Galatasaray, Süper Lig’de 2’de 2 Yaptı

Süper Lig 2. hafta açılış maçında Konyaspor ile Galatasaray, Konya Şehir Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Sahadan 2 – 1 galip ayrılan Galatasaray, Süper Lig’de 2’de 2 yaptı.

Haber Merkezi / Hakemler: Direnç Tonusluoğlu’nun yönettiği karşılaşmada 41. dakikada Kerem Aktürkoğlu ve 59. dakikada Barış Alper Yılmaz, Konyaspor’un tek golünü 45. dakikada Oğulcan Ülgün kaydetti.

Galatasaray, bu sonuçla puanını 6’ya çıkardı. Konyaspor ise 3 puanda kaldı.

41. dakikada Barış Alper Yılmaz’ın pasına hareketlenen Icardi’nin ceza sahası içerisinden yerden pasında topla buluşan Kerem Aktürkoğlu, meşin yuvarlağı filelere gönderdi (0-1). 45. dakikada sol kanatta topla buluşan Yusuf Erdoğan’ın yerden pasında Oğulcan Ülgün, topu ağlarla buluşturdu (1-1).

59. dakikada Kerem Aktürkoğlu’nun kafayla ceza sahasına indirdiği topla buluşan Barış Alper Yılmaz’ın şutunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu (1-2).

Stat: Konya

Hakemler: Direnç Tonusluoğlu, Caner Özaral, Gökhan Bilir

Konyaspor: Slowik, Uğurcan Yazğılı, Jevtovic, Adil Demirbağ, Guilherme, Oğulcan Ülgün (Emrehan Gedikli dk. 87), Ndao (Prip dk. 71), Aleksic (Melih İbrahimoğlu dk. 77), Pedrinho, Yusuf Erdoğan (Cikalleshi dk. 77), Umut Nayir.

Galatasaray: Fernando Muslera, Kaan Ayhan, Nelsson, Abdülkerim Bardakcı, Leo Dubois (Berkan Kutlu dk. 89), Torreira, Gabriel Sara (Kerem Demirbay dk. 65), Barış Alper Yılmaz (Yunus Akgün dk. 89), Mertens (Batshuayi dk. 83), Kerem Aktürkoğlu (Jelert dk. 83), Icardi.

Goller: Kerem Aktürkoğlu (dk. 41), Barış Alper Yılmaz (dk. 59), (Galatasaray), Oğulcan Ülgün (dk. 44) (Konyaspor).

Paylaşın

TBMM, AYM’nin Can Atalay Kararını Yok Saydı

TİP’ten Hatay milletvekili seçildiği halde cezaevinden tahliye edilmeyen Can Atalay hakkındaki AYM kararlarının uygulanmamasıyla ilgili TBMM’de genel görüşme yapılması önerisi oy çokluğuyla reddedildi.

Haber Merkezi / Önergelerin kabul edilmemesinin ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, birleşimi 1 Ekim Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere kapattı.

Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Hatay milletvekili seçildiği halde cezaevinden tahliye edilmeyen Can Atalay hakkındaki Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanmamasıyla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda genel görüşme önergesinin ön görüşmeleri partilerin grup konuşmalarıyla tamamlandı.

Konuşmalarından ardından genel görüşme yapılıp yapılmayacağına ilişkin oylamaya geçildi. Genel görüşme açılması talebi oy çokluğuyla reddedildi.

Olağanüstü toplantı gündeminin tamamlanması sonrasında CHP’nin, TBMM’nin çalışmalarına devam etmesine ilişkin önergesi oylamaya sunuldu. Bu önerge de kabul edilmedi. Önergelerin kabul edilmemesinin ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, birleşimi 1 Ekim Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere kapattı.

TBMM’deki kavgaya siyasilerden tepkiler

Can Atalay için düzenlenen oturumda, TİP Milletvekili Ahmet Şık’a AK Partili milletvekillerin saldırmasıyla başlayan ve ardından çıkan büyük arbedede Şık’ın yanı sıra CHP Milletvekili Okan Konuralp ile DEM Partili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in yaralanmasına neden olan kavga kamuoyunda büyük tepki çekti.

Yaşanan söz konusu kavga sosyal medyada gündemin ana maddelerinden biri olurken çok sayıda siyasi de paylaştıkları mesajla tepkilerini dile getirdi.

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, sosyal medya hesabından “Halk milletvekiline, memleket özgürlüğe kavuşacak!” ifadesi ile yayınladığı mesajda, “AKP-MHP iktidarının hukuk tanımazlığı bugün alçakça bir zorbalığa dönüşmüştür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanlarından, Cumhurbaşkanlığı Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi Ahmet Selim Köroğlu da sosyal medya hesabından bulunduğu paylaşımda, “Burası Tbmm dingonun ahırı değil,hakaret edersen cevabınıda alırsın. Osman Kavala,Selahattin Demirtaş ve Can Atalay teröristtir” ifadelerini kullandı.

TBMM’deki kavgaya sosyal medya hesabı üzerinden tepki veren siyasilerden biri de DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan oldu. Babacan mesajında, “Anayasayı tanımadınız, millet iradesini yok saydınız, her gün ekranlardan öfke saçtınız. Sonuç ortada: Bugün Gazi Meclisimizde kan aktı” diyerek, “Bu memleketi bu hale getirmeye kimsenin hakkı yok” ifadesini kullandı.

Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da sosyal medya hesabından bir açıklama yayınladı. “Verin 400 vekili bu iş sulh içinde çözülsün” cümlesini ve sonrasında patlayan bombaları, ölen insanlarımızı hatırlayın ve asla unutmayın..! Her şey bu cümlede saklı” diyen Kemal Kılıçdaroğlu “Bugün Türkiye’de en dokunulamaz yere dokundular. Milletin oylarıyla seçilmiş vekile konuşması sırasında, dokunulamayacak en kutsal alanda Kalleşçe arkadan saldırdılar… Millet iradesinin tecelligahına, Milletvekilinin kanı bulaştı. Milletin kanına ve canına saldırmaktır bu. Dayanışmayı ve mücadele ruhunu diri tutmak Zorundayız…” ifadelerini kullandı.

Yaşanan kavgayı TBMM Meclis İdari Amiri, AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan’ın başlatmasını sert bir dille eleştiren CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Normal koşullarda vesayet altına alınması gereken insanlar TBMM’de milletvekilliği yapıyor. Bu şiddeti dışarıda uygulasa ceza alır, uzaklaştırma alır ama Meclis’te idari amirliği yapıyor” dedi.

“Görüntülerin tasvip edilemeyeceğini” ifade eden İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan ise Ahmet Şık’ın ilk konuşmacı olarak kürsüye gelmesini eleştirdi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, verilen uzun araların ardından Can Atalay ile ilgili görüşmelerin devamı için Genel Kurul’u akşam saatlerinde yeniden açtı. Partileri temiz bir dil kullanmaya ve temiz davranış göstermeye davet eden Kurtulmuş, Ahmet Şık’a kürsüde kullandığı sözler, Alpay Özalan’a ise fiili saldırısı nedeniyle kınama cezalarını oylattı. Her iki kınama cezası oylama sonunda kabul edildi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Aziz milletimizin sorunlarına çözüm beklediği TBMM’de dökülen kan, milli iradeye gölge düşürmüş ve ülkemizin demokrasi kültürüne kara bir leke olarak geçmiştir” ifadelerini kullandı.

TBMM’nin hukukun olmadığı bir yere dönüştürüldüğünü belirten Karamollaoğlu, “Sundukları fikir ve önerilerle millete örnek olması gerekenlerin meclis çatısı altında şiddete tevessül etmesinin izahı yoktur. TBMM’yi hukukun, demokrasi kültürünün ve sağduyunun olmadığı bir yere dönüştürmek, ne yazık ki günümüz Türkiye’sinin bir özetidir. Bu anlayışı kınıyorum” dedi.

Meclis’te kavga nasıl başladı?

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından toplantıyı yönetmekle görevlendirilen TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ ilk sözü Türkiye İşçi Partisi adına İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’a verdi.

Şık, sözlerine, “Bir tespitle başlayacağım. Sizde hiç utanma yok. Zerre miskal, utanmanız yok, haysiyetiniz yok. O yüzden burada usulü konuşmaya da gerek yok” dedi. O sırada bazı AK Parti milletvekillerinin parmak sallaması ve “şerefsiz” demesi üzerine TİP milletvekili “Hakikat her zaman acıtır, o parmağını kırarız, sensin şerefsiz” yanıtı verdi.

Bu sırada AK Partili milletvekilleri kürsünün etrafını kuşattı, küçük çaplı itiş kakış yaşandı. Gerilimin artması üzerine TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ oturuma ara verdi.

10 dakikalık aradan sonra yeniden kürsüye gelen Ahmet Şık, iktidar partisine yönelik eleştirilerini sürdürdü.

Şık, “Burada usülü konuşmaya hiç gerek yok. Çünkü anayasasızlığın hüküm sürdüğü, kanunsuzluğun teamül haline geldiği bu ülkede size mevzuat anlatacak falan değilim. Din şarlatanlığınıza, göstermelik milliyetçiliğinize kanan, hırsızlığınızı, hukuksuzluğunuzu görmezden gelenleri makbul vatandaş olarak gören sizlerden en çok duyduğumuz söz, vatan haini, bölücü, hain, FETÖ’cü, terörist. Sizden olmayan herkese terörist dediğiniz için Can Atalay’a da terörist demeniz hiç şaşırtıcı değil. Ama herkes bilsin bu ülkenin en büyük terör örgütü hanedanlık ile devlete çöken işte bu sıralarda oturanlardır” demesi üzerine Bozdağ bir kez daha oturuma ara verdiğini duyurdu.

Bu sırada kürsüye yürüyen Alpay Özalan, Ahmet Şık’ın boğazına sarıldı. Karşılıklı atılan yumruklardan sonra Şık dengesini yitirirken Özalan da kürsünün çevresinden uzaklaştı. Ancak Özalan ile birlikte kürsüye yürüyenlerden AK Parti Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Eyyupoğlu ve İzmir Milletvekili Eyyup Kadir İnan ön saflarda yer aldı. TİP Genel Başkanı Erkan Baş da kavga anlarında öne çıkan isimlerdendi. Kürsü çevresindeki şiddet olayları yaklaşık beş dakika sürdü.

DEM Parti TBMM Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit ve CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp yaralandı. İktidar partisi milletvekillerinin saldırılarında DEM Parti TBMM Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit’in kaşı açıldı ve CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp de başından yaralandı. Koçyiğit’e ilk müdahaleyi CHP Ankara Milletvekili Murat Emir yaptı. Bu sırada kürsüye çıkan basamaklarda kan izleri görüldü.

