Dikkat Çeken Rapor: Avrupalılar Yıllık 3 Bin Euro Fakirleşti

Avrupa’da 2009 yılından itibaren uygulanmaya başlayan kemer sıkma politikalarının maliyeti ağır oldu. New Economics Foundation (NEF) ve Finance Watch tarafından yayınlanan bir rapora göre, Avrupalılar bu politikalar nedeniyle yıllık ortalama üç bin euro fakirleşti.

Rapor, kemer sıkma politikalarının daha hafif seyirde uygulanması halinde Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin kamu hizmetlerine kişi başına yılda bin euro daha fazla harcama olanağı sağlayabileceğine dikkat çekti.

“Son on yıllık kemer sıkma politikaları Avrupa ekonomilerine zarar verdi ve yaşam standardımızın iyileşmesini engelledi” diyen NEF’in makro-ekonomi program sorumlusu Frank Van Lerven, “Borç ve bütçe açığını azaltma saplantısı ne ekonomik büyümeyi arttırdı ne de borçları düşürdü. Bunun yerine kemer sıkma politikaları Avrupa ülkelerini potansiyel gücünden uzaklaştırdı” ifadelerini kullandı.

Kemer sıkma önlemlerinin Avrupa’yı Covid-19’dan ve Ukrayna’daki savaşın yol açtığı krizden kaynaklanan ekonomik şoklara karşı daha savunmasız bıraktığını da işaret eden raporda, “Kesintiler bu kadar şiddetli olmasaydı, AB hükümetlerinin elinde yeşil projeler de dahil altyapı projelerine harcayabilecekleri ek 533 milyar euro mevcut olabilirdi” tespitine yer verildi.

Bu miktarın özellikle enerji fiyatlarındaki artışların etkisini hafifletmeye yardımcı olabileceği vurgulandı.

“Rapor dengeli bakış açısı sunmuyor”

Ancak Avrupa Liberal Forumu Geçici İcra Direktörü Antonios Nestoras, raporun bulgularının dengeli bir bakış açısı sunmadığını ve diğer önemli faktörleri dikkate almadığını belirtti.

Raporu eleştiren Nestoras, kamu harcama seviyelerinin toplumda sadece bir zenginlik temeli oluşturulduğunda etkin bir şekilde yönetilebileceğini söyledi.

“Zenginlik yaratmamız gerekiyor. Vatandaşlara ve şirketlere de bu zenginliği yaratmaları için eşit bir oyun alanı sağlamalıyız” diyen Nestoras, “Çabalarımızı zenginlik yaratmaya odaklamadığımız sürece para nereden gelecek? Bu, bu rapor ve genel olarak kamu politikaları tarafından yanıtlanmayan bir soru” ifadelerini kullandı.

‘Uzun vadeli bir yaklaşım gerekli’

Avrupa Komisyonu gelecek çarşamba 2023’te Avrupa Birliği’nin mali kurallarında yapacağı değişiklikleri açıklayacak.

Bu çerçevede yürütme organının her bir üye ülkeye özel borç azaltma yolları önermesi bekleniyor. NEF’te kıdemli kampanya sorumlusu Sebastian Mang ise harcama kurallarının gelecekte gevşetilmesi gerektiğini vurguluyor.

Mang, Avrupa’nın 2024’ten sonra ihtiyacı olan şey, her yeni krize geçici yanıtlar vermek yerine, amaca uygun uzun vadeli bir yaklaşımdır. Kemer sıkma ekonomisi başarısız bir deney oldu. Gayri safi yurtiçi hasıladaki (GSYH) düşük büyüme, hükümetlerin vergi gelirlerinde düşüşe yol açarak devlet borçlarını arttırdı” dedi.

Kemerler sıkıldı, kamu borçları arttı

NEF ve Finance Watch’un raporu Yunanistan ve İtalya gibi daha fazla kemer sıkan ve kamu harcamalarında kesintiye giden ülkelerin aslında daha yüksek kamu borcu seviyelerine ulaştığını savunuyor.

