İsveç’in NATO Üyeliği: Macaristan’dan Onay Sinyali

Litvanya’nın Vilnius kentindeki NATO zirvesine gitmeden önce yaptığı açıklamada Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto, “Tutumumuz net; hükümet Stockholm’ün Atlantik İttifakı’na katılımını destekliyor. Onay sürecinin tamamlanması artık sadece teknik bir mesele” dedi.

Haber Merkezi / Macaristan Başbakanı Viktor Orban hükümeti, geçen hafta İsveç’in başvurusunu “desteklediğini” ve Ankara’nın tutumunda bir değişiklik olması halinde destek vermeyi sürdüreceklerini ifade etmişti.

Macaristan hükümeti, şu ana kadarki itirazını, İsveç’in “aşağılama” politikasına ve Brüksel’deki “siyasi nüfuzunu “Macar çıkarlarına zarar vermek için kullanmasına” bağlamıştı.

İsveç ve Finlandiya, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Mayıs 2022’de NATO’ya katılma başvurularını açıklamışlardı. Bu tarihten beri üyeler arasında sadece Türkiye ve Macaristan yeşil ışık yakmamıştı.

Bir ülkenin üye olması için tüm ülkelerin onayının alınması gerekiyor. Bu da Rus tehdidinden dolayı üye olmak isteyen iki ülkenin NATO’nun kapısında uzun süre beklemesine neden olmuştu.

Türkiye’den İsveç’in NATO üyeliğine yeşil ışık 

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yarın başlayacak NATO zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsveç’in NATO üyeliğini meclise taşımayı kabul ettiğini açıkladı.

Stoltenberg, düzenlediği basın toplantısında, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsveç’in NATO üyelik protokolünü TBMM’ye mümkün olan en kısa sürede taşımayı ve onayın tamamlanması için meclisle yakın temas içinde çalışmayı kabul ettiğini açıklamaktan memnunluk duyuyorum” dedi.

Stoltenberg, “Hem Türkiye hem de İsveç, ikili ticareti ve yatırımları arttırmak amacıyla fırsatları çoğaltmanın yollarını arayacak. İsveç Türkiye’nin AB üyeliği sürecini yeniden canlandırmayı amaçlayan çabaları aktif olarak destekleyecek, bu çabalara AB-Türkiye Gümrük Birliği’nin modernleştirilmesi ve vize kolaylığı dahil” dedi.

Stoltenberg, İsveç’in NATO üyeliğinin TBMM tarafından ne zaman onaylanacağı konusunda tarih vermekten ise kaçındı.

Tepkiler olumlu

NATO Sözcüsü Oana Lungescu, Twitter mesajında, Stoltenberg, Erdoğan ve Kristersson toplantısı sonrasından bir video görüntüsü paylaştı.

Başkan Joe Biden, NATO Genel Sekreteri’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsveç’in NATO üyeliğini meclise taşımayı kabul ettiği yönündeki açıklamasını memnunlukla karşıladığını belirtti. Biden’ın Vilnius’ta Erdoğan’la yüz yüze görüşmesi bekleniyor.

Biden, açıklamasında, “Türkiye, İsveç ve NATO Genel Sekreteri’nin bu akşamki açıklamasını memnunlukla karşıladım. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye ile Avrupa-Atlantik bölgesinde savunma ve caydırma faaliyetlerini ilerletmek amacıyla çalışmaya hazırım” ifadelerini kullandı.

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson da Stoltenberg ve Erdoğan’la görüşmesi sonrasındaki basın toplantısında, “Bu harika bir his, uzun zamandır amacımdı. Bugün çok güzel bir yanıt aldığımızı düşünüyorum ve üyelik için çok büyük bir adım attık” dedi.

İngiltere Dışişleri Bakanı James Cleverly de paylaştığı Twitter mesajında, “İsveç’in NATO’ya üye olması herkesin çıkarınadır. Hepimizin daha çok emniyette olmasını sağlayacaktır. İngiltere, Türkiye’nin bugün bu amaca yaklaşmayı sağlayan adımlarını memnunlukla karşılıyor” ifadelerini kullandı.

Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel ise Jens Stoltenberg’ün Twitter mesajını paylaşarak, “Vilnius’tan güzel haber” ifadesini kullandı.

Mutabakat metni yayımlandı

Üçlü zirvenin ardından NATO’dan yayınlanan 7 maddelik mutabakat metninde şu ifadeler yer aldı: “10 Temmuz 2023 tarihinde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoǧan, İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg Vilnius’ta düzenlenen NATO Zirvesi’nde bir araya geldi.

Son NATO Zirvesi’nden bu yana İsveç ve Türkiye, Türkiye’nin meşru güvenlik kaygılarını gidermek üzere yakın işbirliği içinde çalışmışlardır. Bu sürecin bir parçası olarak İsveç anayasasını değiştirdi, yasalarını değiştirdi, PKK’ya karşı terörle mücadele işbirliğini önemli ölçüde genişletti ve Türkiye’ye silah ihracatını yeniden başlattı; tüm bu adımlar 2022’de kabul edilen Üçlü Memorandum’da belirtilmişti.

