ABD’den Güney Kore’ye Bombardıman Uçakları Gönderme Kararı

Uzak Doğu’da gerilim tırmanıyor… Güney Kore’nin ABD’den bölgedeki stratejik varlığını arttırmasını istemesinin ardından, ABD Hava Kuvvetleri ortak askeri tatbikat kapsamında Güney Kore’ye B-1B stratejik bombardıman uçakları gönderme kararı aldı. 

Kararın Kuzey Kore’nin yaptığı çok sayıdaki füze denemesinin ardından gelmesi dikkat çekti.

Yonhap News haber ajansının haberine göre, ABD ve Güney Kore’nin ortaklaşa gerçekleştirdikleri “Açıkgöz Fırtına” isimli hava tatbikatı Kuzey Kore’nin provokatif füze denemelerinin ardından bir gün uzatıldı. Pazartesi günü başlayan tatbikatın bugün de devam edeceği açıklandı.

Bu çerçevede ABD’nin, 2017 yılından bu yana ilk kez Güney Kore’ye B-1B stratejik bombardıman uçakları gönderme kararı aldığı belirtiliyor. ABD’nin 4 adet B-1B stratejik bombardıman uçağını Ekim ayının sonlarından buy ana Guam’da beklettiği biliniyor.

Kuzey Kore’nin son dönemdeki askeri faaliyetleri sonrasında Güney Kore, ABD’den bölgedeki stratejik varlığını arttırmasını istemişti. Uzun menzilli B-1B bombardıman uçaklarının da bu kapsamda bölgeye gönderileceği ifade ediliyor.

Basında yer alan haberlere rağmen stratejik bombardıman uçaklarının Güney Kore’ye gönderilmesine dair ABD ve Güney Koreli yetkililer soruları yanıtsız bıraktı. Ancak Perşembe günü Washington’da ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin’le biraraya gelen Güney Kore Savunma Bakanı Lee Jong-sup, ABD’nin bölgeye stratejik kuvvetlerini kaydırması konusunda fikir birliği içerisinde olduklarını söylemişti.

Öte yandan ABD yönetiminin Kuzey Kore’nin Rusya’ya gizlice silah temin ettiğine dair elinde bilgi olduğunu açıklamasının ardından Kuzey Kore’den yola çıkan ve yükü belirsiz olan bir trenin Rusya sınırından giriş yaptığı belirtildi.

Kuzey Kore’den Rusya’ya gizemli yük treni

38 Kuzey Projesi adlı Kuzey Kore konusunda çalışmalar yaşan Washington merkezli bir düşünce kuruluşu da söz konusu trene ait uydu fotoğraflarını yayımladı.

Düşünce kuruluşu uzun yıllar sonra iki ülke arasında bu şekilde bir tren geçişi yaşandığına dikkat çekerken Rusya silah taşındığı iddialarını reddetti ve trenin Kuzey Kore’den Rusya’ya at getirdiğini öne sürdü.

38 Kuzey isimli düşünce kuruluşu tarafından yapılan değerlendirmede, sadece uydu fotoğraflarıyla taşınan yükün ne olduğuna dair kesin bir değerlendirme yapılamayacağına dikkat çekilirken yıllar sonra bu rota üzerinde bir yük treninin faaliyet göstermesinin zamanlamasına vurgu yapıldı. Özellikle Kuzey Kore ve Rusya arasında silah alışverişi yapıldığına iddialarının olduğu bir döneme denk gelmesinin dikkat çekici olduğu ifade edildi.

Sabah saatlerinde Kuzey Kore tarafında görülen bir lokomotif ve 3 kapalı vagondan oluşan trenin öğleden sonra sınırın Rusya tarafında görüntülendiği belirtiliyor. Sınırın iki kilometre içerisine geçen trenin yanına daha sonra transfer için olduğu sanılan başka bir trene ait vagonların çekildiği görülüyor.

