Trabzonspor, Yoluna UEFA Konferans Ligi’nde Devam Edecek

UEFA Avrupa Ligi 3. Ön Eleme Turu rövanş maçında Rapid Wien ile Trabzonspor, Viyana’da karşı karşıya geldi. Karşılaşmadan 2 – 0 mağlup ayrılan Trabzonspor, UEFA Avrupa Ligi’ne veda etti.

Haber Merkezi / Trabzonspor, yoluna UEFA Konferans Ligi play-off turunda devam edecek. Trabzonspor’un rakibi, Polonya ekibi Slask Wroclaw ile İsviçre temsilcisi St. Gallen arasındaki eşleşmenin galibi olacak.

Hakem Manfredas Lukjancukas’ın yönettiği karşılaşmada Rapid Wien’in gollerini 77. dakikada Seidl ve 87. dakikada Christoph Lang kaydetti.

Rapid Wien, Trabzon’da oynanan ilk maçı da 1-0 kazanmıştı.

77. dakikada Trabzonspor savunmasının arkasına atılan topla buluşan Seidi, kaleci Uğurcan’ın sağından meşin yuvarlağı ağlarla buluştu (1-0). 87. dakikada Seidi’nin derinlemesine pasında ceza sahasında topla buluşan Lang, meşin yuvarlağı kaleci Uğurcan Çakır’ın solundan filelere yolladı (2-0).

Stat: Allianz

Hakemler: Manfredas Lukjancukas, Mangirdas Mirauskas, Aleksandras Stepanovas

Rapid Wien: Hedi, Raux Yoa, Auer, Cvetkovic, Bolla, Grgic (Oswald dk. 86), Sangare (Kaygın dk. 90), Seidi, Schaub (Beljo dk. 72), Jansson (Lang dk. 86), Bugstaller (Furkan Dursun dk. 90)

Trabzonspor: Uğurcan Çakır, Malheiro, Mendy, Denswill, Eren Elmalı (Barisic dk.67), Lundstram (Bardhi dk. 82), Okay Yokuşlu, Ozan Tufan (Nwakaeme dk.60), Cihan Çanak, Trezeguet, Draguş.

Goller: Seidi (dk.77), Lang (dk. 87) (Rapid Wien)

Paylaşın

İran’da Kadın Mücadelesine Karşı “İdam Cezası” Politikası

Kadın hakları aktivisti Rouhi Shafii, İran’daki kadın mücadelesine herkesin sahip çıkması gerektiğini belirterek, “Kadınları gözaltı ve ölümle korkutmaya çalışıyorlar” dedi ve ekledi:

“Ama bu hiçbir işe yaramayacaktır. Maalesef dünyanın her yerinde insanlar balık hafızalı ve yaşananları çok çabuk unutuyorlar. Sesimizi yükselttiğimizde bize destek oluyorlar, kavgamız sessizliğe büründüğünde ise susuyorlar.”

İran İnsan Hakları Örgütü’nün Temmuz ayında yayımladığı insan hakları ihlalleri raporuna göre, 1 ayda 55 tutsak idam edildi. İdam kararlarının çoğu, başörtüsü kurallarına uymadığı gerekçesiyle katledilen Jına Mahsa Amini’nin ardından başlayan “Jin, jiyan, azadi” direnişi gerekçesiyle verildi. Rapora göre, Temmuz ayında en çok Güney Horasan ve Rezevi Horasan eyaletlerindeki cezaevlerinde idamlar gerçekleştirildi. Yine kısa bir süre önce kadın hakları savunucusu Pexşan Ezizi ve Şerife Muhammedi’ye de idam cezası verildi.

Göç Sonrası Şiddete Karşı Uluslararası Koalisyonu (ICAVI) kurucusu ve Namus Cinayetini Durdur Kampanyası üyesi Rouhi Shafii, tutsaklara verilen idam cezalarını değerlendirdi.

