Kur Korumalı Mevduatlarda Erime Devam Ediyor

15 Aralık haftasında Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 18,7 milyar liralık düşüş gösterdi. Böylelikle toplam kur korumalı mevduat büyüklüğü 2,68 trilyon lira olarak kaydedildi.

Haber Merkezi / Öte yandan 15 Aralık haftasında Merkez Bankası’nın brüt rezervleri 142,5 milyar dolar düzeyinde kaydedildi. Bankanın net rezervleri ise 37,2 milyar dolar düzeyine geriledi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre kur korumalı mevduatlar 15 Aralık haftasında 18,7 milyar liralık düşüş gösterdi. Böylelikle toplam kur korumalı mevduat büyüklüğü 2,68 trilyon lira olarak kaydedildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) son karar metninde Türk lirası mevduat payının artırılmasına yönelik düzenlemelerin fonlama komposizyonundaki düzeltmeye katkı sağlanacağı belirtildi.

Merkez Bankası’nın başka bir açıklamada ise Türk Lirası mevduatın önceliklendirilmesine ilişkin politikalar kapsamında Türk lirası mevduatı destekleyici adımlar atılmaya devam edileceği ifade edildi.

Merkez Bankası’nın (TCMB) verilerine göre, 15 Aralık haftasında brüt rezervler 142,5 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta brüt rezervler 141,4 milyar dolar düzeyindeydi.

Net rezervlerde ise sınırlı bir geri çekilme yaşandı. Buna göre net rezervler 38,2 milyar dolardan 37,2 milyar dolar düzeyine geriledi.

Swap hariç net rezervlerdeki toparlanma hız kazandı. 15 Aralık haftasında swap hariç net rezervler eksi 39,2 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta swap hariç net rezerv eksi 42,1 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

Bunun yanında haftalık olarak portföy akışları da devam etti. 15 Aralık haftasında yabancının net tahvil alımı 181 milyon dolar oldu. Hissede net alım ise 396 milyon dolar olarak kaydedildi.

Paylaşın

Tarımsal Girdi Enflasyonu Yüzde 40,11

Tarımsal girdi enflasyonu, ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2,06, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 35,87, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 40,11 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 51,53 arttı.

Haber Merkezi / Yıllık tarımsal girdi enflasyonu göre 4 alt grup daha düşük, 7 alt grup daha yüksek değişim gösterdi. Aylık tarımsal girdi enflasyonu göre 3 alt grup daha düşük, 8 alt grup daha yüksek değişim gösterdi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) Ekim 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; tarımsal girdi enflasyonu, ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2,06, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 35,87, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 40,11 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 51,53 arttı.

Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 1,95, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 2,74 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre göre tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 35,28, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 77,01 artış gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu alt gruplar yüzde 10,24 ile gübre ve toprak geliştiriciler ve yüzde 25,41 ile tarımsal ilaçlar oldu. Yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 123,88 ile veteriner harcamaları ve yüzde 95,88 ile diğer mal ve hizmetler oldu.

Bir önceki aya göre artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 0,92 ile hayvan yemi ve yüzde 1,70 ile tarımsal ilaçlar oldu. Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 9,69 ile veteriner harcamaları ve yüzde 4,38 ile diğer mal ve hizmetler oldu. Bir önceki aya göre azalış gösteren tek alt grup, yüzde 0,74 ile gübre ve toprak geliştiriciler oldu.

Paylaşın

Reuters: Yerel Seçimler Ekonomi Yönetiminin Kararlılığını Test Edecek

Birleşik Krallık merkezli uluslararası haber ajansı Reuters, Türkiye’de ise yeni ekonomi yönetiminin iyileştirme planlarını sürdürmesi halinde son 10 yıldır ilk kez not artışı yaşanabileceğini kaydetti.

