Prof. Dr. Demirtaş, Ekonomideki Olası Üç Senaryoyu Anlattı

Youtube kanalından “Ekonomiye ne olacak?” başlıklı bir video yayınlayan Prof. Dr. Özgür Demirtaş, “Mehmet Şimşek giderse akıldışı politikalar uygulanır ve yapısal reformlar yapılamaz. Uzun vadede bir şey olabilmesi için kısa vadede acı çekilmesi gerekir. Uzun vadede yapısal reform yapılması lazım” dedi ve ekledi:

“En başında yargı reformu gelir. Yargıyı bağımsız yapalım, hukuk ve adalet inanılmaz derecede önemli. Eğitime ideolojiyi sokmayalım. Eğitim, Ticaret, Adalet Bakanlarının devreye girmesi lazım. Bunlar olursa Türkiye hakettiği yere doğru gider.”

Ekonomist Prof. Dr. Özgür Demirtaş, Youtube kanalından “Ekonomiye ne olacak?” başlıklı bir video yayınladı. “Bina yıkıldığı zaman binanın altında herkes kalıyor. En çok fakir fukara, orta direk binanın altında kalıyor, zengine bir şey olmuyor” diyen Demirtaş, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in uzmanlardan oluşan bir kurul oluşturabileceğini söyledi.

Demirtaş, “Bu kurulda Türkiye’nin en entellektüel, en bilgili, en dünya çapında bilinen, en liyakatlı insanları olabilir. Uzman oldukları alanda görüş bildirebilirler. Bunların bir kuruş para almasına gerek yok. Bu kurul geçmiş 15 günü değerlendirir ve 15 günde bir rapor yazar” dedi.

Demirtaş, uzmanlardan oluşan kurulda şu isimlerin yer alması gerektiğini vurguladı: Prof. Dr. Hakan Kara, Mehfi Eğilmez, Prof. Dr. Kamil Yılmaz, Kerim Rota, Prof. Dr. Selva Demiralp, Hakan Bürümcekçi, Prof. Dr. Veysel Ulusoy, Murat Uçer, Prof. Dr. Ümit Özlale, İbrahim Kahveci, Prof. Dr. Refet Gürkaynak, Uğur Gürses.

” Mehmet Şimşek’in de eli bağlanırsa hiç olmaz. Aradaki farkı daha çok açar ve farkı kapatamayabiliriz” diyen Demirtaş şöyle devam etti:

“Mehmet Şimşek giderse akıldışı politikalar uygulanır ve yapısal reformlar yapılamaz. Uzun vadede bir şey olabilmesi için kısa vadede acı çekilmesi gerekir. Uzun vadede yapısal reform yapılması lazım. En başında yargı reformu gelir. Yargıyı bağımsız yapalım, hukuk ve adalet inanılmaz derecede önemli. Eğitime ideolojiyi sokmayalım. Eğitim, Ticaret, Adalet Bakanlarının devreye girmesi lazım. Bunlar olursa Türkiye hakettiği yere doğru gider.

3 tane senaryo var. Eğer Mehmet Şimşek giderse tekrar bu ‘Türkiye modeli’ ekonomiye geçileceğini düşünebiliriz.

Mehmet Şimşek tam gelirse ve söylediklerini uygularsa, buna ortadoks ekonomi politikası, akıldolu politika, rasyonel ekonomi politikası deriz.

Mehmet Şimşek yarım gelirse, işine karışılırsa, istediği yere istediği kişiyi atayamazsa o zaman ‘vitrin ekonomi modeli’, ‘makyaj ekonomi modeli’, ‘hibrit ekonomi modeli’ olur.

Eğer Mehmet Şimşek kısa vadede tam rasyonel ve ortadoks politikaları uygulayıp, tam yapısal reformlara geçerse ülke, uzun vadede mutlu, güçlü ve inanılmaz bir Türkiye ile karşı karşıya kalabiliriz. Keşke böyle bir şey olsa.”

Paylaşın

Dolar Tarihi Zirveyi Gördü: Acı Reçetenin Maliyetini Kim Ödeyecek?

Mehmet Şimşek’in yeni kabinede “tam yetkili Hazine ve Maliye Bakanı” olarak göreve gelmesinin ardından, Hafize Gaye Erkan, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanlığına atandı.

