Sanayi Devi Wuppermann, Türkiye’den Çekildi

Yassı ürünler, borular ve çeşitli çelik ve sac işleri üretimi yapan Almanya merkezli sanayi devi Wuppermann AG, Galma Metal’deki paylarını satarak Türkiye’deki üretim varlığını sona erdirdi.

Wuppermann AG, 9 Avrupa ülkesinde 3 holdinge ve 16 yan kuruluşa sahip. Hollanda’da Hollanda’da Wuppermann Staal Nederland BV, Macaristan’da Wuppermann Hungary Kft., Avusturya’da Wuppermann Austria GmbH ve Wuppermann Metalltechnik GmbH , Polonya’da Wuppermann Polska adlı üretim tesisleri var.

Patronlar Dünyası’ndan Gökmen Mert Kural’ın haberine göre, Geçen yılın Ağustos ayında Türkiye’deki en önemli çelik şirketlerinden Borusan ile ortaklığını sona erdiren Mannessmann’ın ardından bu kez 152 yıllık metal şirketi Wuppermann da Türk şirketle yollarını ayırdı.

2013’te Galva Metal’in yüzde 35’ini alarak Türk ağır sanayisine adım atan Wuppermann, hisselerini ortağına geri satarak Türkiye’deki üretimden çekildi. Böylece 6 ay arayla iki Alman metal devi, Türkiye’deki ortaklıklarını sona erdirme kararı aldı.

Merkezi Leverkusen’de bulunan Wuppermann AG, yassı ürünler, borular ve çeşitli çelik ve sac işlerinin üretimi yapıyor.

1872’de Theodor Wuppermann tarafından kurulan, 1888 yılında ilk kez şerit demir üreten şirket, yılda 500.000 tonun üzerinde çelik işleme kapasitesine sahip. Son olarak 100 milyon Euro’luk yatırımla Macaristan tesisini kuran şirket, 152 yıldır Wuppermann ailesi tarafından yönetiliyor.

Alman şirket, 9 Avrupa ülkesinde 3 holdinge ve 16 yan kuruluşa sahip. Hollanda’da Hollanda’da Wuppermann Staal Nederland BV, Macaristan’da Wuppermann Hungary Kft., Avusturya’da Wuppermann Austria GmbH ve Wuppermann Metalltechnik GmbH , Polonya’da Wuppermann Polska adlı üretim tesisleri var.

Paylaşın

Bakan Şimşek’ten Dikkat Çeken “Dış Kaynak” Açıklaması

Türkiye’ye yönelik dış kaynak akışına ilişkin değerlendirmede bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçen yıl uluslararası kuruluşlar, hükümet kuruluşları, ihracat kredi kuruluşları ve ticari kreditörlerden ülkedeki çeşitli sektörlere sağlanan kaynağın 8,8 milyar dolara ulaştığını söyledi ve ekledi:

“Bu kaynağın içerisinde 2,8 milyar dolarlık tutar, deprem bölgesinin kalkındırılması amacıyla sağlanmıştır. Sağlanan bu kaynaklar Türkiye’ye ve şeffaflık, tutarlılık, hesap verebilirlik ve öngörülebilirlik ilkelerini esas alan programımıza duyulan güvenin bir göstergesidir.”

ForeksHaber‘in aktardığına göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan gönderilen değerlendirmede dış finansman kuruluşlarından, ülkedeki kurumlara proje finansmanı kapsamında kaynak sağlamaya devam edildiği vurgulandı.

Türkiye’ye yönelik dış kaynak akışına yönelik değerlendirmede bulunan Şimşek, ayrıca bu kaynaklarla, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin yol açtığı hasarların giderilmesi amacıyla bölgenin yeniden inşasına aracılık ettiklerini söyledi. Şimşek, 19-22 Aralık 2023 tarihlerinde deprem bölgesinde faaliyet gösteren işletmeleri desteklemek amacıyla yaklaşık 640 milyon dolar kaynak sağlandığına dikkat çekti.

Şimşek, bu kapsamda, İslam Kalkınma Bankasından Türkiye Sınai Kalkınma Bankasına (TSKB) sağlanan 100 milyon dolar tutarındaki finansmanın, depremlerden etkilenen illerdeki ekonomik faaliyetlerin yeniden canlandırılması ve güçlendirilmesi odaklı yatırımların finansmanı için kullanılacağını ifade etti.

Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansından (JICA) sağlanan 20 milyar Japon Yeni tutarındaki finansmanın da Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından kullanılacağını bildiren Şimşek, bu kaynağın depremden etkilenen illerde mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin sermayelerini desteklemek amacıyla değerlendirileceğini kaydetti.

Şimşek, ayrıca Japonya Uluslararası İşbirliği Bankasından (JBIC) Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB) ve TSKB’ye 200’er milyon dolar olmak üzere toplamda 400 milyon dolar tutarında finansman sağladıklarına dikkati çekerken, “Bu kaynak depremlerden etkilenen illerimizdeki ekonomik faaliyetlerin yeniden canlandırılması ve güçlendirilmesi odaklı, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, su ve atık yönetimi yatırımları ile ileri teknoloji destekli enerji verimliliği yatırımlarının finansmanına yönelik kullanılacaktır.” dedi.

“Programımıza duyulan güvenin bir göstergesi”

Geçen yıl uluslararası kuruluşlar, hükümet kuruluşları, ihracat kredi kuruluşları ve ticari kreditörlerden ülkedeki çeşitli sektörlere sağlanan kaynağın 8,8 milyar dolara ulaştığına işaret eden Şimşek, “Bu kaynağın içerisinde 2,8 milyar dolarlık tutar, deprem bölgesinin kalkındırılması amacıyla sağlanmıştır. Sağlanan bu kaynaklar Türkiye’ye ve şeffaflık, tutarlılık, hesap verebilirlik ve öngörülebilirlik ilkelerini esas alan programımıza duyulan güvenin bir göstergesidir.” diye konuştu.

Paylaşın

2023 Yılında 111 Bin 576 Esnaf Kepenk Kapattı

CHP Milletvekili Bekir Başevirgen, “Verilere göre 2023 yılında toplam 111 bin 576 esnaf kepenk kapattı. Bu sayı, her ay ortalama 9 bin 298 esnafın kepenk kapattığı anlamına geliyor” dedi.

“Pandemi döneminde dahi esnaf bu kadar zor duruma düşmemişti” diyen Başevirgen, “Esnafın işyerlerini kapatması demek, işsizler ordusunun da çığ gibi büyümesi anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) verilerini paylaştı.

Sol Haber’in aktardığına göre; Bekir Başevirgen, “Verilere göre 2023 yılında toplam 111 bin 576 esnaf kepenk kapattı. Bu sayı, her ay ortalama 9 bin 298 esnafın kepenk kapattığı anlamına geliyor. 2022 yılına göre, ekmek teknesi batan esnaf sayısı 11 bin 870 arttı. Pandemi döneminde dahi esnaf bu kadar zor duruma düşmemişti” dedi.

KOBİ’lerin bankalara olan borçlarının 3 trilyon lirayı aştığına da dikkat çeken CHP’li Bekir Başevirgen, “Borcu takibe düşen KOBİ sayısı 293 binin üzerinde. Yüksek faiz, yüksek kur, elektrik, kira, vergiler, personel giderleri ve tüm girdi maliyetleri altında ezilen esnafın bu şartlar altında ayakta kalması imkansız hale geldi” açıklamasını yaptı.

“Pandemi döneminde dahi esnaf bu kadar zor duruma düşmemişti” diyen Bekir Başevirgen, “Esnafın işyerlerini kapatması demek, işsizler ordusunun da çığ gibi büyümesi anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Sanayi Üretimi Kasım Ayında Yüzde 1,4 Azaldı

Sanayi üretimi kasım ayında yüzde 0,4 azaldı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, kasım ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 4,5, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,3 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,0 azaldı.

Haber Merkezi / Sanayi üretimi yıllık yüzde 0,2 arttı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, kasım ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,5, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 0,1 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 4,5 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sanayi Üretim Endeksi, Kasım 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; Sanayi üretimi yıllık yüzde 0,2 arttı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, kasım ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,5, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 0,1 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 4,5 arttı.

Sanayi üretimi kasım ayında yüzde 0,4 azaldı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, kasım ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 4,5, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,3 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,0 azaldı.

