2008 Ekonomik Krizinden Sonra Bir İlk: Hane Halkları En Büyük Kaybı Yaşadı

2022 yılında dünya genelinde hane halklarının finansal varlıkları bir önceki yıla kıyasla yüzde 2,7 oranında düşüş yaşadı. Bu, 2008 yılındaki finansal krizden bu yana en büyük düşüş olarak kayıtlara geçti.

Bu düşüşün başlıca nedeni olarak, varlık fiyatlarının genel olarak düştüğü piyasalardaki genel belirsiz görünüm gösterildi. 2022’deki düşüşün ardından, küresel finansal varlıkların bu yıl büyümeye dönmesi bekleniyor. Bunun başlıca nedeni hisse senedi piyasalarındaki olumlu gelişmeler.

Almanya merkezli finans şirketi Allianz, son Küresel Servet Raporu’nda 2022’nin küresel servet için bir “dönüm noktası” olduğunu açıkladı.

Rapora göre 2022, varlık fiyatlarının düşmesi ve dünya genelinde tasarrufların azalması nedeniyle tasarruf sahipleri için son derece kötü bir yıl oldu.

Hane halklarının finansal varlıkları bir önceki yıla kıyasla küresel çapta yüzde 2,7 oranında düşerek 2008’deki finansal krizden bu yana en büyük düşüşü yaşarken toplam 6.6 trilyon evro değerinde kayıp yaşandı.

Bu düşüşün başlıca nedeni olarak, varlık fiyatlarının genel olarak düştüğü piyasalardaki genel belirsiz görünüm gösterildi.

Rapor, en belirgin düşüşün Kuzey Amerika’da yüzde -6,2 ile görüldüğünü, ikinci sıradaki Batı Avrupa’da ise oranın yüzde -4,8 olduğunu işaret etti.

Asya ise Japonya hariç hala nispeten güçlü büyüme oranları kaydetti. Çin’in finansal varlıklarındaki büyüme yüzde 6,9’a ulaştı. Fakat son 20 yılın neredeyse yüzde 16’lık ortalama kazancıyla karşılaştırıldığında, yine de oldukça düşük bir seviye olarak gözlemlendi.

Dünya genelinde toplam finansal varlıkların toplamı 233 trilyon euro ile ABD GSYH’sinin on katına eşdeğer bir miktara ulaştı. Rapor, bu meblağın yüzde 85’inin en zengin yüzde 10’luk kesime ya da dünya genelinde yaklaşık 560 milyon kişiye ait olduğunu belirtiyor.

Hisse senedi ve tahvil gibi menkul kıymetler toplamda yüzde 7.3, sigorta ve emeklilikle ilgili yatırımlar ise yüzde 4.6 oranında zarar görürken, banka mevduatları yüzde 6 oranında büyüdü.

Enflasyon, nominal servet artışının neredeyse üçte ikisinin tüketilmesinde rol oynarken rapor bu durumun tasarrufların Covid-19 öncesi seviyeleriyle kıyaslandığında açıkça görüldüğünü işaret etti.

Küresel hanehalkı finansal varlıkları geçen yılın sonunda hala Covid-19 öncesi seviyelerinin nominal olarak yaklaşık yüzde 19 üzerindeydi. Enflasyon da devreye alındığında, nominal büyümenin neredeyse üçte ikisinin fiyat artışlarına kurban gittiği ve reel büyümeyi üç yılda yüzde 6.6’ya düşürdüğü ortaya çıktı.

Çoğu bölgenin en azından servetteki reel büyümenin bir kısmını koruyabildiğine dikkati çeken rapor, Batı Avrupa’daki durumun yine de farklı olduğunu gösterdi. Zira tüm nominal kazançlar silinirken, reel servet 2019’da yüzde 2,6 oranında azaldı.

2022’deki düşüşün ardından, küresel finansal varlıkların bu yıl büyümeye dönmesi bekleniyor. Bunun başlıca nedeni hisse senedi piyasalarındaki olumlu gelişmeler. Allianz 2023 yılında küresel finansal varlıkların yüzde 6, önümüzdeki üç yıl içinde ise yüzde 4 ila 5 civarında büyüyeceğini tahmin ediyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Ekonomik Güven Endeksi 95,4’e Yükseldi

Ekonomik güven endeksi ağustos ayında 94,1 iken, eylül ayında 1,3 oranında artarak 95,4 değerini aldı. Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayına ilişkin ekonomik güven endeksi verilerini açıkladı. Buna göre; Ekonomik güven endeksi ağustos ayında 94,1 iken, eylül ayında yüzde 1,3 oranında artarak 95,4 değerini aldı.

