Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 18 Bin 608’e Yükseldi

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 68. günü geride kalırken, Gazze’de İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 196 artarak 18 bin 608’e çıktı.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, yaralıların sayısının da 50 bin 594’e çıktığını bildirdi. Bakanlık, ölenlerin çoğunun kadın ve çocuk olduğu belirtti.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre Gazze Şeridi’nde yaşayan yaklaşık 2 milyon 200 bin kişinin 1 milyon 800 bini, yani nüfusun yaklaşık yüzde 80’i savaş sırasında zorla yerinden edildi.

Birleşmiş Milletler’in (BM) uydu görüntülerine atıfta bulunduğu raporunda, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana bombaladığı Gazze Şeridi’ndeki binaların en az yüzde 18’inin yıkıldığı kaydedildi.

Öte yandan Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, Gazze’deki çatışmanın dünya genelinde yerinden edilen insan sayısını daha da arttırabileceği uyarısında bulundu.

Sudan ve Ukrayna dahil devam eden onlarca çatışmadan kaçan yaklaşık 40 milyon mülteci de dahil olmak üzere dünya genelinde 114 milyon insan evlerinden olmuş durumda.

Grandi, Cenevre’de dört yılda bir düzenlenen Küresel Mülteci Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Gazze Şeridi’nde büyük bir insanlık felaketi yaşanıyor ve şu ana kadar Güvenlik Konseyi şiddeti durdurmakta başarısız oldu” dedi.

“Daha fazla sivil ölümü ve acının yanı sıra bölgeyi tehdit eden daha fazla yerinden edilme öngörüyoruz” diyen Grandi uluslararası toplumu, insanları yerinden eden diğer krizleri unutmamaya çağırdı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun Gazze’de “acil insani ateşkes” talep eden ancak bağlayıcı olmayan bir tasarıyı onaylamasının ardından Gazze’ye bombardımanını sürdüren İsrail giderek yalnızlaşıyor.

İsrail Başbakanı Netanyahu yaptığı açıklamada ABD’nin kendilerine verdiği desteği takdir ederek ülkesinin Gazze Şeridi’ne yönelik kara operasyonunda ABD’den tam destek aldığını söyledi.

İsrail ordusunun, Gazze Şeridi’nde Hamas tarafından kullanıldığı iddia ettiği yer altı tünellere deniz suyu doldurmaya başladığı belirtildi. Tünelleri suyla doldurma operasyonunun birkaç hafta sürebileceği ifade edildi.

Paylaşın

Rusya, Ukrayna’da Kara Gücünün Yüzde 87’sini Kaybetti

ABD istihbaratına göre, Rusya, Ukrayna’yı işgal etmeden önce sahip olduğu aktif görevdeki kara birliklerinin yüzde 87’sini ve tanklarının üçte ikisini kaybetti. Buna karşılık ABD’li yetkililer Kiev’in önümüzdeki aylarda önemli bir kazanım elde edemeyeceğine inanıyor.

Rusya, sözleşmeli ve askere alınmış personel dahil Ukrayna’ya giren 360 bin askerden 315 binini; 3 bin 500 tanktan 2 bin 200’ünü savaş alanında kaybetti. 13 bin 600 piyade savaş aracı ve zırhlı personel taşıyıcıdan 4 bin 400’ü de imha edildi ki bu da Rus ordusunun bünyesinde yüzde 32’lik bir kayıp oranına karşılık geliyor.

CIA’e göre işgalden önce Rusya’nın kara birlikleri, hava indirme birlikleri, özel operasyonlar ve diğer üniformalı personel dahil olmak üzere yaklaşık 900 bin aktif askeri vardı.

VOA Türkçe’de yer alan habere göre; ABD istihbarat değerlendirmesine göre Rusya, savaştan önce sahip olduğu asker ve ekipmanın büyük bir kısmını Ukrayna’da yitirdi.

ABD yetkilileri yine de, Batı’nın yardımlara devam etme konusunda tereddüt yaşamasının Rusya’ya avantaj sağlayabiliceği konusunda uyarıyor.

ABD Kongresi’ne sunulan ve gizliliği kaldırılan istihbarat değerlendirmesiyle ilgili bilgi sahibi bir kaynak CNN’e yaptığı açıklamada, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmeden önce sahip olduğu aktif görevdeki kara birliklerinin yüzde 87’sini ve tanklarının üçte ikisini kaybettiğini söyledi.

Ancak ABD yetkilileri, Rusya’nın ağır insan ve teçhizat kaybına rağmen, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ilerlemeye kararlı olduğunu, buna karşılık da Ukrayna’nın son derece savunmasız olduğu konusunda uyarıda bulunuyor.

Ukrayna’nın merakla beklenen karşı saldırısı sonbahar boyunca yavaşlamıştı. ABD’li yetkililer Kiev’in önümüzdeki aylarda önemli bir kazanım elde edemeyeceğine inanıyor.