Tedbirlerin harcanabilir gelir üzerindeki etkisi konusunda da farklılıklar tespit eden çalışma, Almanya’da maaşların finansal kriz öncesine kıyasla sadece yüzde 1 oranında düştüğünü işaret ederken, krizden en çok etkilenen ülkelerden İrlanda ve İspanya’da ortalama yüzde 27 oranında azaldığını gösterdi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Uluslararası Af Örgütü’nden FIFA’nın Dünya Kupası Mektubuna Tepki

Londra merkezli Uluslararası Af Örgütü, Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği’nin (FIFA) Katar’daki Dünya Kupası’na katılacak ülkelerden “futbola odaklanmalarını” ve “ahlak dersi vermeyi” bırakmalarını istediği mektubuna tepki gösterdi.

Af Örgütü’nün Ekonomik ve Sosyal Adalet biriminin direktörü Steve Cockburn, “Gianni Infantino dünyanın ‘futbola odaklanmasını istiyorsa”, çözüm basit: FIFA ciddi insan hakları sorunlarını halının altına süpürmek yerine, onları ele almakla işe başlayabilir” dedi.

Cockburn, “İlk adım da göçmen işçilere tazminat ödenmesi için bir fon kurulacağına dair taahhüdün turnuva başlamadan kamuoyu önünde verilmesi ve LGBT bireylerin ayrımcılık ve tacizle karşılaşmaması sağlamak olur. Hâlâ bunları yapmamış olmaları şaşkınlık verici” diye ekledi.

Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği’nin (FIFA) Katar’da bu ay düzenlenecek Dünya Kupası’na katılacak ülkelerin federasyonlarına mektup gönderdiği ortaya çıktı.

FIFA Başkanı Gianni Infantino ve Genel Sekreter Fatma Samoura’nın imzasının bulunduğu mektupta, Dünya Kupası’nda yer alacak 32 ülkeye “Lütfen artık futbola odaklanalım” çağrısında bulunuldu.

“FIFA olarak biz, dünyanın geri kalanına ahlak dersi vermeksizin tüm düşünce ve inançlara saygı göstermeye çalışıyoruz” ifadesi yer alan mektupta, “Futbolun dış dünyadan kopuk şekilde yaşamadığını biliyoruz ve aynı şekilde dünya genelinde birçok siyasi zorluk ve güçlük olduğunun da farkındayız… Ancak lütfen futbolun her mevcut ideolojik ve siyasi savaşın içine çekilmesine de izin vermeyin” denildi.

İlk olarak Sky News tarafından haber yapılan mektup, AFP ajansınca FIFA’ya doğrulatıldı. Reuters’ın haberine göre, Avustralya Futbol Federasyonu da mektubun ellerine ulaştığını teyit etti.

Katar’a yönelik tepki ve protestolar

Katar’ın ev sahipliği, bu ülkedeki insan hakları ihlalleri ve yabancı işçilerin Dünya Kupası’na hazırlanan statlardaki çalışma koşulları nedeniyle uzun süredir tartışma konusu.

Eşcinselliğin yasa dışı kabul edildiği Katar’ın LGBTQ ve kadın hakları konusundaki duruşu da protestolara neden oluyor.

İngiltere ve Fransa dâhil sekiz Avrupa ülkesi, takım kaptanlarının Dünya Kupası maçlarında FIFA kurallarını ihlal etme pahasına gökkuşağı renkli ve “One Love” (Tek Aşk) yazılı pazı bandı takacağını duyurdu.

Danimarka, Katar’daki işçi ölümlerine dikkat çekmek için Dünya Kupası’na özel siyah renkli bir milli takım forması da tasarladı. Avustralya Futbol Federasyonu ve milli takım oyuncuları da geçen hafta yayımladıkları mesajda, Katar’daki göçmen işçilerin çalışma koşullarını ve LGBTQ bireyleri hedef alan yasaları eleştirdi.

Birçok teknik direktör ve federasyon da göçmen işçilerin ailelerine tazminat ödenmesi amacıyla bir fon oluşturulmasına yönelik çağrılara destek verdi.