Bir önceki aya göre eylül ayında tüketici güven endeksi yüzde 5,1 oranında artarak 71,5 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi yüzde 0,5 oranında artarak 105,1 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 2,0 oranında azalarak 113,0 değerini aldı.

Perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 3,0 oranında artarak 117,7 değerini, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 1,0 oranında artarak 88,3 değerini aldı.

Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor. Yüzde 93,4 değerinde veri ise piyasanın hâlâ pozitif bir bakış açısına sahip olmadığını ortaya koyuyor.

Ekonomik güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Ekonomik güven endeksi, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endekstir.

Endeks, mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endekslerinin alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşmaktadır.

Ekonomik güven endeksi hesaplamasında, her bir sektörün ağırlığı o sektörün normalleştirilmiş alt endekslerine eşit dağıtılarak uygulanmakta, güven endekslerine doğrudan uygulanmamaktadır.

Bu kapsamda tüketici, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ait toplam 20 alt endeks hesaplamada kullanılmaktadır. Ekonomik güven endeksinin hesaplamasında kullanılan alt endeksler her ayın ilk iki haftasında derlenen veriler kullanılarak hesaplanmaktadır.

Ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir.

Paylaşın

Merkez Bankası, Reeskont Faizleri Yukarı Çekti

Merkez Bankası (TCMB), reeskont faiz oranlarını yukarı çekti. Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre, vadesine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı yıllık yüzde 30,75 oldu.

Avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı ise yıllık yüzde 31,75 olarak tespit edildi. Reeskont; iskonto edilmiş, diğer bir deyişle bir bedel karşılığı el değiştirmiş (iskonto) olan kıymetlerin, bir bedel karşılığında yeniden el değiştirmesini (reiskonto) ifade ediyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranları ve avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranlarıyla ilgili değişikliğe gitti.

Reeskont ve Avans İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranlarının Tespiti tebliği Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre, vadesine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı yıllık yüzde 30,75 oldu. Avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı ise yıllık yüzde 31,75 olarak tespit edildi.

Reeskont; iskonto edilmiş, diğer bir deyişle bir bedel karşılığı el değiştirmiş (iskonto) olan kıymetlerin, bir bedel karşılığında yeniden el değiştirmesini (reiskonto) ifade ediyor.

Merkez Bankası, bankacılık kesiminin geçici likidite ihtiyaçlarının karşılanması için, bankalar tarafından verilecek ticari senet ve vesikaları reeskonta kabul edebiliyor. Türkiye’de reeskont işlemindeki tüm koşul ve kurallar, Merkez Bankası tarafından belirlenir.

Bu işlemler için Merkez Bankası tarafından uygulanan faize “reeskont faiz oranı” adı veriliyor. Merkez Bankası reeskonta kabul edebileceği senetler karşılığında avans da verebiliyor.

Avans için teminat olarak alınan bu senetler; ticari senet ve belgeler, devlet tahvilleri ve Borsada kayıtlı tahviller.

Merkez Bankası en son 1 Eylül tarihinde reeskont faiz oranlarında değişikliğe gitmiş, vadesine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranını yıllık yüzde 25,75’e, avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranını ise yıllık yüzde 26,75’e çıkarmıştı.

(Kaynak: BloombergHT)

Paylaşın

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, Türkiye İçin Büyüme Tahminini Yükseltti

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Türkiye için 2023 yılı büyüme tahmininin yüzde 3,5 olarak revize etti. Banka ayrıca, Türkiye ekonomisinin 2024 yılında ise yüzde 3 oranında büyümesini bekliyor.

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ekonomistleri Türkiye’nin son yıllarda nispeten güçlü bir büyüme performansı sergilediğini ancak yavaşlama görüldüğünü ifade etti.

BloombergHT’nin aktardığına göre; EBRD, büyümenin yılın ikinci yarısında yavaşlaması beklenmekle birlikte, 2023 yılı için yukarı yönlü bir revizyonda bulundu. Banka, seçim öncesi mali canlanmanın etkisiyle yılın ilk yarısındaki güçlü büyüme bekliyor.

