Türkiye’de Okuma Yazma Bilenlerin Oranı Yüzde 97,6’ya Yükseldi

2008 yılında 6 yaş ve üzeri nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 91,8 iken, 2023 yılında bu oran yüzde 97,6 olarak hesaplandı. 2008 – 2023 yılları arasında kadınlarda okuma yazma bilen oranı yüzde 86,9’dan yüzde 96,0’a, erkeklerde ise bu oran yüzde 96,7’den yüzde 99,2’ye yükseldi.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ulusal Eğitim İstatistikleri 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; 25 yaş ve üzerindeki ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunlarının söz konusu yaş içindeki oranı 2008 yılında yüzde 9,8 iken, 2023 yılında bu oran yüzde 24,6 oldu. İlgili yaş grubu için ortaöğretim ve üzeri eğitim seviyelerinden mezun olanların oranı 2008 yılında yüzde 26,5 iken, 2023 yılında bu oran yüzde 48,3 olarak gerçekleşti.

25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2023 yılında 9,3 yıl oldu. 2023 yılında kadınların ortalama eğitim süresi 8,6 yıl iken, erkeklerin ortalama eğitim süresi 10,1 yıl oldu. 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin 2023 yılında en yüksek olduğu il 10,7 yıl ile Ankara olurken, bu ili sırasıyla İstanbul, Eskişehir, Kocaeli ve İzmir takip etti. Ortalama eğitim süresinin en düşük olduğu il ise 7,4 yıl ile Ağrı olurken, bu ili sırasıyla Şanlıurfa, Muş, Kastamonu ve Van izledi.

25 yaş ve üzeri nüfusun aldığı ortalama eğitim süresinin 2014 ile 2023 yılları arasındaki son on yıllık değişim oranına göre yüksek artış gösterdiği ilk beş il yüzde 54,1 ile Şırnak, yüzde 46,2 ile Hakkari, yüzde 40,8 ile Muş, yüzde 40,5 ile Bingöl ve Siirt oldu. En düşük artış gösteren ilk beş il ise yüzde 14,6 ile Ankara, yüzde 16,2 ile Eskişehir, yüzde 16,3 ile Tekirdağ, yüzde 17,0 ile İzmir ve yüzde 17,1 ile Yalova olarak hesaplandı.

2008 yılında 6 yaş ve üzeri nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 91,8 iken, 2023 yılında bu oran yüzde 97,6 olarak hesaplandı. 2008-2023 yılları arasında kadınlarda okuma yazma bilen oranı yüzde 86,9’dan yüzde 96,0’a, erkeklerde ise bu oran yüzde 96,7’den yüzde 99,2’ye yükseldi.

25 yaş ve üzeri nüfusta, annesi yükseköğretim mezunu olan fertlerin yüzde 84,6’sının yükseköğretim, yüzde 12,5’inin ortaöğretim ve yüzde 2,9’unun ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamladığı tespit edildi. İlgili nüfusta, babası yükseköğretim mezunu olan fertlerin yüzde 80,2’sinin yükseköğretim, yüzde 16,0’ının ortaöğretim ve yüzde 3,8’inin ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamladığı hesaplandı.

Söz konusu nüfusta, annesi ortaöğretim mezunu olan fertlerin yüzde 64,3’ünün, babası ortaöğretim mezunu olan fertlerin yüzde 55,4’ünün yükseköğretim mezunu olduğu belirlendi. Annesi ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamlayan fertlerin yüzde 27,9’unun, babası ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamlayan fertlerin yüzde 26,6’sının yükseköğretim mezunu olduğu görüldü.

Paylaşın

‘Kur Korumalı Mevduat’ Hesapları 2,16 Trilyon Liraya Düştü

Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 24 Mayıs ile biten haftada 14,6 milyar lira düşüş kaydetti. Böylece kur korumalı mevduat hesapları toplamı 2,16 trilyon liranın altına gelmiş oldu.