İsveç ve Türkiye bugün hem 2022 Madrid NATO Zirvesi’nde kurulan Üçlü Daimi Ortak Mekanizma hem de her yıl bakanlar düzeyinde toplanacak ve gerektiğinde çalışma grupları oluşturacak yeni bir ikili Güvenlik Mutabakatı çerçevesinde işbirliklerini sürdürme konusunda mutabık kalmışlardır. Bu Güvenlik Mutabakatının ilk toplantısında İsveç, 4. madde de dâhil olmak üzere Üçlü Mutabakatın tüm unsurlarının tam olarak uygulanmasına yönelik olarak, terörizmin tüm şekil ve tezahürlerine karşı sürdürdüğü mücadelenin temeli olarak bir yol haritası sunacaktır. İsveç, YPG/PYD’ye ve Türkiye’de FETÖ olarak tanımlanan örgüte destek vermeyeceğini bir kez daha yineler.

Hem İsveç hem de Türkiye terörle mücadelede işbirliğinin İsveç’in NATO üyeliğinden sonra da devam edecek uzun vadeli bir çaba olduğu konusunda mutabık kalmışlardır. Genel Sekreter Stoltenberg ayrıca NATO’nun terörizmin tüm şekil ve tezahürlerini kategorik olarak kınadığını bir kez daha teyit etti. NATO, Genel Sekreter’in NATO’da ilk kez Terörle Mücadele Özel Koordinatörlüğü’nü kurması da dahil olmak üzere, bu alandaki çalışmalarını önemli ölçüde hızlandıracaktır.

Müttefikler arasında savunma ticareti ve yatırımına yönelik hiçbir kısıtlama, engel veya yaptırım olmaması gerektiği ilkesine bağlıyız. Bu tür engellerin ortadan kaldırılması için çalışacağız.

İsveç ve Türkiye ayrıca Türkiye-İsveç Ortak Ekonomik ve Ticaret Komitesi (JETCO) aracılığıyla ekonomik işbirliğini artırma konusunda da mutabık kalmışlardır. Hem Türkiye hem de İsveç, ikili ticaret ve yatırımları artırmak için fırsatları azami düzeye çıkarmaya çalışacaktır. İsveç, AB-Türkiye Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ve vize serbestisi de dâhil olmak üzere Türkiye’nin AB’ye katılım sürecini yeniden canlandırma çabalarını aktif olarak destekleyecektir.

Bu temelde ve Avrupa-Atlantik bölgesinin caydırıcılığı ve savunmasına ilişkin zorunluluklar göz önüne alındığında, Türkiye, İsveç’in Katılım Protokolünü TBMM’ye iletecek ve onaylanmasını sağlamak üzere Meclis ile yakın işbirliği içinde çalışacaktır.”

Paylaşın

Akdeniz’deki Sığınmacı Facialarında “Endişe Verici” Artış

2023’ün ilk yarısında, Akdeniz’deki ana göç güzergahı üzerinde hayatını kaybeden sığınmacı sayısının, 2018-2022 arasında, her bir yılın tamamında kaydedilenden daha fazla olduğunu bildirildi.

Ocak ayından bu yana, söz konusu güzergahta, çoğu boğularak bin 700’den fazla insanın yaşamını yitirdiğini ifade edildi. Libya ve Tunus’tan denize açılarak, genelde İtalya ve kısmen de Malta’ya doğru olan güzergah, Akdeniz üzerindeki merkezi rota olarak adlandırılıyor.

Genelde açık deniz için uygun olmayan botlarla yapılan ve çoğunlukla insan kaçakçıları tarafından organize edilen bu geçişler, söz konusu insan tacirlerine büyük paralar kazandırıyor. Açık denizde mahsur kalan sığınmacı ve göçmenleri kurtarmaya yönelik halihazırda kamusal bir görev misyonu bulunmuyor.

Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM) tarafından, Akdeniz’de yaşanan ölümcül sığınmacı botu facialarında, “endişe verici” oranda artış yaşandığı dile getirildi.

IOM Sözcüsü Safa Msehli, Protestan haber ajansı epd’ye yaptığı açıklamada, 2023’ün ilk yarısında, Akdeniz’deki ana göç güzergahı üzerinde hayatını kaybeden sığınmacı sayısının, 2018-2022 arasında, her bir yılın tamamında kaydedilenden daha fazla olduğunu bildirdi.

Ocak ayından bu yana, söz konusu güzergahta, çoğu boğularak bin 700’den fazla insanın yaşamını yitirdiğini ifade eden Msehli, bu rakamın 2018’in tamamında bin 314, 2020’de ise bin olduğunu aktardı.

Göç uzmanı Msehli, yaşanan bu ölümcül trajedilerin toplumsal algıda “normalleşmemesi” gerektiği uyarısında da bulunarak, yaşanan bu olaylara kamuoyunun alışması gibi bir tehlike ile karşı karşıya olunduğunu belirtti. Safa Msehli, “algılardaki bu normalleşmeden, koruma arayan insanları şeytanlaştıran popülist siyasetçilerin sorumlu olduğunu” da dile getirdi.

Tehlikeli yolculuğu göze almanın sebepleri

Geçerli uluslararası hukuka göre devletlerin, açık denizde mahsur kalan insanları kurtarmak zorunda olduğunu vurgulayan IOM Sözcüsü, bu kurtarma çalışmalarının sürüncemede bırakılmasının kesinlikle kabul edilemez olduğunu bildirdi.

Tehlikeli Akdeniz rotası üzerinden Avrupa’ya ulaşmaya çalışan insanların çoğunun, savaş, şiddet, baskı ve ağır yoksullukla yüzleşmiş insanlar olduklarını ifade eden Safa Msehli, iklim değişikliği ve onun yarattığı ağır sonuçların da, giderek artan sayıda insanı, yaşadığı toprakları terk etmeye zorladığını aktardı.

