Turgut Özatay Kimdir? Hayatı, Filmleri

30 Aralık 1926 yılında Manisa’da dünyaya gelen Turgut Özatay, 26 Haziran 2002 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti. Turgut Özatay’ın naaşı Feriköy Mezarlığı’nda defnedildi.

1953 yılında bir sinema salonunda yönetmen Refik Kemal Arduman kendisini görünce oyunculuk teklif eder. Böylece Özatay için sinema serüveni başlamış olur. Turgut Özatay, sinemaya girdiği ilk döneminde genellikle Jön rollerinde oynadı. 1968 yılında İstanbul’da İtalyan turist Cinzia Morigi ile tanışıp evlenen Turgut Özatay, bir süre İtalya’da yaşadı. Turgut Özatay, ardından boşanıp Metin Özatay ile evlendi.

Turgut Özatay, Sezercik Küçük Mücahit filminde EOKAcılar’ın başı, Kurban filminde Abbas, Umudumuz Şaban filminde müteahhit Muhteşem Halkakul, Ferdi Tayfur’un Yuvasız Kuşlar filminde giyim dükkânı sahibi ve ona eziyet eden Hilmi abiyi, Korkusuz Korkak filminde limona deli olan Ayı Abbas’ı, Üç Kağıtçı filminde minibüsçü Hasan, “Atla Gel Şaban” filminde “Şiki Şiki Baba” kasedini arayan Davut, “Keriz” filminde Zülfü’nün şehirde köylüsü Arif’i, “Talih Kuşu” filminde kumar masasında oyun oynayan adamlardan biri, “Zehir Hafiye” filminde “Manyak Mahmut” rollerini oynadı.

Turgut Özatay’ın rol aldığı filmlerden bazıları: Şaban Çingeneler Arasında, Kahraman Denizciler, Şaban Karaman’ın Koyunu, Yaban Kız, Görmeyen Gözler, Panayırdaki Cinayet, Sönen Gözler, Aşk Ve Kumar, Hayat Sokaklarında, İntikam Alevi, Katibim, Ak Altın, Bir Avuç Toprak, Hata / Bırakın Ağlayım, Kara Talih, Cilalı İbo Yıldızlar Arasında, Ayşecik Can Mustafa, Yangın Var, Afacan, Kardeş Uğruna, Acar Kardeşler, Biz İnsan Değil Miyiz,

Cambaz Kızın Aşkı, Çılgın Aşk, Doğmadan Ölenler, Genç Osman, Hancı, Kadın Asla Unutmaz, Külkedisi, Kanun Der Ki, Kayıp Kız Ayla, Öldüren Bahar, Yavaş Yürü Yabancı, Günah Bende Mi, Hızlı Yaşayanlar, İsimsiz Kahramanlar, İstanbul Sokaklarında, Izdırap Çocukları, Nem Alacak Felek Benim, Yüz Karası, Altın Şehir, Artık Düşman Değiliz, Babasız Yaşayamam, Canın Cehenneme, Melek Yüzlü Caniler, Satılık Kalp, Kumarbazın İntikamı,

Dövüşmek Şart Oldu, İdam Mahkûmu, Namus Kanla Yazılır, Ölüm Temizler, Şeref Kavgası, Sırat Köprüsü, Vur Emri, Yosma, Zorba, Aşkların En Güzeli, Alpaslan’ın Fedaisi Alpago, Namus Borcu, Acı Türkü, Anjelik Osmanlı Saraylarında, Kızıl Maske’nin İntikamı, Namlunun Ucundasın, Yumurcağın Tatlı Rüyaları, Zagor Kara Bela, Sezercik Yavrum Benim, Kara Murat Fatih’in Fedaisi, Tophaneli Murat, Babalık, Kara Murat Ölüm Emri, Karateciler İstanbul’da,

Yatık Emine, Babaların Babası, Babanın Oğlu, İnsan Avcısı, Kara Murat Kara Şövalyeye Karşı, Soysuzlar, Can Pazarı, İki Kızgın Adam, Kara Murat Şeyh Gaffar’a Karşı, Baba Ocağı, Cemil Dönüyor, Erkeğim, Güneş Ne Zaman Doğacak, Hakanlar Çarpışıyor, Memiş, Baba Kartal, İnsanları Seveceksin, Kara Murat Devler Savaşıyor, Kılıç Bey, Lekeli Melek, İki Cambaz, Korkusuz Korkak, Umudumuz Şaban, Üç Kağıtçı, Gırgır Ali, Vahşi Kan, Sokaktan Gelen Kadın, Atla Gel Şaban,

Kartal Bey, Yaşadıkça, Sokak Kavgacısı, Son Kahramanlar, Bombacı, Bir Aşk Bin Günah, Beni Bende Bitirdiler, Hedef, Zehir Hafiye, Vahşi ve Güzel, Yüzünü Şeytan Görsün, Güneş Ağlıyor, Beni Sevdiğini Söyle.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’na ‘2 Yıl 4 Aya Kadar’ Hapis Talebi

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) yedinci genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında, eski bakan Erdoğan Bayraktar’a yönelik sözleri nedeniyle 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası talep edildi.

