Diyanet Yöneticisinin Eşine Kurasız Özel Hac Vizesi

Diyanet İşleri Başkanlığı’nda “kayırmacılık” geleneği devam ediyor. 2,5 milyon yurttaş hacca gitmek için kuraya girip sıra beklerken Diyanet yöneticisinin eşinin, “Mücamele” adı verilen özel bir vize ile hacca götürüldüğü belirlendi.

2023 yılında Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın kızı ve kardeşi Metin Erbaş’ı kuraya sokmadan hacca götürdüğü basına yansımıştı.

Ticari vize ile hacca giden yurttaşları kuraya girmediği için Suudi Arabistan yetkililerine şikâyet ettiği kaydedilen Diyanet İşleri Başkanlığı’nın özel vize ile hacca götürdüğü isimlere yenileri eklendi. Toplam 2,5 milyon yurttaş hacca gitmek için kuraya girip sıra beklerken Diyanet yöneticisinin eşinin, “Mücamele” adı verilen özel bir vize ile hacca götürüldüğü belirlendi.

2023 yılında Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın kızı ve kardeşi Metin Erbaş’ı kuraya sokmadan hacca götürdüğü öğrenilen Diyanet İşleri Başkanlığı, “Kayırmacılık” geleneğini 2024 yılında da sürdürdü.

Birgün’den Mustafa Bildircin‘in Diyanet kaynaklarından edindiği bilgiye göre, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Huriye Martı’nın eşi için “Mücamele” vizesi alındı. Martı’nın eşi Ali İhsan Martı, sıra beklemeden eşi ile birlikte hacca götürüldü.

Diyanet kaynaklarına göre, Başkan Yardımcısı Huriye Martı ve eşi Ali İhsan Martı, kendilerine özel olarak tahsis edilmiş olan ve Diyanet’in Mekke’deki ana merkezlerinden biri olan Daru’l-hadi otelinde konakladı.

Eşini kuraya sokmadan özel vize ile yanında götüren Huriye Martı’nın bir ay Mekke’de kaldığı kaydedildi. Diyanet İşleri Başkanlığı görevlisi olarak hacca giden ve bir ay Mekke’de kalan Martı’ya, kaldığı gün başına Suudi Riyali üzerinden harcırah ödendiği de bildirildi.

Harcırahın, hacılardan alınan ücretlerden ödendiğinin altını çizen Diyanet kaynakları, Huriye Martı’nın Mekke’de bulunduğu süreçte bacağından rahatsız olduğunu ifade ederek, çok yoğun çalışamadığını ve günlerinin büyük bölümünü otelde geçirdiğini savundu.

Paylaşın

İstanbul, Ankara Ve İzmir Göç Ediyor: Rota Sahil Şehirleri

İstanbul, Ankara ve İzmir sürekli göç ediyor. Aralarında denize kıyısı bulunan Balıkesir, Samsun ve Ordu’nun da olduğu göç alan iller sıralamasında birinciliği Muğla alıyor.

2023 yılına ait taşınma verilerine göre, 81 ilden 350 bine yakın nakliyat talebi analiz edildi ve en çok talebin İstanbul, Ankara, İzmir’den geldiği belirlendi.

Haber Global’den Sibel Gülersöyler‘in haberine göre, Aralarında denize kıyısı bulunan Balıkesir, Samsun ve Ordu’nun da olduğu göç alan iller sıralamasında birinciliği Muğla alıyor. Türkiye’nin Muğla’dan sonra en çok göç alan ikinci şehri Balıkesir’e en yoğun göç ise  İstanbul’dan gerçekleşiyor.

Balıkesir’e göçün dağılımına bakıldığında ise şehir merkezinden çok denize kıyısı olan yazlık ilçelerin tercih edildiği görülüyor. Balıkesir’e göç edenler en çok Edremit ve Ayvalık’ı tercih ediyor. Türkiye’nin en çok göç alan üçüncü şehri Karadeniz bölgesinden. Samsun’un deniz kıyısında yer alan ilçeleri Atakum ve İlkadım metropollerden göçün yoğunlaştığı ilçeler olarak öne çıkıyor.

2023 yılının bir diğer trendi ise büyük evlere yönelim. 3+1 ve üzeri ev tiplerine talep artışı yaşanıyor. 4+1 evlere taşınma talebi bir önceki seneye göre yüzde 22 artışta. 5+1 evlere talep yüzde 13, 3+1 evlere talep yüzde 10 arttı. Temmuz ve ağustos ayları, maaş ve zam artış döneminin etkisiyle taşınmanın en yoğun tercih edildiği dönem oluyor.

Verilerin detayına inildiğinde İstanbul’da büyük ev talebine karşılık veren ilçeler şöyle sıralandı: Kadıköy ve Pendik, 3+1 konut arayışının yöneldiği ilçelerde başı çekerken 4 ve üzeri oda sayısına sahip evlere taşınma talebinde ise taşınmanın yönü Başakşehir ve Beylikdüzü olarak öne çıkıyor.