Libya ve Tunus’tan denize açılarak, genelde İtalya ve kısmen de Malta’ya doğru olan güzergah, Akdeniz üzerindeki merkezi rota olarak adlandırılıyor.

Genelde açık deniz için uygun olmayan botlarla yapılan ve çoğunlukla insan kaçakçıları tarafından organize edilen bu geçişler, söz konusu insan tacirlerine büyük paralar kazandırıyor. Açık denizde mahsur kalan sığınmacı ve göçmenleri kurtarmaya yönelik halihazırda kamusal bir görev misyonu bulunmuyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

NATO’dan “Soğuk Savaş” Sonrası En Kapsamlı Plan

NATO’nun (Kuzey Atlantik Paktı Teşkilatı), birlik üyesi ülkelere olası bir Rusya saldırısına karşı yeni bir planı var. Silahlı kuvvetlerin, Rusya Arktik ve Kuzey Atlantik’ten, Orta Avrupa’dan ya da Akdeniz’den saldırırsa, nereye gitmesi ve ne yapmaları gerektiği planda belirtiliyor.

Royal United Services Institute isimli düşünce kuruluşu müdür vekili Malcolm Chalmers, bunun, 1991’de Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana NATO’nun hazırladığı en kapsamlı plan olduğunu belirtiyor:

“Sovyetler Birliği dağıldığında büyük bir savaş tehdidi neredeyse tamamen kaybolmuştu. Ancak 2014’te Kırım’ın ilhak edilmesi ve şimdiki Ukrayna Savaşı, tehdidin tekrar gerçek olduğu anlamına geliyor, özellikle Baltık cumhuriyetleri gibi ülkeler için.”

Londra Kings College’ta savunma araştırmaları profesörü olan Tracey German, “Tüm bunlar, doğu cenahta birliğin sağlanması kadar engelleme ve savunma ihtiyacıyla ilişkili” diyor.

Olası bir Rusya saldırısına karşı nasıl bir savunma gerçekletirileceğinin detaylı planı, 11 ve 12 Temmuz’da gerçekleştirilecek NATO zirvesinin ana konularından birini oluşturuyor. Bunun, Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana birliğin Rusya’ya karşı en kapsamlı planı olması bekleniyor.

NATO’nun esas amacı İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’da Sovyet bloğunun yayılmasını engellemekti. Sovyetler Birliği 1991’de dağılınca, çoğu Doğu Avrupa ülkesi NATO’ya dahil oldu. Sovyetler Birliği eski üyelerinden Rusya onların NATO’ya katılmasını kendi güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle eleştirdi.

Rusya, Ukrayna’nın NATO’ya dahil olmasına kuvvetli bir şekilde karşı çıkıyor. Bunun NATO’yu Rusya topraklarına yakınlaştıracağını savunuyor. NATO, Finlandiya’nın geçtiğimiz Nisan’da birliğe katılmasıyla başka bir Rusya sınırına dayandı.

Soğuk Savaş’tan beri en kapsamlı plan

NATO komutanlarının, birlik üyesi ülkelere olası bir Rusya saldırısına karşı yeni bir planı var. Silahlı kuvvetlerin, Rusya Arktik ve Kuzey Atlantik’ten, Orta Avrupa’dan ya da Akdeniz’den saldırırsa, nereye gitmesi ve ne yapmaları gerektiği planda belirtiliyor.

Royal United Services Institute isimli düşünce kuruluşu müdür vekili Malcolm Chalmers, bunun, 1991’de Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana NATO’nun hazırladığı en kapsamlı plan olduğunu belirtiyor:

“Sovyetler Birliği dağıldığında büyük bir savaş tehdidi neredeyse tamamen kaybolmuştu. Ancak 2014’te Kırım’ın ilhak edilmesi ve şimdiki Ukrayna Savaşı, tehdidin tekrar gerçek olduğu anlamına geliyor, özellikle Baltık cumhuriyetleri gibi ülkeler için.”

Londra Kings College’ta savunma araştırmaları profesörü olan Tracey German, “Tüm bunlar, doğu cenahta birliğin sağlanması kadar engelleme ve savunma ihtiyacıyla ilişkili” diyor.

Ukrayna neden NATO üyesi değil?

NATO 2008 yılında Ukrayna’nın gelecekte üye olabileceğini açıklamıştı; ancak yakın dönemde “hızlandırılmış” üyelik başvurusunun reddedildiği belirtildi.

NATO Anlaşması’nın 5. maddesine göre, bir üye ülkeye saldırı olursa diğer tüm üyeler savunmaya gitmeli. Eğer Ukrayna şu an NATO’ya üye olursa, diğer NATO ülkeleri de teknik olarak Rusya’ya karşı savaş açmak zorunda.

NATO ülkeleri Ukrayna’yı nasıl destekliyor?

ABD, müttefiklerinin Ukrayna’ya, F-16 dahil Amerikan savaş uçakları verebileceğini söylüyor. Ukrayna pilotları onları kullanmak için eğitiliyor.

ABD, Ukrayna’ya 31 tane Abrams tankı gönderiyor. İngiltere 14 tane Challenger 2 tankı, Almanya 18 tane Leopard 2 tankı gönderdi. Diğer Avrupa ülkeleri de onlarca tank gönderiyor.

