Gazze’de “Çatışmalara Ara Verilmesi” Kararı BMGK’da Onaylandı

Hamas’ın düzenlediği Aksa Tufanı operasyonu sonrası başlayan Filistin – İsrail savaşı devam ederken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Malta’nın sunduğu Gazze’de çatışmalara “acil ve uzatılmış ara verilmesi” talep edilen karar tasarısını onayladı.

Haber Merkezi / Tasarı, 15 üyeden 12’sinin “evet”, 3’ünün “çekimser” oyuyla kabul edildi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Rusya ve İngiltere çekimser oy kullanan ülkeler oldu.

Karar, Hamas ve diğer grupların elindeki rehinelerin “derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması” çağrısını yapıyor.

İsrail’in BM Büyükelçisi Gilad Erdan, kararın “gerçeklerden kopuk ve anlamsız” olduğunu söyledi. İsrail Büyükelçisi, ülkesinin “uluslararası hukuka uygun davranmaya devam edeceğini” söyleyerek, kararda Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırısına değinilmemesini eleştirdi.

Ekim ayında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), dört kez ateşkes ya da insani ara öngören karar tasarılarına onay vermemişti.

Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Martin Griffiths, ‘İsrail tarafından kuşatılan ve bombalanan’ “Gazze’deki katliama” son verilmesi çağrısında bulundu.

Bir basın açıklaması yapan Griffiths, “Gazze’deki katliam her geçen gün yeni bir dehşet boyutuna ulaşırken, hastanelerin ateş altında kalması, prematüre bebeklerin ölmesi ve tüm bir nüfusun temel geçim kaynaklarından mahrum bırakılması dünyayı şoke etmeye devam ediyor. Bu böyle devam edemez. Çok geç olmadan harekete dünya geçmeli.” ifadelerini kullandı.

BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), savaşın başlamasından bu yana Gazze Şeridi’ne ilk yakıt sevkiyatı yapıldığını duyurdu. Ancak UNRWA, insani yardımların ulaştırılmasında kullanılmak üzere çarşamba (15 Kasım) günü Mısır üzerinden Gazze Şeridi’ne ulaşan yakıtın “kesinlikle yeterli olmadığını” belirtti.

UNRWA Gazze Direktörü Thomas White, X sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda, “23 bin litrenin biraz üzerinde benzin teslim edildi ve kullanımı da İsrailli yetkililer tarafından kısıtlandı. Bunu sadece insani yardımların taşınmasında kullanılacağız” ifadelerini kullandı.

“Su şebekelerini ya da hastaneleri çalıştıracak petrol yok” diyen White’a göre İsrail’in izin verdiği bu miktar “yarım tankere” eşdeğer ve ajansın “hayat kurtaran faaliyetlerini sürdürmek” için günlük ihtiyacının “sadece yüzde 9’una” tekabül ediyor.

Birleşmiş Milletler’den yapılan açıklamada, gelen yakıt miktarının azlığı nedeniyle Gazze’deki yardım operasyonlarının “çöküşün eşiğinde” olduğu uyarısında bulundu. UNRWA, “temel insani operasyonları” yerine getirebilmek için her gün 160 bin litre yakıta ihtiyacı olduğunu aktardı.

Paylaşın

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad Hakkında Tutuklama Kararı

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad hakkında sivillere karşı kimyasal silah kullanılması nedeniyle uluslararası tutuklama kararı çıkartıldı. Esad’ın yanı sıra kardeşi Mahir Esad ve Suriyeli iki general hakkında da aynı nedenle uluslararası yakalama kararı çıkardı.

Beşar Esad’ın Ağustos 2013’te Şam yakınlarında Doğu Guta bölgesinde bin 400’den fazla kişinin ölümüne yol açan saldırılarla ilgili suçlandığı ifade ediliyor. Sosyal medyada 2013’te yayınlanan videolarda bilinci yerinde olmayan çocuklar, ağzından köpükler gelen insanlar ve nefes almalarına yardımcı olmak için onlara oksijen veren doktorlar görülüyordu.

