Uyuşturucu Depolara Sığmayınca İnşaatlarda Harç Oldu

Ekvador’da geçen sene çoğunluğunu kokainin oluşturduğu kaçak uyuşturucu miktarı, 2021’de iki katına çıkarak 210 tonu aştı. Ele geçirilen kaçak uyuşturucu depolara sığmayınca inşaatlarda çimento harcı ile birlikte kullanılmasına karar verildi. 

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) desteklediği bir proje çerçevesinde “kapsülleme” adı verilen bir yöntemle kokain paketleri diğer endüstriyel atıklarla beraber çimento, kum ve suyla karıştırılarak inşaat beton yapımında çimento harcı ile birlikte kullanılmaya başlandı.

Ekvador Uyuşturucuyla Mücadele Soruşturma Direktörü Pablo Ramirez, bir ton kokaini yakmanın yaklaşık 12 saat sürebileceğini belirterek, aynı miktarı kapsüllemenin üç saatten az vakit aldığını vurguluyor.

Ekvador’da ele geçirilen kaçak uyuşturucu depolara sığmayınca inşaatlarda çimento harcı ile birlikte kullanılmasına karar verildi.

Ülkede geçen sene çoğunluğunu kokainin oluşturduğu kaçak uyuşturucu miktarı, 2021’de iki katına çıkarak 210 tonu aştı. Reuters’a konuşan güvenlik yetkilileri uyuşturucunun imha edilmeden önce tutulduğu 27 polis deposunun dolduğunu ve yakmak için kullanılan fırınların da kapasitesinin aşıldığını duyurdu.

Bu nedenle Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) desteklediği bir proje çerçevesinde “kapsülleme” adı verilen bir yöntemle kokain paketleri diğer endüstriyel atıklarla beraber çimento, kum ve suyla karıştırılarak inşaat beton yapımında çimento harcı ile birlikte kullanılmaya başlandı.

BM ofisine göre, harç sertleştikçe, mevcut diğer malzemelerle reaksiyona girerek kokainin toprağa sızmasını veya geri kazanılmasını önleyen çok sert bir yapı oluşturuyor.

15 metre derinliğindeki bir kuyunun beton duvarlarını oluşturmada kullanılan bu malzemenin güvenlik nedeniyle adı saklı tutulan bir tesiste zemin malzemesi olarak kullanılması öngörülüyor.

Yetkililere göre kuyuda şu ana kadar 2021 ve 2022’de el konulmuş toplam 350 ton kokain ve kokainin ham maddesi koka macunu kullanıldığı belirtiliyor.

Ekvador Uyuşturucuyla Mücadele Soruşturma Direktörü Pablo Ramirez, bir ton kokaini yakmanın yaklaşık 12 saat sürebileceğini belirterek, aynı miktarı kapsüllemenin üç saatten az vakit aldığını vurguluyor. Halen yaklaşık 83 ton kokainin kapsüllenmesini beklediklerini belirten yetkili böylece uyuşturucu toplama depolarının boşaltılmasına yardımcı olunduğunu sözlerine ekliyor.

Paylaşın

ABD Başkanı Biden’dan Ukrayna’ya Sürpriz Ziyaret

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin yıl dönümüne birkaç gün kala Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, Ukrayna’nın başkenti Kiev’e sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret, önceden kamuoyuna duyurulmamıştı.

Haber Merkezi / Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya gelen Biden, Ukrayna’ya yönelik yeni bir askeri yardım paketi açıkladı.

ABD Başkanı Biden, paketin ayrıntılarının kamuoyuna yarın duyurulacağını ve ABD’nin Ukrayna’nın elindeki Yüksek Hareketli Top Roket Sistemleri için daha fazla mühimmat sağlayacağını söyledi.

Joe Biden, “Kiev’e yaptığım ziyaret ile Ukrayna’nın demokrasisine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne sarsılmaz bağlılığımızı yeniden teyit ediyoruz” dedi.