Sanayi üretimi ekim ayında yüzde 0,4 azaldı

Sanayi üretimi ekim ayında yıllık yüzde 1,1 arttı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ekim ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,7, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,3 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,5 arttı.

Sanayi üretimi ekim ayında aylık yüzde 0,4 azaldı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, ekim ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 3,2 artarken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 0,3 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,3 azaldı.

Sanayi üretim endeksi nedir?: Sanayi Üretim Endeksi, sanayi sektöründe yer alan kuruluşların üretimlerindeki değişimi gösteren bir endekstir. TÜİK tarafından 2005 yılı üretimi 100 olarak alınmak suretiyle, her ay 4850 işyerinden Aylık Sanayi Üretim Anketiyle derlenen verilere dayanılarak hesaplanmaktadır.

Sanayi üretimi ne demek?: Sanayi, endüstri veya işleyim devamlı veya belli zamanlarda, makine ve benzeri araçlar kullanarak bir madde veya gücün niteliğini veya biçimini değiştirerek toplu üretimde bulunan faaliyet dalı ve ekonominin ana sektörlerinden birisidir.

Sanayi grupları nelerdir?: Günümüzde sanayi faaliyetleri birincil, ikincil ve üçüncül sanayi olarak sınıflandırılmıştır. Bu kategorileri biraz daha açacak olursak tabii, sınai ve hizmet sanayisi şeklinde sınıflandırmaya tabi tutulduğu belirtilebilir.

Paylaşın

Hazine’nin Toplam Borcu 6,5 Trilyon Liraya Yükseldi

2023 yılında hem devletin hem de vatandaşın borcu arttı. Hazine’nin borçları bir yılda 4 trilyon liradan, 6,5 trilyon liraya yükseldi. Vatandaşın bankalara olan borçları ise 1,1 trilyon lira artarak 2,7 trilyon liraya ulaştı.

Konuya ilişkin değerlendirme yapan CHP’li Vehbi Bakırlıoğlu, “Bankalara olan borçları nedeniyle 2,3 milyon kişi takibe düşmüştür. 2023 yılın ocak-kasım döneminde 780 bin 650 kişi bankalara olan bireysel kredi borcunu, 767 bin 663 kişi ise kredi kartı borcunu ödeyemediği için tarafından icra takibine alındı.

Sadece 2023 yılında icra dairelerine gelen dosya sayısı rekor üstüne rekor kırarak 13 milyonu geçti. 2024 borç yılı olacak, ek bütçeler, yetki kanunları ile Cumhurbaşkanına ek borçlanma yetkisi verildi. Devlet borcun faizini bile ödemek için borç almak zorunda. Hem devlet hem de vatandaş borç batağının içinde” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Aralık ayına ilişkin nakit gerçekleşmelerini açıkladı. Buna göre Hazine nakit dengesi Aralık’ta 197 milyar lira açık verdi. Bakanlık 2023 yılının tamamında nakit dengesinin 625,5 milyar lira açık verdiğini duyurdu. Aralık’ta faiz dışı denge 168,8 milyar lira olarak gerçekleşirken 2023 genelinde faiz dışı açık 71,1 milyar lira oldu.

2023 yılında hem devletin hem de vatandaşın borcu arttı. Hazine’nin borçları bir yılda 4 trilyon liradan, 6,5 trilyon liraya yükseldi. Bunun 6,3 trilyonu yani yüzde 97’si AKP dönemlerinde gerçekleşti. Türkiye brüt dış borç stoku 482,6 milyar dolara ulaştı.

Sol Haber’in aktardığına göre; Konuyla ilgili açıklama yapan ve “2024 borç yılı olacak” diyen CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, vatandaşın bankalara olan borçlarınınsa 1,1 trilyon lira artarak 2,7 trilyon liraya ulaştığını belirtti.

Tüketici kredileri borcu 421 milyar lira artarak 1 trilyon 557 milyara, kredi kartı borçları ise 661 milyar lira artışla 1 trilyon 114 milyar liraya ulaştı. Çiftçilerin borcuysa 568 milyar liraya çıktı.

