İsrail, Gazze’de 22 Binden Fazla Noktayı Vurdu

Hamas’ın “Aksa Tufanı” operasyonuyla başlattığı Filistin – İsrail savaşında ikinci ay geride kalırken, İsrail, Gazze Şeridi’ne yönelik operasyonlarda 22 binden fazla noktanın hedef alındığını duyurdu.

Haber Merkezi / İsrail’den yapılan açıklamada, son 24 saat içinde Gazze Şeridi’nde Hamas’ın askeri iletişim merkezleri ile Gazze Şeridi’nin güneyindeki bir tünelin de aralarında olduğu 250’den fazla noktanın hedef alındığı belirtildi. İsrail ordusu, Hamas’ın kuzey birliklerine görevli iki üst düzey yetkilinin de öldürüldüğünü açıkladı.

İsrail’in paylaştığı bilgilere göre, savaşın başlamasından bu yana 98 İsrailli asker hayatını kaybetti, 600 asker de yaralandı. İsrail, savaşta “7 bin terörist öldürüldüğünü” duyurdu.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, pazar günü İsrail saldırılarında yaklaşık 18 bin Filistinlinin öldürüldüğünü duyurdu.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre Gazze Şeridi’nde yaşayan yaklaşık 2 milyon 200 bin kişinin 1 milyon 800 bini, yani nüfusun yaklaşık yüzde 80’i savaş sırasında zorla yerinden edildi.

Öte yandan Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdülrahman el-Tani, İsrail’in Gazze’ye yönelik bombardımanının yeni bir ateşkes için “pencereyi daralttığını” söyledi. Doha Forumu’nda konuşan el-Tani, Katar’ın her iki tarafa da ateşkes için baskı yapma çabalarını sürdüreceğini söyledi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de BM Güvenlik Konseyi’nin Gazze’de ateşkes talep etmekte başarısız olmasından üzüntü duyduğunu ve örgütün “felç olduğunu” söyledi.

Doha Forumu’nda konuşan Guterres, kurumun “otoritesinin ve güvenilirliğinin ciddi şekilde sarsıldığını”, ancak “pes etmeyeceğini” söyledi. BM Güvenlik Konsey’inde Cuma günü yapılan oylamada ABD ateşkes çağrısını veto etmişti.

Birleşmiş Milletler’in Filistinli mültecilere yardım kuruluşu UNRWA’nın başkanı Philippe Lazzarini, “Filistinlilerin insanlıktan çıkarılması, uluslararası toplumun Gazze’de devam eden İsrail saldırılarını sineye çekmesine neden oldu” dedi.

Katar’da düzenlenen Doha Forumu’nda konuşan Lazzarini, yeni bir ateşkes çağrısında bulundu ve Gazze’deki “yeryüzü cehennemini” sona erdirmek için bunun hayati önem taşıdığını söyledi.

BM’nin çöküşün eşiğinde olduğunu belirten Lazzarini “Hangi tanımla olursa olsun, bu kesinlikle şimdiye kadar gördüğüm en kötü durum” dedi ve ekledi: İnsanlar korunmak için BM’ye geliyor ama artık mavi bayrak bile korunmuyor. Her halükarda durum felaket boyutlarına ulaşmış durumda.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Gazze’deki şartların ölümcül hastalıkların yayılması için ideal olduğunu söyledi.

Tedros Adhanom Ghebreyesus, Filistin topraklarındaki sağlık koşullarını görüşmek üzere toplanan DSÖ yürütme kurulunda yaptığı konuşmada, çatışmaların, Gazze’de sağlık sistemi üzerindeki sonuçlarının “felaket boyutunda” olduğunu söyledi.

“Çatışmanın sağlık üzerindeki etkisinin felaket boyutunda olduğunu söylemek malumun ilanı olacaktır” diyen DSÖ Genel Direktörü Tedros, “Toplamda sağlık ihtiyaçları çarpıcı bir biçimde arttı ve sağlık sisteminin kapasitesi üçte bir oranında düştü” ifadelerini kullandı.

“Sürekli daha fazla insan daha küçük alanlara taşındıkça, aşırı kalabalık, yeterli gıda, su, barınak ve hıfzısıhha eksikliğiyle birlikte hastalıkların yayılması için ideal koşulları yaratıyor” diyen Tedros, ishal, sarılık, nefes yolu gibi salgın hastalık belirtileri olduğunu ve bunlarla ilgili riskin yaklaşan kış nedeniyle daha da artacağını belirtti.

Gazze Şeridi’nde sağlık sisteminin çökmekte olduğunu belirten Tedros, 36 hastaneden sadece 14’ünün kısmen işler halde olduğunu belirtti. DSÖ Genel Direktörü, Gazze Şeridi’nin güneyindeki iki büyük hastanenin de yatak kapasitesinin üç katı kadar dolu olduğu, stoklarının tükendiği ve yerinden olmuş binlerce kişiye ev sahipliği yaptığını söyledi.

Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı Direktör Yardımcısı Carl Skau Gazze’de yaşayanların yarısının açlık çektiğini söyledi. Carl Skau ihtiyaç duyulan malzemelerin sadece bir kısmının bölgeye ulaştığını kaydetti. Skau’ya göre Gazze’deki her 10 insandan dokuzu her gün yemek yiyemiyor.

Paylaşın

Guterres: Gazze, BM Güvenlik Konseyi’ni ‘Felç Etti’

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Gazze Şeridi’nde ateşkes talep edememesinden üzüntü duyduğunu belirterek, jeostratejik bölünmeler nedeniyle felç olduğunu söyledi.

Haber Merkezi / Antonio Guterres, ABD’nin Gazze’de ateşkes çağrısını engellemesinin, kurumun otoritesini ve güvenilirliğini ciddi şekilde zayıfladığını belirtti. İnsani ateşkes ilan edilmesi yönündeki çağrısını yinelediğini söyleyen Guterres, maalesef Güvenlik Konseyi’nin bunu başaramadığını vurguladı.