Joe Biden, “Putin yaklaşık bir yıl önce işgalini başlattığında Ukrayna’nın zayıf, Batı’nın da bölünmüş olduğunu düşünüyordu. Bizden daha uzun süre dayanabileceğini düşündü. Ama fena halde yanılmıştı” diye konuştu.

Biden’ın Kiev’i ziyareti sırasında Ukrayna’nın başkentinde sirenler çaldığını bildirildi. Başkan Biden’ın Kiev’den sonra ise Polonya’ya gitmesi bekleniyor.

Brüksel’de toplanacak Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları ise Ukrayna’ya mühimmat yardımını görüşecek.

Zelenskiy de Aralık ayında Washington’a sürpriz bir ziyaret gerçekleştirmiş ve ABD Kongresi’ne ülkesine daha fazla silah yardımı yapılması çağrısında bulunmuştu.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Biden ile el sıkıştığı anın görüntülerini Telegram sayfasında yayımladı.

Zelenskiy, paylaştığı mesajda, “Joseph Biden, Kiev’e hoş geldiniz! Ziyaretiniz, tüm Ukraynalılara yönelik desteğin son derece önemli bir göstergesi” dedi.

Paylaşın

Fransa Cumhurbaşkanı Macron: Rusya Yenilmeli Ama Ezilmemeli

Ukrayna – Rusya arasındaki savaşa ilişkin verdiği karışık mesajlar nedeniyle eleştirisine maruz kalan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya’nın Ukrayna ile olan savaşında yenilmesini istediğini ancak “ezilmesini” istemediğini söyledi.

Emmanuel Macron, ayrıca her iki tarafın da çatışmada tam olarak galip gelemeyeceğini öngördü.

Münih Güvenlik Konferansı’ndan döndükten sonra çeşitli basın kuruluşlarına açıklama yapan Macron, müttefiklerin Ukrayna’ya desteklerini arttırması çağrısında bulundu ve savaşın uzun sürme olasılığına karşı Fransa’nın hazırlıklı olduğunu belirtti.

Macron, Le Journal du Dimanche (JDD) gazetesine verdiği demeçte savaşı Rus topraklarına taşımaya karşı olduğunu yineledi.

Macron, “Bazılarının yaptığı gibi, Rusya’ya kendi topraklarında saldırarak Rusya’yı tamamen yenilgiye uğratmayı hedeflememiz gerektiğini düşünmüyorum. Bu gözlemciler her şeyden önce Rusya’yı ezmek istiyorlar. Bu hiçbir zaman Fransa’nın pozisyonu olmadı ve bizim pozisyonumuz da olmayacak.” diye konuştu.

“Her iki taraf da tam olarak galip gelemeyecek”

Fransız gazeteleri JDD ve Le Figaro ile yayın kuruluşu France Inter’e de demeç veren Macron “Rusya’nın Ukrayna’da yenilmesini ve Ukrayna’nın konumunu koruyabilmesini istiyorum” dedi.

“Sonunda bunun askeri olarak sonuçlanmayacağına inanıyorum” diyen Macron, her iki tarafın da çatışmada tam olarak galip gelemeyeceğini öngördü.

Macron’un Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşa ilişkin politikası konusunda verdiği karışık mesajlar nedeniyle Paris bazı NATO müttefiklerinin eleştirisine maruz kalıyor ve bazı çevreler tarafından Batı ittifakının zayıf halkası olarak görülüyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Birleşmiş Milletler: Suriye’de Yaklaşık 9 Milyon Deprem Mağduru

Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremler Türkiye’de olduğu gibi Suriye’de de büyük yıkıma neden oldu. Birleşmiş Milletler (BM), depremlerden Suriye’de 8,8 milyon kişinin etkilendiğini açıkladı.

Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Temsilci Yardımcısı Nejat Rochdi, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, bu insanların çoğunun insani yardıma muhtaç olduğunu belirterek, “BM tüm Suriyelilere yardım etmek için daha fazlasını yapmaya kararlıdır” dedi.

Silahlı grupların hakimiyetinde olan Suriye’nin kuzeybatısında aktivistler ve yardım görevlileri depremi takip eden günlerde BM yardımının eksikliğinden şikâyetçi olmuştu.

