Merkez Bankası: Enflasyon, Ocak Ayında Yükselecek

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), başta asgari ücret olmak üzere ücret ayarlamaları ve zamana bağlı fiyat belirleme eğilimi yüksek kalemlerin etkisi ile enflasyonun ocak ayında yeniden yükseleceğini belirtti.

Haber Merkezi / Merkez Bankası (TCMB), enflasyonun şubat ayı ve sonrasında yavaşlayarak yılın ilk yarısında enflasyonun ana eğilimindeki düşüşe yakın seyredeceğini vurguladı.

Merkez Bankası’nın (TCMB), cari yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 67,2’den 1,84 puan düşüşle yüzde 65,4; on iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi yüzde 43,9’dan 2,71 puan azalışla yüzde 41,2; gelecek yirmi dört ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi yüzde 25,1’den 0,27 puan gerilemeyle yüzde 24,8 olmuştu.

Öte yandan, beş yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi yüzde 12,3’den 0,34 puan yukarı güncellemeyle yüzde 12,6 seviyesine yükselmişti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Aralık 2023 Para Politikası Kurulu (PPK) Toplantı Özeti’ni yayımladı. Özette öne çıkan ifadeler şu şekilde:

“Yakın döneme ilişkin göstergeler, parasal sıkılaştırmanın finansal koşullara yansımasıyla yurt içi talepteki dengelenmenin devam ettiğine işaret etmektedir. Bununla uyumlu bir şekilde ithalat eğilimi zayıflarken dış ticaret dengesi nispeten olumlu bir görünüm sergilemektedir. Diğer taraftan, fiyat indirimleri ve kampanyalar talepteki düşüşü sınırlayan unsurlar olmuştur.

Ekim ayında perakende satış hacim endeksi mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 2 oranında artmıştır. Perakende satış hacmi yıllık büyümesi 0,5 puan azalışla yüzde 13,7 oranında gerçekleşmiş, çeyreklik bazda ise perakende satışlar üçüncü çeyrekte gerçekleşen yüzde 0,6 oranındaki artış sonrası yatay seyretmiştir. Kampanyaların yoğunlaştığı kasım ayında, kartla yapılan harcamalardaki yükseliş devam etmiştir. Mevsimsellikten arındırılmış öncü göstergeler ise aralık ayında kartla yapılan harcamaların artış hızında yeniden yavaşlama işaretleri vermektedir. İmalat sanayi firmalarının mevsimsellikten arındırılmış olarak kayıtlı iç piyasa siparişlerinin dördüncü çeyrekte düşüş kaydettiği görülmektedir.

Ana mal gruplarına göre değerlendirildiğinde söz konusu azalışın dayanıklı mal grubunda daha belirgin olduğu gözlenmektedir. Firma görüşmeleri de söz konusu dönemde fiyat indirim kampanyaları ve öne çekilen talep güdüsünün yurt içi satışlardaki ivme kaybını sınırladığını ima etmektedir. Parasal sıkılaştırma süreciyle başlayan dengelenme devam etse de talebin ocak ayında ücret güncellemeleriyle direnç gösterebileceği değerlendirilmektedir. Bu çerçevede, talebin mevcut seviyesi enflasyon üzerinde bir risk unsuru olarak görülmeye devam etmektedir.

“Alt grup enflasyonu önceki aya kıyasla daha ılımlı bir görünüm sergiledi”

Gıda, ücret ve turizm kaynaklı gelişmelerden önemli ölçüde etkilenen lokanta ve otel alt grubunda aylık fiyat artışları süreklilik gösteren bir görünüm arz etmektedir. Lokanta ve otel alt grubunu gıda fiyatları kanalıyla son dönemde yemek hizmetleri fiyatları sürüklemeye devam etmektedir. Kasım ayında lokanta-otel grubunda yemek hizmetlerinde aylık fiyat artışı yavaşlarken, konaklama fiyatlarındaki düşüş devam etmiş, böylelikle alt grup enflasyonu önceki aya kıyasla daha ılımlı bir görünüm sergilemiştir.

Kira, eğitim, sağlık ve eğlence-kültür başta olmak üzere belirli hizmet kalemleri geçmiş tüketici enflasyonuna dönük fiyat belirleme davranışı sergileyerek, enflasyonist etkilerin uzun bir zamana yayılmasına neden olmaktadır. Sözleşmeye bağlı fiyat katılıklarının olduğu haberleşme hizmetleri de benzer bir etkide bulunurken, söz konusu alt grupta fiyat artışlarının güçlü seyrini sürdürdüğü gözlenmektedir. Yakın dönem tüketici enflasyonu gerçekleşmeleri dikkate alındığında, belirli hizmet sektörü kalemlerinde enflasyonun bir süre daha yüksek seyretme riski bulunmaktadır.

