Yurt Dışı Üretici Enflasyonu Yüzde 59,15

Yurt dışı üretici enflasyonu, kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 3,51, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 54,86, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 59,15 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 50,10 arttı.

Haber Merkezi / Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 51,39, dayanıklı tüketim malında yüzde 63,86, dayanıksız tüketim malında yüzde 64,38, enerjide yüzde 55,05, sermaye malında yüzde 66,60 artış olarak kayıtlara geçti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) Kasım 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; YD-ÜFE, kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 3,51, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 54,86, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 59,15 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 50,10 arttı.

Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 59,51, imalatta yüzde 59,14 arttı. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 51,39, dayanıklı tüketim malında yüzde 63,86, dayanıksız tüketim malında yüzde 64,38, enerjide yüzde 55,05, sermaye malında yüzde 66,60 artış olarak kayıtlara geçti.

Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 4,29, imalatta yüzde 3,50 arttı. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara malında yüzde 3,37, dayanıklı tüketim malında yüzde 4,43, dayanıksız tüketim malında yüzde 4,35, sermaye malında yüzde 4,16 arttı. Enerjide ise yüzde 1,39 azaldı.

YD-ÜFE sektörlerinden kağıt ve kağıt ürünleri yüzde 42,72, ana metaller yüzde 44,07, basım ve kayıt hizmetleri yüzde 44,24 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu. Buna karşılık tütün ürünleri yüzde 92,02, makine ve ekipmanlar b.y.s. yüzde 71,59, içecekler yüzde 70,74 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Aylık azalış gösteren tek alt sektör yüzde 1,39 ile kok ve rafine petrol ürünleri oldu. Buna karşılık içecekler yüzde 6,98, metal cevherleri yüzde 5,49, elektrikli teçhizat yüzde 4,88 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Tüketici Güven Endeksi 77,4’e Yükseldi

Tüketici Güven Endeksi, kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 2,6 oranında yükseldi. Böylece kasım ayında 75,5 olan Tüketici Güven Endeksi, aralık ayında 77,4 olarak kayıtlara geçti.

Haber Merkezi / Tüketici Güven Endeksi, kasım ayında 75,5 olarak kayıtlara geçmişti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Tüketici Güven Endeksi Kasım 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, kasım ayında 75,5 iken aralık ayında yüzde 2,6 oranında artarak 77,4 oldu.

Alt endekslerden, mevcut dönemde hanenin maddi durumu yüzde 3,4 artışla 63,4, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi yüzde 2,1 artışla 76,1, gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi yüzde 3,3 artışla 75,8’e yükselirken, gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi yüzde 2,0 artışla 94,5 seviyesine yükseldi.

Tüketici güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Tüketici güven endeksi, aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülmektedir.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Tüketici eğilimine ilişkin endekslerden, tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali endeksinin artması iyimser durumu, azalması ise kötümser durumu göstermektedir.

Benzer şekilde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşünce ve beklenti endekslerinin artması tüketici fiyatlarında düşüş düşüncesini/beklentisini, azalması ise tüketici fiyatlarında artış düşüncesini/ beklentisini göstermektedir. İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısında azalma beklendiğini, endeksin azalması ise işsiz sayısında artış beklendiğini ifade etmektedir.

Paylaşın

BAE, İzmir’deki Alsancak Limanı’ndan Hisse Almaya Yakın

Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) İzmir’deki Alsancak Limanı’ndan hisse almaya yakın olduğu bildirildi. Alsancak Limanı’nın satışı için BAE ile prensipte el sıkışıldığı ancak resmi açıklamanın henüz yapılmadığı daha önce iddia edilmişti.

Satın alınacak hissenin büyüklüğünün netleşmediği ancak kaynaklardan birinin anlaşmanın yaklaşık 500 milyon dolar değerinde olabileceğini söylediği aktarıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son olarak Dubai’de düzenlenen COP28 BM iklim zirvesi çerçevesinde BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile bir araya gelmişti.

Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) İzmir’deki Alsancak Limanı’ndan hisse almaya yakın olduğunu bildirdi.

Ajansa konuşan ancak anlaşma henüz kesinleşmediği için isimlerinin açıklanmasını istemeyen dört kaynağa dayandırılan habere göre, olası anlaşma kapsamında devlet kontrolündeki Abu Dhabi (AD) Ports Grubu 2017 yılında Türkiye Varlık Fonu’na devredilen İzmir Alsancak Limanı’nı işletmek üzere kurulacak bir kuruluşa yatırım yapacak.