Paylaşın

Akdeniz’in Su Sıcaklığı Rekor Seviyelere Yükseldi

Dünya İklim Konseyi’nin (IPCC), dünya üzerinde iklim değişikliğinin en etkili olduğu yerler arasında gösterdiği Akdeniz’in su sıcaklığının rekor seviyelere yükseldiği bildirildi.

Temmuz ayında Akdeniz’de ortalama su sıcaklığının 28,9 dereceye çıktığı duyuruldu. 2023 yılının Temmuz ayında, 28,7 derece ile kayıt altına alınmıştı. Böylece Akdeniz’de suyun sıcaklığı iki yılda üst üste rekor kırmış oldu.

Bilim insanları Akdeniz’in su sıcaklığının rekor seviyelere yükseldiğini bildirdi. Merkezi İspanya’nın Barcelona kentinde olan Deniz Bilimleri Enstitüsü (ICM), 15 Ağustos Perşembe günü Akdeniz’de ortalama su sıcaklığının 28,9 dereceye çıktığını duyurdu.

Bugüne dek Akdeniz’de ölçülen en yüksek su sıcaklığı, 2023 yılının Temmuz ayında, 28,7 derece ile kayıt altına alınmıştı. Böylece Akdeniz’de suyun sıcaklığı iki yılda üst üste rekor kırmış oldu.

2023 yılından önce ölçülen en yüksek su sıcaklığı 2003 senesinin Ağustos ayına aitti. O dönem yapılan ölçümlerde suyun 28,2 derece olduğu tespit edilmişti.

Akdeniz suyunun sıcaklığına ilişkin güncel bilgiler, Avrupa Birliği (AB) Yeryüzü İnceleme programı Copernicus’un uydu verilerinden elde ediliyor. Ağustos ayı başından bu yana yapılan ölçümlerde, Mısır, Monaco, Korsika ve Valencia açıklarında 30 dereceyi geçen su sıcaklıkları kayıt altına alınmıştı.

ICM’de görev yapan araştırmacılardan Justino Martinez, aşırı sıcak hava periyotlarının son zamanlarda uzun süre etkili olmaya başladığını ve bunun dikkat çekici olduğunu dile getirdi.

Akdeniz’in doğusunda ekosistem büyük tehlike altında

Dünya İklim Konseyi (IPCC), Akdeniz’i dünya üzerinde iklim değişikliğinin en etkili olduğu yerler arasında gösteriyor. 80’li yıllardan bu yana Akdeniz’in ekosisteminde çok büyük değişimler olduğunu belirten Konsey, bu denizdeki biyoçeşitliliğin azaldığını ve istilacı türlerin Akdeniz’de yayıldığını vurguluyor.

IPCC’nin öngörülerine göre, küresel sıcaklık artışının, sanayileşme dönemi öncesine oranla bir buçuk dereceyi aşması halinde, Doğu Akdeniz’de avlanılan balık türlerinin ve omurgasızların yüzde 20’si yok olabilir.

Uluslararası bir araştırma ağı olan Dünya Hava Olayları İlişkilendirme Girişimi (WWA) tarafından yapılan bir çalışma, şu an Akdeniz bölgesinde yaşanan aşırı sıcak hava durumlarının, insan etkisi ile yaşanan iklim değişikliği ile doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.

Yaşanan bu iklim değişikliği sonucu, aşırı sıcak havaların hem daha uzun süre etkili olduğu hem de daha sık yaşandığı belirtiliyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

TBMM Genel Kurulu: Can Atalay Görüşmesinde Kan Aktı

Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Hatay milletvekili seçildiği halde cezaevinden tahliye edilmeyen Can Atalay için toplanan TBMM Genel Kurulu’nda, AK Parti Milletvekili Alpay Özalan, TİP Milletvekili Ahmet Şık’a yumruk atarken, saldırı esnasında DEM Parti Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in de kaşı açıldı.

Haber Merkezi / Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesi ile ilgili Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) “yok hükmünde” kararının ardından bugün olağanüstü toplandı.

Muhalefet partileri tam kadro oturuma katılır ve yeterli yoklama sayısı olan 200’e ulaşırken, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) oturuma hiç katılmadı. AKP ise yoklama yapıldığı sırada dışarda kuliste bekledi. AKP’li vekiller yoklama sayısına ulaşıldığının anlaşılması üzerine Genel Kurul’a girdi.

Oturumun açılmasının ardından usul tartışmaları ve yapılan ilk konuşmalar sırasında TİP Milletvekili Ahmet Şık söz aldı. Meclis kürsüsündeki konuşmasında bu usulsüzlüğe dikkat çekmek isteyen Ahmet Şık, “Bir tespitle başlayacağım. Sizde hiç utanma yok. Haysiyetiniz yok. O yüzden burada usulü konuşmaya da gerek yok. Hakikat her zaman acıdır” dedi.

Ahmet Şık’ın konuşmasının ardından AK Parti sıralarından yükselen sesler ve hakaretler nedeniyle TBMM Başkan Vekili Bekir Bozdağ, oturuma 15 dakika ara verdi. Aranın ardından Bekir Bozdağ kürsüde kullanılan ifadelerde dikkat edilmesi uyarısını yapmasının ardından Ahmet Şık’a yeniden söz verdi.

Tekrar kürsüye çıkan Ahmet Şık şunları kaydetti: “Usül tartışması yaşandı ama burada usülü konuşmaya hiç gerek yok. Çünkü anayasasızlığın hüküm sürdüğü, kanunsuzluğun teamül haline geldiği bu ülkede size mevzuat anlatacak falan değilim. Din şarlatanlığınıza, göstermelik milliyetçiliğinize kanan, hırsızlığınızı, hukuksuzluğunuzu görmezden gelenleri makbul vatandaş olarak gören sizlerden en çok duyduğumuz söz, vatan haini, bölücü, hain, FETÖ’cü, terörist.