BM Acil Yardım Koordinatörü Martin Griffiths bölgeye yaptığı ziyaret sırasında BM’nin silahlı grupların etkili olduğu bölgelerde yaşayan mağdurlara yardım edemediğini itiraf etmişti. İnsan hakları gözlemcileri ayrıca BM’nin bürokratik engellerle karşılaştığını, savaştan zarar gören bölgenin bozuk yolları göz önünde bulundurulduğunda yardımların alışılagelmiş büyük tırlar yerine daha küçük araçlarla daha hızlı ulaşabileceğini belirtiyor.

Şu ana kadar BM yardımı taşıyan 140’tan fazla kamyonun Türkiye üzerinden, 9 binden fazla binanın tamamen ya da kısmen yıkıldığı isyancıların kontrolünde olan bölgelere gönderildiği bildirildi. BM’ye göre depremden etkilenen bölgelerde en acil ihtiyaç çadır.

“Gönüllü olarak topraklarına döndüler”

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ile birlikte sınır hattında karadan ve havadan incelemeler yaptı, hudut karakollarını denetledi.

AA’nın haberine göre; depremde bölgesindeki Suriyeli mültecilere ilişkin konuşan Akar, “Depremden sonra 10 bin 633 Suriyeli topraklarına gönüllü olarak dönmüştür” dedi.

Sınırda mülteci geçişi olduğu iddialarına değinen Akar, şöyle konuştu:

Bu iddialar tamamen gerçek dışıdır. Ne sınır kapısından ne de sınır hattından geçiş var. Konuyla ilgili yetkililerden bilgi aldık, yerinde incelemelerde bulunduk.

“Türkiye’ye yoğun geçiş olduğu iddiasının aksine tek yönlü yani Türkiye’den Suriye’ye doğru Suriyeli vatandaşların geçtiğini ifade ettiler. Depremde ailesini, kaldıkları yerleri kaybeden Suriyeli kardeşlerimizin kendi topraklarına gönüllü olarak döndüklerini belirttiler.

“Depremden sonra 10 bin 633 Suriyeli topraklarına gönüllü olarak dönmüştür. Dolayısıyla aldığımız bilgiler kapsamında, kitle halinde ne hudutlardan ne de sınır kapılarından ülkemize geçiş söz konusudur.”

Paylaşın

IŞİD Liderlerinden Batar, Suriye’de Yakalandı

Radikal İslamcı Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) üst düzey liderlerinden Batar, Suriye’nin doğusunda düzenlenen bir operasyonla yakalandı. Öte yandan IŞİD’in üst düzey liderlerinden Hamza el-Homsi’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda öldürüldüğü açıklanmıştı.

Haber Merkezi / Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Merkez Kuvvetleri Komutanlığı (CENTCOM) bugünün ilk saatlerinde açıklama yaparak Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) liderlerinden birinin Suriye’nin doğusunda düzenlenen baskınla yakalandığını duyurdu.

Operasyonun, çatı yapısını Türkiye’nin terör örgütü olarak kabul ettiği YPG’nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’yle (SDG) birlikte yapıldığı bildirilen açıklama şöyle:

18 Şubat’ın ilk saatlerinde CENTCOM ve SDG, Suriye’nin doğusunda helikopterle baskın düzenledi ve IŞİD’in Suriye Bölge Sorumlusu Batar yakalandı. Batar, SDG’nin koruduğu hapishanelere yönelik saldırılar planlıyor ve el yapımı patlayıcılar üretiyordu.

Başarıya ulaşmasını sağlamak için detaylı bir plan hazırladık. Hiçbir sivil ya da ABD ve SDG gücü olayda ölmedi veya yaralanmadı.

IŞİD’in üst düzey liderleri öldürüldü

Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Savunma Bakanlığı, bir ABD helikopterinin Suriye’nin kuzeydoğusuna düzenlediği baskında IŞİD liderlerinden birinin öldürüldüğünü ve dört ABD askerinin yaralandığını bildirmişti.