Kemal Kılıçdaroğlu,14 Mayıs 2023’te yapılan 28. Dönem Milletvekili seçimlerinde aday olmadığı ve yeniden milletvekili seçilmediği için yasama dokunulmazlığı kalkmıştı.

Cumhuriyet’ten Fahrettin Öztürk’ün haberine göre; Kılıçdaroğlu’nun, 17-25 Aralık operasyonları nedeniyle hakkında Meclis soruşturması açılan eski bakan Erdoğan Bayraktar’a yönelik sözleri nedeniyle yargılandığı davada mütalaasını açıklayan savcı, Kılıçdaroğlu’nun, ‘kamu görevlisine karşı görevinden dolayı alenen hakaret’ suçundan 1 yıl 2 aydan 2 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya Kemal Kılıçdaroğlu katılmazken, avukatı Celal Çelik, rahatsızlığı nedeniyle mazeret bildirerek duruşmaya katılmadı. Kılıçdaroğlu’nu, duruşmaya vekaletname ile katılan avukat Beyza Köroğlu temsil etti.

Esasa ilişkin mütalaasını açıklayan savcı, şikayetçi Erdoğan Bayraktar’ın avukatı tarafından, şikayetten vazgeçtiklerine dair dilekçe sunulduğunu, ancak Kılıçdaroğlu’na yöneltilen suçlamanın Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında resen takip edilen suçlar kapsamında kaldığını belirtti.

Mütalaada, Kılıçdaroğlu’nun olay tarihinde basın mensuplarının bulunduğu ortamda Bayraktar’a yönelik kullandığı ‘Hırsızlar’ sözünün farklı anlamlar ifade ettiği, düşünce özgürlüğü ve düşünceyi açıklama özgürlüğü kapsamında kalmadığı belirtildi.

Savcı, Kemal Kılıçdaroğlu’nun kullandığı sözlerin, ‘Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı alenen hakaret’ suçunu oluşturduğunu öne sürerek, Kılıçdaroğlu’nun 1 yıl 2 aydan 2 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Kılıçdaroğlu’nun avukatı Köroğlu, esasa ilişkin mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamak için süre istedi. Mahkeme, Kılıçdaroğlu’nun avukatlarının mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamaları için süre vererek, duruşmayı 30 Mayıs’a erteledi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede Kemal Kılıçdaroğlu hakkında, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’a yönelik sözleri nedeniyle, ‘Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı alenen hakaret’ suçundan 3 ay 15 günden 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.

Davanın geçmişi

İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 23 Şubat 2018 tarihinde görülen duruşmada mahkeme, Kılıçdaroğlu hakkında, “Anayasa’nın 83’üncü maddesi gereğince, sarf ettiği sözleri daha önce meclis çalışmalarında ve CHP Grup toplantılarında söylemiş olması nedeniyle, meclis çalışmalarında söylenen sözler ve ileri sürülen düşünceleri meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulmasının, o oturumdaki Başkanlık Divanı’nın teklifi üzerine meclisçe yasaklanması şartına bağlanmış olması nedeniyle” davanın düşürülmesine karar vermişti.

Bayraktar’ın avukatı, düşme kararını İstinaf’a taşımış, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi, 8 Nisan 2021 tarihinde düşme kararını bozarak, dosyayı yerel mahkemeye göndermişti. Yerel mahkeme, 27. dönem milletvekili olan ve yasama dokunulmazlığı bulunan Kılıçdaroğlu hakkında yargılamanın durdurulmasına hükmetmişti.

Kılıçdaroğlu, 28. Dönem Milletvekili seçimlerinde aday olmadığı ve yeniden milletvekili seçilmediği için yasama dokunulmazlığı kalktı. Bunun üzerine dosyadaki durma kararı bozularak dava yeniden açıldı.

Paylaşın

IMF’den Merkez Bankası’nın Ekonomi Politikalarına Tam Destek

Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye Masası Şefi James Walsh, bu yılsonu için enflasyon tahminlerinin Merkez Bankası’nın (TCMB) biraz üzerinde olduğunu belirterek, “Merkez Bankası’yla enflasyonun düşeceği konusunda hemfikiriz” dedi.

James Walsh, Merkez Bankası’nın (TCMB) enflasyonu düşürmek ve finans sektörünü serbestleştirmeye devam etmek için çalıştığını, ancak sürecin karmaşık olduğunu, atılan adımların etkisini görmenin biraz zaman aldığını ifade etti.

Bahar Toplantıları’nda Türkiye’ye ilgi duyan birçok yatırımcıyla konuştuklarını belirten James Walsh, “Duyduğum mesaj şuydu: Reformlar iyi ve doğru yönde gidiyor” ifadesini kullandı.

Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye Masası Şefi James Walsh, Ekonomim’den Elif Karaca‘nın sorularını yanıtladı.