Gelişmekte olan Avrupa ülkeleri, Orta Asya ve Kuzey Afrika’dan oluşan geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren EBRD, bugün yayımlanan Bölgesel Ekonomik Görünüm raporunda yer verilen Türkiye tahminlerin yanı sıra raporda EBRD’nin faaliyet gösterdiği bölgelerde büyümenin 2023 yılında ortalama yüzde 2.4’e düşeceği öngördü.

Rapor, beklenen büyüme performansına rağmen kısa vadeli dış borcun 200 milyar doları aşması ve cari açığın 60 milyar dolar seviyesinde seyretmesi nedeniyle Türkiye ekonomisindeki dış finansman dengesizliklerinin devam ettiğini vurguladı. Döviz rezervlerinin artmakta olduğu, ancak mütevazı kalmaya devam ettiğinin da altı çizdi.

Rapora göre, ortodoks ekonomi politikalarına geri dönüş olumlu bir sinyal olarak görülürken Mart 2024’teki yerel seçimlerin önemli bir etken olacağı belirtildi.

Raporda, Türkiye GSYH büyümesinin 2023’ün ilk yarısında, 2022’nin aynı dönemine göre yüzde 5,6’dan yüzde 3,9’a gerilediği belirtilirken, buna ek olarak, enflasyonda düşüşe rağmen yüksek seyrin devam ettiği ve 2023 yılı sonunda enflasyonun yüzde 60’a yükselmesinin beklendiği ifade edildi.

Paylaşın

“İcra Dosya Sayısı” Yüzde 59,7 Arttı

Ekonomik krize dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “1 Ocak- 22 Eylül 2023 tarihleri arasında icra dairelerine gelen yeni dosya sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59,7 oranında artarak 10 milyon 36 bin oldu” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Ayrı dönemde, aboneliklerden kaynaklanan icradaki bazı alacaklardan vazgeçilmesinin de etkisiyle 11 milyon 454 bin dosya da sonuçlandırıldı ya da işlemden kaldırıldı. Dolayısıyla UYAP üzerinden açılan ve icra dairelerinde derdest bulunan dosya sayısı 21 milyon 805 bin oldu.”

Karşılıksız çek tutarında patlama yaşandığını belirten, Gürer, “Verilere yansıdığına göre Kredi kartı kullanımının yaygınlaşması ve güven ve itibarının azalması nedeniyle kullanımı giderek azalmasına rağmen, bu yıl karşılıksız çıkan çeklerde önceki yıla göre tam bir patlama yaşanıyor. Ocak-Ağustos döneminde 94 bin 496 çek bankalara ibrazında karşılıksız çıktı” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ekonomik krize dair açıklamalarda bulundu. Gürer açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Vatandaşın umudu kredi kartına takla attırarak ayakta kalmaya çalışmak. Aksi taktirde gelir-gider dengesi bozulduğu için zorunlu ihtiyaçları dahi karşılamada zorlanıyor. Tüketici kredisi faiz oranlarının aylık yüzde 5’e yıllık yüzde 60’a yaklaşması bireysel kredi kullanımını azaltırken, yüksek enflasyon ve geliri harcamasına yetmeyen vatandaşlar kredi kartlarıyla borçlanmaya devam ediyor.

Vatandaşların bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borç bakiyesi 8-15 Eylül haftasında 3,8 milyar lira azalarak 2 trilyon 410 milyar liraya geriledi. Söz konusu haftada tüketici kredilerinde 7,6 milyar liralık azalma yaşanırken, kredi kartı borç bakiyesinde ise 3,8 milyar liralık artış oldu.

Yıl başından bu yana ise tüketici kredileri yüzde 31 oranında artarak 1 trilyon 470 milyar liraya, kredi kartı borç bakiyesi ise yüzde 107,1 oranında artarak 940 milyar liraya yükseldi. Bankaların zamanında tahsil edilemediği için icra takibine aldıkları vatandaşlardan olan kredi alacakları ise yılbaşından bu yana 10,3 milyar liralık artışla 40,6 milyar liraya çıktı. Varlık yönetim şirketlerinin kontrolünde ise 36,6 milyar liralık bir batık tüketici kredisi alacağı bulunuyor.