Yazılı açıklamada, operasyonun dün ABD ve Suriye Demokratik Güçleri’nin ortaklığında düzenlendiği belirtilmişti.

“Hedefe yönelik bir patlamanın dört ABD askeri ve bir görev köpeğinin yaralanmasına neden olduğu” belirtilen açıklamada, “hedefteki IŞİD üst düzey lideri Hamza el-Homsi’nin öldürüldüğü” belirtilmişti.

Homsi’nin rolünün ne olduğu ayrıntılı olarak açıklanmamıştı.

IŞİD, eski liderinin Suriye’nin güneyinde düzenlenen bir baskın sırasında kendini öldürmesinin ardından Aralık ayında yeni liderini seçmişti.

ABD ordusu geçtiğimiz yıllarda da Suriye’de iki IŞİD liderini öldürülmüştü.

2021 yılının Şubat ayında Ebu İbrahim el-Haşimi el-Kureyşi, Suriye’nin kuzeybatısında bir ABD baskınında öldürüldü. IŞİD’in kurucusu Ebu Bekir el-Bağdadi de, 2019 yının Ekim ayında Amerikalılar tarafından düzenlenen bir baskında yakalanmıştı.

Ekim ayında IŞİD lideri Ebu el-Hasan el-Haşimi el-Kureyşi, Suriye’nin güneyinde Suriyeli isyancılarla girdiği çatışmada öldürülmüştü.

Paylaşın

ABD’nin Suriye’deki Askeri Üssüne Füze Saldırısı

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Suriye’nin Deyr ez Zor kentine bağlı Omar yerleşiminde bulunan askeri üssüne dün akşam saatlerinde füze saldırısı düzenlendiği bildirildi. Saldırıda ölen veya yaralanan ABD askeri olup olmadığına dair bilgi paylaşılmadı.

Suriye resmi haber ajansı SANA’nın haberinde “Füze saldırısı, cumartesi akşam Deyr ez Zor’un doğusunda ABD güçleri tarafından kontrol edilen Omar yerleşiminde düzenlendi” ifadelerine yer verildi.

Suriye basınında yer alan haberlerde, Deyr ez Zor sakinlerinin saldırının düzenlendiği bölgede gökyüzünü aydınlatan ışık yansımaları gördüğü kaydedildi. Saldırı sonucunda ölen veya yaralanan ABD askeri olup olmadığına dair bilgi paylaşılmadı.

SANA, Suriye’de ABD’nin kurduğu askeri üslere yönelik saldırıların son aylarda arttığına dikkat çekti.

IŞİD liderlerinden Batar, yakalandı

Öte yandan ABD Merkez Kuvvetleri Komutanlığı (CENTCOM) bugünün ilk saatlerinde açıklama yaparak Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) liderlerinden birinin Suriye’nin doğusunda düzenlenen baskınla yakalandığını duyurdu.

Operasyonun, çatı yapısını Türkiye’nin terör örgütü olarak kabul ettiği YPG’nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’yle (SDG) birlikte yapıldığı bildirilen açıklama şöyle:

18 Şubat’ın ilk saatlerinde CENTCOM ve SDG, Suriye’nin doğusunda helikopterle baskın düzenledi ve IŞİD’in Suriye Bölge Sorumlusu Batar yakalandı. Batar, SDG’nin koruduğu hapishanelere yönelik saldırılar planlıyor ve el yapımı patlayıcılar üretiyordu.

Başarıya ulaşmasını sağlamak için detaylı bir plan hazırladık. Hiçbir sivil ya da ABD ve SDG gücü olayda ölmedi veya yaralanmadı.

Paylaşın

Suudi Arabistan: Suriye’yi İzole Etme İşe Yaramadı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan Al Saud, Münih’te düzenlenen güvenlik konferansında yaptığı açıklamada, Arap dünyasında Suriye’yi izole etmenin işe yaramadığı söyledi.

Euronews Türkçe’nin aktardığına göre, Al Saud, “Sadece Körfez İşbirliği Konseyi içinde değil, Arap dünyasında da statükonun uygulanabilir olmadığı konusunda bir fikir birliğinin geliştiğini göreceksiniz” dedi.