Hafize Gaye Erkan’ın önceki başkan Şahap Kavcıoğlu’ndan oldukça farklı olması, para politikasında U dönüşü yapılacağı beklentisini doğuruyor.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanlığına önceki Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun getirilmiş olması, Mart 2021’dan beri yürüttüğü düşük faiz politikasının performansı konusunda hükümet kanadında bir hoşnutluk göstergesi olarak yorumlanabilir.

Erkan’ın Merkez Bankası’na atanması ile birlikte ortodoks para politikası çerçevesinde faiz artışlarına gideceği inancı güçlendi. BDDK’nın başına Kavcıoğlu’nun getirilmiş olması, Erkan’a ne kadar bağımsız hareket alanı verileceği sorusunu gündeme getiriyor.

Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selva Demiralp, Merkez Bankası’nın ‘rasyonel’ politikalara nasıl döneceği, kur ve faiz senaryolarının neler olduğunu BBC Türkçe’ye değerlendirdi.

Eylül 2021 sonrası uygulanan program dahilinde politika faizinin yüzde 19’dan 8,5’e çekilmesini takiben Türk Lirası’ndaki değer kaybı yoğun döviz satışları ile dengelenmeye çalışıldı.

Geçtiğimiz hafta yüzde 10 üzerinde değer kaybetmesine izin verilen TL, yolun bundan sonrasında nasıl şekillenir?

Merkez Bankası’nın 2 Haziran itibarıyla -5.7 milyar dolara gerileyen net döviz rezervleri tarihi dip seviyesinde.

Bu vahim tabloyu Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Simşek’in “rasyonel politikalara dönüş” sözü ile birleştirdiğimizde yolun bundan sonrasında TCMB’nin örtülü döviz satışlarını hızla azaltmasını ve kısa süre içinde de sonlandırmasını beklemeliyiz.

Örtülü döviz satışlarının sonlanması döviz kurunun serbest piyasa değeri olan “adil seviyeye” gelmesini sağlayacaktır.

Bu noktadan sonra kurdaki değer kaybının faiz artırımları ile kontrol altına alınması gerekir.

Bu şekilde kurdan enflasyona olan geçişkenlik dizginlenebilir.

Döviz kuru nasıl belirlenir?

Satın alma gücü paritesi hipotezine göre nominal döviz kuru iki ülke arasındaki enflasyon farkına paralel olarak değişir.

Bu şekilde reel döviz kurunun sabit kalması beklenir.

Oysa bizde bir süredir örtülü döviz satışları vasıtasıyla TL’nin Dolar karşısında değer kaybı sınırlandığı için reel kurda bir iyileşme oldu ve “adil değerden” uzaklaşıldı.

Döviz müdahalelerinin ortadan kalkması ile döviz kuru serbest piyasa değerine ulaşır. Sonrasında ise TCMB’nin faiz artışları ile kuru enflasyon hedeflerine tutarlı bir noktaya getirmesi beklenir.

Şekilde mavi çizgi ABD ile Türkiye’nin Tüfe enflasyonu farkını, kırmızı çizgi ise Dolar/TL döviz kurunu gösteriyor.

Eylül 2021’de “Yeni Ekonomi Modeli (YEM)”ne geçilene kadar ABD ve Türkiye arasındaki enflasyon farkı ve döviz kuru arasındaki uzun vadeli trendlerin örtüştüğünü, YEM’e geçilmesi ile birlikte ise iki seri arasındaki farkın açıldığını görüyoruz.

Döviz müdahalelerinin kalkması durumunda aradaki farkın tekrar kapanması, Dolar/TL kurunun 25’li seviyelere çıktığı noktada ise iki seri arasındaki paralel trendin tekrar başlaması beklenir.

Güvercin faiz artışı mı, şahin faiz artışı mı?

Dolar/TL kurunun 25’li seviyelere geldiği noktada TCMB’nin yola faiz artışları ile devam edeceği varsayımından hareketle güvercin ve şahin iki senaryo oluşturup, bu senaryoların kur ve enflasyon üzerindeki etkilerini inceleyelim.

1) Güvercin senaryo: Merkez Bankası faiz artışı konusunda daha ılımlı davranıp önceliğini fiyat istikrarından ziyade ödemeler dengesi ile ilgili bir kriz çıkmamasına verebilir.