Parasal ve miktarsal sıkılaştırma ile sadeleşme kararlarının etkisiyle kredi faizlerinde gelinen seviyelerin hedeflenen finansal sıkılık düzeyiyle uyumlu olduğu değerlendirilmektedir. Politika faizinin yüzde 5 puan yükseltildiği bir önceki PPK toplantı haftası ile son toplantı haftası arasında ticari kredi faizleri ve tüketici kredisi faiz oranları 0,2 ve 0,92 puan değişimle yatay bir görünüm sergilemiştir. Aynı dönemde mevduat faizleri, tüm vadeler genelinde ortalama 4,04 puan, 3 ay vadeli mevduatlarda ise 6,1 puan artarak parasal aktarımı güçlendirmiştir.

Önceki PPK toplantı haftasından bu yana yatay seyreden konut kredisi faizleri yüzde 42 seviyesinde gerçekleşmiştir. Taşıt kredisi faiz oranları, yıl sonu satış kampanyalarının etkisiyle 750 baz puan azalarak yüzde 32,8 olarak gerçekleşirken, ihtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı-KMH hariç) faizleri ılımlı bir artış ile 15 Aralık 2023 itibarıyla yüzde 61,7 olarak gerçekleşmiştir. Öte yandan, Türk lirası ticari kredi faizleri yatay bir seyir izleyerek yüzde 51,8 olarak gerçekleşmiştir.

Kredi büyümesi ve kompozisyonunda normalleşme devam etmiştir. 15 Aralık 2023 itibarıyla, 2022 yılı sonuna kıyasla bireysel kredi bakiyesi kredi kartlarında yüzde 141,7, taşıt kredilerinde yüzde 85,0, ihtiyaç kredilerinde yüzde 41,1, konut kredilerinde ise yüzde 21,8 olmak üzere toplamda yüzde 67,4 oranında artmıştır. Parasal sıkılaşma ve atılan diğer adımlar ile yavaşlama eğilimine giren bireysel kredilerin, yıl sonu harcamalarının etkisiyle önceki PPK toplantısı haftasından bu yana ortalama 4 haftalık büyüme oranları bir miktar artış sergileyerek, yüzde 3,33 olarak gerçeklemiştir.

Taşıt kredileri ve ihtiyaç kredilerinde bu oran sırasıyla yüzde 2,29 ve yüzde 2,10 seviyesindedir. Bireysel kredi kartlarında ise bu oran yüzde 6,26 ile daha yüksek seviyelerde gerçekleşmiştir. Diğer taraftan, Türk lirası ve kur etkisinden arındırılmış yabancı para ticari kredilerin aynı dönemde ortalama 4 haftalık artış oranları sırasıyla yüzde 2,18 ve 0,02 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Fiyat istikrarının sürekliliğini sağlamak hedefiyle, cari dengeyi iyileştirecek teknolojik dönüşüm, arz sürekliliğine katkı sağlayacak stratejik yatırımlar ve ihracat desteklenmeye devam edilmektedir. Bu kapsamda uygulanmakta olan programlar, makro finansal denge de gözetilerek hem krediye erişim hem de finansman maliyetlerini içerecek şekilde geliştirilmektedir.

Uzun vadeli ve düşük maliyetli kaynakların makro finansal istikrarı destekleyecek alanlarda kullanılmasını hedefleyen Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programı, fiyat istikrarına katkının ve yatırımların teknolojik katma değeri ile stratejik niteliğinin öne çıkarıldığı bir çerçevede uygulanmaktadır. Ayrıca, genel kredi büyümesi normalleşirken ihracat ve döviz kazandırıcı hizmetler reeskont kredilerinde yapılan düzenleme değişiklikleri ile de ticari kredi kompozisyonunun cari dengeye katkı sağlayacak nitelikte oluşacağı değerlendirilmektedir.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) uluslararası rezervleri haziran ayında girdiği güçlü artış eğilimini sürdürmektedir. 2022 yılı sonu itibarıyla 128,8 milyar ABD doları seviyesinden mayıs sonunda 98,5 milyar ABD doları seviyesine gerileyen TCMB brüt uluslararası rezervleri 15 Aralık 2023 itibarıyla 142,5 milyar ABD doları seviyesine yükselmiştir. Rezervlerdeki artış eğilimi son dönemde ivme kazanmış ve önceki PPK döneminden bu yana 8,1 milyar ABD doları tutarında belirgin bir yükseliş gözlenmiştir.