Katar’da düzenlenen Doha Forumu’nda konuşan BM Genel Sekreteri Guterres, ABD’nin Gazze’de ateşkes çağrısında bulunan karar tasarısını veto etmesiyle daha da kötüleşen itibarına bir darbe daha vurduğunu sözlerine ekledi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) görüşülen Gazze’de insani ateşkes tasarısı, ABD tarafından veto edildi. 13 üye ülke, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından sunulan karar tasarısı lehinde oy kullanırken İngiltere çekimser kaldı.

Karar tasarısında Hamas’ın kınanmadığını, bazı Konsey üyelerinin bu konuda sessiz kalmasının kabul edilemez olduğunu belirten ABD, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Arap ülkelerinin öncülük ettiği acil bir ateşkes için artan talepleri bir kez daha reddettmiş oldu.

Antonio Guterres, görev süresi boyunca yetkisini ilk kez kullanarak Gazze’deki insani felaketin önlenmesi için BM Şartı’nın 99. maddesini işletmiş ve 6 Aralık’ta BMGK’ya mektup göndermişti.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, son 24 saatte 213 Filistinlinin daha öldürüldüğünü ve toplam can kaybının 17 bin 487’ye çıktığını açıkladı. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, İsrail saldırılarında yaralananların sayısının ise 48 bin 780’e çıktığını belirtti.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre Gazze Şeridi’nde yaşayan yaklaşık 2 milyon 200 bin kişinin 1 milyon 800 bini, yani nüfusun yaklaşık yüzde 80’i savaş sırasında zorla yerinden edildi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Gazze’deki şartların ölümcül hastalıkların yayılması için ideal olduğunu söyledi.

Tedros Adhanom Ghebreyesus, Filistin topraklarındaki sağlık koşullarını görüşmek üzere toplanan DSÖ yürütme kurulunda yaptığı konuşmada, çatışmaların, Gazze’de sağlık sistemi üzerindeki sonuçlarının “felaket boyutunda” olduğunu söyledi.

“Çatışmanın sağlık üzerindeki etkisinin felaket boyutunda olduğunu söylemek malumun ilanı olacaktır” diyen DSÖ Genel Direktörü Tedros, “Toplamda sağlık ihtiyaçları çarpıcı bir biçimde arttı ve sağlık sisteminin kapasitesi üçte bir oranında düştü” ifadelerini kullandı.

“Sürekli daha fazla insan daha küçük alanlara taşındıkça, aşırı kalabalık, yeterli gıda, su, barınak ve hıfzısıhha eksikliğiyle birlikte hastalıkların yayılması için ideal koşulları yaratıyor” diyen Tedros, ishal, sarılık, nefes yolu gibi salgın hastalık belirtileri olduğunu ve bunlarla ilgili riskin yaklaşan kış nedeniyle daha da artacağını belirtti.

Gazze Şeridi’nde sağlık sisteminin çökmekte olduğunu belirten Tedros, 36 hastaneden sadece 14’ünün kısmen işler halde olduğunu belirtti. DSÖ Genel Direktörü, Gazze Şeridi’nin güneyindeki iki büyük hastanenin de yatak kapasitesinin üç katı kadar dolu olduğu, stoklarının tükendiği ve yerinden olmuş binlerce kişiye ev sahipliği yaptığını söyledi.

Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı Direktör Yardımcısı Carl Skau Gazze’de yaşayanların yarısının açlık çektiğini söyledi. Carl Skau ihtiyaç duyulan malzemelerin sadece bir kısmının bölgeye ulaştığını kaydetti. Skau’ya göre Gazze’deki her 10 insandan dokuzu her gün yemek yiyemiyor.

Paylaşın

DSÖ’den Gazze Uyarısı: Salgın Hastalık Riski Artıyor

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşında ikinci ay geride kalırken, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Gazze’deki şartların ölümcül hastalıkların yayılması için ideal olduğunu söyledi.

Haber Merkezi / Tedros Adhanom Ghebreyesus, Filistin topraklarındaki sağlık koşullarını görüşmek üzere toplanan DSÖ yürütme kurulunda yaptığı konuşmada, çatışmaların, Gazze’de sağlık sistemi üzerindeki sonuçlarının “felaket boyutunda” olduğunu söyledi.

“Çatışmanın sağlık üzerindeki etkisinin felaket boyutunda olduğunu söylemek malumun ilanı olacaktır” diyen DSÖ Genel Direktörü Tedros, “Toplamda sağlık ihtiyaçları çarpıcı bir biçimde arttı ve sağlık sisteminin kapasitesi üçte bir oranında düştü” ifadelerini kullandı.

“Sürekli daha fazla insan daha küçük alanlara taşındıkça, aşırı kalabalık, yeterli gıda, su, barınak ve hıfzısıhha eksikliğiyle birlikte hastalıkların yayılması için ideal koşulları yaratıyor” diyen Tedros, ishal, sarılık, nefes yolu gibi salgın hastalık belirtileri olduğunu ve bunlarla ilgili riskin yaklaşan kış nedeniyle daha da artacağını belirtti.

Gazze Şeridi’nde sağlık sisteminin çökmekte olduğunu belirten Tedros, 36 hastaneden sadece 14’ünün kısmen işler halde olduğunu belirtti. DSÖ Genel Direktörü, Gazze Şeridi’nin güneyindeki iki büyük hastanenin de yatak kapasitesinin üç katı kadar dolu olduğu, stoklarının tükendiği ve yerinden olmuş binlerce kişiye ev sahipliği yaptığını söyledi.

Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı Direktör Yardımcısı Carl Skau Gazze’de yaşayanların yarısının açlık çektiğini söyledi. Carl Skau ihtiyaç duyulan malzemelerin sadece bir kısmının bölgeye ulaştığını kaydetti. Skau’ya göre Gazze’deki her 10 insandan dokuzu her gün yemek yiyemiyor.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, son 24 saatte 213 Filistinlinin daha öldürüldüğünü ve toplam can kaybının 17 bin 487’ye çıktığını açıkladı. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, İsrail saldırılarında yaralananların sayısının ise 48 bin 780’e çıktığını belirtti.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre Gazze Şeridi’nde yaşayan yaklaşık 2 milyon 200 bin kişinin 1 milyon 800 bini, yani nüfusun yaklaşık yüzde 80’i savaş sırasında zorla yerinden edildi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de BM Güvenlik Konseyi’nin Gazze’de ateşkes talep etmekte başarısız olmasından üzüntü duyduğunu ve örgütün “felç olduğunu” söyledi. Doha Forumu’nda konuşan Guterres, kurumun “otoritesinin ve güvenilirliğinin ciddi şekilde sarsıldığını”, ancak “pes etmeyeceğini” söyledi.

“Gazze’de ateşkes çabalarını sürdüreceğiz”

Katar başbakanı ülkesinin İsrail ve Hamas’a ateşkes için baskı yapma çabalarını “azalan şansa rağmen” sürdüreceğini söyledi.

Geçtiğimiz günlerde Katar’ın arabuluculuğunda varılan anlaşma ile çatışmalara bir hafta ara verilmiş, anlaşma kapsamında Hamas onlarca rehineyi bırakırken İsrail de 300’e yakın Filistinli tutukluyu serbest bırakmıştı.

Bugün Doha Forumu’nda konuşan Şeyh Muhammed bin Abdülrahman es-Sani, rehinelerin İsrail’in askeri eylemlerinin bir sonucu olarak değil, müzakereler sayesinde serbest bırakıldığını söyledi.

İsrail’in Gazze’ye yönelik bombardımanının sürmesine rağmen arabuluculuk çabalarının devam ettiğini ve bunun da başarılı bir sonuç için “olanakları daralttığını” belirten es-Sani “pes etmeyeceğiz” dedi.

Paylaşın

Gazze’de İsrail’in Saldırılarında Ölenlerin Sayısı 17 Bin 700’e Çıktı

İsrail’in Gazze Şeridi’ne 63 gündür devam eden saldırılarına ilişkin açıklama yapan Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, son 24 saatte 213 Filistinlinin daha öldürüldüğünü ve toplam can kaybının 17 bin 487’ye çıktığını açıkladı.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, İsrail saldırılarında yaralananların sayısının ise 48 bin 780’e çıktığını belirtti.

Öte yandan çatışmalarda, bugüne dek İsrail tarafında en az 850’si sivil olmak üzere bin 200’den fazla insan hayatını kaybetti.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre Gazze Şeridi’nde yaşayan yaklaşık 2 milyon 200 bin kişinin 1 milyon 800 bini, yani nüfusun yaklaşık yüzde 80’i savaş sırasında zorla yerinden edildi.

İsrail’in hava saldırılarını Gazze’nin merkezi ve güneyindeki hedeflere yoğunlaştırdığı, kara birliklerinin de bölgenin kuzeyi ve güneyinde ilerlediği belirtiliyor. Özellikle güneydeki Han Yunus kentinde çok yoğun çatışmalar yaşandığı aktarılıyor.

İsrail Ordu Sözcülüğü, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yaşayanlara güvenli bölgelere gitme çağrısında bulundu. Açıklamada ayrıca, sivil halk için Han Yunus’tan bir tahliye koridoru açılmasına izin verileceği bildirildi.

İsrail Ordusu, Gazze’nin güneyindeki Refah sınır kapısından insani yardımların geçişi için, o bölge ile sınırlı olmak üzere, tek taraflı dört saatlik bir ateşkes kararı alındığını duyurdu.

ABD, ateşkes tasarısını veto etti

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) görüşülen Gazze’de insani ateşkes tasarısı, ABD tarafından veto edildi. 13 üye ülke, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından sunulan karar tasarısı lehinde oy kullanırken İngiltere çekimser kaldı.

Karar tasarısında Hamas’ın kınanmadığını, bazı Konsey üyelerinin bu konuda sessiz kalmasının kabul edilemez olduğunu belirten ABD, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Arap ülkelerinin öncülük ettiği acil bir ateşkes için artan talepleri bir kez daha reddettmiş oldu.

Antonio Guterres, görev süresi boyunca yetkisini ilk kez kullanarak Gazze’deki insani felaketin önlenmesi için BM Şartı’nın 99. maddesini işletmiş ve 6 Aralık’ta BMGK’ya mektup göndermişti.

BM Genel Sekreteri Guterres, “Güvenlik Konseyi üyelerini insani felaketin önlenmesi için baskı yapmaya çağırıyorum ve insani ateşkesin ilan edilmesi talebimi tekrarlıyorum. Bu çok acil” dedi.

BMGK’da 7 Ekim’in ardından çok sayıda oturum düzenlenmiş ve birçok karar tasarısının veto edilmesinin ardından Gazze’de çatışmalara “acil ve uzatılmış ara verilmesi” talep edilen 2712 sayılı karar 15 Kasım’da kabul edilmişti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), “ABD’nin İsrail’in Gazze’de işlediği savaş suçlarına ortak olma riski taşıdığı” uyarısında bulundu.

HRW, Washington’ın İsrail’e silah ve diplomatik koruma sağlamaya devam ederek “savaş suçlarına ortak olma” riskini aldığını belirterek, Gazze’de ateşkes çağrısında bulunan BM Güvenlik Konseyi (BMGK) tasarısını veto eden ABD’yi kınadı.

