Türkiye’nin Yurt Dışı Varlıkları 308,6 Milyar Dolara Yükseldi

Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 0,1 oranında artışla 308,6 milyar dolara yükselirken, yükümlülükleri ise yüzde 3,5 oranında azalışla 603,5 milyar dolara geriledi.

Haber Merkezi / Varlıklar alt kalemleri incelendiğinde, rezerv varlıklar 2022 yıl sonuna göre yüzde 2,0 oranında azalışla 126,2 milyar dolar, diğer yatırımlar yüzde 1,5 oranında azalışla 119,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Diğer yatırımlardan bankaların Yabancı Para ve Türk Lirası cinsinden efektif ve mevduatları yüzde 1,8 oranında artışla 45,8 milyar dolar oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri Ekim 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; 2023 Ekim sonu itibarıyla, Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 0,1 oranında artışla 308,6 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 3,5 oranında azalışla 603,5 milyar dolar oldu.

Türkiye’nin yurt dışı varlıkları ile yurt dışına olan yükümlülüklerinin farkı olarak tanımlanan net UYP, 2022 yıl sonunda eksi 317,1 milyar dolar iken 2023 Ekim sonunda -295,0 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Varlıklar alt kalemleri incelendiğinde, rezerv varlıklar kalemi 2022 yıl sonuna göre yüzde 2,0 oranında azalışla 126,2 milyar dolar, diğer yatırımlar kalemi yüzde 1,5 oranında azalışla 119,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Diğer yatırımlar alt kalemlerinden bankaların Yabancı Para ve Türk Lirası cinsinden efektif ve mevduatları yüzde 1,8 oranında artışla 45,8 milyar dolar oldu.

Yükümlülükler alt kalemleri incelendiğinde, doğrudan yatırımlar (sermaye ve diğer sermaye) piyasa değeri ile döviz kurlarındaki değişimlerin de etkisiyle 2022 yıl sonuna göre yüzde 21,3 oranında azalışla 160,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Portföy yatırımları 2022 yıl sonuna göre yüzde 0,5 oranında azalışla 92,8 milyar dolar olmuştur. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi stoku 2022 yıl sonuna göre yüzde 0,7 oranında azalışla 28,6 milyar dolar olurken, yurt dışı yerleşiklerin mülkiyetindeki DİBS stoku yüzde 12,5 oranında azalışla 1,1 milyar dolar, Hazine’nin tahvil stoku (yurt içi yerleşiklerce alınan tahvil stoku düşüldükten sonra) ise yüzde 3,9 artışla 43,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Aynı dönemde, diğer yatırımlar 2022 yıl sonuna göre yüzde 6,8 oranında artarak 349,8 milyar dolar oldu. Yurt dışı yerleşiklerin yurt içi yerleşik bankalardaki Yabancı Para mevduatı, 2022 yıl sonuna göre yüzde 1,5 oranında azalarak 41,0 milyar dolar olurken, TL mevduatı yüzde 15,7 oranında artarak 16,3 milyar dolar oldu.

Bankaların toplam kredi stoku yüzde 8,6 oranında artarak 61,1 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin toplam kredi stoku yüzde 1,5 oranında azalarak 99,7 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Paylaşın

11 Aylık Bütçe Açığı 532,4 Milyar Lira

2023 yılı Ocak – Kasım döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 5 trilyon 193 milyar lira, bütçe gelirleri ise 4 trilyon 660,5 milyar lira oldu. Başka bir ifadeyle 11 aylık bütçe açığı 532,4 milyar lira olarak gerçekleşti.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanlığı, Kasım 2023 Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri raporunu açıkladı.

Buna göre; 2023 yılı Kasım ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 671,2 milyar TL, bütçe gelirleri 746,8 milyar TL ve bütçe fazlası 75,6 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 576,6 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 170,2 milyar TL olarak gerçekleşti.

Merkezi yönetim bütçesi 2022 yılı Kasım ayında 108 milyar 305 milyon TL fazla vermiş iken 2023 yılı Kasım ayında 75 milyar 627 milyon TL fazla verdi. 2022 yılı Kasım ayında 132 milyar 708 milyon TL faiz dışı fazla verilmiş iken 2023 yılı Kasım ayında 170 milyar 235 milyon TL faiz dışı fazla verdi.

