Bitcoin 25 Bin 800 Doların Üzerinde; Cardano Ve Solana Yatırımcısına Kaybettirdi

Cardano ve Solana yatırımcısına kaybettiren kripto para birimleri arasında yer alırken, Bitcoin (BTC) 25 bin 879 dolara yükseldi. Ethereum (ETH) ise bin 582 seviyesinde işlem görüyor.

Haber Merkezi / Kripto para birimleri, haftanın üçüncü işlem günü karışık işlem gördü. Bitcoin (BTC) yüzde 0,80 artışla 25 bin 879,58 dolardan işlem görürken, Ethereum (ETH), Tether USDt, BNB , USD Coin, XRP yüzde 0,69’a kadar yükseldi.

Cardano, Dogecoin ve Solana gibi diğer kripto paralar ise yüzde 1,07’ye kadar değer kaybetti. Ethereum (ETH), yüzde 0,33 artışla bin 582,98 dolardan işlem görürken Dogecoin yüzde 0,17 düşüşle 0,06067 dolardan işlem görüyor.

Kripto para birimleri dün yükseliş ve düşüşü aynı anda yaşamıştı. Bitcoin (BTC) yüzde 0,53 düşüşle 25 bin 729 dolardan işlem görürken Ethereum (ETH), Tether USDt, BNB , USD Coin, XRP Dogecoin, Cardano ve Solana yüzde 2’ye kadar düşüş yaşamıştı.

Ethereum (ETH), bin 580,67 dolardan işlem görürken Dogecoin 0,06124 dolardan işlem görüyordu.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Süt ve Süt Ürünleri Üretimi Azaldı

Ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı, temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,9 azaldı; Ocak-Temmuz döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,0 arttı.

Haber Merkezi / Öte yandan, temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre tavuk yumurtası üretimi yüzde 7,4, tavuk eti üretimi yüzde 3,3 ve kesilen tavuk sayısı yüzde 1,1 artarken; hindi eti üretimi yüzde 11,4 azaldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Süt ve Süt Ürünleri Üretimi ve Kümes Hayvancılığı Üretimi Temmuz 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı, Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,9 azaldı; Ocak-Temmuz döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,0 arttı.

Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ayran üretimi yüzde 16,3, inek peyniri üretimi yüzde 16,0, tereyağı üretimi yüzde 16,0 ve yoğurt üretimi yüzde 14,4 artarken; içme sütü üretimi yüzde 19,8 azaldı.

Ocak-Temmuz döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre, inek peyniri üretimi yüzde 9,4, ayran üretimi yüzde 7,5 ve yoğurt üretimi yüzde 2,3 artarken; tereyağı üretimi yüzde 11,8 ve içme sütü üretimi yüzde 1,4 azaldı.

Bir önceki ay 866 bin 632 ton olan ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı Temmuz ayında yüzde 3,6 azalarak 835 bin 773 ton oldu. Bir önceki ay 105 bin 140 ton olan içme sütü üretimi Temmuz ayında yüzde 2,8 azalarak 102 bin 203 ton olarak gerçekleşti.

Tavuk sayısı yüzde 1,1 arttı

Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre tavuk yumurtası üretimi yüzde 7,4, tavuk eti üretimi yüzde 3,3 ve kesilen tavuk sayısı yüzde 1,1 artarken; hindi eti üretimi yüzde 11,4 azaldı.

Ocak-Temmuz döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre tavuk yumurtası üretimi yüzde 4,2 artarken; tavuk eti üretimi yüzde 4,3, kesilen tavuk sayısı yüzde 7,5 ve hindi eti üretimi yüzde 8,7 azaldı.

Bir önceki ay 175 bin 900 ton olan tavuk eti üretimi Temmuz ayında yüzde 10,8 artarak 194 bin 912 ton oldu. Bir önceki ay 1 milyar 584 milyon 895 bin adet olan tavuk yumurtası üretimi Temmuz ayında yüzde 6,2 artarak 1 milyar 682 milyon 907 bin adet oldu.

Paylaşın

Perakende Satış Hacmi Yüzde 31,0 Arttı

Sabit fiyatlarla perakende satış hacmi temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 2,7, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,0 arttı. Cari fiyatlarla perakende ciro temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 12,0 bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 93,3 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Perakende Satış Endeksleri Temmuz 2023 verileri açıkladı.