Haber Merkezi / Aynı hafta Merkez Bankası’nın (TCMB) swap hariç net rezervleri eksi 5,1 milyar dolara geriledi. Bankanın toplam rezervleri ise 142,2 milyar dolara yükseldi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 24 mayıs ile biten haftada 14,6 milyar TL düşüş kaydetti. Kur korumalı mevduat toplamı 2,16 trilyon TL’nin altına gelmiş oldu.

Merkez Bankası (TCMB) kur korumalı Döviz/altın dönüşümlü mevduat/katılma (DDKKM) ve Türk lirası mevduat/katılma (TL KKM) hesaplarının stok bakiyeleri aylık frekansta ve zaman serisi olarak Aylık Para ve Banka İstatistikleri kapsamında yayımlanmaya başlanacağını duyurdu.

Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, aynı hafta yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatları 1,4 milyar dolar düşüşle 170,6 milyar dolar oldu. Parite etkisinden arındırıldığında düşüşün 708 milyon dolar olduğu görüldü.

Parite etkisinden arındırılmış veride tüzellerin ise alım tarafında olduğu izlendi. Buna göre gerçek kişilerin döviz mevduatlarında pariteden arındırıldığında 1,5 milyar dolarlık düşüş görülürken, tüzel kişilerin döviz mevduatları 809 milyon dolar arttı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) aynı hafta brüt rezervleri 142,2 milyar dolara yükseldi. Net rezervler de aynı dönemde 40,3 milyar dolara çıktı. Swap hariç net rezervler ise 9,7 milyar dolar artışla eksi 5,1 milyar dolar oldu.

Paylaşın

İklim Krizi: 2023 Yılında Türkiye 47 Gün Aşırı Sıcak Yaşadı

İklim krizinin etkisiyle, bölgeler özelinde yaşayan insanların maruziyetini referans alarak ve tüm nüfusun ortalaması alınarak yapılan hesaplamaya göre, Türkiye, 2023 yılında 47,6 gün aşırı sıcak yaşadı.

İklim krizinin etkisi olmasaydı bu sayı 18,8 gün olacaktı. 1991 – 2020 döneminde, yerel bölgeler özelinde gözlemlenen sıcaklıkların yüzde 90’ından daha sıcak gerçekleşen gün sayısı, aşırı sıcak gün sayısı olarak ifade ediliyor.

Climate Central, World Weather Attribution (WWA) ve Kızılhaç Kızılay İklim Merkezi, sıcak hava dalgaları ve dünya genelinde aşırı sıcaklara maruz kalan insan sayısına ilişkin dün (28 Mayıs) yeni bir rapor yayımladı.

Rapor, dünyanın kayıtlara geçen en sıcak yılı olan 2023 ve küresel sıcaklıkların rekor kırdığı art arda 11 ay (Haziran 2023 – Nisan 2024) boyunca aşırı sıcak olaylarını inceliyor ve insan kaynaklı iklim krizinin milyarlarca insan için tehlikeli aşırı sıcakları artırdığını ve sıcak hava olaylarını daha uzun ve daha olası hale getirdiğini ortaya koyuyor.

Raporda, 1991-2020 döneminde, yerel bölgeler özelinde gözlemlenen sıcaklıkların yüzde 90’ından daha sıcak gerçekleşen gün sayısı, aşırı sıcak gün sayısı olarak ifade ediliyor.

Raporda öne çıkan bulgular şöyle: “12 aylık dönemde, 6,3 milyar insan (küresel nüfusun yaklaşık yüzde 78’i), insan kaynaklı iklim krizi nedeniyle en az iki kat daha olası hale gelen en az 31 gün aşırı sıcak yaşadı.

Son 12 ayda, dünya genelinde, insan kaynaklı iklim krizi, iklim krizinin olmadığı bir dünyada yaşanacak olan aşırı sıcaklara ortalama 26 gün daha ekledi.