James Walsh TCMB’nin para politikasını sıkılaştırma ve finansal sistemi reforme etme konusunda uzun bir yol kat ettiğini; faiz oranlarını bu kadar yükselterek, para politikasını ve finans sektörünün verimliliğini engelleyen birçok mali düzenlemeyi de basitleştirdiği için büyük övgüyü hak ettiğini söyledi.

Walsh, bir yıl önce bana “Türkiye’de faizler bir yılda yüzde 50 olur mu? diye sorsaydınız muhtemelen bunun pek mümkün olmadığını söylerdim” dedi.

Bu yılsonu için enflasyon tahminlerinin TCMB’nin biraz üzerinde olduğunu ancak önemli olanın Türkiye’de enflasyonun bu yılın ikinci yarısında düşeceği konusunda hemfikir olmaları olduğunu belirten Walsh, “TCMB ile enflasyonun düşeceği konusunda hemfikiriz” şeklinde konuştu.

TCMB’nin enflasyonu düşürmek ve finans sektörünü serbestleştirmeye devam etmek için çalıştığını, ancak sürecin karmaşık olduğunu belirten Walsh atılan adımların etkisini görmenin biraz zaman aldığını belirtti.

Bahar Toplantıları’nda Türkiye’ye ilgi duyan birçok yatırımcıyla konuştuklarını belirten Walsh “Duyduğum mesaj şuydu: Reformlar iyi ve doğru yönde gidiyor” ifadesini kullandı.

Walsh, Gita Gopinathın paylaşımındaki görüşmede kendisinin de bulunduğunu belirterek, “Ben de o toplantıdaydım. Orada bir program konuşmadık, IMF’den herhangi bir kredi düzenlemesine ilgi olduğunu gösteren hiç bir işaret almadık. Politikalar hakkında fikir alışverişinde bulunuldu, hepsi bu” dedi.

Paylaşın

Erdoğan’dan Kurmaylarının İstişare Kampı Önerisine Yeşil Işık

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde ikinci parti konumuna gerileyen AK Parti’de MYK üyeleri, Erdoğan’a kongre öncesi istişare kampının yapılması önerisinde bulunduğu öne sürüldü.

MYK üyelerinin önerisine sıcak bakan Erdoğan’ın da “Doğru olur. Geçen sene yapamadık, geciktik, bunu hemen yapalım” dediği öğrenildi. MYK’da değişim sinyali veren Erdoğan’ın kimseyi kırmadan değişimin peyderpey olacağını söyledi iddia edildi.

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde ikinci parti konumuna gerileyen AK Parti’de Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MYK) ikinci kez Erdoğan başkanlığında toplandı.

Hürriyet’ten Ebru Karatosun’un haberine göre, Erdoğan, bu toplantıda da partinin değişimi ve dönüşümü açısından önemli değerlendirmeler yaptı.

Erdoğan, genel merkez yönetiminde yapacağı değişiklik için, “Bulanık suda balık avlamak istemiyoruz. Kimseyi kırmadan incitmeden kardeşlik hukukuna riayet ederek değişimi peyderpey yapacağız. Değişim yaparken de cerrah titizliğiyle çalışacağız” dedi.

Kongre sürecinin başlatılmasını isteyen Erdoğan’a MYK üyeleri, kongre öncesinde milletvekilleri ve seçimleri kazanan AKP’li belediye başkanlarının katılacağı bir istişare kampının yapılması önerisinde bulundu. Bu öneriye sıcak bakan Erdoğan’ın da “Doğru olur. Geçen sene yapamadık, geciktik, bunu hemen yapalım” dediği öğrenildi.

“Diyalog kapımız herkese açık olacak”

Öte yandan Erdoğan’ın bugün ana muhalefet partisi CHP’nin genel başkanı Özgür Özel’le gerçekleştireceği görüşme için de şu ifadeleri kullandı:

“Özgür Bey randevu istedi, kendisini kabul edeceğiz. Anayasa süreci, önümüzdeki dönem ülkenin ihtiyacı olan yapısal değişim ve dönüşümler, maliye politikaları, tarım, milli eğitim, sağlık gibi başlıklar gündeme gelecektir. Muhalefet ile siyaset alanında görüşmeye devam edeceğiz. Diyalog kapımız herkese açık olacak.”

Paylaşın

Taliban, Yoksullukla Boğuşan Ülkeye Turist Çekmeye Çalışıyor

2021 yılında Afganistan’da yönetimi ele geçiren Taliban, yoksullukla boğuşan ülkeye turist çekmeye çalışıyor. Afganistan’ı 2021 yılında 691 yabancı turist ziyaret etti.

2022 yılında Afganistan’ı ziyaret eden turist sayısı 2 bin 300’e yükselirken, geçtiğimiz yıl turist sayısı 7 bine ulaştı.

Şarku’l Avsat’ın aktardığına göre; Taliban, ülkede şiddet olaylarının azalmasıyla birlikte turistleri Afganistan’a çekmeye çalışıyor. Taliban, bu amaçla turist rehberleri yetiştirmek üzere bir enstitü kurdu.