Halen yüzde 8,5 olan politika faizi ilk aşamada yüzde 20’li seviyelere, kurdaki baskının devamı durumunda yüzde 30’lu seviyelere çıkarılabilir.

12 ay sonrası enflasyon beklentilerinin yüzde 35’li seviyelerde olduğu bir çerçevede bu patika içerideki döviz talebini durdurmaya yetmeyebilir.

Reel politika faizi negatifte kalacağı için kur ve enflasyon üzerindeki yukarı yönlü baskı devam edebilir ve sene sonu enflasyonu yüzde 45’leri aşabilir.

2) Şahin senaryo: Merkez Bankası faiz artışı konusunda daha şahin bir duruş sergilerse politika faizi ilk aşamada 25-30 bandına sonrasında yüzde 40’ların üzerine çıkabilir.

Bu durumda kur seviyesinin ve enflasyonun aşağı yönlü baskılanması mümkün olabilir.

Açık faiz artışı mı, koridor mu?

Merkez Bankası’nın ne kadar güvercin ya da şahin olacağına ilave olarak bir diğer belirsizlik faiz artışlarının ne kadar açık ya da örtülü olması ile ilgili olacak.

Para politikası iletişimi ne kadar net olursa, piyasaların Merkez Bankası’nın samimiyetine inanması ve para politikasının yönlendirmesine uygun hareket etmesi mümkün olur.

Eski ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Ben Bernanke, “Para politikası yüzde 98 iletişim, yüzde 2 aksiyondur” der.

Şayet açık faiz artışları yapılamaz ve 2010 sonrası dönemden aşina olduğumuz koridor sistemi geri gelirse faiz artışları geniş bir bandın içinde örtülü bir şekilde gerçekleşir.

Bu durumda ileriye yönelik sinyaller bulanıp Merkez Bankası’nın bağımsızlığı konusunda endişeler devreye gireceği için faiz artışlarının piyasa beklentilerini şekillendirme gücü önemli ölçüde zayıflar.

Enflasyonu yüzde 40’lı seviyelerin altına düşürmek “şahin” hamlelerle bile zorlaşır.

Yani acı reçetenin maliyeti artar.

Acı reçetenin maliyetini kim ödeyecek?

Seçim öncesi dönemde Millet İttifakı, ortodoks politikaları savunup “acı reçeteyi” telaffuz ederken, reçetenin maliyetinin sabit gelir kesimlerine ödetilmeyeceği konusunda hassasiyetini dile getirmiş ve bütünsel bir paket açıklamıştı.

Aynı dönemde Cumhur İttifakı ortodoks politikaları henüz telaffuz etmediği için acı reçete de gündemde değildi.

Oysa şimdi Hafize Gaye Erkan ile birlikte ortodoks politikalara geçilecekse bir acı reçete oluşacağı da not edilmelidir.

Sıkı para politikasının maliyetinin ne şekilde ödeneceği siyasi bir tercihtir.

Para politikasının işini doğru yapabilmesi, acı reçete uygulanırken toplumsal tepki ile karşılaşmaması bu maliyetin ne kadar adil dağıtılacağı ile bire bir bağlantılıdır.

Bu noktada maliye politikasının devreye girmesi, gerekli desteği vermesi ve yapılan tercihi şeffaf bir şekilde izah etmesi gerekir.

Paylaşın

Bitcoin 26 Bin 500 Doların Üzerinde; BNB Ve Cardano Sert Düştü

Bitcoin (BTC) 26 bin 532 dolara yükselirken, Ethereum (ETH) ise bin 850 dolar seviyesinin hemen altında işlem görüyor. BNB ve Cardano da yatırımcısına kaybettiren kripto paralar arasında yer aldılar.

Haber Merkezi / Haftaya sert düşüşle başlayan kripto para piyasaları, toparlanma eğilimi gösterse de haftanın son işlem günü de düşüşe devam etti.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 0,58 yükselişle 26 bin 532, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 0,10 düşüşle bin 838 dolara geriledi.

Diğer en iyi kripto para birimlerinden BNB ve Cardano da yüzde 3’e varan düşüşle, yatırımcısına kaybettiren kripto paralar arasında yer aldılar.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde yüzde 0,53 artarak yaklaşık 1,1 trilyon dolar, piyasa değeri ise 515 milyar dolar civarında.