11 Aralık’ta Kongre’ye gönderilen istihbarat değerlendirmesi, bazı Cumhuriyetçilerin ABD’nin Ukrayna’ya ek fon sağlamasına karşı çıktığı ve Biden yönetiminin Kongre’den ek kaynak sağlamak için baskı yaptığı bir döneme denk geldi.

Rusya, ağır kayıplara rağmen askere alma koşullarını gevşeterek ve Sovyet döneminden kalma eski teçhizat stoklarını kullanarak savaşı sürdürüyor.

Buna rağmen istihbarat değerlendirmesine göre Ukrayna’ya saldırısı Rusya’nın kara kuvvetlerini modernize etmek için 15 yıldır sürdürdüğü çabaları oldukça geriye götürdü.

Değerlendirmeye göre Rusya, sözleşmeli ve askere alınmış personel dahil Ukrayna’ya giren 360 bin askerden 315 binini; 3 bin 500 tanktan 2 bin 200’ünü savaş alanında kaybetti. 13 bin 600 piyade savaş aracı ve zırhlı personel taşıyıcıdan 4 bin 400’ü de imha edildi ki bu da Rus ordusunun bünyesinde yüzde 32’lik bir kayıp oranına karşılık geliyor.

Değerlendirmeye göre bu durum 2022 başından beri Ukrayna’da önemli kazanımlar elde edemeyen Rus operasyonlarının ölçeğini düşürdü.

Bütün bu verilere rağmen Ukrayna için belki de en büyük tehlikeyi Washington’daki siyasi ortam oluşturuyor. Bazı Cumhuriyetçiler herhangi bir ek fona şiddetle karşı çıkarken Senato’daki Cumhuriyetçiler bunun İsrail, Tayvan ve ABD’nin güney sınırı için ayrılacak parayı da içeren daha geniş bir harcama paketinin parçası olması konusunda ısrarcı.

Cumhuriyetçiler, geçen hafta ABD Senatosu’na gelen Ukrayna’ya 61 milyar dolarlık ek yardım tasarısını engellemişti. Biden yönetimi ABD’nin Ukrayna için ayıracağı paranın yakında tükeneceği uyarısında bulunuyor. Salı günü, Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski’yi Beyaz Saray’da ağırlayan ABD Başkanı Biden tatile girmeden önce yardım paketini Kongre’den geçirmek istiyor.

Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü, gizliliği yeni kaldırılan diğer bir istihbarata raporuna göre Rusya’nın, Batı’nın Ukrayna’ya destek konusunda tereddüt yaşamasının, tüm kayıplarına rağmen kendisine avantaj sağlayacağına inandığını gösterdiğini söylüyor.

CIA’e göre işgalden önce Rusya’nın kara birlikleri, hava indirme birlikleri, özel operasyonlar ve diğer üniformalı personel dahil olmak üzere yaklaşık 900 bin aktif askeri vardı. İşgalin başlamasından bu yana Rusya, silahlı kuvvetlerin büyüklüğünü 1,5 milyona çıkarmayı planladığını açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığı 1 Ekim’de sonbaharda düzenli askere alma döngüsü de dahil olmak üzere birkaç tur zorunlu askerlik ilan etti.

Rusya ayrıca Wagner Grubu tarafından savaşa sevk edilen hükümlülere de büyük ölçüde bel bağlamış ve Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri’nin rezervinde kalacak belirli kategorilerdeki vatandaşlar için yaş sınırını arttırmıştı.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler, “Gazze’de Acil Ateşkes” Tasarısını Kabul Etti

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 68. gününde, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda Gazze Şeridi’nde acil insanî ateşkes talep eden karar tasarısı kabul edildi. Oylamada 153 ülke kabul ve 10 ülke ret 23 ülke çekimser oyu kullandı.

Haber Merkezi / Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kararlarının bağlayıcılığı bulunmamakla birlikte, uluslararası toplumdaki genel görüşü yansıtması açısından sembolik önem taşıyor.

Mısır’ın hazırladığı ve Genel Kurul’da kabul edilen karar tasarısı, İsrail-Hamas savaşında kalıcı ateşkes çağrısı yapıyor. Daha önceki tasarılarda çatışmalara insanî amaçlı olarak geçici aralar verilmesi talebi yer alıyordu. Son kararda ayrıca Gazze Şeridi’ndeki insanî durum “felaket” olarak nitelendiriliyor, Hamas’ın elindeki rehinelerin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması çağrısında bulunuluyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda kabul edilen karar tasarısı, geçtiğimiz hafta ABD’nin vetosuyla Güvenlik Konseyi’nde reddedilen karar tasarısından bazı önemli farklılıklar içeriyor. Kabul edilen tasarı, BM Filistinli Mülteciler Yardım Kuruluşu (UNRWA) Direktörü Philippe Lazzarini’nin, BM Genel Kurul Başkanı’na gönderdiği 7 Aralık tarihli mektubu dikkate alıyor.