Borç miktarı arttıkça icra takibe düşenlerin sayısının da arttığını ifade eden Bakırlıoğlu şunları söyledi: “Bankalara olan borçları nedeniyle 2,3 milyon kişi takibe düşmüştür. 2023 yılın ocak-kasım döneminde 780 bin 650 kişi bankalara olan bireysel kredi borcunu, 767 bin 663 kişi ise kredi kartı borcunu ödeyemediği için tarafından icra takibine alındı. Sadece 2023 yılında icra dairelerine gelen dosya sayısı rekor üstüne rekor kırarak 13 milyonu geçti.

2024 borç yılı olacak, ek bütçeler, yetki kanunları ile Cumhurbaşkanına ek borçlanma yetkisi verildi. Devlet borcun faizini bile ödemek için borç almak zorunda. Hem devlet hem de vatandaş borç batağının içinde.”

Paylaşın

2023 Yılında Konkordatoya Başvuran Firma Sayısı 519

2023 yılının tamamında konkordato geçici mühlet kararı verilen dosya sayısı 519 adet olurken, bu sayı iflas ertelemenin kaldırılmasıyla 2018 ve 2019 yıllarında yaşanan konkordato fırtınasından sonraki en yüksek seviye olarak ölçüldü.

Yanı sıra geçen yılın ocak-kasım döneminde, kapanan şirket sayısı yüzde 7,2 artarak 19 bin 931’e dayanırken, tasfiye başvurusunda bulunan şirket sayısı 24 bini geçti.

Sözcü’nün haberine göre, Akkuyu Nükleer Santrali ile Enerji Bakanlığı’na bağlı Türkiye Elektrik İletim AŞ’nin (TEİAŞ) elektrik iletim hatları başta olmak üzere çok sayıda kamu ve özel şirkete iş yapan Oskar Holding’in 4 şirketi ile holdingin sahibi Osman Karagöz, konkordato ilan etti.

641 farklı şirket ve kişiye 2 milyar lirayı aşkın borcu olan holding, konkordato gerekçesini kamudan alacaklarını tahsil edememesi, ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve banka kredilerinin son dönemde kısılmasına bağladı.

Son yıllarda yurtiçi kargo taşımacılığında payını artıran GKN Kargo Lojistik Dağıtım ve Depolama da konkordato istedi.

Halk TV’nin haberine göre, ailenin ikinci kuşak temsilcilerinden Gökhan Akyürek’in yönetim kurulu başkanı olduğu şirket 4 Ocak günü konkordato talebinde bulundu. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde yapılan başvuruda, şirketin olası hacizlere karşı korunması talep edildi.

Başvuruya göre şirketin toplam borcu 508 milyon lira seviyesinde. Dava dilekçesine göre, şirketin yaşadığı mali sıkıntının temelinde Galatasaray ile yapılan sponsorluk anlaşma. Dilekçeye göre bu anlaşma mali dengenin bozulmasına neden oldu.

Ekonomim’de yer alan habere göre, 2023 iflas ertelemenin kaldırıldığı 2018 ve 2019’daki “konkordato fırtınası”nın ardından 519 başvuru ile rekorun kırıldığı yıl oldu.

2023 yılının tamamında konkordato geçici mühlet kararı verilen dosya sayısı 519 adet olurken, bu sayı iflas ertelemenin kaldırılmasıyla 2018 ve 2019 yıllarında yaşanan konkordato fırtınasından sonraki en yüksek seviye olarak ölçüldü.

Yanı sıra geçen yılın ocak-kasım döneminde, kapanan şirket sayısı yüzde 7,2 artarak 19 bin 931’e dayanırken, tasfiye başvurusunda bulunan şirket sayısı 24 bini geçti.

Paylaşın

İstanbul’da Toplu Taşımaya Yüzde 28.09’a Varan Zam

İstanbul’da toplu ulaşıma yüzde 18, taksi, minibüs ve servis ücretlerine yüzde 28.09 arasında zam geldi. İstanbul Taksiciler Esnaf Odası yüzde 65,  personel servisi işletmecileri yüzde 100, okul servisi işletmecileri yüzde 60, minibüsçüler odası yüzde 65,  Turyol Kooperatifi yüzde 60 zam talebinde bulunmuştu.

Haber Merkezi / Yeni zamlı tarifeye göre; tam elektronik bilet 15 TL’den 18.07 TL’ye çıktı, öğrenci bileti 8.62 TL oldu. Marmaray tam parkur 33.20 TL’den 39.16 TL’ye çıktı.