Strykers ve Bradleys gibi zırhlı savaş araçları da gönderildi. ABD ve İngiltere, Ukrayna’ya Himars gibi füze sistemleri de gönderdi. ABD ve diğerleri, Ukrayna üzerinden geçen Rus seyir füzelerini ve insansız hava araçlarını vurmak için hava savunma sistemleri temin ettiler.

ABD ve İngiltere’nin temin ettiği Javelin ve Nlaw gibi tanksavar silahlar, Rusya’nın 2022 baharında Ukrayna’nın başkenti Kiev’e ilerlemesini geri çevirmekte önemli rol oynadı.

Rusya ile NATO arasında doğrudan bir çatışmayı tetiklememesi için Ukrayna’ya daha uzun menzilli füze ve ateşleyici gönderilmedi. Bazı nedenlerden NATO ülkeleri, Ukrayna’ya asker göndermiyor ya da kendi hava kuvvetlerini uçuşa yasak bölgelerde kullanmıyor.

Finlandiya neden NATO’ya katıldı?

Rusya’yla 1340 km kara sınırı olan Finlandiya, Nisan 2023’te NATO’ya katıldı. Böylece aktif olmayan askerler dahil olmak üzere 257.250 asker NATO kuvvetlerine eklendi.

İsveç Finlandiya’yla birlikte başvuru yaptı. NATO’ya üyelik için bütün birlik ülkelerinin onay vermesi gerekiyor; ancak Türkiye ve Macaristan henüz İsveç için onay vermedi.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Ukrayna’nın NATO Üyeliği: Almanya “Şu An İçin” Karşı

Ukrayna’nın yakın gelecekte NATO üyesi olmayacağını belirten ifadeler kullanan Almanya Başbakanı Olaf Scholz, verdiği bir röportajda Ukrayna’nın NATO üyeliği ile ilgili sorulan soruya, “Bunun öngörülebilir gelecekte olmayacağı herkes için açık” şeklinde cevap verdi.

Olaf Scholz, Ukrayna’nın şu anda NATO üyeliği kriterlerini karşılamadığını belirterek, NATO’nun odak noktasının sadece Ukrayna’ya destek ve savunma yetenekleri sağlamak olduğunu belirtti ve “Savaş sonrası, hangi güvenlik garantilerinin sağlanabileceğini tartışmamız gerekeceği açık. Ancak hala bundan çok uzağız” açıklamasında bulundu.

Olaf Scholz, Vilnius’ta Ukrayna’nın savaş kabiliyetinin güçlendirilmesi gibi önceliklere odaklanılması gerektiğini savunacağını dile getirdi.

VOA Türkçe’den Cem Dalaman’ın haberine göre; Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yarın başlayacak NATO Liderler Zirvesi’nde, İsveç’in NATO üyeliği konusunun yanı sıra, Ukrayna’nın da yeni müttefik olma talebinin gündeme gelmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Konu, geçen hafta Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski ile İstanbul’da bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ukrayna’nın NATO üyeliğini hak ettiğini söylemesiyle yeni bir ivme kazanırken, Zelenski de NATO’yu Ukrayna’nın üyeliği konusunda “olumlu bir siyasi karar almaya” davet etti.

Ukrayna’nın isteği konusunda Almanya’nın tavrının ne olacağı sorusu ise tartışmalara neden oluyor.

İngiliz Daily Telegraph gazetesinde, NATO çevrelerinden ismini vermek istemeyen üst düzey bir kaynağa dayandırılan haberde, Almanya’nın zirvede Ukrayna’nın NATO üyeliğinin ertelenmesini savunacağı bildirildi. Haber, “Rusya’nın savaşı büyütmesinden endişe eden Almanya Ukrayna’nın NATO üyeliğini engellemeye hazırlanıyor” başlığıyla duyuruldu.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dimitri Kuleba ise, Alman hükümetini ülkesinin NATO üyeliğini engellememesi konusunda açıkça uyaran bir açıklamayla tartışmaları kızıştırdı. “Mevcut Alman hükümeti, eski Başbakan Angela Merkel’in 2008 yılında Ukrayna’nın NATO üyeliğine yönelik her türlü ilerlemeye şiddetle direnerek yaptığı hatayı tekrarlamamalıdır” diyen Kuleba, o zamanki Alman tutumunun Rusya’nın 2008’de Gürcistan’a saldırmasına ve 2014’te Kırım Yarımadası’nı ilhak etmesine kapı açtığını savundu.

Scholz: “Savaş devam ederken üyelik olmaz”

Berlin’den gelen sinyaller ise Almanya’nın Ukrayna’nın üyeliğine sıcak bakmadığı konusundaki tahminleri netleştirdi.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz son zamanlarda yaptığı açıklamalarda, Ukrayna’nın yakın gelecekte NATO üyesi olmayacağını belirten ifadeler kullandı. Scholz verdiği bir röportajda Ukrayna’nın NATO üyeliği ile ilgili sorulan soruya, “Bunun öngörülebilir gelecekte olmayacağı herkes için açık” şeklinde cevap verdi.

Başbakan, Ukrayna’nın şu anda NATO üyeliği kriterlerini karşılamadığını belirterek, NATO’nun odak noktasının sadece Ukrayna’ya destek ve savunma yetenekleri sağlamak olduğunu belirtti ve “Savaş sonrası, hangi güvenlik garantilerinin sağlanabileceğini tartışmamız gerekeceği açık. Ancak hala bundan çok uzağız” açıklamasında bulundu. Almanya Başbakanı, Vilnius’ta Ukrayna’nın savaş kabiliyetinin güçlendirilmesi gibi önceliklere odaklanılması gerektiğini savunacağını dile getirdi.