Satın alınacak hissenin büyüklüğünün netleşmediği ancak kaynaklardan birinin anlaşmanın yaklaşık 500 milyon dolar değerinde olabileceğini söylediği aktarıldı.

Türkiye’nin yüksek enflasyon ve kötü ekonomik veriler nedeniyle bir süredir yabancı yatırım arayışında olduğuna dikkat çekilen haberde, Türkiye ve BAE arasında bu yıl Mayıs ayında bir serbest ticaret anlaşması imzaladığı hatırlatıldı.

BAE yetkilileri, Türkiye’de enerji ve lojistik de dahil olmak üzere büyük yatırım fırsatları olduğunu bildiriyor. Dubai’ye ait liman işletme devi DP World bu yılın başında bir Türk limanının çoğunluk hissesini satın almıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, “ekonomiyi canlandırmak” amacıyla Körfez ülkelerini ziyaret ettiği Temmuz ayında, iki ülke 50 milyar doları aşan bir dizi anlaşma üzerinde mutabık kalmıştı.

Erdoğan, son olarak Dubai’de düzenlenen COP28 BM iklim zirvesi çerçevesinde BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile bir araya gelmişti.

İzmir’in merkezinde yer alan ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) tarafından işletilen 902 bin metrekare alana sahip Alsancak Limanı’nın satışı için BAE’den Abu Dhabi (AD) Ports Grubu ile prensipte el sıkışıldığı ancak resmi açıklamanın henüz yapılmadığı daha önce iddia edilmişti.

AD Ports Grup, yaklaşık 2 bin 500 çalışanı ile BAE’de 10 liman ve terminalin sahibi ve işletmecisi. CHP İzmir İl Yönetimi bu yaz, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları ve çok sayıda partili, satıştan vazgeçilmesi için hükümete çağrıda bulunmuştu.

Paylaşın

Türkiye’nin Yurt Dışı Varlıkları 308,6 Milyar Dolara Yükseldi

Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 0,1 oranında artışla 308,6 milyar dolara yükselirken, yükümlülükleri ise yüzde 3,5 oranında azalışla 603,5 milyar dolara geriledi.

Haber Merkezi / Varlıklar alt kalemleri incelendiğinde, rezerv varlıklar 2022 yıl sonuna göre yüzde 2,0 oranında azalışla 126,2 milyar dolar, diğer yatırımlar yüzde 1,5 oranında azalışla 119,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Diğer yatırımlardan bankaların Yabancı Para ve Türk Lirası cinsinden efektif ve mevduatları yüzde 1,8 oranında artışla 45,8 milyar dolar oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri Ekim 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; 2023 Ekim sonu itibarıyla, Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 0,1 oranında artışla 308,6 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 3,5 oranında azalışla 603,5 milyar dolar oldu.

Türkiye’nin yurt dışı varlıkları ile yurt dışına olan yükümlülüklerinin farkı olarak tanımlanan net UYP, 2022 yıl sonunda eksi 317,1 milyar dolar iken 2023 Ekim sonunda -295,0 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Varlıklar alt kalemleri incelendiğinde, rezerv varlıklar kalemi 2022 yıl sonuna göre yüzde 2,0 oranında azalışla 126,2 milyar dolar, diğer yatırımlar kalemi yüzde 1,5 oranında azalışla 119,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Diğer yatırımlar alt kalemlerinden bankaların Yabancı Para ve Türk Lirası cinsinden efektif ve mevduatları yüzde 1,8 oranında artışla 45,8 milyar dolar oldu.

Yükümlülükler alt kalemleri incelendiğinde, doğrudan yatırımlar (sermaye ve diğer sermaye) piyasa değeri ile döviz kurlarındaki değişimlerin de etkisiyle 2022 yıl sonuna göre yüzde 21,3 oranında azalışla 160,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Portföy yatırımları 2022 yıl sonuna göre yüzde 0,5 oranında azalışla 92,8 milyar dolar olmuştur. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi stoku 2022 yıl sonuna göre yüzde 0,7 oranında azalışla 28,6 milyar dolar olurken, yurt dışı yerleşiklerin mülkiyetindeki DİBS stoku yüzde 12,5 oranında azalışla 1,1 milyar dolar, Hazine’nin tahvil stoku (yurt içi yerleşiklerce alınan tahvil stoku düşüldükten sonra) ise yüzde 3,9 artışla 43,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Aynı dönemde, diğer yatırımlar 2022 yıl sonuna göre yüzde 6,8 oranında artarak 349,8 milyar dolar oldu. Yurt dışı yerleşiklerin yurt içi yerleşik bankalardaki Yabancı Para mevduatı, 2022 yıl sonuna göre yüzde 1,5 oranında azalarak 41,0 milyar dolar olurken, TL mevduatı yüzde 15,7 oranında artarak 16,3 milyar dolar oldu.