İran rejiminin toplumu tekleştirmek istediğini belirten Shafii, bu politikasını da özellikle kadınlar üzerinden yürüttüğünün altını çizdi. Shafii, “İranlı kadınlar, Ortadoğu’da giyinme özgürlüğünü, üniversitede eğitim fırsatını, seçimlerde oy kullanma hakkını ve istedikleri işe girme özgürlüğüne sahip ilk kadınlar oldular. Ancak İran’ın dini lideri Ali Hamaney ve destekçileri, buna tahammül edemedi ve tıpkı Taliban gibi, ilk hedefleri kadınlar oldu. İranlı eğitimli ve ne istediğini bilen kadınların, Hamaney ve taraftarları ile yıllardır süregelen bu mücadelesi, Jına Mahsa Amini’nin katledilmesinin ardından ortaya çıkan ‘Jin, jiyan, azadi’ hareketinden çok önce başladı” diye konuştu.

“Jin, jiyan, azadi”nin yıllardır süregelen baskı ve şiddetin karşısında duran kadın mücadelesinin devamı olduğunu söyleyen Shafii, İran’daki kadın mücadelesine herkesin sahip çıkması gerektiğini belirtti. Shafii, “Kadınları gözaltı ve ölümle korkutmaya çalışıyorlar. Ama bu hiçbir işe yaramayacaktır. Maalesef dünyanın her yerinde insanlar balık hafızalı ve yaşananları çok çabuk unutuyorlar. Sesimizi yükselttiğimizde bize destek oluyorlar, kavgamız sessizliğe büründüğünde ise susuyorlar” dedi.

“İranlı kadınlar, Ortadoğu’daki tüm kadınların özgürlüğünün öncüsü olacak”

İran rejiminin bir “kukla rejimi” olduğunu söyleyen Shafii, İran’da özgürlük için mücadele veren kadınların dünya kadınlarının özgürlüğüne öncülük edeceğini vurguladı. Shafii, “İranlı cesur kadınlar, ülkemizi işgal eden dinci rejime karşı mücadeleyi hiçbir zaman bırakmadı. Kadınlar şimdi ise içeride ve dışarıda yeniden toplanıp taleplerini yerine getirmeye hazırlanıyor. Zaten zorunlu başörtüsü takmama hakkını da kazandılar ve her türlü tehdit, para cezası ve hapis cezasına rağmen büyük şehirlerin sokaklarında özgürce yürüyorlar. Sizi temin ederim ki İranlı kadınlar, Ortadoğu’daki tüm kadınların özgürlüğünün öncüsü olacaktır” ifadelerini kullandı.

(Kaynak: Mezopotamya Ajansı)

Paylaşın

Hazine Yedi Ayda 844 Milyar Lira Açık Verdi

2024 yılının ilk yedi aylık döneminde de bütçe gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 91,3 yükselerek 4 trilyon 562 milyar 295 milyon liraya çıktı. Bütçe giderleri de aynı dönemde yüzde 91,8 artarak 5 trilyon 406 milyar 254 milyon lira oldu.

Haber Merkezi / Başka bir ifadeyle 2024 yılının ilk yedi aylık döneminde bütçe açığı 843 milyar 960 milyon lira oldu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, temmuz ayı ve 204 yılının ilk yedi aylık dönemine ilişkin bütçe verilerini açıkladı.

Buna göre; Temmuz ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 827,7 milyar TL, bütçe gelirleri 730,9 milyar TL ve bütçe açığı 96,8 milyar TL oldu. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 735,2 milyar TL ve faiz dışı açık ise 4,2 milyar TL oldu.

Merkezi yönetim bütçesi 2023 yılı Temmuz ayında 48 milyar 574 milyon TL fazla vermiş iken 2024 yılı Temmuz ayında 96 milyar 776 milyon TL açık verdi. 2023 yılı Temmuz ayında 86 milyar 281 milyon TL faiz dışı fazla verilmiş iken 2024 yılı Temmuz ayında 4 milyar 238 milyon TL faiz dışı açık verdi.

Merkezi yönetim bütçe giderleri Temmuz ayı itibarıyla 827 milyar 706 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 92 milyar 539 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 735 milyar 167 milyon TL olarak gerçekleşti.