Bakan, siyasi bir çözüm için “maksimalist hedeflere” doğru bir yol olmadan, komşu ülkelerdeki Suriyeli mülteciler ve özellikle Suriye ve Türkiye’yi vuran yıkıcı depremin ardından sivillerin çektiği acıları ele almak için başka bir yaklaşımın formüle edilmekte olduğunu belirtti.

Suudi bakan böyle bir yaklaşım dolayısıyla en azından mültecilerin geri dönüşü gibi bazı insani hedefleri gerçekleştirecek şekilde Şam hükümetiyle bir diyalogdan geçilmesi gerekeceğine işaret etti.

Depremin ardından Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdünlü mevkidaşlarının ziyaretlerinin ardından kendisinin de Şam’ı ziyaret edeceği yönündeki haberlerin sorulması üzerine Prens Faysal söylentiler hakkında yorum yapmayacağını söyledi.

Prens Faysal’ın açıklamaları, Suriye’de 12 yıldır devam eden iç savaşın ilk yıllarında Suudi Arabistan da dahil olmak üzere birçok Arap ülkesinin Beşar Esad’a karşı savaşan isyancıları desteklediği döneme göre bir değişime işaret ediyor.

Arap dünyasının Suriye’ye karşı tutumu

Birleşik Arap Emirlikleri, İran’ın Arap dünyasındaki nüfuzuna karşı Batı tarafından dışlanan Esad ile ilişkilerini normalleştirdi.

Amerika Birleşik Devletleri’nin yaptırımları da karmaşık bir faktör olmaya devam ederken, diğer Arap ülkeleri Suriye’ye karşı temkinli davranmayı sürdürüyor.

Kuveyt Dışişleri Bakanı, Münih’te Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada ülkesinin Şam’la muhatap olmadığını ve uluslararası kuruluşlar ve Türkiye aracılığıyla yardım sağladığını söylemiş ve bu tutumla ilgili noktada bir değişiklik yapmayacaklarının altını çizmişti.

6 Şubat’taki depremin ardından ilk etapta yalnızca Suriye’nin kuzeybatısındaki muhaliflerin kontrolünde olan bölgelere yardım gönderen Suudi Arabistan, daha sonra bu kapsamı genişleterek Esad’ın kontrolündeki bölgelere yardım uçakları gönderdi.

Katar da, Türkiye ve Suriye’ye depremden etkilenenlere yardım amacıyla 10 bin konteyner ev bağışladı.

Paylaşın

Uzak Doğu’da Sular Isınıyor: Kuzey Kore’den Balistik Füze Denemesi

Güney Kore ile Kuzey Kore arasında, Güney Kore’nin savunma stratejisini güncellediği “beyaz belgede” Kuzey Kore’yi yeniden “düşman ilan etmesinin ardından Kore Yarımadası’nda gerilim yükselmeye devam ediyor.

Haber Merkezi / Son olarak Japonya ve Güney Kore, Kuzey Kore’nin Japon Denizi (Doğu Denizi) yönüne balistik füze denemesi yaptığını bildirdi.

Japon kara sularına düştüğü tahmin edilen ve havada 66 dakika kalan balistik füzenin, 900 kilometre seyrettiği ve 5 bin 700 kilometre irtifaya ulaşabildiği kaydedildi.

Japonya Başbakanı Kişida Fumio, füzenin, kuzeydeki Hokkaido’nun batısına ve Japon ulusal kara suları içerisine düştüğü öngürüsünde bulunduklarını söyledi.

Japon hükümet sözcüsü Hirokazu Matsuno ise Japonya’nın Münhasır Ekonomik Bölgesi (MEB) içine düştüğü anlaşılan balistik füzenin “ICBM sınıfı” kıtalararası bir füze olduğunu söyledi.

Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı da Pyongyang yakınlarındaki Sunan bölgesinden uzun menzilli balistik füze fırlatıldığını teyit etti.