Af Örgütü: Çözüm basit

Londra merkezli Uluslararası Af Örgütü, FIFA’nın mektubuna tepki gösterdi.

Af Örgütü’nün Ekonomik ve Sosyal Adalet biriminin direktörü Steve Cockburn, “Gianni Infantino dünyanın ‘futbola odaklanmasını istiyorsa”, çözüm basit: FIFA ciddi insan hakları sorunlarını halının altına süpürmek yerine, onları ele almakla işe başlayabilir” dedi.

Cockburn, “İlk adım da göçmen işçilere tazminat ödenmesi için bir fon kurulacağına dair taahhüdün turnuva başlamadan kamuoyu önünde verilmesi ve LGBT bireylerin ayrımcılık ve tacizle karşılaşmaması sağlamak olur. Hâlâ bunları yapmamış olmaları şaşkınlık verici” diye ekledi.

Katar’daki Dünya Kupası, 20 Kasım Pazar günü başlayacak ve 18 Aralık’taki final maçıyla sona erecek. Dünya Kupası’na katılacak takımların kadroları ise önümüzdeki hafta açıklanacak.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Pakistan’da İktidar İle Muhalefet Arasında Gerilim Yükseliyor

Pakistan’da eski Başbakan İmran Han’ın silahlı saldırıda yaralanmasının ardından, partisi ülke genelinde cuma namazının sonrası protestoda kararı aldı. İmran Han hükümeti, 10 Nisan’da parlamentoda yapılan güven oylamasında 174 ‘hayır’ oyuyla düşürülmüştü.

Ülkede 3 dönem başbakanlık yapan Navaz Şerif’in kardeşi Şahbaz Şerif, 11 Nisan’da mecliste düzenlenen seçimde 174 oyla salt çoğunluğun desteğini alarak başbakan seçilmişti.

Sputnik Türkçe‘nin Pakistan ulusal basınından aktardığı haberlere göre, İmran Han’ın liderliğini yaptığı Pakistan Adalet Hareketi (PTI), cuma namazından sonra Pakistan genelinde İmran Han’a yönelik saldırıyı protesto edecek.

Öte yandan polis, Han’a saldıran kişinin uyuşturucu bağımlısı olduğunu belirtti. Saldırganın 46 mermi satın aldığını ve saldırıdan önce bir caminin çatısına çıkmak istediğini aktaran polis, güvenlik güçlerinin buna izin vermediğini vurguladı.

Soruşturmaya göre, saldırgan 9 milimetrelik tabanca kullandı. Saldırganın üzerinde 2 şarjör ve 20 mermi ele geçirildi.

Olay yerinde ise 11 boş kovan bulundu. Bunlardan 9’unun tabanca, 2’sinin ise daha büyük bir silaha ait mermi olduğu belirtiliyor.

Hastane çevresinde bekleyiş sürüyor

Eski Pakistan Başbakanı Navaz Şerif, Twitter’dan yaptığı açıklamada, Han’a yönelik saldırıyı kınadı.

Lahor’daki Shaukat Hanum Hastanesi’nde tedavisi süren Han’ın sağlık durumu ise iyi. PTI destekçilerinin hastane çevresinde dünden bu yana bekleyişi sürüyor.​​​​​​​

Dün saldırıya uğramıştı

Konvoyuyla birlikte erken seçim talebiyle başkent İslamabad’a yürüyen Pakistan Adalet Hareketi Lideri İmran Han, Lahor kenti yakınlarında uğradığı saldırıda her iki bacağından yaralanmıştı. Saldırıda 1 kişi ölmüş, 7 kişi yaralanmıştı.

Olay, eski Başbakan Benazir Butto’nun 2007’de bir miting sırasında vurularak öldürülmesini ister istemez akıllara getirdi. İmran Han’a suikast girişimi ise önceki başbakanın istihbarat servisi ISI ile atışmasının ardından geldi.

