Erdoğan: Türkiye, Yeni Dönemin Forveti Olacak

Yüksek Teknoloji Teşvik Programı Tanıtım Toplantısı’nda konuşan Erdoğan, “Türk ekonomisi çok boyutlu bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Daha doğru bir ifadeyle kabuk değiştiriyor” dedi ve ekledi:

“İş dünyamız şunu çok iyi bilsin; inşallah bu sürecin sonunda ekonomimiz farklı bir lige yükselecek. Gelişmiş ülkeler dahil tüm dünyayı menfi etkileyen sis bulutları dağıldığında Türkiye, yeni dönemin forveti olacak.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Teknoloji Teşvik Programı Tanıtım Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“İmalatla, istihdamla, ticaretle Türkiye ekonomisine katkı veren tüm sanayici ve girişimcilerimizi tebrik ediyorum. Savunma sanayinden otomotive, havacılıktan insansız sistemlere, oldukça geniş bir yelpazede kendi sektörlerinin liderleri olan temsilcilerimize teşekkürlerimizi bizzat ifade ettik.

Yeter ki siz Türkiye’nin üretim kapasitesine güç katın. Bizi sizlerden hiçbir zaman kimse ayıramayacak. Sermaye düşmanlığı, yatırım karşıtlığı yapanlara da asla fırsat vermeyiz. Bugünkü toplantımız, işte bu irademizin yeni bir sembolüdür.

Yüksek teknoloji yatırımlarına küresel bir merkez haline gelmemize öncülük edecek programımızı tanıtmaktan gurur duyuyorum… Özellikle dünyamızın içerisinden geçtiği bu dönüşüm sürecinde atılan bu adımlar, Türkiye’nin geleceği açısından büyük öneme sahiptir.

2. Dünya Savaşı’nın galiplerinin, ekonomik, askeri çıkarlarını korumak amacıyla kurulan mevcut sistem artık miadını doldurmaya başlamıştır… Sadece yakın geçmişteki krizler bile sistemin iflas bayrağını çekmeye başladığını göstermek için yeterlidir.

İşte herhalde ABD’nin kongresinde soykırımcı bir katilin nasıl alkışlandığını tüm dünya izledi… İnsanlığa hizmeti olan alkışlanır. 40 bine yakın insanları katledenleri, temsilciler meclisi alkışlıyor. Dışarıda da onlara karşı tam aksi bir hareket.

7 Ekim’den bu yana çocukların, kadınların katledilmesi izleniyor. Bunların katili olan Netanyahu, ABD’de alkışlanıyor. Hani insan hakları?

Bırakın katliamı durdurmayı, elinde 150 bin insanın kanı olan bir kasabı kongresinde ağırlayan ve ayakta alkışlayan akıl ve vicdan tutulması ile karşı karşıyayız. Lafa gelince tüm dünyaya insan hakları dersi verenler çağımızın Hitler’ini kahraman gibi ağırlarken yüzleri kızarmıyor.

Küresel sistemin kökten sarsıldığı bu kaostan kendi göbeğini kendi kesebilen ülkeler başarıyla çıkabilecek. Onun için tam bağımsız Türkiye hedefi ile Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için her alanda yoğun bir çaba içerisindeyiz.

Ne etrafımızda yaşanan çatışmalar ne de 6 Şubat depremlerinin 104 milyarı bulan faturası bizi yolumuzdan şaşırtmadı. Şartlar ne olursa olsun hedeflerimizden asla kopmadık, kopmuyoruz.

Ülkemizin teknoloji geliştirme kabiliyetinin nişanelerinden olan yerli ve milli elektrikli otomobilimiz Togg yollarda. Yapamazsınız, yapsanız dahi satamazsınız diyenlere rağmen hedefimize ulaştık.

Diğer sektörlere de ilham kaynağı oldu. Ayrıca küresel diğer otomotiv markalarını ve elektrikli araç üreticilerinin yatırımlarını Türkiye’ye kaydırmasını sağladık. BYD ülkemizde üretim tesisi ve Ar-Ge merkezi kuracak Manisa’da. Başka şirketlerle de görüşmelerimiz sürüyor.

Uluslararası doğrudan yatırım stratejisini yakında uygulamaya geçiriyoruz. 2024-2028 yıllarını kapsayan stratejimiz ile yüksek teknoloji odaklı yatırımları daha fazla ülkemize çekmek istiyoruz… Toplam yatırım büyüklüğü 1 trilyon 258 milyar TL’ye ulaşan 238 proje için başvuru yapıldı.

Önümüzdeki dönemde 4 yeni model fabrika daha ekleyerek sayıyı 14’e çıkartacağız… Toplam 750 milyon dolarlık finansmanı sanayicilerimize, kobilerimize ve yeşil teknoloji girişimlerine sunduk.

Ekonomik ve teknolojik bağımsızlığımızı güçlendirecek kritik teknolojileri desteklemeye devam ediyoruz…. Bu yolda biraz daha sabırlı olmamız gerekiyor. Türk ekonomisi çok boyutlu bir dönüşüm sürecinden geçiyor, kabuk değiştiriyor.

Ekonomimiz bu sürecin sonunda farklı bir lige yükselecek. Sis bulutu dağıldığında Türkiye yeni dönemin forveti olacak. Başlıca 4 nitelik arayacağız: Yeni teknolojileri odağa alması, yatırımlar için yeterli ölçek, teknik yeterlilik, teknolojik kazanım.