Birleşmiş Milletler (BM) raporunda anılan olaylarda sarin gazı kullanıldığına dair açık kanıtlar olduğu kaydedildi. Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü de (OPCW) Suriye’yi bir dizi kimyasal saldırı düzenlemekle suçluyor.

Suriye, 2013 yılında bu örgüte katılmayı ve tüm kimyasal silahlarından vazgeçmeyi kabul etmişti. Ülkede 2011’de başlayan iç savaşta yarım milyondan fazla insan hayatını kaybetti, ülke nüfusunun yarısı yerinden edildi.

Suriye’de 2013 yılında Doğu Guta’da halka kimyasal silahlı saldırı düzenlenmesiyle ilgili olarak Paris’te açılan davada Suriye Devlet Başkanı Beşar Esar hakkında uluslararası tutuklama kararı çıkarıldı. Mahkeme Esad’ı 2013 yılında Guta’daki saldırılarda insanlığa karşı suç işlemek ve savaş suçuna ortaklık etmekle suçluyor.

Suriye Medya ve İfade Özgürlüğü Merkezi tarafından açılan davada hakimlerin verdiği karara ilişkin olarak Fransız Haber Ajansı’na (AFP) konuşan merkezin kurucusu avukat Masen Derviş “Bu, kurbanlar için bir zafer. Bağımsız yargı kimyasal silahla düzenlenen saldırının Suriye Devlet Başkanı’nın bilgisi olmadan gerçekleştirelemeyeceğini kabul etti” diye konuştu.

Esad’ın yanı sıra mahkeme insanlığa karşı suç ve savaş suçu işledikleri gerekçesiyle Suriye Özel Kuvvetleri Komutanlığı yapan kardeşi Mahir Esad ve Suriyeli iki general hakkında da uluslararası yakalama kararı çıkardı.

İsveç merkezli sivil toplum örgütü Sivil Hak Savunucuları yakalama kararıyla ilgili olarak, “Yakalama kararının saldırıda hayatta kalanlara dünyanın onları unutmadığına dair net bir mesaj göndermesini umuyoruz” açıklamasını yaptı.

2013 yılında Guta bölgesinde sarin sinir gazı ile düzenlenen saldırıda yaklaşık bin 400 insan hayatını kaybetmişti. Söz konusu saldırı 2021 yılında Fransa’da yargıya intikal etmiş ve Paris’teki mahkeme soruşturma başlatmıştı.

Saldırıdan kurtulan çok sayıda kurbanı temsil eden kuruluşlar Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’dan şikayetçi oldu. Mahkemeye görgü tanıklarının ifadelerini ve olaya dair video ve fotoğrafları sundular.

Kanada ve Hollanda bu yıl Haziran ayında Şam rejimine yönelik işkence suçlamalarını Uluslarası Adalet Divanı’na taşıdı. İki ülke Şam rejimini BM’nin işkence ve kimyasal silahlara dair sözleşmelerini ihlal etmekle suçladı ve dava açılması için başvuruda bulundu.

Fransa’da önümüzdeki yıl Suriye rejiminin üst düzey üç temsilcisinin Fransa-Suriye vatandaşı iki kişiye işkence yapmak ve öldürmek suçundan hakim karşısına çıkması bekleniyor. Kurbanların Şam’daki Fransız okulunun bir çalışanı ile oğlu olduğu belirtiliyor. İddianameye göre zanlılar insanlığa karşı suç ve savaş suçu işlenmesine iştirak etmekle suçlanıyor.

BM uzmanları ve Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPWC) Suriye Ordusu’nu birçok kez halkına yönelik sarin ve klor gazı kullanmakla suçlamıştı. Şam rejimi ise bu suçlamaları reddetmişti.

Paylaşın

Kuzey Kore, Yeni Balistik Füze Sistemini Test Etti

Kuzey Kore, bölgedeki rakiplerine karşı nükleer savaş başlığı taşıyabilecek silahlar geliştirme çalışmaları kapsamında, orta menzilli balistik füzeler için tasarlanan yeni katı roket motorlarını başarıyla test ettiğini duyurdu. 