Beyaz Saray’dan Çarşamba günü yapılan açıklamada, Kuzey Kore’nin gizlice Rusya’ya çok sayıda top mermisi gönderdiğine dair bir bilgiye sahip olunduğu ifade edilmişti.

Kuzey Kore yönetimi de Eylül ayında yaptığı bir açıklamada, Rusya’ya silah ve mühimmat temin edildiği iddialarını reddetmişti. Rusya resmi Veterinerlik Dairesi’yse son olarak yaptığı açıklamada, söz konusu trenle Kuzey Kore’den Rusya’ya 30 adet at getirildiğini iddia etti.

Paylaşın

İran’da Protestolara Destek Veren Rapçi, 10 Dakikada İdama Mahkum Edildi

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolara siyasi şarkılar söyleyerek destek veren Samin Yassin (Seydi) çıkarıldığı mahkemece idama mahkum edildi.

Haber Merkezi / 2 Ekim’de gözaltına alınan Samin Yassin (Seydi), gözaltı sırasında ağır işkencelere maruz kaldı. Yassin çıkarıldığı mahkemede kendisine yöneltilen 11 suçlamanın tümünü reddetti. 10 dakika süren duruşması devlet televizyonunda canlı yayınlandı. Yassin 10 dakika sonunda idama mahkum edildi.

Kararın ardından İran’ın birçok kentinde gençler, sokaklara çıkarak kararı protesto etti. Yine dünya genelinde sanatçılar, Yassin’e verilen idam cezasını kınayarak, kararın geri çekilmesi için kampanya başlattı.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Paylaşın

Rusya, Kuzey Kore’den Silah Mı Alıyor? Gizemli Yük Treni

Kuzey Kore ve Rusya arasında silah alışverişi yapıldığına dair yeni bir iddia ortaya atıldı. Kuzey Kore’den yola çıkan ve yükü belirsiz olan bir trenin Rusya sınırından giriş yaptığı öne sürüldü.

Beyaz Saray’dan Çarşamba günü yapılan açıklamada, Kuzey Kore’nin gizlice Rusya’ya çok sayıda top mermisi gönderdiğine dair bir bilgiye sahip olunduğu ifade edilmişti. Kuzey Kore yönetimi de Eylül ayında yaptığı bir açıklamada, Rusya’ya silah ve mühimmat temin edildiği iddialarını reddetmişti.

ABD yönetiminin Kuzey Kore’nin Rusya’ya gizlice silah temin ettiğine dair elinde bilgi olduğunu açıklamasının ardından Kuzey Kore’den yola çıkan ve yükü belirsiz olan bir trenin Rusya sınırından giriş yaptığı belirtildi. 38 Kuzey Projesi adlı Kuzey Kore konusunda çalışmalar yaşan Washington merkezli bir düşünce kuruluşu da söz konusu trene ait uydu fotoğraflarını yayımladı.

Düşünce kuruluşu uzun yıllar sonra iki ülke arasında bu şekilde bir tren geçişi yaşandığına dikkat çekerken Rusya silah taşındığı iddialarını reddetti ve trenin Kuzey Kore’den Rusya’ya at getirdiğini öne sürdü.

38 Kuzey isimli düşünce kuruluşu tarafından yapılan değerlendirmede, sadece uydu fotoğraflarıyla taşınan yükün ne olduğuna dair kesin bir değerlendirme yapılamayacağına dikkat çekilirken yıllar sonra bu rota üzerinde bir yük treninin faaliyet göstermesinin zamanlamasına vurgu yapıldı.

Özellikle Kuzey Kore ve Rusya arasında silah alışverişi yapıldığına iddialarının olduğu bir döneme denk gelmesinin dikkat çekici olduğu ifade edildi.

Sabah saatlerinde Kuzey Kore tarafında görülen bir lokomotif ve 3 kapalı vagondan oluşan trenin öğleden sonra sınırın Rusya tarafında görüntülendiği belirtiliyor. Sınırın iki kilometre içerisine geçen trenin yanına daha sonra transfer için olduğu sanılan başka bir trene ait vagonların çekildiği görülüyor.