Küresel kripto para birimi piyasa değeri, yüzde 0,53 artarak yaklaşık 1,1 trilyon dolar civarında işlem görüyor.

Tüm stabilcoinlerin hacmi 24,7 milyar dolar ve bu, toplam kripto pazarının 24 saatlik hacminin yüzde 95,36’sı.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 26.532 dolar, değer kazancı yüzde 0.58
Ethereum 1.838 dolar, değer kaybı yüzde 0.10
Tether 1.00 dolar, değer kaybı yüzde 0.04
BNB 258 dolar, değer kaybı yüzde 0.51

XRP 0.5231 dolar, değer kazancı yüzde 0.53
Cardano 0.3169 dolar, değer kaybı yüzde 2,98
Dogecoin 0,6776 dolar, değer kazancı yüzde 0,03
Polygon 0,7797 dolar, değer kazancı yüzde 1,83

Litecoin 87,79 dolar, değer kaybı yüzde 0,41
Polkadot 5,01 dolar, değer kaybı yüzde 0,48
Tron 0,07765 dolar, değer kazancı yüzde 0,93
Avalanche 13,83 dolar, değer kaybı yüzde 0,52
Shiba Inu 0,000007925 dolar, değer kaybı yüzde 0,16

Paylaşın

Dolar Rekor Kırdı; Dış Borca 1,4 Trilyon Lira Yük Bindi

Mehmet Şimşek, “Tam yetkili Hazine ve Maliye Bakanı” olarak göreve getirilmesinin ardından, kurun serbest bırakılmasıyla dolar ve avroda tarihi değerler görüldü. Döviz kurundaki artış ülkenin birinci gündem maddesi haline geldi.

Döviz kurundaki artış birçok kalemde zam olarak yansırken, yabancı para cinsinden borçlar nedeniyle ödeme yükümlülükleri de arttı.

Dünya yazarı Naki Bakır, bugünkü yazısında dolarda seçimlerin ardından 7 Haziran’a kadar yüzde 15,4 oranında artış yaşandı. Bu da 3 lira 7 kuruşa denk geldi. Bakır’a göre artış, Türkiye’ye dış borçlar cephesinde 1 trilyon 409,1 milyar liralık kur farkı yükü bindirdi.

Söz konusu 8 iş gününde dövizde yaşanan artış, kur farkı olarak özel sektöre 734,8 milyar, kamuya 573,6 milyar, Merkez Bankası’na 100,7 milyar TL ek yük getirdi. Dolardaki her 1 kuruş artış, dış borçların ekonomiye yükünü yaklaşık 4,6 milyar lira artırıyor.

Türkiye’nin 2022 sonu itibariyle 459 milyar dolar olarak açıklanan dış borç stokunun yüzde 58,1 oranındaki 366,5 milyar dolarlık bölümünü ABD doları üzerinden alınmış borçlar oluşturuyor.

Merkez Bankası’nın faizle ilgili adımları ne olacak?

Öte yandan geçen hafta sonu açıklanan yeni kabinede; ekonomi alanında kurumsal bağımsızlığı, bütçe disiplinini, ekonomik reformları ve “ortodoks” politikaları savunduğu bilinen Mehmet Şimşek, Nurettin Nebati’nin yerine Hazine ve Maliye Bakanlığı’na getirildi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yerine ise Devlet Planlama Teşkilatı deneyimi de olan eski TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Cevdet Yılmaz geldi.

Mehmet Şimşek, Nebati’den görevi devraldığı törende yaptığı açıklamada ‘rasyonel politikalara dönüş’ çağrısı yaptı:

“Sosyal refahı artıracağız. Bu hedefe ulaşmada şeffaflık, öngörülebilirlik, uluslararası normlara uygunluk temel hedefimiz olacaktır. Türkiye’nin rasyonel bir zemine dönme dışında bir seçeneği kalmamıştır. Enflasyonla mücadele temel politikamız olacak”.