Haber Merkezi / Kuzey Kore’nin resmi haber ajansı Kore Merkezi Haber Ajansı (KCNA),  ülkenin bilim insanlarının geçen hafta sonundan bu yana balistik füzelerin birinci ve ikinci aşamalarına yönelik motorları test ettiğini bildirdi.

Kuzey Kore’nin Hwasong-12’nin de aralarında bulunduğu, Pasifik Okyanusu’ndaki ABD toprakları Guam’a ulaşabilen orta menzilli balistik füzeleri, fırlatılmadan önce uzun hazırlıklar gerektiren sıvı yakıtlı motorlarla çalıştırılıyor.

Katı yakıtlı füzeler daha hızlı fırlatılabilir, taşınması ve saklanması daha kolay, bu da fırlatılan füzelerin tespit etmesini zorlaştırıyor.

Kuzey Kore’nin mayıs ve ağustos aylarındaki başarısız girişimlerinin ardından yakın zamanda bir askeri casus uydusu fırlatması da bekleniyor. Ülke, Ekim ayında üçüncü bir girişimde bulunulacağını açıklamıştı.

Paylaşın

2022’de 4 bin 710 Kişi Kara Mayınları Nedeniyle Hayatını Kaybetti

2022 yılında yüzde 85’i sivil olmak üzere 4 bin 710 kişi anti personel (kara) mayınları ve savaş kalıntısı patlayıcılar nedeniyle hayatını kaybetti. Mayınlar nedeniyle can kayıplarının en yüksek olduğu ülkeler Suriye ve Ukrayna oldu.

Bosna Hersek, Kamboçya, Hırvatistan, Etiyopya, Irak, Türkiye ve Ukrayna, en çok kara mayını bulunan ülkeler arasında yer alırken, dünya çapında 55 devlet ve 5 diğer bölgede anti personel mayını bulunuyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi’nde 20-24 Kasım’da düzenlenecek “25. Mayın Yasağı Sözleşmesi Taraf Ülkeleri Toplantısı” öncesinde Kara Mayınlarının Yasaklanması için Uluslararası Kampanya (ICBL), “2023 Kara Mayını Takip Raporu”nu yayınladı.

Bianet’in aktardığına göre, 2022’de yüzde 85’i sivil olmak üzere 4 bin 710 kişi anti personel (kara) mayınları ve savaş kalıntısı patlayıcılar nedeniyle hayatını kaybetti.

Rapora göre mayınların neden olduğu can kayıplarının en yüksek olduğu ülkeler Suriye ve Ukrayna oldu. Suriye’de 834 ve Ukrayna’da 608 kişi kara mayınları nedeniyle hayatını kaybetti.

Yemen ve Myanmar’daki çatışmalarda, mayınlar nedeniyle 500’den fazla kişi hayatını kaybetti.

Myanmar ve Rusya’nın 2022’de Ottawa Anlaşması’na uymadığı, Kolombiya, Hindistan, Myanmar, Tayland ve Tunus’ta da “devlet dışı silahlı aktörlerin” anti personel mayın kullandığı kaydedildi.

Ottawa Anlaşması’nın taraflarından Bosna Hersek, Kamboçya, Hırvatistan, Etiyopya, Irak, Türkiye ve Ukrayna, en çok kara mayını bulunan ülkeler arasında yer alıyor. Rapora göre dünya çapında 55 devlet ve 5 diğer bölgede anti personel mayını bulunuyor.

Ayrıca, sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, sözleşmenin tarafı 30 ülkede 169 bin 276 anti personel mayın imha edilerek 219 kilometre kare alan mayından temizlendi.

Özellikle Kamboçya ve Hırvatistan’da, 2022’ye dek mayın döşeli alanın yaklaşık yüzde 60’ının temizlendiği belirtildi.

1 Mart 1999’da yürürlüğe giren ve Ottawa Anlaşması olarak da bilinen “Mayın Yasağı Sözleşmesi”, mayınların üretimini, kullanımını, depolanmasını ve devredilmesini yasaklıyor.