Beyaz Saray’dan Çarşamba günü yapılan açıklamada, Kuzey Kore’nin gizlice Rusya’ya çok sayıda top mermisi gönderdiğine dair bir bilgiye sahip olunduğu ifade edilmişti. Kuzey Kore yönetimi de Eylül ayında yaptığı bir açıklamada, Rusya’ya silah ve mühimmat temin edildiği iddialarını reddetmişti.

Rusya resmi Veterinerlik Dairesi’yse son olarak yaptığı açıklamada, söz konusu trenle Kuzey Kore’den Rusya’ya 30 adet at getirildiğini iddia etti.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Dikkat Çeken Rapor: Avrupalılar Yıllık 3 Bin Euro Fakirleşti

Avrupa’da 2009 yılından itibaren uygulanmaya başlayan kemer sıkma politikalarının maliyeti ağır oldu. New Economics Foundation (NEF) ve Finance Watch tarafından yayınlanan bir rapora göre, Avrupalılar bu politikalar nedeniyle yıllık ortalama üç bin euro fakirleşti.

Rapor, kemer sıkma politikalarının daha hafif seyirde uygulanması halinde Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin kamu hizmetlerine kişi başına yılda bin euro daha fazla harcama olanağı sağlayabileceğine dikkat çekti.

“Son on yıllık kemer sıkma politikaları Avrupa ekonomilerine zarar verdi ve yaşam standardımızın iyileşmesini engelledi” diyen NEF’in makro-ekonomi program sorumlusu Frank Van Lerven, “Borç ve bütçe açığını azaltma saplantısı ne ekonomik büyümeyi arttırdı ne de borçları düşürdü. Bunun yerine kemer sıkma politikaları Avrupa ülkelerini potansiyel gücünden uzaklaştırdı” ifadelerini kullandı.

Kemer sıkma önlemlerinin Avrupa’yı Covid-19’dan ve Ukrayna’daki savaşın yol açtığı krizden kaynaklanan ekonomik şoklara karşı daha savunmasız bıraktığını da işaret eden raporda, “Kesintiler bu kadar şiddetli olmasaydı, AB hükümetlerinin elinde yeşil projeler de dahil altyapı projelerine harcayabilecekleri ek 533 milyar euro mevcut olabilirdi” tespitine yer verildi.

Bu miktarın özellikle enerji fiyatlarındaki artışların etkisini hafifletmeye yardımcı olabileceği vurgulandı.

“Rapor dengeli bakış açısı sunmuyor”

Ancak Avrupa Liberal Forumu Geçici İcra Direktörü Antonios Nestoras, raporun bulgularının dengeli bir bakış açısı sunmadığını ve diğer önemli faktörleri dikkate almadığını belirtti.

Raporu eleştiren Nestoras, kamu harcama seviyelerinin toplumda sadece bir zenginlik temeli oluşturulduğunda etkin bir şekilde yönetilebileceğini söyledi.

“Zenginlik yaratmamız gerekiyor. Vatandaşlara ve şirketlere de bu zenginliği yaratmaları için eşit bir oyun alanı sağlamalıyız” diyen Nestoras, “Çabalarımızı zenginlik yaratmaya odaklamadığımız sürece para nereden gelecek? Bu, bu rapor ve genel olarak kamu politikaları tarafından yanıtlanmayan bir soru” ifadelerini kullandı.

‘Uzun vadeli bir yaklaşım gerekli’

Avrupa Komisyonu gelecek çarşamba 2023’te Avrupa Birliği’nin mali kurallarında yapacağı değişiklikleri açıklayacak.

Bu çerçevede yürütme organının her bir üye ülkeye özel borç azaltma yolları önermesi bekleniyor. NEF’te kıdemli kampanya sorumlusu Sebastian Mang ise harcama kurallarının gelecekte gevşetilmesi gerektiğini vurguluyor.