Hükümette koalisyon ortaklarından Yeşiller Partisi’nin de benzer bir çizgi izlediği belirlendi. Yeşiller’den Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock bundan kısa bir süre önce, Rusya-Ukrayna Savaşı devam ederken Ukrayna’nın NATO üyeliğinden söz edilemeyeceğini söyledi. Baerbock da, savaş sonrası dönemde üyeliğin gündeme gelebileceği yönünde mesaj verdi.

“Savaştan bittikten sonra Ukrayna üye olsun” görüşü

Dünyanın en önemli güvenlik zirvesi olarak tanımlanan ve geleneksel olarak her yıl Şubat ayında yapılan Münih Güvenlik Konferansı’nın başkanı Christoph Heusgen ise, Ukrayna’nın mümkün olan en erken tarihte NATO’ya üye olması gerektiğini ve ülkenin savaş uçaklarıyla da desteklenmesini savundu.

Heusgen, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın mevcut aşamasında ülkeyi üye olarak kabul etmenin söz konusu olmadığını, zira bunun Kuzey Atlantik Antlaşması’nın beşinci maddesi uyarınca karşılıklı yardım yükümlülüğü yoluyla NATO’yu doğrudan savaşın içine çekeceğini söyledi. Heusgen bu açıdan Vilnius’ta başlayacak olan NATO zirvesinde, “Ukrayna’nın NATO ailesine ait olduğu” mesajının verilmesini istedi.

Bu arada Almanya’da yapılan bir ankete göre, halkın yüzde 42’si, Ukrayna’nın NATO’ya savaş bittikten sonra katılmasından yana olduğunu dile getirdi. “YouGov” adlı anket firması tarafından yapılan kamuoyu araştırmasına göre, katılımcıların yüzde 13’ü Ukrayna’nın bir an önce NATO üyesi olması gerektiğini belirtirken, yüzde 29’u ise buna tamamen karşı olduğunu ifade etti.

Paylaşın

ABD Maliye Bakanı Yellen: Dünya İki Ülke İçin Yeterince Büyük

ABD Maliye Bakanı Janet Yellen, ABD’yle Çin’in önemli anlaşmazlıkları olduğunu vurgulayarak, Başkan Biden’la kendisinin iki ülke arasındaki ilişkiyi güç çatışması çerçevesinde görmediklerini, dünyanın iki ülkenin gelişimi için yeterince büyük olduğuna inandıklarını kaydetti.

Washington dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ilişkileri düzeltmek için bir süredir çaba harcıyor. Yellen’dan önce de Dışişleri Bakanı Antony Blinken geçen ay Pekin’i ziyaret etmişti.

ABD’nin iklim temsilcisi John Kerry’nin de bu ay içinde Pekin’i ziyaret etmesi bekleniyor. ABD, Başkan Biden’la Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında bir görüşme için çaba harcıyor.

ABD Maliye Bakanı Janet Yellen, Çinli yetkililerle yaptığı görüşmeleri “doğrudan” ve “yapıcı” olarak niteledi ve “dünyanın iki ülkenin gelişimi için yeterince büyük olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Yellen Çinli yetkilerle dört günlük ziyareti sırasında toplam 10 saat görüştü.

Yellen ABD’ye hareket etmeden önce ABD Büyükelçiliği’nde temaslarıyla ilgili bir basın toplantısı düzenledi.

Amerika’yla Çin’in bir dizi konuda anlaşmazlık içinde olduğunu kaydeden Yellen, ziyaretinin iki ülke arasındaki ilişkiyi daha güvenli hale getirmek için yürütülen çabaları ileriye taşıdığına inandığını belirtti.

ABD’yle Çin’in önemli anlaşmazlıkları olduğunu vurgulayan Yellen bununla birlikte Başkan Biden’la kendisinin iki ülke arasındaki ilişkiyi güç çatışması çerçevesinde görmediklerini, dünyanın iki ülkenin gelişimi için yeterince büyük olduğuna inandıklarını kaydetti.

İki ülke ilişkileri, Tayvan, ABD’nin gelişmiş teknoloji ihracat yasağı gibi konular nedeniyle son dönemde gerilmiş durumda.

Washington dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ilişkileri düzeltmek için bir süredir çaba harcıyor.

Yellen’dan önce de Dışişleri Bakanı Antony Blinken geçen ay Pekin’i ziyaret etmişti.

ABD’nin iklim temsilcisi John Kerry’nin de bu ay içinde Pekin’i ziyaret etmesi bekleniyor.

ABD, Başkan Biden’la Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında bir görüşme için çaba harcıyor.

Bu görüşmenin Yeni Delhi’de Eylül ayında yapılacak G-20 Zirvesi’nde ya da Ekim ayında San Francisco’daki Asya-Pasifik Ekonomi toplantısında olabileceği kaydediliyor.

Yellen basın toplantısında ziyaretinin amacının Çin’in yeni ekonomi takımıyla ilişkileri derinleştirmek, yanlış anlama riskini azaltmak ve iklim değişikliği gibi konularda iş birliğinin yolunu açmak olduğunu belirtti.