Şimşek aynı konuşmada, Merkez Bankası’yla ilgili olarak ise şu sözleri sarf etti:

“Orta vadede enflasyonun yeniden tek haneli rakamlara düşürülmesi, öngörülebilirliğin artırılması, cari açığı azaltacak yapısal dönüşümün hızlandırılması ülkemiz için hayati önem taşımaktadır. Uygulanacak maliye politikası ve yapısal reformlarla Merkez Bankamıza enflasyonla mücadelede destek olmak temel politikamız olacaktır.

“Bu öncelikler çerçevesinde çalışmalarımızı eş güdüm içerisinde ilgili bakanlıklar ve kurumlarımızla güçlü bir koordinasyon sağlayarak yürüteceğiz. “

Yeni görevlendirmeler ve bu tür açıklamalar ekonomide yeni bir dönemin başlayabileceğine dair işaretler verirken Erdoğan’ın düşük faiz politikalarını savunan güncel açıklamaları ise ekonominin rotasına dair önümüzdeki dönemle ilgili öngörüde bulunmayı zorlaştırıyor.

Bu manzara içinde, ekonomi politikalarının nasıl ve ne kadar değiştirileceği ve bunun parçası olarak Merkez Bankası’nın yeni yönetiminin, 22 Haziran’daki Para Politikası Kurulu toplantısından itibaren faizler konusunda nasıl bir adım atacağı merak ediliyor.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Hanehalkı Gelirinin Yüzde 66’sı Gıda, Kira Ve Ulaşıma Gidiyor

Hanehalkı bütçesinden en çok pay ayırdığı harcamalar yüzde 22,8 ile gıda, yüzde 22,4 ile kira ve konut harcamaları, yüzde 21,3 ile ulaştırma oldu. Hanelere giren her 3 TL’nin 2’si bu kategorilere harcandı. En düşük payı ise yüzde 1,4 ile eğitim, yüzde 2,2 ile sağlık ve yüzde 2,5 ile eğlence ve kültür aldı.

Haber Merkezi / Yoksulların bütçelerinde gıda ve kira harcamalarının oranı ise daha yüksek oldu. En düşük gelirli yüzde 20’lik grubun bütçesinde gıda harcamaları yüzde 35,8, kira ve konut harcamaları da yüzde 29,3 pay alırken bu oran en yüksek gelirli yüzde 20 için sırasıyla yüzde 16,6 ve yüzde 19,3 oldu.

Fert başına aylık ortalama tüketim 6 bin 259 TL olarak belirlendi. En düşük gelirli yüzde 20’de yer alan haneler aylık 4 bin 911 TL harcarken en yüksek gelirli yüzde 20’deki hanelerin harcaması 22 bin 716 TL oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hanehalkı Tüketim Harcaması 2022 verilerini açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde hanehalklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalar içinde en yüksek payı yüzde 22,8 ile gıda ve alkolsüz içecek harcamaları alırken, ikinci sırayı yüzde 22,4 ile konut ve kira harcamaları, üçüncü sırayı ise yüzde 21,3 ile ulaştırma harcamaları aldı.

Toplam tüketim harcamalarında en düşük payı alan harcama türleri ise yüzde 1,4 ile eğitim hizmetleri, yüzde 2,2 sağlık ve yüzde 2,5 ile eğlence ve kültür harcamaları oldu.

Hanelerin tüketim harcamalarını karşılaştırılabilir hale getirmek amacıyla hanehalkı büyüklüğü ve kompozisyonu dikkate alınarak elde edilen eşdeğer fert başına tüketim harcaması kullanılmaktadır. Aylık ortalama tüketim harcaması hanehalkı başına 12 bin 159 TL ve eşdeğer fert başına 6 bin 259 TL olarak tahmin edildi.

Temel gelir kaynağı maaş, ücret, yevmiye geliri olan hanehalkları; ulaştırma harcamalarına yüzde 22,5, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına yüzde 21,0 ve konut ve kira harcamalarına yüzde 20,8 pay ayırırken, müteşebbis geliri olan hanehalkları; ulaştırma harcamalarına yüzde 27,2, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına yüzde 22,9 ve konut ve kira harcamalarına yüzde 18,5 pay ayırdı.

Gelire göre sıralı yüzde 20’lik gruplar itibarıyla tüketim harcamalarının 2022 yılındaki dağılımına bakıldığında; en düşük gelir grubu olan birinci yüzde 20’lik grupta yer alan hanehalkları, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına yüzde 35,8, konut ve kira harcamalarına yüzde 29,3, ulaştırma harcamalarına yüzde 8,3 ve mobilya ve ev eşyası harcamalarına yüzde 5,5 pay ayırdı.