Lazzarini, yönettiği yardım kuruluşunun Gazze’de görevini uygulama yeteneğinde ciddi şekilde sınırlamalar olduğunu, bölgede 2,2 milyondan fazla insana yardım sağlayan en büyük organizasyonu temin eden yardım kuruluşunun çöküşün eşiğinde olduğunu ifade etmesi, kabul edilen karar tasarısının temelini oluşturdu.

Karar tasarısında, Filistin sorununa ilişkin önceki kararların yanı sıra konuyla ilgili Güvenlik Konseyi kararlarına da atıfta bulunuluyor. Kabul edilen karar tasarısında ayrıca, Genel Kurul Başkanı’na, son görüşmelerden sonra geçici olarak ara verilmesinin ardından acil özel oturumu yeniden başlatma yetkisi veriyor. Tasarıda, derhal insani ateşkes sağlanması; tüm tarafların, özellikle sivillerin korunmasına ilişkin olmak üzere, uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uymaları talep ediliyor.

Paylaşın

AB’den Kara Para Ve Terörizmin Finansmanıyla Mücadelede Yeni Adım

Avrupa Birliği (AB), kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele için yeni bir Avrupa kurumu kuracak. Kurumun nerede kurulacağına ilişkin ise henüz bir karar alınmadı.

Kurulacak olan yeni kurum, finans sektöründeki yükümlü kuruluşlar üzerinde doğrudan ve dolaylı denetim yetkisine sahip olacak. Üye ülkelerdeki mali istihbarat birimlerini koordine edecek kurum, ciddi, sistematik veya tekrarlanan kural ihlali durumunda para cezası verebilecek.

BloombergHT’nin aktardığına göre; Avrupa Birliği (AB) Konseyi, üye ülkeler ve Avrupa Parlamentosu (AP) arasında müzakere edilen, kara para aklama ve terörün finansmanıyla mücadeleyi güçlendirmeyi hedefleyen düzenleme üzerinde uzlaşı sağlandığını açıkladı.

Buna göre, kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele için yeni bir Avrupa kurumu tesis edilecek. Bu kurum, finans sektöründeki yükümlü kuruluşlar üzerinde doğrudan ve dolaylı denetim yetkisine sahip olacak.

Yeni otorite, yükümlü kuruluşların mevzuata uymasını sağlamak için ulusal denetleyicilerle entegre bir mekanizma oluşturarak, kara para aklamayı önleme ve terörizmin finansmanıyla mücadele çerçevesinin etkinliğini artıracak.

Finans dışındaki sektörler konusunda da destekleyici bir role sahip olacak ve üye ülkelerdeki mali istihbarat birimlerini koordine edecek kurum, ciddi, sistematik veya tekrarlanan kural ihlali durumunda para cezası verebilecek.

Düzenleme, üye ülkeler ve Avrupa Parlamentosu’nun (AP) resmi onayının ardından Avrupa Birliği (AB) Resmi Gazetesi’nde yayımlanarak yürürlüğe girecek. Kurumun nerede kurulacağına ilişkin karar henüz alınmadı.

Paylaşın

ABD Başkanı Biden, İsrail’in Gazze’ye Yönelik Saldırılarını Eleştirdi

2024 seçimleri için başkent Washington’da düzenlenen bir kampanya bağışı toplama etkinliğinde konuşan ABD Başkanı Joe Biden, 7 Ekim’den bu yana ilk kez İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını eleştirdi.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun sertlik yanlısı hükümetinde değişikliğe gitmesi gerektiğini söyleyen ABD Başkanı Biden, İsrail’in iki devletli bir çözüme gelecekte de “hayır” diyemeyeceğini ifade etti.

Joe Biden, Gazze’de binlerce sivil can kaybından duyulan endişeyi dile getirdi ve Netanyahu hükümetinin uluslararası desteği kaybetmeye başladığını söyledi. Biden, “İsrail güvenliği konusunda ABD’ye güvenebilir. Şimdi ABD’den de fazlasına sahipler; Avrupa Birliği, dünyanın çoğu onlarla. Ancak ayrım gözetmeden uygulanmakta olan bombalama yüzünden bu desteği kaybetmeye başlıyorlar” diye konuştu.

ABD Başkanı Joe Biden konuşmasında Netanyahu’nun Filistin’e karşı sertlik yanlısı hükümetini ve kabinesini de eleştirdi; İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir’in yaklaşımını özellikle dile getirerek, “Bu, İsrail tarihindeki en muhafazakar hükümet” dedi.

Biden, “Netanyahu bu hükümeti değiştirmek zorunda. İsrail’deki hükümet işleri çok zorlaştırıyor” ifadelerini kullandı. Joe Biden ayrıca İsrailli sertlik yanlılarının karşı çıktığı Filistin devleti kurulması önerisine İsrail’in nihayetinde “hayır diyemeyeceğini” söyledi.

Biden, “Bölgeyi birleştirmeye başlamak için bir fırsatımız var ve bunu hala yapmak istiyorlar. Ancak Netanyahu’nun bölgeyi güçlendirmek için bazı adımlar atması gerektiğini anladığından emin olmalıyız. Filistin devleti yok diyemezsiniz. İşin zor kısmı bu olacak” ifadelerini kullandı.