2024 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 11 trilyon 89 milyar 37 milyon TL ödenekten Temmuz ayında 827 milyar 706 milyon TL gider gerçekleştirildi. Geçen yılın aynı ayında ise 455 milyar 840 milyon TL harcama yapılmıştı.

Temmuz ayı bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 81,6 oranında arttı. Giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2023 yılında yüzde 8,2 iken 2024 yılında yüzde 7,5 oldu. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 75,8 oranında artarak 735 milyar 167 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2023 yılında yüzde 8,5 iken 2024 yılında yüzde 7,5 oldu.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri Temmuz ayı itibarıyla 730 milyar 930 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 611 milyar 741 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 98 milyar 898 milyon TL oldu.

2023 yılı Temmuz ayında bütçe gelirleri 504 milyar 413 milyon TL iken 2024 yılının aynı ayında yüzde 44,9 oranında artarak 730 milyar 930 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin Temmuz ayı gerçekleşme oranı 2023 yılında yüzde 10,2 iken 2024 yılında yüzde 8,7 oldu.

2024 yılı Temmuz ayı vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 35,8 oranında artarak 611 milyar 741 milyon TL oldu. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2023 yılında yüzde 10,5 iken 2024 yılında yüzde 8,3 oldu.

2024 yılı Ocak – Temmuz döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 5 trilyon 406,3 milyar TL, bütçe gelirleri 4 trilyon 562,3 milyar TL ve bütçe açığı 844 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 4 trilyon 739,3 milyar TL ve faiz dışı açık ise 177 milyar TL olarak gerçekleşti.

Merkezi yönetim bütçesi 2023 yılı Ocak – Temmuz döneminde 434 milyar 654 milyon TL açık vermiş iken 2024 yılı Ocak – Temmuz döneminde 843 milyar 960 milyon TL açık verdi. 2023 yılı Ocak-Temmuz döneminde 121 milyar 703 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2024 yılı Ocak – Temmuz döneminde 176 milyar 997 milyon TL faiz dışı açık verildi.

Merkezi yönetim bütçe giderleri Ocak – Temmuz dönemi itibarıyla 5 trilyon 406 milyar 254 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 666 milyar 962 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 4 trilyon 739 milyar 292 milyon TL olarak gerçekleşti.

2024 yılı Ocak – Temmuz döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 91,8 oranında artarak 5 trilyon 406 milyar 254 milyon TL oldu. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 89,1 oranında artarak 4 trilyon 739 milyar 292 milyon TL oldu.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri Ocak – Temmuz dönemi itibarıyla 4 trilyon 562 milyar 295 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 3 trilyon 825 milyar 106 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 610 milyar 745 milyon TL oldu.

2023 yılı Ocak – Temmuz döneminde bütçe gelirleri 2 trilyon 384 milyar 763 milyon TL iken 2024 yılının aynı döneminde yüzde 91,3 oranında artarak 4 trilyon 562 milyar 295 milyon TL olarak gerçekleşti. 2024 yılı Ocak – Temmuz dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 86,4 oranında artarak 3 trilyon 825 milyar 106 milyon TL oldu.

Paylaşın

Patronlar “Vergi” Vermek İstemiyor!

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, ekonomi yönetiminden, enflasyon düzeltmesi sisteminin vergi matrahını gerçeklikten uzaklaştıran şekilde artırmayacak ve ilave vergi etkisi olmayacak şekilde düzenlenmesi talebinde bulundu.

İTO Başkanı Avdagiç, özellikle istihdam ve katma değer üretecek işletmelerin kapsam dışında tutulmasının çok önemli olduğunu vurguladı.

Enflasyon muhasebesi ya da enflasyon düzeltmesi, enflasyonun bir şirketin mali tabloları üzerindeki etkisini dikkate alan bir mali raporlama şeklidir. Para biriminin satın alma gücündeki dalgalanmaları hesaba katacak şekilde şirketin mali tablolarının değiştirilmesini içerir.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, 2024 yılı ikinci dönem enflasyon muhasebesinin firmaları olumsuz etkilediğini söyledi.