Tam adı “Anti-Personel Mayınların Kullanımının, Depolanmasının, Üretiminin ve Devredilmesinin Yasaklanması ve Bunların İmhası ile İlgili Sözleşme” olan Ottawa Antlaşması’na 164 ülke taraf olurken, bunlardan 132’si anlaşmayı imzalayıp onayladı.

Sözleşmeyi imzalayan ülkelerin hiçbiri kara mayını üretmiyor.

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşı: Gazze’de Can Kaybı 11 Bin 240’a Yükseldi

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonu sonrası başlayan Filistin – İsrail savaşında 38. gün geride kalırken, Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, Gazze’de İsrail saldırılarında can kaybının 11 bin 240’a yükseldiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Bakanlık sözcüsü, ölenlerin 4 bin 630’unun çocuk, 3 bin 130’unun ise kadın olduğunu belirtti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Hamas yetkililerince paylaşılan ölü sayılarına güvendiğini belirtiyor.

Öte yandan çatışmalar nedeniyle Gazze’nin en büyük sağlık kuruluşu olan Şifa Hastanesi faaliyetlerini devam ettiremez hale gelirken, hayatını kaybeden hastaların sayısı artıyor.

Hamas yönetimindeki Gazze’nin Sağlık Bakanı Yardımcısı Yusuf Ebu er-Riş, AFP haber ajansına yaptığı açıklamada hastanede son üç günde 7 bebek ve 27 hastanın hayatını kaybettiğini bildirdi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı diğer kuruluşlar, Şifa Hastanesi’nde yaklaşık 3 bin hasta ve sağlık çalışanının mahsur kaldığını duyurdu.

DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, hastanenin işlevini yerine getiremez hale geldiğini söylerken, üç gündür elektrik, su ve gıdaya erişimin bulunmaması nedeniyle durumun korkunç ve tehlikeli olduğunu kaydetti.

İsrail ordusu, hastaneden tahliyeler için insani koridor oluşturulduğunu ayrıca jeneratörlerin çalıştırılması için hastane yakınına 300 litre yakıt konuşlandırıldığını savunurken, Filistinli sağlık çalışanları binanın etrafında yoğun çatışmalar yaşandığını, tahliyelerin mümkün olmadığını, ayrıca 300 litre yakıt ile ancak 15 dakikalık elektrik sağlanabileceğini söylüyor.

İsrail’in, Hamas’ın 7 Ekim’deki terör saldırıları sonrasında Gazze’ye başlattığı askeri operasyonlar sonrasında Şifa Hastanesi, aynı zamanda bir çok sivilin sığındığı bir yer haline gelmişti.

Ancak gelinen noktada doktorların, ameliyatları artık anestezi uygulamaksızın yapmak zorunda kaldığı, elektrik kesintileri nedeniyle özel bakıma muhtaç bebeklerin de küvözlerden çıkartılmak zorunda kalındığı bildiriliyor.

İsrail, sivilleri ve hastaneyi kalkan olarak kullanmakla suçladığı Hamas’ın ana karargahının hastanenin altında olduğunu iddia ediyor. Hamas ve hastane çalışanları ise bu iddayı reddediyor.

İsrail ordusu haftasonunda hastaneyi çevreledikten sonra hastaların tahliyesine destek olunacağını duyurmuş, ancak bunun nasıl gerçekleşeceği konusunda bilgi paylaşmamıştı.

Hamas, 70 rehineyi bırakmaya hazır

Hamas, ellerinde bulunan 70 kadar çocuk ve kadın rehineyi, 5 günlük ara karşılığında serbest bırakmaya hazır olduklarını açıkladı.

Açıklamayı yapan Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın sözcüsü Ebu Ubeyde, çatışmalarda arabuluculuk rolünü üstlenen Katar’a söz konusu kararı ilettiklerini aktardı. Ubeyde, ateşkes şartının Gazze Şeridi’ne insani yardım girmesine yönelik engellerin kaldırılmasını da içerdiğini belirtti.