Genelkurmay Başkanlığının açıklamasında, “Ordumuz, ABD ile yakın işbirliği halinde tam hazırlık durumunu korumaktadır.” ifadeleri kullanıldı.

Güney Kore, Kuzey Kore’yi yeniden düşman ilan etti

Güney Kore savunma stratejisini güncellediği “beyaz belgede” Kuzey Kore’yi yeniden “düşman ilan etti. Güney Kore 2016 yılında hazırladığı “beyaz belgede” Kuzey Kore için “düşman” ifadesine yer vermemişti.

“Beyaz belgede” Pyongyang’ın giderek artan silahlanmasıyla birlikte Güney Kore’ye yönelik askeri ve siber tahrikleriyle ilgili örnekler verildi. Belgede, “Kuzey Kore nükleer silahlardan vazgeçmeden askeri tehditler oluşturmaya devam ederken, bu rejim ve ordusu bizim düşmanımızdır.” denildi.

Beyaz belgede, Kuzey Kore’nin artan nükleer silah ve füze cephaneliğinin yanı sıra konvansiyonel askeri potansiyeline de geniş yer verildi.

Kuzey Kore ordusundaki nükleer silahlanmaya dikkat çekilen raporda, bu ülkenin sahip olduğu plütonyum miktarını 50 kilodan 70 kiloya çıkarttığı bildirildi.

Kuzey Kore’nin “önemli” miktarlarda yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyuma ulaştığı kaydedilen belgede, Pyongyang’ın son gerçekleştirdiği 6 denemeyle birlikte atom bombalarını minyatürleştirmek için “önemli düzeyde yetenek” geliştirdiği bildirildi.

Belgede Güney Kore ordusunun, Kuzey Kore’nin nükleer test olasılığı arttıkça bu ülkeye yönelik gözetimini güçlendirdiği bildirildi.

Belgede Kuzey Kore’nin 2018 yılında iki ülke arasındaki düşmanlıkların önlenmesi konusunda yapılan anlaşmayı bu yıl boyunca 15 kez ihlal ettiği kaydedilirken, son olarak Kuzey Kore dronlarının Güney Kore hava sahasını uzun bir müddet ihlal etmesi de buna örnek olarak gösterildi.

Belgede, Pyongyang’ın 2022 yılında kıtalararası balistik füzeler fırlattığı hatırlatıldı.

Kuzey Kore: Benzersiz bir yanıt veririz

Ayrıca, Kuzey Kore’yi yeniden “düşman” ilan eden Güney Kore’nin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile yıllık askeri tatbikatlara hazırlanmasına Kuzey Kore’den sert tepki gelmişti.

Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı, “ABD ve Güney Kore, bir taarruz hazırlığı olarak görülen askeri tatbikatlar için önceden duyurulan planları uygulamaya koyarlarsa, Kuzey Kore’nin daha önce hiç görülmemiş derecede güçlü ve kararlı karşı tepkisi ile karşılaşacaklardır” açıklamasında bulunmuştu.

ABD’nin iki ülke arasındaki gerilimi tırmandırdığını belirten Bakanlık, Washington’un Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni (BMGK) Pyongyang’a baskı yapmak için “yasadışı düşmanca bir politika araç” olarak kullandığını da vurgulamıştı.

Bakanlık ayrıca, Kuzey Kore’nin bu yıl düzenli tatbikatlar dışında “herhangi bir özel askeri eylemden kaçındığını” ancak iki ülkenin planladığı tatbikatların “gerilimi tırmandıran ciddi bir girdap” yaratacağını da ifade etmişti.

ABD’nin her sorunu “kas gücü göstererek çözme” yoluna başvurarak Kuzey Kore’yi “kışkırtmaya” devam etmesi durumunda ise, aynı seçeneğin Pyongyang için de geçerli olacağı ve normal askeri faaliyetlerin ötesinde “ek eylemlerin” yeniden gözden geçirileceği uyarısında bulunululmuştu.

Açıklama, Seul ile Washington’un Kuzey Kore’nin nükleer tehditlerine karşı “ortak masa başı tatbikatları” ve her yıl gerçekleştirilen bahar tatbikatlarının gelecek ay başlayacağını duyurmasının ardından yapıldı.