Proje bazlı yatırım teşvikleri, cazip finansman imkanları sunacağız… 6 çağrıyı kamuoyu ile paylaşıyoruz.

Otomotiv sektörünün gelişimine liderlik etmemizi sağlayacak elektrikli araç çağrısı…. 1 milyon adet üretime çıkmayı hedefleyen teşvik paketini devreye alıyoruz.

Otomotiv sektörümüzün rekabet gücü için batarya çağrımız ile 2030 yılına kadar 80 gigavat saatlik bir üretim inşa ederek megavat saat başına 6 bin dolara kadar hibe desteğini de içeren bir paketi yatırımcıların istifadesine sunuyoruz.

Bir tanesi de çip teknolojileri, yapay zeka başta olmak üzere stratejik önemi giderek artıyor. Bizim de çip tasarlama ve üretme kapasitemizi geliştirmemiz önemli.

Endüstriyel boyutta çip üretme kapasitesi hedefiyle 5 milyar dolarlık bir teşvik paketini de devreye alıyoruz.

Elektrikli araç üretim kapasitemizi yıllık en az 1 milyon adede çıkarmayı öngören 5 milyar dolarlık teşvik paketini devreye alıyoruz.

Yüzde 40’a varan oranda sermaye katkısı ve hibe desteği vermeye hazırız… Güneş hücresi ve paneli, rüzgar türbinleri ve bileşen konusunda iyi bir konumdayız.

Yenilenebilir enerji yatırımları Pazar potansiyelini değerlendirmeyi amaçlıyoruz… Güneş’te 15 gigavatlık bir tesis kapasitesine yönelik toplam 2,5 milyar dolarlık paket.

Rüzgar enerjisinde de yerli bir rüzgar enerjisi markası inşa etmeyi hedefliyoruz. Toplamda 1,7 milyar dolarlık bir kaynak ayırıyoruz… Büyük teknoloji firmalarının Ar-Ge merkezlerini Türkiye’ye taşıyacak bir paketi devreye alıyoruz… Personel giderlerinin yarısını 5 yıl süreyle karşılayacağız.

Togg’un uzun vadede başarısı için kritik öneme sahip firma 10 milyar TL’nin üzerinde Ar-Ge yatırımı ile otonom teknolojilerini Türkiye’de geliştirecek… En az 20 milyar dolarlık özel sektör yatırımını ülkemize kazandırmayı hedefliyoruz.

Açıkladığımız 6 çağrı öncelikli olarak belirlediğimiz alanlar. Bunlara ilaveten 4 başlıkta daha çağrılarımızı çok kısa süre içerisinde kamuoyu ile paylaşacağız. Hit 30 programımızın ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum.”

Paylaşın

Mars’da Yaşamın Olası İzleri Bulundu

NASA’nın Mars keşif aracı Perseverance, Kızıl Gezegen’deki bir kayada eski dönemlere ait olası yaşam izlerini bulmuş olabilir. Araştırma ekibindeki bilim insanları temkinli olmayı sürdürüyorlar. 

NASA ekibinden Kathryn Stack Morgan, incelenen taştaki biyolojik kökeni olabilecek izlere işaret ederek şöyle diyor: Şunu diyoruz “Mars’taki muhtemel bir biyoimzaya sahibiz.”

NASA’nın Perseverance adlı keşif aracından gelen bulgularla çalışan bilim insanları, Mars’ta hayat izi bulduklarını henüz iddia edemese de heyecanlı.

Zira Cheyava Falls adını verdikleri, 60’a 90 santimetre boyutlarındaki kayada, milyarlarca yıl önce Mars’ta yaşamın var olduğunu gösterebilecek izler gördüler. Bu izleri, gezegenin hâlâ sıcak ve sulara sahip olduğu dönemdeki mikroplar yaratmış olabilir.

Bilim insanları fosilleşmiş organizmaya dair bir emare görmese de NASA ekibinden Kathryn Stack Morgan, incelenen taştaki biyolojik kökeni olabilecek izlere işaret ederek şöyle diyor: Şunu diyoruz “Mars’taki muhtemel bir biyoimzaya sahibiz.”

NASA görevinde çalışan bilim insanlarından Kenneth Farley de şu yorumu yapıyor: Şimdiye kadar topladığımız taşlar arasında en ilgi çekicisi. Eğer Dünya’ya getirilebilirse Mars’ta yaşamın hiç görülüp görülmediğine dair soruyu cevaplandırma potansiyeline sahip.

Perseverance, incelediği kayada organik moleküller saptadı. Ayrıca kalsiyum sülfata rastlandı ki akan suyun belirtisi olarak görülüyor. İkisi de hayatın yapıtaşlarının Kızıl Gezegen’de olabileceğini gösteriyor.

Kayadaki leopar desenine benzeyen bir milimetre çapındaki izlerin etrafındaki siyah halkalar da demir fosfat içeriyor. Bu leopar desenine yol açan kimyasal reaksiyonların, mikropların yaşamasını sağlayacak enerjiyi de vermiş olabileceği düşünülüyor.

Perseverence ekibinden Morgan Cable, “Daha önce bu üç şeyi Mars’ta bir arada hiç görmemiştik” diyor.