Ankara’da, yüzde 26 büyüme ile en çok 5+1 ev tipleri tercih edilirken, Çankaya açık ara fark ile büyük evlerde yaşamak isteyen Ankaralıların ilk tercihini oluşturuyor. İzmirli de tercihini 2023 yılında 3+1 evlerden yana kullandı. 3+1 evler için Karşıyaka tercih edilirken 4 ve üzeri odalı evlerde yaşamak isteyenler şehirden uzaklaşarak Urla’ya taşınmaya karar verdi.

Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Yasemin Zaimoğlu, İstanbul’un en çok göç alan illerin başında geldiğini belirterek, “TÜİK verilerine göre 2019- 2023 yılları arasında İstanbul’dan göç ilk 10 şehir sıralamasında dikkat çekiyor. Kocaeli ise ilk sırada yer alıyor. Bu şehri ise  Ankara, Tekirdağ, İzmir ve Bursa takip ediyor. 4 yıldır listede yer alan Sakarya ve Antalya ise 2023 yılı göç verilerinde yer almıyor” dedi.

İlk 10 şehir sıralamasını mercek altına alan Zaimoğlu, şöyle devam etti. “Göç alan yerler de sanayileşme ve iş imkanlarının olduğu iller.  Vatandaş, İstanbul’un yerine konut satış ve kira fiyatlarının daha uygun olan illeri tercih etmeye başladı.

Mevcut verilere bakarak önümüzdeki senelerde Kocaeli, Tekirdağ, Ankara, İzmir ve Bursa’nın listede varlığını sürdüreceğini tahmin etmekteyiz. Ayrıca listede daha önceki yıllarda da bulunan Tokat’ın da  varlığını devam ettirebileceği düşünüyoruz. İstanbul’dan, Muğla ve Antalya’ya göç listede varlığını sürdürüyor.”

Paylaşın

HSBC, Türkiye İçin Yıl Sonu Enflasyon Beklentisini Yüzde 44,6’ya Çekti

HSBC, daha önce yüzde 48,0 ve yüzde 29,0 olan 2024 sonu ve 2025 sonu enflasyon beklentilerini sırasıyla yüzde 44,6 ve yüzde 27,7 olarak revize etti. Yıl sonu dolar beklentisini de 36 lira seviyesine çekti.

The Hongkong and Shanghai Banking Corporation’ın Türkiye iştiraki HSBC, Türkiye ekonomisine ilişkin gelişmeleri değerlendirdiği son raporunu yayınladı.

Gazete Pencere‘nin aktardığı raporda. “Daha sıkı para ve/veya maliye politikası enflasyonda daha hızlı bir düşüşe ve dış açıkta daha hızlı bir iyileşmeye yol açabilir, ancak politika yapıcıların ekonomiyi yumuşatmak için daha kademeli bir makro ayarlamayı tercih ettiğini düşünmeye devam ediyoruz. Büyüme tahminimiz 2025 yılı için değişmeyerek yüzde 3,6’da kaldı” dedi.

Haziran ayı TÜFE’nin hem manşet hem de çekirdek enflasyon için temel aylık fiyat artış hızının (mevsimsellikten arındırılmış, 3mma) yavaşlaması nedeniyle beklenenden daha düşük gerçekleştiğini belirten HSBC, daha önce yüzde 48,0 ve yüzde 29,0 olan 2024 sonu ve 2025 sonu TÜFE beklentilerini sırasıyla yüzde 44,6 ve yüzde 27,7 olarak revize etti.

HSBC raporda, “Para politikasına ilişkin baz senaryomuz yıl boyunca faiz oranlarının değiştirilmemesi yönündedir. Tahminlerimize göre reel politika faizi Kasım ayından itibaren önemli ölçüde pozitif olacak, ancak şimdilik 4. çeyrekte başlayacak faiz indirimlerinin bir miktar erken olabileceğini düşünmeye devam ediyoruz. Yüksek enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarındaki bozulma, enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü risklerin temel kaynakları olmaya devam etmektedir” değerlendirmesini yaptı.

Hükümetin altın ithalatını sınırlama kararının etkili olduğunu ve altın ithalatı yılın ilk beş ayında yıllık bazda yüzde 54 oranında düştüğünü hatırlatan HSBC, “Çekirdek ithalat şu ana kadar daha dirençli seyretti. Yine de yakın zamanda 2024-25 cari açık tahminlerimizde küçük bir aşağı yönlü revizyon yaptık” dedi.

“TL’nin cazibesini daha da artıracağına inanıyoruz”

Raporda, “TL konusunda yapıcıyız. Para birimi için düşük enflasyon reel faizler kanalıyla destekleyici olmaktadır. Şimdiye kadar, yükselen nominal faiz oranları, reel faizleri artırma ve dolarizasyon sürecini destekleme konusunda ağır bir iş yapmak zorundaydı. Bundan böyle reel faizlerin pozitif dinamiği enflasyondaki düşüşten kaynaklanabilir. Reel faizlerin 2024 yılı sonuna kadar önemli ölçüde pozitif hale gelebileceğine ve TL’nin cazibesini daha da artıracağına inanıyoruz. Dolar/TL’yi yılsonunda 36,0 seviyesinde görüyoruz” ifadeleri yer aldı.