Enstitünün ilk öğrenci grubundan yaklaşık 30 kişi Kabil’de bir sınıfta eğitim almaya başladı. Yaşları, eğitimleri ve mesleki deneyimleri farklı olsa da hepsi erkek olan enstitünün öğrencileri arsında kadınlar bulunmuyor. Çünkü ülkede kız çocuklarının altıncı sınıftan sonra okumasına izin verilmiyor.

Associated Press’in (AP) dünkü bir haberine göre çok büyük rakamlardan bahsetmek mümkün değil. Ancak ülkede turizmle ilgili bir tartışma yaşanıyor. Ülkeyi 2021 yılında 691 yabancı turist ziyaret ederken 2022 yılında bu sayı 2 bin 300’e yükseldi. Geçtiğimiz yıl Afganistan’ı ziyaret eden turist sayısı 7 bine ulaştı.

Afganistan’ın ekonomisi neredeyse çökmüş durumda. Altyapısı son derece zayıf olan ülke yoksullukla boğuşuyor. Yine de yabancılar, şiddet olaylarının azalması, Dubai gibi dünyanın merkezi olan şehirlere doğrudan uçuşların artması ve alışılmadık bir yerde tatil yapmanın verdiği heyecanla ülkeyi ziyaret etmeye devam ediyor.

Taliban ve Afganistan

Taliban Afganistan’da yönetimi elinde bulunduran Diyubendi İslamcı hareket ve askeri organizasyondur. Kendilerine Afganistan İslam Emirliği demekte olup ülke içinde bir savaş (veya cihat) sürdürmüştür.

İslam şeriatını yayma amacıyla Molla Muhammed Ömer tarafından 1994 yılında kurulan Taliban’ın 2016’dan beri lideri Mevlevi Hibetullah Ahundzade’dir.

Taliban, 1996’dan 2001’e kadar, Afganistan’ın kabaca dörtte üçüne hükmetmiş ve kendilerine göre yorumladıkları şeriatı uygulamıştır. 1994 yılında Afgan İç Savaşı’nın önde gelen gruplarından biri olarak ortaya çıkmıştı ve büyük ölçüde Afganistan’ın doğu ve güneyindeki Peştun bölgelerindeki geleneksel İslami okullarda (medreselerde) eğitim görmüş ve Sovyet-Afgan Savaşı’nda savaşmış öğrencilerden (talebe) oluşmaktaydı.

Muhammed Ömer’in önderliğindeki hareket, Mücahid liderlerinden aldığı güçle Afganistan’ın çoğu bölgesine yayıldı. 1996’da totaliter Afganistan İslam Emirliği kuruldu ve Afganistan’ın başkenti Kandahar’a transfer edildi. 11 Eylül saldırılarının ardından Aralık 2001’de Amerikan liderliğindeki Afganistan işgaliyle devrilene kadar ülkenin çoğunu kontrol etti.

En etkin dönemlerinde, Taliban hükûmeti diplomatik olarak yalnızca Pakistan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından tanındı. Grup daha sonra Afganistan Savaşı’nda Amerikan destekli Hamid Karzai yönetimine ve NATO liderliğindeki Uluslararası Güvenlik Destek Gücü’ne karşı bir direniş hareketi olarak yeniden bir araya geldi.

Taliban, birçok Afgan’a uygulanan sert muameleyle sonuçlanan şeriat yorumu nedeniyle uluslararası alanda kınandı. 1996’dan 2001’e kadar olan iktidarları sırasında, Taliban ve müttefikleri Afgan sivillere karşı katliamlar gerçekleştirdi, açlıktan ölmek üzere olan 160.000 sivile Birleşmiş Milletler’in gıda tedarikini engelledi ve yakıp yıkma taktiği uyarınca geniş ve verimli toprakları yakarak on binlerce evi yok etti.

Taliban, Afganistan’ı kontrol ederken, insanları veya diğer canlıları tasvir eden resimler ve filmler ile def haricinde bir enstrümanın kullanıldığı müziği yasakladı, kadınların okula gitmesini engelledi, kadınların sağlık hizmetleri dışındaki işlerde çalışmasını yasakladı (erkek doktorların kadınları görmesi de yasaklandığı için) ve kadınların dışarıda bir erkek akraba ile dolaşmalarını ve burka giymelerini zorunlu kıldı.

Belirli kuralları çiğneyen kadınlar alenen kırbaçlandı veya idam edildi. Dini ve etnik azınlıklar, Taliban yönetimi altında ağır bir şekilde ayrımcılığa uğradı. Birleşmiş Milletler’e göre, 2010’da Afgan sivil ölümlerinin %76’sından, 2011 ve 2012’de ise %80’inden Taliban ve müttefikleri sorumluydu. Kültürel soykırıma da girişen Taliban, Bamyan’ın 1500 yıllık Buda heykelleri de dahil olmak üzere çok sayıda anıtı yok etmiştir.

Taliban’ın ideolojisi; Diyubendi köktendinciliği ve militan İslamcılığın, Peştunvali olarak bilinen Peştun sosyal ve kültürel normlarıyla birleştirilmesine dayanan “yeni” bir şeriat hukuku biçimi olarak tanımlanmıştır.