World Weather Attribution kriterlerini kullanan çalışma, 90 farklı ülkede 76 aşırı sıcak dalgası tespit etti. Bu olaylar milyarlarca insanı risk altında bıraktı.”

Raporda Türkiye’den de veriler yer alıyor. İklim krizinin etkisiyle, bölgeler özelinde yaşayan insanların maruziyetini referans alarak ve tüm nüfusun ortalaması alınarak yapılan hesaplamaya göre, Türkiye 2023 yılında 47,6 gün aşırı sıcak yaşadı. İklim krizinin etkisi olmasaydı bu sayı 18,8 gün olacaktı.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Yıldırım’dan ‘Jose Mourinho’ Açıklaması: Sözleşme İmzaladı

Fenerbahçe’de seçim çalışmalarını sürdüren başkan adayı Aziz Yıldırım, “Biz 3 yıllığına geliyoruz. 3 yıllığına Mourinho’yu getiriyoruz. Mourinho geliyor, imzayı attı! Gelmeme durumu yok!” dedi.

Tüm zamanların en iyi teknik direktörleri arasında kabul edilen Jose Mourinho, son olarak İtalya’nın köklü ekiplerinden Roma’yı çalıştırdı. Mourinho, Roma ile UEFA Avrupa Konferans Ligi’ni kazandı.

Fenerbahçe’de Aziz Yıldırım’ın seçim vaadi olan Jose Mourinho ile ilgili yeni gelişme yaşandı. Başkan adayı Aziz Yıldırım, Mourinho’nun imzayı attığını duyurdu.

Fenerbahçe başkan adayı Aziz Yıldırım, “Cumartesi günü Londra’ya gideceğim ve Şampiyonlar Ligi Finali’ni izleyeceğim. Yine konuşmalarımda ifade ettiğim gibi, Jose Mourinho ile yüz yüze görüşeceğim. Mourinho ile anlaşıp İstanbul’a getireceğim” demişti.

Aziz Yıldırım bugün yaptığı son dakika açıklamasında, “Biz 3 yıllığına geliyoruz. 3 yıllığına Mourinho’yu getiriyoruz. Mourinho önümüzdeki hafta geliyor, imzayı attı. Gelmeme durumu yok!” dedi.

İtalya’nın önde gelen gazetelerinden Corriere dello Sport’un haberine göre; Jose Mourinho ile Aziz Yıldırım anlaşma sağladı. Yüksek tazminat maddesini kabul eden Aziz Yıldırım, başkanlığa seçilmesi durumunda Mourinho’yu resmen açıklayacak.

Jose Mourinho kimdir?

Jose Mourinho, 26 Ocak 1963 yılında Portekiz’in Setubal kentinde dünyaya geldi. Teknik direktör ve eski profesyonel futbolcudur. İngiliz medyası tarafından “The Special One” olarak adlandırılan Jose Mourinho, gelmiş geçmiş en donanımlı teknik direktörlerden biridir ve yaygın olarak tüm zamanların en iyi teknik direktörleri arasında kabul edilmektedir.

Portekiz liglerindeki sıradan bir orta saha oyuncusu olarak Mourinho, 24 yaşında futbol kariyerini sonlandırdı ve önce Sporting ve Porto’da Sir Bobby Robson’ın tercümanlığını yaptı, ardından da hem Robson hem de halefi Louis van Gaal yönetimindeki Barcelona’da yardımcı antrenör olarak çalıştı.

Benfica ve União de Leiria’daki kısa süreli görevlerinin ardından 2002 yılında Porto’ya teknik direktör olarak dönen Mourinho, iki kez Primeira Liga, bir Taça de Portugal, UEFA Kupası ve Porto’nun 1987’den bu yana ilk Avrupa Kupası şampiyonluğu olan UEFA Şampiyonlar Ligi’ni kazandı.