Moody’s’ten uzman Marie Diron, Mart’ta Türkiye’de yapılacak yerel seçimin ekonomi yönetiminin yüzde 40’ın üzerindeki faiz oranlarına bağlı kalma konusundaki kararlılığını test edeceğini, yetkililerin rotayı koruması ve yabancı yatırımcıların ülkeye geri dönmeye başlamasının “olumlu bir ivmeye işaret edeceğini” söyledi.

Reuters, ülkelere yatırım yapılırken önemli kriterlerden biri olarak görülen kredi derecelendirme notlarıyla ilgili 2024 tahminlerini yayınladı.

Ajans, dünya kredi derecelendirme piyasasının yüzde 95’ini kontrol eden üç kurum; Moody’s, Standard & Poor’s (S&P) ve Fitch uzmanlarıyla görüştü.

Buna göre, 2024’te Türkiye’nin kredi notunun son 10 yılda ilk kez artması, İsrail’in ise ilk kez düşmesi bekleniyor.

Reuters ayrıca, Moody’s kredi derecelendirme kuruluşunun 2024 için dünyanın en büyük iki ekonomisi ABD ve Çin’in görünümlerini negatif olarak değerlendirdiğine dikkat çekti.

Moody’s’ten uzman Marie Diron, kuruluşun 2024’te Washington’un “borç ödeyememe” tehdidiyle nasıl baş edeceğini ve Çin’in ise emlak ve yerel yönetim borçlarının azalıp azaltamayacağını yakından takip edeceğini bildirdi.

Moody’s’in yanı sıra, Ağustos ayında ABD’nin kredi notunu düşüren Fitch ve Standard & Poor’s da Kasım 2024’te yapılacak başkanlık seçimi nedeniyle ABD’yi yakından takip edeceği kaydedildi.

Fitch’ten Ed Parker, “ABD’nin notunu düşürürken işaret ettiğimiz faktörlerin çoğu geçerliliğini koruyor” dedi ve yüksek faiz oranları, savunma harcamaları ve yaşlanan nüfusun ABD’nin borç seviyelerini yükseltmeye devam edeceğini belirtti.

Reuters, Türkiye’de ise yeni ekonomi yönetiminin iyileştirme planlarını sürdürmesi halinde son 10 yıldır ilk kez not artışı yaşanabileceğini kaydetti.

Marie Diron, Mart’ta Türkiye’de yapılacak yerel seçimin ekonomi yönetiminin yüzde 40’ın üzerindeki faiz oranlarına bağlı kalma konusundaki kararlılığını test edeceğini, yetkililerin rotayı koruması ve yabancı yatırımcıların ülkeye geri dönmeye başlamasının “olumlu bir ivmeye işaret edeceğini” söyledi.

S&P, 30 Kasım 2023’te Türkiye’nin kredi notunu “B” olarak teyit etmiş, kredi notu görünümünü ise “durağan”dan “pozitif”e çevirmişti.

Fitch Ratings de 9 Eylül 2023’te Türkiye’nin kredi notunu “B” olarak teyit ederken, not görünümünü 2 yıl sonra “negatif”ten “durağan”a çıkardığını açıklamıştı.

Moody’s’in de 15 Aralık’ta Türkiye’nin kredi notunda ve not görünümünde iyileştirme yapabileceği yönünde beklenti vardı ancak bu gerçekleşmedi. Moody’s, Türkiye’nin kredi notuna ilişkin değerlendirme yapmadığını bildirdi.

Moody’s, halihazırda Türkiye’nin kredi notunu “B3” ve not görünümünü “durağan” olarak değerlendiriyor. Kurum, 12 Ağustos 2022’den bu yana Türkiye’nin notunu güncellemedi.

“Savaş İsrail’de not indirimine neden olabilir”

Diğer yandan İsrail’in devam eden Hamas savaşı nedeniyle 2024’te ilk not indiriminin yaşanabileceği belirtildi.

S&P’nin İsrail ile ilgili not görünümü negatif iken, Fitch ve Moody’s not indirimi uyarısı yaptı.