Avdagiç “Devam eden yatırımlar için enflasyon muhasebesi yapılarak vergi doğuyor. Bu, işletmeleri finansal açıdan zora sokacak bir durum. Şirketlerin başkaca gelirleri yoksa, yapılan yatırımdan kaynaklanan ve enflasyon muhasebesi sonucu oluşacak verginin doğmaması gerekir. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bir tebliğ ile bu konuya açıklık getirmesi isabetli olacaktır” ifadelerini kullandı.

Ekonomim’den Merve Yiğitcan’a konuşan Avdagiç, özellikle istihdam ve katma değer üretecek işletmelerin kapsam dışında tutulmasının çok önemli olduğunu vurguladı.

Enflasyon düzeltmesinin KOBİ’lerin hem vergisel hem de muhasebe süreçlerini yönetilebilir olmaktan çıkardığını kaydeden Avdagiç, “KOBİ’lerin, gelirleri yerine ‘yatırımlarından’ vergi verir hale gelmeleri önlenmelidir” diye konuştu.

Avdagiç, firmaların bu ay verecekleri geçici vergi beyannamelerindeki enflasyon düzeltme farklarının vergisel sonuç doğuracak şekilde uygulanmasının özellikle KOBİ’leri çok zorlayacağını vurguladı.

Avdagiç, şöyle devam etti: “Geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesinin yapılmaması ve bilanço verilmemesi Odamıza üye yüzbinlerce KOBİ’yi rahatlatır. Düzenleme yılda bir kere yapılmalı ve vergi etkisi olmamalı. İlave vergi ve içinden çıkılmaz iş yükünü artırıp şirketler ve özellikle KOBİ’ler çaresiz bırakmamalı. Elbette ki konu tek başına bu uygulamanın yıl sonuna ertelenmesi de değil.

En önemlisi; yatırım yapmış ve yatırım konusuyla ilgili satış geliri henüz oluşmayan bir şirkete vergi tahakkuk edilmesi gibi bir takım sıkıntılı konuların da kalıcı olarak bertaraf edilmesi şarttır. Aksi halde söz konusu yatırımlara hem büyük zarar gelebilir hem de sırf enflasyon düzeltmesi vergisinden dolayı, yeni yatırım yapacak olan şirketler söz konusu yatırımlarını askıya alabilirler.”

Şekip Avdagiç, “Açıkça ifade etmeliyim ki üyelerimizin ortak sorun paydası enflasyon muhasebesi. Üyelerimizden bu konuda çok sayıda mesajlar alıyoruz. Ümit ediyoruz bu konuda bir mesafe alınır” değerlendirmesinde bulundu.

Paylaşın

Ümit Özdağ’dan Meral Akşener’e: İsmi Mahkemede Söylerim

Merak Akşener’in kendisi hakkında dava açacağına ilişkin sözlerine yanıt veren Ümit Özdağ, “Dava açılırsa ben de gerekeni mahkemede söylerim. Nasıl kamuoyu önünde söylediysem” dedi.

Meral Akşener, kendisini “ihanet” etmekle suçlayan Kemal Kılıçdaroğlu ve “Erdoğan’ı seçtiren kişi” olmakla itham eden Ümit Özdağ’ı mahkemeye vereceğini söylemişti.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, YouTube’da Bu Kanal isimli kanalda gazeteci Mine Özbek’in konuğu olmuş ve şu iddialarda bulunmuştu:

“Meral Hanım aday oldu, Muharrem İnce aday oldu. Partisinden az oy aldı. Akşener’in çalışmalarını yapan bir şirket vardı. Ben partiden ayrıldıktan sonra bana geldi. ‘Hocam Meral Hanım ile konuştum beni dinlemedi. Ankara’da buluştuk beni dinlenilmeyen odaya götürdü. ‘Bana nedeni sorma adamı Cumhurbaşkanı seçiyoruz. Eğer adımı verirseniz inkar ederim’ dedi.”