Bankaların toplam kredi stoku yüzde 8,6 oranında artarak 61,1 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin toplam kredi stoku yüzde 1,5 oranında azalarak 99,7 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Paylaşın

11 Aylık Bütçe Açığı 532,4 Milyar Lira

2023 yılı Ocak – Kasım döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 5 trilyon 193 milyar lira, bütçe gelirleri ise 4 trilyon 660,5 milyar lira oldu. Başka bir ifadeyle 11 aylık bütçe açığı 532,4 milyar lira olarak gerçekleşti.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanlığı, Kasım 2023 Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri raporunu açıkladı.

Buna göre; 2023 yılı Kasım ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 671,2 milyar TL, bütçe gelirleri 746,8 milyar TL ve bütçe fazlası 75,6 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 576,6 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 170,2 milyar TL olarak gerçekleşti.

Merkezi yönetim bütçesi 2022 yılı Kasım ayında 108 milyar 305 milyon TL fazla vermiş iken 2023 yılı Kasım ayında 75 milyar 627 milyon TL fazla verdi. 2022 yılı Kasım ayında 132 milyar 708 milyon TL faiz dışı fazla verilmiş iken 2023 yılı Kasım ayında 170 milyar 235 milyon TL faiz dışı fazla verdi.

Merkezi yönetim bütçe giderleri Kasım ayı itibarıyla 671 milyar 183 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Faiz harcamaları 94 milyar 608 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 576 milyar 575 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.

2023 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 5 trilyon 589 milyar 85 milyon TL ödenekten Kasım ayında 671 milyar 183 milyon TL gider gerçekleştirilmiştir. Geçen yılın aynı ayında ise 239 milyar 429 milyon TL harcama yapıldı.

Kasım ayı bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 180,3 oranında artmıştır. Giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2022 yılında yüzde 8,5 iken 2023 yılında yüzde 12 oldu.

Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 168,1 oranında artarak 576 milyar 575 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2022 yılında yüzde 8,6 iken 2023 yılında yüzde 11,7 oldu.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri Kasım ayı itibarıyla 746 milyar 810 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Vergi gelirleri 668 milyar 493 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 66 milyar 857 milyon TL olmuştur.

2022 yılı Kasım ayında bütçe gelirleri 347 milyar 734 milyon TL iken 2023 yılının aynı ayında yüzde 114,8 oranında artarak 746 milyar 810 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin Kasım ayı gerçekleşme oranı 2022 yılında yüzde 13,6 iken 2023 yılında yüzde 15,1 oldu.

2023 yılı Kasım ayı vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 114,3 oranında artarak 668 milyar 493 milyon TL oldu. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2022 yılında yüzde 14,3 iken 2023 yılında yüzde 15,7 oldu.

2023 yılı Ocak-Kasım döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 5 trilyon 193 milyar TL, bütçe gelirleri 4 trilyon 660,5 milyar TL ve bütçe açığı 532,4 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 4 trilyon 560,7 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 99,8 milyar TL olarak gerçekleşti.

Merkezi yönetim bütçesi 2022 yılı Ocak-Kasım döneminde 20 milyar 449 milyon TL açık vermiş iken 2023 yılı Ocak-Kasım döneminde 532 milyar 436 milyon TL açık verdi. 2022 yılı Ocak-Kasım döneminde 272 milyar 209 milyon TL faiz dışı fazla verilmiş iken 2023 yılı Ocak-Kasım döneminde 99 milyar 846 milyon TL faiz dışı fazla verdi.

Merkezi yönetim bütçe giderleri Ocak-Kasım dönemi itibarıyla 5 trilyon 192 milyar 979 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 632 milyar 282 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 4 trilyon 560 milyar 697 milyon TL olarak gerçekleşti.

2023 yılı Ocak-Kasım döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 102,2 oranında artarak 5 trilyon 192 milyar 979 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 100,5 oranında artarak 4 trilyon 560 milyar 697 milyon TL olarak gerçekleşti.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri Ocak-Kasım dönemi itibarıyla 4 trilyon 660 milyar 543 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 4 trilyon 59 milyar 954 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 504 milyar 267 milyon TL oldu.