Bu başarıların ardından Premier League ekibi Chelsea’nin teknik direktörü oldu. Kulüpte geçirdiği üç sezonda iki Premier League şampiyonluğu, bir FA Cup ve iki Lig Kupası kazandı. 2007 yılında kulübün sahibi Roman Abramoviç ile yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle görevinden ayrıldı.

2008 yılında İtalyan kulübü Inter Milan’a geçen Mourinho, burada Serie A’yı iki kez kazandı ve 2010 yılında bir İtalyan kulübü için ilk olan Serie A, Coppa Italia ve UEFA Şampiyonlar Ligi’nden oluşan Avrupa üçlüsünü elde etti. Bu onu iki kulüple Avrupa Kupası’nı kazanan beş teknik direktörden biri yaptı ve aynı yıl ona ilk FIFA Dünyada Yılın Teknik Direktörü ödülünü kazandırdı.

Mourinho daha sonra İspanya’da Real Madrid’e geçti ve 2011-12 sezonunda rekor bir puanla La Liga’yı kazanarak dört ülkede lig şampiyonluğu kazanan beşinci teknik direktör oldu. Ayrıca bir Copa del Rey ve bir Supercopa de España kazandı.

Mourinho, 2013 yılında Real Madrid’den ayrılarak Chelsea’ye geri döndü ve burada bir lig şampiyonluğu ve Lig Kupası daha kazandı ancak kötü sonuçların ardından 2015 yılında görevine son verildi. İngiltere’de kalarak sırasıyla Manchester United ve Tottenham Hotspur’un başına geçti, ancak her iki kulüpte de görev süresi nispeten kısa sürdü ve hırçın bir şekilde sona erdi. Buna rağmen Mourinho, Manchester United’daki ilk sezonunda UEFA Avrupa Ligi, Lig Kupası ve FA Community Shield’i kazandı ve Tottenham’ı Lig Kupası’nda finale taşıdı, ancak finalin oynanmasına bir haftadan az bir süre kala kovuldu.

Kısa süre sonra Roma tarafından işe alındı ve ilk kez düzenlenen UEFA Avrupa Konferans Ligi’ni kazandı. Bu onu dört kulüple büyük bir Avrupa yarışmasını kazanan ilk teknik direktör ve üç ana UEFA kulüp yarışmasını kazanan üçüncü teknik direktör yaptı.

Portekiz Futbol Federasyonu (FPF) tarafından 2015 yılında Yüzyılın Portekizli Teknik Direktörü seçildi ve transferlere 1 milyar Euro’dan fazla harcayan ilk teknik direktör oldu.

Taktik bilgisi, karizmatik ve tartışmalı kişiliği ve çekici futboldan ziyade sonuçlara öncelik vermesiyle tanınması nedeniyle hem hayranları hem de eleştirmenler tarafından Arjantinli teknik direktör Helenio Herrera ile karşılaştırıldı.

Porto (6 Kupa)

UEFA Şampiyonlar Ligi (1): 2004
UEFA Avrupa Ligi (1): 2003
Primeira Liga (2): 2003, 2004
Taça de Portugal (1): 2003
Supertaça (1): 2003

Chelsea (8 Kupa)

Premier League (3): 2005, 2006, 2015
FA Cup (1): 2007
EFL Cup (3): 2005, 2007, 2015
FA Community Shield (1): 2005
UEFA Süper Kupası İkinciliği (1): 2013

Inter (5 Kupa)

UEFA Şampiyonlar Ligi (1): 2010
Serie A (2): 2009, 2010
Coppa Italia (1): 2010
Supercoppa (1): 2008

Real Madrid (3 Kupa)

La Liga (1): 2012
Copa del Rey (1): 2011
Supercopa (1): 2012
Copa del Rey İkinciliği (1): 2013

Manchester United (3 Kupa)

FA Community Shield (1): 2016
EFL Cup (1): 2017
UEFA Avrupa Ligi (1): 2017
FA Cup İkinciliği (1): 2017-18
UEFA Super Kupası İkiciliği (1): 2017

Roma (1 Kupa)

UEFA Avrupa Konferans Ligi (1): 2022
UEFA Avrupa Ligi İkinciliği (1): 2022-23

Paylaşın

Bağdat Bataryası’nın Gizemi: Antik Eser Mi, Tıbbi Mucize Mi?