Merkezi yönetim bütçe giderleri Kasım ayı itibarıyla 671 milyar 183 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Faiz harcamaları 94 milyar 608 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 576 milyar 575 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.

2023 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 5 trilyon 589 milyar 85 milyon TL ödenekten Kasım ayında 671 milyar 183 milyon TL gider gerçekleştirilmiştir. Geçen yılın aynı ayında ise 239 milyar 429 milyon TL harcama yapıldı.

Kasım ayı bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 180,3 oranında artmıştır. Giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2022 yılında yüzde 8,5 iken 2023 yılında yüzde 12 oldu.

Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 168,1 oranında artarak 576 milyar 575 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2022 yılında yüzde 8,6 iken 2023 yılında yüzde 11,7 oldu.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri Kasım ayı itibarıyla 746 milyar 810 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Vergi gelirleri 668 milyar 493 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 66 milyar 857 milyon TL olmuştur.

2022 yılı Kasım ayında bütçe gelirleri 347 milyar 734 milyon TL iken 2023 yılının aynı ayında yüzde 114,8 oranında artarak 746 milyar 810 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin Kasım ayı gerçekleşme oranı 2022 yılında yüzde 13,6 iken 2023 yılında yüzde 15,1 oldu.

2023 yılı Kasım ayı vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 114,3 oranında artarak 668 milyar 493 milyon TL oldu. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2022 yılında yüzde 14,3 iken 2023 yılında yüzde 15,7 oldu.

2023 yılı Ocak-Kasım döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 5 trilyon 193 milyar TL, bütçe gelirleri 4 trilyon 660,5 milyar TL ve bütçe açığı 532,4 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 4 trilyon 560,7 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 99,8 milyar TL olarak gerçekleşti.

Merkezi yönetim bütçesi 2022 yılı Ocak-Kasım döneminde 20 milyar 449 milyon TL açık vermiş iken 2023 yılı Ocak-Kasım döneminde 532 milyar 436 milyon TL açık verdi. 2022 yılı Ocak-Kasım döneminde 272 milyar 209 milyon TL faiz dışı fazla verilmiş iken 2023 yılı Ocak-Kasım döneminde 99 milyar 846 milyon TL faiz dışı fazla verdi.

Merkezi yönetim bütçe giderleri Ocak-Kasım dönemi itibarıyla 5 trilyon 192 milyar 979 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 632 milyar 282 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 4 trilyon 560 milyar 697 milyon TL olarak gerçekleşti.

2023 yılı Ocak-Kasım döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 102,2 oranında artarak 5 trilyon 192 milyar 979 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 100,5 oranında artarak 4 trilyon 560 milyar 697 milyon TL olarak gerçekleşti.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri Ocak-Kasım dönemi itibarıyla 4 trilyon 660 milyar 543 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 4 trilyon 59 milyar 954 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 504 milyar 267 milyon TL oldu.

2022 yılı Ocak-Kasım döneminde bütçe gelirleri 2 trilyon 547 milyar 156 milyon TL iken 2023 yılının aynı döneminde yüzde 83 oranında artarak 4 trilyon 660 milyar 543 milyon TL olarak gerçekleşti. 2023 yılı Ocak-Kasım dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 89,6 oranında artarak 4 trilyon 59 milyar 954 milyon TL oldu.

Paylaşın

Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borcu 219,9 Milyar Dolarla Rekor Kırdı

Türkiye’nin vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç stoku, 219,9 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Söz konusu borç stokunun 16,3 milyar dolarlık kısmı, Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluştu.