Fitch’ten Parker, Yemen’deki İran yanlısı Husi isyancıların Kızıldeniz’de İsrail’e giden gemilere saldırmaya başlamasıyla birlikte, “savaşın ne kadar süreceği ya da sonrasında ne olacağı konusunda büyük bir belirsizlik olduğunu” söyledi.

Kredi derecelendirme piyasasının en büyük üç oyuncusu Moody’s, S&P ve Fitch’in, ekonomik görünümü değerlendirerek ülkelere verdikleri notlar, yatırım dünyasına yön veriyor.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Kredi Kartı Borçlu Sayısı 36 Milyonu Aştı

Tüketici kredisi borcu bulunan vatandaş sayısı son bir yılda 1 milyon 804 bin kişi artarak Ekim 2023 sonu itibariyle 39 milyon 337 bin kişiye çıktı. Aynı dönemde sayıları 2 milyon 789 bin artan kredi kartı borçlularının sayısı ise 36 milyon 68 bin kişiyi buldu.

Yılbaşından bu yana ise tüketici kredileri yüzde 36,2 oranında artarak 1 trilyon 526 milyar liraya, kredi kartı borç bakiyesi ise yüzde 139,6 oranında artarak 1 trilyon 93 milyar liraya yükseldi.

Yurttaşların bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borcu artamaya devam ediyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bankaların bireysel kredi ve kredi kartları nedeniyle vatandaşlardan olan alacaklarının bakiyesi 1-8 Aralık haftasında 442 milyon lira daha artarak 2 trilyon 613 milyar lira oldu.

Yılbaşından bu yana ise tüketici kredileri yüzde 36,2 oranında artarak 1 trilyon 526 milyar liraya, kredi kartı borç bakiyesi ise yüzde 139,6 oranında artarak 1 trilyon 93 milyar liraya yükseldi” dedi.

Bankaların icra takibine alınan alacakları ise söz konusu haftada 655 milyon lira artarak 44,4 milyar liraya yükseldi. Yılbaşından bu yana ise 14,1 milyar liralık artış yaşandı.

Sol Haber’in aktardığına göre Ömer Fethi Gürer şunları söyledi: Vatandaşların faizleri ve icra masrafları hariç 84 milyar liraya yakın icralık kredi borcu bulunuyor. İcra dairelerinde dosya sayısı da 22 milyona dayandı. Risk merkezinin verilerine göre bankalara ve finansman kuruluşlarına tüketici kredisi borcu bulunan vatandaş sayısı son bir yılda 1 milyon 804 bin kişi artarak

Ekim 2023 sonu itibariyle 39 milyon 337 bin kişiye çıktı. Aynı dönemde sayıları 2 milyon 789 bin artan kredi kartı borçlularının sayısı ise 36 milyon 68 bin kişiyi buldu.

Paylaşın

Yurt Dışı Üretici Enflasyonu Yüzde 59,15

Yurt dışı üretici enflasyonu, kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 3,51, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 54,86, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 59,15 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 50,10 arttı.

Haber Merkezi / Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 51,39, dayanıklı tüketim malında yüzde 63,86, dayanıksız tüketim malında yüzde 64,38, enerjide yüzde 55,05, sermaye malında yüzde 66,60 artış olarak kayıtlara geçti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) Kasım 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; YD-ÜFE, kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 3,51, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 54,86, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 59,15 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 50,10 arttı.

Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 59,51, imalatta yüzde 59,14 arttı. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 51,39, dayanıklı tüketim malında yüzde 63,86, dayanıksız tüketim malında yüzde 64,38, enerjide yüzde 55,05, sermaye malında yüzde 66,60 artış olarak kayıtlara geçti.

Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 4,29, imalatta yüzde 3,50 arttı. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara malında yüzde 3,37, dayanıklı tüketim malında yüzde 4,43, dayanıksız tüketim malında yüzde 4,35, sermaye malında yüzde 4,16 arttı. Enerjide ise yüzde 1,39 azaldı.