Bilim insanları, Mars’ın atmosfer, iklim ve akan sulara sahip olduğu dönemde canlı yaşamının olup olmadığını anlamak için bu gezegendeki kayaları inceliyor.

Kızıl Gezegen’deki bu kayanın gelecek yıllarda Dünya’ya getirilerek daha yakından incelenmesi umuluyor. Zira Mars’taki yaşam ihtimaline dair kesin bir şey söylemek için buna ihtiyaç var.

Dr. Kathryn Stack Morgan, “Bence listenin başında bu örnek var” diyerek son keşfin Dünya’ya getirilmesinin önemini vurguluyor.

Ancak örneklerin Mars’tan taşınmasının önünde engeller var. NASA Yöneticisi Bill Nelson, nisanda konuyla ilgili şöyle konuşmuştu: İşin özü şu ki, 11 milyar dolar çok büyük bir maliyet ve 2040’a kadar örnekleri getirememek de kabul edilemeyecek kadar uzun bir süre anlamına geliyor.

NASA örneklerin daha ucuza ve daha hızlı getirilmesi için özel şirketlere başvursa da henüz kayda değer bir sonuç çıkmadı.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Merkez Bankası’ndan Faiz İndirimine Enflasyon Şarttı

Enflasyon düşüş eğilimi göstermedikçe faiz indiriminin gündemde olmadığını belirten Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay, enflasyon beklentilerinin henüz sabitlenmediğini ve beklentilerin hala karamsar bir seyir izlediğini vurguladı.

Ekonomistler enflasyonun 12 ay sonra yüzde 30’a gerileyeceğini öngörürken Merkez Bankası’nın (TCMB) güncel anketinde Temmuz için hanehalkının beklentisi yüzde 72 , firmaların ise yüzde 55 ile piyasanın çok üzerinde yer alıyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay, Reuters haber ajansına ekonomideki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cevdet Akçay,  faiz indirimi döngüsünü şu anda düşünmediklerini, çünkü çok erken gevşemenin enflasyonu yeniden alevlendirebileceğini ve dezenflasyonun eşiğindeki bir ekonominin sıkıntılarını uzatabileceğini söyledi.

Akçay, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kendisini bir yıl önce göreve getirmesinden bu yana verdiği ilk medya röportajında, “Şu aşamada bir faiz indirimi döngüsü düşünülmüyor bile” dedi. Akçay, bunun nedeninin, enflasyonun ekonominin temel sorun olduğu Türkiye’de, erken politika gevşemesi ve “yeniden canlanan enflasyon dinamikleri” riskinin, çok uzun süre bekleme riskinden daha yüksek olduğunu söyledi.

Akçay, “Dolayısıyla şu anda faiz indirimi gündemde değil ve aylık enflasyonun temel eğiliminde uzun vadeli bir düşüş gözlenmeden ve yakından takip ettiğimiz diğer göstergeler de buna eşlik etmeden de söz konusu olmayacak” dedi.

Akçay, aylık enflasyonun ana eğiliminde, enflasyon beklentilerinde ve iç talep dengelenmesinde “kalıcı iyileşmeler” sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunu sürdüreceklerini söyledi: “Her ne kadar şu anda bir faiz indirim döngüsü değerlendirilmiyor olsa da, indirimler başladığı zaman para politikasındaki sıkı duruşun korunacağına dair kuşkuya yer bırakmayacak şekilde sinyal verilerek bu süreç yönetilecektir.”

Piyasa katılımcılarının, firmaların ve hanehalkının enflasyon beklentilerini yakından izlediklerini belirten Akçay, “Maalesef sadece piyasa katılımcılarının beklentileri bu yıl sonu öngörümüze yakınsamaya başladı. Hanehalkı, TCMB’nin ileriye dönük politika yönlendirmelerine karşı nispeten daha az duyarlı ve manşet enflasyonda belirgin düşüş eğilimi görene kadar karamsar tarafta kalmayı tercih etmekte” dedi.

Ekonomistler enflasyonun 12 ay sonra yüzde 30’a gerileyeceğini öngörürken TCMB’nin güncel anketinde Temmuz için hanehalkının beklentisi yüzde 72 , firmaların ise yüzde 55 ile piyasanın çok üzerinde yer alıyor.

“Fiyat belirleyici role sahip olmaları nedeniyle özellikle firmaların enflasyon beklentilerinin, Merkez Bankası tahmin aralığına yakınsaması enflasyonu düşürmek için gereken ekonomik yavaşlamanın dozu üzerinde belirgin bir etkiye sahip” diyen Akçay, “Firmaların fiyatlama ve bütçe süreçlerinde, TCMB’nin tahminleri ne kadar çok gösterge olarak kullanılırsa, enflasyon hedeflerimize ulaşmanın üretim ve istihdam üzerindeki maliyeti o kadar az olur” ifadelerini kullandı.

Akçay, “Beklentiler sıkı duruşumuza ne kadar duyarsız ve tepkisiz kalırsa, dezenflasyon politikasının üretim ve istihdam açısından maliyeti de o kadar yüksek olacaktır” dedi.

“Enflasyon, Temmuz’da beklentilerden yüksek gerçekleşebilir”

Haziran ayında aylık enflasyonun ana eğiliminin yaklaşık yüzde 2’ye düştüğünü belirten Akçay, vergi ve yönetilen fiyatlardaki ayarlamaların Temmuz’da aylık enflasyona 1,5 puan ilave katkı yapacağını söyledi ve şöyle devam etti: “Bu da, Temmuz ayında piyasa katılımcıları tarafından beklenen enflasyondan daha yüksek bir gerçekleşme olması ihtimalini artırıyor.”