Paylaşın

BMGK’da Gazze Oturumu: ABD, Ateşkes Tasarısını Veto Etti

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) görüşülen Gazze’de insani ateşkes tasarısı, ABD tarafından veto edildi. 13 üye ülke, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından sunulan karar tasarısı lehinde oy kullanırken İngiltere çekimser kaldı.

Haber Merkezi / Karar tasarısında Hamas’ın kınanmadığını, bazı Konsey üyelerinin bu konuda sessiz kalmasının kabul edilemez olduğunu belirten ABD, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Arap ülkelerinin öncülük ettiği acil bir ateşkes için artan talepleri bir kez daha reddettmiş oldu.

Antonio Guterres, görev süresi boyunca yetkisini ilk kez kullanarak Gazze’deki insani felaketin önlenmesi için BM Şartı’nın 99. maddesini işletmiş ve 6 Aralık’ta BMGK’ya mektup göndermişti.

BM Genel Sekreteri Guterres, “Güvenlik Konseyi üyelerini insani felaketin önlenmesi için baskı yapmaya çağırıyorum ve insani ateşkesin ilan edilmesi talebimi tekrarlıyorum. Bu çok acil” dedi.

BMGK’da 7 Ekim’in ardından çok sayıda oturum düzenlenmiş ve birçok karar tasarısının veto edilmesinin ardından Gazze’de çatışmalara “acil ve uzatılmış ara verilmesi” talep edilen 2712 sayılı karar 15 Kasım’da kabul edilmişti.

ABD’nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Büyükelçi Robert Wood, tasarının “gerçeklikten kopuk” olduğunu ve “sahada bir ilerleme kaydettirmeyeceğini” savundu. Wood, söz konusu tasarıyı destekleyenleri tasarıyı aceleye getirmekle suçlayarak, ateşkese ilişkin koşulsuz ateşkes çağrısının değiştirilmemesini eleştirdi.

Wood konuya ilişkin, “Bu karar hala koşulsuz bir ateşkes çağrısı içeriyor. (Bu haliyle) Hamas’ı 7 Ekim’de yaptıklarını tekrarlayabilecek durumda bırakacaktır” ifadelerini kullandı. Hamas, uluslararası toplumun çok büyük bir kesimi tarafından terör örgütü olarak nitelendiriliyor.

Tasarının öncüsü olan BAE’den yapılan resmi açıklamada, “Birleşik Arap Emirlikleri derin bir hayal kırıklığına uğramıştır. Ne yazık ki bu konsey insani bir ateşkes talep edemiyor” ifadeleri kullanıldı.

Filistin’in BM temsilcisi Riyad Mansur da konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Eğer bunu (bu savaşı) desteklerseniz insanlığa karşı işlenen suçları desteklemiş olursunuz. Bu Güvenlik Konseyi için korkunç bir gün” dedi.

İsrail ise Washington’un veto kararını takdir ederken, ülkenin BM elçisi Gilad Erdan “ABD’ye ve Başkan Biden’a kararlı bir şekilde yanımızda durdukları için teşekkür ederiz” dedi.

BM Sözcüsü Stephane Dujarric, ABD’nin, BM Güvenlik Konseyi’nde (BMGK), Gazze’de acilen insani ateşkes talep edilen karar tasarısını veto etmesine ilişkin, AA muhabirine yazılı açıklama yaptı.

Konsey’de alınan kararı not ettiklerini belirten Dujarric, “BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, Gazze’de insani ateşkes ve insani yardım erişimi için baskıları, kararlı bir şekilde devam edecek” dedi.

BMGK’daki kritik oylama öncesinde ABD’nin tutumuna Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütünden (MSF) sert eleştiri geldi. MSF’den yapılan açıklamada, “Bugüne kadar BMGK’nın eylemsizliği ve üye ülkelerin, özellikle de ABD’nin vetoları, Konsey’i süregelen katliamın işbirlikçisi haline getirmiştir” denildi.

Bu eylemsizliğin erkek, kadın ve çocukların kitleler halinde öldürülmesine yeşil ışık yaktığını vurgulayan MSF, “Şu an tam ateşkesi sağlamak ve kuşatmayı sona erdirmek üzere harekete geçememek affedilmez olacaktır. Tarih bu katliamın durdurulmasını geciktirmenin hesabını yazacaktır” uyarısı yaptı.

Daha önce de ateşkes çağrısında bulunan birkaç tasarı veto edilmişti. BM, Gazze’de nüfusun yaklaşık yüzde 80’inin yerinden edildiğini, gıda, yakıt, su ve ilaç sıkıntısının yanı sıra hastalık tehdidiyle karşı karşıya olduğunu belirtirken, BM Genel Sekreteri Guterres, “Uluslararası insani hukuk sivilleri koruma görevini de içerir” dedi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK), beş daimi üyesi ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin. Bu yapı, Birleşmiş Milletler’in kurulmasına yardımcı olan ve 2. Dünya Savaşı’ndan galip ayrılan beş ülkeyi bir araya getiriyor.

Şu anda konseyin 10 dönüşümlü üyesi daha var: Arnavutluk, Brezilya, Ekvator, Gabon, Gana, Japonya, Malta, Mozambik, İsviçre ve Birleşik Arap Emirlikleri.