İsrail’in Gazze’ye saldırıları aralıksız sürüyor. Şu ana kadar bölgeden gelen haberler arasında öne çıkan başlıklar:

Gazze’nin kuzeyindeki iki büyük hastane civarında İsrail havasaldırıları sürüyor. İki hastanede de oksijen, tıbbi malzeme, akaryakıt ve elektri kalmadığı için  yeni hasta alımını durdurdu.

Gazze Hastaneler Direktörü Muhammed Zakut sağlık ekiplerinin artık İsrail bombardımanına hedef olan bölgelere ulaşamadığı için can kaybı sayısını güncelleyemediklerini duyurdu. Pazar günü itibariyle 11 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail’in Filistinlilerin gitmesini istediği Gazze’nin güneyindeki Han Yunus şehrine hava saldırısı düzenlendi. El Cezire şehrin son 24 saatte 3 defa saldırıya uğradığını rapor etti.

İsrail ordu sözcüsü Daniel Hagari, Lübnan sınırında yeniden çatışmalar yaşandığını duyurdu. İsrail ordusu Gazze içerisinde yaşanan çatışmalarda iki İsrail askerinin öldüğünü birinin de ağır yaralandığını açıkladı.

Paylaşın

Hamas, 5 Günlük Ateşkes İçin 70 Rehine Teklif Etti

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonu sonrası başlayan Filistin – İsrail savaşının 38. gününde, Hamas, ellerinde bulunan 70 kadar çocuk ve kadın rehineyi, 5 günlük ara karşılığında serbest bırakmaya hazır olduklarını açıkladı.

Açıklamayı yapan Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın sözcüsü Ebu Ubeyde, çatışmalarda arabuluculuk rolünü üstlenen Katar’a söz konusu kararı ilettiklerini aktardı. Ubeyde, ateşkes şartının Gazze Şeridi’ne insani yardım girmesine yönelik engellerin kaldırılmasını da içerdiğini belirtti.

Öte yandan İsrail’in Gazze’ye saldırıları aralıksız sürüyor. Şu ana kadar bölgeden gelen haberler arasında öne çıkan başlıklar:

Gazze’nin kuzeyindeki iki büyük hastane civarında İsrail havasaldırıları sürüyor. İki hastanede de oksijen, tıbbi malzeme, akaryakıt ve elektri kalmadığı için  yeni hasta alımını durdurdu.

Gazze Hastaneler Direktörü Muhammed Zakut sağlık ekiplerinin artık İsrail bombardımanına hedef olan bölgelere ulaşamadığı için can kaybı sayısını güncelleyemediklerini duyurdu. Pazar günü itibariyle 11 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail’in Filistinlilerin gitmesini istediği Gazze’nin güneyindeki Han Yunus şehrine hava saldırısı düzenlendi. El Cezire şehrin son 24 saatte 3 defa saldırıya uğradığını rapor etti.

İsrail ordu sözcüsü Daniel Hagari, Lübnan sınırında yeniden çatışmalar yaşandığını duyurdu. İsrail ordusu Gazze içerisinde yaşanan çatışmalarda iki İsrail askerinin öldüğünü birinin de ağır yaralandığını açıkladı.

İsrail: Hamas, Gazze’de kontrolü kaybetti

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, “Hamas’ın Gazze’de kontrolü kaybettiğini” söyledi. Gallant, İsrail televizyonlarına konuştu. AFP, Gallant’ın şunları söylediğini aktardı: Teröristler güneye doğru kaçıyor. Siviller de Hamas üslerini yağmalıyor. Artık hükümete güvenleri yok.

İsrail ordusu sözcüsü Daniel Hagari, aralarında Hamas’ın eski Askeri İstihbarat Başkanı Muhammed Khamis Dababaş’ın da bulunduğu çok sayıda üst düzey Hamas yetkilisinin son birkaç gün içinde öldürüldüğünü söyledi

Sözcü, Dababaş’ın 2002 yılında beş İsraillinin ölümüne neden olan terö saldırısında” yer aldığını söyledi. Öldürülenler arasında Han Yunus Tugayı’nın Tanksavar Füze Düzeni Başkanı Yaakub A’ashur’un da olduğu ifade edildi.