Buna göre; Sabit fiyatlarla perakende satış hacmi temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,0 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 19,1, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 41,8, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 17,0 arttı.

Sabit fiyatlarla perakende satış hacmi temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 2,7 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 2,4 azaldı, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 5,9 arttı, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 1,0 azaldı.

Cari fiyatlarla perakende ciro temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 93,3 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 84,4, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 124,3, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 38,1 arttı.

Cari fiyatlarla perakende ciro temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 12,0 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 3,7, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 13,5, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 23,9 arttı.

Toplam ciro yıllık yüzde 77,0 arttı

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi temmuz ayında yıllık yüzde 77,0 arttı. Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında; Temmuz ayında yıllık sanayi sektörü ciro endeksi yüzde 62,7, inşaat ciro endeksi yüzde 116,7, ticaret ciro endeksi yüzde 84,9, hizmet ciro endeksi yüzde 71,6 arttı.

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi temmuz ayında aylık yüzde 11,2 arttı. Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında; Temmuz ayında aylık sanayi sektörü ciro endeksi yüzde 9,8, inşaat ciro endeksi yüzde 11,3, ticaret ciro endeksi yüzde 12,6, hizmet ciro endeksi yüzde 9,7 arttı.

Paylaşın

Bitcoin 25 Bin 900 Doların Altında; XRP Ve Solana Sert Düştü

XRP ve Solana yatırımcısına kaybettiren kripto para birimleri arasında yer alırken, Bitcoin (BTC) 25 bin 808 dolara geriledi. Ethereum (ETH) ise bin 650 seviyesinin hemen altında işlem görüyor.

Haber Merkezi / Kripto para birimleri, haftanın ilk işlem gününe kayıplarla başladı.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 0,20 düşüşle 25 bin 808 dolara gerilerken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 0,71 artışla bin 614 dolardan işlem görüyor.

Bitcoin (BTC) cuma günü yüzde 1,9 artışla 26 bin 259 dolara yükselmiş, Ethereum (ETH) ise yüzde 0,51 artışla bin 647 dolardan işlem görmüştü.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 45,94 artışla yaklaşık 8,41 milyar dolar oldu. Bitcoin’in piyasa değeri ise 503 milyar dolar civarında. XRP ve Solana yatırımcısına kaybettiren kripto para birimleri arasında yer aldı.

Küresel kripto para birimi piyasalarının değeri, son 24 saatte yüzde 0,32 düşüşle 1,04 trilyon dolar civarında işlem görüyor. Küresel kripto para birimi piyasalarının değeri cuma günü 1,06 trilyon dolar civarındaydı.

Tüm stabilcoinlerin hacmi şu anda 18,37 milyar dolar, bu toplam kripto piyasasının 24 saatlik hacminin yüzde 90,87’sine tekabül ediyor. Tüm stabilcoinlerin hacmi cuma günü 24,11 milyar dolar, bu toplam kripto piyasasının 24 saatlik hacminin yüzde 93,92’siydi.

Bazı kripto para birimlerinde son durum şöyle:

Bitcoin 25,808 dolar, değer kaybı yüzde 0.20
Ethereum 1,614 dolar, değer kaybı yüzde 0.71
Tether 0.9997 dolar, değer kaybı yüzde 0.01
BNB 211 dolar, değer kaybı yüzde 0.72

XRP 0.4918 dolar, değer kaybı yüzde 1.69
Cardano 0.2478 dolar, değer kaybı yüzde 0.64
Dogecoin 0.06165 dolar, değer kaybı yüzde 0.88
Solana 18.28 dolar, değer kaybı yüzde 1.42

Polygon 0.5217 dolar, değer kaybı yüzde 1.24
Litecoin 61.48 dolar, değer kaybı yüzde 0.64
Polkadot 4.13 dolar, değer kaybı yüzde 1.33
Tron 0.07921 dolar, değer kaybı yüzde 0.07
Shiba Inu 0.000007365 dolar, değer kaybı yüzde 1

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Sanayi Üretimi Yüzde 7,4 Arttı

Sanayi üretimi temmuz ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,7, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 7,4 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 4,1 arttı.