Sizden olmayan herkese terörist dediğiniz için Can Atalay’a da terörist demeniz hiç şaşırtıcı değil. Ama herkes bilsin bu ülkenin en büyük terör örgütü hanedanlık ile devlete çöken işte bu sıralarda oturanlardır. Hepinizin toplamının bu ülkeye faydası, bir Can Atalay kadar etmez.”

O esnada AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan, kürsüye saldırarak Ahmet Şık’a yumruk attı. TİP Sözcüsü Sera Kadıgil, Meclis’ten yaptığı canlı yayında AK Partili milletvekillerinin saldırısı esnasında DEM Parti Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in de kaşının patladığını duyurdu.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit “İyiyim. Kaşım açılmıştı, yakınlaştırdık bir striple. Şu an bir sorun yok. Çok açık ve net söyleyelim: Önceden planlanmış ve kurgulanmış bir saldırıydı. Bu öyle münferit bir saldırı değil,” dedi.

DEM Parti, TBMM Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in yaralanmasıyla ilgili açıklama yaparak şöyle dedi: “Hukuk tanımayan, AYM kararlarını uygulamayan ve Meclis’i şiddet arenasına çeviren AKP’li vekiller yine vandallıkta sınır tanımıyor. Sayısal üstünlüğüne güvenerek muhalif milletvekillere saldıran ve Grup Başkanvekilimiz Gülistan Kılıç Koçyiğit’in kaşını yaran bu saldırganlığı en sert biçimde kınıyoruz. Hiçbir saldırı bizi halk için siyaset yapmaktan ve hakikatleri savunmaktan alıkoymayacak!”

“Mecliste kan akmaya başlıyorsa vatandaş ne yapacak?”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel olayla ilgili olarak “Meclis sözün söyleneceği yer. Mecliste kan akmaya başlıyorsa vatandaş ne yapacak” değerlendirmesini yaptı.

Özgür Özel, “Utanç verici. Yerlerde kan var, kadınlara vuruyorlar. u duruma şahit olduğum için inanılmaz derecede utanç içindeyim. Numan Kurtulmuş’u derhal tüm siyasi partilerin genel başkanlarını ya da grup başkanlarını toplantıya çağırmaya davet ediyorum. Bu Meclis açısından taşınabilecek bir yük olmaktan çıktı” dedi.

“Demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz”

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğlu ve Tuncer Bakırhan’da saldırıya ilişkin ortak bir açıklama yaptı: Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Anayasa Mahkemesinin Sevgili Can Atalay’ın milletvekilliğinin iade edilmesini salık veren kararının uygulanması için muhalefet partileri olarak TBMM’yi olağanüstü toplantıya çağırdık. Anayasa Mahkemesi kararı açık olmasına rağmen AKP-MHP iktidarı hak-hukuk tanımama tutumunu parlamento çatısı altında sürdürmek istemektedir.

Muhalefetin TBMM’yi olağanüstü toplantıya çağırmasını sindiremeyen iktidar, çözümü fiziksel şiddete varan saldırılarda bulmuştur. Kadın milletvekillerimize AKP’li erkek milletvekilleri tarafından saldırı yapılması siyasi haydutluktur. Bu saldırılar halk iradesini, hukuku tanımamaktır ve siyasi acizliktir. Grup Başkanvekilimiz başta olmak üzere hiçbir arkadaşımız bu saldırılar karşısında geri adım atmayacaktır.

Parlamento dışında iktidara muhalefet eden toplumsal kesimlere en şiddetli şekilde saldıran AKP-MHP iktidarı, bu tutumunu parlamento içine de taşımaya çalışmaktadır. Yaşamı, insanı, demokrasiyi, hukuku ve doğayı savunan toplumsal kesimlere karşı sokakta ve meydanlarda hukuk tanımaz bir çetecilik ve zorbalıkla saldırma talimatı veren iktidar, milletvekilleri aracılığıyla bunu TBMM’ye taşımıştır. AKP’liler, Can Atalay’ın milletvekilliğinin iadesi için yapılan toplantıda muhalefetin sesini kısmak ve hukuksuzluğu devam ettirmek için muhalefet milletvekillerine parlamento kürsüsünde saldırmıştır.

Parlamentoda şiddetin ve saldırganlığın hukukunu kurmak isteyen AKP’ye karşı en güçlü şekilde direneceğimizi bir kez daha kamuoyuna deklare ediyoruz. Muhalefet milletvekillerine saldırarak haksızlık ve hukuksuzluk rejimini sürdürmek isteyen bu anlayışı en güçlü şekilde kınıyoruz. Bedeli her ne olursa olsun haklı davamızda demokrasiyi, adaleti ve barışı savunmaya bir an bile durmadan devam edeceğiz.”

Can Atalay’dan Genel Kurul öncesi mesaj

Bu arada Can Atalay, toplantı öncesi sosyal medya hesabından TBMM Başkanlığı’na bir mesaj gönderdi.

Atalay mesajında, “AYM kararı Meclis’te okunarak özlük haklarım tesis edilecektir. Konu, bu kadar açık ve basitken aksi yönde öne sürülen her türlü gerekçe, yalnızca Anayasa’ya uymamanın bahanesi olacaktır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, yeniden Anayasa’nın yok sayılması anlamına gelecek böylesi ağır bir sorumluluk altına sokulmayacağına inanıyorum” dedi.