Paylaşın

İran’dan Ahlak Polisini Kaldırma Sinyali: Doğru Yolu Göstermek, Polisin İşi Değil

İran’da doğrudan rejimin en tepesindeki dini lider Seyyid Ali Hüseyni Hamaney’e bağlı Kültürel Devrim Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Said Rıza Ameli, sokaklarda kadınların örtünmelerini denetleyen ve ahlak polisi diye bilinen “irşad devriyesi” uygulamasını üstü kapalı eleştirdi. 

Haber Merkezi / Konseyin bu yönde kararı olmadığını savunan Ameli, “İrşad polisiye mesele değildir” dedi. İran İslam Cumhuriyeti Haber Ağı (IRINN) televizyonuna konuşan Ameli’nin, polisin ancak uyarıda bulunabileceğini ama nasıl örtünüleceği konusunda eğitim verme görevi olmadığını söylemesi dikkat çekti. “Yol göstericilik” veya “rehberlik” anlamına gelen irşad, 2005’ten beri sokaklarda devriye gezerek kılık kıyafet kontrolü yapan polisleri tanımlamak için kullanılıyor.

İran’da eylül ortasında ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolar devam ediyor.

Yurtdışı merkezli insan hakları örgütleri ve resmi makamlar, yaklaşık 7 haftadır süren gösteriler sırasında 250’den fazla göstericinin ve 30’dan fazla güvenlik görevlisinin öldüğünü belirtiyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Paylaşın

Pakistan’da Eski Başbakan İmran Han’a Suikast Girişimi: Ayağından Yaralandı

Konvoyuyla birlikte erken seçim talebiyle başkent İslamabad’a yürüyen Pakistan Adalet Hareketi Lideri İmran Han, Lahor kenti yakınlarında uğradığı saldırıda ayağından yaralandı. Han’ın hayati tehlikesinin olmadığı bildiriliyor.

Haber Merkezi / Olay, eski Başbakan Benazir Butto’nun 2007’de bir miting sırasında vurularak öldürülmesini ister istemez akıllara getirdi. İmran Han’a suikast girişimi ise önceki başbakanın istihbarat servisi ISI ile atışmasının ardından geldi.

Wazirabad böglesinde gerçekleşen saldırıda İmran Han’ın yanı sıra Han’ın mensubu olduğu Pakistan Adalet Hareketi liderlerinden Senatör Faysal Cavid’in de yaralandığı duyuruldu.

Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan Han’ın üst düzey danışmanlarından biri, “Bu bir suikast girişimi” ifadelerini kullandı.

Dawn gazetesinde yer alan habere göre saldırgan gözaltına alındı. Ancak teyit edilmeyen bazı bilgilere göre saldırgan vurularak öldürüldü.

PTI’ın önde gelen isimlerinden Favad Çaduri, hedef gözetilerek yapılan saldırıda eski Başbakan İmran Han’ın bacağından yaralandığını doğruladı.

Pencap eyalet Başbakanı Pervez Elahi, İmran Han’ın konteynırının yakınında ateş açıldığını teyit etti ve eyalet polis yetkililerinden olaya ilişkin soruşturma başlatmasını istedi.

Elahi, “Olayın arkasındaki kişiler en kısa zamanda adalete teslim edilecek ve yaralılara en iyi tıbbi bakım sağlanacak.” ifadesini kullandı.

Han’ın danışmanlarından Rauf Hasan, Afp’ye verdiği demeçte, “İmran Han ayağından yaralandı ama durumu stabil. Bu (saldırı) onu öldürmeye, suikast düzenlemeye yönelik bir girişim.” ifadesini kullandı.

Nisan ayında güvensizlik önergesi ile devrilen Han, cuma gününden bu yana erken seçim talebiyle başkent İslamabad’a doğru yapılan “uzun bir yürüyüşe” öncülük ediyordu.

Yürüyüşe on binlerce kişi katılıyor. Kendi taraftlarlarına göre ise Han’a milyonlarca kişi eşlik ediyor.

İmran Han hükümeti nisanda düşmüştü

Pakistan’da parlamentoda 10 Nisan’da yapılan güven oylamasında 174 “hayır” oyuyla İmran Han hükümeti düşmüştü.