Mavi Kart aylık fiyatı, tam 1177 TL’den 1388 TL’ye, öğrenci aylık abonman fiyatı da, 212 TL’den 250 TL’ye çıkarıldı.

Taksi indi-bindi ücreti 70 TL’den 90 TL’ye çıkarıldı. Taksi açılış ücreti 19.17 TL’den 24.55 TL’ye yükseldi.

Minibüs ücretleri mesafeye göre 15.50 TL ile 20 TL arasında değişecek. Minibüste öğrenci ücreti 8 liradan 10 liraya çıkarıldı.

İkinci yarıyıldan itibaren geçerli olmak üzere okul servisinde bin 300 TL olan aylık 0-1 km ücreti bin 665 TL’ye, personel servisinde 10-17 koltuk kapasiteli taşıtın 675 TL olan ilk kalkış ücreti 865 TL’ye yükseltildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME), ocak oturumu Zeytinburnu’ndaki 1453 Çırpıcı Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirildi. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün’ün yönettiği oturumda İstanbul’da toplu ulaşıma zam teklifi görüşüldü.

İstanbul Taksiciler Esnaf Odası yüzde 65,  personel servisi işletmecileri yüzde 100, okul servisi işletmecileri yüzde 60, minibüsçüler odası yüzde 65,  Turyol Kooperatifi yüzde 60 zam talebinde bulundu. İBB yönetimi; esnaftan gelen talepleri, enflasyon, asgari ücret ve yakıt fiyatındaki artışı birlikte değerlendirerek yüzde 28.09 oranında zam teklifi hazırladı.

Tartışmalar sonrası özel ulaşıma yüzde 28.09, İBB bünyesindeki toplu ulaşım araçlarına yüzde 18 zam önerisi sunuldu. Oylamada teklif oybirliği ile kabul edildi.

Paylaşın

2023 Yılında En Çok Altın Kazandırdı

2023 yılında külçe altın, yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Külçe altını sırasıyla, Euro, Dolar, Borsa ve Devlet İç Borçlanma Senetleri yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları Aralık 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 8,04, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 6,16 oranlarıyla DİBS’te gerçekleşti.

Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından külçe altın yüzde 4,29, Euro yüzde 1,41, mevduat faizi (brüt) yüzde 1,16 ve Amerikan Doları yüzde 0,40 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken, BIST 100 endeksi yüzde 2,84 oranında yatırımcısına kaybettirdi.

TÜFE ile indirgendiğinde; külçe altın yüzde 2,48 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Euro yüzde 0,35, mevduat faizi (brüt) yüzde 0,60, Amerikan Doları yüzde 1,35 ve BIST 100 endeksi yüzde 4,53 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

Külçe altın, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 9,39 oranında, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 5,46 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 10,25, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 13,48 oranında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

Altı aylık değerlendirmeye göre BIST 100 endeksi; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 13,09, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 3,26 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; aynı dönemde DİBS, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 32,06, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 37,97 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 24,79, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 9,22 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu.

Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından, Euro yüzde 11,41, Amerikan Doları yüzde 8,06 ve BIST 100 endeksi yüzde 2,30 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; mevduat faizi (brüt) yüzde 20,30 ve DİBS yüzde 46,71 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

TÜFE ile indirgendiğinde Euro yüzde 2,49, Amerikan Doları yüzde 5,41, BIST 100 endeksi yüzde 10,46, mevduat faizi (brüt) yüzde 30,24 ve DİBS yüzde 53,35 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

Paylaşın

Dünyada En Yüksek Gıda Enflasyonuna Sahip Yedinci Ülke: Türkiye

İktidar ekonomi dair pembe tablolar çizmeye çalışsa da, veriler, iktidarın söylemlerini yalanlıyor. CHP’li Erhan Adem, Türkiye’nin; Venezuela, Arjantin, Zimbabve, Surinam, Lübnan, Mısır’dan sonra dünyanın en yüksek gıda enflasyonuna sahip 7’nci ülke olduğunu söyledi ve ekledi: Halkın hissettiği enflasyon zaten reelde yüzde yüzü aşmış durumda.