Haber Merkezi / Vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç stoku, borçlu bazında değerlendirildiğinde ise, toplam borç stoku içinde kamu sektörünün yüzde 19,8, Merkez Bankası’nın yüzde 20,8,  özel sektörün ise yüzde 59,4 oranında paya sahip olduğu gözlemlendi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Ekim 2023 dönemine ilişkin kısa vadeli dış borç istatistikleri açıklandı. Buna göre, ekim sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stoku, 2022 yıl sonuna göre yüzde 14,5 oranında artışla 170,7 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 5,5 oranında artarak 65,7 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 9,5 oranında artarak 59,2 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, 2022 yıl sonuna göre yüzde 16,8 oranında artarak 12,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 7,5 oranında azalarak 20,0 milyar dolar, yurt dışı yerleşik bankaların mevduatı da yüzde 10,1 oranında artışla 18,5 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Ayrıca, yurt dışı yerleşiklerin TL cinsinden mevduatları geçen yıl sonuna göre yüzde 11,7 oranında artışla 14,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Diğer sektörler altında yer alan ithalat borçları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 9,2 oranında artarak 53,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Borçlu bazında incelendiğinde, tamamı kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu 2022 yıl sonuna göre yüzde 13,3 oranında artarak 32,7 milyar dolar olurken, özel sektörün kısa vadeli dış borcu yüzde 5,4 oranında artarak 92,2 milyar dolar oldu.

Alacaklı bazında incelendiğinde, özel alacaklılar başlığı altındaki parasal kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar yıl sonuna göre yüzde 24,9 oranında artarak 92,8 milyar dolar, parasal olmayan kuruluşlara olan borçlar yüzde 3,5 oranında artarak 76,6 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. 2022 yıl sonunda 676 milyon dolar olan kısa vadeli tahvil ihraçları, 2023 Ekim sonu itibarıyla 1000 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde resmi alacaklılara olan kısa vadeli borçlar 269 milyon dolar olarak gerçekleşti.

2023 Ekim sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonu yüzde 50,8’i dolar, yüzde 23,1’i Euro, yüzde 9,7’si TL ve yüzde 16,4’ü diğer döviz cinslerinden oluştu. 2023 Ekim sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 219,9 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Söz konusu stokun 16,3 milyar dolarlık kısmı, Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluştu. Borçlu bazında değerlendirildiğinde, toplam stok içinde kamu sektörünün yüzde 19,8, Merkez Bankası’nın yüzde 20,8,  özel sektörün ise yüzde 59,4 oranında paya sahip olduğu gözlemlendi.

Paylaşın

Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Yüzde 65,39’a Geriledi

Merkez Bankası (TCMB) kasım ayında yüzde 67,23 olan yıl sonu enflasyon beklentisini aralık ayında yüzde 65,39’a, 12 ay sonrası enflasyon beklentisini ise yüzde 43,94’den 41,23’e çekti.

Haber Merkezi / Merkez Bankası, yıl sonu dolar kuru beklentisini 30,00’ten 29,62 TL’ye indirdi. Banka, cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisini yüzde 37,71’den yüzde 42,47 bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisini ise yüzde 37,80’den yüzde 42,50 yükseltti.

Merkez Bankası kasım ayında yüzde 4,1 olan yıl sonu büyüme tahminini aralık ayında da yüzde 4,2 olarak belirledi. Banka, 2024 yılı büyüme beklentisini ise yüzde 3,3 olarak belirledi.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), 2023 yılı aralık ayı “Piyasa Katılımcıları Anketi” sonuçlarını açıkladı.

Buna göre; Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 67,23 iken, bu anket döneminde yüzde 65,39 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 43,94 iken, bu anket döneminde yüzde 41,23 olmuştur. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 25,09 ve yüzde 24,82 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 37,71 iken, bu anket döneminde yüzde 42,47 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 37,80 iken, bu anket döneminde yüzde 42,50 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 30,00 TL iken, bu anket döneminde 29,62 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 39,62 TL iken, bu anket döneminde 39,46 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 4,1 iken, bu anket döneminde yüzde 4,2 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde yüzde 3,3 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Tarım Üretici Enflasyonu Yüzde 50,47

Tarım üretici enflasyonu, kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,95 azalırken, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 43,56, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 50,47 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 77,98 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) Kasım 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Tarım-ÜFE kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,95 azalırken, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 43,56, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 50,47 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 77,98 arttı.

Sektörlerde bir önceki aya göre, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 0,72, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 1,18 ve balık ve diğer balıkçılık ürünlerinde yüzde 10,00 azaldı. Ana gruplarda bir önceki aya göre tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 0,49 azalırken, çok yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 6,79 azalış ve canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 2,92 arttı.

Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 22,78 ile tahıllar (pirinç hariç), baklagiller ve yağlı tohumlar ve yüzde 26,57 ile lifli bitkiler oldu. Buna karşılık, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 176,00 ile yağlı meyveler ve yüzde 141,58 ile üzüm oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre azalış gösteren tek alt grup ise yüzde 27,59 ile turunçgiller oldu.