Biden bir görüşmelerinde İsrail liderinin, “Almanya’yı boydan boya bombardımana tuttunuz; atom bombası attınız, çok sayıda sivil öldü” sözlerini de aktardı.

Biden ise Netanyahu’ya, “Evet, işte bu yüzden İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra tüm bu kurumlar bunun bir daha yaşanmaması için kuruldu. 11 Eylül’de yaptığımız hataları yapmayalım. Afganistan’da bir savaşın içinde olmamız için hiçbir neden yok” yanıtını verdiğini söyledi.

ABD Başkanı’nın açıklamasından saatler önce de Netanyahu, Beyaz Saray’la olan fikir ayrılıklarına değindiği bir açıklama yaptı.

Netanyahu, İsrail’in Hamas’ı yok etme ve örgütün elindeki rehineleri kurtarma konusunda ABD’nin desteğini aldığını ancak Gazze savaşı sonrası döneme ilişkin Washington’la farklı düşündüklerini vurgulayarak, Gazze’deki askeri harekat sona erdikten sonra bölgenin nasıl bir statüde olacağına ilişkin “ABD ile umarım bir anlaşmaya varırız” dedi.

Filistin Özerk Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas’ın, Gazze’nin yönetimine geri dönmesi fikrini geçmişte reddettiğini yineleyen Netanyahu, Gazze için “ne Hamas’ın ne de El Fetih’in kalesi olacak” dedi. Abbas liderliğindeki El Fetih ya da tam adıyla Filistin Ulusal Kurtuluş Hareketi, Batı Şeria’da iktidarı elinde bulunduruyor.

“Pozisyonumu netleştirmek isterim; İsrail’in Oslo’daki hatayı tekrarlamasına izin vermeyeceğim” diyen Netanyahu, hangi hatadan bahsettiğini ise açıklamadı. 1993 Oslo Anlaşmaları, Batı Şeria ve Gazze’de sınırlı ölçüde Filistin özerkliği tesis etmiş, söz konusu anlaşmalar uyarınca İsrail Gazze’deki işgalini sonlandırmıştı.

Bu arada Filistin Kurtuluş Örgütü Yürütme Komitesi Genel Sekreteri Hüseyin El Şeyh, İsrail Başbakanı’nın Oslo Anlaşmaları ile Hamas ‘ın 7 Ekim’deki saldırılarını bir tutmasına tepki gösterdi ve bunun Netanyahu’nun tüm Filistinlilere karşı bir savaş açtığını kanıtladığını dile getirdi.

ABD’nin Gazze’nin geleceğine ilişkin görüşü

ABD yönetimi, savaş sonrasında Gazze Şeridi’nin Filistin Yönetimi tarafından kontrol edilmesi fikrine sıcak bakıyor.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, geçen hafta yaptığı açıklamada, Gazze’de “reforme edilmiş bir Filistin Yönetimi” görmek istediklerini belirtmiş ve mevcut Filistin Yönetimi’nin Gazze’yi yönetecek güvenilirliğe sahip olmadığını savunmuştu.

ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in de Mahmud Abbas ile yaptığı telefon görüşmesinde birleşmiş bir Batı Şeria ve Gazze vurgusu yaptığı açıklanmıştı.

(Kaynak: DW Türkçe, VOA Türkçe)

Paylaşın

Pakistan’da Bombalı Saldırı: En Az 23 Ölü, Çok Sayıda Yaralı

Pakistan’ın Hayber Pahtunhva Eyaleti’nde bulunan bir askeri kışlaya düzenlenen bombalı saldırıda en az 23 güvenlik görevlisi hayatını kaybederken, çok sayıda güvenli görevlisi de yaralandı.

Haber Merkezi / Saldırıyı Tehrik-i Taliban Pakistan’a (Pakistan Talibanı / TTP) bağlı Tehrik-i Cihad Pakistan (TJP) üstlenirken, yetkililer, durumu kritik olan çok sayıda yaralının olması nedeniyle ölü sayısının artmasının beklendiğini açıkladı.

Pakistan Silahlı Kuvvetleri’nin konuya ilişkin açıklamasında, sabah erken saatlerde karakolun önündeki güvenlik noktasına gelen 6 saldırganın içeri girme girişiminin engellendiği, saldırganların daha sonra patlayıcı yüklü bir aracı infilak ettirdiği belirtildi.

Açıklamada, patlamanın şiddetiyle karakolun bir kısmının çöktüğü, 23 askerin hayatını kaybettiği aktarıldı. Açıklamanın devamında, 6 saldırganın ise çıkan çatışmada öldürüldüğü belirtildi.

Pakistan İçişleri Bakanı Sarfraz Bugti ise, olayı ‘terör saldırısı’ olarak nitelendirdi. Saldırıyı kınayan Bugti, can kayıplarından dolayı derin üzüntü duyduğunu ifade etti.

Pakistan Talibanı (TTP), Pakistan’ın Afganistan sınırında bulunan çeşitli İslamcı grupların şemsiye organizasyonu.