Can Atalay, adının “milletvekilliği sona erenler” listesinden çıkarılmasını, özlük haklarının iade edilmesini ve komisyon üyeliğinin tekrar tesis edilmesini beklediğini belirtti.

Paylaşın

Dinozorları Öldüren Asteroitin Sıra Dışı Kökeni Bulundu

Yeni bir araştırma, 66 milyon yıl önce Dünya’ya çarpan ve canlıları yok eden Chicxulub Asteroiti’nin Dünya’ya ulaşmak için oldukça dolambaçlı bir yol izlediğini ortaya koydu.

Araştırma, Chicxulub Asteroiti’nin, Jüpiter’in yörüngesinin ötesinde, Güneş Sistemi’nin oluşumunun ilk dönemlerinde ortaya çıkan çok nadir karbonlu kondrit türde bir asteroit olduğunu ortaya çıkardı.

Dünya’ya 66 milyon yıl önce çarparak uçamayan dinazorlar da dahil olmak üzere yerküre üzerindeki canlıların yüzde 75’ini yok eden asteroitin, nereden geldiği ve nasıl oluştuğu ortaya çıktı.

Science Dergisi’nin internet sitesindeki habere göre, çalışmayı yürüten uluslararası araştırma ekibi, çarpmanın oluşturduğu yeryüzü katmanından alınan örneklerde eser miktarda rutenyum metali buldu.

Bulgular, dinozorların neslinin tükenmesine yol açan Chicxulub Asteroiti’nin, Jüpiter’in yörüngesinin ötesinde, Güneş Sistemi’nin oluşumunun ilk dönemlerinde ortaya çıkan çok nadir karbonlu kondrit türde bir asteroit olduğunu ortaya çıkardı.

Çalışmanın, Meksika’nın Yucatan Yarımadası’ndaki Chicxulub köyü yakınlarında, deniz yatağının altındaki çarpma kraterinde 2016’da yapılan araştırma ile uyumlu olduğu kaydedildi.

Karbonlu kondrit içeren asteroitlerin, Güneş Sistemi’nin oluşumunun hemen sonrasına yani 4,6 milyar yıl öncesine tarihlenen kalıntılar olduğu, Güneş’in sıcaklığıyla kolayca buharlaşabilen çok miktarda su, karbon ve diğer uçucu moleküller içerdiği biliniyor.

C-tipi asteroitlerin Dünya’ya ilk 1 milyar yıl boyunca çarptığı ve yaşamın oluşmasına yardımcı olabilecek su ve organik molekülleri sağladığı düşünülüyor.

Gezegenlerin çekim kuvvetlerinin, halen Mars ve Jüpiter arasındaki asteroit kuşağının dış bölgelerinde bulunan söz konusu asteroitleri Güneş sisteminin iç bölgelerine yönlendirdiği, Chicxulub asteroitine yakın büyüklükteki asteroitlerin ise her birkaç yüz milyon yılda bir Dünya’nın yörüngesiyle kesişecek yörüngelere fırlatılabileceği kaydediliyor.

(Kaynak: Sputnik)

Paylaşın

TFF Duyurdu: Üç Süper Lig Maçı Ertelendi

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Avrupa kupalarında play – off maçlarına çıkacak olan Galatasaray, Trabzonspor ve Başakşehir FK’in Süper Lig’de 3. hafta oynayacakları karşılaşmaları ileri bir tarihe erteledi.

Haber Merkezi / Play-off müsabakaları, Avrupa kupalarında lig aşamasına kalmadan önceki son aşama olması sebebiyle özellikle ülke puanı açısından oldukça önemli.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) resmi internet sitesinden yapılan duyuruda 3. hafta oynanması beklenen üç maçın ertelendiği duyuruldu. Söz konusu açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Bu sezon ülkemizi Avrupa kupalarında temsil eden kulüplerimizden Galatasaray UEFA Şampiyonlar Ligi Play-Off Turu, Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi Play-Off Turu, Fenerbahçe UEFA Avrupa Ligi Lig Aşaması, Trabzonspor ve RAMS Başakşehir FK kulüplerimiz ise UEFA Konferans Ligi Play-Off Turu’nda mücadele etmektedir.

Play-off müsabakaları, Avrupa kupalarında lig aşamasına kalmadan önceki son aşama olması sebebiyle özellikle ülke puanı açısından oldukça önemlidir. Bu sebeple, play-off aşamasında maç yapacak olan kulüplerimiz ile yapılan istişareler sonucunda, Trendyol Süper Lig’in 3. haftasında oynanması gereken Galatasaray – Gaziantep FK, Trabzonspor – Bellona Kayserispor ve Samsunspor – RAMS Başakşehir FK müsabakaları federasyonumuz tarafından ertelenmiştir. UEFA Avrupa Ligi Play-Off müsabakası oynayacak olan Beşiktaş kulübümüz ise fikstür gereği 3. haftayı bay geçmektedir.

Ertelenen Galatasaray – Gaziantep FK müsabakası 24, 25, 26 Eylül tarihlerinden birinde, Trabzonspor – Bellona Kayserispor ve Samsunspor – RAMS Başakşehir FK müsabakaları ise 17, 18 veya 19 Eylül tarihlerinde oynanacaktır. Nihai program daha sonra ilan edilecektir.

Avrupa kupalarında mücadele eden kulüplerimize başarılar dileriz.”