Bir önceki aya göre azalışın yüksek olduğu alt gruplar yüzde 17,92 ile tropikal ve subtropikal meyveler ve yüzde 3,05 ile çeltik oldu. Bir önceki aya göre artışın yüksek olduğu alt gruplar, yüzde 11,32 ile yağlı meyveler ve yüzde 4,35 ile yumuşak çekirdekli meyveler ve sert çekirdekli meyveler oldu.

Paylaşın

Bakan Şimşek’ten Kripto Para Düzenlemesi Sinyali

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kripto varlıklara ilişkin yasa çalışmasında son aşamaya gelindiğini belirterek, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yasasında değişikliğe gidileceğini söyledi.

Bakan Mehmet Şimşek, “Kripto varlıklar ‘değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıklar’ şeklinde tanımlanıyor. Kripto varlık hizmet sağlayıcısı, kripto varlık saklama hizmeti tanımları yapılıyor. Platformların işleyişine yönelik düzenlemeler öngörülüyor” diye konuştu.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konuk olduğu Hürriyet Gazetesi’nde vergilendirmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Burada kripto varlıklara ilişkin yasa çalışmasında son aşamaya gelindiğini de belirten Şimşek, SPK yasasında değişikliğe gidileceğini söyledi.

Bakan Şimşek, “Kripto varlıklar ‘değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıklar’ şeklinde tanımlanıyor. Kripto varlık hizmet sağlayıcısı, kripto varlık saklama hizmeti tanımları yapılıyor. Platformların işleyişine yönelik düzenlemeler öngörülüyor” diye konuştu.

Temel vergi yasalarını gözden geçirdiklerini ve gerekli reformları yapacaklarını dile getiren Mehmet Şimşek, “Çalışmalarımızı vergi tabanının genişletilmesi ve dolaysız vergilerin payının artırılması, vergilendirmede basitlik sağlanması, etkin olmayan istisnaların kaldırılması, kayıt dışılıkla mücadele ve vergi uyumunun artırılması, vergi güvenliğinin artırılması, döviz kazandırıcı faaliyetlerin teşviki başlıklarında yürütüyoruz. OVP’de yer verdiğimiz gibi vergi mevzuatımızda yer alan tüm istisna ve indirimleri gözden geçiriyoruz” dedi.

Önceki ‘Vergiyi tabana yaymak’ sözlerinin yanlış anlaşıldığını söyleyen Bakan Şimşek, “Vergiyi tabana yaymak derken kast ettiğim, vergi tabanının genişletilmesi. Vergi vermeyen, kayıt dışında olanları, kayıt içine, sistem içine almak” dedi.

KDV oranları artırılırken yatlardan vergi alınmamasına yönelik eleştirilerin hatırlatılması üzerine, Bakan Şimşek yeni düzenlemeye dikkat çekti. “Eleştirileri dikkate alıyoruz” diyen Şimşek, Meclis gündemindeki torba yasa teklifinde bu konuda adımlar atıldığını belirtti. Mehmet Şimşek konu hakkında şunları söyledi:

“Özel amaçla kullanılan yat, kotra ve her türlü motorlu özel tekneler bağlama kütüğüne kayıtlı taşıtlar için, bunların ruhsatnamelerinden araçların boylarına göre tıpkı Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) gibi her yıl harç alacağız. Esasen, özel amaçla kullanılan yat, kotra ve her türlü motorlu özel tekneler beygir gücü ve yaş durumuna göre MTV’ye tabiydi. 2009’da MTV yerine ruhsat ve vize harcı alınması yönünde düzenlemeler yapıldı. 2017’de vize harcı da kaldırılarak ruhsat harcı alınmaya devam edildi. Bu defa yaptığımız düzenleme ile vize harcının her yıl alınması ve diğer harçların da tutarlarının güncellenmesi sağlanıyor.”

Paylaşın

Son 20 Yılda Emekliler İçin En Kötü Dönem: 2023

İktidar ekonomide pembe tablolar çizmeye çalışsa da, veriler yaşanan derin ekonomik krizi gözler önüne seriyor. Derin ekonomik krizden en çok etkilenenler ise sabit gelirliler, özellikle emekliler.