Risk Merkezinin verilerine göre bankalara bireysel kredi kartı borcu bulunan vatandaş sayısı son bir yılda 1 milyon 874 bin kişi artarak 38 milyon 731 bin kişiye yükseldi. Kredi kartı borcu bulunanların sayısı da aynı dönemde 2 milyon 999 bin kişilik artışla 35 milyon 271 bin kişiye çıktı. Temmuz 2023 itibariyle 27 milyon 762 bin kişinin de kredili mevduat hesabı borcu bulunuyor.

Verilere yansıdığına göre Kredi kartı kullanımının yaygınlaşması ve güven ve itibarının azalması nedeniyle kullanımı giderek azalmasına rağmen, bu yıl karşılıksız çıkan çeklerde önceki yıla göre tam bir patlama yaşanıyor. Ocak-Ağustos döneminde 94 bin 496 çek bankalara ibrazında karşılıksız çıktı. Karşılıksız çıkan çek sayısının yüzde 13,4 arttığı bu dönemde asıl patlama ise bu çeklerin tutarında yaşandı.

Karşılıksız çıkan çeklerin tutarı geçen yıla göre yüzde 163,1 oranında artarak 31,4 milyar liraya kadar yükseldi. Aynı nedenlerle kullanımı giderek azalan senetlerde de ocak-ağustos döneminde protesto edilen senet sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37 oranında azalarak 129 bin 518’e gerilerken, protesto edilen senetlerin tutarı ise yüzde 13 oranında artarak 8 milyar lirayı geçti.

1 Ocak- 22 Eylül 2023 tarihleri arasında icra dairelerine gelen yeni dosya sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59,7 oranında artarak 10 milyon 36 bin oldu. Ayrı dönemde, aboneliklerden kaynaklanan icradaki bazı alacaklardan vazgeçilmesinin de etkisiyle 11 milyon 454 bin dosya da sonuçlandırıldı ya da işlemden kaldırıldı. Dolayısıyla UYAP üzerinden açılan ve icra dairelerinde derdest bulunan dosya sayısı 21 milyon 805 bin oldu.”

Paylaşın

Merkez Bankası Duyurdu: Reel Kesim Güven Endeksinde Düşüş Sürüyor

Ağustos ayında 105 seviyesine gerileyen reel kesim güven endeksi eylül ayında da düşüşünü sürdürdü ve 104,4 değerini aldı. Reel kesim güven endeksi yılın en yüksek seviyesi ise 108,30 ile mayıs ayında kaydedilmişti.

Haber Merkezi / Mevsimsellik arındırılmış reel kesim güveni aylık 0,5 puan artışla 105,1 seviyesinde gerçekleşti. Eylül ayında kapasite kullanım oranı yüzde 76,1’den yüzde 77,3’e yükseldi. Mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı da (KKO-MA) bir önceki aya göre 1,2 puan yükselerek yüzde 76,9 oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), eylül ayı reel kesim güven endeksi ve sanayi kapasite kullanım oranlarını yayımladı.

Buna göre; İmalat sanayi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış Kapasite Kullanım Oranı (KKO-MA), bir önceki aya göre 1,2 puan artarak yüzde 76,9 seviyesinde gerçekleşti. Mevsimsel etkilerden arındırılmamış Kapasite Kullanım Oranı (KKO), bir önceki aya göre 1,2 puan artarak yüzde 77,3 seviyesinde gerçekleşti.

2023 yılı Eylül ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 0,5 puan artarak 105,1 seviyesinde gerçekleşti. Mevsimsellikten arındırılmamış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) bir önceki aya göre 0,6 puan azalarak 104,4 seviyesinde gerçekleşti.

“İstihdama ilişkin artış yönlü beklentiler güçlendi”

Merkez Bankası ayrıca, Reel Kesim Güven Endeksi raporunda, “Son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi ve iç piyasa sipariş miktarında artış bildirenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre zayıfladığı, ihracat sipariş miktarında artış bildirenler lehine olan seyrin ise bir önceki aya göre güçlendiği görüldü.

Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya göre güçlendiği, mevcut mamul mal stokları seviyesinin mevsim normallerinin üstünde olduğu yönündeki değerlendirmelerin ise bir önceki aya göre zayıfladığı görüldü.

Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi, ihracat sipariş miktarı ve iç piyasa sipariş miktarında bir önceki ayda artış bekleyenler lehine olan seyrin zayıfladığı görüldü. Gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ve gelecek üç aydaki istihdama ilişkin artış yönlü beklentilerin bir önceki aya göre güçlendiği gözlendi.