Paylaşın

Aşk Bombardımanı Nedir? Dikkat Edilmesi Gerekenler

Aşk bombardımanı, birinin başka bir kişiyi manipüle etmek için büyük jestler kullandığı bir tür duygusal tacizdir. Aşk bombacısı sizi hediyelerle ve iltifatlarla “bombalayabilir”, ancak bu eylemler nezaketten dolayı yapılmaz.

Haber Merkezi / Bir kişi, bir arkadaşını, partnerini veya sevdiği birini kendisine bağımlı hale getirmek ve böylece ilişkiyi kontrol edebilmek için aşk bombardımanını kullanır. Aşk bombalaması genellikle başkalarına duyulan güven ve bağımlılık konusundaki güvensizliklerden kaynaklanır.

Aşk bombardımanı belirtileri kişiden kişiye değişebilir:

Sınırlar göz ardı edilir: Bir aşk bombacısı, hayır denmesinden hoşlanmaz veya sınırları dinlemez.

Sürekli olarak kontrol etmek istemesi: Sürekli iletişim kurarak, size saygı göstermeyebilir.

Sürekli övgü veya iltifat: Sizinle abartılı bir şekilde ilgilenebilir.

Gereksiz veya istenmeyen hediyeler: Bir aşk bombacısı, kendisini size kabul ettirmek için abartılı ve istenmeyen hediyeler için ödeme yapabilir.

Abartılı aşk sözleri: Bir aşk bombacısı, gerçek olamayacak kadar abartılı sözlerle siz sevdiğini söyleyebilir.

Aşk bombardımanı, sağlıksız bir ilişkinin işaretidir. Davranış manipülatiftir ve duygusal olarak taciz edicidir. Aşk bombardımanı, genellikle birinin başka birisini kontrol etmek amacıyla kullanıldığı bir taciz taktiğidir.

Birisinin size aşk bombası attığını düşünüyorsanız içgüdülerinizi dinleyin. Aşk bombardımanı davranışlarıyla başa çıkmak ve sağlıklı sınırlara bağlı kalmak biraz zaman alabilir, ancak bir ilişkiyi kurtarabilir.

Paylaşın

Şampiyonlar Ligi: Fenerbahçe Avantajı Kaptı

UEFA Şampiyonlar Ligi 2. eleme turu ilk maçında Lugano ile Fenerbahçe, Thun Stadı’nda karşı karşıya geldi. Portekizli hakem Tiago Martins yönettiği karşılaşmadan Fenerbahçe, 4-3 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Fenerbahçe’nin gollerini, 45+1. 46. ve 67. dakikalarda Edin Dzeko ve 73. dakikada Ferdi Kadıoğlu, 4. dakikada El Wafi, 64. dakikada Uran Bislimi ve 90+4. dakikada Valenzuela kaydetti.

Karşılaşmanın rövanşı, 30 Temmuz Salı günü Kadıköy’de oynanacak. Fenerbahçe’nin yeni teknik direktörü Jose Mourinho, bu sezon ilk resmi maçından galibiyetle ayrıldı.

Fenerbahçe, Lugano’yu elemesi halinde UEFA Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turunda Lille ile karşılaşacak. Devler Ligi’nde 3. eleme turunda ilk maçlar 6-7 Ağustos’ta, rövanş karşılaşmaları ise 13 Ağustos’ta oynanacak.

4. dakikada sağdan Grgic’in altıpasın önüne etkili ortasında Djiku’dan önce topa kafayla vuran El Wafi, meşin yuvarlağı filelere gönderdi (1-0).

44. dakikada Osayi – Samuel’in pasında ceza sahası içinde Tadic, Cimignani’nin müdahalesiyle yerde kalınca hakem penaltı noktasını gösterdi. 45+1. dakikada penaltı vuruşu için topun başına geçen Dzeko, meşin yuvarlağı ağlara gönderdi (1-1).

46. dakikada Tadic’in pasında Dzeko’nun ceza sahası içi sağ çaprazdan sert vuruşunda meşin yuvarlak yakın direk dibinden ağlarla buluştu (1-2). 64. dakikada Bislimi’nin ceza sahası içi sol çaprazdan vuruşunda top ağlarla buluştu (2-2).

67. dakikada Szymanski’nin sol taraftan pasında Dzeko’nun ceza sahası içi sağ çaprazdan vuruşunda meşin yuvarlak filelerle buluştu (2-3). 73. dakikada Fred’in pasında topla buluşan Ferdi’nin ceza sahası içine girdikten sonra sol çaprazdan yaptığı vuruşta top yerden giderek ağlarla buluştu (2-4).

90+4. dakikada Mert Hakan Yandaş’tan topu kapan Valenzuela, ceza sahası içi sol çaprazdan yaptığı vuruşta meşin yuvarlağı uzak köşede filelerle buluşturdu (3-4).

