Merkez Bankası 2023 Büyüme Beklentisini Sabit Tuttu

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Ağustos ayında 2023 büyüme tahminini 3,7 olarak sabit tuttu. Banka 2024 büyüme beklentisi de yüzde 4,3’den yüzde 4’e düşürdü.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 43,82’den yüzde e 59,46’a yükseldi, 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 33,21’den 42,01’e yükseldi. Banka’nın 24 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 19,04’ten yüzde 22,54’e yükseldi.

Merkez Bankası’nın yıl sonu dolar kuru beklentisi 28,46’dan 29,82’ye yükseldi. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 31,42 lira iken, bu anket döneminde 34,58 lira olarak gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Ağustos ayı sonuçlarını yayımlandı.

Buna göre, Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 43,82 iken, bu anket döneminde yüzde 59,46 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 33,21 iken, bu anket döneminde yüzde 42,01 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 19,04 ve yüzde 22,54 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 18,94 iken, bu anket döneminde yüzde 19,34 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 19,17 iken, bu anket döneminde yüzde 19,19 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (Dolar/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 28,46 TL iken, bu anket döneminde 29,82 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 31,42 TL iken, bu anket döneminde 34,58 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde yüzde 3,7 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 4,3 iken, bu anket döneminde yüzde 4,0 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Merkez Bankası, Yıl Sonu Enflasyon Beklentisini 59,46’ya Yükseltti

Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 43,82’den yüzde e 59,46’a yükseldi, 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 33,21’den 42,01’e yükseldi. Banka’nın 24 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 19,04’ten yüzde 22,54’e yükseldi.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın yıl sonu dolar kuru beklentisi 28,46’dan 29,82’ye yükseldi. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 31,42 lira iken, bu anket döneminde 34,58 lira olarak gerçekleşti.

Merkez Bankası’nın 2023 büyüme tahmini ise 3,7 olarak sabit kaldı. Banka 2024 büyüme beklentisi de yüzde 4,3’den yüzde 4’e düşürdü.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Ağustos ayı sonuçlarını yayımlandı.

Buna göre, Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 43,82 iken, bu anket döneminde yüzde 59,46 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 33,21 iken, bu anket döneminde yüzde 42,01 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 19,04 ve yüzde 22,54 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 18,94 iken, bu anket döneminde yüzde 19,34 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 19,17 iken, bu anket döneminde yüzde 19,19 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (Dolar/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 28,46 TL iken, bu anket döneminde 29,82 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 31,42 TL iken, bu anket döneminde 34,58 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde yüzde 3,7 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 4,3 iken, bu anket döneminde yüzde 4,0 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Türkiye’nin Yurt Dışı Varlıkları Yüzde 4,8 Azaldı

Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, Haziran sonu itibarıyla, 2022 yıl sonuna göre yüzde 4,8 oranında azalarak 293,5 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 10,4 oranında azalışla 546,4 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri Haziran 2023 raporunu açıkladı.

Buna göre, 2023 Haziran sonu itibarıyla, Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, 2022 yıl sonuna göre % 4,8 oranında azalışla 293,5 milyar dolar, yükümlülükleri ise % 10,4 oranında azalışla 546,4 milyar dolar oldu.

Türkiye’nin yurt dışı varlıkları ile yurt dışına olan yükümlülüklerinin farkı olarak tanımlanan net UYP, 2022 yıl sonunda -301,6 milyar dolar iken 2023 Haziran sonunda -252,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Varlıklar alt kalemleri incelendiğinde, rezerv varlıklar kalemi 2022 yıl sonuna göre yüzde 15,7 oranında azalışla 108,6 milyar dolar, diğer yatırımlar kalemi yüzde 2,0 oranında artışla 123,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Diğer yatırımlar alt kalemlerinden bankaların Yabancı Para ve Türk Lirası cinsinden efektif ve mevduatları yüzde 11,6 oranında artışla 50,2 milyar dolar oldu.