“Sanırım bazı ilerlemeler kaydettik” diyen Janet Yellen iki ülkenin hem kendilerinin hem de dünyanın yarına olacak şekilde sağlıklı ekonomik ilişkiye sahip olabileceğini düşündüğünü vurguladı.

Yellen, personel seviyesinde iletişimin artmasını beklediğini de kaydetti.

Ziyaretle ilgili basın mensuplarını bilgilendiren Maliye Bakanlığı’ndan bir yetkili de Yellen’ın ziyaretiyle ilişkilerde önemli bir gelişmenin beklenmediğini ama iki ülke arasındaki iletişimin yeniden sağlanması açısından çok başarılı bir ziyaret olduğunu belirtti.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

IŞİD Lideri Usame El Muhacir Suriye’nin Doğusunda Öldürüldü

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) Lideri Usame El Muhacir’in 7 Temmuz’da Suriye’nin doğusunda düzenlenen operasyonda öldürüldüğünü bildirdi.

CENTCOM, tarafından yapılan açıklamada, “IŞİD’in bölge genelinde yenilgiye uğratılması konusunda kararlı olduğumuzu açıkça ifade ettik. IŞİD sadece bölge için değil, bölgenin çok ötesinde bir tehdit oluşturmaktadır” ifadelerine yer verdi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) IŞİD liderlerinden Usame El Muhacir’in Suriye’nin doğusunda düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırısıyla öldürüldüğünü duyurdu.

CENTCOM, saldırının 7 Temmuz Cuma günü MQ-9 Reaper tipi İHA’larca gerçekleştirildiğini belirtti.

CENTCOM açıklamasında aynı İHA’ların saldırıdan önce Suriye’de yaklaşık iki saat boyunca Rus uçaklarınca taciz edildiği bildirildi. Açıklamada, saldırıda sivil can kaybı yaşanmadığı, bir sivilin yaralandığına dair haberlerinse incelendiği ifade edildi.

Bu operasyonla IŞİD’in mağlup edilmesi doğrultusundaki kararlılıklarını bir kez daha gösterdiklerini belirten CENTCOM komutanı Michael Kurilla, söz konusu terör örgütünün “sadece bu bölgede değil, bu bölgenin dışında da bir tehdit olmayı sürdürdüğünü” söyledi.

Associated Press’e konuşan bir ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi ise El Muhacir’in Suriye’nin doğusunda değil, kuzeybatıdaki Halep bölgesinde öldürüldüğünü söyledi.

ABD’li yetkili, Suriye’nin genellikle doğusunda faaliyet gösteren El Muhacir’in Halep’te motosikletle seyir hâlindeyken öldürüldüğünü ifade etti. Yetkili, Amerikan İHA’larının Rus uçaklarınca taciz edildikleri sırada da El Muhacir’in peşinde olduklarını belirtti.

ABD ordusunun öldürülen kişinin El Muhacir olduğunu nasıl doğruladığı henüz bilinmiyor.

Suriye’deki son topraklarını 2019’da kaybeden IŞİD’in bu ülkede Türkiye destekli muhaliflerin kontrolündeki bölgelerde saklanan liderlerine yönelik ABD operasyonları son bir yıl içinde yoğunlaştı.

ABD, IŞİD lideri Ebubekir el Bağdadi’nin 2019 yılında öldürülmesinin ardından bu örgütün hayatta kalan ve birçoğu yurt dışında saldırılar planlandığı düşünülen liderlerini hedef almaya başlamıştı.

Paylaşın

İran’da 2 Kişi Halka Açık Alanda İdam Edildi

İran’da 13 kişinin yaşamını yitirdiği ve 23 kişinin yaralandığı Şah Çerağ Türbesi saldırısının faili oldukları iddiasıyla 2 kişi hakkında verilen idam cezası halka açık alanda infaz edildi.

Haber Merkezi / İran Yargıtayı 24 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, Muhammed Ramiz Reşidi ve Naim Haşimi’nin idam cezasına çarptırıldıklarını duyurmuştu.

Yargıtay, Reşidi ve Haşimi’nin İran Ceza Hukuku’na göre idam cezasına çarptırılmalarının gerekçesi olan “Allah’a isyan, devlete savaş açmak ve yeryüzünde bozgunculuk çıkartma” suçlarının sabit görüldüğüne hükmetmişti.

Şiraz’daki Şah Çerağ Türbesi’ne 26 Ekim 2022’de düzenlenen silahlı saldırıda 13 kişi hayatını kaybetmiş, 30 kişi yaralanmıştı. Saldırıyı, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) üstlenmişti.

İran medyasında yer alan habere göre, iki kişi, türbeye yapılan saldırıdan önce komşu ülke Afganistan’da IŞİD’lilerle temas kurarak saldırının organize edilmesine yardım ettiklerini itiraf etmişti.

6 ayda 354 kişi idam edildi

Öte taraftan Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü, İran’da 2023 yılının ilk 6 ayında 354 kişiyi idam edildiğini duyurmuştu.

İran İnsan Hakları Örgütü, İran hükümetini ülke çapındaki protestoları bastırmak ve protestocular arasında korku uyandırmak için ölüm cezasını artırmakla suçlamıştı.

Örgüt ayrıca, Ocak – Haziran 2023 döneminde gerçekleştirilen infaz sayısının Ocak – Haziran 2022 dönemine göre yüzde 36 daha fazla olduğunu bildirmişti.