Uluslararası topluluklar ve Afgan hükûmeti; sıklıkla Pakistan’ın Servislerarası İstihbarat’ını ve ordusunu; kuruluşunda, iktidarda oldukları süre boyunca ve direniş süreci boyunca Taliban’a destek sağlamakla suçlamıştır. Pakistan ise 11 Eylül saldırılarından sonra gruba yönelik tüm desteğini kestiğini belirtmiştir. 2001 yılında, El Kaide lideri Usame bin Ladin komutasındaki 2.500 Arap’ın Taliban için savaştığı bildirilmiştir.

2020’nin Şubat ayında Trump yönetimi, 1 Mayıs 2021 itibarıyla tüm Amerikan güçlerinin Afganistan’dan çekileceğine dair Taliban ile anlaşma imzaladı. Karşılığında Taliban, El Kaide gibi terörist gruplarıyla bağlantısını kesecek, şiddeti azaltacak ve Amerika destekli Afgan hükûmetiyle müzakere edecekti. Her iki taraf da bu anlaşmanın şartlarını tam olarak yerine getirmese de, çekilme başladı.

15 Ağustos 2021’de Kabil’in düşmesiyle Taliban, Afganistan yönetimine tekrar sahip oldu.

Paylaşın

’15 Yaşın Altındakiler İçin Sosyal Medya Yasaklanmalı’ Uyarısı

Fransız uzmanlar, sosyal medya kullanımının 15 yaşın altındakiler için yasaklanması ve bu yaşın üstündekilerin sadece Bluesky gibi etik platformlara erişebilmesi gerektiğini önerdi.

Uzmanlar, ayrıca 11 yaşın altındaki çocuklara cep telefonu verilmemesi ve 13 yaşın altındaki hiç kimsenin internet erişimi olan bir telefona sahip olmaması gerektiğini söyledi.

Uzmanlar, sosyal medyanın depresyon ve anksiyete için bir “risk faktörü” olabileceğini ve çocukların pornografik ve şiddet içeren içeriklere “endişe verici” düzeyde maruz kaldıklarını tespit ettiklerini kaydetti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından görevlendirilen bir uzman heyetine göre, üç yaşından küçük çocuklar ekran başında hiç vakit geçirmemeli ve altı yaşına kadar bu süre “güçlü bir şekilde sınırlandırılmalı.”

Euronews Türkçe’nin aktardığına göre; Heyet, ayrıca 11 yaşın altındaki çocuklara cep telefonu verilmemesi ve 13 yaşın altındaki hiç kimsenin internet erişimi olan bir telefona sahip olmaması gerektiğini söyledi.

Ayrıca sosyal medya kullanımının 15 yaşın altındakiler için yasaklanması ve bu yaşın üstündekilerin sadece Bluesky gibi etik platformlara erişebilmesi gerektiği bildirildi.

Dünya Sağlık Örgütü de ekran süresinin iki yaşına kadar tavsiye edilmediğini; iki yaş ve üstü için bir saatten fazla olmaması gerektiğini belirtiyor.

Fransa Cumhurbaşkanı geçtiğimiz hafta Sorbonne Üniversitesi’nde yaptığı açıklamada internette asgari yaşın 15 olmasından yana olduğunu söylemişti.

Raporda ayrıca teknoloji şirketlerinin “sonsuz kaydırma ve otomatik video başlatma” gibi uygulamaları da eleştirildi.

Uzmanlar, sosyal medyanın depresyon ve anksiyete için bir “risk faktörü” olabileceğini ve çocukların pornografik ve şiddet içeren içeriklere “endişe verici” düzeyde maruz kaldıklarını tespit ettiklerini kaydetti.

Raporda ayrıca “ekranların hem dolaylı hem de doğrudan olumsuz etkileri konusunda çok net bir fikir birliği” olduğu belirtildi.

Araştırmada, ekran başında geçirilen zamanın “çocukların sağlığı, gelişimi, toplumun geleceği açısından sonuçlar doğurduğu” ifade edildi.

Macron’un Rönesans partisi üyeleri geçen yıl çocuklarla çalışan kişilerin ekran başında geçirdikleri süre konusunda daha fazla eğitim almalarını ve kreş ve ilkokullarda ekran kullanımının daha fazla düzenlenmesini öngören bir yasa tasarısı sunmuştu.

Paylaşın

AK Parti’de Yeni Yol Haritası Masaya Yatırıldı

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde ikinci parti konumuna gerileyen AK Parti’de Erdoğan başkanlığında toplanan Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MYK) yerel seçim sonuçları ile yeni yol haritasını masaya yatırdı.

Teşkilat İşleri Başkanlığı’nın 30 büyükşehir ve ilçelerindeki oy kaybına yönelik detaylı bir sunum yaptığı toplantıda, oy oranlarındaki düşüşün nedenleri rakamsal olarak değil siyasal olarak değerlendirildi. MYK üyeleri, oy kaybının bölge bölge hangi siyasal sebeplerden kaynaklandığını istişare etti.