Yükümlülükler alt kalemleri incelendiğinde, doğrudan yatırımlar (sermaye ve diğer sermaye) piyasa değeri ile döviz kurlarındaki değişimlerin de etkisiyle 2022 yıl sonuna göre yüzde 37,7 oranında azalışla 118,0 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Portföy yatırımları 2022 yıl sonuna göre yüzde 8,2 oranında azalışla 85,6 milyar dolar oldu. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi stoku 2022 yıl sonuna göre yüzde 21,8 oranında azalışla 22,5 milyar dolar olurken, yurt dışı yerleşiklerin mülkiyetindeki DİBS stoku yüzde 29,1 oranında azalışla 0,9 milyar dolar, Hazine’nin tahvil stoku (yurt içi yerleşiklerce alınan tahvil stoku düşüldükten sonra) ise yüzde 4,8 artışla 43,9 milyar doları seviyesinde gerçekleşti.

Aynı dönemde, diğer yatırımlar 2022 yıl sonuna göre yüzde 4,7 oranında artarak 342,9 milyar dolar oldu. Yurt dışı yerleşiklerin yurt içi yerleşik bankalardaki Yabancı Para mevduatı, 2022 yıl sonuna göre yüzde 0,6 oranında artarak 41,9 milyar dolar olurken, TL mevduatı % 5,3 oranında artarak 14,9 milyar dolar oldu.

Bankaların toplam kredi stoku yüzde 4,8 oranında artarak 59,7 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin toplam kredi stoku yüzde 0,1 oranında azalarak 100,3 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Paylaşın

Bitcoin 29 Bin 200 Doların Altında; Polygon Ve Solana Sert Düştü

Polygon Ve Solana yatırımcısına yüksek oranda kaybettiren kripto para birimleri arasında yer alırken, Bitcoin (BTC) 29 bin 200 doların altına geriledi. Ethereum (ETH) ise bin 850 dolar seviyesinin hemen altında işlem görüyor.

Haber Merkezi / Kripto para piyasaları, haftanın üçüncü işlem günü sert düşüşlere sahne oldu.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 0.70 düşüşle 29 bin 132 dolara gerilerken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 1.06 düşüşle bin 821 dolardan işlem görüyor.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 8,9 artarak yaklaşık 13,2 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 566 milyar dolar civarında. Diğer önde gelen kripto paralardan, Polygon Ve Solana yatırımcısına yüksek oranda kaybettiren kripto para birimleri arasında yer aldı.

Küresel kripto para birimi piyasalarının değeri, son 24 saatte yüzde 1,43 düşerek 1,15 trilyon dolar civarında işlem görüyor.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 29,132 dolar, değer kaybı yüzde 0.70
Ethereum 1,821 dolar, değer kaybı yüzde 1.06
Tether 0.9987 dolar, değer kaybı yüzde 0.01
BNB 234 dolar, değer kaybı yüzde 1.84

XRP 0.6023 dolar, değer kaybı yüzde 4.12
Cardano 0.2796 dolar, değer kazancı yüzde 3.31
Dogecoin 0.07069 dolar, değer kaybı yüzde 4.92
Solana 23.45 dolar, değer kaybı yüzde 6.09

Polygon 0.63 dolar, değer kaybı yüzde 6.58
Litecoin 78.4 dolar, değer kaybı yüzde 3.91
Polkadot 4.8 dolar, değer kaybı yüzde 3.36
Tron 0.07643 dolar, değer kaybı yüzde 1.03

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Tarım Üretici Enflasyonu Yüzde 62,48

Tarım üretici enflasyonu temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 8,03 artış, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 35,14 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 62,48 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 102,10 artış gerçekleşti.