TCMB’nin piyasa katılımcıları anketindeki Temmuz ayı TÜFE beklentisi yüzde 2,77 seviyesinde ancak bazı ekonomistler bu ay TÜFE’nin yüzde 3,5-4 arasına yükselebileceğini öngörüyorlar.

Akçay önümüzdeki dönemde de, aylık enflasyonda her iki yönlü “sürpriz” yaşanabileceğini ancak bu ana eğilimde bir değişiklik yaratmadığı sürece bunun ani bir tepki verilmesini “gerektirmeyeceğini” söyledi.

Rezervlerdeki iyileşme ve TL mevduata artan talebin, kur korumalı mevduattan çıkışı hızlandırma konusunda “güven artırdığını” söyleyen Akçay, “Rezerv biriktirme sürecimiz, yabancı girişlerinin güçlü ve dalgalı olduğu bir ortamda düz bir çizgide ilerlemiyor” dedi. Akçay, TCMB’nin günlük olarak “teyakkuzda olduğu” bir koridor politikası uygulamadığını ifade etti.

Akçay bankalarla gerçekleştirilen swapları sonlandırarak aktarım mekanizmasının işlevselliğini artırdıklarına da dikkat çekti ve şöyle dedi: “Kredi büyümesi kısıtları, biz para politikasındaki sıkı duruş ile enflasyon beklentilerini çıpalarken, aşırı kredi büyümesi önünde sigorta işlevi görüyor.”

“Temel politika aracımız politika faizidir” diyen Akçay, yapısı gereği tamamlayıcı nitelikte olan makroihtiyati tedbirlerin avantajının ise “anlık etki” olduğunu belirtti. Akçay “para politikasının yerini almış bankacılık sistemi regülasyonları”nın azaltıldığı ve sadeleştirildiğini de belirtti.

Paylaşın

Avrupa Ligi: Trabzonspor Avantajı Kaptı

UEFA Avrupa Ligi 2. Ön Eleme Turu ilk maçında Trabzonspor ile Ruzomberok, karşı karşıya geldi. Karşılaşmadan 2 – 0 galip ayrılan Trabzonspor, tur için avantajı kaptı.

Haber Merkezi / Hakem Bastian Dankert’in yönettiği karşılaşmada, Trabzonspor’a galibiyeti getiren golleri, 39. dakikada Trezeguet ve 90+1. dakikada Cihan kaydetti.

Rövanş karşılaşması 1 Ağustos Perşembe günü Trabzon’da oynayacak. Trabzonspor’a tur için her türlü galibiyet ve beraberlik yeterli olacak.

39. dakikada sağ taraftan aldığı topla ceza sahasına giren Visca’nın içeri çevirdiği topu, altıpas üzerinde tamamlayan Trezeguet, meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu: 0-1.

90+1. dakikada sağ taç çizgisine yakın bölgede rakiplerinden sıyrılan Cihan Çanak, ceza sahası dışı sağ çaprazından düzgün bir vuruşla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi: 0-2.

Stat: MFK Ruzomberok

Hakemler: Bastian Dankert, Lasse Koslowski, Rene Rohde.

Ruzomberok: Fruhwald, Gabriel, Maly, Mojzis (Boda dk. 56), Gomola (Domonkos dk. 74), Luteran, Lavrincik (Timotej Mudry dk. 74), Tucny, Hladik (Kelemen dk. 82) Chobot (Gerec dk. 46), Chrien.

Trabzonspor: Uğurcan, Ozan, Mendy, Denswil, Eren, Lundstram, Umut Güneş (Cihan Çanak dk. 67), Visca (Nwakaeme dk. 87), Bardhi (Baniya dk. 80), Trezeguet (Orsic dk. 80), Dragus (Enis Destan dk. 67).

Goller: Trezeguet (dk. 39), Cihan Çanak (dk. 90+1) (Trabzonspor).

Paylaşın

MGK’dan Dokuz Maddelik Bildiri: Suriye Vurgusu

Milli Güvenlik Kurulu (MGK), toplantısı sonrası yapılan açıklamada, “Terörle mücadelede artan gayretlerimizin, bölge ülkelerinin samimi iş birliği ile müşterek güvenlik meselelerinin çözümüne sağlam bir zemin teşkil ederek komşularımız Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve refahına kalıcı katkıda bulunacağına işaret edilmiştir” ifadelerine yer verildi.

Haber Merkezi / Açıklamanın devamında, “Meselelerin çözüme kavuşturulması sürecinde, Suriye’de tüm tarafları kapsayan gerçek bir toplumsal mutabakata ulaşılmasına yönelik desteğin sürdürüleceği ve nifak girişimleri ile iki halkın kadim dostluğunu hedef alan kışkırtmalara müsaade edilmeyeceği vurgulanmış; Suriye topraklarının bölücü terörden arındırılmasının, öncelikle Suriye’nin menfaatlerini ve bekasını teminat altına alacağının altı çizilmiştir” denildi.