Paylaşın

Kabuslar Zihin Sağlığını Nasıl Etkiliyor? Beş İpucu

Kabuslar sadece rahatsız edici rüyalardan ibaret değildir; genel sağlığı derinden etkileyebilirler. Uyku sırasında yaşanan bu yoğun ve genellikle sıkıntılı deneyimler, uyandığınızda sarsılmış ve endişeli hissetmenize neden olabilir.

Haber Merkezi / Ara sıra kabus görmek birçok kişi için yaygın bir durum olsa da, sık ve şiddetli kabuslar önemli bir endişe kaynağı olabilir. Kabusların doğasını ve potansiyel etkilerini anlamak çok önemlidir, çünkü uykunuzu bozabilir, günlük hayatınızı ve zihin sağlığınızı etkileyebilir.

Artan kaygı ve stres: Sık görülen kabuslar, yüksek seviyelerde kaygı ve strese yol açabilir. Bir kabustan uyandığınızda, vücudunuz gerçek bir tehdide yanıt veriyormuş gibi yüksek bir uyanıklık halinde olur. Bu, uyanık olduğunuz zaman da kronik stres ve kaygıya neden olabilir.

Bozuk uyku düzeni: Kabuslar genellikle uykunuzun bölünmesine ve gece boyunca birden fazla kez uyanmanıza neden olur. Bu kesintiler, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu derin, dinlendirici uykuyu almanızı engel olur. Kronik uyku kesintisi, sinirlilik ve konsantre olma zorluğu gibi bir dizi zihin sağlığı sorununa yol açabilir.

Duygusal sıkıntı: Kabuslar korku, üzüntü ve öfke gibi güçlü duyguları uyandırabilir. Bu duygular uyandıktan sonra uzun süre devam edebilir ve gün boyu zihin halinizi ve duygusal durumunuzu etkileyebilir. Tekrarlayan kabuslardan kaynaklanan kalıcı duygusal sıkıntı, depresyon için risk faktörleri olan çaresizlik ve umutsuzluk duygularına da katkıda bulunabilir.

Gündüz işlevselliğine etkisi: Kabusların duygusal ve psikolojik etkileri gündüz işlevlerinizi etkileyebilir. Konsantre olmayı, karar vermeyi veya görevleri etkili bir şekilde yerine getirmeyi zor bulabilirsiniz. Bu, işte veya okulda üretkenliğinizi etkileyebilir ve aileniz, arkadaşlarınız ve meslektaşlarınızla olan ilişkilerinizi zorlayabilir.

Başa çıkma stratejileri:

Kabusların zihin sağlığınız üzerindeki etkisiyle mücadele ediyorsanız, aşağıdaki başa çıkma stratejilerini göz önünde bulundurun:

Rahatlatıcı bir uyku öncesi rutini oluşturun: Yatmadan önce okumak veya sıcak bir banyo yapmak gibi sakinleştirici aktivitelerde bulunun.

Rahat bir uyku ortamı yaratın: Yatak odanızın huzurlu ve dinlendirici bir alan olduğundan emin olun.

Profesyonel yardım alın: Bir terapist, kabuslarınıza katkıda bulunan temel sorunları ele almanıza ve bunlarla başa çıkmanıza yardımcı olabilir.

Stres azaltma tekniklerini uygulayın: Derin nefes egzersizleri gibi aktiviteler genel stresi ve kaygıyı azaltmaya yardımcı olabilir.

İlaç tedavisini değerlendirin: Bazı durumlarda, özellikle PTSD ile ilişkili olan şiddetli kabusları yönetmek için ilaç tedavisi gerekebilir.

Paylaşın

Selahattin Demirtaş’tan Mahkemeye “Irkçılık” Yanıtı

Mahkemenin “Türk ırkına karşı Kürt ırkını kışkırttı” ifadelerine tepki gösteren Selahattin Demirtaş, “Bu durumda hâkimin bakış açısına göre, kendisi devlet memuru olup devleti temsil ettiğinden kendini ‘Türk ırkının mensubu’, beni de ‘Kürt ırkının’ mensubu olarak kodlayıp yargılamayı bu zihniyet üzerinden yaparak hüküm kurmuştur” dedi ve ekledi:

“Bu açıkça ırkçılıktır ve hukuk düzeninde yeri olmadığı kadar toplumsal hayatın hiçbir alanında da karşılığı yoktur. Mahkeme hâkimi yazdığı kararının gerekçesinde açıkça toplumu ırklara göre ayırmış ve suç işlemiştir. Böylesi bir ideolojik bakış açısına sahip hâkimin, bir Kürt siyasetçinin konuşmalarını objektif şekilde yorumlaması da imkansızdır, ki zaten verdiği kararla da bunu teyit etmiştir. Tamamıyla hükümet eleştirilerinden ibaret konuşmalarımı ‘Türk ırkına’ yönelik kışkırtma gibi yorumlayan bir hâkimin adil karar vermesi mümkün değildir.”

Eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ı, “Türk Milletini, devleti ve hükümeti aşağılamak” ve “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlarından 2 yıl 6 ay hapse mahkum eden Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nin gerekçeli kararında tartışılacak ifadeler kullandığı ortaya çıktı. Mahkeme, gerekçeli kararında, Demirtaş’ın, “Türk ırkına karşı Kürt ırkını kışkırttı”, “Kürt ırkından olan kesimi, Türk ırkından olan kesim aleyhine kin ve düşmanlığa tahrik ettiği” iddiasında bulundu.