En yüksek gelir grubu olan beşinci %20’lik grupta yer alan hanehalkları ise, ulaştırma harcamalarına yüzde 28,5, konut ve kira harcamalarına yüzde 19,3, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına yüzde 16,6 ve lokanta ve otel harcamalarına yüzde 6,8 pay ayırdı.

Hanehalkı büyüklüğüne göre tüketim harcamalarının 2022 yılındaki dağılımına bakıldığında; tek kişilik hanehalkları, konut ve kira harcamalarına yüzde 27,7, ulaştırma harcamalarına yüzde 20,4 ve gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına yüzde 16,8 pay ayırdı.

Hanehalkı büyüklüğü 7 ve daha fazla kişi olan hanehalkları, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına yüzde 35,9, konut ve kira harcamalarına yüzde 18,8 ve ulaştırma harcamalarına yüzde 14,4 pay ayırdı.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Sanayi Üretimi Yüzde 1,2 Azaldı

Sanayi üretimi nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,2, mart ayına kıyasla ise yüzde 0,9 azaldı. Yüksek teknoloji, orta-düşük teknoloji ve düşük teknoloji ürünlerin üretimi azalırken artış yaşanan tek alan orta-yüksek teknoloji ürünleri oldu.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sanayi Üretim Endeksi Nisan 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, nisan ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,2 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi aynı kaldı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 4,3 azaldı.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, nisan ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,9 ve imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,0 azalırken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0,5 arttı.

Sanayi üretim endeksi nedir?

Sanayi Üretim Endeksi, sanayi sektöründe yer alan kuruluşların üretimlerindeki değişimi gösteren bir endekstir. TÜİK tarafından 2005 yılı üretimi 100 olarak alınmak suretiyle, her ay 4850 işyerinden Aylık Sanayi Üretim Anketiyle derlenen verilere dayanılarak hesaplanmaktadır.

Sanayi üretimi ne demek?

Sanayi, endüstri veya işleyim devamlı veya belli zamanlarda, makine ve benzeri araçlar kullanarak bir madde veya gücün niteliğini veya biçimini değiştirerek toplu üretimde bulunan faaliyet dalı ve ekonominin ana sektörlerinden birisidir.

Sanayi grupları nelerdir?

Günümüzde sanayi faaliyetleri birincil, ikincil ve üçüncül sanayi olarak sınıflandırılmıştır. Bu kategorileri biraz daha açacak olursak tabii, sınai ve hizmet sanayisi şeklinde sınıflandırmaya tabi tutulduğu belirtilebilir.

Paylaşın

Bitcoin 26 Bin 500 Doların Altında; BNB Ve Solana Sert Düştü

Bitcoin (BTC) 25 bin 432 dolara gerilerken, Ethereum (ETH) ise bin 850 dolar seviyesinin hemen altında işlem görüyor. BNB ve Solana da yatırımcısına kaybettiren kripto paralar arasında yer aldılar.

Haber Merkezi / Haftaya sert düşüşle başlayan kripto para piyasaları, çarşamba günü toparlanma eğilimi gösterse de perşembe günü düşüşe devam etti.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 1,52 düşüşle 25 bin 432, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 1,94 düşüşle bin 839 dolara geriledi.

Diğer en iyi kripto para birimlerinden BNB ve Solana da yüzde 6’yı aşan düşüşle, yatırımcısına kaybettiren kripto paralar arasında yer aldılar.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 27,11 düşerek yaklaşık 17,38 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 512 milyar dolar civarında oldu.