Haber Merkezi / Temmuz tarım üretici enflasyonu endeksinde kapsanan 87 maddeden, 21 maddenin ortalama fiyatında azalış, 59 maddenin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi Temmuz 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Tarım üretici enflasyonu temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 8,03 artış, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 35,14 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 62,48 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 102,10 artış gerçekleşti.

Sektörlerde bir önceki aya göre, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 6,84 artış, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 8,01 artış ve balık ve diğer balıkçılık ürünlerinde yüzde 10,16 artış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 3,00 artış, tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 8,04 artış ve çok yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 16,63 artış gerçekleşti.

Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 11,33 ile lifli bitkiler ve yüzde 17,99 ile tahıllar (pirinç hariç), baklagiller ve yağlı tohumlar oldu. Buna karşılık, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 108,92 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular ve yüzde 90,79 ile canlı kümes hayvanları ve yumurtalar oldu.

Aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar yüzde 12,62 ile yumuşak çekirdekli meyveler ve sert çekirdekli meyveler ve yüzde 12,51 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular oldu. Bir önceki aya göre azalış gösteren tek alt grup ise yüzde 0,45 ile çeltik oldu.

Temmuz 2023’te, endekste kapsanan 87 maddeden, 21 maddenin ortalama fiyatında azalış, 59 maddenin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti.

Paylaşın

Altına İlgi Hız Kesmiyor: Mevduatı Yüzde 55,3 Arttı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre Türkiye’de bankalarda, yılın altı aylık döneminde biriken altın mevduatı, yüzde 55,3 arttı. 699 milyar 980 milyon lira seviyesine yükseldi.

Altın mevduatında lider il İstanbul. Megakent, 224 milyar 309 milyon lira ile Türkiye’deki altın mevduatlarının yüzde 32’sini elinde tutuyor. Bu da toplam mevduatın yaklaşık 3’te 1’ine işaret ediyor.

Altın mevduatında ikinci sırada 77 milyar 252 milyon lira ile Ankara geliyor. Ankara’yı 42 milyar 927 milyon lira ile İzmir, 24 milyar lirayla Bursa, 22 milyar 282 milyon lira ile de Antalya izliyor.

Küresel büyümenin hız kestiği son dönemde altının cazibesi daha da arttı.

Ukrayna-Rusya Savaşı ile birlikte tüm dünyada en fazla tercih edilen yatırım aracı oldu. Bu dönemde Türkiye’de de altına olan talep yüzde 30 yükseldi. Yurt içinde 190 lira seviyelerinde olan gram altın, 1670 liraya kadar çıktı.

TRT Haber‘de yer alan haberde, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre Türkiye’de bankalarda, yılın altı aylık döneminde biriken altın mevduatı, yüzde 55,3 arttı. 699 milyar 980 milyon lira seviyesine yükseldi.

Altın mevduatında lider il İstanbul. Megakent, 224 milyar 309 milyon lira ile Türkiye’deki altın mevduatlarının yüzde 32’sini elinde tutuyor. Bu da toplam mevduatın yaklaşık 3’te 1’ine işaret ediyor.

Altın mevduatında ikinci sırada 77 milyar 252 milyon lira ile Ankara geliyor. Ankara’yı 42 milyar 927 milyon lira ile İzmir, 24 milyar lirayla Bursa, 22 milyar 282 milyon lira ile de Antalya izliyor.

Altın mevduatının en düşük olduğu iller ise 301 milyon lira Ardahan, 370 milyon lira ile Bayburt, 375 milyon lira ile Kilis oldu.

Paylaşın

En Düşük İki Emekli Maaşı İstanbul’da Bir Daire Kirasına Yetmiyor

İPA’nın Türkiye’de emeklilerin yaşam krizi incelemesi, en düşük iki emekli maaşının İstanbul’da ortalama bir dairenin kirasına yetmediğini ortaya koydu. İPA’ya göre, İstanbul’da dört kişilik bir ailenin ortalama yaşam maliyeti 38 bin 828 lira.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı İstanbul Planlama Ajansı (İPA), Türkiye’de emeklilerin yaşam krizi incelemesini paylaştı. İncelemeye göre emekli maaşları keskin bir düşüş yaşadı.