Kurul politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 40’tan yüzde 42,5 düzeyine yükseltilmesine karar vermiştir. Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın birikimli ve gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirlemeye devam edecektir.

Kurul, dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine önemli ölçüde yaklaşıldığını değerlendirerek parasal sıkılaştırma hızını yavaşlatmıştır. Kurul, parasal sıkılaştırma adımlarını en kısa zamanda tamamlamayı öngörmektedir. Fiyat istikrarının kalıcı tesisi için gerekli parasal sıkılığın ise gerektiği müddetçe sürdürüleceği değerlendirilmiştir.

Kurul, mevcut mikro- ve makroihtiyati çerçeveyi, piyasa mekanizmasının işlevselliğini artıracak ve makro finansal istikrarı güçlendirecek şekilde sadeleştirmektedir. TCMB tarafından yapılan düzenlemelere ilişkin etki analizleri söz konusu çerçevenin tüm bileşenleri için enflasyon, faizler, döviz kurları, rezervler, beklentiler, menkul kıymetler ve finansal istikrar üzerindeki yansımalarıyla birlikte bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilerek yapılmaktadır. Bu kapsamda alınan kararlar ile birlikte sadeleştirme sürecinde önemli bir aşama kaydedildiği değerlendirilmiştir.”

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Ekonomik Güven Endeksi 96,4

Ekonomik güven endeksi kasım ayında 95,3 iken, aralık ayında yüzde 1,1 oranında artarak 96,4 değerini aldı. Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor.

Haber Merkezi / Bir önceki aya göre Aralık ayında tüketici güven endeksi yüzde 2,6 oranında artarak 77,4 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi yüzde 0,5 oranında azalarak 103,4 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 1,2 oranında artarak 112,3 değerini aldı.

Perakende ticaret sektörü güven endeksi ise yüzde 4,5 oranında artarak 116,8 değerini, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 3,3 oranında azalarak 88,0 değerini aldı.

Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor. Yüzde 93,4 değerinde veri ise piyasanın hâlâ pozitif bir bakış açısına sahip olmadığını ortaya koyuyor.

Ekonomik güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Ekonomik güven endeksi, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endekstir.

Endeks, mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endekslerinin alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşmaktadır.

Ekonomik güven endeksi hesaplamasında, her bir sektörün ağırlığı o sektörün normalleştirilmiş alt endekslerine eşit dağıtılarak uygulanmakta, güven endekslerine doğrudan uygulanmamaktadır.

Bu kapsamda tüketici, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ait toplam 20 alt endeks hesaplamada kullanılmaktadır. Ekonomik güven endeksinin hesaplamasında kullanılan alt endeksler her ayın ilk iki haftasında derlenen veriler kullanılarak hesaplanmaktadır.

Ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir.

Paylaşın

Merkez Bankası Açıkladı: Ekonomiye Güven Azaldı

Reel kesim güven endeksi aralık ayında bir önceki aya göre 1,1 puan azalarak 99,1 seviyesinde gerçekleşti. Endekisin 100’ün altına gerilemesi reel kesim temsilcilerinin ekonomik faaliyetlere ilişkin güveninin azaldığı kötümser bir görünüme işaret ediyor.

Haber Merkezi / Öte yandan mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi Aralık ayında bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak 103,4 seviyesinde gerçekleşti.

İmalat sanayi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak yüzde 77,3 seviyesinde açıklandı. Mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı ise bir önceki aya göre 0,5 puan azaldı ve yüzde 77,5’e geriledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), İktisadi Yönelim İstatistikleri ve Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) raporunu yayınladı. Buna göre; 2023 yılı Aralık ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak 103,4 seviyesinde gerçekleşti.

Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, genel gidişat, sabit sermaye yatırım harcaması, mevcut toplam sipariş miktarı, mevcut mamul mal stoku ve gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarına ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki toplam istihdam ve gelecek üç aydaki üretim hacmine ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi.

Mevsimsellikten arındırılmamış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) bir önceki aya göre 1,1 puan azalarak 99,1 seviyesinde gerçekleşti.

Son üç aya yönelik değerlendirmelerde, iç piyasa sipariş miktarında azalış bildirenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre güçlendiği görülmektedir. Üretim hacmi ve ihracat sipariş miktarında artış bildirenler lehine olan seyrin ise azalış bildirenler lehine döndüğü gözlemlendi.

Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmeler ile mevcut mamul mal stokları seviyesinin mevsim normallerinin üstünde olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya göre zayıfladığı görüldü.

Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi ve iç piyasa sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre zayıfladığı, ihracat sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyrin ise güçlendiği görüldü. Gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin artış yönlü beklentilerin bir önceki aya göre güçlendiği, gelecek üç aydaki istihdama ilişkin artış yönlü beklentilerin ise zayıfladığı gözlemlendi.

Ortalama birim maliyetlerde, gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler ve son üç ayda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin zayıfladığı görüldü. Gelecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin artış yönlü beklentilerin ise güçlendiği gözlemlendi. Gelecek on iki aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi bir önceki aya göre 2,4 puan azalarak yüzde 58,8 seviyesinde gerçekleşti.

İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konusunda, bir önceki aya kıyasla daha iyimser olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 8,9’a, daha kötümser olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 15,4‘e yükselirken, aynı kaldığını belirtenlerin oranı yüzde 75,7’ye geriledi.

Paylaşın

Cazip İndirim Kampanyalarına Rağmen Yavaşlama, Devam Etti

Birçok marka için kasım ayında satışların beklentilerin altında kaldığını söyleyen BMD Başkanı Sinan Öncel, “2023’ün genelinde 2022’ye göre adet satışlarında artış var. Cirolardaki fiyat kaynaklı artışlar ise baz etkisinden dolayı Eylül’den bu yana azalıyor” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Adet satışlarında Eylül ve Ekim’deki ciddi düşüşün ardından indirim kampanyaları ile geçen Kasım ayından umutluyduk. Sonuç tam beklediğimiz gibi olmadı. Kasım’da üyelerimizin yüzde 61’inin adet satışları artarken, yüzde 39’unun geriledi. Ankete katılan üyelerimizin yüzde 12’sinin adet satışlarında yüzde 40’ın üzerinde artış var. Ancak birbirinden cazip indirimlerin yapıldığı bir ayda markalarımızın yüzde 39’unun satışlarında görülen düşüş talepteki daralmayı işaret ediyor.”

Birleşmiş Markalar Derneği’nin (BMD) üyeleri arasında yaptığı Kasım ayı anketinin sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı. Anketi değerlendiren BMD Başkanı Sinan Öncel, birçok marka için Kasım ayında satışların beklentilerin altında kaldığını söyledi. Öncel, şöyle devam etti:

“2023’ün genelinde 2022’ye göre adet satışlarında artış var. Cirolardaki fiyat kaynaklı artışlar ise baz etkisinden dolayı Eylül’den bu yana azalıyor. Adet satışlarında Eylül ve Ekim’deki ciddi düşüşün ardından indirim kampanyaları ile geçen Kasım ayından umutluyduk. Sonuç tam beklediğimiz gibi olmadı. Kasım’da üyelerimizin yüzde 61’inin adet satışları artarken, yüzde 39’unun geriledi. Ankete katılan üyelerimizin yüzde 12’sinin adet satışlarında yüzde 40’ın üzerinde artış var. Ancak birbirinden cazip indirimlerin yapıldığı bir ayda markalarımızın yüzde 39’unun satışlarında görülen düşüş talepteki daralmayı işaret ediyor.

Öte yandan, Kasım sezonun da etkisiyle yabancıya satışın ciddi oranda düştüğü bir ay oldu. Kasım’da üyelerimizin yüzde 41’inin yabancıya adet satışları artarken, yüzde 59’unun azaldı. Gıda dışındaki perakendede talep beklentilerin altında kalmakla birlikte markalarımız indirim kampanyaları ile Kasım ayında enflasyonla mücadeleye önemli bir katkı sundu. Geçen ay TÜFE yüzde 3,28 artarken giyim ve ayakkabı grubunda fiyatlar yüzde 0,31 geriledi. Pek çok firmamız farklı oranlarda da olsa indirimlere devam ediyor. Dolayısıyla Aralık ayında da özellikle giyim ve ayakkabı grubunda fiyatların gerileyeceğini ya da çok sınırlı bir artış olacağını söyleyebiliriz.”