Erhan Adem, açıklamasının devamında, “‘Tarım ülkesiyiz’, Avrupa’da tarımda birinciyiz’ diyoruz ama dünyada en fazla gıda fiyatı yüksek olan ülkelerden biriyiz. Temel neden AKP zihniyetinden kaynaklanıyor” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tarım ve Orman Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, gıda enflasyonu ile ilgili yazılı açıklama yaptı.

Birgün’ün aktardığına göre; Erhan Adem, yaptığı açıklamada, “Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)’nün, geçtiğimiz gün açıkladığı gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişiklikleri izleyen FAO Gıda Fiyat Endeksi’ne göre 2023 yılında dünyada gıda fiyatları yüzde 10 düştü. Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre ise aynı dönemde Türkiye’de gıda fiyatları yüzde 72 yükseldi” bilgisini paylaştı.

“Türkiye, gıda fiyatlarında son bir yıllık dönemde dünya ile tamamen ayrıştı” diyen Adem, şunları söyledi: “Dünyada 40 aydır gerileyen gıda fiyatlarının, Türkiye’de artmaya devam etmesi nedeniyle aradaki makas tümden açıldı” ifadelerini kullandı.

Türkiye, dünyada yedinci sırada

Adem, Türkiye’nin; Venezuela, Arjantin, Zimbabve, Surinam, Lübnan, Mısır’dan sonra dünyanın en yüksek gıda enflasyonuna sahip 7’nci ülke olduğunu söyledi ve ekledi: “Halkın hissettiği enflasyon zaten reelde yüzde yüzü aşmış durumda. ”

“Ülkemizdeki yüksek enflasyonun en önemli etkenlerinden birini yüksek gıda fiyatları oluşturmaktadır” diyen Adem, şunları kaydetti:

“Her ay açıklanan enflasyon verilerinde fiyatı en fazla yükselen ürünler incelendiğinde ilk sırda yer alan 20 ürünün yarısından fazlasını her zaman gıda ürünleri oluşturmaktadır. Tarım ürünlerindeki fiyat artışının en önemli nedeni yüksek girdi maliyetleridir. Ülkemizde mazot, gübre, ilaç tohum başta olmak üzere tarımsal üretimin temel girdilerinin hepsi ya tamamen ya yüzde 80’e yakını ithal ediliyor. Kur artışı oldukça girdi maliyetleri de yükseliyor. Bu da tarımsal ürün fiyatlarını doğrudan etkiliyor.”

CHP’li Erhan Adem, son olarak şunları söyledi: “Dünyanın hiçbir ülkesinde kendi ürettiğine kota koyup o ürünü dışardan alan ve ona pazar oluşturan bir başka ülke yoktur. Tarımda üretimin ithalata dayalı olması ve üretimi gerçekleştirmeye yarayan gübre, ilaç ve enerji (mazot) gibi ürünler ile hammadde maliyetlerinin yüksek olması. ‘Daha pahalı üretim, daha pahalı tüketime’ yol açıyor.

AKP’nin genel hamlesi hiçbir hatayı kabul etmeme üzerine kurulu olduğu için her seferinde ‘sorun yok, hata yok’ deniliyor. O süreç bir şekilde geride bırakılmış gibi oluyor ama sorun çözülmediği için sonrasında tekrar ortaya çıkıyor. ‘Tarım ülkesiyiz’, Avrupa’da tarımda birinciyiz’ diyoruz ama dünyada en fazla gıda fiyatı yüksek olan ülkelerden biriyiz. Temel neden AKP zihniyetinden kaynaklanıyor.

Paylaşın

BM’den Türkiye İçin Enflasyon Tahmini: 2025 Yılına Kadar Çift Hanelerde Kalacak

Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Teşkilatı (DESA), Türkiye’nin 2024 yılında yüzde 2,7 oranın büyüyeceğini, enflasyon oranının ise 2025 yılına kadar çift hanelerde kalacağının tahmin edildiğini açıkladı.

DESA, Türkiye’de son yıllarda uygulanan alışılmadık para politikasının, düşük faiz oranlarının ülkede üretkenliği ve ekonomik büyümeyi artırmada büyük ölçüde başarısızlık yarattığını kaydetti.

DESA, Türkiye’de, uygulanan farklı ekonomik yöntemlerin yerel para biriminin giderek zayıflamasına yol açtığını, Türk lirasının ABD doları karşısındaki değerinin, Ocak 2018 ile Kasım 2023 tarihleri arasında 3,76 Türk lirasından 28,59 Türk lirasına yükselip, değer kaybettiğini vurguladı.

Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Teşkilatı (DESA), ‘’2024 Yılı Dünya Ekonomik Durumu ve Beklentileri’’ raporunu yayınladı.

VOA Türkçe’den Can Kamiloğlu’nun aktardığına göre; DESA raporunda, Türkiye’nin 2024 yılında yüzde 2,7 oranın büyüyeceğini, enflasyon oranının ise 2025 yılına kadar çift hanelerde kalacağının tahmin edildiğini açıkladı.

Raporda, Türkiye’de ekonomi yönetiminden sorumlu yetkililerinin, 2024 yılında büyümeyi yavaşlatması beklenen enflasyonu dizginlemek için para politikasını agresif bir şekilde sıkılaştırdığı kaydedildi.

Rapora göre 2023 yılında, Türkiye, Arjantin, Venezuela, Kolombiya, Mısır, Gana, Malavi, Pakistan ve Güney Afrika’nın da bulunduğu birçok gelişmekte olan ülkenin para birimleri, yüzde 20’nin üzerinde değer kaybetti.

Raporda, Türkiye’de son yıllarda uygulanan alışılmadık para politikası, düşük faiz oranlarının ülkede üretkenliği ve ekonomik büyümeyi artırmada büyük ölçüde başarısızlık yarattığı kaydedildi.

Türkiye’de, uygulanan farklı ekonomik yöntemlerin yerel para biriminin giderek zayıflamasına yol açtığı, Türk lirasının ABD doları karşısındaki değerinin, Ocak 2018 ile Kasım 2023 tarihleri arasında 3,76 Türk lirasından 28,59 Türk lirasına yükselip, değer kaybettiği belirtildi.

Türk lirasındaki aşırı değer kaybının 2022 yılında enflasyon oranını yüzde 72’ye yükselttiği, 2023 yılında yüzde 55 oranında hala yüksek bir oranda kalacağı, 2024 yılında gevşemesinin beklediğini ancak 2025’e kadar çift haneli seviyelerde kalmasının tahmin edildiği belirtildi. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın, 23 Kasım 2023’te faiz oranlarını yüzde 40’a kadar yükseltmek zorunda kaldığı hatırlatıldı.

Kapsamlı raporda, küresel işgücü piyasasının pandemi sonrasında hızla toparlandığı, geçtiğimiz yıl birçok ülkede işsizlik oranlarının salgın öncesi seviyelerin altına düştüğü, ABD ve bazı Avrupa ülkeleri ekonomilerinde neredeyse tarihi en düşük seviyelere ulaştığı ancak bu iyileşmenin özellikle gelişmekte olan ekonomilerin farklı eğilimler yaşaması nedeniyle dengesizlikler yarattığı kaydedildi.

2023 yılında, Türkiye ile birlikte Brezilya ve Çin’de işsizlik oranlarında belirgin bir düşüş görüldüğü ancak gelişmekte olan birçok ülke, özellikle Batı Asya ve Afrika ülkelerinin, yüksek işsizlik oranlarıyla mücadele ettikleri vurgulandı. Türkiye’nin işsizlikle mücadelesi sonucunda ülkedeki işsizlik oranlarının 2023’ün üçüncü çeyreğinde son dokuz yılın en düşük seviyesine ulaştığı kaydedildi.

‘’Küresel istihdam verileri daha da kötü olacak’’

Geçtiğimiz yıl, çoğu ülkede ücret artışlarının enflasyonun etkisini dengelemede başarısız olduğu, yaşam maliyetinin artışıyla birlikte yaşanan krizini daha da kötüleştiği vurgulandı. 2023 yılında, gelişmekte olan ülkelerdeki işgücü piyasası, kayıt dışı istihdam, cinsiyet eşitsizlikleri ve yüksek genç işsizliği gibi kalıcı zorluklarla yüzleşmeye devam edildiği kaydedildi.

Raporda, gelişmekte olan birçok ülkede işgücü piyasası koşullarının, zayıf beklentiler nedeniyle 2024’te muhtemelen kötüleşeceği, para sıkılaştırma politikalarının birçok ülkede istihdam üzerinde olumsuz etki yapacağı belirtildi.

Paylaşın