Hakemler: Tiago Martins, Bruno Jesus, Hugo Ribeiro

Lugano FC: Saipi, Zanotti, Papadopoulos, El Wafi, Valenzuela, Grgic (Belhaj Mahmoud
Dk. 80), Doumbia, Cimignani (Mai dk. 61), Bislimi (Correia dk. 71), Bottani (Mahou dk. 72), Aliseda (Przybylko dk. 72)

Fenerbahçe: Livakovic, Osayi Samuel (Mert Müldür dk. 69), Çağlar Söyüncü, Djiku, Oosterwolde, Fred (Mert Hakan Yandaş dk. 86), Krunic, Tadic (Ferdi Kadıoğlu dk. 69), Szymanski, Kent (İrfan Can Kahveci dk. 68), Dzeko (Cenk Tosun dk. 80)

Goller: El Wafi (dk. 4), Uran Bislimi (dk. 64), Valenzuela (dk. 90+4) (Lugano FC) Edin Dzeko (dk. 45+1 Pen., dk. 46 ve dk. 67), Ferdi Kadıoğlu (dk. 73)(Fenerbahçe)

Paylaşın

IPL Tüy Alma Cihazlarının Artıları Ve Eksileri

Vücut tüylerinden kalıcı olarak kurtulmak isteyen güzellik tutkunları arasında giderek popüler hale gelen IPL veya Yoğun Darbeli Işık (Yoğunlaştırılmış Atışlı Işık / Geniş Bant Işık), istenmeyen tüyleri yok etmek için ışık enerjisinin gücünden yararlanan son teknolojidir.

Haber Merkezi / Işık darbeleri, tüy kökünün dinlenme evresine geçmesini sağlar, bu da tedavi edilen bölgedeki tüylerin dökülmesini ve zamanla vücudun daha az tüy üretmesi anlamına gelir.

IPL nasıl çalışır?

Işık darbeleri tüydeki pigment (melanin) tarafından emilir. Bu gerçekleştiğinde, enerji birikimi ısıya dönüşür; tıpkı güneşli bir günde siyah bir tişört giymek gibi. Isı tüyden aşağı doğru hareket ettikçe, tüy folikülünde ısı hasarına neden olur ve yeni tüy üreten hücreleri devre dışı bırakarak pürüzsüz, bir cilt elde edilir. 

IPL tüy alma cihazlarının artıları

Minimum risk: IPL cihazları, tıraş, ağda, iplik veya kimyasal tüy dökücüler gibi geleneksel yöntemlere kıyasla düşük risklidir. Bu alternatifler cilt tahrişine, yanıklara veya alerjik reaksiyonlara neden olabilir.

İnvaziv olmayan: IPL invaziv değildir, yani cildin derin katmanlarına nüfuz etmez. Elektrolizin (tüy köklerine iğne sokulmasını içerir) aksine, IPL cildi delmez ve bu da enfeksiyon riskini azaltır.

Sert kimyasallar bulunmaz: Güçlü kimyasallar içeren tüy dökücü kremlerin aksine, IPL sert maddelere dayanmaz. Çevredeki cilde zarar vermeden tüy köklerinin melaninini hedef alan ışık tabanlı bir teknolojidir.

Uzun vadeli: IPL cihazları uzun vadeli tüy azaltma sunar. Geleneksel yöntemler geçici sonuçlar verir ve sık bakım gerektirir.

Hassasiyet: IPL cihazları belirli bölgelerin hassas bir şekilde hedeflenmesini sağlar. Yakındaki cildi etkilemeden üst dudak kıllarına, çeneye veya bikini bölgesine odaklanabilirsiniz.

Tutarlılık: Düzenli IPL seansları tutarlı sonuçlar sağlar. Geleneksel yöntemler genellikle salon randevularına dayanırken, IPL tedavileri sizin rahatınıza göre yapılabilir.

Ağrısız: IPL tedavileri genellikle ağrısızdır. İşlem sırasında hafif bir sıcaklık veya karıncalanma hissi duyabilirsiniz, ancak ağda veya iple epilasyondan çok daha az rahatsız edicidir.

Evde kullanım: IPL cihazları kendi alanınızın konforunda tüy alma işleminizi yönetmenizi sağlar.

Zamandan tasarruf: Geleneksel yöntemler zaman alıcı olabilir. IPL cihazları daha hızlıdır ve daha az sıklıkta dikkat gerektirir.

Tasarruf: IPL cihazı satın almanın ilk yatırım maliyeti yüksek görünebilir ancak uzun vadeli tasarrufu göz önünde bulundurun.

IPL tüy alma cihazlarının eksileri

Birden fazla seans gerekir: IPL cihazları ile kalıcı tüy azaltma elde etmek birkaç ay boyunca 6 ila 8 seans alabilir.

Sınırlı tüy ve cilt rengi aralığı: IPL cihazlarının etkinliği cilt ve tüy pigmentleri arasındaki kontrasta bağlıdır. Bu cihazlar önemli bir fark olduğunda en iyi şekilde sonuç veriler. Sonuç olarak, bu sistemler açık tenli ve koyu tüylü kişiler için önerilir.

İlk maliyet: Evde kullanılan IPL cihazları uzun vadeli tasarruf sunarken, ilk yatırım yüksek olabilir. Evet, kaliteli cihazların bir fiyatı vardır, ancak bütçe dostu seçenekler etkinliği tehlikeye atabilir.