T24’te yer alan habere göre, karara karşı istinaf başvurusu yapan Demirtaş, dilekçesinde, mahkemeyi ağır biçimde eleştirerek, “Hâkimin bakış açısına göre, kendisi devlet memuru olup devleti temsil ettiğinden kendini ‘Türk ırkının mensubu’, beni de ‘Kürt ırkının’ mensubu olarak kodlayıp yargılamayı bu zihniyet üzerinden yaparak hüküm kurmuştur. Bu açıkça ırkçılıktır ve hukuk düzeninde yeri olmadığı kadar toplumsal hayatın hiçbir alanında da karşılığı yoktur” dedi.

Mersin 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 19 Temmuz’daki karar duruşmasında, Demirtaş’ı, 2 yıl 6 ay hapse mahkûm etti. Mahkeme, gerekçeli kararında, şu ifadeleri kullandı: “–04/02/2016 tarihinde Mardin Büyükşehir Belediyesi hizmet binası içerisinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın yaptığı konuşmanın; ‘her gün televizyonlarda gazetelerde muazzam bir dezenformasyon, kirli bilgi, yalan bilgi var, şurada Sırp nişancı varmış, orada bilmem Amerikalılar varmış, öbür tarafta İsrailliler savaşıyormuş, bu bir Haçlı savaşıymış… Kusura bakmasınlar bu düpedüz AKP devletinin Kürt halkına açtığı bir savaştır, yürüttüğü bir savaştır. Bu bilgi dışında her şey yalandır yanlıştır’, ‘Biz bir kez daha buradan sesleniyoruz. Yasaklar ve ablukalar derhal kalkmalı Cizre’de, Sur’da da hiç bir gerekçe yoktur’ kısmında devletin Kürt ırkına savaş açtığı söyleminde bulunup Türk ırkına karşı Kürt ırkını kışkırtıp Kürt ırkından olan kesimi Türk ırkından olan kesim aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik ettiği, bu açıklamayı yaptığı tarihte Kürt ırkının yoğun olarak yaşadığı Şırnak ili bölgesinde PKK terör örgütü mensubu olan teröristlerle Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Asker ve Polisi arasında devam eden çatışmaların bulunduğu ve sanığın Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Asker ve Polisinin PKK terör örgütü mensubu olan teröristlerle olan çatışmasını Kürt ırkına olan bir savaş olarak lanse edip kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlike oluşturduğunun sabit olduğu, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sanığın konuşmaları kendisinin yaptığına dair ikrarı ve konuşmalara ilişkin görüntü kayıtları ile sabit olduğundan sanığın Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçundan TCK’nun 216/1, 53, maddeleri gereğince cezalandırması yoluna gidilmiştir.”

Kararı istinaf mahkemesine taşıyan Demirtaş, dilekçesinde, gerekçeli kararın 28. sayfasındaki ifadelere dikkati çekti. Konuşmalarında eleştiri konusu yaptığı hükümet politikalarının, Türk-Kürt ayrımı yapılmaksızın tüm topluma zarar verdiğinin özellikle altını çizdiğini belirten Demirtaş, eleştirilerinin hedefinin hükümet ve hükümet nezdinde kurumsallaşan devlet politikaları olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:

“Ancak mahkeme hâkimi ‘devleti’ ve ‘hükümeti’ ‘Türk ırkı’ ile bir ve özdeş görüyor olmalı ki devlete ve hükümete yönelmiş bir eleştiriyi de ‘Türk ırkını’ hedef gösterme olarak algılıyor.”

“Açıkça ırkçılık”

Demirtaş, dilekçesinin devamında şunları ifade etti: “Bu durumda hâkimin bakış açısına göre, kendisi devlet memuru olup devleti temsil ettiğinden kendini ‘Türk ırkının mensubu’, beni de ‘Kürt ırkının’ mensubu olarak kodlayıp yargılamayı bu zihniyet üzerinden yaparak hüküm kurmuştur. Bu açıkça ırkçılıktır ve hukuk düzeninde yeri olmadığı kadar toplumsal hayatın hiçbir alanında da karşılığı yoktur. Mahkeme hâkimi yazdığı kararının gerekçesinde açıkça toplumu ırklara göre ayırmış ve suç işlemiştir.

Böylesi bir ideolojik bakış açısına sahip hâkimin, bir Kürt siyasetçinin konuşmalarını objektif şekilde yorumlaması da imkansızdır, ki zaten verdiği kararla da bunu teyit etmiştir. Tamamıyla hükümet eleştirilerinden ibaret konuşmalarımı ‘Türk ırkına’ yönelik kışkırtma gibi yorumlayan bir hâkimin adil karar vermesi mümkün değildir.”

Hiçbir konuşmasında ırkçılık yapmadığının vurgulayan Demirtaş, şöyle devam etti: “Tüm hayatımı ırkçılığa ve faşizme karşı demokrasi, insan hakları, eşitlik ve barış mücadelesi ile geçirdim. Hakkımda bir ceza hükmü kurulacaksa da bu bile hakkaniyetli olmalıdır. Konuşmalarım en küçük bir suç unsuru taşımamasına ve hiçbir şekilde herhangi bir ırkçı söylem içermemesine rağmen, hâkimin kendi görüşlerine uygun olarak seçtiği ırk kavramı üzerinden gerekçe kurulmasını reddediyorum.”

Demirtaş, gerekçeli kararda hâkimin “… yasama sorumsuzluğunun TBMM çatısı altında yapılan konuşmaları kapsadığı anlaşıldığından …” diyerek Anayasa’nın 83/1 maddesini çarpıttığına dikkat çekerek hakimin hiçbir konuşmasını incelemeye tabi tutmadığını ifade etti.