Ülkede, 3 dönem başbakanlık yapan Navaz Şerif’in kardeşi Şahbaz Şerif, 11 Nisan’da Mecliste düzenlenen seçimde 174 oyla salt çoğunluğun desteğini alarak başbakan seçilmişti.

Paylaşın

Filipinler’i Nalgae Fırtınası Vurdu: En Az 150 Can Kaybı

Her yıl ortalama 20 fırtına ve tayfunun gerçekleştiği Filipinler’de, son olarak etkili olan Nalgae tropik fırtınası nedeniyle oluşan sel ve heyelanlarda ölü sayısı 150’ye yükseldi. Filipinler’de, 2013 etkili olan Haiyan Tayfunu’nda 6 binden fazla kişi yaşamını yitirmiş ve büyük yıkım yaşanmıştı.

Bianet’in aktardığına göre, Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr., fırtınadan etkilenen Calabarzon, Bicol, Batı Visayas ve Bangsamoro bölgelerinde acil yardımları hızlandırmak ve yerel ve merkezi yönetimler arasında koordinasyonu kolaylaştırmak amacıyla 6 aylık afet durumu ilan etti.

Marcos Jr. arama kurtarma ve acil yardım ekiplerine çalışmalarını hızlandırmaları ve halkın mağduriyetinin ivedilikle giderilmesi talimatı verdi.

Marcos Jr. tropik fırtınadan özellikle etkilenen Bangsamoro bölgesindeki heyelanlarının sebebinin “ağaçların kesilmesi ve iklim değişikliği” olduğunu söyledi.

Yerel yöneticilere ağaç dikme çağrısında bulunan Marcos Jr. “Yapmaya ihtiyacımız olan şey bu” dedi: “Bunu sürekli duyup duruyoruz. Fakat hâlâ ağaç kesmeye devam ediyoruz. Sonra da bu oluyor, böyle heyelanlar oluyor.”

Nalgae tropik fırtınasının 28 Ekim’den bu yana devam ettiği Filipinler’deki sel ve heyelanlarda ölü sayısı 150’ye yükseldi.

Bugün de (3 Kasım) şiddetli yağışların beklendiği ülkede tropik fırtına ve beraberinde getirdiği sel ve heyelanlardan yaklaşık 4 milyon kişi etkilendi. Ulusal Afet ve Risk Azaltma ve Yönetim Merkezi, 1,2 milyon kişinin de evlerini terk etmek zorunda kaldığını açıkladı.

France 24 haber sitesinin aktardığına göre, en az 128 kişinin yaralandığı ülkede, 36 kişi halen kayıp. Hayatını kaybedenlerden 63’ü ise Filipinler’in güneyindeki Bangsamoro Özerk Bölgesi’nden.

Sel ve heyelanların etkili olduğu bölgelerle ilgili son durumu paylaşan Bölgesel Sivil Savunma Şefi Naguib Sinarimbo, “Sel baskınları ve heyelanların yaşandığı alanlarda toprak hala ıslak; dolayısıyla, hızla daha fazla erozyon meydana gelebilir” dedi: “Yıkıntılar ve kayalar, su baskınlarının güzergahındaki su yolları ve nehirleri tıkadı. Yani, buralar kolaylıkla taşabilir.”

Filipinler’de 6 aylık “afet durumu”

Anadolu Ajansı’nın (AA) aktardığına göre, Nalgae tropik fırtınasının etkili olduğu Filipinler’de 151 bin 162 ev ile 367 köprü ve yol gibi yapıların yanı sıra yaklaşık 70 bin hektarlık tarım alanı da hasar gördü.

Paylaşın

Uzak Doğu: Kuzey Kore’den Peş Peşe Füze Denemeleri

Uluslararası yaptırımlara rağmen füze denemelerine devam eden Kuzey Kore, 3 füze denemesi daha yaptı. Kuzey Kore dün, 23 ile tek günde en fazla sayıda füze denemesi gerçekleştirmişti.

Haber Merkezi / Japonya devlet televizyonu NHK, Kuzey Kore’nin yerel saatle 07.51, 08.41 ve 08.51’de fırlattığı füzelerin, Japon Denizi’ne (Doğu Denizi) düştüğünü açıkladı.