İPA’nın Temmuz 2023 araştırmasına göre İstanbul’da yaşamanın maliyeti 38 bin 828 lira olarak hesaplanmıştı. İncelemeye göre dört kişilik bir haneye iki adet en düşük emekli aylığı girse bile, bu maaş aylık geçim maliyetini karşılamıyor.

İPA’nın yaptığı açıklamada, “Günümüz Türk emeklilik sisteminde, en düşük emekli maaşı asgari ücret eşiğinin bir hayli gerisinde kaldı. Videolu incelememiz somut bir gerçeği ortaya koyuyor: Dört kişilik bir haneye iki adet en düşük emekli aylığı girse bile, İstanbul’da Yaşam Maliyeti raporumuzda hesaplanan 38 bin 828 liralık aylık geçim maliyetini karşılamakta yetersiz kalıyor” denildi.

Emekli maaşlarının İstanbul’da konut kiralarını karşılama oranının da her yıl azaldığının belirtildiği incelemede şöyle denildi:

“Temmuz 2023 itibariyle iki en düşük emekli maaşı kazanan bir ailenin bile İstanbul’da ortalama bir daire kirasını karşılayamadığı görülüyor. 2010’dan günümüze en düşük emekli maaşının dolar karşısında önemli bir düşüş yaşadığı gözleniyor. Buna ek olarak doların yaşadığı 13 yıllık enflasyon da hesaba katılırsa en düşük emekli maaşının alım gücünün düşüşündeki ciddiyet daha iyi anlaşılacaktır.”

İPA’nın hazırladığı “İstanbul’da Yaşam Maliyeti” araştırmasına göre kentte yaşamanın maliyeti, geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 73,74 arttı. İstanbul’da dört kişilik bir ailenin ortalama yaşam maliyeti 38 bin 828 lira olarak hesaplandı.

(Kaynak: Sol Haber)

Paylaşın

Bitcoin 29 Bin 400 Doların Altında; Shiba Inu Ve Solana Sert Yükseldi

ABD enflasyon verileri sonrası Bitcoin (BTC) 29 bin 400 doların altına gerilerken, Ethereum (ETH) ise bin 850 dolar seviyesinin hemen altında işlem görüyor. Solana ve Shiba Inu ise yatırımcısına yüksek oranda kazandıran kripto para birimleri arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Kripto para birimleri, ABD enflasyon verileri sonrası yatay bir seyir izliyor…

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 0,50 düşüşle 29 bin 392 dolara gerilerken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 0.26 düşüşle bin 847 dolardan işlem görüyor.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 27,1 düşerek yaklaşık 11,57 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 571 milyar dolar civarında. Diğer önde gelen kripto paralardan, Solana ve Shiba Inu ise yatırımcısına yüksek oranda kazandıran kripto para birimleri arasında yer aldı.

Küresel kripto para birimi piyasalarının değeri, son 24 saatte yüzde 0,25 düşerek 1,17 trilyon dolar civarında işlem görüyor.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 29,392 dolar, değer kaybı yüzde 0.50
Ethereum 1,847 dolar, değer kaybı yüzde 0.26
Tether 0.9985 dolar, değer kaybı yüzde 0.06
BNB 240 dolar, değer kaybı yüzde 0.69
XRP 0.6329 dolar, değer kazancı yüzde 0.65

Cardano 0.2964 dolar, değer kaybı yüzde 0.47
Dogecoin 0.07563 dolar, değer kaybı yüzde 0.08
Solana 24.52 dolar, değer kazancı yüzde 0.80
Polygon 0.6857 dolar, değer kaybı yüzde 0.04