1936 yılında Alman arkeolog Wilhelm König tarafından keşfedilen Bağdat Bataryası, Paul T. Keyser’in 1990 yılında yazdığı bir makale sonrası antik teknolojiye ilgi duyanlar tarafından ilgiyle karşılandı.

Haber Merkezi / Yakın Doğu Çalışmaları Dergisi’nde yazan Keyser, eski pillerin ve elektrikli yılan balıklarının tıbbi amaçlarla, muhtemelen ağrı kesici veya anestezi için kullanılmış olabileceğini öne sürdü.

Bu hipotez, antik çağlardan kalma gizemli bir eser olan Bağdat Bataryası’nın gerçek işlevi hakkında ilgi çekici soruları da beraberinde getirdi.

Part Bataryası olarak da anılan Bağdat Bataryası, bakır bir silindiri içine alan toprak bir kaptır. Bu silindirin ortasında asılı duran ancak ona değmeyen bir demir çubuk vardır. Hem bakır silindir hem de demir çubuk bir asfalt tapası ile yerinde tutulur.

Bu eserler (birden fazla “Bağdat Bataryası” bulunmuştur) 1936 yılında Irak’ın başkenti Bağdat yakınlarındaki eski Khujut Rabu köyünde yapılan kazılarda keşfedilmiştir. Köyün yaklaşık 2 bin yıllık olduğu ve MÖ 250 ile MS 224 yılları arasına kadar uzanan Part döneminde inşa edildiği kabul ediliyor.

Bağdat Bataryası, arkeolojik çevrelerde tartışmalı bir konu olmaya devam ediyor: Bazı araştırmacılar Bağdat Bataryası’nın eski Mezopotamya teknolojisine ışık tuttuğunu düşünürken, bazı araştırmacılarda, onu sıradan bir eser olarak görüyor.

Alternatif tarihçiler ve antik gizem meraklıları, Bağdat Bataryası’nın esrarengiz doğasını büyüleyici buluyor ve ilkel bir elektrikli cihaz veya elektrokaplama potansiyeli hakkında spekülatif teoriler öneriyor.

Paul T. Keyser’e göre ise Akkad ve Babil’de iki tür hekim görev yapıyordu. Asipu, hastanın rahatsızlığını kehanet yoluyla veya semptomları gözlemleyerek teşhis ederken, Asu, ilaç veya büyü ile tedavi ediyordu. Keyser, Asu’nun etkilenen bölgeyi tedavi etmek için hastaya elektrik akımı vermiş olabileceğini öne sürüyor.

Bazı araştırmacılar Bağdat Bataryası’nın elektrokaplama için kullanıldığını öne sürüyor. Eğer Bağdat Bataryası elektrokaplama için kullanıldıysa neden elektrolizle kaplanmış hiçbir nesne keşfedilmedi?

Araştırmacılar, sızdırmazlık maddesi olarak kullanılan asfaltın varlığının ve kavanozun içindeki aşındırıcı özelliklerin, mekanizmanın bir zamanlar yakıcı bir sıvı içerdiğini kanıtladığına inanıyor.

Keyser, Bağdat yakınındaki antik kent Seleucia’da çıkarılan bronz ve demir iğnelerin, o dönemde Çin’de yaygın bir uygulama olan akupunktur için kullanılmış olabileceğini öne sürdü. Aynı dönemde Yunanlılar ve Romalılar gibi diğer eski uygarlıkların da elektrikli yılan balığını baş ağrısı ve gut gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullandıkları düşünülüyor.

Keyser, Basra Körfezi’nde veya Mezopotamya nehirlerinde elektrikli yılan balığı bulunmadığından, bu bölgede yaşayanların elektriği kontrol altına almanın alternatif bir yolu olarak Bağdat Bataryası’nı icat etmiş olabileceğini öne sürüyor.