Genel olarak, uzun süreli ve etkili bir tüy alma çözümü arıyorsanız, bir IPL cihazı harika bir seçim olabilir. Karar vermeden önce artılarını ve eksilerini göz önünde bulundurmak önemlidir. Herhangi bir sorunuz veya endişeniz varsa doktorunuza veya dermatoloğunuza danıştığınızdan emin olun.

Paylaşın

Ketozisde Olduğunuzu Gösteren 11 Belirti

Ketozis, enerji üretimi için yağın keton cisimlerine parçalanmasını içeren doğal bir metabolik süreç olarak tanımlanır. Bu durum çoğunlukla şu iki şekilde gerçekleşir:

Haber Merkezi / Açlık, vücutta karbonhidratlara veya glikoza erişimin sınırlı olması durumunda ortaya çıkar, bu durumda karaciğer vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlamak için yağ kullanır.

Diyet yaparken, özellikle de düşük karbonhidratlı bir diyet uygularken, insülin hormonunun seviyesi düşer ve vücudun yağ depolarından bol miktarda yağ asitleri salınır. Bu yağ asitlerinin çoğu karaciğere taşınır, burada oksitlenir ve ketonlara (veya keton cisimlerine) dönüştürülür. Bu moleküller vücut için enerji sağlamak için kullanılır.

Aşağıdaki 11 belirti vücudun ketoziste olduğunu gösterir:

Yorgun veya bitkin hissetmek (genellikle kısa süreli),
Ağız kokusu,
Kuru ağız,
Artan susuzluk,
İdrara çıkmada alık,
Bağırsak hareketlerinde değişiklik (ishal veya kabızlık),
İştah azalması,
Azalmış açlık,
Kilo kaybı,
Baş ağrısı ve mide bulantısı gibi grip belirtiler,
Uykusuzluk.

Ketojenik diyet

Ketojenik diyet, vücudun glikojen ve su depolarını azalttığı için oldukça hızlı bir şekilde kilo vermeye yardımcı olabilir.

Ketojenik diyetin beş faydası:

Kilo kaybı: Ketojenik diyet, metabolizmayı hızlandırmak veya iştahı azaltmak gibi çeşitli yollarla kilo kaybını desteklemeye yardımcı olabilir.

Sivilcelerle mücadele: Ketojenik diyetin bazı kişilerde sivilceleri azalttığı öne sürülmektedir.

Kanser hücrelerini yok eder: Ketojenik diyet, belirli kanser türlerine sahip kişilerde kemoterapi ve radyasyon tedavisiyle birlikte kullanılmak üzere güvenli ve uygun bir tamamlayıcı tedavidir.

Kalp sağlığı: Sağlıklı yağlar kolesterolü düşürerek kalp sağlığını iyileştirmeye yardımcı olur.

Beyin fonksiyonlarını koruma: Keto diyeti sırasında üretilen ketonlar nöroprotektif faydalar sağlar, yani beyni ve sinir hücrelerini güçlendirir ve korur. Keto diyeti, Alzheimer hastalığı gibi rahatsızlıkların önlemesine veya yönetmesine yardımcı olabilir.

Keto diyetinin 5 olumsuz etkisi:

Keto gribi: Keto diyeti başlangıcında, bir dizi olumsuz semptom yaşanabilir. Bu durumlara genellikle “düşük karbonhidrat gribi” veya “keto gribi” denir, çünkü grip belirtilerine benzerler.

Kokan nefes: Bu durum, yağ metabolizmasının bir yan ürünü olan keton olan asetondan kaynaklanır.

Bacak krampları: Bacak krampları, keto diyetinin doğal sonucu olan dehidratasyon ve mineral kaybından kaynaklanır.

Sindirim sorunları: Diyet değişiklikleri bazen sindirim sorunlarına yol açabilir.

Böbrek sorunları: Böbrek fonksiyonu zayıf olan kişiler ketojenik diyetten kaçınmalıdır. Keto diyeti böbrek taşı riskini artırabilir.

Paylaşın

Özel’den Bahçeli’ye Dikkat Çeken Yanıt

Devlet Bahçeli’nin kendisini hedef alan açıklamalarına cevap veren Özgür Özel, “Bahçeli’ye hiçbir şey demeyeceğim. Sadece Cumhur İttifakı’na oy verenlere şunu söyleyeceğim çarşıda pazarda keyfiniz yerindeyse Cumhur İttifakı’na oy verin” dedi ve ekledi:

“Ama Devlet Bey’in dedikleri mutfağınızda, cüzdanınızda görmüyorsanız bu milletin yeri sahte milliyetçileri değil. Çok ağır laflar var yine, ama konuşmanın devamını okuyunca vazgeçtim. AK Parti söylüyor, MHP kabul ediyor. Kendine ait bir fikri olmayan parti. Çok sevdiğini söylediği köpeklere komisyonda ne söylediklerini duyunca benimle ilgili iyi şeyler söylememesine çok sevindim.