2022 yılı Ocak-Kasım döneminde bütçe gelirleri 2 trilyon 547 milyar 156 milyon TL iken 2023 yılının aynı döneminde yüzde 83 oranında artarak 4 trilyon 660 milyar 543 milyon TL olarak gerçekleşti. 2023 yılı Ocak-Kasım dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 89,6 oranında artarak 4 trilyon 59 milyar 954 milyon TL oldu.

Paylaşın

Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borcu 219,9 Milyar Dolarla Rekor Kırdı

Türkiye’nin vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç stoku, 219,9 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Söz konusu borç stokunun 16,3 milyar dolarlık kısmı, Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluştu.

Haber Merkezi / Vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç stoku, borçlu bazında değerlendirildiğinde ise, toplam borç stoku içinde kamu sektörünün yüzde 19,8, Merkez Bankası’nın yüzde 20,8,  özel sektörün ise yüzde 59,4 oranında paya sahip olduğu gözlemlendi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Ekim 2023 dönemine ilişkin kısa vadeli dış borç istatistikleri açıklandı. Buna göre, ekim sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stoku, 2022 yıl sonuna göre yüzde 14,5 oranında artışla 170,7 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 5,5 oranında artarak 65,7 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 9,5 oranında artarak 59,2 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, 2022 yıl sonuna göre yüzde 16,8 oranında artarak 12,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 7,5 oranında azalarak 20,0 milyar dolar, yurt dışı yerleşik bankaların mevduatı da yüzde 10,1 oranında artışla 18,5 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Ayrıca, yurt dışı yerleşiklerin TL cinsinden mevduatları geçen yıl sonuna göre yüzde 11,7 oranında artışla 14,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Diğer sektörler altında yer alan ithalat borçları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 9,2 oranında artarak 53,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Borçlu bazında incelendiğinde, tamamı kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu 2022 yıl sonuna göre yüzde 13,3 oranında artarak 32,7 milyar dolar olurken, özel sektörün kısa vadeli dış borcu yüzde 5,4 oranında artarak 92,2 milyar dolar oldu.

Alacaklı bazında incelendiğinde, özel alacaklılar başlığı altındaki parasal kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar yıl sonuna göre yüzde 24,9 oranında artarak 92,8 milyar dolar, parasal olmayan kuruluşlara olan borçlar yüzde 3,5 oranında artarak 76,6 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. 2022 yıl sonunda 676 milyon dolar olan kısa vadeli tahvil ihraçları, 2023 Ekim sonu itibarıyla 1000 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde resmi alacaklılara olan kısa vadeli borçlar 269 milyon dolar olarak gerçekleşti.

2023 Ekim sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonu yüzde 50,8’i dolar, yüzde 23,1’i Euro, yüzde 9,7’si TL ve yüzde 16,4’ü diğer döviz cinslerinden oluştu. 2023 Ekim sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 219,9 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Söz konusu stokun 16,3 milyar dolarlık kısmı, Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluştu. Borçlu bazında değerlendirildiğinde, toplam stok içinde kamu sektörünün yüzde 19,8, Merkez Bankası’nın yüzde 20,8,  özel sektörün ise yüzde 59,4 oranında paya sahip olduğu gözlemlendi.

Paylaşın

Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Yüzde 65,39’a Geriledi

Merkez Bankası (TCMB) kasım ayında yüzde 67,23 olan yıl sonu enflasyon beklentisini aralık ayında yüzde 65,39’a, 12 ay sonrası enflasyon beklentisini ise yüzde 43,94’den 41,23’e çekti.

Haber Merkezi / Merkez Bankası, yıl sonu dolar kuru beklentisini 30,00’ten 29,62 TL’ye indirdi. Banka, cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisini yüzde 37,71’den yüzde 42,47 bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisini ise yüzde 37,80’den yüzde 42,50 yükseltti.

Merkez Bankası kasım ayında yüzde 4,1 olan yıl sonu büyüme tahminini aralık ayında da yüzde 4,2 olarak belirledi. Banka, 2024 yılı büyüme beklentisini ise yüzde 3,3 olarak belirledi.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), 2023 yılı aralık ayı “Piyasa Katılımcıları Anketi” sonuçlarını açıkladı.