YD-ÜFE sektörlerinden kağıt ve kağıt ürünleri yüzde 42,72, ana metaller yüzde 44,07, basım ve kayıt hizmetleri yüzde 44,24 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu. Buna karşılık tütün ürünleri yüzde 92,02, makine ve ekipmanlar b.y.s. yüzde 71,59, içecekler yüzde 70,74 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Aylık azalış gösteren tek alt sektör yüzde 1,39 ile kok ve rafine petrol ürünleri oldu. Buna karşılık içecekler yüzde 6,98, metal cevherleri yüzde 5,49, elektrikli teçhizat yüzde 4,88 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Tüketici Güven Endeksi 77,4’e Yükseldi

Tüketici Güven Endeksi, kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 2,6 oranında yükseldi. Böylece kasım ayında 75,5 olan Tüketici Güven Endeksi, aralık ayında 77,4 olarak kayıtlara geçti.

Haber Merkezi / Tüketici Güven Endeksi, kasım ayında 75,5 olarak kayıtlara geçmişti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Tüketici Güven Endeksi Kasım 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, kasım ayında 75,5 iken aralık ayında yüzde 2,6 oranında artarak 77,4 oldu.

Alt endekslerden, mevcut dönemde hanenin maddi durumu yüzde 3,4 artışla 63,4, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi yüzde 2,1 artışla 76,1, gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi yüzde 3,3 artışla 75,8’e yükselirken, gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi yüzde 2,0 artışla 94,5 seviyesine yükseldi.

Tüketici güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Tüketici güven endeksi, aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülmektedir.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Tüketici eğilimine ilişkin endekslerden, tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali endeksinin artması iyimser durumu, azalması ise kötümser durumu göstermektedir.

Benzer şekilde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşünce ve beklenti endekslerinin artması tüketici fiyatlarında düşüş düşüncesini/beklentisini, azalması ise tüketici fiyatlarında artış düşüncesini/ beklentisini göstermektedir. İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısında azalma beklendiğini, endeksin azalması ise işsiz sayısında artış beklendiğini ifade etmektedir.

Paylaşın

BAE, İzmir’deki Alsancak Limanı’ndan Hisse Almaya Yakın

Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) İzmir’deki Alsancak Limanı’ndan hisse almaya yakın olduğu bildirildi. Alsancak Limanı’nın satışı için BAE ile prensipte el sıkışıldığı ancak resmi açıklamanın henüz yapılmadığı daha önce iddia edilmişti.

Satın alınacak hissenin büyüklüğünün netleşmediği ancak kaynaklardan birinin anlaşmanın yaklaşık 500 milyon dolar değerinde olabileceğini söylediği aktarıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son olarak Dubai’de düzenlenen COP28 BM iklim zirvesi çerçevesinde BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile bir araya gelmişti.

Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) İzmir’deki Alsancak Limanı’ndan hisse almaya yakın olduğunu bildirdi.

Ajansa konuşan ancak anlaşma henüz kesinleşmediği için isimlerinin açıklanmasını istemeyen dört kaynağa dayandırılan habere göre, olası anlaşma kapsamında devlet kontrolündeki Abu Dhabi (AD) Ports Grubu 2017 yılında Türkiye Varlık Fonu’na devredilen İzmir Alsancak Limanı’nı işletmek üzere kurulacak bir kuruluşa yatırım yapacak.

Satın alınacak hissenin büyüklüğünün netleşmediği ancak kaynaklardan birinin anlaşmanın yaklaşık 500 milyon dolar değerinde olabileceğini söylediği aktarıldı.

Türkiye’nin yüksek enflasyon ve kötü ekonomik veriler nedeniyle bir süredir yabancı yatırım arayışında olduğuna dikkat çekilen haberde, Türkiye ve BAE arasında bu yıl Mayıs ayında bir serbest ticaret anlaşması imzaladığı hatırlatıldı.