Milli Güvenlik Kurulu (MGK) AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. 2 saat 45 dakika süren toplantının ardından 9 maddelik bildiri yayınlandı. Bildiride şu ifadelere yer verildi:

“1. PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere millî birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla gerçekleştirilen operasyonlar ile son dönemde meydana gelen uluslararası gelişmeler hakkında kurula bilgi sunulmuştur.

2. 15 Temmuz ihanetinin faili FETÖ ile mücadelede gelinen aşama ve önümüzdeki süreçte atılacak adımlar değerlendirilmiş; Türkiye’ye hasım odakların güdümünde her türlü menfur eyleme tevessül eden ve mağduriyet kisvesiyle kendisini aklamaya çalışan terör örgütünün tamamen çökertilmesine yönelik sarsılmaz kararlılık vurgulanmıştır.

3. Terörle mücadelede artan gayretlerimizin, bölge ülkelerinin samimi iş birliği ile müşterek güvenlik meselelerinin çözümüne sağlam bir zemin teşkil ederek komşularımız Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve refahına kalıcı katkıda bulunacağına işaret edilmiştir.

4. Meselelerin çözüme kavuşturulması sürecinde, Suriye’de tüm tarafları kapsayan gerçek bir toplumsal mutabakata ulaşılmasına yönelik desteğin sürdürüleceği ve nifak girişimleri ile iki halkın kadim dostluğunu hedef alan kışkırtmalara müsaade edilmeyeceği vurgulanmış; Suriye topraklarının bölücü terörden arındırılmasının, öncelikle Suriye’nin menfaatlerini ve bekasını teminat altına alacağının altı çizilmiştir.

5. Uluslararası toplumun artan tepkisine rağmen gerçekleştirdiği katliamlarla hiçbir hukuk kuralı ve insani değerle ilişkisi kalmadığını açıkça ilan eden İsrail yönetiminin gecikmeksizin durdurulması gerektiği belirtilmiş; aksi hâlde, önce mücavir alanlara müteakiben tüm bölgeye yayılacak bir şiddet sarmalının tetiklenebileceği tekrar hatırlatılmıştır.

6. Türkiye’nin uluslararası antlaşmalar çerçevesinde ve garantör ülke sıfatıyla icra ettiği Kıbrıs Barış Harekâtı sayesinde, yarım asırdır Ada’nın tamamında hâkim kılınan barış, huzur ve güven ortamının; harekâtın meşruiyetini ve başarısını tarih önünde tartışmasız bir şekilde teyit ettiği kaydedilmiştir.

Millî davamız olan Kıbrıs meselesinin, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü temelinde iki devletli çözüm esasına göre neticelenmesi ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası toplumun eşit bir üyesi olarak tanınması istikametindeki kararlı tutumumuzun muhafaza edileceği vurgulanmıştır.

7. Ege ve Akdeniz’deki meselelerde diyaloğa öncelik veren ve yapıcı yaklaşımımızın istismarına fırsat verilmeyeceği belirtilmiş; hak, alaka ve menfaatlerimizin müdaafasına yönelik tavizsiz uygulamaların sürdürüleceği ifade edilmiştir.

8. Ukrayna’daki savaşa ilişkin gelişmeler ve son dönemdeki diplomatik çabalar ele alınmış; savaşın daha fazla tırmanmadan ve bölgeye yayılmadan adil ve kalıcı bir barışın tesisine yönelik çok taraflı samimi gayretlerin artırılmasına ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir.

9. Somali, Libya, Sudan ve Nijer başta olmak üzere Türkiye ile Afrika ülkeleri arasında uzun vadeli bir yaklaşımla geliştirilen ilişkiler değerlendirilmiş; Türkiye’nin, güven ve istikrarın tesisi hususunda üzerine düşen sorumluluğun gereklerini yerine getirerek kardeş Afrika halklarının huzur ve refahına katkıda bulunmaya devam edeceği kaydedilmiştir.”

Paylaşın

Avrupa’da Erkekler Kadınlardan Dört Kat Daha Fazla Alkol Alıyor

DSÖ, ortalama 14,9 litre saf alkol ile Avrupa’daki erkeklerin alkol tüketiminin kadınlardan yaklaşık dört kat daha fazla olduğu ortaya koydu. Kadınların ortalaması yılda 4 litre civarında.

DSÖ’ye göre Avrupa’dan sonra dünyada en çok alkol tüketilen bölge, kişi başına ortalama 7,5 litre ile Amerika kıtası.

DSÖ’nün elindeki rakamlara göre dünya genelinde her yıl 2,6 milyon insan alkol tüketimine bağlı nedenlerden dolayı hayatını kaybediyor. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, ölüm vakası sayısının geçen yıllarda biraz azalmış olsa da, hala “kabul edilemeyecek derecede yüksek” olduğunu ifade etti.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Birimi, Türkiye’yi de kapsayan Avrupa bölgesinin dünyada alkol tüketiminde birinci sırada geldiğini bildirdi. 2019 yılı verilerinden derlenen rapora göre Avrupa’da kişi başı ortalama 9,2 litre saf alkol tüketiliyor.

DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge’nin özel danışmanı Gauden Galea, Avrupa’nın bu “pek imrenilmeyecek rekoru” elinde tutmaya devam ettiğini ve Avrupalıların alkol tüketimi alışkanlıklarında son 10 yılda bir değişiklik görülmediğini belirtti. Galea, alkolün sadece tüketen kişiler için ağır bir sağlık sorunu riski olmakla kalmadığını, aynı zamanda ev içi şiddet ve ailelerin parçalanması gibi yakın çevreye de zarar verebildiğini vurguladı.