İsrai ordusu, Tahsin Muslem, Cihad A’azem ve Münir Hareb’in de öldürüldüğünü ifade etti. Hagari’nin aktardığına göre tüm bu isimler Hamas’ın faaliyetlerinde önemli rollere sahipti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas’ın elindeki rehinelerin serbest bırakılması için bir anlaşmanın “olabileceğini” söyledi.

Netanyahu herhangi bir ayrıntı vermedi; Bu konuda ne kadar az konuşursam, gerçekleşme ihtimalini o kadar arttırırım. Netanyahu, bir anlaşmayı zorlayabilecek “tek şeyin” savunma gücünün Hamas üzerinde uyguladığı “askeri baskı” olduğunu söyledi.

Paylaşın

ABD, Suriye’nin Doğusunda İran’a Yakın Grupları Vurdu

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Irak ve Suriye’de ABD personeline yönelik devam eden saldırılara karşı Suriye’nin doğusunda İran Devrimi Muhafızları Ordusu (IRGC) ve ona yakın gruplarca kullanılan tesislere hava saldırıları düzenlendiğini teyit etti.

ABD, 26 Ekim’den bu yana bölgeye bugünküyle birlikte üç hava saldırısı düzenledi. ABD’nin IŞİD (Irak ve Şam İslam Devleti) ile mücadele kapsamında Suriye’de 900, Irak’ta ise 2 bin 500 civarında askeri bulunuyor.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Suriye’de İran’a yakın gruplara hava saldırıları düzenledi.

CENTCOM, X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, ABD Merkez Kuvvetler Komutanı General Michael Erik Kurilla, hava saldırılarının İran Devrimi Muhafızları Ordusu (IRGC) ve ona yakın grupların kullandığı Suriye’nin Ebu Kemal ve Mayadin kentleri civarındaki tesislere yapıldığını kaydetti. Açıklamada, “ABD kendisini, personelini ve çıkarlarını savunmaya devam edecektir.” ifadesi yer aldı.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) da, Irak ve Suriye’de ABD personeline yönelik devam eden saldırılara karşı Suriye’nin doğusunda IRGC’ye ve ona yakın gruplarca kullanılan tesislere hava saldırıları düzenlendiğini teyit etti. Açıklamada, vurulan hedeflerden birinin eğitim tesisi, diğerinin de sığınak olduğu kaydedildi.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ise yaptığı ayrı bir açıklamada Başkan Joe Biden’ın verdiği talimat doğrultusunda saldırının gerçekleştiğini duyurdu. Açıklamada, “ABD Başkanı için ABD personelinin güvenliğinden daha önemli bir öncelik bulunmuyor, bugünkü eylem ABD’nin bölgede kendisini, personelini ve çıkarlarını savunacağını açıkça göstermek için gerçekleştirildi.” denildi.

İsrail ve Hamas arasında başlayan savaşın ardından Irak ve Suriye’de ABD ordusuna yönelik roket ve İHA saldırılarından sonra ABD, 26 Ekim’den bu yana bölgeye bugünküyle birlikte üç hava saldırısı düzenledi.

ABD’nin IŞİD (Irak ve Şam İslam Devleti) ile mücadele kapsamında Suriye’de 900, Irak’ta ise 2 bin 500 civarında askeri bulunuyor.

İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütü (SOHR), bu saldırılarda sekiz İran destekli milisin öldürüldüğünü açıkladı. Açıklamada, çoğunun Suriye vatandaşı olmadığı belirtildi.

SOHR İran destekli milis gruplarının gece boyunca Conoco doğal gaz sahası ve Al-Omar petrol yatağındaki ABD üslerine füze attığını da ifade etti.

Paylaşın

ABD’ye Ait Askeri Uçak Akdeniz’de Düştü: 5 Asker Hayatını Kaybetti

Askeri eğitim kapsamında rutin yakıt ikmali sırasında, beş askeri personeli taşıyan ABD’ye ait askeri uçağı Akdeniz’e düştü. Uçaktaki beş askeri personelin hepsinin öldürüldüğü bildirildi.