Litecoin 83.07 dolar, değer kaybı yüzde 1.01
Polkadot 5 dolar, değer kaybı yüzde 0.45
Tron 0.07715 dolar, değer kazancı yüzde 0.47
Shiba Inu 0.00001008 dolar, değer kazancı yüzde 2.94

Paylaşın

Kur Artışı Ve Enflasyon Kartlı Harcamalarda Yeni Rekor Getirdi

Yüksek enflasyon ve döviz kurlarında yaşanan artış kartı harcamalarda yeni rekor getirdi. Merkez Bankası verilerine göre, 4 Ağustos haftasında banka kartı ve kredi kartı işlemler tutarı yüzde 2,1 artışla 181,6 milyar TL seviyesine yükseldi.

Kartlı harcamalarda tüketim kategorileri incelendiğinde artışlar genele yayıldığı, bunun yanında en belirgin haftalık artışların hizmet sektörleri, çeşitli gıda ve eğitim-kırtasiye harcamalarında yaşandığı görüldü. Harcamaları azalan az sayıda alt gruplar arasında ise elektrik-elektronik ve mobilya öne çıktı.

Sanayi üretiminde ikinci çeyrekte yıllık bazda gerileme dikkat çekerken, iç tüketime ilişkin göstergelerde yukarı yönlü ivmenin devam ettiği izleniyor.

Bloomberg HT’de yer alan habere göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, 4 Ağustos haftasında banka kartı ve kredi kartı işlemler tutarı yüzde 2,1 artışla 181,6 milyar TL seviyesine yükseldi. Böylelikle kartlı harcamalarda yeni rekor görüldü.

Ekonomist Bürümcekçi’nin değerlendirmesine göre bu artışa vergi ve BES ödemelerinin 0,7 milyar TL artış ile sınırlı yukarı yönlü etkide bulunduğu izlendi.

Kartlı harcamalarda tüketim kategorileri incelendiğinde artışlar genele yayıldığı, bunun yanında en belirgin haftalık artışların hizmet sektörleri, çeşitli gıda ve eğitim-kırtasiye harcamalarında yaşandığı görüldü. Harcamaları azalan az sayıda alt gruplar arasında ise elektrik-elektronik ve mobilya öne çıktı.

Bu işlemlerden ayrı olarak açıklanan internet üzerinden yapılan alışverişlerde ise haftalık 2,1 milyar TL azalış ile 57,3 milyar TL’ye düşüş kaydedildi.

Kartlı harcamalarda internet dahil, vergi ve BES ödemeleri hariç toplam alışverişin son 4 haftalık ortalamasının yıllık değişimi de yüzde 152 artış ile hızlanma kaydetti.

Paylaşın

Türkiye’nin Dünya Ticaretindeki Payı Yüzde 1,04

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) verilerine göre, Türkiye 2023 yılının ilk çeyreği itibariyle dünya ticaretinden yüzde 1,04 pay alıyor. AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılından 2022 yılı sonuna kadar, dünya ticareti yüzde 276,5 büyüme göstererek 24 trilyon doları aştı.

Bu 20 yıl içerisinde Türkiye’nin ihracatı 6,5 milyar dolardan 255 milyar dolara çıkmış olsa da, küresel ticaretten aldığı pay ise sadece 1 kat arttı ve yüzde 0,55’ten yüzde 1,04’e yükseldi.

Dış borcunun milli gelire oranı yüzde 50’ye ulaşan Türkiye için ihracat, döviz ihtiyacının karşılanması için hayati önem taşıyor. Ancak pandemi sonrasında yükselişe geçen enflasyon ve başta en büyük pazar olan Almanya olmak üzere Avrupa Birliği (AB) ekonomilerindeki durgunluk, Türkiye’nin ihracat gelirlerini giderek daha fazla olumsuz etkiliyor.

