin doğrudan kaybının 2021 gayri safi milli hasılasının yüzde 4’üne denk geldiğinin tahmin edildiği belirtildi. Ancak yeniden yapılanma ve toparlanma çalışmalarının tam maliyetinin bunun iki katı olabileceği kaydedildi.

Raporda Merkez Bankası tarafından daha fazla faiz indirimiyle yönetilmeye çalışılan yüksek enflasyon ve Mayıs ayındaki seçimlerin makroekonomik politikaların geleceğini belirsiz hale getirdiği ifade edildi. Raporda bu politikaların seçimden sonra değişebileceği ihtimaline dikkat çekildi.

Türk Lirası’nın değer kaybı, yüksek cari açık ve düşük net döviz rezervlerinin Türk ekonomisinin karşı karşıya olduğu diğer zorluklar arasında olduğu belirtilen raporda, yine de ülkenin Avrupa – Orta Asya bölgesinin ekonomik büyümesinde ve 2023’ün ilk yarısındaki dayanıklılığında önemli rol oynadığı kaydedildi.

Enflasyonun Avrupa – Orta Asya bölgesinde özellikle de Türkiye’de yüksek seyrettiğine dikkat çekildi.

Depremlerin yol açtığı tahribata rağmen 2023’ün başlarında, her iki yıl için öngörülen büyümenin önceden tahmin edilenden biraz daha yüksek olduğu belirtilen raporda, bunun kısmen 2022’nin sonlarındaki güçlü büyümenin olumlu ivmesi ve hane halklarına ek devlet desteği sayesinde olduğunun sanıldığı belirtildi. Raporda imar çalışmalarının artmasının da yatırımı desteklemesinin beklendiği kaydedildi.

Raporda ayrıca aşırı hava olaylarının Türkiye’nin de dahil olduğu Orta Asya ülkelerinde ekonomik faaliyetlere sekte vurabileceği belirtildi. İklim değişikliğine uyum sağlayacak politikaların benimsenmemesi durumunda Orta Asya’da kuraklık ve sel gibi felaketlerin ekonomik maliyetinin bölgenin geçen yılki gayrı safi hasılasının yüzde 1,3’üne mal olabileceği belirtildi.

Paylaşın

Et ve Süt Kurumu’ndan 5 Yılda 2 Milyar Lira Zarar

Et ve Süt Kurumu, 2017’de 223 milyon 453 bin TL kâr elde etse de, 2018’de 491 milyon 116 bin TL zarar, 2019’da 34 milyon 664 bin TL zarar, 2020’de 222 milyon 991 bin TL zarar, 2021’de ise 520 milyon 990 bin TL zarar etmişti. 2022’deki zararla birlikte kurumun son beş yıllık toplam zararı 2 milyar TL’yi aştı.

Öte yandan Sayıştay’ın 2021 raporunda da kurumun mali yapısı ile ilgili önemli uyarılarda bulunulmuştu.

Raporda, son 4 yıldır yüksek oranda banka kredisi kullanılması neticesinde katlanılan finansman giderleri ile birlikte oluşan dönem zararlarının da etkisiyle özkaynağın toplamının eksiye düştüğü belirtilerek, “kuruluşun mali yapısının iyileştirilmesi için gerekli tedbirlerin alınarak ilgili bakanlıklar nezdinde girişimlerde bulunulması” önerilmişti.

T24’ten Eray Görgülü’nün haberine göre, Kırmızı et fiyatlarına geçtiğimiz yıl martta yüzde 50’lere varan oranlarda zam yapan Et ve Süt Kurumu’nun buna karşın 2022 yılını 652 milyon TL zararla kapattığı ortaya çıktı. Böylece kurumun son 5 yıllık toplam zararı 2 milyar TL’ye ulaştı. Kuyrukları azaltmak amacıyla zam yaptıklarını açıklayan Genel Müdür Osman Uzun, bu açıklamadan sonra görevden alınmıştı.

Piyasaya fiyatlarına göre yaklaşık yüzde 66 oranında daha ucuza et satan ve geçtiğimiz yıl martta kırmızı et fiyatlarına yüzde 50’ye yakın zam yapan Et ve Süt Kurumu’nun bu zamma karşın 2022 yılını büyük zararla kapattığı ortaya çıktı.

2022 faaliyet raporuna göre kurum, canlı hayvan satışından 13 milyon 504 bin TL, tali ürün ve rendering ürünleri satışından da 8 milyon 200 bin TL kâr elde etse de gövde et, şarküteri ve süt ürünleri satışından 631 milyon 345 bin TL’lik zarar etti. 193 milyon 283 bin TL’lik genel yönetim giderleri ile birlikte kurumun dönem net zararı 652 milyon 443 bin TL’ye ulaştı.

Et ve Süt Kurumu, 2017’de 223 milyon 453 bin TL kâr elde etse de, 2018’de 491 milyon 116 bin TL zarar, 2019’da 34 milyon 664 bin TL zarar, 2020’de 222 milyon 991 bin TL zarar, 2021’de ise 520 milyon 990 bin TL zarar etmişti. 2022’deki zararla birlikte kurumun son beş yıllık toplam zararı 2 milyar TL’yi aştı.

Kurumun geçtiğimiz yıl görevden alınan Genel Müdürü Osman Uzun, kırmızı ete yüzde 48 zam yapılmasıyla ilgili olarak martta yaptığı açıklamada, piyasanın yüzde 66 daha ucuza et sattıkları için uzun kuyruklar oluştuğunu bu zammın kaçınılmaz hale geldiğini söylemişti.

Uzun, “Çok uzun kuyruklar oluşuyordu. Bu nedenle fiyatı artırdık” demişti. Uzun bu açıklamanın ardından Yönetim Kurulu Üyeleri Zekeriyya Erdurmuş, Hasan Hüseyin Aydemir ve Sezai Aydın’la birlikte görevden alınmıştı.

Piyasa fiyatlarındaki artışın, Et ve Süt Kurumu’nun serbest piyasa büyükbaş hayvan alım hedefini de olumsuz etkilediği ortaya çıktı. 2022’de 3 bin 600 ton büyükbaş hayvan alımı hedeflenmişti, ancak yalnızca bin 588 tonluk bir alım yapılabildi.

Söz konusu hedefle ilgili raporda, “Serbest piyasa büyükbaş hayvan alım fiyatları, kurumumuz alım fiyatlarından yüksek seyretmesi nedeniyle büyükbaş hayvan kesimleri hedeflenen sayının altında kalmıştır” ifadesi kullanıldı.

Sayıştay, mali yapı ile ilgili uyarmıştı

Öte yandan Sayıştay’ın 2021 raporunda da kurumun mali yapısı ile ilgili önemli uyarılarda bulunulmuştu.

Raporda, son 4 yıldır yüksek oranda banka kredisi kullanılması neticesinde katlanılan finansman giderleri ile birlikte oluşan dönem zararlarının da etkisiyle özkaynağın toplamının eksiye düştüğü belirtilerek, “kuruluşun mali yapısının iyileştirilmesi için gerekli tedbirlerin alınarak ilgili bakanlıklar nezdinde girişimlerde bulunulması” önerilmişti.

Paylaşın