Ortalama birim maliyetlerde, gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler ve son üç ayda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin zayıfladığı görüldü. Gelecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin artış yönlü beklentilerin de zayıfladığı gözlendi. Gelecek on iki aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi bir önceki aya göre 0,6 puan azalarak yüzde 63,7 seviyesinde gerçekleşti

İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konusunda, bir önceki aya kıyasla daha iyimser olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 7,3’e, aynı kaldığını belirtenlerin oranı yüzde 78,5‘e yükselirken, daha kötümser olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 14,2‘ye geriledi” değerlendirmelerinde bulundu.

Paylaşın

Goldman Sachs’ın Türkiye İçin Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi: Yüzde 70

ABD merkezli çok uluslu yatırım bankası Goldman Sachs, Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizini yüzde 30’a çekmesinin ardından yayınladığı raporda, “Yüzde 40 nihai faiz tahminimize yönelik yukarı yönlü riskler var. Enflasyonu yıl sonunda yüzde 70 bekliyoruz” ifadelerine yer verdi.

Bankanın ekonomistleri Clemens Grafe ve Başak Edizgil tarafından kaleme alınan raporda Merkez Bankası’nın (TCMB) bir haftalık repo faizinin ‘enflasyonu hedeflemede daha önemli bir enstrüman haline geldiği’ belirtildi.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) bir haftalık repo faizini 500 baz puanlık artışla yüzde 25’ten yüzde 30’a yükseltmişti.

MB açıklamasında aylık enflasyon ana eğiliminde düşüşün başlayacağının değerlendirildiği belirtildi. Açıklamada, “Enflasyon görünümünde belirgin iyileşme sağlanana kadar parasal sıkılaştırma gerektiği zamanda ve gerektiği ölçüde kademeli olarak güçlendirilecektir” denmişti.

Tüketici enflasyonunun yüzde 60’a yaklaşması ve yılın geri kalanında yüksek seyretmesinin beklenmesiyle birlikte MB sıkılaştırmanın dozunu artırmış ve geçen ay 750 baz puanlık bir faiz artırımı gerçekleştirmişti. Son artışla birlikte Hafize Gaye Erkan yönetiminde MB toplam 2 bin 150 baz puan faiz artırmış oldu.

Goldman Sachs analizi

ABD merkezli çok uluslu yatırım bankası Goldman Sachs, MB’nin 500 baz puanlık faiz artışının ardından yayınladığı değerlendirmede, “Yüzde 40 nihai faiz tahminimize yönelik yukarı yönlü riskler var. Enflasyonu yıl sonunda yüzde 70 bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Bankanın ekonomistleri Clemens Grafe ve Başak Edizgil tarafından kaleme alınan raporda MB bir haftalık repo faizinin ‘enflasyonu hedeflemede daha önemli bir enstrüman haline geldiği’ belirtildi. Goldman MB’den yılın geri kalanında ‘somut faiz artışları yapmaya devam etmesini’ bekliyor.

Paylaşın

Ekonomistlerden Faiz Yorumu: Önden Yüklemeli 10 Puan Artışa Belli Ki İzin Çıkmadı

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 25’ten yüzde 30 düzeyine yükseltti. Ekonomistler faiz kararı sonrası değerlendirmelerde bulundu.

Mustafa sönmez, “Önden yüklemeli 10 puan artışa belli ki izin çıkmadı, ne işe yarayacağı belirsiz 5 puanda kaldılar” ifadelerini kullanırken, Özgür Demirtaş ise, “Merkez Bankasını kararından ötürü tebrik ederim. Bu kararların devamını dilerim. Ayrıca ilk dakikalarda Dövize sert müdahale yapmadıkları için de tebrik ederim… Daha çok yolumuz var.” dedi.

Atilla Yeşilada da, “İnanmamıştım, yanılmışım. TCMB çaktı 500 puanı” ifadelerini kullandı. Diğer ekonomistlerin değerlendirmeleri ise şöyle:

Nesrin Nas: “MB, politika faizini piyasa beklentisine uygun 500 puan artırdı. Faiz yüzde 30. Bundan sonraki seviye muhtemelen 2024 enflasyon beklentisi ile uyumlu olacak gibi görünüyor. 2024 beklentisi yüzde 33 idi. Enflasyonun sebebi belli. Bir kişinin seçim kazanmak için ‘nas’ diyerek akla ziyan politikalarda ısrar etmesi. Şimdi sanki enflasyonun sebebi vatandaşmış, şahsım değilmiş gibi, enflasyonun bedeli vatandaşın sırtına yükleniyor. Enflasyon artarken de bedelini halk ödüyor, düşerken de…”

Mahfi Eğilmez: “Belirsizlik bir ekonomi için en büyük sıkıntı, karar alıcılar için en büyük sorundur. Belirsizlik büyüdükçe riskler artar, kurlar, maliyetler ve sonuçta da enflasyon yükselir.”