Organize perakendenin güncel konularına da değinen Sinan Öncel, fahiş kira artışı ve yasal düzenlemelere rağmen bir türlü şeffaflığın sağlanamadığı genel giderlerin öncelikli iki sorun olduğunu bildirdi. BMD üyelerinin yüzde 87’sinin fahiş kira artışı taleplerinden şikayetçi olduğuna dikkat çeken Öncel, şunları söyledi:

“Organize perakende sektörü için kira en önemli maliyet kalemini oluşturuyor. 10. uzama yılını dolduran kontratlarda 6-7 kata varan kira artışı talepleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Oysa enflasyonla topyekûn mücadele için öncelikle kira dahil tüm maliyetlerdeki artışı dizginlemeliyiz. Piyasa gerçekleriyle örtüşmeyen kira artış taleplerinin devam etmesi durumunda yılbaşından sonra verimsiz mağazaların kapatılması gibi bir durumla karşı karşıya kalabiliriz. Diğer taraftan yasal düzenleme yapılmasına rağmen pek çok AVM’de ortak alan ve enerji giderleri konusunda şeffaf olmayan uygulamalar hâlâ devam ediyor. AVM yönetimlerinden sağlıklı genel gider dökümü alamayan üyelerimizden her ay çok sayıda şikâyet geliyor.”

Sinan Öncel, 2024’te organize perakendenin performansında kira ve personel giderleri gibi maliyet artışlarıyla tüketicilerin alım gücünün ve turist alışverişinin belirleyici olacağını sözlerine ekledi.

Paylaşın

Vatandaşın Bankalara Borcu 2 Trilyon 619 Milyar Liraya Yükseldi

CHP Milletvekili Şeref Arpacı, bankaların bireysel kredi ve kredi kartları nedeniyle vatandaşlardan olan alacaklarının bakiyesi 8 – 15 Aralık haftasında 5,6 milyar lira daha artarak 2 trilyon 619 milyar liraya yükseldiğini söyledi.

CHP’li Şeref Arpacı, “Söz konusu haftada tüketici kredilerinde 1,2 milyar liralık azalış, kredi kartı borç bakiyesinde ise 6,9 milyar liralık artış yaşandı. Yıl başından bu yana ise tüketici kredileri yüzde 36,1 oranında artarak 1 trilyon 525 milyar liraya, kredi kartı borç bakiyesi ise yüzde 141,2 oranında artarak 1 trilyon 94 milyar liraya yükseldi” dedi ve ekledi:

“Bankaların zamanında tahsil edilemediği için icra takibine aldıkları vatandaşlardan olan alacakları ise söz konusu haftada 1 milyar liraya yakın artarak 45,4 milyar liraya yükseldi, yılbaşından bu yana ise 15,1 milyar liralık artış yaşandı. Merkez Bankasının hazırladığı Finansal İstikrar Raporuna göre, varlık yönetim şirketlerinin kontrolünde ise 41 milyar liralık batık tüketici kredisi alacağı bulunuyor. Dolayısıyla vatandaşların faizleri ve icra masrafları hariç 84 milyar liraya yakın icralık kredi borcu bulunuyor. Bu arada vatandaşların TOKİ’ye de 59 milyar liralık taksitli konut borcu bulunuyor.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, 8-15 Aralık haftasına ait ekonomik veriler üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Evrensel’in aktardığına göre; Şeref Arpacı, vatandaşların bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının kredi faizlerindeki rekor yükselişe rağmen büyüdüğünü söyledi.

CHP’li Şeref Arpacı, icra dairelerindeki yeni dosya sayısının geçen yıla göre yüzde 59,4 artarak 13 milyon 369 bini bulduğunu dile getirdi.

Bankaların bireysel kredi ve kredi kartları nedeniyle vatandaşlardan olan alacaklarının bakiyesi 8 – 15 Aralık haftasında 5,6 milyar lira daha artarak 2 trilyon 619 milyar liraya yükseldiğini belirten Arpacı, “Söz konusu haftada tüketici kredilerinde 1,2 milyar liralık azalış, kredi kartı borç bakiyesinde ise 6,9 milyar liralık artış yaşandı. Yıl başından bu yana ise tüketici kredileri yüzde 36,1 oranında artarak 1 trilyon 525 milyar liraya, kredi kartı borç bakiyesi ise yüzde 141,2 oranında artarak 1 trilyon 94 milyar liraya yükseldi.

Bankaların zamanında tahsil edilemediği için icra takibine aldıkları vatandaşlardan olan alacakları ise söz konusu haftada 1 milyar liraya yakın artarak 45,4 milyar liraya yükseldi, yılbaşından bu yana ise 15,1 milyar liralık artış yaşandı. Merkez Bankasının hazırladığı Finansal İstikrar Raporuna göre, varlık yönetim şirketlerinin kontrolünde ise 41 milyar liralık batık tüketici kredisi alacağı bulunuyor. Dolayısıyla vatandaşların faizleri ve icra masrafları hariç 84 milyar liraya yakın icralık kredi borcu bulunuyor. Bu arada vatandaşların TOKİ’ye de 59 milyar liralık taksitli konut borcu bulunuyor” dedi.