Ancak beş daimi üye ülke, herhangi bir kararı veto etme yetkisine sahip. Veto yetkisi, Rusya ve Çin’in ABD, İngiltere ve Fransa’ya karşı işbirliği yapma eğiliminde olması nedeniyle konseyin on yıldır çıkmaza girmesine neden oldu.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 17 Bin 487’ye Yükseldi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne 63 gündür devam eden saldırılarına ilişkin açıklama yapan Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, son 24 saatte 310 Filistinlinin daha öldürüldüğünü ve toplam can kaybının 17 bin 487’ye yükseldiğini söyledi.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Kudra, son saldırılar sonrasında hastanelere 558 yaralının getirildiğini ve toplam yaralı sayının 46 bin 480’e çıktığını söyledi. Kudra ayrıca Gazze’de hizmet verebilen hastanelerdeki sıkıntılara da dikkati çekti.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre Gazze Şeridi’nde yaşayan yaklaşık 2 milyon 200 bin kişinin 1 milyon 800 bini, yani nüfusun yaklaşık yüzde 80’i savaş sırasında zorla yerinden edildi.

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi birkaç saat içinde toplanarak Gazze’de acil ateşkes çağrısı yapılıp yapılmamasını oylayacak. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in BM tüzüğünün 99. Maddesini devreye sokması üzerine bu oylama yapılacak.

Bu madde genel sekretere ” uluslararası barış ve güvenliğin korunmasını tehdit edebileceğini düşündüğü herhangi bir konuyu” Güvenlik Konseyi’nin dikkatine sunma yetkisi veriyor.

Guterres, “Gazze’de insani yardım sisteminin çökmesi gibi ciddi bir riskle karşı karşıya olan Konsey’i insani bir felaketin önlenmesine yardımcı olmaya ve insani ateşkes ilan edilmesine çağırıyorum” demişti.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin hazırladığı karar taslağının oylamaya sunulması için en az dokuz lehte oya ve daimi üyeler ABD, Rusya, Çin, Fransa ya da İngiltere’nin veto etmemesi gerekiyor.

“ABD’den Gazze’deki sivil kayıplarla ilgili İsrail’e ilk sert eleştiri”

Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Antony Blinken, İsrail’in Gazze’nin güneyine yönelik saldırısındaki tutumunu eleştirerek, “sivilleri koruma niyeti ile sahada yaşananlar arasında uçurum” olduğunu söyledi.

Bakan Blinken, İsrail’in Gazze’nin güneyinde yürüttüğü ‘kampanyanın’ üzerinden neredeyse 1 hafta geçtiğini hatırlattı. Blinken, sivillerin zarar görmemesi ve gittikleri bölgelere gıda, ilaç ve su temin edilmesini sağlamak için İsrail’in somut adımlar atması gerektiğini vurguladı.

Antony Blinken, “Güneydeki bu harekatın üzerinden hemen hemen bir hafta geçti. İsrail’in sivillerin korunmasına öncelik vermesi zorunluluğu devam ediyor. Ve tam da oradayken söylediğim gibi, sivilleri koruma niyeti ile sahada gördüğümüz gerçek sonuçlar arasında tam bir uçurum var” değerlendirmesinde bulundu.

Blinken, siviller için güvenli bölgelere sahip olmanın yanı sıra, insanların nereye ne zaman gidebileceklerini bilmeleri ve bir yerden diğerine geçebilecekleri sürelerin net olması için iletişimin de önemli olduğunu söyledi.

Bu alanların çatışma bölgesinin dışında kalması ve hiçbir askeri aracın kullanılmamasının da kilit önemde olduğunu belirten Blinken sözlerini şöyle sürdürdü: Bu konu, bugün olduğu gibi yakın zamanda ve Başkan’ın Başbakan Netanyahu ile bugün yaptığı görüşme de dahil olmak üzere, İsraillilerle düzenli olarak konuştuğumuz bir konu.

“ABD ile birlikte savaş sonrası Gazze planı üzerinde çalışıyoruz”

Filistin Yönetimi Başbakanı Muhammed Iştiyye, Gaze’nin savaştan sonraki durumuyla ilgili olarak Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) yetkililerle birlikte bir plan üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Amerikan Bloomberg yayınıyla Batı Şeria’daki ofisinde yapılan röportajda, Filistinli yönetici, ABD’li yetkililerin savaştan sonra Gazze’nin yönetimine ilişkin bir planı görüşmek üzere bu hafta başında kendisini ziyaret ettiğini söyledi.

Buna göre her iki taraf da İsrail’in Gazze’yi yeniden işgal etmemesi, tampon bölge olarak Filistin topraklarını daraltmaması veya Filistinlileri bölgeden sürmemesi konusunda hemfikirdi.

Iştiyye İsrail’in Hamas’ı tamamen yok etme hedefinin gerçekçi olmadığını ve bunun yerine Hamas’ın yeni bir yönetim yapılanmasına katılması gerektiğini savundu.

Iştiyye, 7 Ekim’de başlayan çatışmaların sonucunda, Hamas’ın daha geniş Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) bünyesinde küçük bir ortak haline gelerek Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’ü kapsayan yeni bağımsız bir devletin inşasına yardımcı olmasını tercih edeceğini söyledi:

“Eğer bir anlaşmaya varmaya ve FKÖ’nün siyasi platformunu kabul etmeye hazırlarsa, o zaman konuşmaya yer olacaktır. Filistinliler bölünmemeli”.

Iştiyye, “İsrail’in askeri planını uygulamak için Gazze’ye gitmeyeceğiz. Bir mekanizmaya ihtiyacımız var ve bunun üzerinde uluslararası toplumla birlikte çalışıyoruz.”

Benyamin Netanyahu: Hamas’ı yok edeceğiz

Iştiyye’nin sözleri sonrasında bir açıklama yapan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ise “Bu öneriyi yapanın Filistin Yönetimi olması gerçeği, izlediğim politikanın doğruluğunu ortaya koyuyor: Filistin Yönetimi çözüm olamaz” ifadelerini kullandı. Netanyahu, “Hamas olmayacak, onu yok edeceğiz” dedi.

İsrail, savaş sonrasında Gazze’de kendi kontrolünde bir geçiş dönemi olmasını savunuyor. Gazze’de bir tampon bölge oluşturulması ve güvenliğin İsrail askerlerince sağlanması da İsrail’in kamuoyuna yansıyan planları arasında.