Bu cümleler üzerine Meral Akşener, kendisini “ihanet” etmekle suçlayan Kemal Kılıçdaroğlu ve “Erdoğan’ı seçtiren kişi” olmakla itham eden Ümit Özdağ’ı mahkemeye vereceğini söyledi:

“Ümit Özdağ’ı da veriyorum. Ona da bugüne kadar çok hoşgörülü davrandım. Bir parti kurdu, bizden ayrıldı. Mümkün olduğunca dikkat ettim. Ama bugün itibarıyla onu da veriyorum ki yalanlamamıştım onun kurduğu cümleleri. Mahkemede yalanlayacağım Özdağ’ı da. Hep beraber göreceğiz. Bana iftira atan elinde belge bilgi olduğunu iddia eden herkesi mahkemeye vereceğim. ‘Getir bakalım belgeni’ diye. Herkes kaçıyor.”

Sözcü yazarı Aytunç Erkin’e konuşan Ümit Özdağ, “Meral Akşener dava açma konusunda serbest. Ama bu bir hukuki mesele değil siyasi mesele. Mahkemenin bu konuda ne söyleyeceğini ben de çok merak ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak hukuki hakkını kullanacaktır. Dava açılırsa ben de gerekeni mahkemede söylerim. Nasıl kamuoyu önünde söylediysem” diye konuştu.

Özdağ, Akşener’in Cumhur İttifakı’na katılacağına ilişkin kulislerde konuşulan söylentilerle ilgili olarak da, “Meral Akşener benim için siyasi bir figür değil bir yere konumlandırmıyorum. Ama siyasete devam edeceğini ve siyasete devam ediş ekseninin de Cumhur İttifakı olacağını düşünüyorum” görüşünü ifade etti. Özdağ, “Aytunç Bey, ben 2023 seçimlerinden altı ay önce Kayseri Kent Tv’de Meral Akşener’in masadan kalkacağını söyledim. Masaya döndükten sonra da eğer seçimi Erdoğan kazanırsa Akşener seçim sonrasında Cumhur İttifakı’na yaklaşacak dedim” diye ekledi.

CHP’nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, KısaDalga’ya haftasonu verdiği röportajda, Meral Akşener’in haziran ayında sürpriz bir kararla Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na gidip Erdoğan’la görüşmesine ilişkin şunları söylemişti:

6 lider Türkiye’yi nasıl yöneteceğimiz konusunda bir ortak mutabakat metni üzerinde anlaşmışsak (ki bu metin bizim demokrasi tarihimiz açısından çok değerlidir), Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçişte yapılacak Anayasa değişiklikleri konusunda anlaşmışsak masadan kalkma ve tekrar masaya dönme süreci yaşamamalıydık. Sayın Akşener’i daha sonraki süreçte Saray’da görünce doğrusunu isterseniz şaşırmadım… Yaşadığımız bu topraklarda maalesef ihaneti de görebiliyoruz.

Gazeteci Fatih Altaylı, Ümit Özdağ’ın, “Çok meşhur bir şirket. İsmi de sahibinin soyadı” dediği anket şirketi ve sahibinin Gezici Araştırma-Murat Gezici olduğunu söyledi.

Fatih Altaylı’nın Youtube kanalındaki programında aktardığına göre Ümit Özdağ bazı kişilerin Akşener’in bu cümleyi kendisine kurduğunu sandığını ve yanlış anlaşılmayı düzeltmek istediğini söyledi. Altaylı’yı telefonla arayan Özdağ, Meral Akşener’in “Adamı cumhurbaşkanı seçiyoruz” sözünü Murat Gezici’ye söylediğini aktardı.

Paylaşın

Özel’den Parti Teşkilatlarına “Seçime Hazır Olun” Talimatı

Yerel seçimlerde birinci parti çıkan CHP’de genel başkanı Özgür Özel’in, il başkanları toplantısında parti örgütü yöneticilerine “Her an seçime hazır olun” talimatı verdiği belirtildi.

İl başkanlarının ise, “Sahadayız. Yarın seçim olacakmış gibi çalışıyoruz. Her şeye hazırız” değerlendirmesi yaptığı ifade edildi.