Alaattin Aktaş: Politika faizi artışı 5 puan. PPK açıklamasından: “Ücret ve kur artışı ile vergi kaynaklı maliyet artışı enflasyona önemli ölçüde yansıdı. Bu yüzden aylık enflasyonun ana eğiliminde düşüş başlayacak.” Bugünkü yazımda aynı görüşü dile getirdim: “Eylül enflasyonu %5’i aşmayabilir.”

Tunç Şatıroğlu: “Politika faizi yüzde 30 oldu. 19’u beğenmeyenleri piste alalım. O kadar vergi artış olduğunu hepimiz gördük, yaşadık ve yaşıyoruz. Enflasyon deden öngörülenin üzerine çıkmış acaba?”

Arda Tunca: Sabahki yorumum geçerlidir. Böyle merkez bankacılığı olmaz. Artan faiz, piyasayı yönlendirmekten uzak, parasal istikrarı sağlamaya uzanamayacak kadar da ayrıca uzak. Toplum, faiz artıyor ama enflasyon da artıyor lafıyla kandırılmasın. Siyasi baskının amacı da bu imaj olsa gerek.

Bugünun faiz kararı piyasayı yakalayacak düzeyde olmazsa, yine bir fiyaskodur. Mevduat oranları %40 ve üzerindeyken, kredi firyatlamaları %40-45 aralığındayken, arkadan gelen @Merkez_Bankasi piyasayı yönlendiremez. Fiyatları piyasa kendisi belirliyor. Politika faizi etkisiz.”

İris Cibre: “PPK Tahmin aralıklarına bak hele pas ile 1000 bps arası Trajikomik… Enflasyon görünümünde belirgin iyileşme sağlanana kadar parasal sıkılaştırma gerektiği zamanda ve gerektiği ölçüde kademeli olarak güçlendirilecektir. TCMB CDS 10 BPS birden düşerek 385 e tekrar geriledi. Kur salınıma bırakılmış görünüyor bu da çok doğru hareket. Bu karar ve kararlılık kur talebini baskılayacaktır, dolayısıyla müdahale ihtiyacı da düşecektir MB’nin 2 gün önce üzerinde durduğum konuda doğru hareket ediyor olması da mutluluk verici.”

Fatih Özatay: TCMB faizi %30’a yükseltti. 2024 sonu enflasyon tahminine uygun faiz düzeyinin oldukça uzağında bu düzey. Kademeli faiz artırımı ile önemli bir risk almış oluyor. Sonuç: Önümüzdeki maçlara bakacağız…

Uğur Gürses: Rahvan para politikası…’Enflasyon önden koşsun, ben yetişirim’ diyen merkez bankası… TL’yi başkaları mı cazip kılacak? Aralık sonuna kadar kendi tahmini % 14 ilave artış (yıllık % 41) faizini ise % 30’a çekebiliyor.

Hakan Kara: TCMB’den net bir iletişimle, doğru yönde atılmış bir adım. Emeği geçenleri tebrik ediyorum.

Merkez’den parasal sıkılaştırma sürecinin devamı vurgusu

Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada, Kurul’un “dezenflasyonun en kısa sürede tesisi, enflasyon beklentilerinin çıpalanması ve fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın kontrol altına alınması için parasal sıkılaştırma sürecinin devamına” verdiği vurgulandı.

Enflasyonun Temmuz ve Ağustos aylarında öngörülenin üzerinde gerçekleştiği belirtilen açıklamada, “Yurt içi talepteki güçlü seyir ve hizmet fiyatlarındaki katılık devam ederken, petrol fiyatlarındaki artış ve enflasyon beklentilerinde süregelen bozulma enflasyonda ilave yukarı yönlü baskı oluşturmaktadır” denildi. Bu unsurların enflasyonun yıl sonunda Enflasyon Raporu’ndaki tahminlerin üzerinde olacağına işaret edildi. Merkez Bankası, Temmuz ayında 2023 yılı enflasyon tahminini yüzde 58’e yükseltmiş, 2024 yıl sonu tahminini ise yüzde 33 olarak güncellemişti.