Japonya Başbakanı Kişida Fumio, gazetecilere yaptığı açıklamada, Kuzey Kore’nin füze denemelerini “tahammül edilemez” şeklinde niteledi.

Başbakan Kişida, ilk fırlatılan füzenin kıtalararası balistik tip füze (ICBM) olduğunun tahmin edildiğini söyledi. Kişida, karşı hamlelerin alınmasına yönelik ABD ve Güney Kore ile iş birliğinin sürdürüleceğini kaydetti.

Kuzey Kore, 1953’te sona eren Kore Savaşı’ndan bu yana ilk kez 2 Kasım’da Kuzey-Güney arasındaki deniz sınırının güney tarafına da füze fırlattı.

Füzenin düştüğü yer, Güney Kore’nin Sokcho kentinin 57 kilometre doğusu ve Ulleungdo adasının 168 kilometre kuzeybatısı.

Kuzey Kore, bu hafta Güney Kore ile ABD’nin yarımada çevresindeki ortak askeri tatbikatını kınamış ve “güçlü adımlar atmakla” tehdit etmişti.

Kuzey Kore en son, Eylül 2017 ve geçen ay başında, Japonya üzerinden geçerek Pasifik Okyanusu’na düşen füze denemişti.

Kuzey Kore’nin son füze denemeleri:

  • 25 Eylül, Pazar: Bir ABD donanma gemisinin Kore yarımadası çevresindeki sulara ulaşmasının ertesi günü, kısa menzilli ilk füze denemesi yapıldı.
  • 28 Eylül, Çarşamba: ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in Seul’u ziyareti öncesi iki kısa menzilli füze fırlatıldı.
  • 29 Eylül, Perşembe: Harris’in Güney Kore’den ayrılması sonrası iki kısa menzilli füze denemesi daha yapıldı.
  • 1 Ekim, Cumartesi: ABD, Japonya, Güney Kore ortak askeri tatbikatları sürerken iki kısa menzilli füze daha fırlattı.
  • 4 Ekim, Salı: Orta menzilli balistik füzeyi Japonya üzerinden fırlattı.
  • 6 Ekim, Perşembe: İki kısa menzilli füze daha fırlatıldı.
  • 28 Ekim Perşembe: Japon Denizi’ne iki balistik füze fırlatıldı.
  • 02 Kasım 2022: Japon Denizi ve Sarıdeniz’de farklı noktalara en az 23 füze ateşledi.
  • 03 Kasım 2022: Japon Denizi’ne düşen 3 füze fırlatıldı.
Paylaşın

BMGK, Rusya’nın ‘Kirli Bomba’ İddiasının Soruşturmasını Reddetti

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Rusya’nın Ukrayna’da “askeri biyolojik faaliyetler” yürütüldüğü iddialarına ilişkin soruşturma başlatılması talebini oy çokluğuyla reddetti.

Konseyde ABD, İngiltere ve Fransa’nın ret oyu kullanırken 10 üyenin çekimser kaldı. Sadece Rusya ve Çin lehte oy kullandı. Rusya, söz konusu iddiaların kurulacak bir komisyonca soruşturulmasını talep ediyordu. Oylama sonucunda bu talep reddedilmiş oldu.

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Ukrayna’nın “kirli bomba” kullanma hazırlığı içinde olduğunu ileri sürmüş, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Ukrayna’da radyoaktif içerikli bombayı üretebilecek teknolojiye sahip tesislerin bulunduğunu söylemişti.

Şoygu, kirli bomba iddialarını Türkiye, ABD, Fransa ve İngiltere’den mevkidaşlarıyla yaptığı görüşmelerde de dile getirmişti. İddiaları reddedene Ukrayna yönetimi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (IAEA) ülkesindeki tesislerde inceleme yapması çağrısında bulunmuştu.​​​​​​​

Karedeniz’de tahıl sevkiyatı yeniden başladı

Öte yandan, Rusya’nın Ukrayna, BM ve Türkiye ile imzaladığı tahıl koridoru anlaşmasına geri dönme kararının ardından Karadeniz’deki Ukrayna limanlarından tahıl sevkiyatı yeniden başladı.