CHP’li kurmaylar da seçimin zamanında olmayacağını, sandığın 2028’den önce gündeme geleceğini düşündüklerini belirterek, “2025 sonbaharı ya da en geç 2026’nın ilkbaharında seçim olacağını” savunuyor.

31 Mart yerel seçimlerinden birinci parti olarak çıkan Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel sık sık “Geçim yoksa seçim var” sözüyle erken seçimi gündeme getiriyor. Özel, anketlerde birinci parti çıktıklarını da vurguluyor.

Özgür Özel’in, il başkanları toplantısında parti örgütü yöneticilerine “Her an seçime hazır olun” talimatı verdiği belirtildi. Milliyet’ten Mehtap Gökdemir’in haberine göre; toplantıda il başkanlarına, Eylül ayından sonra “daha aktif bir dönem” yaşanacağı aktarılarak, bu konuda da hazırlıklarını yapmaları istendi.

Özel’in talimatı doğrultusunda sahaya inen örgütler, “yarın seçim olacakmış” gibi çalışmalara başladı. İlçe ilçe, mahalle mahalle gezdiklerini belirten il başkanları, “Sahadayız. Yarın seçim olacakmış gibi çalışıyoruz. Her şeye hazırız” değerlendirmesini yaptı.

CHP’li kurmaylar da seçimin zamanında olmayacağını, sandığın 2028’den önce gündeme geleceğini düşündüklerini belirterek, “2025 sonbaharı ya da en geç 2026’nın ilkbaharında seçim olacağını” savunuyor.

Paylaşın

Diyanet İşleri Başkanlığı, Takvimi İçin 61 Milyon Lira Ödeyecek

Son dönemde yaptığı harcamalarla dikkat çeken Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB), 2025 yılı için 3 milyon 115 bin adet takvim bastırdı. DİB, bu takvimler için 61 milyon 677 bin lira ödeyecek.

Bütçesiyle, lüks otellerde düzenledikleri toplantılar ve son dönemde de hac ziyareti gündemiyle gündemden düşmeyen Diyanet İşleri Başkanlığı’nın (DİB) harcamaları dikkati çekmeye devam ediyor.

Diyanetin son dönemde yaptığı harcamalardan biri de 2025 için 61 milyon 677 bin TL’ye 3 milyon 115 bin adet takvim bastırması oldu.

Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre, 2024 için 44 milyon 155 bin TL’ye bastırdığı takvimde vatandaşa “Açlık ve yoksulluk imtihandır” nasihatinde bulunan Diyanet’in son dönemde yaptığı harcamalardan bazıları da şöyle:

“Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a 2024 yılı için Audi A8 marka araç tahsis edildi. Diyanet, tepkilerin ardından tasarruf tedbirleri gereğince Audi’yi otoparka kaldırmıştı. Erbaş’ın makam aracı olarak 3 adet Mercedes, bir adet TOGG ve bir adet de Mercedes Vito bulunuyor.

Diyanet toplantılar için 5 yıldızlı termal ve spa otelleri seçiyor. Dünya İslam Bilginleri İstişare Zirvesi de geceliği 6 bin lira olan İstanbul Şişli’deki lüks otelde yapıldı. Diyanet, Trabzon’daki Hafız Ali Haydar Özak Dini İhtisas Merkezi’nde bu yılki gıda malzemeleri için 7 milyon 885 bin 525 TL ödedi.

Yaklaşık 2.5 milyon kişi hac sırası beklerken, Diyanet yönetimindeki isimlerin ‘Mücamele’ adı verilen özel vizeyle hacca gidiyor. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın eşi Seher Erbaş da 5 kez kurasız hacca gitti.”

Paylaşın

İrlanda, Sosyal Medya Şirketlerine Sınırlama Getirmeye Hazırlanıyor

İrlanda, çevrimiçi nefret söylemi ve zararlı içeriğe karşı yeni önlemler almaya hazırlanıyor. Yeni önerilen yasa tasarısına göre, sosyal medya şirketlerinin yöneticileri, dijital platformlardaki nefret ve düşmanca içeriklerin kaldırılmasındaki gecikmelerden şahsen sorumlu tutulacak.