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde ikinci parti konumuna gerileyen AK Parti’de Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MYK) ikinci kez Erdoğan başkanlığında toplandı.

Türkiye gazetesinden Emrah Özcan’ın haberine göre, toplantıda, partiye zarar veren ve geçtiğimiz günlerce mercek altına alınan troller konusuna da değinildi. Partiyi ve kurmaylarını ‘sistemli bir şekilde hedef alan ve itibar suikastı gerçekleştiren’ trollerin tek tek tespit edildiği, sorunun çözümü için Erdoğan’ın talimat verdiği öğrenildi.

Parti kaynakları “Özellikle X üzerinden 14 ana hesap ve onlara bağlı 60’a yakın bot hesap üzerinden partimizin kurumsal kimliğine ve kurmaylarımıza yönelik itibar suikastı gerçekleştirildiğini tespit ettik. Birçoğu para harcanarak yaptırılıyor. Saldırıyı yapanlar, yaptıranlar ve arkasında kimlerin olduğu, kimin için yapıldığı raporlarımıza girdi. Konuyu çok ciddi takip ediyoruz. Trol meselesi bitirilecek” dedi.

İstanbul ve Ankara dahil birçok büyükşehirde teşkilat yönetiminin değişeceği, ancak önceliğin Hatay ve Antep gibi belediye başkanı olunması ya da istifa ve diğer sebeplerden dolayı il başkanı koltuğu boşalan şehirlere verileceği öğrenildi. Kongreden önce İstanbul ve Ankara başta olmak üzere oy kaybının yaşandığı bazı büyükşehirlerin il ve ilçe başkanlarının değiştirilebileceği kaydedilirken, Erdoğan’ın bazı illere takviyenin şart olduğunu söylediği de öğrenildi.

Teşkilat İşleri Başkanlığının 30 büyükşehir ve ilçelerindeki oy kaybına yönelik detaylı bir sunum yaptığı toplantıda, oy oranlarındaki düşüşün nedenleri rakamsal olarak değil siyasal olarak değerlendirildi. MYK üyeleri, oy kaybının bölge bölge hangi siyasal sebeplerden kaynaklandığını istişare etti.

Öte yandan, milletvekilleri ve belediye başkanları ile de bir kamp yapılma kararı alındı. Takvimin önümüzdeki günlerde netleşeceği öğrenilirken, milletvekilleri ile kampın Kızılcahamam’da bu ay sonu ya da haziran ayı başında, belediye başkanları ile yapılacak kampın ise genel merkezde haziran ayı sonu ya da temmuz ayı başında yapılabileceği öğrenildi.

Parti kaynakları toplantıda, yeni anayasa çalışmalarının gündeme gelmediğini, bu konudaki istişarelerin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile bugün yapacağı görüşme sonrasına bırakıldığını belirtti.

Paylaşın

Yazın Işıltılı Bir Cilde Nasıl Sahip Olunur?

Sonunda yaz geldi! Sıcaklık ve nemin artmasıyla birlikte cildimizin ihtiyaçları da değişiyor, bu da cildimizin yaz mevsimde gerçekten neye ihtiyacı olduğunu anlamayı önemli hale getiriyor.

Haber Merkezi / Yaz mevsimi için en yaygın yanılgılardan biri de hidrasyon ve nemin aynı şeyler olduğudur.

Bu kelimeler birbirinin yerine kullanılabilir gibi görünseler de cildimiz için farklı amaçlara hizmet ederler. Hidrasyon ve nemin ne anlama geldiğine ve cildimizi nasıl etkilediğine bakalım.

Hidrasyon: Hidrasyon, vücudumuzu oluşturan hücrelerde bulunan su miktarını ifade eder. Hidrasyon, toksinlerin atılmasına, vücut sıcaklığının düzenlenmesine ve organların düzgün çalışmasına yardımcı olduğundan sağlıklı bir cilt için çok önemlidir. 

Yaz mevsiminde vücudumuz terleme yoluyla çok su kaybeder, bu da susuz kalmamayı daha da önemli hale getirir. Dehidrasyon, kuruluk, kaşıntı ve donukluk gibi çeşitli cilt sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle, kaybedilen suyu yenilemek ve cildimizi nemli tutmak için gün boyu bol miktarda su içmek çok önemlidir.

Su içmenin yanı sıra karpuz, salatalık, marul gibi su içeriği yüksek meyve ve sebzeleri tüketerek de sıvı alımımızı arttırabiliriz. Bu gıdalar sadece vücudun ihtiyacı olan sıvıyı sağlamakla kalmaz, aynı zamanda cilt için faydalı olan temel vitamin ve mineralleri de içerir.

Nem: Hidrasyon vücudun iç kısmına odaklanırken, nem cildin dış katmanına odaklanır. Cilt, vücudu, güneşten, kirli hava, sert hava koşulları gibi çevresel faktörlerden koruyan bariyer görevi görür.