“Son dönemde etkili olan ücret ve kur kaynaklı maliyet yönlü baskılar ile vergi düzenlemelerinin ise enflasyona önemli ölçüde yansıdığı ve aylık enflasyonun ana eğiliminde düşüşün başlayacağı değerlendirilmiştir” denilen açıklamada, Para Politikası Kurulu “parasal sıkılaştırma adımlarının etkisiyle, dezenflasyonu 2024 yılında Rapor’daki patika ile uyumlu şekilde tesis etmekte kararlıdır” ifadesine yer verildi.

Türkiye’de, Eylül 2021’de başlayan faiz indirim sürecinde, politika faizi yüzde 19’dan yüzde 8,5 kadar indirildi. Mayıs seçimleri sonrasında ekonomi yönetiminde yapılan değişikliğin ardından politika faizi Haziran sonunda yüzde 15’e çıkarıldı. Temmuz ayında yüzde 17,5’e çıkarılan faiz, son olarak 25 Ağustos’ta gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrasında beklentileri aşarak yüzde 25’e yükseltildi.

Paylaşın

Tarımsal Girdi Enflasyonu Yüzde 34,32’ye Yükseldi

Tarımsal girdi enflasyonu temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 6,56, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 21,29, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 34,32 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 69,23 arttı.

Haber Merkezi / Yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 95,89 ile veteriner harcamaları ve yüzde 89,23 ile diğer mal ve hizmetler oldu. Yıllık artışın az olduğu alt gruplar ise sırasıyla yüzde 2,26 ile gübre ve toprak geliştiriciler ve yüzde 13,20 ile enerji ve yağlar oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi Temmuz 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Tarımsal girdi enflasyonu temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 6,56, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 21,29, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 34,32 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 69,23 arttı.

Ana gruplarda bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 5,71, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 11,90 arttı. Bir önceki yılın aynı ayına göre göre tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 29,17, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 76,25 arttı

Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın az olduğu alt gruplar yüzde 2,26 ile gübre ve toprak geliştiriciler ve yüzde 13,20 ile enerji ve yağlar oldu. Yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 95,89 ile veteriner harcamaları ve yüzde 89,23 ile diğer mal ve hizmetler oldu.

Bir önceki aya artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 1,65 ile tarımsal ilaçlar ve yüzde 2,28 ile tohum ve dikim materyali oldu. Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 23,76 ile enerji ve yağlar ve yüzde 18,80 ile veteriner harcamaları oldu. Bir önceki aya göre azalış gösteren tek alt grup ise yüzde 0,38 ile hayvan yemi oldu.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Tüketici Güven Endeksi 71,5’e Yükseldi

Tüketici Güven Endeksi, eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 5,1 oranında yükseldi. Böylece ağustos ayında 68 olan Tüketici Güven Endeksi, eylül ayında 71,5 olarak kayıtlara geçti.

Haber Merkezi / Tüketici Güven Endeksi, temmuz ayında 85,1 olarak kayıtlara geçmişti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2023 Eylül ayına ilişkin Tüketici Güven Endeksini açıkladı. Buna göre, Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Ağustos ayında 68,0 iken Eylül ayında %5,1 oranında artarak 71,5 oldu.

Alt endekslerden, mevcut dönemde hanenin maddi durumu yüzde 0,1 artışla 56,2, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi yüzde 8,1 artışla 68,9, gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi yüzde 7,8 artışla 68 ve gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi yüzde 4,2 artışla 92,7 seviyelerine yükseldi.

Tüketici güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Tüketici güven endeksi, aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülmektedir.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Tüketici eğilimine ilişkin endekslerden, tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali endeksinin artması iyimser durumu, azalması ise kötümser durumu göstermektedir.

Benzer şekilde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşünce ve beklenti endekslerinin artması tüketici fiyatlarında düşüş düşüncesini/beklentisini, azalması ise tüketici fiyatlarında artış düşüncesini/ beklentisini göstermektedir.

İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısında azalma beklendiğini, endeksin azalması ise işsiz sayısında artış beklendiğini ifade etmektedir.

Paylaşın