Önümüzdeki aylarda yasalaşması beklenen tasarı, şirketlerin ihlalleri halinde milyonlarca euroluk para cezalarına çarptırılmalarına yol açabilir. Teknoloji uzmanları, sosyal medya şirketlerine büyük mali cezalar verilmesinin önümüzdeki yıllarda olumlu sonuçlar doğurabileceğini söylüyor.

Öte yandan, İrlanda’nın nefret söylemi yasa tasarısı, X’in sahibi Elon Musk’ın sert eleştirilerine neden oldu. Musk, yasanın geçmesi halinde buna karşı çıkacağını ifade etti. Musk ayrıca, yeni mevzuat kapsamında hedef alınacak İrlanda vatandaşlarının yasal savunmasını finanse etmeyi de teklif etti.

İrlanda hükümeti, 1989 tarihli “Nefrete Teşvik Yasası” ile ilgili güncellemeyi de amaçlayan Ceza Adaleti (Şiddete veya Nefrete Teşvik ve Nefret Suçları) Yasa Tasarısı kapsamında çevrimiçi nefret söylemi ve zararlı içeriğe karşı yeni önlemler almaya hazırlanıyor.

Yeni önerilen yasa tasarısına göre, sosyal medya şirketlerinin yöneticileri, dijital platformlardaki nefret ve düşmanca içeriklerin kaldırılmasındaki gecikmelerden şahsen sorumlu tutulacak. Önümüzdeki aylarda yasalaşması beklenen tasarı, şirketlerin ihlalleri halinde milyonlarca euroluk para cezalarına çarptırılmalarına yol açabilir.

İklim ve İletişim’den sorumlu Devlet Bakanı James Lawless, “Sosyal medya şirketlerinin platformlarında yer alan içerikleri sahiplenmeleri ya da bu içerikler konusunda sorumluluk almaları gerekiyor,” dedi.

Lawless, “Nihayetinde [içerikleri] sunan onlar, bu içeriğin çevrimiçi olmasından kâr elde ediyorlar, dolayısıyla nelerin barındırıldığına dikkat etmeleri, izlemeleri ve yönetmeleri için üzerlerinde bazı yükümlülükler olması gerekiyor,” diye ekledi.

İrlandalı bakanların internet üzerinden aldıkları tehditlerde artış görülmesinin ardından önlem alması için hükümetin üzerindeki baskılar arttı.

İrlanda Hükümet Başkanı Simon Harris de sosyal medya şirketlerini baskı altına alma konusunda aciliyet vurgusu yaparak, “Sosyal medyada, [bir gazetenin tabi olduğu gibi] yasalara ve yaptırımlara tabi olmayan bir çeşit Vahşi Batı olarak görülen bir duruma müsaade edemeyiz. Sonuçta bu da bir medya türü,” dedi.

Teknoloji uzmanları, sosyal medya şirketlerine büyük mali cezalar verilmesinin önümüzdeki yıllarda olumlu sonuçlar doğurabileceğini söylüyor.

Irish Independent’in Teknoloji Muhabiri Adrian Weckler, “Teknoloji şirketlerinin çoğu muhtemelen Medya Komisyonu’nun yeni kurallarına uyacaklardır ve uymak zorundalar. Çünkü bu kurallar Avrupa Birliği (AB) çapında uygulanan ve çok büyük para cezaları içeren Dijital Hizmetler Yasası ile destekleniyor,” dedi.

Meta, X ve TikTok gibi dünyanın en büyük on sosyal medya şirketlerinden bazılarının İrlanda’nın başkenti Dublin’de büyük ofisleri bulunuyor.

Öte yandan, İrlanda’nın nefret söylemi yasa tasarısı, X’in sahibi Elon Musk’ın sert eleştirilerine neden oldu. Musk, yasanın geçmesi halinde buna karşı çıkacağını ifade etti. Musk ayrıca, yeni mevzuat kapsamında hedef alınacak İrlanda vatandaşlarının yasal savunmasını finanse etmeyi de teklif etti.