İran ve Afganistan ile sınırı bulunan Belucistan, sık sık Tehrik-i Taliban Pakistan (Pakistan Taliban Hareketi, TTP) ve IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) tarafından sık sık hedef alınıyor.

Pakistan’daki çatışmaları inceleyen Pak Institute for Peace Studies adlı düşünce kuruluşunun raporuna göre 2022’de ülkedeki terör saldırıları bir önceki yıla göre yüzde 27 arttı. Bu saldırılarda en büyük pay sahibi ise Taliban.

Diğer aktörlerse IŞİD-Horasan ve Belucistan Kurtuluş Ordusu (BLA). 2022 yılı içinde Pakistan’da kaydedilen toplam terör saldırıların yüzde 60’ından fazlası bu üç militan grup tarafından gerçekleştirildi.

Pakistan’ın güneybatısında yer alan Belucistan, ülkenin en büyük eyaleti. Batıdan İran, kuzey ve kuzeybatıdan Afganistan, kuzeydoğudan Hayber Pahtunhva, doğudan Pencab ve Sind eyaletleri ile çevrilidir. Güneyde Umman Denizine 1062 kilometrelik kıyısı vardır. Eyalet bugünkü sınırlarıyla 1 Temmuz 1970’te oluşturulmuştur.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler: Gazze’de İnsanlar Açlıktan Ölüyor

İsrail’in Gazze şeridine yönelik 67 gündür devam eden ablukasına ilişki sosyal medya hesabından açıklamada bulunan UNRWA, “Açlık hiç kimsenin peşini bırakmıyor” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), Gazze’deki durumu, “Krizden felakete dönüştü” sözleriyle tanımlayarak, “Gazze’de çok sayıda insan en az iki, üç gündür yemek yiyemedi” ifadesine yer verdi.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Kudra, İsrail saldırılarında can kaybının 18 bin 205’e, yaralıların sayısının da 49 bin 645’e çıktığını bildirdi.

Gazze Şeridi’nin güneyindeki duruma da değinen sözcü Kudra, “Gazze Şeridi’nin güneyindeki hastanelerde durum felaket ve dayanılmaz bir hal aldı. Yaralı sayısının çok olması, tedavi ve klinik imkanlarının az olması karşısında sağlık ekipleri kontrolü kaybetti” ifadelerini kullandı.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre Gazze Şeridi’nde yaşayan yaklaşık 2 milyon 200 bin kişinin 1 milyon 800 bini, yani nüfusun yaklaşık yüzde 80’i savaş sırasında zorla yerinden edildi.

Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu bugün, İsrail ile Hamas arasında iki aydır devam eden çatışmalarda acil insani ateşkes sağlanmasına ilişkin karar tasarısını oylayacak.

15 üyeli BM Güvenlik Konseyi’nde geçen hafta ABD tarafından veto edilen karar tasarısına benzer ve yine Gazze Şeridi’nde acil ateşkes çağrısında bulunacak tasarı, bugün Genel Kurul’da oylamaya sunulacak.

193 üyeli Genel Kurul’un, kararları bağlayıcı olmamakla birlikte siyasi ağırlık taşıyor ve küresel görüşleri yansıtıyor. Bazı diplomatlar ve gözlemciler, oylamanın Ekim ayında yapılan “acil, kalıcı ve sürekli bir insani ateşkes” çağrısından daha fazla destek toplayacağını tahmin ediyor.

Karar taslağında acil ateşkes çağrısının yanı sıra, tüm rehinelerin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması ve savaşan tarafların özellikle sivillerin korunması konusunda uluslararası hukuka uyması talep ediliyor.

BM Genel Kurulu Ekim ayında Gazze’de acil, kalıcı ve sürekli insani ateşkes çağrısında bulunulan karar tasarısını 121 lehte, 14 aleyhte ve 44 çekimser oyla kabul etmişti.

Bazı diplomatlar ve gözlemciler bugünkü oylamada daha büyük bir desteğin çıkacağını tahmin ediyor.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 18 Bin 205’e Yükseldi

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonuyla başlattığı Filistin – İsrail savaşın 66. gününde, Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü, İsrail saldırılarında can kaybının 18 bin 205’e, yaralıların sayısının da 49 bin 645’e çıktığını bildirdi.

Haber Merkezi / Gazze Şeridi’nin güneyindeki duruma da değinen Kudra, “Gazze Şeridi’nin güneyindeki hastanelerde durum felaket ve dayanılmaz bir hal aldı. Yaralı sayısının çok olması, tedavi ve klinik imkanlarının az olması karşısında sağlık ekipleri kontrolü kaybetti” ifadelerini kullandı.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre Gazze Şeridi’nde yaşayan yaklaşık 2 milyon 200 bin kişinin 1 milyon 800 bini, yani nüfusun yaklaşık yüzde 80’i savaş sırasında zorla yerinden edildi.