Buna göre; Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 67,23 iken, bu anket döneminde yüzde 65,39 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 43,94 iken, bu anket döneminde yüzde 41,23 olmuştur. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 25,09 ve yüzde 24,82 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 37,71 iken, bu anket döneminde yüzde 42,47 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 37,80 iken, bu anket döneminde yüzde 42,50 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 30,00 TL iken, bu anket döneminde 29,62 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 39,62 TL iken, bu anket döneminde 39,46 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 4,1 iken, bu anket döneminde yüzde 4,2 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde yüzde 3,3 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Tarım Üretici Enflasyonu Yüzde 50,47

Tarım üretici enflasyonu, kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,95 azalırken, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 43,56, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 50,47 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 77,98 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) Kasım 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Tarım-ÜFE kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,95 azalırken, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 43,56, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 50,47 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 77,98 arttı.

Sektörlerde bir önceki aya göre, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 0,72, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 1,18 ve balık ve diğer balıkçılık ürünlerinde yüzde 10,00 azaldı. Ana gruplarda bir önceki aya göre tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 0,49 azalırken, çok yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 6,79 azalış ve canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 2,92 arttı.

Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 22,78 ile tahıllar (pirinç hariç), baklagiller ve yağlı tohumlar ve yüzde 26,57 ile lifli bitkiler oldu. Buna karşılık, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 176,00 ile yağlı meyveler ve yüzde 141,58 ile üzüm oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre azalış gösteren tek alt grup ise yüzde 27,59 ile turunçgiller oldu.

Bir önceki aya göre azalışın yüksek olduğu alt gruplar yüzde 17,92 ile tropikal ve subtropikal meyveler ve yüzde 3,05 ile çeltik oldu. Bir önceki aya göre artışın yüksek olduğu alt gruplar, yüzde 11,32 ile yağlı meyveler ve yüzde 4,35 ile yumuşak çekirdekli meyveler ve sert çekirdekli meyveler oldu.

Paylaşın

Bakan Şimşek’ten Kripto Para Düzenlemesi Sinyali

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kripto varlıklara ilişkin yasa çalışmasında son aşamaya gelindiğini belirterek, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yasasında değişikliğe gidileceğini söyledi.

Bakan Mehmet Şimşek, “Kripto varlıklar ‘değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıklar’ şeklinde tanımlanıyor. Kripto varlık hizmet sağlayıcısı, kripto varlık saklama hizmeti tanımları yapılıyor. Platformların işleyişine yönelik düzenlemeler öngörülüyor” diye konuştu.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konuk olduğu Hürriyet Gazetesi’nde vergilendirmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Burada kripto varlıklara ilişkin yasa çalışmasında son aşamaya gelindiğini de belirten Şimşek, SPK yasasında değişikliğe gidileceğini söyledi.

Bakan Şimşek, “Kripto varlıklar ‘değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıklar’ şeklinde tanımlanıyor. Kripto varlık hizmet sağlayıcısı, kripto varlık saklama hizmeti tanımları yapılıyor. Platformların işleyişine yönelik düzenlemeler öngörülüyor” diye konuştu.

Temel vergi yasalarını gözden geçirdiklerini ve gerekli reformları yapacaklarını dile getiren Mehmet Şimşek, “Çalışmalarımızı vergi tabanının genişletilmesi ve dolaysız vergilerin payının artırılması, vergilendirmede basitlik sağlanması, etkin olmayan istisnaların kaldırılması, kayıt dışılıkla mücadele ve vergi uyumunun artırılması, vergi güvenliğinin artırılması, döviz kazandırıcı faaliyetlerin teşviki başlıklarında yürütüyoruz. OVP’de yer verdiğimiz gibi vergi mevzuatımızda yer alan tüm istisna ve indirimleri gözden geçiriyoruz” dedi.

Önceki ‘Vergiyi tabana yaymak’ sözlerinin yanlış anlaşıldığını söyleyen Bakan Şimşek, “Vergiyi tabana yaymak derken kast ettiğim, vergi tabanının genişletilmesi. Vergi vermeyen, kayıt dışında olanları, kayıt içine, sistem içine almak” dedi.

KDV oranları artırılırken yatlardan vergi alınmamasına yönelik eleştirilerin hatırlatılması üzerine, Bakan Şimşek yeni düzenlemeye dikkat çekti. “Eleştirileri dikkate alıyoruz” diyen Şimşek, Meclis gündemindeki torba yasa teklifinde bu konuda adımlar atıldığını belirtti. Mehmet Şimşek konu hakkında şunları söyledi:

“Özel amaçla kullanılan yat, kotra ve her türlü motorlu özel tekneler bağlama kütüğüne kayıtlı taşıtlar için, bunların ruhsatnamelerinden araçların boylarına göre tıpkı Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) gibi her yıl harç alacağız. Esasen, özel amaçla kullanılan yat, kotra ve her türlü motorlu özel tekneler beygir gücü ve yaş durumuna göre MTV’ye tabiydi. 2009’da MTV yerine ruhsat ve vize harcı alınması yönünde düzenlemeler yapıldı. 2017’de vize harcı da kaldırılarak ruhsat harcı alınmaya devam edildi. Bu defa yaptığımız düzenleme ile vize harcının her yıl alınması ve diğer harçların da tutarlarının güncellenmesi sağlanıyor.”