Buna karşılık İrlanda Hükümet Başkanı Harris, “Benim endişem Elon Musk ya da (Facebook ve Meta’nın kurucusu) Mark Zuckerberg ya da isimleri her neyse onlar değil. Benim endişem bu ülkedeki insanların korunması, güvenliği ve refahı,” ifadelerini kullandı.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Türkiye’de Adalete Güvenenlerin Oranı Yüzde 19,2

Asal Araştırma’nın adalet sistemine ilişkin yaptığı ankete katılan katılımcıların yüzde 19,2’si adalete güvendiğini, yüzde 70,5’i ise adalete güvenmediğini belirtti.

Ankete katılan katılımcıların yüzde 10,3’ü ise bir fikri olmadığını söyledi.

Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının çiğnendiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının tanınmadığı Türkiye’de adalete olan güven giderek azalıyor.

Asal Araştırma’nın Türkiye’deki adalet sistemine ilişkin halkın görüşlerinin yer aldığı ankette dikkat çeken sonuçlar yer aldı.

26 ilde 10 – 17 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen ankete 18 yaş üzeri toplam 2 bin kişi katıldı. Katılımcılara “Türkiye’deki adalet sistemine güveniyor musunuz?” sorusu yöneltildi.

Katılımcıların yüzde 19,2’si ‘Evet güveniyorum’ dedi. Katılımcıların yüzde 70,5’i kapsayan büyük bir çoğunluk ise ‘Hayır güvenmiyorum’ yanıtını verdi. Katılımcıların yüzde 10,3’ü ise ‘Fikrim yok/cevap yok’ yanıtını verdi.

Paylaşın

Futbolda Avrupa’nın En Büyüğü “Real Madrid”

UEFA Süper Kupa Finali’nde Real Madrid ile Atalanta, Polonya’nın Varşova kentindeki PGE Narodowy Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Sahadan 2 – 0 galip ayrılan Real Madrid, kupanın sahibi oldu.

Haber Merkezi / Hakem Sandro Scharer’ın yönettiği karşılaşmada Real Madrid’in gollerini 59. dakikada Fede Valverde ve 68. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

Real Madrid, Süper Kupa’da 6. kez mutlu sona ulaştı ve kupayı en çok müzesine götüren takım konumuna yükseldi.

Real Madrid, 2002’de Feyenoord, 2014 ve 2016’da Sevilla, 2017’de Manchester United, 2022’de Eintracht Frankfurt ve 2024’te de Atalanta önünde sahadan galip ayrılarak mutlu sona ulaştı.

Real Madrid, 1998’de Chelsea, 2000’de Galatasaray ve 2018’de Atletico Madrid’e karşı kupayı kazanamadı.

59. dakikada Bellingham’ın pasında ceza sahasının solunda topla buluşan Vinicius Junior, meşin yuvarlağı altıpasa gönderdi. Boş pozisyondaki Valverde, topu kaleye göndererek Madrid temsilcisini 1-0 öne geçirdi.

68. dakikada Vinicius’un pasında Bellingham, topu ceza sahasının solunda kontrol etti. İngiliz oyuncunun penaltı noktasına çevirdiği topla buluşan Mbappe, fileleri havalandırarak farkı 2’ye çıkardı.

Stat: Narodowy

Hakemler: Sandro Scharer, Stephane De Almeida, Jonas Erni (İsviçre)

Real Madrid: Courtois, Carvajal (Dk. 89 Vazquez), Militao, Rüdiger, Mendy, Valverde, Tchouameni, Rodrygo (Dk. 77 Modric), Bellingham (Dk. 89 Ceballos), Vinicius Junior (Dk. 88 Arda Güler), Mbappe (Dk. 84 Brahim Diaz)

Atalanta: Musso, Djimsiti, Hien (Dk. 90 Palestra), Kolasinac (Dk. 71 Bakker), Zappacosta (Dk. 63 Godfrey), De Roon, Ederson, Ruggeri, Pasalic (Dk. 90 Manzoni), De Ketelaere (Dk. 63 Retegui), Lookman

Goller: Dk. 59 Valverde, Dk. 68 Mbappe (Real Madrid)

Paylaşın