BAE yetkilileri, Türkiye’de enerji ve lojistik de dahil olmak üzere büyük yatırım fırsatları olduğunu bildiriyor. Dubai’ye ait liman işletme devi DP World bu yılın başında bir Türk limanının çoğunluk hissesini satın almıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, “ekonomiyi canlandırmak” amacıyla Körfez ülkelerini ziyaret ettiği Temmuz ayında, iki ülke 50 milyar doları aşan bir dizi anlaşma üzerinde mutabık kalmıştı.

Erdoğan, son olarak Dubai’de düzenlenen COP28 BM iklim zirvesi çerçevesinde BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile bir araya gelmişti.

İzmir’in merkezinde yer alan ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) tarafından işletilen 902 bin metrekare alana sahip Alsancak Limanı’nın satışı için BAE’den Abu Dhabi (AD) Ports Grubu ile prensipte el sıkışıldığı ancak resmi açıklamanın henüz yapılmadığı daha önce iddia edilmişti.

AD Ports Grup, yaklaşık 2 bin 500 çalışanı ile BAE’de 10 liman ve terminalin sahibi ve işletmecisi. CHP İzmir İl Yönetimi bu yaz, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları ve çok sayıda partili, satıştan vazgeçilmesi için hükümete çağrıda bulunmuştu.

Paylaşın

Türkiye’nin Yurt Dışı Varlıkları 308,6 Milyar Dolara Yükseldi

Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 0,1 oranında artışla 308,6 milyar dolara yükselirken, yükümlülükleri ise yüzde 3,5 oranında azalışla 603,5 milyar dolara geriledi.

Haber Merkezi / Varlıklar alt kalemleri incelendiğinde, rezerv varlıklar 2022 yıl sonuna göre yüzde 2,0 oranında azalışla 126,2 milyar dolar, diğer yatırımlar yüzde 1,5 oranında azalışla 119,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Diğer yatırımlardan bankaların Yabancı Para ve Türk Lirası cinsinden efektif ve mevduatları yüzde 1,8 oranında artışla 45,8 milyar dolar oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri Ekim 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; 2023 Ekim sonu itibarıyla, Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 0,1 oranında artışla 308,6 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 3,5 oranında azalışla 603,5 milyar dolar oldu.

Türkiye’nin yurt dışı varlıkları ile yurt dışına olan yükümlülüklerinin farkı olarak tanımlanan net UYP, 2022 yıl sonunda eksi 317,1 milyar dolar iken 2023 Ekim sonunda -295,0 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Varlıklar alt kalemleri incelendiğinde, rezerv varlıklar kalemi 2022 yıl sonuna göre yüzde 2,0 oranında azalışla 126,2 milyar dolar, diğer yatırımlar kalemi yüzde 1,5 oranında azalışla 119,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Diğer yatırımlar alt kalemlerinden bankaların Yabancı Para ve Türk Lirası cinsinden efektif ve mevduatları yüzde 1,8 oranında artışla 45,8 milyar dolar oldu.

Yükümlülükler alt kalemleri incelendiğinde, doğrudan yatırımlar (sermaye ve diğer sermaye) piyasa değeri ile döviz kurlarındaki değişimlerin de etkisiyle 2022 yıl sonuna göre yüzde 21,3 oranında azalışla 160,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Portföy yatırımları 2022 yıl sonuna göre yüzde 0,5 oranında azalışla 92,8 milyar dolar olmuştur. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi stoku 2022 yıl sonuna göre yüzde 0,7 oranında azalışla 28,6 milyar dolar olurken, yurt dışı yerleşiklerin mülkiyetindeki DİBS stoku yüzde 12,5 oranında azalışla 1,1 milyar dolar, Hazine’nin tahvil stoku (yurt içi yerleşiklerce alınan tahvil stoku düşüldükten sonra) ise yüzde 3,9 artışla 43,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Aynı dönemde, diğer yatırımlar 2022 yıl sonuna göre yüzde 6,8 oranında artarak 349,8 milyar dolar oldu. Yurt dışı yerleşiklerin yurt içi yerleşik bankalardaki Yabancı Para mevduatı, 2022 yıl sonuna göre yüzde 1,5 oranında azalarak 41,0 milyar dolar olurken, TL mevduatı yüzde 15,7 oranında artarak 16,3 milyar dolar oldu.