2003 yılında Amerika’nın Irak işgalini izleyen dönemde Irak Ulusal Müzesi’nin yağmalanması sonucu, burada saklanan Bağdat pili kayıplara karışmıştır ve henüz nerede olduğu bilinmemektedir.

Paylaşın

Erdoğan – Özel Ne Zaman Görüşecek? Tarih Verildi

CHP lideri Özgür Özel’e iade-i ziyaret  tarihine ilişkin açıklamada bulunan Erdoğan, Özel’i 9 Haziran’dan sonra ziyaret edeceğini ifade etti. Erdoğan ile Özel 2 Mayıs’ta AK Parti Genel Merkezi’nde bir araya gelmişti.

Haber Merkezi / Partisinin grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’e yapacağı iade-i ziyaretin tarihine ilişkin konuşu. Erdoğan, Özgür Özel’i 9 Haziran’dan sonra ziyaret edeceğini ifade etti.

Erdoğan, “İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile görüşecek misiniz?” sorusuna ise “Görüşmemek için hiçbir neden, sebep yoktur” şeklinde yanıt verdi.

Ne olmuştu?

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 2 Mayıs’ta AK Parti Genel Merkezi’nde bir araya gelmişti. Görüşme 1 saat 35 dakika sürmüştü.

Görüşmede, CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi Namık Tan ile AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş da yer almıştı. Erdoğan ile Özel görüşmesi sonrası basın mensuplarına açıklama yapılmamıştı.

Erdoğan ile Özel’in görüşmesine boş koltuk damgasını vurmuştu. Erdoğan, Özel ile görüşme esnasında Özel’in karşısında değil de ortada ve daha farklı bir koltukta oturması akıllara “Erdoğan eşit değiliz imajı mı yaratmak istiyor?” sorusunu gündeme getirmişti.

AK Parti, boş koltuğun özel bir anlam ifade etmediği, oda düzeninden kaynaklandığı, diğer liderlerle veya konuklarla yapılan görüşmelerdeki protokolün uygulandığı vurgulamıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan’a dönerek, en kısa sürede CHP Genel Merkezi’ne iade-i ziyaret gerektiğini söylemişti. Özel, bu ziyaretten memnun olacağını ifade etmişti.

31 Mart seçimlerinde CHP’nin çok sayıda büyükşehir ve belediyelerine yenilerini eklemesinin ardından Özel verdiği demeçlerde Erdoğan ile görüşebileceğini aktarmıştı.

Erdoğan ile Özel, 23 Nisan’da TBMM’de düzenlenen resepsiyonda başka diğer siyasi partilerin de olduğu ortamda ilk kez bir araya gelmiş ve kısa bir görüşmenin ardından özel kalemlerin buluşma tarihi belirleyeceği duyurulmuştu.

Paylaşın

Fitch’ten Türkiye İçin Yıl Sonu Enflasyon Tahmini: Yüzde 40

Türkiye ekonomisine ilişkin açıklama yapan Fitch Ratings, enflasyonun 2024’ün kalan döneminde yavaşlamasını ve yıl sonunda yüzde 40’a ulaşmasını beklediklerini bildirdi.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’deki yerel ve bölgesel yönetimlerin (YBY) faaliyet performansının, vergi gelirlerini destekleyen ekonomik büyüme sayesinde zorlu makroekonomik ortama karşı dirençli olmasını beklediklerini bildirdi.

Ancak Fitch, Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra beklenen parasal sıkılaştırmanın reel GSYH büyümesinin 2024’te yüzde 2,8’e düşmesine ve 2025’te yaklaşık yüzde 3’te kalmasına yol açacak olması nedeniyle, YBY’lerin faaliyet performansının yavaşlamasını beklediklerini de vurguladı.