Konuyla ilgili bu sabah bir açıklama yapan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, tahıl inisiyatifinin yeniden başlamasının ardından altı geminin Ukrayna limanlarından ayrıldığını belirterek, “Böylece limanlardan ayrılan gemi sayısı 426, taşınan tahıl miktarı 9,7 milyon tonu geçti” dedi.

Tahıl koridoru anlaşmasının süresinin 19 Kasım’da dolacağını hatırlatan Akar, “girişimin uzatılması için” Türkiye’nin “gayretlerini yoğunlaştıracağını” kaydetti. Akar, özetle şu değerlendirmede bulundu:

“Tahıl inisiyatifi sadece tahıl sevkiyatı değil tarafların görüşmeler yoluyla bazı sorunları çözebileceğine de güzel bir örnek teşkil ediyor. Bu modelin kullanılmasıyla önümüzdeki günlerde ateşkesin ve barışa giden yolun açılması ve barışçıl yol ve yöntemlerle Karadeniz üzerinden komşumuz olan iki ülke arasındaki bu çatışmanın sona ermesi bizim en samimi dileğimiz.”

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

“Elon Musk, Twitter’da Çalışan 3 Bin 700 Kişiyi İşten Çıkaracak” İddiası

Yakın bir zamanda Twitter’ı satın alan Elon Musk’ın yaklaşık 3 bin 700 kişiyi işten çıkaracağı öne sürüldü. Musk’ın şirketin borçlarını ödemek için çalışanların yüzde 75’ini işten çıkaracağı yönünde iddialar ortaya atılmıştı.

Elon Musk’ın 44 milyar dolarlık Twitter’ı satın alma işlemleri Ekim ayı sonunda tamamlanmıştı. Musk’ın Twitter’da ciddi işten çıkarmalar yapacağı haberi ilk olarak New York Times gazetesinde yer almıştı. Musk ise tweet’inde bu haberi yalanlamıştı.

ABD merkezli haber kuruluşu Bloomberg, sosyal medya platformu Twitter’ı satın alan Tesla ve SpaceX’in Üst Yöneticisi Elon Musk’ın 3700 kişiyi işten çıkaracağını bildirdi. Bu sayı, Twitter’ın toplam çalışan sayısının yaklaşık yarısı.

BBC Türkçe‘nin aktardığına göre, sosyal ağın yeni sahibinin, işten çıkarılacak personele Cuma günü bilgi vereceği de iddia ediliyor.

Bloomberg ayrıca Elon Musk’ın şirketteki “uzaktan çalışma” politikasını bitirmeyi hedeflediğini, çalışanların artık bazı istisnalar haricinde ofise gelmelerinin isteneceğini yazdı.

Twitter’ın yeni sahibi, New York Times’ın haberini yalanladıktan sonra yaptığı bir paylaşımla da dikkatleri üstüne çekmişti.

Gazetenin “Musk bir tweet’inde yalan haber yayımlamakla tanınan bir gazetenin linkini paylaştı” şeklindeki başlığının ekran görüntüsünü, “Hayır, ben New York Times’ın bir linkini paylaşmadım” yazarak tweet’ledi.

Söz konusu işten çıkarma iddialarıyla ilgili Reuters’ın yorum talebine Twitter’dan yanıt verilmedi.

Elon Musk’ın 44 milyar dolarlık Twitter’ı satın alma işlemleri Ekim ayı sonunda tamamlandı.

Platformdan bir paylaşım yapan Musk, Twitter’ı “daha fazla para kazanmak için değil insanlığa yardım için” satın aldığını yazdı, sahte hesapları temizlemek ve Twitter’ı özgür konuşma platformu haline getirmek istediğini söyledi.

Devir işlemlerinin tamamlandığı yönündeki haberlerden önce ise Musk’ın şirketin borçlarını ödemek için çalışanların yüzde 75’ini işten çıkaracağı yönünde iddialar ortaya atılmıştı.