Resmi verilere göre son 20 yılda emekliler için en kötü dönem 2023 yılı oldu. En düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 2003 yılından bu yana hiç bu kadar düşmemişti.

2003 yılında en düşük 4a emekli maaşının asgari ücrete oranı 1,47’ydi. Yani en düşük emekli maaşı asgari ücretin 1,5 katıydı. 2023 yılının ikinci yarısında ise bu oran 0,66’ye geriledi. Yani, en düşük emekli maaşı asgari ücretin üçte ikisi yapıyor.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK-AR) verilerine göre de Aralık 2002’de ortalama emekli sandığı aylığı asgari ücretin 2,7 katı iken Temmuz 2023’te bu oran 0,9’a geriledi.

Euronews Türkçe, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerinden yola çıkarak 2001-2023 yılları arasında en düşük 4a emekli maaşı ile net asgari ücreti karşılaştırdı.

Buna göre AK Parti’nin iktidar yıllarının başında 2003 yılında net aylık asgari ücret 226 lira idi. 4a en düşük emekli maaşı ise 332 liraydı. En düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 1,47’ydi. Bu da son 20 yıldaki en yüksek oran olarak kayıtlara geçti.

2016 yılına kadar en düşük emekli maaşı hep asgari ücretten fazla oldu. Ancak bu oran kademeli olarak düştü.

2016 yılında ise işin seyri değişti. 4a en düşük emekli maaşı net asgari ücretten daha düşük hale geldi. Asgari ücret bin 301 lira olurken emekli maaşı bin 265 lira oldu. Böylece en düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 1’in altına düşerek 0,97 oldu.

Sonraki yıllarda da bu durum benzer eğilimde sürdü. Asgari ücret, en düşük emekli maaşından yüksek seyretti. Ancak durum emekliler lehine bozulmaya devam etti.

2022’in ilk yarısında bu oran 0,74’e kadar düştü. 2023 başında 0,69’u gören en düşük emekli maaşının asgari ücrete oranı 2023 ikinci yarısında ise 0,66’ye kadar geriledi. Yani, 4a en düşük emekli maaşı alan bir kişi asgari ücretin üçte ikisi maaş alıyor.

DİSK-AR’ın raporu da son 20 senede maaşların emekliler aleyhine nasıl değiştiğini gösteriyor. Aralık 2002-Temmuz 2023 arasında ortalama emekli sandığı aylığı asgari ücretin 2,7 katı iken 0,89 katına geriledi.

Aynı dönemde en düşük SSK emekli aylığının asgari ücrete oranı da 1,39 kattan 0,66 kata geriledi. En düşük Bağ-Kur esnaf emekli aylığının asgari ücrete oranı da 0,81 kattan 0,66 kara geriledi. Ortalama memur maaşı ise 3,14 kattan 1,97 kata düştü.

Aralık 2002-Temmuz 2023 arasında net asgari ücret nominal olarak 62 kat artış gösterdi. En düşük memur maaşı da 52 kat yükseldi. Ortalama memur emekli aylığı ise aynı dönemde sadece 20 kat arttı.

DİSK-AR’ın aynı raporu asgari ücretin nasıl giderek ortalama ücret (ortalama maaş) haline geldiğini de gösteriyor.

Bu ne demek? Asgari ücrete yakın kazanan işçi oranının giderek yükselmesi demek. Bu olurken asgari ücretten daha yüksek kazananların oranlarının düşmesi anlamına geliyor.

Türkiye’de 10 işçiden 6’sı asgari ücretin yüzde 20 fazlasının altında çalışıyor. Bu oran 20 sene önce 10 kişide 4’tü.

Paylaşın

Türkiye, Reel Gıda Enflasyonunda Avrupa’nın Zirvesinde

Avrupa Birliği (AB) İstatistik Ofisi Eurostat’ın verilerine ekim göre ekimde enflasyonun en yüksek olduğu ülke yüzde 61,5 ile Türkiye oldu. İkinci sıradaki Macaristan’da yıllık enflasyon yüzde 9,6 oldu.