DSÖ raporunda, Avrupa bölgesinde alkol tüketimini 2025 yılında, 2010’a kıyasla yüzde 10 azaltma hedefine de işaret edilerek bu hedefe ulaşma yolunda 53 ülkeden sadece 12’sinin elle tutulur ilerleme kaydettiği belirtildi. Avrupa bölgesinde 2025 hedefine bir nebze yaklaşılmasını sağlayan en büyük etken ise Türkiye, Rusya ve Ukrayna gibi bazı kalabalık nüfuslu ülkelerde alkol tüketiminin daha az olması. Raporda, Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde ise on yılı aşkın süredir kayda değer bir iyileşme kaydedilmediğine işaret edildi.

DSÖ’nün raporu, yılda ortalama 14,9 litre saf alkol ile Avrupa’daki erkeklerin alkol tüketiminin kadınlardan yaklaşık dört kat daha fazla olduğunu da ortaya koyuyor. Kadınların ortalaması yılda 4 litre civarında.

Alkol tüketiminden kaynaklanan sağlık sorunları ile ilgili veriler de çarpıcı. Avrupa’da her 10 yetişkinden biri, kalp-damar rahatsızlığı, diyabet, kronik solunum yolu hastalığı ya da kanser gibi alkole bağlı sağlık sıkıntıları yaşıyor. Yetişkinler arasında alkol bağımlılarının oranı ise yüzde 6. Ayrıca günde ortalama 2 bin 200, senede ise yaklaşık 800 bin vaka ile alkol tüketimi Avrupa’da en yaygın ölüm sebeplerinden biri.

DSÖ, yayınladığı rakamlarla ilgili değerlendirmesinde, Avrupa devletlerine alkollü içeceklere uygulanan vergilerin artırılması, bu içeceklerin pazarlanmasına kapsamlı kısıtlamalar getirilmesi ve alkollü içeceklere erişimin sınırlanması çağrısında bulundu.

DSÖ raporuna göre Avrupa’dan sonra dünyada en çok alkol tüketilen bölge, kişi başına ortalama 7,5 litre ile Amerika kıtası.

Örgütün elindeki rakamlara göre dünya genelinde her yıl 2,6 milyon insan alkol tüketimine bağlı nedenlerden dolayı hayatını kaybediyor. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, ölüm vakası sayısının geçen yıllarda biraz azalmış olsa da, hala “kabul edilemeyecek derecede yüksek” olduğunu ifade etti.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Merkez Bankası Rezervlerinde Ilımlı Yükseliş

19 temmuz ile biten haftada Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt rezervleri 153,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankanın bir önceki hafta brüt rezervleri 153,8 milyar dolar düzeyindeydi.

Haber Merkezi / Aynı hafta Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 60,9 milyar lira düştü. Böylelikle kur korumalı mevduatlar zirveyi gördükten sonra 1,88 trilyon liraya geriledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 19 temmuz ile biten haftaya ilişkin para ve banka istatistiklerini yayınladı. Açıklanan verilere göre, 153,8 milyar dolar olan brüt rezervler 153,9 milyar dolara çıktı.

Net rezervler ise 47,7 milyar dolardan 48,2 milyar dolar düzeyine yükseldi. Swap hariç net rezervler de 22,9 milyar dolara çıktı. Bir önceki hafta swap hariç net rezervler 22,2 milyar dolar olarak gerçekleşmişti.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre 19 temmuz haftası itibariyle kur korumalı mevduatlar 60,9 milyar TL düştü. Böylelikle kur korumalı mevduatlar zirveyi gördükten sonra 1,88 trilyon liraya geriledi.

Aynı hafta bankacılık sektörün kredi hacmi 13 trilyon 957 milyar 58 milyon liradan 13 trilyon 915 milyar 501 milyon liraya geriledi. Sektörde toplam mevduat ise bankalar arası dahil, geçen hafta 74 milyar 128 milyon lira artarak 16 trilyon 747 milyar 35 milyon liraya çıktı.

Tüketici kredilerinin tutarı, 19 Temmuz itibarıyla 11 milyar 431 milyon lira düşüşle 1 trilyon 729 milyar 272 milyon liraya geriledi. Söz konusu tutarın 448 milyar 389 milyon lirası konut, 87 milyar 406 milyon lirası taşıt ve 1 trilyon 193 milyar 477 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

Bu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 13 milyar 736 milyon lira artarak 1 trilyon 734 milyar 887 milyon liraya çıktı.

Bankaların bireysel kredi kartı alacakları da yüzde 1,6 azalışla 1 trilyon 461 milyar 786 milyon liraya düştü. Bireysel kredi kartı alacaklarının 518 milyar 404 milyon lirasını taksitli, 943 milyar 381 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.