Haber Merkezi / Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, temmuz ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 10,5 arttı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,4 azaldı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,7 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sanayi Üretim Endeksi, Temmuz 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Sanayi üretimi temmuz ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,7, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 7,4 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 4,1 arttı.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, temmuz ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 10,5 arttı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,4 azaldı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,7 arttı.

Sanayi üretimi haziran ayında 0,6 arttı

Sanayi üretimi haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,6 artarken, nisan ayına göre ise yüzde 1,6 arttı. Haziran ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,6 azaldı.

İmalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,1 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,4 azaldı.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, haziran ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 4,2 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,3 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,1 azaldı.

Sanayi üretim endeksi nedir?

Sanayi Üretim Endeksi, sanayi sektöründe yer alan kuruluşların üretimlerindeki değişimi gösteren bir endekstir. TÜİK tarafından 2005 yılı üretimi 100 olarak alınmak suretiyle, her ay 4850 işyerinden Aylık Sanayi Üretim Anketiyle derlenen verilere dayanılarak hesaplanmaktadır.

Sanayi üretimi ne demek?

Sanayi, endüstri veya işleyim devamlı veya belli zamanlarda, makine ve benzeri araçlar kullanarak bir madde veya gücün niteliğini veya biçimini değiştirerek toplu üretimde bulunan faaliyet dalı ve ekonominin ana sektörlerinden birisidir.

Sanayi grupları nelerdir?

Günümüzde sanayi faaliyetleri birincil, ikincil ve üçüncül sanayi olarak sınıflandırılmıştır. Bu kategorileri biraz daha açacak olursak tabii, sınai ve hizmet sanayisi şeklinde sınıflandırmaya tabi tutulduğu belirtilebilir.

Paylaşın

Gıda Fiyatları, Dünya Genelinde Yüzde 11 Düştü, Türkiye’de Yüzde 73,6 Arttı

İktidar ekonomide pembe tablolar çizmeye çalışsa da, açıklanan her veri yaşanan ekonomik krizin derinliğini ortaya koyuyor. Son olarak, dünya genelinde gıda fiyatları son 1 yılda yüzde 11,8 gerilerken, Türkiye’de yüzde 73,6 artış gösterdi.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Küresel Gıda Fiyatları Endeksi Ağustos verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre; Küresel gıda fiyatları, yemeklik yağ, süt ürünleri ve temel gıda maddelerinin tedarikine ilişkin endişelerin devam ettiği bir ortamda, iki yıldan uzun bir sürenin en düşük seviyesine geriledi.

FAO, Küresel Gıda Fiyat Endeksi’nin geçen ay zayıf talep ve verimli bitkisel yağ ve süt üretimi nedeniyle yüzde 2,1 düşerek 121,4’e gerilediğini belirtti. Göstergeler, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle tahıl ihracatının Mart 2022’de kesintiye uğrayarak rekor seviyelere ulaşmasından bu yana yüzde 24 geriledi.

Ülkelerin tahıl alanında uyguladığı regülasyonlar ve iklim koşulları da gıda tedarikinde tehdit oluşturdu. Örneğin, Hindistan, dünya çapında milyarlarca insanın beslenmesinin hayati bir parçası olan pirince ihracat kısıtlamaları getirerek FAO’nun Pirinç Endeksi’ni geçen ay 15 yılın zirvesine çıkarmıştı.

Diğer taraftan, sıcak hava koşulları çeşitli mahsulleri etkilerken, yüksek enerji ve işçilik maliyetleri nedeniyle birçok ülkede gıda enflasyonu yüksek seyretti. FAO yayımladığı raporda ayrıca, süt ürünleri, bitkisel yağ ve et fiyatlarının geçen ay en az yüzde 3 oranında düştüğünü açıkladı.

TÜİK verilerine göre, enflasyon Ağustos’ta bir önceki aya göre yüzde 9,09, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 58,94 olarak gerçeklemişti. Ana harcama gruplarına bakıldığında bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış yüzde 89,31 ile lokanta ve otellerde görülmüştü. Bu grubu yüzde 73,6 ile gıda izlemişti.

Bu verilere göre, dünyada gıda fiyatları son 1 yılda yüzde 11,8 gerilerken, Türkiye’de Gıda Fiyat Endeksi Ağustos’ta yıllık yüzde 73,6 artış gösterdi.