Yıllık reel gıda enflasyonu ekimde Avrupa Birliği’nde (AB) yüzde 4 oldu. Türkiye’de ise reel gıda enflasyonu ekim ayında yüzde 11’ken kasım ayında bu oran yüzde 5,2’ye geriledi. Gıda enflasyonu ile genel enflasyon arasındaki fark reel gıda enflasyonu olarak tanımlanıyor.

Türkiye’de gıda enflasyonu uzun süreden bu yana genel tüketici enflasyonunun (TÜFE) üzerinde seyrediyor. Gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık enflasyon kasımda yüzde 67,2 gerçekleşti.

Bu durum özellikle hanehalkı bütçesinde gıda harcamalarının yüksek paya sahip olduğu dar gelirli aileleri zorda bırakıyor. Maaş artışları enflasyon civarında bile gerçekleşse gıda alım gücü geriliyor.

AB İstatistik Ofisi Eurostat’ın son açıkladığı veriler ekim ayını kapsıyor. Buna göre ekimde TÜFE’nin en yüksek olduğu ülke yüzde 61,5 ile Türkiye oldu. İkinci sıradaki Macaristan’da yıllık enflasyon yüzde 9,6 oldu. AB’de ise enflasyonda yüzde 3,6. Almanya’da yıllık enflasyon yüzde 3.

Danimarka, Hollanda ve Belçika’da ise enflasyon eksi seviyelerde. Yani fiyatlar geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre düştü. Türkiye’de kasım ayında ise enflasyon çok az artarak yüzde 62’ye çıktı.

Gıda ve alkolsüz içecekler enflasyonunun da en yüksek olduğu Avrupa ülkesi açık ara Türkiye. Ekimde yüzde 72,5 olan gıda enflasyonu kasımda yüzde 67,2’ye geriledi. İkinci sırada yüzde 11,6 ile İzlanda var. AB’de gıda enflasyonunun yüzde 10’un üstünde olduğu tek ülke Yunanistan (yüzde 10,4).

Peki, gerçek gıda enflasyonu ne durumda? Gıda enflasyonu ile genel enflasyon arasındaki fark reel gıda enflasyonu olarak tanımlanıyor.

Yıllık reel gıda enflasyonu ekimde AB’de yüzde 4 oldu. Zirvedeki Türkiye’de ise bu oran yüzde 11 idi. Kasım ayında bu oran yüzde 5,2’ye geriledi. Türkiye’nin hemen ardından ise yüzde 10,9 ile Belçika geliyor. Hollanda, Yunanistan, Lüksemburg ve İspanya’da da bu oran yüzde 5’in üstünde.

Romanya, Macaristan, Kuzey Makedonya ve Çekya’da ise reel gıda enflasyonu eksi durumda. Fiyatlar geçen yılın aynı dönemine göre reel anlamda gerilemiş.

Son 3 üç yılda AB ve Türkiye’de reel gıda enflasyonuna bakıldığında bu oranının her zaman Türkiye’de daha yüksek olduğu görülüyor. Zaten Türkiye sadece Avrupa’nın zirvesinde değil; dünyada da reel gıda enflasyonunun yüksek olduğu ülkelerin başında geliyor.

Öte yandan, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) yayımladığı raporda, dünya gıda emtia fiyatlarının kasım ayında genel olarak sabit kaldı ve bir önceki aya göre değişmedi.

Türkiye’de ise kasımda aylık gıda enflasyonu yüzde 2,78 gerçekleşti. Son yıllarda dünyada gıda fiyatları çoğu zaman düşerken Türkiye’de 3,5 seneden bu yana sürekli artıyor. Kasım 2022’de yıllık gıda enflasyonu Türkiye’de yüzde 100’ü aşarak yüzde 102 olmuştu.

Reel gıda enflasyonu özellikle hanehalkı tüketim harcamalarında gıdanın payının yüksek olduğu ülkelerde halkı zor durumda bırakıyor. Eurostat verilerine göre 2022 yılında Türkiye’de hanehalkları harcamalarının yüzde 23,2’sini gıdaya ayırdı. Bu oran AB’de ise sadece yüzde 11,2 oldu. Gıda harcamasının payı özellikle AB adayı ülkelerde yüksek.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Merkez Bankası Açıkladı: Cari Denge Fazla Verdi

Eylül ayında 1,88 milyar dolar fazla veren cari denge, ekim ayında da 186 milyon dolar fazla verdi. Aylık cari fazlayla birlikte yıllıklandırılmış cari açık eylül ayındaki 51,7 milyar dolardan ekim ayında 50,7 milyar dolara geriledi.