Paylaşın

Özel’den Erdoğan’a: İktidarı Alacağız

Özgür Özel, Recep Tayyip Erdoğan’ın belediyelerin SGK’ya olan borçlarının tahsili için verdiği talimat üzerine, “Bakın Türkiye’de SGK’ya belediyelerin toplam borcu 14 milyar 699 lira. En borçlu belediyeler AKP’den yeni devraldığımız belediyeler” dedi ve ekledi:

“En borçlusu Bursa Büyükşehir, sonra Sakarya, sonra Ordu, sonra Balıkesir, sonra Denizli. Bakın en borçlu 5 belediye, 5’i de AKP’den aldığımız belediyeler. Şimdi kendi ödemediği parayı bizden kesmeye kalkıyorlar. Bu sayede çöpler toplanamasın istiyorlar. İstiyor ki toplu taşıma aksasın. Şunu söyleyelim, köpürsen de neye başvurursan başvur bir yolunu bulacağız bu hizmeti yapacağız, milletin gönlünü fethedeceğiz ve o iktidarı senin elinden alacağız!”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir’de halka seslendi. Konuşmasına siyanür şirketine direnen vatandaşlara değinerek başlayan Özel, “Anadolu’da 300 metreden, 400 metreden derin kuyu dalgıç pompalarıyla su çıkarılırken birçok yerden, maalesef bu suya birileri göz dikti. Oraya altın madeni ruhsatı verdiler. Türkmendağı’ndaki İvrindi ve Altıeylül ilçeleri sınırında kalan 16 köy tehdit altında. Maalesef bir kilometre uzunluğunda, 170 metre derinliğinde iki tane siyanür havuzu yapıyorlar” ifadelerini kullandı.

Özel, Erdoğan’ın “Belediyeleriniz Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan birikmiş borçlarını ödesin. Öyle 25 kuruşa simit yok” ifadelerine yanıt verdi. Erdoğan’ın, “SGK’ya çok borçlu, borçlarını ödesinler. Öyle 25 kuruşa simit yok” dediğini anımsatan Özel, “Tam buradan başlayayım. Sayın Erdoğan doğru söylüyor. Bugün 25 kuruşa simit yok, simit 10 lira… Ama sen iktidara geldiğinde simit 25 kuruştu, sen yaptın 10 lira!” diye konuştu.

Özel, şöyle devam etti: “Hazımsızlık şu; belediyeler hizmet etmek istiyor, işte Ahmet… Bu kadar borca rağmen içi içine sığmıyor. Para bulmaya, kaynak bulmaya çalışıyoruz. Dünyanın öbür ucundan kaynak buluyoruz, fon buluyoruz ama imza atmıyorlar. Niye? Hizmet ederiz de millet CHP’nin geldiğinde ne iyi işler yaptığını görmesin diye! Kentsel dönüşüme para buluyoruz, imza atmıyor. Deprem olacak, insanlar ölecek, orada bile siyaset yapıyorlar.

Erdoğan’a tepki gösteren Özel, şunları kaydetti: “Önünde dünya kadar dosya var. Kentsel dönüşüm için, toplu taşıma için, temiz su için, çevre için ama imzaları atmayarak Türkiye’ye dışarıdan bulduğumuz kaynağı belediyelerimize kullandırtmıyor. Şimdi de gelmiş, geçmişten bugüne AK Parti’den aldığımız belediyelerde bilhassa SGK ve Vergi Dairesi’ne inanılmaz borçlar var. Zamanında parayı yatırmamış, SGK’nın parasıyla burada belediyecilik yapmış ona rağmen kazanmışız…

Şimdi diyor ki, AK Parti döneminde ödenmeyen parayı, MHP döneminde ödenmeyen parayı bir seferde, faiziyle senin paralarından keseceğim. Bunun tek amacı var; belediye başkanlarımızın elini kolunu bağlamak, hizmeti aksatmak, bunun üzerinden ucuz siyaset yapmak… Öyle belediyeleri zora sokarak, halkın hizmetini aksatarak CHP’yi yıpratacağını düşünüyorsan aldanıyorsun. Millet arkamızda. Bunu millet görüyor, sana bunun hesabını ilk sandıkta soracak. Bakın Türkiye’de SGK’ya belediyelerin toplam borcu 14 milyar 699 lira.

En borçlu belediyeler AKP’den yeni devraldığımız belediyeler. En borçlusu Bursa Büyükşehir, sonra Sakarya, sonra Ordu, sonra Balıkesir, sonra Denizli. Bakın en borçlu 5 belediye, 5’i de AKP’den aldığımız belediyeler. Şimdi kendi ödemediği parayı bizden kesmeye kalkıyorlar. Bu sayede çöpler toplanamasın istiyorlar. İstiyor ki toplu taşıma aksasın. Şunu söyleyelim, köpürsen de neye başvurursan başvur bir yolunu bulacağız bu hizmeti yapacağız, milletin gönlünü fethedeceğiz ve o iktidarı senin elinden alacağız!”

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduatta Altı Ayın En Sert Düşüşü

19 temmuz ile biten haftada Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 60,9 milyar lira düştü. Böylelikle kur korumalı mevduatlar zirveyi gördükten sonra 1,88 trilyon liraya geriledi.

Haber Merkezi / Aynı hafta Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt rezervleri 153,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankanın bir önceki hafta brüt rezervleri 153,8 milyar dolar düzeyindeydi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre 19 temmuz haftası itibariyle kur korumalı mevduatlar 60,9 milyar TL düştü. Böylelikle kur korumalı mevduatlar zirveyi gördükten sonra 1,88 trilyon liraya geriledi.

Aynı hafta bankacılık sektörün kredi hacmi 13 trilyon 957 milyar 58 milyon liradan 13 trilyon 915 milyar 501 milyon liraya geriledi. Sektörde toplam mevduat ise bankalar arası dahil, geçen hafta 74 milyar 128 milyon lira artarak 16 trilyon 747 milyar 35 milyon liraya çıktı.