DW Türkçe’den Aram Ekin Duran‘a konuşan iş dünyası temsilcileri, Türkiye’nin dünya pazarlarında pay kaybetmeye başladığına işaret ediyorlar. Uzmanlara göre, hükümetin vaat ettiği destek paketlerine rağmen ihracatta kan kaybının sürme olasılığı yüksek.

Türkiye’nin ihracatı, pandemi sonrasında açılan küresel ticaret ağlarının canlanması ile birlikte, 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 13 artışla 254 milyar dolar olmuştu. 2023 yılının ilk 7 ayında ise, önceki yılın aynı dönemine göre ihracat yüzde 0,6 düşüş kaydetmiş durumda. Yılsonu için konulan ihracat hedefi ise 265 milyar dolar. Yani 2022’ye göre hükümetin ihracat hedefinde yalnızca yüzde 4,3’lük artış öngörülüyor. Son 7 ayda dış ticaret açığı ise 73,6 milyar dolara ulaştı.

Son 1 yılda dolar kurunda yüzde 52 artış yaşanırken, üretim ve ihracat maliyetlerindeki artış ise yüzde 100’ü aştı. Bununla birlikte pandemi döneminde başta Çin olmak üzere Uzak Asya ülkelerinin AB’ye ihracatı kesintiye uğrayınca öne çıkan Türkiye, bu avantajını da giderek kaybediyor. Türkiye’de işçilik ve hammadde maliyetlerinin artması ile Asya ülkeleri yeniden fiyat avantajı yakalayarak pazar paylarını geri almaya başladı.

12 ihracatçı birliğinden oluşan ve Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 15’ini gerçekleştiren Ege İhracatçı Birlikleri’nin Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, yaptığı açıklamada, Türkiye’de yaşanan kur artışının enflasyonun çok gerisinde kalması nedeniyle ihracata olumlu bir katkısı olmuyor.

İhracatı artırmak için asıl önemli olanın ekonomideki istikrar olduğunu vurgulayan Eskinazi, “Eğer kurlar enflasyonun altında artıyorsa, orada istikrar yoktur. Şu anda hala böyle bir istikrar tesis edilemediği için bu kur artışlarının bize bir faydası yok” diyor.

Yüksek enflasyon nedeniyle ihracat gelirlerinin düştüğünü ifade eden Jak Eskinazi, “Şu anda ihracatçılar olarak yurtdışındaki müşterilerimize fiyat veremiyoruz. Fiyat veremediğimiz için de pazar kaybı yaşıyoruz. Mesela şu an tekstil sektöründe, rekabet ettiğimiz ülkelerden yüzde 30-40 daha pahalı durumdayız” diye konuşuyor.

Bununla birlikte demir-çelik ihracatçılarının da yüksek enerji maliyetleri nedeniyle yeni sipariş almakta zorlandığını kaydeden Eskinazi, şu değerlendirmelerde bulunuyor:

“Eskiden demir-çelik sektöründe enerji maliyetleri yüzde 7-10 düzeyindeyken, şimdi bu oran yüzde 25’lere geldi. Dünyada enerji fiyatları eskiye döndü ama bizde bir türlü dönemedi. Maalesef şu anda ihracat yapan firmaların para kazanıp, yeni yatırıp yapmaya yönelme şansı yok.”

İstanbul Sanayi Odası (İSO) verilerine göre, Türkiye’de ihracat yapma koşulları son 3 aydır sürekli bozuluyor.

Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi, temmuzda 50,3 olarak gerçekleşti. Endekste eşik değer olan 50,0’nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50’nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.

Hükümetten destek adımları

Son dönemde ihracattaki yavaşlamaya karşı, hükümet önlem almaya çalışıyor. Ekonomi yönetimi geçtiğimiz haftalarda, ihracat kredilerinin sınırlandırıcı tedbirlerin dışında tutulması, reeskont kredilerinde günlük limitin 1,5 milyar TL’ye yükseltilerek KOBİ payının artırılması gibi yenilikler getirdi.