ABD ise yaptığı çeşitli açıklamalarda Gazze’de yeni bir işgal istemediğini, tampon bölge fikrine karşı olduğunu ve bölgenin geleceğine Filistinlilerin kendilerinin karar vermeleri gerektiği vurgusu yapmıştı.

ABD, savaş sonrası bölgede kurulacak düzenle ilgili Filistin Yönetiminin muhatap alınması gerektiğini de çeşitli vesilelerle dile getirmişti. İsrailli yetkililer ise Filistin Yönetimine güvenmediklerini vurguluyor.

Paylaşın

Ermenistan Ve Azerbaycan, Esir Takasında Uzlaştı

Azerbaycan ile Ermenistan, ilişkilerin normalleştirilmesi ve savaş esirlerinin takasında uzlaşmaya vardı. Bu çerçevede Azerbaycan’ın 32 Ermeni askeri, Ermenistan iki Azeri askeri serbest bırakacak.

Ermenistan ve Azerbaycan tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, “Yakın bir gelecekte güven artırıcı ek tedbirleri tartışmayı sürdüreceklerini ve uluslararası topluma çabalarını destekleme çağrısı yaptıklarını” ifade edildi.

DW Türkçe’nin aktardığına göre; Ermenistan ve Azerbaycan, iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi ve savaş esirlerinin takası konusunda uzlaşmaya varıldığını duyurdu.

Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı ile Ermenistan Başbakanlık Ofisi tarafından yapılan ortak açıklamada, her iki ülkenin de “bölgede uzun zamandır beklenen barışa ulaşmada tarihi bir fırsat” bulunduğu konusunda aynı görüşü paylaştığı vurgulandı.

Ortak açıklamada, “İki ülke, egemenlik ve toprak bütünlüğü ilkelerine saygı temelinde ilişkileri normalleştirme ve barış anlaşmasına ulaşma niyetlerini bir kez daha teyit eder” ifadesine vurgu yapıldı.

Açıklamada, Ermenistan Başbakanlığı ile Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı arasında yürütülen görüşmeler sonrasında iki ülke arasında güvenin tesis edilmesine yönelik somut adımların atılması konusunda anlaşmaya varıldığı belirtildi.

Bu çerçevede iyi niyet göstergesi olarak Azerbaycan’ın 32 Ermeni askeri, Ermenistan’ın da iki Azeri askeri serbest bırakacağı ifade edildi.

Bunun yanı sıra Ermenistan, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29’uncu Taraflar Konferansı’nın (COP29) Azerbaycan’da yapılmasına destek vereceğini ve kendi adaylığını geri çektiğini duyurdu.

Ermenistan ve Azerbaycan açıklamada, “Yakın bir gelecekte güven artırıcı ek tedbirleri tartışmayı sürdüreceklerini ve uluslararası topluma çabalarını destekleme çağrısı yaptıklarını” ifade etti.

Dağlık Karabağ sorunu

Uluslararası hukuka göre Azerbaycan topraklarında kalan ancak nüfusunun büyük bölümünü Ermenilerin oluşturduğu Dağlık Karabağ, 1990’lı yılların başından bu yana Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki en önemli gerginlik konusuydu.

Son olarak Azerbaycan Eylül ayında Dağlık Karabağ’a yönelik askeri operasyon başlatmış, bundan bir gün sonra Bakü ile Karabağ Ermenileri arasında Rusya’nın arabuluculuğu ile ateşkes sağlanmıştı. Karabağ Ermenileri silah bırakmayı kabul etmiş ve uluslararası toplum tarafından tanınmayan yönetimin 1 Ocak 2024’te feshedileceğini duyurmuştu.

Karabağ’da Bakü’nün kontrolü ele geçirmesinin ardından, bölgede yaşayan yaklaşık 120 bin Ermeni’nin neredeyse tamamı Karabağ’ı terk ederek, Ermenistan’a kaçmıştı.

Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barışın sağlanması için Avrupa Birliği, ABD ve Rusya’nın arabuluculuğunda ayrı ayrı müzakereler yürütülmüş, ancak pek ilerleme kaydedilmemişti.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölenlerin Sayısı 17 Bini Aştı

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşında ikinci ay geride kalırken, Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 17 bin 177’e yükseldiğini açıkladı.

Haber Merkezi / İsrail ise şu ana kadar 310’dan fazlası asker olmak üzere 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin yaralandığını duyurdu. İsrail ordusuna göre, Gazze Şeridi’ne düzenlenen kara saldırılarında 86, Lübnan sınırında ise 6 İsrail askeri öldürüldü.

Kuzey Gazze’nin büyük bir kısmı, şiddetli çatışmalar ve bombardıman nedeniyle halihazırda moloz yığınına döndü ve Birleşmiş Milletler (BM) rakamlarına göre 1,9 milyon insan yerinden edildi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in 13 Ekim 2023’te Lübnan’da Reuters muhabiri Issam Abdallah’ın öldüren ve diğer altı gazeteciyi yaralayan iki saldırısının kasıtlı yapıldığını söyledi. HRW açıklamasında, açıkça sivillere yönelik düzenlenen bu saldırıların savaş suçu olduğunu belirtti.

Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ordunun Gazze’deki Hamas lideri Yahya Sinvar’ın, Gazze’nin güneyinde bulunan Han Yunus’taki evini kuşattığını söyledi.

İsrail ordusu çarşamba günü yaptığı açıklamada, son 24 saat içinde Gazze’de yaklaşık 250 hedefi vurduğunu ve askerlerin, bölgenin kuzeyindeki bir klinik ve okulun yakınında “sivil nüfusun arasında” büyük bir silah deposu bulduğunu söyledi. Açıklamada, “Depoda yüzlerce RPG füzesi ve çeşitli tiplerde rampalar, düzinelerce tanksavar füzesi, patlayıcı ve insansız hava aracı bulunuyordu” denildi.