Paylaşın

Bitcoin 26 Bin 200 Ethereum Bin 600 Doların Üzerinde

Solana, Polkadot ve Litecoin yatırımcısına kazandıran kripto para birimleri arasında yer alırken, Bitcoin (BTC) yüzde 2 artışla 26 bin 259 dolara yükseldi. Ethereum (ETH) ise bin 650 seviyesinin hemen altında işlem görüyor.

Haber Merkezi / Haftaya yatay bir seyirle başlayan ve daha sonra yönünü aşağıya çeviren kripto para birimleri, dün ve bugün kayıplarını telafi etti.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 1,9 artışla 26 bin 259 dolara yükselirken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 0,51 artışla bin 647 dolardan işlem görüyor.

Bitcoin (BTC) dün yüzde 0,06 artışla 25 bin 738 dolara yükselmiş, Ethereum (ETH) ise yüzde 0,23 artışla bin 632 dolardan işlem görmüştü.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 0,76 düşüşle yaklaşık 12,18 milyar dolar oldu. Bitcoin’in piyasa değeri ise 512 milyar dolar civarında. Solana, Polkadot ve Litecoin yatırımcısına kazandıran kripto para birimleri arasında yer aldı.

Küresel kripto para birimi piyasalarının değeri, son 24 saatte yüzde 1,32 artışla 1,06 trilyon dolar civarında işlem görüyor. Küresel kripto para birimi piyasalarının değeri dün 1,04 trilyon dolar civarındaydı.

Tüm stabilcoinlerin hacmi şu anda 24,11 milyar dolar, bu toplam kripto piyasasının 24 saatlik hacminin yüzde 93,92’si. Tüm stabilcoinlerin hacmi dün 25,1 milyar dolar, bu da toplam kripto piyasasının 24 saatlik hacminin yüzde 95,46’sına tekabül ediyordu.

Bazı kripto para birimlerinde son durum şöyle:

Bitcoin 26,259 dolar, değer kazancı yüzde 1.9
Ethereum 1,647 dolar, değer kazancı yüzde 0.51
Tether 0.9997 dolar, değer kazancı yüzde 0.03
BNB 217 dolar, değer kazancı yüzde 0.74

XRP 0.5059 dolar, değer kazancı yüzde 0.56
Cardano 0.2575 dolar, değer kazancı yüzde 0.14
Dogecoin 0.06367 dolar, değer kazancı yüzde 0.25
Solana 19.9 dolar, değer kazancı yüzde 1.11

Polygon 0.5613 dolar, değer kaybı yüzde 2.27
Litecoin 63.45 dolar, değer kazancı yüzde 0.63
Polkadot 4.3 dolar, değer kazancı yüzde 0.87
Tron 0.07921 dolar, değer kazancı yüzde 0.22
Shiba Inu 0.000007668 dolar, değer kazancı yüzde 0.15

Paylaşın

Enflasyon İle Gıda Enflasyonu Arasındaki Fark Yüzde 20’yi Aştı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri son yıllarda enflasyonun dar gelirlilerinin daha çok canını yaktığını gösteriyor. 2004-2019 yılları arasındaki 15 senede yıllık TÜFE ile gıda enflasyonu arasındaki fark yüzde 10 puanı aşmamıştı. 

Bazı dönemler gıda enflasyonu genel enflasyondan daha düşük seyretti. Ağustos 2021’de bu fark ilk kez yüzde 10 puanı aştı. Fark, Nisan 2022’de ise yüzde 21’e kadar çıktı. Ağustos 2023’te fark yüzde 14,7 puan oldu.

Yoksullar ve dar gelirliler için gıda masrafları hanehalkı tüketim harcamalarında önemli bir paya sahip. Bu da gıda enflasyonunun bu kesimleri daha çok etkilediğini gösteriyor.

Türkiye’de gıda fiyatları 3 yıldan bu yana her ay yükseliyor. Gıda enflasyonu ile genel enflasyon arasındaki fark da giderek açılıyor.

Son bir yılda genel Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 59 artarken aynı dönemde gıda enflasyonu yüzde 74 artış gösterdi. Yeni ekonomi modeli döneminde yıllık gıda enflasyonu ile genel enflasyon arasındaki fark yüzde 20 puanı aştı.