Küresel kripto para piyasalarının değeri, yüzde 2,3 düşerek 1,1 trilyon dolar civarında işlem görüyor.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 26.432 dolar, değer kaybı yüzde 1,52
Ethereum 1.839 dolar, değer kaybı yüzde 1,94
Tether 1,00 dolar, değer kaybı yüzde 0,04
BNB 261 dolar, değer kaybı yüzde 6,1

XRP 0,5192 dolar, değer kaybı yüzde 1,66
Cardano 0,3271 dolar, değer kaybı yüzde 4,43
Dogecoin 0,0678 dolar, değer kaybı yüzde 2,32
Polygon 0,7683 dolar, değer kaybı yüzde 4,22

Solana 18,63 dolar, değer kaybı yüzde 6,77
Litecoin 88,29 dolar, değer kaybı yüzde 1,97
Polkadot 5,03 dolar, değer kaybı yüzde 2,54
Tron 0. 07703 dolar, değer kaybı yüzde 0,35

Avalanche 13,91 dolar, değer kaybı yüzde 4,24
Shiba Inu 0,000007971 dolar, değer kaybı yüzde 0,85

Paylaşın

Çaya Yüzde 43 Zam!

Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR), kuru çay fiyatlarında artışa gitti. Çaya ortalama yüzde 43 zam yapılırken, sektör paydaşları, önümüzdeki aylarda çaya yeniden yüzde 10-15 oranında bir zam daha yapabileceğini ifade etti.

Ocak 2023’te yayınlanan eski listede 1 kilogramlık Rize Turist çayının tavsiye edilen perakende satış fiyatı 97,81 TL iken bugün şirketlere gönderilen yeni listede aynı çayın fiyatı 141,54 TL olarak belirlendi.

2023 ürünü yaş çay alım fiyatının yüzde 64 artışla destek primi dahil kilogramda 11.30 TL olarak açıklanmasının ardından Çaykur, kuru çay fiyatlarında artışa gitti.

Bloomberg HT’den İrfan Donat’ın haberine göre Çaykur, çaya ortalama yüzde 43 oranında zam yaparken, yeni fiyat listeleri toptan satış yapan şirketlere gönderildi.

Çaykur’un en çok tüketilen iki çay markası Tiryaki ve Rize Turist olarak biliniyor.

Ocak 2023’te yayınlanan eski listede 1 kilogramlık Rize Turist çayının tavsiye edilen perakende satış fiyatı 97,81 TL iken bugün şirketlere gönderilen yeni listede aynı çayın fiyatı 141,54 TL olarak belirlendi.

Böylece Rize Turist çayı yüzde 44,7 zamlandı. Çaykur’un tüm kategorilerindeki çaylara yapılan zamların ortalaması ise yüzde 43’e tekabül ediyor.

TÜİK’in mayıs ayı verilerine göre çay ve diğer demlendirilen içecek çeşitleri grubu aylık bazda yüzde 1.48 artarken, yıllık bazda yüzde 47.25 yükseldi. Haziran ayında gelen bu zammın etkisi temmuz ayı enflasyon rakamlarında görülecek.

Benzin, motorin ve LPG’ye zam geliyor

Öte yandan benzin, motorin, otogaz fiyatlarına bu gece yarısı itibarıyla geçerli olmak üzere zam geliyor.

Dolar kurunda son günlerde yaşanan sert artış zamda etkili oldu.

Bu geceden itibaren geçerli olmak üzere litre fiyatı benzinde 2 lira 70 kuruş, motorinde 1 lira 37 kuruş, otogaz 67 kuruş zamlanacak.

Dünya gazetesine sektör kaynaklarının verdiği bilgiye göre, bu geceden itibaren geçerli olmak üzere litre fiyatı benzinde 2 lira 70 kuruş, motorinde 1 lira 37 kuruş, oto gazda 67 kuruş zamlanacak.

Sözcü’nün haberine göre, bu geceki zamla birlikte benzinin litre fiyatı yaklaşık olarak İstanbul’da 23,99 TL’ye, Ankara’da 24,35 TL’ye, İzmir’de 24,38 TL’ye yükselecek.

Paylaşın

Mayıs Ayında Yatırımcısına En Fazla Kazandıran “Külçe Altın”

Külçe altın, mayıs ayında en yüksek reel getiri sağlayan araç oldu. Külçe altın, üç ve altı aylık değerlendirmede de yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan araç oldu. Külçe altın, yıllık değerlendirmede ise yatırımcısına yüzde 2,41 reel getiri sağladı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları Mayıs 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, mayısta en yüksek reel getiri, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 4,55 ile külçe altında oldu. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde de külçe altın yatırımcısına yüzde 3,91 kazanç sağladı.

Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde, yatırım araçlarından DİBS yüzde 2,6, dolar yüzde 1,57, mevduat faizi (brüt) yüzde 0,96, avro yüzde 0,69 yatırımcısına reel getiri sağlarken, BIST 100 endeksi yüzde 8,29 yatırımcısını kayba uğrattı.

TÜFE ile indirgendiğinde DİBS’in yüzde 3,23, doların yüzde 2,19, mevduat faizinin (brüt) yüzde 1,58, avronun yüzde 1,3 yatırımcısına reel getirisi oldu, BIST 100 endeksinin yatırımcısını yüzde 7,73 kayba uğrattığı görüldü.

Külçe altın, üç aylık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 16,84, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 13,66 yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan araç olarak kayıtlara geçti. Aynı dönemde BIST 100 endeksi Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 9,22, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 11,69 yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı olarak hesaplandı.

6 aylık değerlendirmeye göre külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 21,53, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 12,08 yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken, aynı dönemde DİBS’in, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 7,17, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 14,39 ile yatırımcısına en çok kaybettiren araç olduğu belirlendi.

Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 33,84, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 34,96 yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu.

Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde, yatırım araçlarından külçe altın yüzde 2,41 yatırımcısına reel getiri sağlarken, DİBS yüzde 1,53, avro yüzde 8,37, dolar yüzde 10,73 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 17,58 yatırımcısına kaybettirdi.

TÜFE ile indirgendiğinde külçe altın yüzde 3,27 yatırımcısına reel getiri sağladı, DİBS yüzde 0,7, avro yüzde 7,6, dolar yüzde 9,99 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 16,89 yatırımcısını kayba uğrattı.

Paylaşın

Hayat Pahalılığının En Fazla Arttığı Şehir “İstanbul”

Kentlerin Hayat Pahalılığı Raporu’na göre, İstanbul, hayat pahalılığının bir yılda en fazla arttığı şehir oldu. İstanbul geçen yıla göre 95 sıra yükselerek dünyanın en pahalı 108. kenti oldu.

Steven Kilfedder, bu yükselişle ilgili olarak, “Şehir Ukrayna’daki savaştan etkilendi ancak artışın temel sebebi yeniden seçilen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi politikaları sonucunda fiyatların yüzde 80’e yakın artması oldu. Kiralar, özellikle Şubat ayındaki depremler nedeniyle yerlerinden edilen Türk vatandaşlarının etkisiyle yükseldi” dedi.

Ülkeleri dışında çalışanlar için danışmanlık hizmetleri sağlayan ECA International, kentleri hayat pahalılığına göre sıraladığı Hayat Pahalılığı Raporunun sonuçlarını açıkladı.

Listede hayat pahalılığının bir yılda en fazla arttığı şehir İstanbul oldu. İstanbul geçen yıla göre 95 sıra yükselerek dünyanın en pahalı 108’inci kenti oldu.

ECA International’ın Üretimden Sorumlu Yöneticisi Steven Kilfedder, bu yükselişle ilgili olarak, “Şehir Ukrayna’daki savaştan etkilendi ancak artışın temel sebebi yeniden seçilen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi politikaları sonucunda fiyatların yüzde 80’e yakın artması oldu. Kiralar, özellikle Şubat ayındaki depremler nedeniyle yerlerinden edilen Türk vatandaşlarının etkisiyle yükseldi.” dedi.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre Avrupa’daki şehirlerin yüzde 54’ünün hayata pahalılığındaki artış nedeniyle listede üst sıralara yükseldiği belirtiliyor.

ECA International’a göre Avrupa’nın en pahalı 10 şehri şu şekilde:

Cenevre, İsviçre
Londra,Birleşik Krallık
Zürih, İsviçre
Bern, İsviçre
Kopenhag, Danimarka
Moskova, Rusya

Oslo, İsveç
Lüksemburg Şehri, Lüksemburg
Dublin, İrlanda
Amsterdam, Hollanda

ECA International’a göre dünyanın en pahalı 10 şehri şöyle:

New York, ABD
Hong Kong, Hong Kong
Cenevre, İsviçre
Londra,Birleşik Krallık
Singapur, Singapur

Zürih, İsviçre
San Francisco, ABD
Tel Aviv, İsrail
Seul, Güney Kore
Tokyo, Japonya

Paylaşın