İdam edilen 354 kişiden 206’sı uyuşturucu bağlantılı suçlardan idam cezasına çarptırılmıştı. Ayrıca, 6 kadın idam edilmişti. İki kişinin de idam cezası halka açık alanda infaz edilmişti.

İran İnsan Hakları Örgütü Direktörü Mahmud Amiri Moghadam, 2023’ün ilk altı ayında gerçekleştirilen infazlarla ilgili olarak, “İran hükümeti, toplumda korku uyandırmak ve protestoları önlemek için infazlar gerçekleştirdi” demişti.

Paylaşın

Zelenski’den “NATO Üyeliği” Açıklaması: Somut Adımlar Bekliyoruz

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, NATO üyeliğine ilişkin yaptığı açıklamada, “Net bir sinyalden, davet yönünde bazı somut şeylerden bahsediyoruz. Bu motivasyona ihtiyacımız var. İlişkilerimizde dürüstlüğe ihtiyacımız var” dedi.

Volodimir Zelenski,, 2008 NATO zirvesinde kabul edilen askeri ittifakın kapısının “açık kalacağı” ve Ukrayna’nın eninde sonunda üye olacağı şeklindeki düzenlemenin yeterli olmadığını vurguladı.

“Kapının açık olduğu” mesajının yeterli olmadığını dile getiren Volodimir Zelenski,, ülkesinin NATO üyeliği konusunda “net bir sinyale ihtiyacı olduğu” görüşünü yineledi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski Litvanya’da yapılacak NATO zirvesine günler kala ülkesinin ittifaka bir an önce üye olması talebini tekrarladı.

Zelenski Prag ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, ittifak üyelerinden gelecek haftaki zirvede ülkesinin üyeliği yönünde somut adımlar beklediğini ifade etti.

Ukrayna Cumhurbaşkanı, Rusya’ya karşı 17 aydır savaşan ülkesinin NATO kapısının sadece açık olduğuna dair açıklamalardan daha fazlasına ihtiyacı olduğunu söyledi.

Ukrayna, 11-12 Temmuz’da Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılacak zirvede NATO’dan savaş sona erdiğinde askeri ittifaka katılabileceğine dair net mesajlar bekliyor.

Ukrayna ittifaka mümkün olduğunca çabuk katılmak istiyor ancak NATO üyeleri bu adımın ne kadar hızlı atılması gerektiği konusunda bölünmüş durumda. Bazı üye ülkeler Ukrayna’nın NATO üyeliğine, ittifakı Rusya ile aktif bir savaşa yaklaştırabileceği gerekçesiyle mesafeli.

Zelenski, Çek mevkidaşı Petr Pavel ile dün akşam düzenlediği basın toplantısında, “Net bir sinyalden, davet yönünde bazı somut şeylerden bahsediyoruz. Bu motivasyona ihtiyacımız var. İlişkilerimizde dürüstlüğe ihtiyacımız var” dedi.

“‘Kapı açık’ demek yeterli değil”

Ukrayna lideri, 2008 NATO zirvesinde kabul edilen askeri ittifakın kapısının “açık kalacağı” ve Ukrayna’nın eninde sonunda üye olacağı şeklindeki düzenlemenin yeterli olmadığını vurguladı.

“Kapının açık olduğu” mesajının yeterli olmadığını dile getiren Zelenski, ülkesinin NATO üyeliği konusunda “net bir sinyale ihtiyacı olduğu” görüşünü yineledi.

Çek Cumhuriyeti’nin eski Genelkurmay Başkanı ve 2015-2018 yılları arasında NATO Genel Sekreteri’nin baş askeri danışmanı olarak görev yapan Çek Cumhurbaşkanı Petr Pavel ise, şöyle konuştu:

“Ukrayna’nın savaş biter bitmez NATO’ya katılma müzakerelerine başlamasının Çek Cumhuriyeti’nin çıkarınadır. Bu aynı zamanda bizim güvenliğimizin, bölgesel istikrarın ve ekonomik refahın da çıkarınadır.”

Pavel, Mayıs ayında Reuters’a verdiği mülakatta Ukrayna’nın NATO ve Avrupa Birliği’ne girmek için desteğe ihtiyacı olduğunu ancak her ikisine de katılmanın uzun bir süreç olacağını söylemişti.

Paylaşın

İzlanda’da 24 Saatte 2 Bin 200 Deprem Meydana Geldi

İzlanda Meteoroloji Araştırma Merkezi, ülkenin başkenti Reykjavik çevresinde son 24 saatte 2 bin 200 deprem meydana geldiğini duyurdu. Merkez, bu durumun devam etme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.

Haber Merkezi / İzlanda Meteorolojik Araştırma Merkezi, son 24 saatte Reykjavík bölgesinde 2.200 deprem meydana geldiğini bildirildi. Depremlerin çoğu orta şiddette (Richter ölçeğine göre 4.1) rapor edildi.

Depremler, ülkenin güney kesimlerinde geniş çapta hissedildi. Depremlerin, yakında bir volkanik patlamanın olabileceğine ilişkin işaret olarak kabul ediliyor.

İzlanda’da yaklaşık 130 aktif yanardağ ve hareketsiz yanardağ var. Adanın altında yaklaşık 30 aktif yanardağ sistemi var.

Avrasya ve Kuzey Amerika tektonik levhaları arasında kalan İzlanda’da depremler ve volkanik hareketlilikler sıkça görülüyor. Bu nedenle bilim insanları, İzlanda’daki depremleri kesinlikle korkutucu olarak tanımıyor.