Paylaşın

Son 20 Yılda Emekliler İçin En Kötü Dönem: 2023

İktidar ekonomide pembe tablolar çizmeye çalışsa da, veriler yaşanan derin ekonomik krizi gözler önüne seriyor. Derin ekonomik krizden en çok etkilenenler ise sabit gelirliler, özellikle emekliler.

Resmi verilere göre son 20 yılda emekliler için en kötü dönem 2023 yılı oldu. En düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 2003 yılından bu yana hiç bu kadar düşmemişti.

2003 yılında en düşük 4a emekli maaşının asgari ücrete oranı 1,47’ydi. Yani en düşük emekli maaşı asgari ücretin 1,5 katıydı. 2023 yılının ikinci yarısında ise bu oran 0,66’ye geriledi. Yani, en düşük emekli maaşı asgari ücretin üçte ikisi yapıyor.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK-AR) verilerine göre de Aralık 2002’de ortalama emekli sandığı aylığı asgari ücretin 2,7 katı iken Temmuz 2023’te bu oran 0,9’a geriledi.

Euronews Türkçe, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerinden yola çıkarak 2001-2023 yılları arasında en düşük 4a emekli maaşı ile net asgari ücreti karşılaştırdı.

Buna göre AK Parti’nin iktidar yıllarının başında 2003 yılında net aylık asgari ücret 226 lira idi. 4a en düşük emekli maaşı ise 332 liraydı. En düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 1,47’ydi. Bu da son 20 yıldaki en yüksek oran olarak kayıtlara geçti.

2016 yılına kadar en düşük emekli maaşı hep asgari ücretten fazla oldu. Ancak bu oran kademeli olarak düştü.

2016 yılında ise işin seyri değişti. 4a en düşük emekli maaşı net asgari ücretten daha düşük hale geldi. Asgari ücret bin 301 lira olurken emekli maaşı bin 265 lira oldu. Böylece en düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 1’in altına düşerek 0,97 oldu.

Sonraki yıllarda da bu durum benzer eğilimde sürdü. Asgari ücret, en düşük emekli maaşından yüksek seyretti. Ancak durum emekliler lehine bozulmaya devam etti.

2022’in ilk yarısında bu oran 0,74’e kadar düştü. 2023 başında 0,69’u gören en düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 2023 ikinci yarısında ise 0,66’ye kadar geriledi. Yani, 4a en düşük emekli maaşı alan bir kişi asgari ücretin üçte ikisi maaş alıyor.

DİSK-AR’ın raporu da son 20 senede maaşların emekliler aleyhine nasıl değiştiğini gösteriyor. Aralık 2002-Temmuz 2023 arasında ortalama emekli sandığı aylığı asgari ücretin 2,7 katı iken 0,89 katına geriledi.

Aynı dönemde en düşük SSK emekli aylığının asgari ücrete oranı da 1,39 kattan 0,66 kata geriledi. En düşük Bağ-Kur esnaf emekli aylığının asgari ücrete oranı da 0,81 kattan 0,66 kara geriledi. Ortalama memur maaşı ise 3,14 kattan 1,97 kata düştü.

Aralık 2002-Temmuz 2023 arasında net asgari ücret nominal olarak 62 kat artış gösterdi. En düşük memur maaşı da 52 kat yükseldi. Ortalama memur emekli aylığı ise aynı dönemde sadece 20 kat arttı.

DİSK-AR’ın aynı raporu asgari ücretin nasıl giderek ortalama ücret (ortalama maaş) haline geldiğini de gösteriyor.

Bu ne demek? Asgari ücrete yakın kazanan işçi oranının giderek yükselmesi demek. Bu olurken asgari ücretten daha yüksek kazananların oranlarının düşmesi anlamına geliyor.

Türkiye’de 10 işçiden 6’sı asgari ücretin yüzde 20 fazlasının altında çalışıyor. Bu oran 20 sene önce 10 kişide 4’tü.

Paylaşın