Paylaşın

Danimarka’da Seçimlerin Galibi Sosyal Demokratlar

Danimarka’da halkın dün yapılan genel seçimlerde Sosyal Demokratlar Partisi’ne yeniden hükümet kurma yetkisi verdiğini gösteriyor. Sosyal Demokratlar yüzde 27,5 oy oranıyla yine parlamentonun en büyük grubu olurken, bu, 20 yılı aşkın süredir Sosyal Demokratların aldığı en yüksek oy oranı.

Haber Merkezi / Danimarka’da dün yapılan genel seçimlerin resmi olmayan sonuçlarına göre Başbakan Mette Frederiksen’in Sosyal Demokratlar Partisi, oyların yüzde 27.5’ini kazanarak en yüksek oyu alan parti oldu.

Jakob Ellemann-Jensen liderliğindeki sağ görüşlü mavi blok ise parlamentoda en büyük ikinci grup olurken, Eski Başbakan Rasmussen’in 6 altı ay önce kurduğu Ilımlı Partisi ise parlamentonun en büyük üçüncü grubu oldu.

Haziran 2019’da göreve gelen Başbakan Frederiksen liderliğindeki azınlık Sosyal Demokrat hükümeti, salgında toplumu virüsün mutasyonundan korumak için milyonlarca sağlıklı vizonun öldürülmesi emrini verdiği gerekçesiyle eleştirilerin odağındaydı.

Kesinleşmeyen sonuçlara göre sol blok, 179 sandalyeli parlamentoda 87 sandalye elde ediyor; bu da Faroe Adası ve Danimarka’nın egemen bir toprağı olan ve genellikle sol adayları tercih eden Grönland’dan henüz belirlenmemiş iki sandalyenin desteğiyle çoğunluğu elde etmesini sağlayacak.

Sonuçlar, 14 partinin yarıştığı seçimlerde, merkez sol ve sağ partilerin, 179 sandalyeli parlamentoda hükümet kurmak için yeterli olan 90 sandalyeye tek başına sahip olmadığını gösteriyor. Bu, koalisyon anlamına geliyor.

Muhalefetteki Liberal Parti lideri Jakob Ellemann-Jensen ise çarşamba sabahı yaptığı açıklamada yenilgiyi kabul etti. Kesinleşmeyen sonuçlara göre Ellemann-Jensen’in partisi, Meclis’te sahip olduğu mevcut 43 sandalyeden 19’unu kaybetti.

Öte yandan Başbakan Frederiksen’in, eski Başbakan Lars Lokke Rasmussen’in yeni kurduğu ve çıkış anketlerine göre oyların yaklaşık yüzde 9’unu alan Moderaterne Partisi’nin desteğini alması halinde liderliğini koruyabileceğini gösteriyor.

Başbakan Frederiksen, iktidarda kalacağının belirginleşmesinin ardından yaptığı açıklamada Kraliçe’ye azınlık hükümetinin istifasını sunacağını ve geniş bir hükümet kurmaya çalışacağını dile getirdi.

Frederiksen yaptığı konuşmada, “Çok heyecanlı ve gururluyum. Son 20 yılın en iyi seçim sonucunu aldık. Oylarıyla bize güvenen tüm Danimarkalılara teşekkürler. Bu büyük bir güven oyu. Bu süreçte bazılarınızın şüpheleri olduğunu biliyorum. Şimdi zorluklarla karşı karşıyayız, Avrupa’daki savaş, enerji kıtlığı, enflasyon, iklim zorlukları ile krizler birleşiyor” diye konuştu. Frederiksen, hükümetinin istifasını yarın Kraliçe Margrethe’e sunacağını söyledi.

Tüm taraflar, koalisyon görüşmelerine kimin liderlik edeceğine karar vermek için Kraliçe Margrethe’i ziyaret edecek, ancak bu görevin Mette Frederiksen’e verilmesi bekleniyor. Frederiksen, görev verilmesi halinde geniş tabanlı bir hükümet kurmaya çalışacağını ifade etti.

Paylaşın