Arpacı şöyle devam etti: “Risk Merkezinin verilerine göre bu yılın ilk 11 aylık döneminde 15 bin 22 gerçek ve/veya tüzel kişiye ait 135 bin 872 çek bankalara ibraz edildiğinde karşılıksız çıktı. Karşılıksız çıkan çek sayısının geçen yıla göre yüzde 18,3 oranında arttığı bu dönemde, karşılıksız çıkan bu çeklerin parasal tutarı ise yüzde 175,1 oranında artarak 50,6 milyar liraya kadar yükseldi.

1 Ocak- 22 Aralık 2023 tarihleri arasında icra dairelerine gelen yeni dosya sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59,4 oranında artarak 13 milyon 369 bini buldu. İcra dairelerine bu yıl geçen yıla göre 4 milyon 981 bin daha fazla yeni dosya geldi. Aynı dönemde, aboneliklerden kaynaklanan icradaki bazı alacaklardan yasayla vazgeçilmesinin de etkisiyle 15 milyon 24 bin dosya da ya sonuçlandırıldı ya da işlemden kaldırıldı. Dolayısıyla UYAP üzerinden açılan ve icra dairelerinde derdest bulunan dosya sayısı 22 Aralık itibarıyla 21 milyon 569 bin oldu.”

Paylaşın

TOBB Duyurdu: 2023’te Kapanan Şirket Sayısı Yüzde 7,6 Arttı

2023 yılının ilk 11 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre kurulan şirket sayısı yüzde 7,3, kapanan şirket sayısı yüzde 7,2 oranın da arttı. Kasım ayında ise, bir önceki aya göre kurulan şirket sayısı yüzde 6,5 kapanan şirket sayısı ise yüzde 7,6 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) kasım ayında kurulan ve kapanan şirket istatistikleri raporunu yayımladı. Rapora göre, Kasım 2023’te, Kasım 2022’ye göre kurulan şirket sayısı yüzde 21 kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 31,3 oranında azalırken, kurulan kooperatif sayısı yüzde 27,5 arttı.

Kasım 2023’te, kapanan şirket sayısı 2022 yılının aynı ayına göre yüzde 46,7 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 294 oranında artarken, kapanan kooperatif sayısında yüzde 20,8 azalma oldu. Kasım 2023’te kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısında bir önceki aya göre yüzde 9 artış oldu

Bir önceki aya göre kurulan şirket sayısı yüzde 6,5 kurulan kooperatif sayısı yüzde 18,8 oranında azalırken, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 9 arttı. Bir önceki aya göre kapanan şirket sayısında yüzde 7,6 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 473,7 artış olurken, kapanan kooperatif sayısında yüzde 5,9 azalış gerçekleşti.

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduatlarda Erime Devam Ediyor

15 Aralık haftasında Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 18,7 milyar liralık düşüş gösterdi. Böylelikle toplam kur korumalı mevduat büyüklüğü 2,68 trilyon lira olarak kaydedildi.

Haber Merkezi / Öte yandan 15 Aralık haftasında Merkez Bankası’nın brüt rezervleri 142,5 milyar dolar düzeyinde kaydedildi. Bankanın net rezervleri ise 37,2 milyar dolar düzeyine geriledi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre kur korumalı mevduatlar 15 Aralık haftasında 18,7 milyar liralık düşüş gösterdi. Böylelikle toplam kur korumalı mevduat büyüklüğü 2,68 trilyon lira olarak kaydedildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) son karar metninde Türk lirası mevduat payının artırılmasına yönelik düzenlemelerin fonlama komposizyonundaki düzeltmeye katkı sağlanacağı belirtildi.

Merkez Bankası’nın başka bir açıklamada ise Türk Lirası mevduatın önceliklendirilmesine ilişkin politikalar kapsamında Türk lirası mevduatı destekleyici adımlar atılmaya devam edileceği ifade edildi.

Merkez Bankası’nın (TCMB) verilerine göre, 15 Aralık haftasında brüt rezervler 142,5 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta brüt rezervler 141,4 milyar dolar düzeyindeydi.

Net rezervlerde ise sınırlı bir geri çekilme yaşandı. Buna göre net rezervler 38,2 milyar dolardan 37,2 milyar dolar düzeyine geriledi.