Nemin devreye girdiği yer burasıdır. Cildimizin sağlıklı durumunu koruyabilmesi için nem dengesine ihtiyacı vardır. Nemlendirme, nemi hapsetmeye ve su kaybını önlemeye yardımcı olarak cildimizi yumuşak, pürüzsüz ve esnek tutar.

Yaz mevsimi için bir nemlendirici seçerken gözenekleri tıkamayan veya ciltte ağırlık hissi yaratmayan hafif, komedojenik olmayan bir ürünü tercih etmek önemlidir. Hyaluronik asit, gliserin ve aloe vera gibi bileşenler içeren ürünleri tercih edin.

Cildinizi zararlı UV ışınlarından korumak için günlük nemlendirme rutininizin bir parçası olarak güneş koruyucu uygulamayı unutmayın.

Paylaşın

BM’den ‘Refah’ Uyarısı: İsrail’in Saldırısı ‘Ufukta Görünüyor’

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 208. günü geride kalırken, Birleşmiş Milletler (BM), İsrail’in yaklaşık 1.2 milyon kişinin yaşadığı Refah’a yönelik saldırısının yakın olduğu uyarısı yaptı.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 33 artarak 34 bin 568’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 57 artarak 77 bin 765’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Birleşmiş Milletler (BM), İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki Refah’a yönelik bir saldırısının “ufukta göründüğü” duyurdu. Örgüt, İsrail’in bölgeye yardım erişimi konusunda kaydettiği “aşamalı” ilerlemenin bir operasyona hazırlanmak ya da operasyonu haklı göstermek için kullanılamayacağını kaydetti.

Gazze’nin güneyindeki Refah’ta bölgenin diğer noktalarından göç edenlerin de olduğu yaklaşık 1.2 milyon kişi yaşıyor. Hamas kalıcı bir ateşkes ve İsrail’in Gazze’den çekilmesini isterken Netanyahu İsrail’in kendi güvenliği için Hamas’la anlaşma olsun ya da olmasın Gazze’nin güneyindeki Refah’ta kalan Hamas oluşumlarını yok etmesi gerektiğini söylüyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Refah’a yapılacak bir askeri operasyonun, binlerce sivilin daha ölümüne neden olacağını ve yüzbinlerce kişiyi kaçmaya zorlayacağını, bu durumun işgal altındaki Batı Şeria’da ve daha geniş bölgede ciddi yansımalarının olacağını vurguladı.

Antonio Guterres, “Geçtiğimiz haftalarda Refah bölgesine hava saldırıları yaşandı. Refah’a yapılacak bir askeri saldırı, binlerce sivilin daha ölmesine ve yüz binlercesinin kaçmaya zorlanmasına neden olacak, dayanılmaz bir gerilime yol açacaktır. Güvenlik Konseyi’nin tüm üyeleriyle diğer birçok hükümet böyle bir askeri operasyona karşı olduklarını açıkça söyledi. İsrail üzerinde nüfuzu olan herkesi bunu önlemek için ellerinden geleni yapmaya çağırıyorum” diye konuştu.

BM Genel Sekreteri Guterres, 1,2 milyondan fazla kişinin saldırılardan kaçıp Refah’a sığındığını, bu kişilerin yiyeceklerinin çok az, tıbbi bakıma erişimlerinin ise hiç olmadığını belirterek, kıtlığı önlemek için elden gelen her şeyin yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Antonio Guterres, “Gazze genelinde UNRWA (BM Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu) da dahil insani yardım kuruluş ve çalışanlarına güvenli, hızlı ve engelsiz erişim izni verilmesi ve insani yardımı çalışmalarının kolaylaştırılması için bir kez daha çağrıda bulunuyorum” dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile biraraya geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Blinken’ın Kudüs’te Netanyahu ile görüşmesinde Gazze’ye yardım sevkiyatının arttığına dikkat çektiği ve bu gelişmenin hızlandırılarak sürdürülmesinin önemini yinelediği belirtildi.

Yaklaşık iki buçuk saat süren görüşme ile ilgili, “Bakan, rehine anlaşmasının bir parçası olarak Gazze’de acil bir ateşkese varılması için devam eden çabaları ele aldı ve ateşkesin önündeki engelin Hamas olduğunu vurguladı” denilen açıklamada Blinken’ın, ABD’nin Refah konusundaki net tutumunu yinelediği de kaydedildi.

Blinken Tel Aviv’de de İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile biraraya geldi. Hamas’ın Gazze’de tuttuğu rehinelerin serbest bırakılmasını da içeren bir ateşkes sağlanması konusundaki kararlılığını dile getiren Blinken, bu hedefe ulaşılamamasının tek nedeninin “Hamas olduğunu” yineledi.

Herzog ile görüşmesinin başında yaptığı açıklamada Blinken, “Rehineleri eve getirecek ateşkesi sağlamak için durmak bilmeyen bir kararlılıkla çalışırken, Hamas’ın yarattığı bu çapraz ateşte acı çeken Gazze’deki insanlara da odaklanmak zorundayız” dedi.

İsrail Cumhurbaşkanı Herzog da Hamas’ın elindeki rehinelerin iadesinin “uluslararası toplumun en önemli önceliği olduğunu ve olması gerektiğini” söyledi.