Bankaların toplam kredi stoku yüzde 8,6 oranında artarak 61,1 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin toplam kredi stoku yüzde 1,5 oranında azalarak 99,7 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Paylaşın

11 Aylık Bütçe Açığı 532,4 Milyar Lira

2023 yılı Ocak – Kasım döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 5 trilyon 193 milyar lira, bütçe gelirleri ise 4 trilyon 660,5 milyar lira oldu. Başka bir ifadeyle 11 aylık bütçe açığı 532,4 milyar lira olarak gerçekleşti.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanlığı, Kasım 2023 Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri raporunu açıkladı.

Buna göre; 2023 yılı Kasım ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 671,2 milyar TL, bütçe gelirleri 746,8 milyar TL ve bütçe fazlası 75,6 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 576,6 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 170,2 milyar TL olarak gerçekleşti.

Merkezi yönetim bütçesi 2022 yılı Kasım ayında 108 milyar 305 milyon TL fazla vermiş iken 2023 yılı Kasım ayında 75 milyar 627 milyon TL fazla verdi. 2022 yılı Kasım ayında 132 milyar 708 milyon TL faiz dışı fazla verilmiş iken 2023 yılı Kasım ayında 170 milyar 235 milyon TL faiz dışı fazla verdi.

Merkezi yönetim bütçe giderleri Kasım ayı itibarıyla 671 milyar 183 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Faiz harcamaları 94 milyar 608 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 576 milyar 575 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.

2023 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 5 trilyon 589 milyar 85 milyon TL ödenekten Kasım ayında 671 milyar 183 milyon TL gider gerçekleştirilmiştir. Geçen yılın aynı ayında ise 239 milyar 429 milyon TL harcama yapıldı.

Kasım ayı bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 180,3 oranında artmıştır. Giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2022 yılında yüzde 8,5 iken 2023 yılında yüzde 12 oldu.

Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 168,1 oranında artarak 576 milyar 575 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2022 yılında yüzde 8,6 iken 2023 yılında yüzde 11,7 oldu.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri Kasım ayı itibarıyla 746 milyar 810 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Vergi gelirleri 668 milyar 493 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 66 milyar 857 milyon TL olmuştur.

2022 yılı Kasım ayında bütçe gelirleri 347 milyar 734 milyon TL iken 2023 yılının aynı ayında yüzde 114,8 oranında artarak 746 milyar 810 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin Kasım ayı gerçekleşme oranı 2022 yılında yüzde 13,6 iken 2023 yılında yüzde 15,1 oldu.

2023 yılı Kasım ayı vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 114,3 oranında artarak 668 milyar 493 milyon TL oldu. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2022 yılında yüzde 14,3 iken 2023 yılında yüzde 15,7 oldu.

2023 yılı Ocak-Kasım döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 5 trilyon 193 milyar TL, bütçe gelirleri 4 trilyon 660,5 milyar TL ve bütçe açığı 532,4 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 4 trilyon 560,7 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 99,8 milyar TL olarak gerçekleşti.

Merkezi yönetim bütçesi 2022 yılı Ocak-Kasım döneminde 20 milyar 449 milyon TL açık vermiş iken 2023 yılı Ocak-Kasım döneminde 532 milyar 436 milyon TL açık verdi. 2022 yılı Ocak-Kasım döneminde 272 milyar 209 milyon TL faiz dışı fazla verilmiş iken 2023 yılı Ocak-Kasım döneminde 99 milyar 846 milyon TL faiz dışı fazla verdi.