Hamas, çarşamba günü geç saatlerde Telegram’da savaşçılarının “Gazze Şeridi’ne yönelik saldırının tüm eksenlerinde” İsrail birliklerine karşı şiddetli çatışmalara girdiklerini ve Han Yunus ile Beyt Lahia’da iki düzine askeri aracı imha ettiklerini söyledi.

Bu arada İsrailli yetkililer bin 700’den fazla yeni evin inşasını onayladı. İsrailli sivil toplum kuruluşu Peace Now, bu kararın işgal altındaki Doğu Kudüs’teki yerleşimlerin genişletilmesi anlamına geldiğini ve bin 738 konuttan oluşan “yeni mahallenin” yarısının şehrin ilhak edilmiş doğusunda olacağını söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Yahudi yerleşimcilere yönelik vize yaptırımıyla ilgili açıklamasında “Batı Şeria’da barış, güvenlik ve istikrarın zedelenmesine katkı sağlayanlara” ya da “sivillerin hayati önemdeki hizmetlere ve temel ihtiyaçlara erişimini kısıtlayacak eylemlerde bulunanlara” ABD’ye giriş izni verilmeyeceğini duyurdu.

Blinken açıklamasında, “Batı Şeria’daki Filistinlilere karşı şiddet içerikli saldırılar gerçekleştiren aşırılıkçı yerleşimcilerden hesap sorulması için daha fazlasının yapılması gerekliliğini İsrail hükümeti nezdinde vurguladık. Başkan Biden’ın da defalarca ifade ettiği üzere bu saldırılar kabul edilemez. Batı Şeria’da istikrarsızlık hem İsrail hem de Filistin halkına zarar vermekte, İsrail’in ulusal güvenlik çıkarlarını tehdit etmektedir. Bunun sorumlularından hesap sorulmalıdır” dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Çarşamba günü BM Güvenlik Konseyi’ne gönderdiği bir mektupta Gazze’de kamu düzeninin çökmekte olduğu uyarısında bulunarak, BM Şartı’nın 99. maddesini devreye soktu. Bu adıma tepki gösteren İsrail Dışişleri Bakanı, Guterres’in genel sekreterliğinin “dünya barışı için bir tehlike” olduğunu söyledi.

99. madde, “Genel Sekreter, kendi görüşüne göre uluslararası barış ve güvenliğin korunmasını tehdit edebilecek herhangi bir konuyu Güvenlik Konseyi’nin dikkatine sunabilir” hükmünü içeriyor.

İsrail Dışişleri Bakanı, BM Genel Sekreteri’ne sert bir şekilde tepki gösterdi ve onun genel sekreterliğinin “dünya barışı için bir tehlike” olduğunu söyledi. Eli Cohen, sosyal medya hesabı üzerinden, “Onun 99. maddeyi yürürlüğe koyma talebi ve Gazze’de ateşkes çağrısı Hamas terör örgütüne destek anlamına gelir” diye yazdı.

Paylaşın

Danimarka, Kur’an Yakılmasını Yasakladı

Müslüman ülkelerde öfkeli protesto gösterilerine yol açan Kuran-ı Kerim’in yakılması Danimarka’da yasaklandı. Yasağa uymayanlar iki yıl hapis cezasına çarptırılabilecek.

Ağırlıklı olarak İsveç ve Danimarka olmak üzere yaz aylarında Kuzey Avrupa ülkelerinde Kuran-ı Kerim yakılması eylemleri gerçekleştirildi. Bu eylemler İsveç ve Danimarka’nın nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerde protesto edilmelerine yol açtı.

Irak gibi bazı ülkelerde Danimarka Büyükelçiliklerine yönelik saldırılar gerçekleşti. İsveç gibi Avrupa ülkeleri, Kuran-ı Kerim yakılması eylemini “ifade özgürlüğü” kapsamında değerlendiriyor ve herhangi bir cezai işlem uygulamıyor.

Danimarka’da parlamento, Kur’an yakma eylemlerini yasaklayan yasa tasarısını onayladı. “Resmi olarak tanınmış dinî topluluklar açısından özel dinî öneme sahip yazılı metinlere uygunsuz muamele”yi suç haline getiren tasarı, 179 sandalyeli Danimarka parlamentosu Folketing’de yapılan oylamada 77’ye karşı 94 oyla kabul edildi.

Danimarka’da yaz aylarında birbiri ardında düzenlenen Kur’an yakma eylemleri, başta Müslüman ülkeler olmak üzere yoğun protesto ve tepkilere yol açmış, ülke içinde de ifade özgürlüğünün sınırlarıyla ilgili tartışmalara neden olmuştu.

Parlamentoda kabul edilen yasayla kamuya açık alanlarda Kur’an yakma eylemi iki yıla kadar hapisle cezalandırılabilecek.

Yasaya karşı çıkanlar, Kur’an yakma dahil olmak üzere dinlere yönelik eleştiriye getirilecek her tür kısıtlamanın, zor mücadelelerle kazanılan liberal özgürlükleri zayıflatacağı tezini savunuyordu. Hükümet ise yasanın ifade özgürlüğüne önemli bir etkisinin bulunmayacağını, dinleri başka şekillerde eleştirmenin hâlâ yasal olduğunu vurgulamıştı.

Yasa tasarısının ilk halinde “özel dinî öneme sahip nesneler” şeklinde tanımlanan ifade, kapsamı daraltılarak “yazılı metinler” şeklinde değiştirilmişti.