Swap hariç net rezervlerdeki toparlanma hız kazandı. 15 Aralık haftasında swap hariç net rezervler eksi 39,2 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta swap hariç net rezerv eksi 42,1 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

Bunun yanında haftalık olarak portföy akışları da devam etti. 15 Aralık haftasında yabancının net tahvil alımı 181 milyon dolar oldu. Hissede net alım ise 396 milyon dolar olarak kaydedildi.

Paylaşın

Tarımsal Girdi Enflasyonu Yüzde 40,11

Tarımsal girdi enflasyonu, ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2,06, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 35,87, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 40,11 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 51,53 arttı.

Haber Merkezi / Yıllık tarımsal girdi enflasyonu göre 4 alt grup daha düşük, 7 alt grup daha yüksek değişim gösterdi. Aylık tarımsal girdi enflasyonu göre 3 alt grup daha düşük, 8 alt grup daha yüksek değişim gösterdi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) Ekim 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; tarımsal girdi enflasyonu, ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2,06, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 35,87, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 40,11 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 51,53 arttı.

Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 1,95, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 2,74 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre göre tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 35,28, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 77,01 artış gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu alt gruplar yüzde 10,24 ile gübre ve toprak geliştiriciler ve yüzde 25,41 ile tarımsal ilaçlar oldu. Yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 123,88 ile veteriner harcamaları ve yüzde 95,88 ile diğer mal ve hizmetler oldu.

Bir önceki aya göre artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 0,92 ile hayvan yemi ve yüzde 1,70 ile tarımsal ilaçlar oldu. Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 9,69 ile veteriner harcamaları ve yüzde 4,38 ile diğer mal ve hizmetler oldu. Bir önceki aya göre azalış gösteren tek alt grup, yüzde 0,74 ile gübre ve toprak geliştiriciler oldu.

Paylaşın

Reuters: Yerel Seçimler Ekonomi Yönetiminin Kararlılığını Test Edecek

Birleşik Krallık merkezli uluslararası haber ajansı Reuters, Türkiye’de ise yeni ekonomi yönetiminin iyileştirme planlarını sürdürmesi halinde son 10 yıldır ilk kez not artışı yaşanabileceğini kaydetti.

Moody’s’ten uzman Marie Diron, Mart’ta Türkiye’de yapılacak yerel seçimin ekonomi yönetiminin yüzde 40’ın üzerindeki faiz oranlarına bağlı kalma konusundaki kararlılığını test edeceğini, yetkililerin rotayı koruması ve yabancı yatırımcıların ülkeye geri dönmeye başlamasının “olumlu bir ivmeye işaret edeceğini” söyledi.

Reuters, ülkelere yatırım yapılırken önemli kriterlerden biri olarak görülen kredi derecelendirme notlarıyla ilgili 2024 tahminlerini yayınladı.

Ajans, dünya kredi derecelendirme piyasasının yüzde 95’ini kontrol eden üç kurum; Moody’s, Standard & Poor’s (S&P) ve Fitch uzmanlarıyla görüştü.

Buna göre, 2024’te Türkiye’nin kredi notunun son 10 yılda ilk kez artması, İsrail’in ise ilk kez düşmesi bekleniyor.

Reuters ayrıca, Moody’s kredi derecelendirme kuruluşunun 2024 için dünyanın en büyük iki ekonomisi ABD ve Çin’in görünümlerini negatif olarak değerlendirdiğine dikkat çekti.

Moody’s’ten uzman Marie Diron, kuruluşun 2024’te Washington’un “borç ödeyememe” tehdidiyle nasıl baş edeceğini ve Çin’in ise emlak ve yerel yönetim borçlarının azalıp azaltamayacağını yakından takip edeceğini bildirdi.

Moody’s’in yanı sıra, Ağustos ayında ABD’nin kredi notunu düşüren Fitch ve Standard & Poor’s da Kasım 2024’te yapılacak başkanlık seçimi nedeniyle ABD’yi yakından takip edeceği kaydedildi.

Fitch’ten Ed Parker, “ABD’nin notunu düşürürken işaret ettiğimiz faktörlerin çoğu geçerliliğini koruyor” dedi ve yüksek faiz oranları, savunma harcamaları ve yaşlanan nüfusun ABD’nin borç seviyelerini yükseltmeye devam edeceğini belirtti.

Reuters, Türkiye’de ise yeni ekonomi yönetiminin iyileştirme planlarını sürdürmesi halinde son 10 yıldır ilk kez not artışı yaşanabileceğini kaydetti.