2004 başından bu yana yüzde 25’in altında seyreden yıllık enflasyon Ekim 2018’de bu sınırı aşarak yüzde 25,2 oldu. Yıllık gıda enflasyonu Nisan 2019’da yüzde 33,2 ile zirveyi gördü.

“Yeni ekonomi modeli”ne geçilen Eylül 2021 sonrası enflasyon rekor kırdı. Kasım 2022’de yıllık gıda enflasyonu yüzde 100’ü aşarak yüzde 102’ye kadar yükseldi. Mayıs 2023 seçimleri öncesinde enflasyon düşmeye başlarken 28 Mayıs seçimlerinden sonra yeniden yükselişe geçti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri son yıllarda enflasyonun dar gelirlilerinin daha çok canını yaktığını gösteriyor.

2004-2019 yılları arasındaki 15 senede yıllık TÜFE ile gıda enflasyonu arasındaki fark yüzde 10 puanı aşmamıştı. Bazı dönemler gıda enflasyonu genel enflasyondan daha düşük seyretti.

Ağustos 2021’de bu fark ilk kez yüzde 10 puanı aştı. Fark, Nisan 2022’de ise yüzde 21’e kadar çıktı. Ağustos 2023’te fark yüzde 14,7 puan oldu.

Yoksullar ve dar gelirliler için gıda masrafları hanehalkı tüketim harcamalarında önemli bir paya sahip. Bu da gıda enflasyonunun bu kesimleri daha çok etkilediğini gösteriyor.

TÜİK verileri yıllık genel enflasyon ile gıda enflasyonu arasındaki farkın yeni ekonomi modeli döneminde hızla açıldığını gösteriyor. 5 sene önce TÜFE ile gıda fiyat endeksini eşitliyoruz. Bu şu anlama geliyor: TÜFE sepetinin değeri 100 lira; gıda sepetinin de değeri 100 lira.

Yaklaşık 15 sonra Kasım 2019’da iki mal sepetinin de fiyatı 119 lira. Yani aynı oranda zamlanmış. 2 Eylül 2022’de de endeksler birbirine oldukça yakın.

Yukarıdaki grafiğin gösterdiği üzere yeni ekonomi modelinden sonra gıda fiyatları çok daha hızla yükselmeye başlıyor. Ağustos 2023’e gelindiğinde ise TÜFE sepetinin fiyatı 439 lira olurken gıda sepetinin fiyatı 565 lira olmuş.

Dünyada düşüyor

Son 5 yılda dünyada yüzde 29 artarken Türkiye’de nominal olarak yüzde 465 yükseldi. Ağustos 2018’de 100 birime satın alınan gıda sepeti Temmuz 2023’te 520 birime satın alınabiliyor.

BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün açıkladığı endekse göre ise dünyada gıda sepetinin fiyatı 100 birimden 129 birime yükseldi. Hatta son yıllarda dünyada gıda fiyat büyük ölçüde düşüş eğiliminde.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

OVP Açıklandı; Ne Kadar Gerçekçi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ında katıldığı ve bir konuşma yaptığı törende, Orta Vadeli Program (OVP) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklandı.

Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selva Demiralp, OVP’yi “Orta Vadeli Program’daki ‘yumuşak iniş’ için yol haritası ne kadar gerçekçi?” başlığıyla BBC Türkçe‘ye değerlendirdi.

Geçen seneki program üzerinde yapılan revizyonlara baktığımızda bu seneki programın ayakları daha yere basan, içsel tutarlılığı daha güçlü, ve öncelikleri daha doğru belirlemiş bir program olduğunu görüyoruz.

Öncelikle geçen OVP’den kalan ciddiye alınması mümkün olmayan 2023-2025 enflasyon tahminlerinin her bir sene için iki katından daha fazla yukarı çekildiğini görüyoruz. Verilen hedeflerin inandırıcılığını sağlamak açısından bu kıymetli bir adım.

2023 yıl sonu enflasyon tahminine bir parantez açalım.

Temmuz ayı enflasyon raporu toplantısında Merkez Bankası yıl sonu enflasyonun tahminini yüzde 58 olarak açıkladı.

O günlerde benim Koç Üniversitesi’nden arkadaşlarım Cem Çakmaklı ve Sevcan Yeşiltaş ile paylaştığımız yıl sonu tahmini yüzde 72 idi.