Nükleer silahlara sahip Kuzey Kore geçen yıl ABD’yi vurabilecek kıtalararası balistik füzeler (ICBM) de dahil olmak birçok denemede bulunmuştu. Bu denemeler sonrasında komşu Güney Kore ve Japonya alarma geçmişti.

Seul ile Washington’un planladığı “Caydırıcılık Stratejisi Komitesi Masa Başı Tatbikatı” olarak adlandırılan nükleer tatbikatın 22 Şubat’ta Pentagon’da yapılacağı belirtildi. Mart ayı ortasında ise iki ülke Güney Kore’de 11 günlük tatbikat gerçekleştirecek.

Güney Kore Savunma Bakanlığı yayınladığı son raporda 2018’den beri ilk defa Kuzey Kore’yi “düşman” olarak nitelendirmiş, “Nükleer programından vazgeçmeyen ve askeri tehdit oluşturmayı sürdüren Kuzey Kore rejimi ve ordusu bizim düşmanımızdır” denilmişti.

Paylaşın

Suriye’de IŞİD Saldırısı: 61 Sivil 7 Asker Hayatını Kaybetti

Radikal İslamcı Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Suriye’nin Humus kentinin doğusundaki El Sükna’da düzenlendiği silahlı saldırıda 61 sivil ve 7 askerin hayatını kaybettiği açıklandı. 

Londra merkezli İnsan Hakları Gözlemevi’nin yaptığı açıklamaya göre ilk saldırı El Sükna’da hükümete bağlı bir kontrol noktasını hedef aldı. Makineli tüfek teçhizatlı ve motosikletli şahıslar bu saldırının ardından bir tarlada mantar toplayanlara hedef gözetmeden ateş açtı. Saldırganlar daha sonra bölgeden kaçarak uzaklaştı.

İnsan Hakları Gözlemevi IŞİD’in ıssız bölgelerde saldırılar düzenlemek için Suriye’de Şubat-Nisan ayları arasında yapılan mantar hasadından faydalandığını kaydetti. Bu saldırıyla birlikte IŞİD’in 10 Şubat tarihinden beri Suriye çöllerinde düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 90’a yükselmiş oldu.

IŞİD henüz saldırının sorumluluğunu üstlenmedi. Örgüt geçen yılın Ocak ayında Haseke’de kendi tutuklu milislerini kurtarmak için Kürt güçlerin kontrolündeki bir cezaevine saldırı düzenlemiş, kentte çoğu sivil olmak üzere 105 kişi hayatını kaybederken çatışmalarda 268 cihatçı da ölmüştü.

IŞİD Suriye’de Mart 2019’da kontrolündeki tüm bölgeleri kaybettikten sonra ülkenin çöl bölgesine çekilmişti. Örgüt güçleri o dönemden bu yana zaman zaman Kürt güçlerine ve Suriye hükümet birliklerine baskınlar düzenliyor.

IŞİD’in üst düzey liderleri öldürüldü

Öte yandan Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) üst düzey liderlerinden Hamza el-Homsi’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda öldürüldüğü açıklandı. Homsi’nin IŞİD içindeki rolünün ne olduğu ise ayrıntılı olarak açıklanmadı.

Geçtiğimiz yıllarda da Suriye’de iki IŞİD lideri öldürülmüştü. IŞİD, eski liderinin Suriye’nin güneyinde düzenlenen bir baskın sırasında kendini öldürmesinin ardından Aralık ayında yeni liderini seçmişti.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Savunma Bakanlığı, bir ABD helikopterinin Suriye’nin kuzeydoğusuna düzenlediği baskında IŞİD liderlerinden birinin öldürüldüğünü ve dört ABD askerinin yaralandığını bildirdi.

Yazılı açıklamada, operasyonun dün ABD ve Suriye Demokratik Güçleri’nin ortaklığında düzenlendiği belirtildi.