Haber Merkezi / Dış ticaret açığının eylül ayı öncesindeki trende göre düşük seyretmesi de cari fazla verilmesine katkıda bulundu. Ekim ayında ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 4,87 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyet Merkezi Bankası (TCMB), tarafından Ekim 2023 dönemine ilişkin ödemeler dengesi verileri açıklandı. Buna göre; Ekim ayında cari işlemler hesabı 186 milyon dolar fazla kaydetti. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 5.067 milyon dolar fazla verdi.

Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 4.866 milyon dolar olarak gerçekleşti. Hizmetler dengesi kaynaklı net girişler 6.035 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu kalem altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler 4.748 milyon dolar oldu.

Birincil gelir dengesi kalemi 1.001 milyon dolar net çıkış, ikincil gelir dengesi kalemi ise 18 milyon dolar net giriş kaydetti. Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler 638 milyon dolar olarak kaydedildi.

Portföy yatırımları 689 milyon dolar tutarında net çıkış kaydetti. Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 423 milyon dolar ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında 16 milyon dolar net satış yaptığı görüldü.

Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak, bankalar 348 milyon doları net borçlanma gerçekleştirdi. Diğer yatırımlar altında, yurt içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 1.267 milyon dolar net azalış kaydetti.

Yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, yabancı para cinsinden 1.089 milyon dolar ve Türk lirası cinsinden 198 milyon dolar net artış olmak üzere toplam 1.287 milyon dolar net artış kaydetti.

Yurt dışından sağlanan kredilerle ilgili olarak, diğer sektörler 301 milyon dolar net geri ödeme gerçekleştirirken, bankalar ve Genel Hükümet sırasıyla 509 milyon dolar ve 50 milyon dolar net kullanım gerçekleştirdi. Resmi rezervlerde bu ay 247 milyon dolar net artış oldu.

Paylaşın

Sanayi Üretimi Ekim’de Yüzde 0,4 Azaldı

Sanayi üretimi ekim ayında yüzde 0,4 azaldı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ekim ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 3,2 artarken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 0,3 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,3 azaldı.

Haber Merkezi / Sanayi üretimi yıllık ise 1,1 arttı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ekim ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,7, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,3 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,5 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sanayi Üretim Endeksi, Ekim 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; Sanayi üretimi ekim ayında yıllık yüzde 1,1 arttı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ekim ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,7, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,3 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,5 arttı.

Sanayi üretimi ekim ayında aylık yüzde 0,4 azaldı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ekim ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 3,2 artarken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 0,3 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,3 azaldı.

Sanayi üretimi eylül ayında 4,0 arttı

Sanayi üretimi eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,0 arttı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, eylül ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,1, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 3,7 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 4,2 arttı.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, eylül ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,4 arttı, imalat sanayi sektörü endeksi aynı kaldı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,0 azaldı.

Sanayi üretim endeksi nedir?: Sanayi Üretim Endeksi, sanayi sektöründe yer alan kuruluşların üretimlerindeki değişimi gösteren bir endekstir. TÜİK tarafından 2005 yılı üretimi 100 olarak alınmak suretiyle, her ay 4850 işyerinden Aylık Sanayi Üretim Anketiyle derlenen verilere dayanılarak hesaplanmaktadır.

Sanayi üretimi ne demek?: Sanayi, endüstri veya işleyim devamlı veya belli zamanlarda, makine ve benzeri araçlar kullanarak bir madde veya gücün niteliğini veya biçimini değiştirerek toplu üretimde bulunan faaliyet dalı ve ekonominin ana sektörlerinden birisidir.

Sanayi grupları nelerdir?: Günümüzde sanayi faaliyetleri birincil, ikincil ve üçüncül sanayi olarak sınıflandırılmıştır. Bu kategorileri biraz daha açacak olursak tabii, sınai ve hizmet sanayisi şeklinde sınıflandırmaya tabi tutulduğu belirtilebilir.

Paylaşın