Mang, Avrupa’nın 2024’ten sonra ihtiyacı olan şey, her yeni krize geçici yanıtlar vermek yerine, amaca uygun uzun vadeli bir yaklaşımdır. Kemer sıkma ekonomisi başarısız bir deney oldu. Gayri safi yurtiçi hasıladaki (GSYH) düşük büyüme, hükümetlerin vergi gelirlerinde düşüşe yol açarak devlet borçlarını arttırdı” dedi.

Kemerler sıkıldı, kamu borçları arttı

NEF ve Finance Watch’un raporu Yunanistan ve İtalya gibi daha fazla kemer sıkan ve kamu harcamalarında kesintiye giden ülkelerin aslında daha yüksek kamu borcu seviyelerine ulaştığını savunuyor.

Tedbirlerin harcanabilir gelir üzerindeki etkisi konusunda da farklılıklar tespit eden çalışma, Almanya’da maaşların finansal kriz öncesine kıyasla sadece yüzde 1 oranında düştüğünü işaret ederken, krizden en çok etkilenen ülkelerden İrlanda ve İspanya’da ortalama yüzde 27 oranında azaldığını gösterdi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Uluslararası Af Örgütü’nden FIFA’nın Dünya Kupası Mektubuna Tepki

Londra merkezli Uluslararası Af Örgütü, Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği’nin (FIFA) Katar’daki Dünya Kupası’na katılacak ülkelerden “futbola odaklanmalarını” ve “ahlak dersi vermeyi” bırakmalarını istediği mektubuna tepki gösterdi.

Af Örgütü’nün Ekonomik ve Sosyal Adalet biriminin direktörü Steve Cockburn, “Gianni Infantino dünyanın ‘futbola odaklanmasını istiyorsa”, çözüm basit: FIFA ciddi insan hakları sorunlarını halının altına süpürmek yerine, onları ele almakla işe başlayabilir” dedi.

Cockburn, “İlk adım da göçmen işçilere tazminat ödenmesi için bir fon kurulacağına dair taahhüdün turnuva başlamadan kamuoyu önünde verilmesi ve LGBT bireylerin ayrımcılık ve tacizle karşılaşmaması sağlamak olur. Hâlâ bunları yapmamış olmaları şaşkınlık verici” diye ekledi.

Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği’nin (FIFA) Katar’da bu ay düzenlenecek Dünya Kupası’na katılacak ülkelerin federasyonlarına mektup gönderdiği ortaya çıktı.

FIFA Başkanı Gianni Infantino ve Genel Sekreter Fatma Samoura’nın imzasının bulunduğu mektupta, Dünya Kupası’nda yer alacak 32 ülkeye “Lütfen artık futbola odaklanalım” çağrısında bulunuldu.

“FIFA olarak biz, dünyanın geri kalanına ahlak dersi vermeksizin tüm düşünce ve inançlara saygı göstermeye çalışıyoruz” ifadesi yer alan mektupta, “Futbolun dış dünyadan kopuk şekilde yaşamadığını biliyoruz ve aynı şekilde dünya genelinde birçok siyasi zorluk ve güçlük olduğunun da farkındayız… Ancak lütfen futbolun her mevcut ideolojik ve siyasi savaşın içine çekilmesine de izin vermeyin” denildi.

İlk olarak Sky News tarafından haber yapılan mektup, AFP ajansınca FIFA’ya doğrulatıldı. Reuters’ın haberine göre, Avustralya Futbol Federasyonu da mektubun ellerine ulaştığını teyit etti.

Katar’a yönelik tepki ve protestolar

Katar’ın ev sahipliği, bu ülkedeki insan hakları ihlalleri ve yabancı işçilerin Dünya Kupası’na hazırlanan statlardaki çalışma koşulları nedeniyle uzun süredir tartışma konusu.

Eşcinselliğin yasa dışı kabul edildiği Katar’ın LGBTQ ve kadın hakları konusundaki duruşu da protestolara neden oluyor.