‘O ikisi’, bütün örgütün yaka silktiği o ikisi yazıyor, çiziyor saldırıyor… MHP’nin o ikisinden başka savunanı olmamasından da o ikisinin partideki yerinin zorluklarının da farkındayım. kişilik bir listesi yapmışlar, bizimle hesaplaşacaklarmış. Biz 154’ümüze istediğiniz gibi hesaplaşın ama siz önce bir kendi vicdanınızla hesaplaşın.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulunuyor. Özel’in açıklamalarından başlıklar şöyle:

Bugün her salı olduğu gibi 13.30’da geldiniz. Ama yaklaşık yarım saat sizi beklettik. Bunun önemli bir gerekçesi var. Biraz önce İstanbul’da bir tören tamamlandı. O törene 2024 yılında, bu sene yapılacak olan olimpiyatlar için ülkemizi temsil edecek 102 sporcumuz İstanbul’dan uğurlanıyordu. O törenin, tüm televizyonlarda eksiksiz yayınlanabilmesi için biz grup toplantımızı o törenin bitişine erteledik.

Biraz önce üzücü bir haber aldık. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın annesi İpek Anne hakkın rahmetine kavuştu. Bakırhan ailesine ve DEM Parti’ye başsağlığı diliyoruz.

Erzurum Kongresi manda ve himayeyi reddetmiştir. 9. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir’in Mustafa Kemal’in yanında durduğu ve milli mücadelenin seyrini değiştiren bir kongredir. bu. ‘Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz’ diyen Mustafa Kemal ile kongre üyeleri, önce kurtuluşu, sonra kuruluşu gerçekleştirdiler. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere o kongreye katılan herkesi ve milli mücadelenin bütün kahramanlarını rahmetle ve minnetle anıyorum.

Bugün, aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘benim şahsi meselem’ dediği Hatay’ın anavatana katılışının 85. yıl dönümü. 1918’den 1939’a kadar 21 yıllık bir mücadelenin sonunda Hatay, 23 Temmuz günü Antakya’daki Fransız bayrağını indirerek Türk bayrağını kaldırdı. Bunun için o gün Hatay Millet Meclisi’nde oy kullanan ve Hatay’ı sınırlarımıza katan o günkü tüm Hatay milletvekillerini rahmetle anıyoruz.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘şahsi meselem’ dediği Hatay, özellikle 6 Şubat depremi, o sırada yaşananlar, kurtarma çalışamalarındaki aksaklıklar, ardından verilen sözler, seçimdeki şantajlar, tehditler, oy sayımındaki hileler, yapılan itirazların reddedilmesiyle yaşanan mağduriyetler, sakın ama sakın Hatay’ı ümitsizliğe savurmasın. Nasıl bu partinin kurucusunun şahsi meselesi ise tüm CHP’lilerin Hatay şahsi meselesidir. Sonuna kadar yanlarındayız, Hatay’ı saygıyla selamlıyoruz.

Geçtiğimiz hafta KKTC’deydik. 3 gün boyunca orada temaslarda bulunduk. Önceki genel başkanlarımız Altan Öymen, Hikmet Çetin, Murat Karayalçın vardı. Çetin ve Karayalçın, ayrıca dışişleri bakanlığı görevlerinde bulunmuş, Sayın Çetin TBMM Başkanlığı görevinde bulunmuş. Hepimizin gurur duyduğumuz siyasi geçmişleri, partimize ve Türkiye’ye katkılarıyla bizimle birlikteydiler.

Geçtiğimiz hafta gölge Milli Eğitim Bakanımız Sayın Suat Özçağdaş ve eğitimcilerin katkılarıyla Anıtpark’ta 24 saat süren bir eğitim maratonu gerçekleştirdik. Tam 92 konuşmacı katıldı. 92 konuşmacı sabah 10’dan diğer sabah 10’a kadar, ara vermeden, 21 ana başlıkta, 100 alt başlıkta Türkiye’de eğitimi konuştular. Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu konuştular.

Öğretmenlere yapılan haksızlıkları, ‘atanamayan’ diyerek masumlaştırıp atanmayan 1 milyon öğretmeni konuştular. Atatürksüz, bilim dışı, hurafelerle dolu müfredatı konuştular. Kendi başına hurafenin cisimleşmiş hali, bu Milli Eğitim Bakanı’nın yaptıkları. Enine boyuna konuştular. Sadece eleştirmediler. Kitabı yapılacak, belgeseli yapılacak. Ama şöyle bir baktığınızda, yüzde 20 eleştiri ise yüzde 80 öneri sundular. Biz gelince ne yapacağız? Genel Başkan Yardımcılarımız, gölge bakanlarımız anlattılar.

Sokak hayvanları: CHP olarak en net yaklaşan partiyiz. Sorun yoktur diyenlerden değiliz. Çare ölüm diyenlerin karşısındayız. Bu sorun sınıfsal bir riske girmek gibi bir probleme evriliyor. İşinize kendi aracınızla gidebiliyorsanız belki de sizin için sokak hayvanı problemi yoktur. Ancak yoksul bir mahallede işinize yürüyerek gitmek zorundaysanız, sokak hayvanı problemi vardır. Ama bir ay tutalım, sahiplenilmeyeni ötanazi yapalım demek Hayvan dostlarına, gençlerimize başta grubum olmak üzere buna aylardır itiraz eden herkese hiç değilse ötanazi kelimesini çıkardıkları için yürekten teşekkür ediyorum.