Temmuz ayının son günlerinde ise Ticaret Bakanlığı’ndan ihracatçılara yeni bir destek paketi açıklaması geldi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından yapılan açıklamada, e-ihracatın genel ihracat içindeki payının yüzde 10’a çıkarılması hedefi ile hazırlanan e-ihracat destek paketinin tüm e-ihracat ekosistemini kapsayacak şekilde Türk ürünlerinin ve markalarının dünyaya tanıtılmasında gerekli destekleri sağlayacağı belirtildi.

Bakan Bolat, 8 Ağustos’ta İstanbul’da katıldığı bir fuar açılışında ise 2024 bütçesinde ihracat desteklerinin artırılması için çalışma başlattıklarını açıkladı.

Bünyesindeki 60 bini aşkın şirketle Türkiye dış ticaretinin yüzde 83’ünü gerçekleştiren Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkanı Süleyman Sönmez, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin döviz ihtiyacını karşılayabilmek için ihracatta yüksek katma değerli ürünlerin payının artırılması gerektiğini söylüyor.

“İhracatımızda düşük teknolojili tüketim malları ve ham madde mallarının yoğunluğu dikkatlerden kaçmıyor” diyen Süleyman Sönmez, “Yüksek teknoloji ihracatımız yüzde 3 seviyesinde ve bu oranın OECD ülkeleri ortalamasının yüzde 17-18 bandında seyrettiğini biliyoruz. Türkiye yüksek teknoloji endüstrilerine ve yeşil dönüşüme dolayısıyla yeşil sanayileşmeye öncelik veren stratejik bir sanayi politikasına ihtiyaç duyuyor” diye konuşuyor.

Sönmez’e göre ihracatçılara yönelik özel teşvik ve destekler ile birlikte uzun vadede Türkiye için yeni bir üretim modeli gerekiyor. Sönmez, “Verimlilik temelli bir üretim ekonomisini, yüksek katma değer yaratacak, yüksek teknoloji kullanan ve yüksek katma değerli ihracata yönlendirecek bir rotanın belirlenmesi gerekli” diyor.

Türkiye ihracatının yarıdan fazlasının gerçekleştirildiği Euro Bölgesi’nde ekonomik performansta yaşanan durgunluk da Türkiye’nin ihracatı konusunda endişeleri artırıyor.

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ve Euro Bölgesi’nin 2023 yılı ikinci çeyrek büyüme oranlarına ilişkin öncü verilerine göre, 20 üyeli Euro Bölgesi’nde mevsimsellikten arındırılmış Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSYH), 2023’ün ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,3 artarken, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,6 yükseldi. Euro Bölgesi’nin ilk çeyrek büyüme öncü verilerinde yüzde 0,1 küçüldüğü bildirilmişti.

Geçen yılın son çeyreğinde de yüzde 0,1 daralan Euro Bölgesi ekonomisi teknik resesyona girmişti. Daha sonra Eurostat, Euro Bölgesi’nin ilk çeyrek büyüme oranını yukarı yönlü revize etmiş, öncü verilerdeki yüzde 0,1 küçülmeyi 0 (sıfır) olarak güncellemişti.

“Almanya’da küçülme tehlikesi var”

Altınbaş Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, özellikle Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı Alman ekonomisine ilişkin yüzde 0,9’luk küçülme beklentisinin yakın gelecekte ihracat için olumsuz bir gelişme olduğunu söylüyor. Türkiye, Almanya geçen yıl 21,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmişti.

Döviz kurunun seçim öncesi baskı altında tutulmasının ihracatın cazibesini azalttığına da işaret eden Prof. Kozanoğlu, son günlerde dolar kurunun 27 TL’yi geçmesinin ihracatı bir miktar canlandırabileceğini söylüyor. Kozanoğlu, “Yeni fiyatlara göre siparişlerin alınması ve üretimin yapılması ise biraz zaman alacaktır” diyor.

Paylaşın