Ağustos ayı Para Politikası Kurulu (PPK) kararı açıklandığında Merkez Bankası (TCMB) 750 baz puanlık “jumbo” faiz artışını açıklarken enflasyon tahmininin de önceki ay açıklanan rapordaki üst banda yakın olacağını yani yüzde 62’lere doğru yükseleceğini dile getirdi.

Dün açıklanan OVP bu tahmini de yüzde 65’e güncelleyerek bizim yıl sonu beklentilerimize bir adım daha yaklaşmış.

Resmi ağızlar tarafından açıklanan enflasyon beklentilerinin bağımsız ekonometrik analizlerimizden elde edilen rakamlara yaklaşması inandırıcılık ve raporun diğer hedeflerini daha ciddi bir şekilde değerlendirmemiz açısından son derece olumlu.

Beni rahatsız eden durum ise şu: 2023’teki yüzde 65’lik enflasyon tahmini, 2024’de yarı yarıya düşüp yüzde 33’e gelecekse ciddi bir dezenflasyon program uygulanacak demektir.

Popüler ifade ile “parasal sıkılaştırma” ya da “kemer sıkma” programı olarak bilinen bu politikalarda “sıkılan kemer” referansı boşuna değildir. Rejim yapıp kilo kaybettiğinizde nasılkemerinizi bir iki delik sıkılaştırıyorsanız, enflasyonu düşürmek için de ülke çapında tüketimi yavaşlatıp kemer sıkmanız gerekir.

Özellikle talep enflasyonu ve beklentilere yerleşmiş enflasyonu değiştirebilmenin başka yolu yoktur. Ancak ciddi bir kredibilite kazanılırsa “minimum kemer deliğini sıkarak” dezenflasyon mümkün olur.

Programdaki en belirgin soru işareti

OVP’deki büyüme tahminlerine bakıp kemerlerde ne kadar bir sıkılaştırma yapılacağını incelediğimizde oldukça ılımlı bir yavaşlama öngörüldüğüne şahit oluyoruz.

Programdaki en belirgin soru işareti bence burada.

2023 büyüme tahmini deprem etkisi ile yarım puan kadar azaltılarak yüzde 4,4’e çekilmiş.

2024’de ise yarım puan kadar daha düşüşle yüzde 4’e inecek büyümenin enflasyonu yüzde 33’lere kadar çekebileceği varsayılmış.

2025’e girerken ise büyüme tekrar 4,5’e yükselirken, enflasyonun yüzde 15’e gerileceği öngörülmüş.

Böylesine “yumuşak bir iniş” mümkün olabilir mi? Bir taraftan iç talebi baskılayıp enflasyonu iki senede 50 puan düşürmek, öbür taraftan yüzde 4-4.5 gibi oldukça yüksek sayılabilecek büyüme rakamları elde edebilmek için hane halkının tüketimindeki yavaşlamaya paralel olarak yatırımların ciddi şekilde artışa geçmesi gerekir. Ekonomiye inancın tam olduğu bir milli seferberlik senaryosu bu.

Bu şekilde, üretici zayıflayan bir iç taleple karşılaşacağı için fiyat artışlarını aşağı çekerken diğer taraftan üretim kapasitesini artıracak yatırımlar olacağından istihdam ve büyüme olumsuz etkilenmez. Nitekim OVP hedeflerinin alt kalemlerine baktığımızda özel tüketimdeki ciddi yavaşlamaya karşılık özel yatırımların güçlü kalışı benzer bir senaryonun öngörüldüğüne işaret ediyor.

Teorik olarak mümkün olan bu dönüşümü 2001 sonrası yaşamıştık. O dönemde bağımsızlığı kanunla tesis edilen Merkez Bankası reel faizi yüzde 20’li seviyelere çekerken, uygulanan programa duyulan güven ile doğrudan yabancı yatırımlar ciddi şekilde artmış ve büyüme rakamları 2002-2006 döneminde yüzde 5’in üzerinde gerçekleşmişti.

Bugün benzer bir noktadan uzağız. Reel faiz ciddi şekilde negatif. OVP sunumu sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “ekonomik büyümeden kesinlikle taviz verilmeyeceğinin” altını çizmesi, eğer büyüme ya da dezenflasyondan birisi seçilecekse, büyümenin seçileceğini düşündürüyor.