İngiltere ve Fransa dâhil sekiz Avrupa ülkesi, takım kaptanlarının Dünya Kupası maçlarında FIFA kurallarını ihlal etme pahasına gökkuşağı renkli ve “One Love” (Tek Aşk) yazılı pazı bandı takacağını duyurdu.

Danimarka, Katar’daki işçi ölümlerine dikkat çekmek için Dünya Kupası’na özel siyah renkli bir milli takım forması da tasarladı. Avustralya Futbol Federasyonu ve milli takım oyuncuları da geçen hafta yayımladıkları mesajda, Katar’daki göçmen işçilerin çalışma koşullarını ve LGBTQ bireyleri hedef alan yasaları eleştirdi.

Birçok teknik direktör ve federasyon da göçmen işçilerin ailelerine tazminat ödenmesi amacıyla bir fon oluşturulmasına yönelik çağrılara destek verdi.

Af Örgütü: Çözüm basit

Londra merkezli Uluslararası Af Örgütü, FIFA’nın mektubuna tepki gösterdi.

Af Örgütü’nün Ekonomik ve Sosyal Adalet biriminin direktörü Steve Cockburn, “Gianni Infantino dünyanın ‘futbola odaklanmasını istiyorsa”, çözüm basit: FIFA ciddi insan hakları sorunlarını halının altına süpürmek yerine, onları ele almakla işe başlayabilir” dedi.

Cockburn, “İlk adım da göçmen işçilere tazminat ödenmesi için bir fon kurulacağına dair taahhüdün turnuva başlamadan kamuoyu önünde verilmesi ve LGBT bireylerin ayrımcılık ve tacizle karşılaşmaması sağlamak olur. Hâlâ bunları yapmamış olmaları şaşkınlık verici” diye ekledi.

Katar’daki Dünya Kupası, 20 Kasım Pazar günü başlayacak ve 18 Aralık’taki final maçıyla sona erecek. Dünya Kupası’na katılacak takımların kadroları ise önümüzdeki hafta açıklanacak.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Pakistan’da İktidar İle Muhalefet Arasında Gerilim Yükseliyor

Pakistan’da eski Başbakan İmran Han’ın silahlı saldırıda yaralanmasının ardından, partisi ülke genelinde cuma namazının sonrası protestoda kararı aldı. İmran Han hükümeti, 10 Nisan’da parlamentoda yapılan güven oylamasında 174 ‘hayır’ oyuyla düşürülmüştü.

Ülkede 3 dönem başbakanlık yapan Navaz Şerif’in kardeşi Şahbaz Şerif, 11 Nisan’da mecliste düzenlenen seçimde 174 oyla salt çoğunluğun desteğini alarak başbakan seçilmişti.

Sputnik Türkçe‘nin Pakistan ulusal basınından aktardığı haberlere göre, İmran Han’ın liderliğini yaptığı Pakistan Adalet Hareketi (PTI), cuma namazından sonra Pakistan genelinde İmran Han’a yönelik saldırıyı protesto edecek.

Öte yandan polis, Han’a saldıran kişinin uyuşturucu bağımlısı olduğunu belirtti. Saldırganın 46 mermi satın aldığını ve saldırıdan önce bir caminin çatısına çıkmak istediğini aktaran polis, güvenlik güçlerinin buna izin vermediğini vurguladı.

Soruşturmaya göre, saldırgan 9 milimetrelik tabanca kullandı. Saldırganın üzerinde 2 şarjör ve 20 mermi ele geçirildi.

Olay yerinde ise 11 boş kovan bulundu. Bunlardan 9’unun tabanca, 2’sinin ise daha büyük bir silaha ait mermi olduğu belirtiliyor.

Hastane çevresinde bekleyiş sürüyor

Eski Pakistan Başbakanı Navaz Şerif, Twitter’dan yaptığı açıklamada, Han’a yönelik saldırıyı kınadı.