ABD Dışişleri’nin yazılı açıklamasında da, “Bakan, ABD’nin İsrail’in güvenliğine olan bağlılığını bir kez daha teyit etti ve rehinelerin serbest bırakılmasını güvence altına alan bir ateşkesin sağlanmasına yönelik son çabaları ele aldı. Blinken, ABD’nin bölgede kalıcı barış, güvenlik ve istikrarın tesis edilmesi yönündeki kararlılığını yineledi” ifadelerine yer verildi.

Gazze Şeridi için ateşkes görüşmeleri

Mısır medyasından üst düzey bir kaynağın aktardığına göre, İsrail ve Hamas arasında sonuca varılamayan anlaşmazlıkları çözmek için ilgili tüm taraflarla görüşmeler sürüyor. İsrailli bir yetkili de daha önce İsrail’in, Hamas’ın Gazze’de ateşkes önerisine yanıt vermesi için çarşamba gecesine kadar bekleyeceğini bildirmişti.

Hamas heyeti ise Kahire’de arabulucu Mısır’la görüşmüş, ateşkes teklifine yazılı yanıt vereceğini duyurmuştu.
İsrail’in ynet haber sitesi, İsrail’in Refah’a yönelik kara operasyonuna 48 ile 72 saat arasında karar vereceğini, ateşkes anlaşması olasılığını değerlendirdiğini yazmıştı.

İsrail, Refah’ta Hamas tugaylarının bulunduğunu öne sürerek, Filistinli sivillere rağmen operasyon hazırlıklarını tamamladığını bildirdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “ateşkes olsa da olmasa da” İsrail ordusunun Refah’a gireceğini vurguladı.

Paylaşın

ABD Merkez Bankası Politika Faizini Değiştirmedi

ABD Merkez Bankası (Fed), beklentilere paralel bir şekilde politika faizini yüzde 5.25 – 5.50 aralığında sabit tuttu. Fed, Mart 2022 – Temmuz 2023 arasında toplamda 525 baz puanlık faiz artırım kararı almıştı.

Haber Merkezi / Faiz kararı ABD Merkez Bankası’nın (FED) Eylül ayından önce faiz oranlarını düşürmeyeceği beklentilerini güçlendirdi.

ABD Merkez Bankası (Fed) Açık Piyasa Komitesi (FOMC), faiz kararını açıkladı. FOMC, beklentilere paralel bir şekilde politika faizini yüzde 5,25 – 5,50 aralığında sabit tutma kararı aldı.

Karara ilişkin yapılan açıklamada, son göstergelerin ekonomik aktivitenin sağlam bir hızla genişlemeye devam ettiğine işaret ettiği kaydedildi.

İstihdam kazanımlarının güçlü ve işsizlik oranının düşük kalmaya devam ettiği aktarılan açıklamada, enflasyonun ise geçen yıl boyunca düştüğü ancak yüksek kalmayı sürdürdüğü anlatıldı.

FED Başkanı Jerome Powell, düzenlediği basın toplantısında “Enflasyon hala çok yüksek. Enflasyonu düşürme konusunda daha fazla ilerleme kaydedilmesi garanti değil ve ileriye dönük yol belirsiz” şeklinde konuştu.

Powell, “Daha fazla güven kazanmanın daha önce beklenenden daha uzun sürmesi muhtemeldir” dedi.

ABD Ticaret Bakanlığı Ekonomik Analiz Bürosu, gayrisafi yurtiçi hasıla 2024 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 1,6 oranında arttığını açıklamıştı. Büyüme büyük ölçüde tüketici harcamaları tarafından desteklenmişti.

ABD ekonomisi, 2023’ün dördüncü çeyreğinde yüzde 3,4 oranında büyümüştü. İlk çeyrek büyüme hızı, ABD Merkez Bankası yetkililerinin enflasyonist olmayan büyüme oranı olarak kabul ettiği yüzde 1,8’in altında kalmıştı.

Gıda ve enerji hariç kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksinin dördüncü çeyrekteki yüzde 2’lik artışının ardından yüzde 3,7 oranında artmasıyla enflasyon yükselmişti.

Tüketici harcamaları dördüncü çeyrekte kaydedilen yüzde 3,3’lük büyüme hızına kıyasla yavaşlayarak yüzde 2,5 gibi hala sağlam sayılabilecek bir oranda büyümüştü.

İş yeri envanterleri dördüncü çeyrekteki 54,9 milyar dolarlık artışın ardından 2024’ün ilk çeyreğinde 35,4 milyar dolar artmıştı. Envanterler, GSYİH büyümesinden yüzde 0,35 puan eksiltmişti.

Ticaret açığı, GSYİH büyümesini 0,86 puan azaltmıştı. Envanterler, kamu harcamaları ve ticaret hariç tutulduğunda ekonomi dördüncü çeyrekteki yüzde 3,3’lük büyümenin ardından 2024’ün ilk çeyreğinde yüzde 3,1 oranında büyüme kaydetmişti.

Paylaşın