Haber Merkezi / Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetleri Avrupa Komutanlığı’nın (USEUCOM), bir askeri uçağın eğitim tatbikatı sırasında Akdeniz’e düşmesi sonucu beş askerin öldüğünü duyurdu.

USEUCOM açıklamasında, uçağın tipini veya nerede uçtuğuna dair bilgi paylaşmadı. Komutanlık, hayatını kaybeden askerlere ilişkin de bilgilendirme yapmadı.

ABD, İsrail ile Filistin arasında 7 Ekim’de başlayan savaşın ardından bölgede askeri varlığını artırarak Akdeniz’e iki uçak gemisi göndermişti.

USS Gerald R. Ford, savaşın hemen ardından Doğu Akdeniz’e konuşlandırılmıştı.

USS Dwight D. Eisenhower, Irak ve Suriye’deki ABD askeri üslerine artan saldırıların ardından Basra Körfezi’ne gönderilmişti.

Paylaşın

İYİ Parti’den İstifalara İlişkin Açıklama: Hem İktidara Hem De Muhalefete Eleştiri

İYİ Parti Teşkilat Başkanı Buğra Kavuncu, partisinde yaşanan istifalara ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Açıklamasında hem partiden ayrılanları hem iktidarı hem de ana muhalefeti eleştiren Buğra Kavuncu, şu ifadeleri kullandı:

Haber Merkezi / “İktidar, iftira ve yalanlarla muhalefeti karalayarak hata ve kusurlarını örtbas ediyor ve kendini meşrulaştırıyor. Maalesef bu söyleme kanan ve kendini buna kaptıran, iktidarın basit propaganda diliyle benzerlik gösterecek şekilde konuşarak ayrılan arkadaşlarımız oldu. Aynı şekilde ana muhalefet de iktidarın ülkeyi uçuruma götüren kararlarının arkasına sığınarak dayatmacı ve tek alternatif olma gücünü muhafaza etmeye çalışıyor, üstelik bu şekilde hiçbir şeyin değişmeyeceğini bilmesine rağmen…

Yine maalesef ana muhalefetin bu söylemlerine itibar edip ayrılan arkadaşlarımız oldu. Bu harekette emeği olup aynı zamanda sahip olduğu saygınlığı koruyabilen, bize saygı duyan herkese, yollarımız ayrılsa da her zaman minnet ve saygı duyacağız. Farkındayız, birçok farklı kesimden eleştiri ve haksız ithamlarla karşılayacağız. Biz önümüze bakıyoruz. Bu bir inat değil milletin makûs talihini değiştirmek için zoru seçen cesurların kararıdır. Sonucu belirleyecek olan yüce Türk Milleti’dir.

Bugün Türkiye’de parti kurmak zor, onu yaşatmak çok daha zordur. Ölçeği itibariyle son 25 yılda, bunu AKP’den sonra başarabilen tek parti İYİ Parti’dir. Partimiz ucube Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve dayatılan iki kutuplu yapı arasında ayakta kalmayı becermiştir. Gücümüz birlik ve beraberliğimizden gelecektir. Elbette gidene üzülürüz ancak bu durum bizim kalanlarla birbirimize daha fazla kenetlenmemizi de sağlayacaktır. Allah iyilerle beraberdir!”

Bahadır Erdem ve Durmuş Yılmaz istifa etmişti

İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Bahadır Erdem ve 27’nci dönemde İYİ Parti’den milletvekili seçilen Durmuş Yılmaz, partiden istifa ettiklerini duyurmuşlardı.

Bahadır Erdem, istifa açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı: “‘2024 yerel seçimlerinde’ aday çıkarma kapsamına tüm illerin alınması ısrarı maalesef İstanbul ve Ankara’nın muhalefette kalmasını riske atmakta ve son dönemde Anayasa hususunda bilinçli olarak yaratılan büyük devlet krizini de göz önüne bulundurduğumuzda hukuk tanımaz AKP rejimi için yeni fırsatlar doğurmaktadır.