Lahor’daki Shaukat Hanum Hastanesi’nde tedavisi süren Han’ın sağlık durumu ise iyi. PTI destekçilerinin hastane çevresinde dünden bu yana bekleyişi sürüyor.​​​​​​​

Dün saldırıya uğramıştı

Konvoyuyla birlikte erken seçim talebiyle başkent İslamabad’a yürüyen Pakistan Adalet Hareketi Lideri İmran Han, Lahor kenti yakınlarında uğradığı saldırıda her iki bacağından yaralanmıştı. Saldırıda 1 kişi ölmüş, 7 kişi yaralanmıştı.

Olay, eski Başbakan Benazir Butto’nun 2007’de bir miting sırasında vurularak öldürülmesini ister istemez akıllara getirdi. İmran Han’a suikast girişimi ise önceki başbakanın istihbarat servisi ISI ile atışmasının ardından geldi.

Paylaşın

İran’dan Ahlak Polisini Kaldırma Sinyali: Doğru Yolu Göstermek, Polisin İşi Değil

İran’da doğrudan rejimin en tepesindeki dini lider Seyyid Ali Hüseyni Hamaney’e bağlı Kültürel Devrim Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Said Rıza Ameli, sokaklarda kadınların örtünmelerini denetleyen ve ahlak polisi diye bilinen “irşad devriyesi” uygulamasını üstü kapalı eleştirdi. 

Haber Merkezi / Konseyin bu yönde kararı olmadığını savunan Ameli, “İrşad polisiye mesele değildir” dedi. İran İslam Cumhuriyeti Haber Ağı (IRINN) televizyonuna konuşan Ameli’nin, polisin ancak uyarıda bulunabileceğini ama nasıl örtünüleceği konusunda eğitim verme görevi olmadığını söylemesi dikkat çekti. “Yol göstericilik” veya “rehberlik” anlamına gelen irşad, 2005’ten beri sokaklarda devriye gezerek kılık kıyafet kontrolü yapan polisleri tanımlamak için kullanılıyor.

İran’da eylül ortasında ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolar devam ediyor.

Yurtdışı merkezli insan hakları örgütleri ve resmi makamlar, yaklaşık 7 haftadır süren gösteriler sırasında 250’den fazla göstericinin ve 30’dan fazla güvenlik görevlisinin öldüğünü belirtiyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Paylaşın

Pakistan’da Eski Başbakan İmran Han’a Suikast Girişimi: Ayağından Yaralandı

Konvoyuyla birlikte erken seçim talebiyle başkent İslamabad’a yürüyen Pakistan Adalet Hareketi Lideri İmran Han, Lahor kenti yakınlarında uğradığı saldırıda ayağından yaralandı. Han’ın hayati tehlikesinin olmadığı bildiriliyor.

Haber Merkezi / Olay, eski Başbakan Benazir Butto’nun 2007’de bir miting sırasında vurularak öldürülmesini ister istemez akıllara getirdi. İmran Han’a suikast girişimi ise önceki başbakanın istihbarat servisi ISI ile atışmasının ardından geldi.

Wazirabad böglesinde gerçekleşen saldırıda İmran Han’ın yanı sıra Han’ın mensubu olduğu Pakistan Adalet Hareketi liderlerinden Senatör Faysal Cavid’in de yaralandığı duyuruldu.

Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan Han’ın üst düzey danışmanlarından biri, “Bu bir suikast girişimi” ifadelerini kullandı.

Dawn gazetesinde yer alan habere göre saldırgan gözaltına alındı. Ancak teyit edilmeyen bazı bilgilere göre saldırgan vurularak öldürüldü.

PTI’ın önde gelen isimlerinden Favad Çaduri, hedef gözetilerek yapılan saldırıda eski Başbakan İmran Han’ın bacağından yaralandığını doğruladı.

Pencap eyalet Başbakanı Pervez Elahi, İmran Han’ın konteynırının yakınında ateş açıldığını teyit etti ve eyalet polis yetkililerinden olaya ilişkin soruşturma başlatmasını istedi.