Raporda enflasyonun 2024’te yavaşlamasını ve yıl sonunda yüzde 40’a ulaşmasını beklediklerini bildirdi.

Fitch, raporda şu değerlendirmeleri yaptı: “Nisan 2024’te yüzde 69,8 olan yüksek enflasyon (2023: yüzde 64,8), lirada beklenen değer kaybı ve Ocak 2024’te asgari ücrette yapılacak artışla birlikte Türkiye’deki LRG’lerin faaliyet harcamaları üzerinde baskı oluşturmaya devam edecek.

Fitch, daha sıkı para politikası nedeniyle enflasyonun 2024’te yavaşlamasını ve yıl sonunda yüzde 40’a ulaşmasını bekliyor. Enflasyonun olumsuz etkilerinin, LRG’lerin faaliyet gelirlerinin sırasıyla yaklaşık yüzde 65 ve yüzde 17’sini oluşturan artan vergi gelirleri ve merkezi hükümetten yapılan transferlerle kısmen dengelenmesini ve faaliyet dengesinin 2023’teki yüzde 39’dan daha düşük olsa da 2027’ye kadar ortalama yüzde 29 olmasını bekliyoruz.

Yerel seçimler öncesinde büyükşehir belediyelerinin planlanan yatırımlarını orta vadede azaltmasını bekliyoruz ve bu durum harcama oynaklığını azaltmaya yardımcı olacaktır. Bununla birlikte, yüksek yurt içi faiz oranları ve kısa lira vadeleri, yeni borçlanma maliyetinin 2023’te yüzde 25’ten 2024’te yüzde 50’nin üzerine çıkarak iki katına çıkması nedeniyle, altyapı yatırımlarını kısmen finanse etmek için borçlanma ihtiyaçlarını daha da zorlaştıracaktır.

Beklenen TL değer kaybı (2024 sonu itibariyle USD/TRY 38) LRG’lerin borçlarını olumsuz etkileyecektir, zira borçlanmalarının ortalama yüzde 60’ından fazlası hedge edilmemiş döviz cinsindendir. Bununla birlikte, 2023-2027 yılları için reyting senaryomuza göre, tahmin edilen dirençli işletme performansı ile desteklenen gelecekteki döviz kuru değer kaybına dayanmak için yeterli boşluk payı olmasını ve bunun da reytingleri sabit tutmasını bekliyoruz.”

(Kaynak: ekonomim.com)

Paylaşın

Canan Çal Kimdir? Hayatı, Albümleri

6 Ekim 1987 yılında İzmir’de dünyaya gelen Canan Çal, aslen Tuncelilidir. İlk, orta ve lise eğitimini İzmir’de tamamlayan Canan Çal, lisans eğitimini ise Ege Üniversitesi’nde yaptı.

Asıl mesleği öğretmenlik olan Canan Çal, profesyonel müzik kariyerine 2000’li yılların başında başladı.

“Al Basmadan Donu Var”, “İz” ve “Ege’nin Türküsü” adlı albümleri ile çıkış yapan Canan Çal, 2015 yılında “Güzel Köylü” dizisinde seslendirdiği “Gitme” isimli şarkısı ile geniş kitleler tarafından tanındı.

Müziği sadece bir iş olarak değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olarak gören Canan Çal, sahnedeki samimiyeti ve enerjisi ile izleyicileri büyülemeyi başarmaktadır.

Canan Çal, en sevilen şarkıları arasında, “Yar İçin Ağlama”, “Yaylalar”, “Domana Domana”, “Benim Derdim”, “Sevin Yar, “Galiba”, “Gülsüm”, “Tahtalıkta Galbır Var”, “Bozatlı Hızır”, “Yer Ağladı Ben Ağladım” ve “Sevin Yar” yer almaktadır.