Öte yandan İsrail Hükümet Sözcüsü Eylon Levy, Hamas tarafından 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nden İsrail’e en az 12.000 füze fırlatıldığını söyledi.

İsrail, Gazze Şeridi’ne yönelik operasyonlarda 22 binden fazla noktanın hedef alındığını duyurdu. İsrail’in paylaştığı bilgilere göre, savaşın başlamasından bu yana 98 İsrailli asker hayatını kaybetti, 600 asker de yaralandı.

Tel Aviv yönetimi aynı zamanda dünyanın en yoğun nüfusa sahip yerlerinden biri olan Gazze Şeridi’nin su, elektrik ve yakıt gibi temel ihtiyaçlarını kesmiş durumda. 2,3 milyon Filistinli, yiyecek sıkıntısı nedeniyle açlık tehlikesiyle karşı karşıya.

Şiddetli çatışmalar devam ederken İsrail, altı hafta önce kara saldırısına başladığı Gazze’nin kuzeyinde onlarca Hamas üyesinin teslim olduğunu iddia ediyor. Hamas ise İsrail’in iddialarını yalanladı.

Diğer taraftan Hamas, İsrail’e, esir değişimi talepleri karşılanmadıkça tek bir rehinenin bile Gazze’den canlı çıkmasına izin verilmeyeceğini söyledi. İsrail, Hamas’ı yok etme hedefine ulaşmadan savaşı bitiremeyeceğini açıkladı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir telefon görüşmesi yaptı ve Moskova’nın Gazze’deki savaşa ilişkin tutumundan memnun olmadığını söyledi.

Rusya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) Gazze’de acil ateşkes çağrısı yapan karar tasarısını desteklemişti.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre Gazze Şeridi’nde yaşayan yaklaşık 2 milyon 200 bin kişinin 1 milyon 800 bini, yani nüfusun yaklaşık yüzde 80’i savaş sırasında zorla yerinden edildi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de BM Güvenlik Konseyi’nin Gazze’de ateşkes talep etmekte başarısız olmasından üzüntü duyduğunu ve örgütün “felç olduğunu” söyledi.

Doha Forumu’nda konuşan Guterres, kurumun “otoritesinin ve güvenilirliğinin ciddi şekilde sarsıldığını”, ancak “pes etmeyeceğini” söyledi. BM Güvenlik Konsey’inde Cuma günü yapılan oylamada ABD ateşkes çağrısını veto etmişti.

Birleşmiş Milletler’in Filistinli mültecilere yardım kuruluşu UNRWA’nın başkanı Philippe Lazzarini, “Filistinlilerin insanlıktan çıkarılması, uluslararası toplumun Gazze’de devam eden İsrail saldırılarını sineye çekmesine neden oldu” dedi.

Katar’da düzenlenen Doha Forumu’nda konuşan Lazzarini, yeni bir ateşkes çağrısında bulundu ve Gazze’deki “yeryüzü cehennemini” sona erdirmek için bunun hayati önem taşıdığını söyledi.

BM’nin çöküşün eşiğinde olduğunu belirten Lazzarini “Hangi tanımla olursa olsun, bu kesinlikle şimdiye kadar gördüğüm en kötü durum” dedi ve ekledi: İnsanlar korunmak için BM’ye geliyor ama artık mavi bayrak bile korunmuyor. Her halükarda durum felaket boyutlarına ulaşmış durumda.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Gazze’deki şartların ölümcül hastalıkların yayılması için ideal olduğunu söyledi.

Tedros Adhanom Ghebreyesus, Filistin topraklarındaki sağlık koşullarını görüşmek üzere toplanan DSÖ yürütme kurulunda yaptığı konuşmada, çatışmaların, Gazze’de sağlık sistemi üzerindeki sonuçlarının “felaket boyutunda” olduğunu söyledi.

“Çatışmanın sağlık üzerindeki etkisinin felaket boyutunda olduğunu söylemek malumun ilanı olacaktır” diyen DSÖ Genel Direktörü Tedros, “Toplamda sağlık ihtiyaçları çarpıcı bir biçimde arttı ve sağlık sisteminin kapasitesi üçte bir oranında düştü” ifadelerini kullandı.

“Sürekli daha fazla insan daha küçük alanlara taşındıkça, aşırı kalabalık, yeterli gıda, su, barınak ve hıfzısıhha eksikliğiyle birlikte hastalıkların yayılması için ideal koşulları yaratıyor” diyen Tedros, ishal, sarılık, nefes yolu gibi salgın hastalık belirtileri olduğunu ve bunlarla ilgili riskin yaklaşan kış nedeniyle daha da artacağını belirtti.

Gazze Şeridi’nde sağlık sisteminin çökmekte olduğunu belirten Tedros, 36 hastaneden sadece 14’ünün kısmen işler halde olduğunu belirtti. DSÖ Genel Direktörü, Gazze Şeridi’nin güneyindeki iki büyük hastanenin de yatak kapasitesinin üç katı kadar dolu olduğu, stoklarının tükendiği ve yerinden olmuş binlerce kişiye ev sahipliği yaptığını söyledi.

Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı Direktör Yardımcısı Carl Skau Gazze’de yaşayanların yarısının açlık çektiğini söyledi. Carl Skau ihtiyaç duyulan malzemelerin sadece bir kısmının bölgeye ulaştığını kaydetti. Skau’ya göre Gazze’deki her 10 insandan dokuzu her gün yemek yiyemiyor.

Paylaşın

Hamas, İsrail’e En Az 12.000 Füze Fırlattı

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşında ikinci ay geride kalırken, İsrail Hükümet Sözcüsü Eylon Levy, Hamas tarafından 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nden İsrail’e en az 12.000 füze fırlatıldığını söyledi.

Haber Merkezi / İsrail, Gazze Şeridi’ne yönelik operasyonlarda 22 binden fazla noktanın hedef alındığını duyurdu. İsrail’in paylaştığı bilgilere göre, savaşın başlamasından bu yana 98 İsrailli asker hayatını kaybetti, 600 asker de yaralandı.

Tel Aviv yönetimi aynı zamanda dünyanın en yoğun nüfusa sahip yerlerinden biri olan Gazze Şeridi’nin su, elektrik ve yakıt gibi temel ihtiyaçlarını kesmiş durumda. 2,3 milyon Filistinli, yiyecek sıkıntısı nedeniyle açlık tehlikesiyle karşı karşıya.

Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 18 bin 205’e yükseldiğini açıkladı. El-Kudra, yaralı sayısının da 49 bin 645’e yükseldiğini bildirdi.

El-Kudra, “İsrail’in bilinçli olarak hedef aldığı ve çökerttiği sağlık sistemine destek sağlamak amacıyla tüm ülkeleri ve sağlık kuruluşlarını Gazze Şeridi’nin her bölgesinde sahra hastaneleri kurmaya çağırıyoruz” dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre Gazze Şeridi’nde yaşayan yaklaşık 2 milyon 200 bin kişinin 1 milyon 800 bini, yani nüfusun yaklaşık yüzde 80’i savaş sırasında zorla yerinden edildi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de BM Güvenlik Konseyi’nin Gazze’de ateşkes talep etmekte başarısız olmasından üzüntü duyduğunu ve örgütün “felç olduğunu” söyledi.

Doha Forumu’nda konuşan Guterres, kurumun “otoritesinin ve güvenilirliğinin ciddi şekilde sarsıldığını”, ancak “pes etmeyeceğini” söyledi. BM Güvenlik Konsey’inde Cuma günü yapılan oylamada ABD ateşkes çağrısını veto etmişti.

Birleşmiş Milletler’in Filistinli mültecilere yardım kuruluşu UNRWA’nın başkanı Philippe Lazzarini, “Filistinlilerin insanlıktan çıkarılması, uluslararası toplumun Gazze’de devam eden İsrail saldırılarını sineye çekmesine neden oldu” dedi.

Katar’da düzenlenen Doha Forumu’nda konuşan Lazzarini, yeni bir ateşkes çağrısında bulundu ve Gazze’deki “yeryüzü cehennemini” sona erdirmek için bunun hayati önem taşıdığını söyledi.

BM’nin çöküşün eşiğinde olduğunu belirten Lazzarini “Hangi tanımla olursa olsun, bu kesinlikle şimdiye kadar gördüğüm en kötü durum” dedi ve ekledi: İnsanlar korunmak için BM’ye geliyor ama artık mavi bayrak bile korunmuyor. Her halükarda durum felaket boyutlarına ulaşmış durumda.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Gazze’deki şartların ölümcül hastalıkların yayılması için ideal olduğunu söyledi.

Tedros Adhanom Ghebreyesus, Filistin topraklarındaki sağlık koşullarını görüşmek üzere toplanan DSÖ yürütme kurulunda yaptığı konuşmada, çatışmaların, Gazze’de sağlık sistemi üzerindeki sonuçlarının “felaket boyutunda” olduğunu söyledi.

“Çatışmanın sağlık üzerindeki etkisinin felaket boyutunda olduğunu söylemek malumun ilanı olacaktır” diyen DSÖ Genel Direktörü Tedros, “Toplamda sağlık ihtiyaçları çarpıcı bir biçimde arttı ve sağlık sisteminin kapasitesi üçte bir oranında düştü” ifadelerini kullandı.

“Sürekli daha fazla insan daha küçük alanlara taşındıkça, aşırı kalabalık, yeterli gıda, su, barınak ve hıfzısıhha eksikliğiyle birlikte hastalıkların yayılması için ideal koşulları yaratıyor” diyen Tedros, ishal, sarılık, nefes yolu gibi salgın hastalık belirtileri olduğunu ve bunlarla ilgili riskin yaklaşan kış nedeniyle daha da artacağını belirtti.