Ancak sorun çözülmemiştir. Fiilen katliamlar devam etmektedir. Kanun bu konuda belediyelere görev vermektedir ama para vermemektedir. Zaten belediyelerin yurtdışından buldukları kredilere cumhurbaşkanı ve Mehmet Şimşek tarafından imzalanmamaktadır. Karşımızda yasa tasarısının ilk halini destekleyenlerin oranı yüzde 7.  Bu kanunu destekleyen kimse yok. Ötenazi kelimesi çıkarılınca sorun çözüldü sanmayın. Bütün belediyelerin lojistiği planlaması lazım.

Devlet Bahçeli’ye yanıt: Bahçeli’ye hiçbir şey demeyeceğim. Sadece Cumhur İttifakı’na oy verenlere şunu söyleyeceğim çarşıda pazarda keyfiniz yerindeyse Cumhur İttifakı’na oy verin. Ama Devlet Bey’in dedikleri mutfağınızda, cüzdanınızda görmüyorsanız bu milletin yeri sahte milliyetçileri değil. Çok ağır laflar var yine, ama konuşmanın devamını okuyunca vazgeçtim. AK Parti söylüyor, MHP kabul ediyor.

Kendine ait bir fikri olmayan parti. Çok sevdiğini söylediği köpeklere komisyonda ne söylediklerini duyunca benimle ilgili iyi şeyler söylememesine çok sevindim. ‘O ikisi’, bütün örgütün yaka silktiği o ikisi yazıyor, çiziyor saldırıyor… MHP’nin o ikisinden başka savunanı olmamasından da o ikisinin partideki yerinin zorluklarının da farkındayım. kişilik bir listesi yapmışlar, bizimle hesaplaşacaklarmış. Biz 154’ümüze istediğiniz gibi hesaplaşın ama siz önce bir kendi vicdanınızla hesaplaşın. Bizim vicdanımız rahat. ‘Vicdanım rahat, bu ikisi yüzünden bu partinin lekelenmesinden şikayetçi değilim’ diyen varsa rahat uyusun. Gün gelecek vicdanı rahat olmayanlar o ikisinden hesap soracaklar.

Vergi paketi ve emekli maaşları: EYT’linin maaşı 10 bin, kirası 15 bin TL ve başka işte çalışıyor diye işten çıkartılmasını istiyorlar. EYT’lileri çalıştıranlardan ceza kesip, 13 milyar TL gelir elde edecekmiş. 5’li çeteden ise 559 milyon TL vergi ödemeyenlerden alacakmış. Affettiği vergi ise 660 milyar TL’ydi. Biz vergide adaletle ilgili bir kanun teklifi hazırladık.

Emekli maaşının bir asgari ücret olması gerektiğini söyledik, Tayyip Bey buna dertlenmiş. Demiş ki ‘bunların sırtında küfe’ yok. Aslında ben de onu söylüyorum. Ben küfeyi istiyorum. CHP olarak küfeyi istiyoruz. Millet sana küfeyi verdi, ağır geldi. Bırak ben taşıyacağım, ver küfeyi. Küfenin içine emekliyi koyuyorsun ağır geliyor, asgari ücreti koyuyorsun ağır geliyor. Tarım, çay üreticisi beyefendiye ağır geliyor. Fındık, üzüm, narenciye, buğday ağır geliyor. Milletin efendisi denilen çiftçiyi taşıyamıyor, ağır geliyor. Ama 47 tane firmanın vergi borcunu silelim deyince küfeyi taşıyor. Ver o küfeyi ver, biz taşıyalım. Küfelerini taşıyamayanlar çıkarın o küfeyi biz taşıyacağız.”

Paylaşın

İskender İle Darius’un İlk Kez Karşılaştığı Savaş: İssos Muharebesi

Büyük İskender’in ordusu Anadolu ile Suriye arasındaki sınıra yaklaştığında tarih M.Ö. 333 Kasım’ıydı. İskender, Ahameniş kralı III. Darius’un Suriye’nin Sochoi kasabası yakınlarında bir ordu topladığına dair bilgiler almaya başladı.

Haber Merkezi / Büyük İskender, buna karşılık Suriye’ye giden en kolay yol olan İssos’taki kıyı geçidini güvence altına almak için Parmenion komutasında bir kuvvet gönderdi. III. Darius ise, bir ikilemle karşı karşıyaydı. Suriye ovasındaki konumu, ona daha fazla manevra alanı sağlıyordu, ancak, bu büyük orduyu bir arada tutmak pahalıydı ve kış da yaklaşıyordu.

III. Darius için Parmenion’un kuvvetlerine doğrudan saldırmak zordu, çünkü arazi Parmenion’un savunma yapmasına daha elverişliydi. Bu yüzden III. Darius, ordusunu daha dolaylı bir yol üzerinden Parmenion ve İskender’in etrafından yürütmeyi seçti. III. Darius, İskender’in izcileri tarafından görülmesine rağmen yürüyüşü başarılı bir şekilde tamamladı ve ordusunu İskender ve Parmenion’un kuvvetleri arasına yerleştirmeyi başardı.

İssos Muharebesi’nde Büyük İskender’in ordusunun 40 binden fazla olmadığı düşünülüyor, ancak çoğu tahmin 35 bin ile 37 bin arasında. III. Darius’un ordusunun ise 100 bin civarında olduğu tahmin ediliyor.