Bu çerçevede, İYİ Parti’ye katıldığım günden bu yana hedefi yirmi bir yıldır devam eden bu iktidarı değiştirmek olan, ülkemizde yeniden demokrasi ve hukuk devletinin sağlanmasını amaçlayan bir siyasetçi, bir hoca ve bir hukukçu olarak mevcut kazanımların riske atılmasını kabul etmem mümkün değildir.

İfade etmek isterim ki bütün olanlara rağmen dürüstlüğün, şeffaflığın, vatan ve millet sevgisinin hala siyasette geçer akçe olduğuna ve olması gerektiğine inancımı sürdürmekteyim.”

Durmuş Yılmaz, istifası sonrası yaptığı açıklamada, geniş çaplı açıklama yapmak için bir süre bekleyeceğini ifade ederek Durmuş Yılmaz “Partide taşı elimin altına koymamı gerektiren bütün hayallerim yıkıldı” demişti.

Yılmaz, “İYİ Parti kurulurken varmak istediğimiz amaçlarla ilgili tüm beklentilerim sıfırlandı. Türkiye’de yeni bir sayfa açacaktık. Hesap verebilir, şeffaf olacaktık. Hukukun dışına çıkmayacaktık. Türkiye’deki herkesin, dağdaki çobanın da hakkını hukukunu koruyacaktık, olmadı. Tam tersi oldu, her şey çöktü” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın

Gazze’den İsrail’e 9 Binden Fazla Roket Atıldı

İsrail, 7 Ekim’den bu güne kadar Gazze Şeridi’nden İsrail topraklarına yaklaşık 9.500 roket fırlatıldığını duyurdu. İsrail Ordusu sözcüsü, aralarında Demir Kubbe, David Sling, MIM-104 Patriot ve Arrow’un da bulunduğu ülkenin tüm hava savunma sistemlerinin farklı türdeki hava tehditlerini engellemek üzere etkinleştirildiğini söyledi.

Haber Merkezi / İsrail’in açıklamasına göre, Gazze’den fırlatılan roketlerin yaklaşık yüzde 12’si Filistin yerleşim bölgelerine isabet etti. İsrail askeri sözcüsü, İsrail topraklarına fırlatılan 9 binden fazla roketten 4 bininin, 7 Ekim’de gerçekleştirilen ilk saldırıda atıldığını belirtti.

Gazze’de 32 bin ton patlayıcı kullanıldı

Gazze’deki Hükümet Enformasyon Ofisi, İsrail’in saldırıların başlamasından bu yana Gazze Şeridi’ni yaklaşık 32 bin ton patlayıcı ve 13 binin üzerinde bombayla vurduğunu duyurdu. Bunun da kilometre başına ortalama 87 ton patlayıcı anlamına geldiğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Alemu’l Arabi haber ajansından (AWP) aktardığına göre, Hükümet Enformasyon Ofisi tarafından bugün yapılan açıklamada, İsrail’in saldırıları sonucu Gazze’deki konutların yüzde 50’sinden fazlasının hasar gördüğü, 40 bin konutun ise tamamen yıkıldığı bilgisi verildi.

Gazze’de can kaybı 11 bin 78’e yükseldi

Öte yandan Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı ölü sayısının 11 bin 78’e yükseldiğini açıkladı. Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasında, hayatını kaybedenlerden 4 bin 506’nın çocuk olduğu belirtildi. Bakanlık açıklamasında, 27 binden fazla yaralı olduğu bilgisine de yer verdi.

İsrail ise Filistin Sağlık Bakanlığı’nın rakamları abarttığını ifade ediyor, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise rakamların güvenilir olduğuna inanıyor.

Gazze’de ölen İsrail askerlerinin sayısı 36’ya yükseldi

İsrail merkezli The Times of Israel Gazetesi, Gazze’deki çatışmalarda bir İsrail askerinin daha öldürüldüğünü bildirdi. Gazete böylece, devam eden kara operasyonlarının başlangıcından bu yana İsrail ordusunda ölenlerin sayısının 36’ya yükseldiğini aktardı.

Paylaşın