“Hedefe yönelik bir patlamanın dört ABD askeri ve bir görev köpeğinin yaralanmasına neden olduğu” belirtilen açıklamada, “hedefteki IŞİD üst düzey lideri Hamza el-Homsi’nin öldürüldüğü” belirtildi.

Homsi’nin rolünün ne olduğu ayrıntılı olarak açıklanmadı.

IŞİD, eski liderinin Suriye’nin güneyinde düzenlenen bir baskın sırasında kendini öldürmesinin ardından Aralık ayında yeni liderini seçmişti.

Baskında yaralanan Amerikalı personel ve köpeğin Irak’ta bir Amerikan tesisinde tedavi altına alındıkları bildirildi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, yaralı dört Amerikalı personelin sağlık durumlarının stabil olduğunu açıkladı.

ABD ordusu geçtiğimiz yıllarda da Suriye’de iki IŞİD liderini öldürdü.

2021 yılının Şubat ayında Ebu İbrahim el-Haşimi el-Kureyşi, Suriye’nin kuzeybatısında bir ABD baskınında öldürüldü. IŞİD’in kurucusu Ebu Bekir el-Bağdadi de, 2019 yının Ekim ayında Amerikalılar tarafından düzenlenen bir baskında yakalandı.

Ekim ayında IŞİD lideri Ebu el-Hasan el-Haşimi el-Kureyşi, Suriye’nin güneyinde Suriyeli isyancılarla girdiği çatışmada öldürüldü.

Paylaşın

Finlandiya Başbakanı Marin: İsveç’le Aynı Zamanda NATO Üyesi Olmak İstiyoruz

Münih Güvenlik Konferansı’nda Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile birlikte ortak bir açık oturuma katılan Finlandiya Başbakanı Sanna Marin, ülkesinin NATO’ya İsveç ile aynı zamanda üye olma isteğini bir kez daha vurguladı.

Finlandiya Başbakanı Marin, Finlandiya ve İsveç hükümetlerinin, iki ülkenin NATO’ya eşzamanlı katılmasının “herkesin çıkarına” olduğu yönünde Türkiye ve Macaristan’a “açık mesaj” verdiğini belirtti.

Finlandiya’da dün parlamento NATO’nun kurucu anlaşmalarının onaylanması için 28 Şubat tarihinde oylama kararı almıştı. Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinisto parlamentonun kararına ilişkin “Bu bizim irademizin bir ifadesidir. Bu irademize yönelik göstereceği yaklaşım sadece ve sadece Türkiye’nin kendi elindedir” demişti.

Türkiye’nin İsveç’in üyeliğine onay vermeme kararı alması durumunda da Finlandiya’nın NATO’ya katılabileceğini açıklayan Finlandiya Cumhurbaşkanı, “Adaylık başvurumuzu geri çekemeyiz, bunu yapmak da istemiyoruz” diye konuşmuştu.

Finlandiya’da 28 Şubat’ta NATO’nun kurucu anlaşmalarını onaylayacak yasanın parlamentodan geçmesine kesin gözüyle bakılıyor. Zira milletvekillerinin neredeyse tamamı adaylığa sıcak bakarken üyelik yarışında yasanın Finlandiya’yı İsveç’in bir adım önüne geçirecek olması da kabul edilmesini daha da mümkün kılıyor.

Geçen mayısta Finlandiya ve komşusu İsveç, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline tepki olarak ittifaka başvuruda bulunmuştu. Ancak Türkiye, İskandinav ülkelerini “terörist grupları barındırmakla” suçlayarak üyeliklerine karşı çıkmıştı.

Başından beri İsveç’in üyeliğine daha temkinli yaklaşan Türkiye, başkent Stockholm’da Kur’an yakma eylemine izin verilmesi sonrasında İsveç’e onayın mevcut koşullarda söz konusu olmayacağı, ancak Finlandiya’ya yeşil ışık yakılabileceği mesajı vermişti.

NATO şefi Jens Stoltenberg de, adaylıkların en kısa sürede onaylanması durumunda iki ülkenin NATO’ya eş zamanlı katılmasının “önem arzetmediğini” söylemişti.

Paylaşın