Her iki ordunun da bir tarafını Issos Körfezi, diğer tarafını ise dağ etekleri koruyordu. Ordular, Pinarus (Deliçay) Nehri tarafından ayrılmıştı. Savaş III. Darius’un hücumuyla başladı, Büyük İskender’in zaferiyle sona erdi. III. Darius’un ordusunun 20 bin ile 40 bin arasında bir kayıp verdiği, buna karşılık Büyük İskender’in ordusunun 5 binin hemen altında bir kayıp verdiği tahmin ediliyor.

III. Darius’un yenilmesiyle birlikte Büyük İskender’in imparatorluğu genişledi ve Doğu Medeniyeti ile Batı Medeniyeti, karşılaşma imkânı elde etti ve medeniyetler tanıştı. Tarihten gelen Doğu – Batı ayrımının temelleri bu savaşa dayanır.

Paylaşın

İYİ Parti’de Bir İstifa Daha!

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlere “hür ve müstakil” giren ve seçimlerde büyük bir hezimet yaşayan İYİ Parti’de Yalvaç Belediye Başkanı Mustafa Kodal, partisinden istifa ettiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Dün de İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ersagun Yücel ve 27. dönem İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, partilerinden istifa ettiklerini açıklamışlardı.

31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nde İYİ Parti’den Isparta Yalvaç Belediye Başkanı seçilen Mustafa Kodal, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Kodal, istifa kararına ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Memleketime ve hemşerilerime hizmet etmek amacıyla girdiğim siyaset yolunda, sizlerin desteğiyle 31 Mart 2024 tarihinde Yalvaç Belediye Başkanlığı görevine seçildim. Göreve başladığımda da ifade ettiğim gibi herkesin belediye başkanı olarak eşit ve tarafsız hizmet etmek maksadıyla parti kimliğimi ve rozetimi bir kenara bırakarak, sadece Yalvaç’ın ve Yalvaçlının menfaatleri doğrultusunda azimle çalışmayı kendimize ilke edindik.

Siyasi inancım gereği, Türk milliyetçiliği fikriyatında önce ülkem ve milletim, sonra şahsım ilkesiyle siyasi partilerin memlekete ve vatandaşa hizmet etmenin bir aracı olarak gördüm, böyle görmeye de devam edeceğim. Aslolan memleketimiz olan kadim şehir Yalvaç’ımızı en iyi noktaya getirecek çalışma gayreti içerisinde, herkes ve her kesimle ortaklaşa, barışık bir biçimde işimize odaklanmaktır. İşimiz de Yalvaç’ımıza ve Yalvaçlımıza hizmet etmektir.

Bu çerçevede, memleketimize ve siz değerli hemşerilerime daha güçlü ve daha faydalı şekilde hizmet verebilmek maksadıyla, bugün itibarıyla seçimlerde çatısı altında yarıştığım ve seçim döneminden bugüne üyesi bulunduğum İYİ Parti’den ayrılmaya karar verdim. Bu kararımın temelinde, şahsi siyasi amaçlar değil, sadece ve sadece Yalvaç’ımızın daha iyi hizmet alması, daha güçlü bir yönetim sürecinin birlikte oluşturulması bulunmaktadır. Kararımı kamuoyuna duyurur, tüm hemşerilerime selam ve saygılarımı sunarım.”

Dün iki üst düzey istifa yaşanmıştı

Dün de İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ersagun Yücel ve 27. dönem İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, partilerinden istifa ettiklerini açıklamışlardı. Ersagun Yücel’in istifasıyla İYİ Parti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) milletvekili sayısı 34’e düşmüştü.

Ersagun Yücel, istifa kararına ilişkin yaptığı açıklamada, “Kurucu liderimiz Sayın Meral Akşener hanımefendinin daveti üzerine katıldığım, kurulmasında ve gelişmesinde emeklerimiz olan ve Kurucu Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili olduğum İYİ Parti’den istifa ettiğimi bildirmek isterim.” ifadelerini kullanmıştı.

Aylin Cesur, istifa kararına ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer vermişti: “Değerli İYİ Parti’liler, bugün itibariyle İYİ Parti üyeliğimi sonlandırmış bulunmaktayım. İYİ Parti üyesi olduğum günden beri birlikte çalıştığım tüm kıymetli İYİ Parti’li arkadaşlarıma, ‘Türkiye daha iyi olsun’ diye yola çıkmış ve ülkemizin demokrasi ve kalkınma mücadelesine katkı sağlamak için bizimle birlikte canla başla çalışmış tüm teşkilat mensuplarına, sevgili gençlerimize, kadınlarımıza ve parti gönüllüsü arkadaşlarıma,

İYİ Parti Kurucu Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’e ve tüm parti kurucularına teşekkürlerimi sunuyor; İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Müsavat Dervişoğlu ve yönetimine, halen görevde olan İYİ Parti teşkilatlarına ve halen görevde olmayan parti mensuplarına başarılar ve esenlikler diliyorum. Kamuoyunun bilgisine sunarım. Saygılarımla…”

Paylaşın