2010 yılında Eyjafjallajokull yanardağında gerçekleşen son patlamada, yüz binlerce uçuş iptal edilmiş ve bölgedeki insanlar evlerinden tahliye edilmişti.

İzlanda’da 2021 ve 2022’de de volkanik patlamalar yaşandı. Meteorologlar Reykjavík’teki depremlerin mutlaka izlenmesi gerektiğini söylüyor.

İzlanda’nın başkenti Reykjavik yakınlarında bulunan ve ağustos ayı başında aktif hale gelen Fagradalsfjall Yanardağı yerli ve yabancı binlerce turist için yeni bir cazibe merkezi haline geldi.

Paylaşın

İsveç’ten Bir İlk: PKK’ya Finansman Sağlamaya Hapis Cezası

NATO’ya (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) katılımı için Türkiye ve Macaristan’ın onayını bekleyen İsveç’te bir ilk. PKK’ya finansman sağlamaya çalışmaktan suçlu bulunan bir kişi dört buçuk yıl hapis cezasına çarptırdı.

Haber Merkezi / Mahkemenin kararı Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında Perşembe günü Brüksel’de yapılan kritik toplantı sırasında geldi. İsveç’in NATO üyeliğinin ele alındığı toplantı NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in ev sahipliğinde gerçekleşiyor.

Hapis cezasına çarptırılan 40’lı yaşlarındaki Kürt kökenli Türkiye vatandaşı, Ocak ayında Stockholm’deki bir restoranın önünde silahla ateş ettikten ve etrafına tehditler savurduktan sonra tutuklanmıştı.

Mahkemenin yargıcı Mans Wigen, “Bölge mahkemesi Türkiye kökenli Kürt’ü Stockholm’deki bir Kürt iş insanını PKK’ya para ödemesi için silah zoruyla gasp etmeye çalıştığı gerekçesiyle hapis cezasına çarptırdı” dedi.

Wigen, “Gasp teşebbüsü PKK’nın Avrupa’da yürüttüğü kapsamlı bir bağış programı çerçevesinde gerçekleştirildi, buna şantaj da dahildi” ifadesini kullandı. Mahkemenin açıklamasına göre, yapılan incelemeler sonucunda gasp girişiminin amacının “PKK’ya para sağlama” olduğu tespit edildi.

Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan Avukat İlhan Aydın, “Müvekkilim sonuçtan memnun değil. Bölge Mahkemesi’nin özellikle terörün finansmanı ve nitelikli gasp teşebbüsü konusundaki kararına katılmıyoruz. Mahkemenin kararın itiraz edeceğiz” dedi.

Türkiye kökenli kişi, Stockholm’deki bir restoranın önünde silah sıkıp tehditler savurduğu için geçen Ocak ayında tutuklanmış ve 21 Haziran’da da ilk kez hakim önüne çıkmıştı.

İsveç’te yeni Terörle Mücadele Yasası 1 Haziran’da yürürlüğe girmişti. Yeni yasa kapsamında “terör faaliyetlerinde bulunanlara” 4-8 yıl arasında hapis cezası verilebilecek, “terör örgütü lideri olarak tanımlanan kişlşiler” 25 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilecek.

Ayrıca “terör örgütlerini finanse eden veya destekleyen kişilerin” gözaltına alınmaları ve yargılanmaları yönelik olarak, ilgili mercilerin yetkileri artırıldı.

İsveç gelecek hafta Litvanya’da yapılacak NATO zirvesi öncesi ittifaka üye olmak istiyor. Ancak NATO üyeleri Türkiye ile Macaristan, İsveç’in ittifaka katılmasına henüz yeşil ışık yakmadı.

Ankara Stockholm’den terör örgütleri ve mensuplarına karşı daha sert tutum takınmasını ve terör örgütü üyelerini Türkiye’ye iade etmesini istiyor.

Türkiye’nin, NATO üyeliğine “teröre destek verdiği” gerekçesiyle veto koyduğu İsveç’in, haftaya Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılacak NATO zirvesinde ittifaka katılması için kulisler hızlandı.

ABD Başkanı Joe Biden’ın, İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ile dün Washington’da yaptığı görüşmenin ardından, Türkiye, İsveç ve Finlandiya Dışişleri Bakanları ile istihbarat şefleri bugün Brüksel’de üst düzey bir toplantı için biraraya geliyor.

Gözler, Nisan ayında Türkiye’nin vetosunu kaldırmasının ardından tam üyeliği onaylanan Finlandiya’dan sonra, İsveç’in NATO’ya girişine yeşil ışık yakılıp yakılmayacağı sorusuna çevrildi.

Genel Sekreter Jens Stoltenberg’in, NATO karargahındaki buluşmanın ardından düzenleyeceği basın toplantısıyla sonucu değerlendireceğini açıklaması, İsveç’in NATO’ya kabul edilmesi yönündeki beklentileri arttırdı.

Bugünkü toplantı, Haziran 2022’de Madrid’de yapılan NATO zirvesinde Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında imzalanan Üçlü Mutabakat Muhtırası çerçevesinde yapılıyor.

Fidan, Kalın ve Kılıç katılıyor

NATO’nun geleceği açısından önemli kararların alınacağı kritik Vilnius zirvesinden bir hafta önce yapılan toplantıda Türkiye’yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç temsil ediyor.

Paylaşın