Elahi, “Olayın arkasındaki kişiler en kısa zamanda adalete teslim edilecek ve yaralılara en iyi tıbbi bakım sağlanacak.” ifadesini kullandı.

Han’ın danışmanlarından Rauf Hasan, Afp’ye verdiği demeçte, “İmran Han ayağından yaralandı ama durumu stabil. Bu (saldırı) onu öldürmeye, suikast düzenlemeye yönelik bir girişim.” ifadesini kullandı.

Nisan ayında güvensizlik önergesi ile devrilen Han, cuma gününden bu yana erken seçim talebiyle başkent İslamabad’a doğru yapılan “uzun bir yürüyüşe” öncülük ediyordu.

Yürüyüşe on binlerce kişi katılıyor. Kendi taraftlarlarına göre ise Han’a milyonlarca kişi eşlik ediyor.

İmran Han hükümeti nisanda düşmüştü

Pakistan’da parlamentoda 10 Nisan’da yapılan güven oylamasında 174 “hayır” oyuyla İmran Han hükümeti düşmüştü.

Ülkede, 3 dönem başbakanlık yapan Navaz Şerif’in kardeşi Şahbaz Şerif, 11 Nisan’da Mecliste düzenlenen seçimde 174 oyla salt çoğunluğun desteğini alarak başbakan seçilmişti.

Paylaşın

Filipinler’i Nalgae Fırtınası Vurdu: En Az 150 Can Kaybı

Her yıl ortalama 20 fırtına ve tayfunun gerçekleştiği Filipinler’de, son olarak etkili olan Nalgae tropik fırtınası nedeniyle oluşan sel ve heyelanlarda ölü sayısı 150’ye yükseldi. Filipinler’de, 2013 etkili olan Haiyan Tayfunu’nda 6 binden fazla kişi yaşamını yitirmiş ve büyük yıkım yaşanmıştı.

Bianet’in aktardığına göre, Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr., fırtınadan etkilenen Calabarzon, Bicol, Batı Visayas ve Bangsamoro bölgelerinde acil yardımları hızlandırmak ve yerel ve merkezi yönetimler arasında koordinasyonu kolaylaştırmak amacıyla 6 aylık afet durumu ilan etti.

Marcos Jr. arama kurtarma ve acil yardım ekiplerine çalışmalarını hızlandırmaları ve halkın mağduriyetinin ivedilikle giderilmesi talimatı verdi.

Marcos Jr. tropik fırtınadan özellikle etkilenen Bangsamoro bölgesindeki heyelanlarının sebebinin “ağaçların kesilmesi ve iklim değişikliği” olduğunu söyledi.

Yerel yöneticilere ağaç dikme çağrısında bulunan Marcos Jr. “Yapmaya ihtiyacımız olan şey bu” dedi: “Bunu sürekli duyup duruyoruz. Fakat hâlâ ağaç kesmeye devam ediyoruz. Sonra da bu oluyor, böyle heyelanlar oluyor.”

Nalgae tropik fırtınasının 28 Ekim’den bu yana devam ettiği Filipinler’deki sel ve heyelanlarda ölü sayısı 150’ye yükseldi.

Bugün de (3 Kasım) şiddetli yağışların beklendiği ülkede tropik fırtına ve beraberinde getirdiği sel ve heyelanlardan yaklaşık 4 milyon kişi etkilendi. Ulusal Afet ve Risk Azaltma ve Yönetim Merkezi, 1,2 milyon kişinin de evlerini terk etmek zorunda kaldığını açıkladı.

France 24 haber sitesinin aktardığına göre, en az 128 kişinin yaralandığı ülkede, 36 kişi halen kayıp. Hayatını kaybedenlerden 63’ü ise Filipinler’in güneyindeki Bangsamoro Özerk Bölgesi’nden.