Tüketici kredilerinin tutarı, 19 Temmuz itibarıyla 11 milyar 431 milyon lira düşüşle 1 trilyon 729 milyar 272 milyon liraya geriledi. Söz konusu tutarın 448 milyar 389 milyon lirası konut, 87 milyar 406 milyon lirası taşıt ve 1 trilyon 193 milyar 477 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

Bu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 13 milyar 736 milyon lira artarak 1 trilyon 734 milyar 887 milyon liraya çıktı.

Bankaların bireysel kredi kartı alacakları da yüzde 1,6 azalışla 1 trilyon 461 milyar 786 milyon liraya düştü. Bireysel kredi kartı alacaklarının 518 milyar 404 milyon lirasını taksitli, 943 milyar 381 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 19 temmuz ile biten haftaya ilişkin para ve banka istatistiklerini yayınladı. Açıklanan verilere göre, 153,8 milyar dolar olan brüt rezervler 153,9 milyar dolara çıktı.

Net rezervler ise 47,7 milyar dolardan 48,2 milyar dolar düzeyine yükseldi. Swap hariç net rezervler de 22,9 milyar dolara çıktı. Bir önceki hafta swap hariç net rezervler 22,2 milyar dolar olarak gerçekleşmişti.

Paylaşın

Konferans Ligi: Başakşehir’den Gol Yağmuru

UEFA Konferans Ligi 2. eleme turu ilk maçında Başakşehir ile La Fiorita, Başakşehir Fatih Terim Stadı’nda karşı karşıya geldi. Başakşehir, sahadan 6 – 1 galip ayrılarak tur kapısını araladı.

Haber Merkezi / Hakem Milos Boskovic’in yönettiği karşılaşmada Başakşehir’e galibiyeti getiren golleri, 5. dakikada Berkay Özcan, 13. dakikada Davidson, 29. ve 49. dakikada Figueiredo, 43. dakikada Kemen, 71. dakikada Piatek, La Fiorita’nın tek golünü ise 58. dakikada Greco kaydetti.

Karşılaşmanın rövanşı 1 Ağustos’ta San Marino’da oynanacak. Turu geçen ekip, 3. eleme turunda Iberia Tiflis (Gürcistan)-Partizani (Arnavutluk) eşleşmesinin galibiyle karşılaşacak.

Goller

5. dakikada ceza sahası içi sağ tarafında topla buluşan Kemen, kale önüne çevirdiği topa Berkay Özcan’ın yakın mesafeden yaptığı vuruşta meşin yuvarlak ağlara gitti. 1-0

13. dakikada kaleci Muhammed Şengezer’in savunmanın arkasına attığı uzun pasta topla buluşan Davidson, ceza sahasına girip yaptığı vuruşta meşin yuvarlağı filelere gönderdi. 2-0

29. dakikada Duarte’nin savunmanın arkasına attığı uzun pasta Figuerido, ceza sahası için sağ tarafından yaptığı vuruşta kaleci Vivan’ın üstünden meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu. 3-0

43. dakikada sol taraftan topla birlikte ceza sahasına giren Pelkas’ın içeri çevirdiği topa kalecinin müdahalesi yeterli olmadı ve çizgi üzerinde Kemen’in vuruşuyla meşin yuvarlak ağlara gitti. 4-0

49. dakikada Pelkas’ın pasında topla buluşan Figueiredo, penaltı noktasının gerisinde yaptığı vuruşta meşin yuvarlak kalecinin solundan ağlara gitti. 5-0

58. dakikada Başakşehir savunmasının arkasına atılan topa hareketlenen Greco, ceza sahasında sol çaprazdan şutunu çekti, meşin yuvarlak köşeden ağlara gitti. 5-1.

71. dakikada çalımlarla ilerleyen Serdar Gürler, rakip ceza sahası önünde uygun pozisyonda olan Piatek’e pasını attı. Topu düzelten Piatek, ayak içiyle meşin yuvarlağı köşeden ağlarla buluşturdu. 6-1.

Stat: Başakşehir Fatih Terim

Hakemler: Milos Boskovic, Nikola Radulovic, Vladislav Radenovic (Karadağ)

RAMS Başakşehir: Muhammed Şengezer, Kemen, Duarte, Opoku (Dk. 46 Hamza Güreler), Ömer Ali Şahiner, Onur Ergün, Deniz Türüç, Berkay Özcan (Dk. 76 Aleksic), Pelkas (Dk. 61 Djalo), Davidson (Dk. 61 Serdar Gürler), Figueiredo (Dk. 61 Piatek)

La Fiorita: Vivan, Marco Mazzotti, Pezzi, Scipioni, Greco, Cicarelli (Dk. 65 Toccaceli), Nicola Mazzotti, Guerri (Dk. 81 Portaccio), Modugna (Dk. 46 Olcese), Semprini (Dk. 81 Semeraro), Casolla (Dk. 70 Felipe)

Goller: Dk. 5 Berkay Özcan, Dk. 13 Davidson, Dk. 29 ve Dk. 49 Figueiredo, Dk. 43 Kemen, Dk. 71 Piatek (RAMS Başakşehir), Dk. 58 Greco (La Fiorita)

Paylaşın