Büyümeyi hepimiz istiyoruz. Ancak büyümeden feragat etmeden büyüyebilmek için, tıpkı 2001 sonrası olduğu gibi gerekirse büyümeden feragat edeceğinize piyasaları inandırabilmeniz gerekiyor.

Paylaşın

Ekonomistler ‘Orta Vadeli Program’ı Nasıl Yorumladı?

Ekonominin 2024-2026 dönemine ilişkin enflasyon, istihdam, büyüme gibi temel makro hedeflerinin yer aldığı Orta Vadeli Program (OVP) bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ında konuşma yaptığı programda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklandı.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, “Orta Vadeli Program: Makro-finansal istikrar, dezenflasyon ve yapısal dönüşüm…” dediği programı ekonomistler bu hedefleri nasıl değerlendirdi?

OVP’nin büyümeden taviz vermeden enflasyonu düşürme hedefini sorgulayan Koç Üniversitesi Ekonomi Profesörü Selva Demiralp, ” 3+ sene içinde enflasyon %65’ten alınıp %8.5’e düşecekse bunu potansiyelin altına bile inmeyecek bir büyüme ile gerçekleştirmek nasıl mümkün olacak?” diye sordu.

Demiralp, sosyal medya platformu X hesabından, “Kur patikasının da enflasyona göre daha iyimser kaldığını düşünürsek, 2001 sonrasına benzer bir sermaye girişi varsayımı mı var?” diye ekledi.

Benzer şekilde Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Ekonomist Hakan Kara da kur ve enflasyon tahminlerinin birlikte nasıl gerçekleşeceğini sorgulayarak, “Gelecek yıl kur %44 artıp büyüme ciddi yavaşlamazken enflasyon %33’e nasıl düşecek?” ifadelerini kullandı.

Ekonomist Mahfi Eğilmez, “Mesela OVP’ye göre TÜFE’nin 2023 sonunda yüzde 65 olması, 2024 sonunda yüzde 33’e düşmesi bekleniyor. Mantıklı bir hedef. İyi hoş da bu ne olacak da 65’den 33’e düşecek? Bu düşerken büyüme ve işsizlik olumsuz etkilenince ne gibi önlemler alınacak?

Sıkı para ve maliye politikası uygulayacağız da düşecek demekle program olmaz. Faizi ne yapacaksınız ve ne zaman yapacaksınız? Bunu yazmadan ve taahhüt etmeden yazılanlar program olmaz, temenni olur. OVP’nin her tarafı bu tür temennilerle dolu” değerlendirmesinde bulundu.

Ekonomist-yazar Uğur Gürses ise OVP’nin “en yumuşak karnının bütçe” olduğuna dikkat çekti. Gürses, sosyal medya hesabından “Deprem harcamaları hariç bütçe açığını GSYH’nın yüzde 3.9’u olarak hesaplıyorum. Yerel seçimden geçecek bir Türkiye için bu oldukça iyimser. Hükümetin tahmin ettiği haliyle bile 2.6 trilyon bütçe açığının finansmanı bu negatif reel faizlerle nasıl olacak merak ediyorum?” değerlendirmesi yaptı.

Gelecek Partisi Ekonomi Politikaları Başlanı Kerim Rota, “OVP’deki hedefler tutar mı bilinmez. Ancak kesinlikle tutacak hatta rahatça aşılacak hedeflerin” vergi gelirlerindeki artış olduğunu söyledi.

Ekonomist Mustafa Sönmez ise “Bütçe açığı büyürken enflasyon nasıl düşecek? Faiz politikası? cızzz! Bakalım yabancılar yutar mı? Sanmam… Tel tel dökülüyor” ifadelerini kullandı.

BirGün yazarı Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu ise OVP’deki hedeflerin tutturulmasının ancak dış borçlanmayla mümkün olacağı değerlendirmesinde bulundu. Kozanoğlu, OVP bütünlemeye kaldı. Geçmesi de zor görünüyor!” yorumu yaptı.

Akademisyen ve programcı Doç. Dr Oğuz Demir de “OVP ile ilgili bir şey söylemek için önce OVP’de yapılacağı söylenen işlerin yapıldığını, bu işlerin sonuç verdiğini görmek gerekir. Aksi boşa umutlanmaktır” ifadelerini kullandı.

Paylaşın