Sel ve heyelanların etkili olduğu bölgelerle ilgili son durumu paylaşan Bölgesel Sivil Savunma Şefi Naguib Sinarimbo, “Sel baskınları ve heyelanların yaşandığı alanlarda toprak hala ıslak; dolayısıyla, hızla daha fazla erozyon meydana gelebilir” dedi: “Yıkıntılar ve kayalar, su baskınlarının güzergahındaki su yolları ve nehirleri tıkadı. Yani, buralar kolaylıkla taşabilir.”

Filipinler’de 6 aylık “afet durumu”

Anadolu Ajansı’nın (AA) aktardığına göre, Nalgae tropik fırtınasının etkili olduğu Filipinler’de 151 bin 162 ev ile 367 köprü ve yol gibi yapıların yanı sıra yaklaşık 70 bin hektarlık tarım alanı da hasar gördü.

Paylaşın

Uzak Doğu: Kuzey Kore’den Peş Peşe Füze Denemeleri

Uluslararası yaptırımlara rağmen füze denemelerine devam eden Kuzey Kore, 3 füze denemesi daha yaptı. Kuzey Kore dün, 23 ile tek günde en fazla sayıda füze denemesi gerçekleştirmişti.

Haber Merkezi / Japonya devlet televizyonu NHK, Kuzey Kore’nin yerel saatle 07.51, 08.41 ve 08.51’de fırlattığı füzelerin, Japon Denizi’ne (Doğu Denizi) düştüğünü açıkladı.

Japonya Başbakanı Kişida Fumio, gazetecilere yaptığı açıklamada, Kuzey Kore’nin füze denemelerini “tahammül edilemez” şeklinde niteledi.

Başbakan Kişida, ilk fırlatılan füzenin kıtalararası balistik tip füze (ICBM) olduğunun tahmin edildiğini söyledi. Kişida, karşı hamlelerin alınmasına yönelik ABD ve Güney Kore ile iş birliğinin sürdürüleceğini kaydetti.

Kuzey Kore, 1953’te sona eren Kore Savaşı’ndan bu yana ilk kez 2 Kasım’da Kuzey-Güney arasındaki deniz sınırının güney tarafına da füze fırlattı.

Füzenin düştüğü yer, Güney Kore’nin Sokcho kentinin 57 kilometre doğusu ve Ulleungdo adasının 168 kilometre kuzeybatısı.

Kuzey Kore, bu hafta Güney Kore ile ABD’nin yarımada çevresindeki ortak askeri tatbikatını kınamış ve “güçlü adımlar atmakla” tehdit etmişti.

Kuzey Kore en son, Eylül 2017 ve geçen ay başında, Japonya üzerinden geçerek Pasifik Okyanusu’na düşen füze denemişti.

Kuzey Kore’nin son füze denemeleri:

  • 25 Eylül, Pazar: Bir ABD donanma gemisinin Kore yarımadası çevresindeki sulara ulaşmasının ertesi günü, kısa menzilli ilk füze denemesi yapıldı.
  • 28 Eylül, Çarşamba: ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in Seul’u ziyareti öncesi iki kısa menzilli füze fırlatıldı.
  • 29 Eylül, Perşembe: Harris’in Güney Kore’den ayrılması sonrası iki kısa menzilli füze denemesi daha yapıldı.
  • 1 Ekim, Cumartesi: ABD, Japonya, Güney Kore ortak askeri tatbikatları sürerken iki kısa menzilli füze daha fırlattı.
  • 4 Ekim, Salı: Orta menzilli balistik füzeyi Japonya üzerinden fırlattı.
  • 6 Ekim, Perşembe: İki kısa menzilli füze daha fırlatıldı.
  • 28 Ekim Perşembe: Japon Denizi’ne iki balistik füze fırlatıldı.
  • 02 Kasım 2022: Japon Denizi ve Sarıdeniz’de farklı noktalara en az 23 füze ateşledi.
  • 03 Kasım 2022: Japon Denizi’ne düşen 3 füze fırlatıldı.
Paylaşın