Marie Diron, Mart’ta Türkiye’de yapılacak yerel seçimin ekonomi yönetiminin yüzde 40’ın üzerindeki faiz oranlarına bağlı kalma konusundaki kararlılığını test edeceğini, yetkililerin rotayı koruması ve yabancı yatırımcıların ülkeye geri dönmeye başlamasının “olumlu bir ivmeye işaret edeceğini” söyledi.

S&P, 30 Kasım 2023’te Türkiye’nin kredi notunu “B” olarak teyit etmiş, kredi notu görünümünü ise “durağan”dan “pozitif”e çevirmişti.

Fitch Ratings de 9 Eylül 2023’te Türkiye’nin kredi notunu “B” olarak teyit ederken, not görünümünü 2 yıl sonra “negatif”ten “durağan”a çıkardığını açıklamıştı.

Moody’s’in de 15 Aralık’ta Türkiye’nin kredi notunda ve not görünümünde iyileştirme yapabileceği yönünde beklenti vardı ancak bu gerçekleşmedi. Moody’s, Türkiye’nin kredi notuna ilişkin değerlendirme yapmadığını bildirdi.

Moody’s, halihazırda Türkiye’nin kredi notunu “B3” ve not görünümünü “durağan” olarak değerlendiriyor. Kurum, 12 Ağustos 2022’den bu yana Türkiye’nin notunu güncellemedi.

“Savaş İsrail’de not indirimine neden olabilir”

Diğer yandan İsrail’in devam eden Hamas savaşı nedeniyle 2024’te ilk not indiriminin yaşanabileceği belirtildi.

S&P’nin İsrail ile ilgili not görünümü negatif iken, Fitch ve Moody’s not indirimi uyarısı yaptı.

Fitch’ten Parker, Yemen’deki İran yanlısı Husi isyancıların Kızıldeniz’de İsrail’e giden gemilere saldırmaya başlamasıyla birlikte, “savaşın ne kadar süreceği ya da sonrasında ne olacağı konusunda büyük bir belirsizlik olduğunu” söyledi.

Kredi derecelendirme piyasasının en büyük üç oyuncusu Moody’s, S&P ve Fitch’in, ekonomik görünümü değerlendirerek ülkelere verdikleri notlar, yatırım dünyasına yön veriyor.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Kredi Kartı Borçlu Sayısı 36 Milyonu Aştı

Tüketici kredisi borcu bulunan vatandaş sayısı son bir yılda 1 milyon 804 bin kişi artarak Ekim 2023 sonu itibariyle 39 milyon 337 bin kişiye çıktı. Aynı dönemde sayıları 2 milyon 789 bin artan kredi kartı borçlularının sayısı ise 36 milyon 68 bin kişiyi buldu.

Yılbaşından bu yana ise tüketici kredileri yüzde 36,2 oranında artarak 1 trilyon 526 milyar liraya, kredi kartı borç bakiyesi ise yüzde 139,6 oranında artarak 1 trilyon 93 milyar liraya yükseldi.

Yurttaşların bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borcu artamaya devam ediyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bankaların bireysel kredi ve kredi kartları nedeniyle vatandaşlardan olan alacaklarının bakiyesi 1-8 Aralık haftasında 442 milyon lira daha artarak 2 trilyon 613 milyar lira oldu.

Yılbaşından bu yana ise tüketici kredileri yüzde 36,2 oranında artarak 1 trilyon 526 milyar liraya, kredi kartı borç bakiyesi ise yüzde 139,6 oranında artarak 1 trilyon 93 milyar liraya yükseldi” dedi.

Bankaların icra takibine alınan alacakları ise söz konusu haftada 655 milyon lira artarak 44,4 milyar liraya yükseldi. Yılbaşından bu yana ise 14,1 milyar liralık artış yaşandı.

Sol Haber’in aktardığına göre Ömer Fethi Gürer şunları söyledi: Vatandaşların faizleri ve icra masrafları hariç 84 milyar liraya yakın icralık kredi borcu bulunuyor. İcra dairelerinde dosya sayısı da 22 milyona dayandı. Risk merkezinin verilerine göre bankalara ve finansman kuruluşlarına tüketici kredisi borcu bulunan vatandaş sayısı son bir yılda 1 milyon 804 bin kişi artarak

Ekim 2023 sonu itibariyle 39 milyon 337 bin kişiye çıktı. Aynı dönemde sayıları 2 milyon 789 bin artan kredi kartı borçlularının sayısı ise 36 milyon 68 bin kişiyi buldu.

Paylaşın