Merkezi yönetim bütçe giderleri Ocak-Kasım dönemi itibarıyla 5 trilyon 192 milyar 979 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 632 milyar 282 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 4 trilyon 560 milyar 697 milyon TL olarak gerçekleşti.

2023 yılı Ocak-Kasım döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 102,2 oranında artarak 5 trilyon 192 milyar 979 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 100,5 oranında artarak 4 trilyon 560 milyar 697 milyon TL olarak gerçekleşti.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri Ocak-Kasım dönemi itibarıyla 4 trilyon 660 milyar 543 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 4 trilyon 59 milyar 954 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 504 milyar 267 milyon TL oldu.

2022 yılı Ocak-Kasım döneminde bütçe gelirleri 2 trilyon 547 milyar 156 milyon TL iken 2023 yılının aynı döneminde yüzde 83 oranında artarak 4 trilyon 660 milyar 543 milyon TL olarak gerçekleşti. 2023 yılı Ocak-Kasım dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 89,6 oranında artarak 4 trilyon 59 milyar 954 milyon TL oldu.

Paylaşın

Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borcu 219,9 Milyar Dolarla Rekor Kırdı

Türkiye’nin vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç stoku, 219,9 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Söz konusu borç stokunun 16,3 milyar dolarlık kısmı, Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluştu.

Haber Merkezi / Vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç stoku, borçlu bazında değerlendirildiğinde ise, toplam borç stoku içinde kamu sektörünün yüzde 19,8, Merkez Bankası’nın yüzde 20,8,  özel sektörün ise yüzde 59,4 oranında paya sahip olduğu gözlemlendi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Ekim 2023 dönemine ilişkin kısa vadeli dış borç istatistikleri açıklandı. Buna göre, ekim sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stoku, 2022 yıl sonuna göre yüzde 14,5 oranında artışla 170,7 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 5,5 oranında artarak 65,7 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 9,5 oranında artarak 59,2 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, 2022 yıl sonuna göre yüzde 16,8 oranında artarak 12,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 7,5 oranında azalarak 20,0 milyar dolar, yurt dışı yerleşik bankaların mevduatı da yüzde 10,1 oranında artışla 18,5 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Ayrıca, yurt dışı yerleşiklerin TL cinsinden mevduatları geçen yıl sonuna göre yüzde 11,7 oranında artışla 14,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Diğer sektörler altında yer alan ithalat borçları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 9,2 oranında artarak 53,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Borçlu bazında incelendiğinde, tamamı kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu 2022 yıl sonuna göre yüzde 13,3 oranında artarak 32,7 milyar dolar olurken, özel sektörün kısa vadeli dış borcu yüzde 5,4 oranında artarak 92,2 milyar dolar oldu.

Alacaklı bazında incelendiğinde, özel alacaklılar başlığı altındaki parasal kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar yıl sonuna göre yüzde 24,9 oranında artarak 92,8 milyar dolar, parasal olmayan kuruluşlara olan borçlar yüzde 3,5 oranında artarak 76,6 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. 2022 yıl sonunda 676 milyon dolar olan kısa vadeli tahvil ihraçları, 2023 Ekim sonu itibarıyla 1000 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde resmi alacaklılara olan kısa vadeli borçlar 269 milyon dolar olarak gerçekleşti.

2023 Ekim sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonu yüzde 50,8’i dolar, yüzde 23,1’i Euro, yüzde 9,7’si TL ve yüzde 16,4’ü diğer döviz cinslerinden oluştu. 2023 Ekim sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 219,9 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Söz konusu stokun 16,3 milyar dolarlık kısmı, Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluştu. Borçlu bazında değerlendirildiğinde, toplam stok içinde kamu sektörünün yüzde 19,8, Merkez Bankası’nın yüzde 20,8,  özel sektörün ise yüzde 59,4 oranında paya sahip olduğu gözlemlendi.

Paylaşın