Danimarka emniyet teşkilatı verilerine göre bu yıl 21 Temmuz-24 Ekim tarihleri arasında ülkede 483 Kur’an ya da bayrak yakma eylemi gerçekleştirildi.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 16 Bin 248’e Yükseldi

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşında ikinci ay geride kalırken, Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında 16 bin 248 kişi hayatını kaybetti. Batı Şeria’da ise İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 260’a yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, 40 binden fazla Filistinlinin yaralandığını ve bunların yüzde 70’inden fazlasının kadın ve çocuk olduğunu açıkladı.

Gazze Şeridi’ndeki sivillerin durumuyla ilgili uluslararası kuruluşların uyarıları da sürüyor. Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) Filistin bölge sorumlusu Richard Peeperkorn, Gazze Şeridi’ndeki sivillerin durumunun her saat daha da kötüye gittiğini, her on dakikada bir çocuğun öldüğünü belirterek “Her yerde yoğun bombardıman var. İnsanlar çaresiz ve sürekli bir şok hali içindeler. İnsanlığın en karanlık anına yaklaşıyoruz” dedi.

Bombardımanın derhal durması ve kalıcı ateşkes çağrısı yapan DSÖ yetkilisi, 7 Ekim’den bu yana 120 bin akut solunum yolu enfeksiyonu, 26 bin uyuz ve bit, 44 bini beş yaş altındaki çocuklarda olmak üzere 86 bin ishal vakası kaydedildiğini, bunun beklenebilecek normal rakamlardan 20-30 kat fazla olduğunu belirtti.

Peeperkorn, Gazze Şeridi’nde farklı kapasitelerde hizmet veren hastanelerde toplam bin 400 yatak bulunduğunu, 5 bin yatağa ihtiyaç olduğunu belirterek “Geriye kalan birkaç hastanede dehşet görüntüleri yaşanıyor. Hastanelerde yatak sayısının iki katı hasta bulunuyor, ağır yaralılar tedavi edilemeden yerlerde yatıyor” diye konuştu.

BM çocuklara yardım kuruluşu Unicef’in sözcüsü James Elder da İsrail’in sivillere yaptığı tahliye çağrılarını eleştirerek “İnsanlara gitmeleri için gösterilen yerler küçücük çorak araziler ya da sokak köşeleri, kaldırımlar, yarım kalmış inşaatlar. Su yok, tesis yok, soğuk ya da yağmurdan korunacak bir barınak yok, sıhhi tesisat yok. Güvenli bölge diye gösterilen bu yerler hastalık alanlarına dönüşme tehlikesi barındırıyor” dedi.

Elder, iki saat içinde 5 bin kişinin vardığı yerler bulunduğunu, Gazze’de 30 bin kişinin sığındığı bir barınakta 400 kişiye bir tuvalet düştüğünü, insanların ihtiyaçlarını gidermek için beş saate kadar sıra beklemek zorunda olduğunu belirtti.

İsrail’in işgalci güç olarak sivillere gıda, barınak ve ilaç sağlama yükümlülüğü bulunduğunu hatırlatan UNICEF sözcüsü, İsrailli yetkilileri özellikle de kadın ve çocukların durumuna karşı “ölümcül bir kayıtsızlıkla” suçladı.

Gazze’de öldürülen gazetecilerin sayısı 61’e çıktı

Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) Ekim’de Hamas’ın İsrail’de düzenlediği saldırı ve ardından İsrail’in Gazze’ye yönelik bombardımanıyla başlayan süreçte öldürülen, yaralanan, kayıp ya da gözaltında olan gazetecilerin sayısını güncelledi.

3 Aralık itibarıyla öldürülen gazeteci sayısının 61 olduğu belirtilirken yaralı gazeteci sayısı 11 olarak kaydedildi. 19 gazetecinin gözaltında olduğu bildirildi. 3 kişi ise kayıp. Çok sayıda gazeteci de görev sırasındayken aile üyelerinden kayıplar verdi.

İsrail, Han Yunus’u kuşatmaya başladı

İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, İsrail kuvvetlerinin Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’u kuşatmaya başladığını söyledi.

Tümgeneral Halevi, “Savaşın başlamasından 60 gün sonra kuvvetlerimiz şimdi Han Yunus bölgesini kuşatıyor. Gazze Şeridi’nin kuzeyinde Hamas’ın birçok kalesini kontrol altına aldık, şimdi de Hamas’ın güneydeki kalelerine karşı operasyon yürütüyoruz” dedi.

İsrail Savunma Kuvvetleri Güney Komutası Generali Yaron Finkelman da, Gazze işgalinin başlangıcından bu yana bugün en ağır çatışmaların yaşandığını söyledi. General Finkelman, “Kara harekatının başlamasından bu yana en yoğun çatışmaların olduğu günü yaşadık” dedi.

İsrail kuvvetlerinin Gazze kent merkezinin ve doğudaki Şucaiyye’nin kuzeyindeki Cebaliye’de ve Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’ta savaştığını söyleyen Finkelman, “Cebaliye’nin, Şucaiyye’nin ve şimdi Han Yunus’un tam ortasındayız” dedi.

İsrail hükümet sözcüsü Eylon Levy, çatışmalar hakkında, “Şimdi ikinci aşamaya geçiyoruz. İkinci aşama askeri açıdan zor olacak” dedi. Levy, İsrail’in, Hamas’ı yok etme hedefiyle uyumlu olduğu sürece, sivillere gelecek zararı azaltma konusunda “yapıcı geribildirimlere” açık olduğunu da söyledi.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, savaşın başlangıcından bu yana yaklaşık 10 bin hava saldırısı düzenlendiği bildirildi. Açıklamada, karadaki operasyonun önceliğinin hava operasyonlarıyla koordinasyon olduğu belirtildi.

İsrail ordusu Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nı kuşattığını duyurdu. Ordu, Hamas’ın saldırı düzenlemek için kullandığı üsleri ele geçirdiğini belirtti.

Paylaşın