Paylaşın

Cavit Karabey Kimdir? Hayatı, Albümleri

1 Ocak 1961 yılında Bayburt’ta dünyaya gelen Cavit Karabey, 11 Ocak 2008 yılında Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde hayatını kaybetti. Cavit Karabey’in naaşı Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Profesyonel müzik kariyerine 1986 yılında başlayan Cavit Karabey, ilk albümü Sevdiğimi Biliyorsun’u bu tarihte çıkardı. 19 albüme imza atan Cavit Karabey’in, Seni Sevmeyen Ölsün, Sevdiğimi Biliyorsun, Çift Camlardan Ses Gelmiyor, Vay Be, Mihriban, Allah’ından Bul, Geceler, Kalbimdesin Kalbimde isimli parçaları en tanınmış eserleri arasında yer almaktadır.

Cavit Karabey’ın albümleri: Sevdiğimi Biliyorsun, Sensizlik Öyle Zor Ki, Uğrunda Ölürüm / Sen Aslanlar Gibisin, Kalbimdesin Kalbimde, Mahkum, Kısmetine Küs / Varlığın Yeter, Can Kalmadı, Gardiyan, Bir Lokma Ekmek İçin, Senden Başka Tanımam, Garipler Sokağı, Yaralandım, Beton Duvar, Vay Be / Gurbet Arkadaşım, Klasikler / Görüş Günü, Gençliğimi Satıyorum, Klasikler 2, Aney / Ah Be İstanbul, Gurbetin Seçme Uzun Havaları 3, Allahından Bul / Geceler.

Paylaşın

Cemile Cevher Çiçek Kimdir? Hayatı, Albümleri

1926 yılında Trabzon’un Maçka ilçesinde dünyaya gelen Cemile Cevher Çiçek, 26 Şubat 2010 yılında İstanbul Şile’deki evinde hayatını kaybetti. Evinin bulunduğu sokağa adı verildi.

1946 yılında İstanbul’a yerleşen Cemile Cevher Çiçek, 1950 yılından itibaren Sadettin Kaynak’ın tavsiyesi üzerine Hasan Sözeri’nin yönettiği Karadeniz’den Sesler Topluluğunda, İstanbul Radyosu’nda göreve başladı. Muzaffer Sarısözen sayesinde de Yurttan Sesler Topluluğu’nda yıllarca çalışmalarını sürdüren Cemile Cevher Çiçek, 1979 yılında emekliye ayrıldı.

Cemile Cevher Çiçek, bilhassa seslendirdiği Karadeniz Bölgesi Türküleri ve horon havaları ile tanındı. Cemile Cevher Çiçek, gerek radyo yayınları, gerek doldurduğu plak ve kasetler ve gerekse de yurt içi ve yurt dışında verdiği konserlerle pek çok türkünün, ülke genelinde yayılıp sevilmesini sağladı.

Cemile Cevher Çiçek, ses sanatçılığı yanında, Türkiye’nin çeşitli yörelerinden yaptığı derlemelerle TRT Türk Halk Müziği Repertuvarına ‘Derleyici’ ve ‘Notalayıcı’ sıfatlarıyla onlarca türkü kazandırdı ve bunları seslendirdi.

“Haydar Haydar” adlı bir 45’liği bulunan Cemile Cevher Çiçek’in derlediği bazı türküler: İşte Geldim Ekim Büküm, Oynayın Kız Oynayın, Sen Bu Yaylaları Yaylayamazsın, Hasta Oldum Derdine, Dirvana Vurdim Uçti, Divane Aşık Gibi Dolaşırım Yollarda, Terazi Tartayurum,

Akayı Daşlı Dere, Ben Geçiye Gidemem, Bu Gece Rüya Gördüm, Rize Evlerinin Önünde Kara Üzüm Asması, Karardı Karadeniz, Gökte Yıldız Ay Mısın, Gurbet Elde Yadellerin Derdini, Haldozun Portakalı, Hayde Hayde Gidelim, Maçkanın Yolu Taşlık, Peştamal Tezgahına, Karadeniz Püsküllüdür Püsküllü, Sabahtan Kalkar Kızlar.

Paylaşın