Gazze Şeridi’nde sağlık sisteminin çökmekte olduğunu belirten Tedros, 36 hastaneden sadece 14’ünün kısmen işler halde olduğunu belirtti. DSÖ Genel Direktörü, Gazze Şeridi’nin güneyindeki iki büyük hastanenin de yatak kapasitesinin üç katı kadar dolu olduğu, stoklarının tükendiği ve yerinden olmuş binlerce kişiye ev sahipliği yaptığını söyledi.

Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı Direktör Yardımcısı Carl Skau Gazze’de yaşayanların yarısının açlık çektiğini söyledi. Carl Skau ihtiyaç duyulan malzemelerin sadece bir kısmının bölgeye ulaştığını kaydetti. Skau’ya göre Gazze’deki her 10 insandan dokuzu her gün yemek yiyemiyor.

Paylaşın

OCHA’dan “İnsani Yardımlarda Finansman Krizi” Uyarısı

Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA), insanî yardım sisteminin çok büyük bir finansman kriziyle karşı karşıya olduğuna işaret edilerek geçen yıl BM’nin talep ettiği 57 milyar dolarlık kaynağın sadece yüzde 35’inin sağlandığını duyurdu.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsanî İşlerden Sorumlu Genel Sekreteri Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Martin Griffiths, mevcut durumu, “yıllardır yaşanan en kötü finans açığı” olarak nitelendirdi.

Griffiths, “İnsanî yardım kuruluşları hayat kurtarıyor, açlıkla, salgın hastalıklarla mücadele ediyor, çocukları koruyor, dünyanın en gayriinsanî koşullarının hüküm sürdüğü bölgelerinde barınma ve koruma sağlıyor. Ancak uluslararası toplumdan gerekli destek, ihtiyaçların çok gerisinde kalıyor” diye konuştu.

Birleşmiş Milletler (BM), 2024’te başta işgal altındaki Filistin bölgeleri, Sudan ve Ukrayna olmak üzere dünya çapında insanî krizlerden etkilenen insanlar için 46,4 milyar dolarlık yardıma ihtiyaç olduğunu açıkladı.

BM İnsanî Yardım Koordinasyon Ofisinin (OCHA) yayımladığı 2024 İnsanî Bakış raporuna göre çatışmalar, iklim kaynaklı acil durumlar ve ekonomik faktörlerle bağlantılı olarak gelecek yıl 300 milyon insana yardım sağlanması gerekecek. Sadece Afrika’nın doğusu ve güneyinde, büyük bölümü Sudan’daki kriz bağlantılı olmak üzere 74 milyon 100 bin insanın yardıma ihtiyaç duyacağı kaydedildi.

DW Türkçe’de yer alan habere göre; BM İnsanî İşlerden Sorumlu Genel Sekreteri Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Martin Griffiths, temsil ettiği BM kuruluşları olarak 300 milyon dolarlık ihtiyacın 181 milyonunu elde etmeyi hedeflediklerini, Kızılhaç gibi diğer kuruluşların kendi finansmanları için ayrı çağrı yaptığını söyledi.

OCHA raporunda insanî yardım sisteminin çok büyük bir finansman kriziyle karşı karşıya olduğuna işaret edilerek geçen yıl BM’nin talep ettiği 57 milyar dolarlık kaynağın sadece yüzde 35’inin sağlandığı belirtildi.

Mevcut durumu, “yıllardır yaşanan en kötü finans açığı” olarak nitelendiren Griffiths, “İnsanî yardım kuruluşları hayat kurtarıyor, açlıkla, salgın hastalıklarla mücadele ediyor, çocukları koruyor, dünyanın en gayriinsanî koşullarının hüküm sürdüğü bölgelerinde barınma ve koruma sağlıyor. Ancak uluslararası toplumdan gerekli destek, ihtiyaçların çok gerisinde kalıyor” diye konuştu.

2023’ün, 2010’dan beri insanî bağışların bir önceki yıla göre azaldığı ilk yıl olması bekleniyor. BM’nin bağışlardaki düşüş nedeniyle bu yılki ihtiyaçlarını en acil durumlara indirgeyerek 46,4 milyar dolara indirdiği belirtildi.

Griffith, pek çok bağışçı ülkenin pahalılık ve geçim sorunuyla karşı karşıya olduğu göz önünde bulundurulduğunda talep edilen miktarın halen çok yüksek olduğunu ve karşılanmasının güç olacağını kaydetti.

“Genel olarak Ortadoğu ile Gazze ve Batı Şeria’nın muhtemelen en fazla ihtiyaç duyacak bölgeler olacağını düşünüyorum” diyen BM yetkilisi, Ukrayna’nın da zor bir dönemden geçtiğini ve savaşın önümüzdeki yıl yeniden alevleneceğini belirterek dikkatlerin buraya da odaklanması gerekeceğini kaydetti.

BM’nin bağış çağrılarında ülke olarak, 4,4 milyar dolarlık taleple Suriye öne çıkıyor. Suriye’yi 3,1 milyarla Ukrayna ve 3 milyar dolarla Afganistan izliyor. 2024’te yardım için en yüksek talebin yapıldığı bölge ise 13,9 milyar dolarla Ortadoğu ve Kuzey Afrika.

Paylaşın