Demirtaş’ın avukatlarının, mahkeme hakimini Hakimler Savcılar Kurulu’na şikâyet edecekleri öğrenildi.

Paylaşın

Erdoğan, Talimat Verdi: AK Parti’de Kongre Hazırlıkları Başladı

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisine kongre süreci için talimat verdi. Erdoğan’ın talimatının ardından AK Parti’de kongre için düğmeye basıldı.

3 Eylül’de yapılması planlanan AK Parti MKYK toplantısında kongre kararı alınması bekleniyor. Karar, toplantıda üyelere ve genel başkana arz edilecek ve daha sonra olağan süreçteki takvim işletilecek.

Türkiye Gazetesi’nden Emrah Özcan’ın haberine göre; ilk başta beldeler, daha sonra ilçeler, ardından il kongreleri ve en son büyük kongre yapılacak. Böylelikle AK Parti 8’inci olağan kongresini icra etmiş olacak.

Kongreler ile birlikte ülke genelinde kadrolar gözden geçirilecek, yenilenecek, tazelenecek ve gerekli yerlere takviyeler yapılacak.

AK Parti olağan kongreleri normalde bir yıl sürüyor. Bu defa standart kongre sürecinin dışına çıkılacak. 2025 ilkbaharı bitmeden kongre takvimi tamamlanmış olacak.

İstişareler geniş tutulacak, toplumsal kesimlerin kanaatleri alınacak. Sadece kadro değişikliği değil geniş toplumsal kesimlere açılım yapılacak. İstişare mekanizması dinamik tutulacak.

MYK üyeleri büyükşehirlerdeki kongrelere katılacak. MKYK’daki değişim inisiyatifi Erdoğan’da olacak. Erdoğan İstanbul ve Ankara il kongrelerine katılacak.

Eylül ayında kongre sürecine paralel olarak ‘Türkiye Buluşmaları’ başlatılacak. Buluşmalarda; bakanlar, MKYK üyeleri ve milletvekilleri ile 81 şehre çıkarma yapılacak.

Paylaşın

Erkeklerin Kanser Riskini Azaltmak İçin Yapması Gereken Beş Şey

Kanser riski yaşla birlikte artar, ancak erken yaşta sağlıklı alışkanlıklar edinmek, hayatın ilerleyen dönemlerinde kanser olma olasılığını önemli ölçüde azaltabilir.

Haber Merkezi / İşte 20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlardaki erkekler için kanser risklerini azaltmalarına ve sağlıklı bir gelecek için güçlü bir temel oluşturmalarına yardımcı olacak 5 şey:

20’li yaşlarda:

Sağlıklı beslenme: Meyve, sebze, tam tahıllar ve yağsız proteinler açısından zengin dengeli bir beslenme kanser riskini düşürmeye yardımcı olabilir.

Düzenli egzersiz: Her hafta en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite, sağlıklı bir kiloyu korumaya ve çeşitli kanser riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

Tütün ürünlerinden kaçınma: Sigara ve tütün kullanımı kanserin önde gelen nedenleri arasındadır. Sigara gibi tütün ürünlerinden kaçınılmalı.

Cilt sağlığı: Cilt kanseri riskini azaltmak için yüksek SPF’li güneş koruyucu kullanılmalı, koruyucu kıyafetler giyinilmeli ve solaryumdan kaçınılmalı.

Aşılar: HPV aşısı gibi aşılar belirli kanser türlerine karşı koruma sağlayabilir.

30’lu yaşlarda:

Düzenli kontroller: Sağlık taramaları ve kontroller olası sorunları erken öğrenmeye yardımcı olabilir. Aile geçmişi ve kişisel risk faktörlerine göre uygun taramalar hakkında doktor ile görüşülebilir.

Stresi yönetimi: Kronik stres genel sağlığı etkileyebilir. Duygusal sağlığı korumak için farkındalık, egzersiz veya hobiler gibi stres yönetimi teknikleri uygulanabilir.

Kilo kontrolü: Sağlıklı bir kiloyu korumak çok önemlidir. Kiloyu kontrol altında tutmak için dengeli bir beslenmeye ve düzenli egzersize odaklanılmalı.

Alkol tüketiminin sınırlanması: Aşırı alkol kullanımı ağız, boğaz, yemek borusu ve karaciğer gibi kanser türleri riskinin artmasıyla ilişkilidir.

Aile geçmişi: Aile geçmişini anlamak, kalıtsal kanser riski faktörünü değerlendirmeye ve ek taramaların gerekli olup olmadığına karar vermeye yardımcı olabilir.

40’lı yaşlarda:

Rutin taramalar: 40’lı yaşlarınızda, risk faktörlerine ve aile geçmişine bağlı olarak kolorektal kanser gibi kanserler için düzenli taramalara başlanmalı. Erken teşhis daha iyi sonuçlara yol açabilir.

Kalp sağlığı: Sağlıklı bir kalbe sahip olmak, daha düşük kanser riskiyle bağlantılıdır. Genel sağlığı desteklemek için kalp sağlığına uygun bir beslenme ve düzenli egzersiz programı uygulanmalı.

Yaşam tarzı: Yaşlandıkça, sağlık hedeflerine bağlı olarak beslenme ve egzersiz de dahil olmak üzere yaşam tarzı seçimleri yeniden değerlendirilmeli.

20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlarda proaktif adımlar atmak kanser riskini önemli ölçüde azaltabilir.

Paylaşın